düşen helikopter enkazına şemsiyeyle giden bingöl valisi
t: devletin yönetim kadrosunun devlet adamlığından yoksun, liyakatsiz kişilere teslim edildiğini gösteren hadisedir.
1. bu zihniyet şehitliğin sadece ''edebiyatını'' yapar. eren bülbül'ün annesine ev anahtarı vermek gibi messela yani.
2. bu zihniyet islamcılık furyasıyla başa gelmiştir. taban tabana islama zıt hareketler sergilemeye devam etmekte olsa da her geçen gün bir yenisine rastladığımız, gelenekselleşmiş islamcılık anlayışına sahip halkımız için bu durum bir anlam ifade etmemektedir. çalıyor ama yapıyor gibi messela yani.
3. bu zihniyet anadolu insanının ferasetine güvendiğini açıkça bas bas bağırarak meydanlarda söylemiştir. feraset dedikleri şey de erdoğanın götünün kılıyım diyen teyzenin seziş yetisidir messela yani.
biz böyle eşek olduktan sonra bu gider yenisi gelir o gider ötekisi gelir. anlayacağınız baki olan bu zihniyet değil bizim eşekliğimiz messela yani.
1. bu zihniyet şehitliğin sadece ''edebiyatını'' yapar. eren bülbül'ün annesine ev anahtarı vermek gibi messela yani.
2. bu zihniyet islamcılık furyasıyla başa gelmiştir. taban tabana islama zıt hareketler sergilemeye devam etmekte olsa da her geçen gün bir yenisine rastladığımız, gelenekselleşmiş islamcılık anlayışına sahip halkımız için bu durum bir anlam ifade etmemektedir. çalıyor ama yapıyor gibi messela yani.
3. bu zihniyet anadolu insanının ferasetine güvendiğini açıkça bas bas bağırarak meydanlarda söylemiştir. feraset dedikleri şey de erdoğanın götünün kılıyım diyen teyzenin seziş yetisidir messela yani.
biz böyle eşek olduktan sonra bu gider yenisi gelir o gider ötekisi gelir. anlayacağınız baki olan bu zihniyet değil bizim eşekliğimiz messela yani.
devamını gör...
günün şiiri
ben seni seviyorum ve sanırım toplum buna hazır
umurumda bile olmaz nükleer denemeler
bıraktım nietzsche'yi kant'ı kafam hiç karışık değil
ruhum en güzel yaşında ve sen yeterince büyüksün
kitaplarda tanıdığım tüm kadınlardan güzelsin.
ben seni severim ve ikimiz de bundan yararlanırız
şiirler demlerim sana otlar yetiştiririm
beşiktaş'ın maçı olur mesela
diğer kanalda da senin sevdiğin dizi
maç için öbür odaya geçmem
seninle dizi izlerim.
ben seni severim ve rabbim buna razı olur
diyalektik dediğin zaten kanıtlanmamış bir varsayım
kanıtlansa da fark etmez şu dakikadan sonra
olsa olsa aşkımıza teorik gerekçe olur
ben seni severim gülüm hadi bana iş çıkar
işim gücüm sen ol benim ben seninle çok güzelim.
laedri
umurumda bile olmaz nükleer denemeler
bıraktım nietzsche'yi kant'ı kafam hiç karışık değil
ruhum en güzel yaşında ve sen yeterince büyüksün
kitaplarda tanıdığım tüm kadınlardan güzelsin.
ben seni severim ve ikimiz de bundan yararlanırız
şiirler demlerim sana otlar yetiştiririm
beşiktaş'ın maçı olur mesela
diğer kanalda da senin sevdiğin dizi
maç için öbür odaya geçmem
seninle dizi izlerim.
ben seni severim ve rabbim buna razı olur
diyalektik dediğin zaten kanıtlanmamış bir varsayım
kanıtlansa da fark etmez şu dakikadan sonra
olsa olsa aşkımıza teorik gerekçe olur
ben seni severim gülüm hadi bana iş çıkar
işim gücüm sen ol benim ben seninle çok güzelim.
laedri
devamını gör...
sözlük dergi yazılarını bekliyor
ekonomi bölümü bende arkadaşlar.
devamını gör...
güzel bir kadını çirkin gösteren detaylar
gözümde her iki cins için geçerli olan detay sigara içmesi, iddiaa oynaması ve bir spor takımının fanatikliğini yapması
devamını gör...
in god we trust
müthiş ingilizcemle tanrı için biz doğruyuz diyerek çevirdiğim söz .doğrusu "yanlızca tanrıya güveniriz" miş.
devamını gör...
yılbaşı kutlamak
yılbaşı, yüz hatta binlerce yıldır kutlanan bir gelenek. ilk izleri ise bundan yaklaşık 4000-5000 yıl önceye dayanıyor. günümüzde birçok yeni yıl geleneğinin roma'lılara dayandığı bir gerçek. ama tarihi onlardan çok daha eskiye, babillilere dayanıyor.
sümerce'de ilkbaharda kesilen arpa kelimesinden türetilen akitu, mezapotamya'da yeni yılın kutlandığı bir şenlikti. fakat günümüzden farklı olarak bayram, ilkbaharda kutlanırdı. ekinoksa denk gelen mart sonu, nisan başı gibi zamanlarda gün ve gecenin eşitlenmesinden sonra gelen ilk yeni ay ile dünyanın yeniden doğuşu kutlanırdı. dünya, yeni yıl ve bahar ile birlikte tanrılar tarafından temizlenirdi. gök tanrısı marduk'un deniz tanrıçası tiamat'a karşı kazandığı dini zaferi sembolize eden, din ve mitoloji ile iç içe geçmiş ve medeniyetin ilerlemesine büyük katkı sağlamış bu bayram yaklaşık 11-12 gün olarak kutlanmaktaydı.
bizlere sadece bir arpa ekim bayramı şeklinde gözükse de tarihe geçen ilk yılbaşı kutlamaları bunlardı. kendileri de bunu ''rêš šattim'', yılın başlangıcı olarak görmektelerdi. bu festivalin -şenlikler topluluğunun- merkezinde iki tanrı vardı. nabu ve babası, ismi telafuz edilemeyececek kadar kutsal olduğundan ''lord'' şeklinde söylenen marduk'tu. ve bu kutlamalar esnasında kralın aşağılandığı törenler de yapılırdı. krailyet kıyafetlerini çıkaran kral, marduk heykeli karşısında yemin eder. bir baş rahip gelip kralı tokatlar ve onun kulağını çekerdi. kralın gözünden gelen yaşlar ile marduk'un tatmin olduğuna ve kralın egemenliğini genişlettiğine inanılıyordu. kralın ilahı güçleri yenilenirdi. festivaller sırasında okunan enûma eliš destanı duyulmaya, tanrı heykellerinin sokaklarda gezdiği törenler de sanıyorum görülmeye değerdi.
12 gün boyunca neler yapıldığı belli başlı eksiklikler ile birlikte günümüze ulaşsa da bazı noktaları tabii ki tarihle birlikte unutuldu. ama akitu, sadece babillilerde kutlanmadı. yeni asurlular da bu geleneği kabul ettiler. seleukos imparatorluğu'nda ve hatta roma'da bile festival devam etti. festival, roma imparatoru elagabalus tarafından italya'da da tanıtılmıştı.
tabii ki yeni yıl kutlamaları bunlarla sınırlı değildi. ama kutlamaların günümüzdeki tarihine gelmesi biraz daha uzun sürdü. mısır halkı nil'e bağlıydı. haliyle yeni yıl kutlamaları da nehrin hareketleri ile ilgiliydi. ne zamanki ovalar nil suları ile yıkanırdı, yeni yılı kutlarlardı. bu da yaklaşık temmuz ayına denk gelirdi. wepet renpet olarak kutladıkları bu yeni yıl ile ilgili romalı yazar censorinus, mısır yeni yılı'nın gece gökteki en parlak yıldız olan sirius'un 70 günlük bir aradan sonra ilk kez görünür hale gelmesiyle tahmin edildiğini söylemişti. bu da nil'in ovaları bereketlendirecek hareketlerinden, taşkınlardan hemen önceye denk geliyordu.
mayalılar için de yılbaşı, halihazırda kullandıkları kendi takvimlerine göreydi. bizler için haziran ayına tekabül ederdi. romalılar bile ilk zamanlarında 1 mart'ta karşılarlardı yeni yılı. bazı siyasi sebeplerle yeni yılı ocakta kutladıkları olmuştu fakat resmi olarak 1 ocak tarihi, julius caesar ile geldi. milattan önce 46 yılında, zamanın gökbilimcileri ve matematikçilerine danışarak, artık güneşe uymamaya başlayan takvimlerinin sorununu çözmeye çalıştı. jülyen takvimini tanıttı. adaşı olan iki yüzlü tanrı janus'a da ithafen 1 ocak'ı yılın ilk günü belirlemişti.
ortaçağ avrupasında yeni yıl yine sabit kalmamıştı. bazı kaynaklara göre milattan sonra 567 yılında council of tours konseyi 1 ocak’ın yeni yılın başlangıcı olarak görülmesini yasaklamıştı. böylelikle yeni yıl bazen isa'nın doğuşu'nu kutlamak amacıyla 25 aralık'ta, bazen de bundan 9 ay öncesinde; 25 mart'ta müjde bayramı olarak kutlandı. yıllar 1582'yi gösterdiğinde xııı. papa gregory miladi takvimi kabul etti ve yeni yıl tekrar 1 ocak'a alındı. tabii ki bunu da tüm dünya'nın kabul etmesi biraz zaman almıştı, 1770'lere gelindiğinde hala miladi takvimi kullanmayan ingiltere gibi eler vardı. ama günümüzde artık dünyanınn pek çok yerinde yılbaşı, yeni yıl 31 aralık'ta-1 ocak'ta kutlanır.
kaynakça ve daha fazlası: livius.org - akitu, history.com - antik yeni yıl kutlamaları, wikipedia - akitu, history.com - yeni yıl kutlamaları, learnenglish.britishcouncil.org - yeni yıl kutlamaları, worldhistory.org - mısır festivalleri, infoplease.com - yeni yıl kutlamaları, nereye.com.tr - yeni yıl kutlamalarının antik kökeni, arkeofili.com - antik dünya'dan yılbaşı kutlamaları
sümerce'de ilkbaharda kesilen arpa kelimesinden türetilen akitu, mezapotamya'da yeni yılın kutlandığı bir şenlikti. fakat günümüzden farklı olarak bayram, ilkbaharda kutlanırdı. ekinoksa denk gelen mart sonu, nisan başı gibi zamanlarda gün ve gecenin eşitlenmesinden sonra gelen ilk yeni ay ile dünyanın yeniden doğuşu kutlanırdı. dünya, yeni yıl ve bahar ile birlikte tanrılar tarafından temizlenirdi. gök tanrısı marduk'un deniz tanrıçası tiamat'a karşı kazandığı dini zaferi sembolize eden, din ve mitoloji ile iç içe geçmiş ve medeniyetin ilerlemesine büyük katkı sağlamış bu bayram yaklaşık 11-12 gün olarak kutlanmaktaydı.
bizlere sadece bir arpa ekim bayramı şeklinde gözükse de tarihe geçen ilk yılbaşı kutlamaları bunlardı. kendileri de bunu ''rêš šattim'', yılın başlangıcı olarak görmektelerdi. bu festivalin -şenlikler topluluğunun- merkezinde iki tanrı vardı. nabu ve babası, ismi telafuz edilemeyececek kadar kutsal olduğundan ''lord'' şeklinde söylenen marduk'tu. ve bu kutlamalar esnasında kralın aşağılandığı törenler de yapılırdı. krailyet kıyafetlerini çıkaran kral, marduk heykeli karşısında yemin eder. bir baş rahip gelip kralı tokatlar ve onun kulağını çekerdi. kralın gözünden gelen yaşlar ile marduk'un tatmin olduğuna ve kralın egemenliğini genişlettiğine inanılıyordu. kralın ilahı güçleri yenilenirdi. festivaller sırasında okunan enûma eliš destanı duyulmaya, tanrı heykellerinin sokaklarda gezdiği törenler de sanıyorum görülmeye değerdi.
12 gün boyunca neler yapıldığı belli başlı eksiklikler ile birlikte günümüze ulaşsa da bazı noktaları tabii ki tarihle birlikte unutuldu. ama akitu, sadece babillilerde kutlanmadı. yeni asurlular da bu geleneği kabul ettiler. seleukos imparatorluğu'nda ve hatta roma'da bile festival devam etti. festival, roma imparatoru elagabalus tarafından italya'da da tanıtılmıştı.
tabii ki yeni yıl kutlamaları bunlarla sınırlı değildi. ama kutlamaların günümüzdeki tarihine gelmesi biraz daha uzun sürdü. mısır halkı nil'e bağlıydı. haliyle yeni yıl kutlamaları da nehrin hareketleri ile ilgiliydi. ne zamanki ovalar nil suları ile yıkanırdı, yeni yılı kutlarlardı. bu da yaklaşık temmuz ayına denk gelirdi. wepet renpet olarak kutladıkları bu yeni yıl ile ilgili romalı yazar censorinus, mısır yeni yılı'nın gece gökteki en parlak yıldız olan sirius'un 70 günlük bir aradan sonra ilk kez görünür hale gelmesiyle tahmin edildiğini söylemişti. bu da nil'in ovaları bereketlendirecek hareketlerinden, taşkınlardan hemen önceye denk geliyordu.
mayalılar için de yılbaşı, halihazırda kullandıkları kendi takvimlerine göreydi. bizler için haziran ayına tekabül ederdi. romalılar bile ilk zamanlarında 1 mart'ta karşılarlardı yeni yılı. bazı siyasi sebeplerle yeni yılı ocakta kutladıkları olmuştu fakat resmi olarak 1 ocak tarihi, julius caesar ile geldi. milattan önce 46 yılında, zamanın gökbilimcileri ve matematikçilerine danışarak, artık güneşe uymamaya başlayan takvimlerinin sorununu çözmeye çalıştı. jülyen takvimini tanıttı. adaşı olan iki yüzlü tanrı janus'a da ithafen 1 ocak'ı yılın ilk günü belirlemişti.
ortaçağ avrupasında yeni yıl yine sabit kalmamıştı. bazı kaynaklara göre milattan sonra 567 yılında council of tours konseyi 1 ocak’ın yeni yılın başlangıcı olarak görülmesini yasaklamıştı. böylelikle yeni yıl bazen isa'nın doğuşu'nu kutlamak amacıyla 25 aralık'ta, bazen de bundan 9 ay öncesinde; 25 mart'ta müjde bayramı olarak kutlandı. yıllar 1582'yi gösterdiğinde xııı. papa gregory miladi takvimi kabul etti ve yeni yıl tekrar 1 ocak'a alındı. tabii ki bunu da tüm dünya'nın kabul etmesi biraz zaman almıştı, 1770'lere gelindiğinde hala miladi takvimi kullanmayan ingiltere gibi eler vardı. ama günümüzde artık dünyanınn pek çok yerinde yılbaşı, yeni yıl 31 aralık'ta-1 ocak'ta kutlanır.
kaynakça ve daha fazlası: livius.org - akitu, history.com - antik yeni yıl kutlamaları, wikipedia - akitu, history.com - yeni yıl kutlamaları, learnenglish.britishcouncil.org - yeni yıl kutlamaları, worldhistory.org - mısır festivalleri, infoplease.com - yeni yıl kutlamaları, nereye.com.tr - yeni yıl kutlamalarının antik kökeni, arkeofili.com - antik dünya'dan yılbaşı kutlamaları
devamını gör...
10 parmak klavye kullanmak
ayakta alkışlanacak insandır.
devamını gör...
the doors
ünü uzaya kadar yayılmış amerikalı müzik grubu.
jim morrison'dan sonra yok oldular... ama jim morrison varken neler yapmışlar neler;
light my fire
the end
riders on the storm
people are strange
ve daha niceleri tabii ki.
jim morrison'dan sonra yok oldular... ama jim morrison varken neler yapmışlar neler;
light my fire
the end
riders on the storm
people are strange
ve daha niceleri tabii ki.
devamını gör...
erkin koray
yaşayan efsane...
üzülmeyin cem karaca, barış manço gitti diye.
bunun cahit berkay'ı var, erkin koray'ı var...
var da var...
ama bir şarkısı var ki,
işte o şarkının benim için anlatımı tarifsiz..
geldim, gidiyorum kendimi bildim bileli bu şarkıyı dinliyorum.. bugün de ayrı bir daldım içine..
sen çok yaşa erkin koray...
üzülmeyin cem karaca, barış manço gitti diye.
bunun cahit berkay'ı var, erkin koray'ı var...
var da var...
ama bir şarkısı var ki,
işte o şarkının benim için anlatımı tarifsiz..
geldim, gidiyorum kendimi bildim bileli bu şarkıyı dinliyorum.. bugün de ayrı bir daldım içine..
sen çok yaşa erkin koray...
devamını gör...
zülfü kaküllerin amber misali
sıdki baba'nın hz. muhammed için yazdığı, "insanı sessizleştiren" şiiri. erkan oğur'un yorumu ile harika bir müzik olmuştur. kafa radyoyu dinlerken karşınıza çıkabilir.
zülf-ü kaküllerin amber misali
buy-u erguvan dan güzelsin güzel
kızarmış gonca gül gibi yüzlerin
şah-ı gülistan dan güzelsin güzel
yüzünde yeşil ben aşikar olmuş
çekilmiş kaşların zülfikar olmuş
gözlerin aleme hükümdar olmuş
mihr-i süleyman dan güzelsin güzel
kurulmuş göğsünde bahçe-i vahdet
hatmolmuş kadrinle tubayı hikmet
cemalin seyreden istemez cennet
sen huri gılman dan güzelsin güzel
gözlerin velfecri benzer imran 'e
seni seven aşık olur divane
yanakların şule, vermiş cihana
yüz mahı taban dan güzelsin güzel
çiğ düşmüş çayıra benzer yüzlerin
âşıkın öldürür şirin sözlerin
mısrın hazinesi değer gözlerin
zühre-i rahşan dan güzelsin güzel
sıdkı der suretim hattın secdegah
cümle güzellere oldum pişegah
güzeller tacısın yüzün padişah
yusuf-u kenan'dan güzelsin güzel
youtube
zülf-ü kaküllerin amber misali
buy-u erguvan dan güzelsin güzel
kızarmış gonca gül gibi yüzlerin
şah-ı gülistan dan güzelsin güzel
yüzünde yeşil ben aşikar olmuş
çekilmiş kaşların zülfikar olmuş
gözlerin aleme hükümdar olmuş
mihr-i süleyman dan güzelsin güzel
kurulmuş göğsünde bahçe-i vahdet
hatmolmuş kadrinle tubayı hikmet
cemalin seyreden istemez cennet
sen huri gılman dan güzelsin güzel
gözlerin velfecri benzer imran 'e
seni seven aşık olur divane
yanakların şule, vermiş cihana
yüz mahı taban dan güzelsin güzel
çiğ düşmüş çayıra benzer yüzlerin
âşıkın öldürür şirin sözlerin
mısrın hazinesi değer gözlerin
zühre-i rahşan dan güzelsin güzel
sıdkı der suretim hattın secdegah
cümle güzellere oldum pişegah
güzeller tacısın yüzün padişah
yusuf-u kenan'dan güzelsin güzel
youtube
devamını gör...
normal sözlük'ü diğer sözlüklerle kıyaslamak
aradan en az 2 yıl geçmeden hiçbir değeri olmayacak olan kıyaslamadır. daha şunun şurasında kaç gün oldu ki?
devamını gör...
yks 2021
başvuru tarihleri 4 şubat- 3 mart olan ösym'nin sınavıdır. ben de mezun olarak gireceğim nasipse.
devamını gör...
yazarların önerdiği kolonya markaları
eyüp sabri tuncer'in kokulu veya limonlu kolonyalarının hepsi güzeldir.
devamını gör...
ekşi sözlük
artık burada ismini görmek istemediğim,bıkkınlık veren sözlük.kafadan sonra aklıma bile gelmiyor.kim takar ekşiyi!
devamını gör...
kokular hatıraları canlandırıyor
başlık sahibinin ironi amaçlı mı başlığı girdiğini tam anlayamadım lakin bildiklerimi anlatmak istedim.
evet, kokular hatıraları canlandırır. bilim böyle söylüyor. hatta bu olay fransızca bir deyim olarak da kullanılıyor. "la madeleine de proust" bu deyimin marcel proust sayesinde ortaya çıkıyor, şöyle ki proust bir romanında bu tabiri herhangi bir tadın, çok eski bir anıyı çağrıştırması durumunu anlatmak için kullanmış. türkçe'ye sanırım "proust'un kurabiyesi" olarak çevriliyor.
asıl konuya gelirsek, hafıza fonksiyonlu, kompleks bir işlem zinciridir ve tüm parçalar birbiriyle sıkı sıkıya bağlantılıdır. bir örnek vermek gerekirse, anneniz ile beraber ilk kez bir kafeye oturup başbaşa, kırmızı beyaz bir fincanda kahve içiyorsunuz diyelim. bu anı zihninizde yer ediyor ve ileride bir gün, kırmızı beyaz bir fincan düşündüğümüzde ya da gördüğümüzde; zihnimiz bu nesnenin kokusunu, biçimini, işlevini, tadını, o fincan ile tanıştığımız anı ve bizim için ne ifade ettiğini hatırlar.
ters mantık gidersek, aldığımız bir kokudan ötürü de zihin bir yolculuğa çıkar ve yolculuğun başındaki hatırayı anımsatır.
ek: daha detaylı bilgi için "olfactory bulb" kavramını araştırabilirsiniz.
evet, kokular hatıraları canlandırır. bilim böyle söylüyor. hatta bu olay fransızca bir deyim olarak da kullanılıyor. "la madeleine de proust" bu deyimin marcel proust sayesinde ortaya çıkıyor, şöyle ki proust bir romanında bu tabiri herhangi bir tadın, çok eski bir anıyı çağrıştırması durumunu anlatmak için kullanmış. türkçe'ye sanırım "proust'un kurabiyesi" olarak çevriliyor.
asıl konuya gelirsek, hafıza fonksiyonlu, kompleks bir işlem zinciridir ve tüm parçalar birbiriyle sıkı sıkıya bağlantılıdır. bir örnek vermek gerekirse, anneniz ile beraber ilk kez bir kafeye oturup başbaşa, kırmızı beyaz bir fincanda kahve içiyorsunuz diyelim. bu anı zihninizde yer ediyor ve ileride bir gün, kırmızı beyaz bir fincan düşündüğümüzde ya da gördüğümüzde; zihnimiz bu nesnenin kokusunu, biçimini, işlevini, tadını, o fincan ile tanıştığımız anı ve bizim için ne ifade ettiğini hatırlar.
ters mantık gidersek, aldığımız bir kokudan ötürü de zihin bir yolculuğa çıkar ve yolculuğun başındaki hatırayı anımsatır.
ek: daha detaylı bilgi için "olfactory bulb" kavramını araştırabilirsiniz.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük, günaydın diğerleri.
nabıyonuz?
kızmayın ama biz valla hep aynı, sınırsız çay var çıkın gelin?
türkan mama yedi, uyuyo, o yüzden kadrajda yok.
nabıyonuz?
kızmayın ama biz valla hep aynı, sınırsız çay var çıkın gelin?
türkan mama yedi, uyuyo, o yüzden kadrajda yok.
devamını gör...
türkiye'yi kurtaracak olan ideoloji
dayanak noktanız değer barındıran bir sistem olursa hiçbir şeyi kurtaramazsınız. (bkz: sübjektivite)
ama tanrısal bir nesnelliği hedeflerseniz ancak o zaman anlamaya başlarsınız.
izm'ler idrakimize giydirilen deli gömlekleri(dir).*
ama tanrısal bir nesnelliği hedeflerseniz ancak o zaman anlamaya başlarsınız.
izm'ler idrakimize giydirilen deli gömlekleri(dir).*
devamını gör...
kalıplaşmış anne cümleleri
hey gidi hey. biz zamanında anamızın babamızın yanında ayaklarımızı bile uzatamazdık. siz malak gibi yayılıyorsunuz.
devamını gör...
yoldaş benjamin franklin uçurulsun kampanyası
bir sözlük düşünün yöneticisi atılsın diye kampanya başlatan.
bu sözlük ikimize dar yoldaş diyen.
yoldaşlıkta bir yere kadar diyen.
git bir sözlük daha kur orda takıl kendi kendine diyen.
t: dogukan muamelesi gören yetkili zat.
bu sözlük ikimize dar yoldaş diyen.
yoldaşlıkta bir yere kadar diyen.
git bir sözlük daha kur orda takıl kendi kendine diyen.
t: dogukan muamelesi gören yetkili zat.
devamını gör...
