yazarların en ünlü etkileşimi
lisede bir hocamız bizi fatih ürek'in olduğu bir programa seyirci olarak götürmüştü ve fatih ürek de diğer sınıf arkadaşlarım arasında minyon kaldığım için midir bilmem gelip yanağımdan makas almıştı sınıf arkadaşlarım bir hafta defterlerime fatih yazıp kaçtı
devamını gör...
kedi seviyorum samimiyetsizliği
siz sussanıza artık. troll olacağım diye saçmalıyorsunuz.
devamını gör...
geceye bir bilgi bırak
kuşlarda gözyaşı bezi yani lachyrmal gland bulunmaz. bu sebebten kuşların hiçbiri ağlayıp gözyaşı dökemez. gözlerinin nemli kalmasını sağlayan ise "üçüncü göz kapağı" olarak da bilinen göz nemlendirici/kırpıcı zardır.
devamını gör...
yengeç burcu erkeği
başkalarından ayırarak kendi tecrübemle bu burçların hak olduğunu anladım.
''yengeç, suda yaşar; ama yüzme bilmez, suyun içinde yürür.''
bazen yazılan şeylerin bu kadar nokta atışı olmasına şaşırıyorum. ama astroloji sadece güneş burcu ile bağlanmaz. herkesin haritası farklıdır bunu unutmayın; o yüzden burçdaşlar arasında farklar olabiliyor. hem bu karakterin ancak mayası olabilir, ona şekil vermek hayatın ve iradenizin elinde.
''yengeç, suda yaşar; ama yüzme bilmez, suyun içinde yürür.''
bazen yazılan şeylerin bu kadar nokta atışı olmasına şaşırıyorum. ama astroloji sadece güneş burcu ile bağlanmaz. herkesin haritası farklıdır bunu unutmayın; o yüzden burçdaşlar arasında farklar olabiliyor. hem bu karakterin ancak mayası olabilir, ona şekil vermek hayatın ve iradenizin elinde.
devamını gör...
yabancı şarkılarda geçen etkileyici sözler
ıs happiness just a word?"
(mutluluk sadece bir kelime mi?)
darkness comes beneath the dying stars
(karanlık kayan yıldızların altından geliyor)
with all the blood and scars
(tüm bu kan ve yara iziyle)
ı'm gonna hunt you
(seni avlayacağım)
with fear ı appear
(beni gördüğündeki korku ile)
nothing will stop me
(hiçbir şey beni durduramayacak)
the greater creature in me
(içimdeki büyük yaratık)
shattered, ı will capture you
(parçalandı, seni yakalayacağım)
so run
(o yüzden koş)
[verse 1: vinnie paz]
my family don't understand what ı go through
(ailem neler çektiğimi anlamıyor)
under diagnosed for 20 years, ain't never broke through
(yirmi yıldır teşhisi konulamayan hastalıklayım, ilerleyemedim)
you ever been in such a fog you don't know you?
(hiç ne olduğunu bilmediğin bir sisin içinde bulundun mu?)
never being able to do the shit you're supposed to?
(hiç yapman gerekeni yapamadığın oldu mu?)
ı wouldn't wish it on anyone that ı'm close to
(bunun yakınım olan kimsenin başına gelmesini istemem)
wouldn't wish it on anybody that ı'm opposed to
(düşman olduğum kimsenin başına gelmesini istemem)
there's not an accurate diagnosis to show you
(sana gösterebileceğim kesin bir teşhis yok)
basic neurobiology isn't close to it
(basit nörobiyoloji buna yakın değil)
ı'm watching life as a spectator
(hayatı seyirci olarak izliyorum)"
(mutluluk sadece bir kelime mi?)
darkness comes beneath the dying stars
(karanlık kayan yıldızların altından geliyor)
with all the blood and scars
(tüm bu kan ve yara iziyle)
ı'm gonna hunt you
(seni avlayacağım)
with fear ı appear
(beni gördüğündeki korku ile)
nothing will stop me
(hiçbir şey beni durduramayacak)
the greater creature in me
(içimdeki büyük yaratık)
shattered, ı will capture you
(parçalandı, seni yakalayacağım)
so run
(o yüzden koş)
[verse 1: vinnie paz]
my family don't understand what ı go through
(ailem neler çektiğimi anlamıyor)
under diagnosed for 20 years, ain't never broke through
(yirmi yıldır teşhisi konulamayan hastalıklayım, ilerleyemedim)
you ever been in such a fog you don't know you?
(hiç ne olduğunu bilmediğin bir sisin içinde bulundun mu?)
never being able to do the shit you're supposed to?
(hiç yapman gerekeni yapamadığın oldu mu?)
ı wouldn't wish it on anyone that ı'm close to
(bunun yakınım olan kimsenin başına gelmesini istemem)
wouldn't wish it on anybody that ı'm opposed to
(düşman olduğum kimsenin başına gelmesini istemem)
there's not an accurate diagnosis to show you
(sana gösterebileceğim kesin bir teşhis yok)
basic neurobiology isn't close to it
(basit nörobiyoloji buna yakın değil)
ı'm watching life as a spectator
(hayatı seyirci olarak izliyorum)"
devamını gör...
anonim yazar
tanımları ile kişliği ile nevi şahsına münhasır oldukça nazik bir yazardır kendisi.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük, günaydın diğerleri.
hava mülayim, çay güzel, can nedensiz hafif sıkkın, mekana yeni yavru kedi gelmiş, türkan fesat.
bakınız yeni gelen kediye "pistsene lan!" diyor habire..
hava mülayim, çay güzel, can nedensiz hafif sıkkın, mekana yeni yavru kedi gelmiş, türkan fesat.
bakınız yeni gelen kediye "pistsene lan!" diyor habire..
devamını gör...
sadece türkiye'de karşılaşılabileceği düşünülen şeyler
eğitimi uzaktan yapıp öğretmenler yatıyo dedirtmemek için öğretmenlere amele işi yüklemek, ismi lazım olmayan bir enstitüye en az doktora mezunu alım ilanı verip rektör çocuğu diye lisans mezunu okutman almak, tek yabancı dil bilmeden akademisyen olmak, insanları dolandırıp köşeyi dönebilmenin aşırı kolay olması, bir suç işleyip tutuklanmamak, mağdur kişinin karakolda suçludan daha uzun kalması gibi şeyler..
devamını gör...
yazar tıkanıklığı
uzun yıllar boyunca kalemden (klavye de olur) uzak kaldıktan sonrası. bir yandan ki dolu dolu yaşanmışlıklarla onca birikmek, biriktirmek sözünü... diğer yandan dem'lenme halidir.
devamını gör...
çaylak sahiplenmek
(bkz: çaylakları evcil hayvan zannetmek)
(bkz: yazar görünümlü çaylaklar)
(bkz: soğuk espriler)
(bkz: lan oğlum böyle olmaz)
(bkz: yazar görünümlü çaylaklar)
(bkz: soğuk espriler)
(bkz: lan oğlum böyle olmaz)
devamını gör...
gelecekteki sevgiliye not
göreceğim bir boş kafes
ceset kalmış çıkmış nefes
nerde o can nerde o ses
gelsen de bir gelmesen de
| osman yüksel serdengeçti
ceset kalmış çıkmış nefes
nerde o can nerde o ses
gelsen de bir gelmesen de
| osman yüksel serdengeçti
devamını gör...
pasif içici
pasif içiciliği ponçik bünyem kaldıramıyor,nefes almakta zorlanırım, gözlerim yanar,midem kötü olur falan ama ben içersem sıkıntı yok.o yüzden yaşasın aktif içicilik!
devamını gör...
tarihi şahsiyetler yazar olsa açacağı başlıklar
adolf hitler- türkleri seviyor olmam durumu.
devamını gör...
tonsillit
yaşam kalitesini düşüren kronik sağlık sorunlarından biri. boğazdaki lenfoid dokunun iltihaplanmasıdır. yutarken sanki boğazda bir şey kalmış gibi bıçak kesiği gibi bir acı hissediliyor, ses kısılabiliyor, ateş yüksekliği, ağız kokusu (ki ne kadar fırçalarsan da fayda etmez) ve bademciklerin üzerinde beyaz nokta ya da çukurlar oluşuyor. bademcik taşı da deniliyor bunlara, kokuyu yapan o taşlar oluyor. ben evde temizleyeyim gibi bir durum değil kanama riski oluyor ekstra iltihap kapabilir de. sanki boynunuz tutulmuş gibi bir ağrı ve şişkinlik hissediliyor, lenflerden dolayı. yılda birkaç kez tekrarlarsa bademciklerin alınmasını öneriyor kbbciler, ama o da ayrı bir risk maalesef. tedavi edilmezse boğazda ki bakteri kaynaklı (streptokok bakterisi) kalp romantizmasına sebep olabiliyor. yani iki türlü de sıkıntılı bir hastalık. boğaz spreyi ve antibiyotik tedavisi uygulanıyor genellikle. yani ben geleneksel yöntemler falan da deniyorum (bademcik taşlarına tentürdiyot sürme gibi) da saçma yani, tavsiye değildir. ayrıca sigara (dumanı dahil), hijyene uymayan yiyecekler ve oral seksten uzak durmak lazım. bağışıklık sistemini güçlendirince biraz da olsa yakalanma olasılığı azalıyor.
devamını gör...
profil fotoğrafına bakıp bağlama büyüsü yapmak
başıma geleceğini hiç sanmıyorum. zira benim fotoğrafım yeterince itici
devamını gör...
kur'an-ı kerim
okumaya üşendiğimiz için okumuş olanlara uyup, onların yorumuna tabi olduğumuz kutsal kitap.
kusurlu olmasına imkan yoktur lakin kusursuz bir kitabın kusurlu bir yaratılmışın ağzından bu kusursuzluğunu koruyarak çıkmasına da imkan yoktur.
yaratıcıya inanıp inanmamak sizin yalnızca sizin sorumluluğunuzda olan bir konudur ama bilmediğin ve hakkında hiç araştırma yapmadığın sadece işler senin istediğin gibi gitmediği, adalet sana göre işlemediği için yaratıcı yoktur demek bana garip geliyor. 'artık' inanmadığını söyleyen arkadaşlarıma kitabı hiç okudun mu dediğimde hep hayır cevabını aldım, hoş inanan birçok insan da zaten anne babasından miras olarak müslüman.
bende mirasyedi bir müslümandım ama bir aşamada bu düzenin böyle olmasının bir sebebi olmalı çünkü her talebe bir arz söz konusuyken ve biz daha ihtiyacımızı bile farketmeden karşılık alabiliyorken, vücudumuz insanın kendi bilincine bırakılamayacak kadar muazzam şekilde tıkır tıkır işliyorken bize aksaklık gibi gelen aslında düzenin parçası olan her şeyin de bir cevabı olmalıydı. haliyle okumaya başladım.
böyle uzun uzun yazdım ama bende her şeyi çözmüş bir aşamada değilim elbette. kendiminde kusurlu biri olduğunu hatırlatmak adına yılbaşından itibaren daha da düzenli hale getirdiğim meal okumalarıma dünyalık işlerim yüzünden pat diye ara verdim. şimdi bunları yazarken kendime de bir hatırlatma yapmış oluyorum iyi oluyor.
imkanınız varsa hazır şu an ramazan ayındayken meal ya da tefsir ya da ikisini birden bir okuyun. önyargılı olmayın, aklınıza yatmayan yeri açın başka mealden okuyun. niye önyargılı olmayın biliyor musunuz? hani çok sevdiğiniz biri için kötü bir şey yaptığına dair haber alırsınız da yapmamıştır dersiniz ya hah o kişiyi size sevdiren, onu yaratan, size can veren hata yapmış olamaz. zihninizdeki tanrı imajı kusurlu bir tanrı bile olsa önyargılı olmayın, insanlar için bile 'belki onu demek istememiştir' diyoruz tanrının sözleri için ikinci belkide üçüncü bir meal/tefsir okumaya değmez mi?
şans vermeden vazgeçmeyin, kimse sizi bir şeye zorlamıyor ama başkasının etkisiyle, sinirle, nefretle değil bilgiyle bir şeyden vazgeçin ya da kabul edin. hayatınızın her alanında bilginizi arttırmaya ve bilerek ilerlemeye gayret edin.
buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim, inşallah size hitap edebilecek faydalı bir yazı olmuştur.
kusurlu olmasına imkan yoktur lakin kusursuz bir kitabın kusurlu bir yaratılmışın ağzından bu kusursuzluğunu koruyarak çıkmasına da imkan yoktur.
yaratıcıya inanıp inanmamak sizin yalnızca sizin sorumluluğunuzda olan bir konudur ama bilmediğin ve hakkında hiç araştırma yapmadığın sadece işler senin istediğin gibi gitmediği, adalet sana göre işlemediği için yaratıcı yoktur demek bana garip geliyor. 'artık' inanmadığını söyleyen arkadaşlarıma kitabı hiç okudun mu dediğimde hep hayır cevabını aldım, hoş inanan birçok insan da zaten anne babasından miras olarak müslüman.
bende mirasyedi bir müslümandım ama bir aşamada bu düzenin böyle olmasının bir sebebi olmalı çünkü her talebe bir arz söz konusuyken ve biz daha ihtiyacımızı bile farketmeden karşılık alabiliyorken, vücudumuz insanın kendi bilincine bırakılamayacak kadar muazzam şekilde tıkır tıkır işliyorken bize aksaklık gibi gelen aslında düzenin parçası olan her şeyin de bir cevabı olmalıydı. haliyle okumaya başladım.
böyle uzun uzun yazdım ama bende her şeyi çözmüş bir aşamada değilim elbette. kendiminde kusurlu biri olduğunu hatırlatmak adına yılbaşından itibaren daha da düzenli hale getirdiğim meal okumalarıma dünyalık işlerim yüzünden pat diye ara verdim. şimdi bunları yazarken kendime de bir hatırlatma yapmış oluyorum iyi oluyor.
imkanınız varsa hazır şu an ramazan ayındayken meal ya da tefsir ya da ikisini birden bir okuyun. önyargılı olmayın, aklınıza yatmayan yeri açın başka mealden okuyun. niye önyargılı olmayın biliyor musunuz? hani çok sevdiğiniz biri için kötü bir şey yaptığına dair haber alırsınız da yapmamıştır dersiniz ya hah o kişiyi size sevdiren, onu yaratan, size can veren hata yapmış olamaz. zihninizdeki tanrı imajı kusurlu bir tanrı bile olsa önyargılı olmayın, insanlar için bile 'belki onu demek istememiştir' diyoruz tanrının sözleri için ikinci belkide üçüncü bir meal/tefsir okumaya değmez mi?
şans vermeden vazgeçmeyin, kimse sizi bir şeye zorlamıyor ama başkasının etkisiyle, sinirle, nefretle değil bilgiyle bir şeyden vazgeçin ya da kabul edin. hayatınızın her alanında bilginizi arttırmaya ve bilerek ilerlemeye gayret edin.
buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim, inşallah size hitap edebilecek faydalı bir yazı olmuştur.
devamını gör...
bal porsuğu
guinness rekorlar kitabına adını ”dünyanın en korkusuz hayvanı” olarak yazdırmıştır. afrika’da yaşayan en etobur hayvanlardan biridir. av listesinde timsahlar bile vardır.
bir iğnesiyle aslanı deviren zehirli arılar vardır. bunların kovanlarına hiçbir canlı yaklaşmaya cesaret edemezken bal porsuğu umursamaz. balı ve larvaları çok sevdiği için adına bal porsuğu denmiştir. duruşunda masumiyet ve sevimlilik göze çarpar.
ormanın kralı olarak ünlenmiş aslanın bile "bulaşmaya gelmez" diye tırsmasına neden olan bir cesaret abidesidir.
en büyük savunma mekanizması esnek ve kalın derisidir. aslanın ağzından kolaylıkla kurtulurken pençeleri ile aslanın gözünü çıkartır.
karşısında erkek aslan varsa testislerine saldırıp onu hadım eder.
emperyalist güçler tarafından sevilmez ve her seferinde karalanmaya çalışır. zira afrika'yı ele geçirmeye çalışan emperyalist güçlere karşı tek başına dik durup afrikada ilk ayaklanmayı başlatmıştır.
emperyalist güçler yaşlanmış, hasta dişi bal porsuklarının yırtıcı hayvanlar tarafından avlanışını videoya çekip internete koyarlar, maksatları bal porsuğunun itibarını düşürmektir.
bal porsuğu zehirli bir kobra yılanı tarafından sokulsa bile onu yemeye devam eder.
yüzebilen, zıplayabilen, günde birkaç yüz kilometre şehirlerarası yol yapan, ayıya bile saldıran, zekası ile insanı hayran bırakan ve zorlu yaşam koşullarına dayanıklığı ile ün salmış bir efsanedir.
karşısında makamı, mevkisi ne olursa olsun kavgadan geri dönmez. yedi vites var, geri vites yok lafı onun için söylenmiştir.
pençeleri aslan kadar olmasa da, onun kocaman bir yüreği vardır. her hayvanın yüreğini yediğine dair rivayet vardır.
fikirleri vardır ve fikirlere kurşun işlemez.
beyaz adama kök söktürmesi
yavrusu için her türlü fedakarlığı yapar
pitonu çerez olarak yer
hayvanlar aleminin en atarlı elemanıdır
bir iğnesiyle aslanı deviren zehirli arılar vardır. bunların kovanlarına hiçbir canlı yaklaşmaya cesaret edemezken bal porsuğu umursamaz. balı ve larvaları çok sevdiği için adına bal porsuğu denmiştir. duruşunda masumiyet ve sevimlilik göze çarpar.
ormanın kralı olarak ünlenmiş aslanın bile "bulaşmaya gelmez" diye tırsmasına neden olan bir cesaret abidesidir.
en büyük savunma mekanizması esnek ve kalın derisidir. aslanın ağzından kolaylıkla kurtulurken pençeleri ile aslanın gözünü çıkartır.
karşısında erkek aslan varsa testislerine saldırıp onu hadım eder.
emperyalist güçler tarafından sevilmez ve her seferinde karalanmaya çalışır. zira afrika'yı ele geçirmeye çalışan emperyalist güçlere karşı tek başına dik durup afrikada ilk ayaklanmayı başlatmıştır.
emperyalist güçler yaşlanmış, hasta dişi bal porsuklarının yırtıcı hayvanlar tarafından avlanışını videoya çekip internete koyarlar, maksatları bal porsuğunun itibarını düşürmektir.
bal porsuğu zehirli bir kobra yılanı tarafından sokulsa bile onu yemeye devam eder.
yüzebilen, zıplayabilen, günde birkaç yüz kilometre şehirlerarası yol yapan, ayıya bile saldıran, zekası ile insanı hayran bırakan ve zorlu yaşam koşullarına dayanıklığı ile ün salmış bir efsanedir.
karşısında makamı, mevkisi ne olursa olsun kavgadan geri dönmez. yedi vites var, geri vites yok lafı onun için söylenmiştir.
pençeleri aslan kadar olmasa da, onun kocaman bir yüreği vardır. her hayvanın yüreğini yediğine dair rivayet vardır.
fikirleri vardır ve fikirlere kurşun işlemez.
beyaz adama kök söktürmesi
yavrusu için her türlü fedakarlığı yapar
pitonu çerez olarak yer
hayvanlar aleminin en atarlı elemanıdır
devamını gör...
cadillac man
1990 yılı yapımı robin williams filmi.
istekleri bitmek bilmeyen metresi, sürekli para harcayan sevgilisi, ondan maddi destek bekleyen eski karısı, parasal yönden kendisine bağımlı genç kızı, dul annesi derken hepsine yetişmek zorunda kalan galerici adamın macerasını anlatıyor. bu yüzden de pazar sabahları leblebi misali araba satmak zorundadır. bu arabaları satmak o kadar da kolay olmayacaktır ki bu yüzden de stres had safhaya çıkmıştır.
bu arada, galeride çalışan güzel sekreterin kıskanç kocası, galeride çalışanlardan biriyle eşinin ilişkisi olduğundan şüphelenip galeriye gelir ve suçlunun ortaya çıkmasını isteyerek galeride bulunanları rehin alır.
ölü ozanlar derneği filminde unutulmaz kaptan keiting rolüne hayat veren başrol oyuncusu rolündeki robin williams , bu filmde de saat ayarlı bomba gibi ortaya çıkan kıskanç koca tarafından rehin alınan, tehdit edilen çenesi düşük, mazlum, sevimli italyan asıllı bir new yorklu bir araba satıcısı performansı sergiliyor. oynadığı filmlerde renkten renge, kılıktan kılığa giren oyuncunun yeteneklerini sergilediği bir komedi yapımı. sinema ve video kulüplerin en ilgi çeken ve eğlenceli filmlerinden biri.
istekleri bitmek bilmeyen metresi, sürekli para harcayan sevgilisi, ondan maddi destek bekleyen eski karısı, parasal yönden kendisine bağımlı genç kızı, dul annesi derken hepsine yetişmek zorunda kalan galerici adamın macerasını anlatıyor. bu yüzden de pazar sabahları leblebi misali araba satmak zorundadır. bu arabaları satmak o kadar da kolay olmayacaktır ki bu yüzden de stres had safhaya çıkmıştır.
bu arada, galeride çalışan güzel sekreterin kıskanç kocası, galeride çalışanlardan biriyle eşinin ilişkisi olduğundan şüphelenip galeriye gelir ve suçlunun ortaya çıkmasını isteyerek galeride bulunanları rehin alır.
ölü ozanlar derneği filminde unutulmaz kaptan keiting rolüne hayat veren başrol oyuncusu rolündeki robin williams , bu filmde de saat ayarlı bomba gibi ortaya çıkan kıskanç koca tarafından rehin alınan, tehdit edilen çenesi düşük, mazlum, sevimli italyan asıllı bir new yorklu bir araba satıcısı performansı sergiliyor. oynadığı filmlerde renkten renge, kılıktan kılığa giren oyuncunun yeteneklerini sergilediği bir komedi yapımı. sinema ve video kulüplerin en ilgi çeken ve eğlenceli filmlerinden biri.
devamını gör...
galatasaray forması
vişneye çalan koyuca tatlı bir kırmızı, öteki de, içinde turuncudan iz taşıyan tok bir sarı.
devamını gör...
