fatih terim belgeseline isim önerileri
kuş terbiyecisi.
devamını gör...
babacan adam algısı yaratan erkek isimleri
mustafa, mehmet, yusuf.
devamını gör...
delice sevişirken kapıya gelen komşu
sevişmeyi gürültü yapmak , ne kadar bağırabiliyorsa o kadar iyi s..tiğini sanan bir ergenin açacağı bir başlıktı bravo
devamını gör...
meb'in suriyelilere a2 türkçe zorunluluğunu kaldırması
ülkemizin demografik yapısını temelden değiştirmeyi ve hatta yok etmeyi hedeflemiş “şahsım “ hükümetinin yaptığı icraatlerden biridir. şaşırmadım.
devamını gör...
okullarda ders olarak okutulması gereken konular
adabı muaşeret. bazılarının gerçekten ihtiyacı var.
devamını gör...
türk dil kurumu
türkiye'de türkçeden sorumlu olduğu, türkçeyle ilgili her şeyi bildiği sanılan ama -işin doğrusu- hiç de öyle olmayan kurum. "atanmış" üç-beş kişi bir masanın etrafında oturur, "acaba bugün ne tür gereksiz değişiklikler yapsak da milleti çıldırtsak" diye düşünüp uygulamaya alır; son yıllarda tdk'de yapılanın özeti bu.
dilin konuşarak yayıldığı, dilin doğrusunun tartışarak bulunacağı unutulmamalı. türkçedeki doğruları bulmak için tek kaynak noktası olarak tdk'yi almak son derece yanlış; tdk sadece fikir verebilir, "şöyle yap" diye diretemez!
bu kuruma karşı yıllardır yapılan eleştirilerin hiçbiri dikkate alınmıyorsa, kurumdakiler de eleştirileri yapanların türkçe üzerine çalışmalarını/emeklerini göz ardı edip sürekli burunlarının dikine gidiyorlarsa bu işte bir yanlışlık var; o yanlışlık da tdk'yi yönetenlerin "seçilmiş" değil, yıldırım hızıyla çıkarılan politik kararnamelerle "atanmış" olmalarından kaynaklı. senin türkçen, benim türkçem, onun türkçesi... iktidarın türkçesi, muhalefetin türkçesi, halkın türkçesi... ne saçma şeyler bunlar.
hayır hayır, kimse mecbur değil senin zırt pırt değiştirdiğin kurallarına uymaya. bunun yerine gidip arkadaşlarımla konuşurum, gerekirse birbirimizi kırarız, beki alınırız bu konuşmalarda ama gene de senin direttiğin o saçma kurallarından daha iyisini ve en önemlisi kullanışlısını, sağlıklısını buluruz. nitekim buluyoruz da.
dilin konuşarak yayıldığı, dilin doğrusunun tartışarak bulunacağı unutulmamalı. türkçedeki doğruları bulmak için tek kaynak noktası olarak tdk'yi almak son derece yanlış; tdk sadece fikir verebilir, "şöyle yap" diye diretemez!
bu kuruma karşı yıllardır yapılan eleştirilerin hiçbiri dikkate alınmıyorsa, kurumdakiler de eleştirileri yapanların türkçe üzerine çalışmalarını/emeklerini göz ardı edip sürekli burunlarının dikine gidiyorlarsa bu işte bir yanlışlık var; o yanlışlık da tdk'yi yönetenlerin "seçilmiş" değil, yıldırım hızıyla çıkarılan politik kararnamelerle "atanmış" olmalarından kaynaklı. senin türkçen, benim türkçem, onun türkçesi... iktidarın türkçesi, muhalefetin türkçesi, halkın türkçesi... ne saçma şeyler bunlar.
hayır hayır, kimse mecbur değil senin zırt pırt değiştirdiğin kurallarına uymaya. bunun yerine gidip arkadaşlarımla konuşurum, gerekirse birbirimizi kırarız, beki alınırız bu konuşmalarda ama gene de senin direttiğin o saçma kurallarından daha iyisini ve en önemlisi kullanışlısını, sağlıklısını buluruz. nitekim buluyoruz da.
devamını gör...
90 yaşındaki adamın 87 yaşındaki komşusunu öldürmesi
hah şimdi ömür boyu hapis yat da gör gününü
devamını gör...
yazarların kavga anıları
bu yaz birebir başıma gelmiş bir ölümden dönme anısıdır:
aylardan haziran , bir gece saat 2 gibi kuzenimle parklardaki çardakların birisinde oturuyoruz. termosta çay yapmışız içip laflıyoruz. o sirada yanımızdan iki tane bizim yaşlarımızda çocuk geçti. s.a dediler , aleykümselam dedik sonra yürümeye devam ettiler. az ileride durup geri geldiler. “ allah’ın selamını veriyoruz , niye ayağınızı indirmiyorsunuz lan “ dedi bir tanesi. tabi ben biradan başımıza gelecekleri az çok anladım ve içimden ( hadi bakalım al bir de burdan yak şimdi ) diyorum. ben “ tamam dostum kusura bakma , uzatmayın hadi salça olmayın bize” dedim. sana mı sorucam lan dedi birtanesi ve kuzenimin yakasına yapıştı. biz de onlar gelmeden önce jbl bluetooth hoparlör ile müzik dinliyorduk. daha onun hamle yapmasına izin vermeden hemen hoparlörü kaptığım gibi çaktım bu dallamanın kafasına. tabi ben ona çakınca yanındaki de bana çaktı ve böylece ikiye iki kavga başlamış oldu. ( bu arada alkol almışlar kokusu leş gibi geliyordu). allahtan sağlam çocuklar değillermiş de ben anında patakladım çocuğu. sonra aşşağı doğru bir baktım ki benim kuzenin üstünde 3 kişi var. ( allah allah lan diyorum bu kavga ikiye iki başladı , bunlar ne ara çoğaldı?). hemen koşarak uçan tekme attım ve dağıttım orayı ama 2 saniye falan geçmedi arkadan birisi de bana çaktı uçan tekmeyi. neyse ben kendimi açığa aldım , daldılar bana 3 kişi. allahtan aktif spor yapıyoruz da direncimiz var . bun 3 kişiyle ben cebelleşirken , parkın üst tarafından da 5-6 kişi bize doğru koşmaya başladı. lan ben de içimden seviniyorum oh kurtulduk diye, ve bağırıyorum bunlara ayırın ! ayırın ! diye. hay şansımıza meğerse bunlar da bizi dövmeye geliyormuş. bu 6 kişi 3-3 ayrılıp kuzenimle bana daldılar. o çocuklar da bize daldı ya aha dedim şimdi öldürdüler bizi burda , pertimiz çıkacak kesin. tabi artık yıkıldım ve yerde tekme yemeye başladım. o sırada bir mucize oldu ve yukarıdan aşşağı bekçiler koşmaya başladı. hemen ayırdılar ve açıkçası beklediğimden çok daha sert müdahale ettiler. polis olsa bu kadar sert olmazdı yani öyle söyleyim. sonra sabahın 5 inde bizi karakola götürdüler ve orada ifade verilirken öğrendik ki , bekçiler bu çocukları ters kelepçeye alırken içlerinden bir tanesi bekçinin belindeki silahı almaya çalışmış. mahkeme sürecini anlatmayacağım çünkü ülkeye olan inancınız kaybolur.
sözün özü arkadaşlar bizim o gün çok büyük 2 şansımız vardı.
1. si : çocuklarda bıçak , sopa vs. bir yaralayıcı şey olamaması ( ki kesin öldürürlerdi )
2. si : o parkta bekçilerin olmasıydı ( 2 kişiye 10 kişi girdiler kesin pert ederlerdi bizi orada).
bu anımdan çıkarılacak ders ve size tavsiyem de şudur sevgili sözlük yazarları :
- nerede olursanız olun , siz düzgün bir insan olsanız bile bela gelir sizi bulur böyle. çok ama çok dikkatli olmalısınız , her an ufakta olsa tetikte olmalısınız. kendinize dikkat edin arkadaşlar .
aylardan haziran , bir gece saat 2 gibi kuzenimle parklardaki çardakların birisinde oturuyoruz. termosta çay yapmışız içip laflıyoruz. o sirada yanımızdan iki tane bizim yaşlarımızda çocuk geçti. s.a dediler , aleykümselam dedik sonra yürümeye devam ettiler. az ileride durup geri geldiler. “ allah’ın selamını veriyoruz , niye ayağınızı indirmiyorsunuz lan “ dedi bir tanesi. tabi ben biradan başımıza gelecekleri az çok anladım ve içimden ( hadi bakalım al bir de burdan yak şimdi ) diyorum. ben “ tamam dostum kusura bakma , uzatmayın hadi salça olmayın bize” dedim. sana mı sorucam lan dedi birtanesi ve kuzenimin yakasına yapıştı. biz de onlar gelmeden önce jbl bluetooth hoparlör ile müzik dinliyorduk. daha onun hamle yapmasına izin vermeden hemen hoparlörü kaptığım gibi çaktım bu dallamanın kafasına. tabi ben ona çakınca yanındaki de bana çaktı ve böylece ikiye iki kavga başlamış oldu. ( bu arada alkol almışlar kokusu leş gibi geliyordu). allahtan sağlam çocuklar değillermiş de ben anında patakladım çocuğu. sonra aşşağı doğru bir baktım ki benim kuzenin üstünde 3 kişi var. ( allah allah lan diyorum bu kavga ikiye iki başladı , bunlar ne ara çoğaldı?). hemen koşarak uçan tekme attım ve dağıttım orayı ama 2 saniye falan geçmedi arkadan birisi de bana çaktı uçan tekmeyi. neyse ben kendimi açığa aldım , daldılar bana 3 kişi. allahtan aktif spor yapıyoruz da direncimiz var . bun 3 kişiyle ben cebelleşirken , parkın üst tarafından da 5-6 kişi bize doğru koşmaya başladı. lan ben de içimden seviniyorum oh kurtulduk diye, ve bağırıyorum bunlara ayırın ! ayırın ! diye. hay şansımıza meğerse bunlar da bizi dövmeye geliyormuş. bu 6 kişi 3-3 ayrılıp kuzenimle bana daldılar. o çocuklar da bize daldı ya aha dedim şimdi öldürdüler bizi burda , pertimiz çıkacak kesin. tabi artık yıkıldım ve yerde tekme yemeye başladım. o sırada bir mucize oldu ve yukarıdan aşşağı bekçiler koşmaya başladı. hemen ayırdılar ve açıkçası beklediğimden çok daha sert müdahale ettiler. polis olsa bu kadar sert olmazdı yani öyle söyleyim. sonra sabahın 5 inde bizi karakola götürdüler ve orada ifade verilirken öğrendik ki , bekçiler bu çocukları ters kelepçeye alırken içlerinden bir tanesi bekçinin belindeki silahı almaya çalışmış. mahkeme sürecini anlatmayacağım çünkü ülkeye olan inancınız kaybolur.
sözün özü arkadaşlar bizim o gün çok büyük 2 şansımız vardı.
1. si : çocuklarda bıçak , sopa vs. bir yaralayıcı şey olamaması ( ki kesin öldürürlerdi )
2. si : o parkta bekçilerin olmasıydı ( 2 kişiye 10 kişi girdiler kesin pert ederlerdi bizi orada).
bu anımdan çıkarılacak ders ve size tavsiyem de şudur sevgili sözlük yazarları :
- nerede olursanız olun , siz düzgün bir insan olsanız bile bela gelir sizi bulur böyle. çok ama çok dikkatli olmalısınız , her an ufakta olsa tetikte olmalısınız. kendinize dikkat edin arkadaşlar .
devamını gör...
erkeğe çiçek almak
eğer saksısı ile beraber getirdiyse çok memnun olurum. güneş alan güzel bir yerde de bakarım.
ama süs olarak alacaksa istemem. bir kaç günde ölecek çiçeğe acıyorum çünkü.
ama süs olarak alacaksa istemem. bir kaç günde ölecek çiçeğe acıyorum çünkü.
devamını gör...
yazarların başına gelen doğaüstü olaylar
sadece bir tane oldu, onda da üç arkadaş yazlıkta oturuyoruz, kafamız güzel olsun diye akşam için epey alkol ve meze aldık. mutfakta alınanları dolaba doldururken bir sigara yakıp sohbete daldık. sigaraları söndürdükten sonra film açmak için iki arkadaşım da salona doğru gitmeye koyuldu, salona doğru giden tek koridor vardı ve o da haliyle mutfak kapısından başlayan koridor. her neyse, iki arkadaşım birden korkarak ve bağırarak "noluyo lan?" şeklinde tepki verdi. ben de durumu çok anlamamıştım o sırada ama onlar o tepkiyi verdiğinde durumu fark ettim. resmen mutfaktan salona ışınlanmış gibiydim, koridordan hiç geçmedim ama onlar söylediğinde hem mutfaktaki anı, hem de salondaki beni gördükleri anı hatırlıyorum. sonrasında gün boyu bunun nasıl olacağını konuşmuştuk ama bir şey bulamadık tabii.
devamını gör...
psikolojik şiddet
fiziksel şiddetten daha beterdir. çünkü fiziksel şiddette aldığınız zarar zamanla iyileşir. ancak psikolojik şiddet iyileşmez, tam aksine büyür, yeşerir, yuva yapar içinize. içten içe kemirir. o korku içinize girdi mi çıkarması mümkün değil.
devamını gör...
kadir mısıroğlu
küfredemesek de dua edebiliriz herhalde. kadirmısıroğlu'nu rahmet ve minnetle ananları da tez zamanda yanına al da kurtar bizi yarabbi.
devamını gör...
anın fotoğrafı
elimde iki kitap. biri cafer modarres sadeghi’den ben sabaha kadar uyanığım, diğeri baran güzel’den her kötü geceden sonra. okumakta olduğum ve başlamayı planladığım kitaplar. isimlerinde güzel bir tesadüf saklayan kitaplar. ve eğer bu kadar uykusuz bir sabahsa kahve de olmazsa olmazdır. bu uykusuz bir gecenin fotoğrafıdır.
devamını gör...
üvercinka
cemal süreya'nın 1958'de yayımlanan ilk şiir kitabının adıdır.
''büyük bir ihtimalle ölmüştük
şehir kan kıyametti ayaklarımızda
gökyüzünü katlayıp bir köşeye koymuştuk
yıldızlar kaldırımlara dökülmüştü bütün''
''büyük bir ihtimalle ölmüştük
şehir kan kıyametti ayaklarımızda
gökyüzünü katlayıp bir köşeye koymuştuk
yıldızlar kaldırımlara dökülmüştü bütün''
devamını gör...
günün sosyal medya ünlüsü
13 mart günün ünlüsü yazarlarımız;
twitter ünlüsü: dance w ur ghost
instagram ünlüsü: meja
oldu. (bkz: kocaman alkış)

twitter ünlüsü: dance w ur ghost
instagram ünlüsü: meja
oldu. (bkz: kocaman alkış)

devamını gör...
nöbetçi moderatöre şafak kaç toprağım diye sormak
en basit haliyle terbiyesizliktir.
allahtan bizim sözlükte yok böyle insanlar. insanı sinir ederler ya, düşman başına!*
allahtan bizim sözlükte yok böyle insanlar. insanı sinir ederler ya, düşman başına!*
devamını gör...
bayramda en çok özlenen şey
anne, annemdir...
devamını gör...



