kadının aldatması vs erkeğin aldatması
kıyasa gerek olmayan iki ayrı olgu.
aldatmak karaktersizlik belirtecidir. illa cinsel ilişkiye girmekle olmaz. seviyorum deyip sevmemekte aldatmaktır.
etmeyin. hissettiğinizi olduğu gibi söyleyin.
aldatmak karaktersizlik belirtecidir. illa cinsel ilişkiye girmekle olmaz. seviyorum deyip sevmemekte aldatmaktır.
etmeyin. hissettiğinizi olduğu gibi söyleyin.
devamını gör...
foto isteme manyaklığı
antipatik kişilerdir.
daha doğru düzgün muhabbet etmeden fotoğraf isteme cesareti gösterebilir ve bu cesaretini de gösterdiği için kendisini piksel piksel yakınlaştırıp dövmek gerekir.
"fotoğraf atsana, boydan atsana, atsana " cümlesiyle adeta sinirlerinizi bozabilir bu zat-ı boy'cular.
insanların bu fotoğraf isteme olayında genel olarak anlamadığı şey, fotoğraf atmak isteyen insan siz fotoğraf atsana diye isteyip darlamadan da atar.
canı fotoğraf atmak isterse de atar,atar yani malum zat'a anlatır gibi anlatılmalı belki ama atarr yani ataarr !!.
bu kadar sert tepki veren yazarınızın da en sinir olduğu harekettir.
sosyal medyasini resim atölyesine çevirip, profili 350 fotografla donatılmış sosyal medya kullanicisindan da,"hala fotoğraf ister hem de boydan. sanki sırf bunun için kodlanmış insan evlatları.
(bkz: sorgusuz sualsiz engellenmesi gereken insancıklar)
daha doğru düzgün muhabbet etmeden fotoğraf isteme cesareti gösterebilir ve bu cesaretini de gösterdiği için kendisini piksel piksel yakınlaştırıp dövmek gerekir.
"fotoğraf atsana, boydan atsana, atsana " cümlesiyle adeta sinirlerinizi bozabilir bu zat-ı boy'cular.
insanların bu fotoğraf isteme olayında genel olarak anlamadığı şey, fotoğraf atmak isteyen insan siz fotoğraf atsana diye isteyip darlamadan da atar.
canı fotoğraf atmak isterse de atar,atar yani malum zat'a anlatır gibi anlatılmalı belki ama atarr yani ataarr !!.
bu kadar sert tepki veren yazarınızın da en sinir olduğu harekettir.
sosyal medyasini resim atölyesine çevirip, profili 350 fotografla donatılmış sosyal medya kullanicisindan da,"hala fotoğraf ister hem de boydan. sanki sırf bunun için kodlanmış insan evlatları.
(bkz: sorgusuz sualsiz engellenmesi gereken insancıklar)
devamını gör...
köylü yazardan ironiler
çok hoş bir enerjisi olan yazar
pozitifliğine ayrıca hayranım bu pozitifliğin binde biri bende olacaktı...
pozitifliğine ayrıca hayranım bu pozitifliğin binde biri bende olacaktı...
devamını gör...
kol düğmeleri
yanılmıyorsam barış manço birisiyle "her konuda şarkı yapılmaz" diye tartışması üzerine "bana herhangi bir şey söyle onunla şarkı yapıp sana her konuda şarkı yapılabileceğini ispatlayacağım" demiş ve söz konusu kişi kolundaki düğmelere bakarak "kol düğmesi" yanıtını vermiş. barış manço da böylelikle hepimizin bildiği şarkıyı yazmıştır.
devamını gör...
garip psikolojik rahatsızlıklar
2016'da bir eylül sabahı, erken saatlerde raquel pijamalarıyla oturma odasına gitti. kocası ona şaşkınlıkla bakıyor, onunla bir yabancıymış gibi konuşuyordu. kim olduğunu bilmiyor gibiydi.
"ona sordum: nerede olduğunu biliyor musun? hangi yıldayız biliyor musun? benim adım ne biliyor musun? ve tüm sorulara hayır dedi" diyor raquel.
"ona soru sordukça daha da kahroluyordu" diye ekliyor.
raquel ona orasının evleri olduğunu, onun eşi olduğunu ve 3 çocukları olduğunu anlatınca adam ağlamaya başladı.
"bana kimliğimi getir. telefonum ve kimliğim nerede?" diye sordu adam.
raquel eşine giyinmesini onu hemen hastaneye götüreceğini söyledi. beyninde bir şeylerin ters gittiğinden endişeleniyordu.
adam gardırobun kapısını açınca "takım elbiselerim nerede?" diye sordu.
raquel ona takım elbise giymediğini onun spor hocası olduğunu anlattı.
adam tereddüt içinde giyindi ve tanımadığı bir kadınla hastaneye gitti.
raquel adam'a yumuşak davranması gerektiğini biliyordu. daha önce de adam'ı bir kadının öldürmeye çalışmasından sonra hafızası iflas etmişti.
bundan 5 yıl önce adam 35 yaşındayken telekom devi at&t'nin şube müdürü olarak çalışıyordu ve teksas lubbock'ta sadık bir kilise lideriydi.
ilk evliliği bittikten sonra yeni ilişkisi de bir felaketle sona erdi. kız arkadaşı ona kötü muamele ediyordu ve sonunda onu bir elektrik kablosuyla nefessiz kalana kadar boğdu. adam'ın öldüğünü sanarak garajda bırakıp gitti.
hastane yolunda adam'ın kalbi üç kez durdu. her seferinde hayata döndürüldü. adam 4 ay komada kaldı.
"uyandığımda kim olduğumu bilmiyordum. evlendiğimi, boşandığımı ve 2 çocuğum olduğunu bilmiyordum" diyor adam.
bir yıl hastanede kalarak yeniden konuşmayı ve yürümeyi öğrendi. fakat geçmiş hayatının anıları hiç dönmedi.
aylar geçtikten sonra adam yeniden oğlu ve kızıyla tanıştırıldı. onları ilk defa gördüğünde hüzünlendi.
"bir baba biyolojik çocuklarını nasıl unutabilir?" diyor.
sonunda evine döndüğünde hatırlamadığı bir sürü fotoğrafı, kazandığı ödülleri gördü. geçmişi artık onu terk etmişti.
"bu adam denen adamın kim olduğunu anlamaya çalışıyordum. ona uyum sağlayabilir miydim?"
yeniden eski yaşam tarzına sahip olamayacağını düşünerek işine geri dönmedi. "hangi üniversiteye ya da okula bile gittiğimi hatırlamıyordum. orada olduğum açıktı ama nasıl oraya vardığımı hayal edemiyordum".
kenti terk etmeye ve sıfırdan başlamaya karar verdi. çocuklarıyla arizona phoenix'e taşındı ve kişisel spor hocası oldu.
2012'de bu şehirde yaşarken internet üzerinden raquel ile tanıştı. raquel 30 yaşında, küçük bir kızı olan, pazarlama müdürü olarak çalışan bir kadındı.
phoenix'te küçük bir bar-restorantta buluşmaya karar verdiler. raquel restoranta geldi ancak bir saat geçtiği halde adam gelmemişti. bir saatin sonunda adam başka bir restoranttan onu aradı.
"özür diledi ve çok mütevaziydi. ben de herkes hata yapar dedim" diyor raquel.
adam daha sonra restoranta üstünde deri bir ceket ve mavi jeansle girdi.
"çok yakışıklı, çok havalıydı" diyor raquel. adam ise "gözlerimi ondan alamadım. çok tatlı bir gülüşü ve harika gamzeleri vardı" diyor.
birbirlerine tutuldular ve görüşmeye başladılar.
birkaç ay çıktıktan sonra çocuklarıyla birlikte aynı eve taşındılar. haziran 2015'te phoenix'in biraz dışındaki küçük bir kilisede evlendiler.
ancak beraberliklerinin 5 yılı o eylül sabahında tamamen silindi.
adam hastaneyde testlere girer çıkarken tanıdığı ve çok güvendiği kişiyi, annesini aradı. annesi raquel ile aşık olduklarını ve evlendiklerini söyledi.
adam ile raquel hastanede yeniden birbirlerini tanımaya ve çıkmaya başladı. kafeteryada sandviç yerken ya da kuytu köşelerde buluşarak sohbet ettiler.
"bana cep telefonundaki fotoğrafları gösteriyordu" diyor adam. raquel ise adam'ın ona evlilik cüzdanını göstermesini istediğini söylüyor.
ancak işler her zaman olumlu gitmiyordu. bir noktada adam ayrılmaları gerektiğini savundu hatta eşine "seni cazip bulmuyorum, beni heyecanlandırmıyorsun" dedi.
bunu duyan raquel dua etmeye başladı. "sizi tanımayan ve sevmeyeceğini bildiğiniz birini sevmek çok zor" diyor.
ancak raquel engelleri aşmaya kararlıydı.
adam hastaneden geldikten sonra raquel yaptığı yemeklerle kocasının gönlünü kazanmaya çalıştı.
adam raquel'in ne kadar iyi bir anne olduğunu ve çocuklarının nasıl iyi anlaştığını gördü. raquel ise adam'ın temel kişilik özelliklerinin değişmemesinden mutluydu.
"hastaneydeyken adam bana dönüp "eğer sen benim karımsan öpüşebiliriz" derdi. bu evlendiğim kişiydi. adam her zaman flörtözdü ve bu devam ediyordu. kendime evlendiğin adam bu, sadece hangi yılda olduğumuzu bilmiyor diyordum".
çocuklar da hayatlarındaki bu ani değişiklikle başa çıkmanın yollarını buldular.
2016'da adam ikinci kez hafızasını kaybettiğinde abby 12, lulu 15 ve elijah 17 yaşındaydı.
"birbirlerine arka çıktılar, daha sevecen oldular. bazen ergenlik çağında kızkardeşinizden hoşlanmazsınız ama hayatınızda bir şeyler oluyorsa aynı kandan kişilere sarılırsınız".
kızlar babalarının iyileşmesine yardımcı olmak için adam'ın onlara öğrettiği jimnastik figürlerini gösterdiler.
adam "sanırım spor salonunda onlarla bayağı zaman geçirdim" diyor.
sonra, birdenbire 2016'da bir aralık günü, hafıza kaybından 3 ay sonra adam bir sabah uyandı ve raquel ile aynı sevecen tonda konuşmaya başladı. 3 yıl önce yaşanan bir olay için özür diledi.
raquel adam'a baktı ve onun kim olduğunu bilip bilmediğini sordu.
adam "seni nasıl unutabilirim? sen benim raquelimsin" dedi.
raquel ise "tatlım sana anlatacak çok şey var" dedi. ancak ailenin geçimini tek başına sağlayan raquel'in işe gitmesi gerekiyordu. adam'dan kızları okula götürmesini istedi.
adam kızlarının hazır olup olmadığını görmeye gidince hatırladığından çok daha büyük olduklarını gördü ve hangi okula gittiklerinden haberi yoktu.
kızlardan okul adreslerini aldıktan sonra adam lulu'dan kaybolmamak için ev adresini istedi.
adam artık pek çok anıyı hatırlıyor. ancak raquel ile evlilik töreni gibi önemli olayların anısının bulunduğu 3 yıl kayıp.
ayrıca 2013 yılında ailesini disneyland'a götürdüğü tatili de anımsamıyor.
"her zaman disneyland'a gitmek istemiştim ama çok yoğun çalışıyordum. tatili hiç hatırlamıyorum".
raquel bellek kaybının tekrarlanması olasılığına karşı ailenin önemli günlerini dikkatle kayıtlara geçiriyor.
raquel çift olarak yaşadıklarını tekrarlamaya hazır ancak bunun olup olmayacağını kimse bilmiyor.
doktorlar adam'ı her türlü teste soktukları halde ikinci bellek kaybının nedenini bulamadı.
gonzales çifti gelecekten umutlu. çocuklarının ikisi üniversite için evi terk ettiğinden beri ikinci balayı planları yapıyorlar.
kilisede pastör olarak çalışmaya başlayan adam "tanrı'ya kendimi adamayı ve en büyük zorlukları aşmaya inanmayı öğrendim" diyor.
raquel "evliliğimizde daha önce olmayan bir tatlılık var artık. bütün hayatım değişti. bu çok güzel bir felaketti" diyor.
kaynak: bbc
"ona sordum: nerede olduğunu biliyor musun? hangi yıldayız biliyor musun? benim adım ne biliyor musun? ve tüm sorulara hayır dedi" diyor raquel.
"ona soru sordukça daha da kahroluyordu" diye ekliyor.
raquel ona orasının evleri olduğunu, onun eşi olduğunu ve 3 çocukları olduğunu anlatınca adam ağlamaya başladı.
"bana kimliğimi getir. telefonum ve kimliğim nerede?" diye sordu adam.
raquel eşine giyinmesini onu hemen hastaneye götüreceğini söyledi. beyninde bir şeylerin ters gittiğinden endişeleniyordu.
adam gardırobun kapısını açınca "takım elbiselerim nerede?" diye sordu.
raquel ona takım elbise giymediğini onun spor hocası olduğunu anlattı.
adam tereddüt içinde giyindi ve tanımadığı bir kadınla hastaneye gitti.
raquel adam'a yumuşak davranması gerektiğini biliyordu. daha önce de adam'ı bir kadının öldürmeye çalışmasından sonra hafızası iflas etmişti.
bundan 5 yıl önce adam 35 yaşındayken telekom devi at&t'nin şube müdürü olarak çalışıyordu ve teksas lubbock'ta sadık bir kilise lideriydi.
ilk evliliği bittikten sonra yeni ilişkisi de bir felaketle sona erdi. kız arkadaşı ona kötü muamele ediyordu ve sonunda onu bir elektrik kablosuyla nefessiz kalana kadar boğdu. adam'ın öldüğünü sanarak garajda bırakıp gitti.
hastane yolunda adam'ın kalbi üç kez durdu. her seferinde hayata döndürüldü. adam 4 ay komada kaldı.
"uyandığımda kim olduğumu bilmiyordum. evlendiğimi, boşandığımı ve 2 çocuğum olduğunu bilmiyordum" diyor adam.
bir yıl hastanede kalarak yeniden konuşmayı ve yürümeyi öğrendi. fakat geçmiş hayatının anıları hiç dönmedi.
aylar geçtikten sonra adam yeniden oğlu ve kızıyla tanıştırıldı. onları ilk defa gördüğünde hüzünlendi.
"bir baba biyolojik çocuklarını nasıl unutabilir?" diyor.
sonunda evine döndüğünde hatırlamadığı bir sürü fotoğrafı, kazandığı ödülleri gördü. geçmişi artık onu terk etmişti.
"bu adam denen adamın kim olduğunu anlamaya çalışıyordum. ona uyum sağlayabilir miydim?"
yeniden eski yaşam tarzına sahip olamayacağını düşünerek işine geri dönmedi. "hangi üniversiteye ya da okula bile gittiğimi hatırlamıyordum. orada olduğum açıktı ama nasıl oraya vardığımı hayal edemiyordum".
kenti terk etmeye ve sıfırdan başlamaya karar verdi. çocuklarıyla arizona phoenix'e taşındı ve kişisel spor hocası oldu.
2012'de bu şehirde yaşarken internet üzerinden raquel ile tanıştı. raquel 30 yaşında, küçük bir kızı olan, pazarlama müdürü olarak çalışan bir kadındı.
phoenix'te küçük bir bar-restorantta buluşmaya karar verdiler. raquel restoranta geldi ancak bir saat geçtiği halde adam gelmemişti. bir saatin sonunda adam başka bir restoranttan onu aradı.
"özür diledi ve çok mütevaziydi. ben de herkes hata yapar dedim" diyor raquel.
adam daha sonra restoranta üstünde deri bir ceket ve mavi jeansle girdi.
"çok yakışıklı, çok havalıydı" diyor raquel. adam ise "gözlerimi ondan alamadım. çok tatlı bir gülüşü ve harika gamzeleri vardı" diyor.
birbirlerine tutuldular ve görüşmeye başladılar.
birkaç ay çıktıktan sonra çocuklarıyla birlikte aynı eve taşındılar. haziran 2015'te phoenix'in biraz dışındaki küçük bir kilisede evlendiler.
ancak beraberliklerinin 5 yılı o eylül sabahında tamamen silindi.
adam hastaneyde testlere girer çıkarken tanıdığı ve çok güvendiği kişiyi, annesini aradı. annesi raquel ile aşık olduklarını ve evlendiklerini söyledi.
adam ile raquel hastanede yeniden birbirlerini tanımaya ve çıkmaya başladı. kafeteryada sandviç yerken ya da kuytu köşelerde buluşarak sohbet ettiler.
"bana cep telefonundaki fotoğrafları gösteriyordu" diyor adam. raquel ise adam'ın ona evlilik cüzdanını göstermesini istediğini söylüyor.
ancak işler her zaman olumlu gitmiyordu. bir noktada adam ayrılmaları gerektiğini savundu hatta eşine "seni cazip bulmuyorum, beni heyecanlandırmıyorsun" dedi.
bunu duyan raquel dua etmeye başladı. "sizi tanımayan ve sevmeyeceğini bildiğiniz birini sevmek çok zor" diyor.
ancak raquel engelleri aşmaya kararlıydı.
adam hastaneden geldikten sonra raquel yaptığı yemeklerle kocasının gönlünü kazanmaya çalıştı.
adam raquel'in ne kadar iyi bir anne olduğunu ve çocuklarının nasıl iyi anlaştığını gördü. raquel ise adam'ın temel kişilik özelliklerinin değişmemesinden mutluydu.
"hastaneydeyken adam bana dönüp "eğer sen benim karımsan öpüşebiliriz" derdi. bu evlendiğim kişiydi. adam her zaman flörtözdü ve bu devam ediyordu. kendime evlendiğin adam bu, sadece hangi yılda olduğumuzu bilmiyor diyordum".
çocuklar da hayatlarındaki bu ani değişiklikle başa çıkmanın yollarını buldular.
2016'da adam ikinci kez hafızasını kaybettiğinde abby 12, lulu 15 ve elijah 17 yaşındaydı.
"birbirlerine arka çıktılar, daha sevecen oldular. bazen ergenlik çağında kızkardeşinizden hoşlanmazsınız ama hayatınızda bir şeyler oluyorsa aynı kandan kişilere sarılırsınız".
kızlar babalarının iyileşmesine yardımcı olmak için adam'ın onlara öğrettiği jimnastik figürlerini gösterdiler.
adam "sanırım spor salonunda onlarla bayağı zaman geçirdim" diyor.
sonra, birdenbire 2016'da bir aralık günü, hafıza kaybından 3 ay sonra adam bir sabah uyandı ve raquel ile aynı sevecen tonda konuşmaya başladı. 3 yıl önce yaşanan bir olay için özür diledi.
raquel adam'a baktı ve onun kim olduğunu bilip bilmediğini sordu.
adam "seni nasıl unutabilirim? sen benim raquelimsin" dedi.
raquel ise "tatlım sana anlatacak çok şey var" dedi. ancak ailenin geçimini tek başına sağlayan raquel'in işe gitmesi gerekiyordu. adam'dan kızları okula götürmesini istedi.
adam kızlarının hazır olup olmadığını görmeye gidince hatırladığından çok daha büyük olduklarını gördü ve hangi okula gittiklerinden haberi yoktu.
kızlardan okul adreslerini aldıktan sonra adam lulu'dan kaybolmamak için ev adresini istedi.
adam artık pek çok anıyı hatırlıyor. ancak raquel ile evlilik töreni gibi önemli olayların anısının bulunduğu 3 yıl kayıp.
ayrıca 2013 yılında ailesini disneyland'a götürdüğü tatili de anımsamıyor.
"her zaman disneyland'a gitmek istemiştim ama çok yoğun çalışıyordum. tatili hiç hatırlamıyorum".
raquel bellek kaybının tekrarlanması olasılığına karşı ailenin önemli günlerini dikkatle kayıtlara geçiriyor.
raquel çift olarak yaşadıklarını tekrarlamaya hazır ancak bunun olup olmayacağını kimse bilmiyor.
doktorlar adam'ı her türlü teste soktukları halde ikinci bellek kaybının nedenini bulamadı.
gonzales çifti gelecekten umutlu. çocuklarının ikisi üniversite için evi terk ettiğinden beri ikinci balayı planları yapıyorlar.
kilisede pastör olarak çalışmaya başlayan adam "tanrı'ya kendimi adamayı ve en büyük zorlukları aşmaya inanmayı öğrendim" diyor.
raquel "evliliğimizde daha önce olmayan bir tatlılık var artık. bütün hayatım değişti. bu çok güzel bir felaketti" diyor.
kaynak: bbc
devamını gör...
üniforma alamadığı için okula giremeyen öğrenci
çok büyük bir travma. küçücük çocuğa daha o yaşlarda bunları yaşatanlara ne desek az. en çok bunları yaşayan çocuklara üzülüyorum. klişe sözlerle lanet okuyarak sorun çözülmüyor malesef.
bir insan yetiştirmek hiç kolay değil. on kere oturup düşüneceksin ben bir çocuğun temel ihtiyaçlarını karşılayabilir miyim diye. hele hele türkiye gibi bir ülkede yaşıyorsan. ama bakıyorum çok çocuk sahibi olanların büyük bir kesimi ekonomik anlamda sıkıntı çeken aileler.
devlet bir yere kadar yardım eder. hele bizim gibi ülkelerde artık her şey para olmuş. önceden maddi açıdan iyisindir ama sonra sıkıntı içine düşersin tamam ama kendine yetemeyen insanların dünyaya çocuk getirmesini doğru bulmuyorum.
apartmanda bir aile iki çocukluydu. ufak olan çocuk, birçok çocuğun bisikletini bozardı çünkü kendi bisikleti yoktu, hırslanırdı ve birkaç kez hırsızlık yaptığına da şahit olduk. çocuk işte için acıyor, anlıyorsun sebeplerini ama aile ne yaptı? üçüncüyü ardından dördüncü çocuğu. ne denir şimdi bu insanlara?
bir insan yetiştirmek hiç kolay değil. on kere oturup düşüneceksin ben bir çocuğun temel ihtiyaçlarını karşılayabilir miyim diye. hele hele türkiye gibi bir ülkede yaşıyorsan. ama bakıyorum çok çocuk sahibi olanların büyük bir kesimi ekonomik anlamda sıkıntı çeken aileler.
devlet bir yere kadar yardım eder. hele bizim gibi ülkelerde artık her şey para olmuş. önceden maddi açıdan iyisindir ama sonra sıkıntı içine düşersin tamam ama kendine yetemeyen insanların dünyaya çocuk getirmesini doğru bulmuyorum.
apartmanda bir aile iki çocukluydu. ufak olan çocuk, birçok çocuğun bisikletini bozardı çünkü kendi bisikleti yoktu, hırslanırdı ve birkaç kez hırsızlık yaptığına da şahit olduk. çocuk işte için acıyor, anlıyorsun sebeplerini ama aile ne yaptı? üçüncüyü ardından dördüncü çocuğu. ne denir şimdi bu insanlara?
devamını gör...
avustralya denince akla gelen
tek kelime; viyana.
yada viyana kapılarına dayanmış osmanlı ordusu.
yada viyana kapılarına dayanmış osmanlı ordusu.
devamını gör...
reng-i hoda
öyle filmler vardır ki, gerçekten çok iyi olmasına rağmen, yeterince üzerinde konuşulmamıştır. türkçeye “cennetin rengi” adıyla çevrilen film, bunun en iyi örneğidir. 1999 iran yapımıdır ve yönetmeni majid majidi’dir. imdb puanı 8.2 verilmiştir.
doğuştan görme engelli bir çocuğun hikayesidir. hayatı dokunarak anlamaya çalışır. yatılı bir okulda kalan muhammed, yaz tatili için köyüne gidecektir. babası onu almaya gelmiştir. annesi ölmüş ve tekrar evlenen babası, engelli çocuğunun yeni evliliğinde sorun olacağını düşünür ve ondan kurtulmak için planlar yapar. filmi gerçekçi yapan detay ise, görme engelli bu çocuğu oynayan mohsen ramezani, gerçek hayatta da görme engellidir.
filmin orijinal adı “tanrı’nın rengi” ancak gişe rekorları kıran amerika’da film, cennetin rengi olarak çevrilir. farklı festivallerden ödüllerle dönem film 10 ödül alır. 90 dakikalık süresi ve bana göre sarsıcı bir final ile izlemeye ve üzerinde konuşulmaya değer. içerisinde dini ve ruhani göndermeler olan film, iran sineması için oldukça cesurdur.
gerçekten görmek nedir? hissetmiyorsanız, gördükleriniz size ne anlatır? bu filmi izlerken buna benzer soruları kendinize sorarsınız. şuraya filmin künyesi hakkında bilgi sayfası ve fragmanı koyalım ve kararı izleyiciye bırakalım.
kaynak için
fragman;
iyi seyirler.
doğuştan görme engelli bir çocuğun hikayesidir. hayatı dokunarak anlamaya çalışır. yatılı bir okulda kalan muhammed, yaz tatili için köyüne gidecektir. babası onu almaya gelmiştir. annesi ölmüş ve tekrar evlenen babası, engelli çocuğunun yeni evliliğinde sorun olacağını düşünür ve ondan kurtulmak için planlar yapar. filmi gerçekçi yapan detay ise, görme engelli bu çocuğu oynayan mohsen ramezani, gerçek hayatta da görme engellidir.
filmin orijinal adı “tanrı’nın rengi” ancak gişe rekorları kıran amerika’da film, cennetin rengi olarak çevrilir. farklı festivallerden ödüllerle dönem film 10 ödül alır. 90 dakikalık süresi ve bana göre sarsıcı bir final ile izlemeye ve üzerinde konuşulmaya değer. içerisinde dini ve ruhani göndermeler olan film, iran sineması için oldukça cesurdur.
gerçekten görmek nedir? hissetmiyorsanız, gördükleriniz size ne anlatır? bu filmi izlerken buna benzer soruları kendinize sorarsınız. şuraya filmin künyesi hakkında bilgi sayfası ve fragmanı koyalım ve kararı izleyiciye bırakalım.
kaynak için
fragman;
iyi seyirler.
devamını gör...
yazarların en çok özlemini duyduğu şey
ailemi özledim ben, ama en çok babamı...
devamını gör...
kelebekler
bkz: tolga karaçelik) in mükemmel filmi. 2018 yapımı film absürd komedi türünde. bence türk sinemasında türünün en iyi örneklerinden biri. birbirinden kopmuş 3 kardeşin, babalarının birden bire hepsini köye çağırması ile kesişen yolları ve köy yolunda ve köyde başlarından geçen hikayeleri absürd bir şekilde sunuyor yönetmen. oyuncular arasında bartu küçükçağlayan, tuğçe altuğ, tolga tekin, serkan keskin, hakan karsak, ezgi mola, ercan kesal gibi usta isimler yer alıyor.
filmdeki absürdlkleri saymakla bitiremem. köy meydanında patlayan tavuklar mı dersiniz, atesit imam mı istersiniz, büyük ağabeyin astronot olması ve astronot kıyafetiyle cenazeye gelmesi, küçük kardeşin (bartu küçükçağlayan) köyde suratı kanlar içinde dolaşması, kız kardeşin pavyonda kavga çıkarması ve adamların suratına küfürler etmesi ve daha bir sürü şey.
tolga karaçelik daha önce sarmaşık filmiyle de bir çok ulusal ve uluslar arası ödül almıştı, bu filmiyle de yine hem ulusal hem uluslararası festivallerde ödül alarak artık türk sinemasında yerinin olduğunu seyirciye kanıtladı.
kelebekler'de aileye, ebeveynlere dair o kadar çok can yakıcı detay var ki. bir yandan bu kadar absürdlük ve kahkaha bombardımanı var diyorum ama bir yandan da acı ve hüzün var. ağladığım sahneleri bile oldu net.
türk sinemasının son yıllardaki en iyi filmlerinden bence. ve sinema adına umutlu olmamı sağlıyor yönetmen tolga karaçelik.
filmdeki absürdlkleri saymakla bitiremem. köy meydanında patlayan tavuklar mı dersiniz, atesit imam mı istersiniz, büyük ağabeyin astronot olması ve astronot kıyafetiyle cenazeye gelmesi, küçük kardeşin (bartu küçükçağlayan) köyde suratı kanlar içinde dolaşması, kız kardeşin pavyonda kavga çıkarması ve adamların suratına küfürler etmesi ve daha bir sürü şey.
tolga karaçelik daha önce sarmaşık filmiyle de bir çok ulusal ve uluslar arası ödül almıştı, bu filmiyle de yine hem ulusal hem uluslararası festivallerde ödül alarak artık türk sinemasında yerinin olduğunu seyirciye kanıtladı.
kelebekler'de aileye, ebeveynlere dair o kadar çok can yakıcı detay var ki. bir yandan bu kadar absürdlük ve kahkaha bombardımanı var diyorum ama bir yandan da acı ve hüzün var. ağladığım sahneleri bile oldu net.
türk sinemasının son yıllardaki en iyi filmlerinden bence. ve sinema adına umutlu olmamı sağlıyor yönetmen tolga karaçelik.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
ne kurtulabiliyorum senden ne de ölmene razıyım...
ama bir yandan da olmuyorsa olmuyor değil mi?
belki bazılarının veda edememe sebebi karşısındakini çok sevmek değil de vedaları sevememektir...
ama bir yandan da olmuyorsa olmuyor değil mi?
belki bazılarının veda edememe sebebi karşısındakini çok sevmek değil de vedaları sevememektir...
devamını gör...
yazarlara beğeni atarak sevap kasan mümin yazar
cennetten yazıyorum. burası çok iyiiiii.
devamını gör...
bir toplumun cahil olduğunu gösteren detaylar
taraf olmak ve diğer taraftan nefret etmek. bolca dedikodu malzemesine neden olur. nasıl olsa boş vakit çok.
devamını gör...
ölesiye dövülen doktorun suçlular serbest kalınca mesleği bırakması
bir de yurt dışına gidenlere vatan haini demiyorlar mı? aklınızı seveyim sizin. yıllarca oku didin gördüğün muameleye bak. doktorluk eğitiminin basit gören kör cahiller var aramızda. evet evet uzağa bakma, burda da var.
devamını gör...
süper iyi günler
christopher'ın bazen geceleri bazen de gündüzleri gördüğü bir rüyası var ve bu rüya gündüz görülüyorsa buna hayal deniyor.
rüyada bütün insanlık bir virüse yakalanıyor. ve virüs sadece bir insanın yüzüne bakarak bulaşıyor bu yüzden oldukça bulaşıcı. virüse yakalan kişiler bazı rüyalarda koltuklarından kalkamıyor ve de orada yemeden, içmeden durdukları için ölüyorlar. bazen de virüs onları yüksek bir yerden atlamaya ya da suya girip boğulmaya zorluyor, böylelikle hiçbir ceset de kalmamış oluyor. *
virüs tüm dünyaya yayıldıktan sonra geriye kimsenin yüzüne bakmayan ya da baktıklarında şu şekilleri anlamayan insanlar kalıyor:? ? ? ?
ve bu insanların hepsi christopher gibi özel kişiler.
ve bu rüyada christopher çok mutlu * çünkü istediği her yere gidebilir ve bu esnada kimse onunla konuşmaz ya da dokunmak zorunda kalmaz, kimsenin sorularını yanıtlamak zorunda kalmaz ve de hiçbir yere * gitme zorunluluğu yoktur. evinde kalıp istediği yemekleri * yer ve kimse ona karışmaz. istediği kadar video oynayabilir ya da başkalarına rahatsızlık veren sesleri * çıkarabilir.
rüyadaki hayat stabil, karmaşadan-kalabalıktan uzak ve anlayabildiği bir hayattır ve bu christopher'ı mutlu eder. gerçek hayat mı? o biraz daha zor. çoğu zaman insanların kurduğu karmaşık cümleleri ve de ardındaki metoforları anlamak onun için oldukça karmaşık. o matematik gibi kesin olan ve bir bilgisayarda olduğu gibi zihninde belirebilen şeyler ile rahat ediyor. var olmayan şeylere * inanan insanları anlayamıyor ve ölüm ona göre kötü bir şey değil çünkü yıllar içinde vücudumuzun parçaları çimlerde, ağaçlarda oradan da tekrar başka hayvanlarda hayat bulabilir.
ve "süper iyi günler" christopher'ın gözlerinden kendi yazdığı bir polisiye romanla bizlere aktarılır.
kurgu bir çocuğun dilinden anlatıldığı için oldukça sade ve yalın * ama asla sıkıcı değil. bir filmi bile sıkılıp en az iki ara verip izlediğim şu günlerde kitabı iki oturuşta bitirdiğimi ve okumanın benim için oldukça keyifli olduğunu söylemeliyim.
ve kendime çıkardığım bir ders karşındaki özel bir insan olmasa bile daha basit kelimeler kullan. çünkü önemli olan afilli cümleler kurmak değil, karşındakine aktarabilmek.
son söz art arda beş kırmızı araba görmeseniz bile yalnızca iyi ve süper iyi günleriniz olsun. okuyun, pişman olmayacaksınız.
en son söz : gaunter o'dimm teşekkür ederim öneri için.
rüyada bütün insanlık bir virüse yakalanıyor. ve virüs sadece bir insanın yüzüne bakarak bulaşıyor bu yüzden oldukça bulaşıcı. virüse yakalan kişiler bazı rüyalarda koltuklarından kalkamıyor ve de orada yemeden, içmeden durdukları için ölüyorlar. bazen de virüs onları yüksek bir yerden atlamaya ya da suya girip boğulmaya zorluyor, böylelikle hiçbir ceset de kalmamış oluyor. *
virüs tüm dünyaya yayıldıktan sonra geriye kimsenin yüzüne bakmayan ya da baktıklarında şu şekilleri anlamayan insanlar kalıyor:? ? ? ?
ve bu insanların hepsi christopher gibi özel kişiler.
ve bu rüyada christopher çok mutlu * çünkü istediği her yere gidebilir ve bu esnada kimse onunla konuşmaz ya da dokunmak zorunda kalmaz, kimsenin sorularını yanıtlamak zorunda kalmaz ve de hiçbir yere * gitme zorunluluğu yoktur. evinde kalıp istediği yemekleri * yer ve kimse ona karışmaz. istediği kadar video oynayabilir ya da başkalarına rahatsızlık veren sesleri * çıkarabilir.
rüyadaki hayat stabil, karmaşadan-kalabalıktan uzak ve anlayabildiği bir hayattır ve bu christopher'ı mutlu eder. gerçek hayat mı? o biraz daha zor. çoğu zaman insanların kurduğu karmaşık cümleleri ve de ardındaki metoforları anlamak onun için oldukça karmaşık. o matematik gibi kesin olan ve bir bilgisayarda olduğu gibi zihninde belirebilen şeyler ile rahat ediyor. var olmayan şeylere * inanan insanları anlayamıyor ve ölüm ona göre kötü bir şey değil çünkü yıllar içinde vücudumuzun parçaları çimlerde, ağaçlarda oradan da tekrar başka hayvanlarda hayat bulabilir.
ve "süper iyi günler" christopher'ın gözlerinden kendi yazdığı bir polisiye romanla bizlere aktarılır.
kurgu bir çocuğun dilinden anlatıldığı için oldukça sade ve yalın * ama asla sıkıcı değil. bir filmi bile sıkılıp en az iki ara verip izlediğim şu günlerde kitabı iki oturuşta bitirdiğimi ve okumanın benim için oldukça keyifli olduğunu söylemeliyim.
ve kendime çıkardığım bir ders karşındaki özel bir insan olmasa bile daha basit kelimeler kullan. çünkü önemli olan afilli cümleler kurmak değil, karşındakine aktarabilmek.
son söz art arda beş kırmızı araba görmeseniz bile yalnızca iyi ve süper iyi günleriniz olsun. okuyun, pişman olmayacaksınız.
en son söz : gaunter o'dimm teşekkür ederim öneri için.
devamını gör...
bir erkeğin giymemesi gereken şeyler
babet çorap.
devamını gör...
vazgeçilen şeylerin toplamı
tanguy viel’in ceza kanunu, 353.madde isimli romanında geçen bir tanımlamadır. birçok şeyi tanımlamak için kullanılabilir, birçok farklı kavramı ama sanki hayatımızın bir özeti olarak kullanılmış bir sözdür.
nerede okuduğumu hatırlamıyorum, kimin yazdığını da ama bana sanki oscar wilde sözü gibi geliyor her zaman: (bkz: hayat tercih etmediklerimizdir). belki de gerçekten öyledir. belki de hayat sahip olduklarımızdan çok vazgeçtiklerimiz tarafından şekilleniyordur.
yürümeyi tercih etmediğimiz yol yürümekte olduğumuz yolun uzunluğunu ya da zorluğunu etkiliyordur belki. yemekten imtina ettiğimiz yemekler çok sevdiğimiz yemeklerin tadı tuzudur. gitmediğimiz şehirler yaşadığımız şehirlerin iklimine etki ediyordur belki de. hiç tanışmadığımız, tanışmaya gerek görmediğimiz, tanışma fırsatı yakalamadığımız insanlar hayatımızda önemli yer tutan, bizi biz yapan, sevgi ya da nefretle bağlı olduğumuz insanalar için alan yaratmak için vardır belki.
vazgeçtiğimiz şeyler biriktikçe, sahip olduklarımız üzerinde daha büyük bir etkiye sahip olur ve zamanla hayatımız vazgeçtiklerimizin bir dökümüne dönüşür. ve en sonunda hiçbir şeye sahip olamayacağımız bir ölüme doğru ilerleriz.
nerede okuduğumu hatırlamıyorum, kimin yazdığını da ama bana sanki oscar wilde sözü gibi geliyor her zaman: (bkz: hayat tercih etmediklerimizdir). belki de gerçekten öyledir. belki de hayat sahip olduklarımızdan çok vazgeçtiklerimiz tarafından şekilleniyordur.
yürümeyi tercih etmediğimiz yol yürümekte olduğumuz yolun uzunluğunu ya da zorluğunu etkiliyordur belki. yemekten imtina ettiğimiz yemekler çok sevdiğimiz yemeklerin tadı tuzudur. gitmediğimiz şehirler yaşadığımız şehirlerin iklimine etki ediyordur belki de. hiç tanışmadığımız, tanışmaya gerek görmediğimiz, tanışma fırsatı yakalamadığımız insanlar hayatımızda önemli yer tutan, bizi biz yapan, sevgi ya da nefretle bağlı olduğumuz insanalar için alan yaratmak için vardır belki.
vazgeçtiğimiz şeyler biriktikçe, sahip olduklarımız üzerinde daha büyük bir etkiye sahip olur ve zamanla hayatımız vazgeçtiklerimizin bir dökümüne dönüşür. ve en sonunda hiçbir şeye sahip olamayacağımız bir ölüme doğru ilerleriz.
devamını gör...
hünnap
yalova’da bolca aşılı fidanı bulunan meyve. fidanı da meyvesi de pahalı sayılır.
iğde desen değil, elma desen değil. çok sulu bi’ yapısı da yok. tadı, aroması var mı, o da yok. ama yemeye bir kere başlayınca şişene kadar durduramıyor insan kendini. tam da zamanı, her bahçeye lazım. ağaçtaki görüntüsü de şu şekilde*;

ağacının dalları çok kırılgan, meyvesini taşıyamayınca dalları kırılıveriyor. dikenli bir ağacı var ve dikenleri de çok fena, batınca bırakmıyor insanı ve battığı yeri de epey ağrıtıyor. yaprakları yuvarlakımsı, parlak. çiçekleri minicik. meyve oluşup biraz büyüyene kadar anlaşılmıyor neredeyse.
faydası da pek çok. şeker düzenleyici özelliği olduğu biliniyor. kabızlığa da faydalı. c vitamini ve magnezyum açısından da oldukça zengin. annem de sırf kalp damar sağlığına iyi geliyor diye ekmişti.
şöyle de bir şey;

bu aşılı olduğu için biraz büyük, normalde iğdeden biraz büyük oluyor ve asıl faydalısı da o.
yiyin, yedirin.
iğde desen değil, elma desen değil. çok sulu bi’ yapısı da yok. tadı, aroması var mı, o da yok. ama yemeye bir kere başlayınca şişene kadar durduramıyor insan kendini. tam da zamanı, her bahçeye lazım. ağaçtaki görüntüsü de şu şekilde*;

ağacının dalları çok kırılgan, meyvesini taşıyamayınca dalları kırılıveriyor. dikenli bir ağacı var ve dikenleri de çok fena, batınca bırakmıyor insanı ve battığı yeri de epey ağrıtıyor. yaprakları yuvarlakımsı, parlak. çiçekleri minicik. meyve oluşup biraz büyüyene kadar anlaşılmıyor neredeyse.
faydası da pek çok. şeker düzenleyici özelliği olduğu biliniyor. kabızlığa da faydalı. c vitamini ve magnezyum açısından da oldukça zengin. annem de sırf kalp damar sağlığına iyi geliyor diye ekmişti.
şöyle de bir şey;

bu aşılı olduğu için biraz büyük, normalde iğdeden biraz büyük oluyor ve asıl faydalısı da o.
yiyin, yedirin.
devamını gör...
normal sözlük'te herkesin fakir olması
biz fakiriz, biz daha fakiriz, biz en fakiriz, biz fasfakiriz...prim yapan ne varsa, trend ne ise o ara onu olmaktır. aynı sözlükte 4 ay evvel asgari ücret 2875 tl olunca "vasıfsız insanlarla aynı ücreti mi alacağız" muhabbeti varıdı...ciddi oldu biraz idare edin.
devamını gör...
