psikoloğa gitmek
ne yazık ki ülkemizde "deli olmak" ile eşdeğer tutulan eylem. oysa nasıl ki elimiz kolumuz, kafamız gözümüz hasta olunca bunların doktoruna gidiyorsak, ruhumuz da yaralanıp berelendiğinde bunun doktoruna gitmek son derece normal.
yalnız dikkatimi çeken şey şu ki, son yıllarda hemen hemen herkesin yolu bir şekilde buraya düşüyor. biz eski toprak olduğumuzdan mı bilinmez, hiç böyle bir ihtiyaç hissetmedim, hisseden pek fazla tanıdığım da yok. belki de ülkenin içinde bulunduğu durum nedeniyle umutsuzluk ve karamsarlık boyutları çok yükseldiğinden durum bu hale geldi, bilmiyorum. yani şimdi bu doktorların da işsiz, aç kalmasını istemeyiz tabi ama umarım ihtiyaç duyan fazla insan kalmaz demekten de kendimi alamıyorum.
yalnız dikkatimi çeken şey şu ki, son yıllarda hemen hemen herkesin yolu bir şekilde buraya düşüyor. biz eski toprak olduğumuzdan mı bilinmez, hiç böyle bir ihtiyaç hissetmedim, hisseden pek fazla tanıdığım da yok. belki de ülkenin içinde bulunduğu durum nedeniyle umutsuzluk ve karamsarlık boyutları çok yükseldiğinden durum bu hale geldi, bilmiyorum. yani şimdi bu doktorların da işsiz, aç kalmasını istemeyiz tabi ama umarım ihtiyaç duyan fazla insan kalmaz demekten de kendimi alamıyorum.
devamını gör...
günün şiiri
günün şiirini paylaştığımız başlıktır.
uludağda karı düşünüyorum karı
donları çözülmüş karı
masamda buz gibi biram
hani ya rakım
herkesin elinde ski kayıyor
benimki kırık
benim adım orhan veli kanık
yüreği yanık...
orhan veli kanık.
uludağda karı düşünüyorum karı
donları çözülmüş karı
masamda buz gibi biram
hani ya rakım
herkesin elinde ski kayıyor
benimki kırık
benim adım orhan veli kanık
yüreği yanık...
orhan veli kanık.
devamını gör...
sevmekten kim usanır
sevmekten kim usanır
tadına doyum olmaz
hangi gönül uslanır, aah
sevenle oyun olmaz
kaç kere yemin ettim
kaç gönüle de girdim
sensiz yapamıyorum, aah
bak yine geri geldim
kaç kere yemin ettim
kaç gönüle de girdim
sensiz yapamıyorum, aah
bak yine geri geldim
ister yüzümü güldür
istersen ağlat beni
bir gecenin koynundan, aah
bin geceye at beni
devamını gör...
andımızın türkiye'de yasaklanıp kktc'de okutulması
demekki her sabah andımız okutuluyor diye mutlu olunmuyormuş. eğer tc rahat bıraksa çoğu kıbrıslı avrupa birliği için rum vatandaşı olmaya razı.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının süper güçleri
t:kafa sözlük yazarlarını sahip olduğu özel yetenekler
anime kızları gibi konuşabiliyorum
anime kızları gibi konuşabiliyorum
devamını gör...
cuhara
icat etmiş olduğu rakı ile bir çok dertlerin çözümü bulmuş olan yontma taş devrinin ilk mucidi.
devamını gör...
iphone pil sağlığı
yaklaşık 2.5 yıldır kullanıyorum telefonumu ve %82 gösteriyor pil sağlını. benim gibi kullanan biri için çok doğru olduğunu düşünmediğim bi yüzde aslında*.
devamını gör...
çocuk yapabilme ehliyeti
iyi bir egitim ve ahlak bilgisi verilmeyen,anne babanın sıkıntılı bireyler olması sonucunda psikolojik sıkıntıları olan çocuklar yetişiyor.ilerde kendine yararı olmuyor ki çevresine yarari olsun.bu bir kısır döngü böyle bir ehliyet olsa keske dediğim durum.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
harika seçimler..
özellikle aşk-ı memnu. kim seçtiyse teşekkürlerimi sunuyorum. aklımın birazcık ucundan geçseydi bu çok sevdiğim şarkının anonsunu ballandıra ballandıra yapardım. her dinleyişimde 'içine attı hastalık kaptı gerizekalı' kısımından sonra kendime gelemiyorum.*
özellikle aşk-ı memnu. kim seçtiyse teşekkürlerimi sunuyorum. aklımın birazcık ucundan geçseydi bu çok sevdiğim şarkının anonsunu ballandıra ballandıra yapardım. her dinleyişimde 'içine attı hastalık kaptı gerizekalı' kısımından sonra kendime gelemiyorum.*
devamını gör...
gündem dışı entry kasmak
haydaaa yine başladık. ama biz bunları anlattık, biz bunları konuştuk zamanında niye şimdi böyle oldu yeniden?
t: normal bir entry kasmaktır.
t: normal bir entry kasmaktır.
devamını gör...
yeni nesildeki ateizm dalgası
teknik olarak 13-14 yaşlarında gerçek anlamda ateist olmak için deha olmak gerekir. kutsal metinleri ne ara okudun? ne ara sorguladın ve sonra ne ara bir kanaat oluşturdun? derler adama.
ha bu çocukların hepsi deha ise buna kabuğumu çıkarırım, lakin işin gerçeği şu ki; mevzu özentiden öteye gitmiyor. çokta temeli yok. bu yaşlardaki isyan duygusu, mevcut iktidar yüzünden çocuklarda bu şekilde tezahür ediyor.
bu çocukların çoğu 10 sene sonra anadolu tipi islam inancına evrilirler. çok fazla anlam yüklememek lazım.
ha bu çocukların hepsi deha ise buna kabuğumu çıkarırım, lakin işin gerçeği şu ki; mevzu özentiden öteye gitmiyor. çokta temeli yok. bu yaşlardaki isyan duygusu, mevcut iktidar yüzünden çocuklarda bu şekilde tezahür ediyor.
bu çocukların çoğu 10 sene sonra anadolu tipi islam inancına evrilirler. çok fazla anlam yüklememek lazım.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük.
sabah sabah gördüğüm haberler canımı yakıyor. gün aysa ne aymasa ne çok bilemiyorum bugün.
hepinize çok kolay gelsin, mutlu haberlere uyanacağımız sabahlar olsun.
sabah sabah gördüğüm haberler canımı yakıyor. gün aysa ne aymasa ne çok bilemiyorum bugün.
hepinize çok kolay gelsin, mutlu haberlere uyanacağımız sabahlar olsun.
devamını gör...
kuryenin sipariş getirdiği apartmana işemesi
kaynak

zeytinburnu'nda bir eve sipariş götüren kurye, apartmandan ayrılırken merdiven boşluğuna işemiş.
olay apartmandan pis kokular gelmesi nedeniyle güvenlik kamera görüntülerini izleyen apartman sakinleri tarafından fark edilmiş.

zeytinburnu'nda bir eve sipariş götüren kurye, apartmandan ayrılırken merdiven boşluğuna işemiş.
olay apartmandan pis kokular gelmesi nedeniyle güvenlik kamera görüntülerini izleyen apartman sakinleri tarafından fark edilmiş.
devamını gör...
sevgiyi göstermenin yolları
göstermek yada göstermeye çalışmak,
kalıplı hareketler gibi hissettirir özünde.
bunlardan ziyade, ama en önce;
sevgi gösterilmez,
takdim edilmez,
varsa da içinde saklanamaz bir olgudur.
sevgi his edilir.
ve geçirgenliği bundan gelir.
kalıplı hareketler gibi hissettirir özünde.
bunlardan ziyade, ama en önce;
sevgi gösterilmez,
takdim edilmez,
varsa da içinde saklanamaz bir olgudur.
sevgi his edilir.
ve geçirgenliği bundan gelir.
devamını gör...
hialiens
farklı konu ve kültürlerdeki bilgisi ile ilgisini sözlüğe aktaran yazarımız. tanımlarına göz gezdirdiğinizde bilmediğiniz bir şeyi öğrenebilir veya zaten bildiğiniz bir şeyi ise tekrar keyifle hatırlayabilirsiniz.
sözlüğümüze hoş gelmiş, keyifle yazmaya devam eder umarım.
sözlüğümüze hoş gelmiş, keyifle yazmaya devam eder umarım.
devamını gör...
a boy and his dog
şu savaş mevzuları sağ olsun, bu ara aklıma dünyanın galaksiyi tersten gördüğü kurguların gelmesine sebep oluyor. insanoğlunun yazdığı distopyalar ve kurgu eserlerin bizi götürdüğü alternatif gerçekliğe pek de alternatif arıyormuşuz gibi gözükmüyor. * inatla, ''bunlar kurgu değil hepsini size yaşatacağız oğlum!'' diyen bir kitle ile karşı karşıyayız ve bunların çoğu da hacir altına alınması gereken akli melaikelerini kaybetmiş dedeler. tam bir dedeler çılgınlığı yaşıyoruz. nedense bu dedelerin bilge olanları ancak rüyalara giriyor ya da bir köşede kitaplarını gazetelerini okuyor. oyun sahasında ise balataları çoktan sıyırmış olanları var. onlara, bu oyun sahasını sağlayanlar da ne yazık ki bizleriz. neyse mevzu bu değil zaten. müsaade ederseniz ben size filmden bahsedeceğim;
film esasen harlan ellison'un yazdığı bir öykünün beyaz perde uyarlaması. 1975 yılında çekilmiş. bizi 2024 yılında yaşanan alternatif bir gerçekliğe götürüyor. 3. dünya savaşı aradan çıkmış. 4. dünya savaşı bile yapılmış. * 5 günde dünyanın fişini çekip, ruhuna fatiha okumuşlar. devletler sizlere ömür. dünya büyük bir çöl haline gelmiş. insanlar gruplar halinde yaşamaya çalışıyorlar. yer altına inmişler. böyle bir ortamda vic adında bir hergelenin gözünden dünyayı görüyoruz. yalnız filmde şöyle bir kara mizah örneği de var ki onun altını çizmek lazım. dünya savaşı esnasında şehirler nanay olduğu için kadınların çoğu ölmüş. dünya nüfusunun çoğunluğunu erkekler oluşturuyor. kıyamette doğal olarak böylece kopuyor. * vic 18 yaşında ve beslenme, sığınma gibi ihtiyaçlarının yanında doğal olarak en büyük problemi cinsel açlık. cinsel açlığın afrikası türkiye'nin farklı bir kurgusuyla karşı karşıyayız anlayacağınız. * garibim kadın kadın diye inliyor. ama dünya kıyameti yaşamış. olanlar olmuş. sözlüklerdeki ergenler gibi seks ille de seks diye yazıp çizeceği bir mecra da bulunmadığı için kafayı kırmış durumda. yapsa yapsa mağara resmi yapar ama ona da yeteneği yok.
bu filmdeki asıl sağlam karakter blood. blood bir köpek ama öyle alelade bir köpek değil. telepatik yeteneklere sahip artı iq'su dünya üzerindeki insanların tamamından daha yüksek. akıllı, bilge ve öngörü sahibi bir köpek. yani şu an dünya üzerinde en çok ihtiyacımız olan şeye, alternatif akla sahip. * dedelerin yönettiği ve yok etmeye uğraştığı dünya için blood yeni bir umut olabilirdi zira dünya tarihine de hakim. ayaklı kütüphane mübarek. zaten vic'i adam etmek için çok uğraşıyor. blood'ın filmdeki en önemli görevi; vic'i eğitmek gibi gözükse dahi, vic üzerinden 7/24 insanoğluna giydirerek, mesaj kaygısı açığını ziyadesiyle kapatıyor ve daha önemli bir görev icra etmiş oluyor. vic içinse bu kahredici bir durum haline geliyor zira blood'ın söylediği her şey doğru. insan denen nane kötü bir varlık. aralarında yer alan iyilerde dilsiz şeytan. dünyada yaşanan onca kötülük karşısında asla inisiyatif alıp mevzuyu çözme noktasında etkin olamıyorlar. işleri güçleri üç maymunu oynamak. tabi blood'ın bu eleştirileri yüzünden sürekli tartışıyorlar ama son kertede hep sarılıp barışıyorlar. e sarılmayıp da ne yapsınlar? köpek doğru söylüyor. vic'in ve insanlığın bununla yüzleşmesi gerek. * blood'ın bu tartışmalardaki olgunluğunun da altını çizmemiz lazım. ders niteliğinde bir karakter *
neyse vic'in cinsel açlığın afrikası olan çöllerdeki macerası bir kadını takip ederek yer altına inmesiyle nihayete eriyor. film orada farklı bir yere doğru gidiyor. aslında kapitalizme ruhunu ve bedenini satmış insanoğlunun hicvi o noktadan sonra daha da sertleşiyor. insanlar karın tokluğuna ve sığınma ihtiyaçlarına binaen yöneticilerin kölesi haline geliyorlar. her türlü değerlerinden vazgeçiyorlar. kadınlar sadece kuluçka makinesi olarak görülüyor ve erkeklerin cinsel ihtiyaçlarını gideren varlıklardan öte bir anlamları olmuyor. tüm bunlar da sahte bir inanç perdesiyle meşrulaştırılıyor. yani günümüz dünyasının medeni olarak lanse edilen ağdalı ve ışıltı yönünün altında saklı olan yer altı şehirleri (!) muazzam şekilde hicvediliyor. iki yüzlüğün ifşası...
kanımca bilim kurgu ve distopya severlerin keyifle izleyeceği, bolca acı acı gülümseyeceği ve gülebileceği bir film. izlemediyseniz muhakkak izlemenizi tavsiye edebilirim.
şuraya blood'ın karizmatik ve dimdik ayakta olduğu bir pozu koyayım. yerlerde sürünenin kim olduğu ise aşikardır herhalde *

birbirlerinin üzerine bombalar yağdırıp, göğüslerini gere gere ben insanım diyenlerin de yerlerde sürünmesi temennisi ile kabuk dolusu selamlar.
film esasen harlan ellison'un yazdığı bir öykünün beyaz perde uyarlaması. 1975 yılında çekilmiş. bizi 2024 yılında yaşanan alternatif bir gerçekliğe götürüyor. 3. dünya savaşı aradan çıkmış. 4. dünya savaşı bile yapılmış. * 5 günde dünyanın fişini çekip, ruhuna fatiha okumuşlar. devletler sizlere ömür. dünya büyük bir çöl haline gelmiş. insanlar gruplar halinde yaşamaya çalışıyorlar. yer altına inmişler. böyle bir ortamda vic adında bir hergelenin gözünden dünyayı görüyoruz. yalnız filmde şöyle bir kara mizah örneği de var ki onun altını çizmek lazım. dünya savaşı esnasında şehirler nanay olduğu için kadınların çoğu ölmüş. dünya nüfusunun çoğunluğunu erkekler oluşturuyor. kıyamette doğal olarak böylece kopuyor. * vic 18 yaşında ve beslenme, sığınma gibi ihtiyaçlarının yanında doğal olarak en büyük problemi cinsel açlık. cinsel açlığın afrikası türkiye'nin farklı bir kurgusuyla karşı karşıyayız anlayacağınız. * garibim kadın kadın diye inliyor. ama dünya kıyameti yaşamış. olanlar olmuş. sözlüklerdeki ergenler gibi seks ille de seks diye yazıp çizeceği bir mecra da bulunmadığı için kafayı kırmış durumda. yapsa yapsa mağara resmi yapar ama ona da yeteneği yok.
bu filmdeki asıl sağlam karakter blood. blood bir köpek ama öyle alelade bir köpek değil. telepatik yeteneklere sahip artı iq'su dünya üzerindeki insanların tamamından daha yüksek. akıllı, bilge ve öngörü sahibi bir köpek. yani şu an dünya üzerinde en çok ihtiyacımız olan şeye, alternatif akla sahip. * dedelerin yönettiği ve yok etmeye uğraştığı dünya için blood yeni bir umut olabilirdi zira dünya tarihine de hakim. ayaklı kütüphane mübarek. zaten vic'i adam etmek için çok uğraşıyor. blood'ın filmdeki en önemli görevi; vic'i eğitmek gibi gözükse dahi, vic üzerinden 7/24 insanoğluna giydirerek, mesaj kaygısı açığını ziyadesiyle kapatıyor ve daha önemli bir görev icra etmiş oluyor. vic içinse bu kahredici bir durum haline geliyor zira blood'ın söylediği her şey doğru. insan denen nane kötü bir varlık. aralarında yer alan iyilerde dilsiz şeytan. dünyada yaşanan onca kötülük karşısında asla inisiyatif alıp mevzuyu çözme noktasında etkin olamıyorlar. işleri güçleri üç maymunu oynamak. tabi blood'ın bu eleştirileri yüzünden sürekli tartışıyorlar ama son kertede hep sarılıp barışıyorlar. e sarılmayıp da ne yapsınlar? köpek doğru söylüyor. vic'in ve insanlığın bununla yüzleşmesi gerek. * blood'ın bu tartışmalardaki olgunluğunun da altını çizmemiz lazım. ders niteliğinde bir karakter *
neyse vic'in cinsel açlığın afrikası olan çöllerdeki macerası bir kadını takip ederek yer altına inmesiyle nihayete eriyor. film orada farklı bir yere doğru gidiyor. aslında kapitalizme ruhunu ve bedenini satmış insanoğlunun hicvi o noktadan sonra daha da sertleşiyor. insanlar karın tokluğuna ve sığınma ihtiyaçlarına binaen yöneticilerin kölesi haline geliyorlar. her türlü değerlerinden vazgeçiyorlar. kadınlar sadece kuluçka makinesi olarak görülüyor ve erkeklerin cinsel ihtiyaçlarını gideren varlıklardan öte bir anlamları olmuyor. tüm bunlar da sahte bir inanç perdesiyle meşrulaştırılıyor. yani günümüz dünyasının medeni olarak lanse edilen ağdalı ve ışıltı yönünün altında saklı olan yer altı şehirleri (!) muazzam şekilde hicvediliyor. iki yüzlüğün ifşası...
kanımca bilim kurgu ve distopya severlerin keyifle izleyeceği, bolca acı acı gülümseyeceği ve gülebileceği bir film. izlemediyseniz muhakkak izlemenizi tavsiye edebilirim.
şuraya blood'ın karizmatik ve dimdik ayakta olduğu bir pozu koyayım. yerlerde sürünenin kim olduğu ise aşikardır herhalde *

birbirlerinin üzerine bombalar yağdırıp, göğüslerini gere gere ben insanım diyenlerin de yerlerde sürünmesi temennisi ile kabuk dolusu selamlar.
devamını gör...
oblivion
tron efsanesi, top gun: maverick gibi filmlere de yönetmenlik yapmış, yapmakta olan joseph kosinski'nin bilimkurgu filmi. tom cruise, morgan freeman, andrea riseborough, olga kurylenko, nikolaj coster-waldau gibi tanıdık simalar gördüğümüz film:
bir uzaylı istilasına uğramış dünya modeli üzerinde ilerliyor. apokaliptik tanımı uygun olabilir fakat öyle yıkılmış, mahvolmuş şehirlerden çok düzlükler içinde geçiyor filmimiz. bazı yıkık dökük harabeler olsa da gördüğümüz kadarıyla şehirler dümdüz edilmiş ve insanlık başka bir gezegene yolculuk yapma fikrini benimsemiş. çünkü istilacı uzaylılar ile yapılan savaş kazanılmasına rağmen dünya kaybedilmiş. film konu itibari ile güzel olduğu kadar ilginç bir şekilde ilerlemesi ile de dikkat çekiyor. biraz yavaş ilerliyor gibi gelse de filmin yarılarına doğru merak duygunuzun dürtüldüğünü anlıyorsunuz. kim? nerede? neresi? nasıl??
filmi sakin bir kafa ile ve dikkatle izlemeniz gerektiğini düşünüyorum çünkü gerçekten güzel bir şekilde oturtulmuş bir akış var filmde. sonlara doğru her şey yerli yerine oturuyor.
filmden çıkacak sonuçlardan biri de tabii ki tom cruise'un bu tür filmlere çok iyi gittiği. yarının sınırında filmi de benzer bir konseptin çok çok farklı bir yol izlenmiş hali idi. ilgililere bu filmle (oblivion) birlikte o da önerilir.
bir uzaylı istilasına uğramış dünya modeli üzerinde ilerliyor. apokaliptik tanımı uygun olabilir fakat öyle yıkılmış, mahvolmuş şehirlerden çok düzlükler içinde geçiyor filmimiz. bazı yıkık dökük harabeler olsa da gördüğümüz kadarıyla şehirler dümdüz edilmiş ve insanlık başka bir gezegene yolculuk yapma fikrini benimsemiş. çünkü istilacı uzaylılar ile yapılan savaş kazanılmasına rağmen dünya kaybedilmiş. film konu itibari ile güzel olduğu kadar ilginç bir şekilde ilerlemesi ile de dikkat çekiyor. biraz yavaş ilerliyor gibi gelse de filmin yarılarına doğru merak duygunuzun dürtüldüğünü anlıyorsunuz. kim? nerede? neresi? nasıl??
filmi sakin bir kafa ile ve dikkatle izlemeniz gerektiğini düşünüyorum çünkü gerçekten güzel bir şekilde oturtulmuş bir akış var filmde. sonlara doğru her şey yerli yerine oturuyor.
filmden çıkacak sonuçlardan biri de tabii ki tom cruise'un bu tür filmlere çok iyi gittiği. yarının sınırında filmi de benzer bir konseptin çok çok farklı bir yol izlenmiş hali idi. ilgililere bu filmle (oblivion) birlikte o da önerilir.
devamını gör...
yunanca
soru işareti (?) yerine noktalı virgül (;) kullanılan dildir. örneğin;
ποιος; (kim?)
πού; (nerede?)
πότε; (ne zaman?)
ποιος; (kim?)
πού; (nerede?)
πότε; (ne zaman?)
devamını gör...
(tematik)
pedoloji
toprak bilimidir.
toprağın yapısını ve oluşumunu inceler.
ayrıca (bkz: jeomorfoloji) biliminin alt dallarından biridir.
bu bilim ile ilgilenen ve çalışmalar yapan insanlara (bkz: pedolog) denir.
toprağın yapısını ve oluşumunu inceler.
ayrıca (bkz: jeomorfoloji) biliminin alt dallarından biridir.
bu bilim ile ilgilenen ve çalışmalar yapan insanlara (bkz: pedolog) denir.
devamını gör...
