takipçi kaybetmek
az önce başıma geldi. zaten kendimi kötü hissediyordum artık başkasına kendini kötü hissettirdiğimi düşündüğüm için daha da kötü hissediyorum.*
devamını gör...
hazar kaplanı
hazar kaplanı veya diğer ismiyle turan kaplanı 1970'li yıllarda nesli tükenmiş olan kaplan türüdür. son olarak 1970'te şırnak uludere'de bir köylü tarafından vurularak öldürmüş ve bu tarihten itibaren hiç görülmemiştir.
ayrıca 1974 yılında ise iran'ın kuzeyinde hazar kaplanı'na ait ayak izleri olduğu ileri sürülmüştür.
türkiye, iran, kazakistan ve afganistan'ın bulunduğu geniş coğrafya hazar kaplanı'nın yayılış alanını oluşturmaktaydı.
ayrıca 1974 yılında ise iran'ın kuzeyinde hazar kaplanı'na ait ayak izleri olduğu ileri sürülmüştür.
türkiye, iran, kazakistan ve afganistan'ın bulunduğu geniş coğrafya hazar kaplanı'nın yayılış alanını oluşturmaktaydı.
devamını gör...
am radyo yayını
devamını gör...
antropomorfize etmek
insan dışındaki canlı ve cansız varlıklara, insansı anlamların verilmesi eylemi, yani bir tür insanlaştırmak.
hepimiz bunu yapıyoruz. çok daha basit yapıdaki canlıların içgüdüsel davranışlarını, bizim gibi irade ve bilinçle gerçekleştirdiğini düşünüyoruz ya da varsayıyoruz. mesela bir süre ilgilenemediğimiz çiçeklerimizin küstüğünü düşünmek, evden ayrılırken evin hamsterının o gün durgun olduğuna inanmak gibi... sanırım nahif, empati yeteneği yüksek olanlarımız bunu çok daha fazla yapıyor.
cansız varlıklarda ise gördüğümüz nesneyi insan yüzüne benzetme eğilimiyle kendini gösteriyor. zira beynimiz yabancılık hissini sevmez, kendi doneleriyle tanımlamak ister.
insanın bu meyilinin en sevdiğim tezahürü edebiyat alanında gerçekleşiyor. bunun için la fontaine masalları ve george orwell’ın hayvan çiftliği örneklerini verebiliriz.
hepimiz bunu yapıyoruz. çok daha basit yapıdaki canlıların içgüdüsel davranışlarını, bizim gibi irade ve bilinçle gerçekleştirdiğini düşünüyoruz ya da varsayıyoruz. mesela bir süre ilgilenemediğimiz çiçeklerimizin küstüğünü düşünmek, evden ayrılırken evin hamsterının o gün durgun olduğuna inanmak gibi... sanırım nahif, empati yeteneği yüksek olanlarımız bunu çok daha fazla yapıyor.
cansız varlıklarda ise gördüğümüz nesneyi insan yüzüne benzetme eğilimiyle kendini gösteriyor. zira beynimiz yabancılık hissini sevmez, kendi doneleriyle tanımlamak ister.
insanın bu meyilinin en sevdiğim tezahürü edebiyat alanında gerçekleşiyor. bunun için la fontaine masalları ve george orwell’ın hayvan çiftliği örneklerini verebiliriz.
devamını gör...
ece erken’nin celal şengör’ü tıp doktoru sanıp görevden alınmasını istemesi
bu iki ismi aynı başlık altında görmek bile ne kadar fantastik bir ülke olduğumuzun kanıtı resmen. ece erken kimdir ki celal hoca hakkında konuşabiliyor?
devamını gör...
tükenmişlik sendromu
zaman zaman iç karartan havalar ve bir türlü yoluna girmeyen işlerin boğulma hissi yaşatması ile bünyemde tetiklendiğini düşündüğüm.
devamını gör...
soul
"burada ruhları incitemezsin o dünyadaki hayatın amacı" cümlesi her şeyi özetler nitelikte..
devamını gör...
şortlu kıza hakaret eden varlığın sosyal medyası
ahlaksızlar ahlak dersi verir olmuş. pisliğinizde boğulun e mi? kız tepki göstermeseydi o öyle bakıp duracaktı eminim. ahlaksız olduğu gün yüzüne çıktı ya hemen hakaret ediyor.
devamını gör...
sahte anne deneyi
psikolog harry harlow'un 1971 yılında yaptığı deneydir.
annelere yahut kişiyi büyüten herhangi birine bağlanma sebeplerini konu alan deneyde maymunlar kullanıldı.
öncelikle telden bir anne modeli tasarlandı, bu tel anne modeline dolu bir biberon yerleştirildi diğer tarafta ise peluştan yapılma ve maymuna benzeyen bir suratı olan ancak biberonu olmayan bir anne modeli tasarlandı.
diğer bir durumda ise ikisi de biberonlu peluş ve tel anne kullanıldı.
yeni doğmuş maymunlar bu iki annenin yer aldığı kafese konduktan sonra davranışları incelenmeye başlandı.
biberonlu peluş anne tercihleri beklenen bir şeydi.
ancak diğer durumda yani biberonlu tel anne ve biberonsuz peluş anne durumunda yavrular peluş anneyle vakit geçirmeyi tercih ederek yalnızca acıktıklarında tel anneye gidiyor, karınlarını doyuruyor ardından hemen peluş anneye dönüyorlardı.
deney sonucunda bebeklerin annelerine bağlanma sebebinin beslenmeden ibaret olmadığı, dokunma konforu adı verilen olgunun çok daha büyük öneme sahip olduğu ilan edildi.
ayrıntılı bilgi
annelere yahut kişiyi büyüten herhangi birine bağlanma sebeplerini konu alan deneyde maymunlar kullanıldı.
öncelikle telden bir anne modeli tasarlandı, bu tel anne modeline dolu bir biberon yerleştirildi diğer tarafta ise peluştan yapılma ve maymuna benzeyen bir suratı olan ancak biberonu olmayan bir anne modeli tasarlandı.
diğer bir durumda ise ikisi de biberonlu peluş ve tel anne kullanıldı.
yeni doğmuş maymunlar bu iki annenin yer aldığı kafese konduktan sonra davranışları incelenmeye başlandı.
biberonlu peluş anne tercihleri beklenen bir şeydi.
ancak diğer durumda yani biberonlu tel anne ve biberonsuz peluş anne durumunda yavrular peluş anneyle vakit geçirmeyi tercih ederek yalnızca acıktıklarında tel anneye gidiyor, karınlarını doyuruyor ardından hemen peluş anneye dönüyorlardı.
deney sonucunda bebeklerin annelerine bağlanma sebebinin beslenmeden ibaret olmadığı, dokunma konforu adı verilen olgunun çok daha büyük öneme sahip olduğu ilan edildi.
ayrıntılı bilgi
devamını gör...
evlenirdim denilen dizi karakterleri
chandler bing
friends dizisinin 6 başrol oyuncusundan biridir. sarkastik konuşmalarıyla bilinir ve gerçekten çok* tatlı bi karakterdir. dizideki hiçbir ana karakteri birbirinden ayıramayacak olsam da herhangi bi dizideki bi karakterle evlenme şansım olsa chandler’la evlenmek isterdim sanırım.
friends dizisinin 6 başrol oyuncusundan biridir. sarkastik konuşmalarıyla bilinir ve gerçekten çok* tatlı bi karakterdir. dizideki hiçbir ana karakteri birbirinden ayıramayacak olsam da herhangi bi dizideki bi karakterle evlenme şansım olsa chandler’la evlenmek isterdim sanırım.
devamını gör...
ilk kimin aklına geldiği merak edilen şeyler
:) bu ifadenin ilk kimin aklına geldiği.
biraz bakındım ama çeşitli söylemler var, net bir cevap buladım. abi nerden geldi aklınıza iki nokta bir parantezle gülen surat yapmak. *
biraz bakındım ama çeşitli söylemler var, net bir cevap buladım. abi nerden geldi aklınıza iki nokta bir parantezle gülen surat yapmak. *
devamını gör...
en sevilen sezen aksu şarkısı
guvercin, kursuni renkler ve cocuklar gibi benim vazgecilmezlerim ama sanirim guvercin sarkisinin yeri bende cok ayri...
devamını gör...
how to with john wilson
şimdiye kadar izlediğim en absürd belgesel dizisi. john wilson bir başyapıta mı imza atıyor yoksa hepimizle dalga mı geçiyor anlaması güç olsa da eşe dosta önerilmesi makbüldür. özellikle benim gibi sosyal becerileri düşük bireyler için komik olması gereken kısımlar bile kimi zaman eğitici olabilmekte(ilk bölüm♡).
devamını gör...
peliindy
şakacı bir yazar, içten sıcak ve de samimi.
devamını gör...
ölen kişinin ardında bıraktığı yürek burkan şeyler
doğum günü.
başlıkta sadece fiziki şeyler mi kastedildi bilmiyorum ama aklıma ilk gelen şey o oldu.
başlıkta sadece fiziki şeyler mi kastedildi bilmiyorum ama aklıma ilk gelen şey o oldu.
devamını gör...
anonim hesap
tercih meselesidir. kullanımı birçok mecrada farklılık gösterebilir. ben twitter'dan örnek vereceğim:
bir tane manyağa denk geldim.
ağla diye hesap açmış, beğenmediği tweetlerin altına biraz yazıp "ağla" diyerek bitiriyor.
başta komik geldi ama sonradan acıdım.
insanlar anonim hesaplarla garip varoluşlar sergiliyorlar. bir kimlik altında yer alamamanın sancıları yaşanıyor. sosyal medya anonimliği kişinin kendi kimliği altında fikir beyan edebilme cesaretini örseleyen bir doğrultuda ilerleyebilir. isteyen istediği kadar anonim olsun. önemli değil. fakat sergilediğimiz davranışlarımız gerçek kimliklerimiz altında varolamadıkça, anonimliğin cüretkâr alanında temsil edildikçe kendimiz olamayız. sonradan kişi bir bakar ki aynı cesareti kendi olduğunda gösteremiyor... kavgaları da hataları da kurgusal kimliğinde (anonim) gerçekleşen eylemler. kendi adına verdiği savaş yok. buna cesareti de yok.
dikkat etmeli!
bir tane manyağa denk geldim.
ağla diye hesap açmış, beğenmediği tweetlerin altına biraz yazıp "ağla" diyerek bitiriyor.
başta komik geldi ama sonradan acıdım.
insanlar anonim hesaplarla garip varoluşlar sergiliyorlar. bir kimlik altında yer alamamanın sancıları yaşanıyor. sosyal medya anonimliği kişinin kendi kimliği altında fikir beyan edebilme cesaretini örseleyen bir doğrultuda ilerleyebilir. isteyen istediği kadar anonim olsun. önemli değil. fakat sergilediğimiz davranışlarımız gerçek kimliklerimiz altında varolamadıkça, anonimliğin cüretkâr alanında temsil edildikçe kendimiz olamayız. sonradan kişi bir bakar ki aynı cesareti kendi olduğunda gösteremiyor... kavgaları da hataları da kurgusal kimliğinde (anonim) gerçekleşen eylemler. kendi adına verdiği savaş yok. buna cesareti de yok.
dikkat etmeli!
devamını gör...



