sumak'ın aşağı bakamıyoruz karikatürü
bilinçaltlarının ne kadar iğrenç, ne kadar lağımsı olduğunu gözler önüne sermişler.
böyle devam edin, mizah yaptığınızı zannederek gösterin bize o pis düşüncelerinizi.
nasıl olsa bu millet bir gün gereken cevabı sandıkta da sokakta da her türlü verecek.
o zaman yönünüzü nereye nasıl döneceksiniz çok merak ediyorum.
böyle devam edin, mizah yaptığınızı zannederek gösterin bize o pis düşüncelerinizi.
nasıl olsa bu millet bir gün gereken cevabı sandıkta da sokakta da her türlü verecek.
o zaman yönünüzü nereye nasıl döneceksiniz çok merak ediyorum.
devamını gör...
esra erol'a gelen kişilerin problemlerinin nedenleri
fazla özgüven olduğunu düşündüğüm etkendir.
eskiden ailelerde bir sorun olsa kimse duymasın diye üstü örtbas edilir, sorun ne ise halledilirdi. şimdi millet aile içindeki tüm rezillikleri, olayları utanıp çekinmeden milyonlar önüne seriyor yetmiyor kayıp ilanı için gelenlerin giydiği dona kadar, mahallede tüm ilişkilerin (çarpık), aile içindeki dıdısının dıdısına kadar oturulup konuşuluyor. reyting uğruna ortaya neler dökülüyor neler. hiç insan içine çıkamayacaklarını, ele güne karşı rezil olacaklarını düşünmeden kendilerini elaleme güldürüyorlar.
bir başka etken ise cahilliktir. yakin zamanda denk gelip izlediğim bahsedilen programdaki olaydan yola çıkarak kadının kızı evden 8 ay içinde tamı tamına 3 kez evden, evli bir adam için kaçıyor. kızı kaçıran adam evli ve 3 çocuğu var. bunlar adam, karısı,3 çocuğu, ve sevgilisi ayni evde yaşıyorlar. adamın karısı programa başvuruyor. buraya kadar bi nebze belki problem yok. koca programda karısına nispet sevgilisiyle el ele diz dize oturuyor. bunu gören yaşlı teyze(adamın sevgilisinin annesi) kızına ayağındaki terliği fırlatıp atıyor. artık kime denk gelirse. terlik de frizbi gibi geri teyzeye dönüyor. programda sakatlık çıkmasın diye ananın terlik stüdyodan uzaklaştırılıyor. kadın çoraplariyla stüdyoyu paspasliyor. mağdur olan adamın karısına, x hanim yardım etmeye "bak kocandan ayrıl,bu gün bu sevgilisi gider yarin yenisi gelir, ben size sahip çıkarım" diyor. adamın karısı, tamam %95 boşanacağım diyor.
2 gün sonra işler iyice ipe sarıyor. mağdur eş ben ne ayrılacağım ne de barışacagim %50 kararim diyor. stüdyoda ki seyirciler tarafından yuhlaniyor bu kez terlik ona atılıyor. yaşlı teyzenin adam yaralamadan sabıkalı terliği studyo ekibi tarafından yine el konuluyor. teyzemizin ayağı yine boş kalıyor. bu sırada malum olaylı koca da ne olduysa 2 gün de "ben pişmanım karıma, çocuğuma döneceğim diyor" yüzsüz yüzsüz. sevgilisi "niye duygularımla oynadın?" o zaman diyor. mağdura yatıyor milli metres ah pardon "sevgilisi" ve bu kez de mağdur sevgili oluyor. x hanim ona da iş bulup yardım edeceğini söylüyor. bu olay için tipik (bkz: sadakatsiz dizisi) desek sırıtmaz.
programa katılan eş " lan bu adam beni aldattı bir daha aldatır" demiyor, aldatan koca zaten işsiz 3 çocuk da var ortada. kendi babası çalışıp onlar yiyormuş bir de yetmezmiş gibi gitmiş sevgili bulmuş. adamın sevgilisi pek sağlam ayakkabı değil 3 kere aynı adama kaçmış üstelik adam evli, yaşlı teyzemiz zaten malum. terligi anlatmama gerek yok bir tek rengi mavi. bu çok gerekli bilgi icin de bana da saygılar. neyse kısacası
bir allahin kulu da biz napiyoruz dememiş.
fırlatılan terlik kadar beyinleri yok bunların.
eskiden ailelerde bir sorun olsa kimse duymasın diye üstü örtbas edilir, sorun ne ise halledilirdi. şimdi millet aile içindeki tüm rezillikleri, olayları utanıp çekinmeden milyonlar önüne seriyor yetmiyor kayıp ilanı için gelenlerin giydiği dona kadar, mahallede tüm ilişkilerin (çarpık), aile içindeki dıdısının dıdısına kadar oturulup konuşuluyor. reyting uğruna ortaya neler dökülüyor neler. hiç insan içine çıkamayacaklarını, ele güne karşı rezil olacaklarını düşünmeden kendilerini elaleme güldürüyorlar.
bir başka etken ise cahilliktir. yakin zamanda denk gelip izlediğim bahsedilen programdaki olaydan yola çıkarak kadının kızı evden 8 ay içinde tamı tamına 3 kez evden, evli bir adam için kaçıyor. kızı kaçıran adam evli ve 3 çocuğu var. bunlar adam, karısı,3 çocuğu, ve sevgilisi ayni evde yaşıyorlar. adamın karısı programa başvuruyor. buraya kadar bi nebze belki problem yok. koca programda karısına nispet sevgilisiyle el ele diz dize oturuyor. bunu gören yaşlı teyze(adamın sevgilisinin annesi) kızına ayağındaki terliği fırlatıp atıyor. artık kime denk gelirse. terlik de frizbi gibi geri teyzeye dönüyor. programda sakatlık çıkmasın diye ananın terlik stüdyodan uzaklaştırılıyor. kadın çoraplariyla stüdyoyu paspasliyor. mağdur olan adamın karısına, x hanim yardım etmeye "bak kocandan ayrıl,bu gün bu sevgilisi gider yarin yenisi gelir, ben size sahip çıkarım" diyor. adamın karısı, tamam %95 boşanacağım diyor.
2 gün sonra işler iyice ipe sarıyor. mağdur eş ben ne ayrılacağım ne de barışacagim %50 kararim diyor. stüdyoda ki seyirciler tarafından yuhlaniyor bu kez terlik ona atılıyor. yaşlı teyzenin adam yaralamadan sabıkalı terliği studyo ekibi tarafından yine el konuluyor. teyzemizin ayağı yine boş kalıyor. bu sırada malum olaylı koca da ne olduysa 2 gün de "ben pişmanım karıma, çocuğuma döneceğim diyor" yüzsüz yüzsüz. sevgilisi "niye duygularımla oynadın?" o zaman diyor. mağdura yatıyor milli metres ah pardon "sevgilisi" ve bu kez de mağdur sevgili oluyor. x hanim ona da iş bulup yardım edeceğini söylüyor. bu olay için tipik (bkz: sadakatsiz dizisi) desek sırıtmaz.
programa katılan eş " lan bu adam beni aldattı bir daha aldatır" demiyor, aldatan koca zaten işsiz 3 çocuk da var ortada. kendi babası çalışıp onlar yiyormuş bir de yetmezmiş gibi gitmiş sevgili bulmuş. adamın sevgilisi pek sağlam ayakkabı değil 3 kere aynı adama kaçmış üstelik adam evli, yaşlı teyzemiz zaten malum. terligi anlatmama gerek yok bir tek rengi mavi. bu çok gerekli bilgi icin de bana da saygılar. neyse kısacası
bir allahin kulu da biz napiyoruz dememiş.
fırlatılan terlik kadar beyinleri yok bunların.
devamını gör...
putin düşerse normal sözlük'ün hali nice olacak sorunsalı
putin'i yalnızca safi insan olarak gören bünyeler tarafından gereksiz yere sorgulanan sorunsaldır.
putin, mother russia'nın öz oğludur.
bu uğurda mihail hodorkovski dahi yola gelmiştir. 3-5 çapulcuya mı bırakacağız ortalığı allasen ?
(bkz: in putin we trust)
putin, mother russia'nın öz oğludur.
bu uğurda mihail hodorkovski dahi yola gelmiştir. 3-5 çapulcuya mı bırakacağız ortalığı allasen ?
(bkz: in putin we trust)
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
marikaki sen ne güzel bir detaysın!!!!!!!! diye yerinden fırladığım yayın..
devamını gör...
lgbt'li ve hdp'li tayfanın haklı olan her muhalif hareketi baltalaması
nerede haklı bir muhalif hareket olsa yırtık dondan çıkar gibi çıkarak haklılığı haksızlığa dönüştüren üstün çabalarının takdir edilmesi gerekenlerdir.
bu adamların yaptığı muhalefetin başını çektiği hiçbir hareket halkta karşılık bulmaz. aksine muktedirin işine yarar. belki de ipleri muktedirin elindedir. kim bilir ?
ek: halk ''muhafazakar'' adı altında baskın bir fenotip ile sınırlandırılamaz. ama tüm ülkede özgül ağırlığı %1'i bile bulmayan lgbt bayrağıyla topyekün bir muhalefet organize etmeye kalkarsanız sonuçları sadece marjinal ve kısıtlı bir kitlenin cılız zafer nidaları ile son bulur. ona da ancak kargalar güler.
ek2: sevgili zartoşt'un eleştirilerini kıymetli bulsam da, anadolu'nun ücra bir köyünde siyasal islamcılar tarafından hakkı ve hukuku gasp edilen mazlum çiftçiyi şımarık lgbt'lilerin devrimciliği kurtaramaz. tarihte örneği yoktur. bu neoliberal ve sjw saçmalıklarını bırakmalarını salık veririm.
ek3: lol'un uyarısyla ilk cümledeki anlatım bozukluğu düzeltildi.
bu adamların yaptığı muhalefetin başını çektiği hiçbir hareket halkta karşılık bulmaz. aksine muktedirin işine yarar. belki de ipleri muktedirin elindedir. kim bilir ?
ek: halk ''muhafazakar'' adı altında baskın bir fenotip ile sınırlandırılamaz. ama tüm ülkede özgül ağırlığı %1'i bile bulmayan lgbt bayrağıyla topyekün bir muhalefet organize etmeye kalkarsanız sonuçları sadece marjinal ve kısıtlı bir kitlenin cılız zafer nidaları ile son bulur. ona da ancak kargalar güler.
ek2: sevgili zartoşt'un eleştirilerini kıymetli bulsam da, anadolu'nun ücra bir köyünde siyasal islamcılar tarafından hakkı ve hukuku gasp edilen mazlum çiftçiyi şımarık lgbt'lilerin devrimciliği kurtaramaz. tarihte örneği yoktur. bu neoliberal ve sjw saçmalıklarını bırakmalarını salık veririm.
ek3: lol'un uyarısyla ilk cümledeki anlatım bozukluğu düzeltildi.
devamını gör...
ilişkilerin son zamanlarda hızlı tükenme sebebi
ınternet kullanımının yaygınlaşmasıyla insanların sosyal medya üzerinden ulaşılabilirliginin kolaylaşması.
hani elimi sallasam ellisi sözü var ya... işte artık bu söz evrildi tek tıkla ellisi oldu.
hani elimi sallasam ellisi sözü var ya... işte artık bu söz evrildi tek tıkla ellisi oldu.
devamını gör...
şu an sokakta kutlama yapan beşiktaşlılar
bir bjkli olarak söylüyorum kutlama yapmaları ahmaklık.
devamını gör...
yemek yapabilen erkek
normal standart bir erkektir.
arada sırada bize de gelip yemek yaparsa müteşekkir olurum.
arada sırada bize de gelip yemek yaparsa müteşekkir olurum.
devamını gör...
çalıntı tanım girmek
alıntı kullanıp kaynak gösteren çok az yazar var. bazen uzunca bir yazıya denk geliyorum bakıyorum ki bildiğim bir yazı bu. yazıyı apardığı kitabı biliyorum, altta kitap adı filan yok. elli kişi beğenmiş yirmi kişi favlamış filan.
devamını gör...
ilginç etimolojik bağlantılar
arkadaş kelimesi, düşmandan ok yememek için sırtta-arkada taşınan taş benzetmesinden türemiştir.
kişi, kendi varlığının bekası için başkasına ihtiyaç duyar ve bunu sağlayabileni de
arkasındaki taş diye tanımlar ve ona arkadaş der.
kişi, kendi varlığının bekası için başkasına ihtiyaç duyar ve bunu sağlayabileni de
arkasındaki taş diye tanımlar ve ona arkadaş der.
devamını gör...
evde en çok küfredilen eşyalar
sehpa ayakları, mütemadiyen ayak serçe parmağımı çarptığım için ağız dolusu küfürlere maruz kalıyorlar. şark odası gibi döşemek istiyorum bütün evi ama sehpasız, masasız. yemeği her zaman yerde ve bir bacağımı kırıp diğerini altıma alarak yemek istiyorum. bu şekilde yemek yemek ve oturmak sindirim sistemi ve vücut için idealmiş. neyse var bir hayalimiz.
devamını gör...
8 binler kulübü
kafa sözlük seçkinler kulübü. yeni fark ettim ben de dahil olmuşum. ama bir ara toplanıp golf ya da tenis oynayalım. yorulduğumuzda da sözlüğün fakir yazarlarını okuyup güleriz ya da yat partisi yaparız.
devamını gör...
yazan insanların mutsuz olması
mutluluk yazılamayacak kadar uzakta yaşıyordur bence.
kaĝıt mutsuzluktur der can yücel. mutlu olanın ne işi olur kelamla, kelimeyle, mürekkeple? yazmak mutsuzluktur. tüm yazanlara selam olsun.
kaĝıt mutsuzluktur der can yücel. mutlu olanın ne işi olur kelamla, kelimeyle, mürekkeple? yazmak mutsuzluktur. tüm yazanlara selam olsun.
devamını gör...
pozitif olmak için tavsiyeler
mutsuzluğun da, hüznün de, kızgınlığın da bu hayatta bir yeri olduğunu; bu hislerin de yaşanması gereken şeyler olduğunu unutmayın. ancak bu hisleri heybenize atıp onları sizinle birlikte geleceğe sürüklemeyin, geldikleri anda yaşayın ve bitirin.
devamını gör...
dedesi geçmişte zengin olan kişi
her on kişiden dokuzunun olduğudur. dedesi geçmişte zengin olan kişiler beklenmedik bir çıkışla "benim dedem de eskiden buraların hep sahibiymiş & çok zenginmiş" vs. gibi geyik muhabbetiyle sizleri şaşırtmaya çalışabilirler.
elbette bunları yemiyoruz. bunlar yalan... çünkü asıl bizim dedemiz zenginmiş ve buraların sahibiymiş. ancak talihsiz olaylarla (kumar, akrabalar, süzme salaklık vs.) kaybetmiş... değil mi? :d
elbette bunları yemiyoruz. bunlar yalan... çünkü asıl bizim dedemiz zenginmiş ve buraların sahibiymiş. ancak talihsiz olaylarla (kumar, akrabalar, süzme salaklık vs.) kaybetmiş... değil mi? :d
devamını gör...
kız yurdunda yaşanan tuhaf olaylar
kızın biri geldi , bi numara verdi sonra da " ben şimdi düşeceğim bayılmış gibi yapacağm sen git belletmen hocaya söyle , ambulans gelince de bu numarayı arayıp durumumu abartabildğin kadar abart" dedi. şok olmuştum.
devamını gör...
üniversitedeki kadınların yüzde 70’i başörtülü değilse orada özgürlük yoktur
cumhurbaşkanlığı iletişim başkanı fahrettin altun'un eşi fatmanur altun'un kısaca siyasal islamcıların özgürlük anlayışını özetleyen özlü sözdür.
--- alıntı ---
cumhurbaşkanlığı iletişim başkanı fahrettin altun'un eşi fatmanur altun, sosyal medya hesabından boğaziçi üniversitesi hakkında yaptığı paylaşımda "türban" üzerinden kıyasta bulundu.
altun, üniversitede fazla sayısıda türbanlı akademisyen yoksa orada özgürlüğün olamayacağını söyledi. altun'un paylaşımda, "apartheid" kelimesini kullanmasıda dikkat çekti.
altun, paylaşımında, "türkiye’de kadınların yüzde 70’i başörtülü. eğer bir ünviversitenin kadın hocaları içinde başörtülü olanların oranı buna yakın değilse o üniversiteyi bırakın “özgürlükçü, demokrat, çoğulcu”olmayı, temsil konusunda bile apartheid düzeyindedir bazı ünviversitelerde hala tek başörtülü hoca yok. bu hangi düzey?!" ifadelerini kullandı.
apartheid ne demek?
fatmanur altun’un kullandığı "apartheid" kelimesinin anlamı ise şu şekilde: apartheid afrika’nın güneyinde bulunan güney afrika cumhuriyeti ile bu devlete bağlı güneybatı afrika’da 1948 – 1994 yılları arasında resmî devlet politikası olarak iktidarda bulunan ulusal parti hükûmeti tarafından uygulanan ve bu doğrultuda yasalar çıkartarak ırksal ayrımcılığı savunan sistemdir.
--- alıntı ---
haber kaynağı
--- alıntı ---
cumhurbaşkanlığı iletişim başkanı fahrettin altun'un eşi fatmanur altun, sosyal medya hesabından boğaziçi üniversitesi hakkında yaptığı paylaşımda "türban" üzerinden kıyasta bulundu.
altun, üniversitede fazla sayısıda türbanlı akademisyen yoksa orada özgürlüğün olamayacağını söyledi. altun'un paylaşımda, "apartheid" kelimesini kullanmasıda dikkat çekti.
altun, paylaşımında, "türkiye’de kadınların yüzde 70’i başörtülü. eğer bir ünviversitenin kadın hocaları içinde başörtülü olanların oranı buna yakın değilse o üniversiteyi bırakın “özgürlükçü, demokrat, çoğulcu”olmayı, temsil konusunda bile apartheid düzeyindedir bazı ünviversitelerde hala tek başörtülü hoca yok. bu hangi düzey?!" ifadelerini kullandı.
apartheid ne demek?
fatmanur altun’un kullandığı "apartheid" kelimesinin anlamı ise şu şekilde: apartheid afrika’nın güneyinde bulunan güney afrika cumhuriyeti ile bu devlete bağlı güneybatı afrika’da 1948 – 1994 yılları arasında resmî devlet politikası olarak iktidarda bulunan ulusal parti hükûmeti tarafından uygulanan ve bu doğrultuda yasalar çıkartarak ırksal ayrımcılığı savunan sistemdir.
--- alıntı ---
haber kaynağı
devamını gör...
okuduğun kitaptan bir alıntı bırak
"daha çok anlat" dedim.
"hoşuna gidiyor mu?"
"çok. elimden gelse seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre durmadan konuşurdum."
"bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz?"
"gider gibi yaparız."*
"hoşuna gidiyor mu?"
"çok. elimden gelse seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre durmadan konuşurdum."
"bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz?"
"gider gibi yaparız."*
devamını gör...
george orwell
hayvan çiftliği ve 1984 kitaplarıyla tanınan hindistan doğumlu yazar. paris ve londrada beş parasız kitabı okumaya değer.
devamını gör...
