sözlüğü terk ediyoruz kampanyası
"soru işaretiyle neden başlık açamıyorum" diye biraz daha üzerime gelinirse, benim de katılacağım kampanyadır.
burada yazarlık yapıyorsanız, sözlük formatını en başından kabul ettiğinizi varsayıyorum. sözlükte "a mı ? b mi? "şeklinde başlık açılmaz. burası forum değil, sözlük. neden soru işareti ile başlık açamıyorum sorusunun cevabı, neden burada küfür edemiyorum ile aynı.
(bkz: kafa sözlük formatı ve kuralları) gereği bunu yapamazsınız.
hamburgerciye gidip ısrarla "neden ben burada pasta yiyemiyorum, ne beceriksiz adamlarsınız" demek gibi şuan yaptığınız.
burada yazarlık yapıyorsanız, sözlük formatını en başından kabul ettiğinizi varsayıyorum. sözlükte "a mı ? b mi? "şeklinde başlık açılmaz. burası forum değil, sözlük. neden soru işareti ile başlık açamıyorum sorusunun cevabı, neden burada küfür edemiyorum ile aynı.
(bkz: kafa sözlük formatı ve kuralları) gereği bunu yapamazsınız.
hamburgerciye gidip ısrarla "neden ben burada pasta yiyemiyorum, ne beceriksiz adamlarsınız" demek gibi şuan yaptığınız.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının nicklerinin hikayesi
turşuyu çok seviyorum. ama aynı zamanda da midemi yakıyor.
devamını gör...
moderasyonun sözlükte çok fazla sansür uygulaması
yazmayı bilmezseniz uygularlar tabi.
2500'ü geçkin tanım attım sansürlenen yada uçurulan sadece 7 tanımım oldu.
onlar da forumsallıktan. kim bilir neler yazıyosunuz da gidiyo tanımlar. *
2500'ü geçkin tanım attım sansürlenen yada uçurulan sadece 7 tanımım oldu.
onlar da forumsallıktan. kim bilir neler yazıyosunuz da gidiyo tanımlar. *
devamını gör...
lamia
lamia'nın hikâyesi aslında çok dramatik bir hikâye. işin aslına bakarsanız mevzu yine zeus'un hovardalığından patlak veriyor. bak arkadaş senin mevzu, çapkınlığı, hovardalığı aşıyor. başını yakmadığın kadın kalmamış. hera gibi bir manyakla evlisin üstelik. azıcık eşini tanı da ona göre hareket et değil mi? yok ama inatla birilerine tebelleş oluyorsun. beyzadenin keyfi yerinde tabi, yakalandığı zaman kendisine bir şey olmuyor. lanetlenenler ve acı çekenler hep kadınlar. zeus kimseyi hera'nın eline düşürmesin diyeceğim de, olmayacak duaya da amin denmez ki arkadaş! netice olarak bu garibanda hera denen psikopatın gazabına uğramış, kadının bütün çocuklarını katletmiş manyak tanrıça. misal io'yu inek yapmıştı. şimdi bu cezayı düşününce io'nunki iyiymiş diyor insan. ona insaflı davranmış resmen. tabi böyle bir acıdan sonra lamia kafayı kırıyor. bildiğiniz canavara dönüşüyor. yani hem ruhen hem fiziki olarak canavarlaşıyor, zira üstü insan altı yılan olarak tasvir ediliyor. ama iş erkekleri baştan çıkarmaya gelince dünyanın en güzel kadınına dönüşebiliyor. işte asıl sıkıntıda orada başlıyormuş. kurbanlarını öldürmeden önce pipilerini kesip, sonra da bir güzel kanlarını emip sonsuzluğa uğurluyormuş.
yalnız bu yunanlıların bilinç altı cidden acayip. adamlar/kadınlar ne hikâyeler yazmış, yetmemiş sonra bunlara inanmış. benim diyen fantastik kurgu yazarı bu kadar hikâyeyi bir araya toplayamaz. aristotales ve aristophanes'de az değiller hani meseleyi nasılda derleyip, toplayıp kültürel miras haline getirmişler, vallahi helal olsun adamlara. bak misal homer amca bu konularda daha efendi bir adam. lamia hakkında bir sürü söylence var. anası hekate diyenler var misal bu da onu empusa'nın kardeşi yapar. persophone 'nin kızı olduğunu söyleyenlerde mevcut. yani o kısımlar biraz karışık. net olarak bildiğimiz şey hera'nın gazabına uğraması ve sonrasında seri erkek katili olması. belki de ilk kadın seri katildir bilemiyorum. nereden bakarsan bak, dram işte.
yalnız bu yunanlıların bilinç altı cidden acayip. adamlar/kadınlar ne hikâyeler yazmış, yetmemiş sonra bunlara inanmış. benim diyen fantastik kurgu yazarı bu kadar hikâyeyi bir araya toplayamaz. aristotales ve aristophanes'de az değiller hani meseleyi nasılda derleyip, toplayıp kültürel miras haline getirmişler, vallahi helal olsun adamlara. bak misal homer amca bu konularda daha efendi bir adam. lamia hakkında bir sürü söylence var. anası hekate diyenler var misal bu da onu empusa'nın kardeşi yapar. persophone 'nin kızı olduğunu söyleyenlerde mevcut. yani o kısımlar biraz karışık. net olarak bildiğimiz şey hera'nın gazabına uğraması ve sonrasında seri erkek katili olması. belki de ilk kadın seri katildir bilemiyorum. nereden bakarsan bak, dram işte.
devamını gör...
türk kızlarının etli butlu olmasının nedeni
erkeklerin şişman olması ile aynı nedenlerdir.
1. genetik olabilir
2. bok boğazlı olup her şeyi yeme sevdası
3. depresyon, stres kaynaklı
4. nasıl olsa olan oldu battı balık yan gider denilmesi
1. genetik olabilir
2. bok boğazlı olup her şeyi yeme sevdası
3. depresyon, stres kaynaklı
4. nasıl olsa olan oldu battı balık yan gider denilmesi
devamını gör...
kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, bir kimsenin “bir yere gitmek” veya “bir yerde kalmak” özgürlüğünden mahrum edilmesidir. yani, fail tarafından mağdurun serbestçe hareket etmesinin engellenmesidir.
kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu, diğer adıyla hürriyeti tahdit suçu, kişi özgürlüğü ve güvenliğini koruyan bir suç olarak tck md.109’da “hürriyete karşı suçlar” bölümü altında düzenlenmiştir.
kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçu, bireylerin kendi istekleri ve serbest iradeleriyle hareket etme özgürlüğünü güvence altına alan bir suç tipidir.
bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
devamını gör...
emine abla
havanın güneşli olmasından mütevellit mutlu olduğum bir sabah * kütüphaneye gitmek için evden çıkarken mahallede tohli* bir çocuk gördüm, çok hoşuma gider böyle çocuklar tebessüm ettim. biraz ilerlerikten sonra tanımadığım o çocuk arkamdan gelerek "emine abla, bizim parkı bitirmişler oynamaya gidelim mi" dedi anlık refleksle "tamam gideriz bir haftasonu, topu da alalım" dedim. gülerek tamam dedi el sallayıp yoluma devam ettim. masum çocuk umarım emine ablan seni götürmüştür parka yoksa vicdan azabı çekerim.*
devamını gör...
depersonalizasyon ve derealizasyon
kişinin kendini bulunduğu yere ve kendine yabancı hissetme durumudur.
yürürken veya herhangi bir ortamdayken bir anda gerçeklik algını yitiriyor gibi oluyorsun. bunu yaşamayan insanlara tarif etmek zor. çocukken kendime en çok sorduğum sorulardan biri şuydu. "ben kimim?"* benliğime yabancı hissetme durumu ve saçma sapan, açık uçlu, yanıtlayamayacağım sorular. kimim ben, yaşamdaki rolüm ne? gibi sorularla bir psikoza girer bedenimi ve bulunduğum anı hissetmeye çalışırdım. bazen yıllardır tanıdığım insan karşımda oturuyorken, yine birden algım kopuyor ve "bu kim, ne ara tanıştık ki biz" diyorum. kendine üçüncü şahıs gözünden bakmak, trene ters koltukta oturmak gibi bir his. hâlâ benzer durumlar yaşayıp realiteden koptuğum oluyor ara sıra.*
yürürken veya herhangi bir ortamdayken bir anda gerçeklik algını yitiriyor gibi oluyorsun. bunu yaşamayan insanlara tarif etmek zor. çocukken kendime en çok sorduğum sorulardan biri şuydu. "ben kimim?"* benliğime yabancı hissetme durumu ve saçma sapan, açık uçlu, yanıtlayamayacağım sorular. kimim ben, yaşamdaki rolüm ne? gibi sorularla bir psikoza girer bedenimi ve bulunduğum anı hissetmeye çalışırdım. bazen yıllardır tanıdığım insan karşımda oturuyorken, yine birden algım kopuyor ve "bu kim, ne ara tanıştık ki biz" diyorum. kendine üçüncü şahıs gözünden bakmak, trene ters koltukta oturmak gibi bir his. hâlâ benzer durumlar yaşayıp realiteden koptuğum oluyor ara sıra.*
devamını gör...
çok pis dedikodu döndüğü düşünülen yerler
mutfak abi net ya. o mutfak masasında neler konuşulmadı, hangi akrabalar çekiştirilmedi, ne marka sigaralar yakılmadı ki..
devamını gör...
soren kierkegaard
yaşam,
tıpkı müzik gibidir;
mükemmel bir dokunuşla düşüş ile yükseliş,
doğru ve yanlış arasında gidip gelir;
güzellikte burada yatar.
sözlerinin sahibi danimarkalı filozof.
tıpkı müzik gibidir;
mükemmel bir dokunuşla düşüş ile yükseliş,
doğru ve yanlış arasında gidip gelir;
güzellikte burada yatar.
sözlerinin sahibi danimarkalı filozof.
devamını gör...
düşün ki kedin bunu okuyor
eğer ölürsem ve sen de aç kalırsan beni gönül rahatlığıyla yemene izin veriyorum. bir parçamın sende yaşamaya devam edeceğini bilmek güzel.
devamını gör...
yapılmış en aptalca dalgınlık
daha bugün bakırköyden bindiğim minibüsteki şoföre ücreti uzatırken bakırköyde ineceğim de alır mısınız demem şoku. şoför de şaşırıp bakırköyse hemen indiriyim buyrun dedi*.
devamını gör...
evde yaptığı her eyleme başlık açan yazar
(bkz: çay koyayım bari)
ilginç yazardır. sıkılmıştır. bazı sorunsallarları düşünüyordur. * cevap bulamayınca sözlüğe sarmıştır. güzel yazardır.
ilginç yazardır. sıkılmıştır. bazı sorunsallarları düşünüyordur. * cevap bulamayınca sözlüğe sarmıştır. güzel yazardır.
devamını gör...
suç olmadığı halde yaparken öyle hissettiren durumlar
rastgele bir kafeye girip de menüyü açınca fahiş fiyatları görüp ufak bi istişareden sonra kalkmaya karar vermek. herkesin aynı fikirde olması ama kafe sahibinin tek böbreğini istiyormuşsun mahcubiyeti ile ter dökmek. hatta telefonla konuşuyor gibi yapıp neticeden bahane uydurup kaçarcasına uzaklaşmak.. yazarken terledim.
devamını gör...
normal sözlük meme fikri
arkadaslar meme bildigimiz meme degil o yuzden eger ne oldugunu bilmiyorsak basligi acan arkadasi gommeyyelim. bilip de gomenler gommeye devam edebilir ona lafim yok. arkadasin bahsettigi memenin ne oldugunu merak edenler icin: en.wikipedia.org/wiki/Inter...
--- alıntı ---
an ınternet meme, more commonly known simply as a meme (/miːm/ meem), is a type of meme that is spread via the ınternet, often through social media platforms and especially for humorous purposes. memes can spread from person to person via social networks, blogs, direct email, or news sources. they may relate to various existing ınternet cultures or subcultures, often created or spread on various websites. ınternet memes are " often, modifications or spoofs add to the profile of the original idea thus turning it into a phenomenon that transgresses social and cultural boundaries".[1] one hallmark of ınternet memes is the appropriation of a part of broader culture, for instance by giving words and phrases intentional misspellings (such as lolcats) or using incorrect grammar (such as doge). ın particular, many memes utilize popular culture (especially in image macros of other media), although this can lead to issues with copyright.
--- alıntı ---
turkce kaynak icin: medium.com/@serkanismygrill...
yaraticilikla guzel miim(meme)'ler ortaya cikartip bunlarin altina kafasozluk.com watermarki ile birlikte yayarak sozlugun bilinirligini arttirmak da mumkun. oncelikli eksiklerimizi giderdikten sonra benim gundeme almaktan yana oldugum bir fikir. kafa sozlugun digerlerinden farki ne sorusuna bir cevap daha eklenmis olabilir boylece.
--- alıntı ---
an ınternet meme, more commonly known simply as a meme (/miːm/ meem), is a type of meme that is spread via the ınternet, often through social media platforms and especially for humorous purposes. memes can spread from person to person via social networks, blogs, direct email, or news sources. they may relate to various existing ınternet cultures or subcultures, often created or spread on various websites. ınternet memes are " often, modifications or spoofs add to the profile of the original idea thus turning it into a phenomenon that transgresses social and cultural boundaries".[1] one hallmark of ınternet memes is the appropriation of a part of broader culture, for instance by giving words and phrases intentional misspellings (such as lolcats) or using incorrect grammar (such as doge). ın particular, many memes utilize popular culture (especially in image macros of other media), although this can lead to issues with copyright.
--- alıntı ---
turkce kaynak icin: medium.com/@serkanismygrill...
yaraticilikla guzel miim(meme)'ler ortaya cikartip bunlarin altina kafasozluk.com watermarki ile birlikte yayarak sozlugun bilinirligini arttirmak da mumkun. oncelikli eksiklerimizi giderdikten sonra benim gundeme almaktan yana oldugum bir fikir. kafa sozlugun digerlerinden farki ne sorusuna bir cevap daha eklenmis olabilir boylece.
devamını gör...
dinlenme tesisi
marmara bölgesi ve çevresi için konuşursak bol bol pişmaniye, kestane şekeri görebileceğimiz bir yerdir. uzun yolculukların olmazsa olmazı, gereksiz pahalı.
devamını gör...
iş - enerji teoremi
fizikte iş ile enerji arasındaki ilişkiyi veren kavram.
bir cisme etki eden bir kuvvet, bazı durumlarda o cisim üzerinde bir iş yapar. bunun anlamı, kuvvetin cisme enerji aktarmış olmasıdır. bu enerji aktarımı, cismin enerji değişimini verir. iş ile enerji arasındaki bu ilişki, bu teorem tarafından açıklanır.
bir cisme etki eden bir kuvvet, bazı durumlarda o cisim üzerinde bir iş yapar. bunun anlamı, kuvvetin cisme enerji aktarmış olmasıdır. bu enerji aktarımı, cismin enerji değişimini verir. iş ile enerji arasındaki bu ilişki, bu teorem tarafından açıklanır.
devamını gör...
hiçbir viking askerinin kışlada patates soymamış olduğu gerçeği
kız arkadaşımla şöminenin karşısında sallanan sandalyelerimize oturup birbirimize sırayla şiir okuyoruz. o sırada kitaplıktan üvercinka'yı açıp rastgele bir sayfa çevirdim ve elimdeki white russian kadehini yere düşürerek "olamaz!" dedim. kız arkadaşım bana dönerek "oğulcan noluyor!!" dedi ve beni sandalyeye boylu boyunca oturtarak gömleğimin düğmelerini çözüverdi.
nasıl olurdu bu? nasıl?
bilmiyorum daha önce bahsettim mi. ben askerliğimi 97/4 dönem kıbrıs jandarma komutanlığında yaptım. orada neredeyse her gün patates soyardık. tertibim muzaffer sürekli "gardaççım sana bizim buranın müziklerini dinleteceyim" diyerek gider gırnata müzik açardı, kıvırta kıvırta patates soyardık anasını satim. her gün ama her gün patates soyup gırnata çalıyorduk istisnasız. bir keresinde selami çavuş girmişti de rezil olmuştuk. bak manzarayı anlatıyorum sana. muzaffer denilen bu herifçioğlunun patatesleri tek parça olarak soyabilme gibi gereksiz bir yeteneği vardı. haliyle patatesin kabuğu upuzun oluyordu. heh, işte bu manyak herif o patates kabuklarını birleştirip kendisine bir peruk takmış saçlarını savura savura gırnata oynuyor. çavuş da tam o anda içeri girdi aliminyum. bir de o sırada hıyarın birisi yangın alarmına mı ne basmış artık nasıl becerdiyse, bütün garnizon dışarı fırladık. çavuş önde ben arkada, atletli ve patates kabuğu peruklu bir şekilde muzaffer arkada gittik. bu manyak herif hala farkında değil. nasıl bir görüntü olduğunu hala hatırlar hatırlar gülerim. öyle böyle sağlam dayak yemedik ama.
neyse ne diyordum. vikinglerin hiçbirinin patates soymamış olduğundan bahsediyordum. gittim wikipedia'dan araştırdım bunlar savaşçı millettir. her viking asker doğar diye.. ama adamların kültüründe kışla mutfağında patates soymak yok lan. vallahi yok billahi yok. sabah gazetesinden 50 kupona aldığımız britania ansiklopedisine baktım orada da yok. yale üniversitesinde nordik tarihi üzerine doktora yapan bir arkadaşıma sordum o da bilmiyor. en son ülkemizin ulusal değeri, yaşayan efsanesi ilber ortaylı hoca'ya mail olarak attım. bakın hocam yanlışımız olmasın askerde nasıl patates soyulmaz diye dipnot düştüm. muhtemelen dönmeyecek ama olsun.
whatsapp'tan muzaffer'e yazdım.
"hacı öncelikle selamunalekyüm barça-celta maçı kg var." diyerek konuya girdim, ondan sonra konuyu uzun uzun anlattım. herif hakikaten de şaşırdı, "harbi gardaççım bunlar da gendilerine asgerlik yabdım sanır vallah doru diyon" dedi.
inanılacak gibi değil ya. esra da şimdi bana süt hazırlıyor mutfakta. canım benim ya. süt gaz yapar mı diye sordum, yok süd zehiri alır diyor. ben bu kıza aşığım ya aşık.
nasıl olurdu bu? nasıl?
bilmiyorum daha önce bahsettim mi. ben askerliğimi 97/4 dönem kıbrıs jandarma komutanlığında yaptım. orada neredeyse her gün patates soyardık. tertibim muzaffer sürekli "gardaççım sana bizim buranın müziklerini dinleteceyim" diyerek gider gırnata müzik açardı, kıvırta kıvırta patates soyardık anasını satim. her gün ama her gün patates soyup gırnata çalıyorduk istisnasız. bir keresinde selami çavuş girmişti de rezil olmuştuk. bak manzarayı anlatıyorum sana. muzaffer denilen bu herifçioğlunun patatesleri tek parça olarak soyabilme gibi gereksiz bir yeteneği vardı. haliyle patatesin kabuğu upuzun oluyordu. heh, işte bu manyak herif o patates kabuklarını birleştirip kendisine bir peruk takmış saçlarını savura savura gırnata oynuyor. çavuş da tam o anda içeri girdi aliminyum. bir de o sırada hıyarın birisi yangın alarmına mı ne basmış artık nasıl becerdiyse, bütün garnizon dışarı fırladık. çavuş önde ben arkada, atletli ve patates kabuğu peruklu bir şekilde muzaffer arkada gittik. bu manyak herif hala farkında değil. nasıl bir görüntü olduğunu hala hatırlar hatırlar gülerim. öyle böyle sağlam dayak yemedik ama.
neyse ne diyordum. vikinglerin hiçbirinin patates soymamış olduğundan bahsediyordum. gittim wikipedia'dan araştırdım bunlar savaşçı millettir. her viking asker doğar diye.. ama adamların kültüründe kışla mutfağında patates soymak yok lan. vallahi yok billahi yok. sabah gazetesinden 50 kupona aldığımız britania ansiklopedisine baktım orada da yok. yale üniversitesinde nordik tarihi üzerine doktora yapan bir arkadaşıma sordum o da bilmiyor. en son ülkemizin ulusal değeri, yaşayan efsanesi ilber ortaylı hoca'ya mail olarak attım. bakın hocam yanlışımız olmasın askerde nasıl patates soyulmaz diye dipnot düştüm. muhtemelen dönmeyecek ama olsun.
whatsapp'tan muzaffer'e yazdım.
"hacı öncelikle selamunalekyüm barça-celta maçı kg var." diyerek konuya girdim, ondan sonra konuyu uzun uzun anlattım. herif hakikaten de şaşırdı, "harbi gardaççım bunlar da gendilerine asgerlik yabdım sanır vallah doru diyon" dedi.
inanılacak gibi değil ya. esra da şimdi bana süt hazırlıyor mutfakta. canım benim ya. süt gaz yapar mı diye sordum, yok süd zehiri alır diyor. ben bu kıza aşığım ya aşık.
devamını gör...
iyi bir insanın acımasız bir insana dönüşmesi
gerçekten iyi bir insan birinden kötülük gördü diye kalkıp herkese karşı acımasız olmaz. sadece o kişiye karşı gösterir tepkisini. sırf biri bizi üzdü bize kazık attı diye suçu diğer tüm insanlardan da çıkaramayız değil mi? ben de çok merhametli bir insanım. bunu övünmek için söylemiyorum yanlış anlamayın ama mizaç olarak merhametli biriyim yani. bazen bu iyi niyetimi kötüye kullananlar tabiki oluyor ama bunu farkettiğimde sadece o kişiye karşı tepkimi koyuyorum bunun acısını başkalarından çıkarmıyorum herkese kötü olmuyorum yani. bence olması gereken bu.
devamını gör...
