ders çalışmaya başladığım an telefonuma bildirim gelmesini sağlayabiliyorum.
devamını gör...

bence zamanı hızlandırma ya da yavaşlatma olabilir. harika bir anı yavaşlatıp daha uzun yaşamak ya da hastane önündeki acılı bekleyişi hızlandırabilsek fena olmaz diye düşünüyorum.
devamını gör...

işte bunlar hep (bkz: kimyasal islamcı).
devamını gör...

şekersiz daha güzel olduğunu düşünen kişidir

(bkz: ben)
devamını gör...

yunanca kökenli bir sözcüktür. amaçsız kurlaşma diyebiliriz en kısa hali ile. sonuca varmayan, istenen ve beklenen flörtvari sohbetlerin ortada kalması bir üste taşınamaması.
-günümüz ilişkilerinde genellikle sıkça yaşanılan durumdur.
devamını gör...

çocuklarla diyaloglar, en sevdiğim. benimkisi pek komik değil ama (bkz: teşbih)in güzelliğinden, paylaşmasam eksik hissederdim.

yedi yaşındaki yeğenimle (erkek) güreş yaparken dayanamadım aldım sırtıma döndürmeye başladım. bir yandan kahkahalar atıyor, bir yandan da 'durma teyze, sakın durma' diye çığlık atıyordu. başımız dönüp koltuğa yığılınca şöyle dedi.
-teyze ya anlamıyorum ben 40 kiloyum, sen elli kilosun. beni nasıl kaldırıyorsun? seyit onbaşı mısın sen?
devamını gör...

kafamda çok fazla düşünceler yaratan yazar.

ilk soru, "gerçekten mutlu mu acaba?"
yazdıklarına, sözlük için yaptıklarına vs kesinlikle lafım yok, maaşallahı var daim olsun o ayrı da, hayatı nasıl, ömrü 150 kelimeden az tanımlara hiç mi sığmıyor, hiç mi küçük ve hatalı refleksleri yok, hiç mi mızıklamaz, hiç mi gemileri yakmaz, ya da hepsinden var da burada mı göstermez bilmiyorum.
ilginç biri olduğu kesin, bu kadar okuyan, okuduğunu anlatmakta kesinlikle sorunu olmayan biri düz insan olamaz zaten.

ama benim gibi ara yaşam formalarının aklını karıştırıyor o kesin, hani hayatında hiç devekuşu görmemiş bir insan onu ilk kez gördüğünde bi tereddüt eder ya; "ya bu kuş mu deve mi?" diye, hah teşbihte hata olmazmış, benimki de o hesap.
insan olma formu - kendine göre - bu ise ve bu hayatında mutlu ise ve/veya akşamları bizim hiç şahit olmadığımız bir halde gidip bir tektekçi meyhanesinde "tülay geri dön" diye ağlayıp sonra diyalektik materyalizm konusunda oturup herkese bilgi veriyorsa ne mutlu ona?

bi gün bi yerde çay kahve içmek üzere dostum, hayatın güzel keyfin daim olsun..

peşin edit : yok la, ne kıskancam? hımmff.. tamam tamam belki biraz... ahahhaha
devamını gör...

memleketin ancak okuyup yazmakla kurtulacağına inananlardanım.*

bu başlık altında yazılı materyallerin az okunduğundan bahsetmek istiyordum*. birçoğumuz önümüze gelene cahil* demeyi pekala iyi biliyoruz. okumamaktan dem vuruyoruz. peki bunun için ne yapıyoruz? tabi ki okumuyoruz. anlıyorum okumak bir tercih meselesi fakat anlamadığım kısım şikayet eden kişinin sorunun asıl kaynağının yine kendisi olmasıdır. cahillikten kurtuluşun yolu sadece okumak değildir ama etkili yolun bu olduğunun da farkındayız. mesele sadece çok okumakta değildir. kaliteli okumak diye bir durum ayrıca söz konusudur. bunları da bilerek okumaya gereken önemi vermemiz gerektiği kanaatindeyim.

kamu spotu: yoldan geçerken taşın orada olmasından şikayet ediyorsanız onu bir zahmet kaldırın derim. ha yok kaldırmak istemiyorsanız da şikayet etmeyin.

turizm bakanlığı’nın 2011 tarihli türkiye okuma kültürü haritası: türkiye’de kişi başına yıllık 7,2 kitap okunuyor. günlük olarak kitap okuma aktivitesine ayrılan süre ise yaklaşık 7 dakika.

uluslararası yayıncılar birliği: kitap ihtiyaç listemizde 235. sırada yer alıyor. türkiye’de geçtiğimiz yıl kişi başına düşen kitap sayısı 8.4 olurken, kitap okumaya ayırdığımız süre ortalama 1 dakika olarak açıklandı.

norveç’te bir vatandaş yıllık ortalama 137, almanya 122, dünyada ise 1,3 dolar harcanıyor. türkiye’de 25 cent. birleşmiş milletler eğitim, bilim ve kültür örgütü’nün (unesco) verilerine göre türkiye, kitap okuma oranında dünyada 86’ncı sırada, yoksul afrika ülkeleriyle aynı kategoridedir.

gazete okuyanların okumayanlara oranı yüzde 61’den yüzde 26’ya düştü.*

kaynaklar: 1, 2, 3, 4, 5
devamını gör...

@rimbaud ukdesidir.

george orwell'in yazarı olduğu hayvan çiftliği kitabında geçen anlamlı bir cümle. bu cümle yedi emirin yazılı olduğu duvarda yedi emir silinip yerine "bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar öbürlerinden daha eşittir" şeklinde yazılmıştı.

yedi emiri merak edenler için buraya bırakıyorum.

yedi emir
1. iki ayak üstünde yürüyen herkesi düşman bileceksin.
2. dört ay ak üstünde yürüyen ya da kanatlan olan herkesi dost bileceksin.
3. hiçbir hayvan giysi giymeyecek.
4. hiçbir hayvan yatakta yatm ayacak.
5. hiçbir hayvan içki içmeyecek.
6. hiçbir hayvan başka bir hayvanı öldürmeyecek.
7. bütün hayvanlar eşittir.
devamını gör...

ortalamanın 174 olduğunu düşünürsek halâ uzun boydur.
ayrıca genelde 180 diyen 180 değildir ya 179 ya da 181’dir.

not: bu boyda erkek diye konuşan kadınların babaları sandalye bacağı kadar, kendileri de sandalye bacakları arasındaki kiriş kadar olurlar genelde. ondandır böyle konuşmaları.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kimseye demedim size mi gelip anlatcam aw dediğim dertlerdir. kalorifere yaslanıp mandalina yememe neden olan dertlerdir.
devamını gör...

kafa'yı diğer sözlüklerden ayıran en büyük fark. video linki veya gif/foto linki koyarsanız link değil olayın kendisi görünüyor bu özellik hiç bir sözlükte yok.

bu özellik sayesinde mizahın üst düzeye çıktığını ve şukuların havada uçtuğunu görüyoruz.

bu özellik yazarların kendisini daha iyi ifade etmesini sağlıyor. ayrıca link olsaydı çoğu kişi tıklamaya özenirdi.

diğer yandan da bu özellik, kafa sözlüğün 2020 ve sonrasına ayak uydurduğunu gösteriyor eski sözlüklerden ayrılıyor. adeta devrimci bir sözlük olma özelliğini kazandırıyor. eski usül link işleri antika oldu artık.
devamını gör...

ismi irem olanlar genelde çalışkan ve düzenli oluyor. tam tersiyle karşılaşmadım hiç.
devamını gör...

sanırım ivanmilinski'ye aşkımı itiraf edebileceğim başlık bu.
devamını gör...

hayko cepkin imzalı en güzel eserlerden biri, eski bir hatıra, hiçbir şeyin dibinde olanların kılavuzu.

"bitmez sandı
yoksul beynin
sorma artık kimim neyim
olsun sende merhametim
bundan sonra seninleyim

hiç aklında yokken bir ışık yanar

yol gözümü dağlıyor bak
ağlasan da boş
bendeki zehir kadar sarhoş
bu nehir gibi akan sular ne çok olur bu gözlerde yaş
tadı yok çok zor olur birdaha

gözümde yaş
bomboş elim
hiçbir şeyin
dibindeyim
geçmiş her gün
hikayemdir
böyle bilsin sevdiklerim

hiç aklında yokken bir ışık yanar

yol gözümü dağlıyor bak
ağlasan da boş
bendeki zehir kadar sarhoş
bu nehir gibi akan sular ne çok olur bu gözlerde yaş
tadı yok çok zor olur bir daha"

devamını gör...

zehirli bir ilişkinin içinde olduğunu fark ettiğin andır mesela.
devamını gör...

(bkz: topuksuz 177 cm sena) (bkz: queen bee) benim gözüme çarpa arkadaşlar bunlar. ha bu arada 17:55'den beri (bkz: ıvanmılınskı) ortada yok. gören bilen varsa yazsın başına birşey gelmesinden korkuyorum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sezen aksu'nun "madem ki istiyorsun öyleyse durma git" dedikten sonra gitme kal yalan söyledim demesi .
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim