hayvanları sevmemesi.
devamını gör...

ırkçılık yapan insanların genelinin daha düşük zekâ seviyesine sahip olduğunu biliyor muydunuz?
ahan da kaynak:
www.mynet.com/irkcilar-daha...


twitter.com/ulvisaran/statu...
devamını gör...

latince adı orchis italica olan bu bitki akdeniz iklimde yetişmekle bu ilginç bitki bir erkek şeklinde olmasından dolayı çıplak adama benzetilmektedir. çiçekleri açık pembe beyazdır. akdeniz’de geniş kümeler halinde yaygın olarak görülmektedir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

neden alıyorlar değil, neden biz de alamıyoruzun sorgulanması gereken haklı maaştır.
devamını gör...

steven spielberg'in ciddi filmleri arasında başyapıt sayılabilir. 2.dünya savaşı sırasında naziler'in gazabından yahudileri kurtarmaya çalışan oskar schindler'in gerçek hikayesi. siyah beyaz tekniğiyle anlatım sağlayan bir film.
devamını gör...

ne gariptir ki bakir olmayan adamlarin kisisel sorgulamasi bu konu...asil soru su bence, bakire hanim kizimiz seninle bir hayati neden paylassin?
devamını gör...

okuması hem çok zor hem de çok maliyetli olan bölümdür. mesleğe başladıktan sonra da dişlerini fırçalamayan ve dahası, muayene olmadan hemen önce sigara içip de karşınıza çıkan hastalardan dolayı kafayı kırmanıza neden olacak bölümdür.
devamını gör...

sözlük içinde barındırdığı bu çeşitlilikle güzel. ben akışta o başlıkları görünce ve özellikle de robins'inkilerse gidip azıcık eğleniyor hem de okuyorum. sonuç olarak gündeme rastgele ye vs tıklarsanız sizin istediğiniz içeriklere belki daha kolay ulaşırsınız. ama sözlükte ders çalışan tipler de olacak ve olsunlar.
devamını gör...

madrabaz kelimesi, dilimizde oldukça kullanılan kelimelerden birisidir. madrabaz, farsça dilinden türkçe'mize geçmiştir. tdk'ye göre madrabaz kelimesi anlamı: hayvan, balık, sebze, meyve vb. yiyecekleri yerinden getirerek toptan satan kimse ve aynı zamanda hile yapan kimse anlamında da kullanılır.
devamını gör...

sosyolojik tespit: bi semtte çocuklar mutlu ebeveynler mutsuzsa orası fakir semti, ebeveynler mutlu çocuklar mutsuzsa zengin semti, herkes mutluysa muhtemelen roman semtidir.
devamını gör...

geleceğin psikopatları. düzgün yetiştirin bebelerinizi ya da üremeyin. sizin insanlıktan nasibini almamış bebelerinizin ceremesini niye masum hayvanlar çekiyor?
devamını gör...

ümit yaşar oğuzcan'ın sözleri/şiiri eşliğindeki dokunaklı bir timur selçuk bestesi.
devamını gör...

beyinsizin tekinin yaptığı saygısızlıktır. barış manço'dan gelsin:
altın çöpe düşse, değerini kaybeder mi?
tenekeyi parlatsak hiç, çeyrek altın eder mi?
devamını gör...

sanatçıların eserleri üzerinde yaptığı ancak tam anlamıyla silinemeyen, resim içinde var olmaya devam eden çeşitli değişiklikler. kelime çok hoşuma gitti ayrıca, italyanca'da pişmanlık anlamına geliyormuş. mantıklı.
ben de örnek olarak john singer sargent'ın meşhur madame x eserini ekleyeyim. portrede elbisenin askısının omuzdan düşüyor olması uygunsuz olduğu için sanatçı ağır eleştirilere maruz kalmış, daha sonra askıyı omuza ekleyerek eseri düzeltmiştir. x ray ışınlarıyla bakıldığında eserin orijinal hali (solda) ortaya çıkmış.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel portrait of madame x (1884)
devamını gör...

sözlüğe bazı dargınlıkları olan yazar tanesi.

kendisiyle ilişkimiz benim bu yazar kardeşime olan nefretimle başladı. tam bir ilgi müptezeli. hiç tahammül edemem bu karaktere. dayanamayıp kendisiyle ilgili son derece alaycı bir enrty girdim nick altına. direk fiziksel özellikleriyle dalga geçtim. #483440 bana saniyesinde mesaj atıp teşekkür etti. inanmayacaksınız ama kendisi bu övgülerimi ciddiye aldı. evet bende inanamadım ama durum bu. gerçekten ironi olduğunu anlamadı. işte tam bu noktada kendisi hakkında bir kırılma yaşadım. hemen bahsedeyim.

kendisi herkesin bildiği üzere beğeni almak için her şeyi yapan bir yazarımız. tamam bir çoğumuz için bu durum çok itici. ama daddy ruhu çocuk olan bir insan. seviyor göz önünde olmayı. yazdıkları insanlar tarafından beğenilsin, okunsun istiyor. ben bunun kimseye zarar vereceğini düşünmüyorum. adam böyle takılmayı seviyor ve bizde sevmiyoruz. ama binlerce girdisi var. saatlerini harcamış bu sözlüğe. burayı hayatının bir parçası haline getirmiş. niyetinin kötü olduğunu düşünmüyorum. hatta burası için en büyük emekleri veren insanlardan biri. biliyorum hala sözlükte. sadece hesabına giriş yapmıyor. üzülmüş biraz.

kimseyi suçlamak için yazmıyorum, sadece bir şeylerin sebebini göstermek istiyorum. bu adamı kimse zorla göndermedi. kendi isteğiyle küstü gitti. gittiği gün benim onunla dalga geçtiğim gün. onunla dalga geçtiğim entryi 4 kişi favorilerine ekledi. lucifer, daddy ve iki moderatör favoverilerine ekledi. iki moderasyon ve bir troll. tekrar söylüyorum kimseyi suçlamıyorum zaten yapamam bende dalga geçmeye gelmişim. isteyen istediğini favoriler, beğenir, dalga geçer. sözlük yönetimi de istediği kararı alır kimseye de hesap vermek zorunda değiller tabi ki. ama iki moderatörün yazarla dalga geçtiğim entryi favorilemesi daddy'e garip hissettirmesini normal buluyorum. kendisi bu olayın üstüne bana özelden ''herkes eleştirdiğini dalga geçtiğini düşünüyor'' yazdı. *

tam bunların üstüne entryme süperlike atan moderasyon #484460 söyle bir girdi paylaştı. tabi ki karardır sözlüğün iyiliği içindir vs. oraları sorgulamak bunları düşünmek bana düşmez. ama daddy bunu üstüne alındığını düşünüyorum. kendisi ile ilgili bu konuda mini bir konuşmada yaptık. tekrar söyleyeyim bu adama şöyle yaptık böyle yaptık o yüzden gitti demiyorum. kendisinin burada istenemediğini hissetti sadece.

daddy senden hoşlanmıyorum. seni yapmacık buluyorum. bu benim şahsi fikrim. yazdıklarını hiç bir zaman okumayacağımı düşünmüyorum. sözlük sen olmadan da eksiksiz devam eder. ama her gün girdiğim şu sözlükte emeğinin olduğunu düşünüyorum. burada bir çoğumuz yokken emek harcamışsın yazarlarla sıkı bağlar kurmuşsun bir çok insanın sevgisini kazanmışsın. ben okumuyor olsam da severek takip eden bir çok insan var gördüğüm kadarıyla. buradan gitmiş olmana üzüleceğimi hiç düşünmezdim ama küçücük üzüldüm. eğer gitmende minicik bir payım varsa beni de affet.

moderasyon varlığından rahatsız mı oluyor. olsunlar. biz yazarlar senden rahatsız mı oluyoruz. olalım. sen pizza değilsin ki herkesi mutlu edesin. dön ve yaz!

devamını gör...

romalılar siz delirdiniz mi? ali babacan'a elit diyorsunuz. ekşi sözlükteki gibi 'en azından diploması var' seviyesine ineceksiniz nerdeyse.

sabah gazetesi yazarı dilek güngör istanbul borsasındaki taze kuru gıda (bkz: tkuru) şirketindeki vurgunu anlatıyor.

ali babacan'nın kayınçosu nusret yurter 2009 yılında taze-kuru gıda şirketini kuruyor. yaş ve kuru sebze-meyve ihracatı yapan şirketin hisseleri 1.40 ve 1.68'den ülker grubuna satılıyor. şirketin içi boşaltıldıktan sonra 1 yıl içinde hisse fiyatı 707 lira oluyor. tam 140 kat değerleniyor hisse. nasıl elitler nasıl elitler şaştık kaldık valla.

biz de elitiz ama

ilber ortaylı'nın dediği gibi "biz paranın eliti değiliz."

işi ehline teslim ederseniz ülkeyi soyar giderler, ruhunuz duymaz. (bkz: cem uzan)

25 eylül 2020 tarihli dilek güngör'ün "borsada taze kuru bir hikaye!" başlıklı köşe yazısı,

borsayla biraz haşır neşir olan herkes son dönemde öz sermayesi ekside olan ama hisseleri tavan yapıp duran bir şirketi konuşuyor:
taze kuru gıda... düşünsenize, aktif büyüklüğü 6 milyon tl, piyasa değeri 707 milyon tl... son 1 yılda hisseleri 5 tl'den 707 liraya kadar çıktı. tavan tavan yapıp duruyor. kimdir bu şirket, ne iş yapar! biraz araştırınca ilginç bir hikâye karşınıza çıkıyor.
taze kuru gıda ankara kızılcahamam'da 2009'da kuruluyor. sahibi ali babacan'ın kayınbiraderi... hani bir dönem meşhur 'kayınço nusret' diye babacan'ın yatırım ajansı'na ballı maaşla danışman yaptığı nusret yurter... sebze-meyvede kuru gıda ihracatı yapan şirket 21 mayıs 2020'de el değiştiriyor. nusret yurter ve nazire erinç yurter hisselerini ülker'in a takımı'ndaki hüseyin avni metinkale'ye satıyor.
a grubu paylarını hisse başına 1.68 tl'ye, b grubu paylarını ise 1.40 tl'ye...
b grubu paylar borsada işlem gören hisseler...
borsada hisse değeri o tarihte satış fiyatının neredeyse 20 katı!
sonra hisselerini satsa da taze kuru net diye bir şirkette yurter'e yüzde 25 hisse veriliyor. üstelik, taze kuru gıda içindeki bütün iş bu şirkete devrediliyor.
bugün kayınço patronun 1.40 liradan sattığı hisseler 707 tl...
neresinden tutarsan tuhaf!
borsada 20 tl'yken 1.40 liradan hisselerini satıyorsun, taze kuru gıda'nın içindekileri bir başka kurulan şirkete devrediyorsun (bir nevi içini boşaltmak gibi), o şirketten pay alıyorsun, borsada işlem gören şirketin hisseleri ortada bir şey yokken rekor üzerine rekor kırıyor!
nasıl hikâye?
anlayan varsa bana da anlatsın.

***

tüpraş'a birkaç soru...
geçen gün yazdığım 'akaryakıtta indirim oyunu' yazısı üzerine tüpraş açıklama yaptı. epeyce içerlemişler. o kısımları geçiyorum. açıklamayı baştan sona okursanız içinde itiraflara rastlarsınız.
ne diyorlar?
kasım-aralıkta dağıtım şirketlerinden talepleri topladıklarını, zamdan önce 5-10 katı talep geldiğini, üretim ve stoklarının yetersiz kaldığı durumlarda günlük baz talepleri dikkate aldıklarını anlatıyorlar. üstelik ben 'falanca dağıtıcıya ayrımcılık yaptınız' diye tek bir cümle etmediğim halde sürekli 'herkese eşit mesafedeyiz' diye vurgulama gereği duymuşlar. sanırım, opet'ten dolayı... yaraları mı var anlamadım!
neyse...
kendilerine birkaç soru sormak istiyorum.
dağıtım şirketleri kasım-aralıkta senelik talep miktarlarını size bildirmiyor mu?
tüpraş üretim planlamasını o miktarlara göre yapmıyor mu?
hal böyleyken üretiminiz nasıl yetersiz kalabiliyor ya da stokunuzda ürün bulunamıyor?

dip not: dilek güngör ekonomi alanında güvenilir bir kaynak olmamakla birlikte yazdıkları yalan değildir. nitekim bu haberin yayınlanmasından sonra spk şirketin bedelli sermaye artırımı kararını onaylamamıştır. ancak soruşturma da başlatmamıştır. kaynak

09.01.2022 tarihli edit:
youtube kanalı flutv'nin olmaz öyle saçma ekonomi serisinin 16. bölümünde ali babacan yeniden konuk oldu. buradan izleyebilirsiniz: flutv - ekonomi nasıl düzelir

daha önce albayrak ailesinin sahibi olduğu sabah gazetesinde ekonomi köşe yazarı dilek güngör'ün ali babacanı'n borsa vurgununu ifşa ederek taze kuru gıda şirketinin içinin kimler tarafından boşaltıldığını yazmıştım. ali babacan ve akrabası hala dilek güngör'e bir yanıt vermiş değil. ancak tkuru hissesi son bir yıldır düşen trend içerisinde. malı yavaş yavaş boşaltıyorlar anlayacağınız.

flu tv'deki programın analizini yapalım;

soru1: kemal derviş'in ekonomi programını mı devam ettirdiniz?
ali babacan: "aklın yolu bir. istişare ile ortak akılla bilim temelinde bir plan yaparsanız , program yaparsanız ve bunu uygulayabilirseniz iyi sonuçlar alırsınız. yani, iki kere iki dört eder kadar basit konular. ya da ben en azından ben on üç yıldır bu konularla ilgilendiğim için bana basit geliyor. öyle ki türkiye'nin asıl son yirmi yılının en önemli reform süreci 1999'da helsinki süreciyle başlıyor. bu program kısa bir süre sonra patlıyor. dediğiniz gibi sayın derviş geliyor türkiye'ye. o da iyi şeyler yapmaya çalışıyor fakat uygulama konusunda sıkıntı çıkıyor. sayın derviş 2002 yılında erken seçim lazım diyor, çünkü biz bu programı uygulayamıyoruz. ekonomi programını kağıt üzerinde yazmaktan kolay bişey yok. asıl onu uygulamak çok zor. uygulayabilmek için türkiye'yi çok iyi tanımak gerekiyor, türkiye'nin ekonomik kodlarını iyi anlamak gerekiyor, türkiye'deki toplumsal davranış patternlerini -kalıplarını- iyi bilmek gerekiyor.esnafımızın çiftçimizin neye göre nasıl karar verdiğini, vatandaşlarımızın ekonomiden ne anladığını çok iyi bilmek gerekiyor. dolayısıyla, türkiye'de uygulanabilir bir ekonomik program gerekiyor öncelikle. biz onu yaptık. 2001'de siyasete girdim ve biz bir ekonomik program hazırladık. bu programı londra'da, new york'ta, boston'da dünya'nın önemli finans merkezlerinde seçimlerden önce gittik anlattık. biz (şimdi) yeni parti kurduk, eğer seçilirsek bu programı uygulayacağız. bu ekonomi programında kemal derviş döneminde uygulanmaya çalışılan ekonomi programındaki iyi unsurları aldık, yanlış kısımları kenarda bıraktık. şunu yaptık çok şükür, o dönemde ne dediysek uygulayabildik. 2002-2007 arası türkiye'nin olağan üstü hızlı kalkınma dönemi oldu. türkiye tarihindeki en başarılı dönem bu dönem oldu. "

yani şöyle diyor: biz kemal derviş'in ekonomi programını türkiye coğrafyasında ve toplumunda uygulanabilir bulmadık, yeni bir ekonomik program yaptık. bunu da batı'daki büyük finans kuruluşlarıyla konuştuk.

ali babacan 2002 - 2008 yıllarını kapsayan dolar kuru ve ihracat grafiği gösteriyor. dolar kuru 1.51 tl'den 1.29 tl'ye gerilerken ihracat 36 milyar dolar'dan 132 milyar dolara çıkmış. pardon da bu sizin başarınız değil ali babacan. bakın çin, kendi para birimi olan yuan'ın değerini düşürmek için çin merkez bankası 81 milyar dolar alım yapmış. 2003 yılında çin merkez bankasının dolar rezervi 206.7 milyar dolar iken, 2004`te 610 milyar dolara yükseldi. bigpara haber. ihracat konusuna gelirsek: (gbkz: çin
, türkiye`nin bir yılda yaptığı toplam ihracata sadece 25 günde ulaşıyordu. 2009 yılında ise çin merkez bankasının döviz rezervi 2 trilyon doları geçti bigpara haber.

2001 krizinin ardından akp'nin iktidara geldiği 2002 yılında tcmb'nin doviz rezervi 27,6 milyar dolardı. 2008 yılına 71.6 milyar dolar rezervle girdi. yani ali babacan döneminde ihracat artarken türk lirasının değeri de arttı. ama çin, yuan'ın değerini korumak için piyasadan dolar toplarken ali babacan yönetimindeki devlet ekonomisi türkiye cumhuriyeti'ni ekonomik krizlere karşı savunmasız bıraktı. ali babacan döneminde enflasyon %13.2'dir. berat albayrak'tan sonra 2000 yılından sonraki en yüksek enflasyon ali babacan dönemindedir.
yani ali babacan döneminde dolar kuru düşüktü çünkü halka enflasyon üzerinde faiz veriyordu. halk dolar almak yerine mevduata para yatırıyordu. ali babacan sayesinde yüz binlerce milyoner türedi. çevremdeki herkes parasını mevduata koyup faizini yiyordu. herkes mutluydu. ihracat yapabildiğimiz için ithalat da oluyordu. cep telefonu, bilgisayar, parfüm gibi lüks tüketim mallarını ithal ediyorduk karşılığında dünya'ya ne satıyorduk peki? ham maddesini ithal ettiğimiz yarı mamul çelik, alüminyum, petrokimya ürünleri, tekstil ürünleri, çimento, buğday, saman vb. yani katma değeri düşük üretimli mallar. ali babacan ihracat grafiğine bir de katma değer grafiği eklerse façası çizilir.

alın bu da hazine'nin borçlanma faizi tablosu; borçlanma faizi verisi
ali babacan döneminde hazine yüksek faizle borçlanmış. kime borçlandı ?? "dünyanın en büyük finans şirketlerine" öve öve bitiremediği londra borsasına, new york wall street'e, boston'a

ali babacan hiç kusura bakmasın övülecek tarafı yok. çin bile ekonomik krizi görüp merkez bankasında 2 trilyon dolar rezerv biriktirmiş, 200 tonun üzerinde altın rezervi biriktirmiş. ali babacan napmış? gelen parayı fazile halka dağıtmış. akp'nin bu kadar sevilmesinin sebebi budur işte. herkesi faize alıştırdılar sonra gemi batınca nas var nas diyerek faize savaş açtılar.

ali babacan, recep tayyip erdoğan'ın tahtının altına saatli bomba koydu. 2008-2012 ekonomik krizi teğet geçti ama merkez bankası rezervlerini artırmak yerine halkı faize alıştırdıkları için pandemi döneminde kazığı yedik.

ekonomide altın kuraldır: halkını asla kolay paraya alıştırma.
devamını gör...

(bkz: ama bu beni üzer gençler)
(bkz: hele söyleyin canlarımmm bu modlar size ne etti)

--- alıntı ---
bakın benim parolam sevgidir ama ben şiddeti de yerine göre bir enstrüman olarak kullanırım.
--- alıntı ---
devamını gör...

#950668 tekrar değil yeni singlelar grammyler bekliyoruz. haydi jünyor portakallar.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bize gelsene. aynen, pul koleksiyonuma falan bakarız.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim