anadolu kartalları
türk hava kuvvetleri'nin 100. yılı şerefine 2011 yılında beyaz perdede gösterime girmiş filmdir.
ömer yargı'nın yönetmenliğini yaptığı filmin başrollerinde ise engin altan düzyatan, çağatay ulusoy, özge özpirinçci gibi isimler yer alıyor.
küçüklükten beri havacılık merakı olan ve istikbali göklerde arayan biri olarak çok sevdiğim bir filmdir. solo türk ve türk yıldızları gösterilerini hiç kaçırmam, filmde de onların sahnelerini görmek çok güzeldi.
filmdeki soundtracklar ozan doğulu tarafından hazırlanmış. bunun yanında manga grubunun en sevdiğim şarkısı olan "fly to stay alive" ve "tek yön seçtiğim tüm yollar" şarkıları da soundtrack içinde bulunmakta.
filmin benim gibi detaycı biri için tek kötü yanı, hava harp okuluna giriş için bile minimum boy sınırı 165cm iken özge özpirinçci'yi 160cm boyuyla pilot yapmış olmaları.
ömer yargı'nın yönetmenliğini yaptığı filmin başrollerinde ise engin altan düzyatan, çağatay ulusoy, özge özpirinçci gibi isimler yer alıyor.
küçüklükten beri havacılık merakı olan ve istikbali göklerde arayan biri olarak çok sevdiğim bir filmdir. solo türk ve türk yıldızları gösterilerini hiç kaçırmam, filmde de onların sahnelerini görmek çok güzeldi.
filmdeki soundtracklar ozan doğulu tarafından hazırlanmış. bunun yanında manga grubunun en sevdiğim şarkısı olan "fly to stay alive" ve "tek yön seçtiğim tüm yollar" şarkıları da soundtrack içinde bulunmakta.
filmin benim gibi detaycı biri için tek kötü yanı, hava harp okuluna giriş için bile minimum boy sınırı 165cm iken özge özpirinçci'yi 160cm boyuyla pilot yapmış olmaları.
devamını gör...
otobüste kadına bakarak kendisini tatmin eden kişinin yakalanması
sokağa çıkarken veya toplu taşımaya binerken yakında çelik don giyip çıkacağız üstelik erkek olmamıza rağmen.
akıllı cihazların küçülmesiyle porno filmler artık çeplere kadar geldi.
akşama kadar porno film izleyen bu kitleler sürekli çiftleşmeye hazır pradatör gibi sokaklarda geziyor.
sürekli bir azgınlık hali, üstelik bu filmlerde gördüklerinin gerçek hayatta olabileceğine de inandırmışlar kendilerini.
espiri yapmıyorum durum çok vahim gerçekten, hayal dünyasının fantezilerine kaptırmış milyonlarca sapıkla aynı sokakları paylaşıyoruz.
akıllı cihazların küçülmesiyle porno filmler artık çeplere kadar geldi.
akşama kadar porno film izleyen bu kitleler sürekli çiftleşmeye hazır pradatör gibi sokaklarda geziyor.
sürekli bir azgınlık hali, üstelik bu filmlerde gördüklerinin gerçek hayatta olabileceğine de inandırmışlar kendilerini.
espiri yapmıyorum durum çok vahim gerçekten, hayal dünyasının fantezilerine kaptırmış milyonlarca sapıkla aynı sokakları paylaşıyoruz.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
yoldaşım organik pazarıyla geldi hoş geldi. bir kurucuyu bu kadar övücen sevecen deseler inanmazdım ama tatlı çocuk be. buradaki herkesin ruhu nasıl tatlıysa onunki de öyle. naif biri ben hissettim. ayrıca şarkı kulaklarıma hasar vermiyor herkes güzel söylüyor.
devamını gör...
öldürülürsek birinci derecede sorumlusu bahçeli ve soylu'dur
ankara’da saldırıya uğrayan yeniçağ gazetesi ankara temsilcisi orhan uğuroğlu, kendisine veya gazetenin yazarlarına bir kez daha saldırı olması halinde bundan içişleri bakanı süleyman soylu ve mhp lideri devlet bahçeli'nin birinci derece sorumlu olacağını dile getirdi."türkiye'de her siyasetçi, her gazeteci çok iyi bilir ki; mhp'de bahçeli'den habersiz yaprak kıpırdamaz, kuş uçmaz…tek bir ülkücü bahçeli'den habersiz adım atamaz…tek bir yönetici açıklama yapamaz…" diye yazdı.buradan
devamını gör...
norm
bir toplumun veya grubun içindeki bireylerin belirli bir bağlamda nasıl davranmaları gerektiğini belirleyen kurallar/ilkeler bütünü.
devamını gör...
haarp
yüksek irtifa aktif iyonosferik araştırma programının ingilizce baş harflerinden oluşan kısaltma (high frequency active auroral research program.)
önce teknik detaylarını yazayım. bu kısmı atlayıp neden her deprem sonrası gündeme geldiğine ilişkin kısma da geçebilirsiniz.
***
kendi sitelerinden alınan bilgilere göre;
tesis alaska'da bulunuyor. önceden amerika birleşik devletleri hava kuvvetleri ve birleşik devletler donanmasının ortak projesi iken şu anda fairbanks üniversitesi bünyesinde görev yapıyor. bildiğim kadarıyla sürekli aktif değil ve dönem dönem çalıştırılan bir tesis.
33 dönüm üzerinde, 180 adet anten çalışıyor. antenlerin hepsi birer yüksek frekans vericisi. bu antenlerin varlığının nedeni, yapay iyonosfer ısı dalgalanmaları oluşturmak. iyonosferin ne zaman ne yapacağı bilinmediğinden, yani hava olayları rastgele geliştiğinden böyle bir şeye ihtiyaç duyulmuş. bu şekilde istenilen anda ölçümler yapılabiliyor. veriler halka açık:
ulcar.uml.edu/~iag/Digisond...
yine kendi sitelerinden alınan bilgilere göre, atmosfer haarp'in iyonosfere gönderdiği radyo dalgalarını absorbe etmiyor ve bu nedenle hava durumunu değiştirmek gibi bir özelliği yok tesisin.
***
gelelim esas meseleye... neden her büyük depremin ardından haarp söylentileri çıkıyor?
yazacaklarım için beni suçlamayın. bunlar benim görüşlerim değil, ortalıkta konuşulanların derlenip toplanmış hali.
özellikle kobe depremi ve gölcük depremi sonrası çok dillendirilen iddia, bunların birer yapay deprem olduğu ve sorumlusunun da haarp olduğu iddia edildi. ortaya çok sayıda görgü tanığı ifadesi atıldı. bunların hepsine internetten ulaşabilirsiniz.
ancak özellikle gölcük depreminden sonra bu işin seslendirilmesindeki en önemli neden şuydu: normalde haarp verileri halka açık, yukarıda da sitesini verdim. ancak 17 ağustos verilerinin hemen öncesi ve hemen sonrasındaki veriler siteden kaldırılmış durumda.
iyonosfer hareketliliği depremin öncesinde ve sonrasında şu şekildeydi:
14 ağustos
ibb.co/vZCXQ0X
15 ağustos:
ibb.co/6wsJjZ4
16 ağusto:
ibb.co/jGBrv1j
17 ağustos yok.
18 ağustos:
ibb.co/JCKnrw2
görüldüğü üzere 17 ağustostaki veriler ortada olmadığı gibi, 16 ve 18 ağustos verilerinin de bir kısmı silinmiş. benzer şekilde şüpheli bulunan bazı depremlerde yine böyle iyonosfer hareketliliği verileri var. işte meselenin çıkış noktalarından biri buydu. yine hakkında spekülasyon olan depremlerden bir tanesinin daha verileri sonradan silindi.
***
depremler tabi ki dünyanın doğal bir gerçeği. bunlar sürekli oluyor ve her depremin arkasında haarp aranmıyor tabi ki. ülkesine maddi manevi ağır yük getiren belli başlı birkaç deprem için çıktı bu söylentiler. o günden beri de her deprem olduğunda tesisin adı bir yerlerde anılır oldu.
***
şunu söylemekte de yarar var; bu tür bir tesis ilk olarak rusya tarafından kullanılmaya başlanmış. ancak daha sonra birçok ülkenin katılımıyla alınan ortak bir kararla bunu kullanmaları yasaklanmış, söylenenlere bakılırsa. gerekçe ise "siz dünyaya zarar vereceksiniz bu tesisle." bunun ardından ne hikmetse aynı tür tesis amerika'da çıkmış ortaya. tabii bilgi kirliliğinden arındırılmış şekilde konuyu ele alan kaynakları okumak gerekiyor.
***
son olarak, iyonosferin yapısı ile oynayıp uzun ömürlü yoğun bir plazma bulutu yaratıldığını da biliyoruz, yakın zamanlarda yapılmış bir çalışmayla. yani her ne kadar tamamen masum bir tesis gibi gösterilse de, ileride bize bazı sıkıntılar çıkarabilir mi diye düşünmeden de edemiyor insan.
önce teknik detaylarını yazayım. bu kısmı atlayıp neden her deprem sonrası gündeme geldiğine ilişkin kısma da geçebilirsiniz.
***
kendi sitelerinden alınan bilgilere göre;
tesis alaska'da bulunuyor. önceden amerika birleşik devletleri hava kuvvetleri ve birleşik devletler donanmasının ortak projesi iken şu anda fairbanks üniversitesi bünyesinde görev yapıyor. bildiğim kadarıyla sürekli aktif değil ve dönem dönem çalıştırılan bir tesis.
33 dönüm üzerinde, 180 adet anten çalışıyor. antenlerin hepsi birer yüksek frekans vericisi. bu antenlerin varlığının nedeni, yapay iyonosfer ısı dalgalanmaları oluşturmak. iyonosferin ne zaman ne yapacağı bilinmediğinden, yani hava olayları rastgele geliştiğinden böyle bir şeye ihtiyaç duyulmuş. bu şekilde istenilen anda ölçümler yapılabiliyor. veriler halka açık:
ulcar.uml.edu/~iag/Digisond...
yine kendi sitelerinden alınan bilgilere göre, atmosfer haarp'in iyonosfere gönderdiği radyo dalgalarını absorbe etmiyor ve bu nedenle hava durumunu değiştirmek gibi bir özelliği yok tesisin.
***
gelelim esas meseleye... neden her büyük depremin ardından haarp söylentileri çıkıyor?
yazacaklarım için beni suçlamayın. bunlar benim görüşlerim değil, ortalıkta konuşulanların derlenip toplanmış hali.
özellikle kobe depremi ve gölcük depremi sonrası çok dillendirilen iddia, bunların birer yapay deprem olduğu ve sorumlusunun da haarp olduğu iddia edildi. ortaya çok sayıda görgü tanığı ifadesi atıldı. bunların hepsine internetten ulaşabilirsiniz.
ancak özellikle gölcük depreminden sonra bu işin seslendirilmesindeki en önemli neden şuydu: normalde haarp verileri halka açık, yukarıda da sitesini verdim. ancak 17 ağustos verilerinin hemen öncesi ve hemen sonrasındaki veriler siteden kaldırılmış durumda.
iyonosfer hareketliliği depremin öncesinde ve sonrasında şu şekildeydi:
14 ağustos
ibb.co/vZCXQ0X
15 ağustos:
ibb.co/6wsJjZ4
16 ağusto:
ibb.co/jGBrv1j
17 ağustos yok.
18 ağustos:
ibb.co/JCKnrw2
görüldüğü üzere 17 ağustostaki veriler ortada olmadığı gibi, 16 ve 18 ağustos verilerinin de bir kısmı silinmiş. benzer şekilde şüpheli bulunan bazı depremlerde yine böyle iyonosfer hareketliliği verileri var. işte meselenin çıkış noktalarından biri buydu. yine hakkında spekülasyon olan depremlerden bir tanesinin daha verileri sonradan silindi.
***
depremler tabi ki dünyanın doğal bir gerçeği. bunlar sürekli oluyor ve her depremin arkasında haarp aranmıyor tabi ki. ülkesine maddi manevi ağır yük getiren belli başlı birkaç deprem için çıktı bu söylentiler. o günden beri de her deprem olduğunda tesisin adı bir yerlerde anılır oldu.
***
şunu söylemekte de yarar var; bu tür bir tesis ilk olarak rusya tarafından kullanılmaya başlanmış. ancak daha sonra birçok ülkenin katılımıyla alınan ortak bir kararla bunu kullanmaları yasaklanmış, söylenenlere bakılırsa. gerekçe ise "siz dünyaya zarar vereceksiniz bu tesisle." bunun ardından ne hikmetse aynı tür tesis amerika'da çıkmış ortaya. tabii bilgi kirliliğinden arındırılmış şekilde konuyu ele alan kaynakları okumak gerekiyor.
***
son olarak, iyonosferin yapısı ile oynayıp uzun ömürlü yoğun bir plazma bulutu yaratıldığını da biliyoruz, yakın zamanlarda yapılmış bir çalışmayla. yani her ne kadar tamamen masum bir tesis gibi gösterilse de, ileride bize bazı sıkıntılar çıkarabilir mi diye düşünmeden de edemiyor insan.
devamını gör...
iş ilanlarındaki yaş şartı
yüksek lisansını yapmış, askerliğini bitirmiş 25 yaş altı tecrübeli eleman aranıyor...
devamını gör...
domestic hıyar
çamurunuz kurumadan gel, tahtalar yapışmıyor sonra. *
devamını gör...
kısa şiirler
geleceğim, bekle dedi, gitti..
ben beklemedim, o da gelmedi.
