türkiye'nin etrafının tekrar sarılmaya başlanması
türkiye gibi ülkelerin bu dünya'da tutunabilmesi için tek yol vardır,
o da, kendi içinde tüm sorunlarını aşmış veya en aza indirmiş, birlik beraberlik içinde el ele vererek, kendi öz kaynakları doğrultusunda üretime yönelmiş, kendi ayakları üzerinde durabilen bir ülke olmak.
çok mu zor bu, elbette değil,
bunun olması için herşey var bu ülkede, tek olmayan, gerçekten halkı yönetecek değil, halka liderlik, öncülük yapacak bir güç, bir yönetim anlayışı.
bunun olmadığı, her açıdan dışa bağımlılığın sürdüğü bir yapıda, başımızın o veya bu sebeple ağrımasının önüne geçmek mümkün olmayacaktır.
o da, kendi içinde tüm sorunlarını aşmış veya en aza indirmiş, birlik beraberlik içinde el ele vererek, kendi öz kaynakları doğrultusunda üretime yönelmiş, kendi ayakları üzerinde durabilen bir ülke olmak.
çok mu zor bu, elbette değil,
bunun olması için herşey var bu ülkede, tek olmayan, gerçekten halkı yönetecek değil, halka liderlik, öncülük yapacak bir güç, bir yönetim anlayışı.
bunun olmadığı, her açıdan dışa bağımlılığın sürdüğü bir yapıda, başımızın o veya bu sebeple ağrımasının önüne geçmek mümkün olmayacaktır.
devamını gör...
müdür yalakası
dili bir karış dışarda gezen bir güruh.
uzak durun, yanında bir şey konuşmayın.
ha birde açığını arayın, ilk fırsatta müdürün müdürüne ifşalayın, acaip zevkli oluyor.*
uzak durun, yanında bir şey konuşmayın.
ha birde açığını arayın, ilk fırsatta müdürün müdürüne ifşalayın, acaip zevkli oluyor.*
devamını gör...
bana soğuk bir yer söyle
otogar
devamını gör...
summer queen
çook neşeli, sıcakkanlı, renkli, asil bir kadın kesinlikle. çok da hoşsohbet. yazılarını gülümseyerek okuduğum yazarlardan bir tanesi. enerjinizi bir anda yükselten bir vitamin deposu hatta. çok kalp, çokça papatya bırakıyorum buraya.. kaleminiz daim olsun cağnım yazar.
devamını gör...
cebeci'den kızılay'a yürümek
"aslında kısacık mesafe, neden bu kadar abartılıyor, neden bu yolun bu kadar edebiyatı yapılıyor?" diyebilirsiniz. cevap veriyorum:
her yeri yokuş olan bir şehirde yürüyecek azıcık düz bir alan bulan masum ankaralı edebiyatı bu.
her yeri yokuş olan bir şehirde yürüyecek azıcık düz bir alan bulan masum ankaralı edebiyatı bu.
devamını gör...
sosyopati
psikopati kavramıyla sık sık karıştırılan, (literatürdeki adı) antisosyal kişilik bozukluğu.
psikopati kavramıyla olan ilişkisi, sosyopatinin psikopatiyle ilgili bir bozukluk olmasından ileri gelmektedir. kısacası ilişkili fakat aynı şey değil. sosyopat insanların temel özelliği empati yoksunluğuna sahip olmaları. elbette bu, her empati yoksunu insanı sosyopat yapmamakta. diğer bir yüzünde antisosyalliğin temelinde bulunan narsizmden söz edilmektedir. insanların yalnızca birer araç ve önemsiz varlıklar olarak görüldüğü bir durum söz konusu. bu sebeple diğer insanların ne düşündüğü ve onlara verilen zararın hiçbir önemi yoktur. bu antisosyal kişilik bozukluğu üzerine çalışmalar bugün hala sürse de sebepleri tam anlamıyla bilinmiyor ve biyolojik ve genetik faktörlerin rol oynayabileceği sanılıyor. mayo kliniği'nin web sitesine göre: ''çocukluktaki ev, okul ve sosyal çevredeki birtakım faktörler de bu rahatsızlığa katkı yapabiliyor.'' çevrenizde bu hastalığa sahip kişilerin var olduğunu söylemek yersiz olmaz, çünkü özellikle günümüzde toplumda statü anlamında belirli yeri olan kişiler kendi antisosyal kişilik bozukluğunu dahi farkında değiller. belirtileri ise gözle görülemeyecek kadar gizli. kimse elbette sabah uyandığında kendini bir sosyopat olarak bulmuyor, sosyal ve psikolojik bir süreç söz konusu. genelde piskolojik rahatsızlıklara sahip bireyler çevrelerinin ısrarı ve isteği ile terapiye başlamakta ve köşeden dönmekte. ancak aksi durumlar da söz konusu. hepimiz birer sosyopat adayı olabiliriz.
bu konuda dr. martha stout'un yazdığı ve pegasus yayınları tarafından basılmış olan yanı başınızdaki sosyopat kitabını önerebilirim.
psikopati kavramıyla olan ilişkisi, sosyopatinin psikopatiyle ilgili bir bozukluk olmasından ileri gelmektedir. kısacası ilişkili fakat aynı şey değil. sosyopat insanların temel özelliği empati yoksunluğuna sahip olmaları. elbette bu, her empati yoksunu insanı sosyopat yapmamakta. diğer bir yüzünde antisosyalliğin temelinde bulunan narsizmden söz edilmektedir. insanların yalnızca birer araç ve önemsiz varlıklar olarak görüldüğü bir durum söz konusu. bu sebeple diğer insanların ne düşündüğü ve onlara verilen zararın hiçbir önemi yoktur. bu antisosyal kişilik bozukluğu üzerine çalışmalar bugün hala sürse de sebepleri tam anlamıyla bilinmiyor ve biyolojik ve genetik faktörlerin rol oynayabileceği sanılıyor. mayo kliniği'nin web sitesine göre: ''çocukluktaki ev, okul ve sosyal çevredeki birtakım faktörler de bu rahatsızlığa katkı yapabiliyor.'' çevrenizde bu hastalığa sahip kişilerin var olduğunu söylemek yersiz olmaz, çünkü özellikle günümüzde toplumda statü anlamında belirli yeri olan kişiler kendi antisosyal kişilik bozukluğunu dahi farkında değiller. belirtileri ise gözle görülemeyecek kadar gizli. kimse elbette sabah uyandığında kendini bir sosyopat olarak bulmuyor, sosyal ve psikolojik bir süreç söz konusu. genelde piskolojik rahatsızlıklara sahip bireyler çevrelerinin ısrarı ve isteği ile terapiye başlamakta ve köşeden dönmekte. ancak aksi durumlar da söz konusu. hepimiz birer sosyopat adayı olabiliriz.
bu konuda dr. martha stout'un yazdığı ve pegasus yayınları tarafından basılmış olan yanı başınızdaki sosyopat kitabını önerebilirim.
devamını gör...
küfreden insan
çok şükür ki sözlüğümüzden uzak duracak olan insandır.gitsin nerede kime nasıl ediyorsa etsin,ama sözlükten uzak dursun dedirten başlık.
devamını gör...
sözlük yazarlarının tespitleri
çocukluktan beri hepimize ormanların kralı aslandır diye öğretildi.
ama aslan ormanda yaşamaz, maki hayvanıdır.
ama aslan ormanda yaşamaz, maki hayvanıdır.
devamını gör...
alttaki yazara bir şarkı bırak
ilkay akkaya- gidemem.**
( sesindeki içtenliği hissedebilirsiniz, kişinin içine işliyor, güzel şarkıdır, tavsiyem)
( sesindeki içtenliği hissedebilirsiniz, kişinin içine işliyor, güzel şarkıdır, tavsiyem)
devamını gör...
güne ingilizce bir söz bırak
i don't care.
yani:
ben sana çare değilim.
yani:
ben sana çare değilim.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
her gün yeni bir başlangıç gibi. unutulmayan bir şey yokmuş gerçekten de. *
devamını gör...
windows 10 kısayolları
ben de faydalı olabilecek birkaç tane yazayım.
windows + . : emojiler
windows + v : panoya kopyalanan şeyleri gösteriyor istediğiniz seçip yapıştırabilirsiniz.
windows + g : xbox’a bağlı bir özellik aslında ama benim çok işimi görüyor. seçili pencerenin ekran videosunu alabilme imkanı veriyor. durdurunca çektiğiniz videoyu otomatik videolar klasörüne atıyor. masaüstünde çalışmıyor ve halihazırda çektiğiniz pencereden çıkınca kapanıyor ama iş gören bir özellik.
yukardaki arkadaş ekran alıntısından bahsetmiş. arama bölümünde ekran alıntısı aracı diye arattığınızda mod kısmını ”dikdörtgen biçimli” olarak seçtiğinizde prt sc tuşuna bastığınızda artık size seçenek sunuyor ister full ister serbest ister dikdörtgen biçimli alıntı yapabilirsiniz.
windows + . : emojiler
windows + v : panoya kopyalanan şeyleri gösteriyor istediğiniz seçip yapıştırabilirsiniz.
windows + g : xbox’a bağlı bir özellik aslında ama benim çok işimi görüyor. seçili pencerenin ekran videosunu alabilme imkanı veriyor. durdurunca çektiğiniz videoyu otomatik videolar klasörüne atıyor. masaüstünde çalışmıyor ve halihazırda çektiğiniz pencereden çıkınca kapanıyor ama iş gören bir özellik.
yukardaki arkadaş ekran alıntısından bahsetmiş. arama bölümünde ekran alıntısı aracı diye arattığınızda mod kısmını ”dikdörtgen biçimli” olarak seçtiğinizde prt sc tuşuna bastığınızda artık size seçenek sunuyor ister full ister serbest ister dikdörtgen biçimli alıntı yapabilirsiniz.
devamını gör...
ok computer
radiohead'in dinleyene "triplerden trip beğen" dediği the bends sonrası çıkardığı 97 tarihli kült albümü. armonik açıdan zengin noisy gitarlar, alternatif- elektronik ve gezegenler arası gidip gelen özgün bir sound, çok katmanlı şarkı sözleri ve thom yorke'un tarifsiz vokalleriyle rock tarihinin eskimeyen albümlerinden biri.
1.airbag
2.paranoid android
3.subterranean homesick alien
4.exit music (for a film)
5.let down
6.karma police
7.fitter happier
8.electioneering
9.climbing up the walls
10.no suprises
11.lucky
12.the tourist
1.airbag
2.paranoid android
3.subterranean homesick alien
4.exit music (for a film)
5.let down
6.karma police
7.fitter happier
8.electioneering
9.climbing up the walls
10.no suprises
11.lucky
12.the tourist
devamını gör...
itiraf
(bkz: iskender pala)’nın ocak 2019’da yayımlanan romanı.
bir fatih romanı..
fetih sonrası…
yani konstantiniyye’nin istanbul’a dönüştüğü yıllar…
işte o yıllarda ailesi öldürülen bir çocuk var…
büyük kartal’dan, yani fatih’ten ve tanrıdan alacağı intikamın alevi ile yanıp tutuşan inançsız bir çocuk…
ornio…
ve ornio’nun bu intikam yolunda can veren habersiz bir kurban.
molla lütfi…
iskender pala, bu kitabı ile yine muhteşem bir kurguyu kaleme alıyor.
kitabın tamamına ise ornio’nun yaptığı tüm kötülükleri yavuz sultan selim’e itirafı gözünden tanıklık ediyoruz…
bir solukta bitirdim…
bir solukta.
tarihi bir kurgu, evet, lakin günümüze çok fazla mesaj yollayan bir kitaptır itiraf.
yıllar boyu sırlı bir yükü taşımak oldukça zordur. hele bu yük sizin bile isteye yaşadığınız, yaşattığınız şeylerden ötürü omzunuza yüklenmişse eğer... gizlemeye çalıştığınız şey uğruna yaptığınız her şey, gizlenecek daha büyük şeyler doğurmaya başlıyor zamanla… bu zamanla öyle büyüyor, öyle büyüyor ki içinizde, ondan başka hiçbir şey olmayıncaya, içinizin her yanını sizden zerre kalmayıncaya kadar kaplıyor…
sonra bir sultan çıkıyor, yavuz sultan selim…
çıkıyor ve soruyor:
-karga, evladım, ne zamana kadar?
işte o zaman, o soruyla birlikte o yük bir itiraf olup akıyor dudaklarının arasından…
şiddetle tavsiyemdir. iskender pala ile tanışmamışsanız ve biraz da tarihe meraklıysanız, tanışmak için çok güzel bir tercih olacaktır.
bir fatih romanı..
fetih sonrası…
yani konstantiniyye’nin istanbul’a dönüştüğü yıllar…
işte o yıllarda ailesi öldürülen bir çocuk var…
büyük kartal’dan, yani fatih’ten ve tanrıdan alacağı intikamın alevi ile yanıp tutuşan inançsız bir çocuk…
ornio…
ve ornio’nun bu intikam yolunda can veren habersiz bir kurban.
molla lütfi…
iskender pala, bu kitabı ile yine muhteşem bir kurguyu kaleme alıyor.
kitabın tamamına ise ornio’nun yaptığı tüm kötülükleri yavuz sultan selim’e itirafı gözünden tanıklık ediyoruz…
bir solukta bitirdim…
bir solukta.
tarihi bir kurgu, evet, lakin günümüze çok fazla mesaj yollayan bir kitaptır itiraf.
yıllar boyu sırlı bir yükü taşımak oldukça zordur. hele bu yük sizin bile isteye yaşadığınız, yaşattığınız şeylerden ötürü omzunuza yüklenmişse eğer... gizlemeye çalıştığınız şey uğruna yaptığınız her şey, gizlenecek daha büyük şeyler doğurmaya başlıyor zamanla… bu zamanla öyle büyüyor, öyle büyüyor ki içinizde, ondan başka hiçbir şey olmayıncaya, içinizin her yanını sizden zerre kalmayıncaya kadar kaplıyor…
sonra bir sultan çıkıyor, yavuz sultan selim…
çıkıyor ve soruyor:
-karga, evladım, ne zamana kadar?
işte o zaman, o soruyla birlikte o yük bir itiraf olup akıyor dudaklarının arasından…
şiddetle tavsiyemdir. iskender pala ile tanışmamışsanız ve biraz da tarihe meraklıysanız, tanışmak için çok güzel bir tercih olacaktır.
devamını gör...
memleketinin adını söylemeden anlat
öğrenci şehri
devamını gör...
en cool anime karakteri
devamını gör...



