ters durum yöntemi
matematikte kullanılan temel ispat yöntemlerinden biridir. bu yöntem için örnek verelim:
karesi tek olan bir sayının, kendiside tektir diyelim ve bunu ispatlayalım. burada ters durumdan gideceğiz yani karesi çift olan bir sayının, kendisi de çifttir bunu ispatlamaya çalışacağız. sayıya x diyelim.
x=2k (bu sayı her şartta çifttir)
karesini alırsak x^2 = 4k^2 yapar.(^ işareti kare olarak okunacaktır, yani x kare=4k kare)
k^2 ister tek ister çift olsun, 4 ile çarparsanız mutlaka çift bir sayı elde edersiniz.
bu şekilde söylediğimizin tersini ispatlamış olduk ve dedik ki tersi doğruysa düzü de bizim dediğimiz gibidir.
(bkz: doğrudan ispat yöntemi)
(bkz: olmayana ergi yöntemi)
(bkz: tümevarım yöntemi)
karesi tek olan bir sayının, kendiside tektir diyelim ve bunu ispatlayalım. burada ters durumdan gideceğiz yani karesi çift olan bir sayının, kendisi de çifttir bunu ispatlamaya çalışacağız. sayıya x diyelim.
x=2k (bu sayı her şartta çifttir)
karesini alırsak x^2 = 4k^2 yapar.(^ işareti kare olarak okunacaktır, yani x kare=4k kare)
k^2 ister tek ister çift olsun, 4 ile çarparsanız mutlaka çift bir sayı elde edersiniz.
bu şekilde söylediğimizin tersini ispatlamış olduk ve dedik ki tersi doğruysa düzü de bizim dediğimiz gibidir.
(bkz: doğrudan ispat yöntemi)
(bkz: olmayana ergi yöntemi)
(bkz: tümevarım yöntemi)
devamını gör...
geceye bir söz bırak
"kombiyi kim kapattı?"
-anonim
şaka şaka...
"otobüs gelince atılan sigara gibi yarım sevmeyin insanları, ya sonuna kadar için ya da hiç yakmayın..."
-sadri alışık
-anonim
şaka şaka...
"otobüs gelince atılan sigara gibi yarım sevmeyin insanları, ya sonuna kadar için ya da hiç yakmayın..."
-sadri alışık
devamını gör...
kızların espri yapmayı becerememesi
katılmadığım başlıktır. en basit şekilde vereceğim örnek her gun sözlükte zibilyon tane yazardan komik ve sempatik olduğuma yönelik akın akın mesajlar alıyorum. özellikle bu gün mesaj kutum doldu doldu taştı. (bkz: 26 ocak 2021 kafa sözlüğün aşırı kasması).
devamını gör...
diyelim ki o bunu okuyor
saat 23:59 idi konuşuyorduk, saat 00:01 idi hâlâ konuşuyorduk, gülüyorduk büyük ihtimalle, çünkü biz yanyana iken çok gülüyoruz, çünkü biz yanyana iken çok güzel oluyoruz.
ama sen bir tık daha güzelsin bizden, o saat tam 00:00 iken yanımda olma çaba ve isteğini gördüğüm anda anladım bunu, bir kedi yavrusu gibiydin, karnı doymuş, yalanlara doymuş, sadece 3 gram yanyana olma hali için yanıma öylece kıvrılmıştın...
ve..
ve bir nedeni yok yalnızca öptüm.
ama sen bir tık daha güzelsin bizden, o saat tam 00:00 iken yanımda olma çaba ve isteğini gördüğüm anda anladım bunu, bir kedi yavrusu gibiydin, karnı doymuş, yalanlara doymuş, sadece 3 gram yanyana olma hali için yanıma öylece kıvrılmıştın...
ve..
ve bir nedeni yok yalnızca öptüm.
devamını gör...
ülke bu kadar kötü durumdayken chp'nin oyunun yüzde 20'yi geçmemesi
akp ye oy verenler neyi alkışladıklarını biliyormu sanıyorsunuz,
olan biteni anlasalar kafaları bassa oy verirlermi sanıyorsunuz,
o kadar vaadlerin iddiaların hiçbiri gerçekleşmiyor, kimsede sormuyor, çünkü zaten hiçbirşeyi anlamadan yaşıyorlar, ağaçtaki kuş, saksıdaki bitki gibiler...
esas sorun, bu beynini kullanmayı bilmeyen, çalışmaktan düşünmeye vakti olmayan, vakti olsa hali ve kapasitesi olmayan, maalesef bitkiden hayvandan hallice, hasbelkader doğmuş ve beyni doğduğu gibi kalmış, hayattan maximum beklentisi "nasıl" olduğu önemsiz, salt karın tokluğu ve barınma olan, ihtiyaç fazlası, kendilerine ve dolaylı olarak hepimize zararlı canlılardır, ve bunlar sürü halinde yada öbek öbek yaşadıkları için, hepsi aynı düşünür, aynı şeyi yer, giyer, seçer vs.
olan biteni anlasalar kafaları bassa oy verirlermi sanıyorsunuz,
o kadar vaadlerin iddiaların hiçbiri gerçekleşmiyor, kimsede sormuyor, çünkü zaten hiçbirşeyi anlamadan yaşıyorlar, ağaçtaki kuş, saksıdaki bitki gibiler...
esas sorun, bu beynini kullanmayı bilmeyen, çalışmaktan düşünmeye vakti olmayan, vakti olsa hali ve kapasitesi olmayan, maalesef bitkiden hayvandan hallice, hasbelkader doğmuş ve beyni doğduğu gibi kalmış, hayattan maximum beklentisi "nasıl" olduğu önemsiz, salt karın tokluğu ve barınma olan, ihtiyaç fazlası, kendilerine ve dolaylı olarak hepimize zararlı canlılardır, ve bunlar sürü halinde yada öbek öbek yaşadıkları için, hepsi aynı düşünür, aynı şeyi yer, giyer, seçer vs.
devamını gör...
miko
kişisel tarihimin oğlakbaşı.
biz, üç benzemezin, hem gerçek hem metaforik anlamda mutfak köşesi, simyacısı. anaçlığıyla açı toku, sevdiği herkesi toplasın bir masanın etrafına, katsın, çırpsın, yoğursun, pişirsin, beslesin, doyursun, kimse aç kalmasın, herkese afiyet olsun ister.
bunca yıldır iki aynamdan biri diye bakarım, sevdiği birinin afiyette olmaması kadar büyük hüzün ve korku görmedim yüzünde daha.
çiğlik karşısında saman alevi gibi parlaması bile karşısındaki pişip olgunlaşsın diyedir mutlaka. çünkü güzel bakar, sevilmeyi öğrenememiş olan bazılarının kendini haddinden fazla güzel sanmasına sebep olacak kadar güzel bakar miko.
sevdikleri için sadece balık tutmaz, aynı zamanda balık tutmayı öğretir de.
tam bir sözlük gurusudur mesela. yedi yirmi dört bitmeyen tüm sorularımı -saçmalayıp yanlış sorduğum abuk soruları bile sabuk bir şekilde doğru anlayarak- cevaplar. sabırla öğretir, cesaret verir.
çok güzel şarkı söyler. güzel şarkı söyleyenler ikiye ayrılır. şarkı söylerken herkesi susturup sesiyle diğer tüm sesleri dövenler, bir de aşkı içinden taşıp tuhaf bir telepatiyle herkesi eşliğe meşke davet edenler. hah miko hep ikincisi işte…
sarhoşluğu çok komik ve aşırı sevimlidir. sarhoş olup sızmışsa uyandırıldığında müzik kutusuna dönüşebilir. kafasını koyduğu kanepenin sol başından yavaşça doğrulup yastığına sarılıp sağ başına doğru yeniden devrilmek üzere bir yay çizerken, uykuyla uyanıklık arasında bir yerden size şarkılar söyleyerek sövebilir.
“yola çıkan kişinin tek yardımcısı, yolu, yanında, onunla birlikte yürüyendir–yoldaştır..yol üstünde tek yardım yolu, yürümektir.” der oruç aruoba. birlikte yola çıktığım, yol gittiğim, yol yürüdüğüm, birlikte düştüğüm, birlikte gülmekten kalkamadığım, düştük mü kalkamayışlarımız olacaksa bir tek gülmekten olacağını bildiğim, ‘biz varken bize bir şey olmaz üçgeni’min mutfak köşesi yoldaşım.
biz, üç benzemezin, hem gerçek hem metaforik anlamda mutfak köşesi, simyacısı. anaçlığıyla açı toku, sevdiği herkesi toplasın bir masanın etrafına, katsın, çırpsın, yoğursun, pişirsin, beslesin, doyursun, kimse aç kalmasın, herkese afiyet olsun ister.
bunca yıldır iki aynamdan biri diye bakarım, sevdiği birinin afiyette olmaması kadar büyük hüzün ve korku görmedim yüzünde daha.
çiğlik karşısında saman alevi gibi parlaması bile karşısındaki pişip olgunlaşsın diyedir mutlaka. çünkü güzel bakar, sevilmeyi öğrenememiş olan bazılarının kendini haddinden fazla güzel sanmasına sebep olacak kadar güzel bakar miko.
sevdikleri için sadece balık tutmaz, aynı zamanda balık tutmayı öğretir de.
tam bir sözlük gurusudur mesela. yedi yirmi dört bitmeyen tüm sorularımı -saçmalayıp yanlış sorduğum abuk soruları bile sabuk bir şekilde doğru anlayarak- cevaplar. sabırla öğretir, cesaret verir.
çok güzel şarkı söyler. güzel şarkı söyleyenler ikiye ayrılır. şarkı söylerken herkesi susturup sesiyle diğer tüm sesleri dövenler, bir de aşkı içinden taşıp tuhaf bir telepatiyle herkesi eşliğe meşke davet edenler. hah miko hep ikincisi işte…
sarhoşluğu çok komik ve aşırı sevimlidir. sarhoş olup sızmışsa uyandırıldığında müzik kutusuna dönüşebilir. kafasını koyduğu kanepenin sol başından yavaşça doğrulup yastığına sarılıp sağ başına doğru yeniden devrilmek üzere bir yay çizerken, uykuyla uyanıklık arasında bir yerden size şarkılar söyleyerek sövebilir.
“yola çıkan kişinin tek yardımcısı, yolu, yanında, onunla birlikte yürüyendir–yoldaştır..yol üstünde tek yardım yolu, yürümektir.” der oruç aruoba. birlikte yola çıktığım, yol gittiğim, yol yürüdüğüm, birlikte düştüğüm, birlikte gülmekten kalkamadığım, düştük mü kalkamayışlarımız olacaksa bir tek gülmekten olacağını bildiğim, ‘biz varken bize bir şey olmaz üçgeni’min mutfak köşesi yoldaşım.
devamını gör...
ekşi sözlük seri entry silme eklentisi
bu başlığı ekşi sözlüğe açman gerekirdi, bundan bize ne.
devamını gör...
kafa sözlük diye bir yer varmış üye olucam lan
süresiz uzaklaştırıldığını farkettiğimde çok üzüldüğüm, pratik zekası ve güldüren kurguları ile uzun uzadıya yazdığı her tanımı zevkle okutan, geri dönmesi ve cezasının kalkması halinde çok sevineceğim yazardır.
devamını gör...
30 yaşından sonra enstrüman çalmayı öğrenmek
imkânsız gelmesin. ben de öyle zannederdim. doktora tezi+pandemi+iş yoğunluğumda çıldırmak üzereyken evde duran klasik gitarımı tek bir nota bilgim olmadan internet üzerinden öğrenmeye başladım. mükemmel mi çalacağım elbette hayır. ama kendimi harika hissediyorum. şimdiden çav bellayı bile çalabiliyorum ezbere. bu mutluluk bana yeter.
devamını gör...
30 mart 2021 askeri okullardan atatürk devrimleri bölümünün kaldırılması
yalnızca atatürk'ün adı ve icraatları silinmemiş, aynı zamanda birkaç önemli ifade* ve "cumhuriyetin temel nitelikleri"nin sıralandığı bölüm de kaldırılmış. ilgili bölüm türkiye cumhuriyeti'nin temel niteliklerini şöyle sıralıyormuş: "demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti niteliği."
oysaki, 15 temmuz 2016 darbe girişimi konusunda, (atatürk'ün adı kullanılarak da olsa) bizzat atatürk'e ve ilke ve inkılaplarına karşı yapılan, askeri darbe niteliğiyle antidemokratik ve gerçekleştiren kesimin dünya görüşü dolayısıyla antilaik kimliği ayan beyan ortada olan bir girişimi bertaraf ettiğimiz için övünmüyor muyduk? ordunun içerisindeki bu ve bunlar gibi olası grupların devletimiz için en büyük iç tehdidi teşkil ettiğini anlamamız gerekmez miydi? ordunun siyasetten ve dinden bağımsız olması gerektiğini, zira içerisinde bulunabilecek mevzubahis iki kuruma sapkınlık derecesinde bağlı kişiler tarafından gücünün kötüye kullanılabileceğini düşünemez miydik?
olaya bu boyutuyla bakıldığında, işbu düzenleme kocaman bir ikiyüzlülükten başka bir şey değil. düşünen ve uygulamaya koyanları teker teker tebrik etmek gerek, zira herhâlde bu kadar akılsızca davranılabilirdi: "15 temmuz'u bütün benliğimizle lanetliyoruz ama yenilerini yapmak isteyenlere karşı kapıları ardına kadar açıyoruz."
ama yine de bütün bunlara şaşırmıyor, yadırgamıyorum. iktidar partisinin, başındaki zatın ve diğer mensuplarının atatürk'e karşı güttüğü aşağılık kompleksi de, yıllardır yürüttükleri asılsız kara propaganda, itibarsızlaştırma ve önemsizleştirme faaliyetleri de zaten bilindik şeyler. ben asıl daha birkaç yıl önceye kadar milliyetçiliğiyle, atatürkçülüğüyle ve cumhuriyetin temel değerlerine duyduğu saygıyla övünen milliyetçi hareket partisi ve başındaki bozkurt bozuntusunun tavrını çok merak ediyorum. acaba azcık bile olsa dövünüyorlar mıdır?
oysaki, 15 temmuz 2016 darbe girişimi konusunda, (atatürk'ün adı kullanılarak da olsa) bizzat atatürk'e ve ilke ve inkılaplarına karşı yapılan, askeri darbe niteliğiyle antidemokratik ve gerçekleştiren kesimin dünya görüşü dolayısıyla antilaik kimliği ayan beyan ortada olan bir girişimi bertaraf ettiğimiz için övünmüyor muyduk? ordunun içerisindeki bu ve bunlar gibi olası grupların devletimiz için en büyük iç tehdidi teşkil ettiğini anlamamız gerekmez miydi? ordunun siyasetten ve dinden bağımsız olması gerektiğini, zira içerisinde bulunabilecek mevzubahis iki kuruma sapkınlık derecesinde bağlı kişiler tarafından gücünün kötüye kullanılabileceğini düşünemez miydik?
olaya bu boyutuyla bakıldığında, işbu düzenleme kocaman bir ikiyüzlülükten başka bir şey değil. düşünen ve uygulamaya koyanları teker teker tebrik etmek gerek, zira herhâlde bu kadar akılsızca davranılabilirdi: "15 temmuz'u bütün benliğimizle lanetliyoruz ama yenilerini yapmak isteyenlere karşı kapıları ardına kadar açıyoruz."
ama yine de bütün bunlara şaşırmıyor, yadırgamıyorum. iktidar partisinin, başındaki zatın ve diğer mensuplarının atatürk'e karşı güttüğü aşağılık kompleksi de, yıllardır yürüttükleri asılsız kara propaganda, itibarsızlaştırma ve önemsizleştirme faaliyetleri de zaten bilindik şeyler. ben asıl daha birkaç yıl önceye kadar milliyetçiliğiyle, atatürkçülüğüyle ve cumhuriyetin temel değerlerine duyduğu saygıyla övünen milliyetçi hareket partisi ve başındaki bozkurt bozuntusunun tavrını çok merak ediyorum. acaba azcık bile olsa dövünüyorlar mıdır?
devamını gör...
kadir mısıroğlu
çaycım yapmam.
devamını gör...
hasan can kaya
bunu seven birisi eğer arkadaşınız ise onu aşağılayın emin olun sizi daha çok sevecektir
devamını gör...
birinci dünya savaşı
1914 ile 1918 yılları arasında itilaf-ittifak devletlerince yapılmış savaştır.
göstermelik sebebi: avs-mac imp veliahtı ferdinandın bir sırp milliyetçisi tarafından öldürülmesi.
asıl sebep: petrol, ham madde. güç. para. aç gözlülük...
göstermelik sebebi: avs-mac imp veliahtı ferdinandın bir sırp milliyetçisi tarafından öldürülmesi.
asıl sebep: petrol, ham madde. güç. para. aç gözlülük...
devamını gör...
yazarların en sevdiği atasözü
olsayı bulsaya vermişler,hiç doğmuş...
devamını gör...
frank weston benson
çoğu zaman frank w. benson olarak anılan 1862 - 1951 yılları arasında yaşamış amerikalı izlenimci ressam.
resme ilgisinin evde küçük bir odada kendi kendine resim yaparak zaman geçiren annesinden geldiği söylenir.
hem amerika'da hem de avrupa'da resim üzerine iyi eğitimler almıştır. eğitimi bittikten sonra da bir süre eğitmenlik yapmıştır.
ününü gerçekçi portreleriyle elde etmiştir. en çok ilham aldığı iki ressam olarak johannes vermeer ve diego velazquez gösterilir. elbette ki bir izlenimci olarak claude monet'den de epey etkilenmiştir. benson'ın resimlerindeki fırça darbeleri ve stili monet'yi çokça hatırlatır.
zamanında yeni ortaya çıkmakta olan kübizm, dışavurumculuk, fovizm gibi akımlardan etkilenmemiş ve her zaman bir amerikan izlenimcisi olarak kalmıştır.
benson, hem son derece başarılı bir sanatçı hem de museum of fine arts'ın yöneticisi olarak boston'ın sanat sahnesinde kilit bir figürdü. 1914'te altı kişiyle birlikte the guild of boston artists'i kurdu. çalışmalarını boston dışında sergilemekte zorlanan yerel sanatçıları desteklemek için açılan the guild of boston artists'te 13 yıl başkanlık yaptı. avrupa'nın tarihi loncalarını örnek alan kuruluş, destekleyici bir ortamda yüksek profesyonel standartlara sahipti. newbury galerilerinde, tüm üyelerin yıllık eserleri, sanatçıların bireysel çalışmalarını vurgulayan iki haftalık tek kişilik şovlarla sergilendi.
sketch for a mural

canadian geese

summer

the benson family at wooster farm
resme ilgisinin evde küçük bir odada kendi kendine resim yaparak zaman geçiren annesinden geldiği söylenir.
hem amerika'da hem de avrupa'da resim üzerine iyi eğitimler almıştır. eğitimi bittikten sonra da bir süre eğitmenlik yapmıştır.
ününü gerçekçi portreleriyle elde etmiştir. en çok ilham aldığı iki ressam olarak johannes vermeer ve diego velazquez gösterilir. elbette ki bir izlenimci olarak claude monet'den de epey etkilenmiştir. benson'ın resimlerindeki fırça darbeleri ve stili monet'yi çokça hatırlatır.
zamanında yeni ortaya çıkmakta olan kübizm, dışavurumculuk, fovizm gibi akımlardan etkilenmemiş ve her zaman bir amerikan izlenimcisi olarak kalmıştır.
benson, hem son derece başarılı bir sanatçı hem de museum of fine arts'ın yöneticisi olarak boston'ın sanat sahnesinde kilit bir figürdü. 1914'te altı kişiyle birlikte the guild of boston artists'i kurdu. çalışmalarını boston dışında sergilemekte zorlanan yerel sanatçıları desteklemek için açılan the guild of boston artists'te 13 yıl başkanlık yaptı. avrupa'nın tarihi loncalarını örnek alan kuruluş, destekleyici bir ortamda yüksek profesyonel standartlara sahipti. newbury galerilerinde, tüm üyelerin yıllık eserleri, sanatçıların bireysel çalışmalarını vurgulayan iki haftalık tek kişilik şovlarla sergilendi.
sketch for a mural

canadian geese

summer

the benson family at wooster farm
devamını gör...




