normal sözlük yazarlarının mal varlıkları
kendim. biraz malim ben, evet.
devamını gör...
linkin park
ergenligimi birlikte gecirdigim, hala sarkilarini severek dinledigim, nu-metal isyankar, gaz grup. sarkilari kadar cektikleri klipleri de cok basarilidir.
cigliklarina kurban oldugum solistleri chester bennington intihar ettikten sonra hicbir sey eskisi olmadi.
cigliklarina kurban oldugum solistleri chester bennington intihar ettikten sonra hicbir sey eskisi olmadi.
devamını gör...
izmir'de nükleer çöplüğün 7 bin kat artan radyasyon seviyesi
izmir'in çernobili gaziemir'de kurşun fabrikasının arazisine gömülen nükleer atıklar haberini duymuştuk. radyasyon cihazıyla yapılan ölçümlerde normalde olması gereken değerin tam 7 bin 291 kat üzerinde olduğunu tespit etmişler. tüm şehri tehdit ediyor. umarım bir felakete yol açmaz.
gaziemir belediye başkanı halil arda ile avukat arif ali cangı, gaziemir emrez mahallesi'nde eski kurşun fabrikasının alanında gömülü olan nükleer atıkların bulunduğu bölgede incelemeler yaptı. başkan arda ile cangı, fabrikanın harabeye dönmüş binalarında girerek, almanya'dan getirilen cihazla radyasyon ölçümü yaptı. yapılan ölçümlerde cihaz 832.3µsv/h (mikrosievert/saat) rakamını gösterdi. fabrika bahçesine bulunan atık kutularını da inceleyen başkan arda ile cangı, topraktan duman tüten alanlarda da ölçüm yaptı.
ölçüm cihazının gösterdiği rakamlar karşısında şaşkınlığını gizleyemeyen gaziemir belediye başkanı halil arda, "avukat arif ali cangı ile yaptığımız ölçümlerde gördüğümüz rakamlara inanamadım. bilim insanlarının söylediklerine göre 1 msv/y oranı normal kabul ediliyor; ancak kurşun fabrikasında ölçtüğümüz oran bunun 7 bin 291 katı. buradaki nükleer atıklar tüm izmir'i tehdit ediyor. yetkililer bir an önce harekete geçerek tüm canlıları zehirleyen bu alandaki atıkları temizlemelidir" diye konuştu
buradan
gaziemir belediye başkanı halil arda ile avukat arif ali cangı, gaziemir emrez mahallesi'nde eski kurşun fabrikasının alanında gömülü olan nükleer atıkların bulunduğu bölgede incelemeler yaptı. başkan arda ile cangı, fabrikanın harabeye dönmüş binalarında girerek, almanya'dan getirilen cihazla radyasyon ölçümü yaptı. yapılan ölçümlerde cihaz 832.3µsv/h (mikrosievert/saat) rakamını gösterdi. fabrika bahçesine bulunan atık kutularını da inceleyen başkan arda ile cangı, topraktan duman tüten alanlarda da ölçüm yaptı.
ölçüm cihazının gösterdiği rakamlar karşısında şaşkınlığını gizleyemeyen gaziemir belediye başkanı halil arda, "avukat arif ali cangı ile yaptığımız ölçümlerde gördüğümüz rakamlara inanamadım. bilim insanlarının söylediklerine göre 1 msv/y oranı normal kabul ediliyor; ancak kurşun fabrikasında ölçtüğümüz oran bunun 7 bin 291 katı. buradaki nükleer atıklar tüm izmir'i tehdit ediyor. yetkililer bir an önce harekete geçerek tüm canlıları zehirleyen bu alandaki atıkları temizlemelidir" diye konuştu
buradan
devamını gör...
marie antoinette
stefan zweig'ın hakkında kitap yazmış olduğu, kendisine mal edilen "ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler" sözüyle tanınan, eşiyle birlikte devrimciler tarafından giyotine gönderilen kraliçe. devrimciler eski rejimi (ancien regime) hatırlatan herkese ve her şeye yaptıkları gibi ona da türlü iftiralar atmışlar, şeytanlaştırmışlardır. onun adına uydurma mektuplar bile üretmişlerdir. fransız devrimi üzerine incelemelerde bulunmuş olan gustave le bon ve tocqueville'in de dediği gibi devrimciler devri sabık yaratmışlar, bunu yaparken de aşırıya kaçmışlardır. devrim öncesini tamamen karanlık, yozlaşmış, şeytani bir şekilde resmetmişlerdir. kraliçe de bundan nasibini bolca almıştır. aynısını emevileri deviren abbasiler de yapmıştı. ünlü tarihçi barthold "halife ve sultan" adlı eserinde bunu çok güzel bir şekilde gözler önüne seriyor. her devrimin geçmişi abartıp karaladığı, tüm olumsuzları ona yüklediği bilinen bir gerçektir zaten efendim.
