divan edebiyatında beş dizelik bentlerden oluşan bir musammat türüdür.
her bendin ilk dört dizesi kendi arasında kafiyelidir. beşinci mısralar ise birbirleriyle uyaklıdır.
“mef’ûlü / mefa’îlün / faûlün" gibi aruzun belirli kalıbıyla yazılan tardiyeye tard u rekib de denir.
lise edebiyat derslerinden hatırlayacağımız üzere divan şiirinde tardiyenin en güzel örneklerini şeyh galip vermiştir.

hüsn-ü aşk isimli eserinde aşk, kalb şehri yolculuğunda bir sihirbazın büyüsü ile bir kuyuya düşmüştür. hüsn’den haber getiren sühan isimli ihtiyarı görünce
“mansur gibi (enelhak dediği için asılan mutasavvıf) darağacının üstüne çıktım. feryadım, israfil suru ile okunan bir ezan sesi gibidir. gam, boğazımı, boğum boğum olan bir ney haline getirdi. etrafımı belâ ordusu sardı. o padişahtan bir haber gelmeyecek mi” diye yakınmış ve
"hoş geldin eyâ berîd-i cânân
bahşet bana bir nüvîd-i cânân
cân ola fedâ-yı iyd-i cânân
bî-sûd ola mı ümîd-i cânân
yârin bize bir selâmı yok mu

ey hızr-ı fütâdegân söyle
bu sırrı idüp ıyân söyle
ol sen bana tercemân söyle
ketm etme yegân yegân söyle
gâm defterinin tamâmı yok mu

yâ rabb ne intizârdır bu
geçmez nice rûzgârdır bu
hep gussa vü hârhârdır bu
duysam ki ne şîve-kârdır bu
vuslat gibi bir merâmı yok mu

çıkdım ser-i dâra hem-çü mansûr
âvâzım ezân-ı nefha-i sûr
gal kıldı gülûmu şâh u mansûr
oldum sipeh-i belâya mahsûr
ol pâdişehin peyâmı yok mu

kâm aldı bu çarhdan gedâlar
ferdâlara kaldı âşinalar
durmaz mı o ahdler vefâlar
geçmez mi bu etdiğim duâlar
hâl-i dilin intizâmı yok mu

dil hayret-i gâmla lâl kaldı
gâlib gibi bî-mecâl kaldı
gönderdiğim arz-ı hâl kaldı
el’an bir ihtimâl kaldı
insâfın o yerde nâmı yok mu" demiştir.

günümüz türkçesi ile…
hoş geldin, ey habercisi cananın
gel de ver müjdesini cananın
bayramına canım feda cananın
ümidinde yok mu fayda cananın
yarin bize bir selamı yok mu

ey düşkünlerin hızır'ı, söyle
apaçık eyle bu sırrı, söyle
halime sen ol tercüman, söyle
teker teker saklamadan söyle
gam defterinin tamamı yok mu

nasıl bir bekleyiş, ya rahman bu
hiç geçmez mi, nasıl bir zaman bu
duydum düşkünlüğünü naza bunun
verdiği hep sıkıntı eza bunun
kavuşmak gibi bir meramı yok mu

keyf aldı talihden dilenenler
yarına kaldı iyi bilinenler
nerede o ahdler, o vefalar
geçmez mi bu ettiğim dualar
gönül halinin intizamı yok mu

gamla şaşkın gönül dilsiz kaldı
galip gibi mecalsiz kaldı
gönderdiğim arzıhal kaldı
şimdi bir tek ihtimal kaldı
insafın o yerde namı yok mu. hüsn-ü aşk eserini okurken bu beyitler alır götürür bizi farklı diyarlara...

şeyh galip’in şu tardiyesi de güzeldir .



yek nazrada kıldın ey yüzü gül
ayînemi âftâbe-i mül
geçti bana neş'e-i tegafül
hem eyle hem eyleme tenezzül
dil hânesi câ-yi işretindir

bir şu'lesi var ki şem'-i cânın
fânûsuna sığmaz âsmânın
bu sîne-i berk-âşiyânın
sînâ dahi görmemiş nişânın
efrûhte-i inâyetindir

şehbâl-i dil oldu evc-pervâz
kim sayd-i hümâya eyleyüp nâz
zülfünde de olmaz âşiyan sâz
affeyle ki ey şeh-i felek-tâz
perverde-i dest-i himmetindir

bir âleme olmuşum ki vâsıl
şebnemleri mihr ile mukâbil
yok, pertev-i mihre anda hâil
nezdîk ü baîdi özge menzil
kim firkatin ayn-i vuslatındır

açıldı der-i harîm-i ma'nâ
bir sûret olur hezâr da'vâ
esrâr-i hafâ hep oldu peydâ
bildim ki bu cümle şûr ü gavgâ
gavgâyı sever bir âfetindir

ey arş-kemâl ü meh-sitâre
olmak nola düşmen-i nezâre
galib sana oldu pâre pâre
bir hâne-harâb imiş ne çâre
dâm-i reh-i mihr-i tal'atindir.

ey gül-i rana..! ömrün beş mevsimi var: aşk, hasret, yalnızlık, vuslat ve hüzün. sahi, sen hangi mevsimdesin? -” şeyh galip.

gül-i rana dışı sarı, içi kırmızı olan çok nadir rastlanan kıymetli bir güldür.
divan edebiyatında sarı taraf aşığın yüzünün sararıp solmasını, kırmızı taraf ise aşığın içinin kan ağlamasını anlatır. yüzünüz sararıp solmasın, içiniz kan ağlamasın...aşk mevsiminde ikinci bahar yaşayın. *
devamını gör...

orhan veli belediye' nin açtığı çukura düşüp akabinde geçirdiği beyin kanaması sonrası ölmüştür.
insan bir çukuru nasıl göremez anlayamıyorum.
36 yaş ne kadar genç üstelik.
sadık hidayet hava gazını açıp intihar etmiştir.
nilgün marmara yatak odasının 5. katından atlayarak yere çakılmıştır.
ernest hemingway ağzına doğrulttuğu av tüfeğiyle kendi kafasını uçurmuştur.
devamını gör...

muhtemelen şort giyen bir kızla ilişki yaşayamadığı için, içten içe şort giyen dişilere bilenmiş bir mağara adamı. o kız ona daha önceleri yaklaşıp merhaba dese bu hayvanlığı yapmazdı buna eminim.
devamını gör...

nicki ile bizi gülümseten, futbol konusundan başka nice konularda da bilgili olduğunu yazılarından açıkça görebildiğimiz nadide sözlük yazarı. profilini ziyaret ettikten sonra nickinin yanına tik attığım yazarlardan biridir. varlığı daim olsun.
devamını gör...

perge ve side antik kentlerinin gün ışığına çıkarılmasında önemli katkılar sağlayan türkiye'nin ilk kadın arkeoloğu.
devamını gör...

alzheimer.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tarihin gördüğü en büyük çevre felaketlerinden biridir. denizin 1.5 km altından milyonlarca litre ham petrol suya karışıyor. her gün yüzlerce varil petrolün okyanusa akması ile o hayvancıkların simsiyah zifte bulanmasını izledik günlerce.
ne bitmez petrolmüş diyerek günlerce sövdüydük o zamanları...
haritada petrol altında kalan yerler verilmiştir. ''
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel''
''
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel''
''
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel''
devamını gör...

üstte faşistin teki suçu hdp'ye atmış ve "ortalığı karıştırmayın hdp'yi kapatın" demiş.
bu tür ırkçı saldırılar bu örümcek beyinli, gerici zihniyetler tarafından organize edilip destekleniyor.
hdp'yi değil de önce binlerce saldırının gerçek failleri olan saray soytarısı mhp, ülkü ocakları ve osmanlı ocakları gibi nazi yuvalarını kapatın.
devamını gör...

halkı her zaman ateşle. asla soğumasına izin verme.
-hatalı olduğunu veya yanlış yaptığını asla kabul etme.
-asla rakibinin üstün bir yanı olduğunu kabul etme.
-asla kendinden başka bir seçeneğe hareket alanı bırakma.
-asla kabahat üstlenme.
-sadece bir rakibine odaklan ve kötü giden herşeyin suçunu onun üzerine yık.
-halk büyük yalanlara, küçük yalanlara göre daha çabuk inanır.
-bir yalanı yeteri sıklıkla tekrarlarsan, halk eninde sonunda ona inanır.

goebbels'in şiarıdır, çok tanıdık geldi değil mi? o da basın&yayına en başında el koyup onun sayesinde gerçekleştirebilmişti bunları. iyi ki o dönemdeki yahudiler kadar azınlıkta değiliz kendi ülkemizde...
devamını gör...

arkadaş olmayı bilmeyenlere söylenmez.
devamını gör...

mutlu günler vaat ediyor sana yıllar ömür boyu
devamını gör...

avusturya iktisat okulunun kurucuları içerisinde yer alan ekonomist ve siyaset bilimcisidir. bununla birlikte 1980lerle birlikte dünyada egemen olan neoliberal iktisat politikalarının şedit savunucusudur ve john maynard keynesle hararetli tartışmaları vardır.
devamını gör...

onlarca üst düzey yapımın çıktığı 2004 yılında çıkan half-life 2, görsel anlamda gerçek bir devrim niteliği taşıyan bir oyundu. pek az oyun aynı etkiyi verebilmiştir. valve, source engine ile çıtayı çok yükseltmişti. eskiden evde internet çok yaygın olmadığından ötürü, anca kasım 2004'te level dergisinin verdiği bir dvd'de bulunan e3 tanıtım videolarını izleyerek bilgim olmuştu yeni oyundan ve aynı videoyu ağzımın suyu aka aka kaç kez izledim, bilmiyorum.

oyun, özünde binbir türlü ayrıntıyla donatılmış. gözümüze çarpan görsel ayrıntıların yanı sıra, combine askerlerinin bize anlamsız gelen konuşmaları bile özenle yazılmış:



bu kanalda bulunan diğer videolardan da oyunla ilgili daha ilginç ayrıntılar öğrenebilirsiniz.

bu oyunla ilgili bir başka önemli özellik ise, günümüzde çıkan oyunlarda bile bu oyunda bulunan yüz ve dudak animasyonlarının bulunmamasıdır. bunu başarabilmek için de yüz kaslarının duyguları nasıl verdiğini araştıran bir psikoloğun* çalışmalarından yardım almış tasarımcı ken birdwell.

2005 yılında oynayabilmek için 3000 yeni türk lirasına masaüstü bilgisayar toplayıp 70 yeni türk lirasına da orijinal kutulusunu almıştım ve steam'le de tanışmama aracı olmuştu.
devamını gör...

terbiyeli insan gibisi yok.

nerde, kiminle ve nasıl konuşacağını bildiği gibi susacağı zamanı da biliyor. her sohbette kalitesini belli ediyor.

bi de terbiye görmemiş kesim var, taş çatlasa 3 dakika katlanabiliyorsun.

bunların da meslek, sosyal statü, zenginlik veya fakirlikle ilgisi yok. tamamen terbiye meselesi...
devamını gör...

sosyal medyada paylaşılan iyiliktir.
aşamaları şu şekildedir not alalım;
-iyilik sayılabilecek bir durum için vaziyet alınır.
-iyilik yapma aşaması her basamakta fotoğraflandırılır ki elimizde kanıt olsun.
-iyilik yapıldıktan sonra denize atılır, çünkü artık ona ihtiyaç kalmamıştır.
-iyilik fotoğrafları arasından en iyi olanlar seçilir.
-boy boy olacak şekilde hikayelerde ve akış gönderilerinde paylaşılarak "çok şükür bugün de iyilik yaptım" mesajı verilir.
-her mecrada paylaşılan fotoğraflarla vicdan rahat ettirilir.
-kapanış, dilek ve temenniler.
devamını gör...

eğer kedi veyahut köpek besliyorsanız, ve bu arkadaşlar ağızlarına sizin istemediğiniz bir şeyi aldılarsa, öyle kafalarına falan vurup incitmeyin yavrucakları, yazıktır.

zira kulakları çok hassas olur kedi ve köpeklerin, başını tutup şöyle kuvvetli bir şekilde kulağına üflerseniz ağzında tuttuğu şeyi şak diye bırakacaktır ağzından. denenmiştir ve kesinlikle işe yarıyor. belki birgün lazım olur.*
devamını gör...

'zaman ayırın"dersem çok mu klişe olur sanki? sizleri bilmem ama benim hak etmeyen hiç kimseye ayıracak kadar boş zamanım yoktur. eğer hak ediyorsa onun için zaman yaratmaya çalışırım. zaman gidipte geri gelmeyen insan hayatının en önemli şeylerindendir. o yüzden maddiyatla,tiple,bilmem işte sahip olduğunuz statütülerle; karşı tarafa belli ettirmeden ,kaş yapayım derken göz çıkarmayın. kaliteli bir insan ise ona ayırdığınız zamandan kendi değerini anlayacaktır. tabii ki istisnalar, zaman konusunda mevcuttur. bir de lütfen bir hata yapınca pişmanlığınızı belli ediniz. bu ister ailede ki bir birey olsun ister çevreden birileri. uğraşın en azından çabanızı görsün. değersizlik hissini üzerinden atıp pişkinlikte oscar'a koştuğunuzu düşünmesin. en azından ben öyle düşünebilirim. son olarak da insanlara uç olmayacak şekilde pozitif kelimelerle konuşun. arada olumlu emojilerde kullanın ki kendini iyi ve rahat hissedip samimiyet göstersin. bunları sadece kadınlara karşı değil bütün insanlığa ve dilsiz kullara (hayvanlara) hatta bitkilere karşı bile tatlı konuşursanız hisseder. hisseden her şey güzelleşir. hemen olmasa da mahkeme suratlı veya taş kalplilerde bile deneyimleyin ve sonucu görün. çok şey bildiğimden değil ama çoğunuz gibi deneyimlerden. naçizane tavsiyelerim.
öz. ne ekersen onu biçersin
devamını gör...

her canlının ihtiyaç duyduğunda kendi kendini tatmin etmesidir. basit ve etkili eylemdir. kimseye bakmayın ağzı olan konuşuyor, yapın.
devamını gör...

yüklenin.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim