evet arkadaşlar sözlük bir yenilikle daha karşımızda! sözlük discord toplulukları! ben de nacizane bir grup ile bu güzel faaliyette yer almak istedim. ee biz mahlasımıza kamber ünvanını boşa almadık değil mi!(bkz: swh)
şimdi, yahu gıybet grubu mu olur? diyen arkadaşlar olacaktır. tamam; belki sinema, sanat, felsefe, müzik gibi gruplar daha faydalı olacak olabilir ama stres topu olduğumuz bu günlerde biraz daha az yorucu ve yüzümüzü güldürecek gruplara da ihtiyaç var bence. tabii suistimale açık bir grup olabileceğinin de farkındayım, bu sebeple sizden bazı ricalarım olacak.

-öncelikle grubumuzda sataşma, yersiz konu uzatıp tartışmaya çevirme, özelden taciz ve yazar kişisini gereksiz rahatsız etme, siyaset, reklam, kaos gibi hususlar istemiyoruz.
-gıybet dediysek iyice bir görev gibi alenen bir kişi veya kişileri hedef alıp yıpratmak, kişisel alanını mahvetmek, cümle aleme rezil etmek değil! benim aklımdaki daha matrak muhabbetlerin döneceği bir oluşum. yani kimmiş kimmiş? neymiş? gibi soruların eksik olmayıp cevap bulamayacağı ama abbbovvv gibi tepkiler verdirip damakta lezzet bırakmayı da ihmal etmeyecek tarzda gıybetler hedefimiz.(bkz: swh)
-gruba alımlarda bir şart yok ama belli sayıda tutma konusunda fikirler mevcut. yani youtube canlı yayın yorum sayfası gibi yazacağınızın anında kaybolacağı bir yoğunluk hoş olmayacaktır.
-ve gruba veya gruptaki bir veya birkaç şahsa kötü niyetle davranışta bulunduğu konusunda hemfikir olunan yazar itina ile banlanacaktır. bunun dışında bütün fikirleri paylaşmak özgürdür.
-grubumuzun ana konuları; kim? nerede? kiminle? ne zaman? nasıl? niçin? neden? ne belli? gibi soru kıvılcımları ile alev alacaktır.
-sunucuya girince karşılaşacağınız, karşılama başlığı altında bulunan kurallar birebir burada da geçerlidir, söylememe gerek yok sanırım.


evet dostlar adı üstünde gıybetlimisss, iyice nazi kampı gibi daha fazla kurallar sıralamak istemiyorum. kıssadan hisse gülüp eğleneceğimiz kafamızın belki birkaç dakika dağılacağı bir grup hedefliyorum. bence buna çoğumuzun ihtiyacı var.(bkz: swh)

son bir ekleme: kurduğumuz grup bir gıybet makinesi değildir! bana oradan 3 gıybet sar, efenim gıybet diye geldik kıymet bile göremedik, sonracıma gıybet kalmamış yarın gelcekmiş off! gibi tepkilerle gelecekseniz gelmeyiniz. tamamen spontane bir ortam olacaktır.

discord.gg/XvNTtbQU

alımlar durduğunda bu mesajı düzenleyeceğim.

şimdilik benden bu kadar, hoşça kalın ve de gıybetsiz kalmayın!
devamını gör...

başkanım bütün ankara'yı kendisine aşık ettirmeyi kafasına koymuş.*

geçen seferki kar yağışına belediye ekipleri hazırlıksız yakalanmış ve bunun sonucunca çok sayıda kaza meydana gelmişti. belli ki bu sefer işi şansa bırakmamışlar.
devamını gör...

beyni sıfırlamak gibi bir şey... kimseye bağlı kalmadan sadece kendi düşüncelerinle rahatlamak istersin. bölünmeden, sorgulanmadan sade ve sadece kendinle.. çoğu zaman bu boşluk duygusu insana garip bir huzur verir.
devamını gör...

fransızca bir kavram olan art brut'un tam karşılığı "ham sanat"tır. deliliğin sanatı, dışarda kalmış sanat, ötekinin sanatı da denilebilir.

1942'de ressam ve heykeltıraş jean dubuffet tarafından ortaya atıldı. 1948'de ise arkadaşları breton ve tapie ile birlikte aynı isimde bir topluluk kurdu. amacı; kendi kendini yetiştirenlerin, meşhur olmayanların, hapistekilerin ve ruh hastalarının eserlerini ortaya çıkarmaktı.

dubuffet, kazanılmış kültürün ürünleri olan tüm sanatları reddetti. desteklediği çoğu sanatçı okuma yazma bilmeyen, müzelere ayak basmamış, sanatı için herhangi bir eğitim almamış kimselerdi. ona göre bu kişilerin sanat yoluyla kendilerini ifade etme biçimleri kültürel koşullanmışlığın tüm etkilerinden uzak, olabilecek en özgün seviyedeydi. estetik hiçbir kaygı taşımayan, kaba çizimler dubbuffet'e göre yaratıcılığın özüydü.

rehabilitasyon merkezlerinde yıllarını geçirdi. amacı sanatın iyileştirici etkisini kanıtlamak değildi. o yalnızca kimsenin görmeyeceği, ödüllendirmeyeceği veya yermeyeceği, göz önünde olmayan sanatçıların ve eserlerinin yaratıcılığını görmek istiyordu.

dubuffet 1948'de compagnie de l'art brut'u kurduğunda büyük bir sanat koleksiyonu yaptı. koleksiyon, günümüzde isviçre'nin lozan kentinde collection de l'art brut müzesinde sergilenmektedir. şüphesiz burada eserleri bulunan ve en dikkat çeken ressam, şizofreni hastası adolf wölfli'dir. yaklaşık 30 yıl boyunca tımarhanedeki hücresinde 25.000 sayfalık otobiyografisi için uğraşmış, yaklaşık 1500 illüstrasyonla desteklemiştir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kişilerin farklı şehir veya ülkelerde yaşarken birliktelik yaşama durumu. kişilerin ilişkiden ne beklediğine bağlı olarak iyi ya da kötü olarak değişkenlik gösterebilir.
devamını gör...

kahvemi içtim de geldim
laflar hazırladım da geldim
gramersiz mani olmaz
kabusunuz olmaya geldim.
devamını gör...

ikinci dünya savaşı'na sıradan bir piyade eri olarak katılan, savaş sonrasında yerle yeksan olmuş almanya'dan insan manzaralarını eserlerinde işleyen büyük yazar. trenin tam saatiydi, yolcu sparta'ya varırsan eğer, ademoğlu neredeydin? gibi eserlerinde askerlerin hem cephedeki hem de cephe gerisindeki psikolojisini merkeze almıştır. bu sayede hollywood ve sovyet sinemasının yansıttığı gibi alman ordusu'nun yediden yetmişe ölüm makinelerinden müteşekkil olmadığını rahatça gözlemleyebiliriz. bilhassa trenin tam saatiydi adlı novellası "ölüm korkusu" üzerine yazılmış en etkileyici yapıtlardan biridir. istemediği bir savaşa zorla sürüklenen genç bir asker, -milyonlarca kişinin öldüğü ve öleceği- rus cephesi'ne giderken neler hisseder, neler düşünür mükemmel bir şekilde yansıtılmıştır. elbette bu anlatımdaki başarı, heinrich böll'ün edindiği şahsi tecrübelerden kaynaklanır.

ilk yılların ekmeği, babasız evler, ve o hiçbir şey demedi gibi eserleri ise ağırlıklı olarak savaş sonrası almanya'da ayakta kalmaya çalışan insanları konu alır. kitaplardaki karakterlerin yol ayrımları, içsel çelişkileri ve yaşam şartları gri bir hüzne bulanmıştır. maddi ve manevi olarak mahvolmuş bir ülkeden arta kalanlar arasında toparlanmaya çalışan küçük insanların tutunma çabaları bütün çıplaklığı ile resmedilir.

bilinç akışı tekniğini hemen her eserinde kullanan heinrich böll'ün anlatım tarzı herkese uymayabilir. ikinci dünya savaşı, nazi almanyası ve yıkım/yıkıntı edebiyatı'na duyduğum büyük ilgi sayesinde ağzı kuyruğunu ısıran ve ne anlattığı bazen müphem kalan kitapları sabredip okuyabildim. sadece bu türün meraklısına tavsiye ediyorum.
devamını gör...

benimle evlenir misin? 30 defa hayır diyebilirim.
devamını gör...

objektif değerlendiriyorum. sadece şu söz üzerinden türk milletini bilmeyen birinin yaklaşımı olduğu anlaşılıyor. türk affetmez, öleceğini bilse düşman dediğine güvenip sırtını dönmez; bir kere tükürdüğünü değil yalamak, dönüp ardına bile bakmaz. çizgisi bellidir. yeri gelir dosttan düşman olur da yine de düşmandan dost olmaz.

gerçi kan önemlidir sonuçta, insana kim olduğunu hatırlatır. araplarda böyle işliyor bu olaylar. bir gün küfür kıyamet yağdırır, ertesi gün karısını kızını "dostluk" namına huzuruna sunar, bir de sofra kurar her şey geride kalır.

bırakın da biz yine hatamızla, safımızla biz kalalım, öz duralım. yanlışımıza bizim yanlışımız deme erdemini gösterelim. kim olduğumuzu, hangi yollardan geçtiğimizi unutmayalım ki omurgamız sağlam başımız dik durabilsin. öbür türlü bir o tarafa bir bu tarafa lastik gibi çekilir dururuz.

ha unutmadan;

"geçmişini bilmeyen geleceğine yön veremez"
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hiç sevmediğim koku.
devamını gör...

bazı arkadaşlar hala olumsuz olumsuz yazıyorlar fakat yazdıkları yer hala burası.
beğenmiyorsanız gidersiniz arkadaş. kafa sözlükte zorlama yoktur. kimisi hayal kırıklığı yazmış kimisi şu zaman bu zaman ömür biçmiş. nasıl hayalleriniz var, ne yaşıyorsunuz iç dünyanızda yada bu kahinlik nereden geliyor anlayabilmiş değilim. hayallerin mi yıkıldı git kumdan tekrar inşa et. ömrü sana göre kısaldı mı, ölürse biterse içinde hapsolurum diye korkma bir önce gidiver. sanal alem bir derya, gidin ötede bir yerde bayılın ya..
buralarda azınlıksınız, sizin gibilerin onlarca katı buraya yazmaktan ve buraya yazılanları okumaktan memnun. format belli arkadaş şu çerçevenin dışına çıkmayacaksınız denmiş mi? denmiş.. çerçevenin dışına çıkmakta ısrarcıysanız buyurun buradan.
devamını gör...

günaydın sözlük hâlâ uyanmadınız mı? ben ilk doz biontech aşımı olup geldim, vaccinated and ready to fuck.* şimdilik ağrı sızı yok bakalım.
devamını gör...

doğduğum sene, deniz gezmiş, yusuf aslan ve hüseyin inan asılmış.
devamını gör...

2 kişi şaka yapmaya çalışıyor, 3 kişi siyaset tartışıyor, 1 kişi başlık hortlatıyor, 4 kişi şarkı paylaşıyor.

geri kalan terbiyesizler nerede ne halt yapıyorlar artık nabalı günahı boyunlarına.
devamını gör...

üstada sormuşlar; “her şeyi kaybettik ne yapacağız?"
üstat cevap vermiş; "çay koy, yeniden başlayacağız!"
devamını gör...

her sabah basmane, her sabah çay?
yo dostum yooo artık inaf!

kordon / filtre kahve

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

edit : elit bey arayan qıslar eklesin, yaklaşık yarım saat böyleyim, sonra araba da bal kabaana dönüşecek..
devamını gör...

aslında herkesi en çok korkutan budur.
ayni zamanda sende önce/ ve senden sonra dünya olarak da degisilebilir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yoldaş evinde baş ucunda portakalla ölü bulundu zannettim. bu nasıl başlık ismail.
devamını gör...

ne bakımdan zengin.şimdi onu bi belirtmek lazım. ben mesela para, kültür, mizah ve tip olarak afrikalıyım. daha nasıl anlatayım.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim