orijinal ad: harry potter and the half - blood prince
yazar: j. k. rowling
basım yılı: 2005
serinin altıncı kitabıdır. büyücülerin dünyasında mücadele devam etmektedir.
yazar: j. k. rowling
basım yılı: 2005
serinin altıncı kitabıdır. büyücülerin dünyasında mücadele devam etmektedir.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "ata" tarafından 01.12.2020 11:46 tarihinde açılmıştır.
1.
kitabı çok daha iyi olsa da gerek filmdeki kasvetli hava gerek ekleme bazı sahneler oldukça başarılı bir hava katmış. ancak kitabı okumayanların tom riddle'ın tüm öyküsüne hakim olamayacağı da besbelli.
bu kitap melez prens'in malıdır.
bu kitap melez prens'in malıdır.
devamını gör...
2.
serinin altıncı ve en sakin kitabı melez prens. oldukça olaysız. normal bir öğrenci hayatı görürken, bir yandan da harry'nin bilgi ile donatılmasına ortak oluyoruz. her detay önemli olan bir kitap aynı zamanda. seriyi ilk okurken tabi yaşananların şokundan bunları farketmiyoruz çoğu zaman ama şimdi ikinci okuyuşumda satır aralarındaki sırları daha iyi görebiliyorum.
bu kitabı sevmemin nedenleri şöyle,
* ilk kitap bile bu kadar sakin geçmemişti diye düşünüyorum ve büyüdükleri bu hal ile normal bir öğrenci gününü yaşamaları iyi hissettiriyor.
*dumbledore sona yaklaştığını bildiği için, bu savaşta harry'nin bir sonraki adımı görmesini netleştirmek için ona bir takım bilgiler veriyor. voldemortu daha iyi tanıyoruz bizde harry gibi ve hortkuluk kavramı ortaya çıkıyor. harry ile dumbledore'un böyle yakın teması gerçekten kitaba aşırı güven hissiyatı yayıyor.
kitapta çok fazla gündeme gelmesine sinir olduğum şeylerden ise,
* ergenliklerini en üst boyutta yaşarken, ron ile hermione'nin kıskançlık krizlerine girmesi. tabi birde ronun vonvon oluşu. gerçi bu abartı bile normal geliyor insanın gözüne.
* harry'e draco ile ilgili herkesin durduk yere şüpheleniyor muamelesi yapması. arkadaşlar, çocuğun babası ölüm yiyen olmaktan tutuklu azkabanda. sizce voldemort gerçekten de bir çocuğu almaz mıydı yanına? kendisi o yaşlarda başlamışken üstelik karanlık sanatlara ilgi duymaya?
** bu kitapta harrye 3 ve 4. hortkuluğun ne olduğunu gösterdiğini unutmuşum resmen. hatta hortkuluk konusunda 7 sayısı hep önemli olduğu için, aklımda 7 hortkuluk olarak kalmış hep ama aslında ruh parçası 7 idi. yani voldemort dışında 6 hortkuluk olması gerekiyordu. birde ruhun bölünmesi için ölüm gerektiği kısmı tamamı ile unuttuğum bir kısım olmuş. naginiyi hortkuluk yapışı ise yeniymiş voldemortun. bunu da gözden kaçırmışım. hatta, dumbledore harrye aslında alenen söylemese de kendisinin de bir hortkuluk olduğunu anlatmış bir şekilde. şöyle ki, kitapta dersler sırasında, büyünün bir şekilde iz bıraktığını söylüyor. voldemortun hortkuluk yapmak için özel ölümleri seçtiğini ve muhtemelen hortkuluk yapmak için harrynin bebekken maruz kaldığı büyü sonrası da bir hortkuluk yaratacağını söylüyor. e başarmamış diyemeyiz değil mi?
sona yaklaşmanın hüznü çöküyor insana bu kitapta ayrıca, tabi birde dumbledore'un kaybı insanı çok yaralıyor. ama dumbledore okadar iyi bir oyun kurucu ki, kendisinin de bu yolda olmaması gerektiği zamanın geldiğini bildiğine inanıyorum.
sözün özü, fawkesle birlikte mutludur umarım dumbledore. sağ kalan çocuk başaracak.
dip not: snape hiç değinmediğini farkettim, halbuki kitabın adı bile o. ne olursa olsun hiç sevmediğim bir karakter kendisi ama yine de acısı çok görünür. hayatını bir pişmanlıkla geçiren mutsuz bir adam. yaptığı kötü şeylerin telafisi yok gözümde.
bu kitabı sevmemin nedenleri şöyle,
* ilk kitap bile bu kadar sakin geçmemişti diye düşünüyorum ve büyüdükleri bu hal ile normal bir öğrenci gününü yaşamaları iyi hissettiriyor.
*dumbledore sona yaklaştığını bildiği için, bu savaşta harry'nin bir sonraki adımı görmesini netleştirmek için ona bir takım bilgiler veriyor. voldemortu daha iyi tanıyoruz bizde harry gibi ve hortkuluk kavramı ortaya çıkıyor. harry ile dumbledore'un böyle yakın teması gerçekten kitaba aşırı güven hissiyatı yayıyor.
kitapta çok fazla gündeme gelmesine sinir olduğum şeylerden ise,
* ergenliklerini en üst boyutta yaşarken, ron ile hermione'nin kıskançlık krizlerine girmesi. tabi birde ronun vonvon oluşu. gerçi bu abartı bile normal geliyor insanın gözüne.
* harry'e draco ile ilgili herkesin durduk yere şüpheleniyor muamelesi yapması. arkadaşlar, çocuğun babası ölüm yiyen olmaktan tutuklu azkabanda. sizce voldemort gerçekten de bir çocuğu almaz mıydı yanına? kendisi o yaşlarda başlamışken üstelik karanlık sanatlara ilgi duymaya?
** bu kitapta harrye 3 ve 4. hortkuluğun ne olduğunu gösterdiğini unutmuşum resmen. hatta hortkuluk konusunda 7 sayısı hep önemli olduğu için, aklımda 7 hortkuluk olarak kalmış hep ama aslında ruh parçası 7 idi. yani voldemort dışında 6 hortkuluk olması gerekiyordu. birde ruhun bölünmesi için ölüm gerektiği kısmı tamamı ile unuttuğum bir kısım olmuş. naginiyi hortkuluk yapışı ise yeniymiş voldemortun. bunu da gözden kaçırmışım. hatta, dumbledore harrye aslında alenen söylemese de kendisinin de bir hortkuluk olduğunu anlatmış bir şekilde. şöyle ki, kitapta dersler sırasında, büyünün bir şekilde iz bıraktığını söylüyor. voldemortun hortkuluk yapmak için özel ölümleri seçtiğini ve muhtemelen hortkuluk yapmak için harrynin bebekken maruz kaldığı büyü sonrası da bir hortkuluk yaratacağını söylüyor. e başarmamış diyemeyiz değil mi?
sona yaklaşmanın hüznü çöküyor insana bu kitapta ayrıca, tabi birde dumbledore'un kaybı insanı çok yaralıyor. ama dumbledore okadar iyi bir oyun kurucu ki, kendisinin de bu yolda olmaması gerektiği zamanın geldiğini bildiğine inanıyorum.
sözün özü, fawkesle birlikte mutludur umarım dumbledore. sağ kalan çocuk başaracak.
dip not: snape hiç değinmediğini farkettim, halbuki kitabın adı bile o. ne olursa olsun hiç sevmediğim bir karakter kendisi ama yine de acısı çok görünür. hayatını bir pişmanlıkla geçiren mutsuz bir adam. yaptığı kötü şeylerin telafisi yok gözümde.
devamını gör...
"harry potter ve melez prens" ile benzer başlıklar
harry potter
184
