1.
hell is us, sizi içine çeken büyüleyici ve melankolik bir atmosfere sahip. bu, sadece bir oyun değil, garip bir dünyaya yapılan felsefi bir yolculuk.
oyunun en güçlü yanı atmosferi ve sanat yönetimi. her köşe başında bir hikaye var; görsel ve işitsel tasarım, sürekli bir şeylerin yanlış olduğunu ama aynı zamanda kaçınılmaz olduğunu hissettiriyor.
çatışma mekanikleri, alışılmış formüllerden farklı ve biraz öğrenme süresi istiyor. savaşmak yerine, düşmanı ve etrafındaki anomaliyi anlamaya odaklanıyorsunuz. keşif kısmı ise muhteşem; oyun size yol göstermiyor, ipuçlarını takip edip kendi çıkarımlarınızı yapmaya zorluyor.
oyunun en güçlü yanı atmosferi ve sanat yönetimi. her köşe başında bir hikaye var; görsel ve işitsel tasarım, sürekli bir şeylerin yanlış olduğunu ama aynı zamanda kaçınılmaz olduğunu hissettiriyor.
çatışma mekanikleri, alışılmış formüllerden farklı ve biraz öğrenme süresi istiyor. savaşmak yerine, düşmanı ve etrafındaki anomaliyi anlamaya odaklanıyorsunuz. keşif kısmı ise muhteşem; oyun size yol göstermiyor, ipuçlarını takip edip kendi çıkarımlarınızı yapmaya zorluyor.
devamını gör...
2.
sırf aksiyon isteyen arkadaşları sıkabilecek, keşif odaklı, her notu okuyayım, hikayelere dalayım kafasındaki oyuncuları mest edecek olan oyun. bunlara detaylı değineceğim. normalde bu tanımı daha önce yazacaktım ama önce oyuna sağlam bir vakit gömüp, tanımın hakkını vereyim istedim. (şu an 12 saat)
spoiler vermeden oyunun konusunu anlatmam gerekirse, ana karakterimiz, ailesini bulup yüzleşmek ve eski hesapları kapatmak için hadea adlı iç savaşın yiyip bitirdiği distopik ülkeye giriş yapıyor ve olaylar gelişiyor. konuya detaylı girmek istemiyorum, tecrübe edip kendiniz görün, öylesi daha keyifli oluyor. hadea hem iç savaşın hüküm sürdüğü, hem de tuhaf yaratıkların cirit attığı bir ülke ve olaylar genel olarak bu şekilde ilerliyor.
oynanış olarak ilk söyleyebileceğim şey, hmm... oyunda harita yok lan. baya baya yok yani. bol bol diyaloğa girip, gideceğiniz yerlerle ilgili ipuçlarını değerlendirip, gideceğiniz yeri öyle buluyorsunuz. yok imleçmiş, yok haritada işaretlemeymiş filan yok yani. bunu kötü bir şey olarak söylemiyorum. şahsen ben bayıldım bu olaya, malum eski usul oyuncuyuz ama herkese gelmeyebilir baştan belirteyim.
savaş sisteminde de şöyle bir yenilik gelmiş. belli zaman aralıklarında vuruşlar yaparsanız ki kısa oluyor bu zaman aralığı, canınızın bir kısmını geri alabiliyorsunuz, hatta bazen canınızı tam doldura biliyorsunuz. bu mekaniğe alışmak biraz zor ama alışmadan sağ kalmak da zor. stamina barı bittiğinde karakter deyim yerindeyse sapıtıyor. stamina yönetimi ve can tamamlama olayı, bu iki temeli çözerseniz kolay kolay ölmezsiniz.
yalnız unreal engine 5,bir oyunda bu kadar mı iyi çalışır? en iyi görünen ve performans veren ue5'i ben bu oyunda gördüm. sesler ve müzikler gayet kasvetli ve yerli yerinde. özellikle oyun içi sesleri ve seslendirmeleri çok beğendim. özenmişler belli yani.
kötü yanları yok mu oyunun? var tabii ki. düşman tipleri 4-5 çeşit. hep aynı düşmanlar geliyor, hikayeyle alakalı anlayabiliyorum ama biraz daha çeşit olabilirdi. adamlar bir iki tane boşş fight koymuş onlarda da yaratıcılık sıfır diyeyim. bir de karakterimiz 5 cm tümseği bile çıkamıyor. ufak bir tırmanma mekaniği koysaydınız oğlum. tamam keşif yapmamızı istiyorsunuz ama bokunu çıkarmışsınız. hah, bir de suya düşünce ölüyoruz. nedenini çözemedim. oyunda bir kısım var, orada suya düşmemek neredeyse imkansız, ve düşünce ölüyorsun. biraz sinir bozabiliyor.
bu tanım daha uzayacak, güncellemeler yapacağım. kısacası ben şiddetle öneriyorum. old school oyuncular kaçırmasın.
spoiler vermeden oyunun konusunu anlatmam gerekirse, ana karakterimiz, ailesini bulup yüzleşmek ve eski hesapları kapatmak için hadea adlı iç savaşın yiyip bitirdiği distopik ülkeye giriş yapıyor ve olaylar gelişiyor. konuya detaylı girmek istemiyorum, tecrübe edip kendiniz görün, öylesi daha keyifli oluyor. hadea hem iç savaşın hüküm sürdüğü, hem de tuhaf yaratıkların cirit attığı bir ülke ve olaylar genel olarak bu şekilde ilerliyor.
oynanış olarak ilk söyleyebileceğim şey, hmm... oyunda harita yok lan. baya baya yok yani. bol bol diyaloğa girip, gideceğiniz yerlerle ilgili ipuçlarını değerlendirip, gideceğiniz yeri öyle buluyorsunuz. yok imleçmiş, yok haritada işaretlemeymiş filan yok yani. bunu kötü bir şey olarak söylemiyorum. şahsen ben bayıldım bu olaya, malum eski usul oyuncuyuz ama herkese gelmeyebilir baştan belirteyim.
savaş sisteminde de şöyle bir yenilik gelmiş. belli zaman aralıklarında vuruşlar yaparsanız ki kısa oluyor bu zaman aralığı, canınızın bir kısmını geri alabiliyorsunuz, hatta bazen canınızı tam doldura biliyorsunuz. bu mekaniğe alışmak biraz zor ama alışmadan sağ kalmak da zor. stamina barı bittiğinde karakter deyim yerindeyse sapıtıyor. stamina yönetimi ve can tamamlama olayı, bu iki temeli çözerseniz kolay kolay ölmezsiniz.
yalnız unreal engine 5,bir oyunda bu kadar mı iyi çalışır? en iyi görünen ve performans veren ue5'i ben bu oyunda gördüm. sesler ve müzikler gayet kasvetli ve yerli yerinde. özellikle oyun içi sesleri ve seslendirmeleri çok beğendim. özenmişler belli yani.
kötü yanları yok mu oyunun? var tabii ki. düşman tipleri 4-5 çeşit. hep aynı düşmanlar geliyor, hikayeyle alakalı anlayabiliyorum ama biraz daha çeşit olabilirdi. adamlar bir iki tane boşş fight koymuş onlarda da yaratıcılık sıfır diyeyim. bir de karakterimiz 5 cm tümseği bile çıkamıyor. ufak bir tırmanma mekaniği koysaydınız oğlum. tamam keşif yapmamızı istiyorsunuz ama bokunu çıkarmışsınız. hah, bir de suya düşünce ölüyoruz. nedenini çözemedim. oyunda bir kısım var, orada suya düşmemek neredeyse imkansız, ve düşünce ölüyorsun. biraz sinir bozabiliyor.
bu tanım daha uzayacak, güncellemeler yapacağım. kısacası ben şiddetle öneriyorum. old school oyuncular kaçırmasın.
devamını gör...
3.
''cehennem başkalarıdır''.*
devamını gör...