1.
hayat boyunca başıma gelen şeylerden birisi. yapmak isteyip de yapamadıkları her şey için insanları teşvik etmişimdir hep. ama sonunda onların istekleri değil, sadece isteklerini yapmaları için teşvik eden ben suçlanmışımdır. bana göre bir insan ne istiyorsa yapmalıdır. istediklerini yapamadığı için sızlanarak ortalıkta dolanmasından iyidir bu. ben hep insanların mutlu olmasını istedim. kimsenin mutsuz olmasını istemedim. o yüzden ben de bir cesaret saçıcı olarak ortalıkta dolandım. bütün korkaklara cesaret verdim. sonunda ise yaptıkları her şeyden ben sorumlu oldum. sadece bununla da kalmadım ikili ilişkilerimde bile her zaman suçlanan ben oldum. her şey benim yüzümdenmiş. vay be. ben neymişim lan. her şeyi tek başıma ben yapıyorum, bunlar hiç yok. ilişkiyi bile tek başıma ben yönetmişim, bok olmasını ben sağlamışım. helal lan bana. şeytanın vücut bulmuş haliyim sanki. ama suçluluk hissetmiyorum, şeytan da hissetmiyordur herhalde.
sorumluluk almaktan aciz, yaptıklarının sonucuna katlanamayan bir sürü mızmız hep bana yaslandı. ben ise her zaman kendi sorumluluğunu alan bir insan olarak bunlara katlandım. ne yaptıysam pişman olmadım. ben yaptım. pişman ve sürekli her şey için ikna edilmesi gereken gerzekler sürüsü ile uğraştım. her şeyi yapıyorlar ama onlar istemiyor, sürekli teşvik ediliyorlar. hep başkasının yüzünden. ya benim, ya şeytanın. hep başkalarına uyuyorlar, kendileri hiçbir şey yapmıyorlar. kendileri yok çünkü.
herkes ne yaptıysa, çocukluğumdan beri, suçu sadece bana attı. annem bile intihar etmeden önce yanıma geldiğinde: uzun zamandır onu görmediğim için, sırf o yüzden onunla görüşmek istemedim ve o istemiyor musun, istemiyor musun, emin misin, o zaman bu beni son görüşün, karar senin diyerek intiharının suçunu benim üstüme attı. vay be. ben neymişim ya.
sorumluluk almaktan aciz, yaptıklarının sonucuna katlanamayan bir sürü mızmız hep bana yaslandı. ben ise her zaman kendi sorumluluğunu alan bir insan olarak bunlara katlandım. ne yaptıysam pişman olmadım. ben yaptım. pişman ve sürekli her şey için ikna edilmesi gereken gerzekler sürüsü ile uğraştım. her şeyi yapıyorlar ama onlar istemiyor, sürekli teşvik ediliyorlar. hep başkasının yüzünden. ya benim, ya şeytanın. hep başkalarına uyuyorlar, kendileri hiçbir şey yapmıyorlar. kendileri yok çünkü.
herkes ne yaptıysa, çocukluğumdan beri, suçu sadece bana attı. annem bile intihar etmeden önce yanıma geldiğinde: uzun zamandır onu görmediğim için, sırf o yüzden onunla görüşmek istemedim ve o istemiyor musun, istemiyor musun, emin misin, o zaman bu beni son görüşün, karar senin diyerek intiharının suçunu benim üstüme attı. vay be. ben neymişim ya.
devamını gör...
2.
dünün ve bugünün günah keçisi: "bilgisayar oyunları ve diziler"
kimse kendi ebeveynliğini, çocuğuna sınır çizemeyişini sorgulamıyor; ihale hemen en kolay hedefe, oyunlara kaldı. bizim çocukluğumuz karate yapan atari oyunlarıyla, televizyonda aynalı tahir, kurtlar vadisi, keleşli ağalar ve üvey baba gibi şiddetin her türünü barındıran yapımlarla geçti. yeşilçam'ın tokat atan kötü adamları, jackie chan'in uçan tekmeleri, rambo'nun mermileri eksik olmazdı ekranımızdan.
peki sonuç?
biz oyun oynarken mahallemizden öğretmenimiz geçince ayağa kalkıp saygı duruşuna geçerdik. neden? çünkü başımızda ipimizi çeken, nerede durmamız gerektiğini öğreten anne ve babalarımız vardı. üniversiteye gittiğimizde bile evimize, yurdumuza çıkarma yapan, bizi kontrol eden aile yapısından geliyoruz. hiçbirimizin de psikolojisi o disiplinden ötürü bozulmadı; oysa psikoloji o zaman da icat edilmişti.
günümüz tablosu içler acısı:
3 yaşındaki çocuk dahi, istediğini yaptırmak için annesini babasını dövüyor, hırpalıyor.
ebeveyn, çocuğun emrine amade şekilde her istediğini yapıyor.
çocuk, ailesi tarafından kutsanmış genlere sahip muamelesi gördüğü için her şeyi yapabileceğine inanıyor.
anne-baba bu şiddete maruz kalıyorsa, öğretmeni de arkadaşı da komşusu da kalmak zorunda hissediyor. çünkü o, dünyanın merkezi olan "onun bitanecik çocukusu."
şimdi kalkıp tüm bu yetiştirme hatalarını görmezden gelip suçu oyunlara atmak kolaya kaçmaktır. çocuk evde sınır görmüyorsa, sorumluluk almıyorsa ve "hayır" kelimesini duymuyorsa; suçlu ne gta'dır ne de call of duty.
tü size diziler, tü size bilgisayar oyunları; ama aslan payı o kutsal ebeveynliklerinize.
(bkz: psikolojik problemli çocuğu poligona götürmek)
(bkz: o daha çocuk her şeyi yapmaya hakkı var)
(bkz: 15 nisan 2026 maraş okul katliamı)
kimse kendi ebeveynliğini, çocuğuna sınır çizemeyişini sorgulamıyor; ihale hemen en kolay hedefe, oyunlara kaldı. bizim çocukluğumuz karate yapan atari oyunlarıyla, televizyonda aynalı tahir, kurtlar vadisi, keleşli ağalar ve üvey baba gibi şiddetin her türünü barındıran yapımlarla geçti. yeşilçam'ın tokat atan kötü adamları, jackie chan'in uçan tekmeleri, rambo'nun mermileri eksik olmazdı ekranımızdan.
peki sonuç?
biz oyun oynarken mahallemizden öğretmenimiz geçince ayağa kalkıp saygı duruşuna geçerdik. neden? çünkü başımızda ipimizi çeken, nerede durmamız gerektiğini öğreten anne ve babalarımız vardı. üniversiteye gittiğimizde bile evimize, yurdumuza çıkarma yapan, bizi kontrol eden aile yapısından geliyoruz. hiçbirimizin de psikolojisi o disiplinden ötürü bozulmadı; oysa psikoloji o zaman da icat edilmişti.
günümüz tablosu içler acısı:
3 yaşındaki çocuk dahi, istediğini yaptırmak için annesini babasını dövüyor, hırpalıyor.
ebeveyn, çocuğun emrine amade şekilde her istediğini yapıyor.
çocuk, ailesi tarafından kutsanmış genlere sahip muamelesi gördüğü için her şeyi yapabileceğine inanıyor.
anne-baba bu şiddete maruz kalıyorsa, öğretmeni de arkadaşı da komşusu da kalmak zorunda hissediyor. çünkü o, dünyanın merkezi olan "onun bitanecik çocukusu."
şimdi kalkıp tüm bu yetiştirme hatalarını görmezden gelip suçu oyunlara atmak kolaya kaçmaktır. çocuk evde sınır görmüyorsa, sorumluluk almıyorsa ve "hayır" kelimesini duymuyorsa; suçlu ne gta'dır ne de call of duty.
tü size diziler, tü size bilgisayar oyunları; ama aslan payı o kutsal ebeveynliklerinize.
(bkz: psikolojik problemli çocuğu poligona götürmek)
(bkz: o daha çocuk her şeyi yapmaya hakkı var)
(bkz: 15 nisan 2026 maraş okul katliamı)
devamını gör...
"günah keçisi olmak" ile benzer başlıklar
günah keçisi
24