yazarların yakın gelecekteki hayali
18 aydır izin yapmıyorum. bir an önce izin yapmalıyım. tatil coming soon.
devamını gör...
annenin ölmesi
anne ölünce yuva dağılıyor. o gerçeği anlamak için hiç beklemiyorsunuz. şefkat meleğinin sıcaklığının yerini buz gibi gerçeklik alıyor. hem çok acıtıyor ve atlatılması zor bir travmaya dönüşüyor.
devamını gör...
alacaklı olduğunuz sözlük yazarları
(bkz: yoldaş benjamin franklin)
discord'da bana şiir okuyacağını söylemişti, hatta söz vermişti. çok fena alacaklıyım, evine baskın falan mı yapsam acaba?*
discord'da bana şiir okuyacağını söylemişti, hatta söz vermişti. çok fena alacaklıyım, evine baskın falan mı yapsam acaba?*
devamını gör...
para mutluluğu satın almaz
parasızlık mutsuzluk getirir ama.
devamını gör...
kabuğu kapalı antep fıstığı
içinde olan cevheri saklayan, ona ulaşmak için çabalanması gereken fıstık türü.* adamı manyak eder. deli eder. dişinle ayırmaya çalışsan dişini kırarsın. gördüğüm zaman epey mutsuz olurum, darlanırım.
devamını gör...
çift olarak birbiriyle uyumlu olabilecek meslek grupları
mimar - inşaat mühendisi.
devamını gör...
bir kadının kendine yapabileceği en iyi şey
okumak ve neticesinde ekonomik özgürlüğünü kazanmış olmasıdır.
devamını gör...
uğur gallenkuş
1990 nigde dogumlu fotograf sanatcisi. yaptigi kolaj calismalariyla unu dunyaya yayilmis durumda. cunku calismasinda ele aldigi konular cok cok anlamli...dunyanin iki keskin cizgisini birlestirerek iyi ve kotu yanlarini, toplumsal sinif farkini, ulkeler arasindaki kaliteli yasam ve yasayis catismasini hatta dunya duzenindeki adaletsizligi ele almakta. fotograflarin geneli projeksiyon ve kolaj calismasiyla tasarlanmis. internetten yer alan bilgiye gore bu tur fotograflara aylan bebegin haberinden etkilenerek baslamis. kolaj calismalarinda ozellikle orta dogu ulkelerini ele aliyor. tasarimlarini ise "paralel evren" serisi olarak adlandirmis. bildigim kadariyla calismalarini hikaye ve resimleriyle birlikte kitap haline getirip resmi web sitesinde satmakta. asagidaki fotograflarda bizzat sanatcinin calismalari, kullandigim profil resmi de dahil...


















devamını gör...
ahirim sensin
dinlerken yüreği titreten bir neşet ertaş türküsüdür. "evvelim sen oldun" ya da "cahildim dünyanın rengine kandım" diye de bilinir.
buradan
cahildim dünyanın rengine kandım
hayale aldandım boşuna yandım
seni ilelebet benimsin sandım
ölürüm sevdiğim zehirim sensin
evvelim sen oldun ahirim sensin
sözüm yok şu benden kırıldığına
idip başka dala sarıldığıma
gönülüm inanmıyor ayrıldığına
gözyaşım sen oldun kahirim sensin
evvelim sen oldun ahirim sensin
garibim can yıkıp gönül kırmadım
senden ayrı ben bir mekan kurmadım
daha bir gönüle ikrar vermedim
batınım sen oldun zahirim sensin
evvelim sen oldun ahirim sensin
daha bir gönüle ikrar vermedim
batınım sen oldun zahirim sensin
evvelim sen oldun ahirim sensin
buradan
cahildim dünyanın rengine kandım
hayale aldandım boşuna yandım
seni ilelebet benimsin sandım
ölürüm sevdiğim zehirim sensin
evvelim sen oldun ahirim sensin
sözüm yok şu benden kırıldığına
idip başka dala sarıldığıma
gönülüm inanmıyor ayrıldığına
gözyaşım sen oldun kahirim sensin
evvelim sen oldun ahirim sensin
garibim can yıkıp gönül kırmadım
senden ayrı ben bir mekan kurmadım
daha bir gönüle ikrar vermedim
batınım sen oldun zahirim sensin
evvelim sen oldun ahirim sensin
daha bir gönüle ikrar vermedim
batınım sen oldun zahirim sensin
evvelim sen oldun ahirim sensin
devamını gör...
jack london
amerikalı gazeteci ve yazar.
eleştirdiği konuları olağanüstü hayal gücü ve mükemmel tasvirlerle bezeli şekilde anlatır. sanırım kafamdaki jack london tanımı tam olarak bu.
yıldız gezgini'nde hapishanedeki koşulları ve mahkumların maruz kaldığı işkenceleri anlatırken okuyucuyu bambaşka yerlere götürür. martin eden'da toplumdaki sınıflaşmadan ve bunun getirdiği yozlaşmadan bahsederken bir yandan da tertemiz bir aşkı anlatır. beyaz diş ve vahşetin çağrısı gibi kitaplarında hayvanlar, özellikle köpekler ve vahşi doğa hakkında epey bilgili olduğu görülebilir.
romanlarının yanı sıra biyografi, toplumsal eleştiri, fantastik türde hikaye derlemeleri de vardır.
1916'da henüz 40 yaşındayken hayatını kaybetmiştir. ölümü hakkında çeşitli söylentiler olsa da -bir okuyucusu olarak bana- intihar fikri daha mümkün gibi görünüyor.
overland monthly'de yazdığı öyküler, sonradan atlantic monthly adlı başka bir dergi tarafından keşfedilmesini sağlamış, aldığı telif ücreti 120 dolara çıkmış, jack london'un yayınevlerinin menziline girmesi de bu şekilde olmuş. üç kuruşluk telif ücretini beğenmezlik etmeyip dokuz ay boyunca düzenli bir biçimde o dergiye yazmaya devam etmesi, dünya çapında bilinir bir yazar haline gelmesini sağladığı için çok takdir edilesi bir hareket olmuş bence. *
overland monthly'de yazdığı öykülerin bir araya getirildiği bir kitap da var: the son of the wolf. türkçeye kurt dölü ve kurdun oğlu adlarıyla çevrilmiş, tüm bu entry, cem yayınları tarafından basılan bir edisyonun sunusundan gelmekte.
eleştirdiği konuları olağanüstü hayal gücü ve mükemmel tasvirlerle bezeli şekilde anlatır. sanırım kafamdaki jack london tanımı tam olarak bu.
yıldız gezgini'nde hapishanedeki koşulları ve mahkumların maruz kaldığı işkenceleri anlatırken okuyucuyu bambaşka yerlere götürür. martin eden'da toplumdaki sınıflaşmadan ve bunun getirdiği yozlaşmadan bahsederken bir yandan da tertemiz bir aşkı anlatır. beyaz diş ve vahşetin çağrısı gibi kitaplarında hayvanlar, özellikle köpekler ve vahşi doğa hakkında epey bilgili olduğu görülebilir.
romanlarının yanı sıra biyografi, toplumsal eleştiri, fantastik türde hikaye derlemeleri de vardır.
1916'da henüz 40 yaşındayken hayatını kaybetmiştir. ölümü hakkında çeşitli söylentiler olsa da -bir okuyucusu olarak bana- intihar fikri daha mümkün gibi görünüyor.
overland monthly'de yazdığı öyküler, sonradan atlantic monthly adlı başka bir dergi tarafından keşfedilmesini sağlamış, aldığı telif ücreti 120 dolara çıkmış, jack london'un yayınevlerinin menziline girmesi de bu şekilde olmuş. üç kuruşluk telif ücretini beğenmezlik etmeyip dokuz ay boyunca düzenli bir biçimde o dergiye yazmaya devam etmesi, dünya çapında bilinir bir yazar haline gelmesini sağladığı için çok takdir edilesi bir hareket olmuş bence. *
overland monthly'de yazdığı öykülerin bir araya getirildiği bir kitap da var: the son of the wolf. türkçeye kurt dölü ve kurdun oğlu adlarıyla çevrilmiş, tüm bu entry, cem yayınları tarafından basılan bir edisyonun sunusundan gelmekte.
devamını gör...
excalibur
efsanevi büyük britanya kralı arthur'un taşıdığı, glaston gölü ve avalon adası'nın leydisi vivien tarafından kendisine verilmiş olan kılıcın ismidir.
ekskalibur hakkında iki efsane bulunur. ilkinde robert de boron'un merlin adlı şiirinde "sword in the stone" (taştaki kılıç) olarak geçer. kral arthur, kılıcı saplandığı taştan çekip çıkarır ve bu sayede gücünü ve hâkimiyetini ispatlar. sir thomas malory'nin kaleme aldığı kral arthur efsanesine göre ise kral arthur kral pellinore'la dövüşürken kılıcı kırılır. gölün hanımı tarafından kral arthur'a başka bir kılıç, yani ekskalibur verilir. kral arthur'un ölümüyle sir bedivere kılıcı göle atmış, gölden yükselen bir el de kılıcı kaparak kaybolmuştur.
kral arthur'un büyülü güçlere sahip kılıcı ekskalibur büyük britanya'nın haklı egemenliğiyle de iliştirilir. bu iki kılıç kimi yerde aynı kılıç olarak geçse de bazı kaynaklarda birbirlerinden farklı olduğu söylenir. söylenenlere göre bu kılıç, yeryüzüne düşen bir meteorun madeninden yapılmıştır. çekilir çekilmez otuz meşale yakılmış gibi düşmanların gözünü kamaştırması, güçlü kını sayesinde sahibinin ölümcül yaralar almasını önlemesi ve yaralanan yerin kanamamasını sağladığı gibi efsanevi özelliklerinin olduğu söylenir.
devamını gör...
netflix
benim bu platform ile problemim eşcinselliğin kendisi ile alakalı değil. aksine son derece lgbt destekçisi bir adamım.
benim problemim olay örgüsüyle alakalı olsun ya da olmasın, mantıklı olsun ya da olmasın, karakterlerin o anki ruh hallerine, senaryonun gelişimine uygun olsun ya da olmasın bunun laaps diye bir anda kucağa bırakılmasıyla alakalı.
o yüzden çoğu sinema sever bir ajenda var diyor.
mesela örnek vereyim;
+kaptan robert, uzaylılar hyperspace'den çıktılar. hızla üzerimize geliyorlar. hızları 20000 km/s
-kahretsin. güç kalkanları full. photon torpidoları hazır olsun.
-derhal kaptan. tahmini varış süreleri 16 dakika 7 saniye.
+gemiyi 18 derece sancak tarafına çevirin. onları kafa kafaya karşılamak istiyorum.
-emredersiniz efendim.
(burada seyirci olarak heyecanlanmışız. olay örgüsünün gelişimi bakımından epik bir uzay savaşı bekliyoruz)
+ve james?
-evet kaptan?
+uzaylılar gelmeden son bi posta vuruşmaya ne dersin?
-hiç sormayacaksınız sandım kaptan=) (kontrol panelinin üzerine domalır)
(haydaaa)
yani bu ne olm? neden konu bütünlüğünü alakasız ve inanılması zor şeyler yaparak bozuyorsunuz? buradaki ilişki heteroseksüel de olsa aynısını düşünürdüm.
ve bunu her dizide yapmak?
bir kendinize gelin lan. *
benim problemim olay örgüsüyle alakalı olsun ya da olmasın, mantıklı olsun ya da olmasın, karakterlerin o anki ruh hallerine, senaryonun gelişimine uygun olsun ya da olmasın bunun laaps diye bir anda kucağa bırakılmasıyla alakalı.
o yüzden çoğu sinema sever bir ajenda var diyor.
mesela örnek vereyim;
+kaptan robert, uzaylılar hyperspace'den çıktılar. hızla üzerimize geliyorlar. hızları 20000 km/s
-kahretsin. güç kalkanları full. photon torpidoları hazır olsun.
-derhal kaptan. tahmini varış süreleri 16 dakika 7 saniye.
+gemiyi 18 derece sancak tarafına çevirin. onları kafa kafaya karşılamak istiyorum.
-emredersiniz efendim.
(burada seyirci olarak heyecanlanmışız. olay örgüsünün gelişimi bakımından epik bir uzay savaşı bekliyoruz)
+ve james?
-evet kaptan?
+uzaylılar gelmeden son bi posta vuruşmaya ne dersin?
-hiç sormayacaksınız sandım kaptan=) (kontrol panelinin üzerine domalır)
(haydaaa)
yani bu ne olm? neden konu bütünlüğünü alakasız ve inanılması zor şeyler yaparak bozuyorsunuz? buradaki ilişki heteroseksüel de olsa aynısını düşünürdüm.
ve bunu her dizide yapmak?
bir kendinize gelin lan. *
devamını gör...
beni biraz böyle hatırla (yazar)
gepetto ustanın : ulan daha demin süpürdüm gene dükkan talaş dolmuş demesi ile devam edecek mizah sürecidir.
devamını gör...
başı kapanan öğrencinin beyni çalışır
anladığım kadarıyla hoca erkekler için de tesettür talebinde bulunmuş. aksi taktirde kadınların beyni ideal çalışırken, erkeklerin geri zekalı kalmasını hoca dahil kimse istemez diye düşünüyorum.
devamını gör...
yalnız yaşadığınız eve girince kendinizin size hoş geldin demesi
selamın aleyküm yaz 6600'a gönder, aleyküm selam cebine gelsin.
devamını gör...
malatyalı yazarlar özelliğinin gelmesi
malatyalıların ortak özelliği hepsinin malatyalı olmasıdır sonuçta. bu da gelmiştir hayırlı olsun.
devamını gör...
geceye cevabı olmayan bir soru bırak
sözlükte online sayısı 500 üzerindeyken neden kimse artı butona basmıyor sorusudur.
devamını gör...
alerjik rinit
erişkinlerde nazal polip'in (halk tarafından burun eti olarak bilinebilir) en sık nedenidir.
devamını gör...
hayatta iki tip insan vardır
1- iyi insan.
2- kötü insan.
iyi ve kötü ancak niyet ile belli olur. niyeti ise ölçümleyebilecek tek veri eylem-sonuç ilişkisidir. yani yaptığımız şeyin sonucu kötülük olacaksa ve biz bunu bile isteye yapıyorsak *kötüyüz. yapmıyorsak da *iyi.
bu kadar net aslında.* çok karmaşık durumlarda bile çalışan bir formüldür bu.
gönül rahatlığıyla bu formülü kullanın ve kullandırın.
2- kötü insan.
iyi ve kötü ancak niyet ile belli olur. niyeti ise ölçümleyebilecek tek veri eylem-sonuç ilişkisidir. yani yaptığımız şeyin sonucu kötülük olacaksa ve biz bunu bile isteye yapıyorsak *kötüyüz. yapmıyorsak da *iyi.
bu kadar net aslında.* çok karmaşık durumlarda bile çalışan bir formüldür bu.
gönül rahatlığıyla bu formülü kullanın ve kullandırın.
devamını gör...
