prezervatif kutusunu naneli şeker kutusu sanmak
ben de 7-8 yaşlarındayken şeker sanıyordum bunu annem öyle söylemişti. bir gün marketteyiz tam kasada tutturdum ben bunu istiyorum diye kasiyer ve diğer müşteriler gülüyor kıs kıs annemle babamın surat ifadesi gitmiyor hala gözümün önünden. çocuğa bu şeker dersen ister tabi benim bi suçum yoktu.
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
uçana dur deme,
trollün döndüğü nerde görülmüş?
anlayacak bir gün;
uçanı beklemek
meğer her gün ölümmüş
trollün döndüğü nerde görülmüş?
anlayacak bir gün;
uçanı beklemek
meğer her gün ölümmüş
devamını gör...
yokuşta geriye kaçırmadan kalkış yapabilen insan
yokuş kalkış sistemi olmayan manuel arabada bu eylemi yapıyorsa şoförlük işini büyük oranda çözmüş insandır.
devamını gör...
doğru söylüyor dedirten şarkı sözleri
yaprak döker bir yanımız,
bir yanımız “bahar” bahçe.
-ahmet kaya öyle bir yerdeyim ki
şiir (bkz: hasan hüseyin korkmazgil)
bir yanımız “bahar” bahçe.
-ahmet kaya öyle bir yerdeyim ki
şiir (bkz: hasan hüseyin korkmazgil)
devamını gör...
en güzel gülen insan
gülüşüyle yaşam verendir.
annemdi.
annemdi.
devamını gör...
çocuklarla girilen komik diyaloglar
kızımın 4 yaşında iken evin en küçüğü olduğu için mutsuz olduğu bir anda onunla yaptığımız diyalog.
kızım
-ben niye küçüğüm senden
ben
-üzülme lütfen büyüyeceksin sende
kızım
-ne zaman
ben
-yemeklerini yiyip, uykunu uyuyup vakti gelince büyüyeceksin,
benden daha güzel olacaksın,
benden daha akıllı olacaksın,
benden daha başarılı olacaksın.
beni geçeceksin, bende seni seyredip mutlu olacağım.
ardından kızım bağıra bağıra ağlamaya başladı.
kızım
-sen şimdi benden daha mı güzelsin? diye.
kızım
-ben niye küçüğüm senden
ben
-üzülme lütfen büyüyeceksin sende
kızım
-ne zaman
ben
-yemeklerini yiyip, uykunu uyuyup vakti gelince büyüyeceksin,
benden daha güzel olacaksın,
benden daha akıllı olacaksın,
benden daha başarılı olacaksın.
beni geçeceksin, bende seni seyredip mutlu olacağım.
ardından kızım bağıra bağıra ağlamaya başladı.
kızım
-sen şimdi benden daha mı güzelsin? diye.
devamını gör...
siddal
profilinde saatler geçirebileceğiniz bilgi birikim konusunda beni hasedimden çatlatan sözlükteki 3 favori yazarımdan birisi.
bol bol yazsın kendisi bende bol bol okuyayım.
bol bol yazsın kendisi bende bol bol okuyayım.
devamını gör...
6 kelimelik otobiyografi
gerçeklerle yüzleşmekten korkmuyorum artık ben büyüdüm..
devamını gör...
çığlık çığlığa bir ömür geçiren komşu evin bireyleri
sürekli bir kaosun hüküm sürdüğü evin üyeleridir onlar. her an absürd bir olay olacakmış gibi hissettirirler insana. apartmanda girip çıkarken karşılaşınca pek muhattap olmak istemezsiniz, zoraki selamlaşırken gerilirsiniz, işte bunlar o insanlardır.
devamını gör...
gerçekleşmeyeceğini bildiğin halde bir hayali kurmak
gerçeklerden kaçmak için.
hayaller de olmasa insan nefes alamaz.
mesela annem hayal kurmaz. gerçekleşmeyeceğini söyler çünkü şimdiye kadar birçok hayali gerçekleşmemiş.
ben kurarım. gerçekleşir, gerçekleşmez pek bilemem, gerçekleşmesi için çabalarım ama kurmaktan asla vazgeçmem, vazgeçemem.
hayali olmayan insan mutsuz gelir bana, geçmişe takılı kalmış gibi.
hayal kurmak güzeldir, gece uykuya dalmadan önce kurulması elzemdir.
hayaller de olmasa insan nefes alamaz.
mesela annem hayal kurmaz. gerçekleşmeyeceğini söyler çünkü şimdiye kadar birçok hayali gerçekleşmemiş.
ben kurarım. gerçekleşir, gerçekleşmez pek bilemem, gerçekleşmesi için çabalarım ama kurmaktan asla vazgeçmem, vazgeçemem.
hayali olmayan insan mutsuz gelir bana, geçmişe takılı kalmış gibi.
hayal kurmak güzeldir, gece uykuya dalmadan önce kurulması elzemdir.
devamını gör...
tarihi şahsiyetler yazar olsa açacağı başlıklar
general trikupis-yüzmenin esasları yahut yüzmeye giriş 101
devamını gör...
insan yüzlü örümcek
karşıdan bakıldığında insan suretini andıran görüntüye sahip, esas ismi thomisus onistus olan örümcek.
çiçekler üzerinde pusuya yatar. renk değiştirme özelliğine sahiptir. beyaz, sarı, pembe renge bürünür. en çok funda çiçeğini sever, burada pusuda bekleyip sinek ve arıları avlar.
çiçekler üzerinde pusuya yatar. renk değiştirme özelliğine sahiptir. beyaz, sarı, pembe renge bürünür. en çok funda çiçeğini sever, burada pusuda bekleyip sinek ve arıları avlar.
devamını gör...
lazerle göz çizdirme ameliyatı
bununla ilgili çok kötü bir anım var. lazer ameliyatı bekleme alanında erken yapılan anestezi sonucu her şeyi hissederek ameliyat oldum. ve bunu ne kadar doktora söylesemde hatasını fark edip yinede ameliyata devam etti. benim için çok ağrılı bir süreçti ve bunun sebebiyle gözüm sıfırlanamadı. sizsiz olun buna dikkat edin.
devamını gör...
günümüzde kemalizmin atatürk'le alakasız olması
evvela başlık değişmiş iyi olmuş. başlığı açan arkadaşımızın anlatmak istediğine daha yakın gibi.
öyle iletiler yazılıyor ki, rahmetli uğur mumcu'yu anmadan edemiyor insan. ''bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olunmaz.'' sözü ağızlara pelesenk olsa da, aforizmadan öteye gitmiyor. böyle güzel bir sözü dahi içselleştirme sorunumuz var.
yukarıda bir arkadaş diyor ki; kemalizm mustafa kemali diktatör olarak lanse etmek için uydurulmuş. hayreti mucip. vallahi pes. güzel kardeşim bu bilginin kaynağı ne? zira tarihi gerçeklikle uzaktan yakından ilişkisi yok.
kemalizm kavramı "türk kurtuluş savaşı" sırasında ortaya çıktı. yani sene 1919. henüz türkiye cumhuriyeti devleti ortada yok. mustafa kemal bir bağımsızlık mücadelesinin lideri konumunda, ülke yönetmiyor. teknik olarak zaten diktatör olamaz!
peki bu tabir o dönemde hangi anlama geliyor; mustafa kemal'den taraf olanlar, kemalciler, milli kurtuluşcular vs. vs.
bunu gerek dış basında, gerekse devletler arası yazışmalarda görüyoruz. hatta saray dahi celaliler nitelemesi ile birlikte bu tabiri kullanmaya başlıyor.
misal lumbord, curzona yazdığı mektupta kemalistlerin sevri yırtıp atacaklarını söylüyor.
böyle binlerce yazışma var.
neyse sonra savaş kazanılıyor. ve mazlum doğu halklarında yarattığı intiba "kemalist zafer". bu tarz başlıklar ve söylemler ortaya çıkıyor.
hal böyle olunca, "türk kurtuluş savaşı" kemalist zafer olarak adlandırılınca, kavram iyice oturmaya başlıyor. cumhuriyet kurulduktan sonra türk devrimleri kemalist devrimler olarak literatüre giriyor.
türk tarih kurumunun yayınladığı tarih serisinde 6 ok "kemalizm ilkeleri" olarak yer alıyor. sene 1931 mustafa kemal hayatta!
1932 ise kadro hareketinin orta çıktığı yıl. yakup kadriler, şevket süreyyalar, nedim töreler, kemalizmin fikri alt yapısını anlatmak amacıyla bu dergiyi çıkarıyorlar. mustafa kemal yine hayatta!
chf/chp kurultay metinleri, mustafa kemalin konuşmaları, halk evleri yayınları... kavram daha da güçlenerek kullanılıyor.
neyse çok uzatmak istemiyorum zira sayfalarca yazılır lakin bütün somut kanıtlar ortada duruyor. öğrenmek isteyen açar okur.
ben şuraya geleceğim; türkiye de 80 sonrası kitleler atatürkçülük kavramına sarıldı. bu kavram kemalizmin iğdiş edilmiş halidir. natocu ve amerikancı kenan evrenin bizlere hediyesidir. yani aslında "evrenizm"i "kemalizm"in yerine koymaktasınız.
işte başlığı açan arkadaş da, mustafa kemali sevdiğini söyleyen ama ona dair hiçbir gerçekliği öğrenmek için kılını kıpırdatmayan kitleyi eleştiriyor.
sonuna kadar da, haklı...
haddim olmayarak naçizane tavsiye;
sevin ama kendinize yontmayın. size uymayan taraflarını yontup, sevginizi meşrulaştırmaya çalışmayın...
okuyun yahu. çok mu zor? konuşma metinlerini, ttk tarih dergilerini, kadro sayılarını, arşivleri, medeni bilgileri vs vs...
tekrar altını çiziyorum mustafa kemal bu coğrafya da saygıyı hak eden en önemli tarihi figür... ama sevenleri dahi onu araştırmaktan imtina edip, fikirsel anlamda yan gelip yatıyorsa kimseye söz söyleme hakları kalmaz.
öyle iletiler yazılıyor ki, rahmetli uğur mumcu'yu anmadan edemiyor insan. ''bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olunmaz.'' sözü ağızlara pelesenk olsa da, aforizmadan öteye gitmiyor. böyle güzel bir sözü dahi içselleştirme sorunumuz var.
yukarıda bir arkadaş diyor ki; kemalizm mustafa kemali diktatör olarak lanse etmek için uydurulmuş. hayreti mucip. vallahi pes. güzel kardeşim bu bilginin kaynağı ne? zira tarihi gerçeklikle uzaktan yakından ilişkisi yok.
kemalizm kavramı "türk kurtuluş savaşı" sırasında ortaya çıktı. yani sene 1919. henüz türkiye cumhuriyeti devleti ortada yok. mustafa kemal bir bağımsızlık mücadelesinin lideri konumunda, ülke yönetmiyor. teknik olarak zaten diktatör olamaz!
peki bu tabir o dönemde hangi anlama geliyor; mustafa kemal'den taraf olanlar, kemalciler, milli kurtuluşcular vs. vs.
bunu gerek dış basında, gerekse devletler arası yazışmalarda görüyoruz. hatta saray dahi celaliler nitelemesi ile birlikte bu tabiri kullanmaya başlıyor.
misal lumbord, curzona yazdığı mektupta kemalistlerin sevri yırtıp atacaklarını söylüyor.
böyle binlerce yazışma var.
neyse sonra savaş kazanılıyor. ve mazlum doğu halklarında yarattığı intiba "kemalist zafer". bu tarz başlıklar ve söylemler ortaya çıkıyor.
hal böyle olunca, "türk kurtuluş savaşı" kemalist zafer olarak adlandırılınca, kavram iyice oturmaya başlıyor. cumhuriyet kurulduktan sonra türk devrimleri kemalist devrimler olarak literatüre giriyor.
türk tarih kurumunun yayınladığı tarih serisinde 6 ok "kemalizm ilkeleri" olarak yer alıyor. sene 1931 mustafa kemal hayatta!
1932 ise kadro hareketinin orta çıktığı yıl. yakup kadriler, şevket süreyyalar, nedim töreler, kemalizmin fikri alt yapısını anlatmak amacıyla bu dergiyi çıkarıyorlar. mustafa kemal yine hayatta!
chf/chp kurultay metinleri, mustafa kemalin konuşmaları, halk evleri yayınları... kavram daha da güçlenerek kullanılıyor.
neyse çok uzatmak istemiyorum zira sayfalarca yazılır lakin bütün somut kanıtlar ortada duruyor. öğrenmek isteyen açar okur.
ben şuraya geleceğim; türkiye de 80 sonrası kitleler atatürkçülük kavramına sarıldı. bu kavram kemalizmin iğdiş edilmiş halidir. natocu ve amerikancı kenan evrenin bizlere hediyesidir. yani aslında "evrenizm"i "kemalizm"in yerine koymaktasınız.
işte başlığı açan arkadaş da, mustafa kemali sevdiğini söyleyen ama ona dair hiçbir gerçekliği öğrenmek için kılını kıpırdatmayan kitleyi eleştiriyor.
sonuna kadar da, haklı...
haddim olmayarak naçizane tavsiye;
sevin ama kendinize yontmayın. size uymayan taraflarını yontup, sevginizi meşrulaştırmaya çalışmayın...
okuyun yahu. çok mu zor? konuşma metinlerini, ttk tarih dergilerini, kadro sayılarını, arşivleri, medeni bilgileri vs vs...
tekrar altını çiziyorum mustafa kemal bu coğrafya da saygıyı hak eden en önemli tarihi figür... ama sevenleri dahi onu araştırmaktan imtina edip, fikirsel anlamda yan gelip yatıyorsa kimseye söz söyleme hakları kalmaz.
devamını gör...
canlılığın amacı
bence de üremek. genetik mirasın aktarılması. dolayısıyla genetiğin devam ettirilmesi en nihai amaç gibi duruyor. peki bunun anlamı ne? neden genlerimi devam ettirmeliyim? bu içgüdü nereden geliyor? ölümsüzlük içgüdüsü mü? sonuçta ben öleceğim, bu mutlak bir gerçek. ama genlerimin başka bir canlıda yaşayacak olması beni içten içe tatmin ediyor olabilir. ama yine de bu hiçbir şeyi anlamlı kılmıyor.
varoluşun anlamını bunlarda aradığımızda bir çıkış yolu bulamıyorum, bulamadım. en nihai amaç, en azından şimdilik benim için, tanrının varlığını anlamak gibi geliyor. tanrı, sadece kendini bilinir kılmak istedi. ama bunun anlamı ne? bilmiyorum. zaten kimse de bilememiş.
şimdilik bu kulvarda takılacağım. ileride ne olur, bilmiyorum.
varoluşun anlamını bunlarda aradığımızda bir çıkış yolu bulamıyorum, bulamadım. en nihai amaç, en azından şimdilik benim için, tanrının varlığını anlamak gibi geliyor. tanrı, sadece kendini bilinir kılmak istedi. ama bunun anlamı ne? bilmiyorum. zaten kimse de bilememiş.
şimdilik bu kulvarda takılacağım. ileride ne olur, bilmiyorum.
devamını gör...
duyulunca mutlu eden sözler
içinde hayır duası geçen herhangi bir söz.
dua almayı çok seviyorum.hem duymak mutlu ediyor hem de diğer tarafa yatırım oluyor. *
dua almayı çok seviyorum.hem duymak mutlu ediyor hem de diğer tarafa yatırım oluyor. *
devamını gör...
aziz nesin
ilginç bir adamdır, bu kadar ileri görüşlü ve türk toplumunu analiz edebilecek kadar kabiliyetli olmasına rağmen yine de bir ihtimal gözlerimiz açılır diye yazmaya devam etmiştir. kitapları kadar şiirleri de oldukça başarılıdır, dizeler bıçak gibi etinizi keser ve kemiğe dayanır.
"yok başka hiçbir umarın
en granit kayanın en ortasında
balta girmemiş karanlıklarında kıpırtısız
ya ölmektir kurtuluşun
yada şiir tutunmak
o en gergin tele şöyle bir dokun
son tınıyla tel kopsun
ayak sesleri duyulsun ölümün
her yanın her yönün çıkmaz
nereye baksan yok
hiç bile herşey sayılır o bulunduğun yerde
kurtarırsa kurtarır ancak
yine şiire tutunmak."
"yok başka hiçbir umarın
en granit kayanın en ortasında
balta girmemiş karanlıklarında kıpırtısız
ya ölmektir kurtuluşun
yada şiir tutunmak
o en gergin tele şöyle bir dokun
son tınıyla tel kopsun
ayak sesleri duyulsun ölümün
her yanın her yönün çıkmaz
nereye baksan yok
hiç bile herşey sayılır o bulunduğun yerde
kurtarırsa kurtarır ancak
yine şiire tutunmak."
devamını gör...

