islamın türk dili ve kültürünün bir parçası olduğu gerçeği
“türkler arapların dinini kabul etmeden evvel de büyük bir millet idi. arap dinini kabul ettikten sonra, bu din, ne arapların, ne aynı dinde bulunan acemlerin ve ne de mısırlıların vesairenin türklerle birleşip bir millet teşkil etmelerine hiçbir etkide bulunmadı. aksine, türk milletinin milli bağlarını gevşetti; milli hislerini, milli heyecanını uyuşturdu. bu pek tabii idi. çünkü, muhammed'in kurduğu dinin gayesi, bütün fevkinde kapsayıcı bir arap milliyeti siyasetine indirgeniyordu. bu arap fikri, ümmet kelimesi ile ifade olundu. muhammedin dinini kabul edenler, kendilerini unutmağa, hayatlarını allah kelimes, her yerde yükseltilmesine hasretmeğe mecburdular. bununla beraber, allaha kendi milli dilinde değil, allahın arap kavmine, gönderdiği arapça kitapla ibadet ve yakarıda bulunacaktı. arapça öğrenmedikçe, allaha ne dediğini bilmeyecekti. bu vaziyyet karşısında türk milleti bir çok yüzyıllar, ne yaptığını, ne yapacağını bilmeksizin, adeta, bir kelimesinin anlamını bilmediği halde kuran'ı ezberlemekten beyni sulanmış, hafızlara döndüler."
mustafa kemal atatürk, medeni bilgiler
mustafa kemal atatürk, medeni bilgiler
devamını gör...
sözlüğe 90'lardan bir şarkı bırak
ne çalardı her yerde.
devamını gör...
normal sözlük'ün 30 yaş üstü yazar kaynaması
büyükler acaba tanımlarımı okuyup ne düşünüyor merak ediyorum. hey yaşlılar sizce ben olgun bir genç miyim ne diyorsunuz bu işe. hey 30 yaşında hayat nasıl ömrün çeyreği hatta yarısı geçmiş gitmiş geçmiş olsun .
devamını gör...
ajanda tutmak
öz disiplin problemi olan biri olarak, akademik hedefimi bu sorumsuzlukla başaramayacağımı fark ettim. ajanda yöntemine başvurdum, benim için olaylar oyunlaşmaya başladı. tik atmak hiç bu kadar zevkli olmamıştı. bu sayede o gün yapmam gereken işleri yazıyor ve bunları bitirene kadar çabalıyorum, çünkü biliyorum ki bugün bitiremediğim şey yarın yükümü arttıracak. bu sayede, çok düzene girdi hayatım. çağ atladım resmen, ilacım ajanda tutmak ve bunu aksatmadan uygulamakmış meğer. aynı problemden muzdarip arkadaşlara denemelerini öneririm.
devamını gör...
oh burama da zam oh orama da zam
üst üste gelen zamlar neticesinde, artık hoşlanma durumunu gösteren zevk cümlesi.
evet evet şurama da zam, oh evet buramada zam, devam et evet orama da zam...
evet evet şurama da zam, oh evet buramada zam, devam et evet orama da zam...
devamını gör...
the motorcycle diaries
çok bilinen bir film olmasına rağmen, az tanım girilmiş. tekrar hatırlamak adına ve gündeme düşürmek için tanım yapalım.
türkçeye “motosiklet günlükleri” olarak çevrilen film 2004 yapımıdır.

henüz 23 yaşında tıp fakültesi öğrencisi olan ernesto che guevara ve okul arkadaşı alberto granada’nın 1951 yılında yaptıkları seyahati konu alan filmdir. iki arkadaşın anılarını yazdıkları günlüklerden derlenen film, müzikleri ile de etkileyicidir.
“bir yolculuk, bir ulusun kaderini değiştirdi.”
film, politik olarak che’nin henüz devrimci mücadelede olmadığı dönemi anlatır. iki arkadaşın motosiklet ile tüm latin amerikayı gezmesi, burada halkın acılarını, yaşanan adaletsizliklere tanık olmaları sonucunda, fikren bir değişimin başlamasını konu eder. bu yolculuk sonrası artık che, hayata başka bir açıdan bakmaya başlayacaktır.
yaklaşık 7 ay süren bu seyahatte, kahramanlarımızın başına gelmeyen kalmaz. macerası bol olan filmde anlatılan, iki gencin sosyal ve siyasi anlamda değişimidir.
eski bir film, çok izlendi ancak henüz izlememiş olanlara öneriyorum.
che karakterini ünlü oyuncu gael garcia bernal çok iyi canlandırmıştır. alberto granada rolünü ise, bugünlerde izlenen la casa de papel dizisinde “palermo” karakterini oynayan rodrigo de la serna canlandırmıştır.
iki defa izlediğim ender filmlerdendir.
fragmanı ekliyorum. görüntüler kadar müziklerine de odaklanın derim.
iyi seyirler.
türkçeye “motosiklet günlükleri” olarak çevrilen film 2004 yapımıdır.

henüz 23 yaşında tıp fakültesi öğrencisi olan ernesto che guevara ve okul arkadaşı alberto granada’nın 1951 yılında yaptıkları seyahati konu alan filmdir. iki arkadaşın anılarını yazdıkları günlüklerden derlenen film, müzikleri ile de etkileyicidir.
“bir yolculuk, bir ulusun kaderini değiştirdi.”
film, politik olarak che’nin henüz devrimci mücadelede olmadığı dönemi anlatır. iki arkadaşın motosiklet ile tüm latin amerikayı gezmesi, burada halkın acılarını, yaşanan adaletsizliklere tanık olmaları sonucunda, fikren bir değişimin başlamasını konu eder. bu yolculuk sonrası artık che, hayata başka bir açıdan bakmaya başlayacaktır.
yaklaşık 7 ay süren bu seyahatte, kahramanlarımızın başına gelmeyen kalmaz. macerası bol olan filmde anlatılan, iki gencin sosyal ve siyasi anlamda değişimidir.
eski bir film, çok izlendi ancak henüz izlememiş olanlara öneriyorum.
che karakterini ünlü oyuncu gael garcia bernal çok iyi canlandırmıştır. alberto granada rolünü ise, bugünlerde izlenen la casa de papel dizisinde “palermo” karakterini oynayan rodrigo de la serna canlandırmıştır.
iki defa izlediğim ender filmlerdendir.
fragmanı ekliyorum. görüntüler kadar müziklerine de odaklanın derim.
iyi seyirler.
devamını gör...
aydilge'nin ibrahim tatlıses eleştirisi
aydilge'nin ibrahim tatlıses'in hoş olmayan ve kadın düşmanlığı barındıran birtakım söylemleri sebebiyle yaptığı eleştiri.
--- alıntı ---
"ibrahim tatlıses'i neden sevmek zorundayız? neden sevmediğini söyleyenler, elitist olmakla ya da prim yapmakla suçlanıyor? neden türkiye'nin en büyük sesi olduğunu kabul etmek zorunda herkes? 'kadın dediğin dayak da yemeli' diyen biri için neden müzik ayrı kişilik ayrı şeklinde bakmak zorundayız? isteyen öyle baksa, isteyen sevse, isteyen sevmese olmaz mı? neden ibrahim tatlıses dinlediğini itiraf etmek diye bir mevzu var? gizli gizli herkesin dinlediği, utandığı için bunu sakladığı fikri nereden çıktı? sevmeyenler neden haddini bilmeli?"
--- alıntı ---
haberin tamamı
--- alıntı ---
"ibrahim tatlıses'i neden sevmek zorundayız? neden sevmediğini söyleyenler, elitist olmakla ya da prim yapmakla suçlanıyor? neden türkiye'nin en büyük sesi olduğunu kabul etmek zorunda herkes? 'kadın dediğin dayak da yemeli' diyen biri için neden müzik ayrı kişilik ayrı şeklinde bakmak zorundayız? isteyen öyle baksa, isteyen sevse, isteyen sevmese olmaz mı? neden ibrahim tatlıses dinlediğini itiraf etmek diye bir mevzu var? gizli gizli herkesin dinlediği, utandığı için bunu sakladığı fikri nereden çıktı? sevmeyenler neden haddini bilmeli?"
--- alıntı ---
haberin tamamı
devamını gör...
dibe vurmuş insanlara tavsiyeler
"en dibe vurmalisin ki ordan güç alıp yükselebilesiniz" safsatasına inanmamak.
devamını gör...
tiktok kullanmak
normaldir. kullanmamak aptallık değildir. buna aptallık diyenler telefonu bırakıp atomu bölmeye devam edebilirler.
not: ben kullanmıyorum lakin kullanan insana aptal demeyi de sindiremiyorum.
not: ben kullanmıyorum lakin kullanan insana aptal demeyi de sindiremiyorum.
devamını gör...
fais-moi une place
fransız şarkıcı julien clerc'e ait 1989 tarihli aynı isimli albümde yer alan 45'liktir. aynı zamanda françoise hardy'nin homonymous adlı albümünde de yer almışsa da şarkının bestecisi ve ilk yorumcusu söylediğim gibi clerc'dir.
orijinal klip
şarkının ismi 'bana bir yer bırak' şeklinde türkçe'ye çevrilebilir*.
liane foly'nin crooneuse albümünde yer verdiği 2016 tarihli caz versiyonu ise -eğer bu tarzı seviyorsanız- oldukça keyiflidir;
en içten bulduğum yorum ise yine 2016 tarihinde gabriella laberge tarafından the voice france'da gerçekleştirilen performanstır. gabriella'nın özgün sesi ve gitar tınıları ile kolay yakalanmayacak bir ahenk ortaya çıkmıştır;
orijinal klip
şarkının ismi 'bana bir yer bırak' şeklinde türkçe'ye çevrilebilir*.
liane foly'nin crooneuse albümünde yer verdiği 2016 tarihli caz versiyonu ise -eğer bu tarzı seviyorsanız- oldukça keyiflidir;
en içten bulduğum yorum ise yine 2016 tarihinde gabriella laberge tarafından the voice france'da gerçekleştirilen performanstır. gabriella'nın özgün sesi ve gitar tınıları ile kolay yakalanmayacak bir ahenk ortaya çıkmıştır;
devamını gör...
kafa dengi arkadaş bulmanın zorluğu
kim bilir gün içinde kaç insan yanımızdan geçip gidiyor kafa dengi diyebileceğimiz. günümüzde yeni insanlarla tanışmanın çoğunlukla arkadaş ortamı ve sosyal medyadan olduğunu var sayarsak bu iş biraz zor.
devamını gör...
kaba insanı baş tacı etmek
bunlarla iletişime bile girmeyiniz bırakın da kendilerine kaba davransınlar, dünya kaba insanlarla güzelleşemez.onları el birliği ile dışlayalım.kibar insanları baş tacı edelim.
devamını gör...
anormal sözlük haber ajansı
evet değerli yazarlar, bildiğiniz üzere geçtiğimiz günlerde sözlükte bazı olaylar yaşandı. öncelikle bu haberleri yazmak için gerekli merciden yetki alındığını belirtmek ve güncel konulara değinmek isterim.
sözlükten havadisler:
yoldaş benjamin franklin: 'sözlüğü satma' geyiğinden bıkmadılar usanmadılar. neyseki melis birkanın instagramına bakarak sakinleşiyorum. yavaştan ben artık işin teknolojik kısmındayım mazereti ile tüm sorumlulukları yazarlara ve ekibe devrediyorum. sözlükteki kaliteli güncellemelerin çoğalma sebebi budur şeklinde açıklamalarda bulundu.
meja ve gaunter o' dimm tatilden dönmeyi unuttu mu derken iko döndü ve entry altındaki gri çizgileri yok etti. tanrım neden? aramızda sınır yok veya gözleriniz yorulsun da dövüşmen nickaltlarında sübliminali mi vermek istenildi? merak etmekteyiz.
ateist kaplumbağa: dağlara gidiyorum sudoku, tırmanışım yavaş olacak fakat dönüşü yuvarlanarak çözeceğim. ben yokken ajansı sen devral, buralar sana emanet evlat!
- ne diyeyim? peki babacığım, kabuğuna zeval gelmesin. ters dönmeden, uçarak dönmeni tavsiye ediyorum.
pavlov diziler, kitaplar, discord kulüpleri derken rozet üretimini durdurdu mu?
hi my i run kitap dağıtırken navigasyonun gazabına uğrayıp sözlüğün yolunu bulamadı gibi söylemler aldık anonym bir kaynaktan.
uykusuz kahve: detay ver detay!
gomercan izini nasil kaybettirdi?
bengaripsengüzeldünyaumutlu moderatör olup, dergiyle ilgilenip, radyo yayını yaparken arkadaşlarını ihmal mi etti? bilemiyoruz. bunlar hep cevapsiz sorular veya sorunsallar.
geldi yaz ayları gevşer gönül yayları:
bubbles çok beğenilen bu şiiri kimin için yazdı?
boyu 2.10
kilosu 90
yar ben dünyayı neyleyim,
içinde sen yoksan
kükrer gibi sesi
bir içim su çehresi
kokmuyu da nefesi
bulunmaz noksan
kızınca bir volkan
gülünce cennet
ömür boyu aç kalırım
bilsem ki sen toksan
ey yar hadi naz etme
eğil de görem yüzünü
boyum gögsüne geliyo
bitirsen bu hüzünü
ah bubbles, sana bol şans diliyorum. umarım teoman gibi müziği bırakmazsın.
gannicus: mod olmak istiyorum sudoku, on yıllık bir yazar olarak tanım nasıl yazılmaz göstereceğim onlara! zaten 7/24 sözlükteyim hiç değilse yaralı parmağa işeyeyim. her şeye üşenirim ama sorumluluk almaktan asla gocunmam. ventilatörüm, nutellam ve çayım ile göreve hazırım. versinler portakalı görsünler etkiyi.
peki satranç oyuncularımız ne yapmakta?
hafız çıldırarak sekülerleşti ve bıraktı oyunu. yayladağ lokumu rakiplerini sadece kıvrak zekası ile değil, garantici kişiliğinden ötürü kara büyülerle de egale ediyor. son duyumlarımıza göre leylimley ile mordor yolunda daha etkili büyüler araştırmak için kindred'e yönelmekteler.
aşkın büyüsüne kapılan kindred mikrofonumuza konuştu: tanım girmeye fırsat olmuyor sudoku, destansı bir aşkla meşgul olduğum için ne kadar içimden ansiklopedi gibi tanımlar girmek gelse de, gözlerim o'ndan başka bir şey görmüyor.
beşiktaşlı bektaşi radyo anonsu yaparken yanlışlıkla listedeki tüm isimleri mi okudu? yoksa hazır mikrofonu yakalamışken tüm tanıdıklarıma selam göndereyim mi dedi?
elma kurdu: yıkar geçer bir dostun düşmancasına hamlesi, ismini vermek istemiyorum, sadece kurtlarımdan arındığım için mutluyum.
amaterasu: su için ablalarım, abilerim bolca su!
devrin: sevgi pıtırcıklarından usandı: artık nickaltı görmek istemiyorum sudok, yeter ulan.
cenk: dur sestram, ben tanım yazıyorum, üç güne biter, o zaman konusuruz.
evet değerli yazarlar, biz sadece objektif ve tarafsız habercilik yapmaya çalışıyoruz. aktardığımız gelişmeleri aklı selim içerisinde değerlendirip, kendinizi ona göre konumlandırmanız faydalı olacaktır.
açık, mert, korkusuz kafa sözlük haber ajansını okudunuz. sürç-i lisan ettiysek af ola! keyifli sözlükler dileriz.
sözlükten havadisler:
yoldaş benjamin franklin: 'sözlüğü satma' geyiğinden bıkmadılar usanmadılar. neyseki melis birkanın instagramına bakarak sakinleşiyorum. yavaştan ben artık işin teknolojik kısmındayım mazereti ile tüm sorumlulukları yazarlara ve ekibe devrediyorum. sözlükteki kaliteli güncellemelerin çoğalma sebebi budur şeklinde açıklamalarda bulundu.
meja ve gaunter o' dimm tatilden dönmeyi unuttu mu derken iko döndü ve entry altındaki gri çizgileri yok etti. tanrım neden? aramızda sınır yok veya gözleriniz yorulsun da dövüşmen nickaltlarında sübliminali mi vermek istenildi? merak etmekteyiz.
ateist kaplumbağa: dağlara gidiyorum sudoku, tırmanışım yavaş olacak fakat dönüşü yuvarlanarak çözeceğim. ben yokken ajansı sen devral, buralar sana emanet evlat!
- ne diyeyim? peki babacığım, kabuğuna zeval gelmesin. ters dönmeden, uçarak dönmeni tavsiye ediyorum.
pavlov diziler, kitaplar, discord kulüpleri derken rozet üretimini durdurdu mu?
hi my i run kitap dağıtırken navigasyonun gazabına uğrayıp sözlüğün yolunu bulamadı gibi söylemler aldık anonym bir kaynaktan.
uykusuz kahve: detay ver detay!
gomercan izini nasil kaybettirdi?
bengaripsengüzeldünyaumutlu moderatör olup, dergiyle ilgilenip, radyo yayını yaparken arkadaşlarını ihmal mi etti? bilemiyoruz. bunlar hep cevapsiz sorular veya sorunsallar.
geldi yaz ayları gevşer gönül yayları:
bubbles çok beğenilen bu şiiri kimin için yazdı?
boyu 2.10
kilosu 90
yar ben dünyayı neyleyim,
içinde sen yoksan
kükrer gibi sesi
bir içim su çehresi
kokmuyu da nefesi
bulunmaz noksan
kızınca bir volkan
gülünce cennet
ömür boyu aç kalırım
bilsem ki sen toksan
ey yar hadi naz etme
eğil de görem yüzünü
boyum gögsüne geliyo
bitirsen bu hüzünü
ah bubbles, sana bol şans diliyorum. umarım teoman gibi müziği bırakmazsın.
gannicus: mod olmak istiyorum sudoku, on yıllık bir yazar olarak tanım nasıl yazılmaz göstereceğim onlara! zaten 7/24 sözlükteyim hiç değilse yaralı parmağa işeyeyim. her şeye üşenirim ama sorumluluk almaktan asla gocunmam. ventilatörüm, nutellam ve çayım ile göreve hazırım. versinler portakalı görsünler etkiyi.
peki satranç oyuncularımız ne yapmakta?
hafız çıldırarak sekülerleşti ve bıraktı oyunu. yayladağ lokumu rakiplerini sadece kıvrak zekası ile değil, garantici kişiliğinden ötürü kara büyülerle de egale ediyor. son duyumlarımıza göre leylimley ile mordor yolunda daha etkili büyüler araştırmak için kindred'e yönelmekteler.
aşkın büyüsüne kapılan kindred mikrofonumuza konuştu: tanım girmeye fırsat olmuyor sudoku, destansı bir aşkla meşgul olduğum için ne kadar içimden ansiklopedi gibi tanımlar girmek gelse de, gözlerim o'ndan başka bir şey görmüyor.
beşiktaşlı bektaşi radyo anonsu yaparken yanlışlıkla listedeki tüm isimleri mi okudu? yoksa hazır mikrofonu yakalamışken tüm tanıdıklarıma selam göndereyim mi dedi?
elma kurdu: yıkar geçer bir dostun düşmancasına hamlesi, ismini vermek istemiyorum, sadece kurtlarımdan arındığım için mutluyum.
amaterasu: su için ablalarım, abilerim bolca su!
devrin: sevgi pıtırcıklarından usandı: artık nickaltı görmek istemiyorum sudok, yeter ulan.
cenk: dur sestram, ben tanım yazıyorum, üç güne biter, o zaman konusuruz.
evet değerli yazarlar, biz sadece objektif ve tarafsız habercilik yapmaya çalışıyoruz. aktardığımız gelişmeleri aklı selim içerisinde değerlendirip, kendinizi ona göre konumlandırmanız faydalı olacaktır.
açık, mert, korkusuz kafa sözlük haber ajansını okudunuz. sürç-i lisan ettiysek af ola! keyifli sözlükler dileriz.
devamını gör...
japon denince akla gelen ilk şey
oldukça kaliteli mühendisler, dünyanın en kalabalık başkenti olan tokyo ve teknoloji aklıma geliyor en başta.
tanım: japonya denilince aklımıza gelenleri paylaştığımız başlıktır.
tanım: japonya denilince aklımıza gelenleri paylaştığımız başlıktır.
devamını gör...
sözlükteki nickaltı övücülüğü
dikkatli bakılırsa hep aynı kişiler döngü halinde yapmaktadır. akıl fikir diliyoruz.
devamını gör...
rock you like a hurricane
almanya'nın gururu scorpions grubunun 1984 tarihli love at first sting albümünden güzel bir şarkıdır. unutmayın heavy metale giden yol hard rocktan geçer. iki ayrı yorumunu paylaşalım:
önce 2012 tarihli berlin philharmonic orchestra kaydı, şarkının başındaki kemanlara dikkat lütfen:
bu da orjinal klibi:
önce 2012 tarihli berlin philharmonic orchestra kaydı, şarkının başındaki kemanlara dikkat lütfen:
bu da orjinal klibi:
devamını gör...
tartışmada zeki olmayan insanların yaptıkları
tezden ayrı bir şekilde, tezi sunana saldırmak. (bkz: ad hominem)
devamını gör...
erzurum (oyun)
trailerindan, erzurumda soğuk kış geceleri aurora* yaşandığını öğrendiğim oyunun ilgi toplamasıdır.
(bkz: swh)
(bkz: swh)
devamını gör...

