gözlerin içe değil dışa doğru hafiften kaymış olmasıdır. flaşla fotoğraf çekildiğinde bu durum daha iyi anlaşılır.
örnek olarak türkan şoray, meryem uzerli, pelin batu, candan erçetin 'in gözlerini dikkatle incelerseniz şehla olduklarını göreceksiniz.
devamını gör...

şive illere göre olmaz. türk şiveleri şunlardır:

1. güney-batı (oğuz) grubu
a)türkiye türkçesi
b) azerbaycan türkçesi
c) türkmen türkçesi
d) gagauz türkçesi

2. kuzey-batı (kıpçak) grubu
a ) kazak türkçesi
b) tatar (kazan) türkçesi
c) kırgız türkçesi
d) başkurt türkçesi
e) karaçay-malkar türkçesi
f) karakalpak türkçesi
g) kumuk türkçesi
h) nogay türkçesi
i) altay türkçesi
j) tuva türkçesi
k) hakas türkçesi

3. güney-doğu grubu
a) uygur türkçesi
b) özbek türkçesi
devamını gör...

ünlü filozof platon'un "devlet" adlı ütopik kurgusundan türemiş olan platonik kelimesinin aşka yorulmuş halidir. imkansız aşkı değil, ideal aşkı konu edinir.

öyledir ki bir tattınız mı uçmaya başlarsınız, sizi kolunuzdan tutup gerçekliğe indiren biri olmadığı sürece gökyüzünde süzülmeye devam edersiniz. kalbiniz hep hızlıdır, her zaman heyecanlısınızdır. yüzünüzde hep salak bir gülümseme olur ama fazlası da zararlıdır. bağımlılık gibi düşünebilirsiniz aslında. bırakması zor, acılı ama yanınızda olduğu her an da bir o kadar rahatlatıcı, sıcak ve alışıldık.
devamını gör...

''hayatında olup biten şeylerin, dilediğin şekilde olmasını isteme. nasıl oluyorlarsa, öyle olmalarını iste. böylece her zaman mutlu olursun.''
-epiktetos.
devamını gör...

mıknatıslı cam silme aleti var bir tane. camın dış yüzeyini de silmek için. bime gelse yok satar.
devamını gör...

(bkz: volkswagen passat)
devamını gör...

geleneksel türk aile yapısı psikolojik şiddeti normalleştiriyor demek, bilinçli bir eylemin olduğunu varsaymak demektir. fakat ortada bilinçli bir durum yok. daha kötüsü var. türk aileleri psikolojik şiddet diye bir şeyin varlığından habersiz.

şiddetin sadece fiziksel bir eylem olduğunu zanneden yığınlar var burada. kadınlar ve erkekler şiddet uyguladıklarının ayırdında değiller. bırakın uygulayanı, şiddet gören şiddet gördüğünün farkında değil.
devamını gör...

güneş de dahil olmak üzere tüm yıldızların, yavaş yavaş şekillenerek anakol yıldızı olana dek geçirdikleri süreç.

yıldızlar uzaydaki moleküler bulutlardan oluşur. modellemelere göre, sürecin hemen hemen şu şekilde olduğu tahmin ediliyor:

galaksilerin, spiral kollar gibi bazı bölgelerinde madde yoğunluğu yüksektir. bu bölgelerde bulunan ve morötesi ışınım yayan genç ve enerjik yıldızlar, ışınımları nedeniyle moleküler bulutlarda oyuklar açar. bu oyuklar, süratli şekilde iyonize hidrojen molekülleriyle dolar. bu durum bölgede şok dalgalarına neden olur çünkü iyonize hidrojenin oyuklara dolma hızı, ses hızından yüksektir. bölgede oluşan şok dalgası nedeniyle yine bölgedeki moleküler bulutlar sıkışır. bu sıkışmalar, az sonra bahsedeceğim olayları ve neticesinde de yıldız oluşumunu tetiklemiş olur.

bir moleküler bulut sıkışmaya başladığında, bulutun yapısı lokal olarak bozulur. dengenin bozulduğu bölgede, kütle çekimsel enerji artar. bu enerjinin yarısı, bulutu oluşturan gazı ısıtmak için harcanırken, diğer yarısı ışınım olarak harcanır. gazın ısınmasının sonucu ortamdaki yoğun bölgenin merkezindeki sıcaklık, hidrojeni nükleer füzyon ile helyuma dönüştürecek seviyeye kadar çıkabilir. bahsettiğimiz sıcaklık yaklaşık 10.000.000 kelvin civarında... böylece ortaya çıkan cisim bir yıldızdır. detayları aşağıda...

bu arada devasa bir moleküler buluttan bahsediyoruz. bu bulut tamamen çöküp bir tek yıldız oluşturmaz. bulutun her bölgesinde yer yer farklı yoğunlaşmalar ve çökmeler gerçekleşir ki bunda ufalanma süreci denir.

***

başta elimizde çökmeye başlayacak kadar yoğun bir kütle vardı ki bunun adı jeans kütlesidir. çökme sırasında ışınıma dönüşmüş olan kütle çekimsel enerjinin bir kısmı buluttan kaçarak uzaya dağılır çünkü ortam transparan denecek halde, ince bir tabaka gibidir. bu arada sıcaklık artmaktadır. bir süre sonra yoğunluk gittikçe arttığından, transparanlık yalan olur ve ışınım buluttan kaçamamaya başlar. ortam hemen hemen bir hidrostatik dengeye ulaşmıştır. bu henüz yıldız olamamış ama yıldıza çok benzeyen "şey"e ön yıldız ya da protostar adı verilir.

kütle çekimsel etkinin arttığı bu evrede, bulutun çöken kısmının hemen dış bölgesinde bulunan maddeler ön yıldızın üzerine düşmeye devam etmektedir. merkezi bölgeye, yani artık çekirdek diyebileceğimiz bölgeye düşen bu maddeler, şok dalgalarına neden olur ve enerji kaybeder. kaybolan bu enerji ısı enerjisine dönüşür ve ön yıldızın sıcaklığıyla ışınımı artar. sıcaklık biraz daha yükseldiğinden, bulutu oluşturan gaz ve toz içindeki toz partikülleri buharlaşır.

yeterince detaya girdim. buradaki ufak tefek diğer detaylara girmeden şunu söyleyebilirim ki, merkezde artık döteryumu nükleer olarak yakacak sıcaklık koşulları sağlanmıştır. merkeze doğru kütle çekimsel çökme bir miktar yavaşlar. bulut tekrar transparan hale gelir. bu evreye "anakol öncesi evrim" adı verilir.

bu kısımdan sonraki detaylar gerçekten kafa karıştırıcı cinsten. özetle şunu söyleyebilirim; kütle çekimsel çökme, yukarıda dediğim şekilde yavaşlamış olsa da tamamen durmaz. bu nedenle oluşmakta olan cismin merkezine doğru sürekli olarak bir madde yığılması vardır. bu da yoğunluk ve dolayısıyla sıcaklık artışı anlamına gelir. bu artışın son aşaması da ön yıldız çekirdeğinin artık hidrojeni helyuma dönüştürecek sıcaklığa ulaşmasıdır. zaten bunu yapmaya başlamış olan bir cisim artık bir yıldızdır ve geldiği bu evreye de anakol evresi adı verilir.
devamını gör...

o zaman devamı :

"yine aşınca çayın suyu boyunu
belki yeniden karşıma çıkacaksın
göz göze durup bakınca göreceğiz
neyiz ve nerelerdeyiz
bilemiyoruz şimdiii"

ayrıca, taa lise mezuniyetimizde kendilerinden canlı canlı dinleme şerefine de nail olmuşluğum vardır. kıymetlidir çok.
devamını gör...

kadim felsefe öğretileri, insanı yedi katlı bir yapı ile tanımlar.

1- fiziksel beden (fizik beden): ruhun taşıyıcısıdır. hareketsizdir. hacimsel olarak canlının kapladığı alandır.
2- enerjik beden (prana): bedenin can kaynağıdır. o olmadan beden eyleme geçemez.
3- duygusal beden (astral beden): duygu, bir olay, kimse yada nesnenin kişinin iç dünyasında oluşturduğu, uyandırdığı, yankı, etki, tepki ve izlenimdir. her insanın duyumsadığı şeylere karşı farklı tepkiler vereceği çok açıktır. olaya bu gözle bakacak olursak, duyguların çoğu zaman gerçeği yansıtmaktan uzak olduklarını görürüz.
4- somut zihin (kama- manas): bireyin günlük yaşamındaki kararları vermesinde etkilidir. arzular, işte bu katmanda bulunur. somut zihin için arzulu zihin ismi de kullanılır. somut zihin ile kişi seçimlerini, kararlarını, arzularına göre kullanır. günün şartlarına göre hareket ederek bireyin çıkarları doğrultusunda kararlar almasını sağlar.
5- saf zihin (manas): bireyin içinde bulunduğu şartlara ve sahip olduğu arzulara göre karar vermeyen, sadece doğru eylemi yapmaya odaklanan zihindir. bu durumda doğru eylemi açıklamak yerinde olacaktır. doğru eylem, hiçbir karşılık beklemeden, ölümsüz değerler ışığında, erdemli bir şekilde eylemde bulunmaktır.
6- sezgi: sezginin kelime anlamı, gerçeğin dolaysız, içgüdüsel bir biçimde kavranmasıdır. duyu organlarımız dışında gerçek, göklerin krallığından doğrudan gelir . ruhsal öğrenme kanalıdır.
7- irade: yedi katlı yapının en üst kısmını oluşturur. yapabilme, gerçekleştirebilme yetisidir. bir ve her şeyin başlangıcı olana has bir yetidir. bu yetinin bir kısmı da insana bahşedilmiştir.

binlerce yıldan beri süregelen öğretiler hakikata açılan kapılardır. bu öğretiler, insan nedirin cevabını çok güzel vermektedir. insan bu yedi katı içinde barındıran bir canlıdır.
peki ya insan olmak ne demektir?
yedi katlı yapının ilk dört katı kişiliği ( alt beden, geçici), diğer üç katı ise bireyi (üst beden, ölümsüz ) ifade eder. üst üç katman alttaki dört katmanı yönetmeyi başarırsa işte o zaman görünüşte insan olan şahıs gerçekte de insan olmayı başarabilir.
bu bir savaştır. alt 4 kat ile üst 3 katın savaşı. eğer savaşı kişilik kazanırsa o zaman birey insanlıktan çıkıp diğer canlıların altında bir yer bulur kendine. savaşı benlik kazanırsa o zaman bu yedi katman birbiri ile uyumlu bir hale gelir ve tamamlanma durumu oluşur.
devamını gör...

bu durumda olabilirliği yüksek, biz de hep söylüyoruz ya üniversiteyi bitirip işsiz kalacağım diye, işte bundan kaynaklı oluşan durum burda işsiz kalıp sürüneceğime yurtdışına gidip asgari ücretle çalışırım daha iyi en azından rahat bir şekilde, çalışma saatleri daha uygun,kafam rahat olur. sürüneceksemde bu şekilde sürüneyim. eğer tıp gibi ,hukuk veya yazılımla ilgili bir bölüm okumuyorsanız yada üst seviye bir üniversitede okumuyorsanız bence work and travel bunun için uygun, daha başka programlarla şansınızı deneyebilirsiniz. work and travel herkes yapabilir fakat bazı insanlar gittikten sonra dönmek istemiyor genelde son sene oluyor bu durum ama son sene de vize çıkma ihtimali düşük biraz daha önce gidip dönmüşseniz belki o şekilde çıkar.
devamını gör...

zamanında başardığı büyük işler yüzünden g.tü kalkmış, hala o işlerin ekmeğini yiyen, hafiften enayi bir insan olurdu. kendini geliştirse ondan iyisi yok aslında ama fazla üşengeç, geçmişteki başarılarını yad etmekten başka yaptığı iş yok.
(bkz: ben kısaca t.r.)
devamını gör...

derdinizi seveyim butonu aradığım başlıktır.
devamını gör...

bir şeyi yedikten sonra suyunu içemesem de brokoliyi çok seviyorum. ıspanak da yerim.
devamını gör...

ilginç bir eylemdir.
ben bunu yaşadım. hem de defalarca. öncelikle anonimlik sağ olsun, rahat rahat kendilerinin haklı olduğunu söyleyebilirim. * çok çirkin bir çocuktum, maalesef mucizevi bir şekilde kuğuya dönüşmedim. çirkin bir yetişkin olarak hayatıma devam ediyorum. doğal olarak da hayatım boyunca ya direkt çirkin olduğum söylendi ya da daha kibar bir şekilde ima edildi.

bu eylem küçükken beni çok üzerdi, yalan yok. yani çirkin olduğumu zaten hep biliyordum ama bana açık açık söylenmesi (hele insanların içinde) ya da ima edilmesi çok kırıcı geliyordu. yer yarılsa da yerin dibine girsem denir ya, işte tam öyle hissediyordum. ama küçük büyük birçok kişi tarafından bu eyleme maruz bırakıldım.

büyüdükçe insanlar çok ama çok daha az söylemeye başladı bunu* ama tabii az hiç anlamına gelmiyor. ama artık etkisi daha farklı, yıllardır duya duya alışmışım herhalde. duydukça seviniyor muyum? tabii ki hayır. ama eskisi gibi üzülmüyorum da. çoğunlukla içimden ne yapayım deyip geçiyorum.

bende etkisi ne olursa olsun her zaman da ilginç buldum bu eylemi. sonuçta nasıl göründüğümün farkındayım, aksini bir kez bile iddia etmedim ya da güzelmişim gibi davranmadım. hal böyleyken, karşımdaki kişinin eline bana bunu söyleyince ne geçti? ben mutsuz hissettiğimde bundan beslenip mutlu mu oldu? muhtemelen öyledir. çok gereksiz, çok anlamsız bir eylem. o yüzden de ilginç demekten öteye geçemiyorum.

neyse, biraz içimi dökmüş oldum sözlük. siz de bu eylemi gerçekleştiren insanlardansanız bir durup düşünün ben ne yapıyorum diye demek istiyorum son olarak.
devamını gör...

yaş aldıkça daha hoş olan, daha karizmatik olan, daha güzel olan, daha albenisi olan, aura maura tavan olan insan.
tabir %100 benden. *
tarkan
defne samyeli
hakan peker
oktay kaynarca
angelina jolie
... vb.
devamını gör...

klişe başlıktır. klişeleşmiş listedir. lakin güzeldir, insanın ufkunu açar.. müsadenizle;

1- titanic
2- the lord of the rings
3- back to the future
4- the shawshank redemption
5- oldeuboi
6- 12 angry men
7- braveheart
8- the godfather
9- pulp fiction
10- the matrix
devamını gör...

liflerin beynin sağ ve sol hemisferlerini birbirine bağladığı yer.
ergenlikte corpus callosum kalınlaşır ve ergenlerin bilgiyi işleme becerilerini geliştirir.
devamını gör...

her yerdeler. bu nasıl bir tatavadır, sanki hiç iyi erkek kalmamış gibi sürüp gidiyor ya. biraz kafalarımızın netleşmesi lazım.

öncelikle, benim sosyal çevrem çok geniştir. her nesepten her meşrepten insanla iletişim kurdum. o kadar çok iyi erkek var ki anlatamam. çoğunun sevgilisi yok, bazıları evlendi ve mutlular. herkesin bir aşk acısı var. herkes kalbine bir sevda gömmek zorunda kalmış ve sağa sola açılmaktan imtina ediyorlar. neden ? çünkü bu insanların kafasına, bazı kadınların tutarsız davranışları yüzünden, iyi bir insan olmak, sahiplenmek ilişki dünyasında kişiye negatif yazılmış. iyiysen, mülayimsen, birazcık kafa dinginliğini seviyorsan "ilişki dünyasında yerin yok" olayına dönmüş.

en kötüsü de "seven insan olma" "sen çok seven olma da ne olursa olsun" gibi şeyler var. geçenlerde kalabalık bir arkadaş grubuyla muhabbet ederken "abi ben tekrar aşık olmak istiyorum, güzel bir şey ya" dedim diye "aşık ol da gör ebeyin hörekesini" "hayatını gaydırır valla" "seni avucunun içine alır sonra hamur gibi yoğurup duvara fırlatır(haha, mübalaga)" gibi şeyler söylendi. insanlar sevmekten çok korkuyor. bu durumun karakterlerle alakası yok aslında. iyi insanlar her yerdeler, bunun kadını erkeği yok. lakin sosyal medya etkisi mi diyelim, ülke ekonomisinin sosyal yaşama etkisi mi yoksa gençliğin kültürüne yabancılaşması mı diyelim bilmiyorum. belki hepsi buna sebep oluyor ama ortada bir "birini sevmenin tehlikeli bir yatırım olduğu" düşüncesi var.

bu dengesizlik, ciddi bir mutsuzluğa sebep oluyor. herkesin dilinde aynı şey: "iyi kadın yok, iyi erkek yok. neredeler ? atlara binip gittiler, p.çlere kaldık" falan. bir zamanlar ben de böyleydim. sevgiden, insanlardan çok korkardım. ancak yaşam, bana hayatın ne kadar zalim olabileceğini gösterdiğinde daha iyi anlamaya başladım. diplerden baktığınızda, hayattaki beklentilerinizi düşürdüğünüzde insanların aslında çok güzel olduklarını anlıyorsunuz. birileri bir yerlerde kötülük peşinde koşuyor olabilir ama bu ayrımı yapmak da tecrübeyle alakalı bir durum. iyi insanları artık anlayacak yaşa geldik. mimiklerinden, bakışlarından bile bir insanın şeytana mı meleğe mi hizmet ettiğini anlayabiliyorsunuz.

iyi erkekler her yerdeler. fiziksel, psikolojik şiddet hayatında hiçbir şekilde var olmayan, karıncayı bile incitmeyecek, içinde bulunduğu toplumun yasalarına uyan, ülkesini, milletini seven, zorluklara cesurca göğüs germiş ve hayat tarafından pişirilmiş erkekler var. bu insanlar hayat kavgasıyla meşgul olduklarından bir yerlerden sizle temas kuramıyor olabilirler. bir insanla tanışmanın iyice zorlaştığı bir dönemde "tacizci" denilerek ifşa edilmek istemiyor olabilirler. ancak emin olun her yerdeler. sevdikleri için ne fedakarlıklar yapan insanlar var duyduğumuzda, gördüğümüzde şaşırtır bizleri.

modern dünyanın korkunçluğu ruhunuzu esir etmesin. iyi insanlara ve güzel bir yaşamın varlığına inanın, inanmak zorundayız.
devamını gör...

dilek türkan - ah istanbul.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim