ilk gördüğümde resmen ay çok şükür dedim. eğer yalansa ağlarım. çok mutlu oldum yaa hoşgelmiş biriciğimiz iyi ki gelmiş*. bi daha giderse ona çok küseceğimi de bilsin lütfen gidişiyle ben dahil bütün sözlüğü çok üzdü*. iyi ki gelmiş yaa nası mutlu olduumm*.
devamını gör...

müstakbel kayınbabam oluyor arkadaşlar.

şimdi anlatacağım mevzu bundan iki gün önce gerçekleşti. bilen bilir, esra'yla 2 yıldır devam eden sürekli bir ilişkimiz var. anneciğim ve babacığımla ne zaman istemeye gitsem babası işi naza getiriyor, boş dönüyoruz. neymiş efendim cevahir teyze (müstakbel kayınvalidem) vegan olduğu için sütlü çikolata getirmişmişim de, kadın bu durumdan çok hoşnutsuz kalmışmış...

insanların her şeye bir kulp bulmasından sıkıldım. orta halli bir şirkette insan kaynakları departmanında çalışıyorum. türkiye şartlarında idare edebilecek bir durumum ve kırmızı bir vosvosum var. bir ara da vosvosa takmışlardı, kıza "o araba ne öyle yakışıyor mu hiç ızbandut gibi adama?" demişler. ben her gün esra ile düğüne o arabayla gitmenin hayalini kuruyorum peder beyimizin dediğine bak...

neyse bu seferki kız istemede de yine her zamanki gibi rutin muhabbetler edilmeye başladı. müstakbel pederim: "rıdvan oğlumuz ne iş yapar?" dedi. babam da bana bakıp "neydi lan, yeşil sözlük müydü?" dedi dürtükleyerek. fısıldayarak "hayır baba kafa sözlük" dedim. müstakbel kayınpeder: "heheh ben de bilirim o sözlüğü. namını çok duydum. radyo programı var mı?" dedi. babama kafamla hayır işareti yaptım, "yokmuş murat bey." dedi. bu biraz kemküm etti. o sırada televizyonda fatih altaylı'nın teke tek programı vardı, siyaset konuşuldu derken ben bir izin alıp lavaboya gittim. aslında esra'nın yanına gitmiştim.

"aşkım s.çtık ya. hep aynı terane! bu sefer de radyo programı yapmıyormuşum, baban ona celallendi!"
"of aşkım ya ne yapıcaz biz! iyice sultan ile ferhat'ın aşkına döndük biz."
"ya hahaha"
"n'oldu yaa!"
"sinirden gülüyorum."

o anda whatsapp'tan yoldaş benjamin'e yazdım.

ben: ya moruk sana işim düştü.
yoldaş: hayırlar olsun knk noldu ki?
ben: bu sefer de radyo programım yok diye sepetleyecekler olm biziii.
yoldaş: ya tamam knk onu hallederiz ya sorun değil.
yoldaş: programın ismi ne olsun?
ben: ne bileyim moruk salla bi şeyler işte. istersen mebusan meclisi de. fark etmez. esra'mı alayım yeter.
yoldaş: tamam uykusuzkahve'ye söyleyim ayarlasın bi şeyler.
yoldaş: olm sendeki bu şansa ben ehhehe
ben: yav sorma. işler hep b.ka sarıyor. neyse ben içeri kaçayım kahve gelecek daha.
yoldaş: *gülerken ağlayan emoji*
ben: *dans eden koreli velet gifi*
yoldaş: *utanan maymun emojisi*
ben o emoji ne ln? bizi bozar sdhsdhf.
ben öptüm *muck yapan emoji*

ben de nişantaşı çocuğuyum ben de kafa radyo yayını yayını yapacağım. benim neyim eksik hahayt! murat amca ve cevahir teyze de artık esra'mı vermemek için hiçbir sebebi kalmayacak. kız mesaj attı. babası buna "kızım bizim radyo programı bile olmayan adama verecek kızımız yok, seni ben bu uğursuz için mi büyüttüm" demiş. görecek o gününü... beklesin bakalım ey mi yaman bey mi yaman.
devamını gör...

kadıköy moda

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

biraz gökkuşağı

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


biraz analog

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


biraz kedi

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ekstra
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

başta bu iş için çok uğraşan kıymetli arkadaşım uykusuzkahve olmak üzere bu kampanyanın bir şekilde bir yerlerinden tutmuş olan tüm yazarlarımızın ve yönetimin ellerine, yüreğine sağlık. iyilik ve sevgi bulaşıcıdır. buradan çıkıp o kalplere ulaştığı gibi biliyorum ki oradan da çıkıp yayılmaya devam edecektir. bir şeyleri düzeltecekse bunu ancak sevgi yapabilir diye düşünmekteyim. güzel kalplerinizdeki sevgi ve iyiliği bu şekilde dışarı vurduğunuz için de hepinize teşekkür ediyorum. yeni yıla böyle güzel bir etkinlikle girdik, umuyorum ki devamını da getireceğiz. sevgiyle kalın.
devamını gör...

öncelikle (bkz: metafor)
dinler işlerine gelince biraz utangaç olurlar!
bir elmadır almış başını gidiyor.
doğal olarak çoluk çocuk soruyor.
yahu bu nasıl bir allah’tır ki adamın biri elma yedi diye cennettinden kovuyor?

bunu doğru dürüst cevaplandıracak dindar sayısı bir elin parmağını geçmez.
imtihan der ve seni geçiştirir.
zira kendisi de bilmez.
çünkü araştırmamış, sormamış.
sadece bir yerden duymuş veya okumuş.
ondan sonra kabul etmiş.
öyle ya dinde teslimiyet var.

benim bir imam amcam vardı.
kendisi din haricinde felsefe ile uğraşıyordu.
bir gün bu soruyu kendisine sordum.

amcam sinirli bir şekilde aynen şöyle dedi.
“ ne elması ulan hıyar ağası?
elma değil o. ayıp olmasın diye bir benzetme yapılmış.
cahil cühelanın içinde istediğimiz gibi konuşamıyoruz ki anlatalım. elmadan kasıt havva’nın mahremidir.”

yani dostlar.
adem’in yediği iddia edilen elma, havva’ın mahrem yeri olup cinsel münasebet kastediliyor.
devamını gör...

hiçbir şeye şaşırmamak ,duygularını içinde yaşamak ve tek olduğunu bilmek.
devamını gör...

hiçbir zaman sevildiğinizi, gerçekten ilgilenildiğinizi hissedemediğiniz, hiçbir zaman yaranamadığınız annedir. ne yapsanız yaranamazsınız. yaptığınız hiçbir şeyi beğenmez, aşağılar, hakaretler yağdırır, sözünü dinlemediğinizde acımasızca eleştirir, yerin dibine sokar. onun yanındayken gittikçe küçüldüğünüzü, enerjinizin çekildiğini hissedersiniz. sürekli suçlar.. en çok hissettiğiniz duygu, suçluluk duygusudur. öyle bir manipüle eder ki "kötü, yetersiz, değersiz, nankör" biri olduğunuza sizi inandırır. sevgiyi hissedemezsiniz çünkü sevmeyi bilmez, sürekli kontrol eder. çocuğunu kendi uzantısı olarak görür, o yüzden her yaptığına karışır, asla onu bir birey olarak görmez. kendini çok değersiz ve yetersiz hissettiğinden haliyle onun uzantısı da onun gibi değersiz ve yetersizdir.

"zor bir ailede büyümek" kitabı, benim bu konuda farkındalık kazanmamı sağladı. annenizin narsist olduğu gerçeğiyle yüzleşmek zordur zira kendisi tam bir görev yapıcıdır. yedirir, içerir, güzel kıyafetler giydirir ama duygusal olarak hiçbir zaman yanınızda yoktur. mesela fiziksel olarak hasta olduğunuzda çayınızı çorbanızı yapar ama duygusal sorunlarınıza asla yanınızda yoktur. duygularınızı yok sayar, "sen de amma abartıyorsun, kafanda kuruyorsun" gibi şeyler söyler. üzüldüğünüzde teselli etmez, niye üzülüyorsunuz diye kızar. yanlış bir şey yapsa bile, hiçbir zaman özür dilemez çünkü hiçbir zaman pişmanlık hissetmez. size kötü davrandıysa siz zaten hak etmişsinizdir, niye sizden özür dilesin ki?
her zaman haklıdır. kendini her durumda haklı görür.

böyle biriyle mücadele çok zordur ama farkındalık kazandığınızda olgunluk sahibi bir birey oluyorsunuz. öncelikle, kendinizi suçlamayı bırakın, ne olursa olsun siz koşulsuz sevilmeyi, iyi davranılmayı hak eden iyi birisiniz. ondan ilgi, sevgi, onay beklemeyin. kendi kendinizi sevmeyi, sarıp sarmalamayı ve onaylamayı öğrenin. siz böyle duygusal olarak güçlendikçe sizin üzerinizde etkili olamadığını görecek, belki ilk zamanlar daha da saldıracak ama siz, kararlılıkla kendi arkanızda durdukça o da mecburen sizi olduğunuz gibi kabul edecek ki etmese bile, siz zaten bunu umursamayacaksınız...

benim yıllarımı aldı, hiç kolay değil ama sonundaki ödül yani kendimi bulmam için tüm bu mücadeleye değdi...
devamını gör...

tanımlarını beğenip takip ettiğim arkadaşlara hem tanımları için teşekkür eder, takip etmeye başladıysam da bir beğeni delaleti olarak kendileriyle paylaşırım. çoğu da geri takip ederler sağolsunlar, bu 113 kişi içinde çoktur bu tarz takipçim. bunu da takipçi kasmakla uzaktan yakından asla işim olmadığını belirtmek adına her yerde dile getiririm.
devamını gör...

abartılmadığı takdirde doğru olanı yapan annedir. erken yaşlarda çocuğunun neye ilgisinin olduğunun farkına vararak çocuğunun o yönde kendisini geliştirmesi için onu doğru yönlendirebilir.
devamını gör...

modern insanlığın zihninde cehennem deyince (bkz: dante alighieri)'nin (bkz: ilahi komedya) kitabında tasvir ettiği; 7 katlı, kişilerin günahlarına göre sınıflandırılarak işkence gördükleri yer canlanır. itallayan ressam (bkz: sandro botticelli) tarafından tuvale aktılmıştır.

detaylara buradan ulaşılabilir
devamını gör...

umarım başarmışsındır. umarım kurtulmuşsundur. eğer başaramadıysan da üzülme. seni sevmediler hiç biliyorum ama ben seni seviyorum.
devamını gör...

her seferinde karşımda insan mı var yoksa keşkül mü diye sorgulatan insan tipidir, olmaz olsundur, puh!

edit : pandemi döneminden önce de vardı bu tipler, şimdiye has değil yani.
devamını gör...

duyguların, düşüncelerin ve anlatılmak istenen sözlerin mısralar halinde ifade edilmesi ile oluşan sanattır. belli bir yetenek ve yaratıcılık sonucunda ortaya çıktığı için değerli ve güzeldir.

bazen okumak yetmez. insan yazmak da ister.
devamını gör...

normalden fazlasıyla erken yirmilik diş çıkartmaya başladım, şu an beni öldürmeyen ama süründüren şey işte bu diş ağrısı...
devamını gör...

gündemi takip etmek, okumak, araştırmak her konu en azından bir çok konu hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlar. betul mardin belgeselleri izledim mesela ben bugün. 90 küsür civarlarında halkla ilişkiler uzmanı bir kadın. ona sordular buna benzer bir soru. okuyun dedi ne olursa okuyun gündemi hep takip edin. betul hanımın diksiyonunu, bilgi birikiminin görünce hayran kaldım.
devamını gör...

şuan entarilerimi artılayan yazar kişisi.
devamını gör...

isa mesih'in yeryüzünde zuhur edip tanrının krallığını kurması için ilk önce armageddon savaşı denilen büyük bir dünya savaşının patlak vermesi gerektiğine inanan bir hristiyan topluluğu, tarikatı, mezhebi artık her ne denirse. trump iktidarında amerikan bürokrasisine evanjelist olduğunu gizlemeyen bir sürü insan getirilmiştir. bu abiler armageddon savaşı artık çıksın diye dünyadaki her savaşı desteklerler hatta ve hatta yıkım daha büyük olsun da isa hemencecik gelip tanrının göksel krallığını kursun diye nükleer silahların bile kullanılması gerektiğini savunurlar. baya baya zararlı bir cemiyettir kendileri.
devamını gör...

eğer ciddi yazmamız gerekiyorsa yazalım.

diyelim ki evde yalnızsınız. ve gecenin bir saatinde salondan yürüme sesi duydunuz. bunun hırsız olduğuna emin olduktan sonra yapacağınız şeyler;

-ilk olarak sakin olun. hırsızlar genelde yanlarında silah olarak bıçak taşırlar. çok nadir tabanca taşma ihtimalleri var. ve siz ona karşı çıkmadığınız sürece asla size saldırmazlar.
-ikinci olarak sessizce telefonunuzu alın. ardından *'i arayın ve sessizce bir hırsızın geldiğini açıklayın. burada önemli bir diğer etken adresinizi düzgün bir şekilde açıklayabilmeniz. aksi takdirde polisin evinizi bulması zorlaşır.
-üçüncü adım ise eğer yatak odanızı kilitleyebileceğinizden eminseniz sakin adımlarla kapıya doğru yönelin ve kapıyı kilitleyin.
-kapıyı kilitledikten sonra elinize kendinizi savunabileceğiniz bir alet alın. hafif,küçük ama etkili herhangi bir şey olabilir. böylece hırsızın polise karşı rehine durumuna düşürmesini zorlaştırdınız.
-hırsız kapıyı kilitleme sesini duyacaktır ve elini çebuk tutup topuklayacaktır. eğer topuklamazsa ve işine devam ederse veya sizin kapınızı açmaya çalışırsa tetikte bekleyin.
-artık kalan süreçte yapabileceğiniz tek şey polisi beklemek. genelde polisler olay bittikten sonra gelirler ama meraklanmayın. bu gibi hırsızlar genelde en fazla birkaç güne yakalanırlar.

unutmayın! hırsızı döverek veya öldürerek etkisiz hale getirip kahraman olmaya çalışmak sizin can güvenliğiniz için tehlikelidir.
ayrıca eğer hırsızı öldürürseniz hapse girebilirsiniz.

hırsız gelmeden yapılacak önlemler;
-eve güvenlik kamerası taktırmak.
-tekin şehir ve mahallelerde yaşamak.
-kapı kilitlerini eve taşındıktan sonra değiştirmek.
-yatak odasında en azından kendinizi korumak için sopa veya bıçak* bulundurmak
-evden çıkarken kapıyı birkaç kez kilitlemek
-bi tane ısı güdümlü roketatar alıp geceleri aktif hale getirmek.

bunları yaparsanız evinize hırsız girme olasılığınız çok düşer.
devamını gör...

konu başka olsa da o kadar doğru ki. daha güzel açıklanamazdı.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kızıl öfke benjamin yazarlarına pislik dedi ve yazar arıtma tesislerinin açılışını yaptı.

kızıl kurdeleyi keserken hiç mi sızlamadı vicdanın?

ayıp efendi ayıp! tek tek yazman lazım bu pislikleri yoksa her yazar zan altında kalır. kimi arıtıyoruz? niye arıtıyoruz? her yazarın ph değerini mi ölçeceğiz, ne edeceğiz?

o değilde pislik dedi. vallahi dedi.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim