bir dönem ciddi ciddi yaşadığım fobi..

hiç unutulmamıştım oysa ki.

10 dakika mola verildiyse eğer, telefonumu tam 7.5 dakika sonraya kurar otobüsten öyle inerdim.

çoğunlukla acaip yerler dinlenme tesisleri, insan çekinmiyor değil hani.
devamını gör...

ben çok küçük yaşlardan beri en az 3-4 tanesinin ismini (bkz: teenage mutant ninja turtles) dan zaten biliyordum ki. sadece merak bu konuda devreye giriyor. o zamanlarda bile bu kaplumbağaların isimleri neden böyle ciddi isimler diye sorgulayıp cevabını almıştım.
devamını gör...

alınan koku insanı hızlıca duyumlara götürdüğünden, kişide birçok duygu geçişine sebebiyet veren hafıza.

yukarıda cenk'in arka bahçesi'nin de dediği gibi; bazı kokular insanı rahatlatırken, aynı koku bir başka kişiyi korkutabilir, üzülebilir, kızdırabilir. genetik olarak da gelebilir, mümkündür. daha önce burada korku koşullanması deneyi ile de bahsetmiştim aynı durumdan. başlığına gitmeye üşenenler için ucundan özetleyeyim;
••
denek faresine bir şey koklatılıyor ve koklatılır koklatılmaz ayağına elektrik veriliyor. aynı şey defalarca kez tekrarlanıyor, bir süre sonra farenin elektrik verilmediği zaman da o kokuyu alınca elektriğe uğramış gibi tepki verdiği gözlemleniyor. daha sonra fare başka bir laboratuvardan getirilen fareyle çiftleştiriyor. doğan yavrulara aynı koku koklatılıyor; yavruların çoğu kokuya karşı korkmuş bir tepki veriyor.
••
böylece kokulara verilen tepkinin genetik olarak da insan beynine yerleşebileceği görülüyor.

koku hafızasının sanırım en kötü yanı, hatta bana göre tek kötü yani bu. duyguları tetiklemesi. üstüne o kokunun nereden gelip de hafızanıza yerleştiği bilemeyince iş daha da çıldırmalık oluyor. *
devamını gör...

nerde o eski bayramlar dedirten bir bayram havası.buruk bir sevinç kapliyor yüreğimi.
devamını gör...

doğum günüüün kutluu olsuunnn.* umarım yeni yaşında çok güzel şeyler yaşarsın.*
devamını gör...

madde ile dolu bir ortamda, moleküllerin titreşim hareketleri aracılığı ile ortaya çıkan, kulak zarı aracılığı ile beynimize ulaşarak ses olarak algılanan mekanik dalga. ses dalgalarının ilerleme ve yayılma doğrultuları birbirine paraleldir. bu özellikleri dolayısıyla boyuna dalga olarak da bilinirler.

***

ses dalgasının yayılma hızı, içinde bulunduğu ortamın yoğunluğuna, sıcaklığına ve cinsine bağlı olduğundan, yüksek yoğunluktaki ortamlarda, sıcak ortamlarda ve katı cisimler içerisinde bu dalgalar daha hızlı yayılır.

ses dalgasının havadaki yayılma hızı 343,2 m/s'dir.
devamını gör...

binicilik

atlara ilgim küçüklüğümden beri vardı. panora'nın oyun katında bulunan at yarışı oyununun bağımlısıydım. 6 saat hiç durmadan oynadığım günler oldu. eymir'de ata binmeye başlayınca, ailem ciddiyetimi anladı, hemen rahmetli ilhan cavcav'ın gizli başkanı olduğu atlı spor klübüne yazıldım. öyle bir hobi ki tutturdum bana at alın, at isterim diye. efendim solaklardan iyi jokey olur dediydiler...ailem beni kıramadı, emeklilik ikramiyenizi verin, gazi koşusunu kazanıp köşeyi döneceğiz, hem ben solağım, müthiş bir jokey olacağım dedim*. ailem araştırdı, trabzon şehri fazlaca arap göçü aldığı için trabzon'dan at almaya karar verdiler. arap atı aldılar, satıcı atı pazarlarken, muhammed salah gibidir, yatırım tavsiyesidir, kaçırmayın demiş.
atı, salah diye aldık, çıktı mı bize alper potuk.
saf-kan türk atını, arap atı diye satmışlar. jokey olamadım, hobi olarak ata binmeye devam ettim.
yarışlara katılamıyorum, bir sürü para verdik ata, heba olmasın paramız diye okula, markete at ile gidip geliyorum.
atımızı evcilleştirdik, apartmanda yaşıyoruz, ara sıra asansöre bindirmede sıkıntılar yaşıyoruz.
geçenlerde atımı asansöre bindirirken görüntülerimi bulmuşlar, meşhur oldum.
belki çok para harcadık fakat türk televizyonlarında 20 saniye bile olsa boy göstermiş oldum*.
devamını gör...

okul öncesi öğretmenliği okuma nedenim bu incelikleri öğrenen biri olmayı istememle ilgili.

bir sürü şey okuyorum. en temel şey çocuğun kendine ait bir alanı olması gerektiği.

bostana girer gibi odasına dalmayın yani.
devamını gör...

çocukluğumla alakalı çok şey hatırlamıyorum, hatırlamaya değecek bir çocukluğum olmadı çünkü. çocukken çok mutlu oluyormuş insanlar, en mutlu oldukları an çocukluk zamanlarıymış. mutlu olduğum bir anımı hatırlamıyorum.
oyuncak hayali kurmuşumdur elbette her çocuk gibi ama; hiçbirine ulaşamadım hayallerimin. yaşım 36; ve hala içimde bir yerlerde bir dürtü, hadi al şu oyuncağı da oyna der bana.

masumluk der bazıları çocuklara, çocuklar çok masum olurlarmış. belki ben de masum bir çocuktum. dedim ya hatırlamıyorum; bilmem belkide hatırlamak istemiyorum. çocukluğuma dair hatırladığım ender şeylerden biri, belkide beni en yaralayan, arkadaşlarımın oyuncaklarına özenirdim hep. keşke benimde olsaydı böyle bir oyuncağım diye hayallere dalardım, hayalimde oynardım o oyuncaklarla.

kolay değildi benim çocukluğum, ben çocukken ağladığımı bile hatırlamam. babam öldüğünde bile ağlayamadım ben, izin vermediler. ilk hastanede güvenlik görevlisi çekti köşeye; sen dedi evin en büyüğüsün, güçlü olmalısın, artık evin erkeği sensin ağlayamazsın. sonrasında arayan herkes aynı cümleleri tekrarladı. çocuğum lan işte bırakın ağlayayım!

bazıları da yeniden çocuk olsam o yıllara geri dönsem diye düşünür; ben böyle iyiyim. kolay olmadı benim bu yaşıma gelmem.

neyse yine çok yazdım ama ne yapayım yazarak rahatlıyorum bende. zaten çoğunuz okumayacak, zaten bundan size ne.
devamını gör...

sezen aksu'ya göre budur;

"olur olmaz yere ıslanıyorsa kirpiklerin artık her şeye
anneni daha sık anımsıyorsan hatta anlıyorsan
kalbini bir mektup gibi buruşturulup fırlatılmış
kendini kimsesiz ve erken unutulmuş hissediyorsan.."
devamını gör...

- ben beni bir daha ele geçirsem-
ben, beni bir daha ele geçirsem,
-âbıhayat içersem demiyorum-
kapılar bir daha açılsa
ben bu haneye bir daha girsem
yaşardım yine böyle kan revan içinde
yine böyle aşk ile sersem,
ben, beni bir daha ele geçirsem. "n.h.ran"

(tüm şiirleri canımdır, ciğerimdir).
devamını gör...

tadilat gürültüsü.
devamını gör...

hainyenicherry.
devamını gör...

sözlükte ''karmakarışık, dağınık, birbirine girmiş'' anlamlarına gelen sözcüktür. farsça kökenlidir.

aynı zamanda bir kadın ismidir.
devamını gör...

telefonu tutarken, serçe parmakla alttan desteklemek suretiyle, serçe parmağa ağır ve de alışık olmadığı yük bindirme sonucunda yaşanandır. zulme uğrayan serçe parmak, acısını çıkarmak için bütün el eklemlerini ağrıtır. büyük ve de pofidik ellerde görülmeyeceğini sandığım zulümdür.
devamını gör...

hangi millet ki kafa tutar türke
tüm akvâm-ı cihan türklerden ürke
nattramn atın sürer sallar topuzu
kellenden kımız içer çalar kopuzu
devamını gör...

sade, kısa ve öz kendi kelimeleriyle yaptığı tanımlarla okumaktan sıkılmadığım , oylama yağmuruna tutarken şemsiyesini evde unutmuş olmasından mutevellit ıslanmış olan, nazik ve kibar yazar.
devamını gör...

alfred adler tarafından geliştirilmiştir. psikanalize kıyasla daha çok toplumsallıktan yanadır. adler, başlarda sigmund freud'un izleyicilerindenken, daha sonra fikir ayrılığına düşerek kendini bireysel psikolojiyi geliştirmeye adamıştır. aşağılık kompleksi, üstünlük kompleksi gibi karmaşalar öne sürmüştür. birçok bakımdan freud'un kuramına karşı geliştirdiği kavramlar vardır. 'ego' karşısında 'benlik' gibi.
bir nevrozu ve psikozu tedavi etmek için hastanın tüm yaşam şekillerini değiştirip, hiçbir koşul öne sürmeksizin toplumun içine döndürülmesi gerektiğini savunur.
adler kişilerin yalnızca bütünleşmiş ve tamamlanmış varlıklar olarak anlaşılabilir olduklarını ileri sürerek, kişiliğin bütünlüğünün
üzerinde durmuştur.
geçmişten çok istek ve beklentilerimiz davranışlarımızı şekillendirir diyerek davranışların amaçlı olduğunu belirtmiştir.
adler’e göre sadece geçmiş ve çocukluk yaşantılarımız bizi şekillendirmemekte aynı zamanda birey olarak kendi kendimizi yeniden
yaratmaktayız. insanlar cinsel dürtülerden çok sosyal ilişkilerle motive olacağını belirtmiştir.
devamını gör...

yazıyorum mesela şimdi buraya yazmam gibi pandemiden önce yürüyüş çok sık yapardım özellikle geceleri ve spor etkinliklerini izlemeye giderdim . televizyondan basketbol izleyerek bazen rahatlıyorum.kitap okumak da bunlara dahil lakin şahsen beni artık germeye başladı çünkü:fazla farkında olmak iyi değil ve de sürekli düşünceler arasında sürüklenmek...
devamını gör...

ben artık şarkı dinlemek değil şarkı söylemek istiyorum...*
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim