tanım girilmediği halde akışa düşen başlığın asıl amacı
bazı başlıklar görüyorum son tanımı 4 ay önce yazılmış olmasına rağmen birden akışa düşüyor. sözlüğün buglarından biridir. (bkz: arkadaşlar bu bir virüs olabilir mi)
devamını gör...
aimonomia
yunanca kökenli bir kelime. bir durumu/olayı öğrenmekten korkmak anlamına gelmektedir. öğrenince büyüsünü ve gizemini kaybedeceğini düşünüp endişe ve kaygı duymasıdır.
devamını gör...
kedi burnu
her daim ıslak olan en öpülesi burun.*
devamını gör...
sabetay sevi
museviler 17. yüzyılda doğu avrupa'da büyük baskı görmüşler ve sıkıntıya düşmüşlerdir. museviler, kendi mesihlerini beklemekteydiler. iyi bir hatip ve musevi teolojisine hakim biri olan sabetay sevi, bu durumu kendi lehine kullandı ve peygamberliğini ilan etti. onları sıkıntılarından kurtaracağına ilişkin sözler verdi. tutuklanıp istanbul'a getirildiğinde istanbul'a büyük bir yahudi göçü oldu. onu ziyaret etmek isteyen ardı ardına arttı.
rivayet odur ki şeyülislam yahya efendi'nin karşısına çıkarken koltuğunun altına bir güvercin sıkıştırmıştır. mesih olduğunu ispatlayamayınca korkudan "bu can kuşu bu kafeste durduğu sürece müslüman olacağım" demiş ve aziz mehmed ismini almıştır. şeyülislamın yanından ayrıldıktan sonra koltuğunun altındaki kuşu salıvermiştir. bunu gören sabetay sevi'nin taraftarları onu yalancılıkla suçlamışlardır. küçük bir zümre sabetay sevi'ye inanarak müslüman olmuştur. sabetay sevi'den nefret eden diğer yahudi hahamları bu durumu sevinçle karşılamışlardır. ne de olsa dinden çıkmıştır. sabetay sevi, kendisine inananan bu küçük zümreye de müslüman olduklarını öğütlemiştir. bu kesim de müslüman olmuştur. fakat gizli yaptıkları ayinlerde halen tevrat okunduğu ve musevi ibadet biçimlerinin gizliden gizliye yerine getirildiği bilinmektedir. bu yüzden bu küçük zümre zamanla bir cemaat yapısına kavuşmuş ve selanik'te örgütlenmiştir. kendilerine "dönme" denmiştir. dikkat edilmelidir ki bu dönme müslümanlıktan değil, bilakis yahudilikten dönmedir.
not: museviler, halen mesih beklemeye devam ederler. hz. isa ve hz. muhammed'i peygamber olarak kabul etmezler. sabetay sevinin ölümünden sonra cemaatin bir kısmı museviliğe geri dönmüştür.
rivayet odur ki şeyülislam yahya efendi'nin karşısına çıkarken koltuğunun altına bir güvercin sıkıştırmıştır. mesih olduğunu ispatlayamayınca korkudan "bu can kuşu bu kafeste durduğu sürece müslüman olacağım" demiş ve aziz mehmed ismini almıştır. şeyülislamın yanından ayrıldıktan sonra koltuğunun altındaki kuşu salıvermiştir. bunu gören sabetay sevi'nin taraftarları onu yalancılıkla suçlamışlardır. küçük bir zümre sabetay sevi'ye inanarak müslüman olmuştur. sabetay sevi'den nefret eden diğer yahudi hahamları bu durumu sevinçle karşılamışlardır. ne de olsa dinden çıkmıştır. sabetay sevi, kendisine inananan bu küçük zümreye de müslüman olduklarını öğütlemiştir. bu kesim de müslüman olmuştur. fakat gizli yaptıkları ayinlerde halen tevrat okunduğu ve musevi ibadet biçimlerinin gizliden gizliye yerine getirildiği bilinmektedir. bu yüzden bu küçük zümre zamanla bir cemaat yapısına kavuşmuş ve selanik'te örgütlenmiştir. kendilerine "dönme" denmiştir. dikkat edilmelidir ki bu dönme müslümanlıktan değil, bilakis yahudilikten dönmedir.
not: museviler, halen mesih beklemeye devam ederler. hz. isa ve hz. muhammed'i peygamber olarak kabul etmezler. sabetay sevinin ölümünden sonra cemaatin bir kısmı museviliğe geri dönmüştür.
devamını gör...
en sevilen nazım hikmet ran şiiri
bir ayrılış hikayesi
erkek kadına dedi ki:
- seni seviyorum,
ama nasıl?
avuçlarımda camdan bir parça gibi kalbimi sıkıp
parmaklarımı kanatarak
kırasıya,
çıldırasıya...
erkek kadına dedi ki:
- seni seviyorum,
ama nasıl?
kilometrelerce derin, kilometrelerce dümdüz,
yüzde yüz, yüzde bin beşyüz
yüzde hudutsuz kere yüz...
kadın erkeğe dedi ki:
- baktım
dudağımla, yüreğimle, kafamla;
severek, korkarak, eğilerek,
dudağına, yüreğine, kafana.
şimdi ne söylüyorsam
karanlıkta bir fısıltı gibi sen öğrettin bana...
ve artık
biliyorum:
toprağın
yüzü güneşli bir ana gibi
en son, en güzel çocuğunu emzirdiğini...
fakat neyleyim
saçlarım dolanmış
ölmekte olanın parmaklarına
başımı kurtarmam kâbil
değil!
sen
yürümelisin,
yeni doğan çocuğun
gözlerine bakarak...
sen
yürümelisin,
beni bırakarak...
kadın sustu.
sarıldılar
bir kitap düştü yere...
kapandı bir pencere...
ayrıldılar...
erkek kadına dedi ki:
- seni seviyorum,
ama nasıl?
avuçlarımda camdan bir parça gibi kalbimi sıkıp
parmaklarımı kanatarak
kırasıya,
çıldırasıya...
erkek kadına dedi ki:
- seni seviyorum,
ama nasıl?
kilometrelerce derin, kilometrelerce dümdüz,
yüzde yüz, yüzde bin beşyüz
yüzde hudutsuz kere yüz...
kadın erkeğe dedi ki:
- baktım
dudağımla, yüreğimle, kafamla;
severek, korkarak, eğilerek,
dudağına, yüreğine, kafana.
şimdi ne söylüyorsam
karanlıkta bir fısıltı gibi sen öğrettin bana...
ve artık
biliyorum:
toprağın
yüzü güneşli bir ana gibi
en son, en güzel çocuğunu emzirdiğini...
fakat neyleyim
saçlarım dolanmış
ölmekte olanın parmaklarına
başımı kurtarmam kâbil
değil!
sen
yürümelisin,
yeni doğan çocuğun
gözlerine bakarak...
sen
yürümelisin,
beni bırakarak...
kadın sustu.
sarıldılar
bir kitap düştü yere...
kapandı bir pencere...
ayrıldılar...
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
kitap okumayı çok sevsem de okuduğum hiçbir kitabı birkaç gün sonra hatırlayamıyorum. sadece bununla da ibaret değil, bir şeye üzülüp sonrasında neye üzüldüğümü unutacak kadar unutuyorum her şeyi. ya gerçekten unutmuyorum ya da hatırlamak istemiyorum.
devamını gör...
saksı değilim ben
çünkü köşe yastığıyım.
devamını gör...
hitit üniversitesi
2006 yılında çorum'da kurulmuş olan üniversitedir. daha önce gazi üniversitesine bağlı olarak eğitim verirken 2006 yılında ayrılmıştır. iibf fakültesinde prof. dr. fatih duman ve prof. dr. ahmet özalp gibi değerli hocalar vardır.
devamını gör...
halkların demokratik partisi
hdp sadece bir türkiye partisi değil, türkiye'nin her yeridir. ülkemizin şimdilik karadeniz hariç her bölgesinden vekil çıkartmış demokratik bir partidir. hiç bir kriminalize tanıma sığmayacak sayıda halk desteği vardır.
daha çok hayat için sen de uzat elini...
ya me ye!!! yani bizimdir.
daha çok hayat için sen de uzat elini...
ya me ye!!! yani bizimdir.
devamını gör...
yabancı futbolcu sayısının 16'ya çıkması
az bile dedirten başlık. basketbolda sınır yok 5 yabancı ile sahaya çıkan takımlar var. atletizm konusunu söylemiyorum bile nerden bulursanız devşiriyosunuz. he onlarda doping falan yapıp bizi rezil ediyorlar orası da ayrı bir tez konusu. ama milletin milli mastürbasyon malzemesi hep futbol anasını satayım, çekin lan futbolun üzerinden pis ellerinizi, yeter be bıhtık ya!
devamını gör...
ölümlü dünya
“ beni, yarım saat orada insan azmanına dövdürttünüz. tekmesinden tokatına, dönen tekmesinden uçan sırtına, ensesiyle bile vücudunun her zerresi ile adam beni dövdü. bir kişi demedi ki ‘serbestciğim yardıma ihtiyacın var mı?’ adam odadaki her şeyi benimle kırdı. dolabından komodinine, havlularından yastıklarına, beni boğdu boğdu boğdu. duvara attı. boğdu boğdu, duvara attı. çığlıklar, yardım çığlıkları allah’ın belaları! bir kişi be, bir kişi. ben bu aileden değil miyim ya? ben bu aileden değil miyim ya? bir kişi gelip de napıyorsun sen burada demedi. neredeyiz biz? aynı otelde değil miyiz? ilhami abi, sen söyle ben başka bir ilde miyim? he, başka bir yerde mi dayak yedim ben? uzaklarda mı yedim de geldim? aynı yerdeyiz be!”
“ bu wireless şifresini alabilir miyim ya?”
– “verelim. u, iki u daha, birincisi küçük u ikincisi büyük u. bir, j, üç üç, üç tane üç rakamı ama üçüncüsü küçük üç. yumuşak g, altı a, k, küçük ı, altı milyon. yaz sen! iki milyar, yazıyla ama. iki milyar yazacaksın.”
“ bu wireless şifresini alabilir miyim ya?”
– “verelim. u, iki u daha, birincisi küçük u ikincisi büyük u. bir, j, üç üç, üç tane üç rakamı ama üçüncüsü küçük üç. yumuşak g, altı a, k, küçük ı, altı milyon. yaz sen! iki milyar, yazıyla ama. iki milyar yazacaksın.”
devamını gör...
türkiye'de bilimin ilgi görmeme nedeni
bilim insanı olmak isteyenler maddi yönden bir belirsizliğin içine düşüyor ülkemizde. torpille kadro bulamazsa aç kalacağından doktora, yüksek lisanstan vazgeçip memur hayatına mecbur bırakılıyor. torpili olan ise kendini kanıtlama derdi, araştırma hevesi olmadığından ya da sadece rütbe hevesinden geldikleri akademide tıkanıklığa sebep oluyor. aslında bilime önem veren birçok hevesli genç var ülkemizde ama bu senaryo değişmediğinden bilime ilgisiz bir imaj çiziyor ülkemiz.
devamını gör...
rus kekoları
rusya'da (bkz: gopnik) denmektedir bunlara, pis insanlar olur genellikle leş gibi kokar. (kızı,erkeği)
edit:bunların videosu benim önceden yaşadığım evin 2 sokak aşşağısında ki parkta çekilmiştir. peterburg'un gopniği meşhurdur.
edit:bunların videosu benim önceden yaşadığım evin 2 sokak aşşağısında ki parkta çekilmiştir. peterburg'un gopniği meşhurdur.
devamını gör...
hafızadan çıkmayan reklam jingleları
büyüdüm büyüdüm pınarla büyüdüm..sonra büyüdüm bende anne oldum deyip çoçuğunun üzerinden reklama devam eder.korkunc bir kısır döngü..
devamını gör...
ankara'nın en güzel yanı
sonbahar aylarında içine içine çekmesidir.
devamını gör...
normal sözlük dergisi
edebî tiyatro yazmaya gönüllü olabileceğim dergidir.
devamını gör...
toplumdan izole edilmesi gereken insanlar
insanlara hep daha kötü durumdaki toplumları örnek vererek, daha iyi olmasının önüne engel koyanlardır izole edilmesi gerekenler. ajitasyon hiçbir topluma fayda getirmemiştir. her zaman daha ileriye gitmek isteyenler kazanır.
devamını gör...
süleyman soylu'nun istifa etme ihtimali
of yazar arkadaşlar of !! ne kadar çok unutkanlık var sizde ? bilmiyor musunuz bu ülkede her şey olabilirsiniz ama asla " rezil" olmazsınız.
şu anda konuştukları mız , bir kaç güne unutulur, birazdan yeni bir gündem ile her şey değişir.
şu anda konuştukları mız , bir kaç güne unutulur, birazdan yeni bir gündem ile her şey değişir.
devamını gör...
tokatçı
1983 yılında gösterime giren, yönetmenliğini natuk baytan'ın yaptığı, kemal sunal ve şevket altuğ'un oynadığı komedi filmi.
her izlediğimde beni kahkahalara boğan repliklere sahip filmdir.
--! spoiler !--
"şevket bana bak seni dövdüler, bana para verdiler. hiç anlamadım.."
"şogun. teyibiko çalıştırdinko?
haniko düdüko? niyeko çalmiyıko?
bilmemko."
--! spoiler !--
her izlediğimde beni kahkahalara boğan repliklere sahip filmdir.
--! spoiler !--
"şevket bana bak seni dövdüler, bana para verdiler. hiç anlamadım.."
"şogun. teyibiko çalıştırdinko?
haniko düdüko? niyeko çalmiyıko?
bilmemko."
--! spoiler !--
devamını gör...
kız evi naz evi
buyurun gelin nazlanmasına.
türkü, senin gibi cahile,
ben efendim diyemem aman derken kaldım dumaniçi dağlarda
sevgili yarim nerelerde diye bitiveriyor. ee fazla naz aşık usandırıyor.
türkü, senin gibi cahile,
ben efendim diyemem aman derken kaldım dumaniçi dağlarda
sevgili yarim nerelerde diye bitiveriyor. ee fazla naz aşık usandırıyor.
devamını gör...