psikoloji / kişisel gelişim
10 / 10
puan ver

öne çıkanlar | diğer yorumlar

engin gectan'ın metis yayinlarindan 2002 yılında yaymlanan kitabı. engin gectan iki türde kitap yazmış psikiyatrist. bir türü -ki benim henüz okumadığım- hikaye roman türü kurgu kitaplarıdir. bir de psikiyatri bilimi ile ilgili yazmış olduğu kitaplar var ki bu da onlardan biri.

ancak bu kitap tam olarak araştırma sonuçları, kuramlar, teşhis ve tedavi yöntemleri gibi bilgilerden oluşmuyor. daha çok, uzun yıllar psikanaliz ve psikoterapi uygulamaları ile çalışan yazarın, doğu ve batı uygarliklarını karsilastirdigi, son donem ülkemiz ve diger ülkelerin geleceği şekillendirme çabaları, kuantum fiziği ile insan psikolojisinin benzerliği gibi konularda görüş ve düşüncelerini anlattığı bölümlerden oluşuyor.

ilk bolumlerde batı bilimi dusuncesine göre zamanın uzun bir çizgi oluşu ile doğu dusuncesinde zamanın bir çember gibi başladığı yere geri dönen bir düşünce yapısında olması gibi karşılaştırmalara yer veriliyor. ya da kuantum fiziği gibi madde ve maddenin içeriği gibi alt başlıkların jung'ın personası, egoda şişme gibi konulara olan bağlantısından söz ediyor. ilerleyen bölümlerde türk insanının ve medeniyetinin disaridan -uzun yıllar çalıştığı ve etkileşime girdiği yabancı ülkeler tarafından - nasıl algılandığı konusuna değiniliyor. bir başka bölümde insan psikolojisinin ülke yönetimi ve kitle psikolojisi ile olan bağına yer veriliyor.

kitapta en beğendiğim özellik; yazarinda belirttiği gibi kişisel gelişim kitaplarında sıklıkla rastladigimiz mutlu ve sorunsuz hayata dair reçeteler vermek yerine durumu,olayı ve kişisel bakış açılarının değişikliğini farketmenin çok daha önemli olduğuna vurgu yapılıyor. çünkü hiç kimse bir başkasınin hayatı için reçete veremez. ancak ışığı doğru tarafa tutmasına yardımcı olabilir.


sanki bir sempozyumda açılış konuşması dinliyor, tv de bir uzmanın insan psikolojisi ve ülke gündemi hakkında goruslerini dinliyor gibi sade, basit ve avam bir tavira kaçmadan, her an bir akademisyeni okuduğunuzu farkettirecek kadar da kaliteli bir kitap diyebilirim.

insanoglu gerek doğuştan getirdiği genetik özellikleri gerekse yaşamın ilk yıllarında edindiği tecrubeler sonucu hayata karşı bir duruş, bir tavır sergiliyor. bu tavır kimi zaman oluşturduğumuz günlük rutini kolaylastirirken kimi zaman da zorlaştırıyor. hiçbirimiz hayatımız günlük rutinini her an bilinç ve bilinçaltı mekanizmalarının farkında olarak duzenlemiyoruz. bu nedenle zaman zaman kişinin kendisine zaman ayırıp bu tarz bilgi içerikli ve eleştirel kitaplar okuması gerektiğini anlamlı buluyorum.
kitaptan alıntılar ile tanımı bitirelim.


çünkü evrende siyahlar ve beyazlar
şeklinde bir iki bölüm yok, her bir varlık kendi bünyesinde beyazını ve siyahını yaşayarak büyük bütünün içindeki kendi bü-
tünlüğünü sürdürmekte
.


bana göre, hayat bir
dizi rastlantı ve bizim
o rastlantılarla birlikte
nasil varolduğumuz ya da
olmadığımiz. once günaydıin,
sonra biraz haz, biraz acı,
biraz aşk, biraz hayalkırıklıği,
biraz sicaklık, biraz yalnızlık,
biraz boyun eğme, biraz
başkaldırı ve ardından iyi
geceler....



günümüzde insanlar bilgiyi arar oldu, hikmeti değil. oysa bilgi mazidir, hikmet ise gelecek.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"hayat (kitap)" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim