üre nefes testi
helicobacter pylori eradikasyonu(tanı dışlama) için en uygun testtir.
non-invaziv(girişimsel olmayan) bir testtir.
işaretli karbon atomu bulunan üre solüsyonunun hastaya içirilmesi ve daha sonra bu karbon atomunun verilen nefesteki karbondioksitte saptanması işlemidir.
tüm testler içinde doğruluk oranı en yüksektir
non-invaziv(girişimsel olmayan) bir testtir.
işaretli karbon atomu bulunan üre solüsyonunun hastaya içirilmesi ve daha sonra bu karbon atomunun verilen nefesteki karbondioksitte saptanması işlemidir.
tüm testler içinde doğruluk oranı en yüksektir
devamını gör...
veda edememek
" yerini vaktinde terk etmeyi bilmek, gercek olgunluktur. sadece acizler kalmakta ısrar eder" demiş victor hugo.
eğer veda edemiyorsanız, gitmemek için bir sebebiniz vardır demektir. ya çok seviyorsunuzdur ya durumlar bunu gerektiriyordur ya da her şey bambaşkadır. ama eger bir şeylere zamanında veda etmezseniz ileride her şey daha da kötü olabilir dostlar. zamanında veda etmek, büyük erdemliktir.
eğer veda edemiyorsanız, gitmemek için bir sebebiniz vardır demektir. ya çok seviyorsunuzdur ya durumlar bunu gerektiriyordur ya da her şey bambaşkadır. ama eger bir şeylere zamanında veda etmezseniz ileride her şey daha da kötü olabilir dostlar. zamanında veda etmek, büyük erdemliktir.
devamını gör...
uzun tanımları okumamak
diğer sözlük yazarlarını başuçlarından sinsice gözleyemiyor oluşuma sebep, sadece kendim için yorum yaparak diyorum ki "ben okuyorum.".
hatta o uzun tanım güzelse, yazarın sayfasına girip çokça tanımını da okuyorum ardından. hatta "vavv, ne de güzel yazmışsınız, yine yazın."manasında bir de bolca oyluyorum.
hatta o uzun tanım güzelse, yazarın sayfasına girip çokça tanımını da okuyorum ardından. hatta "vavv, ne de güzel yazmışsınız, yine yazın."manasında bir de bolca oyluyorum.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
önce müziği açayım, tüm gün zivzivziv başım şişti valla sitede, har har tüm gün yandı valla gıybet kazanlarının altı, nerde lan o şarkı? hah, buldum!
kalkın oynucaz!
akşam lan, yaz akşamı geliyor, üstümüz başımız janti, öğle yemeğini müteakip başlamışız piize, kafalar hafif tatlı, akşama doğru yürüyoruz, yanımda o, koluma girmiş, koluma girmiş lan, benim koluma! çıldırtıcı! arada bana bakıyor, o da hafif sallanıyor ben de, ayakkabılar çıkalı on dakikadan fazla olmuş, sıcak aşk batıyor ayaklarımıza, allahım bu ne güzellik?
üstünde pembe çiçekli askılı elbisesi var, o gün de bunu giymişti, öyle bi yakışıyor ki gavurun kızına, o kadar olur!
solumda yürüyor, sağ omuzu dünyanın ilk günü gibi pırıl pırıl, saçları değiyor yüzüme, adım gibi hınzır ege rüzgarının marifeti ile, saçları diyorum saçları! nasıl bu kadar güzel kokar bir insanın saçları, nasıl?
yel değirmenini geçer geçmez deniz çöküyor üstümüze, öyle güzel ve öyle lacivert ki, yakıyor! "şurada iki dakika oturup öyle inelim aşağıya" diyor, iki dakikanın lafı mı olur, sen iste ben evrenin saatine çomak sokarım, bi daha da çalışmaz, o anda kalırız sonuna kadar!
adımı söylüyor, benim kalp bi kalkıp bi iniyor, "olacağız biz di mi? " diyor, saçları kokuyor, omzu inip kalkıyor hafiften, "olacağız" diyorum, gülümsüyor.
ağustos akşamı bir kendine bir de ona bakıyor, kendinden utanıyor, haklı da? avgoustos döneminden beri böylesi gelmemiş ki?
o ufacık ege köyüne gece iniyor, ağustos 19 oluyor, seneler o anda donup kalıyor.
kalkın oynucaz!
akşam lan, yaz akşamı geliyor, üstümüz başımız janti, öğle yemeğini müteakip başlamışız piize, kafalar hafif tatlı, akşama doğru yürüyoruz, yanımda o, koluma girmiş, koluma girmiş lan, benim koluma! çıldırtıcı! arada bana bakıyor, o da hafif sallanıyor ben de, ayakkabılar çıkalı on dakikadan fazla olmuş, sıcak aşk batıyor ayaklarımıza, allahım bu ne güzellik?
üstünde pembe çiçekli askılı elbisesi var, o gün de bunu giymişti, öyle bi yakışıyor ki gavurun kızına, o kadar olur!
solumda yürüyor, sağ omuzu dünyanın ilk günü gibi pırıl pırıl, saçları değiyor yüzüme, adım gibi hınzır ege rüzgarının marifeti ile, saçları diyorum saçları! nasıl bu kadar güzel kokar bir insanın saçları, nasıl?
yel değirmenini geçer geçmez deniz çöküyor üstümüze, öyle güzel ve öyle lacivert ki, yakıyor! "şurada iki dakika oturup öyle inelim aşağıya" diyor, iki dakikanın lafı mı olur, sen iste ben evrenin saatine çomak sokarım, bi daha da çalışmaz, o anda kalırız sonuna kadar!
adımı söylüyor, benim kalp bi kalkıp bi iniyor, "olacağız biz di mi? " diyor, saçları kokuyor, omzu inip kalkıyor hafiften, "olacağız" diyorum, gülümsüyor.
ağustos akşamı bir kendine bir de ona bakıyor, kendinden utanıyor, haklı da? avgoustos döneminden beri böylesi gelmemiş ki?
o ufacık ege köyüne gece iniyor, ağustos 19 oluyor, seneler o anda donup kalıyor.
devamını gör...
kendini evleneceği insana saklayan insan
kararlarına saygı duyulması gereken insandır. zaten karşılıklı sevgi, saygı ve aşk varsa bu durumun muhabbeti bile yapılmayacaktır belki de.
devamını gör...
yazarların nasihatleri
kendine asla ben bunu yapmam deme. çünkü bugün yapmam dediğini yarın *yapar olursun.
devamını gör...
yazarların koleksiyonunu yaptığı şeyler
kazık. yiyorsun, sonra bir köşede biriktiriyorsun. sergisini açıcam yakında.
devamını gör...
torku banada'nın zam yapmamak için bulduğu yöntem
geleneğe uygun olanı yapmışlar; malzemeden çalmak.
devamını gör...
hata yapmayı kazanım olarak görmek
her hata doğruyu nasıl yapacağımızı öğretir. öğrenmek biraz da ne yapmayacağımızı bilmekten geçer.
devamını gör...
impossible (yazar)
bilgili, kültürlü ve naif olduğu entry'lerinden anlaşılan bir yazar; tıp öğrencisi olduğunu tahmin ediyorum. yazdıklarıyla bizleri aydınlatmaya devam etmesi dileğiyle!
devamını gör...
jervis körfezi
avusturalya'da, dokununca ışıl ışıl olan canlıların bulunduğu ve söylenene göre dünyanın en beyaz kumuna sahip körfez.
buradan
bu körfezdeki biyolüminesan canlısı, kendisine dokunulduğu zaman parlıyor, körfezi adeta ışıklarla donatılmış bir cennete çeviriyor. ışık, lusiferin adındaki kimyasal madde ile lusiferaz adındaki enzimin tepkimeye girmesi sonucu oluşuyor. etrafındaki kimyasallara göre rengi değişmekle birlikte, genel itibariyle mavi, kırmızı ve yeşil renklerinde görülüyor.
halk dilinde bu canlıya "yakamoz", "deniz ışıltısı" ya da "mavi gözyaşı" da deniyor ve bu canlı dünyanın neredeyse her yerinde görülebiliyor. en güzel göründüğü yerlerden biri ise bahsettiğim gibi jervis körfezi. keşfedilişinden bu yana her yıl binlerce turist sırf şu güzelliği görebilmek için körfeze akın ediyor;
buradan
bu körfezdeki biyolüminesan canlısı, kendisine dokunulduğu zaman parlıyor, körfezi adeta ışıklarla donatılmış bir cennete çeviriyor. ışık, lusiferin adındaki kimyasal madde ile lusiferaz adındaki enzimin tepkimeye girmesi sonucu oluşuyor. etrafındaki kimyasallara göre rengi değişmekle birlikte, genel itibariyle mavi, kırmızı ve yeşil renklerinde görülüyor.
halk dilinde bu canlıya "yakamoz", "deniz ışıltısı" ya da "mavi gözyaşı" da deniyor ve bu canlı dünyanın neredeyse her yerinde görülebiliyor. en güzel göründüğü yerlerden biri ise bahsettiğim gibi jervis körfezi. keşfedilişinden bu yana her yıl binlerce turist sırf şu güzelliği görebilmek için körfeze akın ediyor;
devamını gör...
uğur mumcu
bir pazar günü öldürülüp katillerinin de pazar günü gün ışığına çıktığı güzel insan
devamını gör...
üniversitede yaşanmış en büyük pişmanlık
erasmusu kazanmış olmama rağmen ailede yaşanan sağlık durumundan ötürü son anda vazgeçmem.
devamını gör...
anadolu halk takvimi
ergün veren'in, halk deyiş ve yakıştırmaları ile, kendi şablonunu bulmuş olan iklim olaylarını, değişim ve zamanlarını incelediği hoş bir kitabı.
kırkikindi yağmurları, kocakarı soğukları, çaylak fırtınası, berdelacuz, karakoncolos, zemheri, hıdırellez, cemreler…
bunlar anadolu insanının uzun yılların deneyim ve gözlemlerine dayanarak oluşturduğu takvimden bazı özel günler ile iklim olayları…
peki, anadolu insanı zamanı nasıl algılar, dilimler, noktalar, adlandırır ve yaşar? yaşarken hangi inançlar ve tecrübeler onun hayatını şekillendirir? doğayı gözlemleyerek geleceği ve hava durumunu nasıl tahmin eder? bütün bunlar hayatını ve kültürünü nasıl etkiler? işte bu kitabın konusu bu.
anadolu insanının kısa yoldan ve nahifçe “sayılı günler”, “çoban hesabı”, “kocakarı hesabı”, “anam babam hesabı”, “eski hesaba göre” yahut “hesaplı” dediği günleri ergün veren, kocakarı soğuklarından zemheriye anadolu halk takvimi’nde topladı.
kırkikindi yağmurları, kocakarı soğukları, çaylak fırtınası, berdelacuz, karakoncolos, zemheri, hıdırellez, cemreler…
bunlar anadolu insanının uzun yılların deneyim ve gözlemlerine dayanarak oluşturduğu takvimden bazı özel günler ile iklim olayları…
peki, anadolu insanı zamanı nasıl algılar, dilimler, noktalar, adlandırır ve yaşar? yaşarken hangi inançlar ve tecrübeler onun hayatını şekillendirir? doğayı gözlemleyerek geleceği ve hava durumunu nasıl tahmin eder? bütün bunlar hayatını ve kültürünü nasıl etkiler? işte bu kitabın konusu bu.
anadolu insanının kısa yoldan ve nahifçe “sayılı günler”, “çoban hesabı”, “kocakarı hesabı”, “anam babam hesabı”, “eski hesaba göre” yahut “hesaplı” dediği günleri ergün veren, kocakarı soğuklarından zemheriye anadolu halk takvimi’nde topladı.
devamını gör...
sözlük dergisi duyuruları
bugün dergimizi şereflendiren yazarımız:
sevgi ile gözde kılıçaslan. bir solukta okunacak bu güzel yazıya buradan öne çıkanlardan ulaşabilirsiniz.
kategori sınırlaması olmadan her türden yazılarınızı, denemelerinizi, dışavurumlarınızı ve iç dökmelerinizi de [email protected] adresine gönderebilirsiniz. iyi okumalar diliyoruz.
sevgi ile gözde kılıçaslan. bir solukta okunacak bu güzel yazıya buradan öne çıkanlardan ulaşabilirsiniz.
kategori sınırlaması olmadan her türden yazılarınızı, denemelerinizi, dışavurumlarınızı ve iç dökmelerinizi de [email protected] adresine gönderebilirsiniz. iyi okumalar diliyoruz.
devamını gör...
uzun entry şovenizmi
bazı insanlar yaptıkları her işi ciddiye alıyor. söz uçar, yazı kalır mantığı ile ilerliyorlardır. iyi de yapıyorlar, ben bazen yaptığım goygoydan utanıyorum mesela*.
bir yazarın hiç makara yapmıyor olması neden şov gibi görünüyor ki? aslında o ciddi paylaşımlara gün gelir çokça ihtiyaç duyulur.eminim yaptıkları tanımlarda, ''kültür basıyorum ollley, çok kültürlüyüm'' demiyorlardır....
bu bilgi paylaşımlarını ''kültür basmak'' olarak algılamanız yanlış. bir sözlüğün kalitesini belirleyen şey fazlaca troll barındırması değil, fazlaca doğru bilgi barındırmasıdır. bence iyi ki varlar, ilgiyle okuyup feyizleniyoruz.
bir yazarın hiç makara yapmıyor olması neden şov gibi görünüyor ki? aslında o ciddi paylaşımlara gün gelir çokça ihtiyaç duyulur.eminim yaptıkları tanımlarda, ''kültür basıyorum ollley, çok kültürlüyüm'' demiyorlardır....
bu bilgi paylaşımlarını ''kültür basmak'' olarak algılamanız yanlış. bir sözlüğün kalitesini belirleyen şey fazlaca troll barındırması değil, fazlaca doğru bilgi barındırmasıdır. bence iyi ki varlar, ilgiyle okuyup feyizleniyoruz.
devamını gör...
sözlük yazarlarının favori normal sözlük yazarları
her yazar değerlidir elbet. her yazar bir şekilde keyif almak için burada. hiçbirini kınamamak lazım. hepsi de elinden geldiğince hislerini paylaşıyor, değer veriyor. herkesin yüreğine sağlık.
favori olayına gelince takip ettiklerim için elimden geldiğince etkileşimde olmaya çalışıyorum. diğer arkadaşlara yetişemediğim için kusuruma bakmayınız lütfen. herkes değerli bu sözlükte bence. mutlulukla kalınız.
favori olayına gelince takip ettiklerim için elimden geldiğince etkileşimde olmaya çalışıyorum. diğer arkadaşlara yetişemediğim için kusuruma bakmayınız lütfen. herkes değerli bu sözlükte bence. mutlulukla kalınız.
devamını gör...
muhteşem yüzyıl
televizyonda yayınlandığı zamanlar izlemesem de youtube’da kesitlerine denk geldikçe izlediğim ve gerçekten bayıldığım türden entrikalarla dolu dizi.
hayatımdaki bazı insanların bana efsun *demesinin hikayesinin de bi kısmı diziyle bağlantılı olduğundan daha bi seviyorum diziyi ama o entrikaları ve saray hayatını izlerken nası eğlendiğimi anlatamam. **
hayatımdaki bazı insanların bana efsun *demesinin hikayesinin de bi kısmı diziyle bağlantılı olduğundan daha bi seviyorum diziyi ama o entrikaları ve saray hayatını izlerken nası eğlendiğimi anlatamam. **
devamını gör...
ssg vs yoldaş benjamin franklin
ssg artık yok kardeş!
ssg sevdiğimiz bir abimizdi
janti adamdı, adabı giyinmeyi çok iyi bilirdi, mesela ben bilmem!
çok gülerdi, ben gülmem!
bu kapıdaki arkadaş abi ifade özgürlüğü dediğinde, sırtını dönerdi. ben dönmem!
agop abi beni yazar yap dediğinde, dalga geçerdi. ben geçmem!
ssg sevdiğimiz bir abimizdi ama sözlükten adam uçurmayı da bir tuhaf yapardı
ne varsa elinde yine döner dolaşır onun kendi fikrinde adamlar elinde kalırdı. benim kalmaz!
bizde entry başlığa konur, herkes ihtiyacı kadarını okur!
ssg silahını kanzuka taşıtırdı, ben silahımı saklamam!
abim bu masaya şöyle fiyakalı ama birazda yamuk otururdu.
ben arkamı arkadaşlara verince şöyle bir yaslanırım geriye!
ssg sevdiğimiz bir abimizdi
janti adamdı, adabı giyinmeyi çok iyi bilirdi, mesela ben bilmem!
çok gülerdi, ben gülmem!
bu kapıdaki arkadaş abi ifade özgürlüğü dediğinde, sırtını dönerdi. ben dönmem!
agop abi beni yazar yap dediğinde, dalga geçerdi. ben geçmem!
ssg sevdiğimiz bir abimizdi ama sözlükten adam uçurmayı da bir tuhaf yapardı
ne varsa elinde yine döner dolaşır onun kendi fikrinde adamlar elinde kalırdı. benim kalmaz!
bizde entry başlığa konur, herkes ihtiyacı kadarını okur!
ssg silahını kanzuka taşıtırdı, ben silahımı saklamam!
abim bu masaya şöyle fiyakalı ama birazda yamuk otururdu.
ben arkamı arkadaşlara verince şöyle bir yaslanırım geriye!
devamını gör...
