yoldaş benjamin franklin
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yine yücelik göstermiştir. bana başka bir yıldız gösterin eleştirdiği birinden özür dilesin!
devamını gör...

bir cümle veya inanç, söz veya vaat, kitap veya nasihat sizi çıkmazdan “tamamen” çekip çıkarıyorsa kendinizi sorgulamalısınız.
devamını gör...

(bkz: z raporu)

gece uykuya dalmadan önce günlük ne kadar ciro karma puan yaptığını deftere işleyen yazardır.işini ciddiyetle yapar.vergisini verir.

bugün 500'e yakin karma puan.allah bereket versin. iyi iş yaptik. bu kankacılık lobisinin kaymağını yiyorum çok şükür. hadi iyi geceler.

böyle böyle 2 haftaya oğlanın nişanını yaparız.
devamını gör...

neden açıldı ki zaten diyerek desteklediğim tutumdur. bir kere, üniversiteye girmek kim milyoner olmak ister yarışmasının ilk üç sorusu kolaylığında olmamalı arkadaş. genel kültürü azcık olan adam iki paragraf iki sosyale bir üniversiteye atabiliyor kendini. üniversitenin nitelikli bir yer haline gelmesi için önce sayıca azalması gerekiyor.
devamını gör...

peeehh kaç gün ceza almış yazar? yani tamam sivri dilli, bazen de iplemiyor falan ama... sözlüğün en güzel yazanlarından.
devamını gör...

...hans dahl...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
...frans johan tiger...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
...ferdinand du puigaudeau...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
...dean cornwell...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
...knud erik larsen...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
...mark keathley...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yine serbest atış mahalline dönmüş ortalık.. 'klasik ortadoğu dinleri sebebiyle cehennem tasavvuru hep sıcaktır' önermesi artık bi küfür şeklini almış durumda. hint mitolojisinde naraka var tamas var, iskandinavlarda niflheimr, dante'de milton... hangisini sayıyım, bunların hepsi soğuk cehennem. kaldı ki dinlerde de cehennem anlayışı tabaka tabaka ve soğuk bölümler var. dinler mitolojidir diyecekseniz deyin ama destekli deyin agalar paşalar..
devamını gör...

başlığı okuduğumda acaba yeni bir film mi dediğim olaydır.
devamını gör...

normalde bu tür başlıklara pek yanaşmam, genelde de zaten bilgi içerikli başlıklar ya da tanımlar giriyorum. ama bugün kendim de birşeyi fark ettim; sanırım ben aşkı beceremiyorum. ya da aşk nedir onu tam olarak bilemiyorum. genelde hep neşeli ve esprili bir insanım, benim yanımda bulunup üzgün olan insan pek bulunmaz. çünkü hep neşeli biriyimdir. ama aşka gelince bi içim kararıyo, yanımda ki insanı dahi karamsarlığa sürükleyebiliyorum. yani daha önce bunu deneyimledim, acaba deneyimim kötü bir sonuç üzerine olduğu için sürekli aklımda aşk denilince onu mu yakıştırıyorum, bilemiyorum. adam akıllı aşık falan olamıyorum galiba. ya da sadece bende olmayan belli sebeplerden mütevellit böyle bir genel sorun ortaya çıkıyor. birine aşık olduğum zaman sanki onu kaybedecekmişim gibi, elimden kayıp gidecekmiş gibi. biraz da tedirginlik var dolayısıyla. önce ki yaşadığım olaylara bağlıyorum sanki. sevgilim olduğu zaman da ileri gitmekten tedirgin oluyorum.

kısacası dostlar, aşık olmak güzel falan ama onu da layığı ile yapmak lazımdır. galiba bize göre değil.
devamını gör...

kelime latincede cultus (ibadet), fransızcada culte sözcüklerinin ingilizceye geçmesi ile 17. yüzyılda kullanılmıştır. latince colere (toprağı ekip biçmek) fiilinden türemiş kelime olarak ortaya çıkmış. inançlar, din, tapınma ve ibadetler için kullanılmış.
günümüzde ise bu kelimeyi belirli bir kesim tarafından tanınan ve saygı duyulan şeyler için kullanıyoruz.
kaynak için
tr.m.wikipedia.org/wiki/K%C... buradan bakabilirsiniz.
devamını gör...

türkçe.
devamını gör...

eğer kafamda alacağım şey belli değilse çikolata almak için girmişimdir.kasaya bir avuç dolusu çikolatayla giderim.
devamını gör...

karnak ve dünyanın en büyük açık hava müzesi olarak kabul edilen luksor şehirleri yakınlarında, krallar vadisi'nde yer alan; nil nehrini karşısına alarak oturmuş vaziyette iki büyük heykel yer alır. amenophis iii'ün mezar tapınağından günümüze ulaşan tek parçaları olan bu iki heykel firavun amenophis'i canlandırmaktadır.

milattan önce 1400 yılında yapılan heykeller yeni mısır imparatorluğunun en büyük tapınağının kapısında idi. milattan önce 1200 yılında yaşanan bir deprem ile tapınak yıkıldı ve milattan sonra 27 yılında yaşanan bir deprem ile tapınaktan geriye kalan heykeller daha da zarar gördü. kumtaşından yapılan heykeller sabah rüzgarı ile beraber inlemeye benzer sesler çıkarmaya başladılar. hatta bu seslerden dolayı heykellerin ''şarkı söyleyen memnon'' adı ile anıldığı olmuştur.

tebai ovasına gelen ve bu iniltileri işiten romalılar hasara uğramış heykellerin bir yunan kahramanı olan memnon'a ait olduğunu sandılar ve annesi eos'un -şafak tanrıçası- onları selamladığını düşündüler. uğrak nokta haline gelen heykellere şarkılar, şiirler dizdiler. rüzgarın bir çatlağa girerek çıkarttığı (veya sabah genişleyen taşların gece vakti daralırken bu sesleri çıkarttığı söylenir) bu uğultu, roma imparatoru septemius severus döneminde heykeller onarıldıktan sonra kesildi fakat onlar hala memnon heykelleri olarak bilinirler.
devamını gör...

merhaba arkadaşlar. 20 dakikadır yoktum, hepinizi inanılmaz şekilde özledim. nefes nefese koştum. siz olmadan asla rahat edemiyorum. biz bir aileyiz bunu biliyorsunuz. bu nedenle hepinizden dualarınızı bekliyorum. arkadaşımın abisine kavuşamadığım bir gün daha bitiyor, kavuşmamıza izin vermeyen arkadaşıma çekinmeden beddua edebilirsiniz.

hayküm 56. etkiler diyorum.

ben insanın asi doğduğuna inanıyorum. sorun öyle kalamıyor olmak. medeniyetin ulaşamadığı toplumlar cinselliği çekinmeden yaşarken, çıplaklığı normalleştirirken, hayatta kalmak için en vahşi yönlerini ortaya koyarken ve mutlak şekilde özgürken, şehirli insan sadece öğretildiği gibi davranır. çocuk küfür eder, etme derler. çocuk kavga eder, etme derler. çocuk ağaca tırmanır, düşersin derler. koşmak bile yasaktır. sonra saygı öğretilir. öğretmen geldiği an herkes ayağa kalkar ama biri de çıkıp neden diye sormaz. ben mesela oturup neden diye soran çocuktum, kimse bana mantıklı cevap veremedi. ayağa kalkılmasını bekleyen insanlar neden çocukların onları görünce ayağa kalktığını bilmiyordu.

benim gibi sorgulayan çocuklar şiddetin en temiz halini görür, toplumdan dışlanır, disiplin suçları işlediği iddia edilir, hakarete uğrar. sonuçta onların tarafına geçersin. çünkü araştırmalara göre yalnız kaldığın sürece beynin küçülür, aptallaşırsın. kimin beyni asla değişime uğramaz? bir otizmlinin. o nedenle asperger sendromlu çocuklar çok inatçıdır zaten. çünkü aptallaşmaz. beyinleri küçülmez. otizmli olmayanlar bu konuda çok daha sanssızdır.

ve sonuçta medeni toplumlarda insanların mücadelesi aslında para kazanmak, en tepeye çıkmak ya da sadece hayatta kalmak değildir. aptallaşmamak için uğraşır. insana ihtiyacı vardır. ona ne öğretildiyse toplum dışında kalmamak için onu uygular.

bu da evlilik denilen o şeyin her türlü detaydan kolay etkilenmesine neden olur bana göre. çünkü insanlar evlenmek için evleniyor. sana deli gibi aşık olan o adam ailesinin seni istemeyeceğini bildiği için 34 yaşına geldiği zaman ailesine uygun bir kadını aramaya başlıyor. sana deli gibi aşık olan o kadın 30 yaşına geldigi zaman duzenli geliri olan birini aramaya başlıyor. çünkü evlenmek bize öğretilmiş şeylerden biri. kiminle neden evlenmeli ve hangi yaşta evlenmeliyiz bulunduğumuz kültüre göre bize kodlanıyor. hatta son derece iddialıyım çoğu aşk evliliği yine bu mantıkla yapılır. aşk insanın kendini kandırma halidir.

tüm bunlar evliliği her şeyden çabuk etkilenen bir duruma sokuyor. ortasından sıkılmış diş macunu, anne, baba, görümce, mahallenin dedikoducu teyzesi, çocuğun gideceği okul, kültür farkı, bilmem ne. her şey evliliği etkiler, yıkar kolayca.

yüksek aykü evliliği bu nedenle yine etkiler. evliliği dediğim gibi her şey etkiler. konu evlilikse ne kadar olumlu ne kadar olumsuz etkileyeceği çok tartışmalı. çünkü yüksek zeka sorun çözer ama sürekli tekrarlanan aynı sorunlara tahammül etmez. edemez.

bence öyle.
devamını gör...

"bir gecede cahil kalmak" bu sözün haklılık tarafı sıfırdır. bu sözü haklı bulanın zerre tarih bilgisi yoktur. bu sözü savunmak cahilliktir. o dönem de zaten halkın sadece %8'i okuma yazma biliyordu, yani halkın zaten %92'i okuma yazma bilmiyordu. okuma yazma bilmeyen bir halk nasıl olurda bir gece de cahil kalabilir? tarih arşivlerinde hepsi yazıyor. araştırmaktan üşenen insanlar, bu söze balıklama atlayıp inanıyor hemen. delinin biri bir kuyuya taş atmış, kırk akıllı çıkaramamış, bu konuda buna döndü. ayrıca harf inkılabından ilk iki yıl sonra okuma yazma oranı 1 milyon a çıkmıştır. eski kültür ve medeniyet eserlerine gelince. o günden bugüne 25 bin kadar eski kültür eserimiz bugünkü harflere dönüştürerek yayımlanmıştır.
devamını gör...

yağmur, tahta, çay.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bazı insanların alerjisi olduğu besin maddesi. misal benim var. ne zaman bal yesem dudaklarım kaşınmaya başlar kaşıyınca da şişer. arkadaş doğal bir canlının doğal bir maddeye neden alerjisi olduğunu anlayabilmiş değilim. sorun balda mı yoksa bende mi?*
devamını gör...

kitap olarak işaretlense de ingiltere'nin tarihi konusunda kısa bilgi isteyen başlık.

öncelikle; birçok ülke ingiltere'yi "england" olarak tanımlasa da ülkenin gerçek ismi "united kingdom"* yani "birleşik krallık"tır.

birleşik krallık bilinen ülkelerden farklı olarak anayasası olmayan gelenekçi bir milletler topluluğudur. ayrıca diğer bazı ülkelerde sistem monarşi olsa da birleşik krallık'ın bu konudaki anlayışı farklıdır. ülke tarihten gelen gelenekleriyle yönetilir. tarihte ingiltere, iskoçya, kuzey irlanda, galler, güney afrika cumhuriyeti, hindistan, avustralya, kanada, saint helena ile tristan da cunha adaları ve bununla birlikte orta amerikada bulunan bazı adalardan oluşan ve gezegenin güneş ışığını alacak her tarafında toprakları bulunması nedeniyle "üzerinde güneş batmayan imparatorluk" olarak adlandırılan bir ülkedir. adı geçen topraklardan bazıları bağımsızlıklarını ilan ettiyse de monarşik sisteme bağlılıklarını geleneksel olarak halen devam ettirirler.

tahtın sahibi ülkenin hakimidir; fakat siyaset üzeridir. hükümet, ülkenin fiili yönetimi konusunda sorumluluk sahibi olmasına rağmen sembolik gibi görünen taht, ordunun başkomutanıdır. veliahtın tahta oturabilmesi için herhangi bir rütbe ile orduda görev yapmış olması şarttır. buna karşılık kral/kraliçe yine parlamentonun aldığı kararlara uymak zorundadır. fakat savaş ve barış kararları gibi stratejik kararlarda da son söz sahibidir.

taht kan bağı olan hanedan üyelerinde en kıdemli kişiye aittir ve bu konuda cinsiyetçilik yoktur. yani ülkenin başı bir kral veya kraliçe olabilir. yine kan bağıyla hanedan üyesi olan prens ve prensesler bölge valiliği görevini üstlenirler. elizabeth l ve ll ile victoria efsane taht sahipleridir. özellikle elizabeth l günümüz birleşik krallık'ın baş mimarıdır.
devamını gör...

türkiye'de bununla alakalı kafa karışıklığının temelinde bence çeviri hatası yatıyor zira orijinal terim theory of evolution'ın türkçesi evrimin teorisi. evrim bir vakıadır, gerçekliktir, evrimin teorisi de bu vakıayı açıklayan teoridir. yani öyle bak bu bir teori hala kanunlaşamamış ehi ehi şeklindeki karşı argümanlar komiktir. teorinin temeli mutasyona, kalıtıma ve doğal seçilime dayanır ve bunlar gayet de gözlemlenebilir şeylerdir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim