özbokuboncuklular nickli bir grubun , yosemite sam adlı çizgi film karakterini uyarladıkları komik ve küfürlü olay akışı ile seslendirdikleri karakterdir.

örn;
(link:
)
devamını gör...

içişleri bakanı süleyman soylu, uyuşturucu ile mücadeleyi kişisel twitter hesabından “çatır çutur devam” diyerek duyurdu.
bakan soylu uyuşturucu ile mücadelede gelinen nokta hakkında açıklamada bulundu. şahsi hesabından şöyle duyurdu ;
--- alıntı ---

2020’de uyuşturucu ile mücadele çatır çutur devam etti! 229.156 kişi gözaltı, 23.693 kişi tutuklandı, 23 milyar tl değerinde 114.509.227 kök kenevir, 87 ton esrar ele geçirildi. ölümler ise 2017’de 941 iken 175’e düştü. 'bataklık' dahil 158.674 operasyon yapıldı. çatır çutur devam

--- alıntı ---
ilgili tweet
devamını gör...


yusuf atılgan'ın yazmış olduğu ikinci romanıdır.

romanda otelin katibi olan zebercet'in iç dünyası anlatılmaktadır.

ayrıca roman ömer kavur tarafından aynı isimle sinemaya uyarlanmıştır.
devamını gör...

sema moritz tarafından söylendiğinde, insanın içine içine işleyen bir şarkıdır kendisi. sözlerini de bırakaym şuraya.

o gözler benim ağlar
eskisinden yabancı
gönlümdeki bu sevda
hiç dinmeyen bir acı
ruhumun kederinden
gözlerim yaşla doldu
ınliyorum derinden
bana bilmem ne oldu
en candan arkadaşım
ruhumu saran gece
ben kime bağlanmışım
ağlıyorum gizlice
kimsesiz karanlıklar
derdime şifa verin
kalbimdeki yaralar
daha çok, daha derin...
devamını gör...

ölümünden bir yıl önce, tam da aynı tarihte dizide kaza geçirmiş olması çok trajik. sanki provasını çekmiş gibi...

yalancı yarim. bir ralli pilotunu canlandıracaktı. çekimlere başlandığında tarih doğum günü olan 29 haziran 2006'yı gösteriyordu ve ilk bölümde yarış esnasında takla atıp kaza geçirecek ama sağ salim çıkmayı başaracaktı. tam bir yıl sonraki doğum gününde, yani 29 haziran 2007'de yine bir kaza geçirdi. yer bu kez bodrum torba kavşağıydı. ancak bu kez ne yönetmen vardı, ne kamera ne de ışık!..

haberin devamı
devamını gör...

başlık sahibine seslenerek diyorum ki; çok güzel bir anıymış. arkadaşının akıbeti ve senin adına üzüldüm.

ben de param dibe yaklaştığında sigarayı bırakırdım. üniversite hayatım boyunca 13 kere sigarayı bırakmışlığım var :))
ve param, memlekete bir bilet alacak seviyeye düştüğünde o bileti alır giderdim :/
devamını gör...

sözlükte bu kadar lirik, romantik başlık açıldı mı? bilmiyorum. aslında herkes en az bir kez yapmıştır. yeryüzünde bulamadığın huzuru gece o büyük ışık demetinde aramak. hiçliğini hissetmek, haddini bilmek. ve kimseyi rahatsız etmeden geri yatmak ne büyük mutluluk.
devamını gör...

elmayı yemek, insanın diğer canlılardan farklı olarak düşünme, yeni şeyler icat etme, birşeyleri değiştirebilme bilincine sahip olduğunu fark etmesi,
bu yüzden cennetten kovulması ise, madem bu bilince sahip oldun, bakalım dünyayı ne hale getireceksin, imarmı edeceksin, yoksa berbatmı edeceksin denilerek imtihana tabi olması.
devamını gör...

ece üner, kızı güneş'i işyerine götürdüğünde güneş, istanbul'da gökdelenlerin olduğu o meşhur arka plan görüntüsünün önünde haber sunuyormuş gibi yapmış ve bu cümleyi kurmuş. dört buçuk yaşındaymış. maşallah.

ece üner oğuzhan uğur'a konuk olduğu programda bu paylaşımı yapıyor. 39. dakika 18. saniye.



edit: program efsane olmuş.
devamını gör...

anlatim bozuklugu iceren biyolojik olarak eksiklik.

zira gozlerin hepsi renkli baktiginda; yesili-mavisi daha cok dikkat cekiyor diye kahverengisini ve dahi elasini otekilestirmek cok duzce degil mi ya ahahe.

tamam bende de var renkli de, ekstra skill yuklemiyor ki; renklendirme/piksel degisikligi olmadan senin gordugunu goruyorum, bahar alerjisi ben de oluyorum, hatta inanir misin bozulabildigi* icin gozluk bile kullaniyorum.*

goz gozdur, onemli olan islevi.*
devamını gör...

psikoloji alanında
varoluşsal kaygılar: #316178
spotlight effect: #765489
çocuk istismarı: #145072
erik erikson: #134603
bağlanma teorisi: #95243
sahte anne deneyi: #76084
freud'un psikoanalitik kuramı: #191311
tüketim psikolojisi: #540866
etkileşimli kitap okuma: #399532
edimsel koşullanma: #226009

kitap/ yazar
daha: #164147
gözlerimi kaparım vazifemi yaparım: #163641
az (kitap): #33555
ilk öğretmenim: #913495
magic shop: #56488
alemdağ'da var bir yılan: #447277
rıfat ılgaz: #463706
feminizm herkes içindir: #414481
en iyi türk yazar: #638832

film
do-ga-ni: #62343
züğürt ağa: #201480
split: #327464

bilgi
dna: #90055
smeraldo: #47790
mağara alegorisi: #263995
küresel eşitsizlik: #203038

müzik
kim taehyung: #219600
jeon jungkook: #220629
winter bear: #742212


tarih (bilgi)
27 mayıs 1960 darbesi: #400253
11 kasım 1938 cumhurbaşkanlığı seçimi: #400164
dilde sadeleşme çabaları: #400138
cadı avı: #329556
tanzimat dönemi'nde moda: #328639
devamını gör...

üniversite dönemimde çok yapmışlığım var ve muazzam bir şey. haftada 2-3 kitabı rahatlıkla bitirebilmek de cabası. yöntemi falan da yok aslında, bir kitaptan diğerine geçince karışıklık ya da unutkanlık yaşadığımı hatırlamıyorum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

asla beceremediğim olay.

aslında sürekli uykusuzum, erken uyuyacağım deyip yatağa erkenden giriyorum ama "ya az uyursam, ya uyanamazsam, ya uykum yetmezse" diye kendimi strese sokup gözümden uyku akmasına rağmen uyuyamıyorum. tabii o ruh haliyle de uyuyunca sabaha berbat bir halde merhaba diyorum.

üzülüyorum sözlük.
devamını gör...

başarısız olmayı kabullenmektir.

20 yıl boyunca hayvanat bahçesinde yaşayan ayı, kendi doğasına kavuştuğunda bile kendisini kafesin içinde sanıyor.

devamını gör...

kısaca "ahlaki davranışlar tanrı tarafından emredildiği için mi ahlakidir, yoksa ahlaki olduğu için mi tanrı tarafından emredilmiştir" sorusundan oluşan bir ikilemdir. bu soru din felsefesinin temel sorularından birisidir. bu soruyu "bir şey tanrı iyi dediği için mi iyidir, yoksa zaten iyi olduğu için mi tanrı o şeye iyi demektedir" şeklinde de sorabiliriz.

