yazarların yaşadığı en utanç verici anı
kafacılar affedin, sizin en utanç verici anlarınıza şu an hunharca gülüyorum. gözümden öyle yaş geliyor ki, okumamı engelliyor sjajwmkw. dur biraz toparlanayım devam edicem.
devamını gör...
karl marx'ın mezarının turizme açılması
böyle bir dünya işte ölsen bile faydalanıyorlar senden.
-dünyayı anlamak yetmez, onu değiştirmek gerekir.(karl marx)
ne anlayabildik ne değiştirebildik reis.
-dünyayı anlamak yetmez, onu değiştirmek gerekir.(karl marx)
ne anlayabildik ne değiştirebildik reis.
devamını gör...
kün fe yekün kızları
herkesin birbirini elestirdigi, konusmaya veya yuhalamaya layik buldugu ama donupte kendisine bakma tesebbusunde bulunmadigi enteresan bir donemin icindeyiz. bu ama cehaletin getirdigi ozguvenden ve kibirden kaynakliymis, diyenlerin yalancisiyiz...
cehalet insana gercekten oyle bir oz guven veriyor ki; kendindeki eksikliklere gozunu kapatip tum ilgi odagini digerlerinin eksiklik ve kusurlarina adiyorsun. "bos insan kisiyle, dolu ise işiyle ugrasir" deniyor ya, zannimca bundan mutevellit...
ya bir herkes kendine baksa mi? tum enerjisini kendine yoneltse, kendi hayatina odaklansa, yalnizca kendi icin yasasa ya? guzel olmaz mi?
cehalet insana gercekten oyle bir oz guven veriyor ki; kendindeki eksikliklere gozunu kapatip tum ilgi odagini digerlerinin eksiklik ve kusurlarina adiyorsun. "bos insan kisiyle, dolu ise işiyle ugrasir" deniyor ya, zannimca bundan mutevellit...
ya bir herkes kendine baksa mi? tum enerjisini kendine yoneltse, kendi hayatina odaklansa, yalnizca kendi icin yasasa ya? guzel olmaz mi?
devamını gör...
spawn
nasıl yaa, şimdi spawn öldü mü? niye sürekli ölüm haberi alıyorum.* gerçekten yoruldum artık...
mekanı cennet olsun.
mekanı cennet olsun.
devamını gör...
yazarlara göre en sayko şehrimiz
her halükarda adana alacağını düşünüyorum.
farklı toplumların bir araya gelip oluşturdukları farklılık mi dersiniz.
adli olaylarda öne çıkması mı dersiniz, her şey mevcut.
farklı toplumların bir araya gelip oluşturdukları farklılık mi dersiniz.
adli olaylarda öne çıkması mı dersiniz, her şey mevcut.
devamını gör...
çocukken kendinizi en havalı hissettiğiniz an
annemin üye olduğu doğa yürüyüşü kulübünde en küçük bendim ve yaklaşık 23 km yol yürümüştük, yaptığım ilk zirveydi. kendimi koca koca insanların arasında çok havalı hissetmiştim.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
devamını gör...
akrep burcu kadını
eski eşim de dahil olmak üzere hayatımda bıraktıkları olumlu izler olumsuzluklarının yanında bin kat fazla olan kadınlar.
genellemelere genelde hep karşıyımdır, burçlara da takıntılı bi tip de değilimdir ama bunun tesadüf olması, benim onlara gereğinden fazla anlam yüklemem, gidip gidip onları bulmam, onların beni bulması falan filanla da açıklanacak şey değil bu.
çok farklı, çok zeki, çok güzel, çok inat, çok hırçın, çok başbelası ve çok çok aşık olunası kadınlar bunlar. aranızda kime hakkım geçmişse lütfen helal edin ve olduğunuz yerde ne kadar güzel olduğunuzun lütfen bir kez daha farkına varın.
genellemelere genelde hep karşıyımdır, burçlara da takıntılı bi tip de değilimdir ama bunun tesadüf olması, benim onlara gereğinden fazla anlam yüklemem, gidip gidip onları bulmam, onların beni bulması falan filanla da açıklanacak şey değil bu.
çok farklı, çok zeki, çok güzel, çok inat, çok hırçın, çok başbelası ve çok çok aşık olunası kadınlar bunlar. aranızda kime hakkım geçmişse lütfen helal edin ve olduğunuz yerde ne kadar güzel olduğunuzun lütfen bir kez daha farkına varın.
devamını gör...
yazarların sahip olduğu prensipler
prensip olarak evli, sözlü, beşik kertmeli kadınlar ile beraber olmam. geriye kalanların beni tercih etmemeleri kendi prensipleridir.
devamını gör...
eski tablolardaki ufo sanılan cisimler
ufo ile alakası olmayan, hepsinin kendi içerisinde tutarlı birer açıklaması bulunan nesneler.
genellikle 14. yüzyıldan itibaren birkaç yüzyıl boyunca çizilen tabloların bir kısmında, gökyüzünde görülen ilginç motifler dikkat çekiyor.
1. resim cdn.images. express. co. uk'tan alıntı:

2. resim ih1. redbubble. net'ten alıntı:

3. resim de fastly. syfy. com'dan:

dikkat ederseniz, fonda gökyüzünde garip garip, ışık saçıyormuş gibi görünen cisimler var.
dönemin tablolarından özellikle hz. isa'nın çarmıha gerilme sahnesini gösterenlerde (3. tabloda olduğu gibi), 1 tane sağda 1 tane solda olmak üzere benzer çizimlere rastlanır. bunlar aslında güneş ve ay tasvirleridir ve orta çağ resim sanatının bir akımıdır. bunları oraya çizmekteki amaç, çarmıha gerilmenin sadece insanları değil, doğadaki, evrendeki her şeyi üzüntüye boğduğunu anlatmaktır. "güneş ve ay bile ağladı" demek isterler.
bu 2 gök cisminin tasviri çizimleri çok değişik şekillerde çıkar karşımıza. düz bir disk olarak, kuyruklu yıldız gibi saçaklı parıltılarla yahut denizanasına benzeyen şekillerle, insan figürü olarak ve daha birçok farklı şekilde... bazen güneş ile ay'ın, hayvanların çektiği arabalar içerisinde bile çizildiği görülür.
15. yüzyıl sonlarına kadar bu tür gök cismi tasvirleri devam etti. aslında yunan ve pers kültürlerinin pagan inanışlarında yer bulmuş tanrılardı ay ve güneş.
***
yukarıda 2. resimde paylaştığım tablo 1486'da the annunciation with saint emidius adıyla carlo crivelli tarafından çizilen bir eser. ufo sanılan nesnelerin en ünlülerinden biri bu tablodaki figür. gördüğünüz gibi "ufo"dan çıkan ışık binaya girmiş ve bir kadınla temas halinde gibi görünüyor. sanki onu ufo'ya ışınlayıp kaçıracaklarmış gibi duruyor.
oysa olup bitenler şöyle;
bina içerisindeki kadın bakire meryem'dir. ufo ışığı sanılan çizim ise bu kadının üzerine değil, arkasında bulunan ve saflığın sembolü olan kase içerisindeki suyun üzerine inmekte olan kutsal ruh'tur. dışarıda, sokakta görülen 2 kişiden kanatlı olanı bir melektir ve cebrail'i temsil eder. yanındaki ise tabloya da adını veren ve koruyucu bir aziz olan saint emidius'tur.
benzer bir resim thesun. co. uk'tan alıntı (vaftizci yahya ve hz. isa):

***
benzer şekilde başka bazı tablolarda, yine gökyüzünde ilginç cisimler ve gözlerini dikmiş onlara bakan çobanlar görebilirsiniz. çoban ve kuzu, incil'de hz. isa'yı sembolize eden canlılardır. bir çobanın gökyüzünden gelen ışıklı bir cisme bakıyor olması, hz. isa'nın kutlu doğumunun bir müjdesi olarak çizilmiş bir tasvirdir.
örnek yourcontactinflorence. com'dan alıntı:

***
görüldüğü gibi dönemin inanç baskınlığı ve resimlerdeki tasvir gelenekleri nedeniyle, aslında uzayla yahut ufo'larla hiç ilgisi olmayan ama ilgili sanılan birçok çizim, ufo'cuların malzemesi olmuş durumda.
genellikle 14. yüzyıldan itibaren birkaç yüzyıl boyunca çizilen tabloların bir kısmında, gökyüzünde görülen ilginç motifler dikkat çekiyor.
1. resim cdn.images. express. co. uk'tan alıntı:

2. resim ih1. redbubble. net'ten alıntı:

3. resim de fastly. syfy. com'dan:

dikkat ederseniz, fonda gökyüzünde garip garip, ışık saçıyormuş gibi görünen cisimler var.
dönemin tablolarından özellikle hz. isa'nın çarmıha gerilme sahnesini gösterenlerde (3. tabloda olduğu gibi), 1 tane sağda 1 tane solda olmak üzere benzer çizimlere rastlanır. bunlar aslında güneş ve ay tasvirleridir ve orta çağ resim sanatının bir akımıdır. bunları oraya çizmekteki amaç, çarmıha gerilmenin sadece insanları değil, doğadaki, evrendeki her şeyi üzüntüye boğduğunu anlatmaktır. "güneş ve ay bile ağladı" demek isterler.
bu 2 gök cisminin tasviri çizimleri çok değişik şekillerde çıkar karşımıza. düz bir disk olarak, kuyruklu yıldız gibi saçaklı parıltılarla yahut denizanasına benzeyen şekillerle, insan figürü olarak ve daha birçok farklı şekilde... bazen güneş ile ay'ın, hayvanların çektiği arabalar içerisinde bile çizildiği görülür.
15. yüzyıl sonlarına kadar bu tür gök cismi tasvirleri devam etti. aslında yunan ve pers kültürlerinin pagan inanışlarında yer bulmuş tanrılardı ay ve güneş.
***
yukarıda 2. resimde paylaştığım tablo 1486'da the annunciation with saint emidius adıyla carlo crivelli tarafından çizilen bir eser. ufo sanılan nesnelerin en ünlülerinden biri bu tablodaki figür. gördüğünüz gibi "ufo"dan çıkan ışık binaya girmiş ve bir kadınla temas halinde gibi görünüyor. sanki onu ufo'ya ışınlayıp kaçıracaklarmış gibi duruyor.
oysa olup bitenler şöyle;
bina içerisindeki kadın bakire meryem'dir. ufo ışığı sanılan çizim ise bu kadının üzerine değil, arkasında bulunan ve saflığın sembolü olan kase içerisindeki suyun üzerine inmekte olan kutsal ruh'tur. dışarıda, sokakta görülen 2 kişiden kanatlı olanı bir melektir ve cebrail'i temsil eder. yanındaki ise tabloya da adını veren ve koruyucu bir aziz olan saint emidius'tur.
benzer bir resim thesun. co. uk'tan alıntı (vaftizci yahya ve hz. isa):

***
benzer şekilde başka bazı tablolarda, yine gökyüzünde ilginç cisimler ve gözlerini dikmiş onlara bakan çobanlar görebilirsiniz. çoban ve kuzu, incil'de hz. isa'yı sembolize eden canlılardır. bir çobanın gökyüzünden gelen ışıklı bir cisme bakıyor olması, hz. isa'nın kutlu doğumunun bir müjdesi olarak çizilmiş bir tasvirdir.
örnek yourcontactinflorence. com'dan alıntı:

***
görüldüğü gibi dönemin inanç baskınlığı ve resimlerdeki tasvir gelenekleri nedeniyle, aslında uzayla yahut ufo'larla hiç ilgisi olmayan ama ilgili sanılan birçok çizim, ufo'cuların malzemesi olmuş durumda.
devamını gör...
enes kara'nın intiharı üzerinden ezanlar sussun istiyorlar
ihsan şenocak denen şarlatanın pes dedirten mağduriyetidir. ulan şu olayda bari mağduriyet kasmayın ya. tarikatlara, cemaatlere giydirince millet din düşmanı oluyor, herkes ezanları susturmak istiyor bunlara göre. işte bu zihniyet ülkeden yok olmadığı sürece bizden bi cacık olmaz…
ihsan şenocak tweeti;

ilahiyatçı ihsan şenocak, geçtiğimiz günlerde ailesinin baskısıyla kaldığı cemaat yurdunda yaşadıkları ve gelecek kaygısı yüzünden canına kıyan enes kara ile ilgili tepki çeken bir paylaşımda bulundu...
cemaat yurdunda kalan, buradaki maruz kaldığı durumdan ve gelecek kaygısından dolayı canına kıyan tıp fakültesi öğrencisi enes kara'nın intiharı tokat gibi yüzümüze çarptı.
hepimizi derinden yaralayan acı haberi paylaşmıştık... cemaat yurtları yeniden gündemimize gelmişken, babasının açıklamaları da bir çok kişiyi öfkelendirmişti.
enes kara'nın intiharı ile ilgili ilahiyatçı ihsan şenocak'tan tepki çeken ve pes dedirten bir paylaşım geldi!
şenocak, "ahlak yobazları istiyor ki, bu ülkede tesettür kalmasın, ezan okunmasın, kubbeler gökleri selamlamasın, islam'ın hediyesi anadolu'da tek bir müslüman kalmasın! kilisede doğsalardı cenaze günü böyle kin kusamazlardı" dedi...
kaynak; onedio.com/haber/enes-kara-...
ihsan şenocak tweeti;

ilahiyatçı ihsan şenocak, geçtiğimiz günlerde ailesinin baskısıyla kaldığı cemaat yurdunda yaşadıkları ve gelecek kaygısı yüzünden canına kıyan enes kara ile ilgili tepki çeken bir paylaşımda bulundu...
cemaat yurdunda kalan, buradaki maruz kaldığı durumdan ve gelecek kaygısından dolayı canına kıyan tıp fakültesi öğrencisi enes kara'nın intiharı tokat gibi yüzümüze çarptı.
hepimizi derinden yaralayan acı haberi paylaşmıştık... cemaat yurtları yeniden gündemimize gelmişken, babasının açıklamaları da bir çok kişiyi öfkelendirmişti.
enes kara'nın intiharı ile ilgili ilahiyatçı ihsan şenocak'tan tepki çeken ve pes dedirten bir paylaşım geldi!
şenocak, "ahlak yobazları istiyor ki, bu ülkede tesettür kalmasın, ezan okunmasın, kubbeler gökleri selamlamasın, islam'ın hediyesi anadolu'da tek bir müslüman kalmasın! kilisede doğsalardı cenaze günü böyle kin kusamazlardı" dedi...
kaynak; onedio.com/haber/enes-kara-...
devamını gör...
ders seçme terörü
asla istediğiniz dersi alamama hatta bazen zorunlu dersleri bile alamamakla sonuçlanır. saatlerce ekran başında bekletebilir. telefon trafiğinin en yoğun olduğu dönemdir. 'kanka sen aldın mı, bende hata veriyor?!' tarzı konuşmalara şahit olabilirsiniz.
devamını gör...
toprak hattı
topraklama yapmak için kullanılan elektrik kablosu.
devamını gör...
her başlığa muhalefet olanlar
başlıklar zaten konu hakkında fikirlerimizi belirtmemiz ve bildiklerimizi aktarmamız için vardır.ayıca bunun benzeri bir başlık açılmıştı daha önce.(bkz: her başlığa entry giren yazar)
devamını gör...
normal sözlük'ün 35 yaş istilasına uğramış olması
aslında kafa yapıları fizyolojik yapılarının -15 dir.
ayriyeten tecrübeleri benim için bir altın değerindedir.
ayriyeten tecrübeleri benim için bir altın değerindedir.
devamını gör...
psg (yazar)
kendisiyle hiçbir alıp veremediğim olmayan fakat kendisine kitap yollanırsa çok üzüleceğim yazar.
bilen bilir; sözlükte 800 tanıma ulaşamamış ancak entryleriyle bir şeyler öğreten çok yazar var. onlar varken iki kelimelik tanımlarla kitap kazanan hiçbir yazara müsamaha gösterilmemeli.
kusura bakmasın, olan bu.
bilen bilir; sözlükte 800 tanıma ulaşamamış ancak entryleriyle bir şeyler öğreten çok yazar var. onlar varken iki kelimelik tanımlarla kitap kazanan hiçbir yazara müsamaha gösterilmemeli.
kusura bakmasın, olan bu.
devamını gör...
yuukoku no moriarty
karakterler kitaptan farklı şekilde ele alınsa da aynı konular temelinde ilerliyor. kitaptan farklı olan şey ise, animenin temelinde değinilmek istenen şey sınıf farklılıkları ve bu farklılıkların toplumda yarattığı sorunlar olması ve bu doğrultuda karakterlerin farklı işlenmesi.
ana karakterimiz james moriarty, asıl ismi izlediğim kısma kadar henüz verilmedi o sebeple ondan james diye bahsedeceğim, kardeşi louis ile birlikte alt tabakaya mensup ve hikayeleri bir yurda* bırakıldıktan sonra başlıyor.
inanılmaz zeki ve bilgi birikimi yüksek bir çocuk olan james bilgi birikimi sayesinde sık sık o yurda girdip yardımda bulunan soylu albert moriarty’nin dikkatini çekiyor.
albert moriarty kibar bir beyefendi. diğer soyluların aksine alt tabakadaki insanlara yardım ediyor ve onları aşağılamıyor. ilerleyen zamanlarda öğreniyoruz ki, soyluların alt tabakayı aşağılayıcı davranışlarından da hiç haz etmiyor. öyle ki, babası tarafından bir yetim evlat edinmek üzere görevlendirildiğinde doğrudan james’e giderek onu ve kardeşini evlat edinmek istediğini söylüyor.
pek tabii niyeti onlara yardım etmek değil, bir anlaşma yapmak. bu anlaşma ise sınıfsal farklılıklar sebebiyle bataklığa sürüklenen toplumu kötülüklerden arındırmak. bu sebeple james’e gitmesinin sebebi de onun da aynı amaca sahip olduğunu öğrenmesi tabii ki. gel gelelim anlaşma yapılıyor ve bu üç kardeş hayatlarını toplumu kötülükten ve sınıfsal farklılıklardan arındırmaya adıyor.
başlarda bu amaç uğruna tamamen rastlantısal eylemler gerçekleştirseler de hikayeye sherlock holmes, john watson, mycroft holmes ve en nihayetinde irene adler’in de dahil olmasıyla işler çok daha ilginç bir hal alıyor.
büyük bir sherlock holmes hayranı ve moriarty aşığı olarak tek kelimeyle ba-yıl-dım! ele alınan konu, karakterler, çizimler, olaylar, her şey o kadar güzel ki heyecandan dilim tutuldu izlerken.
ikinci sezonun ortalarına gelirken beni rahatsız eden tek şey irene’in yardıma muhtaç bir kadın olarak yansıtılması oldu ama sanıyorum ki bir noktadan sonra o da bildiğimiz allah gibi kadın olan irene haline bürünecek.
mutlaka izleyin, izlettirin!
ana karakterimiz james moriarty, asıl ismi izlediğim kısma kadar henüz verilmedi o sebeple ondan james diye bahsedeceğim, kardeşi louis ile birlikte alt tabakaya mensup ve hikayeleri bir yurda* bırakıldıktan sonra başlıyor.
inanılmaz zeki ve bilgi birikimi yüksek bir çocuk olan james bilgi birikimi sayesinde sık sık o yurda girdip yardımda bulunan soylu albert moriarty’nin dikkatini çekiyor.
albert moriarty kibar bir beyefendi. diğer soyluların aksine alt tabakadaki insanlara yardım ediyor ve onları aşağılamıyor. ilerleyen zamanlarda öğreniyoruz ki, soyluların alt tabakayı aşağılayıcı davranışlarından da hiç haz etmiyor. öyle ki, babası tarafından bir yetim evlat edinmek üzere görevlendirildiğinde doğrudan james’e giderek onu ve kardeşini evlat edinmek istediğini söylüyor.
pek tabii niyeti onlara yardım etmek değil, bir anlaşma yapmak. bu anlaşma ise sınıfsal farklılıklar sebebiyle bataklığa sürüklenen toplumu kötülüklerden arındırmak. bu sebeple james’e gitmesinin sebebi de onun da aynı amaca sahip olduğunu öğrenmesi tabii ki. gel gelelim anlaşma yapılıyor ve bu üç kardeş hayatlarını toplumu kötülükten ve sınıfsal farklılıklardan arındırmaya adıyor.
başlarda bu amaç uğruna tamamen rastlantısal eylemler gerçekleştirseler de hikayeye sherlock holmes, john watson, mycroft holmes ve en nihayetinde irene adler’in de dahil olmasıyla işler çok daha ilginç bir hal alıyor.
büyük bir sherlock holmes hayranı ve moriarty aşığı olarak tek kelimeyle ba-yıl-dım! ele alınan konu, karakterler, çizimler, olaylar, her şey o kadar güzel ki heyecandan dilim tutuldu izlerken.
ikinci sezonun ortalarına gelirken beni rahatsız eden tek şey irene’in yardıma muhtaç bir kadın olarak yansıtılması oldu ama sanıyorum ki bir noktadan sonra o da bildiğimiz allah gibi kadın olan irene haline bürünecek.
mutlaka izleyin, izlettirin!
devamını gör...
eritre
devamını gör...
yazarların asla affedemeyeceği şey
bana kendimi değersiz hissettireni hiç affedemiyorum.
devamını gör...
neden olmuyor
-kararsızlık, ne yapacağını bilememek, hedefsizlik,
-eyleme geçince ortaya çıkan sonuçların da bir bedeli var, o bedeli ödeyecek gücü kendinde bulamamak.
-yapılanlar işe yaramadığında hedefe ulaşıncaya kadar strateji değişikliği yapacak kadar esnek olamamak.
-eyleme geçince ortaya çıkan sonuçların da bir bedeli var, o bedeli ödeyecek gücü kendinde bulamamak.
-yapılanlar işe yaramadığında hedefe ulaşıncaya kadar strateji değişikliği yapacak kadar esnek olamamak.
devamını gör...