devamını gör...
mutlu olmak zorunda mıyız sorunsalı
ben mutlu olmalıyım. zorundayım. herhangi bir iş yaparken keyifli olma halim devam etmeli, zorluklar gözüme batmamalı. hayat zor ve katlanması güç şeyler yaşayabiliyoruz zaman zaman. hal böyleyken bile bu içsel durumumu korursam daha güçlü hissederim kendimi.
koruma kalkanım olarak düşünüyorum.
koruma kalkanım olarak düşünüyorum.
devamını gör...
sakın yatağın altına bakma
“bir kundura dünyanın en tuhaf formudur.”
j.jose millas’ın yazdığı bu olağan dışı roman seni ummadığın yerlere götürecek.
evet,dünyada yalnız değiliz ama millas’a göre bu dünyada bizimle birlikte yaşayanlar ne uzaylılar ne de hayaletler. bizim cansız varlıklar olarak nitelediğimiz ayakkabılar, askılıklar, terlikler, çoraplar… bunlar kendi aralarında bir topluluk oluşturan yarı canlı varlıklar. bitki mi hayvan mı olduğu tam olarak belirlenemeyen deniz yıldızı gibi canlı ile cansız arasındaki yaşam formları.
“sakın yatağın altına bakma”da iki roman okuyacaksınız. biri romanın adı olan, diğeri ise bu romanı okuyanların yaşamlarını anlatan.romandaki herkes takıntılı insanlar. savcı elena rincon ölmüş olan babasıyla telefon konuşmaları yapmakta, yasak aşk yaşadığı adli tabip dünyanın sonuna takıntılı, vicente holgado ayaklarla kafayı bozmuş, holgado’nun masör sevgilisi teressa dolabında yaşayan bir canavarın varlığına inanmakta, teressa’nın annesi hastalık belirtileriyle babası ise alet edrevatla meşgul…
romandaki insanların yolları kıyısından köşesinden kesişmekte. ama asıl dünya yatağın altında dönmektedir. holgado’nun ayakkabıları ayakları kandırarak fare formunda yaratıklara dönüşebilme umudu taşıyan bireysellik peşinde koştukları için birbirlerinden ayrı hareket etme hevesinde olan varlıklardır. amaçları üzerlerinde taşıdıkları bedenden kurtulup özgürlüklerini ilan etmektir.
yukarıda da benzer bir mücadele sürmektedir. vicente ve teressa bir arada oldukları halde birbirlerinden bağımsızdırlar. tıpkı savcı ve adli tabip gibi. vicente teressa’nın ailesiyle yediği bir yemekten sonra ordan koşarak uzaklaşır ve yatağının altına girer. orda bulunduğunda artık ölüdür ve adli tabibe göre korkudan ölmüştür. zira orası hem ayakkabıların vatanıdır, hem de holgado kendini bir yatak altı canavarı olarak görür. bu da demektir ki holgado ölmek için başlangıç noktasına dönmüştür.
holgado’nun ölümüyle ilgili asıl ilginç olan şey ise ayaklarının olamamasıdır. ayaklar holgado’nun ölümünü fırsat bilip ayakkabılarla birlikte özgürlüklerini yaşamaya başlamışlardır. adli tabipse kendini siyah beyaz gören, televizyonunu şöminenin içine koyup asla kapatmayan savcı’nın evinde, yatakta iken savcı’nın korkması üzerine yatağın altına bakmak için eğildiğinde kalp krizi geçirip ölür. savcı’ya göre yatağın altında yatak altı canavarı holgado bulunmaktadır. adli tabibin ölümünde ilginç olan şeyse adli tabibin bir ayağı ile savcı’nın bir ayağının yer değiştirmiş olmasıdır. bunu kimse fark etmez ama savcı bu olaydan sonra topal kalır ve bu onu daha güçlü ve farklı bir insan yapar. artık holgado’dan korkmamaktadır. ayakkabılar ve ayaklar ne yapmıştır bu olaylardan sonra bilinmez ama adli tabibin ayakkabılarından biri savcı’nın balkonunda sokaktan topladığı dul ayakkabılarla sohbet ederek ve en sevdiği yiyecek olan çorapları yiyerek hayatını sürdürür.
“sakın yatağın altına bakma” romanını okuyan herkes 147. sayfada bırakmaktadır okumayı. bir kez de sen dene bakalım.
bu gece yatmadan hemen önce ayakkabılarına iyi geceler dile ya da sakın yatağın altına bakma…
devamını gör...
aziz philippus
ya da philip, filipus, philippos, philippe. isa'nın 12 havarisinden biridir. milattan sonra 80 yılında hristiyanlığı yaymak adına geldiği hierapolis'te romalılar tarafından çivili bir fıçı ile yamaçtan atılarak ya da çarmıha gerilerek öldürülmüştür. milattan sonra hierapolis'in resmi dininin hristiyanlık olması ile birlikte öldürüldüğü yere aziz philippus matriyonu denen şehitlik yapılmıştır. sekizgen planlı olarak inşa edilen bu yapı dini ve ruhi tedavi merkezi olarak yapılmıştır. ortasında azizin mezarının olduğu düşünülürdü. (bazı kaynaklarda mezar hala burada, şehitliğin ortasındaki mermer alanda, bulunuyor fakat 2011 yılında yapılmış italyan arkeolog francesco d'andria tarafından yürütülen bir araştırmaya göre philippus'un mezarı 5. yüzyıla tekabül eden bir zaman diliminde adına yapılan kiliseden çıkartılarak yakınlardaki bir başka mezara konmuş. bahsi geçen yerde (kendi adına yapılan şehitlik) yapılan kazılarda ve hatta mezarın varlığına dair yapılan testlerde de olumlu bir sonuç çıkmamıştır. kaynak taramasında bir eleme yapamadığım için iki bilgiyi de yazıyorum fakat 2011 yılındaki bilginini doğru olduğu kanaatindeyim.) günümüzde de 14 kasım aziz philippus günü olarak doğu ortodoks kilisesi tarafından kutlanmaktadır. aziz genelde yan çevrilmiş haç işareti ile simgelenmektedir.
kaynakça ve daha fazlası için: ntv - 2011 araştırmasının haberi, ortodokslartoplulugu.org, wikipedia, kulturelcisi.com
kaynakça ve daha fazlası için: ntv - 2011 araştırmasının haberi, ortodokslartoplulugu.org, wikipedia, kulturelcisi.com
devamını gör...
anın fotoğrafı
gece bey diyeceksiniz!

bu sabah yürüyüşte denk geldik kendisiyle.
mivv mivv susmadı.
baktık, bekledik anne yok çokta minik.
amann ha 3 ha 4 dedim kaptım geldim eve.
banyomuzu yaptık, ilaçlarımızı süründük şimdi uyukluyoruz.
bu arada yolda bir teyzeyle denk geldik.
'ay kara böcük, neyi var kedinin'? dedi.
'yeni buldum' dedim.
'ayy uğur getirsin sana' dedi.
nasıl hoşuma gitti. kalbim yumuşacık oldu.
hoş geldin gece hoş geldin...

bu sabah yürüyüşte denk geldik kendisiyle.
mivv mivv susmadı.
baktık, bekledik anne yok çokta minik.
amann ha 3 ha 4 dedim kaptım geldim eve.
banyomuzu yaptık, ilaçlarımızı süründük şimdi uyukluyoruz.
bu arada yolda bir teyzeyle denk geldik.
'ay kara böcük, neyi var kedinin'? dedi.
'yeni buldum' dedim.
'ayy uğur getirsin sana' dedi.
nasıl hoşuma gitti. kalbim yumuşacık oldu.
hoş geldin gece hoş geldin...
devamını gör...
dm'den fingirdeşen yazarlar
ortalıkta yapınca atıyorlar sözlükten.
mecburiyetten öyle yapıyoruz yani napak?
mecburiyetten öyle yapıyoruz yani napak?
devamını gör...
günde 16 saat çalışmak
bu şekilde çalışmaktan zevk alan birini tanıyorum.
bu işi para için yapmıyor.
eve gitmeyi sevmiyor adam.
işin muhatapları ile olmak daha keyifli geliyor ona.*
ben 8 saatten sonra off oluyorum. tarkan bile, gel benle çalış dese gitmem.
bu işi para için yapmıyor.
eve gitmeyi sevmiyor adam.
işin muhatapları ile olmak daha keyifli geliyor ona.*
ben 8 saatten sonra off oluyorum. tarkan bile, gel benle çalış dese gitmem.
devamını gör...
sözlükten birine ismini vermeden bir şey söyle
herkesin "acaba gizli bir hayranım var mı?" diye gizliden gizliye göz attığı başlık.
yine bu isimsiz kahramanlara yazılan esrarlı girileri okuyup üstüne alınma da bu başlığın şanındandır.
yarın iş var arkadaşlar, doğalgaza zam gidecek. gidiniz uyuyunuz.
yine bu isimsiz kahramanlara yazılan esrarlı girileri okuyup üstüne alınma da bu başlığın şanındandır.
yarın iş var arkadaşlar, doğalgaza zam gidecek. gidiniz uyuyunuz.
devamını gör...
toplu taşımada inmek istediğini tuhaf şekilde dile getirenler
beton mustafa'nın orada indir bizi evladım
beton mustafa'dan kasıt atatürk heykeli, yaşlı insanlar kullanıyordu.
beton mustafa'dan kasıt atatürk heykeli, yaşlı insanlar kullanıyordu.
devamını gör...
iğrenç espriler
her yerde yapılmaması gereken espri türüdür.
devamını gör...
cumartesi anneleri
bir anne için ne demektir
oğlunun,
evladının ölüsüne razı olmak!
dönmesin bu dünya
dursun!
annelerin göz yaşları ile günler yıkandı,
topraklar yıkandı.
vicdana ihtiyaç duymayan zihinlere yazıklar olsun!
oğlunun,
evladının ölüsüne razı olmak!
dönmesin bu dünya
dursun!
annelerin göz yaşları ile günler yıkandı,
topraklar yıkandı.
vicdana ihtiyaç duymayan zihinlere yazıklar olsun!
devamını gör...
kelenderis (yazar)
her zaman "hodri meydan" a açık yazardır. "dünya" da çürüyen hiç bir şeyim yok. hep yeşertmeye çabalarım, gübrelerim, sularım,
gerekirse gdo bile veririm, değişmeyen hiç bir şeyin olmayacağına inanan tipik bir materyalist ateistim.
gerekirse gdo bile veririm, değişmeyen hiç bir şeyin olmayacağına inanan tipik bir materyalist ateistim.
devamını gör...
değişik kelimeler ve anlamları
bernis: baharda açan ilk tomurcuk
sen benim gönlümdeki bernissin.
sen benim gönlümdeki bernissin.
devamını gör...
hiç olmamış bir şey için üzülmek
düşünsenize hiç olmamış, olmayacak şeyler için sürekli üzülüyoruz. "neden olmadı? niye olmadı? olsaydı ne olurdu?" soruları hep aklımızda ve kalbimizde ukde olarak kalıyor. (bkz: cevapsız sorular)
bazen çok saçma geliyor. "ona sahip bile değildin, kendini durduk yere neden üzüyorsun ki aptal." diyesim geliyor. ama işte şu olabilecek şeylerin hayalini kurunca üzülmekten kendini alamıyor insan.
bazen çok saçma geliyor. "ona sahip bile değildin, kendini durduk yere neden üzüyorsun ki aptal." diyesim geliyor. ama işte şu olabilecek şeylerin hayalini kurunca üzülmekten kendini alamıyor insan.
devamını gör...
sigara molası
isterseniz çok yoğun olun isterseniz isterseniz boş ama vardır sigara içenlerin içinde sigara molası vermek çoğu zaman en keyifli sigaranın içildiği zamandır, kafaya vurmuştur içilmeden rahat edilmez.
sigara bittiğinde hiçbir şey olmamış gibi her şey devam eder, artık rahatlamışınızdır.
sigara bittiğinde hiçbir şey olmamış gibi her şey devam eder, artık rahatlamışınızdır.
devamını gör...