eğer birinci seçeneği kabul edersek, iyiliğin ve kötülüğün tek mutlak kriteri olarak tanrı'yı kabul ederiz. yani hiçbir şey kendiliğinden iyi ya da kötü olmadığını kabul etmiş oluruz. yani iyi şeylerin kendiliğinden bir anlamı yoktur ve tanrı bunları iyi kabul ettiği için iyidir demek zorunda kalırız. bu noktada gelen eleştiriler ise ilahi emirlerin keyfi olduğudur. "tanrı x yerine neden y'yi emretmiştir?" sorusunun cevabı sadece "çünkü tanrı öyle istiyor" olacaktır. bu noktada bir de david hume tarafından ortaya atılmış olgu-değer problemi eleştirisi vardır. david hume bulgusunu şöyle açıklar: "şimdiye kadar karşılaştığım bütün ahlak sistemlerinde şuna tanık oldum. ahlakçı, belli bir yere kadar normal bir biçimde akıl yürütmeye koyulmakta fakat sonunda tanrının varlığına veya insani faaliyetlere ilişkin bir dizi yargılara varmaktadır. burada insanı hayrete düşüren bir husus vardır. şöyle ki, varılan sonuçlara ilişkin ifadelerde “…dır” (is) veya “değildir” (is not) gibi yer alması gereken bağlantılar yerine zorunluluk ve ödev bildiren ifadeleri ("meli" veya "malı" takılarıyla ifade edilen fiilleri) görmekteyiz. son derece önemli olan bu değişikliğin nasıl olduğunu açıklamak mümkün değildir. her şeyden önce bu değişiklik yeni bir ilişkiyi dile getirmektedir. bunun bir gerekçesi olmalıdır. bu yeni ilişki, kendisinden tam anlamıyla farklı olan yargılardan nasıl doğmaktadır?" burda anlatılan problem sonucunda olay tamamen tanrı x'i yapmamı istiyor o halde x'i yapmalıyım durumuna dönüşmesidir. yani olgudan değere geçiş söz konusudur. burdaki geçiş ise keyfilik olarak adlandırılmıştır.

şayet ikinci seçeneği kabul edersek, bir şey kendiliğinden iyi olduğu için tanrı ona iyi demiştir olarak kabul ederiz. bu da tanrı'nın iradesinden bağımsız bir iyilik kötülük kavramı ortaya çıkarır. her şeyi tanrı yaratmış olsa da, yarattığı şeylerin iyi ya da kötü olması tanrı'ya bağlı değildir bu görüşe göre. yarattıklarının bazıları kendiliğinden iyi veya kötüdür. bu durum da temellendirmede sorunlar ortaya çıkarır. burda düşünmemiz gereken ise eğer tanrı'nın emirlerinden bağımsız ahlaki kurallar var ise, bu da tanrı'nın hakimiyetinin sınırsız olmadığını ortaya çıkarır. bu da tanrı'dan bağımsız ahlaki kuralların varlığının bir de bu kuralı ortaya koyanlar olacağını gösterir bizlere. teizmin temel argümanlarından birisi tanrısız bir ahlaki düzenin imkansız olduğudur. eğer bu seçeneği kabul edersek, bu da bizleri tanrısız ahlaki kurallarının varlığına ulaştırır.

mesela bir şeyin iyi veya kötü olması tanrı'ya bağlıdır seçeneğini kabul ettikten sonra, tanrı mutlak iyidir, kötü buyurmaz demek de bir mantık hatası ortaya çıkarır. çünkü ilk seçenekte bir şeyin kötü olmasının tanrı'ya bağlı olduğunu kabul etmiştik. diğer seçenekte kötü buyurmaz demek ortaya bir çelişki çıkarır.

iki durumda da mutlak iyinin tanımına ulaşamayız. ilk seçenekte tanrı iyi dediği için iyidir olarak kabul ederiz, ikinci seçenekte ise iyi olduğu için tanrı emretmiştir deriz.
devamını gör...

güzel ülkem, gaddar ağaya gelin gitmiş köyün en güzel kızı gibisin. *
gün gelir de mutlu olur mu çocukların?
toprağına şehitler değil de şen kahkahalar saçılır mı?
umudu biten gidiyor uzaklara... kızamıyorum onlara, haklılar. keşke böyle olmasaydı.*
devamını gör...

dipnotlar,
küçük punto,
sürekli yuceltilen kahramanlastirilan ana karakter,
yeşilçam filmi gibi herkesin mutlu olduğu sonlar
ilkokul öğrencisinin bile tahmin edebileceği kurgular.
ahmet ümit kitaplari bunların çoğunda ipi göğüsler.
devamını gör...

söz konusu kişi eski sevgili midir, sevgili olunmak istenen kişi midir bilinmez ama her halükarda 'sevgili' denilemeyecek ve asla gelmeyeceği düşünülen birini beklemektir.

cezmi ersöz'ün;
"olmayan bir sevgiliyi inatla beklemek; utandırmaktır aşkı." dediğidir.
devamını gör...

türk usulü lokal anestezi.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim