charles dickens, belirli koşullar sağlanmadığı sürece üretken olamıyordu. öncelikle mutlak sessizliğe ihtiyaç duyuyordu; evlerinden birinde, sesin içeri girmesini önlemek için çalışma odasına fazladan bir kapı takılması gerekmişti. çalışma odasının da titizlikle düzenlenmesi gerekiyordu. yazı masası bir oencerenin önünde yer almalı, üzerine kaz tüyü kalemler mavi mürekkepten oluşan yazı gereçlerinin yanı sıra birkaç süs eşyası yerleştirilmeliydi: taze çiçeklerle dolu küçük bir vazo, büyük bir mektup açacağı, üzerinde tavşan oturan altın yaldızlı bir yaprak ve iki bronz heykelcik.
çalışma saatleri sabitti. en büyük oğlu hiçbir şehir katibinin onun kadar sistemli ve düzenli olmadığını hatırlıyordu. sabah yedide uyanıyor, sekizde kahvaltı ediyor ve dokuzda çalışma odasında yerini almış oluyordu. ikiye kadar orada kalıyor, ailesiyle öğle yemeği yemek üzere kısa bir ara veriyordu. bu esnada genellikle hipnoz etkisi altındaymış gibi görünüyor, yemeğini mekanik bir biçimde yiyip neredeyse tek kelime etmeden aceleyle masasının başına dönüyordu. kısa bir çalışmadan sonra üç saatlik bir yürüyüşe çıkıyordu. altıda akşam yemeği yedikten sonra, gece yarısı odasına çekilene dek geceyi ailesi ya da arkadaşlarıyla geçiriyordu.


(bkz: günlük ritüeller mason currey)
devamını gör...

etrafta birçok örneğini görebiliriz, görüyoruz da. ne acı..
devamını gör...

ilk kez bu gece dinliyorum. ne tesadüf ki gece gece hep sevdiğim şarkılar çalıyor sonrakini merak ettiğimden kapatamıyorum da. güzel hareket olmuş tebrik ederim. aynen böyle devam.
devamını gör...

sürekli ötekileştirmek üzerine açılan başlıklardan birtanesi. başörtülü/açık, şişman/zayıf, uzun/kısa, gözlüklü/gözlüksüz, kısa saçlı/uzun saçlı vs vs.

bırakın neyin nasıl olduğunu, sevmiş evlenmiş, gerisinden kime ne.
devamını gör...

etkisi çok büyük olan önemdir.

iyi ya da kötü tartışması yapmak yerine birkaç örnek vermek istiyorum, tabii ki istisnalar var.
hepsi öznel fikirlerim, bir kanıt sunmak ya da tez yazmak gibi bi gayem yok, umarım fazla ciddiye alınmaz.

sanırım ebeveynlik kavramının değeri azaldı, bir çocuğa teker teker değerleri öğretmek yerine kendi başına öğrenmesi için çabalıyor artık aileler, bizim küçükken aile toplantılarında yapıp dayak yiyeceğimiz* bir hareketi şimdinin çocukları rahatlıkla yapıyor.
üstelik üzerine alkış alıp, bütün ailenin profillerinde paylaşılıyor, çocuk hareketinin yanlış olduğunu idrak edemiyor bile.
ebeveynler çok rahatlaşmaya, çocuklar çok garip davranmaya başladı.

internet sayesinde bir şeyin fanatiği, geek'i olmak çok basitleşti. insanlar okumadığı kitap, bilmediği yazar hakkında bile hiç zorlanmadan konuşabiliyor. hatta birbirleriyle tartışıyorlar bile, ''x'i okuyan da ne bileyim...''

fanatiklerde de gereksiz bi özgüven patlaması var, en ''elit'' çevrede bile lakayt, saygısızca konuşan tipler azınsanmayacak kadar çok. müzik ekipmanı forumunda bile ''bu marka dışını almayın, aptallar!'' gibi konuşanlar var.

sürekli olarak inanç tartışmasına maruz kalıyoruz, bu bizi daha mı esnek yoksa daha mı muhafazakar yapıyor, pek bi fikrim yok.

en komik, en eğlenceli konularda bile birbirimize tahammülümüz yok, espri yapana ''esprin kötü!'' demek için fırsat kolluyoruz, e tamam da adamın mizahi personası o belki, neden abartıyoruz?



zamanla eklerim bir şeyler, dursun başlığım başımın ucunda, daha kahvaltımı bile etmedim yahu!
devamını gör...

tanım tanım bilmektir
tanım kendin bilmektir
devamını gör...

harika olduğunu düşündüğün ve bir köşeye pusmuş olan başlığı tekrar gündeme getirmek için yapılan eylemdir. başlığa göre değişse de girilen tanımların sayısı artar ve sözlüğe canlılık gelir.
devamını gör...

birçok yönüyle hayatımı değiştiren müzik grubudur. ankara'ya olan sevgimi bana ankara'ya gitmeden kazandırmıştı. her şarkısıyla, ankara'nın her yerinde bir anı, hikaye bıraktım.

bu akşam sözlük radyosu'nda, saat 23:00'da; programımda (bkz: şarkılarla geçtim aranızdan radyo yayını) anlatacağım, çalacağım müzik grubudur.
devamını gör...

tekelciler geri adım atacak gibi durmuyor. pek işe yarayacağını sanmıyorum yasağın. zaten hiçbir hukuki dayanağı da yok. tekelci reislerin yanındayım.
devamını gör...

benzemez kimse sana,
tavrına hayran olayım

devamını gör...

ciğerci değil de yenibosna'da kokoreççiye götürmüştüm ben. hatta bitiremediği yarımı ben yemistim. yarım koko kac para ziyan mı olsun.
9 yaşında oğlumuz var şimdi.
devamını gör...

sapiens ve homo deus
devamını gör...

hiç eskimeyen ve bana göre mirkelam'ın en güzel, en tatlı şarkılarından biridir.


ahu gözlüm
güzel yüzlüm
bana biraz güler misin?
aşk mı, laf mı yaşananlar?
gözlerime bakıp söyler misin?

fallara kalmış geleceğine
gözyaşı dökersin
gül gibi yâre döneceğine
daha çok beklersin
ellerini ver (yâr)
saçlarını aç (yâr)
al beni koynuna (sar)
kuşları kondur eteğine de
bir kapa bir aç yâr

yaptın, ettin
gittin, bittim
bir kaderi
sen mahvettin
atsan olmaz
satsan olmaz
bir sevda var bende
tutsan durmaz

fallara kalmış geleceğine
gözyaşı dökersin
gül gibi yâre…
devamını gör...

can -iş bankası-yky-ayrıntı-iletişim-sel-ithaki-everest başlıca bunlar
devamını gör...

kuşbilimci yazar philippe j. dubois ve filozof ve yazar olan élise rousseau tarafından kaleme alınan bu eserde kuşların yaşamlarından kesitler sunarak, insanlarla olan benzerliği örnekleriyle açıklanmış. birçok kuş hakkında bilmediğimiz ilginç bilgiler ve yaşama dair kuşların davranışları sade ve akıcı bir şekilde aktarılmış.
tıpkı biz insanlar gibi kuşların da aralarında çeşitlendiğini; kumrunun sadakatini dağ bülbülünün şıpsevdiliği, horozun korkaklığı kızılgergedanın cesareti oldukça ilginç ve dikkat çekici örneklerle açıklanmış. yavrularını dünyaya getirip başka yuvalara terk eden guguk kuşu ile yavruları büyüyünceye kadar yanında olan kazların da aile kavramı bizim aile kavramımız gibi değişken.
bütün güzelliklerin bir arada olmadığı gibi kuşlarda da en güzel tüy ve en güzel ötüş bir arada olamıyor maalesef. kitap bir nevi kuşlara ayna tutarak insanı görmek ve göstermek istemiş. biraz doğayı ve hayvanları dinlememizi ve tanımamızı salık vermiş.


öyleyse kuşlardan aldığımız tek bir dersi aklımızda tutacaksak bu ders hiç kuşkusuz şu olacaktır: heyecanlar ve öngörülmeyen olaylar bakımından daha zengin bir yaşam için doğayla yeniden irtibat kurmak!!
devamını gör...

günaydın değerli sözlük sakinleri.
ben sakinim, siz de sakin olun.
şşt şşşt sakin ol.

devamını gör...

önce online sınav gönderiyorum psikolojik karakter tanımı üzerine. akabinde yine yazılı bir ingilizce testi. en son google dan google iş mülakatı soruları aratıp birkaç tane de onlardan sorup karar veriyorum.
devamını gör...

son samuray ukdesi.

90’ları hatırlayan insanların kanal d‘de yayınlanan ince ince yasemince programında bir tiplemedir.

itilmiş isimli hayırsız, tembel ve karısı kakılmış üzerinden asalakça yaşayıp, karısına şiddet uygulayan bir de kocası vardı.
trajikomik hayatları mizah ile gözler önüne sererdi.
devamını gör...

bu hadsizliği yapacaksanız, sende kendimi görüyorum diyebilirsiniz.
devamını gör...

saygı değer çalışkan modlarımızın, ufaktan temizlemesi gerekli.
baksanıza, ayaklar,seksler havada uçuşuyor sol framede.
size yardımcı oluruz ama fiziksel olarak, mesela shotgun ile evlerini basarız verdiğiniz ip den bazı çer çöpün.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim