dayı
"ankara'da varsa dayın çözülür işin."
önermesinde açılmayan kapıda anahtar vazifesi gören yetkili yüce kişilik.
önermesinde açılmayan kapıda anahtar vazifesi gören yetkili yüce kişilik.
devamını gör...
kürtlerin ana dilde eğitim hakkı
sev sevme, iste isteme herkesin en doğal hakkıdır. bak kardeşim üç-beş yıldır ülkene gelen araplara dahi bunu verip, yüzyıllardır iç içe yaşadığın, kapı komşun, arkadaşın olan birine bu hakkı fazla görüyorsan sorun senin zihniyetindedir. koca dünyada insanlar neleri konuşuyor, biz burada neyi tartışıyoruz. sorsan çok okurum, opera-bale severim der ama zihniyet halen 500 yıl geride, herkese iyi kavgalar diliyorum yiyin birbirinizi.
devamını gör...
geceye bir şerefsizlik bırak
hayvanlara eziyet eden şerefsizler.
devamını gör...
sözlük yazarlarının soymaktan hoşlandığı şey
dudaklarımı soyuyorum. kötü bir huy.
devamını gör...
evrendeki en ağır şey
bir mazlum'un ahıdır. ağır olarak görülmez belki ama yükü altında bütün bir dünya kalır..
devamını gör...
karga görünce acaba kaç yaşındadır diye düşünmek
rahatsız ukdesi.
kargaların uzun yaşadığını bilecek kadar kültürlü olunduğuna delalettir. yoksa kimin aklına gelir karga görünce yaşını düşünmek?
bu tarz insanlar kelebek görünce de rahmet okuyorlardır.
kargaların uzun yaşadığını bilecek kadar kültürlü olunduğuna delalettir. yoksa kimin aklına gelir karga görünce yaşını düşünmek?
bu tarz insanlar kelebek görünce de rahmet okuyorlardır.
devamını gör...
sözlük radyosu
çalınan şarkılar ve yapılan yayınlar zaten çok çok güzelken değiştirilen tasarımıyla tamamen kendine hayran bırakmıştır beni . emeği geçen herkese kendi adıma teşekkür ederim .
harika olmuş gerçekten de yaa . *
harika olmuş gerçekten de yaa . *
devamını gör...
junji ito
korku-bilim kurgu ustası japon mangaka.
çizim tarzının orjinalliğinin yanında hikayeleri ve hikayelerini işleyiş biçimiyle de diğer mangakalardan ayrılan bir deha kendisi.
eserleriyle sizi alır uçurur içinde yaşatır.
uzumaki'yi okurken korkudan yerimde duramadığımı, etrafıma bakındığımı hatırlarım.
epey bir eseri türkçeye çevrildi devamını da sabırsızlıkla bekliyoruz...
ben çizim tarzı ve hikayeleriyle kendisine galip tekin'in japon versiyonu diyorum.
çizim tarzının orjinalliğinin yanında hikayeleri ve hikayelerini işleyiş biçimiyle de diğer mangakalardan ayrılan bir deha kendisi.
eserleriyle sizi alır uçurur içinde yaşatır.
uzumaki'yi okurken korkudan yerimde duramadığımı, etrafıma bakındığımı hatırlarım.
epey bir eseri türkçeye çevrildi devamını da sabırsızlıkla bekliyoruz...
ben çizim tarzı ve hikayeleriyle kendisine galip tekin'in japon versiyonu diyorum.
devamını gör...
türkçe rap
hicbir arkadaşımı cem karaca'nın "raptiye rap rap"ının dahil olduğuna ikna edemediğim müzik türüdür.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
resimag.com/p1/ef9f82de50e4.jpeg
devamını gör...
l-manyak
1999-2001 yılları arasında ortaokullu bir bebe olarak her gün çerkezköy-çorlu arası giderkene leman'a sarmıştım. her leman'ın son sayfalarında l-manyak reklamı olurdu, robinson cruose & cuma falan vardı. leman'ın siyasi oluşu hoşuma gittiğinden çok yüz vermezdim l-manyak'a en başlarda. sonra o bir gün bunu da alam nolcak dedim sonra bir baktım hakan karataş, fatih solmaz, bahadır baruter, cüstün, büstün, memcoş, oky, bahadır boysal, memo tembel çizer, gürcan yurt filan bir nefeste hayatıma girmiş. şuan yaklaşık 20 yıl öncesine ait sayılar var elimde bebeyken okuduydum, hala dönüp dönüp bakarım.
mektuplaşabilirdiniz o zamanlar dergi ile internet yoktu garipti, mektupla mastder kartı verirlerdi. ortaokullu fotoğrafımı yollamıştım, fotoğraflı kartımı anam bu len diye hacıladıydı, sonra salak derneği gibi bir şey çıktıydı konu salağı ile ilgili olaraktan. son sayfalarında ıvır-zıvır alıp satanlar, grup elemanı arayanlar ücretsiz ilan verirdi. sonra lombak'a bölündüler sevdiklerimin çoğu orada diye onlara asıldım yine de almayı bırakmadım bir süre. sonra nasıl oldu bıraktım tümden bu adamları ben de hatırlamıyorum, işte o ara büyüdüm herhal.
ps: kenan yarar'ı nasıl unuttum yaw hilal gelirse oyar walla.
mektuplaşabilirdiniz o zamanlar dergi ile internet yoktu garipti, mektupla mastder kartı verirlerdi. ortaokullu fotoğrafımı yollamıştım, fotoğraflı kartımı anam bu len diye hacıladıydı, sonra salak derneği gibi bir şey çıktıydı konu salağı ile ilgili olaraktan. son sayfalarında ıvır-zıvır alıp satanlar, grup elemanı arayanlar ücretsiz ilan verirdi. sonra lombak'a bölündüler sevdiklerimin çoğu orada diye onlara asıldım yine de almayı bırakmadım bir süre. sonra nasıl oldu bıraktım tümden bu adamları ben de hatırlamıyorum, işte o ara büyüdüm herhal.
ps: kenan yarar'ı nasıl unuttum yaw hilal gelirse oyar walla.
devamını gör...
izmir denince akla gelenler
an itibariyle yanan şehir, allah dışarda çalışanların yardımcısı olsun, nem ve güneş hayattan bezdirdi, sınavdaki gençler sadece sorular ile değil sıcak ve nem ile boğuşuyor dur.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının mal varlıkları
tıpkı 6 yaşındaki insan gibi hayallere sahibim, 60 yaşındaki bir insan gibi karamsarlığa da sahibim.
tıpkı 6 yaşındaki bir insan gibi orman manzarasına, deniz havasına, yol kenarında kendi kendine büyüyen çiçeğe sahibim,60 yaşındaki bir insan gibi, bir hastahane bahçesi bankına da sahibim.
tıpkı 6 yaşındaki bir insan gibi çılgınlarca boşaltabileceği gözyaşlarına sahibim, 60 yaşındaki bir insan gibi sadece iç geçirebilecek olgunluğa da sahibim.
tıpkı 6 yaşındaki bir insan gibi hareket kabiliyetine sahibim, 60 yaşındaki bir insan gibi yorgunluğa da sahibim.
farkına varabildiğimde, bir sürü şeye sahibim. mesele ait olabilmekte... bir eve, bir arabaya, bir yazlığa filan 'sahip olmak' adı altında prangalarla bağlanarak, ait olmayacağım.
hiçbir ev benim değil. ama yollar benim.
hiçbir ağaç benim değil. ama meyvelerini yerim.
kızım benim değil. ama mutluluğunun ve özgürlüğünün teminatıyım.
ailem benim değil. ama sadakatle bağlıyım.
hiçbir kitap bana ait değil. ama istediğimi okurum.
hiçbir oyun bana ait değil. ama istediğimi izlerim.
hiçbir şarkı bana ait değil. ama istediğimi söyler, dans ederim... vs.. vs..
tıpkı 6 yaşındaki bir insan gibi orman manzarasına, deniz havasına, yol kenarında kendi kendine büyüyen çiçeğe sahibim,60 yaşındaki bir insan gibi, bir hastahane bahçesi bankına da sahibim.
tıpkı 6 yaşındaki bir insan gibi çılgınlarca boşaltabileceği gözyaşlarına sahibim, 60 yaşındaki bir insan gibi sadece iç geçirebilecek olgunluğa da sahibim.
tıpkı 6 yaşındaki bir insan gibi hareket kabiliyetine sahibim, 60 yaşındaki bir insan gibi yorgunluğa da sahibim.
farkına varabildiğimde, bir sürü şeye sahibim. mesele ait olabilmekte... bir eve, bir arabaya, bir yazlığa filan 'sahip olmak' adı altında prangalarla bağlanarak, ait olmayacağım.
hiçbir ev benim değil. ama yollar benim.
hiçbir ağaç benim değil. ama meyvelerini yerim.
kızım benim değil. ama mutluluğunun ve özgürlüğünün teminatıyım.
ailem benim değil. ama sadakatle bağlıyım.
hiçbir kitap bana ait değil. ama istediğimi okurum.
hiçbir oyun bana ait değil. ama istediğimi izlerim.
hiçbir şarkı bana ait değil. ama istediğimi söyler, dans ederim... vs.. vs..
devamını gör...
mata hari
aslen hollanda kökenli olup, birinci dünya savaşı sırasında dansözlük ve seks işçiliği aracılığıyla almanya lehine istihbarat toplayan meşhur kadın casus.
bilindiği gibi, istihbarat teşkilatlarının iki ana görevi bulunur: espiyonaj (haber alma) ve kontrespiyonaj (karşı haber alma). bu kavramlardan yola çıkarak türetilen sekspiyonaj ifadesi*, cinsel dürtüler aracılığıyla haber almayı ifade eder. önemli erkek ya da kadınlar, hoşlandıkları cinslerden seçilen* işveli cilveli yetiştirilmiş güzel ya da yakışıklı casuslar tarafından bir şekilde etkilenir ve bu yolla bilgi alınmaya çalışılır. bal tuzağı (honey trap) ya da bel altı istihbarat olarak da bilinir.
işte mata hari de, bu kavramın en bilindik icracılarından biridir.
asıl adı margaretha geertruida zelle'dir. mata hari ismi kendisine çok sonradan, fransızlar tarafından, sahne adı olarak takılacaktır. erken hayatında, bir subayın gazeteye verdiği ve evlenmek istediğini beyan ettiği ilanı görmesi üzerine o subayla evlenir ve bir kızı, bir de oğlu olur. bu evlilik sırasında, eşinin görevi icabı gittiği cava adası'nda yerel, egzotik dansları öğrenir. yaşadığı bir iki trajedi ve hayatının yolunda gitmemesi üzerine önce hollanda'ya geri döner, ardından da paris'e geçer. burada dansıyla ünlenmeye, herkesi kendine hayran bırakmaya başlar.
derken, tam da bu zamanlarda savaş başlar. mata hari şüpheli davranışlar sergiliyordur. gün geçtikçe fransız istihbaratının daha çok dikkatini çeker. çünkü almanlarla çok içli dışlıdır. zaman savaş zamanıdır, fransızlar tabiricaizse cadı avı gibi casus avına çıkmışlardır. entrikalar döner, kararlar verilir ve mata hari 15 ekim 1917 günü kurşuna dizilerek idam edilir.
hatta idamıyla ilgili bir de şehir efsanesi var:
söylenen o ki; kendisinin idamıyla görevlendirilmiş askerleri ölmeden önce selamlamış, onlara öpücükler yollamış, işveler yapmış. her ne hikmetse 12 kişilik manganın 8'i (hatta daha abartılı bir söylentiye göre 9 kişilik manganın 8'i) mata hari'yi ıskalamış. öyle güzel, öyle etkileyici bir kadınmış ki askerlerin tetiği çekmeye gönülleri razı gelmemiş.
şöyle bir hanımefendi kendisi:

duyan da barbara palvin sanar.* güzellik algısı tabii, bir şey diyemeyiz.*
ayrıca bizim de tarihin tozlu sayfalarında kaybolmuş bir dansöz casusumuz var: (bkz: emine adalet pee). hem de çok daha güzel, fıstık gibi. asın bayrakları!
---
bir tutankamonun laneti ukdesi idi.
bilindiği gibi, istihbarat teşkilatlarının iki ana görevi bulunur: espiyonaj (haber alma) ve kontrespiyonaj (karşı haber alma). bu kavramlardan yola çıkarak türetilen sekspiyonaj ifadesi*, cinsel dürtüler aracılığıyla haber almayı ifade eder. önemli erkek ya da kadınlar, hoşlandıkları cinslerden seçilen* işveli cilveli yetiştirilmiş güzel ya da yakışıklı casuslar tarafından bir şekilde etkilenir ve bu yolla bilgi alınmaya çalışılır. bal tuzağı (honey trap) ya da bel altı istihbarat olarak da bilinir.
işte mata hari de, bu kavramın en bilindik icracılarından biridir.
asıl adı margaretha geertruida zelle'dir. mata hari ismi kendisine çok sonradan, fransızlar tarafından, sahne adı olarak takılacaktır. erken hayatında, bir subayın gazeteye verdiği ve evlenmek istediğini beyan ettiği ilanı görmesi üzerine o subayla evlenir ve bir kızı, bir de oğlu olur. bu evlilik sırasında, eşinin görevi icabı gittiği cava adası'nda yerel, egzotik dansları öğrenir. yaşadığı bir iki trajedi ve hayatının yolunda gitmemesi üzerine önce hollanda'ya geri döner, ardından da paris'e geçer. burada dansıyla ünlenmeye, herkesi kendine hayran bırakmaya başlar.
derken, tam da bu zamanlarda savaş başlar. mata hari şüpheli davranışlar sergiliyordur. gün geçtikçe fransız istihbaratının daha çok dikkatini çeker. çünkü almanlarla çok içli dışlıdır. zaman savaş zamanıdır, fransızlar tabiricaizse cadı avı gibi casus avına çıkmışlardır. entrikalar döner, kararlar verilir ve mata hari 15 ekim 1917 günü kurşuna dizilerek idam edilir.
hatta idamıyla ilgili bir de şehir efsanesi var:
söylenen o ki; kendisinin idamıyla görevlendirilmiş askerleri ölmeden önce selamlamış, onlara öpücükler yollamış, işveler yapmış. her ne hikmetse 12 kişilik manganın 8'i (hatta daha abartılı bir söylentiye göre 9 kişilik manganın 8'i) mata hari'yi ıskalamış. öyle güzel, öyle etkileyici bir kadınmış ki askerlerin tetiği çekmeye gönülleri razı gelmemiş.
şöyle bir hanımefendi kendisi:

duyan da barbara palvin sanar.* güzellik algısı tabii, bir şey diyemeyiz.*
ayrıca bizim de tarihin tozlu sayfalarında kaybolmuş bir dansöz casusumuz var: (bkz: emine adalet pee). hem de çok daha güzel, fıstık gibi. asın bayrakları!
---
bir tutankamonun laneti ukdesi idi.
devamını gör...
marie curie
kendisine saygımın sonsuz olduğu bilim insanıdır. ama ölüm sebebi her defasında elimi alnıma vurmama sebep olur. bilmeyenler için; cebinde radyoaktif madde taşıdığı için maruz kaldığı radyasyon onu öldürmüştür. oysa biraz daha yaşasa kim bilir bilim dünyasına ne katkıları olurdu. onun gibi biri böylesine bir ihmalde nasıl bulundu aklım almıyor.
devamını gör...
evcil cadi maki civcivi
yazıma başlamadan önce okuyacak yazarlar için bir konuda uyarı yapmam gerekmektedir.
yazacaklarım bir önsöz niteliğinde okunmalıdır çünkü nickaltını geçici süreliğine işgal ettiğim yazarımız adeta bir kitap gibidir.
bünyesinde kara büyüden aşka, seri katilden çocuk yetiştirmeye kadar bir çok konuda bilgi barındırmaktadır.
vazgeçmediyseniz buyurun devam edin yazımı okumaya.

erken uyandığım bir gündü kahvaltıyı dışarıda yapayım dedim ve bizim börekçiden karışık bir şeyleri paket yaptırdım. pakette şunlar vardı.
-250 gram kıymalı börek
-250 gram peynirli börek
-250 gram su böreği
-2 adet karaköy poğaça
"paket için poşet ister misin abi" dedi. beyin bedava poşete hiç 25 kuruş verir miyim diye düşünürken "abi para istemez elin yansın istemiyorum" dedi. kurnaz böreklerim sıcacık ve taptaze demeye getiriyor sanki anlamadık neyse oradan çıktım doğruuu....
eve gideceğimi sandınız değil mi tabi ki değil. evden daha çok vakit geçirdiğim sözlük kahvesine doğru yol aldım.
taburemi attım kahvenin önüne, açtım böreklerimin kutularını masaya, çaycıdan boğazımın kuruluğunu alsın diye de bir şeyler istedim
" abi köyden teyzemler harika bir ot gönderdiler içiyorsun ne dert kalıyormuş ne tasa" dedi.en az 15 marka borcum da var çaycıya hayır desem ayıp olur vicdan yaparım. "tamam getir" deme gafletinde bulundum. sanki kabul edeceğimi çoktan biliyormuş gibi uçarak önüme koydu su bardağında. su bardağında çay içmeyi sevdiğimi de biliyor köftehor. getirdiği şeyden bir kaç yudum almış, iki dilim kıymalı böreği midem indirmiştim ki masanın öbür tarafında ki taburede şöyle bir canlının oturmuş olduğunu gördüm.

içimden felak,nas ne varsa bildiğim tüm duaları okumaya başladım.hayır hepsini tam da bilmiyorum remix benzeri bir şey oldu ettiğim dualar allah günah yazmasın. gece olsa kesin aklım kalırdı orada. gözlerimi ovuşturuyorum yok efendim karşımda bana böyle dik dik bakıyor.kendi kendime deliriyor muyum acaba ulan çaycı ne içirdin sen bana diyorum. sonra parmağıyla börekleri gösterdi bende elimle yemesini işaret ettim. efendim sanki bu arkadaşa bir haftadır yemek vermemişler gibi tüm nevaleyi silip süpürmesin mi? bildiğiniz aç kaldım o sabah. korkudan yerimden de kalkamıyorum börekleri ağzında çiğnerken gözlerini kırpmadan beni izliyor. sonra ileriden böyle ufak tefek biri koşarak yanıma geldi hemen boş olan diğer tabureye oturdu. bir kişi daha olsa hesabına okey atacağız sabah sabah hay allah'ım diyorum içimden. neyse efendim başladı anlatmaya bu arkadaş onun evladıymış çok seviyormuş.anlayacağınız bu canlı hakkında sunum yaptı bir saat.
tr.wikipedia.org/wiki/Cadı_...
kıymalı börekleri öyle bir keyifle yemişti ki oradan etçil olduğunu anlamam gerekirdi.
mahlasını sordum , yanıma gelip evladı hakkında bilgi veren bu yazarımıza "evcil cadı maki civcivi" yanıtını aldım. herkes onu evde oturmayı seven bir "cadı" olarak bilirmiş hatta yeri gelince akdeniz bitki örtüsü olan makilerde yaşayan bir civciv olduğunu sanırmış. meğer gerçekler çok farklıymış ve şu iletisinde zaten anlatmış durumu.#706380mahlası "evcil" "cadı maki" " civciv" üçlemesinden oluşan bir esermiş. aslında kendini güzelce özetlemiş şu iletisi ile #1060952 fakat biz daha detaylı bir tanım yapacağız yazarımızla ilgili. evladından bahsederken konu konuyu açtı ve anlatmaya devam etti. işte o sabah olan konuşmadan satır başlıkları.
-sabah rutinlerinden bahsetti biraz.kendisinden kötü durumda olanları görünce motivasyonu artıyormuş ve intikam konusunda keyif alıyormuş.#299893 #1069682.
- gerçekten çok tatlı ve bir o kadar ilginç özelliklere sahipmiş.kesinlikle şu iletileri okuyun gülebilirsiniz ama dalga geçtiğiniz için değil hoşunuza gideceği için. #300061 #675166 #838611
- konu nasıl buraya geldi bilmiyorum ama youtube videoları izlemek gibi geçti sohbetimiz. hangi videoyu izlemek için geldim hangi videoyu izlerken buldum kendimi dersiniz.
-gök bilim hakkında olan kısıtlı bilgimden dolayı yerden yere mi vurulmadım. hayır ben evladını beslemişim o beni yerden yere vuruyor.evladı böreklerimi ,kendisi sabah sabah yaşama arzumu bitirdi. napabilirim gezegenler,solucan delikleri ve galaksiler hakkında yeterli bilgim yoksa. ben insan değil miyim efendim aaaa. #299808 #665611
- güney kore sinemasına hakimdir#300271#703082.ayrıca filmler konusunda çok güzel analizleri vardır.#300271#730441
-kıvanç tatlıtuğ ile kokoreç arasında seçim yapma konusunda çelişki yaşadığını anlattı. tamam da ben napabilirim sevgili civciv? ben olsam kıvanç'ı seçerdim şu halimle diyorum, kendisi kokoreç bir adım önde diyor. #300425#675298
-durup dururken aile kültürlerinden bahsetmeye başladı. çerkes kültürü hakkında merakım olduğunu saklayamam fakat aç karnına bu hikaye ne bileyim garip geldi.#302496. işin ilginç tarafı hikayede "bu iki güzel kültür ölüyor ki önlem almak lazım." diyor fakar tepsiyle bekleyen kişi kendisi olsa sanırım 10 saniye sonra o tepsi misafirlerden birinin kafasına inerdi.kültür böylece ölür giderdi.
- bir şeylerden örnek verirken kullandığı en küçük sayı dört haneli olur. "senin gibi 2587 tane insanla konuşmuşumdur" cümlesindeki gibi.
- emekçinin dostudur.hizmet sektörü çalışanlarına ayrıca saygı ve sevgi gösterilmesini ister. #306890 #324674#703315.
-efendim konu nasıl buralara geldi bilemiyorum fakat evlilikten bahsetmeye başladı. gelinliğim ve hazır büyümüş evladım var dedi.#665164 bir erkekte aradığı özellikleri saymaya başladı.#696853#742590#871605
buyurun hoşlandığı erkek modeli. "sarı saruhan"

-evlilik konusunda muhteşem olamayabilir diye düşünüyorum #1058576 fakat muhteşem bir anne olabileceğini düşünüyorum.#720883#1063634#1058497ayrıca herkesin isteyeceği bir arkadaştır kendisi.ne durumda olursa olsun size yardımcı olacaktır ve ne zaman zora düşseniz arayabileceğiniz kızılayınızdır.#1058209#300572 ah bir de kilo almamak için iskenderin altındaki tereyağ ve soslu tırnak lavaşları yemiyor ise benim için aradığım bulamadığım cevherdir kendileri.
-ayrıca merdiven ile ilgili sürekli kafama takılan bir soruya cevap vererek beni büyük bir çıkmazdan kurtarmıştır.çok teşekkür ederim.#310031
- baktım ben bu yazara laf yetiştiremem hemen bir anlaşma yaptım. sözlü kavgada kendisi, fiziksel kavgada ben orantısız güç kullanmış olacağımdan kavga kelimesinin aramızda geçemeyeceği konusunda fikir birliğine vardık. fiziksel kavga dediysem ben bir şey yapacağımdan değil kendisi bana vurmaya çalışırken kendisine zarar verir diye korktuğum için.ayrıca teoride şöyle bir iddiasıda mevcuttur. #1030811
-seri katil olmak isterse bu konuda hiç sıkıntı yaşamayacağını düşünüyorum.#316212 #694635 #717669 #715410 #942804 #915474 allah şerrinden korusun.
-kendini övebileceği gibi çok kolay bir şekilde gömebilirde.#653600#1015607#1015451
- işin gücün şekil şukul.bari ölürken şekil yapma eyyy cadı makigillerden evcil civciv. #653520
- bazen sırf sesi karşıdan yankı yapsın diye orada olduğunuzu düşündürebilir. sesli şekilde düşünmesine yardımcı olmak için oradasınızdır. siz a dersiniz o a diyecek olsa bile hemen b der. patates dersiniz o domates der. inattır. #651302
- yüzde kaçı iyilik yüzde kaçı kötülük bilemediğim bir konsantreye sahip meyve suyu gibidir. karar sizin efendim. #649844#300393#648081#675464 #855656
-o kadar ilginçliğin yanında nasıl duygusal olabilir diyorsunuz. evet gerçekten duygusal biridir. #645851 #654220
-kendisi ile evlenecek arkadaşa duyurulur. ev değil geniş ve ışığı bol bir mutfak al yazarımıza. orada hayatını hiç dert etmeden ölene kadar geçirebilir. #671158
-gıcık huyları sürüsüne bereket vardır.kendi deyimiyle "2456545 tanedir." #665485
-diline düşerseniz eyvah eyvah hemen kaçın uzaklaşın, telefonu ve sizinle iletişim sağlayabileceği her şeyi kapatın. aksi durumda mariana çukurundan yer beğenin çünkü sizi oraya gömecektir.#661523 #1065150
-sonra diyorlar ki erkekler zeki kızlardan neden kaçarlar.kaçmayıp ne yapacaksınız efendim. leb demeden leblebiyi anlayan, bakışlarınızdan aklınızdan geçeni anlayan birinin hayatınıza hükmetmesi düşüncesi bile korku verici.#661390 #701573
-çok ilginç hikayelere sahiptir.#846087#845816#841855 #924581
-bekarlıkla ilgili tüm hukukları yazabilir. bekarlığın anayasası, bekarlık ceza kanunu, bekarlık yargılama usül kanunu vb. #841617
- bir ali'ye bir okan'a ilginç bahaneler ile yazabilecek kişidir. bahane üretme konusunda çok yaratıcıdır.#744414#1060898
-dik dik bakarsanız bir daha başka birine bakamaz duruma gelebilirsiniz. size neler neler yapabilir. #1030688
- eğer bir gün tartışırsam kesin şunları yapacağım sinir etmek için. hep o mu gıcıklık yapacak değil mi efendim. #1025393
lise mezuniyet günlüğümüz burada bitmektedir efendim. ayrıca "evcil cadi maki civcivi" başlıklı makaleme burada nokta koyuyorum.bu satırdan sonra yazacağım satırlar kaynaksızdır ve tamamen kişisel görüşlerimdir.
bana anımsattığı prenses "mulan" dır. bilgi için

" taca ihtiyacı olmayan ama yine de onun kadar zarif, güçlü ve cesur"
"biraz asi ve erkek fatma gibi. iç çeken ebeveynlerinin isteklerine rağmen, iyi bir küçük itaatkar eş olmaya hiç ilgi duymuyor."
"her zaman cesur ve gözüpek olan sevgi dolu bir kız. ülkesinin en çok ihtiyacı olduğunda, erkek kılığına girip savaşmaya gidiyor. cesaret ve kararlılık kullanıyor. günü kazanmak için."
"ne olursa olsun kendine sadık olması gereken hayat dolu bir asi olarak, mulan mükemmel bir kadın"
mulan için söylenen bu sözler yazarımıza da çok uymaktadır.
ayrıca laf soktuğu zaman " bak laf soktum" diyebilecek kadar koca yüreklidir. düşünerek zaman kaybetmeyin kendinizi yormayın diye söyler bunları.
kendisiyle konuşmak isterseniz randevu defterinden yer ayırt etmeniz gerekli bilginize.inanılmaz bir hayal gücü vardır o kadar derin ve geniş ki hayran kalmamak elde değil.
kendisini anlatmaya çalışsam sanırım bu yazı bitmeyecek bir yerde nokta koymam gerekli diye düşünüyorum. şu müzik ile nokta koymak istiyorum zira kendisiyle ne zaman konuşsam kafamda çalmaya başlıyor ve anlatmak istediklerimi çok güzel bir şekilde özetliyor.#299770
221b baker street'te görüşmek dilekleriyle iyi dinlemeler.
yazacaklarım bir önsöz niteliğinde okunmalıdır çünkü nickaltını geçici süreliğine işgal ettiğim yazarımız adeta bir kitap gibidir.
bünyesinde kara büyüden aşka, seri katilden çocuk yetiştirmeye kadar bir çok konuda bilgi barındırmaktadır.
vazgeçmediyseniz buyurun devam edin yazımı okumaya.

erken uyandığım bir gündü kahvaltıyı dışarıda yapayım dedim ve bizim börekçiden karışık bir şeyleri paket yaptırdım. pakette şunlar vardı.
-250 gram kıymalı börek
-250 gram peynirli börek
-250 gram su böreği
-2 adet karaköy poğaça
"paket için poşet ister misin abi" dedi. beyin bedava poşete hiç 25 kuruş verir miyim diye düşünürken "abi para istemez elin yansın istemiyorum" dedi. kurnaz böreklerim sıcacık ve taptaze demeye getiriyor sanki anlamadık neyse oradan çıktım doğruuu....
eve gideceğimi sandınız değil mi tabi ki değil. evden daha çok vakit geçirdiğim sözlük kahvesine doğru yol aldım.
taburemi attım kahvenin önüne, açtım böreklerimin kutularını masaya, çaycıdan boğazımın kuruluğunu alsın diye de bir şeyler istedim
" abi köyden teyzemler harika bir ot gönderdiler içiyorsun ne dert kalıyormuş ne tasa" dedi.en az 15 marka borcum da var çaycıya hayır desem ayıp olur vicdan yaparım. "tamam getir" deme gafletinde bulundum. sanki kabul edeceğimi çoktan biliyormuş gibi uçarak önüme koydu su bardağında. su bardağında çay içmeyi sevdiğimi de biliyor köftehor. getirdiği şeyden bir kaç yudum almış, iki dilim kıymalı böreği midem indirmiştim ki masanın öbür tarafında ki taburede şöyle bir canlının oturmuş olduğunu gördüm.

içimden felak,nas ne varsa bildiğim tüm duaları okumaya başladım.hayır hepsini tam da bilmiyorum remix benzeri bir şey oldu ettiğim dualar allah günah yazmasın. gece olsa kesin aklım kalırdı orada. gözlerimi ovuşturuyorum yok efendim karşımda bana böyle dik dik bakıyor.kendi kendime deliriyor muyum acaba ulan çaycı ne içirdin sen bana diyorum. sonra parmağıyla börekleri gösterdi bende elimle yemesini işaret ettim. efendim sanki bu arkadaşa bir haftadır yemek vermemişler gibi tüm nevaleyi silip süpürmesin mi? bildiğiniz aç kaldım o sabah. korkudan yerimden de kalkamıyorum börekleri ağzında çiğnerken gözlerini kırpmadan beni izliyor. sonra ileriden böyle ufak tefek biri koşarak yanıma geldi hemen boş olan diğer tabureye oturdu. bir kişi daha olsa hesabına okey atacağız sabah sabah hay allah'ım diyorum içimden. neyse efendim başladı anlatmaya bu arkadaş onun evladıymış çok seviyormuş.anlayacağınız bu canlı hakkında sunum yaptı bir saat.
tr.wikipedia.org/wiki/Cadı_...
kıymalı börekleri öyle bir keyifle yemişti ki oradan etçil olduğunu anlamam gerekirdi.
mahlasını sordum , yanıma gelip evladı hakkında bilgi veren bu yazarımıza "evcil cadı maki civcivi" yanıtını aldım. herkes onu evde oturmayı seven bir "cadı" olarak bilirmiş hatta yeri gelince akdeniz bitki örtüsü olan makilerde yaşayan bir civciv olduğunu sanırmış. meğer gerçekler çok farklıymış ve şu iletisinde zaten anlatmış durumu.#706380mahlası "evcil" "cadı maki" " civciv" üçlemesinden oluşan bir esermiş. aslında kendini güzelce özetlemiş şu iletisi ile #1060952 fakat biz daha detaylı bir tanım yapacağız yazarımızla ilgili. evladından bahsederken konu konuyu açtı ve anlatmaya devam etti. işte o sabah olan konuşmadan satır başlıkları.
-sabah rutinlerinden bahsetti biraz.kendisinden kötü durumda olanları görünce motivasyonu artıyormuş ve intikam konusunda keyif alıyormuş.#299893 #1069682.
- gerçekten çok tatlı ve bir o kadar ilginç özelliklere sahipmiş.kesinlikle şu iletileri okuyun gülebilirsiniz ama dalga geçtiğiniz için değil hoşunuza gideceği için. #300061 #675166 #838611
- konu nasıl buraya geldi bilmiyorum ama youtube videoları izlemek gibi geçti sohbetimiz. hangi videoyu izlemek için geldim hangi videoyu izlerken buldum kendimi dersiniz.
-gök bilim hakkında olan kısıtlı bilgimden dolayı yerden yere mi vurulmadım. hayır ben evladını beslemişim o beni yerden yere vuruyor.evladı böreklerimi ,kendisi sabah sabah yaşama arzumu bitirdi. napabilirim gezegenler,solucan delikleri ve galaksiler hakkında yeterli bilgim yoksa. ben insan değil miyim efendim aaaa. #299808 #665611
- güney kore sinemasına hakimdir#300271#703082.ayrıca filmler konusunda çok güzel analizleri vardır.#300271#730441
-kıvanç tatlıtuğ ile kokoreç arasında seçim yapma konusunda çelişki yaşadığını anlattı. tamam da ben napabilirim sevgili civciv? ben olsam kıvanç'ı seçerdim şu halimle diyorum, kendisi kokoreç bir adım önde diyor. #300425#675298
-durup dururken aile kültürlerinden bahsetmeye başladı. çerkes kültürü hakkında merakım olduğunu saklayamam fakat aç karnına bu hikaye ne bileyim garip geldi.#302496. işin ilginç tarafı hikayede "bu iki güzel kültür ölüyor ki önlem almak lazım." diyor fakar tepsiyle bekleyen kişi kendisi olsa sanırım 10 saniye sonra o tepsi misafirlerden birinin kafasına inerdi.kültür böylece ölür giderdi.
- bir şeylerden örnek verirken kullandığı en küçük sayı dört haneli olur. "senin gibi 2587 tane insanla konuşmuşumdur" cümlesindeki gibi.
- emekçinin dostudur.hizmet sektörü çalışanlarına ayrıca saygı ve sevgi gösterilmesini ister. #306890 #324674#703315.
-efendim konu nasıl buralara geldi bilemiyorum fakat evlilikten bahsetmeye başladı. gelinliğim ve hazır büyümüş evladım var dedi.#665164 bir erkekte aradığı özellikleri saymaya başladı.#696853#742590#871605
buyurun hoşlandığı erkek modeli. "sarı saruhan"

-evlilik konusunda muhteşem olamayabilir diye düşünüyorum #1058576 fakat muhteşem bir anne olabileceğini düşünüyorum.#720883#1063634#1058497ayrıca herkesin isteyeceği bir arkadaştır kendisi.ne durumda olursa olsun size yardımcı olacaktır ve ne zaman zora düşseniz arayabileceğiniz kızılayınızdır.#1058209#300572 ah bir de kilo almamak için iskenderin altındaki tereyağ ve soslu tırnak lavaşları yemiyor ise benim için aradığım bulamadığım cevherdir kendileri.
-ayrıca merdiven ile ilgili sürekli kafama takılan bir soruya cevap vererek beni büyük bir çıkmazdan kurtarmıştır.çok teşekkür ederim.#310031
- baktım ben bu yazara laf yetiştiremem hemen bir anlaşma yaptım. sözlü kavgada kendisi, fiziksel kavgada ben orantısız güç kullanmış olacağımdan kavga kelimesinin aramızda geçemeyeceği konusunda fikir birliğine vardık. fiziksel kavga dediysem ben bir şey yapacağımdan değil kendisi bana vurmaya çalışırken kendisine zarar verir diye korktuğum için.ayrıca teoride şöyle bir iddiasıda mevcuttur. #1030811
-seri katil olmak isterse bu konuda hiç sıkıntı yaşamayacağını düşünüyorum.#316212 #694635 #717669 #715410 #942804 #915474 allah şerrinden korusun.
-kendini övebileceği gibi çok kolay bir şekilde gömebilirde.#653600#1015607#1015451
- işin gücün şekil şukul.bari ölürken şekil yapma eyyy cadı makigillerden evcil civciv. #653520
- bazen sırf sesi karşıdan yankı yapsın diye orada olduğunuzu düşündürebilir. sesli şekilde düşünmesine yardımcı olmak için oradasınızdır. siz a dersiniz o a diyecek olsa bile hemen b der. patates dersiniz o domates der. inattır. #651302
- yüzde kaçı iyilik yüzde kaçı kötülük bilemediğim bir konsantreye sahip meyve suyu gibidir. karar sizin efendim. #649844#300393#648081#675464 #855656
-o kadar ilginçliğin yanında nasıl duygusal olabilir diyorsunuz. evet gerçekten duygusal biridir. #645851 #654220
-kendisi ile evlenecek arkadaşa duyurulur. ev değil geniş ve ışığı bol bir mutfak al yazarımıza. orada hayatını hiç dert etmeden ölene kadar geçirebilir. #671158
-gıcık huyları sürüsüne bereket vardır.kendi deyimiyle "2456545 tanedir." #665485
-diline düşerseniz eyvah eyvah hemen kaçın uzaklaşın, telefonu ve sizinle iletişim sağlayabileceği her şeyi kapatın. aksi durumda mariana çukurundan yer beğenin çünkü sizi oraya gömecektir.#661523 #1065150
-sonra diyorlar ki erkekler zeki kızlardan neden kaçarlar.kaçmayıp ne yapacaksınız efendim. leb demeden leblebiyi anlayan, bakışlarınızdan aklınızdan geçeni anlayan birinin hayatınıza hükmetmesi düşüncesi bile korku verici.#661390 #701573
-çok ilginç hikayelere sahiptir.#846087#845816#841855 #924581
-bekarlıkla ilgili tüm hukukları yazabilir. bekarlığın anayasası, bekarlık ceza kanunu, bekarlık yargılama usül kanunu vb. #841617
- bir ali'ye bir okan'a ilginç bahaneler ile yazabilecek kişidir. bahane üretme konusunda çok yaratıcıdır.#744414#1060898
-dik dik bakarsanız bir daha başka birine bakamaz duruma gelebilirsiniz. size neler neler yapabilir. #1030688
- eğer bir gün tartışırsam kesin şunları yapacağım sinir etmek için. hep o mu gıcıklık yapacak değil mi efendim. #1025393
lise mezuniyet günlüğümüz burada bitmektedir efendim. ayrıca "evcil cadi maki civcivi" başlıklı makaleme burada nokta koyuyorum.bu satırdan sonra yazacağım satırlar kaynaksızdır ve tamamen kişisel görüşlerimdir.
bana anımsattığı prenses "mulan" dır. bilgi için

" taca ihtiyacı olmayan ama yine de onun kadar zarif, güçlü ve cesur"
"biraz asi ve erkek fatma gibi. iç çeken ebeveynlerinin isteklerine rağmen, iyi bir küçük itaatkar eş olmaya hiç ilgi duymuyor."
"her zaman cesur ve gözüpek olan sevgi dolu bir kız. ülkesinin en çok ihtiyacı olduğunda, erkek kılığına girip savaşmaya gidiyor. cesaret ve kararlılık kullanıyor. günü kazanmak için."
"ne olursa olsun kendine sadık olması gereken hayat dolu bir asi olarak, mulan mükemmel bir kadın"
mulan için söylenen bu sözler yazarımıza da çok uymaktadır.
ayrıca laf soktuğu zaman " bak laf soktum" diyebilecek kadar koca yüreklidir. düşünerek zaman kaybetmeyin kendinizi yormayın diye söyler bunları.
kendisiyle konuşmak isterseniz randevu defterinden yer ayırt etmeniz gerekli bilginize.inanılmaz bir hayal gücü vardır o kadar derin ve geniş ki hayran kalmamak elde değil.
kendisini anlatmaya çalışsam sanırım bu yazı bitmeyecek bir yerde nokta koymam gerekli diye düşünüyorum. şu müzik ile nokta koymak istiyorum zira kendisiyle ne zaman konuşsam kafamda çalmaya başlıyor ve anlatmak istediklerimi çok güzel bir şekilde özetliyor.#299770
221b baker street'te görüşmek dilekleriyle iyi dinlemeler.
devamını gör...
ıvanka
tanrı bağışlayıcıdır anlamına gelen bir isimmiş.
bu zamana kadar adımın anlamını hiç düşünmemiştim ve böyle bir çağrışım da yapmamıştı. ne mübarek hatun çıktım vay anasını. bağırın lan hazreti ıvanka diye!
bu zamana kadar adımın anlamını hiç düşünmemiştim ve böyle bir çağrışım da yapmamıştı. ne mübarek hatun çıktım vay anasını. bağırın lan hazreti ıvanka diye!
devamını gör...
erkekler olarak kıllarımızı almak zorunda değiliz
benim gibi doğallıktan yana saf tutmuş erkeklerin mottosu.
tüysüz tavuk gibi dolaşmakta ne ki? tamam dağ kaçkını, kaptan mağara adamı gibi gezmeyelim ortalıkta fakat tavuk g.tüne dönmenin de pek manası yok.
ayrıca kıllı erkek bakımsız olur pis olur gibi kalıplara da gelmeyelim lütfen. bunlar hep protein çocukları yüzünden.
hem döşü kıllı erkek merhametli olur diyen söz vardır.
tüysüz tavuk gibi dolaşmakta ne ki? tamam dağ kaçkını, kaptan mağara adamı gibi gezmeyelim ortalıkta fakat tavuk g.tüne dönmenin de pek manası yok.
ayrıca kıllı erkek bakımsız olur pis olur gibi kalıplara da gelmeyelim lütfen. bunlar hep protein çocukları yüzünden.
hem döşü kıllı erkek merhametli olur diyen söz vardır.
devamını gör...