ölüm gibi bir şey oldu..
ama kimse ölmedi.
çizik - özdemir asaf
özdemir asaf’ın bu şiiri, aklıma direkt kaan tangöze’nin bekle dedi gitti şarkısını getirdi. dinlemek isteyenler için:
devamını gör...
türk kızlarının tayt giyme hastalığı
tayt giymek hastalık değildir. kadın düşmanlığı hastalıktır.
size bir kadın yüz vermedi diye bunun ezikliğiyle bütün kadınlara saçma sapan yerlerden saçmalamak hastalıktır. buralarda rezil etmeyin kendinizi. size acımıyorum. anneniz babanız var. onlara yazıktır. doktora gidin.
size bir kadın yüz vermedi diye bunun ezikliğiyle bütün kadınlara saçma sapan yerlerden saçmalamak hastalıktır. buralarda rezil etmeyin kendinizi. size acımıyorum. anneniz babanız var. onlara yazıktır. doktora gidin.
devamını gör...
insanı mutlu eden ucuz şeyler
kahve.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en sık yaptığı şeyler
yalanlarını seveyim dercesine anlatılanları dinler gibi yapmak .
devamını gör...
hızlı konuşmak
kendimin de yaptığı eylem yavaş konuşmak eziyet gibi geliyor ayrıca yavaş konuşan insanları da dinlerken aşırı bunalıyorum yani iki cümle söylüyceksin arada bu kadar düşünüp durup ığğ lamaya gerek yok
yavaş konuşan insanların videolarını dinlerken genel de hızlandırarak dinliyorum ve bazen gerçek hayatta da buna ihtiyaç duymuyor değilim
yavaş konuşan insanların videolarını dinlerken genel de hızlandırarak dinliyorum ve bazen gerçek hayatta da buna ihtiyaç duymuyor değilim
devamını gör...
trabzon ayasofya
ayasofya, ''kutsal bilgelik'' anlamına gelir ve isa'nın sıfatlarından biridir .
türkiye'de, hristiyanlık için 3 önemli ayasofya vardır;
1-istanbul ayasofya: 360 yılında ibadete açılmış olan istanbul ayasofya'dır. ki; baba konstantine inşaata başlamış oğlu inşaatı bitirmiştir. tamamlanması 2 kuşak süren bu yapı, mimari bir harikadır.
2-iznik ayasofya: bu mimari olarak başarılı bir yer olmasa da, hristiyanlık tarihi için çok önemlidir. şöyle ki; 787 yılında, 350 psikopos, bir çok papaz, patrik tarasios başkanlığında burada toplanmış ve hristiyanlıkla ilgili bazı prensipler sert bir şekilde tartışılmıştır.
3- trabzon ayasofya: 1204 yılında, bizans'ın başkenti konstantinopolis, latinler tarafından işgal edildi. bu sebeple devletin yeni bir merkeze ihtiyacı hasıl oldu ve trabzon'da, komnenos hanedanlığından aleksios ve david yeni bir devlet kuralım dediler. yeni bir devlet kurdular kurmasına ya, bu devletin istanbul'dan geri kalmasını istemediler. bu sebeple genellikle 13. yy da yapılan eserlerin çoğu istanbulun izlerini görebileceğiniz işçilik ürünleridir. taş süsleme, freskler, mozaikler...
işte, trabzon ayasofya'da harika fresk ve kabartmalarıyla istanbul ayasofya'yı trabzon'da yaşatma isteğinin bir ürünüdür.
öncelikle girişteki kabartmalara bakalım;

1-doğuya bakan tek başlı kartal, komnenos devlet simgesidir.
2-altındaki kuyrukları birleşik kuşlar ise kutsal ruhun temsilidir. barış ve dostluk temsilidir.
3-mitra kültüründen, ay yıldız ve güneş saati bulunmaktadır. tr.wikipedia.org/wiki/Mitraizm
hemen altında ise; aski ahit hikayesi yer alıyor.
sevgili dostlar; altındaki kabartmaları kapının sağ yanından ve sol yanından okumaya başlamanız gerekiyor. ncelikle kapının sol yanından okumaya başlarsak tanrının cennet bahçelerini görebiliriz. sonrasında yılanın havva'nın yanına gelerek havva'yı kandırdığını, ve cennetten konulduklarını...
kapının sol yanında ise toprağı ekip biçerek geçinmeye çalışan çocuklarından ''ilk cinayet'' olayının anlatıldığını görebiliriz. lmş olan habil, ayakta kalan ise kabildir.
gerçekten sinema filmi izliyormuş gibi değil mi?
yapının ana bölümündeki bir çok fresk yer almaktadır. büyük ölçüde tahribata uğramış olan freskler. isanın doğumu, isanın çarmıha gerilmesi, gibi hikayelere yer verilirken, caminin diğer bölümündeki freskler ise isa'nın mucizelerine değinmektedir.
sadece , isanın 5000 kişiyi doyurmasını anladım.

gerisini size bırakıyorum *



türkiye'de, hristiyanlık için 3 önemli ayasofya vardır;
1-istanbul ayasofya: 360 yılında ibadete açılmış olan istanbul ayasofya'dır. ki; baba konstantine inşaata başlamış oğlu inşaatı bitirmiştir. tamamlanması 2 kuşak süren bu yapı, mimari bir harikadır.
2-iznik ayasofya: bu mimari olarak başarılı bir yer olmasa da, hristiyanlık tarihi için çok önemlidir. şöyle ki; 787 yılında, 350 psikopos, bir çok papaz, patrik tarasios başkanlığında burada toplanmış ve hristiyanlıkla ilgili bazı prensipler sert bir şekilde tartışılmıştır.
3- trabzon ayasofya: 1204 yılında, bizans'ın başkenti konstantinopolis, latinler tarafından işgal edildi. bu sebeple devletin yeni bir merkeze ihtiyacı hasıl oldu ve trabzon'da, komnenos hanedanlığından aleksios ve david yeni bir devlet kuralım dediler. yeni bir devlet kurdular kurmasına ya, bu devletin istanbul'dan geri kalmasını istemediler. bu sebeple genellikle 13. yy da yapılan eserlerin çoğu istanbulun izlerini görebileceğiniz işçilik ürünleridir. taş süsleme, freskler, mozaikler...
işte, trabzon ayasofya'da harika fresk ve kabartmalarıyla istanbul ayasofya'yı trabzon'da yaşatma isteğinin bir ürünüdür.
öncelikle girişteki kabartmalara bakalım;

1-doğuya bakan tek başlı kartal, komnenos devlet simgesidir.
2-altındaki kuyrukları birleşik kuşlar ise kutsal ruhun temsilidir. barış ve dostluk temsilidir.
3-mitra kültüründen, ay yıldız ve güneş saati bulunmaktadır. tr.wikipedia.org/wiki/Mitraizm
hemen altında ise; aski ahit hikayesi yer alıyor.
sevgili dostlar; altındaki kabartmaları kapının sağ yanından ve sol yanından okumaya başlamanız gerekiyor. ncelikle kapının sol yanından okumaya başlarsak tanrının cennet bahçelerini görebiliriz. sonrasında yılanın havva'nın yanına gelerek havva'yı kandırdığını, ve cennetten konulduklarını...
kapının sol yanında ise toprağı ekip biçerek geçinmeye çalışan çocuklarından ''ilk cinayet'' olayının anlatıldığını görebiliriz. lmş olan habil, ayakta kalan ise kabildir.
gerçekten sinema filmi izliyormuş gibi değil mi?
yapının ana bölümündeki bir çok fresk yer almaktadır. büyük ölçüde tahribata uğramış olan freskler. isanın doğumu, isanın çarmıha gerilmesi, gibi hikayelere yer verilirken, caminin diğer bölümündeki freskler ise isa'nın mucizelerine değinmektedir.
sadece , isanın 5000 kişiyi doyurmasını anladım.

gerisini size bırakıyorum *



devamını gör...
güne bir şarkı bırak
uzaklaşıyorum ellerinizden uçabildiğim kadar!
devamını gör...
kelebeğin rüyası
yönetmenliğini yılmaz erdoğan'ın yaptığı hüngür hüngür ağlatan 2013 yapımı filmdir. bu film vesilesiyle rüştü onur ve muzaffer tayyip uslu gibi çok değerli iki şairi tanımış oldum. şiirlerini çok seviyorum hepsi içime dokunuyor. mert fırat ve kıvanç tatlıtuğ oyunculuğu çok iyidi izlemenizi tavsiye ederim.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının okumakta olduğu kitaplar
oğuz atay-tutunamayanlar
devamını gör...


