yazarlara meydan dayağı
yazarların bir köşede kıstırılıp dövüldüğü iddia edilen başlık.
abi benim canım tatlı, bir kere tükürün ben zaten ağlarım.
uzun zamandır sözlük sakindi. 'normal' olunca dedim herhalde artık bıraktık o işleri. bir iki gündür yoktum yine bir hareketlilik olmuş. benim gitmemi mi bekliyorlar nedir?
bu kadar anonim takılınan bir yerde nasıl bu kadar vukuat çıkıyor anlamış değilim. hayır arkadaşım kaşını, gözünü, saçını bilmez iki kelimesine sinir olur hah.
üzmeyin tatlı canınızı. olur böyle mevzular. özelden adım atın anlayın birbirinizi. çok klasik olacak ama üç günlük dünya can sıkmaya değmez.
abi benim canım tatlı, bir kere tükürün ben zaten ağlarım.
uzun zamandır sözlük sakindi. 'normal' olunca dedim herhalde artık bıraktık o işleri. bir iki gündür yoktum yine bir hareketlilik olmuş. benim gitmemi mi bekliyorlar nedir?
bu kadar anonim takılınan bir yerde nasıl bu kadar vukuat çıkıyor anlamış değilim. hayır arkadaşım kaşını, gözünü, saçını bilmez iki kelimesine sinir olur hah.
üzmeyin tatlı canınızı. olur böyle mevzular. özelden adım atın anlayın birbirinizi. çok klasik olacak ama üç günlük dünya can sıkmaya değmez.
devamını gör...
yaşam mı düşünceyi oluşturur düşünce mi yaşamı sorunsalı
önce yaşam düşünceyi oluşturur.çevresel bi çok etken ve aile etkisiyle oluşan düşünce zamanla seçimi bireye bırakır. yeterli olgunluğa erişmiş birey ipleri eline alır ve düşüncesi ile yaşamını şekillendirir. tabi bu evreye gelene kadar yaşamını şekillendirebilecek gücü kaldıysa.
devamını gör...
bahar
çok güzel bir candan erçetin şarkısı.
devamını gör...
tarhana çorbasını bir üst noktaya çıkaran detaylar
tarhanaya çok laf atılmış. önyargısız bir şekilde salçayla kavurduğunuz tarhananın üstüne süt ve süt kadar da su ekleyip pişirin bir de. bambaşka bir çorba olduğunu ve aslında ne kadar da lezzetli olabileceğini göreceksiniz. (tek bir kötü yorum almadım belirtmek isterim.)
devamını gör...
donanımhaber ölücüleri
buzulların derinliklerinde gün yüzüne çıkmayı bekleyen virüsler gibidirler her tarafta gözleri kulakları vardır benekli sırtlanların aralarında oluşturduğu dayanışma vardır nerede indirim, kampanya, etkinlik varsa affetmezler indirim için 4-5 kredi kartını takla attırmaktan imtina etmezler.
devamını gör...
oysa herkes güldürür sevdiğini
çok bir şeye de gerek yoktur çoğu zaman. yaşanan ufacık bir şey bile onunla o kadar eğlencelidir ki. sadece yaşarken onun yanınızda olması bile gülümsetir.
devamını gör...
lilith
lilithin anadolu efsanesi olan al karısı olduğu rivayet edilir. ademe o kadar sinirlenir ki ondan olan tüm çocukları öldüreceği üzerine yemin eder. bundan dolayı lohusa annelere musallat olur al karısı.
devamını gör...
imla kurallarına dikkat etmeyen yazarlar uçurulsun kampanyası
birinin yazım yanlışlarına dem vurursanız insanlar da sizin cümlelerinizi kontrol edip yanlış arar. kimse kimseyle uğraşmasa mutlu mesut geçinsek. çok mu zor?
devamını gör...
yeni nesil polislerin kendini ilah sanması
evet özellikle son 4 senede bu tür iyice artış gösterdi. genelde gençler ve uslupları bakışları insanı tahrik eder nitelikte.
hani kimlik soruyolar al diyoruz, yetkisini sorgulamıyoruz falan ama inatla seni tahrik etmeye çalışmaları bak akıllı ol takarım kelepçeyi gibisinden lafları artık baymaya başladı. bir düğme kamerası falan alıp bu tipleri ifşa etmeyi ciddi ciddi düşünmeye başladım.
sırf böyle insanlıktan nasibini alamamış tipler yüzünden işini hakkaniyetle yapmaya çalışan birçok polisimize kötü gözle bakılabiliyor.
hani kimlik soruyolar al diyoruz, yetkisini sorgulamıyoruz falan ama inatla seni tahrik etmeye çalışmaları bak akıllı ol takarım kelepçeyi gibisinden lafları artık baymaya başladı. bir düğme kamerası falan alıp bu tipleri ifşa etmeyi ciddi ciddi düşünmeye başladım.
sırf böyle insanlıktan nasibini alamamış tipler yüzünden işini hakkaniyetle yapmaya çalışan birçok polisimize kötü gözle bakılabiliyor.
devamını gör...
hayatının sonuna kadar tek bir kitap okuma şansın olsaydı
suç ve ceza. sayısız okuyabilirim ve asla sıkılmam.
devamını gör...
salo ya da sodom'un 120 günü
hakikat esintileri taşıyan bir film. belki her şeyin hakikat esintisi dediğim husustan pay aldığından ötürü böyledir bu durum. lakin filmin insanlara anlattığı ve onlarda uyandırdığı hisler, dürtüler paha biçilemez de. açıkçası filmi izlediğim süreç boyunca güldüğüm, kahkaha attığım da oldu. fakat insan şöyle diyebilir bu duruma: "böyle bir filme nasıl gülebilir, kahkaha atabilirsin?" - "neden güldün?" - "ağlamaktan, korkmaktan başka nasıl gülebilecek bir şey buldun?"
açıkça bilmiyorum diyebilirim bu soruların cevabına. şahsım adına konuşacak olursam, bu filmde kendimde bir şey gördüm. filmin içeriğinden bahsetmiyorum elbette, bir şey öğrendim demek istiyorum kendimle ilgili. ben olanca hassaslığımı gözler önüne sererken aslında edebiyat tutkusu içinde yanıp tutuşan bir bireyin yaptıklarına benzer davranıyormuşum. yani sanırım. belki diyeceklerim gücendirici olabilir ama kendimde görmeyi umduğum derinliği bu filmde apaçık görebilme fırsatı buldum. belki film varoluşa hitap ediyordur da. ki bence öyle... yahut gülmemin hatta kahkaha atmamın sebeplerinden birisi insan denilen yaratığın özünde ne kadar da vahşi, ne kadar da acımasız olduğudur. hatırlıyorum da final sahnesinde oturduğum yerden dikelmiştim. ağzım açık bir şekilde ekrana bakıyordum. "bu da mı?" gibi bir yorumum oldu o esnada.
dünya bir trajedi mekanı. "hayatın dehşetine karşı verilebilecek tek zekice taktik ona karşı küstahça gülmektir." diyen kierkegaard'a selam veriyorum. özünde bu gogolvari davranıştır belki de yaptığım.
film korkunç muydu? evet! yani kısmen olsa da korkunçtu. pek çok insan bakmak istemeyecektir ve anında filmi kapatacaktır. konuşulanlardan bazılarını aşağıda paylaşacağım az sonra. onu da lütfen okumayın eğer rahatsız olacaksanız. fakat bir anlam bulma umuduyla okuyacak olanlarınız varsa da kendilerini hazırlasın.
film güzel miydi? fena değildi. ama güzel miydi? hayır, sanıyorum. alt metinden bazı çıkarsamalar edinebilirsiniz ve belki benim yaşadıklarımı yaşayabilirsiniz. yani özünde benim gibi bir insan -ki övünüyor gibi olmayayım, normal bir insan işte-sadece görmek istediğim hakikati, yani bilgiye karşı koyamadığım o doyumsuzluğu göz önüne alıyorum- benim gibi bir insan özünü görme şansını yakaladı. bu öz neydi? işte bunu kimsecikler cevaplandıramaz benlikleri için. sanıyorum hayattaki en zor işlerden biridir. belki sibirya'ya sürgüne gidersek fyodor mihayloviç dostoyevski gibi, anca öyle görme şerefine erişebiliriz kendimizi.
belki beni psikopat olarak nitelendirecek olacaktır filmi izledikten sonra. ki mutlaka olacaktır, böyle insanları tanıyorum. fakat onları sevgiyle kucaklıyorum. belki benim gibi bir bedbaht (çok affedersiniz) böyle bir çukura düşerekten kendi varoluşuna hakaret ediyor. "hanımlar! baylar!" diyerekten üslubumu pekiştireyim öyleyse. edebiyat yapmaya gelmediğimin pekala farkında olsam da hislerimi olanca açıklığıyla sizlere gösterebilme derdindeyim. af buyurunuz.
kısaca şunu diyebilirim sanırım, filmin sinematografisini beğenmedim. diyaloglar da pek oturaklı değildi. fakat alt metinden çok yararlandım.
son olarak bu filmi izlemenizi önerir miyim? belki film kültürünüz oturduktan sonra evet, ondan önce hayır. böylesine basit anlatılmış ve bir noktada da anlatılamamış bir gerçeği izlemenizi ilk etapta önermiyorum.
filmde dikkatimi çeken bir şey de bunca zalimliği sergilemekten geri durmayan adamların, kadınların friedrich nietzsche, charles baudelaire gibi insanlardan bahsedebilmeleri. entelektüel bir birikimlerinin olduğu izlenimi verilmiş olduğunu düşünmekteyim. aynı zamanda hakikati kendilerince keşfettiklerini. çünkü:
ağlamaktansa gülmeyi tercih ederler. şeytana uyuyoruz, günah işliyoruz ama bunda ağlanacak bir şey yok ki, gibi bir düşüncedeler. önemli olan mutlu olmak. "mutlu olun! gülün" diye bağırılır...
şimdi alıntılar.
--- alıntı ---
bölüm isimleri:
antinferno - girone delle manie - girone della merda - girone del sangue
"her şeyin aşırısı iyidir."
"yetişme çağını yaşarken, yalnızca aşkla yatıp aşkla kalkar kızlar. radyo dinleyip çaylarını içerler ve umursamazlar özgür olmanın anlamını. ve hiçbir zaman düşünmezler, burjuvazi tereddüt etmeden neden öldürür çocuklarını."
"değerli arkadaşlar birbirimizin kızlarıyla evlenerek, yazgılarımızı sonsuza dek bir kılıyoruz."
"yazgıları, zevkimize uşaklık etmekten ibaret olan güçsüz yaratıklar. dış dünyanın bahşettiği o özgürlük denen saçmalığı umarım burada bulmayı beklemiyorsunuzdur. herhangi bir yasal hakka sahip olmaktan uzaksınız. dünya üzerinde hiç kimse burada olduğunuzu bilmiyor. dünyanın ilgisinden o kadar uzaksınız ki, bu açıdan zaten ölüsünüz. işte yaşamlarınıza hükmedecek kurallar:
saat tam 6.00'da, tüm grup içinde hikaye anlatıcılarının olduğu ve bunların sırayla oturup belirlenen bir konu üzerine seri öyküler anlatacağı, adına alem odası denilen yerde toplanmak zorundadır.
arkadaşlarımız herhangi bir anında toplantıyı bölebilirler ve bunu mümkün olduğunca sık yapmayı severler. hikayelerin amacı da zaten hayal gücünü harekete geçirmektir. her çeşit müstehcenlik serbesttir. akşam yemeğinden sonra, beyler, genellikle baküs alemi olarak bilinen seks partisini yöneteceklerdir. alem gereğince salon ve diğer odalar şehvet ateşiyle tutuşmuş olacaktır. tüm katılımcılar ritüele uygun bir biçimde giyinmiş olarak koridorda hazır bulunacaklardır. takip eden süreçte, pozisyon değiştirerek, eş değiştirerek karışık halde ve ensest türde olmak üzere hayvanlar gibi çiftleşilecek, zina ve anal seks yapılacaktır. bu şekilde bunu her gün sürdüreceğiz. eğer bir erkek bir kadınla seks yaparken yakalanırsa bir uzvunu kaybedecek şekilde cezalandırılacaktır. en büyük saygısızlık olması bakımından, dini bir davranışta bulunan herhangi biri ölümle cezalandırılacaktır."
"bazıları yalnızca tutkuları onları zorladıklarında kötülük yapabilirler. bazıları daima mutsuzdur ve onların hayatlarının tamamı bir gece önce yaptıklarından ötürü her sabah yaşadıkları pişmanlıktır."
"görkemli olan ne varsa kökeni kanla yıkanmıştır. ve bununla birlikte, dostlarım, belleğim beni yanıltmıyorsa, evet, öyle. 'kan dökmeden, merhamet olmaz. kan dökmeksizin.' "
--- alıntı ---
hakikati kanla mı haykırıyor bu film yoksa? sanmıyorum. sadece kendinize bir şey katabilirsiniz belki benim gibi. ki önemli olan kendinize bir şey katmak da değil. önemli olan duyumsamaktır. varlığı ve vahşeti duyumsamak. bu da sezgiyle olacaktır elbette.
gördüklerim... hiçbir şeydi özünde. ama kendimi gördüm bir şekilde. akıl sarayımın zindanlarına gizlediğim kendimi gördüm. creepy? nope. o ben çoktan zindandan kaçmıştı belki de. benliğim ikiye bölünmüştür yahut. gülücükler.
açıkça bilmiyorum diyebilirim bu soruların cevabına. şahsım adına konuşacak olursam, bu filmde kendimde bir şey gördüm. filmin içeriğinden bahsetmiyorum elbette, bir şey öğrendim demek istiyorum kendimle ilgili. ben olanca hassaslığımı gözler önüne sererken aslında edebiyat tutkusu içinde yanıp tutuşan bir bireyin yaptıklarına benzer davranıyormuşum. yani sanırım. belki diyeceklerim gücendirici olabilir ama kendimde görmeyi umduğum derinliği bu filmde apaçık görebilme fırsatı buldum. belki film varoluşa hitap ediyordur da. ki bence öyle... yahut gülmemin hatta kahkaha atmamın sebeplerinden birisi insan denilen yaratığın özünde ne kadar da vahşi, ne kadar da acımasız olduğudur. hatırlıyorum da final sahnesinde oturduğum yerden dikelmiştim. ağzım açık bir şekilde ekrana bakıyordum. "bu da mı?" gibi bir yorumum oldu o esnada.
dünya bir trajedi mekanı. "hayatın dehşetine karşı verilebilecek tek zekice taktik ona karşı küstahça gülmektir." diyen kierkegaard'a selam veriyorum. özünde bu gogolvari davranıştır belki de yaptığım.
film korkunç muydu? evet! yani kısmen olsa da korkunçtu. pek çok insan bakmak istemeyecektir ve anında filmi kapatacaktır. konuşulanlardan bazılarını aşağıda paylaşacağım az sonra. onu da lütfen okumayın eğer rahatsız olacaksanız. fakat bir anlam bulma umuduyla okuyacak olanlarınız varsa da kendilerini hazırlasın.
film güzel miydi? fena değildi. ama güzel miydi? hayır, sanıyorum. alt metinden bazı çıkarsamalar edinebilirsiniz ve belki benim yaşadıklarımı yaşayabilirsiniz. yani özünde benim gibi bir insan -ki övünüyor gibi olmayayım, normal bir insan işte-sadece görmek istediğim hakikati, yani bilgiye karşı koyamadığım o doyumsuzluğu göz önüne alıyorum- benim gibi bir insan özünü görme şansını yakaladı. bu öz neydi? işte bunu kimsecikler cevaplandıramaz benlikleri için. sanıyorum hayattaki en zor işlerden biridir. belki sibirya'ya sürgüne gidersek fyodor mihayloviç dostoyevski gibi, anca öyle görme şerefine erişebiliriz kendimizi.
belki beni psikopat olarak nitelendirecek olacaktır filmi izledikten sonra. ki mutlaka olacaktır, böyle insanları tanıyorum. fakat onları sevgiyle kucaklıyorum. belki benim gibi bir bedbaht (çok affedersiniz) böyle bir çukura düşerekten kendi varoluşuna hakaret ediyor. "hanımlar! baylar!" diyerekten üslubumu pekiştireyim öyleyse. edebiyat yapmaya gelmediğimin pekala farkında olsam da hislerimi olanca açıklığıyla sizlere gösterebilme derdindeyim. af buyurunuz.
kısaca şunu diyebilirim sanırım, filmin sinematografisini beğenmedim. diyaloglar da pek oturaklı değildi. fakat alt metinden çok yararlandım.
son olarak bu filmi izlemenizi önerir miyim? belki film kültürünüz oturduktan sonra evet, ondan önce hayır. böylesine basit anlatılmış ve bir noktada da anlatılamamış bir gerçeği izlemenizi ilk etapta önermiyorum.
filmde dikkatimi çeken bir şey de bunca zalimliği sergilemekten geri durmayan adamların, kadınların friedrich nietzsche, charles baudelaire gibi insanlardan bahsedebilmeleri. entelektüel bir birikimlerinin olduğu izlenimi verilmiş olduğunu düşünmekteyim. aynı zamanda hakikati kendilerince keşfettiklerini. çünkü:
ağlamaktansa gülmeyi tercih ederler. şeytana uyuyoruz, günah işliyoruz ama bunda ağlanacak bir şey yok ki, gibi bir düşüncedeler. önemli olan mutlu olmak. "mutlu olun! gülün" diye bağırılır...
şimdi alıntılar.
--- alıntı ---
bölüm isimleri:
antinferno - girone delle manie - girone della merda - girone del sangue
"her şeyin aşırısı iyidir."
"yetişme çağını yaşarken, yalnızca aşkla yatıp aşkla kalkar kızlar. radyo dinleyip çaylarını içerler ve umursamazlar özgür olmanın anlamını. ve hiçbir zaman düşünmezler, burjuvazi tereddüt etmeden neden öldürür çocuklarını."
"değerli arkadaşlar birbirimizin kızlarıyla evlenerek, yazgılarımızı sonsuza dek bir kılıyoruz."
"yazgıları, zevkimize uşaklık etmekten ibaret olan güçsüz yaratıklar. dış dünyanın bahşettiği o özgürlük denen saçmalığı umarım burada bulmayı beklemiyorsunuzdur. herhangi bir yasal hakka sahip olmaktan uzaksınız. dünya üzerinde hiç kimse burada olduğunuzu bilmiyor. dünyanın ilgisinden o kadar uzaksınız ki, bu açıdan zaten ölüsünüz. işte yaşamlarınıza hükmedecek kurallar:
saat tam 6.00'da, tüm grup içinde hikaye anlatıcılarının olduğu ve bunların sırayla oturup belirlenen bir konu üzerine seri öyküler anlatacağı, adına alem odası denilen yerde toplanmak zorundadır.
arkadaşlarımız herhangi bir anında toplantıyı bölebilirler ve bunu mümkün olduğunca sık yapmayı severler. hikayelerin amacı da zaten hayal gücünü harekete geçirmektir. her çeşit müstehcenlik serbesttir. akşam yemeğinden sonra, beyler, genellikle baküs alemi olarak bilinen seks partisini yöneteceklerdir. alem gereğince salon ve diğer odalar şehvet ateşiyle tutuşmuş olacaktır. tüm katılımcılar ritüele uygun bir biçimde giyinmiş olarak koridorda hazır bulunacaklardır. takip eden süreçte, pozisyon değiştirerek, eş değiştirerek karışık halde ve ensest türde olmak üzere hayvanlar gibi çiftleşilecek, zina ve anal seks yapılacaktır. bu şekilde bunu her gün sürdüreceğiz. eğer bir erkek bir kadınla seks yaparken yakalanırsa bir uzvunu kaybedecek şekilde cezalandırılacaktır. en büyük saygısızlık olması bakımından, dini bir davranışta bulunan herhangi biri ölümle cezalandırılacaktır."
"bazıları yalnızca tutkuları onları zorladıklarında kötülük yapabilirler. bazıları daima mutsuzdur ve onların hayatlarının tamamı bir gece önce yaptıklarından ötürü her sabah yaşadıkları pişmanlıktır."
"görkemli olan ne varsa kökeni kanla yıkanmıştır. ve bununla birlikte, dostlarım, belleğim beni yanıltmıyorsa, evet, öyle. 'kan dökmeden, merhamet olmaz. kan dökmeksizin.' "
--- alıntı ---
hakikati kanla mı haykırıyor bu film yoksa? sanmıyorum. sadece kendinize bir şey katabilirsiniz belki benim gibi. ki önemli olan kendinize bir şey katmak da değil. önemli olan duyumsamaktır. varlığı ve vahşeti duyumsamak. bu da sezgiyle olacaktır elbette.
gördüklerim... hiçbir şeydi özünde. ama kendimi gördüm bir şekilde. akıl sarayımın zindanlarına gizlediğim kendimi gördüm. creepy? nope. o ben çoktan zindandan kaçmıştı belki de. benliğim ikiye bölünmüştür yahut. gülücükler.
devamını gör...
trakya ağzı
kızan erkek çocuk, genelde çoluk çocuk anlamında kullanılır.
kızçe kız çocuk anlamında kullanılır.
şavuk aydınlık
şavumak, kamaşmak anlamında da kullanılabilir.
aydamak sürmek
şırk pipiringa sırılsıklam ıslanmak
iğşimek ekşimiş
farımak sıcaklamak
mokar öküz
piiz içki
kukumav baykuş ya da gece kuşu
kaçılmak kenara çekilmek
sıbıtmak fırlatıp atmak
dırın dırın çok dar
longur longur çok bol
mintan gömlek
tosba kaplumbağa
somak dudak, ağız
kaktırmak itlemek
kaykılmak arkaya doğru yaslanarak oturmak
bırkalamak kurcalamak
tevekel saf
aga abi
mari more, mare hitap şeklidir, genellikle kadınlar arasında
tırıldama zırlama
koti arkadaş, yandaş
inge yenge
sefte ilk
kaçım kaçım telaşlı, telaş içinde ortalıkta dolanan
paysınmak didinmek, yanaşmak, pay istemek
şam şeytanı kurnaz
bikerekte bir seferde
haşlak aşlak, kaynar anlamında
soyka çakı, bıçak
acık ya da acıkın, azıcık
anca ancak
artıkın ya da artıklayın, artık
bilem bile
belkim belki
belber berber
aykırmak bağırmak
pasaranlık yabani otların büyüdüğü, girilmeyecek gibi olan yerler
biyenmek beğenmek
çetik yün çorap
devrisi gün ertesi gün
çokçana çok miktarda
giinik güzel giyinmiş olan, hazır olan
kadanak olduğu kadar
kokar kirli, miskin, uyuşuk, bozulmuş
kopça düğme, cırt cırt ya da tutma yeri
lingir lingir kıkır kıkır gülmek, ya da çok fazla gezen bir yere giden insanlar için kullanılır.
örnek: lingir lingir nire gidersın?
marzufan ya da moltofon hatta moltofan olarak da kullanılır. anlamı mankafadır.
masus mahsus
teke gibi, kokan uyuşuk
mera mere, otlak
mısandıra musandıra, yüklük, kiler
onuştan onun için
onca o kadar
oturukça oturur pozisyonda
pin bin
porta çardak, çatı altı
'popara' papara, asıl anlamı peynir çorbası olsa da karışık şeyler için kullanılır.
örnek: saçların popara gibi olmuş. aynı örnek için papaz kelimesi de kullanılabilir.
sirekseyrek
suvan soğan
şincikinşimdi
şılamış şılabık, parlamış, ışıldamış
şopar çingene çocuk, genelde abartılı bir iş yapmış, giyinmiş kişiye söylenir.
tunuk mat, donuk, donmuş
tospalık verimsiz arazi
üzbaş üst baş
yalap şap özensiz
yalaz yalaza, alev
yol çatımı yolun birleştiği yer
ünük boğaz
timsirik tiksinmiş
yudum lokma, bir parça yemek
yösam yoksa
zati zaten
aram param karışık
çoktanki eski olan, eskiden beri
eni kunu enim konum, göz göre göre, apaçık
kaçalanmak aramak
nanni beşik, bebek salıncağı
kocaannebabanne
sesetme ses çıkarmamak
ferace kadınların gezmeye giderken giydikleri bir çeşit giysi, siyah ve uzun bir pelerine benzer. yaşlılar sürekli olarak, gençler iste akşamüstü giyerler.
en çok uğraştığım entirimdir. sevgiler.
kızçe kız çocuk anlamında kullanılır.
şavuk aydınlık
şavumak, kamaşmak anlamında da kullanılabilir.
aydamak sürmek
şırk pipiringa sırılsıklam ıslanmak
iğşimek ekşimiş
farımak sıcaklamak
mokar öküz
piiz içki
kukumav baykuş ya da gece kuşu
kaçılmak kenara çekilmek
sıbıtmak fırlatıp atmak
dırın dırın çok dar
longur longur çok bol
mintan gömlek
tosba kaplumbağa
somak dudak, ağız
kaktırmak itlemek
kaykılmak arkaya doğru yaslanarak oturmak
bırkalamak kurcalamak
tevekel saf
aga abi
mari more, mare hitap şeklidir, genellikle kadınlar arasında
tırıldama zırlama
koti arkadaş, yandaş
inge yenge
sefte ilk
kaçım kaçım telaşlı, telaş içinde ortalıkta dolanan
paysınmak didinmek, yanaşmak, pay istemek
şam şeytanı kurnaz
bikerekte bir seferde
haşlak aşlak, kaynar anlamında
soyka çakı, bıçak
acık ya da acıkın, azıcık
anca ancak
artıkın ya da artıklayın, artık
bilem bile
belkim belki
belber berber
aykırmak bağırmak
pasaranlık yabani otların büyüdüğü, girilmeyecek gibi olan yerler
biyenmek beğenmek
çetik yün çorap
devrisi gün ertesi gün
çokçana çok miktarda
giinik güzel giyinmiş olan, hazır olan
kadanak olduğu kadar
kokar kirli, miskin, uyuşuk, bozulmuş
kopça düğme, cırt cırt ya da tutma yeri
lingir lingir kıkır kıkır gülmek, ya da çok fazla gezen bir yere giden insanlar için kullanılır.
örnek: lingir lingir nire gidersın?
marzufan ya da moltofon hatta moltofan olarak da kullanılır. anlamı mankafadır.
masus mahsus
teke gibi, kokan uyuşuk
mera mere, otlak
mısandıra musandıra, yüklük, kiler
onuştan onun için
onca o kadar
oturukça oturur pozisyonda
pin bin
porta çardak, çatı altı
'popara' papara, asıl anlamı peynir çorbası olsa da karışık şeyler için kullanılır.
örnek: saçların popara gibi olmuş. aynı örnek için papaz kelimesi de kullanılabilir.
sirekseyrek
suvan soğan
şincikinşimdi
şılamış şılabık, parlamış, ışıldamış
şopar çingene çocuk, genelde abartılı bir iş yapmış, giyinmiş kişiye söylenir.
tunuk mat, donuk, donmuş
tospalık verimsiz arazi
üzbaş üst baş
yalap şap özensiz
yalaz yalaza, alev
yol çatımı yolun birleştiği yer
ünük boğaz
timsirik tiksinmiş
yudum lokma, bir parça yemek
yösam yoksa
zati zaten
aram param karışık
çoktanki eski olan, eskiden beri
eni kunu enim konum, göz göre göre, apaçık
kaçalanmak aramak
nanni beşik, bebek salıncağı
kocaannebabanne
sesetme ses çıkarmamak
ferace kadınların gezmeye giderken giydikleri bir çeşit giysi, siyah ve uzun bir pelerine benzer. yaşlılar sürekli olarak, gençler iste akşamüstü giyerler.
en çok uğraştığım entirimdir. sevgiler.
devamını gör...
24 mayıs 2021 habertürk süleyman soylu yayını
mehmet akif "tek tek sorulsa daha iyi olur" diyerek ilk olumlu işini yaptı.**
devamını gör...
josef stalin
rusya’nın hitler’i (bkz: adolf hitler)
devamını gör...
telefon sapığı
gizli numara engelleme sisteminin devreye girmesiyle bir nebze de olsa azalan ama soyu tüketilemeyen yaşam formu.
devamını gör...
yazarların takipçilerine söylemek istedikleri
hiç bir ankete beni yazmıyorsunuz, sessiz sessiz oylayıp kaçıyorsunuz. sizle yola çıkılmaz, beni lan beni bihterinizi demek istiyorum.
hepinizin iş akdini feshediyorum.
çıkarken muhasebeye uğrayın.
hepinizin iş akdini feshediyorum.
çıkarken muhasebeye uğrayın.
devamını gör...
başlığı engelle butonu
takip et butonunun üstüne değil altına yerleştirilmesi gereken buton.
sırf üstte olduğu için takip etmek istediğim başlıkları yanlışlıkla engelliyorum çoğu zaman. eğer unutup başlıktan ayrılırsam üstüne de bir bardak soğuk su içiyorum çünkü bu sözlükte bir kere engellediğiniz bir şeyi bir daha bulmak imkansıza yakın kjkjkgjffhhchgf.*
sırf üstte olduğu için takip etmek istediğim başlıkları yanlışlıkla engelliyorum çoğu zaman. eğer unutup başlıktan ayrılırsam üstüne de bir bardak soğuk su içiyorum çünkü bu sözlükte bir kere engellediğiniz bir şeyi bir daha bulmak imkansıza yakın kjkjkgjffhhchgf.*
devamını gör...
israil'in mescid-i aksa'ya saldırması
kim güçlüyse onun dediği olur olan da masum insanlara olur. ınsanlık var olduğundan beri süreç bu şekilde devam ediyo. peki güç ne sadece para mı ya da 3-5 tane tank füze vs mi. bugün israil dediğin ülke bilimsel gelişmelerde dünyanın ilk 5inde. 2.dünya savaşından sonra yerle bir olan almanya ve japonyanın su anki gücünü herkes biliyo zaten. biz de dahil ortadoğu toplumları metafizikle dini yönetimlerle zaman kaybettikçe en fazla yapacağımiz bi sela bi kınama tamam. kafa yanlış kafa önce ortadogu insaninin kafasını değiştirmesi lazım.
devamını gör...
oobah butler
13 şubat 1992, feckenham , ingiltere doğumlu yazar, gazeteci ve film yapımcısı. aynı zamanda dünyanın gelmiş geçmiş en büyük troll'ü bu adam. en bilinen icraatları ise paris moda haftası ve tripadvisor'u trollemesi olarak kayıtlara geçmiş.
paris moda haftası trolü
sahte restoran aldatmacası tripadvisor trolü
paris moda haftası trolüsahte restoran aldatmacası tripadvisor trolü
devamını gör...
yeni nesil polislerin kendini ilah sanması
katıldığım önermedir.
sebebi ise polis olmanın çok kolaylaştırılmasıdır. siz dışarıda boş gezen, kimse tarafından değer görmeyen insanın eline silah ve yetki verirseniz olacağı da budur zaten.
bu yazıda amaç polislerimize hakaret etmek veya onları aşağılamak değildir. amaç devletin önlem almasını sağlamaktır.
sebebi ise polis olmanın çok kolaylaştırılmasıdır. siz dışarıda boş gezen, kimse tarafından değer görmeyen insanın eline silah ve yetki verirseniz olacağı da budur zaten.
bu yazıda amaç polislerimize hakaret etmek veya onları aşağılamak değildir. amaç devletin önlem almasını sağlamaktır.
devamını gör...