her depremde istanbul'dan hissedilmiştir yazan lale-i makat
depremin stresinin üzerine sinir sahibi de yapan lale-i makattır. yaklaşık 45 dk. önce yine ege denizi sallanmış. ama lale-i makat durur mu yapıştırmış cevabı; istanbul'dan hissedilmiştir. ofansif mizahınızı alıp anüsünüze monte edin.
devamını gör...
filozofların en sevilen sözleri
size kimin hükmettiğini öğrenmek istiyorsanız, sadece kimi eleştirmeye izniniz olmadığını bulun.
voltaire
voltaire
devamını gör...
kabe'yi gaza gelip yanlışlıkla 8 kez tavaf etmek
geri geri yürüyün bir tur.
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
dokuzda buradayım, elimde sazım
ağlatırsan bilirim ki geçmiyor nazım
kaşkolnikov demiş yagami'ye "l" lazım
eski dostumdur, düşman bellemem
ağlatırsan bilirim ki geçmiyor nazım
kaşkolnikov demiş yagami'ye "l" lazım
eski dostumdur, düşman bellemem
devamını gör...
yoldaş benjamin franklin söyleşisi
"nisan ayında yazar maaşları yatmaya devam edecek."*
yoldaş benjamin franklin.
yoldaş benjamin franklin.
devamını gör...
türkiye'de unutulamayan olaylar
1995 yılında mehmet ali birand’ın sunduğu 32. gün programında doğu perinçek’in ertuğrul kürkçü’ye “alçak, p*şt” demesi. *
devamını gör...
bazı kadınların yemek yapmayı hizmetçilik olarak görmesi
erkekler kadınlara yardım etmemeli kardeşim. zahmet olacak ama erkekler sorumluluk almalı. hayat müşterektir. yaşadığın evin sorumluluğunu almayıp, olduğu gibi karşı tarafa yıkıp, sonra da kadınlar şöyle, böyle diye her şeyi de feminizme atıp bunun arkasına geçmesin kimse. bunda biraz da kadınların payı yok değil. hanım abla hiç iş yaptırmadığı oğluşunu evermiş, oğluşu da evde iş yapınca "ayy ben seni hizmetçilik yap diye mi everdim!" diye dolaşıyor. bu hizmetçilik değil arkadaşlar, bir daha yazıyorum, bu yaşadığın evin sorumluluğunu almaktır. almayıp da yok feminizm, yok kadınlara yardım, yok bilmem ne diye söylenecekseniz hiç oralara bulaşmayın.
devamını gör...
yeşil renkli yazarlar
devamını gör...
gezelligheid
hollandaca sosyal ve rahat bir durumu tanımlamak için kullanılan bu kelime zaman içinde sosyal medyada farklı anlamlarda kullanılmaya başlanmıştır.
gezelligheid sevdiğin şeylerle beraber geçirilen keyifli zamanı ifade eder.
sevdiğin yerde olmanın yaşattığı mutluluk ve huzura da denir.
dışarda kar yağmıştır, buz gibi soğuk bir hava vardır ama evinizde şömine başında sevdiğiniz ile sıcak bir sohbete başlamışsınızdır… gezelligheid bozulmasın diye telefonu sessize alırsınız.*
yurdum medyası ise önce gezellig diye kelimeyi kısaltmış, sonra "ha gezellig ha güzellik, uzatmaya ne gerek var, bırakın bu gavur kelimelerini" demiştir. *
gezelligheid yaşamışsanız şu şarkıda olduğu gibi sevdiğinizi bırakmak istemezsiniz.
seninle tattım ben her mutluluğu
bırakıp gidersen bil ki yaşamam
ömrümden canımdan ne istersen al
gülü susuz seni aşksız bırakmam
üşüdüm diyorsan güneş olurum
yanarım sevginle, ateş olurum
dolarım havaya, nefes olurum
gülü susuz seni aşksız bırakmam
gönlündeki derdi siler atarım
ümit pınarıyla coşar akarım
kış göstermem sana ben hep baharım
gülü susuz seni aşksız bırakmam.
sözlüklerde birbirine atar yapıp huzur bozan ergenler gezelligheid nedir bilmez. yerler birbirini, ete para vermezler.
arizona kertenkeleleri bile gezelligheid nedir bilir. * kendileri belgesel çekip internete koyarlar ki seyredenler neşelensin.
“sevinci öğrenirsek başkalarına acı vermeyi unuturuz” – nietzsche.
gezelligheid sevdiğin şeylerle beraber geçirilen keyifli zamanı ifade eder.
sevdiğin yerde olmanın yaşattığı mutluluk ve huzura da denir.
dışarda kar yağmıştır, buz gibi soğuk bir hava vardır ama evinizde şömine başında sevdiğiniz ile sıcak bir sohbete başlamışsınızdır… gezelligheid bozulmasın diye telefonu sessize alırsınız.*
yurdum medyası ise önce gezellig diye kelimeyi kısaltmış, sonra "ha gezellig ha güzellik, uzatmaya ne gerek var, bırakın bu gavur kelimelerini" demiştir. *
gezelligheid yaşamışsanız şu şarkıda olduğu gibi sevdiğinizi bırakmak istemezsiniz.
seninle tattım ben her mutluluğu
bırakıp gidersen bil ki yaşamam
ömrümden canımdan ne istersen al
gülü susuz seni aşksız bırakmam
üşüdüm diyorsan güneş olurum
yanarım sevginle, ateş olurum
dolarım havaya, nefes olurum
gülü susuz seni aşksız bırakmam
gönlündeki derdi siler atarım
ümit pınarıyla coşar akarım
kış göstermem sana ben hep baharım
gülü susuz seni aşksız bırakmam.
sözlüklerde birbirine atar yapıp huzur bozan ergenler gezelligheid nedir bilmez. yerler birbirini, ete para vermezler.
arizona kertenkeleleri bile gezelligheid nedir bilir. * kendileri belgesel çekip internete koyarlar ki seyredenler neşelensin.
“sevinci öğrenirsek başkalarına acı vermeyi unuturuz” – nietzsche.
devamını gör...
yaz dizisi
muhakkak, 25-30 yaşlarında, türüne az rastlanır bir zenginlikteki holding sahibi erkek başrol ve ona aşık olacak, onun da ona aşık olacağı fağkir kız başrol oyuncusu vardır.
devamını gör...
turistin görebileceği herkesi aşılayacağız
şey yapsak oluyormu aşılanmak için turist görsek, böyle yaklaşsak sultahahmette filan, yaklaştık diye hemen aşıyı çaksalar, bizde bu sayede aşı olup geri dönsek eve hahahhha bence mantıklı, beyin bedava ya.
devamını gör...
saksı değilim ben
saygıdeğer dıbırış'ın #794974 tanımına ek yaparak link iliştirmek istediğim, bu deyimi dillere pelesenk eden olay.
erol büyükburç, ünlülerin yarıştığı bir yarışmada jüri koltuğunda oturmaktan ve behzat uygur kendisine söz versin diye beklemekten sıkılır ve köpürür. bu öfkesiniyse son derece asaletle programın orta yerinde kusuverir.
buyursunlar
erol büyükburç, ünlülerin yarıştığı bir yarışmada jüri koltuğunda oturmaktan ve behzat uygur kendisine söz versin diye beklemekten sıkılır ve köpürür. bu öfkesiniyse son derece asaletle programın orta yerinde kusuverir.
buyursunlar
devamını gör...
en garibinize giden turşu çeşidi
hamsi turşusu.
nerede, ne zaman yediğimi hatırlamıyorum çünkü zihnimden o anları, asla geri gelmemecesine temizledim.
nerede, ne zaman yediğimi hatırlamıyorum çünkü zihnimden o anları, asla geri gelmemecesine temizledim.
devamını gör...
sen yat bugün işe gelme diyen patron
belki de ertesi gün çok fazla iş yaptığın için çok yorulduğunu anlayan patrondur. bir gün izin vererek kafanı dağıtmanı istemiştir. hep kötüye yormamak lazım ama maalesef ülkemizde kötü yorumlamaya açık olan bir durumdur.
devamını gör...
çaya şeker atmadan içen kişi
çayı şekerli içen insanlara dehşet dolu gözlerle bakan insandır. ne yaptık alt tarafı çaya iki küp şeker attık bu ne sinir.
devamını gör...
sözlük yazarlarının hayatlarının fonunda çalan şarkılar
samanyolu fon müziği.
devamını gör...
her kadın biraz lezbiyendir
doğrudur aksi takdirde yanımdan güzel bir kadın geçtiğinde hay maşallah, allah sahibine bağışlasın dememin başka bir sebebi olamaz demii..
devamını gör...
ekmek
buğday çeşitleri unu, maya ve suyun fermente edilerek mayalanması ve pişirilmesi ile elde dilen temel besin kaynağı.
yaklaşık olarak son birkaç aydır sadece kahvaltılarda bir dilim tam buğday unu ekmeği tüketiyorum. “ekmeği tamamen bırakamam ama azaltabilirim .” diyordum ve hayata da geçirdim. gerçekleştirilmesi gayet mümkün. ekmekten alacağınız gereksiz kaloriyi, daha sağlıklı besinleri tüketerek almak daha mantıklı.
yaklaşık olarak son birkaç aydır sadece kahvaltılarda bir dilim tam buğday unu ekmeği tüketiyorum. “ekmeği tamamen bırakamam ama azaltabilirim .” diyordum ve hayata da geçirdim. gerçekleştirilmesi gayet mümkün. ekmekten alacağınız gereksiz kaloriyi, daha sağlıklı besinleri tüketerek almak daha mantıklı.
devamını gör...
mum
tarihi mö 500 yılına kadar uzanan, aydınlanmaya yarayan ve verdiği loş efekte bayıldığım nesnedir.
o zamanki mumlar romalılar tarafından her ayın altıncı gününde artemis'in doğumunu onurlandırmak için hayvansal yağdan yapılmışlardır.
eskiden mumlar esas olarak sığır yağı veya balmumu gibi hayvansal ürünlerden yapılırdı. o yüzden kıtlık zamanlarından insanlar tarafından yenmeleri olağan bir şeydi.
tat duyumuz, koku alma duyumuzdan oldukça etkilenir. bu nedenle kokulu mumlar da tat alıcılarımızı etkilerler, o yüzden yemek masasında kokulu mum kullanırken dikkatli olmakta fayda var.
bir de mumu ilk yaktığınız zaman yeteri kadar yanması önemli, yoksa diğer yaktığımız zamanlarda ortası yanarken etraftaki mumlar erimez. aşağıdaki görseldeki gibi bir katmanının eşit olarak erimesini beklemek gerekiyor.

kaynak
o zamanki mumlar romalılar tarafından her ayın altıncı gününde artemis'in doğumunu onurlandırmak için hayvansal yağdan yapılmışlardır.
eskiden mumlar esas olarak sığır yağı veya balmumu gibi hayvansal ürünlerden yapılırdı. o yüzden kıtlık zamanlarından insanlar tarafından yenmeleri olağan bir şeydi.
tat duyumuz, koku alma duyumuzdan oldukça etkilenir. bu nedenle kokulu mumlar da tat alıcılarımızı etkilerler, o yüzden yemek masasında kokulu mum kullanırken dikkatli olmakta fayda var.
bir de mumu ilk yaktığınız zaman yeteri kadar yanması önemli, yoksa diğer yaktığımız zamanlarda ortası yanarken etraftaki mumlar erimez. aşağıdaki görseldeki gibi bir katmanının eşit olarak erimesini beklemek gerekiyor.
kaynak
devamını gör...
tarlasında bulduğu göktaşını 180 bin dolara satan çiftçi
ekmeğini taştan çıkaran çiftçidir, helal olsundur.
devamını gör...