80lerde veya 90ların başında çekilmiş bir filmi izledikten sonra internette castin fotoğraflarına bakıp: "oha ne kadar yaşlanmışlar." demek.
(bkz: every single goddamn time)
devamını gör...

çünkü eşsizlikleri ile ayakta kalırlar.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"madem insan doğdum, olabileceğim en iyi insan olmalıyım"

doğan cüceloğlu zaten çok iyi bir insandın, diğer insanlara hep faydalı olmak için çabaladın, allah rahmet eylesin güzel insan.
devamını gör...

(bkz: eyluling)
(bkz: hi my i run)
biri ayran hopurdetirken digeri havuc kemiriyor, moderator de olsalar yazarlar nihayetinde.

keske modlari engelleyebilsek*.
devamını gör...

tişörtlerimi benden başka herkes giyiyor. bu üstümdeki kimin?
devamını gör...

kürk mantolu madonna ile kafamda arşa çıkardığım romantik yazar. nasil bir aşk yasamışsın sabahattin abim, farkındalık açısından nerelere yükselmişsin, ne müthiş bir insanmışsın. trajik ve erken bir ölümle bu dünyadan ayrılan büyük insan. mustafa kaya'dan çocuklar gibi şarkısını dinlerken aklıma gelir kendisi.
devamını gör...

bugün üzerinden 568 yıl geçmiş olan olay.

konstantinopolis zaten defalarca farklı milletler tarafından kuşatılmış ve alınamamıştı, çünkü halkın inancına göre tanrı ve theotokos* tarafından korunmaktaydı. bir efsaneye göre ayasofya'nın inşaası sırasında iustinianus bir meleğe ayasofya'yı koruyacağına söz verdirmişti ve o melek kenti koruyordu. avar kuşatması sırasında ise surlarda gezdirilen meryem ikonası avarlar'ı püskürtmüştü. bunların çok da doğru olmadığı 1204'teki latin işgali ve sonrasında kentin tekrar romalılar tarafından ele geçirilmesi sırasında anlaşıldı, çünkü şehir iki kez düşmüş oldu. bundan sonra 1453'e değin yine pek çok kuşatma olsa da şehir düşmedi ve 15. yüzyılda roma imparatorluğu'nun başkenti olarak varlığını sürdürmeye devam etti.
sultan ikinci mehmed'in ise belki diğer tüm kuşatmacılardan daha büyük bir ideali vardı: roma imparatorluğu'nun başkentini kendi başkenti yapmak ve yeni roma imparatoru olarak doğu ve batı'ya hükmetmek. çünkü antik imparatorluk anlayışına göre tek bir imparatorluk ve tek bir imparator vardır. bu önce pagan roma imparatorluğu, sonra bizim bizans dediğimiz hıristiyan roma imparatorluğu idi ve eğer mehmed konstantinopolis'i alırsa üçüncü imparatorluk müslüman bir roma imparatorluğu olacak, mehmed acem diyarından britannia ve hispania'ya kadar uzanan eski imparatorluk topraklarında hak sahibi olacaktı.
mehmed han bu idealini gerçekleştirmek için gözünü karartıp büyük bir donanma ve muhtemelen o dönemde görülmüş olan en büyük orduyu topladı, bilimsel yayınlar bu ordunun yaklaşık 80 bin askerden oluştuğunu söyler. konstantinopolis'i savunanlar ise bir avuç bizanslı, giovanni giustiniani komutasında bir ceneviz kumpanyası, papa'nın çok büyük yardım göndereceğim diye gönderdiği 200 napolili okçu ve osmanlı şehzadesi prens orhan'ın emrindeki hıristiyan türkler ile birlikte 8 bin kişiden ibaretti. mehmed han kentin teslim edilmesini ve halkın mora'ya gönderilerek imparatorun mora despotu olarak hüküm sürmesini birkaç kez teklif ettiyse de imparator konstantinos palaiologos "şehrin kaderinin kendi kaderiyle aynı olacağını ve tarihe şehrini teslim eden imparator olarak geçmeyeceğini" söyleyerek bu teklifleri reddetti. bu sırada kentte de pek çok bürokrat ve siyasi de imparatorun kentten kaçırılmasını ve başka bir yerde gücünü topladıktan sonra şehri geri almasını savunuyordu, tıpkı 1204'ten sonra nikaia'ya sürgüne giden ve sonra şehri geri alan iznik imparatorları gibi. ancak konstantinos bunların hepsini reddetti ve gücü yettiği kadar şehrini savunmaya karar verdi.

kuşatma uzadıkça iki taraf da yorgun düştü, bizanslıların ölenlerin yerine koyabilecekleri askerleri yoktu, türklerin büyük topları vardı ve sayıları çok fazlaydı. ancak çandarlı halil ve taifesi de kuşatmanın çok uzadığını ve kaldırılması gerektiğini söyleyerek türk tarafında huzursuzluk yaratmaktaydı. ne olacaksa bir an önce olmalıydı ve iki taraf da kanlarının son damlasına kadar dökmeye karar verdi.

29 mayıs günü bizanslılar bir avuç kalmış, haliç'teki zincir gemiler karadan yürütülerek geçilmiş; bir önceki gece de ayin sırasında ayasofya'dan yükselerek gökte kaybolan bir ışık huzmesi kenti koruyan meleğin gittiğini, şehrin düşeceğini haber vermişti. kentin kaderi çizilmek üzereydi ve türklerin son hücumu, romalıların son savunması başladı.

surlar birkaç yerden geçilse de türkler hala şehre girememiş, azapların hızla şehit düşmesiyle yeniçeriler bile gırtlak gırtlağa mücadeleye dahil olmuştu. mehmed elindeki tüm kozları kullanmakta kararlıydı. bu sırada giustiniani ise askerleriyle müthiş bir savunma vermekteydi, ta ki yaralanıp ceneviz gemilerinden birine taşınana dek. komutanlarının yaralanması ve hatta ölmüş olduğunun düşünülmesi ceneviz askerlerinin hızla dağılmasına ve yeniçerilerin kente girmesine sebep olmuştu. durumu gören imparator konstantinos, şehirden kaçma teklifini son bir kez reddederek tacını ve pelerinini çıkararak kılıcını çekmiş ve sıradan bir asker gibi kalan askerleriyle birlikte yeniçeri kalabalığının üzerine atılmıştı; bu son roma imparatorunun son görüldüğü andı. o gün şehir düştü, imparatorun cesedi bulunamadı. bazı efsanelere göre artık fatih sultan mehmed olan mehmed han imparatorun cesedini imparatorlara özgü kırmızı çizmelerinden teşhis ettirmiş ve bu yüce komutana yaraşır bir imparatorluk seremonisiyle defnetmişti. diğer bir efsane ise imparatorun cesedinin surlara asıldığı, ancak ilki çok daha dokunaklı ve fatih'in kişiliğine daha uygun bir davranış olurdu.

fethin ertesi günü sultan mehmed ayasofya'da patriğin elinden roma tacını giyerek doğu ve batı'nın basileosu oldu. dünyanın en uzun süre ayakta kalan imparatorluğu roma ise kimisine göre yok oldu, kimisine göre osmanoğullarına geçti.

bir de kuşatma sırasında yaşananlar arasındaki favori hikayelerimden birini anlatayım. batı'dan yardım gelip gelmediğini görmek için küçük bir bizans gemisi kuşatmayı yarar ve midilli açıklarında demirler. üç gün boyunca ufku gözleyip yardım gelmediğine kanaat getirince tornistan yapıp kente dönmeye karar verirler. bu sırada tayfadan birisi "aman abi deli miyiz, şehir düşecek, biz hazır kaçtık niye geri gidiyoruz" diye müthiş bir düşünce ortaya atar ve neticesinde direğe bağlanarak şehre geri gelene kadar dövülür.
devamını gör...

ağlama yüreğim yar gelmez, gelse de artık fark etmez.
devamını gör...

berbat bir durum şahsen benim akrabaların ya sen daha iyi bilirsin şimdi bu siyasi şeyde ne diyorsun erken seçime gidilir mi yada ekonomi nasıl düzeltilir gibi.okuduğunuz bölümle doğru orantılı bence ha bir sırf sormak için "haksız mıyım kızım sen okumuş insansın" sözünden sonra haksızsın katiyen diyemezsiniz.
devamını gör...

şovenist başlığa rağmen şunu diyebilirim;

ben kadın bir yazarım.
instagramda hikaye paylaşıyorum
uluslararası bir felsefe dergisinde yazarlık yapıyorum,
arkadaşlarımla dağıtmaya eğlenmeye çıkıyorum
ikinci üniversitemi okuyorum
akademik kariyer planlıyorum
yemek yapmayı çok seviyorum
aptalca erkek muhabbetlerini de
ve bilgilerimi paylaşmayı da sevdiğim ve eğlenceli bulduğum için sözlükte yazıyorum.

yani ben bir kadınım ve ne istersem onu yapıyorum.
devamını gör...

bence hali hazırda beyaz sweat tshirt'üm varken böyle bir şey;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

yapmam çok güzel olurdu. hem sweat'in üzerine baskılanmış nasa yazısından daha güzel bence. *
isteyenlere çoğaltıp gönderebilirim. son feci mars fan club gibi bir kulüp olması lazım ama yoksa saçma olabilir. sonuçta neden olmasın? *
devamını gör...

"saatin kendisi mekan, yürüyüşü zaman, ayarı insandır... bu da gösterir ki, zaman ve mekan, insanla mevcuttur!"
devamını gör...

wattpad kullanıcısı iseniz oldukça kolay olandır. 2017-2018 yılları arasında wattpad tonlarca kitap bastı sırf birkaç bin okuyucusu ve oyu var diye.

emre gül'ü biliyorsunuzdur; bastığı nar kitabının okuyucu sayısı kaçtı biliyor musunuz? 344 bin. (ilk basım zamanı baz alınmıştır)
344 bin okuyuculu kitabı bastı adamlar, hem de adını sanını duyurmuş bir yayıneviydi. malum yayınevi, evet.

eğer kitabınızı basacak olan yayınevi adını sanını duyurmuşsa ve iyi bir reklam geliriniz varsa hiç durmayın. emin olun en az 1 milyon kitleye ulaşırsınız. miraç çağrı aktaş, zeus kabadayı gibi yazar(!)lar nasıl bu kadar kitleye ulaştılar sanıyorsunuz? reklam ve yayınevi tabii ki. ha yok, ben yeteneğimle öne çıkayım derseniz; gogolun dar paltosu'nun da dediği gibi öncelikle yarışmalara ve dergilere yönelmelisiniz. başka türlüsü olmaz. şeyma subaşı'nın kitap çıkardığı bir devirdeyiz.
devamını gör...

ı. ismail veya şah ismail, safevî tarikatı'nın lideri, safevi devleti'nin kurucusu ve ilk hükümdarı. ismail'in egemenlik dönemi, iran tarihinin en önemli dönemlerinden biridir.

safevi tarikatı, safiyüddin ishak tarafından güney azerbaycan’ın erdebil kentinde kurulmuş bir sufi tarikatdır. --- alıntı ---
devamını gör...

çok kısa bir zaman önce "ara toplam: yolumu ararken öğrendiklerim" adında bir kitabı çıktı. ırmak zileli'nin kendisiyle yaptığı röportajın kitaplaştığı yayının sohbet eder gibi akıcı bir havası var.
ayrıntılı bilgi için: kronikkitap.com/kitap/ara-t...
devamını gör...

ulan ne çabuk duyulmuş lezbiyen olduğum.
devamını gör...

sokrates'in tanrıdan geldiğine inandığı doğru ve yanlışı ayırmamıza sebep olan iç ses. bir nevi vicdan.
ilahi olan ile ölümlü olan arasındaki her şey daimoniktir.
-sokrates
devamını gör...

aslında gizliden gizliye hepimizin bildiği gerçek.

sosyal tembellik, sosyal kaytarma. örneğin basit olarak halat çekme yarışı.
kişi diğer ekip üyeleri yanında kendisinin bir etkisi olmadığı sanrısına düşer ve verim düşer.

ringelmann deney olarak insanları halat çekme testine tabi tutuyor. bu testte bir ipin ucuna dinamometre takılıyor. deneklerden önce tek başlarına çekmeleri isteniyor daha sonra sırasıyla 2 kişi, 4 kişi ve 8 kişi çekmeleri isteniyor. ortaya çıkan sonuç 1 insanın gücünün tek başınayken %100’ünü kullandığını varsayarak, 2 kişi olunca gücün %93’ünü, 3 kişi olunca %85’ini, sekiş kişi aynı anda halat çekerken ise yalnızca gücün %49’unu harcadığını tespit ediyor.

en basit anlatımıyla sebep olarak insanların “başkaları nasıl olsa yapıyor, benim yapmama ne gerek var?” diye düşünmesidir.
devamını gör...

kafa sözlük format ve kuralları'nı okuyun, bir sorun ya da sorununuz olursa online listesinin tepesinde moderatör arkadaşlar var çekinmeden yardım isteyin, "35 senelik sözlükçüyüm ben11!!1" diyen tiplerden uzak durun..

ha bi de dişil bir birey iseniz lucifer denen arkadaşa dikkat edin, gerçi etseniz ne olacak o sizi aldığınız nefesten tanır bulur.*
devamını gör...

yalniz basligi acmak icin verilen emegi takdir etmemek elde degil.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim