kortizon
17 _ 28 yaş aralığında günde 25 mg kullandım. yanında kullandığım diğer ilaçlarla birlikte başımın üzerinde bir kara bulut ile gezmeme sebep olmuştur. kortizon insanda bağımlılık yaratan bir madde. bir anda kestiginizde vücut özellikle halsizlik ve depresyon ile tepki vermeye başlıyor. bu nedenle azlaltilarak birakilmalidir. halen günde 5 mg içmeye devam ediyorum. çünkü bıraktığımda olusan halsizliğe sabredemiyorum. ayrıca kortizon sadece içtiğiniz dönemde şişmanlığa sebep olmuyor. sonrasında da vücut şeklinizi değiştirmekte zorlanıyorsunuz. hamilelik döneminde hidrokortizol çeşidi ile bebeği koruma altına alabiliyorsunuz. 2013 yılına kadar ülkemizde hidrokortizol ilaçları çok sınırlıydı ve yurtdışından euro ile getirtiliyordu. hatta doktorumuz " kaçakçı tanıdığınız var mı? şöyle ege kıyılarında insan ticareti yapan kayikcilari falan tanıyorsaniz onlar da halleder bu işi. " diyerek bizi dumura ugratmisti. şimdi bir kaç çeşidi çok şükür bulunuyor.
devamını gör...
15 yaşında 2 lise öğrencisinin intihar etmesi
15 yasinda bir lise ogrencisi " ne olacak bu ulkenin hali" endisesiyle intihara pek basvuracagini dusunmuyorum. 20'li yaslarda olur; universite mezunudur, issizdir, ciddi bir bunalim gecirir bu yola basvurabilir tamamdir. ama yas daha 15. bence intiharin ana nedeni ailesel sorunlardi. muhtemelen ergenlik donemindeler ve bu donemi de sancili gecirmektelerdi. bilmiyoruz, bilemiyoruz... keske gozlerindeki isigin sondugunu anlayacak bir buyukleri olsaydi etraflarinda. keske birileri bir seylerin ters gittigini anlayabilseydi de her sey tersine donseydi. korpe bedenlere ölüm hic yakismiyor be sozluk. allah gercekten sevdiklerine sabir versin.
devamını gör...
bakalım o yazacak mı diye yazmadığınız kişinin yazmaması
bir deneme yöntemidir.
güler misin ağlar mısın dedirten cinsten.
aslında bu çok ayan beyan ortada bir mevzu ya denemeye falan gerek yok, eğer birisine ben yazmazsam bu bana kesin yazmaz diye düşünüyorsanız, doğru noktadasınız ve bu gerçektir.
yazmak isteyen her şekilde yazar zaten, öncelik aramaz.
güler misin ağlar mısın dedirten cinsten.
aslında bu çok ayan beyan ortada bir mevzu ya denemeye falan gerek yok, eğer birisine ben yazmazsam bu bana kesin yazmaz diye düşünüyorsanız, doğru noktadasınız ve bu gerçektir.
yazmak isteyen her şekilde yazar zaten, öncelik aramaz.
devamını gör...
cemaat baskısından dolayı intihar eden tıp öğrencisi
biz bir kişiye dinden çıksın ya da başını açsın diye azıcık telkinde bulunsak 50 sene mağdur olur bu yobazlar, kendileri çocuklarına sistematik olarak yıllardır zulmediyorlar. işte bu pisliklerin özgürlük anlayışı bu kadar, sadece kendi çıkarları ile çelişmeyen konularda özgürlük ve demokrasi savunur bunlar. yoksa anında hayat tarzına müdahale ederler.
gencecik bir can gitti, keşke kardeşleri o yobaz pisliklerin elinden kurtarılabilse...
gencecik bir can gitti, keşke kardeşleri o yobaz pisliklerin elinden kurtarılabilse...
devamını gör...
hoçça ğalın ğidiyom ben
sözlüğe veda eden yazarların bkz olarak kullanabileceği cümle.
devamını gör...
turgut özal
ilk sivil cumhurbaşkanı. vizyon sahibi nadir insanlardan. o zamanın şartlarında federalizmi tartışabiliriz demiş, risk almış ve ölmüştür. piyasa ekonomisine biraz da bodoslama ülkeyi sokmuştur. çokça abd taraftarı olmakla eleştirilmiştir. ırak'a girelim kerkük'ü alalım fikrinde bir adamdı. ölümüyle türkiye'nin pek bir sisli zamanları başlamıştır. şiddet azmış, ekonomi batmıştır.
adına bir üniversite de var şu an ankara'da.
adına bir üniversite de var şu an ankara'da.
devamını gör...
birinden vazgeçme eşiği
durulası bi düşünülesi eşiktir.
eminlik ister,
irade de ister..neticesine kâr zarar hesabı yaptırabilir.
eşikler hayat kapılarında önemlidir.
eminlik ister,
irade de ister..neticesine kâr zarar hesabı yaptırabilir.
eşikler hayat kapılarında önemlidir.
devamını gör...
hangi yazar gözünde nasıl canlanıyor sorusu
devamını gör...
erkekler ortadan kaybolsa dünyaya ne olacağı sorunsalı
eve müthiş bir tertip düzen gelir.
yemek gerilimi ortadan kalkar.
ıslak banyolar tarih olur.
aileler çok daha özgür olur.
anaerkil toplumlar çok daha özgür ve çok daha mutluluk endeksli oluyor.*
yemek gerilimi ortadan kalkar.
ıslak banyolar tarih olur.
aileler çok daha özgür olur.
anaerkil toplumlar çok daha özgür ve çok daha mutluluk endeksli oluyor.*
devamını gör...
iş ve işçi bulma konusunda bildiğiniz insan pazarının dijitalleşmiş halidir. ne zaman ismi zikredilse aklıma (bkz: kibar feyzo) filmindeki maraba pazarı geliyor. bunun yanı sıra 5 çayına malzeme yapılacak, kim hangi firmayı beğenmiş, kim nereye gidecekmiş veya ünvanını ne diye değiştirmiş gibi dedikodu kaynaklarını da aynı zamanda içinde barındırır.
devamını gör...
almaktan en çok haz duyulan mesajlar
hesabınıza ..... tutarında para yatmıştır. tabii burada tutar da önemli. bir mutluluk bir sevinç yaratır.eğer sadece size aitse mükemmel bir durum.
devamını gör...
trikotillomani
saç yolma hastalığı. sadece çekenin bileceği türden, ilginç olduğu kadar illet bir durum.
trikotillomani kısaca saç yitimi ile sonuçlanacak biçimde, kişinin yineleyici olarak saçını yolması olarak tanımlanır. çoğu kişi bunun hastalık olduğunun farkında değildir. durumdan rahatsızlık duysa da kendisine engel olamaz çünkü saçı kopardığı anda duyduğu haz bu rahatsızlıktan fazladır. ismi saç koparma hastalığı olarak bilinse de sadece saç ile sınırlı değildir. kaş, kirpik ve vücuttaki diğer kılları koparanlar da vardır.
trikotillomani kısaca saç yitimi ile sonuçlanacak biçimde, kişinin yineleyici olarak saçını yolması olarak tanımlanır. çoğu kişi bunun hastalık olduğunun farkında değildir. durumdan rahatsızlık duysa da kendisine engel olamaz çünkü saçı kopardığı anda duyduğu haz bu rahatsızlıktan fazladır. ismi saç koparma hastalığı olarak bilinse de sadece saç ile sınırlı değildir. kaş, kirpik ve vücuttaki diğer kılları koparanlar da vardır.
devamını gör...
28 şubat normal sözlük darbesi
sabah uyandıktan sonra kafa sözlük'e girecek olan yazarlara acıyorum, sabah uyandıktan sonra kafa sözlük'e girecekler, "ne darbesi" "ne bayramı" diyecekler ve gerçeği öğrendikten sonra bu şanlı anı kaçırdıkları için üzülecekler, garibanlar.
devamını gör...
istanbul sözleşmesi feshini savunan egm açıklaması
yani insanlar sırf istanbul sözleşmesi var diye mi daha çok öldürüyormuş? *
o değil de bu adamı o kadar seven insan var. entrylere bakıyorum hep eleştiri ben asıl bu adamı seven ve destekleyenlerin yorumlarını merak ediyorum.
o değil de bu adamı o kadar seven insan var. entrylere bakıyorum hep eleştiri ben asıl bu adamı seven ve destekleyenlerin yorumlarını merak ediyorum.
devamını gör...
masumiyet karinesi
masumiyet ya da suçsuzluk karinesi (presumption of innocence) olarak bilinen bu ilke kökenini çoğu hukukçuya göre 1215 tarihli ünlü magna carta belgesinin 39. maddesinde tıklayer alan ''adil yargılanma ilkesi''nden(right to due process) almaktadır.
anılan ilke yine 26 ağustos 1789 tarihli ''fransız kişi ve vatandaş hakları bildirgesi''tıklamadde 9'da: ''her insan suçlu olduğuna karar verilinceye kadar masum sayıldığı için...''
avrupa insan hakları sözleşmesi (aihs) madde 6/2'de: tıkla ''bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar masum sayılır.''
ve t.c. anayasası'nın 38. maddesinde tıkla“suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz." şeklinde karşımıza çıkmaktadır.
hukuk belgelerine girmesi her ne kadar uzun bir süreci gerektirse de bugün modern dünyada geniş uygulama alanı bulan bir ilkeden bahsediyoruz ''masumiyet karinesi'' ile. yukarıda yasa metinlerden alıntıyla ne olduğu zaten ortada olsa da en basit tanımı ''aksi %100 netlikte ispat edilene kadar suçsuzsundur arkadaş''tır. konu hukukun birçok alanında kendine yer bulsa da bugün ülkede en çok tartışıldığı alan ceza hukukudur. ceza hukukunda bir kişinin suçluluğu için kanaat, değerlendirme ya da hissettim oldu şeklinde bir anlayışın yeri yoktur. en azından teoride yoktur. kişinin suçluluğu en ufak bir şüpheye mahal bırakmayacak derecede ortada olması, her türlü akla mantığa uygun hukuki delille (delil serbestisi) ile ispatlanması gerekmektedir. özetle hedef ''maddi gerçeğe'' hukuka uygun şekilde ulaşmaktır. bu ilkenin olmaması durumunda özellikle otoriter yönetimlerde masum insanlar çeşitli araçlarla suçlu gibi yansıtılıp, toplum algısı ve sosyal medya baskısı ile şeytanlaştırılmakta maalesef cüppe giyse de adaleti sağlamakla sürgün edilmek arasında kalan hakimlerin kararıyla hayatlar zindanlarda yok edilmektedir.
konuyu ilerleyen zamanlarda daha çok duyacağımız için kısa kesiyorum.
anılan ilke yine 26 ağustos 1789 tarihli ''fransız kişi ve vatandaş hakları bildirgesi''tıklamadde 9'da: ''her insan suçlu olduğuna karar verilinceye kadar masum sayıldığı için...''
avrupa insan hakları sözleşmesi (aihs) madde 6/2'de: tıkla ''bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar masum sayılır.''
ve t.c. anayasası'nın 38. maddesinde tıkla“suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz." şeklinde karşımıza çıkmaktadır.
hukuk belgelerine girmesi her ne kadar uzun bir süreci gerektirse de bugün modern dünyada geniş uygulama alanı bulan bir ilkeden bahsediyoruz ''masumiyet karinesi'' ile. yukarıda yasa metinlerden alıntıyla ne olduğu zaten ortada olsa da en basit tanımı ''aksi %100 netlikte ispat edilene kadar suçsuzsundur arkadaş''tır. konu hukukun birçok alanında kendine yer bulsa da bugün ülkede en çok tartışıldığı alan ceza hukukudur. ceza hukukunda bir kişinin suçluluğu için kanaat, değerlendirme ya da hissettim oldu şeklinde bir anlayışın yeri yoktur. en azından teoride yoktur. kişinin suçluluğu en ufak bir şüpheye mahal bırakmayacak derecede ortada olması, her türlü akla mantığa uygun hukuki delille (delil serbestisi) ile ispatlanması gerekmektedir. özetle hedef ''maddi gerçeğe'' hukuka uygun şekilde ulaşmaktır. bu ilkenin olmaması durumunda özellikle otoriter yönetimlerde masum insanlar çeşitli araçlarla suçlu gibi yansıtılıp, toplum algısı ve sosyal medya baskısı ile şeytanlaştırılmakta maalesef cüppe giyse de adaleti sağlamakla sürgün edilmek arasında kalan hakimlerin kararıyla hayatlar zindanlarda yok edilmektedir.
konuyu ilerleyen zamanlarda daha çok duyacağımız için kısa kesiyorum.
devamını gör...
hanzala
baba adı: önemli değil.
annesinin adı: nakba (filistinliler işgalin ardından filistin topraklarında israil devleti’nin ilan edildiği 15 mayıs 1948′i nakba yani büyük felaket günü olarak tanımlar.)
kız kardeşinin adı: fatıma.
ayakkabı numarası: bilinmiyor. çünkü hanzala hep yalın ayak dolaşır.
hanzala 10 yaşında bir çocuktur, büyümez. çünkü naci el-ali, filistin'i bu yaşta terk etmek zorunda kalmıştır.
hanzala'nın sırtı okuyucuya dönüktür, elleri arkada birleşmiştir. bu duruşuyla ülkesinin işgalini protesto etmektedir.
hanzala bir küskünlüğü temsil eder. insanlığın sessiz kalışına karşı küskünlüğü.
hanzala bir direnişi simgeler. bitmeyen umudu ile seyreder filistini. ve ülkesi işgalden kurtulduğu gün dönecektir yüzünü bize.
naci el ali tarafından yaratılan çizgi karakter hanzala budur işte. o filistin direnişinin vücut bulmuş halidir.
varlığında ve yokluğunda bilincimizi aydınlatan hanzala'ya selam ile
(altta yazan yazının türkçesi:
arap ihtilafları
ne kadar çok bize benziyor değil mi? )
annesinin adı: nakba (filistinliler işgalin ardından filistin topraklarında israil devleti’nin ilan edildiği 15 mayıs 1948′i nakba yani büyük felaket günü olarak tanımlar.)
kız kardeşinin adı: fatıma.
ayakkabı numarası: bilinmiyor. çünkü hanzala hep yalın ayak dolaşır.
hanzala 10 yaşında bir çocuktur, büyümez. çünkü naci el-ali, filistin'i bu yaşta terk etmek zorunda kalmıştır.
hanzala'nın sırtı okuyucuya dönüktür, elleri arkada birleşmiştir. bu duruşuyla ülkesinin işgalini protesto etmektedir.
hanzala bir küskünlüğü temsil eder. insanlığın sessiz kalışına karşı küskünlüğü.
hanzala bir direnişi simgeler. bitmeyen umudu ile seyreder filistini. ve ülkesi işgalden kurtulduğu gün dönecektir yüzünü bize.
naci el ali tarafından yaratılan çizgi karakter hanzala budur işte. o filistin direnişinin vücut bulmuş halidir.
varlığında ve yokluğunda bilincimizi aydınlatan hanzala'ya selam ile
(altta yazan yazının türkçesi:
arap ihtilafları
ne kadar çok bize benziyor değil mi? )
devamını gör...





