karşısındakini dinlemeyip sadece kendi dertleri ile sevişirler, sizi dinliyormuş gibi yapıp anlattığınız şeyler üzerinden konuşmaya başlayıp tekrar kendi dertlerini anlatmaya devam ederler. sülüğe benzerler ,arkadaş olarak tutulmaları insana bir yüktür. sizi geleceğe, ileriye, mutluluğa, pozitifliğe, başarıya çekmektense ,sizi aşağı çekerek yükselenlerdir.(ne dolmuşum be)
devamını gör...

kendi paranı kendi kazanmanın sonucu paranın değerini bilmek ve bir takım sorunlu insanlar.
devamını gör...

çorba yapmayınca aldatılabilip,boşanılabileceğini öğrendiğim başlik.bakın çok net feministlerde bir tas çorba yapar sıkıntı feministlik değil sizin çorba yapmazsa kapının önüne koyarım zihniyetiniz.rezillik resmen.
devamını gör...

bence de var olan ama başlıktaki örnekle ilgisi olduğunu düşünmediğim durum.

başlıktaki konya mevzusu evet, güzel bir mevzu değil. yalnız insanların bazen bazı şeyleri sadece sinirle, üzüntüyle yazdığını da anlamak gerekiyor. ben de konya halkının büyük bir kısmı hakkında pek olumlu düşünmüyorum, "hepsi şöyle, hepsi böyle" diye genelleme yapıyorum ama benim canım gibi sevdiğim halalarım, kuzenlerim falan da konya'da yaşıyor. konya'da yaşayan, en az onlar kadar iyi insanların varlığından da adım gibi eminim.

sinir anında topluca yok olsa da kurtulsak dediğim karadeniz bölgesi mesela... yahu anam babam, sülalem karadenizli benim! akrabalarım oturuyor orada. niye yok olmalarını isteyeyim. sadece öfkemizi nasıl yatıştıracağımızı bilemediğimiz ve kalkıp insanları öldürecek hâlimiz de olmadığı için dilimizle alıyoruz hıncımızı sadece. başka türlü rahatlayamıyoruz. yapmasak iyi tabii ama insanız işte. kusurlarımız var.

bu konunun dışında, sözlükte gerçekten nefret dolu ya da her şeye çok aşırı tepki veren, her şeyi eleştiren insanlar var. fakat maalesef bu, sözlükle ilgili bir durum değil. bu ülkenin insanı böyle. yaşam şartlarımız o kadar kötü, huzurumuz o kadar kaçık ki, iç huzurumuz olmadığı için ona buna çatarak rahatlıyoruz galiba. yani ben yapmıyorum da işte, yapanların nedeni nedir bilemiyorum gerçekten.

en basitinden sözlüğe "ben geldim" yazanı "bize ne" diyerek, "ben gidiyorum" diyeni "s..tir git" diyerek, "bugün benim doğum günüm" diyeni "ilgi o..pusu" diyerek, özetle herkesi bir sebep göstererek linçliyor millet. yani adamın şuraya yazdığı iki satır senin hayatından bir şey mi götürüyor? nedir bu aşırı tahammülsüzlük deyince de kadınsan ağırlıklı olarak sjw, erkeksen meriç falan yapıveriyorlar seni.

kasmayın diyoruz, dinletemiyoruz. bir de üstüne kasmakla suçlanan biz oluyoruz.

meh size arkadaşlar!
devamını gör...

sanal iletişimlerde yaşanabilecek bir şey. gerçek hayatınızda uzun süreli iletişim kurduğunuz birinin "hiçbir iz bırakmadan" kaybolması biraz imkansız.

söz konusu sanal iletişimde ise, birçok kişi olumsuz duygularla bahsetmiş - normal olarak- ama nedenlerinin anlaşılması gerek.

bir kere sanal bir ilişki (adı her ne olursa olsun) fiziksel olarak yaşanan ilişkilerin sorumluluklarını, görevlerini, kaygılarını yaşatmadığı için tercih edilir. kim olduğunun önemli olmaması imkanını verdiği için, bastırılmış kişiliğini yansıtabildiğin için ve istediğinde 'yok olabildiğin' için seçilir. biriyle sanal olarak iletişim kurduğunuzda karşınızdaki kişiyle bu altmetinlerde konuştuğunuzu bilmelisiniz.

bu yüzden, sizinle konuşan ve o çok güzel duyguları paylaştığınız kişi, bazen hiçbir sorumluluk duymadan yalnızca bir 'hayal' olarak kalmak isteyebilir. genellikle kaygılardan sıyrılmak için kurduğu iletişim ona kaygı verdiğinde, ya da kendini ifade etme imkanını artık sağlamadığında yapılır bu. ve bazen açıklamak, bir durumu izah etmeye çalışmak o anı anlamsızlaştırır, gerçekliği sorgulanan şeylerdeki gerçeklik algısını daha da bozar.

bırakın insanlar gitsin. yok olsunlar acımasızca. umarım bunun ne kadar iyi geldiğini deneyimleyecek durumun içinde hiç olmazsınız.
devamını gör...

sigaranın son nefesi otobüse üfleyen kimsenin başı çektiği versustur.
devamını gör...

onları her ne kadar çok sevsem de seçmezdim. evet bugün kü ben olmama sebep katkıda bulanan en büyük etmenlerdendir. ama ben onlardan uzaklaştıkça kendimi buldum. onlarda ki eksikliği yada yanlışlığı gördükçe uzaklaştım. herşey çok farklı olabilirdi. onlara hasret kalmadan, onların desteğinin, sevgisinin verdiği güven içerisinde yol alabilirdim. hem o zaman içimdeki savaşlarla mücadele etmezdim. savaşım kendimle olmaz, gardımı sadece çevreye karşı alırdım. çok güzel insanlar var görüyorum, çok güzel anne babalar var. bir gün onlardan olmak dileğiyle...
devamını gör...

toplu taşımada kitap okuyan birisi olarak “nerede buna düşen kızlar” diye sorduğum başlıktır.

varsa söyleyin yerini, gideyim orada okuyayım*
devamını gör...

dakikalar içerisinde onlarca şarkı entrysi giren yazar. sayesinde yeni şarkılar keşfettim özellikle şu zhu - faded bi harika.
devamını gör...

leyla ile mecnun beni kıskanıyor
çok mu düşündün diyecek olursanız, yoo hiç düşünmedim.*
devamını gör...

ilk büyük türk devletini kuran teoman'a ve oğlu mete han'a,
avrupa'ya korku salan "tanrının kırbacı" atilla'ya,
tarihte ilk kez "türk" adıyla kurulan "göktürk devleti"nin kurucusu bumin kağan'a
türk devlet kültür yapısını bizlere kitabelerle ulaştıran bilge kağan'a,
devletini islamiyetle şereflendiren satuk buğra han'a,
"doğunun ve batının sultanı" islâm hizmetkârı tuğrul bey'e,
1071'de anadolu'nun kapılarını türklere açan alp arslan'a,
moğol imparatorluğu'nun kurucusu "mükkemmel savaşçı" cengiz han'a,
osmanlı devleti'nin kurucusu osman bey'e, babası ertuğrul gazi'ye
peygamber efendimizin övgüsünü kazanan fatih sultan mehmed han'a
türkiye cumhuriyeti'nin kurucusu mustafa kemal atatürk'e
islam ve türklük hizmetkârı bütün atalarımıza sonsuz teşekkürler...
3 mayıs türkçülük bayramı kutlu olsun.
ne mutlu türküm diyene !
devamını gör...

ilk olarak 1874 yılında keşfedilen hastalık. hastalar akıcı bir şekilde konuşur, ancak söyledikleri anlamsız kelimelerden ibarettir. görürler, fakat yazıları okuyamazlar. duyarlar, ama konuşulanları anlayamazlar. hastalık hakkında detaylı bilgi için: sinirbilim.org
devamını gör...

arılar anlamına gelen, sözleri (bkz: eleni fotaki)'ye ait (bkz: yorgos kazantzis) ve (bkz: foteni velesiotou) şarkısı.
bi tanesi yetmiyor çünkü…

sözleri:
/senden nefret etmem (edebilmem) için artık geç, serinletici (sözleri olan) bir rüzgar
beni arılar kovalıyor ve beni istememiş (arzulamamış) olan sen
felaketi(n gelişini) durdurmak için fesleğeni çırpıyorum
seni büyücüler bağlamıştı ama sen gene de beni(m kalbimi) kırdın (çatlattın)

gece oluyor, seni bulmak için çıkıyorum (dışarıya) iki parçalı ay gibi
pencere kepenkleri kapalı, beni sevmeni nasıl da istiyordum
ateşlere kekik atıyorum, güzellikler(in) bana işkence ediyor
katil olan güzellikler(in) ve beni unutmuş olan sen

ağlayacak olursam benden korkma, (sen) kaybolmadan önce de hissetmiştim ben onu
gülsuyunda bir dert (acı) çünkü sen (benden) rüyayı esirgedin (reddettin)
yürüyeceğin o yerlere atacağım yeminimizin üstüne bas (çiğne) diye
arılar ve beni istememiş olan sen beni acıtsa(nız) da/
devamını gör...

üşenmekten ziyade hayatına yeni insan almamak isteyen insanların yaşamış olduğu duygudur. bana da oluyor bu ve ben bunu yemek yaparken fazladan koyulan malzemenin yemeğin tadını bozmasına benzetiyorum.

mesela; yemek yaparken ölçünün dışına çıkarsanız, bu tuz yeterli mi değil mi az daha ekleyim mi deyip ölçüyü artırırsanız yemeğin tadı mutlaka bozuluyor.

belli bir yaştan sonra yeni insanlarla tanışma durumu da benim için böyle; hayatımdaki 3 5 kişi bana yetiyor, yeni tanıştıklarım ise mutlaka hayatımın tadını kaçırıyor.
devamını gör...

çorap. tüm gün ayakta duran polar, çift taban, kalın çorap ya da kadınların pantolon altına giydiği, bileği sıkan,tamamen naylon, hava almayan ince ten çorap.
devamını gör...

beni kimse yazmadığına göre atış serbest, sizinle tuvalete bile gitmem lan **.
devamını gör...

olduğu gibi kabul etmemek, kendi istekleri doğrultusunda şekillendirmeleri. büyüdüğünde de küçüklüğünde ekilen tohumlar dogması oluyor.
devamını gör...

çizerken bazı kısımları gözden kaçırmış, daha iyi olabilirdi, puanım 10/8.
devamını gör...

her kus bitti sira leylege geldi arkadaslar. kulak arkaniza da dikkat edin bu arada.

az önce resmi gazete’de yayımlanan 3469 sayılı cumhurbaşkanı kararı ile deprem vergisi olarak bilinen özel iletişim vergisinin oranı %7,5’ten %10’a çıkarıldı.

kaynak
devamını gör...

sözlüğe girdiğimde bildirim görmek. dahası ; okuyan birilerinin olması... hârika.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim