hayatın anlamını açıklayan deli
mersinli cihangir: parayı konuşturdun mu insanlar da konuşur.
devamını gör...
zippodan çıkan elveda sesi
devamını gör...
örnek vatandaş'ın hakikaten örnek vatandaş olması
makbul vatandaştır.
devamını gör...
hafızadan çıkmayan reklam jingleları
"tut şunun ucunu döşeyelim abi" birine bir şey uzatırken söylüyorum arad.
devamını gör...
the bard's song
yüzüklerin efendisi ve hobbit serisinin hayranı olarak her dinlediğimde gözümün önüne elfleri, hobbitleri, cüceleri getiren efsane şarkı.
son bölümü de şöyledir: "these songs of hobbit, dwarves and men and elves / come close your eyes you can see them too"
bu arada şarkıya ismini veren bard, hobbit kitabında ejderha smaug'u öldüren karakterdir.
son bölümü de şöyledir: "these songs of hobbit, dwarves and men and elves / come close your eyes you can see them too"
bu arada şarkıya ismini veren bard, hobbit kitabında ejderha smaug'u öldüren karakterdir.
devamını gör...
açtığın başlığa girilen entrylerin hepsini oylamak
hoşgeldiniz buyurun buyurun geçin içeri edasıyla hareket eden yazardır.
içinden akıyor bu akşam maşallah diyordur.
içinden akıyor bu akşam maşallah diyordur.
devamını gör...
arka sokaklar klişeleri
adam pisliğin teki çıktı rıza baba
bana bak lan, konuş hemen yoksa kırarım kemiklerini ha
mesut'a sahip çıkın çocuklar onun yardıma ihtiyacı var.
bana bak lan, konuş hemen yoksa kırarım kemiklerini ha
mesut'a sahip çıkın çocuklar onun yardıma ihtiyacı var.
devamını gör...
boşanma aşamasındaki eşini çocukların gözleri önünde öldürmek
iç karartan haberlerden biri daha.
izmir’in bayındır ilçesinde, boşanma aşamasındaki eşinin kaldığı evi basan hüsnü tümen (31), iki çocuğunun gözü önünde eşi serap tümen’i(29), kayınvalidesi serpil palalı’yı (47) ve silah sesi üzerine yardıma gelen komşuları hamza kuzucuk’u (45) av tüfeğiyle vurarak öldürdü.
çocukları için tek gerçeğimsiniz yazmış baba kılıklı yaratık. sen o çocuklar için sadece bir katilsin artık. yardıma gidiyorsun öldürülüyorsun. vay arkadaş ya.
izmir’in bayındır ilçesinde, boşanma aşamasındaki eşinin kaldığı evi basan hüsnü tümen (31), iki çocuğunun gözü önünde eşi serap tümen’i(29), kayınvalidesi serpil palalı’yı (47) ve silah sesi üzerine yardıma gelen komşuları hamza kuzucuk’u (45) av tüfeğiyle vurarak öldürdü.
çocukları için tek gerçeğimsiniz yazmış baba kılıklı yaratık. sen o çocuklar için sadece bir katilsin artık. yardıma gidiyorsun öldürülüyorsun. vay arkadaş ya.
devamını gör...
hukuk okumak
tuğla misali kitapları başın altına yastık yapmaktır. buna rağmen yine de sürünmektir.
devamını gör...
sürü psikolojisi
çok tehlikeli bir durumdur.
bir şeyin popülaritesi arttıkça ona olan ilginin de artması olarak tanımlanabilir.
bir şeyin popülaritesi arttıkça ona olan ilginin de artması olarak tanımlanabilir.
devamını gör...
sınavda google açmak serbest diyen hoca
heveslenmeyin hemen. muhtemelen sorduğu soruları google'da bulamayacaksınız.
t: öğrencilerin dumur olmasına sebebiyet veren durum.
t: öğrencilerin dumur olmasına sebebiyet veren durum.
devamını gör...
normal sözlük entellerinin müthiş egosu
çok sakat var hacı abi. kendini tepeye koyuyor hepsi. çıkıyor dağın başına kartal bakışı yapıyor sözlüğe. her şeyin kendi istekleri doğrultusunda olmasını istiyor.. kimsiniz siz ya ahahah.
eli klavyede nasıl entel yazsam diye düşünüyor.. yazıyor siliyor devamlı.. istediği tonu bir türlü yakalayamıyor. bakıyor yazacak bir şeyi yok ona buna sallayıp ses çıkartıyor. boş bir tenekeden fazlası olamıyor sonra.. üzücü durumlar.
solun mutlaka kendi istekleri doğrultusunda tanım olsun, bilgi olsun, wikiden de ufak serpiştirdik mi 3 5 de anket başlığı tamamdır minvalinde olması gerekiyor, ciddiye alınıyor.. burası çok sıkıntı. egolar patlıyor istedikleri olmayınca, gidiliyor modlara ağlanıyor belki. millete özelden ayrıştırıcı mesajlar atıp tarafını seç deniyor. kendilerine bakmadan kamuoyu oluşturmaya çalışılıyor. değişik olaylar..
yahu bir dön bak kimim ben de.. iki satır eleştiri egolarını söndürüyor sonra. o fıss sesi en sevdiğim. kaldırılamıyor, aşırı tepkiler veriliyor. kimsenin kimseden bir üstünlüğü yok bilinmiyor. 3 5 hype la 100lerce like la, nickaltlarında olan yüzlerce sırtlanın laflarıyla bir 'şey' oluveriyorlar aniden.
çıkışlarında bir beis görmüyorlar sonra. haklı oldukları, yine entel sırtlanların pohpohlamasıyla kabul ediliyor kendince. 'işte ben buyum' deniyor gaza geliniyor. bütün hayat buraya kanalize ediliyor.. yok demeyin sayıları aşırı fazla bu tiplerin.. buraya sonunda zarar verecek olan da bu tipler.. tarih yanılmaz.
balık krakerimi açıp izliyorum ben de bu ego savaşlarını aşırı keyifli oluyor, yüzümde mona lisa gülmesi.
eli klavyede nasıl entel yazsam diye düşünüyor.. yazıyor siliyor devamlı.. istediği tonu bir türlü yakalayamıyor. bakıyor yazacak bir şeyi yok ona buna sallayıp ses çıkartıyor. boş bir tenekeden fazlası olamıyor sonra.. üzücü durumlar.
solun mutlaka kendi istekleri doğrultusunda tanım olsun, bilgi olsun, wikiden de ufak serpiştirdik mi 3 5 de anket başlığı tamamdır minvalinde olması gerekiyor, ciddiye alınıyor.. burası çok sıkıntı. egolar patlıyor istedikleri olmayınca, gidiliyor modlara ağlanıyor belki. millete özelden ayrıştırıcı mesajlar atıp tarafını seç deniyor. kendilerine bakmadan kamuoyu oluşturmaya çalışılıyor. değişik olaylar..
yahu bir dön bak kimim ben de.. iki satır eleştiri egolarını söndürüyor sonra. o fıss sesi en sevdiğim. kaldırılamıyor, aşırı tepkiler veriliyor. kimsenin kimseden bir üstünlüğü yok bilinmiyor. 3 5 hype la 100lerce like la, nickaltlarında olan yüzlerce sırtlanın laflarıyla bir 'şey' oluveriyorlar aniden.
çıkışlarında bir beis görmüyorlar sonra. haklı oldukları, yine entel sırtlanların pohpohlamasıyla kabul ediliyor kendince. 'işte ben buyum' deniyor gaza geliniyor. bütün hayat buraya kanalize ediliyor.. yok demeyin sayıları aşırı fazla bu tiplerin.. buraya sonunda zarar verecek olan da bu tipler.. tarih yanılmaz.
balık krakerimi açıp izliyorum ben de bu ego savaşlarını aşırı keyifli oluyor, yüzümde mona lisa gülmesi.
devamını gör...
16 yaşındaki çocuğa pitbulların saldırması
"köpekler rehabilite merkezine götürüldü."
insanların aklıyla alay edilen bir başka olayı konu alan başlık.
bu canavarları "rehabilite" falan edemezsiniz kardeşim. pitbull denen bu labaratuvar ucubelerinin doğasında var bu saldırganlık. bu cinse mensup bütün köpeklerin toplanıp itlaf edilmesi gerekiyor; hem de acilen. üretimleri ve beslenmeleri de bir an önce yasaklanıp ısrarla insan hayatını hiçe sayarak bu yasağı delenlere ağır cezai yaptırımlar uygulanmalı. cinayet amacıyla silah bulundurmaktan farkı yok çünkü bu şeyleri beslemenin.
ülkedeki iki ayaklı psikopat popülasyonu yetmiyormuş gibi bir de yine bu türden insanların beslediği bu yaratıklar ile uğraşıyoruz.
vice city'de yaşasam, can güvenliğimden daha emin olurdum herhalde. hatta orada bile başıboş köpek yok ya neyse.
"rehabilite" edilmesi gereken ise, bu ölüm makinelerini besleyen ruh hastalarıdır.
edit: ulan hâlâ şuraya gelip "diğiyi kirlitiyirsiniz, yişim ilinlirini yik idiyirsiniz." diye öten bir güruh var... neresi lan pitbull'un "doğal yaşam alanı"? söyleyin biz de bilelim. canavarımsı yapsı için kasten ve doğal olmayan yollarla üretilmiş bir canlıdan bahsediyoruz. bilmiyorsanız gidin araştırın ormana bırakılan o köpeklerin ekosistem için nasıl zararlar doğurduğunu.
bir de bu, sözde hayvan haklarını savunan tipler çıkıp diğer insanları aşağılıyor ya, ölüyorum cidden.
ayrıca, gerçek anlamda "gelişmiş" ve insan hayatına değer veren ülkelerde, başıboş ve tehlikeli köpekler için ne tür önlemlerin alındığı da artık herkesin bildiği bir şey.
sadece köpek dediğime de bakmayın, genel olarak sokakta başıboş hayvan göremezsiniz bu ülkelerde.
sonuç olarak bir pitbull bile ne dereceye kadar eğitilebilir bilmiyorum ama şundan eminim ki akıl tutulması yaşayan bu insan topluluğunu eğitmek kesinlikle mümkün değil.
olan da yine, köpek saldırısına uğrayan ve hiçbir suçu olmayan masum insanlara oluyor.
insanların aklıyla alay edilen bir başka olayı konu alan başlık.
bu canavarları "rehabilite" falan edemezsiniz kardeşim. pitbull denen bu labaratuvar ucubelerinin doğasında var bu saldırganlık. bu cinse mensup bütün köpeklerin toplanıp itlaf edilmesi gerekiyor; hem de acilen. üretimleri ve beslenmeleri de bir an önce yasaklanıp ısrarla insan hayatını hiçe sayarak bu yasağı delenlere ağır cezai yaptırımlar uygulanmalı. cinayet amacıyla silah bulundurmaktan farkı yok çünkü bu şeyleri beslemenin.
ülkedeki iki ayaklı psikopat popülasyonu yetmiyormuş gibi bir de yine bu türden insanların beslediği bu yaratıklar ile uğraşıyoruz.
vice city'de yaşasam, can güvenliğimden daha emin olurdum herhalde. hatta orada bile başıboş köpek yok ya neyse.
"rehabilite" edilmesi gereken ise, bu ölüm makinelerini besleyen ruh hastalarıdır.
edit: ulan hâlâ şuraya gelip "diğiyi kirlitiyirsiniz, yişim ilinlirini yik idiyirsiniz." diye öten bir güruh var... neresi lan pitbull'un "doğal yaşam alanı"? söyleyin biz de bilelim. canavarımsı yapsı için kasten ve doğal olmayan yollarla üretilmiş bir canlıdan bahsediyoruz. bilmiyorsanız gidin araştırın ormana bırakılan o köpeklerin ekosistem için nasıl zararlar doğurduğunu.
bir de bu, sözde hayvan haklarını savunan tipler çıkıp diğer insanları aşağılıyor ya, ölüyorum cidden.
ayrıca, gerçek anlamda "gelişmiş" ve insan hayatına değer veren ülkelerde, başıboş ve tehlikeli köpekler için ne tür önlemlerin alındığı da artık herkesin bildiği bir şey.
sadece köpek dediğime de bakmayın, genel olarak sokakta başıboş hayvan göremezsiniz bu ülkelerde.
sonuç olarak bir pitbull bile ne dereceye kadar eğitilebilir bilmiyorum ama şundan eminim ki akıl tutulması yaşayan bu insan topluluğunu eğitmek kesinlikle mümkün değil.
olan da yine, köpek saldırısına uğrayan ve hiçbir suçu olmayan masum insanlara oluyor.
devamını gör...
annelerin çöp diye attığı muhteşem şeyler
annem değil de babam atar bizde eşyaları daha çok. sony walkman ve onlarca kaset gitti. servet gitti servet.
devamını gör...
kuzey ege
türkiye'de en huzurlu tatili yapabileceğiniz bölgedir. muğla, antalya, aydın ve izmir gibi herkesin bildiği kalabalık yerlerde tatil yapmak yerine kuzey ege'de tatil yapmak çok daha iyidir, fiyat açısından nispeten uygundur.
devamını gör...
özgür irade

-evet ama bu konu hakkında konuşmadan önce özgür iradeyi tartışmalıyız, özgür iradeyi nasıl tanımlıyorsun?
-özgür irade şey değil mi, ben şu paketi şurdan alıp şuraya koymak istiyorum ve koyuyorum. al işte.
-ciddi olamazsın, özgür irade hakkında konuşulunca verilen ilk saçma örnek bu, şunu alır şuraya koyarım şeklinde çözülecek bir şey değil bu, ayrıca onu alıp oraya koymanı ben sağladım.
-nasıl yani ben kendim alıp oraya koydum ama.
-özgür irade mevzusunu açmakla senin bu klasik örneği vermeni sağladım. insanoğlunun en büyük yanılgılarından biridir özgür irade yanılsaması. araba süren bir robotla araba süren bir insanı karşılaştıralım. robot diğer araçlarla arasındaki mesafeyi hesaplar döneceği açıları hesaplar hızını ayarlar aynaları kontrol eder işlemcisi arkaplanda yüzlerce hesap kitap yapar. bunları yapabilmek için kodlanmıştır. insanda aynı şekilde çalışır araba sürerken sohbet edebiliyoruz ehliyet kursunda bir kaç pratikle kendimizi kodladık bir zaman sonra arabayı nasıl sürdüğümüzü bile farkedemiyoruz. belirli durumlarla karşılaşınca belirli tepkiler veriyoruz davranışlarımızın hiç biri özgün değil reflekslere dayalı bütün tercihlerimiz.
-yani beni manipüle mi ettin?
-isteyerek mi? hayır, seçimlerle alakalı konuşuyorduk ve doğru tespitler için tercihlerin kaynağını sorgulamayı teklif ettim böylece konu özgür iradeye geldi ve sen o saçma örneği verdin.
-sana göre özgür irade diye bir şey yok mu?
-elbette var ama bahsettiğin şekilde değil.
-anlat lütfen.
-zihnin kaşınıyor anlaşılan, şöyle düşünelim bir sinema salonundasın ve başkasının yazıp yönettiği bir film izliyorsun sinemada. bütün filmi baştan sona başrolün gözünden izliyorsun. öyleki kendini başroldekiyle özdeşleştirmişsin izlediğin şeyin senin hayatın olduğuna inanmışsın. yanında iki izleyici daha var bunlar sürekli olaylar hakkında farklı yorumlar yapıyor, filmdeki başrol iyi bir şey yaptığında yanındakilerden biri gururlanıyor diğeri bunu olması gereken sıradan bir şey olarak yorumluyor. özgür irade ise tam olarak burda gizli sen hangisinin yorumuna katılıyorsun. veya kötü bir şey yaptı başroldeki yanındakilerden biri haklı olduğunu düşünürken diğeri hatalı olduğunu düşünüp pişmanlık duyuyor, sen hangisini seçiyorsun. olay bundan ibaret. hayat izlediğin bir filmden ibaret sense başrolle empati kurup kendi hislerinden sorumlusun asıl tercih nasıl hissettiğin ve hissetmeyi seçtiğin şeyde ortaya çıkıyor. filmde olan şeyler senden tamamen bağımsız bir şekilde ilerler. buna kader denir.
-ne yani şuan karşında duran kişi değil miyim ben?
-onun içinde bir yerlerdesin ama fiziki bedenin kesinlikle sen değilsin. fazlasıyla özdeşleştiğin bir çeşit avatardan fazlası değil.
-kafam karıştı ben neyim o zaman?
-sen kafası kolayca karışan bir şeysin daha fazlası değil.
devamını gör...



