“bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"o olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
demeyeceksin işte.
yaşarsın çünkü.
öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
çok sevmeyeceksin mesela. o daha az severse kırılırsın.

ve zaten genellikle o daha az sever seni,
senin onu sevdiğinden.
çok sevmezsen, çok acımazsın.
çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
senin değillermiş gibi davranacaksın.
hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de
korkmazsın.
onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
çok eşyan olmayacak mesela evinde.
paldır küldür yürüyebileceksin.
ille de bir şeyleri sahipleneceksen,
çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
gökyüzünü sahipleneceksin,
güneşi, ayı, yıldızları...
mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"o benim." diyeceksin.
mutlaka sana ait olmasın istiyorsan bir şeylerin...
mesela gökkuşağı senin olacak.
ille de bir şeye ait olacaksan, renklere ait
olacaksın.
mesela turuncuya, ya da pembeye.
ya da cennete ait olacaksın.
çok sahiplenmeden, çok ait olmadan yaşayacaksın.
hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
ilişik yaşayacaksın. ucundan tutarak...“
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
türkçe karşılığı gelincik tarlası.
fransız ressam monet tarafından 1873 yılında yapılan en ünlü manzara resimlerinden biri. özgün ismi coquelicots olan eserin ingilizce ismi daha çok tercih ediliyor.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ne kadar garip garip başlıklar bunlar ya...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kişinin kendi girdiği tanımları silme hakkından daha doğal ne vardır?
kendince gereksiz gördüğü tanımları silmek isteyen birey neden kısıtlanır?
bu soruların mantıklı bir cevabı yok , 'sözlüğe zarar vermektedir' bir cevap değildir.nasıl ki formata uygun olduğu ve kimseye zarar vermediği sürece özgürce entry girip, tanım yapıyorsak yine kişi girdiği tanımları\entryleri silebilmelidir. bu sözlükte güzel bir ortam var doğru ama bu özelliği insanı soğutuyor lütfen serbest bırakın da isteyen istediği tanımını silsin bunu kısıtlayarak bir şey elde etmiş olmazsınız.
devamını gör...

tam olarak bulunduğum yeri
hem merkeze hem de en yakın sahile arabayla yarım saat mesafede şu sıralar yemyeşil, sakin ve şehirdekilerin kıskandığı köyüm.
devamını gör...

aşkın sektör olduğunu öğrendiğim başlık. birisi şuraya millet aç aç karikatürünü yapıştırsın bir zahmet.(bkz: swh) sosyal medya ve tüketim budalalığı insanları sabırsız ve de doyumsuz yaptı. ilişkiler de metalaştı, oyuncak gibi kır hemen başkasını al tarzına çevirdi yeni nesil bu olayları iyice.
devamını gör...

m.f.ö-mazeretim var.
devamını gör...

başlamasına 3 dakika kalan yayın, heyecanla beklemekteyim! özenle seçilmiş parçalarla harika bir yayın olacak. *
devamını gör...

geçmişle yaşayanın geleceğe umudu olmaz derler. yaşadıklarımızı tecrübe/ders olarak algılayıp hayatımıza devam etmek en doğru olanıdır. geçmişi geleceğe taşıyıp geleceğe odaklanamamak kişiye çok büyük zararlar vermekle beraber psikolojik sorunlara yol açmaktadır. yaşadığımız ne kadar kötü durum olursa olsun önemli olanın geleceğe umutla bakabilmektir.
devamını gör...

gitar tanrısı, siyah peri, müzik dehası, riff mucidi. bilindiği üzre gitarı şişe, çakmak, diş, kaşık gibi pek çok şeyle çalmış olan bu adam böbrekleriyle çalamadan pek çok ilahla birlikte 70li yıllarda 27 yaşında iken aramızdan ayrılmıştır.

''there must be some kind of way out of here - said the joker to the thief'' *
devamını gör...

genellikle kötü yazı yazanlar ellerinin beyinlerindeki düşünce hızına yetişememesinden veya yazı yazarken başka konuları derinlemesine düşünmelerinden dolayı yüksek zekaya sahiptirler. ayrıca tarihte birçok büyük ismin de yazı şekli çirkindir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

moderatörün unuttuğu kafa sözlüklü başlık.
tiz normal sözlük ola.
devamını gör...

eskiden zenginlik ve soyluluk göstergesi olan renkti.
sebebi ise bu rengin diğer renklere göre elde edilmesinin zorluğuydu. bitkiler, hayvan kanı gibi şeylerden diğer renkler elde edilirdi. ama mor renk sadece bir deniz canlısından elde ediliyordu. bu yüzden sadece zenginlerin ulaşabildiği bir renkti.
özellikle kraliyet ailesine mensup olanlar ve soylular, çok zengin olanlar bu rengi kıyafetlerinde kullanırdı.
devamını gör...

en çok bulutlara. çocukluğum beyaz bulutların üzerinde gezme hayaliyle doludur. *
devamını gör...

selamlar kafa sözlük aile ortamı!

içimizde (bkz: tanımlara özel mesaj yoluyla bruh deme isteği) uyandıran tanımları bu başlık altında toplayalım istiyorum. hem mesaj atıp kimsenin zamanından çalmayız, hem de böylece “3 saniyede sol frame’den uçan bilgi içerikli tanımlar” daha fazla okuyucuya ulaşabilir. bilgi içermesinin yanı sıra “mantıklı bulduğum veya hoşuma giden tanımlar” dediklerinizi sizden paylaşmanızı rica ediyorum. elinizi korkak alıştırmayın efendim. zamanla ekleme yapabilirim. şimdilik iki-üç gündür okuduklarım arasında favorilediklerimi paylaşıyorum.

bunlar benim wow’larım:

#470386 ~ #543471

#755742 ~ #764860

#515296 ~ #637620

#725049 ~ #904704

#763302
devamını gör...

hey on beşli on beşli
bildiğimiz üzere oyun havası niteliği taşıyan fakat hikayesine bakıldığında pek öyle olmadığı anlaşılan tokat ilimizin türküsüdür.
öyküsü şu şekildedir;
tokatlı halil bir evin tek oğludur. hicri 1315 yılı doğumlu olduğu söylenmektedir.zamanın yasası gereği her evden ergin olan kişi savaş ortamında askerliğe alınmaktadır. çanakkale savaşı ise hicri 1333 yılına miladi olarak 1915 yılına denk gelmektedir. yaşları 15 ile 19 olanlalar askerlik hizmetini yerine getirmektedir. halil ise yaşıtları ile askerliğini yapmak için gönüllü olarak askere gider. çanakkale'yi ister,yurdun dört bir yanında savaş ve çeteler baskını hüküm sürmektedir. ne yazık ki doğduğu topraklarda bundan nasibini almıştır.gel zaman git zaman askerlik vazifesini tamamlayarak şehrine dönen halil için durum gördüğü olaylar karşısında, hüsranla sonuçlanmıştır. annesi rum çeteler tarafından öldürülmüş sevdiği kız olan hediye ise kaçırılmıştır. yerle yeksan olan halil ardından sadece aslında yürek burkan bir türkü tutturmuştur,duyanların içini dağlayan hırpalanmış ülkenin yitip giden evlatlarının tazeliğini gözündeki yaşlara gebe eden anadolu halkının diline ağıt niteliği taşıyan yakın zamanda ise oyun havası müziği tarzında türkiye radyo televizyon kurumu tarafından derlenip sunulan fikrimce yaşanmasaydı o elem dolu o günler bahtsız insanların güzel yürekleri yanmasaydı dediğim, dinlerken keyif alamadığım sözlerle birlikte buyursunlar;

hey onbeşli onbeşli
tokat yolları taşlı
onbeşliler gidiyor
kızların gözü yaşlı

aslan yarim kız senin adın hediye
ben dolandım sen de dolan gel beriye
fistan aldım endazesi onyediye

gidiyom gidemiyom
az doldur içemiyom
sevdiğim pek gönüllü
koyup da gidemiyom

(trt çevirisi olarak)
gidiyom gidemiyom
sevdim terk edemiyom
sevdiğim pek gönüllü
gönlünü edemiyom

aslan yarim kız senin adın hediye
ben dolandım sen de dolan gel beriye
fistan aldım endazesi onyediye

giderim ilinizden (elinizden)
kurtulam dilinizden
yeşil baş ördek olsam
su içmem gölünüzden

aslan yarim kız senin adın hediye
ben dolandım sen de dolan gel beriye
fistan aldım endazesi onyediye.
devamını gör...

90’ların ortalarında bir sahaftan alarak okuduğum, bir kürek mahkumunun özgürlüğüne kavuşmak için verdiği mücadeleleri anlatan “kelebek” romanıyla ünlü yazar. bu kitabın arkasından, devamı niteliğinde olan “banko” romanını da okumuştum. yazar, kelebek’ te kendi hayatını yazdığını iddia etmiştir ama kesin olarak ispatlanamamıştır.

1906'da fransa'da doğan yazar, fransız kuvvetleri' nde 2 yıl kadar çalıştıktan sonra ayrılmış ve paris'te suç örgütlerine katılmıştır. ekim 1931’de, 25 yaşındayken, paris’ te, işlemediğini iddia ettiği bir cinayetten tutuklanarak ömür boyu ceza almış, 13 yıl süren bir kaçış mücadelesinden sonra da, gönderildiği fransız guyanası’ ndaki şeytan adası’ ndan kaçmayı başarmış ve özgürlüğüne kavuşmuştur. kaçtıktan sonra venezuela’ ya sığınmış, burada vatandaşlığa kabul edilmiştir.

yazar, 1969 da, basit ama akıcı bir dille, kürek hikayelerini ve 13 yıllık kaçışını anlattığı romanı papillon (kelebek) sayesinde, dünya çapında üne kavuşmuştur. kaçışından sonraki hayatını anlatan 1972 tarihli kitabı banco (banko) ise, belki de ilk romanındaki sade, içten anlatıma sahip olmaması nedeniyle o kadar ilgi çekmemiştir.

charriere'in “kelebek” romanı, sinemaya da uyarlanmıştır. franklin j. schaffner’ in yönettiği, 1973 yapımı filmde, steve mcqueen ve dustin hoffman başrolde oynamışlardır. özellikle steve mcqueen oldukça başarılı bir oyunculuk örneği vermiştir. film 1978’ de türkiyede’ de gösterime girmiştir.

hayatının sonlarında, senaryo yazarlığı ve yapımcılık işlerine de el atan charriere, "popsy pop" isimli başarısız bir film de çekmiştir. charriere, geç gelen zenginliğinin tadını çıkaramadan, 1973 de hayata veda etmiştir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim