yazar: güven turan
yayım yılı: 1995
60 kuşağı şairlerinin öncülerinden olarak görülen şair güven turan'ın 1993 yılına kadar yazmış olduğu şiirlerin derlendiği kitaptır.
yayım yılı: 1995
60 kuşağı şairlerinin öncülerinden olarak görülen şair güven turan'ın 1993 yılına kadar yazmış olduğu şiirlerin derlendiği kitaptır.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "son singapur vapuru" tarafından 23.04.2025 23:01 tarihinde açılmıştır.
1.
1944 doğumlu türk şair güven turan imzalı eser; 222 sayfadan oluşuyor ve 1995 yılında yayınlanmıştır.
şairin daha önce gizli alanlar adlı eserini de okumuş ve adını da o kitap sayesinde duymuştum.
şiirleri iyi buldum, acıyı, yalnızlığı, beklemeyi, ölümü, hayatı, sevilen birinin yüzünün hissettirdiklerini, aşkı, değer verilen ya da aşık olunanı hatırlayınca gelen kederi, çocukluğu, insanın hayattaki hallerini anlatan şiirlerdi bana kalırsa.
yalnızlık, yalnızlığına alışmak, hayatta bir başına olmak, anlatılanın bir zaman sonra gerçekliğini yitirme ihtimâli, beklemek, kendine dair bilinmezlikler, insan ruhunun dehlizleri, gitmiş birine sorulan sorular, ölümün farkında olmak, galiba şiirleri özetleyebileceğim sözcüklerdendi.
şairin sorgulamaları ve sorduğu soruları iyi ve can alıcı buldum.
şairin duygularını ya da gözlemlerini yansıtma biçimi iyiydi.
birkaç dize ile burada bitiriyorum.

neyi söylemek istedik şimdi biz
söylemek isteyip söyleyemediğimiz?
nasıl konaklarım böyle durma
kaç kış günü yüzümüz uyanmadan
sanki bir bilmediğim var.
bir denizin ayak ucunda ölüm.
yağmurlar başladı
kim taşır şemsiyeni senin?
uyurdu gözlerim dışındaki her şey.
bir uğultu olarak yaşadım, sen de öğren.
neydi günler boyu beklediğimiz?
her şey kurmacadır
anlatmaya kalktığımızda.
bana eski bir resmi anımsatıyordu yüzü.
caddeler daralıyor, sen geçerken aklımdan.
yanılamazdı, öldürmekti aşk.
yalnızlığım yaşattı beni, bin yıllarca.
kim değiştirebilir bildiğini?
şairin daha önce gizli alanlar adlı eserini de okumuş ve adını da o kitap sayesinde duymuştum.
şiirleri iyi buldum, acıyı, yalnızlığı, beklemeyi, ölümü, hayatı, sevilen birinin yüzünün hissettirdiklerini, aşkı, değer verilen ya da aşık olunanı hatırlayınca gelen kederi, çocukluğu, insanın hayattaki hallerini anlatan şiirlerdi bana kalırsa.
yalnızlık, yalnızlığına alışmak, hayatta bir başına olmak, anlatılanın bir zaman sonra gerçekliğini yitirme ihtimâli, beklemek, kendine dair bilinmezlikler, insan ruhunun dehlizleri, gitmiş birine sorulan sorular, ölümün farkında olmak, galiba şiirleri özetleyebileceğim sözcüklerdendi.
şairin sorgulamaları ve sorduğu soruları iyi ve can alıcı buldum.
şairin duygularını ya da gözlemlerini yansıtma biçimi iyiydi.
birkaç dize ile burada bitiriyorum.

neyi söylemek istedik şimdi biz
söylemek isteyip söyleyemediğimiz?
nasıl konaklarım böyle durma
kaç kış günü yüzümüz uyanmadan
sanki bir bilmediğim var.
bir denizin ayak ucunda ölüm.
yağmurlar başladı
kim taşır şemsiyeni senin?
uyurdu gözlerim dışındaki her şey.
bir uğultu olarak yaşadım, sen de öğren.
neydi günler boyu beklediğimiz?
her şey kurmacadır
anlatmaya kalktığımızda.
bana eski bir resmi anımsatıyordu yüzü.
caddeler daralıyor, sen geçerken aklımdan.
yanılamazdı, öldürmekti aşk.
yalnızlığım yaşattı beni, bin yıllarca.
kim değiştirebilir bildiğini?
devamını gör...
