tabi ki de wire.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

müzik kategorisine tam bakmadım, belki vardır ama yoksa lütfen olsun. ne olur olsun, ölürüm sana iko, lütfen. *
devamını gör...

beynin, insana oynadığı oyunlardan bir tanesidir.

geçmişte yaşadığı sıkıntıları ve dertleri unutup, sadece yaşamaktan keyif aldığı güzel anıları hatırlaması. şimdiki zamanın sıradanlığında boğulan insanın; geçmişi yâd ederek kendini teselli etme eylemi.
şiddetlisi ve süreklisi, patolojik bir rahatsızlık, telafisi olmayan kötü bir geleceğin habercisi.
devamını gör...

200 yıl sonra hiçbirimizi kimse hatırlamayacak.
devamını gör...

cehalet.. cahillik..
devamını gör...

yüksek miyopi ve astiğmata ek olarak gece kör noktada yoldaysanız tadından yenmez.
devamını gör...

twitter sağ olsun kısıtlama getiriyor.

keşke ekranlara çıkmasına da bi kısıtlama getirilse bu adamın.

hep maruz kalıyoruz kendisine, sinir hastası olduk sayesinde.

tanım: twitter'ın diktatör yancılarının twitlerine kısıtlama getirdiğini anlatan başlık.
devamını gör...

çok bebek, çok küçük bebek.

dün bir arkadaş ortamında otururken canım ablamın 7 yaşında ikizleri gösterirken kullandığı tabir, tanım.

'çok bebeklerdi onları gördüğümde' dedi. anaları 'hee evet yeni doğmuşlardı. bir kaç günlüklerdi' dedi. ablam devam etti 'ya çok küçük bebektiler. yani şey küçük bebeklerdi, bebeklerdi işte.'

ayrıca benim o ortamda ne işim vardı hala şaibeli. sanırım aç karnımı doyurmaya gitmiş sonrasında gelen misafirlerin arasında sıkışmış kalmıştım.

gerçi biraz geçmişe gittik gelen kadını pek tanımam. çok bebekleri hiç tanımam. ama annesini tanır ve çok severim. yıllardır görmüyorum az biraz ondan dem vurduk.

dobra, dediğim dedik çaldığım düdük bir kadındı. iri yarı, bir ortama girdim mi insanı tırstıracak cinsten. konuşmaya başladı mı zaten tam salak savar. tahammülü kalmamıştı insanlara özellikle beyin yerine başka organlarını kullananlara.

yani sanki kadın ölmüş gibi konuşuyorum ama hala hayatta. aynı şehirdeyiz hatta. yıllardır görmüyorum.

yıllardır görmediğim ne çok insan var kim bilir? bazısı yanı başımda. en dibimde dokunabildiğim ama hüzünlerini hissedemediğim. güzin ablalığı çok boşlamışım.

eskiden insanlarla konuşarak, onları dinleyerek analiz ederdim. şimdi bir bakışım yetiyor. en azından topuklayacak kadar . *
devamını gör...

limonların başarısız planını beyaz perdeye döken film.
şu adresten izleyebilirsiniz.
devamını gör...

hatun kişinin şirket otoparkında önüme park etmiş olan arabasını okşayarak ve sırıtarak sevmek.
başka bir iş arkadaşının olayı görmesi, "abi seviyosan kaputu aç konuş" diye billur geçmesi, rezil olmak, çok rezil olmak, geronimo bunu hep yapmak.
devamını gör...

kadınlardan nefret eden, kadınlara düşman olan anlamındaki yunanca kökenli kelime. temelinde anne ile sağlıklı kurulamamış ilişki yahut ilk gençlik yıllarındaki reddedilmişliklerin yatabildiğini okumuştum.
devamını gör...

kendini tanımak... şaka değil gerçekten kendini tanımak isteyenler evlensin. o geçmişte üzerini örttüğünüz duygularınız öyle bir ortaya çıkıyor ki.. o travmaları size tekrar tekrar yaşatacak kişiyle evleniyorsunuz. bu çok zorlu bir şey aslında ama katran karası hüzünlerinizi sulandıra sulandıra azaltmaya başlıyorsunuz.. aslında bilinçaltındaki kendinizle evlenmiş oluyorsunuz.. yani size ayna oluyor, o yüzden eğer çok travmatik anılarınız varsa öncelikle onları çözmeniz, sonrasında evlenmeniz tavsiye olunur.. yoksa yağmurdan kaçarken doluya tutulursunuz...
devamını gör...

banker kastelli
dodi el fayed
körfez savaşı
uçkur gate
kalimero' yu bilmek.
devamını gör...

zerafetiyle birçok kişiyi büyüleyen alımlı sekreter kuşu, yılan akbabasıgiller’den olup afrika’nın alçak otlarla kaplı alanlarında yaşar. sagittarius serpentarius, kibar görüntüsüne bakıp aldanan yılanları ayak darbeleriyle öldürerek yer. başının arkasından çıkan siyah uçlu tüyler eski zamanlarda sekreterlerin kulak arkalarına sıkıştırdıkları tüy kalemleri hatırlattığından bu adı almıştır.

çok yüksek bacaklı ve 125 cm uzunluğunda olan secretary bird insanlara çok faydası dokunan bir kuştur. afrika yerlileri bu kuşu evcilleştirip tarlalarını kemirici ve böceklerin zararından korumuşlardır.
devamını gör...

#76736 kafa sözlük'teki mafya organizasyonu diye başlık açılmış. mafya dizileri ve filmlerine bazı insanların ilgisi epey fazladır. mafya sözlerine de...
kimseye güvenme.
benim rahat etmediğim dünyada kimse istirahat edemez.
ona reddedemeyeceği bir teklif yapacağım.
yaşamak istiyorsan fazla soru sorma.
biz hiç kimseyi yarı yolda bırakmadık, onlar hep müsait bir yerde indiler.
sen kimsin ki benim vermediğim şansı veriyorsun.
bir insanın yanında dişisi varken, ne onunla konuş ne de ona bir laf anlat.
hayat, ölümle kumar oynama sanatıdır.
biz soframızda misafir etmek isterdik, onlar ekmek yerine mermi yemek istedi.
bir adam bana ihanet etmemişse gözlerimin içine baka baka konuşur.
bizim vazgeçmek gibi bir adetimiz yok.
dostum olmaz, hasmım yaşamaz.
beyaz işine girmem girenin de tezgahını bozarım
yaşamak için yalvarmadık ölmek için yalvarmayız.
bu kadar ağır ceza kesersen, kimse seni hakem bellemez.
ihtiyar aslanla yaralı kurttan korkacaksın! çünkü onlar hiç bir şeyden korkmaz.
her kurdun bir uluyuşu, her itin bir inleyişi vardır. kim demiş sustuk, kim demiş bittik; çakalları görmek için pusuya çekildik!
gücünü göstermek için delikanlı olacaksın.
herkes taşın altına elini koysun ki sonra taşı elinin üstüne indirmeye kalkmasın.
tıraş yapma kimseye, kesilir güzel yüzün birden bire.
öyle değil işte canım kardeşim, düşman kör nişancıdır da, dost bilir nerden vuracağını.
baktın geçmiyor, bitmiyor, dinmiyor; bir kurşun da bana sık! sıktığın laflardan hafif gelir.
fazla nazik olma mezarına çiçek yollarım bu durumda.
çarkın nasıl işlediğini bilmek önemli değil, çarka çomak sokmak önemli.
aslan gündüz inlemez, yarasını göstermez. sen yaranı açmış herkese gösteriyorsun.
bizimle dans etmeye çalışma yürümeye hasret kalırsın.
içerdeki ateşi söndürmeden dışarıdakini söndüremezsin.
bizim fakirlikten kesemediğimiz kirli sakallarımız şimdi zengin çocuklarına imaj olmuş.
kurtlukta kanun, düşeni yemektir.
çok büyüğü olan büyüyemez.
çakalın yaveri tilki olur.
azdan az, çoktan çok gider.
kaç ölüm adını değiştirir usta?
kimse benden çalamaz.
ateşle oynayan ya elini yakar, ya kendini.
bu dünyada her şey biter ama şerefsiz bitmez!
sonunu düşünen kahraman olamaz.
herkesin gecesi, kendi yarası kadar derindir.!
vurursunuz eyvallah da, ölmezsem “sıkıntı büyük!”
kartal kurdu koyun zannederse direk yere çakılır.
bu bir satranç, 64 kare dışında olmak da var, piyon olmak da var, mat olmak da…
yaşamak için yalvarmadık, ölmek içinde yalvarmayız.
atasını tanımayan it peşinde gezer.
sessizliğime aldanmayın, bi esersem mevsim değişir.
diz üstü yaşamaktansa, ayakta ölmeyi tercih ederim.
bu günde ölmedik, ama yaşadık mı? o da belli değil.!
herkes cennete gitmek ister ama kimse ölmek istemez.
tilki gibi dostum olacağına, aslan gibi düşmanım olsun.
gözden akan bir damla yaş, kimsenin susuzluğunu gidermez.
birileri yatağa düştük diye, toprağa düştük sanmış.
ölümle burun buruna gelmedik ama, kafa kafaya da çok verdik.
uçmak istiyorsan hayal kurma biz seni uçururuz ama sonra inişin kötü olur.
herkesin korktuğu ölümü, biz sokaklarda oyun niyetine oynarız.
senin yerinden oynatamayacağın taşlar var yeğen ama benim yok!
benim hayatımın geri vitesi yok, geçmişi dikiz aynasından izlerim.
dostunu da, düşmanını da kendin seçtiğin sürece güçlüsün.
biz ölmeyi çoktan göze aldık da yanımızda kimleri götüreceğiz onu düşünüyoruz.
ölüm ölüm dediğin nedir ki gülüm, ben senin için yaşamayı göze almışım.
pokeri niye seviyorum biliyor musun kılıç? elin açmazsa oyuna giremezsin.
ben seninle toprağa girerim diyenleri çok gördüm, ben öyle diyenleri toprağa hep yalnız gömdüm.
kurt yatağında yatan kurt, aslan ininde yatan aslan, çakal otlağında gezen çakal olur. ya av olacaksın ya da avcı, ama asla avı avcıya götüren köpek olmayacaksın.
kartal avını öldürmeden önce göğün en tepesine çıkartıp aşağı bırakırmış.
elinizde kozunuz varken en iyi oyununuzu oynayın. çünkü sıra bana geldiğinde affedilmek gibi bir şansınız olmayacak!
adam satanlara bakıyorum şimdi bozuk para gibi harcanıyor.
kimse sanmasın kendini hint kumaşı, bir gün gelir biri vurur makası.
ben seversem destan, kızarsam katliam olur.
psikopatım deyip bıçak sallayana, ruh hastasıyım deyip şarjör boşaltırım
dostu güldürür düşmanı öldürürüz, sen gülenlerden ol ölenlerden değil.
ben vururum demem, saniyesinde indiririm aşağı.
kaderimiz niye avucumuzun içinde yazılıdır bilir misin? gerektiğinde gizleyebilelim diye... niye bilir misin?... çünkü güç, gizden gelir. gerçek niyetini kimse bilmeyecek. kaderin sırrındır; kaderini kimseyle paylaşmayacaksın.
devamını gör...

büyük usta sulhi dölek’in aynı isimli romanından sinemaya uyarlanan erdal murat aktaş filmidir. kitap sulhi dölek’e büyük edebiyat ödülü kazandırmıştır. ve sulhi dölek’in sinemaya aktarılmasını vasiyet ettiği bir kitaptır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kirpi reşat intikam alma duygusu ve refleksi çok güçlü olan bir adamdır ve bu onun için yeni bir durum da değildir. çocukluğundan beri bu huyu çevresindeki herkes tarafından bilinmektedir. reşat kendine yapılan bir kötülüğün karşılığına vermediğinde bir nevi sinir krizi geçirir ve her yere kirpi resimleri çizer.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
reşat’ın tepkileri orantısızdır. mesela kayınpederinin küçük bir sitemine kızıp yaşlı adamın pek sevdiği çiçeklerinin dibine rakı döküp çiçekleri öldürebilir. reşat’ın tepkileri uzun sürelidir. ilkokulda başına gelen bir olaya yüzünden hala kin tuttuğu bir arkadaşı vardır.

ama derler ki deli deliyi görünce sopasını saklarmış. kirpi reşat bir fatura sırasında sıraya kaynak yapan tahir yaman’a kafayı takıp intikam almaya karar verir. ancak tahir anasının gözüdür ve olay hiç beklemedikleri kadar büyür ve içinden çıkılmaz bir hal alır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
hak ettiği değeri göremediğini düşündüğüm filmin başrol oyuncuları mazhar alanson ve güven kıraç’tır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

en kötüsü hala doğru mu yanlış mı arasında kalmaktır, onun bile kararını verememektir
devamını gör...

ınatlaşan, inanç ve alışkanlıklarından ödün vermeyenler için kullanılan bir deyimdir. kaşları hafif yukarı kaldırıp gözlerinin siyahı kaybolanlar oldum olası inatçı ikna edilemez gelirler bana. adamın asabını bozarlar, içindeki ışığı söndürürler. keçi'mi desem katır'mı desem neyse hikayemiz şöyle ki;
hz. nuh, yıllarca insanlığı allah'a iman etmek için tebliğde bulundu. ama bir gemi dolusu insan dışında kimse ona inanmadı. sonunda bir gemi yaptı. ona inananlara gemiye binmelerini istedi. tabi bu arada yağmurlar durmaksızın günlerce yağmaya başladı. nuh inanmayanlara gemiye binmeleri için tebliğe devam etti. yağmurun günlerce yağdığını görenler inatla gemiye binmeyi reddettiler. içlerinde nuh'un oğlu da vardı. sular yükselmeye başlayınca nuh tekrar gemiye binip iman etmelerini istedi. ama onlar yüksek tepelere gidip kurtulabileceklerini söylediler. nuh'un peygamberliğini inkar edip gemiye binmediler. ışte bu deyim bu inatlaşan halk üzerine söylenmiş bir deyimdir.
devamını gör...

her ne kadar zor seven ve sevdiği zaman sıkı sıkı sarılan bir insan olsamda yediğim psikolojik şamarlardan sonra değer görmediğimi ya da suistimal edildiğimi anladığım an gul gule diyip gitmeyi bilirim.
bazı ilişkiler sonsuzluğa yol alır ama her ilişki bunu haketmez.
t: insanı yıpratan ve bir an önce vazgeçilmesi gereken alışkanlık.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim