yılmaz odabaşı şiiri, ahmet kaya şarkısı. daha önce hiç okumamış, hiç dinlememiş olan varsa şiddetle tavsiye ederim.
devamını gör...

#1289524 zamanla oturur benimsenir elbette ama ben beğenmedim. hiç olmazsa kafa ile ilgili ya da kafayı çağrıştıran bir şey olsaydı çünkü o kafayı seviyordum.
kafadan
bi'kafa
normal kafa, kafasız, baş, ser, has kafa, öz kafa.. bile olsa daha iyi olurdu. mutlaka kafa ile ilgili bir çağrışım yapmalıydı. siz sıfırlayıp yeni bir sayfa açtınız.
yazarlara isim konusunun son dakika söylenmesi ise başka mevzuu. bu durum profeynolellikten uzak bir sempati içeriyor gibi görünse de yazarları dötüme takmadım anlamında bence. "normal sözlük" olmasına kimin karar verdiğini bilmiyoruz ama bence başka karar almasa iyi olur. ortak karar verildi ise keşke profesyonel hizmet alınsaydı.
sonuç olarak normal sözlük adını beğenmedim. her şeyden son dakika haberdar olmak can sıkıcı. "ben böyle yaptım, bundan sonra böyle" tavrı daha can sıkıcı. ama aylardır yazıyorum, emeğim var, ortam da fena değil. yani yazmaya devam ederim herhalde.
devamını gör...

nasıl ve ne şekilde öğrenebiliyorsunuz bakire olup olmadığını anlamış değilim. yekten gidip soruyor musunuz "seni daha önce biri...... diye. bu öküzlüğü yapıyoruz ve öyle öğreniyoruz diyorsanız allah belanızı versin be. sevdiğin evlenecem dediğin kıza da bu sorulur mu be. siz ne hastalıklı ne kendini bilmez sevgiden bi haber insanlarsınız böyle. hayır bakire değilim dese evlilik hazırlığı yapacak kadar sevdiğin kızı bırakacak mısın yani? e sen seviyorsun ki o zaman. bi eşya gibi değer biçiyorsun ona.
devamını gör...

birçok ünlü sanatçı tarafından okunması gerektiği 'budala kitabını okumak bir üniversite bitirmek gibidir' sözleri ile anlatılan kitaptır.
devamını gör...

hem içerisinde bulunduğumuz kritik durum ruh sağlığımda ve ikili ilişkilerimde gözle görülür yaralar açmasın.
devamını gör...

her bitiş bi başlangıç falan değildir. her bitiş bi bitiştir. şunu da unutmayın tarih yalnızca mutsuzları yazar.
devamını gör...

bir aylin livaneli şarkısıdır.

türk edebiyatının iyi romancılarından ve türkiye’nin iyi müzisyenlerinden biri olan zülfü livaneli’nin kızı olan aylin livaneli de bir müzisyendir.

bir türlü müzik dünyasında istediği yeri bulamayan aylin livaneli birçok kez şansını denemiştir aslında. 1990 yılında don’t go, 1991 yılında sevda değil, 1992 yılında bana müsade, 1993 yılında aylin livaneli söylüyor, 1997 yılında aşkına kanmam ve son olarak da 2008 yılında love is the answer albümlerini çıkartan aylin livaneli 3 tane de tekli yayınlamıştır.

oriental girl 1990 yılında çıkardığı albümde klip çektiği şarkısıdır. şarkının sözlerini şarkıcının kendisi yazmıştır. müzik ise onno tunç’a aittir.

melodiye hiç yabancı değilsiniz zira sezen aksu’nun seslendirdiği ada vapuru isimler şarkının müziği bu şarkıdaki de.

ingilizce şarkı denilince akla bir çırpıda gelen ümit besen, hadise, petek dinçöz, sertab erener ve diğer büyük sanatçıların muazzam şarkıları kadar değer görmese de bence dinlemeye değer. en azından şarkıda anlatılan bir hikaye var ve sevtap parman’ınki kadar olmasa da iyi bir ingilizce ile söylenmiş.

oriental girl
devamını gör...

umarım en yakın zamanda her şeyi yoluna sokarak tekrar gelir, kendisinin yazılarını ve radyo programlarını gerçekten severek takip ediyor idim.
her ne kadar çok konuşmamış olsak da, kendisi çok sevip saygı duyduğum nadir insanlardan bir tanesi, kendisine kocaman sevgiler.
devamını gör...

her derde deva.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mesele atatürk'ün sorgulanması, yaptıklarının tartışılması hiç olmadı. nerede bir yobaz veya bölücü varsa tek amaçları atanın şahsiyetine ve en büyük eseri cumhuriyete saldırmak olmuştur. demokrat parti döneminde atatürk ve atatürk dönemi çok da güzel sorgulanmış ve tartışılmıştır -günümüzden de fazla-. durum yoğun cahilliğin ve bir kaç gerici piçin "hilafeti kaldırdılar!", "din elden gidiya!" gibi söylemleri ile öyle bir hale gelmişti ki sadece atatürk değil devletin şekli tartışılır hale gelmişti, küfür kıyameti saymıyorum. sonra tabii demokrat parti 5816 sayılı kanunu* çıkartmak zorunda kalmıştır. bugün bile arabımsıların en ıslak hayali bu kanunun kalkmasıdır. yani atatürk bugün bu ülkede bir kişiden çok daha fazla tartışılabiliniyor, onu hiç dert etmeyin. ha, kamâlizmi adeta din olarak görmüş ve gören kimseler de olmuştur, yoktur demek yanlış olur. bu kişiler de aslında ona ve düşüncelerine kastetmeden zarar vermişlerdir.

bu arada türk gencinin atasının hatırasını kanunla koruması gayet yüz kızartıcı bir durumdur. çağdaş bir medeniyete atacağımız ilk adımda böyle bir kanunun hiçbir kitabımızda yeri olmaz, olmamalıdır. ancak o güne değin hâkime değil kanuna güveneceğim.
devamını gör...

veri toplama tekniklerinden biri.

''etraflıca düşünme.'' imkansız görünen bir durumu bu yöntem ile açıklamaya çalışmaktır. amaç; katılımcı gücünün hayal gücünü çalıştırması ve katılımcının farklı açılardan bakmasını sağlamaktır.

reklamcılık sektöründe sıkça kullanılır.
devamını gör...

bir şeyler olacağını ya da biteceğini düşünmektendir. daha önce mutlu olan bir kimse hevesini mutluluğunu kursağında kalmışlıkla bağdaştırdığından her zaman tam anlamıyla mutlu olamaz.
devamını gör...

öyle varoşa can kurban, denilesi hede. ulan keşke herkes öyle varoş olsa.
devamını gör...

elizabeth noelle neumann'ın 1974 yılında oluşturduğu, toplumun baskın görüş karşısında susma ve tepkisizleşme durumunu açıklayan kitle iletişim modelidir.

bir toplumda ya da herhangi bir grupta farklı düşünen insanlar, aynı görüşe sahip çoğunluğa karşı ötekileştirilme, dışlanma ve baskı görme korkusu ile susar ve tepkisizleşir.

insanın bu doğası kitle iletişim araçları ile manüpile edilebilmektedir. empoze edilmeye çalışılan görüş çoğunluğun hakim görüşü olmasa bile kitle iletişim araçları kullanılarak yapılan algı yönetimi ile genel kanıymış gibi dayatıldığında toplumda suskunluk sarmalı yaratılabilir. nazi almanyasına giden süreç bu duruma sıkça örnek olarak verilse de başka örnekler de verilebilir. düşünün bakalım uzağımızda da değil.
kaynak
devamını gör...

gana- cenaze mi var o zaman dans
norveç- zenginin malı züğürdün çenesini
suudi arabistan- erkeklerin diyarı
fas- her şey rengarenga
türkiye- ben iyiyim çevrem kötü
devamını gör...

idiyopatik pulmoner fibrozis tedavisinde kullanılan bir ilaçtır.
büyüme faktörlerinin ve prokolajen ı ve ıı üretiminin aşağı regülasyonu yoluyla akciğer fibrozunu azaltarak etki gösterir.
devamını gör...

bana çok enteresan gelen hastalık. çok zeki insanların, düşüncelerinin hızına yetişemediğinden böyle olduklarını düşündüğüm ve o zekaya hayran kalmamamın elimde olmadığını belirtmek isterim. hayranım zekalarına. özellikle canım kurgusal karakterim david caigne - olasılıksız kitabındaki. sen nasıl bir dehasın yahu. insanın salyası akıyor.
devamını gör...

dinlerken başka bir iş yapmamaya ve göz temasına gayret ediyorum ancak her zaman değil. yıllarca bize okullarda çocuklarla konuşurken amerikan sit-com dizilerde olduğu gibi el ele göz göze oturup etkin bir dinleme yapmamızı öğrettiler. bu bir yere kadar doğru. göz teması ve uygun bedensel temas çocuğun rahatlaması kendine ve bana güven duyması kendini rahat ifade etmesi için çok anlamlı gerçekten ama arkadaş ben de o sırada gerçekten yetiştirmek zorunda olduğum bir işle uğraşıyorum. sınıfta isem bir başka cocuga yardım ediyor ya da bir sonraki etkinlik için malzeme hazırlıyorum. evde isem birazdan aç kurtlar gibi üstüme saldirmasinlar diye yemek hazırlıyorum falan. bu yüzden konusmaya başladığında dürüstçe söylüyorum. "eğer anlatacağım şey çok önemli ve uzun bir konu ise biraz sabret önce işimi bitireyim. ya da sen konuş ben hem işimi yapıp hem seni dinlemeye calisayim." burada karar ona ait. ancak her istediğinde karşısında onu dinleyecek birisi olmayabileceğini de bilmek zorunda. arkadaşları onu hep göz teması ve etkin şekilde dinlemeyecek çünkü.

dinlerken yorum yapmak yerine "hmm"
"anladım"
"..... oldu demek."
"sen bu konuda ne hissettin?"
"sence nasıl olmalıydı?"
"sonra ne oldu?" gibi sorularla konuşmaya ve duygu düşüncelerini anlatmaya teşvik etmek benim altın kuralım. ben genelde konuşma bitince "benimle paylaştığın icin teşekkür ederim. ne kadar güzel anlattın. çok iyi anladım."
diyor ve bekliyorum. genelde " sen ne diyorsun bu konuda ?" minvalinde bir soru gelene kadar yorum yapmıyorum. çunku çocuk benden yardım istemiyor sadece paylaşmak istiyor böylece çocuk başka zaman tekrar gelip benimle konuşmak için güven duyuyor. konu ciddi ve önemli ise o zaman elbette "bu konuda ben de kendi düşüncemi söyleyeyim ama karar sana ait" diyerek fikrimi ya da kuralını belirtiyorum.

çocukları dinlemek kolay değil. konudan sapmadan, kekelemeden, dürüst ve adil şekilde bir şey anlatmaları gerçekten zor, çok zor. hatta anlamlı ve gerekli bir şey anlatma olasılıkları da düşük. yalnız bazen o ciddiye almadığınız absurd hikayelerin içinden bilinçaltının kosesinde kıvrılıp kalmış bir canavar da çıkabiliyor.
insanı anlamanin en basit ve iyi yolu onu dinlemek. yüz hatlarını, ses tonunu, el kol hareketlerini, kelimelerini seçerken koyduğu tavrı dinlemek belki de anlattıklarından bile değerli.
devamını gör...

bir kara delik etrafındaki olay ufkunun yarıçapı.

her cisim için belirli bir schwarzschild yarıçapı bulunur. belirli bir cismin sahip olduğu kütleyi, kendisi için geçerli olan bu yarıçaptan daha küçük bir yarıçapa sıkıştırırsanız bir kara delik elde edersiniz. bunun nedeni, kara delik olmak için sadece büyük bir kütlenin yetmemesi ve önemli olanın o kütlenin küçük bir hacim içerisinde, yani büyük bir yoğunluğa neden olacak şekilde bir araya gelmesi.

örneğin güneş'in yarıçapı yaklaşık 700.000 kilometredir. eğer güneş'in şu anki kütlesini 3 km'lik bir yarıçapa sıkıştırabilseydik, elde edeceğimiz cisim bir kara delik olurdu. yani güneş'in schwarzschild yarıçapı 3 km'dir.

aynı şekilde dünya için schwarzschild yarıçapı yaklaşık 9 mm iken, ay için bu sayı yaklaşık 0,11 mm'dir.

***

ek bilgi:
bu isim karl schwarzschild adlı bilim insanının soyadından geliyor. ilginç olan, schwarzschild'in almancada "siyah kalkan" anlamına geliyor oluşu. bu ismin, gerçekten siyah bir cisme bir anlamda kalkan olan olay ufkuna bu kadar uyuyor olması bence ilginç bir tesadüf olmuş.

"nasıl okunuyor yahu bu!" diyenler için link
devamını gör...

babannemin yıllarca kullandığı taktiklerden biri "rahmetli kocam evde yok o yüzden para veremeyeceğim evladım" yalanı üzerine kısa bi sessizliğin ardından davulcuya jetonun düşmesi, babannemin haline üzülerek "canın sağolsun teyzem" demesi ve para vermekten yırtan babannemin "yedi enayi" diye sevinip kapiyi kapatıp içeri güle oynaya gitmesidir.

yıllarca bu numarayla davulcuya para vermez.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim