ebru polat
zerrin özer'in hani dünya tatlısı isimli eserine farklı bir soluk getirmiştir kendisi. seksapalite anca bu kadar ön plana çıkarılır diye düşünüyorum.
devamını gör...
üst üste hapşırmak
ilk çok yaşa yetmemiştir. ölümsüz olmaya çalışıyordur.
devamını gör...
bir ailenin çocuğuna yapacağı en büyük kötülük
ona kötü örnek olmaktır. çocuklar ebeveynlerini taklit ederek büyürler.
devamını gör...
28 şubat normal sözlük darbesi
cidden mi? yani bu kadarı olamaz. ben çok nadir geceleri erken uyurum. dün gece erken yattım, sözlükte darbe olmuş. en son böyle erken yattığımda da 15 temmuz darbesi olmuştu. ben hep kaçırıyorum bu darbeleri. eyy darbeciler! neden darbe yapmak için benim uyumamı bekliyorsunuz? * bundan sonra uyumayacağım erken saatte, yaramıyor.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
tamam peki diyorum
duyuyor musun
diyelim duyuyorsun
bana inanıyor musun
peki ya artık sana
tamam peki demek
istemiyorsam
artık senin inancın
koca bir hiçse
biliyorum
yalancının
sahtekarın tekiyim
ama sanma ki
kalbini kıramam
hançer bile saplarım
tam orta yerine
şimdi sen buna da
inanmamışsındır
ciğerimi biliyorsun ya
inansan ne güzel olurdu
iman etseydik beraber
yalnız bırakmasaydın beni
barış benimle olur mu
küs gitmeyelim
hem ben küsemiyorum
kimseye
sendin küsen
bana inanmayan
bit demekle bitse keşke
tüm küslükler
kızamıyorum da kimseye
hastalık mı bu
yoksa bir sirk mi
yoksa bir şirk mi
keşke bir yolu olsa
ümit edebilsem
dağıtabilsem bulutları
ne kadar da siyahlar
kim inanır
güneşi sakladıklarına
ben di mi
inanıyorum güneş doğacak
ısıtacak içimi
ama seni düşündükçe
sanki parçalanıyorum
uzay boşluğuna düşüyorum
çığlığımda boğuluyorum
ağlasam da fayda etmez ki
şimdi söylesene güneş var mı...
duyuyor musun
diyelim duyuyorsun
bana inanıyor musun
peki ya artık sana
tamam peki demek
istemiyorsam
artık senin inancın
koca bir hiçse
biliyorum
yalancının
sahtekarın tekiyim
ama sanma ki
kalbini kıramam
hançer bile saplarım
tam orta yerine
şimdi sen buna da
inanmamışsındır
ciğerimi biliyorsun ya
inansan ne güzel olurdu
iman etseydik beraber
yalnız bırakmasaydın beni
barış benimle olur mu
küs gitmeyelim
hem ben küsemiyorum
kimseye
sendin küsen
bana inanmayan
bit demekle bitse keşke
tüm küslükler
kızamıyorum da kimseye
hastalık mı bu
yoksa bir sirk mi
yoksa bir şirk mi
keşke bir yolu olsa
ümit edebilsem
dağıtabilsem bulutları
ne kadar da siyahlar
kim inanır
güneşi sakladıklarına
ben di mi
inanıyorum güneş doğacak
ısıtacak içimi
ama seni düşündükçe
sanki parçalanıyorum
uzay boşluğuna düşüyorum
çığlığımda boğuluyorum
ağlasam da fayda etmez ki
şimdi söylesene güneş var mı...
devamını gör...
ickiliydibilmemne
devamını gör...
hiperventilasyon
ayaklarda uyuşmayı da beraberinde getiren haldir.
böyle durumlarda, bir süre uzanıp nefesin normale dönmesini beklemek gerekir.
ayrıca, kişi konuşma halindeyse, bunu sürdürmemelidir. hiperventilasyon etkisinde konuşmak nefesin düzene girmesini geciktirebilmektedir.
