hoca bana "aferin senden adam olucak" demişti. mutluluktan ağlamıştım. ben bile inanmıyordum benden adam olacağına. oldu ama, hoca haklıymış.
devamını gör...

normalde böyle şeyleri ciddiye alıp pek yazmam ama hadi bu seferlik yazayım. cemaat yurtları kapatılsın peki yerine ne konulsun ? cevap yok. belki devlet yurdu cevabı gelecektir. peki sonra bunu nasıl yapacak sana daha fazla vergi koyarak. e sen zaten bundan rahatsızsın onu da istemeyeceksin. bir yurt kolay mı yapılıyor o kadar çalışan verilen yemekler ısnması bunlar hep senin sırtından ödenecek bunu neden isteyim ki saçmalık. madem cemaat yurdundan rahatsızsın git sen de bir yurt aç sana engel olan mı var? yooo öyle olmaz kim uğraşacak ki onla twitterdan hashtag açar bomboş konuşurum size söylüyorum ey muhalif seküler kesim her şeye bir sözünüz var ama ortada en ufak bir icraatınız yok en ufak bir yurt bile açamayacak kadar aciz misiniz de sürekli devletin kaynaklarını sömürme yoluna giderek benim paramı sağa sola atıyorsunuz (bu laflarımdan da sikko bir akp'li olduğum sonucu çıkmasın onları eleştirmememin en temel nedeni buna layık olmamaları bir deliyi eleştirir miydiniz siz ?). ayrıca cemaat yurdunu yasakladın diyelim bir cemaat için çok mu zor bir müridinin adına yurt açıp orayı özel yurt gibi göstermek. yetkililer gelince de kardeşim burası özel yurt adamlar da namaz kılıyor, kuran okuyor bu beni de sizi de ilgilendirmez herkesin kendi inancı demesi çok mu zor. yani şu kadar beyniniz çalışmıyor derinlikli düşünemiyor koyun gibi hareket ediyorsunuz bir de sağda solda eğitimli, akıllıyız diye geçiniyorsunuz ona üzülüyorum. ayrıca cemaat yurtlarında suç işlenmediği sürece hangi hukuki kaynağa dayanarak kapatacaksınız? burayı talep eden burada yaşamak isteyen yüz binlerce insan var siz buna karışamazsınız ki. siz kapattınız diyelim (hukuksuz bir şekilde) imkansız ama asla yurt da açtırmadınız (tekrar ediyorum bu imkansız) 4 tane öğrenci (aynı fetöde olduğu gibi) bir ev tutup orada yaşayamaz mı yeni gelen öğrenciler oralara yerleştirilemez mi ? sonuçta finansal anlamda cemaatlerde en ufak sıkıntı yok para bol her şeyi yapabilirler. farklı farklı binalarda evler tutup buralarda öğrenciler kalabilir yine aynı şey olur en ufak bir değişim olmaz. neyse fazla enseyi karartmadan size asıl sorunun ne olduğunu anlatayım.
asıl sorun yoksulluk devletin istihdam yaratamaması gençlerine güzel bir gelecek vaat edememesi yani en temelde para. eğer ki o çocuğun cebinde parası olsaydı ya da bir işe girer çalışırım oradan kazandığımla bir ev tutarım diyebilseydi o çocuk bunu yapmazdı (konuşmayı iyi dinleyin çocuğun maddi sıkıntısı olmadığını iddia edebilirsiniz oysa ki var konuşmada belki bu bölümü bırakıp çalışabilirim belki daha güzel bir hayatım olur diyor 'belki' diyor üstüne basa basa). eğer ki siz ülkede yoksulluğu azaltabilirseniz, sosyal adaleti sağlayabilirseniz insanlar zaten buralara mahkum olmayacak gerekirse sıçarım sizin yurdunuza diyip oradan ayrılabilecek finansal gücü olmalı gençlerin. oysa ki siz napıyorsunuz bu hashtagleri açarak zaten sırtımızda tonla devlet, bürokrasi kamburu var bir de bunu ekleyip daha da çok vergi ve yoksulluk getiriyorsunuz. dünyada neresi var her şeyi devletin yaptığı ve halkının zengin olduğu refah içerisinde yaşadığı yer? son olarak şunu unutmayın bu ülkedeki tüm sorunların kaynağı paradır ve sürekli sizin kafanızı karıştırmaya çalışıyor bunu unutturmaya çalışıyorlar. türkiye'de tek bir sorun vardır en temelinde parasızlık, yoksulluk.
devamını gör...

çok doğru.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

--- alıntı ---

muammer baran karaman'da 1926 yılında mansurdede mahallesi'nde doğmuştur. kendisini yetiştirmiş zeki ve çok kültürlü bir insandı. o yıllarda katılmış olduğu inönü planör kursu'nda yaşadığı büyük heyecandan sonra psikolojik bir rahatsızlığa yakalanmış ve bu rahatsızlığı yedek subaylığı döneminde iyice belirginleşmiştir.yıllarca karaman'da kendine ait içinde eşya olmayan bir evde tek başına yaşamış,giydiği kırmızı renkli, kat kat elbiseler,yaz kış ayağından çıkarmadığı kırmızı çizmeleri,elinden hiç düşürmediği şişte dizili meyvelerle bir simge haline gelmiştir.

çok güzel mızıka çaldığı, bir kaç tane yabancı dil bildiği,bir çok öğrencinin ödevlerine yardım ettiği söylenirdi.muammer baran, 29 nisan 2004 perşembe günü vefat ettiğinde haber bir anda kulaktan kulağa yayılmış ve ertesi gün kılınan cenaze namazında karaman'ın tarihinde hiç görülmemiş şekilde binlerce karamanlı bir araya gelmiştir.

bunun üzerine 3 sene önce dönemin belediye başkanı ali kantürk karaman'ın çok sevdiği bu insanın adına bir park yaptırarak buraya onun heykelini dikmişti. muammer baran 20.02.1965 - 31.07.1965 tarihleri arasında adalet bakanlığı yapan irfan baran'nın da akrabasıydı.

sabah namazı isimli şiiri

dikbasan camisinde ezan okunduğu zaman
mevsimler değişir gibi kımıldanır içim.
dudaklarımda doğar dualar ve güneşler.
ışır gözlerimle öyle melekler ki
cennet bahçelerinde kevser içmişler.
dikbasan camisinde ezan okunduğu zaman
hafızamda rabbimden başka yoktur hatıram.
ilk fecri görenlerin hayreti muhayyilemde
güneşli bulutlarda nurlar kadar parlak
ümitler, bağlanışlar yaşarım o demde.
dikbasan camisinde ezan okunduğu zaman
ne kadar gençtir karaman ne güzeldir
secde dualarının rahatlığı içimde.
bir ses ki sükûn ve sonsuzluk
bir ses ki hayat olur bende.
dikbasan camisinde ezan okunduğu zaman
altınlaşır sokak, rüyalaşır mekân
bir sıyrılış ki o, “zaman” duyulmaz.
bir vazgeçiş kendimden başka her şeyden
bir “an” ki hayata doyulmaz.

--- alıntı ---

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

birinin zaafını bilmesi ve kırması.
korkularınızı bilmesi ve acımadan yaşatması.
birinden özensizlik sezmek. başka insanlara gösterdiği özeni, konu siz olunca göz ardı ediyor oluşu.
bu tarz durumlar insanın zoruna gider.
devamını gör...

okuduğun kitabın yazarına bakmamakla aynıdır.
devamını gör...

"amcamın zamanında halay mı vardı? " başa güreşir.

(bkz: serdar ortaç)
devamını gör...

gece 22 sularında fırının önünde heyecanla pişmesini beklediğim efi badem kurabiyem,nasıl seviyorum onu anlatamam,böyle bir ısırık alıp hemen ardından bir yudum çay içiyorum ya mest oluyorum mest.
devamını gör...

hamamönü
yaz gecesi gezmeleri.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

açılın uzun ilişki ve uzun ilişki sonrası dağılma uzmanı geldi .
yapmayın annem yapmayın hiçbir şey yapmayın.
paşalar gibi yalnız kalın .
çünkü uzun süre yalnız değildiniz, sizi en çok korkutan şey şuan yalnızlık. şuan yalnızlığı kucaklamazsanız , gelecek ilişki sanslarınıza da kendinize de haksızlık edersiniz.
yıllarca bir başkasına yönelttiğiniz tüm sevginizi , çok zor ama bir süre kendinize yönlendirmeye çalışın . çok zor, bir insanın kendisini sevmesi çok zor ama şöyle düşünün yıllarca bir başka insanı her şeyden çok sevecek kadar sevgi vardı içinizde, sizin içinizde vardı. bunu kendinize yönlendirmemeniz için bir sebep yok.


neyse ben gidip biraz ağlayayım .
devamını gör...

1992 ile 2015 tarihleri arasında oynamış brezilyalı eski kaleci. toplam kariyeri boyunca bir çoğu penaltıdan geri kalan kısmı ise frikikten olmak üzere 131 gol atarak, gelmiş geçmiş en çok gol atan kaleci ünvanının sahibi olmuş. 18 kez brezilya milli takımının kalesini de koruyan ceni, şu sıralar brezilya ekiplerinden flamengo'nun teknik direktörlüğünü yapıyor.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

herkes gidiyor anasını satayım bu ne ya. bebeğim, aşkom benim.* nerelere gittin?

neden herkes teker teker gidiyor abi? içim doldu lan, içim doldu. geçen de mellisho gitmişti sanki.. delirtmeyin abi insanı. şurada takılıyoz işte ya.

gerçi gitmekte özgürsünüz tabi hahaa. isyanım size değil aslında. hayat böyle. hayat, tükenmek üzere var. iyisi de kötüsü de tükeniyor.

neyse felsefeye bağlamadan keselim, kestik.
devamını gör...

artık yavaş yavaş bıraktığım bağımlılık.

her şeyin bir vakti varmış, bazen yapmam hatta yapamam dediğini yaparmış insan.

çok felsefik oldu, duygu doluyum şimdi neyse.
devamını gör...

fazla fedakârlık, aptallıktır. hayat ilk olarak kendini yok sayanları harcar...
devamını gör...

ne günlerdi o günler cancağızım,
ne günlerdi;
sen, on yedisinde sevgilerin sisinde
başı duman duman bir kız.
ben, yirmi üstünde
gönlü gördüğü her güzelliğe nişanlı
öylesiye bir şair, öylesiye bir delikanlı.


-rıza polat akkoyunlu
devamını gör...

va böyle bir şey sayın yazarlar.insan kendisi kazanınca kolay harcayamıyor daha doğrusu çarçur edemiyor. oysa anne ve babadan alınan harçlıklar çok daha rahat bir şekilde harcaabiliyor.
devamını gör...

sen de yaz, seni de görelim datlum*.
devamını gör...

dünyada yeryüzünden silinen (eradike edilen) ilk ve tek insan hastalığıdır. etkeni olan 2 virüs, variola major ve variola minor 1975 ve 1977 yıllarında tamamen ortadan kalkmıştır.

1975 yılında bangladeşli 3 yaşında bir çocuk olan rahima banu çiçek tanısı almış, smallpox eradication program ekipleri bölgeye ulaşana kadar çocuğun evinin kapısında 24 saat nöbetçi dikilmiş, ekip bölgeye ulaştıktan sonra da 1.5 mil çapındaki bütün evlere aşı yapılmış, böylece bu hastalığın son taşıyıcısının bulaştırıcılığı engellenmiştir. böylece 1975 yılında 2 etkenden biri olan variola major yeryüzünden silinmiştir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
rahima banu, annesinin kucağındayken. bangladeş, 1975.

diğer etken variola minor ise en son 1977 yılında somalili bir erkek olan ali maow maalin'de tespit edilmiş. kendisi hastane aşçısıyken 2 çiçek hastasıyla birlikte aynı aracı kullandığı için hastalığa yakalanmış, etkili ve efektif tedavisi sonrası sağlığına kavuşmuştur. 2013 yılında ise sıtmadan ölmüştür (yani çiçekle hiçbir alakası yok adamın ölüm sebebinin).

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ali maow maalin, somali, 1977.

türkiye bildiğim kadarıyla son çiçek aşısını 1982 yılında yapıp sonradan aşı takviminden çıkardı. bu kadar fazla süre aşılamaya devam edilmesine gerek yokmuş aslında fakat yukarıda anlattığım son 2 vaka doğal yoldan enfekte olan insanlar (gerçi somali vakasına hasta insandan bulaşmış. bangladeşli çocuğa nerden bulaştığını bulamadım). yine de mevcut hükümet 5 yıl daha insanları aşılayarak 1 nesli daha güven altına almışlar, helal olsunlar, çok tebrikler kendilerine.

bakın bu çiçek aşısı nasıl çalışıyor size onu da anlatayım. ilk doz aşıdan 10 gün sonra, ikinci doz aşıdan 7 gün sonra kanda yüksek miktarda koruyucu antikor titresi elde edilmeye başlanıyor. tarihsel olarak incelendiğinde %95 oranında koruyucu olduğu saptanmış aşının (mrna aşıları olan moderna ve pfizer/biontech aşılarının yüzdelerini hatırlayın). covid aşıları gibi değil, çok daha uzun süre bağışık yanıt oluşturuyordu (3-5 yıl) çiçek aşısı, hatta üçüncü doz ile çok daha uzun yıllar koruyuculuğu olan antikor yanıtları elde ediliyordu. hatta şöyle söyleyeyim,

hastalıktan 10 yıl önce aşı olan insanlarda ölüm oranı %1.3
hastalıktan 11-19 yıl önce aşı olan insanlarda ölüm oranı %7
hastalıktan 20+ yıl önce aşı olan insanlarda ölüm oranı %11 iken
aşı olmayanlarda ölüm oranı %52 idi.

yani daha ne kadar anlatabilirim aşının gerçekten işe yaradığını, (bkz: batı'da ana akım medyanın aşılar konusunda korkunç itirafı) gibi başlıklara itibar etmeyip gidip paşa paşa aşınızı olmanız gerektiğini, aşının sadece bireysel değil toplumsal bağışıklıkta da önemli olduğunu... gidin olun aşınızı.

yani kırk yıl düşünsem pandeminin başında "aşı çıksa da olsak hayat normale dönse" diyen adamların aşı çıkıp devlet tarafından ücretsiz şekilde vatandaşlarına verilmesine rağmen "aşılar çipliymiş hastalık yapıyomuş" diyeceğini hayal edemezdim. azıcık mantıklı konuşun.

bakın konuyla ilgili bir haber koyayım şuraya: evrimagaci.org/mezenformasy... (ki evrim ağacından nefret ederim ama haklılar). okuyun, kararınızı kendiniz verin (ve aşı olun)

kaynak
çiçek hastalığının tarihçesi: www.cdc.gov/smallpox/histor...
aşı sonrası ölüm yüzdeleri: academic.oup.com/jid/articl...
aşının nasıl eradike ettiğiyle ilgili makale: asm.org/Articles/2020/March...
devamını gör...

düşük yoğunluktaki bir çözeltiden yüksek yoğunluktaki bir çözeltiye ozmoz ile su ya da diğer bir çözücünün girmesi ile meydana gelen basınçtır.
devamını gör...

matematik dersleri verir ve yaz tatillerinde akmar pasajında bir kitapçıda çalışırdım. kitap satan bir adamın hak yemez olduğuna inandığım o zamanlar, hayatın bana attığı kazıkların ilki değildi elbette. ama yine de dünya daha inanılası daha güzel bir yerdi.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim