öncelikle bu başlığı açan kişi olarak, yazılarımı sildikten sonra başlık başına kalan arkadaştan özür dilerim. yazılarımı silmemin kendimce sebepleri vardı ve geri dönmemin de... ilk defa burada paylaştığım yazımın şuan "normal"ce "alıntı" durumuna düştüğünü de belirtmemde fayda var.

dil, biz insanları evrimin zirvesine çıkartan iletişim aracıdır. o zaman önce dilin nasıl geliştiğine ve bizi evrimin zirvesine nasıl taşıdığına sırayla değinelim.

öncelikle insansı canlıların beyninde broca alanı (beynin ses çıkartmayla ilgili bölümü) ve wernicke alanı (beynin yazılı ve sözlü dilin anlaşılmasıyla ilgili bölümü) adında, ses çıkartma ve konuşmadan sorumlu bölgeleri vardır. bazı paleonörobiyologlar 1.65 milyon yıl öncesine kadar yaşamış olan insansı homo habilislerin beyin yapılarının konuşabilmek için uygun olduğunu iddia etmektedirler. homo habilisler dik yürüyen, hatta belli bir amaç için ilk defa alet yapan insansılardır. peki beyinlerinin altyapı bakımından uygun olması konuşabilmeleri için yeterli miydi?

günümüz şempanzelerinin beyinleri incelendiğinde wernicke alanlarının gelişmişlik bakımından fena sayılmayacağı ama, broca alanlarının az gelişmiş olduğu gözlemlenmiştir. peki bu ne demek? etrafınızda olup bitenleri kapasiteniz ölçüsünde analiz edebiliyorsunuz, vücut dilini okuyabiliyorsunuz, yaptığınız analizler doğrultusunda iyi kötü sesli iletişime de geçiyorsunuz, hadi az daha zorlasanız cümle de kuracaksınız ama çıkartabildiğiniz sesler çok kısıtlı. belgesellerde şempanzelerin abartı dudak hareketleri şimdi daha anlamlı oldu mu? en azından kendi aralarında anlamlı.

insanlarla ortak ataların uzak olduğu şempanzelerde de gelişmiş bir wernicke alanının varlığı evrimsel açıdan şu sonucu ortaya çıkarıyor. önce wernicke alanı gelişti, sonra broca alanı. insansı canlılar içinde de broca alanı en gelişmiş canlı biz olduğumuz için konuşma dilini geliştirebilen tek canlı da biziz. peki gelişmiş bir broca alanı konuşabilmek için yeterli midir?

konuşma dili geliştirebilmek için vokal sistemin de çok gelişmiş olması gerekmektedir. iyi bir nefes kontrolü için gelişmiş diyafram, diğer primatlara göre daha aşağıda yer alan ve daha gelişmiş gırtlak, çok etkin kıvrak bir dil, akciğerler, soluk borusu, ses telleri, kafa içi boşluk, burun, sinüsler, damak, diş ve dudaklar. bunların hepsi konuşma dili geliştirebilmek için tek tek çok önemli fakat diyafram ve gırtlağa ayrıca değinmekte fayda var. önce gırtlağa değinelim.

gırtlak ses tellerinin bulunduğu, ön soluk borusunun üst kısmında yer alan ses ve soluk organıdır. ayrıca soluk borusunu sıkıştırarak yeme ve içme sırasında soluk borusuna yiyecek ve içecek kaçmasını da önler. diğer insansı canlılardan gırtlağımızın boyun omuru hizasında daha aşağıda yer almasıyla ayrılıyoruz. bu şu demek: biz hariç diğer primatlar su içerken nefes alıp verebiliyorlar, çünkü gırtlakları daha yukarıda. biz de daha aşağıda olması sayesinde konuşabiliyoruz. fakat insanlarda da şöyle bir durum var: küçük bebeklerde de gırtlak ilk başta yukarıda olduğu için, anne sütü emerken bir yandan da nefes alabiliyorlar. daha sonra büyüdükçe gırtlak aşağıya doğru iniyor ve küçük çoçuklar da anlamlı bir şekilde konuşmaya başlayabiliyorlar.

konuşma dilinin gelişiminde diyaframın önemi biraz daha varsayımsal. varsayımsal kısmını şöyle açalım. öncelikle insansı canlıların ilk ne zaman su ürünü tükettikleri net olarak bilinmiyor. kenya'da kurumuş bir göl veya nehir yatağında, kemiklerinde taş kesik izleri taşıyan bazı balık, kaplumbağa ve timsah fosilleri bulunuyor. fosiller bizi 1.80-1.95 milyon yıl öncesine götürüyor. yani alet kullanabilen homo habilis dönemine. su ürünleri içerdiği omega-3 ve omega-6 asitleri ile hızlı bir beyin gelişimine ışık tutuyor olabilir. bu canlıları avlamak için suyun içine dalıp çıkma da zamanla iyi bir diyafram ve nefes kontrolüne sebep olmuş olabilir. iyi bir diyafram ve nefes kontrolü de doğal olarak anlamlı sesler çıkartabilmeyi kolaylaştırmış ve hızlandırmış olabilir. olabilir mi?

ispatlanamıyor olmasının sebebi de her hangi bir insansı canlıya ait fosilde, bu kadar eski tarihe uzanan su ürünü tüketildiğine dair net bir ize rastlanmamış olması. yani taşla ezilip kesilen balık fosili orada ama onu herhangi bir insansının yediğine dair ortada fosil yok. kemik kalıntılarında tatlı su balığı yediğine dair net izlere rastlanan ilk insan ise tianyuan insanı dediğimiz doğu asya'da yaklaşık 40 bin yıl önce yaşamış insandır. ispatlı bir bilgi olduğu için balık tüketimi olarak başlangıcı mecburen bu şekilde kabul ediyoruz. belki bir gün homo habilisin de balık tükettiği bilimsel olarak ispatlanır. belki de ispatlanmıştır da benim haberim yoktur.

devam edecek...
devamını gör...

vizyondur.

edebi değeri yüksek ve klasik kitap okuyan insanlar genelde belirli bir vizyona sahip olurlar. eleştirel düşünceyi severler. bilmedikleri konuyu itiraf edip bilmişlik yapmazlar.
devamını gör...

erzurumsporda ibrahim akdağ var her şeye itiraz ediyor, lanet olsun seni futbolcu yapanı diyorum her seferinde.

birde ankaragücü'nde oynayan atakan çankaya var, acaip acaip hareketler yapıyor maç esnasında.
devamını gör...

evet burdayım*
şaka bir yana aramızda einstein'ın dişi versiyonu olmadığı müddetçe herkesin kendine özel bir zekası vardır kadın ya da erkek fark etmez hepimiz spesifik bir alanda diğerlerinden daha zekiyiz. güzelliğin göreceli olduğunu söylemiyorum bile. tüm bunlara rağmen nedir bizdeki bu karşılaştırma heves ve heyecanı?

(bkz: birbirimizi birbirimizden üstün görmediğimiz zaman dünya biraz daha güzelleşecek)
devamını gör...

çare: ödünç vermemek
devamını gör...

bakkalı aldattığını hisseder insan
devamını gör...

bazı insanlar bulunduğu durumu korumak ister. riske girmek göz korkutur.sonucu kestirememek,belirsizlik o insanları çok yorar.

kendini çok sevdiğin için olabilir mesela kimse üzmesin beni canım kendim,ben keyfim ve kahyası durumu. kendinden daha fazla başka birini düşünmek tehlikelidir kişinin rahatını bozabilir.

değişim korkusu.. alışık olmadığı bir duygu ise ne yapacağını bilemez. bilmediği yerden çıkan soru onun güvensiz hissetmesine sebep olacaktır.hayattaki dengesini başka bir yere savurma bilindik olmayan bir duyguya alışma süreci yıpratır. yeni düzene ayak uyduramayacağını düşünür.

doğru insanın karşısına hiçbir zaman çıkmayacağına emin olmak. bu hayata negatif bakmaktan gelir. iyi bir insan ya da olay ile karşılaşılmayacağı düşünülür. hayal kırıklığı duygusu kişiye ölüm gibi gelir. kişi bununla baş edemeyeceğinden sevmemeyi tercih edebilir.
devamını gör...

yüzüne su dökülerek uyandırılmak
devamını gör...

görme engellilerin okuyup yazması için tasarlanmış alfabe.
devamını gör...

devamını gör...

beklentidir dediğim şey güzel insanlar. insanları beklenti bitirir;insanlardan, kuruluşlardan, oluşumlardan. tabii insanı yaşatan da beklentidir.

edit:ya galiba beşiktaş. gülücük, gülücük, gülücük.
devamını gör...

maydanoz, biber gibi sebzeleri kendim yetiştirip yiyorum.
devamını gör...

kettle' da su kaynatırken de aynı durum söz konusu. su kaynayıp tık sesini duyunca büyü bozuluyor ve hayat devam ediyor.
devamını gör...

işbu entry muhtemelen uzunca sürece sonra girdiğim ilk entry olup , muhtemelen uzunca sürede öyle kalacak entry'dir.

pandeminin boğuculuğunda , stresin doruğunda iken tanıştığım sözlük. yardım etkinlikleri ile olsun , içindeki kıymetli yazar arkadaşlar olsun pandemi de biraz olsun rahatladım , moral buldum. aylar , günler birbirini kovaladı sözlük büyüdü ! butik ortam olması hasebiyle maalesef sadece birbirini oylayan , daha 2 saat önce gördüğü insana 10 yıllık arkadaş muamelesi yapan ilginç bir etkileşim odaklı grup belirdi . gerçekten özene bezene tanım giren , başka yerde bulamayacağınız entry'ler gölgede kaldı* ve haliyle hoof bu nedir ya ! diyerek sol alt köşeden çıkış yaptılar ama kalıcı ama değil. geri dönerler mi , bilemiyorum. burada yaa ahlakımız bozuluyor diyenler , vay efendim cinsellik konuşuluyormuş diyenler çıktı. şaka değil, gerçek ! onlara diyecek bir şey yok. bir diğer nokta ise buranın yaş ortalaması bayağı düşük , hem de bayağı. bu da entry içeriğini etkiliyor. yav bilader sen dede misin ? gibi sualler sorabilirsiniz ki , değilim. sözlüğün daha çok yaşça büyük insana ihtiyacı var. gençlerden daha fazla tecrübe sahibi insanlar sonuçta . bu hususta adımlar atılabilir . yani yetişkin kişiler içinde cezbedilebilir kılınabilir. ez cümle iyi yönleri de olan ,düzeltilmesi gereken yönleri de olan sözlüktür. zaten sözlük yönetimi de kendilerine yöneltilen ihtiyaç ve beklentilerin farkındadır kanaatimce. döndüğümde daha güzel , daha neşeli bir sözlük görmek ümidiyle.. herkesin yeni yılı da kutlu olsun şimdiden.
devamını gör...

birey olmaktan korktuğundan ya da hiç tatmadığından olabilir. el etek öpmek, badelenmek hosuna gidiyor da olabilir. her seyden öte aklını kiraya vermenin getirisi kârlı geliyor olabilir. stopajına tükürdüklerim..
devamını gör...

sert delikanlı gibi duran korkaklarız çünkü fiziksel korkularımız yok çünkü kendimizi güçlü sanıyoruz ama duygusal olarak kaslarımızın ya da gücümüzün bir önemi yok fiziksel gücümüzle duygularımıza yön veremeyeceğimizi biliyoruz o yüzden korkuyoruz bu yüzden duygularımızı belli edemiyoruz.
devamını gör...

--! spoiler !--

9 sezonluk bir komedi dizisidir. her ne kadar annenizle nasıl tanıştım adını taşısa da aslında 5 arkadaşın yıllarca süren arkadaşlık iliskilerini ve aşk hayatlarını anlatır. dizinin bu kadar muhteşem olmasını sağlayan şeyin barney karakteri olduğunu düşünüyorum eminim bana katılan büyük bir çoğunluk vardır. bence dizinin en çarpıcı kısımları tüm ekibin diş fırçası paylaştığı kısım ve barneynin kızının olduğu kısımdır. ayrıca marshall ve lilynin düğün sahnesindeki küçük detay marshallin saçını kesmesi üzerine üç adamın bir araya gelip saçı kapatacak birşey aramaları. sonra robin ve lilye denk geldiklerinden onların sunduğu şapka takma önerisine bir hayli şaşırıp "kızılderili başlığı bile düşünmüştük" diye hayiflanmalari.. beni bir hayli keyiflendirmistir. son olarak dizinin finalini begenmeyenler için dizide zaten tüm sezonlar ted ve robin ilişkisini anlatıyor. dolayısıyla ortaya çıkan final bence çok yerinde olmuş. ayrıca ted mosby bilindiği üzere her şeyin açıklamasını uzun uzun yapan bir adam ve sadece 1 sezon süren tracy ile tanışma hikayesini 9 sezona yayması da bence tam tedlik bir olay ve koca bir şaka.
ek olarak favori çiftim robin&patrice :)

--! spoiler !--
devamını gör...

suistimal edilme ihtimali çok yüksek olduğu için sözlükte olmaması hepimizin hayrına.

ve gerçekten beğenmediysen onaylamaz artılamazsın.

hatta daha da sinir olduysan engeller bir daha görmezsin o kişinin tanımını.

bu eksi oy atma hastalığı nedir anlamıyorum ki.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

her konuda sizi düşünmesi ve bunu size belli etmesi ilgendiğinin yegane belirtisidir ama kıymeti bilinmez.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim