ilginç etimolojik bağlantılar
ingilizcede, latincede "s" ekinin çoğul anlam vermesine benzer bir işlev türkçede de "z" ekiyle görülüyor. siz, biz, göz, omuz, diz sözcüklerinin sonunun z harfiyle bitmesi bu sebepten. tarihin eski dönemlerinde latince ve türkçenin aynı kaynaktan kökler aldığı düşünülüyormuş.
devamını gör...
yolda yürürken yapılmaması gerekenler
yolun ortasında, eğilip ayakkabı bağlamayın.
devamını gör...
internetin ücretsiz olması gerekliliği
internet ekmek su gibi temel bir ihtiyaçtır. ülkecek artık interneti ücretsiz, hızını ücretli yapmak elzemden ziyade zorunluluktur. hangi cağda yaşıyoruz. internete erismek nimet olmaktan ziyade olağan bir hal alması gerekmektedir.
devamını gör...
800 tanım girdikten sonra yazmayı bırakan yazar
donanım haber ölücüsü olması kuvvetle muhtemel olan yazardır.
kitabı aldıktan sonra forum da satma ihtimali yüksektir.*
kitabı aldıktan sonra forum da satma ihtimali yüksektir.*
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
an itibariyle çalan parçayla kendime geldiğim yayın...
teşekkür ediyorum bu parçayı seçen kişiye*.
teşekkür ediyorum bu parçayı seçen kişiye*.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şu an ihtiyacı olan şey
suan biri sarılsa ne iyi olurdu gercekten..
devamını gör...
mizah anlayışını birkaç cümle ile anlat
anlatamam ama gösterebilirim.
devamını gör...
giordano bruno
giardano bruno (1548-1600), italyan filozof, gökbilimci ve okültist.

(yakıldığı meydana dikilen heykeli)
soylu bir ailede doğmuş, iyi bir eğitim almış, çocukluğundan itibaren o zamanlar yasaklı olan kitapları okumuş ve üzerlerine düşünmekten, fikir üretmekten çekinmemiştir.
hristiyanlık dahil her şeyi sorguladığı ve hatta yanlış bulduğunu ifade ettiği için kiliseyle arası tüm yaşamı boyunca bozuk olmuştur. gittiği her yerde sapkın olarak yaftalanıp sürekli yer değiştirmek zorunda kalmıştır. bu gezginliğin brunonun fikir dünyasına ayrı bir renk kattığını düşünmekteyim.
kiliseyle çatışmasının temelinde aristonun evren modelini (birbirinin içine geçmiş kürelerin merkezindeki küre dünyadır, evren dünyanın çevresinde şekillenir) reddedip kopernik destekçisi olması (evren bizimki gibi pek çok güneş sisteminden oluşmaktadır ve merkezinde dünya münya yoktur), hristiyanlık hakkında meryemin bekaretine varan sorgulamaları vardır. kafasına çivi gibi çakılmak istenen onca düşünceyi elinin tersiyle kenara itip kendi fikirlerini üretme cesaretini göstermiştir.
fikirleri, yayınlatmaya çalıştığı bilimsel eserleri, hayat görüşü ve kiliseye karşı duruşuyla maalesef uzun bir yaşamı olamamış, soylu sınıfından ters düştüğü bir gammaz tarafından kiliseye teslim edilmiş, yargılanıp dilinden çiviyle asılarak canlı canlı yakılmıştır.
kendisi hakkında günümüzde "bilim şehidi ühühühü" romantizmi yapılsa da düşüncelerinin tamamıyla bilimsel olmadığı, doğaüstü şeylere düşkünlüğüyle de bilindiği sadece bunlar kilisenin dayatmalarıyla çeliştiği için dışlandığını belirtmek gerekir.
kendisi illa övülerek göklere çıkartılacaksa bu yarı-bilimsel, yer yer fantastik olan düşünceleri yüzünden değil; döneminin tüm baskılarına rağmen kafasını dik tutup bu düşüncelerini cesurca haykırması yüzünden olmalıdır. kendisi bir bilim şehidi değil "bizden olmayan herkes ölsün" fikrinin kurbanıdır. ölümü gereksizce romantize edilmemeli, medeniyetin ne aşamalardan geçerek bu noktaya taşındığı (bazı coğrafyalarda hala bunun için uğraş verildiği) her daim hatırda tutulmalıdır.
son olarak, bu inatçı duruşuyla bilim tarihindeki klasik bir tartışmaya da konu olmuştur: galileo mu bruno mu? buradaki ikilemin temelinde yatan şudur: bruno gibi fikirlerin uğruna ölmek mi, galileo gibi baskı halinde caymak (ya da -mış gibi yapmak) mı? aslında galileonun durumu bence bir istisna çünkü kiliseden idam değil ev hapsi cezası almıştı ve artık peşinde olmadığını söylediği çalışmalarını rahatça yürütmüştü. kendisinin bilime yaptığı katkılar da göz ardı edilecek boyutta değil elbette. yine de şimdiye dek brunonun izinden gittiğimi ve yaşamımı da bu şekilde sürdürmek istediğimi ancak galileo gibi olanlara da kendi gururlarını bir kenara bırakıp bilime hizmet etmek için eğilip büküldükleri için içten içe hayran olduğumu belirteyim.

(yakıldığı meydana dikilen heykeli)
soylu bir ailede doğmuş, iyi bir eğitim almış, çocukluğundan itibaren o zamanlar yasaklı olan kitapları okumuş ve üzerlerine düşünmekten, fikir üretmekten çekinmemiştir.
hristiyanlık dahil her şeyi sorguladığı ve hatta yanlış bulduğunu ifade ettiği için kiliseyle arası tüm yaşamı boyunca bozuk olmuştur. gittiği her yerde sapkın olarak yaftalanıp sürekli yer değiştirmek zorunda kalmıştır. bu gezginliğin brunonun fikir dünyasına ayrı bir renk kattığını düşünmekteyim.
kiliseyle çatışmasının temelinde aristonun evren modelini (birbirinin içine geçmiş kürelerin merkezindeki küre dünyadır, evren dünyanın çevresinde şekillenir) reddedip kopernik destekçisi olması (evren bizimki gibi pek çok güneş sisteminden oluşmaktadır ve merkezinde dünya münya yoktur), hristiyanlık hakkında meryemin bekaretine varan sorgulamaları vardır. kafasına çivi gibi çakılmak istenen onca düşünceyi elinin tersiyle kenara itip kendi fikirlerini üretme cesaretini göstermiştir.
fikirleri, yayınlatmaya çalıştığı bilimsel eserleri, hayat görüşü ve kiliseye karşı duruşuyla maalesef uzun bir yaşamı olamamış, soylu sınıfından ters düştüğü bir gammaz tarafından kiliseye teslim edilmiş, yargılanıp dilinden çiviyle asılarak canlı canlı yakılmıştır.
kendisi hakkında günümüzde "bilim şehidi ühühühü" romantizmi yapılsa da düşüncelerinin tamamıyla bilimsel olmadığı, doğaüstü şeylere düşkünlüğüyle de bilindiği sadece bunlar kilisenin dayatmalarıyla çeliştiği için dışlandığını belirtmek gerekir.
kendisi illa övülerek göklere çıkartılacaksa bu yarı-bilimsel, yer yer fantastik olan düşünceleri yüzünden değil; döneminin tüm baskılarına rağmen kafasını dik tutup bu düşüncelerini cesurca haykırması yüzünden olmalıdır. kendisi bir bilim şehidi değil "bizden olmayan herkes ölsün" fikrinin kurbanıdır. ölümü gereksizce romantize edilmemeli, medeniyetin ne aşamalardan geçerek bu noktaya taşındığı (bazı coğrafyalarda hala bunun için uğraş verildiği) her daim hatırda tutulmalıdır.
son olarak, bu inatçı duruşuyla bilim tarihindeki klasik bir tartışmaya da konu olmuştur: galileo mu bruno mu? buradaki ikilemin temelinde yatan şudur: bruno gibi fikirlerin uğruna ölmek mi, galileo gibi baskı halinde caymak (ya da -mış gibi yapmak) mı? aslında galileonun durumu bence bir istisna çünkü kiliseden idam değil ev hapsi cezası almıştı ve artık peşinde olmadığını söylediği çalışmalarını rahatça yürütmüştü. kendisinin bilime yaptığı katkılar da göz ardı edilecek boyutta değil elbette. yine de şimdiye dek brunonun izinden gittiğimi ve yaşamımı da bu şekilde sürdürmek istediğimi ancak galileo gibi olanlara da kendi gururlarını bir kenara bırakıp bilime hizmet etmek için eğilip büküldükleri için içten içe hayran olduğumu belirteyim.
devamını gör...
6 aralık 2020 istanbul'daki halk ekmek kuyruğu
kuyruk zaten yıllardır var da şimdi neden uzadı diye düşünmek lazım. ayrıca konunun imamoğlu ile zerre alakası da yoktur. insanlar işsiz, alım gücü yok, bir kuruşun hesabını yapar haldeler. bizi bu duruma sokanlara, iki kuruşa muhtaç edenlere çemkirin.
devamını gör...
en sevilen sagopa kajmer şarkısı
baytar
vasiyet
merhametine dön
avutsun bahaneler
366. gün
adamın her şarkısı kutsal kitap gibi.
vasiyet
merhametine dön
avutsun bahaneler
366. gün
adamın her şarkısı kutsal kitap gibi.
devamını gör...
burun
gogol'un anlayana çok şey ifade eden öyküsü. tabii ki o mesajı alabilmek için belli bir edebi birikime sahip olmak gerekir.
devamını gör...
normal sözlük'e veda
kendine iyi bak dost.
devamını gör...
normal sözlük hunidaşlar kulübü
eyluling mahlaslı kafa sözlük moderatörü, #1163414 no'lu tanımda deklare edildiği üzere kendisine takdim ettiğimiz ödülümüzü kabul etme inceliğini göstererek aramıza katılmıştır. kendisine hoşgeldin diyor, hunidaş ruhunu yaşatmasını ve bu ruhu sürdürmesini diliyoruz. kulübümüze güç katacağından hiçbir şüphem yoktur. bol hunili günler diliyorum kendisine.
devamını gör...
kadınların yakışıklı erkek yerine göbekli erkek tercihi
var ki yiyiyoruz dedikleri için.
devamını gör...
kimsenin sevmediği ama sizin sevdiğiniz şey
en pirelisinden, sokak hayvanları...
devamını gör...
cem adrian'ın şarkılarından alıntı
devamını gör...
kapıcı kızı feriha
her çöp atmaya çıkışımda büründüğüm dizi karakteri, emir neredesin emir.
devamını gör...
gece gece kokoreç yeme isteği
ansızın gelen bir istektir yakaladımı bırakmaz.
devamını gör...

