vamişkun
lazca bir kelimedir.
öğretmenlik için kuraya gittiğim zaman içimde hiçbir endişe yoktu aslında. iyi bir eğitim fakültesinden mezun olduğum ve baba mesleğini yapacağım için özgüvenim çok yerinde idi. neden bu kadar özgüven yüklüydüm, esasında vamişkun.
kurada ardeşen lisesini çekince şehrin en büyük ilçesinde öğretmenliğine başlayacak olmaktan da enikonu mutlu idim. sonuçta atanmış olmak bile benim için yeterli bir mutluluk nedeni idi. ama ardeşen’de geçen ilk haftaların ardından başka bir şehre değil başka bir ülkeye gelmiş gibi hissettim. bu hissin tam tanımını vamişkun.
daha ilçede ilk sokağa çıkışımda bir dilenci bana hoş geldin dedi. sonra herkes hoş geldin demeye başladı ilçede ama soru sorduğum zaman genelde aldığım cevap “vamişkun” oluyordu.
başlarda bana tuhaf gelse de zamanla dili çözmeye başladım. sürekli maruz kalmak en iyi dil öğrenme yöntemidir. ve ben de öğrendim. bağlam içinden kullanılan yapıların anlamını çözmeye başladım. ama lazcayı vamişkun.
yazdıklarıma bakarak bu sözün anlamını çıkardığınızı biliyorum, o yüzden yeniden yazmayacağım ne anlama geldiğini ama anlamını bilmediğinizi söylerseniz size şu karşılığı veririm:
muço vagişkun!
öğretmenlik için kuraya gittiğim zaman içimde hiçbir endişe yoktu aslında. iyi bir eğitim fakültesinden mezun olduğum ve baba mesleğini yapacağım için özgüvenim çok yerinde idi. neden bu kadar özgüven yüklüydüm, esasında vamişkun.
kurada ardeşen lisesini çekince şehrin en büyük ilçesinde öğretmenliğine başlayacak olmaktan da enikonu mutlu idim. sonuçta atanmış olmak bile benim için yeterli bir mutluluk nedeni idi. ama ardeşen’de geçen ilk haftaların ardından başka bir şehre değil başka bir ülkeye gelmiş gibi hissettim. bu hissin tam tanımını vamişkun.
daha ilçede ilk sokağa çıkışımda bir dilenci bana hoş geldin dedi. sonra herkes hoş geldin demeye başladı ilçede ama soru sorduğum zaman genelde aldığım cevap “vamişkun” oluyordu.
başlarda bana tuhaf gelse de zamanla dili çözmeye başladım. sürekli maruz kalmak en iyi dil öğrenme yöntemidir. ve ben de öğrendim. bağlam içinden kullanılan yapıların anlamını çözmeye başladım. ama lazcayı vamişkun.
yazdıklarıma bakarak bu sözün anlamını çıkardığınızı biliyorum, o yüzden yeniden yazmayacağım ne anlama geldiğini ama anlamını bilmediğinizi söylerseniz size şu karşılığı veririm:
muço vagişkun!
devamını gör...
güne iyi başlatan şeyler
güzel bir kahvaltı.
devamını gör...
10 kuruş para üstünü alıp almama sorunsalı
"alırım"
ben 10 kuruş eksik ödemeye kalksam ekmek bile vermeyecek insanların olduğu bir devirdeyken neden almayım ki. kimden ne çekincem.
ben 10 kuruş eksik ödemeye kalksam ekmek bile vermeyecek insanların olduğu bir devirdeyken neden almayım ki. kimden ne çekincem.
devamını gör...
pandora'nın kutusu
yunan mitolojisine göre içinde tüm kötülükleri bulunduran kutu/kavanoz. pandora, kendisine zeus tarafından açılmaması tembihlenerek verilen bu kutuyu gizemine dayanamayıp açmış ve tüm kötülüklerin serbest kalmasına sebep olmuştur, yaptığından pişman olup hızla kutunun kapağını kapattığında ise içeride sadece ''umut'' kalmış.
pandora'yı anlatan tablolardan bazılarını da iliştireyim.
john william waterhouse - pandora (1896)
pandora'nın kutuyu açtığı anı görüyoruz, kötülükler serbest kalmaya başlıyor, kutunun içinde ışıltılar ve solunda kötülüğün serbest kaldığını gösteren dumanlar var. kutu büyük ve görkemli, üzerinde bazı detaylar var.
pandora'yı da nasıl güzel resmetmiş, elbisesinin renkleri ve manzara da muhteşem. waterhouse'u pek seviyorum.
dante gabriel rossetti - pandora holding the box (1871)
pandora'nın kutuyu açtıktan sonraki halini görüyoruz, kırmızı duman, tüm kötülükler, ölümler, hastalıklar dünyayı sarmaya başlamış, pandora'nın etrafında toplanmış. kutuda sadece umut var. kırmızının hakim olmasını pek beğendim bu tabloda ben.
walter crane - pandora (1885)
en beğendiğimi sona sakladım. burada artık pandora'ın kutuyu açmış olduğunu ve pişmanlıkla kutunun üzerine yığıldığını görüyoruz, olan olmuş artık. arkada ağaçlar kuvvetli bir rüzgarla eğilmiş, kötü şeyler olacak. pandora'nın yapabileceği hiç bir şey kalmamış.
alexandre cabanel - pandora (1873)
charles edward perugini (1839-1918) - pandora's box
pandora ve kutusuyla ilgili yapılmış diğer eserler için kaynak
pandora'yı anlatan tablolardan bazılarını da iliştireyim.
john william waterhouse - pandora (1896)pandora'nın kutuyu açtığı anı görüyoruz, kötülükler serbest kalmaya başlıyor, kutunun içinde ışıltılar ve solunda kötülüğün serbest kaldığını gösteren dumanlar var. kutu büyük ve görkemli, üzerinde bazı detaylar var.
pandora'yı da nasıl güzel resmetmiş, elbisesinin renkleri ve manzara da muhteşem. waterhouse'u pek seviyorum.
dante gabriel rossetti - pandora holding the box (1871)pandora'nın kutuyu açtıktan sonraki halini görüyoruz, kırmızı duman, tüm kötülükler, ölümler, hastalıklar dünyayı sarmaya başlamış, pandora'nın etrafında toplanmış. kutuda sadece umut var. kırmızının hakim olmasını pek beğendim bu tabloda ben.
walter crane - pandora (1885)en beğendiğimi sona sakladım. burada artık pandora'ın kutuyu açmış olduğunu ve pişmanlıkla kutunun üzerine yığıldığını görüyoruz, olan olmuş artık. arkada ağaçlar kuvvetli bir rüzgarla eğilmiş, kötü şeyler olacak. pandora'nın yapabileceği hiç bir şey kalmamış.
alexandre cabanel - pandora (1873)
charles edward perugini (1839-1918) - pandora's box pandora ve kutusuyla ilgili yapılmış diğer eserler için kaynak
devamını gör...
mansur yavaş'ın 3 mayıs türkçülük gününü kutlaması
buradan
omurgalı devlet adamını nasıl özlediğimizi bir kez daha bize hatırlattı. her hareketiyle nasıl da gönlümüzü çalıyor bu adam...
sen bu ülkenin son zamanlarda başına gelen en güzel şeysin... seni başkan yapacağız *
edit: ulan adam türk! malmisiniz, yorumlara bak. türk birisi kendi ülkesinde türkçülük gününü kutluyor, ecdadını atalarını yad ediyor buna ırkçılık deniyor. hangi ülkede hangi millette böyle bi kafa var?
hainleri çıldırtarak doğru bildiği yoldan sapmadan, 3 5 oy için başkalarına şirin gözükmek eğilmeyen bu adam bu ülkede cumhurbaşkanı olmazsa kimse olmasın. adam türk olduğu için oy vermeyecek kansizlar gram umrumuzdaysa kahrolayım. başkanın da umrunda değil çok belli.
gidin şimdi özgürlük adı altında etnik kökenizi yuceltici başlıklara yazarak, türklere ırkçı hakaretler ederek etnik masturbasyon yapmaya devam edin.
omurgalı devlet adamını nasıl özlediğimizi bir kez daha bize hatırlattı. her hareketiyle nasıl da gönlümüzü çalıyor bu adam...
sen bu ülkenin son zamanlarda başına gelen en güzel şeysin... seni başkan yapacağız *
edit: ulan adam türk! malmisiniz, yorumlara bak. türk birisi kendi ülkesinde türkçülük gününü kutluyor, ecdadını atalarını yad ediyor buna ırkçılık deniyor. hangi ülkede hangi millette böyle bi kafa var?
hainleri çıldırtarak doğru bildiği yoldan sapmadan, 3 5 oy için başkalarına şirin gözükmek eğilmeyen bu adam bu ülkede cumhurbaşkanı olmazsa kimse olmasın. adam türk olduğu için oy vermeyecek kansizlar gram umrumuzdaysa kahrolayım. başkanın da umrunda değil çok belli.
gidin şimdi özgürlük adı altında etnik kökenizi yuceltici başlıklara yazarak, türklere ırkçı hakaretler ederek etnik masturbasyon yapmaya devam edin.
devamını gör...
louis william wain
londra'nın sakinliği ile göze çarpan yerleşmelerinden birinde, 1860 yılı dolaylarında doğmuş bir ressam.

kendisi ölümden yaklaşık on yıl kadar önce şizofreni olduğunu öğrenmiştir. öncesinde kedi çizimleri ile meşhur olan bu sanatçı, hastalığının atak gösterdiği zamanlara göre çizimlerinde soyutluğa ve değişikliğe gitmiştir. kronolojik sıralamaya göre linkini verdiğim yukarıdaki görsel; wain'in buhranının resmine ne derece yansıdığını realist bir şekilde gösteriyor.
peki, bu adamın ilham kaynağı nedir ve hastalığı nasıl nüksetmiştir?
louis william wain'in evinde çok severek baktığı bir kedisi vardı. ondan esinleniyor, arada şakasına insansı görünümlü de kedişler de çiziyordu. bir gün yine kedisini resmettiği komikli bir tabloyu çok sevdiği eşine gösterdi ve eşi tabloyu çok sevdi. bunu gören wain, eşini güldürmek adına çeşitli kedi resimleri yapmaya başladı. (hayırlı koca ya resmen swh)
daha sonra bizler için üzücü, wain için korkunç derece yıkım gücü olan bir olay oldu; eşi kansere yakalanmıştı. günler günleri kovalarken eşi gözleri önünde yitip gitti. onun ölümünden sonra şizofreni teşhisi konulan wain, ölünceye değin kedileri çizmeye devam etti ancak hastalığı dolayısıyla çizimleri gittikçe soyutlaşıyordu. baktığımızda "bu ne la?" diyeceğim, karmaşık, fraktal şeklindeki tablolar vardı fakat louis hâlâ kedi çizdiğini düşünüyordu. eşinden yaklaşık on yıl sonra kendisi de yaşama veda etti.
hastalığından evvelki bir tablosu için; #958424.

kendisi ölümden yaklaşık on yıl kadar önce şizofreni olduğunu öğrenmiştir. öncesinde kedi çizimleri ile meşhur olan bu sanatçı, hastalığının atak gösterdiği zamanlara göre çizimlerinde soyutluğa ve değişikliğe gitmiştir. kronolojik sıralamaya göre linkini verdiğim yukarıdaki görsel; wain'in buhranının resmine ne derece yansıdığını realist bir şekilde gösteriyor.
peki, bu adamın ilham kaynağı nedir ve hastalığı nasıl nüksetmiştir?
louis william wain'in evinde çok severek baktığı bir kedisi vardı. ondan esinleniyor, arada şakasına insansı görünümlü de kedişler de çiziyordu. bir gün yine kedisini resmettiği komikli bir tabloyu çok sevdiği eşine gösterdi ve eşi tabloyu çok sevdi. bunu gören wain, eşini güldürmek adına çeşitli kedi resimleri yapmaya başladı. (hayırlı koca ya resmen swh)
daha sonra bizler için üzücü, wain için korkunç derece yıkım gücü olan bir olay oldu; eşi kansere yakalanmıştı. günler günleri kovalarken eşi gözleri önünde yitip gitti. onun ölümünden sonra şizofreni teşhisi konulan wain, ölünceye değin kedileri çizmeye devam etti ancak hastalığı dolayısıyla çizimleri gittikçe soyutlaşıyordu. baktığımızda "bu ne la?" diyeceğim, karmaşık, fraktal şeklindeki tablolar vardı fakat louis hâlâ kedi çizdiğini düşünüyordu. eşinden yaklaşık on yıl sonra kendisi de yaşama veda etti.
hastalığından evvelki bir tablosu için; #958424.
devamını gör...
bir erkeğin sizinle ilgilendiğini anlamanın yolu
bir eliyle amuda kalkarken, diğer elini kafasının üzerinden götürüp kulağını tutup, çektikçe göz kırpıp öpücük atıyorsa, ve bu sırada odağını dengesi yerine sizden alamıyorsa ilgileniyordur.
devamını gör...
her şeye ve herkese rağmen yalnız hissetmek
biraz önce yaşadığım hadise.
öğleden sonra birden fenalaştım. önce karın ağrısı sonra ise mide bulantısı ve en son da eklem ağrısına bıraktı ağrılar kendisini.
ev halkının umurunda değil bu durum. sıcak hava çarpmıştır,soğuk bir şey içmişsindir, üşütmüşsündür deyip geçiştiriyorlar. kalktım ağrılı sızılı, kaselerce yoğurt yedim. üstüne bir de ağrı kesici. demem o ki insan bazen ailesinin içinde bile kendini yalnız hissedebiliyor. yemişim yalnızlığı bu saatten sonra kaselerce.
öğleden sonra birden fenalaştım. önce karın ağrısı sonra ise mide bulantısı ve en son da eklem ağrısına bıraktı ağrılar kendisini.
ev halkının umurunda değil bu durum. sıcak hava çarpmıştır,soğuk bir şey içmişsindir, üşütmüşsündür deyip geçiştiriyorlar. kalktım ağrılı sızılı, kaselerce yoğurt yedim. üstüne bir de ağrı kesici. demem o ki insan bazen ailesinin içinde bile kendini yalnız hissedebiliyor. yemişim yalnızlığı bu saatten sonra kaselerce.
devamını gör...
çok söylendiği için içi boşalan kelimeler
2023.
devamını gör...
ağlamak
son 1 haftadir icine dustugum bataklik. onceleri tetikleyici birsey gerekiyordu. 1 hafta oncesine kadar en son mayis ayinda elle tutulur bir sebepten aglamistim. gel gor ki, izledigim bir dizinin etkisi, hayatimin aldigi hal ve ruh sagligim birlesince 1 haftadir neredeyse her gun birkac posta olmak kaydiyla aglamaya basladim. hatta sonralari sustum, bir anda durduk yere yine bosalmaya basladi yaslar. normal mi bilmem. aliskanliga cevirdim olayi galiba. suan aglarim diye bircok seyden kaciyorum mesela. bu kadar basit olmamaliydi.
devamını gör...
tarkan'ın en iyi şarkısı
tarkan’ın aşk parçası. eski tarkan şarkıları kendini tekrar etmeyen değişken melodili olurdu.nakaratı girişi ve sonu farklı duyguları uyandırırdı :
devamını gör...
şeyma subaşılaşmak
insanlar şeyma subaşılaştılar mı bilmem ama insanlar artık aynılaştı. sosyal medyada birçok kişideki en güzel benim, en çok benim hayatım mükemmel triplerini mi dersiniz. fındık gibi minnacık olmak suretiyle yapılan burun estetiklerini mi dersiniz. törpülenen çene, inceltilen bel, büyütülen kalça mı dersiniz. ha tabi bir de dişler inci gibi olmak zorunda. tercih edilen kıyafetler zaten trendyol linklerinden hep aynı... artık güzellik algımızın çığırı çıkmış. insanlar böyle davranarak güzel olduklarını sanıyorlar fakat farkında değiller ki yalnızca birbirlerine daha çok benziyorlar...
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
devamını gör...
kafa sözlük
keşki dc'de ki gibi yazar hakkında düşündüklerimizi not edeceğimiz sadece bizim görebileceğimiz bir şey olsa...
ben çok unutkanım şahsen...
mesela bir yazarla tartışıp küfür eden bir yazara, şöyle bir not düşebilsem. küfürbaz arkana bakmadan kaç...
yada daha önce bir kadın yazarı taciz etmiş, duvar ol.
ya da çok iyi yazıyor dolu biri...
gibi...
böyle her yazarın üzerini sadece kendimizin görebileceği şekilde etiketlesek. bir düşünsenize bunu?
ben çok unutkanım şahsen...
mesela bir yazarla tartışıp küfür eden bir yazara, şöyle bir not düşebilsem. küfürbaz arkana bakmadan kaç...
yada daha önce bir kadın yazarı taciz etmiş, duvar ol.
ya da çok iyi yazıyor dolu biri...
gibi...
böyle her yazarın üzerini sadece kendimizin görebileceği şekilde etiketlesek. bir düşünsenize bunu?
devamını gör...
fiyatı pahalı gelince mağazada uydurulan yalanlar
ben bi dolaşıp geleyim dönüşte uğrarım kolay gelsin denir ve tebessüm edilir.
sonra zaten satıcı sizin niyetinizi anlar içinden ananıza sövmeye başlar.
sonra zaten satıcı sizin niyetinizi anlar içinden ananıza sövmeye başlar.
devamını gör...
hayatında hiç kitap okumamış insan
bilgi yalnızca kitaplar ile mi ediniliyor minvalinde savunmalar yaparlar genelde. elbet yalnızca kitaplar ile edinilmiyor fakat bu kitlenin büyük bir kısmı twitter'da gezip instagram'da birkaç post okuyarak bilgi edindiğini düşünüyor, ve tabii ki kaynağın herhangi bir önemi yok. işin edebiyat kısmında ise yine sosyal mecralarda birkaç nazım hikmet birkaç orhan veli postu layklamak kâfi. gerçek bilgi bu değil.
devamını gör...




