(bkz: he biz de yeding)
devamını gör...

hep yapmak istediğim sanattır, çok güzel resimler , grafiti yazılar yazanlar çıkıyor ve kıskanıyorum, keşke benimde öyle bir yeteneğim olsaydı.
bizim ülkedeki sokak sanatı, boş bulduğumuz duvara ahmet ,fatmayi seviyor veya nereli olduğunu yazmak veya küfürlü yazılar yazmak , resim yapan çok az onlarda anca çiçek böcek resmi yaparlar, yaratıcılık tan uzak yapılanlar.
avrupa'da , amerika'da, brezilya da özelikle bu işi yapıp uluslar arası şöhret kazanmış sanatçılar var, darısı bizim gençlerin başına.
devamını gör...

yalçın tosun'un 2009 yılında yayınlanan öykü kitabıdır. yazarın ilk kitabı olan bu öykü kitabı 2011 yılında notre dame de sion edebiyat ödülü'nü kazanmıştır.

kitabın tamamına hüzün sinmiş, bir tane öykü yok ki okurken gülümsetsin. insan okurken düşünmeden edemiyor, yahu çocukluğumuzda, ailelerimizin kısa tarihlerinde hiç mi güzel bir şey yoktu. bu kadar hüznün göze batırılması benim hoşuma gitmedi. bunun yanında öykülerin akışı gayet güzel.


"senin için kendi ailen kadar, kendi odan kadar, kendi geçmişin kadar tehlikeli bir şey yoktur."
devamını gör...

buyurun faşist bir başlık daha.. siz kötüledikçe biz öveceğiz!..*

bi kere bi'tarzları var. öyle her şeyi, aman üzerimde kıyafet olsun diye giyinip çıkmıyorlar. özenle seçiyorlar.

kasıntı değiller; hayatı, yerine göre ipliyorlar.

laçka değiller; hayatın ciddi yanlarını ti'ye almıyorlar.

atletikler; basketbol ve hiphop en çok onlara yakışıyor.

ve tabi gelelim benim en önem verdiğim özelliğe: ağırlar, sakinler: bi'şeyleri yeni öğrenmiş ergen hareketleri, yaşı büyüse de kendi olgunlaşamamış ebleh tavırları yok...

bu da başıboş başlıklara armağanımdır.dileyen üzerine giyer dolaşır*
devamını gör...

kadın yazarların takipçi ve beğeni sayısının çok fazla olduğunu ima eden ve hazmedemeyen kişilerin duyar kasmadığı başlık.

155'i ararın.

takipçi sayım polis imdatta.

ayrıca bir kurtulun şu kompleksten yahu. neymiş efem 'kodonloron tokopço soyoso orkoklordon çok olmosu' hiç kendi tanımlarınızada bakmıyorsunuz değil mi?

ben iki aydır buradayım neredeyse günlük 20 saat online olduğum zamanlar oldu. bir çok başlıkta kısalı uzunlu tanımlar yaptım. her şeyi geçtim yazmaktan çok okuyor, okuduğumda hoşuma gidenleri beğeniyorum.

ben ve tanıdığım bir çok kadın yazar arkadaşım burada ciddi zamanlar harcıyor ve gayet fazlaca tanım giriyor. bu kadar şeye rağmen beğenilmemizin ve takip edilmemizin tek nedeni kadın olmamız değil mi?

ayrıca şuda var ben eminim ki takip edildiğimden daha çok takip ediyor ve beğeni yapıyorum. bir köşede durup suya sabuna dokunmayıp sonrada cinsiyetçi bir söylemle insanların algılarına oynamayın.

velev ki kadınım diye öyle size ne?
bu da mı gol değil beee?

yahu ayrıca bence kadın takipçim daha fazla ben de genelde kadınları daha çok takip ediyorum. çünkü kendime yakın düşünce, söylem ve tanımları olan kişileri takip etmeyi tercih ediyorum. şimdi ben bu tarz söylemleri olan bir insanı neden takip edeyim? ayrıca çok sevdiğim erkek yazar arkadaşlarım da var. cinsiyetçi olmayan her başlığa 'doyor kosmoyon yoo' yazmayan.

aha da bu kadar duyar yeter bu başlığa. gidem de biraz başka başlıklara duyar kasam çavv.
devamını gör...
(tematik)

afrika'nın batısında bulunan liberya ülkesinin başkentidir.
manu chao'nun rainin in paradize şarkısında sayılan yerlerden biridir.
devamını gör...

masallarla kadın arketipine ait mitler konu alınır. kitapta en etkileyici yer şirin bir kadının asla büyümeyen, kandırılmaya müsait bir çocuk olduğu saptamasıdır. o yüzden kadınlara kendi vahşi doğalarını kabul etmeleri ve ortaya çıkarmalarını söyler. kurt denilen kadının özgün doğasıdır ve bu da vahşidir. ancak binlerce yıllık yazalı ya da sözlü kurallar ve yasalarla boyun eğdirilen kadın bu özünü unutmuştur. tekrar o damarı bulup beslemek gereklidir.

her kadının hatta erkeklerin de okuması gereken küçük masalardan oluşan harika ötesi bir kitap.
devamını gör...

katıldığım başlıktır.
ben bazen tanımını çok beğendiğim yazarlara çekinmeden giriyorum.
çünkü onları motive edeceğini biliyorum daha da iştahlandıracağının farkındayım çünkü.
değerli yazar arkadaşlar lütfen değerli yazar arkadaşlara hakkını vermekten çekinmeyin.
devamını gör...

daha kötü ne olabilir ki diyorum ve ardından queen- we are the champions açıp problemlerime kafa göz dalıyorum.

peki sonra ne mi oluyor? problemlerim de bana kafa göz dalıyor, ardından ortak noktada buluşup yaşamımıza devam ediyoruz.
devamını gör...

bu fotoğrafı bir arkadaşım whatsapp’tan gönderdi. ona da kesin başka biri göndermiştir. işin ucu yoldaş’a kadar gidebilir.
biz bu kareye bir isim verelim.

“aşk çit tanımaz”
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: yaşamanın saçmalığı)
(bkz: paradoks)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kaçak yayın*

bir zaman önce kitabı mı daha iyidir yoksa filmi mi diye konuşmuştum.tabi ki kitap diye seslenmek istiyorum.tamam iyi güzel sahneleri var ancak bana çok kesik kesik geldi.burada dune serisini inceleyen çok iyi iki yazar gördüm.eminim onlar daha güzel anlatırlar.ilk kitabı bitirmemiş film.beklediğim etkiyi bulamadm.sakin ve hızlı ilerliyor.
devamını gör...

yarış atlarının piste daha iyi odaklanabilmesi ve dikkatinin dağılmasını önlemek için yarış sırasında taktıkları dar görüşlü bir gözlüktür. atların sadece önlerini görmesi sebebiyle yarışta daha iyi motive oldukları bilinmektedir.

mecazen, bir olay karşısında sabit ve belirli kalıplar içinde görüş belirtmeyi temsil eder. bakış açısı alamamak beraberinde hoşgörüsüz ilişkileri getirir, çünkü başkasının görüşüne saygı gösterme söz konusu değildir.
devamını gör...

belli bir kitlenin sisteme isyanının bayraktarlığını farklı dönemlerde farklı müzik türlerinin temsil etmesinden kaynaklıdır.
- caz-blues 1900'lerin başında amerika'da afro-amerikanlar için kendi kimliklerini ve varoluşlarını simgeleyen bir müzikti. avrupa'ya gelişiyle birlikte salon müziğine evrildi.
-rock müzik 60'larda sistem eleştirisiyle parladı, bugün her düşünceye hitap ediyor.
-metal 90'larda aynı kulvarda zirve yaptı, bugün genel itibariyle rock müziğin pozisyonuna geldi.
-günümüzde biz beğensek de beğenmesek de genç kitle sisteme isyanını rap ile dillendiriyor.
devamını gör...

düşle doyum. egonun savunma mekanizmalarından birisi aslında ama tabii hastalık halini alabiliyor bağımlılık gelişebiliyor. çeşitli psikiyatrik hastalıkları bulunan insanlar buna daha yatkın maalesef. bunun çok aşırı olması bazı bozuklukları gösteriyor. temelinde sıkıntılarla başa çıkma mücadelesi olarak gelişiyor.
devamını gör...

liseyi örgün okumadım flörtum olmadı, üniversitede güreşciydim okulda ders harici durmuyordum yine flörtum olmadı bu da millette ne gizemli erkek imajı yaratmış ola ki bölümdeki dişil bireylerin hakkımda fiskos yaptığıni kimlerin benim flörtum olmak istediğini cart curt 5 yıl sonra öğrendim, haliyle okul bitti yine olmadı, iş hayatında sosyal çevre denilen bir şey olmadığı için de olmadı, kaldı ki insan bir yaşa kadar hep yalnız olunca mekanizma artık hep öyle çalışıyor hissiyatlari ona göre şekilleniyor.
bu yüzden ömrümü verimli geçirdiğime inanıyorum. profesyonel sporcu olarak ömrümün büyük bölümünü geçirdim, alto saksafon çalmayı öğrenip metal grubunda jazz çaldım. yıllarca çizim yaptım kendi küçük çaplı çizgi romanım için uğraştım, üniversiteden 1 dil 2 lehceyle mezun oldum, tarım yaptım hayvancılık pazarcılık yaptım arazide yattım kalktım, karnımı doyurmak için avcılık yaptım vs.
insan enerjisini ve zihnini diğer insanlardan biraz soyutlarsa kısa ömrünü sağlam tecrübeler ekleyebilir. o yüzden böyle acınası kıstaslarla aklınızı yormayın.
devamını gör...

zindan karanlığında uyumak gece salgılanan mucizevi hormonlarınızı çoşturacaktır. akıllı olunuz ve bu nimetten 5 telelik bir göz bandı ile nasibinizi alınız. tv ile, herhangi bir ışık hüzmesi eşliğinde kaliteli uyku uyunmaz!
devamını gör...

yalnızca tek bir şey rica ettiğim, dünyanın en özverili, en yardımsever radyo programcılarından, fevkalade başarılı ve bizleri her hafta sevince boğan programlarını hazırlamak için çok değerli mesaisinden saatlerini ayırdığını bildiğim sevgili bengaripsengüzeldünyaumutlu'dan, hiçbir eleştiriye itibar etmemesini istediğim, sağlığını ve mutluluğunu hiçbir şeyin etkilememesini dilediğim, gerek tekrar, gerekse bomba gibi yeni bölümleriyle de bizi yine bulutların tepesine çıkaracak efsane yayın.

* *
devamını gör...

şarkı, askerken kendisine eziyet eden komutanını öldürüp firar eden debreli hasan'ı anlatmaktadır. hasan her ne kadar sonradan pişman olsa da memleketine dönüp anasını son kez görüp helallik aldıktan sonra dağa çıkıp eşkıya olmaktan başka çaresi kalmamıştır.

halka zulmeden bir eşkıyadan ziyade diğer zalim eşkıyaların tepesine çöken, yardıma muhtaç olanlara yardım eden bir eşkıya olmuştur hasan. dağa çıkarken ardında bıraktığı sevdiğine kavuşamayacağını bildiği için, yardımına ihtiyacı olan sevenleri kavuşturmak için de elinden geleni yapar. zaman içerisinde eşkıya olarak değil insanların hayran olduğu bir figür olarak anılmaya başlar hasan.

yıllar geçtikçe hasan sevdiğine kavuşmasının artık imkansız olduğunu anlar ve kendisini hala beklediğini bildiği sevdiğine kendisini beklememesini ve evlenip mutlu olmasını istediğinin haberini salar.

bir süre sonra sevdiğinin düğünü olacağının haberini alır ve yıllar sonra ilk defa çeker en güzel kıyafetlerini üzerine, kellesini koltuğuna alıp şehre iner ve sevdiği kızın düğününe katılır. sevdiği kıza yedi altın bilezik takar ve gözlerine son kez bakıp bir daha dönmemek üzere dağlara geri döner. aradan yıllar geçse de sevdiği kız hasan'ı unutamaz ve onun için bu türküyü yakar...
devamını gör...

türkçeye kara koyun teorisi yahut kara koyun etkisi olarak çevrilen ve insanların kendilerinden farklı olanı yaftaladıkları bir çeşit metafor, deyim.

bilindiği gibi neredeyse her ailenin ele avuca sığmaz, dik başlı ve diğer aile üyelerinden farklı olan bir üyesi vardır. bu kişi davranışsal ya da dış görünüş olarak hiçbirine benzemez. sadece aileler için de geçerli değildir bahsettiğim etki, arkadaş grubunda, sınıfta vs. de diğerlerinden farklı olanın yaşadığıdır. ki ister istemez dışlanma olur arada. dışlanmaya sebebiyet veren olaya da pek sevgili uzmanlar kara koyun etkisi adını vermişler. şöyle bir bakın etrafınıza illaki örneğine rastlayacaksınızdır.

dışarıdan güzel görünse de aslında sandığınız gibi çekici de değildir çünkü kara koyun demek dışlanmış, ötekileştirilmiş demektir. hemencecik söyleyeyim, demedi demeyin. sonra "vay efendim böyle tahmin etmemiştim, mars dememişti bunu" olmasın. *

bir de çok bilinmez fakat bazı psikologlar ailedeki herhangi bir kötü durumdan psikolojik olarak en çok etkilenen kişi olarak da açıklarlar. olayı herkes yaşamıştır ancak biri o kadar etkilenir ki davranışları değişir, farklı olmaya başlar. o zaman da araya soğukluklar girer. deyim can bulur.

karalara boyanmamamız dileğiyle. *
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim