türk rock tarihinin en sağlam parçası
devamını gör...
ilk buluşmada su içen kadın
bir de nefes alırsa erkeği fazlasıyla küçük düşürecek kadındır. ilk buluşmada asla yapılmaması gereken davranışı yapmıştır. su içmiştir bunun ne şakası ne de telafisi olmaz. kavgada bile içilmez ya ötesi var mı?
devamını gör...
artıkparlamayanyıldız
buradan bakınca hala parladığını gördüğüm yazar. kendisi benim yapacağım gibi sözlüğe ara vermiş. kısa zaman önce takip etmeye başladığım ve tanımlarını beğendiğim bir yazardı. yks'de sana da kendime de başarılar diliyorum sevgili yazar*.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şu an ihtiyacı olan şey
vallahi azıcık uzaklaşsam, kafamı toplasam. kendime gelsem... ayh neyse hayal kurmayayım şimdi....
devamını gör...
anne kız diyalogları
"sen şimdi benim dediğim gibi yap, kendi evin olunca kendi bildiğin gibi yaparsın."
devamını gör...
hüzünlü müzik dinlemeyi bırakmak
ciddi ciddi yapmayı düşündüğüm bir hamledir.
her şey duşa girerken müzik dinlemeye başlamam ile başladı. hüzünlü olduğum günlerde hüznüme hüzün katsın diye arabesk parçalar çalıyordum. mutlu iken ise daha keyifli melodiler dinliyordum, en başta da sevdiğim bazı jazz parçaları...
ama sonra iyice bir düşündüm ve içimden dedim ki: "yahu ben niye bok var gibi kendimi daha çok üzüyorum. hep şöyle neşeli şeyler dinlesem ya..." ama gerçekten de, niye kendime böyle bir işkence yapıyordum ki?
bunu düşüneli yanılmıyorsam 5-6 gün oldu, o kısa zamandan beri de hiç hüzünlü bir müzik açmadım. her ne kadar bu kadar kısa bir süre içerisinde büyük bir değişim geçirdiğimi iddia edemesem de, sanki kendimi şimdiden ufaktan da olsa daha mutlu hissediyor gibiyim. sevdim ben bu işi ya...
her şey duşa girerken müzik dinlemeye başlamam ile başladı. hüzünlü olduğum günlerde hüznüme hüzün katsın diye arabesk parçalar çalıyordum. mutlu iken ise daha keyifli melodiler dinliyordum, en başta da sevdiğim bazı jazz parçaları...
ama sonra iyice bir düşündüm ve içimden dedim ki: "yahu ben niye bok var gibi kendimi daha çok üzüyorum. hep şöyle neşeli şeyler dinlesem ya..." ama gerçekten de, niye kendime böyle bir işkence yapıyordum ki?
bunu düşüneli yanılmıyorsam 5-6 gün oldu, o kısa zamandan beri de hiç hüzünlü bir müzik açmadım. her ne kadar bu kadar kısa bir süre içerisinde büyük bir değişim geçirdiğimi iddia edemesem de, sanki kendimi şimdiden ufaktan da olsa daha mutlu hissediyor gibiyim. sevdim ben bu işi ya...
devamını gör...
yazarların google nick araştırma sonucu
devamını gör...
zeytin ağacı
homeros' a şöyle fısıldamıştır:
"herkese aitim ve kimseye ait değilim, siz gelmeden önce de buradaydım, siz gittikten sonra da burada olacağım..”
"herkese aitim ve kimseye ait değilim, siz gelmeden önce de buradaydım, siz gittikten sonra da burada olacağım..”
devamını gör...
baklava
belli bir usulü olan ve tekniğine göre yapılan tatlıdır. özellikle gaziantep baklavası için baklavanın incecik açılan yufkası bu tatlının öncelikli koşuludur. yufkayı açan oklavanın armut ağacından olması, baklavaya konan yağın şanlıurfa yöresinden gelmesi, baklava imalatı sırasında bulunulan ortamda camın açık olmaması da bu koşullar arasındadır. bu yufkalar katlar halinde tepsiye yerleştirilir ve her katın arasına tereyağı veya da sade yağ sürülür. içine fıstık, fındık veya ceviz gibi malzemeleri de konulduktan sonra fırına verilir. şerbeti döküldükten sonra tekrar fırına verilir.
osmanlı döneminde baklava altı çeşitle yapılmıştır. saray mutfağında yapılan tatlı ince zevk işi ve zenginlik alameti sayılırmış. o dönem halk tadını bilmez, uzaktan seyredermiş. cumhuriyet ilan edildikten sonra tarımsal üretimin zirve yapması ve şeker fabrikalarının açılması ile de , halk baklavayla tanışabilmiştir. o dönem saraylar için değeri olan tatlının adeta bugün de üzerine titrenmiştir. bayramların veya da özel günlerin, kutlamaların ikram tatlısı olmuştur. evlerde pişen baklavanın yanında tatlıcı dükkanlarında da çikolatalı ve soğuk olan türleri yeni akım olmuştur.
osmanlı döneminde baklava altı çeşitle yapılmıştır. saray mutfağında yapılan tatlı ince zevk işi ve zenginlik alameti sayılırmış. o dönem halk tadını bilmez, uzaktan seyredermiş. cumhuriyet ilan edildikten sonra tarımsal üretimin zirve yapması ve şeker fabrikalarının açılması ile de , halk baklavayla tanışabilmiştir. o dönem saraylar için değeri olan tatlının adeta bugün de üzerine titrenmiştir. bayramların veya da özel günlerin, kutlamaların ikram tatlısı olmuştur. evlerde pişen baklavanın yanında tatlıcı dükkanlarında da çikolatalı ve soğuk olan türleri yeni akım olmuştur.
devamını gör...
gönül dağı
her gönül kırıldığında dağdan kayalar düşer.
en azından o kayaları görenler anlar, bir gönlün yine uçurumdan aşağı atıldığını anlar.
en azından o kayaları görenler anlar, bir gönlün yine uçurumdan aşağı atıldığını anlar.
devamını gör...
beşiktaş
şampiyonluğunu bir fenerbahçeli olarak kutladığım takım. evet.
devamını gör...
kafa sözlük
artık yeni bir yol yeni bir macera gereksinimi duyan bendeniz gibi yazarlara şifa olmasını dilediğim sözlüktür. interaktif sözlüklerle haşır neşir olan herkesin yolu mutlaka ekşisözlükten geçmiştir. o yolu bir daha yürümek istemiyoruz efendim
devamını gör...
parfüm olup şişelense satın alınacak kokular
yağmur yağdıktan sonra toprak kokusu .
devamını gör...
yamaha
torakusu yamaha bir müzisyen ve ilginç bir girişimle 1887 yılında bir şirket kuruyor. müzik aletlerinden motor sanayisine kadar geniş bir segmentte bir yükseliş yakalıyor ve günümüzde en kaliteli motor ve müzik aletlerini üretmeyi bile başarıyor. japon zekası, girişimciliği, çalışkanlığı, disiplini böyle bir şey sanırım.
türkiye'de yoğun ilgi görüyor hem motorları hem müzik aletleri. piyano üretimindede önemli başarılara imza atmış bir firma. gitarları da bizim ülkemizde kapış kapış gidiyor.
üretim yaptığı alanlar; motosikletler, tekne motorları, araçlar (çok az sayıda), piyanolar,
gitarlar (özellikle bas gitarlar), üflemeli çalgılar, orglar, bateriler, ses sistemleri şeklinde sıralanabilir.
bende bir adet yamaha c 80 mevcut. muhteşem kızım benim. kendileriyle yüksek volumde aşk yaşıyoruz. o zamanlar nişanlım ve gitar hocam olan beyefendi 'c 40 al c 40 al' diye tuttursa da ben diretip c 80 almıştım. gitar geldiğinde kendisinin dibi düşmüştü. kıyas yaptı yaptı yaptı efsane ya bu dedi. hah 'herhalde oğluuummm biz bu işi biliyoruz' dedim hahah.
gerçi uzun bir ara verdim hala çalabiliyor muyum emin bile değilim. bir ara tekrardan başlayacağım derslere. bu sefer ki hocam online olacak tabi malum nişanlı ex oldu püfff.
yamaha c 80'i şiddetle tavsiye ederim. bakın bir müzik dehasının onayını almıştır kendileri. youtube'de videoları var zaten. izleyip daha rahat karar verebilirsiniz. ben orada vurulmuştum minik kelebeğime hah.
türkiye'de yoğun ilgi görüyor hem motorları hem müzik aletleri. piyano üretimindede önemli başarılara imza atmış bir firma. gitarları da bizim ülkemizde kapış kapış gidiyor.
üretim yaptığı alanlar; motosikletler, tekne motorları, araçlar (çok az sayıda), piyanolar,
gitarlar (özellikle bas gitarlar), üflemeli çalgılar, orglar, bateriler, ses sistemleri şeklinde sıralanabilir.
bende bir adet yamaha c 80 mevcut. muhteşem kızım benim. kendileriyle yüksek volumde aşk yaşıyoruz. o zamanlar nişanlım ve gitar hocam olan beyefendi 'c 40 al c 40 al' diye tuttursa da ben diretip c 80 almıştım. gitar geldiğinde kendisinin dibi düşmüştü. kıyas yaptı yaptı yaptı efsane ya bu dedi. hah 'herhalde oğluuummm biz bu işi biliyoruz' dedim hahah.
gerçi uzun bir ara verdim hala çalabiliyor muyum emin bile değilim. bir ara tekrardan başlayacağım derslere. bu sefer ki hocam online olacak tabi malum nişanlı ex oldu püfff.
yamaha c 80'i şiddetle tavsiye ederim. bakın bir müzik dehasının onayını almıştır kendileri. youtube'de videoları var zaten. izleyip daha rahat karar verebilirsiniz. ben orada vurulmuştum minik kelebeğime hah.
devamını gör...
ön yargı
günümüzde oldukça gerekli olan yargıdır.
lakin önyargı bir ilaçtır, dozunda kullanılmalıdır.
lakin önyargı bir ilaçtır, dozunda kullanılmalıdır.
devamını gör...
mesaj silememek
silsem gönül razı değil, silmesem dolu depolama alanı.
devamını gör...
normal sözlük'teki gruplaşmanın hissedilmeye başlanması
dünyadan haberim yok. gruplara da girmeyi düşünmüyorum.
devamını gör...
hristiyanismail
bu tür konularda ne kadar geri planda olmayı tercih etsem de, hali hazırda 3 aydır süregelen ve bir türlü sona ermeyen suçlama haline son vermek için, kendisine karşı cevap hakkımı kullanmak istediğim yazar.
sevgili yazarımız, üye olduğu ilk günlerde akışta sürekli olarak tanım spamlıyordu. 1 gün kadar çaylağa çekip, gerekli bilgilendirmeyi yaptıktan sonra yazarlığa devam etmesi sağlandı.
kendisinin de kabul ettiği üzere, bazı yazarlar hristiyanismail tarafından rahatsız edildiklerini moderasyona beyan etti. aynı yazarlar sonrasında ise, yönetimin hristiyanismail'i koruduğu ve ona karşı işlem yapılmadığını beyan ederek sözlükten uzaklaştı.
sevgili yazarımızın bahsettiği gibi, kendisine takıntılı bir ruh halinde olsaydım, aylar öncesinden işlem sağlayabilecek şikayetler mevcuttu.
bu zamana kadar sözlükte hiçbir konuyu bireyselleştirmedim, bireyselleştirmem.
zaten böyle bir yapıda olsam da moderasyonda oturttuğumuz sistem bana izin vermez.
bu tür önemli kararları oy çokluğu ile alırız, salt benim fikrim önemsizdir.
bundan iki hafta öncesine kadar aylardır iletişim kurmamış olmamıza rağmen, benimle ilgili ardı arkası kesilmeyen, envai çeşit suçlamalar içeren tanımlar girmekteydi.
bu konuda ne bir uyarı aldı ne de herhangi bir tanımına dokunuldu.
iki hafta önce, "şimdi bir kadın yazarla daha tartışıyorum, taciz olarak yorumlama kişisel meselem" diyerek bana ulaştı.
yine aynı şekilde, özel mesaja müdahale etmediğimizi, olayı sözlük içine taşımamasını izah ettim ve konuyu kapattım.
kısacası aylardır "mesajlarım okunuyor, pavlov bana acayip kafayı taktı, şöyle kötü biri, böyle tiksinç biri, kadın kankalarını kolluyor (ki korunan yazarlar ne hikmetse teker teker kafa iznine çıkmış durumda)" gibi mesnetsiz ifadelerin tamamının altı boş.
kaale almadığım için cevap verme tenezzülünde dahi bulunmuyordum.
benimle alakalı dilediğiniz eleştiriyi yapınız, dokunmam.
derdim sözlüktür ve sözlüğün format ve kurallar dahilinde işleyişini sağlamaktır.
hristiyanismail de sözlüğün formatına uymayarak, kuralların içinden geçmeye çabaladığı için ceza almıştır.
tutmayan bir başlığındaki tanımını, tutana kadar silip tekrar giriyor. bu sayede akışta hep en üstte göstermeye çalışıyor
ve bunu sürekli olarak yapıyor.
hristiyanismail gibi birkaç yazar sözlükteki genel düzeni bozmaktaydı. sözlüğün genelinin bu konuda rahatsızlık duyması ile, geçen hafta düzenli olarak yapmış olduğumuz moderasyon toplantısında bu konuyu da görüştük.
oy çokluğu ile belirli bir süre çaylağa çekilmesi kararlaştırıldı.
yani kendisinin beyan ettiği gibi, tek ceza yiyen benim algısının da tamamen içi boş.
gelgelelim çaylaklığı açıldıktan sonra dahi, benimle bir kişisel meselesi varmış gibi göstererek kendi yapmış olduğu format ihlallerini saklamaya çalışıyor.
uzun lafın kısası, hiçbir kurala uymayayım bana da kimse dokunmasın mantığında ilerliyor.
biz buna izin vermeyiz.
kendisi, diğer her yazar gibi kurallara uyarsa burada dilediği kadar yazarlık yapabilir. ancak sürekli forumsal içerik üreterek, tutmayan içeriklerini tekrar tekrar akışa göndererek bütün topluluğa zorla okutmaya devam ettiği sürece, diğer her yazar gibi cezaya muhatap olacaktır.
son olarak, bu zamana kadar kendisi ile yaptığımız bütün özel mesajlaşmaları, dileyen kişiye ulaştırabilir. benden kendisine izin var. hepsini okumak 3 dakika ya sürer ya sürmez. bu konuşmaların tamamını tarihleriyle beraber alarak, okuyan her yazar ile gerek discord üzerinden gerek sözlükten iletişim kurmaya açığım.
bu zamana kadar hakkımda söylediği her şey uydurmadır. temel amacı ceza alacağını bildiği ve belirli konularda uyarıldığı için "pavlov bana taktı" algısını oluşturmak üzerinedir.
sevgili yazarımız, üye olduğu ilk günlerde akışta sürekli olarak tanım spamlıyordu. 1 gün kadar çaylağa çekip, gerekli bilgilendirmeyi yaptıktan sonra yazarlığa devam etmesi sağlandı.
kendisinin de kabul ettiği üzere, bazı yazarlar hristiyanismail tarafından rahatsız edildiklerini moderasyona beyan etti. aynı yazarlar sonrasında ise, yönetimin hristiyanismail'i koruduğu ve ona karşı işlem yapılmadığını beyan ederek sözlükten uzaklaştı.
sevgili yazarımızın bahsettiği gibi, kendisine takıntılı bir ruh halinde olsaydım, aylar öncesinden işlem sağlayabilecek şikayetler mevcuttu.
bu zamana kadar sözlükte hiçbir konuyu bireyselleştirmedim, bireyselleştirmem.
zaten böyle bir yapıda olsam da moderasyonda oturttuğumuz sistem bana izin vermez.
bu tür önemli kararları oy çokluğu ile alırız, salt benim fikrim önemsizdir.
bundan iki hafta öncesine kadar aylardır iletişim kurmamış olmamıza rağmen, benimle ilgili ardı arkası kesilmeyen, envai çeşit suçlamalar içeren tanımlar girmekteydi.
bu konuda ne bir uyarı aldı ne de herhangi bir tanımına dokunuldu.
iki hafta önce, "şimdi bir kadın yazarla daha tartışıyorum, taciz olarak yorumlama kişisel meselem" diyerek bana ulaştı.
yine aynı şekilde, özel mesaja müdahale etmediğimizi, olayı sözlük içine taşımamasını izah ettim ve konuyu kapattım.
kısacası aylardır "mesajlarım okunuyor, pavlov bana acayip kafayı taktı, şöyle kötü biri, böyle tiksinç biri, kadın kankalarını kolluyor (ki korunan yazarlar ne hikmetse teker teker kafa iznine çıkmış durumda)" gibi mesnetsiz ifadelerin tamamının altı boş.
kaale almadığım için cevap verme tenezzülünde dahi bulunmuyordum.
benimle alakalı dilediğiniz eleştiriyi yapınız, dokunmam.
derdim sözlüktür ve sözlüğün format ve kurallar dahilinde işleyişini sağlamaktır.
hristiyanismail de sözlüğün formatına uymayarak, kuralların içinden geçmeye çabaladığı için ceza almıştır.
tutmayan bir başlığındaki tanımını, tutana kadar silip tekrar giriyor. bu sayede akışta hep en üstte göstermeye çalışıyor
ve bunu sürekli olarak yapıyor.
hristiyanismail gibi birkaç yazar sözlükteki genel düzeni bozmaktaydı. sözlüğün genelinin bu konuda rahatsızlık duyması ile, geçen hafta düzenli olarak yapmış olduğumuz moderasyon toplantısında bu konuyu da görüştük.
oy çokluğu ile belirli bir süre çaylağa çekilmesi kararlaştırıldı.
yani kendisinin beyan ettiği gibi, tek ceza yiyen benim algısının da tamamen içi boş.
gelgelelim çaylaklığı açıldıktan sonra dahi, benimle bir kişisel meselesi varmış gibi göstererek kendi yapmış olduğu format ihlallerini saklamaya çalışıyor.
uzun lafın kısası, hiçbir kurala uymayayım bana da kimse dokunmasın mantığında ilerliyor.
biz buna izin vermeyiz.
kendisi, diğer her yazar gibi kurallara uyarsa burada dilediği kadar yazarlık yapabilir. ancak sürekli forumsal içerik üreterek, tutmayan içeriklerini tekrar tekrar akışa göndererek bütün topluluğa zorla okutmaya devam ettiği sürece, diğer her yazar gibi cezaya muhatap olacaktır.
son olarak, bu zamana kadar kendisi ile yaptığımız bütün özel mesajlaşmaları, dileyen kişiye ulaştırabilir. benden kendisine izin var. hepsini okumak 3 dakika ya sürer ya sürmez. bu konuşmaların tamamını tarihleriyle beraber alarak, okuyan her yazar ile gerek discord üzerinden gerek sözlükten iletişim kurmaya açığım.
bu zamana kadar hakkımda söylediği her şey uydurmadır. temel amacı ceza alacağını bildiği ve belirli konularda uyarıldığı için "pavlov bana taktı" algısını oluşturmak üzerinedir.
devamını gör...
sürekli kaybedilen şeyler
umut. şükür ki çabuk geri geliyor.
devamını gör...

