can dündar
bir gün ülkesine kahraman olarak dönecek olan gazetecilerden biri.
devamını gör...
ilkokulda atatürk’ün gittiği okulların ezberlenmesi
anası, babası derken bir çok şeyini ezberlemiştik. aslında ezberlememiz gereken düşüncesi ve o düşünce yapısını uygulamaktır. ayakta uyutuyorlar bizi, boş işler ile oyalanıyoruz.
gündemde olan ciğeri 5 para etmez siyasetçileri destekleyen insan sürüleri var. bu kadar kötü duruma nasıl geldik ya...
parti şakşakcılığı yapılmaz arkadaşlar. iyi yönetiyor ise oy ver eğer yok ise o ışık yol ver.
bunlar futbol takımı değil arkadaş. bunlar ülkeyi yönetecek insanlar. parti tutulmaz. bakarsın görüşüne, icraatına iş varsa oy ver ama parti tutma be kardeşim.
edit: atatürk ten girip partiden devam etmek nedir arkadaş. dolmuş içimde demekki.
gündemde olan ciğeri 5 para etmez siyasetçileri destekleyen insan sürüleri var. bu kadar kötü duruma nasıl geldik ya...
parti şakşakcılığı yapılmaz arkadaşlar. iyi yönetiyor ise oy ver eğer yok ise o ışık yol ver.
bunlar futbol takımı değil arkadaş. bunlar ülkeyi yönetecek insanlar. parti tutulmaz. bakarsın görüşüne, icraatına iş varsa oy ver ama parti tutma be kardeşim.
edit: atatürk ten girip partiden devam etmek nedir arkadaş. dolmuş içimde demekki.
devamını gör...
ateist kaplumbağa
dedesini tanırdım ateist kaplumbağanın. *
#394813
bir kara kaplumbağasına göre genel kültürü ve mizahı denizleri taşırmış.
öyle taşırmış ki sürümün ve benim yaptığım küçük barajı bile yerle bir etmiş!
olsun varolsun. bir gün kendisi ile oturup tartışmak isterdim. *
#394813
bir kara kaplumbağasına göre genel kültürü ve mizahı denizleri taşırmış.
öyle taşırmış ki sürümün ve benim yaptığım küçük barajı bile yerle bir etmiş!
olsun varolsun. bir gün kendisi ile oturup tartışmak isterdim. *
devamını gör...
geceye bir şerefsizlik bırak
beğendiğin tanıma artı oy atmamak.
devamını gör...
hassas türk aile yapısı (yazar)
sözlükte yapılan mizahları anlayan 3-5 yazardan biridir. severim kendisini, bu yazarla sorunu olan beni bulsun, ona çok güzel küfürler hazırladım! kalemine kuvvet bolca tanım gir aslanım. *
devamını gör...
hata yapmayı kazanım olarak görmek
her kaybettiğinde kazanan yanlarını sevmeyi bilmektir.
devamını gör...
hiç görmediği birine aşık olan insan
gördükten sonra da sevmediğin şeyler olursa onları da sevmeye başlıyorsun.
devamını gör...
kitsch
endüstri devrimi sonrası almanya'da ucuz ve popüler resimleri veya eskizleri betimlemek için kullanılmış bir sözcük. zamanla başka dillerde çevirisi yapılmaksızın kendine yer bulan karmaşık bir kavrama dönüştü. bazılarına göre çirkinliği ve bayağılığı kavramsallaştırıp güzelin mertebesine erişiyor, bazılarına göre güzelin tanımını sarsarak kendine alan açıyor.
devamını gör...
hayatınız bir film olsaydı şarkısı ne olurdu sorunsalı
devamını gör...
bibliyoterapi
"biblion"(kitap ) ve "therapeo"(iyileşme ) kelimelerinin birleşmesinden oluşan "kitap yoluyla iyileşme" anlamına gelir.
bu terim ilk kez 1916'da samuel grother tarafından kullanılmış.
yalnız kitapların iyileştirici etkisi geçmişten günümüze bir şekilde fark edilmiştir.
örnek olarak nicola tesla'yı verebiliriz.
tesla, çocukluk dönemlerinde birkaç ağır hastalık geçirir.
okumaya olan düşkünlüğünden dolayı hastalık süresince kendisine bir kütüphane tarafından sürekli kitaplar gönderilir.
bu kitaplar arasında, mark twain'in romanları da bulunmaktadır.
tesla'ya göre kendisini iyileştiren mark twain'in romanlarıdır:
"bir gün elime birkaç kitap tutuşturdular. daha önce hiç böyle kitaplar okumamıştım, bana içinde bulunduğum umutsuz durumu unutturacak kadar etkileyiciydiler. bunlar mark twain'in, okumamı izleyen mucizevî iyileşme dönemimi de borçlanmış olabileceğim ilk eserleriydi."
çok sonraları bu ikili iki iyi arkadaş olurlar neyse bu da başka bir başlığın konusu.
daha da eskiye gidersek, eski yunan'da kütüphaneler okuma, dinlenme ve düşünme yeri olarak tasarlanmıştır.
kitabın iyileştirici etkisini fark eden eski yunan'lılar kütüphanelerinin girişine " ruhun şifa yeri" yazmışlardır.
peki nedir bibliyoterapinin faydaları?
bir makaleye göre bibliyoterapinin faydaları ve amaçları şunlardır:
(1) bireyin kendini tanımasına ve keşfetmesine yardımcı olabilme,
(2) kendi sorunlarına benzer sorunları olan kişilerin de olduğunu fark edebilmelerine yardımcı olabilme.
(3) kendine ve başkalarına ilişkin farkındalık sağlayabilme.
(4) bireyin daha olumlu bir benlik duygusu geliştirmesine yardım edebilme.
( 5) sorunlarının çözümüne ilişkin içgörü kazanabilmelerini sağlayabilme.
(6) duygusal boşalım ve zihinsel stresten kurtulmasını sağlayabilme.
(7) bir sorunun farklı çözüm yolları olduğunu görebilmelerini
sağlayabilme.
(8) yeni değerler, tutumlar ve davranışlar geliştirmelerini sağlayabilme.
(9) başkaları ile empati kurmalarını ve olaylara diğerlerinin gözü ile bakmalarını sağlayabilme, (10) yaşanılan toplumun değerlerine farkındalık sağlayabilme.
( 11) farklı ve yeni durumlara uyum sağlamalarına yardımcı olabilme.
(12) bireylerin kendilerini dürüstçe değerlendirmelerini sağlayabilme.
(13) anne, baba ve çocuk arasındaki çatışmaların çözü-münü sağlayabilme.
(14) çocuk ve gençlerin gelişimsel ihtiyaçlarıyla baş edebilmelerini sağlayabilme.
(15) alternatif çözüm önerileri geliştirebilme.
(16) bireylerin tutum ve davranışlarını analiz edebilmeleri için onlara yardım edebilme.
(17) danışanın kendi sorunları ile başkalarının sorunları arasındaki benzerlikleri görebilmesine yardım edebilme ve danışanın
toplumla çatışma yaşamadan uyum sağlayabilmesine yardım edebilmektir.
bu terim ilk kez 1916'da samuel grother tarafından kullanılmış.
yalnız kitapların iyileştirici etkisi geçmişten günümüze bir şekilde fark edilmiştir.
örnek olarak nicola tesla'yı verebiliriz.
tesla, çocukluk dönemlerinde birkaç ağır hastalık geçirir.
okumaya olan düşkünlüğünden dolayı hastalık süresince kendisine bir kütüphane tarafından sürekli kitaplar gönderilir.
bu kitaplar arasında, mark twain'in romanları da bulunmaktadır.
tesla'ya göre kendisini iyileştiren mark twain'in romanlarıdır:
"bir gün elime birkaç kitap tutuşturdular. daha önce hiç böyle kitaplar okumamıştım, bana içinde bulunduğum umutsuz durumu unutturacak kadar etkileyiciydiler. bunlar mark twain'in, okumamı izleyen mucizevî iyileşme dönemimi de borçlanmış olabileceğim ilk eserleriydi."
çok sonraları bu ikili iki iyi arkadaş olurlar neyse bu da başka bir başlığın konusu.
daha da eskiye gidersek, eski yunan'da kütüphaneler okuma, dinlenme ve düşünme yeri olarak tasarlanmıştır.
kitabın iyileştirici etkisini fark eden eski yunan'lılar kütüphanelerinin girişine " ruhun şifa yeri" yazmışlardır.
peki nedir bibliyoterapinin faydaları?
bir makaleye göre bibliyoterapinin faydaları ve amaçları şunlardır:
(1) bireyin kendini tanımasına ve keşfetmesine yardımcı olabilme,
(2) kendi sorunlarına benzer sorunları olan kişilerin de olduğunu fark edebilmelerine yardımcı olabilme.
(3) kendine ve başkalarına ilişkin farkındalık sağlayabilme.
(4) bireyin daha olumlu bir benlik duygusu geliştirmesine yardım edebilme.
( 5) sorunlarının çözümüne ilişkin içgörü kazanabilmelerini sağlayabilme.
(6) duygusal boşalım ve zihinsel stresten kurtulmasını sağlayabilme.
(7) bir sorunun farklı çözüm yolları olduğunu görebilmelerini
sağlayabilme.
(8) yeni değerler, tutumlar ve davranışlar geliştirmelerini sağlayabilme.
(9) başkaları ile empati kurmalarını ve olaylara diğerlerinin gözü ile bakmalarını sağlayabilme, (10) yaşanılan toplumun değerlerine farkındalık sağlayabilme.
( 11) farklı ve yeni durumlara uyum sağlamalarına yardımcı olabilme.
(12) bireylerin kendilerini dürüstçe değerlendirmelerini sağlayabilme.
(13) anne, baba ve çocuk arasındaki çatışmaların çözü-münü sağlayabilme.
(14) çocuk ve gençlerin gelişimsel ihtiyaçlarıyla baş edebilmelerini sağlayabilme.
(15) alternatif çözüm önerileri geliştirebilme.
(16) bireylerin tutum ve davranışlarını analiz edebilmeleri için onlara yardım edebilme.
(17) danışanın kendi sorunları ile başkalarının sorunları arasındaki benzerlikleri görebilmesine yardım edebilme ve danışanın
toplumla çatışma yaşamadan uyum sağlayabilmesine yardım edebilmektir.
devamını gör...
yıl biterken dilek tut
mümkünse 2020 ve 2021'i aratmasın kafi..
devamını gör...
fıtri ihtiyaçlar
ana diliyle türkü söylemek, dua etmek, ağıt yakmak, yazı yazmak.
devamını gör...
yazarların sahip olduğu ilk cep telefonu
efsane yilan oyunuyla nokia3310.şu telefonla ne hava atardım şimdiki gençler görse kesici alet zanneder.
devamını gör...
kadınların birbirine boydan fotoğraf atıp erkeklere atmaması
birbirimizin o günkü kombinini görmeyelim mi, yeni alınan ayakkabı uymuş mu uymamış mı bakmayalım mı, yeni oje nasıl durmuş, dudak dolgusu fark etmiş mi, estetik ameliyat öncesi ve sonrası meme-karın nasıl olmuş verilen paraya değmiş mi, yeni iç çamaşırı ne kadar etkileyici... tüm bunları kendi gruplarımızda ayrıntılarıyla değerlendiriyoruz tabii ki.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
sözlük radyosunun bir programı.
sözlük gibi internet sitelerinde kullanıcıların tamamen gönüllü olarak çeşitli temalarda müzik, sohbet ya da kurgusal içerikli yapımlarını paylaştığı platformlar çevrimiçi sözlük radyosu olarak biliniyor. bu yayınlar, yapanları için alelade bir etkinlik de olabilir, ömür boyu sürecek bir tutkunun yansıdığı başka bir işaret de. sözlüğü bir mecra olarak benimsemiş insanların hayatlarına dokunan oluşumlar ve gelişmeler gözlemlenebiliyor böyle platformlar sayesinde. önemli bir nokta daha var ki hiçbir radyo yayıncısı bundan maddi bir kazanç elde etmiyor, edemez, çünkü sözlük radyoları ufacık bir reklam bile alsa ticarileşir, ticarileştiği için telif öder. hosting ve benzeri masraflar çoğu kez imece usulü halledilir bu nedenle, olayın güzelliği de ticari olmamasındadır.
on iki yıldan fazla zamandır iki farklı sözlük radyosunda farklı temalarda yayın yapıyorum, bir gün bile hiçbir sözlük kullanıcısının sözlük radyosunu dinlemesi için bir dayatma, ya da baskı uygulandığına şahit olmadım. yeri geldi 1 (yazıyla bir) dinleyiciye yayın yaptığım oldu, yeri geldi 100 kişiye. herkes her şeyi beğenmek, sevmek, dinlemek zorunda değil, samimi bulmak zorunda hiç değil, iyi ki de değil. çünkü bu sayede çeşitlilik sağlamak, bir zenginlik oluşturmak mümkün. dinlemek istemeyenler, radyo programı bağlamını hiç sevmeyip kendi seçtiklerini dinlemek isteyenler olabilir, onlar için radyonun açıldığı tarayıcının kapatma butonu sağ üst köşede. bir kullanıcı gerekli ayarları yaparak radyodan bîhaber de sürdürebilir sözlük deneyimini. herkes zamanını dilediği gibi kullanmakta özgür. ne var ki kendince bir şeyler yapmaya çalışan insanlara da sırf dikkat çekmek için "sevmiyom yaa keşke bitse, yine iyisiniz hatırlatayım hadi size, ay bir dakika katlanamıyorum" türünde söylemlerle gelmek ne saygı ne de iyi niyet belirtisidir. zaten öyle olsaydı düzgün bir eleştiriyle, o da olmazsa daha düzgün bir üslupla geldiğini görür ibret alırdık. üslûp çok önemli derdinizi anlatmak için. ayrıca karman çormanlığıyla canları fazlasıyla yakan dünya gündeminden ve kişisel gündemlerinden bir parça uzaklaşıp kendi kendilerine eğlenen insanların nesi bu kadar rahatsız edici, bilen varsa beri gelsin.
sözlük gibi internet sitelerinde kullanıcıların tamamen gönüllü olarak çeşitli temalarda müzik, sohbet ya da kurgusal içerikli yapımlarını paylaştığı platformlar çevrimiçi sözlük radyosu olarak biliniyor. bu yayınlar, yapanları için alelade bir etkinlik de olabilir, ömür boyu sürecek bir tutkunun yansıdığı başka bir işaret de. sözlüğü bir mecra olarak benimsemiş insanların hayatlarına dokunan oluşumlar ve gelişmeler gözlemlenebiliyor böyle platformlar sayesinde. önemli bir nokta daha var ki hiçbir radyo yayıncısı bundan maddi bir kazanç elde etmiyor, edemez, çünkü sözlük radyoları ufacık bir reklam bile alsa ticarileşir, ticarileştiği için telif öder. hosting ve benzeri masraflar çoğu kez imece usulü halledilir bu nedenle, olayın güzelliği de ticari olmamasındadır.
on iki yıldan fazla zamandır iki farklı sözlük radyosunda farklı temalarda yayın yapıyorum, bir gün bile hiçbir sözlük kullanıcısının sözlük radyosunu dinlemesi için bir dayatma, ya da baskı uygulandığına şahit olmadım. yeri geldi 1 (yazıyla bir) dinleyiciye yayın yaptığım oldu, yeri geldi 100 kişiye. herkes her şeyi beğenmek, sevmek, dinlemek zorunda değil, samimi bulmak zorunda hiç değil, iyi ki de değil. çünkü bu sayede çeşitlilik sağlamak, bir zenginlik oluşturmak mümkün. dinlemek istemeyenler, radyo programı bağlamını hiç sevmeyip kendi seçtiklerini dinlemek isteyenler olabilir, onlar için radyonun açıldığı tarayıcının kapatma butonu sağ üst köşede. bir kullanıcı gerekli ayarları yaparak radyodan bîhaber de sürdürebilir sözlük deneyimini. herkes zamanını dilediği gibi kullanmakta özgür. ne var ki kendince bir şeyler yapmaya çalışan insanlara da sırf dikkat çekmek için "sevmiyom yaa keşke bitse, yine iyisiniz hatırlatayım hadi size, ay bir dakika katlanamıyorum" türünde söylemlerle gelmek ne saygı ne de iyi niyet belirtisidir. zaten öyle olsaydı düzgün bir eleştiriyle, o da olmazsa daha düzgün bir üslupla geldiğini görür ibret alırdık. üslûp çok önemli derdinizi anlatmak için. ayrıca karman çormanlığıyla canları fazlasıyla yakan dünya gündeminden ve kişisel gündemlerinden bir parça uzaklaşıp kendi kendilerine eğlenen insanların nesi bu kadar rahatsız edici, bilen varsa beri gelsin.
devamını gör...
nickaltı
şunun sekmesini başıboşlar gibi ayırmanın vakti gelmedi mi?
iki dakka önce okuduğum başlık birden buhar olup uçuyor.
türk polisi gibisiniz vallahi.
ya hiç akıştan almayın ya da komple ayırın.
bilemiyorum bir tek bana mı garip geliyor bu uygulama?
iki dakka önce okuduğum başlık birden buhar olup uçuyor.
türk polisi gibisiniz vallahi.
ya hiç akıştan almayın ya da komple ayırın.
bilemiyorum bir tek bana mı garip geliyor bu uygulama?
devamını gör...
diyarbakır köy okulu yardımımızın ulaşması
çok güzel insanlarsınız emeği geçen herkese teşekkürler
devamını gör...


