pame radyo yayını
"καίγομαι καίγομαι
ρίξε κι άλλο λάδι στη φωτιά
πνίγομαι πνίγομαι
πέτα με σε θάλασσα βαθιά"
yanarak dinlemelik program, diğer arkadaşlar kusura bakmasın ama en çok sevdiğim program ayrıca.
başarılar komşu kızı.
ρίξε κι άλλο λάδι στη φωτιά
πνίγομαι πνίγομαι
πέτα με σε θάλασσα βαθιά"
yanarak dinlemelik program, diğer arkadaşlar kusura bakmasın ama en çok sevdiğim program ayrıca.
başarılar komşu kızı.
devamını gör...
en son kırıldığınız kişi
samimiyetimi anlamayan birisiydi maalesef.
devamını gör...
insan neyle yaşar
insanlar, kendilerine baktıkları için yaşadıklarını sansalar da aslında sadece sevgiyle yaşadıklarını anladım. seven kişi, tanrı'ya yaklaşır ve tanrı da ona yaklaşır. çünkü sevgi tanrı'nın ta kendisidir.
bu sorunun altın cevabı.
kitap insanoğlunun yaptığı hataları gözler önüne seriyor. hırs, kin, öfke, açgözlülük gibi duyguların zararını anlatıyor. kitabın ismi (bkz: tolstoy'un nasihatları) olsaydı daha iyi olabilirdi. çünkü bütün hikayeleri ak sakallı bir dedeyi dinliyormuşum hissiyatıyla okudum.
alın size en orjinal kişisel gelişim kitabı. kafa karıştırıcı hiçbir husus yok. mesajlar anlayana şak diye iletiliyor. tabii dini öğreti kısmıda var. inanç ve tanrı kavramlarının altı çok çiziliyor. kutsal kitaplardaki gibi efsunlu bir anlatım hakim.
hikayeler içinde aslında en sevdiğim, tek bir kıvılcım tüm evi yok edebilir di. bu hikaye üzerine çok düşündüm. biri kötü bir söz söyler orada cevap verirsin sonra o söyler sen söylersin uzar gider. bu kavgalara sonra büyük kavgalara ve bir hınçla karar vermeye sebep olur. bir belayı savuşturamazsan başından o seni kendi bildiği gibi yutar. bataklığa düştün mü, aşağıdan seni daha çok çekerler. orada iki altın cümle vardı:
kıvılcımı söndürmezsen, ateşi zapt edemezsin
ikincisini ise çok duyarız ve üzerine bir daha düşünülmesi gerekendir.
(bkz: öfkeyle kalkan zararla oturur)
düşündüm de bende bu tuzaklara düşüyorum. birinin lafının altında kalmamayı dik duruş gibi algılıyorum. halbuki ona laf anlatmakla geçireceğim zamanı kaotik bir iç çöküş ile sonlandırıyorum. kimbilir ne acı kayıplara yol açıldı. kendimizi tartmadığımız iç güdüsel verdiğimiz tepkilerimizle ne hatalar yapıldı?
ve hangimiz yapmıyoruz ki!
acaba sözümün üzerine söz olmaz kibir'ini kaç defa yaşıyoruz?
kitap, sevgi kelimesinin hazinesini keşfetme, iyilikten şaşmama ve fazladan ermişlik rütbesine ulaşma hükmü ile karşınızda.
tolstoy amca'mız güzel bir nasihat çekmiş.
bu sorunun altın cevabı.
kitap insanoğlunun yaptığı hataları gözler önüne seriyor. hırs, kin, öfke, açgözlülük gibi duyguların zararını anlatıyor. kitabın ismi (bkz: tolstoy'un nasihatları) olsaydı daha iyi olabilirdi. çünkü bütün hikayeleri ak sakallı bir dedeyi dinliyormuşum hissiyatıyla okudum.
alın size en orjinal kişisel gelişim kitabı. kafa karıştırıcı hiçbir husus yok. mesajlar anlayana şak diye iletiliyor. tabii dini öğreti kısmıda var. inanç ve tanrı kavramlarının altı çok çiziliyor. kutsal kitaplardaki gibi efsunlu bir anlatım hakim.
hikayeler içinde aslında en sevdiğim, tek bir kıvılcım tüm evi yok edebilir di. bu hikaye üzerine çok düşündüm. biri kötü bir söz söyler orada cevap verirsin sonra o söyler sen söylersin uzar gider. bu kavgalara sonra büyük kavgalara ve bir hınçla karar vermeye sebep olur. bir belayı savuşturamazsan başından o seni kendi bildiği gibi yutar. bataklığa düştün mü, aşağıdan seni daha çok çekerler. orada iki altın cümle vardı:
kıvılcımı söndürmezsen, ateşi zapt edemezsin
ikincisini ise çok duyarız ve üzerine bir daha düşünülmesi gerekendir.
(bkz: öfkeyle kalkan zararla oturur)
düşündüm de bende bu tuzaklara düşüyorum. birinin lafının altında kalmamayı dik duruş gibi algılıyorum. halbuki ona laf anlatmakla geçireceğim zamanı kaotik bir iç çöküş ile sonlandırıyorum. kimbilir ne acı kayıplara yol açıldı. kendimizi tartmadığımız iç güdüsel verdiğimiz tepkilerimizle ne hatalar yapıldı?
ve hangimiz yapmıyoruz ki!
acaba sözümün üzerine söz olmaz kibir'ini kaç defa yaşıyoruz?
kitap, sevgi kelimesinin hazinesini keşfetme, iyilikten şaşmama ve fazladan ermişlik rütbesine ulaşma hükmü ile karşınızda.
tolstoy amca'mız güzel bir nasihat çekmiş.
devamını gör...
phi phi adaları
tayland'ın güneyinde andaman denizi'nde bulunan takımadalarıdır*. koh phi phi don ve koh phi phi lee bu adaların en büyükleridir. turizm sebebiyle dünyada ismini duyurmuş takımadalarıdır ve sadece koh phi phi don adasında konaklama mevcuttur.


devamını gör...
dünyanın en güçlü insanı
küçük çocuklara göre anneleridir.
köpeklerden çok korktuğum halde, çocuklar küçükken köpek görünce anlamasın korkmasın diye çaktırmamaya çalışmaktan köpek korkumu yendim.
köpeklerden çok korktuğum halde, çocuklar küçükken köpek görünce anlamasın korkmasın diye çaktırmamaya çalışmaktan köpek korkumu yendim.
devamını gör...
yeni açılacak pastaneye isim önerileri
marie antoinette.
"ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler" sözünün sahibi.
ek olarak: pasta la vista
"ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler" sözünün sahibi.
ek olarak: pasta la vista
devamını gör...
sabah 6'da denize giren dayılar
bir dayı olmadığımız kalmıştı. * şahsen ben denize erken saatlerde girmeye bayılıyorum. suyun çivi gibi olması ve tertemiz olması denizden aldığım keyfi arttırıyor.
saat kaçta yatarsam yatayım, kurulmuş gibi kalkar giderim. uyumadan gittiğim de çok olmuştur.
dayılarla da bugüne kadar bir sorun yaşamadık.
en azından saygılılar. yüzerken dibinize girmezler. gayzer gibi su fışkırtmazlar. denize işeyenini görmedim. lâkin önceki günden kalan çöpleri toplayanını çok gördüm.
o sebeple diyorum ki; dayılar & tatil ayıları kapışmasında her türlü dayıların tarafındayım.
saat kaçta yatarsam yatayım, kurulmuş gibi kalkar giderim. uyumadan gittiğim de çok olmuştur.
dayılarla da bugüne kadar bir sorun yaşamadık.
en azından saygılılar. yüzerken dibinize girmezler. gayzer gibi su fışkırtmazlar. denize işeyenini görmedim. lâkin önceki günden kalan çöpleri toplayanını çok gördüm.
o sebeple diyorum ki; dayılar & tatil ayıları kapışmasında her türlü dayıların tarafındayım.
devamını gör...
moderasyon konuşuyor
haklıyım ama mutlu değilim moderatörlük görevi öncesi rüyasında sinyal almış. ön sezileri kuvvetli bir insan olduğunu anladım.bu yazdığımı bile hissetmiş olabilir.*yavaştan tırstım.
devamını gör...
eski sevgili ile karşılaşılan en ilginç yer
halayda. doğru yazdım halay.
devamını gör...
assassin's creed odyssey
güzelliğinden gözlerimi alamadığım, içimi titreten canım aşkım kassandra ile oynamaya devam edeceğimiz oyundur inşallah...

1,5 buçuk ayda 90 saat oynayarak rekorumu kırdığım yetmezmiş gibi, daha dünya kadar ara görev + 2 adet dlc bitirmem gerek. ana hikayeyi ise henüz yeni bitirdim. aslında oyunu almadan önce tereddütlerim vardı, herkes oyun şöyle çöp böyle çöp diye anlatıyordu ancak sırf antik yunan atmosferini deneyimlemek, ve genel olarak rpg oyunlarını sevdiğim için fiyatı xbox'ta iner inmez direkt aldım.
açıkçası hikaye çok mu süper? mehh, çok da değil bence. ama atmosfer fena sarıyor hocam. adam kesmek falan zaten eğlenceli onda bir şey yok. ama en çok da kültistlerin peşine düşmek keyif veriyor gibi. o ufak ipuçlarını yunanistan'ı dört bucak dolaştıktan sonra bulup, sıra sıra gizem çözmek oldukça zevkli. insana birinin izini sürdüğü hissini oldukça güzel veriyor ki, ismi "assassin's" ile başlayan bir oyun için bence bu oldukça önemli bir detay.
oyunun neden sevilmediğine gelirsek: sanırım eski ac fanları ise genel olarak oyunu önceki ac oyunları gibi olmadığı için sevmiyor gibi. ama bilmiyorum bence böylesi daha iyi gibi sanki. kapüşon ve hidden blade fetişizmi her ne kadar güzel olsa da, yeniliklere açık birisi olduğumdan bu oyunun rpg ağırlığını da gayet sevdim. ki her ne kadar eskisinden çok daha zor olsa da, oyunu warrior ya da hunter yerine assassin olarak oynamak da hala imkansız değil. ama kim uğraşır? ben delikanlı gibi yüzyüze çarpışmayı daha çok seviyorum açıkçası, arada yine meze niyetine assassination yapıyorum o ayrı.
oyun dinamiklerine dair fazla spoiler vermek istemiyorum ama son ufak bir şey: şu animus'u da, modern dünya segmentlerini de kaldırın artık hay a..na koyayım ya... biz modern dünya segmentleri hem antik atmosferi bozuyor, hem de hikayeyin gidişatını s..iyor diye kaç defa söylüyoruz ama sakalımız yok ki sözümüz dinlensin!!

1,5 buçuk ayda 90 saat oynayarak rekorumu kırdığım yetmezmiş gibi, daha dünya kadar ara görev + 2 adet dlc bitirmem gerek. ana hikayeyi ise henüz yeni bitirdim. aslında oyunu almadan önce tereddütlerim vardı, herkes oyun şöyle çöp böyle çöp diye anlatıyordu ancak sırf antik yunan atmosferini deneyimlemek, ve genel olarak rpg oyunlarını sevdiğim için fiyatı xbox'ta iner inmez direkt aldım.
açıkçası hikaye çok mu süper? mehh, çok da değil bence. ama atmosfer fena sarıyor hocam. adam kesmek falan zaten eğlenceli onda bir şey yok. ama en çok da kültistlerin peşine düşmek keyif veriyor gibi. o ufak ipuçlarını yunanistan'ı dört bucak dolaştıktan sonra bulup, sıra sıra gizem çözmek oldukça zevkli. insana birinin izini sürdüğü hissini oldukça güzel veriyor ki, ismi "assassin's" ile başlayan bir oyun için bence bu oldukça önemli bir detay.
oyunun neden sevilmediğine gelirsek: sanırım eski ac fanları ise genel olarak oyunu önceki ac oyunları gibi olmadığı için sevmiyor gibi. ama bilmiyorum bence böylesi daha iyi gibi sanki. kapüşon ve hidden blade fetişizmi her ne kadar güzel olsa da, yeniliklere açık birisi olduğumdan bu oyunun rpg ağırlığını da gayet sevdim. ki her ne kadar eskisinden çok daha zor olsa da, oyunu warrior ya da hunter yerine assassin olarak oynamak da hala imkansız değil. ama kim uğraşır? ben delikanlı gibi yüzyüze çarpışmayı daha çok seviyorum açıkçası, arada yine meze niyetine assassination yapıyorum o ayrı.
oyun dinamiklerine dair fazla spoiler vermek istemiyorum ama son ufak bir şey: şu animus'u da, modern dünya segmentlerini de kaldırın artık hay a..na koyayım ya... biz modern dünya segmentleri hem antik atmosferi bozuyor, hem de hikayeyin gidişatını s..iyor diye kaç defa söylüyoruz ama sakalımız yok ki sözümüz dinlensin!!
devamını gör...
inanç
gerçeği bulmak ya da gerçeğe varmak adına kişinin içinde yaşattığı fikrine sadık olması durumu.
devamını gör...
mimari fotoğrafçılık
bir yapının kendisini, çevresini veya bir parçasını içeren fotoğrafları elde etmeyi amaçlayan fotoğraf dalına mimari fotoğrafçılık denir. mimari fotoğrafçılıkta ana öğe binadır. editorial amaçla mimari fotoğraf çekilebildiği gibi binanın öncesi, sonrası vb. gibi teknik amaçlarla da mimari fotoğraf çekilebilir. mimari fotoğrafta insan detayı kullanmak ölçek olarak başarılı bir seçim olabileceği gibi ana amaç orjinal kareler olmaldır. mimari fotoğrafçılığın en etkili isimlerinden birisi frederick evans dır. fotoğraf çekmeden önce binanın her açıdan gözlemlenmesi, tripod, geniş açı lens, full frame makina, kısık diyafgram kullanımı, uv, polarize filtre kullanımı, doğal ışık içi doğru zaman ve açı seçimi, yapay ışık, difüzör ve reflektör kullanımı gerektiğinde yapılması gereken olmazsa olmazlardır. binanın çekilmeden önce detaylı gezilmesi, orjinal kurgunun yaratılması etkileyici fotoğraf elde etme şansını oldukça arttırır . unutulmamalıdır ki her gün önünden binlerce insanın geçtiği ( geçeceği), insnaların gözünün aşina olduğu binaları farklı bir dil ile anlatmak gerçek anlamda sanatsal bir fotoğraf elde etmek için tüm konsantrasyonunuzu vermenizi gerektirir. mimari fotoğrafçılıkta illa ufuk çizgisi gibi detaylara uymaya gerek yoktur. sınırların zorlanması etkileyici fotoğrafları doğurur.
devamını gör...
lucifer (yazar)
engelleyip geçtiğim yazarımsı. hiç gözüme de gelmiyor haliyle "şunu giyen kız, bunu atan kız, onu tutan kız" başlıkları.
sözlüğü de ayrıca tebrik ederim. beslemiyor trolleri. duygulandım.
sözlüğü de ayrıca tebrik ederim. beslemiyor trolleri. duygulandım.
devamını gör...
tartışmaktan zevk almak
bu benim. her seferinde zeytin yağı gibi üste çıkarım konuya çarpıtıp değiştirip haklı çıkarım. kaos seviyorum napim.
devamını gör...
sad romance
sad romance, ji pyeong kwon adlı sanatçının drama sonatina albümünün nadide eseridir.
keman ile çalınan ve çok derin duygulara sevk eden hüzünlü bir tınısı vardır.
hiçbir klasik müzik birbiriyle kıyaslanamaz. çünkü onları klasik yapan da, her birinin farklı notaları ve içerdikleri anlamlardır. klasik müzik, insanın stresini hafifletirken bir yandan da yaratıcılığını arttırır, ilham kaynağı olur ve duyguları aktifleştirir. her bir duyguyu bağımsız olarak hissetmemizi sağlarken bir yandan da bu duyguların karışımıyla hissizlik de oluşabilir. birçok duyguyu aynı anda hissetmemiz bizi garip bir durumun içine sokabilir. bu yüzden başka şeylerde olduğu gibi müziği de ölçülü bir şekilde dinlemek insan ruhu için daha faydalı olacaktır.
bu müziğin içinde sanki her duygu birbiriyle dans ediyor ve yaşamlarının amaçlarını unutmuş gibiler. aynı bizler gibi. belki de her duygu, ruhumuzun tatması ve yaşaması için gereklidir. çünkü bir duygu olmadığı zaman, domino etkisiyle diğer duygulara da yansıyarak anlamsızlaşır. böylece insan giderek hissizleşir ki; hissizlik, bomboş bir uzayda süzülüp giden bir toz bulutu gibidir.
klasik müziğin yeri ben de çok ayrıdır. hatta her gün saatlerce dinliyorum desem şaşırmayın lütfen. :)
müziği dinlemeniz için bırakıyorum.
https://youtu.be/ja7jajne8a0
keman ile çalınan ve çok derin duygulara sevk eden hüzünlü bir tınısı vardır.
hiçbir klasik müzik birbiriyle kıyaslanamaz. çünkü onları klasik yapan da, her birinin farklı notaları ve içerdikleri anlamlardır. klasik müzik, insanın stresini hafifletirken bir yandan da yaratıcılığını arttırır, ilham kaynağı olur ve duyguları aktifleştirir. her bir duyguyu bağımsız olarak hissetmemizi sağlarken bir yandan da bu duyguların karışımıyla hissizlik de oluşabilir. birçok duyguyu aynı anda hissetmemiz bizi garip bir durumun içine sokabilir. bu yüzden başka şeylerde olduğu gibi müziği de ölçülü bir şekilde dinlemek insan ruhu için daha faydalı olacaktır.
bu müziğin içinde sanki her duygu birbiriyle dans ediyor ve yaşamlarının amaçlarını unutmuş gibiler. aynı bizler gibi. belki de her duygu, ruhumuzun tatması ve yaşaması için gereklidir. çünkü bir duygu olmadığı zaman, domino etkisiyle diğer duygulara da yansıyarak anlamsızlaşır. böylece insan giderek hissizleşir ki; hissizlik, bomboş bir uzayda süzülüp giden bir toz bulutu gibidir.
klasik müziğin yeri ben de çok ayrıdır. hatta her gün saatlerce dinliyorum desem şaşırmayın lütfen. :)
müziği dinlemeniz için bırakıyorum.
https://youtu.be/ja7jajne8a0
devamını gör...
geceye anlam katan sözler
"tepeden tırnağa değiştim. aynı insan değilim artık."
jean paul sartre.
jean paul sartre.
devamını gör...
neşet ertaş
devamını gör...
erkek tacizine uğramamak için erkek taklidi yapmak
devamını gör...

