mclaren
1963 yılında yeni zellandalı yarış pilotu bruce mclaren tarafından kurulan formula 1 tarihinin en eski ikinci yarış takımı ve aynı zamanda spor otomobiller üreten ingiliz firmasıdır.. şirketin merkezi ingiltere'nin woking şehrindedir.. tarihine bakıldığında formula 1'de ferrari'den sonra en başarılı ikinci takımdır.. 182 yarış galibiyeti, 8 sürücü şampiyonu ve 8 takım şampiyonluğu bulunmaktadır.. sadece formula 1'de değil, amerika'da ve diğer ülkelerde yerel/ulusal organizasyonlarda aktif olarak katılmış ve başarılar elde etmiştir..
yıllar içinde mclaren logosunun değişimi;

takım kurulduktan sonra ilk formula 1 galibiyetini 1968 belçika grandprix'inde (spa) almış olsalar da, ilk yıldızlarının parlaması canadian-american challenge cup (can-am) isimli 1966'dan 1987'ye kadar sürmüş olan organizasyonda gerçekleşir.. bu şampiyonayı 1967-1971 yılları arasında resmen domine etmişlerdir..
bruce mclaren 1970 yılında can-am yarışları için yaptıkları mclaren m8d isimli aracı test ederken kaza yapıp hayatını kaybetmesi üzerine teddy mayer (kendisinin yarışçı geçmişi yoktur, hep yöneticilik yapmıştır) takımın başına geçmiştir ve bu galibiyetlere ek olarak bu yıllarda indianapolis 500 galibiyetleri de elde edilmiştir..


kuruluş hikayesine değinmek gerekirse;
bruce mclaren team cooper isimli formula 1 takımında pilot olarak çalışmaktaydı.. başarılı bir pilot iken australian tasmanian series yarış organizasyonuna katılmak istiyordu.. ama söz konusu organizasyon için kurallarla belirtilmiş 2.5 litrelik motorlar kullanılması gerekirken takım patronu john cooper 1.5 litrelik formula 1 standartlarına göre yapılmış motorlarını kullanmakta ısrar etmişti.. fikir ayrılığına düşen bruce mclaren reis oradan çıkmış ve formula 1'de beraber yarıştığı timmy mayer ile kendi yarış takımını kurup cooper'dan araç tedarik edip kendine göre yapıp yarışlara katılmaya başlamış.. 1964 yılında tasmanian series'te şampiyon olmuş ama takım arkadaşı timmy mayer son yarışta kaza yapıp hayatını kaybetmiş ve ortaklığı kardeşi teddy mayer ile devam etmiştir..
kullandığı formula 1 araçlarının renkleri genelde şöyledir:

formula 1'e 1966 yılında girmiş olsalar da indy 500'de kullandıkları v8 motoruyla çok da başarılı olamamışlar ve yarış sırasında sıkıntılar yaşamışlardır.. 2 yıl sonra yeni araçlarında cosworth'un geliştirdiği yılları domine etmiş meşhur dfv motoruna geçtikten sonra 1968 yılında spa'da ilk galibiyetlerini almışlardır..
bahsi geçen yeni araç ise bir mclaren m7a'dır..

1968 yılında can-am aracı dikkat çeksin diye turuncuya boyamış ve başarılarında bu rengin uğurlu olduğuna inanınca formula 1 aracını da bu renge boyamıştır.. bundan sonraki formula 1 araçları da genel olarak turuncu tema'da olmuştur..
ilk takım şampiyonluğu 1974 yılında gelir.. ek olarak bu yılda malboro sponsorluğu başlar..
1981'de ron dennis project four racing takımı ile birleştikten sonra en başarılı yılları başlar.. porsche ve honda motorları ile 7 pilot şampiyonluğu (bu şampiyonlar 1 adet niki lauda, 3 adet alain prost, ve 3 adet ayrton senna) ve 6 takımlar şampiyonluğu kazanılır.. 1990'lı yılların ortasına kadar dominant olan mclaren takımı honda'nın formula 1'den çekilmesiyle 3 yıl kadar dominantlığını kaybetmiş olsa da 1998'de mercedes motoruna geçmeleriyle, adrian newey gibi formula 1'in en başarılı mühendislerinden birini bünyelerine almalarıyla ve mika hakkinen ile birlikte 1998-1999 yıllarında tekrar şampiyon olmuşlar ve 2008'de luis hamilton ile son şampiyonluğunu alana kadar formula 1'de kafaya oynayan takımlardan biri olmuşlardır..
günümüzde formula 1'in yanı sıra hala aktif olarak indicar'da ve formula e'de de yer almaktadır..
formula 1 tarihine ek olarak mclaren 1992 yılında dünya'nın en hızlı seri üretim yol otomobili olan mclaren f1 otomobilini yapmış 1998 yılında 386 km/h hız yaparak bu rekora sahip olmuştur.. bu araçta bmw motoru bulunmaktadır ve lemans için yapılan mclaren f1 gtr versiyonu ile 1995 yılında le mans 24 saat yarışını kazanmıştır..
yıllar içinde mclaren logosunun değişimi;

takım kurulduktan sonra ilk formula 1 galibiyetini 1968 belçika grandprix'inde (spa) almış olsalar da, ilk yıldızlarının parlaması canadian-american challenge cup (can-am) isimli 1966'dan 1987'ye kadar sürmüş olan organizasyonda gerçekleşir.. bu şampiyonayı 1967-1971 yılları arasında resmen domine etmişlerdir..
bruce mclaren 1970 yılında can-am yarışları için yaptıkları mclaren m8d isimli aracı test ederken kaza yapıp hayatını kaybetmesi üzerine teddy mayer (kendisinin yarışçı geçmişi yoktur, hep yöneticilik yapmıştır) takımın başına geçmiştir ve bu galibiyetlere ek olarak bu yıllarda indianapolis 500 galibiyetleri de elde edilmiştir..


kuruluş hikayesine değinmek gerekirse;
bruce mclaren team cooper isimli formula 1 takımında pilot olarak çalışmaktaydı.. başarılı bir pilot iken australian tasmanian series yarış organizasyonuna katılmak istiyordu.. ama söz konusu organizasyon için kurallarla belirtilmiş 2.5 litrelik motorlar kullanılması gerekirken takım patronu john cooper 1.5 litrelik formula 1 standartlarına göre yapılmış motorlarını kullanmakta ısrar etmişti.. fikir ayrılığına düşen bruce mclaren reis oradan çıkmış ve formula 1'de beraber yarıştığı timmy mayer ile kendi yarış takımını kurup cooper'dan araç tedarik edip kendine göre yapıp yarışlara katılmaya başlamış.. 1964 yılında tasmanian series'te şampiyon olmuş ama takım arkadaşı timmy mayer son yarışta kaza yapıp hayatını kaybetmiş ve ortaklığı kardeşi teddy mayer ile devam etmiştir..
kullandığı formula 1 araçlarının renkleri genelde şöyledir:

formula 1'e 1966 yılında girmiş olsalar da indy 500'de kullandıkları v8 motoruyla çok da başarılı olamamışlar ve yarış sırasında sıkıntılar yaşamışlardır.. 2 yıl sonra yeni araçlarında cosworth'un geliştirdiği yılları domine etmiş meşhur dfv motoruna geçtikten sonra 1968 yılında spa'da ilk galibiyetlerini almışlardır..
bahsi geçen yeni araç ise bir mclaren m7a'dır..

1968 yılında can-am aracı dikkat çeksin diye turuncuya boyamış ve başarılarında bu rengin uğurlu olduğuna inanınca formula 1 aracını da bu renge boyamıştır.. bundan sonraki formula 1 araçları da genel olarak turuncu tema'da olmuştur..
ilk takım şampiyonluğu 1974 yılında gelir.. ek olarak bu yılda malboro sponsorluğu başlar..
1981'de ron dennis project four racing takımı ile birleştikten sonra en başarılı yılları başlar.. porsche ve honda motorları ile 7 pilot şampiyonluğu (bu şampiyonlar 1 adet niki lauda, 3 adet alain prost, ve 3 adet ayrton senna) ve 6 takımlar şampiyonluğu kazanılır.. 1990'lı yılların ortasına kadar dominant olan mclaren takımı honda'nın formula 1'den çekilmesiyle 3 yıl kadar dominantlığını kaybetmiş olsa da 1998'de mercedes motoruna geçmeleriyle, adrian newey gibi formula 1'in en başarılı mühendislerinden birini bünyelerine almalarıyla ve mika hakkinen ile birlikte 1998-1999 yıllarında tekrar şampiyon olmuşlar ve 2008'de luis hamilton ile son şampiyonluğunu alana kadar formula 1'de kafaya oynayan takımlardan biri olmuşlardır..
günümüzde formula 1'in yanı sıra hala aktif olarak indicar'da ve formula e'de de yer almaktadır..
formula 1 tarihine ek olarak mclaren 1992 yılında dünya'nın en hızlı seri üretim yol otomobili olan mclaren f1 otomobilini yapmış 1998 yılında 386 km/h hız yaparak bu rekora sahip olmuştur.. bu araçta bmw motoru bulunmaktadır ve lemans için yapılan mclaren f1 gtr versiyonu ile 1995 yılında le mans 24 saat yarışını kazanmıştır..
devamını gör...
çirkin kişilere tavsiyeler
önemli olanın kalp olduğunu er geç anlayacaksınız. çirkinlik sizde değil karşınızdakinin bakışlarında olan bir şey.
devamını gör...
eyluling ile youtube röportajı
kaostan beslenen eyluling'in tatlı ve minnoş bir hanımefendi çıkmasıyla dumura uğrayanlar şu an ne yapıyorlar acaba? ben kahvemi yaptım hayatı sorguluyorum mesela.
devamını gör...
lucifer adlı yazarın proje adamı olması
ben öyle projenin, fizibilitesini yapan uzmanın, ona diplomayı veren fakültenin, temeline beton döken ustanın, elindeki malayı üreten fabrikanın...*
ya lucifer kim proje olmak kim. adam kendi halinde libidosu diline vurmuş, aslında pek bir numarasının olmama ihtimali daha fazla olan birisi. çokta şeyapmamak lazım.
ya lucifer kim proje olmak kim. adam kendi halinde libidosu diline vurmuş, aslında pek bir numarasının olmama ihtimali daha fazla olan birisi. çokta şeyapmamak lazım.
devamını gör...
datça
bir tarafı ege bir tarafı akdeniz. gidilemese bile haritadaki konumuna bakmanın dahi huzur verdiği yer.
devamını gör...
kitap alıntıları
kendini ingiltere kralı sanan bir deli ile tartışmanın tehlikeli olduğunu herkes bilir; fakat tek başına olduğu için onun hakkından gelinebilir.
bütün bir ulus bir kuruntuya kapıldığı zaman, savlarına karşı gelindiğinde öfke tek bir delininkiyle aynıdır; fakat o ulusun aklını başına getirecek tek şey savaştır.
sorgulayan denemeler
bertrand russell
bütün bir ulus bir kuruntuya kapıldığı zaman, savlarına karşı gelindiğinde öfke tek bir delininkiyle aynıdır; fakat o ulusun aklını başına getirecek tek şey savaştır.
sorgulayan denemeler
bertrand russell
devamını gör...
kolombiyalı intikam meleği
2011 fransa yapımı aksiyon filmi. yönetmen koltuğunda olivier megaton oturuyor. başrolleri ise zoe saldana, amandla stenberg ve michael vartan paylaşıyor.
9 yaşında cataleya adındaki küçük bir kız 1992 yılında kolombiya'da ailesinin öldürülmesine şahit olur ve kendisi de canını zor kurtarır. tanınmış bir gangster olan amcası emilio'nun koruyuculuğunda abd'ye göç eder.
cataleya, intikam ateşiyle büyüyüp artık genç ve güzel bir kadın olduğunda, amcasının kiralık katillerinden birine dönüşür. fakat geçen bu sürede anne ve babasının katledilişini asla unutmaz ve öldürdüğü insanların göğsüne bir orkide çiçeği çizerek, her cinayetin ardında kendisinden bir iz bırakır. cataleya intikamı sonuna kadar götürmeye yemin etmiştir.
9 yaşında cataleya adındaki küçük bir kız 1992 yılında kolombiya'da ailesinin öldürülmesine şahit olur ve kendisi de canını zor kurtarır. tanınmış bir gangster olan amcası emilio'nun koruyuculuğunda abd'ye göç eder.
cataleya, intikam ateşiyle büyüyüp artık genç ve güzel bir kadın olduğunda, amcasının kiralık katillerinden birine dönüşür. fakat geçen bu sürede anne ve babasının katledilişini asla unutmaz ve öldürdüğü insanların göğsüne bir orkide çiçeği çizerek, her cinayetin ardında kendisinden bir iz bırakır. cataleya intikamı sonuna kadar götürmeye yemin etmiştir.
devamını gör...
ekşi sözlük'te çaylak olmak
zor günlerdi, kendi kendime konuşuyor gibiydim. ayda bir, biri entryimi beğenirdi, sevinirdim. sonra bir gün akışta kafa sözlük'ü gördüm, tıkladım, sonra kafa sözlük'e üye oldum. tanımlar girdim, sonra birileri tanımlarımı beğendi, sonra yeni tanımlar girdim yine birileri tanımlarımı beğendi sonra ben de birilerinin tanımlarını beğendim. ve son...
devamını gör...
toplum
özgürlüğün en büyük düşmanı olan yığındır.
devamını gör...
tapınak şövalyeleri
tapınakcilarla ilgili birçok rivayet var. bunlarin hangisinin dogru hangisinin gercek disi olduğunu bilmek imkansız.
bu konu ile ilgili okudugum bir kaynakta molay ' in olumunden sonra kurtulan tapinakcilarin deniz yolu ile ingiltere'ye kaçtıkları ve burada duvar ustasi anlamindaki masonlarla ve mason localariyla icli disli oldukları, bir süre sonra ise artık tapinakci olarak degil mason olarak anılmaya basladiklari anlatılıyordu. diger yandan ayni kaynakta bugünkü isviçre' nin kuruluşunun masonlar sayesinde gerceklestigi de söyleniyordu. yine ayni kaynakta dikkatimi ceken faklı bir unsur da tapinakcilarin kudus ' de inanilmaz birsey buldukları ( ne oldugu bilinmiyor) ve papayi bununla tehdit ettikleri, bu sayede guclerine kisa zamanda guc kattiklari anlatılıyordu.
cok uzun zaman once okuduğum bir kaynaktı. umarim bulabilirim.
bu konu ile ilgili okudugum bir kaynakta molay ' in olumunden sonra kurtulan tapinakcilarin deniz yolu ile ingiltere'ye kaçtıkları ve burada duvar ustasi anlamindaki masonlarla ve mason localariyla icli disli oldukları, bir süre sonra ise artık tapinakci olarak degil mason olarak anılmaya basladiklari anlatılıyordu. diger yandan ayni kaynakta bugünkü isviçre' nin kuruluşunun masonlar sayesinde gerceklestigi de söyleniyordu. yine ayni kaynakta dikkatimi ceken faklı bir unsur da tapinakcilarin kudus ' de inanilmaz birsey buldukları ( ne oldugu bilinmiyor) ve papayi bununla tehdit ettikleri, bu sayede guclerine kisa zamanda guc kattiklari anlatılıyordu.
cok uzun zaman once okuduğum bir kaynaktı. umarim bulabilirim.
devamını gör...
arkadaşlık sitelerinde ciddi ilişki arayan kadınlar
boşandıktan sonra gayet güzel kullandığım sitedir. pek tabii ki yeni boşanmış biri olarak, ilk girdiğim zamanlarda "ciddi" denen ilişki türünü aramadım, kişisel tercihim. ancak aynı yönde kişisel tercihi "ciddi" olan kadın -ve erkeklere- de saygı duymak lazım. özellikle kadınların bu toplumda kadın-erkek ilişkisinde ciddiyetten başka alternatifleri yok gibi... var ama beyinleri ana babaları tarafından çocukluktan beri öyle yıkanıp şartlanıyor. kabuğunu kıran, illa evlilik diye tutturmayan ve "takılmalık/özgür" ilişki arayan kadın çok az. olanlar da bu toplumun çoğu tarafından yaftalanıyorlar. hatta arkadaşlık sitelerinde "hafif" ilişki arayan erkek çoğunluğu tarafından bile. kendileri erkek oldukları için hafif olmuyorlar ya (!) neyse...
kendi tecrübemi söyleyecek olursam, bilinçli davranırsanız istediğiniz tiplerde ilişkileri bulmak mümkün. "ciddi" olmayan ama kafama göre ilişkileri de buldum, ciddisini de buldum.
sosyalliğe gelince, artık hemen herkesin nette olduğu, feysbuk gibi sosyal ağların bile arkadaşlık sitesi gibi kullanıldığı şu devirde "hiç mi sosyal hayatınız yok" demek bana anlamsız geliyor. birincisi sosyal hayatı "fazla renkli" olmamak bir suç mu? değil. suç ise seve seve kabullenirim çünkü hayatımın hiçbir döneminde sosyal hayatım fazla geniş ve renkli olmadı. arkadaş toplantılarından toplantılarına sıkça koşmadım. partilemedim (!) birileriyle tanıştırmak isteyen arkadaş ya da akrabalarım hiç olmadı. hal böyle iken ve biraz da boyunuz haddinden uzun, aradığınız adamları da kendinizden uzun istediğinizde -bu sadece kriterlerden biri tabii- karşıt cinsten istediğiniz tipte insanlarla karşılaşmanız zorlaşıyor.
kısacası iyi ki varlar. birçok bilinçsiz, ne sitediğini tam kafasında oturtamamış insanlara hayal kırıklığı da oluyorlar ama azınlık ta olsa mutlu çiftler de yaratabiliyorlar. ama ciddi ama değil…
kendi tecrübemi söyleyecek olursam, bilinçli davranırsanız istediğiniz tiplerde ilişkileri bulmak mümkün. "ciddi" olmayan ama kafama göre ilişkileri de buldum, ciddisini de buldum.
sosyalliğe gelince, artık hemen herkesin nette olduğu, feysbuk gibi sosyal ağların bile arkadaşlık sitesi gibi kullanıldığı şu devirde "hiç mi sosyal hayatınız yok" demek bana anlamsız geliyor. birincisi sosyal hayatı "fazla renkli" olmamak bir suç mu? değil. suç ise seve seve kabullenirim çünkü hayatımın hiçbir döneminde sosyal hayatım fazla geniş ve renkli olmadı. arkadaş toplantılarından toplantılarına sıkça koşmadım. partilemedim (!) birileriyle tanıştırmak isteyen arkadaş ya da akrabalarım hiç olmadı. hal böyle iken ve biraz da boyunuz haddinden uzun, aradığınız adamları da kendinizden uzun istediğinizde -bu sadece kriterlerden biri tabii- karşıt cinsten istediğiniz tipte insanlarla karşılaşmanız zorlaşıyor.
kısacası iyi ki varlar. birçok bilinçsiz, ne sitediğini tam kafasında oturtamamış insanlara hayal kırıklığı da oluyorlar ama azınlık ta olsa mutlu çiftler de yaratabiliyorlar. ama ciddi ama değil…
devamını gör...
ak parti iktidarı ile ortaya çıkan türbanlı kızlar
bir çoğunun ismi ravza nur,genelde yani.
devamını gör...
ne farkeder
kaan boşnak'ın seslendirdiği harika bir yüzyüzeyken konuşuruz şarkısıdır. dinlemenizi tavsiye ederim.
ayrıca sözleri de şöyledir:
bugünlerde sarhoşum böyle aklım havada.
düşündüğüm net bi' şey yok öyle boş tenhada.
dolandım bütün gece bütün bi' ay bütün sene
ne farkeder.
üzülmüştüm üzmüştüm biraz üşümüştüm de.
kendime bile uzaktaydım düştüm epeyce
belki öptüm belki sevdim belki senden bahsettim
ne farkeder.
bi' sabah uyandım yoktun arandım yoktun.
hala bulamıyorum.
bugünüme vardım çoktan uyandım.
artık hiç istemiyorum.
bi' sabah uyandım yoktun arandım yoktun.
hala bulamıyorum
bugünüme vardım çoktan uyandım
artık hiç istemiyorum.
attığım mesajları ciddiye almadın dimi?
hayvan gibi içmişim yine tutamadım kendimi.
yoktu hiçbir beklentim
zaten olsaydı bile
ne farkeder.
geçmişime göre şimdi daha az saçım var.
yalan olmuş yarınlarım biraz da acım var.
birazı senden kalan biraz da senden öncekilerden
ne farkeder.
bi' sabah uyandım yoktun arandım yoktun.
hala bulamıyorum.
bugünüme vardım çoktan uyandım.
artık hiç istemiyorum.
ayrıca sözleri de şöyledir:
bugünlerde sarhoşum böyle aklım havada.
düşündüğüm net bi' şey yok öyle boş tenhada.
dolandım bütün gece bütün bi' ay bütün sene
ne farkeder.
üzülmüştüm üzmüştüm biraz üşümüştüm de.
kendime bile uzaktaydım düştüm epeyce
belki öptüm belki sevdim belki senden bahsettim
ne farkeder.
bi' sabah uyandım yoktun arandım yoktun.
hala bulamıyorum.
bugünüme vardım çoktan uyandım.
artık hiç istemiyorum.
bi' sabah uyandım yoktun arandım yoktun.
hala bulamıyorum
bugünüme vardım çoktan uyandım
artık hiç istemiyorum.
attığım mesajları ciddiye almadın dimi?
hayvan gibi içmişim yine tutamadım kendimi.
yoktu hiçbir beklentim
zaten olsaydı bile
ne farkeder.
geçmişime göre şimdi daha az saçım var.
yalan olmuş yarınlarım biraz da acım var.
birazı senden kalan biraz da senden öncekilerden
ne farkeder.
bi' sabah uyandım yoktun arandım yoktun.
hala bulamıyorum.
bugünüme vardım çoktan uyandım.
artık hiç istemiyorum.
devamını gör...
atatürk'ün en sevilen sözü
muallimler , cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür,irfanı hür,nesiller ister.
devamını gör...
sosyal medyada sürekli rakı sofrası paylaşan kişi
orhan veliden aşırı etkilenmiş olabilir kendisi. rakı şişesinde balık olmayı hayal ediyor olabilir.
devamını gör...
dinlemekten bıkmayacağınız şarkılar
keman sevenler için.
devamını gör...
çay demlemek
çay konusunda ufak bir şöhreti olan birisi olarak başlıyorum,
su tam kaynamadan, kaynadıysa yarı yarıya soğuk su katarak, mesela bir su bardağı kaynar sıcaklıkta, bir su bardağı normal ısıdaki suyu demliğe döküp, suyun üzerine 2 yemek kaşığı çaykur tomurcuk çayı, yada bir yemek kaşığı normal kullandığınız çay, bir yemek kaşığı tomurcuk çayı, suyun üzerine döküp, dokunmadan öylece bırakacaksınız, o yavaş yavaş süzülecek, 5-10 dk arası koklayarak, hangi dakikada sizin için taze ise o dakikada içmeye başlayabilirsiniz, mutlaka deneyin derim,
marka olarak kolay bulunduğu için, lipton, doğuş, early grey çeşitleri güzeldir, bazı aktarlarda bulunan ahmed tea diye bir çay var bergamutlusu çok güzel, twinings çok iyidir, eskiden sir winston diye bir marka vardı, şimdi bulamıyorum, bilen gören varsa haber etsin, favorimdir, afiyet olsun.
su tam kaynamadan, kaynadıysa yarı yarıya soğuk su katarak, mesela bir su bardağı kaynar sıcaklıkta, bir su bardağı normal ısıdaki suyu demliğe döküp, suyun üzerine 2 yemek kaşığı çaykur tomurcuk çayı, yada bir yemek kaşığı normal kullandığınız çay, bir yemek kaşığı tomurcuk çayı, suyun üzerine döküp, dokunmadan öylece bırakacaksınız, o yavaş yavaş süzülecek, 5-10 dk arası koklayarak, hangi dakikada sizin için taze ise o dakikada içmeye başlayabilirsiniz, mutlaka deneyin derim,
marka olarak kolay bulunduğu için, lipton, doğuş, early grey çeşitleri güzeldir, bazı aktarlarda bulunan ahmed tea diye bir çay var bergamutlusu çok güzel, twinings çok iyidir, eskiden sir winston diye bir marka vardı, şimdi bulamıyorum, bilen gören varsa haber etsin, favorimdir, afiyet olsun.
devamını gör...
türkiye’de eğitim sistemini düzeltme yöntemleri
“burada hiçbir balık uçmaya, hiçbir kuş yüzmeye zorlanmaz.” bu felsefe üzerine yeniden bir eğitim sistemi kurulursa eğitim de sistemi de kaliteli olur. ezberci zihniyet, öğrenci potansiyeline ters müfredat ve çarpık sınav sistemi de yıkılırsa tabii.
devamını gör...
diyelim ki o bunu okuyor
yürü bre hızır paşa, senin de çarkın kırılır
güvendiğin padişahın, gün gelir oda devrilir.
güvendiğin padişahın, gün gelir oda devrilir.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ruh halleri
çocuk şu an uyuduğu için ne yapsam ne okusam yok en iyisi ben sadece öylece durayım öylece duruyorum durmak ve susmak halindeyim.
devamını gör...