yay burcu erkeği
yenilesi erkektirler. sempatik atletik esprili ve maceraperesttirler.
devamını gör...
bigudi
üç yıl öncesine kadar aktif olarak kullanıyordum. bütün saçları sarıp bir gece üzerine uyuduğunuzda sabaha sünnet çocuğu annesi gibi olsanız da tarakla açtıkça çok güzel bir volume ve dalga sağlayabiliyorsunuz. bu dertten kurtulmak istiyorsanız perma yaptırabilirsiniz. çok pratik ve uzun soluklu kıvırcık saç garantili bir işlemdir. ayrıca paranız varsa dyson gibi mükemmel saç şekillendirici alabilirsiniz, en pratiği ve en sağlıklısıdır. ben alabilmek için hala para topluyorum.*
devamını gör...
çalışma hayatının ilk kuralı
insanları gözlemlemeden fikir beyan etmeyin.heleki liyakatın olmadığı bir yerde çalışacaksanız, yöneticinin narsist duygularını besleyen ispiyoncu, yalaka tiplerin bolca olabileceğini unutmayın.
devamını gör...
islamofobi
avrupadaki veya dünyanın herhangi bir ülkesindeki intihar saldırısı, toplu katliam gibi olayların genelde müslüman olduklarını iddia eden insanlar tarafından yapılması nedeniyle, müslümanlar teröristtir anlayışını benimsediler ve müslümanlara karşı korku duyuyorlar. bu durumun adıdır.
devamını gör...
pfizer biontech aşısı olan yazarlar veri tabanı
40 dakika sonra ikinciyi olacağım için içerisinde bulunduğum veri tabanı.
ilkini kol ağrısı, kolu kaldıramama gibi etkilerle 2 günde atlatmıştım. bakalım şimdi ne olacak...
ilkini kol ağrısı, kolu kaldıramama gibi etkilerle 2 günde atlatmıştım. bakalım şimdi ne olacak...
devamını gör...
insanı mutlu eden ucuz şeyler
kütüphane otomatından alınan çay....
devamını gör...
ağladığınızda arkadaşınızın söylediği en saçma şey
öf bee çok çirkin oluyorsun ağlayınca.
devamını gör...
bir elif lam olur amma nece olur lam elif
ey kelîmî ol elif-kad kaddimi lâm eyledi
bir elif lâm olur ammâ nice olur lâm elif"
"o elif boylu (güzel), boyumu lam'a çevirdi (büktü), bir elif, lam'a çevrilir ama lam nasıl elif olur."
elif harfinin altına çizilen bir çengelle lam harfi yaparsınınz arap elifbasında. elif boylu güzel, maşukunun boynunu lam'ın çengeli gibi bükmüş. maşuku diyor ki "lam gibi büküldükten sonra bir daha nasıl elif gibi dikileyim."
bir elif lâm olur ammâ nice olur lâm elif"
"o elif boylu (güzel), boyumu lam'a çevirdi (büktü), bir elif, lam'a çevrilir ama lam nasıl elif olur."
elif harfinin altına çizilen bir çengelle lam harfi yaparsınınz arap elifbasında. elif boylu güzel, maşukunun boynunu lam'ın çengeli gibi bükmüş. maşuku diyor ki "lam gibi büküldükten sonra bir daha nasıl elif gibi dikileyim."
devamını gör...
seni seviyorum demenin farklı şekilleri
masumlar apartmanı'nın aptal aşığı gülben'in esat'a söylediği de bunlardan biridir.
"evlenince karnını doyurmadan yollamayacağım seni, sıkı sıkı giydireceğim üşümeyesin diye."
(bkz: dünya hassas kalpler için cehennemdir)
"evlenince karnını doyurmadan yollamayacağım seni, sıkı sıkı giydireceğim üşümeyesin diye."
(bkz: dünya hassas kalpler için cehennemdir)
devamını gör...
kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası (yazar)
bazı yazarların kullanıcı adlarını goygoy maksatlı açılan başlıklar sanıyorum, başlığa giriyorum bir bakıyorum ki yeni gelen yazarmış, 'vay alüminyum çok orijinal' diyerek iç geçiriyorum. bu ikinci oldu. şaşırtın beni anacım.
t: tanım gibi kullanıcı adına sahip yazar. hihihihi tanımdan yırttık. keyifli sözlükler sayın yazar.
t: tanım gibi kullanıcı adına sahip yazar. hihihihi tanımdan yırttık. keyifli sözlükler sayın yazar.
devamını gör...
şeker portakalı
jose mauro de vasconceles'in 12 günde yazdığını söylediği kitaptır. elimde eski bir basımı bulunan bu yönüyle de beni ayrıca mutlu eden bir kitaptır hem de.
kitabın kapağını her açtığımda ilk kez okuyormuşum gibi hissederim. kötü şeyler, üzücü şeyler anlatıyor aslında ama zeze'nin tatlı dünyası kitabı güllük gülistanlık yapıyor benim için.
ortaokula giderken okumuştum ilk galiba şimdiki gibi popüler değildi tabi o zamanlar. birilerine tavsiye veriyordum heyecanla zeze'nin hüznünü başkalarıyla da paylaşmak istiyordum. kimse okumamıştı. ilk okuduğum zamanki kadar büyülü bir kitap değil benim için çok daha etkileyici kitaplar okudum çünkü. ama şeker portakalı kadar her yaşa hitap edeni zor bulunur.
portekizlinin öldüğü kısımda zeze gibi yıkılmıştım.
ve şeker portakalının olmadığı bölüm bende de yok.*
kitabın kapağını her açtığımda ilk kez okuyormuşum gibi hissederim. kötü şeyler, üzücü şeyler anlatıyor aslında ama zeze'nin tatlı dünyası kitabı güllük gülistanlık yapıyor benim için.
ortaokula giderken okumuştum ilk galiba şimdiki gibi popüler değildi tabi o zamanlar. birilerine tavsiye veriyordum heyecanla zeze'nin hüznünü başkalarıyla da paylaşmak istiyordum. kimse okumamıştı. ilk okuduğum zamanki kadar büyülü bir kitap değil benim için çok daha etkileyici kitaplar okudum çünkü. ama şeker portakalı kadar her yaşa hitap edeni zor bulunur.
portekizlinin öldüğü kısımda zeze gibi yıkılmıştım.
ve şeker portakalının olmadığı bölüm bende de yok.*
devamını gör...
ot gibi yaşıyorsun kızım ot
kendime sıklıkla söylediğim cümle. biraz oblomovluk, biraz korkaklık ve çokça güvensizlikten kaynaklanan bir hayat içerisinde ot gibi yaşıyorum. bir yandan uzun yolculuklar planlarken bir yandan günün birinde "kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım." demekten korkuyorum. korkuyorum sözlük. kendi hayatım içinde kendi hayatıma yabancı kalmaktan, günün birinde öylesine bir insan olarak ölüp gitmekten ve dünya üzerinde beni tanıyan son insan da öldükten sonra unutulmaktan, bu ömrün sevip sevilemeden geçmesinden korkuyorum. tüm bu olasılıkların içerisinde kendim için en doğru olasılığı bulmaya çalışırken bu hayatın geçici olduğunu unutmaktan korkuyorum. ve bu satırları buraya kendim için bırakıyorum.
"söz ver kendine
denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin
sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin
uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin
korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin"
ot gibi yaşama kızım, ot gibi yaşamayalım. bu başlığın altına siz de ot gibi yaşamama kararlarınızı bırakın ve hepimiz hayata bir yerinden başlayalım.
"söz ver kendine
denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin
sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin
uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin
korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin"
ot gibi yaşama kızım, ot gibi yaşamayalım. bu başlığın altına siz de ot gibi yaşamama kararlarınızı bırakın ve hepimiz hayata bir yerinden başlayalım.
devamını gör...
gece çatırdayan eşyalar
çatırdamayan ne var ki, akşam olunca dile geliyor hepsi.
devamını gör...
normal sözlük’ü eleştirme
atıfta bulunulan tanımda hepsini birebir üstüne basa basa söylediğim başlık.
ben farklı bir şey demedim ki,
sadece biraz dikkat dedim, haa uymazsa da kendimize göre yer buluruz dedim.
birilerinin neden bu kadar zoruna gitti, anlamadığım durum .
bakın atıfta bulunduğunuz tanımda neler demişim.
edit 1 : 'çünkü farklı yaş, farklı eğitim, farklı kültürlerden insanlarız hepimiz .
benim söylemim diğer bir yazara ters gelebildi , başka bir yazarın söylemi isteği de bana ki bundan doğal birşey olamaz.'
edit 2 : ' bu kesinlikle birilerini yargılama sorgulama meselesi değil, lütfen yanlış anlamayın,
bu, kendimize, yaşımıza, düşüncelerimize daha fazla uyan bir yer arayışı meselesi .
yoksa, gençlerin çoğunlukta olduğu bir yerde, gelin sabah akşam ekonomi , siyaset vs konuşalım deme gibi bir lüksümüz zaten olamaz.'
edit 3 : 'bunu bir tercih, kültür, kuşak çatışması biçimine dönüştürmeden,
biraz daha dişe dokunur başlıklar açacak, tanımlar yapacak yazar kapasitesi var burada, bundan eminim ben,'
edit 4 : ' benim bu eleştirilerim yıkıcı değil, yapıcı eleştiriler, bu şekilde devam edemez, ederse de belli bir seviyenin üstüne çıkamaz diyorum bütün iyi niyetimle .'
evet, söylediklerimin özü bu, gerisi teferruat.
şimdi soruyorum size , bu söylediklerim yanlış mı,
ve neresi kötü, yıkıcı eleştiri ?
yapmayın lütfen, ben 3 aydır burada gördüklerimi paylaştım ama birileri bundan çok rahatsız oldu nedense .
haksızlık etmeyin, yazdıklarım herkesin gözü önünde, bu karalamalara gerek yok .
ben farklı bir şey demedim ki,
sadece biraz dikkat dedim, haa uymazsa da kendimize göre yer buluruz dedim.
birilerinin neden bu kadar zoruna gitti, anlamadığım durum .
bakın atıfta bulunduğunuz tanımda neler demişim.
edit 1 : 'çünkü farklı yaş, farklı eğitim, farklı kültürlerden insanlarız hepimiz .
benim söylemim diğer bir yazara ters gelebildi , başka bir yazarın söylemi isteği de bana ki bundan doğal birşey olamaz.'
edit 2 : ' bu kesinlikle birilerini yargılama sorgulama meselesi değil, lütfen yanlış anlamayın,
bu, kendimize, yaşımıza, düşüncelerimize daha fazla uyan bir yer arayışı meselesi .
yoksa, gençlerin çoğunlukta olduğu bir yerde, gelin sabah akşam ekonomi , siyaset vs konuşalım deme gibi bir lüksümüz zaten olamaz.'
edit 3 : 'bunu bir tercih, kültür, kuşak çatışması biçimine dönüştürmeden,
biraz daha dişe dokunur başlıklar açacak, tanımlar yapacak yazar kapasitesi var burada, bundan eminim ben,'
edit 4 : ' benim bu eleştirilerim yıkıcı değil, yapıcı eleştiriler, bu şekilde devam edemez, ederse de belli bir seviyenin üstüne çıkamaz diyorum bütün iyi niyetimle .'
evet, söylediklerimin özü bu, gerisi teferruat.
şimdi soruyorum size , bu söylediklerim yanlış mı,
ve neresi kötü, yıkıcı eleştiri ?
yapmayın lütfen, ben 3 aydır burada gördüklerimi paylaştım ama birileri bundan çok rahatsız oldu nedense .
haksızlık etmeyin, yazdıklarım herkesin gözü önünde, bu karalamalara gerek yok .
devamını gör...
aziz nesin
biz mağlup olduk efendim, çirkinliğe, kabalığa, bayağılığa mağlup olduk.
aziz nesin
aziz nesin
devamını gör...
çocuğu olmadan ölen kişinin varlık sebebi
olmak zorunda mı? onca çocuğu olan insanlar öldü, kim hatırlıyor, hiç çocuğu olmadığı için varlığı anlamsız sanılan atatürk'ü kim unutabildi?
devamını gör...
yazarların en çok özlemini duyduğu şey
vicdan azabı çekmeden kendine vakit ayırmak.*
devamını gör...



