en derin duyguları açık ettikten sonra çöken pişmanlık hissi
olumlu geri dönüş alınmadığında olabilecek histir.
aşk olarak düşünürsek bunu, karşılık görme ihtimalimiz varken ve sonucunda ellerimiz boş da dönmüyorsak bu durumdan, neden pişman olalım ki? bunu anlamak ve belirsizliği de ortadan kaldırmak için duyguları açık etmekte sıkıntı görmüyorum ben.
ayrıca keşke deyip pişman olmaktansa, varsın açık ettiğimiz için pişman olalım. o kaybeder.*
aşk olarak düşünürsek bunu, karşılık görme ihtimalimiz varken ve sonucunda ellerimiz boş da dönmüyorsak bu durumdan, neden pişman olalım ki? bunu anlamak ve belirsizliği de ortadan kaldırmak için duyguları açık etmekte sıkıntı görmüyorum ben.
ayrıca keşke deyip pişman olmaktansa, varsın açık ettiğimiz için pişman olalım. o kaybeder.*
devamını gör...
kadınların birbirine boydan fotoğraf atıp erkeklere atmaması
universite zamanı 6 kızdan oluşan whatsapp grubumuzda kendi aramizda sıklıkla yaptığımız eylemdi.
kombin yapan mi dersin, manitasıyla buluşmaya gidenin seçtiği kıyafet defilesi mi dersin her türden fotoğraf vardı. önce amacına göre kullanıldı grup. ustürupluydu her şey. sonra kızlarımız kendini aştı. yarış haline geldi bu olay. baktım ki topluluk içinde telefonumu açamayacak duruma geldim *, galerim ankara' da yerlere atılan kağıttaki hatunların pozlarıyla dolmuş grubu sessize aldım. kisa bir süre sessizleşti grup. kimseden ses çıkmıyor. ben bu grubu hortlatayım dedim boydan bir fotoğraf atıp çıktım. grup hala sessizde tabii.
aradan 1 saat geçti gruptaki kızlardan biri beni arıyor. "whis çabuk attığın fotoğrafı kaldır, ecem'in abisi senin fotoğrafı" gördü. grupta herkes yönetici. ecem'de dahil. baktık gruba değişik değişik numaralar ekleniyor. ecem'in abisi ve arkadaşları bizim hareme sızmış *. galerim daha da şahlanıyor.
ertesi gün olağanüstü hal ilan ettik ve kızlarla bir toplantı yaptık. ecem'in yöneticilik görevini elinden aldık. gorevini kötüye kullandı çünkü. herkes tüm galerisini temizledi. delil melil bırakılmadı. bir daha boydan'mış, anlık'mış,nude'muş hiç o işlere girmedik.
kombin yapan mi dersin, manitasıyla buluşmaya gidenin seçtiği kıyafet defilesi mi dersin her türden fotoğraf vardı. önce amacına göre kullanıldı grup. ustürupluydu her şey. sonra kızlarımız kendini aştı. yarış haline geldi bu olay. baktım ki topluluk içinde telefonumu açamayacak duruma geldim *, galerim ankara' da yerlere atılan kağıttaki hatunların pozlarıyla dolmuş grubu sessize aldım. kisa bir süre sessizleşti grup. kimseden ses çıkmıyor. ben bu grubu hortlatayım dedim boydan bir fotoğraf atıp çıktım. grup hala sessizde tabii.
aradan 1 saat geçti gruptaki kızlardan biri beni arıyor. "whis çabuk attığın fotoğrafı kaldır, ecem'in abisi senin fotoğrafı" gördü. grupta herkes yönetici. ecem'de dahil. baktık gruba değişik değişik numaralar ekleniyor. ecem'in abisi ve arkadaşları bizim hareme sızmış *. galerim daha da şahlanıyor.
ertesi gün olağanüstü hal ilan ettik ve kızlarla bir toplantı yaptık. ecem'in yöneticilik görevini elinden aldık. gorevini kötüye kullandı çünkü. herkes tüm galerisini temizledi. delil melil bırakılmadı. bir daha boydan'mış, anlık'mış,nude'muş hiç o işlere girmedik.
devamını gör...
dönüşüm
acayip sorgulatır, kafa yakar.
kitabı bitirdikten sonra boş boş duvara bakmıştım.. o kadar etkili işte.
kitabı bitirdikten sonra boş boş duvara bakmıştım.. o kadar etkili işte.
devamını gör...
eş cinselliğe karşı çıkanları aşağılamaya kalkmak
ırkçılık, homofobi , kadın düşmanlığı ve hayvanlara eziyeti hoş görmek demokrasinin kafasına sıkmaktır. nefret suçu diye bir tanım var. bu suçlarda düşünce özgürlüğü olmaz. insan seçmediği yöneliminden ve cinsel kimliğinden dolayı aşağılanamaz.
platon sırf bu yüzden demokrasiye karşıydı. ben bizden cacık olmaz demediğim için karşı değilim.
platon sırf bu yüzden demokrasiye karşıydı. ben bizden cacık olmaz demediğim için karşı değilim.
devamını gör...
sivas denince akla gelenler
kışları buz gibi soğuk olması
yazları yakıcı sıcağın buram buram hissedilmesi
en çok kene ısırığı haberlerinin geldiği yer olması
sivasspor'un arada bir zirveye oynaması
ve tabiki sivas kongresi.
yazları yakıcı sıcağın buram buram hissedilmesi
en çok kene ısırığı haberlerinin geldiği yer olması
sivasspor'un arada bir zirveye oynaması
ve tabiki sivas kongresi.
devamını gör...
normal doğum
yapabilene saygı duyduğum doğum şeklidir. insan vücudu en fazla 45 del (birimi) acıya dayanabiliyor ancak doğumda bu oran 57 dele kadr çıkıyor bunun 20 kemiğin aynı anda kırılmasına eşit olduğunu söylüyorlar gerisini siz düşünün.
devamını gör...
kısırı kısır yapan önemli detaylar
anne.
devamını gör...
sigmund freud alıntıları
"biri beni dövdüğü zaman ona karşı kendimi kolaylıkla savunabilirim; ancak, biri beni övdüğü zaman, ona karşı tamamen savunmasızım."
"bir ara insanları anladığımı sandım. sonra sandığımı anladım."
"birine duyduğun sevgi ve sinir doğru orantılıdır. en çok sevdiğin insana, herkesten çok sinirlenirsin."
bunlar da benden. sadece birini yazsam öbürünün boynu bükük kalıyordu. o yüzden üç tane yazayım dedim. hatta daha da çok yazmak istedim. freud'un çok güzel sözleri var*.
"bir ara insanları anladığımı sandım. sonra sandığımı anladım."
"birine duyduğun sevgi ve sinir doğru orantılıdır. en çok sevdiğin insana, herkesten çok sinirlenirsin."
bunlar da benden. sadece birini yazsam öbürünün boynu bükük kalıyordu. o yüzden üç tane yazayım dedim. hatta daha da çok yazmak istedim. freud'un çok güzel sözleri var*.
devamını gör...
çanakkale içinde
çanakkale savaşı'na giden bir askerin ağzından yazılmış olan kastamonu yöresine ait türkü.
devamını gör...
nanay
yok anlamına gelen kelime.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
hooaydaa, yine yola çıkıyoruz desene?
hadi hayırlısı bakalım, o zaman yola çıkma zamanı.
bu sefer kesin bak, hem sen bana şey attın ama ben ilk yayında vardım? hatırladım sonradan? hıh!
hadi hayırlısı bakalım, o zaman yola çıkma zamanı.
bu sefer kesin bak, hem sen bana şey attın ama ben ilk yayında vardım? hatırladım sonradan? hıh!
devamını gör...
ehrimen
aynı zamanda 90'lı yıllarda ankara'da kurulmuş bir black metal grubu.
o zamanlar zordu bu işler.
o zamanlar zordu bu işler.
devamını gör...
yazarların duydukları enfes cümleler
benimki ünlü kişilerden duyulan değil ama onlardan daha etkili bence.
"aramızda kilometreler olsa bile senin canının sıkıldığını konuşmasakta hissediyorum ve biz küs olsak bile canın yandığında sana ilk sarılan ben olurum."
"aramızda kilometreler olsa bile senin canının sıkıldığını konuşmasakta hissediyorum ve biz küs olsak bile canın yandığında sana ilk sarılan ben olurum."
devamını gör...
kekremsi bir tat denince akla gelen ilk şey
devamını gör...
hastası olunan sözler
"en kötüsü, hayır demeyi öğrenemedim. yemeğe kal, dediler: kaldım. oysa, kalınmaz. onlar biraz ısrar ederler; sen biraz nazlanırsın. sonunda kalkıp gidilir.
her söylenileni ciddiye almak yok mu, şu sözünün eri olmak yok mu; bitirdi, yıktı beni.”
tutunamayanlar *
her söylenileni ciddiye almak yok mu, şu sözünün eri olmak yok mu; bitirdi, yıktı beni.”
tutunamayanlar *
devamını gör...
bir erkeğin eş cinsel olduğunu anlama yolları
wallaha eşcinsellerden çok dert ediyorsunuz eşcinselleri. yararlı şeylerle uğraşın aybalam...
devamını gör...
üniforma alamadığı için okula giremeyen öğrenci
ciddi bir travma yaşamıştır.
üniformaya karşı değilim, hatta ailesinin maddi durumu iyi olan ve kötü olan öğrencileri aynı kalıba soktuğu için ayakkabı ve çorap da dahil, katı bir üniforma uygulamasının olması gerektiğini düşünüyorum. burada yapılması gereken şey şudur: üniformayı, ayakkabıyı ve çorabı devlet verecek. eğitimde eşitlik ilkesi gereği tüm öğrencilere ücretsiz verecek. bu sayede sorun ortadan kalkacak. zaten günümüzde zengin ailelerin çocukları özel okullara gidiyor, devlet okuluna giden öğrencilerin üniforma masrafları bizi batırmaz. sarayların, makam araçlarının, israfın yapamadığını üniforma mı yapacak?
tabi öğrencilere üniforma, ayakkabı ve çorap verilirken demode ya da zevksiz şeyler de verilmemeli. gençlerin tarzına uygun, şık ve uyumlu tasarımlar seçilmeli. bu devirde kundura ayakkabı giyen çocuk/genç olur mu? sen uygun kombini ver, onlar itiraz etmeden giyer zaten.
üniformaya karşı değilim, hatta ailesinin maddi durumu iyi olan ve kötü olan öğrencileri aynı kalıba soktuğu için ayakkabı ve çorap da dahil, katı bir üniforma uygulamasının olması gerektiğini düşünüyorum. burada yapılması gereken şey şudur: üniformayı, ayakkabıyı ve çorabı devlet verecek. eğitimde eşitlik ilkesi gereği tüm öğrencilere ücretsiz verecek. bu sayede sorun ortadan kalkacak. zaten günümüzde zengin ailelerin çocukları özel okullara gidiyor, devlet okuluna giden öğrencilerin üniforma masrafları bizi batırmaz. sarayların, makam araçlarının, israfın yapamadığını üniforma mı yapacak?
tabi öğrencilere üniforma, ayakkabı ve çorap verilirken demode ya da zevksiz şeyler de verilmemeli. gençlerin tarzına uygun, şık ve uyumlu tasarımlar seçilmeli. bu devirde kundura ayakkabı giyen çocuk/genç olur mu? sen uygun kombini ver, onlar itiraz etmeden giyer zaten.
devamını gör...


