2 insanın başına gelen garip düşme olayı.

görebildiğim kadarıyla sağdaki kızın elindeki torbanın dengesizliği başlatmış olayı. kız arkaya doğru kaykılmadan hemen önce torba bacağının hafif önündeyken, bir anda, yürüyen merdivenin kenarlarıyla kızın bacakları arasından arkaya doğru geçiş yapmış. o esnada kızın da dengesini arka taraf lehine bozmuş belli ki. sonrası kendini kurtarmak için arkadaşını da yakmak, denge kaybı yüzünden bir türlü toparlanamama falan... bence ucuz bile atlatmışlar o saçlar bir yerlere kaptırılmadan...

komik mi? bize göre evet ama bir de kızlara sormalı...
devamını gör...

dogum günü
mezuniyet
düğün
nişan
herhangi bir özel gün olarak görüp artırıyorum.
devamını gör...

ben bu çağın insanı değilim azizim tarzı edebiyat(!)
devamını gör...

(bkz: kalbim kırıldı)
devamını gör...

il teşkilatlarının ankara'ya otobüslerle insan taşımasına sebep olan kongredir.
adamlar kefenimizi giydik geldik sözünü şimdi söyleseler tam yeridir.
neyse ramazan geliyor umarım iftar toplantıları yapmazlar. şaka şaka kesin yapacaklar o yüzden öyle iyi şeyler ummuyorum.
devamını gör...

niye öğretmenler oturup doğru düzgün online sınav hazırlayamıyorlar mı diye tepki vermek istediğim durum. saçma sapan işler yapmaktan vazgeçmiyorlar. obp üniversite sınavında sıralamayı etkileyen bir faktör ve tabii ki yine haksızlıklar , adaletsizlikler olacak bu kararla.
devamını gör...

müthiş yanlış tespittir, ama olsundur. münferit örneklerden genellemeye varmak yanıltıcı olabiliyor, burada da sanırım o olmuş. bir de kadınların dünyasına çok da hakim değiliz tüm insanlık olarak maalesef. sebebi malum süre gelen bu erk sistem.
devamını gör...

kendisi hakkında girilmiş tanımları görünce çok mutlu oldum. hayatıyla ve yazdıklarıyla oluşturduğu bütün, mütevazı kimliğiyle ve edebi üslubuyla sevdiğim ve saydığım bir yazar ve insandır.

ismi ilan edilmemiş, renkli afişlerde reklam edilmemiş edebiyat emekçilerini bilir. biz ancak onları kaybettikten sonra "çok kıymetli şair, yaşarken bilinmiyordu" deriz. bilinmediğinden değil, bilmediğimizdendir. saklanmamıştır güzel şairlerimiz, hatta hep gözümüzün önündedir de biz görmeyiz birçok şeyde olduğu gibi.

öykü'nün öyküsü'nü okuduğumda çok ağladım. süslenmemiş bir gerçek olduğu, bu toplumun gerçeği olduğu için çok etkiledi beni.

çok kıymetli bir yazarımız. üretimlerini okumaktan heyecan duyuyorum.
devamını gör...

2008 tarihli ve ispanyol yapımı olan oldukça etkileyici bir drama filmidir. camino ise 'yol' anlamına gelmekte. senaristliğini ve yönetmenliğini javier fesser'in üstlendiği bu filmin başrolünde nerea camacho henüz 12 yaşındayken yer almış ve büyük beğeni toplamıştır,ayrıca bu rol genç oyuncumuzun ilk performansıdır. camacho'nun canlandırdığı camino karakteri, tedavisine bir türlü yanıt alınamamış bir kanser hastasıdır* ve bu sebeple ailesinin ve doktorların elinden gelen tek şey,kızı ölüme hazırlamaktır. film, baştan sona ağır bir dram çizgisinde ilerliyor ve böylece camino'nun,ailesinin ve tüm hastane çalışanlarının yaşadığı çaresizliği bize fazlasıyla hissettiriyor. bunun aslında yaşanmış bir hikaye olması da elbette bu hisleri pekiştiriyor.

camino'nun annesi ve babası kızlarının yanından bir an olsun ayrılmasa da her ikisinin de farklı manevi görüşleri olması sebebiyle aslında bakış açıları pek de aynı noktada buluşamıyor.babasının aksine sert mizaçlı ve koyu bir dindar olan katolik annesi, camino'nun da genellikle inançlı olmasına yol açmıştır* ve bu durum izleyicinin yüreğine bir nebze de olsa su serpiyor çünkü camino öleceğinin fazlasıyla bilincinde ve bunu, tanrı'ya (yani onların inancına göre hz.isa'ya) ulaşmak olarak görüyor. bir çocuğun,kendi ölümünün bilincinde olması hususuna ise hiç değinmeyeceğim,zira sözcüklerle anlatabileceğimizin fersah fersah ötesinde bir durumdur bu. sık sık flashback'ler ile camino'nun geçmişine gitmemiz ise,onun yaşayabileceği daha nice güzel günlerden mahrum kaldığı gerçeğine boğmakta izleyiciyi.

fakat tüm yaşanılanlar bundan ibaret değil maalesef. bu noktada şunu söylemeliyim ki filmdeki dramanın ölçüsü bir miktar aşırıya kaçmış. bizi camino'ya mı, annesine mi, ablasına mı ya da (daha da acısı) babasına mı üzüleceğimizi şaşırtacak hale getiren bir senaryo mevcut burada. ama birçok ödüle ve nispeten kaliteli bir kurguya sahip bir drama filmi izlemek istiyorsanız ve elbette ki bir süredir biriktirdiğiniz fazla miktarda gözyaşınız varsa bu filmi izlemenizi mutlaka tavsiye ederim*.
fragmanı;



filmde beni fazlasıyla etkileyen çok sahne var fakat en etkilendiğim sahne, camino'nun rahibe olan genç ablasının, onun ölmek üzere olduğu haberini aldıktan sonra biricik kızkardeşinin ölümüne şahit olmamak adına zaman harcamak için hastaneye otobüsle gitmeyi tercih etmesidir. sonsuz bir acıyı böyle basit bir şekilde hafifletebileceğini düşünmesi ise, yaşanılan çaresizliği iliklerime kadar hissettirdi bana gerçekten.


hemen her filmin final sahnesi en etkileyici sahnelerden biridir ya genellikle,işte bu filmde de final sahnesi en etkilendiğim ikinci sahnedir.

tüm hastane çalışanları, bütün doktorlar ve hemşireler camino'nun odasında toplanıp onun son anına tanık olmak istiyorlar.


filmin akılda kalıcılığı ve etkileyiciliğine vurgu yapmam gerekirse, bu noktada camino'yu üç yıl önce izlediğimi belirtmeliyim. gördüğünüz gibi oldukça sağlam kurguya sahip iyi bir drama filmi ve uzun zaman akıllardan çıkamıyor. bu da filmi izlemek isteyenlere uyarım olsun*.

gerçek hayat hikayesi için
devamını gör...

aslında tam zamanı olan, en üşendiğim eylem. daha erken bence soğur bu havalar yakında. *
devamını gör...

babamda olmayan asabiyettir. babam çay içerek alıyor galiba hararetini. için, içirin.
devamını gör...

genellikle konu itibariyle okunduğu zaman diliminde ilişki kurulamamasından kaynaklanır. zihin bir yerde depolar ve günün birinde ilişkilendirecek durumla karşılaşınca hatırlanır uzak bir anı gibi.
devamını gör...

hangi millet ki kafa tutar türke
tüm akvâm-ı cihan türklerden ürke
nattramn atın sürer sallar topuzu
kellenden kımız içer çalar kopuzu
devamını gör...

insanlık tarihinde biranın bilinen ilk üretildiği ve depolandığı il.

(bkz: göbeklitepe)
devamını gör...

var olan gerçektir. lakin birlikte olacağınız erkeği dikkatlice seçmek sizin bu tür cinayetlere kurban gitme ihtimalinizi yok etmiyor. yalnızca ihtimali azaltıyor. sokakta, iş yerinde, toplu taşımada hiç tanımadığı insanlar tarafından rahatsız edilen kadınların ne yapacağı sorununu yine kadın üzerinden çözme ihtimaliniz yok. o halde yapmanız gereken toplumun hiçbir kesiminin şiddeti, ölümü, işkenceyi, savaşı, tacizi, tecavüzü desteklememesini sağlayacak toplumsal bir dönüşüm başlatmak. çok klasik olacak ama bunun da tek yolu eğitim.
devamını gör...

anne tarafından mensup olduğum gergin insanların şehri.
devamını gör...

muhtemelen evlendikleri zaman, "kocam değil mi canım döver de sever de size ne" diyecek olan insandır.
devamını gör...

türk dizilerini tek kelime ile anlatmam istense ''kabızlık'' cevabını veririm. kabız olma durumunda konuşulmaz, gülünemez, umutsuzca uzaklara dalınır, kafanın içinde hep bir hüzünlü müzik, çatık kaşlar, gerginlik halinin uzun sürmesi gibi örnekler çoğaltılabilir.
devamını gör...

(bkz: erkekler de yanar)
devamını gör...

en iyi arkadaşım kendim
*
kimseyi kıskanamayacak
kadar mutsuz
kimseyi görmek istemeyecek
kadar bezmiş
kimseye üzülemeyecek
kadar halsizim
hava da kapalı
bakacak bir gökyüzü yok
tam yok olmak istediğim zamanlar
arada oluyor
kendime kalıyorum
beni bir tek o toparlayabiliyor
o yüzden onu çok seviyorum
en iyi arkadaşım kendim
*
elma kokan salon şiir kitabımdan bir şiirim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim