türkiye'de en çok kazanan mesleğin öğretmenlik olması
iki tane öğretmenden yola çıkarak nasıl genelleme yaptın diye sorarlar dikkat etmek lazım. genellemek bu kadar kolaysa zaten yazarın bahsettiği örneklerden daha fazla kazanan mühendis ve doktor herkesin etrafında vardır. sabahtan akşama kadar okulda çalış, üzerine gel hergün 3 saat özel ders ver ve bunu 20 gün boyunca sürdür aldığın 9000tl çok gelsin insanlara. bu insan ne zaman yaşasın ömrü çalışmakla geçiyor zaten. kimya örneği içinse 20 gün boyunca sabahtan akşama kadar tam kapasite özel ders verecek kadar çevre oluşturabilmek kolay zannediliyor sanırım. o ögretmenin kendi alanında ulaştığı başarıya denk doktor yazarın bahsettiği paralara güler geçer.
t: kahkaha attıran tespit.
t: kahkaha attıran tespit.
devamını gör...
ceviz ağacı
nazım hikmet'in efsane şiiridir. cem karaca tarafından bestelenmiştir. şahsiyet dizisi sayesinde de ününe ün katmıştır. artık yediden yetmişe herkesin dudaklarından şu mısralar dökülebilir :
ceviz ağacı
başım köpük köpük bulut
içim dışım deniz
ben bir ceviz ağacıyım
gülhane parkı'nda
budak budak
şerham şerham ihtiyar bir ceviz
ne sen bunun farkındasın
ne polis farkında
ben bir ceviz ağacıyım
gülhane parkı'nda
yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl
yapraklarım ipek mendil gibi tiril tiril
koparıver gözlerinin gülüm yaşını sil
yapraklarım ellerimdir
tam yüz bin elim var
yüz bin elle dokunurum sana istanbul'a
yapraklarım gözlerimdir
şaşarak bakarım
yüz bin gözle seyrederim seni istanbul'u
yüz bin yürek gibi
çarpar çarpar yapraklarım.
ben bir ceviz ağacıyım
gülhane parkı'nda
ne sen bunun farkındasın
ne polis farkında
ceviz ağacı
başım köpük köpük bulut
içim dışım deniz
ben bir ceviz ağacıyım
gülhane parkı'nda
budak budak
şerham şerham ihtiyar bir ceviz
ne sen bunun farkındasın
ne polis farkında
ben bir ceviz ağacıyım
gülhane parkı'nda
yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl
yapraklarım ipek mendil gibi tiril tiril
koparıver gözlerinin gülüm yaşını sil
yapraklarım ellerimdir
tam yüz bin elim var
yüz bin elle dokunurum sana istanbul'a
yapraklarım gözlerimdir
şaşarak bakarım
yüz bin gözle seyrederim seni istanbul'u
yüz bin yürek gibi
çarpar çarpar yapraklarım.
ben bir ceviz ağacıyım
gülhane parkı'nda
ne sen bunun farkındasın
ne polis farkında
devamını gör...
psikiyatrik hastalıkların ana sebebi
genetiktir. çevresel faktörler genetikte saklı olan ortaya çıkmasını sağlar. yüksek stres altında kalan herhangi bir insanda şizofreni ortaya çıkabilirken diğerinde çıkmayabilir.
devamını gör...
mutsuzlar nerede hata yapıyor sorunsalı
bence beklentiye girmekle hata yapıyorlar. minimum beklenti = maksimum huzur.
devamını gör...
uyudun mu sorusu
kelime kökü ile sorunsal olarak algılansa da , alt metni olan bir sorunsaldır.
genel olarak yanlamak isteyen arkadaşların beyinlerini kapatıp farklı yönetim şekilleri ile halka seslendikleri saatlerde yani saat 00.00'ı gösterdiği andan itibaren yürürlüğe giren bir sorunsal olmakla beraber, karşılık bir cevap gelmesi halinde sonuçları ''kızım 8 aylık, ağlıyor nasıl susturabilirim''konulu başlıklar açmaya kadar uzanabilen bir süreci doğurabilir. karşınızdaki kişinin uyanık olup olmadığını sorgulama manasına gelir.
(bkz: uyanık olmak)
genel olarak yanlamak isteyen arkadaşların beyinlerini kapatıp farklı yönetim şekilleri ile halka seslendikleri saatlerde yani saat 00.00'ı gösterdiği andan itibaren yürürlüğe giren bir sorunsal olmakla beraber, karşılık bir cevap gelmesi halinde sonuçları ''kızım 8 aylık, ağlıyor nasıl susturabilirim''konulu başlıklar açmaya kadar uzanabilen bir süreci doğurabilir. karşınızdaki kişinin uyanık olup olmadığını sorgulama manasına gelir.
(bkz: uyanık olmak)
devamını gör...
eşin anne babasına ne denmeli sorunsalı
efendim, aklımın ermediği zamanlar bir büyüğüme sormuştum :
" yahu, arkasından kaynanam diyorsunuz yüzüne de anne diyorsunuz, yüzüne niye kaynana demiyorsunuz?
" yüzüne kaynana dersek ayıp olur."
" yüzüne anne deyip de arkasından kaynana deyince ayıp olmuyor mu?
tabi ki bu hususta yanılan da benmişim.
" yahu, arkasından kaynanam diyorsunuz yüzüne de anne diyorsunuz, yüzüne niye kaynana demiyorsunuz?
" yüzüne kaynana dersek ayıp olur."
" yüzüne anne deyip de arkasından kaynana deyince ayıp olmuyor mu?
tabi ki bu hususta yanılan da benmişim.
devamını gör...
seri artı oy veren yazarlar uçurulsun kampanyası
yazmaya devam etsinler diye yavaş internetimizle elimizden geldiği kadar beğenemeye çalışıyoruz hepi topu yazan bir avuç insanı.
onu da uçurma be ermolettin!
onu da uçurma be ermolettin!
devamını gör...
o kız sana bakmaz diyen arkadaş
tipim değil cevabından sonra sus len sana belediye baksın ergen yerişi ile savuşturulmalıdır bu arkadaş.
devamını gör...
en iyi arkadaşa aşık olmak
en iyi arkadaşınızı kaybettiğinizle kalırsınız..
devamını gör...
gençlerbirliği maçından sonra kalp krizi geçiren fenerbahçeli
ölen kişiye üzüldüm yakınlarının tekrar başı sağ olsun ama bir futbol müsabakasını bu kadar hayatının ortasına koymak, kalp krizi geçirebilecek kadar değer vermek ne derece doğrudur orası tartışılır.
koyu bir fenerbahçe taraftarı olan adnan alkış’ın, gençlerbirliği mağlubiyetinin ardından çok üzüldüğü ve ardından kalp krizi geçirerek hayatını kaybettiği öğrenildi
link
koyu bir fenerbahçe taraftarı olan adnan alkış’ın, gençlerbirliği mağlubiyetinin ardından çok üzüldüğü ve ardından kalp krizi geçirerek hayatını kaybettiği öğrenildi
link
devamını gör...
en sevilmeyen insan tipi
dünya onun etrafında dönüyor sanan insan
devamını gör...
adana
türkiye'nin yanılmıyorsam 5. büyük şehri. ılıman bir iklime sahiptir. insanları fevridir ama çok sıcak kanlıdır. tam bir öğrenci şehridir ev fiyatları hariç. güzel yerdir günümüz türkiye şartlarında, gidip bir daha gelinmemesi gereken bir yerdir.
devamını gör...
persona
kolektif bilinçaltında yer alan eski deneyimlerimiz, tekrar eden temalar veya kalıplar aracılığıyla ortaya çıkar. carl gustav jung buna arketip adını verir. arketipler, sonraki nesillerde de tekrarlanarak kişiliğimize [jung kişiliğie psyche der] damgalanır. 4 arketip vardır, bunlar; persona, anima, animus ve shadow'dur.
persona, kendimizi ifade etme ve dünyaya sunma biçimimizdir. kendimizi başkalarına tanıtmak için giydiğimiz halka açık bir maskedir. bu arketip, insanların toplumdaki rol oynama ihtiyaçları nedeniyle gelişir.
çeşitli gruplar ve durumlar arasında taktığımız tüm farklı sosyal maskeler personadır. egoyu olumsuz imajlardan korumak için hareket eder. çünkü, toplumun beklentilerine ve normlarına uymak için belirli şekillerde davranmamız gerektiğini öğreniriz.
örnek:
- aile/arkadaş/iş ortamlarında farklı tutum/davranış sergilememiz
- başkaları tarafından ''centilmen'' olarak nitelendirilen kişinin evde eşine şiddet uygulaması.
persona aşırı kullanılırsa kendine yabancılaşma sendromu [self alienation syndrome] ortaya çıkar. bu kişiler asla doğru benliklerini diğerlerine gösteremez.
jung'un persona'sı dışında, edebiyatta ise yazar tarafından belirli bir amaç için seçilen sestir. yazarın sesidir ama yazardan farklıdır. persona, eserdeki bir karakter veya isimsiz bir anlatıcı olabilir.
persona, kendimizi ifade etme ve dünyaya sunma biçimimizdir. kendimizi başkalarına tanıtmak için giydiğimiz halka açık bir maskedir. bu arketip, insanların toplumdaki rol oynama ihtiyaçları nedeniyle gelişir.
çeşitli gruplar ve durumlar arasında taktığımız tüm farklı sosyal maskeler personadır. egoyu olumsuz imajlardan korumak için hareket eder. çünkü, toplumun beklentilerine ve normlarına uymak için belirli şekillerde davranmamız gerektiğini öğreniriz.
örnek:
- aile/arkadaş/iş ortamlarında farklı tutum/davranış sergilememiz
- başkaları tarafından ''centilmen'' olarak nitelendirilen kişinin evde eşine şiddet uygulaması.
persona aşırı kullanılırsa kendine yabancılaşma sendromu [self alienation syndrome] ortaya çıkar. bu kişiler asla doğru benliklerini diğerlerine gösteremez.
jung'un persona'sı dışında, edebiyatta ise yazar tarafından belirli bir amaç için seçilen sestir. yazarın sesidir ama yazardan farklıdır. persona, eserdeki bir karakter veya isimsiz bir anlatıcı olabilir.
devamını gör...
çerofobi
mutlu olma korkusudur.
çerofobi sahibi insanlar mutlu olmaktan yahut mutlu görünmekten kaçınırlar.
çoğu insanda mutluluktan korkma değilse de mutluluk sonrası gelen "ya biz bu kadar güldük ama başımıza bir iş gelmesin şimdi?" düşüncesinin var olduğuna inanıyorum.
çerofobi sahibi insanlar mutlu olmaktan yahut mutlu görünmekten kaçınırlar.
çoğu insanda mutluluktan korkma değilse de mutluluk sonrası gelen "ya biz bu kadar güldük ama başımıza bir iş gelmesin şimdi?" düşüncesinin var olduğuna inanıyorum.
devamını gör...
gangs of new york
türkçe adıyla new york çeteleri 2002 yapımı martin scorsese filmidir.
film 1800 yıllarında new york şehrinde geçen çeteleşmeyi ve çatışmayı anlatır. şehrin yerlilerinin ve irlanda dan gelen göçmenlerin birbirleriyle olan mücadelesi gözler önüne serilir.
filmin başrollerinde leonardo dicaprio ve daniel day-lewis vardır ve ikisi de muhteşem oyunculuk performansı sergilemişlerdir. özellikle bill cutting rolünü oynayan daniel day lewis harikalar yaratmıştır.
filmin ana temasını anlatan en güzel cümle filmde geçen şu cümledir seçim sonuçlarını oy pusulaları belirlemez, sayanlar belirler. ne kadar tanıdık ve bilinen bir gerçek. işte scorsese bu filmde bunu anlatmak ister. canım dedem bol bol siyasi göndermeler yapmaktan çekinmemiştir.
sadece o dönemin new york şehrini görmek için bile izlenebilecek muhteşem bir martin scorsese filmidir. izleyin değerli yazarlar.
resimag.com/p1/78ee1487bd47.jpeg
babasının intikamını almaya çalışan bir çocuğun kötü karakterimize ufaktan duyduğu saygı beni çok etkilemişti.
ayrıca kasap bill karakterinin yaşadığı pişmanlık beni etkileyen anlardan biriydi.
filmin sonundaki her şehrin altında ölüler vardır tarzındaki cümle filmin özeti gibiydi.
irlandalıların gemiden inip asker kıyafeti giyip tekrar gemiye binmeleri savaşa gitmeleri çok acı bir sahneydi ve tüylerimi diken diken etti. var ol scorsese dede seni çok seviyorum.
film 1800 yıllarında new york şehrinde geçen çeteleşmeyi ve çatışmayı anlatır. şehrin yerlilerinin ve irlanda dan gelen göçmenlerin birbirleriyle olan mücadelesi gözler önüne serilir.
filmin başrollerinde leonardo dicaprio ve daniel day-lewis vardır ve ikisi de muhteşem oyunculuk performansı sergilemişlerdir. özellikle bill cutting rolünü oynayan daniel day lewis harikalar yaratmıştır.
filmin ana temasını anlatan en güzel cümle filmde geçen şu cümledir seçim sonuçlarını oy pusulaları belirlemez, sayanlar belirler. ne kadar tanıdık ve bilinen bir gerçek. işte scorsese bu filmde bunu anlatmak ister. canım dedem bol bol siyasi göndermeler yapmaktan çekinmemiştir.
sadece o dönemin new york şehrini görmek için bile izlenebilecek muhteşem bir martin scorsese filmidir. izleyin değerli yazarlar.
resimag.com/p1/78ee1487bd47.jpeg
babasının intikamını almaya çalışan bir çocuğun kötü karakterimize ufaktan duyduğu saygı beni çok etkilemişti.
ayrıca kasap bill karakterinin yaşadığı pişmanlık beni etkileyen anlardan biriydi.
filmin sonundaki her şehrin altında ölüler vardır tarzındaki cümle filmin özeti gibiydi.
irlandalıların gemiden inip asker kıyafeti giyip tekrar gemiye binmeleri savaşa gitmeleri çok acı bir sahneydi ve tüylerimi diken diken etti. var ol scorsese dede seni çok seviyorum.
devamını gör...
ateistler zor günlerinde kime sığınıyor sorunsalı
ateistler aynı zamanda realisttirler. genelde öyle bir gereksinimleri olmaz. sebep ve sonuçları doğru analiz ederleer.
devamını gör...
ölen kişiyi anons ederken yedi sülalesini sayan belediye
vefat edenin herkesçe tanınamaması düşünülerek başkomiser bilmem kim abisi ya da sanayi esnaflarından kem küm'ün babası gibi aile yakınlarının ismi de anonsa ekleniyor.
devamını gör...
hayatının aşkını normal sözlük'te bulmak
hayatımın aşkını kafa sözlüğe getirdim, o sayılır mı?
devamını gör...

