turan taktiği anlatılırken komutanım ben anlamadım tekrar anlatır mısınız diyen tımarlı sipahi
komutanın: 'herkes geriye çekildiğinde sen kılıcını ve kalkanını yere atıp düşmana doğru koş anlarsın.' demesi gerekir bu sipahiye.
devamını gör...
kasa sırasında poşet açma gerginliği
soğuk terler döktürür insana. arkanda bekliyordur çünkü birileri ve tek hamlede o lanet olasıca poşeti açacağını umuyorlardır. açılmaz ama ilk seferde. içinden "şimdi mıçtım" derken, ikinci seferde açılır ve çok büyük bir iş başarmışcasına rahatlarsın. o panikle aldıklarını da bakmadan atarsın poşete. cipsin üstüne dost yoğurt mesela. off içim çekildi.
devamını gör...
çağımızın hastalığı
dinlememek. inanın dinlememek. anlamamayı geçtim artık. sevmediği birini görünce televizyonda insanlar bağırarak sövmeye başlıyor. kavga ederken bağırarak konuşuyorlar. bunlar hep dinlememek için. çünkü karşılarındaki onları aşağılamıyor. çocukluğundan beri aşağılanıp söz hakkı vermeden kızılmasına maruz kaldıkları için dinlemeyi bilmiyorlar. birin dinlemeleri için karşıdakinin sesi çok gür ve onu aşağılıyor olması gerek. yoksa dinleyemiyor.
devamını gör...
filenin sultanları'na din ile saldıran imam
kadının ilerlemesinden ve bilinçlenmesinden bu kadar korkan başka bir toplum yoktur herhalde. dinle kafayı bozmuş ahlaksızların ortak özelliklerin biri de sürekli her şeyi bel altına bağlamak. nihayetinde insanın fikri neyse zikri de o oluyor. hayır imam efendi, kadın okuyacak, spor yapacak, çalışacak.
devamını gör...
yalnız gözlerin için
fatih murat arsal’ın tutku serisi 3. kitabı.
güney ile tahir’in aşkını konu alıyor.
sevgi nelere engel olabilir? acı dolu bir kalbin ilacı olabilir mi? gizemli bir adama olan öfkeyi yok edebilir mi? peki ya bitmez sanılan bir nefretin verdiği sızıyı dindirebilir mi?
güney ile tahir’in aşkını konu alıyor.
sevgi nelere engel olabilir? acı dolu bir kalbin ilacı olabilir mi? gizemli bir adama olan öfkeyi yok edebilir mi? peki ya bitmez sanılan bir nefretin verdiği sızıyı dindirebilir mi?
devamını gör...
herkes mahlasına yakışanı yapsın
bir sonraki satıra geçerken yarım kalmışım gibi.
devamını gör...
ronald david laing
1927-1989 yılları arasında yaşamış olan bir psikiyatristtir, radikal psikiyatri akımı içinde yer alır ve işlevselcilerin çizdiği mutlu aile tablosunu eleştirir. laing aile üyelerinden en az birinin şizofrenik olduğu aileler üzerinde çalışmış, şizofreninin “delilik” olmadığını, şizofrenik olduğu ileri sürülen bir davranışın aile ilişkileri bağlamında ele alındığında anlamlı olabildiğini savunmuştur. diğer bir deyişle laing’e göre şizofrenik davranış ancak aile ilişkileri bağlamında anlaşılabilir ve makul bir davranış olarak kabul edilebilir.
laing ailenin bir dizi etkileşimden oluştuğunu, bu etkileşim sırasında üyelerin birbirleriyle karmaşık bir taktik oyunu oynadıklarını, oyun sırasında da bir dizi strateji kullandıklarını, ama bu etkileşimlerden bazılarının bireyler için zararlı, sömürücü veya yok edici olabildiğini ileri sürer. etkileşimin nasıl zararlı olabildiğini jane örneği ile anlatır. şizofrenik olarak tanımlanan jane hareketsiz oturmakta, sadece beslendiği zaman yemek yemekte, kendi düş dünyasında yaşamaktadır. bu dünya bir tenis oyunundan ibarettir ve jane de tenis topudur. gerçek dünyada jane’in ailesi bir çatışma yaşamaktadır, aile ikiye bölünmüştür, birbirleriyle iletişim kurmamakta, sadece jane aracılığıyla iletişim kurmaktadırlar. bu gerilim çok arttığında jane kaçmakta ve kendi düş dünyasına sığınmaktadır. ama düş dünyasındaki tenis oyunu ailedeki iletişim desenini temsil etmektedir, yani bu dünya bile ailesinden tamamen kaçmak için yeterli değildir.
bu vaka, ailenin bireyi nasıl sömürdüğünü ve aile içi etkileşimin nasıl zararlı olabileceğini gösteren bir örnektir. laing, ailenin çoğunluğu tarafından paylaşılan değer, inanç ve genel kanıyı, aile içindeki yoğun ilişkiler ağını ifade etmek için (bkz: aile nexusu)kavramını kullanır. nexus aile bağı değildir, ailedeki herkesin uyması beklenen ortak değerlerden oluşan son derece güçlü bir ağdır. nexus aile kimliğinin güçlenmesini ve sürdürülmesini sağlar, ama ailedeki her bireyin diğer bireylerin görüşlerinden, düşüncelerinden ve kendisine yönelik tutumlarından derinden etkilenesine, diğerlerinin düşündüğü gibi düşünmeye çalışmasına neden olur. nexus yüzünden aile bireyleri birbirlerinden sürekli olarak ilgi ve dikkat isterler. laing’e boğucu bir bağ olan nexus aynı zamanda aile bireylerini diğer aile bireyleri tarafından maniple edilebilecek, kolayca incinebilecek savunmasız bir hale getirir. aile nexusu içindeki etkileşim karşılıklı içselleştirme ile sonuçlanır.
bu kavram, aile üyelerinin aile kimliğini kendi kişisel gelişimlerini, özellikle benlik gelişimlerini sınırlayacak şekilde içselleştirmelerini ifade eder. bireyler aileyi içselleştirirler, aile üyeleri birbirlerinin ve bir bütün olarak ailenin bir parçası haline gelirler ve kendi benliklerini, özgürlüklerini ve kendi farkındalıklarını kaybederler. aile değerleri ve tutumları bireyin kendi değerleri ve tutumları haline geldiği zaman birey artık özerklik duygusunu kaybeder. yani aile kimliği, bireylerin özgürlükleri pahasına sağlanır ve bireye zarar verir. laing’e göre aile bireylerinin aile kimliğini kendi kişisel benlik gelişimlerini sınırlayacak şekilde ve derecede içselleştirmeleri sorunludur, aile değerleri bireyin kendi değerleri haline geldiğinde birey kişisel özgürlüğünü ve farkındalığını kaybeder.
leach gibi laing de aile üyeleri arasında bağımlılığın ve karşılıklı bağlanmanın çok yoğun olmasının aile üyelerinin kendileri ile toplumun geri aklanı arasına bir bariyer koymasıyla sonuçlanacağını düşünür. laing için aile üyeleri bir aile gettosu içinde yaşamaktadır. aile dış dünyadan korkmaya başlar ve aile içinde aşırı korumacı davranışlar görülür. dış dünyanın bir tehdit oluşturduğu duygusu ve aşırı korumacı davranışları nexusu daha da güçlendirir. laing bu durumda aile üyelerinin, özellikle çocukların dünyayı “bize benzeyen insanlar” ve “onlara benzeyen insanlar” şeklinde görmeye başladıklarını belirtir. bu oldukça tehlikeli bir sonuçtur çünkü bu ayrım daha sonra kolaylıkla ırklar, etnik gruplar, mezhepler, dinler ya da sınıflar konusunda ayrımcı davranışlar göstermeye dönüşebilir. dolayısıyla bu ayrım sadece ailenin kendisi için değil, toplumun bütünü için de zararlıdır. l
leach ve laing’in çalışmaları çeşitli açılardan eleştirilmiştir. ikisi de aile hakkında detaylı bir alan araştırması yapmamakla eleştirilmektedir, üstelik laing’in çalışması sadece şizofrenik bir üyesi olan ailelerle sınırlıdır. bir diğer eleştiri leach’in çalışmasının aksine laing’in çalışmasının tarihsle perspektiften yoksun olduğu yönündedir. her ikisi de toplumsal sınıfları ya da sınıf ve aile arasındaki ilişkileri görmezden gelmekle eleştirilmiştir. ayrıca ikisi de sadece batı toplumlarını analiz etmekle eleştirilmişlerdir
laing ailenin bir dizi etkileşimden oluştuğunu, bu etkileşim sırasında üyelerin birbirleriyle karmaşık bir taktik oyunu oynadıklarını, oyun sırasında da bir dizi strateji kullandıklarını, ama bu etkileşimlerden bazılarının bireyler için zararlı, sömürücü veya yok edici olabildiğini ileri sürer. etkileşimin nasıl zararlı olabildiğini jane örneği ile anlatır. şizofrenik olarak tanımlanan jane hareketsiz oturmakta, sadece beslendiği zaman yemek yemekte, kendi düş dünyasında yaşamaktadır. bu dünya bir tenis oyunundan ibarettir ve jane de tenis topudur. gerçek dünyada jane’in ailesi bir çatışma yaşamaktadır, aile ikiye bölünmüştür, birbirleriyle iletişim kurmamakta, sadece jane aracılığıyla iletişim kurmaktadırlar. bu gerilim çok arttığında jane kaçmakta ve kendi düş dünyasına sığınmaktadır. ama düş dünyasındaki tenis oyunu ailedeki iletişim desenini temsil etmektedir, yani bu dünya bile ailesinden tamamen kaçmak için yeterli değildir.
bu vaka, ailenin bireyi nasıl sömürdüğünü ve aile içi etkileşimin nasıl zararlı olabileceğini gösteren bir örnektir. laing, ailenin çoğunluğu tarafından paylaşılan değer, inanç ve genel kanıyı, aile içindeki yoğun ilişkiler ağını ifade etmek için (bkz: aile nexusu)kavramını kullanır. nexus aile bağı değildir, ailedeki herkesin uyması beklenen ortak değerlerden oluşan son derece güçlü bir ağdır. nexus aile kimliğinin güçlenmesini ve sürdürülmesini sağlar, ama ailedeki her bireyin diğer bireylerin görüşlerinden, düşüncelerinden ve kendisine yönelik tutumlarından derinden etkilenesine, diğerlerinin düşündüğü gibi düşünmeye çalışmasına neden olur. nexus yüzünden aile bireyleri birbirlerinden sürekli olarak ilgi ve dikkat isterler. laing’e boğucu bir bağ olan nexus aynı zamanda aile bireylerini diğer aile bireyleri tarafından maniple edilebilecek, kolayca incinebilecek savunmasız bir hale getirir. aile nexusu içindeki etkileşim karşılıklı içselleştirme ile sonuçlanır.
bu kavram, aile üyelerinin aile kimliğini kendi kişisel gelişimlerini, özellikle benlik gelişimlerini sınırlayacak şekilde içselleştirmelerini ifade eder. bireyler aileyi içselleştirirler, aile üyeleri birbirlerinin ve bir bütün olarak ailenin bir parçası haline gelirler ve kendi benliklerini, özgürlüklerini ve kendi farkındalıklarını kaybederler. aile değerleri ve tutumları bireyin kendi değerleri ve tutumları haline geldiği zaman birey artık özerklik duygusunu kaybeder. yani aile kimliği, bireylerin özgürlükleri pahasına sağlanır ve bireye zarar verir. laing’e göre aile bireylerinin aile kimliğini kendi kişisel benlik gelişimlerini sınırlayacak şekilde ve derecede içselleştirmeleri sorunludur, aile değerleri bireyin kendi değerleri haline geldiğinde birey kişisel özgürlüğünü ve farkındalığını kaybeder.
leach gibi laing de aile üyeleri arasında bağımlılığın ve karşılıklı bağlanmanın çok yoğun olmasının aile üyelerinin kendileri ile toplumun geri aklanı arasına bir bariyer koymasıyla sonuçlanacağını düşünür. laing için aile üyeleri bir aile gettosu içinde yaşamaktadır. aile dış dünyadan korkmaya başlar ve aile içinde aşırı korumacı davranışlar görülür. dış dünyanın bir tehdit oluşturduğu duygusu ve aşırı korumacı davranışları nexusu daha da güçlendirir. laing bu durumda aile üyelerinin, özellikle çocukların dünyayı “bize benzeyen insanlar” ve “onlara benzeyen insanlar” şeklinde görmeye başladıklarını belirtir. bu oldukça tehlikeli bir sonuçtur çünkü bu ayrım daha sonra kolaylıkla ırklar, etnik gruplar, mezhepler, dinler ya da sınıflar konusunda ayrımcı davranışlar göstermeye dönüşebilir. dolayısıyla bu ayrım sadece ailenin kendisi için değil, toplumun bütünü için de zararlıdır. l
leach ve laing’in çalışmaları çeşitli açılardan eleştirilmiştir. ikisi de aile hakkında detaylı bir alan araştırması yapmamakla eleştirilmektedir, üstelik laing’in çalışması sadece şizofrenik bir üyesi olan ailelerle sınırlıdır. bir diğer eleştiri leach’in çalışmasının aksine laing’in çalışmasının tarihsle perspektiften yoksun olduğu yönündedir. her ikisi de toplumsal sınıfları ya da sınıf ve aile arasındaki ilişkileri görmezden gelmekle eleştirilmiştir. ayrıca ikisi de sadece batı toplumlarını analiz etmekle eleştirilmişlerdir
devamını gör...
kafa sözlük
bazı yazar arkadaşların sırf puan veya yüksek tanım sayısı için uğraştığını görmek beni üzüyor. umarım moderasyon ekibi bunlara dikkat ediyordur. eğer ben de aynı şeyi yapıyorsam lütfen beni uyarın.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının meslekleri
öğrenciyim, hobi olarak sınıfta kalıyorum.
devamını gör...
ceyda düvenci'nin kızının regl olmasını sosyal medyadan duyurması
bir bu kalmıştı dedirten paylaşım.
buradan

edit: ceyda düvenci'den yanıt gelmiş, hoşgelmiş.*
--- alıntı ---
ceyda düvenci’den eleştrilere yanıt geldi
kutlama yapacağım!
kızının regl olduğunu duyurduğu için eleştiri alan ceyda düvenci: “? haftaya kızım için anadolu'dan günümüze ulaşan kıymetli ritüellerle kutlama yapacağım. çünkü artık bir genç kız. artık çocuk değil. bedenini doğru anlaması ve sahip çıkabilmesi için, kendine kıymet vermesi için yapacağım bu ritüeli..." ?genç kızlığının kıymetini teslim ettiğim kızım, kendi kıymetini ne olursa olsun unutmayacak. ve en önemlisi utanmayacak. tüm çocuklar onurlandırılmayı hak eder. utanmayın, onurlandırın. ? her evlat değişir, dönüşür... regl olur, sünnet olur, mezun olur, aşık olur, evlenir gelin-damat olur, anne-baba olur...? tüm bu dönüşüm anları kıymetli ve kutlanasıdır. tüm bu kutlama ritüelleri atalarımızdan bize mirastır.? melisa yıllar sonra büyüdüğünde, ilk regl olduğu bu özel günü hatırladığında, yanağı sızlamayacak, kalbi çiçek açacak.? genç kızlığa ilk adım attığı günün ne kadar kıymetli olduğuna bir kez daha emin olduğu bir gün olacak zihninde... genç kızlığının kıymetini teslim ettiğim? bunları neden paylaştığım sorularınıza gelince... çünkü ben okuyan ve kendini sürekli geliştirme gayretinde olan ve tüm öğrendiğim güzellikleri sizlerle paylaşmayı seven bir anneyim...? ve evlatlarım adına attığım her adım için onlardan izin alan bir anneyim. unuttuklarınızı hatırlatmak, ezberlerinizi bozmak, evlatlarınıza haklarını teslim etmeniz için paylaştıklarımı önemsiyorum. tüm çocuklar onurlandırılmayı hak eder."
--- alıntı ---
buradan

edit: ceyda düvenci'den yanıt gelmiş, hoşgelmiş.*
--- alıntı ---
ceyda düvenci’den eleştrilere yanıt geldi
kutlama yapacağım!
kızının regl olduğunu duyurduğu için eleştiri alan ceyda düvenci: “? haftaya kızım için anadolu'dan günümüze ulaşan kıymetli ritüellerle kutlama yapacağım. çünkü artık bir genç kız. artık çocuk değil. bedenini doğru anlaması ve sahip çıkabilmesi için, kendine kıymet vermesi için yapacağım bu ritüeli..." ?genç kızlığının kıymetini teslim ettiğim kızım, kendi kıymetini ne olursa olsun unutmayacak. ve en önemlisi utanmayacak. tüm çocuklar onurlandırılmayı hak eder. utanmayın, onurlandırın. ? her evlat değişir, dönüşür... regl olur, sünnet olur, mezun olur, aşık olur, evlenir gelin-damat olur, anne-baba olur...? tüm bu dönüşüm anları kıymetli ve kutlanasıdır. tüm bu kutlama ritüelleri atalarımızdan bize mirastır.? melisa yıllar sonra büyüdüğünde, ilk regl olduğu bu özel günü hatırladığında, yanağı sızlamayacak, kalbi çiçek açacak.? genç kızlığa ilk adım attığı günün ne kadar kıymetli olduğuna bir kez daha emin olduğu bir gün olacak zihninde... genç kızlığının kıymetini teslim ettiğim? bunları neden paylaştığım sorularınıza gelince... çünkü ben okuyan ve kendini sürekli geliştirme gayretinde olan ve tüm öğrendiğim güzellikleri sizlerle paylaşmayı seven bir anneyim...? ve evlatlarım adına attığım her adım için onlardan izin alan bir anneyim. unuttuklarınızı hatırlatmak, ezberlerinizi bozmak, evlatlarınıza haklarını teslim etmeniz için paylaştıklarımı önemsiyorum. tüm çocuklar onurlandırılmayı hak eder."
--- alıntı ---
devamını gör...
imkan olduğu halde kullanılmayan şeyler
nezaket ve saygı. hep hererehörörörö maşallah!
devamını gör...
anneler günü
annesi olmayan çocukları ve çocuk sahibi olamayan kadınları düşünerek; abartılmadan kutlanması gereken özel gündür.
devamını gör...
bağlanmak
"bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne. “o olmazsa yaşayamam.” demeyeceksin. demeyeceksin işte. yaşarsın çünkü.
öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki. çok sevmeyeceksin mesela. o daha az severse kırılırsın. ve zaten genellikle o daha az sever seni, senin onu sevdiğinden. çok sevmezsen, çok acımazsın.
çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem. hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin. senin değillermiş gibi davranacaksın. hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın. onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
çok eşyan olmayacak mesela evinde. paldır küldür yürüyebileceksin. ille de bir şeyleri sahipleneceksen, çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin. gökyüzünü sahipleneceksin, güneşi, ayı, yıldızları… mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak. “o benim.” diyeceksin. mutlaka sana ait olmasın istiyorsan bir şeylerin… mesela gökkuşağı senin olacak. ille de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın. mesela turuncuya, ya da pembeye. ya da cennete ait olacaksın.
çok sahiplenmeden, çok ait olmadan yaşayacaksın. hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, hem de hep senin kalacakmış gibi hayat. ilişik yaşayacaksın. ucundan tutarak…"
perihan özcan
öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki. çok sevmeyeceksin mesela. o daha az severse kırılırsın. ve zaten genellikle o daha az sever seni, senin onu sevdiğinden. çok sevmezsen, çok acımazsın.
çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem. hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin. senin değillermiş gibi davranacaksın. hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın. onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
çok eşyan olmayacak mesela evinde. paldır küldür yürüyebileceksin. ille de bir şeyleri sahipleneceksen, çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin. gökyüzünü sahipleneceksin, güneşi, ayı, yıldızları… mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak. “o benim.” diyeceksin. mutlaka sana ait olmasın istiyorsan bir şeylerin… mesela gökkuşağı senin olacak. ille de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın. mesela turuncuya, ya da pembeye. ya da cennete ait olacaksın.
çok sahiplenmeden, çok ait olmadan yaşayacaksın. hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, hem de hep senin kalacakmış gibi hayat. ilişik yaşayacaksın. ucundan tutarak…"
perihan özcan
devamını gör...
çaylak olduğu halde tanım girmek
azimle sıçan taşı elbet deler dediğim başlıktır. yeni yazarlar durmadan yazsın. illa ki kapı aralanacak ve hüloooggg diye usta yazarların yanına kapaklanacaklar.
devamını gör...
mehmet aydın neden teslim oldu sorunsalı
tahmin edebildiğim sorunsaldır.
şöyle ki, kendisi sadece sanal hayvan pazarlayıp dolandırıcılık yapmıyordu, sövüşlediği paraların bir kısmı ile manisa'da bir fabrikada oldukça ciddi bir bitcoin üretimi de yapmaktaydı. (bu madencilik tesisine devlet el koyamadı, bir şekilde kaçırıldı/saklandı)
son 3 senedir hem doların hem de bitcoinin piyasa değerinin kat ve kat artması, mehmet aydın'a ciddi bir servet kazandırdı diye düşünüyorum.
bu servetin öyle az buz da değil, hatırı sayılır bir miktar olması da muhtemel.
bu edindiği servet ile, mağdurların parasını ödeyip maksimum 6 ay kadar da hapis yatıp özgürlüğüne kavuşacaktır.
(kendi isteği ile teslim olması, devlet ile pazarlığını tamamladığı anlamı taşımaktadır.)
şöyle ki, kendisi sadece sanal hayvan pazarlayıp dolandırıcılık yapmıyordu, sövüşlediği paraların bir kısmı ile manisa'da bir fabrikada oldukça ciddi bir bitcoin üretimi de yapmaktaydı. (bu madencilik tesisine devlet el koyamadı, bir şekilde kaçırıldı/saklandı)
son 3 senedir hem doların hem de bitcoinin piyasa değerinin kat ve kat artması, mehmet aydın'a ciddi bir servet kazandırdı diye düşünüyorum.
bu servetin öyle az buz da değil, hatırı sayılır bir miktar olması da muhtemel.
bu edindiği servet ile, mağdurların parasını ödeyip maksimum 6 ay kadar da hapis yatıp özgürlüğüne kavuşacaktır.
(kendi isteği ile teslim olması, devlet ile pazarlığını tamamladığı anlamı taşımaktadır.)
devamını gör...
troll yazarları beslemiyoruz kampanyası
havalar soğudu. siz yine de mama ve bir tas su koyun. sevaptır.
devamını gör...
merdumlar baskında radyo yayını
biz sonradan geldik merdumkaptan, biz geldik ortam bozuldu mu?
devamını gör...
normal sözlük'ün reklamsız olması
daha şimdiden zarar görmeye başladığı durumdur. misal ben 2 aydır hediye çekimi alamadım.*
devamını gör...