böyle durumlarda, bir süre uzanıp nefesin normale dönmesini beklemek gerekir.
ayrıca, kişi konuşma halindeyse, bunu sürdürmemelidir. hiperventilasyon etkisinde konuşmak nefesin düzene girmesini geciktirebilmektedir.
devamını gör...
anksiyete bozukluğu
aslında kişinin sahip olduğu her şeyini sınayan bir durumdur.anksiyete = kaygı bozukluğudur.
bununla ilgili bir kaç yanılgıyı düzeltmek istiyorum;
- anksiyete ömür boyu süren bir rahatsızlık değildir.gelip- geçer bir duygu durumudur fakat nedense insanlar bunu “asla geçmeyen- tehdit bir rahatsızlık’’ gibi anlatıyorlar. arkadaşlar itibar etmeyin.anksiyete gayet kendi kendinize ya da psikologla yaptığınız terapiler eşliğinde aşabileceğiniz bir problem.
- anksiyete bir rahatsızlık değildir.kısa süreli duygusal dengeyi şaşırmaktır.şu şekilde ; kişi düşüncelerini kontrol etme konusunda sıkıntı yaşar çünkü kaygı bozukluğuna sahip kişiler en çok değer verdikleri ya da ürktükleri şeylerle ilgili endişe duyarlar.bu sebeple düşüncelerinden korkar ve endişelenmeye başlarlar.bu bir döngü haline gelir ve umutsuz bir ruh hali gelir.
anksiyete genel açılımı ile budur.buna ek olarak; kaygının boyutuna göre fiziksel semptomlar gelişebilir.
ama kendi kendinize aşabilirsiniz.yapmanız gereken tek şey; olabildiğince pozitif olmaya çalışmak ki bu kolay değil fakat anksiyeteye pozitif bir bakış açısıyla giderseniz gittikçe üzerinizdeki etkisi yok olmaya başlar.
örnek olarak ;
anksiyete der ki “ öleceksin”
siz diyeceksiniz ki “ taş gibiyim, hala nefes alıyorum, şükürler olsun’’
anksiyete der ki “ burdan geçersen düşersin”
siz diyeceksiniz ki “ düşeceğim nereden belli? her yerim gayet güçlü.ayrıca düşersemde eğlenceli olur bu aralar hiç uçmadım.”
yani size gelen endişeye makyaj yapın.eğlenceli hale getirin.bunu yapamıyorsanız, kendinizi mutlu edecek şeyler ile sürekli oyalayın.özellikle sosyal olmanızı tavsiye ediyorum.evet pandemide zor ama arkadaşlarınıza gidin ya da onları çağırın.hiç bir şey yapamıyorsanız, mutfaga girin.
kafayı hep dolu tutun.
ve en önemlisi; kaygı geldiğinde dinlemeyin onu.fark ettiğiniz anda dikkatinizi ondan çekin ve kendinizi serbest bırakın.( düşünmemeye calışmak değil, bunu yaparsanız daha fazla düşünürsünüz) bırakın duygu sizi etkilemeye çalışsın ama onu dinlemeyin.
anneniz size söylenirken , kitap okudugunuzu düşünün ya da televizyon izlediğinizi.
orada bir eylem var ama siz onu ekarte ediyorsunuz.
en önemlisi hep pozitif olun.kendinizi hep motive edin.mesela beni alışveriş motive eden bir durumdur.bir şeyler alırım.küçükte olsa , alırım.
müzik dinlerim, insanlarla konusurum.amaç ; kendinizle kalmayı engellemek.
yalnız kaldığınızda düşündüğünüz tek bu olur.başkalarıyla olursanız , kendinizi dinlemeye vaktiniz kalmaz, olsa bile arkadaşlarınız/ sevgiliniz direk modunuzu etkileyebilir.
kısacası reçete ;
pozitif olun/ sürekli hareket edin/ düşünmeyin.
kaygınız üzerine düşünür, çözmeyi denerseniz sadece kendinizi yorarsınız çünkü kafanız hemen farklı bir kaygı daha üretebilir.düşünceyi ekarte edin.zamanla zihin dikkate alınmadığı için bu kaygıyı sizden silecektir.
kendinize inanın! allaha inanın! ve şükredin!
believe, pray , love durumu çok iyi kurtarıcı.
bknz : gamsız olmak.
üstünüze çamurlu su sıçrasa, allahım ne güzel yağmur diyin.
bununla ilgili bir kaç yanılgıyı düzeltmek istiyorum;
- anksiyete ömür boyu süren bir rahatsızlık değildir.gelip- geçer bir duygu durumudur fakat nedense insanlar bunu “asla geçmeyen- tehdit bir rahatsızlık’’ gibi anlatıyorlar. arkadaşlar itibar etmeyin.anksiyete gayet kendi kendinize ya da psikologla yaptığınız terapiler eşliğinde aşabileceğiniz bir problem.
- anksiyete bir rahatsızlık değildir.kısa süreli duygusal dengeyi şaşırmaktır.şu şekilde ; kişi düşüncelerini kontrol etme konusunda sıkıntı yaşar çünkü kaygı bozukluğuna sahip kişiler en çok değer verdikleri ya da ürktükleri şeylerle ilgili endişe duyarlar.bu sebeple düşüncelerinden korkar ve endişelenmeye başlarlar.bu bir döngü haline gelir ve umutsuz bir ruh hali gelir.
anksiyete genel açılımı ile budur.buna ek olarak; kaygının boyutuna göre fiziksel semptomlar gelişebilir.
ama kendi kendinize aşabilirsiniz.yapmanız gereken tek şey; olabildiğince pozitif olmaya çalışmak ki bu kolay değil fakat anksiyeteye pozitif bir bakış açısıyla giderseniz gittikçe üzerinizdeki etkisi yok olmaya başlar.
örnek olarak ;
anksiyete der ki “ öleceksin”
siz diyeceksiniz ki “ taş gibiyim, hala nefes alıyorum, şükürler olsun’’
anksiyete der ki “ burdan geçersen düşersin”
siz diyeceksiniz ki “ düşeceğim nereden belli? her yerim gayet güçlü.ayrıca düşersemde eğlenceli olur bu aralar hiç uçmadım.”
yani size gelen endişeye makyaj yapın.eğlenceli hale getirin.bunu yapamıyorsanız, kendinizi mutlu edecek şeyler ile sürekli oyalayın.özellikle sosyal olmanızı tavsiye ediyorum.evet pandemide zor ama arkadaşlarınıza gidin ya da onları çağırın.hiç bir şey yapamıyorsanız, mutfaga girin.
kafayı hep dolu tutun.
ve en önemlisi; kaygı geldiğinde dinlemeyin onu.fark ettiğiniz anda dikkatinizi ondan çekin ve kendinizi serbest bırakın.( düşünmemeye calışmak değil, bunu yaparsanız daha fazla düşünürsünüz) bırakın duygu sizi etkilemeye çalışsın ama onu dinlemeyin.
anneniz size söylenirken , kitap okudugunuzu düşünün ya da televizyon izlediğinizi.
orada bir eylem var ama siz onu ekarte ediyorsunuz.
en önemlisi hep pozitif olun.kendinizi hep motive edin.mesela beni alışveriş motive eden bir durumdur.bir şeyler alırım.küçükte olsa , alırım.
müzik dinlerim, insanlarla konusurum.amaç ; kendinizle kalmayı engellemek.
yalnız kaldığınızda düşündüğünüz tek bu olur.başkalarıyla olursanız , kendinizi dinlemeye vaktiniz kalmaz, olsa bile arkadaşlarınız/ sevgiliniz direk modunuzu etkileyebilir.
kısacası reçete ;
pozitif olun/ sürekli hareket edin/ düşünmeyin.
kaygınız üzerine düşünür, çözmeyi denerseniz sadece kendinizi yorarsınız çünkü kafanız hemen farklı bir kaygı daha üretebilir.düşünceyi ekarte edin.zamanla zihin dikkate alınmadığı için bu kaygıyı sizden silecektir.
kendinize inanın! allaha inanın! ve şükredin!
believe, pray , love durumu çok iyi kurtarıcı.
bknz : gamsız olmak.
üstünüze çamurlu su sıçrasa, allahım ne güzel yağmur diyin.
devamını gör...
geceye tatsız bir hayat kuralı bırak
asla kendinden fedakarlıkta bulunma!
gün gelir şu cevabı alırsın “yapmasaydın”
gün gelir şu cevabı alırsın “yapmasaydın”
devamını gör...
v for vendetta
baskı ve korkunun hüküm sürdüğü hükümete karşı, "insanlar kendi hükümetlerinden korkmamalı, hükümetler insanlarından kormalı" diyen v'nin önderliğinde başlayan özgürlük savaşını konu alan film.
v'nin maske takması bir nevi batman'in maske takmasına benzer. maskenin altındaki yüzün bir önemi ya da olağandışı bir farkı yoktur. güçlü olabilirler, sizi yok edebilirler, ölümsüz değiliz ama fikirler ölümsüzdür; fikir yaşadıkça herkes v olabilir mesajı taşır.
v'nin maske takması bir nevi batman'in maske takmasına benzer. maskenin altındaki yüzün bir önemi ya da olağandışı bir farkı yoktur. güçlü olabilirler, sizi yok edebilirler, ölümsüz değiliz ama fikirler ölümsüzdür; fikir yaşadıkça herkes v olabilir mesajı taşır.
devamını gör...
hayatınızın arka planında çalan şarkı
kendimi sıklıkla yanlış yerde, yanlış zamanda, yanlış şeylerle uğraşıp; hayatı kaçırdığımı düşünürken buluyorum. eskiden ne yapmak istediğimi bildiğim için bu yılların çok daha farklı geçeceğini hayal ediyordum oysaki. şimdilerde ise kararsızlık ve karamsarlık, atacağım bir sonraki adımı düşünmemin önünde bir engel oluşturuyor. neyi seçersem seçeyim, sonucun beni tatmin etmeyeceği hissi...
devamını gör...
kendine bir soru sor
hayır demeyi ne zaman öğreneceksin?
devamını gör...
beyin yakan tramvay ikilemi
5 kişi sayıca fazla olduğundan birçok kişiye mantıklı gelecektir fakat o bir kişi tanıdığınız biri olsaydı da aynı cevabı verir miydiniz merak ediyorum, diyeceğim ikilemdir.
devamını gör...
instagram kullanmayan insan
buyrun benim hayatımda hiç telefonuma indirmedim. hayatımda hiçbir yerde eksikliğini görmedim . gayet sosyal birisiyim her zaman arkadaşlarım oldu. 13 ülke gezdim . kısacası asosyal değiliz .
devamını gör...
yazarların yirmi beş bin tl ile yapacakları
her ay kalifiye bir mühendisin günümüzde aldığı maaş olarak düşünürsek her ay başı hesabında 25bin tl ile uyanan binlerce mühendis ev araba kredilerini kredi kartı borçlarını ödüyordur.
devamını gör...
normal sözlük yazarından gelen bayram mesajı
sabahtan beri kıymetli yazar arkadaşlarımdan bazıları sağ olsunlar mesaj kutuma bayram mesajı gönderiyor. samimiyetle söylüyorum bu beni en yakın arkadaşımdan mesaj almış gibi mutlu ediyor. sizler de hep mutlu olun güzel insanlar.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
devamını gör...
beyaz zambaklar ülkesinde
bin bir bataklıklar ülkesinin nasıl beyaz zambaklar ülkesine dönüştüğünün hikayesi.
devamını gör...

