kendine güveni tam, yazdığından emin, pes etmeyen, kendinden vazgeçmeyen, yazma tutkusunu bütün benliğiyle benimsemiş yazarlardır.
devamını gör...

ülkede seçilmiş bir milletvekilini dövdürecek kadar arsızlaşmış bir hükümetle karşı karşıya olduğumuzu göstermiştir. ideolojik olarak nasıl baktığımızdan bağımsız olarak meclisimizde bizi temsil eden bir vekilin böyle muameleye maruz bırakılmasına tepki göstermemiz gerektiğini düşünüyorum. görüntüleri izlemek için buradan.

ekleme; arkadaşlar, olayı istediğiniz gibi yorumlayabilirsiniz de bu kadar anlamsız yorumlar olmamış sanki. burada olay barış atay’ın samimiyeti değil, polis memurları tarafından tartaklanması. daha önce de dedim eğer bu gibi insanların terörist olduğunu düşünüyorsanız sahaya bizzat teşrif edersiniz. halkla beraber meşru protesto hakkınızı kullanırsınız. burada bir diğer mesele gencecik çocuklar sokaklarda linç edilirken onların seçtiği vekiller nerede? hadi hdp olaya karışsa protestoları illegal hale getiriyor diyeceksiniz. o halde hani iyi parti vekilleri? hani chp vekilleri? hem hiç bir şey yapmayıp hem de yapanları eleştirirseniz muhaliften çok iktidara payanda olan biri imajı çizmiş olursunuz. seçtiğiniz vekiller meclis lokantasında yemek yerken barış atay hiç olmazsa tarafını belli etmiş eleştirecekseniz onu değil katılmayan sözde muhalif vekilleri eleştirin.

gelen haklı uyarı üzerine ekleme; başlığı açarken kullandığım linç kelimesinin tam olarak gerçeği yansıtmadığını fark ettim. kusura bakmayın. linç edilmesi yerine tartaklanması daha uygun olur.
devamını gör...

bekle dedi gitti, ben beklemedim, o da gelmedi,
ölüm gibi bi' şey oldu ama ama ama, kimse ölmedi...


gitsin bakalım, kolaysa öyle
devamını gör...

yusuf ziya ortaç'a ismet inönü ve adnan menderes hakkında ne düşündüğünü soruyorlar, cevap : "ismet paşanın ardında inönü muharebeleri var , bizim zavallı adnan beyin ardında ise terzi izzet'in ceketi".
devamını gör...


bütün iyi kitapların sonunda
bütün gündüzlerin,
bütün gecelerin sonunda
meltemi senden esen
soluğu sende olan,
yeni bir başlangıç vardır.

edip cansever - umuş.
devamını gör...

lisedeyim. annem yok. mercimek köftesi yapmaya karar verdim. kuru oldu su kattım, cıvık oldu bulgur kattım. böyle böyle; un kat keloğlan, su kat keloğlan derken kilolarca mercimek köftesi oldu.
devamını gör...

bu seri beğenme hadisesi beni mahçup eden, elimi ayağıma dolaştıran, ne yapacağımı bilemediğim bir durumdu. ama bazı yazarlarımız hakikaten güzel yazıyor, profiline girince okuyarak gidiyorsunuz ve beğeninin sınırlı olması da bu bağlamda iyi bir şey değil.
bu arada kafa banktan karma krediyi kaç taksitle çekebiliriz*.
devamını gör...

tahminen kendimize benzeyen herhangi bir canlı ile karşılaşmamız durumunda verilebilecek tepkiler nedeniyle alındığını düşündüğüm eğitime konu olan haber. plazma silahıyla saldıracak bir yaratığa karşı işe yaramayacağını sizin kadar onlar da biliyordur sanırım.

bu arada biz böyle şeylere komik deyip geçerken birilerinin, kendince ve basit de olsa önlemler alıyor olması takdire şayan bence. yani biz her zaman her işin dalgasında olup hiçbir şeyi beğenmezken, bir şeyler olup bittiğinde çareyi başkasından beklemeye de alıştık iyice. bakınız aşı mevzusu... bu kadar basit bir konuda bile böyleysek, daha büyük bir sorun karşısında ne yapardık acaba.

kendi adıma, dünyayı başka yaratıkların istilâ edeceğini düşünmüyorum. birileri bir tiyatro çevirip bunu tüm dünyaya bir güzel yutturabilir, o başka konu. doğal olanının gerçekleşeceğini pek düşünmüyorum ama yine kendi adıma konuşayım, ihtimaller için bile önlem almak iyidir. sonradan ağlamaktansa...
devamını gör...

kendi mütevazi yaratıcı çabamı sürdürürken, en çok da henüz bilmediklerime ve henüz yapmadıklarıma bel bağlarım
ekonomist, sosyolog ve ressam olan max weber'den gelsin.
devamını gör...

"hayatta hiçbir şeyim az olmadı senin kadar"

devamını gör...

çok özledim. çok. kelimelerle tarif edemem. o yüzden uğraşmayacağım boşuna.

nereye gitti bilmiyorum. bir yere gitti mi onu da bilmiyorum. bu dünyada olmadığını, bir daha onunla olamayacağımı artık alıyor aklım. ne kadar zamanım kaldıysa geriye, yanımda, yöremde olmayacağını artık, biliyorum. onu bir daha göremeyeceğimi, ne kadar özlersem özleyeyim ona bir daha sarılamayacağımı, bir daha onunla tartışamayacağımı, her defasında yemek arasında almak zorunda olduğu ilacı unutması yüzünden ona yarı şaka yarı ciddi takılamayacağımı, şarkı söylemesini, kuran okumasını dinleyemeyeceğimi, spor müsabakalarında çocuk gibi heyecanlanmasını izleyemeyeceğimi, kokusunu duyamayacağımı kabul ettim. ettim etmesine ama içimdeki boşluğu neyle dolduracağımı hala bilmiyorum. bu boşlukla yaşamıma devam etmek zorundaysam buna nasıl alışacağımın, bunun alışılabilir bir şey olup olmadığının cevabını hala arıyorum.

fotoğraflarına baktım bugün. moralim bozuktu, modum düşüktü. bir iki video var. son zamanlarından. onlara bakmadım bilerek. eski fotoğraflarına, kocaman gülümsemesine, herkese neşe saçan, herkesi yükselten hallerine baktım. iyi gelmedi. yokluk, hiçlik, bir daha asla durumu öyle anılarla, fotoğraflarla falan hafifleyen bir şey değil. değilmiş. zamanla zaten anılar da silinecek kafamdan biliyorum. sesini, kokusunu, mimiklerini, teninin dokusunu unutacağım. belki zorlayacak buna rağmen hatırlayamayacak kadar uzun süre yaşayacağım.
ya boşluk? boşluğunu da unutabilecek miyim? bu boşlukla barışabilecek miyim?
devamını gör...

su içmeye gidip onlarla göz teması kurmadan su içiyorum. soru sorarlarsa da cevap vermiyorum. peki neden su içmeye gidiyorum, susadığımg için mi? hayır, niyet küs olduğumu belli etmek.
devamını gör...

mutluluk ve umutla beklediğim yayın.

varım! hem bu sefer insan gibi janjanlı anons da yaparım!

ha yaşa kız, neşeli ve umutlu bir yayın daha bizi bekliyor desene?

(bkz: aferin)
devamını gör...

doğru yapan insandır. yürüyen merdivenin ve yürüyen bandın amacı üzerinde bekleyip bizi taşımasından çok gideceğimiz yöne daha hızlı gitmenizi sağlamaktır.
devamını gör...

tanımları oldukça ilgi çekici olan yazar arkadaşımızdır. sağ olsunlar beğenilerini de eksik etmezler.

takipteyiz efendim.
devamını gör...

hz. osman döneminde müslüman araplar tarafından alınmış ama kısa süre sonra, bizans tarafından geri alınmıştır. daha sonra yeniden gelen müslüman arap orduları tarafından yeniden ele geçirilmiş ve norman isgaline kadar, birkaç yüzyıl müslümanların elinde kalmıştır.
devamını gör...

beni karambole getiren mod bey*.
yardımsever, kibar, az laf çok iş felsefesini benimsemiş, şu sıralar aşırı yoğun olduğunu düşündüğüm, sözlüğün çalışkan atom karıncası.
sevgiler ve saygılar karambol bey.
devamını gör...

arapça wfk kökünden gelen "birbirine uygun olma, denk gelme" gibi bir anlam taşıyan sözcük ve sanırım farkında olmadan başlığının açılmasına sebep oldum. ne mutlu bana.

"tevafuk kelimesini kullananlar korkunç" diyen yazara teessüf ederim.
sık olmamakla birlikte kullandığım bir kelimedir ve gayet güzel bir anlama sahiptir. türkçe karşılığı yok tam olarak, ama her durumun her dilde karşılığı yoktur. ne yapalım biz de başka dillerden ödünç alıyoruz.*

yuh yani! nasıl bir islamofobi bu... ayrıca bu kelime islam'dan çok önce de vardı arapça'da muhtemelen.
devamını gör...

bir bilene sor gözyaşı biter mi? aklıma bu geliyor her görüşümde..
devamını gör...

twitter fenomeni olmak için her yolu deniyor adam.


ayasofya’nın eski imamı mehmet boynukalın, yaptığı açıklamalarla tartışılmaya devam ediyor.

içki yasağına karşı yaptığı açıklamalarla kamuoyunun tepkisini çeken boynukalın, kendisine maaşını içkiden alınan vergilerle verildiğine dair söylenen sözlere tepki gösterdi.

boynukalın yaptığı paylaşımda, "helal haram nedir bilmeyen adi bir güruh kalkmış bana helali haramı öğretmeye kalkıyor. devletimin üniversitesinde din dersi verip helal hatta farz olan bir iş yapıyor ve karşılığını helal olarak alıyorum. sizin pisliğinize ihtiyacım yok. alayınızın cehenneme kadar yolu var" ifadelerini kullandı.

boynukalın paylaşımının devamında şu ifadeleri kullandı:

"bu güruh helal haram nedir bilmiyor; paranın itibari bir şey olduğunu da anlamıyor. önemli olan yaptığınız işin helal olmasıdır. devletin kasasına bu paranın nereden geldiği sizi ilgilendirmez. evet düzeltilmesi gerekir; ama o ayrı bir konudur.

merak etmeyin ey güruh, haram (!) ettiğiniz vergilerinizden bana düşen hisseden hepinize kaliteli pamuk aldım, artık helal edersiniz, ne yapayım."


kaynak

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim