bembeyaz bir kar çölünün içinde, kış ayazında 90.000 genç donarak kırıldı. derler ki; bölgedeki köpekler insan eti yemekten domuz gibi olmuştu.
enver paşa açısından durum şundan ibaretti: "bunlar nasıl olsa bir gün ölecek değiller miydi?"

hatıralarının önünde saygıyla eğiliyorum.

bir kar yağar ince ince, yatan şehitler ışılar

sarıkamış altın bulak
soğanlı’ yı biz nerden bilek
bizim uşak göycek gezer
ağca zıbın kara yelek

yüzbaşılar binbaşılar
tabur tabur karşılar
bir kar yağar ince ince
yatan şehitler ışılar

gözünü sevdiğim eşe
tekerin dayandı taşa
seferberliği durdur
elin öpem enver paşa
devamını gör...

yapay zekayla görsel oluşturma servislerinin (bkz: wombo dream) ve deepfake'in temelini oluşturan teknolojidir. genellikle gan kısaltmasıyla bahsediliyor bu kavramdan. türkçeye ise çekişmeli üretici ağ şekliyle çevrilmiş. kariyerini teknoloji sektörünün doruklarında geçiren mühendis lan goodfellow tarafından 2014 yılında geliştirilmiştir.

bu konu aslında çok derin fakat daha kolay anlaşılması açısından kısaca özetlemek istiyorum. gan sisteminin ana görevi gerçeğe en yakın görseller oluşturabilmek. bunun için bünyesinde iki tane yapay sinir ağı var: üretici ve ayırt edici ağ. bu ağlar yaptıkları hataları öğrene öğrene birbirleriyle rekabet etmeye başlıyor ve en sonunda ortaya çok gerçekçi görseller çıkıyor.

üretici ağ, kendisine sunulan gerçek görsel örneklerle öğrenme sürecine girer ve bu örneklerden kaptığı bilgilerle kendi sanal görsellerini üretmeye çalışır.

ayırt edici ağ ise ilk baştaki gerçek örnekler ile üretici ağın sunduğu sanal görseli sınıflandırmaya çalışır. bu sınıflandırmanın tahmin edebileceğiniz üzere iki başlığı var: gerçek ve sanal. bu ağın, gerçek görsele 1 değerini; sanal görsele ise 0 değerini kesinlikle vermesi gerekir. tespit işlemleri esnasında da küçük oranlarla sapma yaşanır ve gelişimin kırılma noktası budur. örneğin, üretici ağın yarattığı sanal ve değeri 0 olması gereken bir görsele ayırt edici ağ, 0.6 değerini verirse 0.6-0=0.6 hata yapmış olur. ayırt edici ağın asıl hedefi bu hata oranını 0 yapana kadar çalışmaktır. yani başka bir değişle sahte (sanal) görselleri en iyi şekilde tespit etmek ister.

aynı örneği aynı değer kuralıyla bir de üretici ağ için ele alalım. üretici ağın asıl hedefi ise 1 değerine, yani en gerçekçi görsel niteliğine sahip çıktılar sunmak. az önce bahsettiğim gibi, sanal görsele 0.6 değerini veren ayırt edici ağın yaptığı hata, aslında üretici ağ için gelişimin göstergesi. zira bu noktada üretici ağ ise 1-0.6 = 0.4 hata yapmış, gelişerek ayırt edici ağı kandırmıştır. ayrıca bu ağ da elbette hata oranını 0'a çekene kadar çalışır. özetle gan, büyük bir rekabet ortamına ev sahipliği yapar. üretilecek her görseldeki yarışmada galibiyet küçük bir payla üretici ağda oldukça başarı sağlanır ama bu kesin olmak zorunda değil.

peki bu kadar çekişmenin sonucunda ne mi oluyor? gerçeklikten ayırt edilemeyecek kalitede yapay zeka tarafından oluşturulmuş görsellere sahip oluyoruz.

aslında bu sistemi öğretmen - kopya çeken öğrenci arasındaki ilişkiye benzetebiliriz. öğrenci kopya çekmek için yeni yollar bulup kendini ilerlettikçe, öğretmen kopyacıyı bulmada daha başarılı olur ve deneyim kazanır.
devamını gör...

edirne'nin oradaki sınır kapısına yakın geçmişliğim var.
devamını gör...

gri eşofman alti.. hepiniz de giymeyiverin mümkünse.. yakışanınin peşine takilabilirim ama geneline de yakışmıyor..
devamını gör...

faiz takıntısı yüzünden doların uçmasına neden olan kötü kalpli bir insan. baboş anlamıyorsan bu işi bir bilene bırak. aynı şeyleri tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemek nasıl bir şey yahu.

2018 seçimleri öncesi meydanlarda "bu kardeşinize oy verin, enflasyonla nasıl mücadele ediliyor görün" demişti. tebrikler reis. cumhuriyet tarihinin 2. devalüasyonunu da seninle görecek bu millet.
devamını gör...

tam da bu güne uygun bir söz geldi aklıma:

"dünyanın en uzun gecesi 21 aralık değil, beni terk ettiğin gecedir. beni üzdüğün, yorduğun, yıprattığın gecedir. " küçük iskender.
devamını gör...

bir ahmet hamdi tanpınar cümlesidir.

ahmet hamdi tanpınar yazdığı muhteşem roman huzur’da kurar bu cümleyi. nuran ve mümtaz aşkının bir anlatısıdır roman. benim içinse asla bulamayacağımı sandığım huzurun bir gamze öteye itilmesidir.

bu romanı ilk okuduğumda cümleyi çok beğenmiştim. hatta altını çizmişim cümlenin ama hafızamda o kadar da yer etmemişim. ikinci okuyuşumda cümleye daha bir dikkatli baktım. sanki içimde bir aydınlık oluştu. sonra kütüphanemi karıştırırken elime geçti kitap yine. sayfaları epeyce sararmış. sayfaları sapsarı karıştırırken cümleye yeniden denk geldim. bu sefer üstadın ne demek istediğini tam olarak anladım.

bir insanın durmadan düşünmek ne kadar büyük bir huzur verir insanın içine. sabah uyanır uyanmaz aklınıza ilk o insanın gelmesi, gece uyumadan hemen önce, tam ölüm simülasyonuna yuvarlanırken o insanı düşünmek. bir kitap okurken artık beğenilen cümlelerin altını çizmek yerine aklınızda tutup o insana anlatmak. bu şiiri o da okumalı, bu şarkıyı o da dinlemeli, bu filmi o da izlemeli demek. kendinden çok onu düşünmek. en üzgün anlarda, en korkulan zamanlarda, en yorgun olunduğunda sadece o insanın nasıl hissettiğini merak etmek. hayatınız tehlikede iken kendinden çok onu düşünmek. * yani sadece onu düşünmek.

ve bunu bir hastalık derecesine getirecek ve bu hastalığa tutkun olacak ve bu iptilayı vazgeçilmez saymak ve vazgeçmedikçe daha çok bağlanmak ve başka şey düşünememek.

sonra ahmet hamdi tanpınar cümlesinin altını bu sefer başka renkli bir kalemle çizmek ve yanına kendinden bir not düşmek:

her müptela göçük altındayken bir ışık görmek için sessizce bekler.
devamını gör...

(bkz: tutunamayanlar)
(bkz: masumiyet müzesi)
(bkz: ilyada)
(bkz: ulysses)
devamını gör...

''cidden buna mı kırıldın'' cümlesi. bunun kadar kırıcı bir cümle yok.
devamını gör...

benim için saygılı olmayı özümsemiş insan.

sevgi münferittir, değişkendir, öyle olması da gerekir. ama her halde saygısından ödün vermeyen; özellikle de sevmediği, itiraz ettiği durumlarda da saygısını koruyan insan benim en kıymetlimdir.
devamını gör...

bir olayı evirip çevirip bakabilirler. ellerine bir küp alıp 6 yüzün 6sına da bakmayı tercih edenlerdir. böylesi insanlara gıpta ediyorum. onlar konuşsun, yorumlasın, anlatsın bende dinleyip aydınlanayım istiyorum.
devamını gör...

hayatın onu çok üzeceğinin farkında olmayan insandır. çayıyla kahvesiyle , metroda , minübüste , parkta bir bankta veyahutta delidanaların sırtlarında okuduğu kitabın ruhaniyetine kapılıp duygularını kontrol etmeyi hak-ı te/ala ya bırakan duygulu kimsedir.
sevilmeleri gerekir, yalnız bırakılmamaları, hor görülmemeleri...
devamını gör...

kafanızı çevirdiğinizde dedikodusunu yaptığınız kişiyi size kısık gözlerle baktığını görmek.
devamını gör...

gerçek sarışın mısın yoksa boya mı.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
balat'a ilk defa geldim ve aşık oldum....... beni buraya kilitleyinnn!

edit: durmadım yürüyerek eminönü'ne geldim..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ne yapacaksa artık. bir çok arkadaşım utana sıkıla işçi, inşaatçı, işsiz vs demişti. utanılacak birşey değildi asla ama çocuk aklı olsa gerek. asıl bit yeniği öğretmenin başından çıkıyor. ne oldu hocam? o işçi, işsiz çocuklarına bir yardımının mı bulundu? hayır.

senin niyetin tamirci çocuğu çıkarda tamir işlerini beleşe ona yaptırırım, kasap çocuğu çıkarda 300 500 gram fazla et koyar. doktor hemşire çocuğu çıkarda sağlık işlerinde onun anasına babasına danışırım. diş doktoru olur inşallah daha ucuza beyazlatirim derdindesin.

ben her zaman ithalat ve ihracat yapan tekstil fabrikası sahibi babam için tekstil işçisi dedim ve bize musallat olmasından kaçındım.
devamını gör...

şekeri olabilir. (bkz: aziz yıldırım)
devamını gör...

hiçbiri aşağıdaki karizmaya sahip değildir:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sadece ekonomik olmamakla beraber büyük ölçüde ekonomiktir. misal geçen gün balık alayım diye çıktım. en ucuz balığın kilosu 50-55 lira. 4 kişilik bir aile olsak alacağım balık en az 150-200 lira tutacak. öyle olunca vazgeçtim. etten bir farkı kalmadı yani ekonomik yönü burası. damak tadımız ve yemek kültürümüz et ağırlıklı olduğundan et almayı tercih ettim.
devamını gör...

maddenin yapısını, bileşimini, özelliklerini ve maddede meydana gelen tüm değişimleri inceleyen bilim dalıdır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim