vücuda yapışan ince ve dar tayt giyen kadın
taytın amacı vücudu sarmasıdır haliyle de dar olur.
evet taytın ne olduğunu öğrendiğimize göre devam ediyorum. kişiler hak ve özgürlükleri doğrultusunda istediklerini giyebilirler. giydikleri şeyler kendilerinden başkasını da ilgilendirmez.
başlığı açan yazarın da içinde bulunduğu grup yüzünden, türkiye’de kadınlar sokağa çıkarken özgür değil, cesur olmak zorundalar.
evet taytın ne olduğunu öğrendiğimize göre devam ediyorum. kişiler hak ve özgürlükleri doğrultusunda istediklerini giyebilirler. giydikleri şeyler kendilerinden başkasını da ilgilendirmez.
başlığı açan yazarın da içinde bulunduğu grup yüzünden, türkiye’de kadınlar sokağa çıkarken özgür değil, cesur olmak zorundalar.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
günün vitesini yükselten program olmaktadır an itibariyle, özellikle de en oynak şarkılarla... sanırsınız hep birlikte dönem sonu partisi yapıyoruz, piste çıkıp en havalı danslarımızı sergiliyoruz, ispanyol eteklerimizi savuruyoruz, en güzel seslerin kalbimizin çatlaklarına sızıp bizi iyileştirmesine izin veriyoruz. güneş'in bebeklerinin yüzümüzde teletubbies güneşinin gülümseyişini bırakmasını saymıyorum bile.*
karantinanın karamsarlığından belki böyle çıkarız hep birlikte, kim bilir...
karantinanın karamsarlığından belki böyle çıkarız hep birlikte, kim bilir...
devamını gör...
günaydın sözlük
herkese gönülden bir günaydın*.
gününüzden güzellik, yüzünüzden tebessüm eksik olmasın.
gününüzden güzellik, yüzünüzden tebessüm eksik olmasın.
devamını gör...
eurovision saati radyo yayını
merhaba sözlük ahalisi.
bu akşam 20.30'da bu yılki şarkıları değerlendireceğimiz "rotterdam 2021 özel" programını kaçırmamanızı tavsiye ederim. bu yılki şarkılardan sizler için çoğunu seçtim ve sürem yettiğince her şarkı hakkında sizleri tek tek bilgilendirerek, adeta eurovision trt canlı yayını edasında programı yapmaya hazırlanıyorum. sizleri yarın akşamki büyük finale hazırlamak için çok ilginç bilgiler de buldum. hatta dedikodum bile var.*
akşam görüşmek üzere!
bu akşam 20.30'da bu yılki şarkıları değerlendireceğimiz "rotterdam 2021 özel" programını kaçırmamanızı tavsiye ederim. bu yılki şarkılardan sizler için çoğunu seçtim ve sürem yettiğince her şarkı hakkında sizleri tek tek bilgilendirerek, adeta eurovision trt canlı yayını edasında programı yapmaya hazırlanıyorum. sizleri yarın akşamki büyük finale hazırlamak için çok ilginç bilgiler de buldum. hatta dedikodum bile var.*
akşam görüşmek üzere!
devamını gör...
grup sekste mastürbasyon yapan erkek
rızkımı veren hudadır kula minnet eylemem
devamını gör...
herkesin potansiyel terörist olması
kendi gibi düşünmeyen herkese çamur atmaktır.
devamını gör...
ruh eşi
en karanlık dönemimde karşıma çıktığı için kendimi şanslı hissettiğim insan.
devamını gör...
isveç denince akla gelenler
ıkea..
devamını gör...
salda gölü'ne mescit yapılacağı müjdesi
aaaaaaaaaaaaaaağğğğ!*
tüm yeryüzü komple buralar mescit degil mi? namaz kılacak olan önüne bir sütre koyup namazını kılamaz mı? ne bu mescit fetişti?!
tüm yeryüzü komple buralar mescit degil mi? namaz kılacak olan önüne bir sütre koyup namazını kılamaz mı? ne bu mescit fetişti?!
devamını gör...
jose saramago
toplumsal bir msjı olsun, bana birşeyler katsın ama bunu sürekli öğüt veren tarzdan daha ziyade bir kurgunun içinde yapsın. kurgu da aksın gitsin diyenlerdenseniz hemen bir jose saramago kitabı okumanızı tavsiye ederim. çünkü bunu layıkıyla başarabilen ender yazarlardan biridir bence.
devamını gör...
hüzün
yazmak istediğim başlıklara şöyle bir bakınca, tam da şuan bu başlığa yazmak istedim. evet, biraz da hüzünden bahsedelim.
hüzün biraz boşluktur diye düşünüyorum. yani bazen hüznü elinizden bir şey gelmeyince yaşarsınız. bazen çok inanırsınız da karşınızdakine, onun sizi salak yerine koyması ama sizin her şeyi biliyor olmanız çok acı verir. hüzün budur işte. elinizden bir şey gelmez. keşke gerçekten inanabilseydim ona, gerçeği bilmeseydim dersiniz ya da keşke doğruyu söylese...
hüzün, mutsuzluk gibi değildir. sanki hüzün, böyle bir yandan bile bile lades gibidir. yani bazı şeylerin sonuçlarını değiştiremezsiniz ya, o an hüzün gelir işte. böyle etrafınıza bir bakarsınız. içinizde bir boşluk... o, elinizden bir şey gelmeme boşluğu. o, sizin oturup sadece beklediğiniz boşluk.
hüzün bir yandan da buruktur. kalbiniz kırıktır mesela. ama böyle küçük bir çocuğun, minicik kalbidir o an sizin kalbiniz. o kadar buruk olur ki, her neden hüzünlüyse, ona... o kadar buruk olur ki. söyleyemez de. içinde kalır. öyle bir şey olsa da geçse diye bekler. dedim ya elinden bir şey gelmez çünkü...
hüzün o ilk gözyaşıdır. soldan akan. hani acıdan akan o ilk gözyaşı... insanın ağlamamak için o kendini tutuşu, yutkunuşu, gözlerini kapatışı boşunadır. çoktan hüzün gelmiştir. yerleşmiştir.
hüzün o şiirlerin en etkileyici yeridir. bazen bizim yazdıklarımızda hayat bulur, bazen de okuduklarımızda. bazen bir duvarda yazar, gördüğünüzde kalbiniz bir anlığına durur gibi olur ya. işte hüzün oradadır.
gözlerinizin duvara kilitlendiğini noktadadır sonra. bir türlü ayrılmaz gözleriniz o duvardan. saatlerce izlersiniz de bir an bile içinizdeki o hüzün hafiflemez.
ahh o hüzün, evde de bulur sizi, sokakta da. hatta kendi dünyanıza kaçsanız bile, koşar arkanızdan yakalar sizi, bırakmaz izi... bu gecemiz de hüzün dolu olsun. bu gece hüzün ile bir başka güzel...
hüzün biraz boşluktur diye düşünüyorum. yani bazen hüznü elinizden bir şey gelmeyince yaşarsınız. bazen çok inanırsınız da karşınızdakine, onun sizi salak yerine koyması ama sizin her şeyi biliyor olmanız çok acı verir. hüzün budur işte. elinizden bir şey gelmez. keşke gerçekten inanabilseydim ona, gerçeği bilmeseydim dersiniz ya da keşke doğruyu söylese...
hüzün, mutsuzluk gibi değildir. sanki hüzün, böyle bir yandan bile bile lades gibidir. yani bazı şeylerin sonuçlarını değiştiremezsiniz ya, o an hüzün gelir işte. böyle etrafınıza bir bakarsınız. içinizde bir boşluk... o, elinizden bir şey gelmeme boşluğu. o, sizin oturup sadece beklediğiniz boşluk.
hüzün bir yandan da buruktur. kalbiniz kırıktır mesela. ama böyle küçük bir çocuğun, minicik kalbidir o an sizin kalbiniz. o kadar buruk olur ki, her neden hüzünlüyse, ona... o kadar buruk olur ki. söyleyemez de. içinde kalır. öyle bir şey olsa da geçse diye bekler. dedim ya elinden bir şey gelmez çünkü...
hüzün o ilk gözyaşıdır. soldan akan. hani acıdan akan o ilk gözyaşı... insanın ağlamamak için o kendini tutuşu, yutkunuşu, gözlerini kapatışı boşunadır. çoktan hüzün gelmiştir. yerleşmiştir.
hüzün o şiirlerin en etkileyici yeridir. bazen bizim yazdıklarımızda hayat bulur, bazen de okuduklarımızda. bazen bir duvarda yazar, gördüğünüzde kalbiniz bir anlığına durur gibi olur ya. işte hüzün oradadır.
gözlerinizin duvara kilitlendiğini noktadadır sonra. bir türlü ayrılmaz gözleriniz o duvardan. saatlerce izlersiniz de bir an bile içinizdeki o hüzün hafiflemez.
ahh o hüzün, evde de bulur sizi, sokakta da. hatta kendi dünyanıza kaçsanız bile, koşar arkanızdan yakalar sizi, bırakmaz izi... bu gecemiz de hüzün dolu olsun. bu gece hüzün ile bir başka güzel...
devamını gör...
zaman darlığında her şeye yetişebilen insan olmak
zamanı ne kadar kısıtlı olursa olsun, o zaman aralığında her şeyi ama her şeyi yapabilen insan olmaktır.
çalıştığı halde arta kalan zamanlarında insani ilişkilerini ihmal etmeyen, ailesi ve arkadaşlarıyla vakit geçiren, gezip tozan, netfilix gibi dijital platformlarda bütün içerikleri hatmeden, izlemediği ve okumadığı hemen hemen hiçbir şey kalmayan, üstüne üstük sözlüklerde orada burada yazarlık yapan, senede en az 100 kitap okuyan, 50 şehir gezen ve aklımıza gelmeyen pek çok şeyi bir arada yapabilen bu insanların insan olup olmadıklarını sorguluyorum bazen...
çoğu zaman koca gün bana kalır ve ben 24 saatte hiçbir şey yapamam. sallanan koltuğuma oturur mal gibi duvara bakarım. kulağımda kulaklık klasik batı müziği veya hafif bir müzik eşliğinde düşüncesizce kendimi bilmediğim bir yerlere bırakırım...
en son kıçımı koltuğumdan kaldırır, yanımdaki saate bakarım.. zaman su gibi geçip gitmiştir..
peki o geçip giden zamanda kimler neler yapmıştır? ve yapmayı nasıl başarabilmişlerdir...
bu sürate nasıl erişiyor bu insanlar? normal olan hangisi?
işte bu ve benzeri düşünceler kafamı kurcalarken kendimi kayıplarda ve her şeyin dışında hissederim.
herkes bir şekilde her şeyden haberdar ve her şeye yetişiyorken ben neden olduğum yerdeyim diye üzülürüm.
sorun bende mi?
herkes birer tazıyken ben neden bir kaplumbağayım?
ya da bunların hepsi üzülmemiz adına birer yalan mı?
çalıştığı halde arta kalan zamanlarında insani ilişkilerini ihmal etmeyen, ailesi ve arkadaşlarıyla vakit geçiren, gezip tozan, netfilix gibi dijital platformlarda bütün içerikleri hatmeden, izlemediği ve okumadığı hemen hemen hiçbir şey kalmayan, üstüne üstük sözlüklerde orada burada yazarlık yapan, senede en az 100 kitap okuyan, 50 şehir gezen ve aklımıza gelmeyen pek çok şeyi bir arada yapabilen bu insanların insan olup olmadıklarını sorguluyorum bazen...
çoğu zaman koca gün bana kalır ve ben 24 saatte hiçbir şey yapamam. sallanan koltuğuma oturur mal gibi duvara bakarım. kulağımda kulaklık klasik batı müziği veya hafif bir müzik eşliğinde düşüncesizce kendimi bilmediğim bir yerlere bırakırım...
en son kıçımı koltuğumdan kaldırır, yanımdaki saate bakarım.. zaman su gibi geçip gitmiştir..
peki o geçip giden zamanda kimler neler yapmıştır? ve yapmayı nasıl başarabilmişlerdir...
bu sürate nasıl erişiyor bu insanlar? normal olan hangisi?
işte bu ve benzeri düşünceler kafamı kurcalarken kendimi kayıplarda ve her şeyin dışında hissederim.
herkes bir şekilde her şeyden haberdar ve her şeye yetişiyorken ben neden olduğum yerdeyim diye üzülürüm.
sorun bende mi?
herkes birer tazıyken ben neden bir kaplumbağayım?
ya da bunların hepsi üzülmemiz adına birer yalan mı?
devamını gör...
evlenmek isteyip çocuk sahibi olmak istememek
bunlardan biride benimdir. içinde bulunduğumuz durumu, yaşama şartlarını, dünyanın , insanların daha da kötü olduğunu gördüğüm için ve bu hayat mücadelesinde yaşamak için bir neden bulmak oldukça zorken benimle aynı hayatı yaşamasın diye bu sorumluluğu almak istemiyorum.
devamını gör...
kitap alıntıları
"bir gün sana dünyada dayanılacak tek şeyin sevgi olduğunu öğreteceğim."
yusuf atılgan- aylak adam
yusuf atılgan- aylak adam
devamını gör...
30 dakika tutulan çişi yapmak
insanı oldukça rahatlatan eylemdir ancak sağlığa zararlı olabilmektedir.
devamını gör...
içişleri bakanlığı'nın bolu belediyesi'ne soruşturma açması
keşke elin mültecisini korumak yerine, kendi vatandaşı, geleceği, en kıymetli hazinesi olan kadınları korumak için bu kadar çaba gösterseler. nerede boş beleş iş var onun peşindeler. elin afgan iti 17 yaşında gencecik bir fidanın aylarca ölmeyi beklemesine sebep oldu, çıkıp da demediler ki biz bu itleri geri göndereceğiz, bunu yapan iti geldiği yere geri gönderip kaderine terk edeceğiz. ne lan bu mülteci sevicilik?
devamını gör...


