organ bağışlamak istemeyen dindarlar
öteki tarafta dalaksız böbreksiz olmaktan korkuyor zannımca.
başkasına umut ol.
başkasına umut ol.
devamını gör...
zamanın iyileştiremediği şeyler
evlat acısı.
devamını gör...
1 mayıs işçi ve emekçi bayramı
devamını gör...
keyif kaçıran şeyler
geçmişte yaşanan kötü anılar.
devamını gör...
kadınların ekonomi hakkında hiç yakınmaması
başlığı açan arkadaşımız hangi sektörde çalışıyor acaba merak ettim doğrusu. pazarlık yapılıyor mu sizin çalıştığınız yerde hocam? ben şahsen bir yerde fiyattan yakınan insan görsem ''alma kardeşim'' derim. kimse zorla alın demiyor değil mi?
kadınlar genelde alacakları ürünü internette araştırırlar, muadillerine bakarlar, indirim kovalarlar. haa bunu erkekler de yapıyordur elbette. yani çalıştığınız yere gelip ürünü alan ''size denk gelmeyen, etiketi kontrol etmediğini düşündüğünüz kadınlar'' mutlaka ürüne bakmıştır. hayır bir de gelip ''yaaa bunların fiyatı neden arttı'' diye sorsa bir kadın, içinizden ''bu kadınında dünyadan haberi yok herhalde ekonomi çok kötü hanfendiiii, siz dolarlan mı maaş alıyorsunuz?'' diye dalga bile geçilebilir.
cinsiyetçilik ise vurgunuz; fiyat artışını sorgulamayanların, hayatlarında bir çok şeyi kısmadığını nereden biliyorsunuz? bu ülkede kremi, kıyafeti, takıyı aynı ay içersinde alabilen var mıdır yahu? bir ay saça para verirsin, bir ay kıyafet alırsın, bir ay bakım ürünlerini alırsın. her ay taksit ödersin tabi. ve hatta o ürünü almak için belki de iki ay boyunca hiç bir şey almayan müşterileriniz vardır belki.
ben ekonomi konusunda her gün yakınıyorum, ağlıyorum. illa benzin alıp kendimizi mi yakalım?
kadınlar genelde alacakları ürünü internette araştırırlar, muadillerine bakarlar, indirim kovalarlar. haa bunu erkekler de yapıyordur elbette. yani çalıştığınız yere gelip ürünü alan ''size denk gelmeyen, etiketi kontrol etmediğini düşündüğünüz kadınlar'' mutlaka ürüne bakmıştır. hayır bir de gelip ''yaaa bunların fiyatı neden arttı'' diye sorsa bir kadın, içinizden ''bu kadınında dünyadan haberi yok herhalde ekonomi çok kötü hanfendiiii, siz dolarlan mı maaş alıyorsunuz?'' diye dalga bile geçilebilir.
cinsiyetçilik ise vurgunuz; fiyat artışını sorgulamayanların, hayatlarında bir çok şeyi kısmadığını nereden biliyorsunuz? bu ülkede kremi, kıyafeti, takıyı aynı ay içersinde alabilen var mıdır yahu? bir ay saça para verirsin, bir ay kıyafet alırsın, bir ay bakım ürünlerini alırsın. her ay taksit ödersin tabi. ve hatta o ürünü almak için belki de iki ay boyunca hiç bir şey almayan müşterileriniz vardır belki.
ben ekonomi konusunda her gün yakınıyorum, ağlıyorum. illa benzin alıp kendimizi mi yakalım?
devamını gör...
hiç kimsenin nikah şahidi olamamak
40 yıl düşünsem aklıma gelmeyecek bir dert. daha benim nikah şahidim, hadi şahit neyse de damat belli değil onu dert etmiyorum.
allah başka dert vermesin..
allah başka dert vermesin..
devamını gör...
kizzuwatnalı maštikka
kimselerin dolduramadığı ukdem. *
hititli kadın büyücü. bu kadar bilgi yeterlidir diye düşünüyorum.
hititli kadın büyücü. bu kadar bilgi yeterlidir diye düşünüyorum.
devamını gör...
kardeş payı dizisinde dolar repliğinin sansürlenmesi
çok mantıklı bir eylem olmuş. komedi dizisi izleyip iki tebessüm etme gayesinde olan insanları ağlatmak istememişlerdir.
devamını gör...
sözlük nedir ne değildir sorunsalı
sözlük forum değildir.
sözlük wiki değildir.
sözlük forum ve wiki sentezi değildir.
sözlük ebeveynleri forum ve wiki değildir.
forumda armut üzerine ikili tartışmalar üçlü tartışmalar grup tartışmaları yapılır.
wikide armutun edebi, biyolojik, botanik, tarihsel vb tanımları yapılır.
sözlük armutun wiki halinin kişisel tecrübe ve yorum katılmış halidir.
yani sözlük forumla alakasızdır. wikinin samimiyetle gelişmişi gibidir.
wikide armutu anlatan sayfanın altına "sen armuttan ne anlarsın" yazılamaz. sözlükte de yazılamaz.
wikide armutu anlatan sayfanın altına "falan ildeki armutlar diğerlerine nazaran suludur ama erken bozulur" yazılamaz. sözlükte yazılması tercih edilir.
wikiden yada benzer mecralardan kopyala/yapıştır bir yer de değildir sözlük. bir miniwiki değildir yani. bilakis wikinin kişisel tecrübeleri de kapsayan halidir. yani sözlükler wikinin parçası değildir. aksine, sözlükler wikileri içinde barındıran tecrübe tahtalarıdır.
ancak forumdan fersah fersah uzaktır sözlük. iki ve daha fazla kişinin karşılıklı muhabbet ortamı değildir. bu yüzdendir aynı başlığa birden fazla tanım girilememesi. forumlardaki gibi armut hakkında benim fikrime karşı/yandaş polemik geliştirilmez sözlüklerde. herkes kendi tecrübesini tanımlar ve bu tanım bir başkasının hoşuna gitmese o da tanımlar. odakta kişiler olmaz başlıklar olur.
"burası forum değil" ifadesi, yazılan tanımın kişinin fikrini diğerlerinin işine geldiği şekilde ifade etmemesi anlamında değildir. olayı sözlükten uzaklaştırıp iki ya da daha fazla kişi arasında polemiğe ya da muhabbete dönüştürülmemesi anlamındadır. odağın, başlık hakkındaki fikirlerimizden, tanımlayan kişilere doğru kaymaması hakkında uyarıdır.
neticede sözlük forum değildir. moderasyonun inisiyatifi ile forumsal başlıklara müsamaha gösterilen sözlüktür.
forumdan çok uzak bir başka özelliği de edit ahlakıdır. tanımını editlediğin zaman tanım altına editi ve amacını belirtmek de sözlük etiği gereği gereklidir. tanımını beğenen ve favoriliyenler ve editten sonra okuyacaklar için uyarıdır. "bu tanımdaki beğeniler editten önceki haline gelmiş olabilir. ben bu tanımda bunu bunu editledim" demeye çalışmaktır.
sözlüğün neden forum olmadığına dair sayfalarca yazılabilir ama o anafikir o sayfalar okunduğunda anlanılacak bir şey değildir. zamanla öğrenilir.piştikçe anlamlandırılır.
troller geçicidir yazarlar kalır.
metnin tamamını okumaya üşenenler için özet: üşendiyseniz okumalısınız. tam da sizin için yazıldı.
sözlük wiki değildir.
sözlük forum ve wiki sentezi değildir.
sözlük ebeveynleri forum ve wiki değildir.
forumda armut üzerine ikili tartışmalar üçlü tartışmalar grup tartışmaları yapılır.
wikide armutun edebi, biyolojik, botanik, tarihsel vb tanımları yapılır.
sözlük armutun wiki halinin kişisel tecrübe ve yorum katılmış halidir.
yani sözlük forumla alakasızdır. wikinin samimiyetle gelişmişi gibidir.
wikide armutu anlatan sayfanın altına "sen armuttan ne anlarsın" yazılamaz. sözlükte de yazılamaz.
wikide armutu anlatan sayfanın altına "falan ildeki armutlar diğerlerine nazaran suludur ama erken bozulur" yazılamaz. sözlükte yazılması tercih edilir.
wikiden yada benzer mecralardan kopyala/yapıştır bir yer de değildir sözlük. bir miniwiki değildir yani. bilakis wikinin kişisel tecrübeleri de kapsayan halidir. yani sözlükler wikinin parçası değildir. aksine, sözlükler wikileri içinde barındıran tecrübe tahtalarıdır.
ancak forumdan fersah fersah uzaktır sözlük. iki ve daha fazla kişinin karşılıklı muhabbet ortamı değildir. bu yüzdendir aynı başlığa birden fazla tanım girilememesi. forumlardaki gibi armut hakkında benim fikrime karşı/yandaş polemik geliştirilmez sözlüklerde. herkes kendi tecrübesini tanımlar ve bu tanım bir başkasının hoşuna gitmese o da tanımlar. odakta kişiler olmaz başlıklar olur.
"burası forum değil" ifadesi, yazılan tanımın kişinin fikrini diğerlerinin işine geldiği şekilde ifade etmemesi anlamında değildir. olayı sözlükten uzaklaştırıp iki ya da daha fazla kişi arasında polemiğe ya da muhabbete dönüştürülmemesi anlamındadır. odağın, başlık hakkındaki fikirlerimizden, tanımlayan kişilere doğru kaymaması hakkında uyarıdır.
neticede sözlük forum değildir. moderasyonun inisiyatifi ile forumsal başlıklara müsamaha gösterilen sözlüktür.
forumdan çok uzak bir başka özelliği de edit ahlakıdır. tanımını editlediğin zaman tanım altına editi ve amacını belirtmek de sözlük etiği gereği gereklidir. tanımını beğenen ve favoriliyenler ve editten sonra okuyacaklar için uyarıdır. "bu tanımdaki beğeniler editten önceki haline gelmiş olabilir. ben bu tanımda bunu bunu editledim" demeye çalışmaktır.
sözlüğün neden forum olmadığına dair sayfalarca yazılabilir ama o anafikir o sayfalar okunduğunda anlanılacak bir şey değildir. zamanla öğrenilir.piştikçe anlamlandırılır.
troller geçicidir yazarlar kalır.
metnin tamamını okumaya üşenenler için özet: üşendiyseniz okumalısınız. tam da sizin için yazıldı.
devamını gör...
henry david thoreau
aslında "waldo sen neden burada değilsin" dediği arkadaşı da devletin politikalarını beğenmiyor ama çoğumuz gibi, muhalif olayım ama rahatımda bozulmasın diyen biri.
devamını gör...
şöyle şöyle olsa ne yaparsın şeklindeki sorular
başımıza gelmeden cevabını öğrenemeyeceğimiz sorulardır mıdır?
tahmin yürütebilir ama cevabını bulamaz mıyız?
yoksa içten içe bilir miyiz cevabını?
kendimizi bu tarz sorulara cevap verebilecek kadar tanıyor muyuz ki?
eğer kendimiz hakkında bir öngörüde bulunamıyorsak,
bu kendimizi tanımadığımızı mı gösterir yoksa
acaba diye kendisine soran, potansiyelini sorgulayan biri olduğumuzu mu?
yok eğer eminsek,
bu kendimizi tanıdığımızı mı gösterir yoksa,
bilinmezlik ihtimalini göz ardı ederek kendimizi mi kandırmış oluruz? çünkü söz konusu olay henüz gerçekleşmemiştir. ve o olay gerçekleştiğinde biz aynı biz olacak mıyız? ihtimal, değil mi? belki de bambaşka biri oluruz.
yoksa kendimizi tanıyamayacak mıyız?
şahsen cevap veremediğim sorulardır.
tahmin yürütebilir ama cevabını bulamaz mıyız?
yoksa içten içe bilir miyiz cevabını?
kendimizi bu tarz sorulara cevap verebilecek kadar tanıyor muyuz ki?
eğer kendimiz hakkında bir öngörüde bulunamıyorsak,
bu kendimizi tanımadığımızı mı gösterir yoksa
acaba diye kendisine soran, potansiyelini sorgulayan biri olduğumuzu mu?
yok eğer eminsek,
bu kendimizi tanıdığımızı mı gösterir yoksa,
bilinmezlik ihtimalini göz ardı ederek kendimizi mi kandırmış oluruz? çünkü söz konusu olay henüz gerçekleşmemiştir. ve o olay gerçekleştiğinde biz aynı biz olacak mıyız? ihtimal, değil mi? belki de bambaşka biri oluruz.
yoksa kendimizi tanıyamayacak mıyız?
şahsen cevap veremediğim sorulardır.
devamını gör...
yazarların sevdiği çiçekler
lotussss
devamını gör...
büyücü ve cam küre
kanımca, stephen king'in kara kule serisinin en iyi romanıdır. serinin dördüncü kitabıdır. orijinal ismi wizard and glass'tır. başkarakter roland'ı çok gençken görürüz burada; onun susan delgado'yla olan aşkı müthiş resmedilmiştir kitapta. ama yoksa her şey buradaki sihirli kürenin renginde* değil midir?
açılışında, manyak trendeki (bkz: mono blaine) kısım da süperdir. çılgınca maceralıdır. mono'ya "ruh hastası tren" demeyinizdir, sizi fena öpebilir.
kitap da aslında bu trendeki çılgın macerayla başlıyor... ayrıca bu kitabın konusunun sonu ile sonraki calla'nın kurtları arasına konumlandırılan 8. kara kule kitabı da gelmişti anahtar deliğinden esen rüzgar ismindeki; yani bu king'in yazdığı şimdilik ve herhalde kalıcı olarak son kara kule kitabı olsa da kurguda, büyücü ve cam küre ve sonraki kitabın arasına yerleşiyor.
büyücü ve cam küre'nin baskın olarak bir romantik drama olduğunu söyleyebiliriz sanırım. roland ve susan dealgado arasındaki aşk gerçekten de çok etkileyici resmedilmiş. ancak işin içinde king varsa elbette tipik bir romantik drama kitabı bekleyemeyiz, kaldı ki bu zaten fantezi türünde bir seri... cöos'lu rhea denen karakter mesela son derece "korkunç" bir tipleme ve bu kurguda da kendisinin rolü büyük.
ve o esnada bu yaşlı cadının elinde olan pembe küre... maerlyn'in farklı renklerdeki kürelerinden biri bu pembe olanı da ve bunlar hem sihirli küreler hem de bunların hepsinde birer lanet var. yani kullananlar sadece işin faydasını göremiyorlar. spoiler vermek istemiyorum ama pembe küre ile (ki aslında tam küre şeklinde değildir) rhea bayağı eğlenebiliyor ve bunu kötü emelleri için kullanabiliyor ki bu roland için de bir tehdit oluşturuyor. ancak bir yandan da bu küre kullanıcısını tüketmekte... pembe küre, sihirsel bakımdan en güçlü olanlardan biri olmasa da kendisini yabana atamayız gene de.
neyse... kara kule'nin en beğendiğim kitabının bu olmasını sağlayan şeyler bunlardan da fazlası elbette. adeta orada yaşıyormuşsunuzcasına susan için endişeleniyorsunuz, roland ile birlikteliklerinin mutlu sonla bitmesini diliyorsunuz, rhea'ya lanetler yağrıdıyorsunuz falan, okuyucu olarak. gerçi susan... ya ne desem spoiler olur gerçekten bu bağlamda...
wizard and glass, benim kara kule'yi "yakaladığım" kitap olma niteliği de taşıyor. yani 1998 gibi bu seriyi keşfetmiştim ben ve bunun orijinal ingilizcesi de 1997'de yayımlanmış. türkçesi de herhalde 1 sene sonra falandır... yani bu kitaptan sonrakilerin çıkmalarını beklemiştim. benim için çok çok özeldir kara kule serisi ve yineliyorum ki serideki favori kitabımsa )büyücü ve cam küre'dir.
açılışında, manyak trendeki (bkz: mono blaine) kısım da süperdir. çılgınca maceralıdır. mono'ya "ruh hastası tren" demeyinizdir, sizi fena öpebilir.
kitap da aslında bu trendeki çılgın macerayla başlıyor... ayrıca bu kitabın konusunun sonu ile sonraki calla'nın kurtları arasına konumlandırılan 8. kara kule kitabı da gelmişti anahtar deliğinden esen rüzgar ismindeki; yani bu king'in yazdığı şimdilik ve herhalde kalıcı olarak son kara kule kitabı olsa da kurguda, büyücü ve cam küre ve sonraki kitabın arasına yerleşiyor.
büyücü ve cam küre'nin baskın olarak bir romantik drama olduğunu söyleyebiliriz sanırım. roland ve susan dealgado arasındaki aşk gerçekten de çok etkileyici resmedilmiş. ancak işin içinde king varsa elbette tipik bir romantik drama kitabı bekleyemeyiz, kaldı ki bu zaten fantezi türünde bir seri... cöos'lu rhea denen karakter mesela son derece "korkunç" bir tipleme ve bu kurguda da kendisinin rolü büyük.
ve o esnada bu yaşlı cadının elinde olan pembe küre... maerlyn'in farklı renklerdeki kürelerinden biri bu pembe olanı da ve bunlar hem sihirli küreler hem de bunların hepsinde birer lanet var. yani kullananlar sadece işin faydasını göremiyorlar. spoiler vermek istemiyorum ama pembe küre ile (ki aslında tam küre şeklinde değildir) rhea bayağı eğlenebiliyor ve bunu kötü emelleri için kullanabiliyor ki bu roland için de bir tehdit oluşturuyor. ancak bir yandan da bu küre kullanıcısını tüketmekte... pembe küre, sihirsel bakımdan en güçlü olanlardan biri olmasa da kendisini yabana atamayız gene de.
neyse... kara kule'nin en beğendiğim kitabının bu olmasını sağlayan şeyler bunlardan da fazlası elbette. adeta orada yaşıyormuşsunuzcasına susan için endişeleniyorsunuz, roland ile birlikteliklerinin mutlu sonla bitmesini diliyorsunuz, rhea'ya lanetler yağrıdıyorsunuz falan, okuyucu olarak. gerçi susan... ya ne desem spoiler olur gerçekten bu bağlamda...
wizard and glass, benim kara kule'yi "yakaladığım" kitap olma niteliği de taşıyor. yani 1998 gibi bu seriyi keşfetmiştim ben ve bunun orijinal ingilizcesi de 1997'de yayımlanmış. türkçesi de herhalde 1 sene sonra falandır... yani bu kitaptan sonrakilerin çıkmalarını beklemiştim. benim için çok çok özeldir kara kule serisi ve yineliyorum ki serideki favori kitabımsa )büyücü ve cam küre'dir.
devamını gör...
12 mart 2021 danıştay'ın andımız kararı
öğrenci andının okunmasını yürürlükten kaldıran yönetmeliğin iptaline karar veren danıştay 8. dairesi’nin kararı bozuldu. danıştay idari dava daireleri kurulu’nda 11'e karşı 4 oyla alınan kararın gerekçesi önümüzdeki günlerde yazılacak. yani okullarda andımız artık kesin okutulmayacak.
bilindiği gibi açılım dönemi icraatlerindendi. bence isteğe bağlı olarak kalmalıydı. ya da sadece pazartesi günleri de okunabilirdi. "andımız"dan rahatsız olmak, okunmasın şeklinde karar almak yakışmadı.
kaynak
bilindiği gibi açılım dönemi icraatlerindendi. bence isteğe bağlı olarak kalmalıydı. ya da sadece pazartesi günleri de okunabilirdi. "andımız"dan rahatsız olmak, okunmasın şeklinde karar almak yakışmadı.
kaynak
devamını gör...
jack sparrow
kaptan jack sparrow olarak düzeltilmesi gereken başlık.
devamını gör...
lord of the portakals miğfer dibi
ellerine sağlık dediğim video.
devamını gör...
yazarların kitaplıklarının fotoğrafları
sürekli bi şeylerin fotoğraflarını istiyolar arkadaşlar,dikkatli olun dediğim başlık.
devamını gör...
markalaşmış normal sözlük yazarları
kimsenin gidişi infial yaratmaz. kimler geldi kimler geçti, 2-3 gün sonra konuşulma oranları gözle görülür derecede azaldı ve bitti. unutmak demeyelim ama o olacağı sanılan büyük infial kimsede olmadı, olmaz.
devamını gör...


