ağaç dikmek
her insanın ömrü boyunca, en az 10-15 ağaç dikmesi gerekir, allah'a şükür bu yaşıma kadar en az 100 ağaç diktim ve dikmeye devam ediyorum, geçen gün bir armut, bir asma ve bir incir ağacının kuruduğunu gördüm içim yandı , en kısa zamanda yenilerini dikeceğiz inşallah.
devamını gör...
sürekli kaybedilen şeyler
ülke açısından bakarsak, itibar.
devamını gör...
bal porsuğu (yazar)
guinnes rekorlar kitabı’na dünyanın en korkusuz hayvanı olarak geçmiştir bal porsuğu. afrika, fas ve hindistan taraflarında yaşasa da oralardan sıkılmış belli ki bize de uğramış bir yazar olarak. ilginç ve bilgilendirici yazılarını severek okuyorum. bendenize öğrenmenin yaşı olmadığını tekrar hatırlatan samimi yazardır. öğrenmeye ve yazmaya devamm...
devamını gör...
ejderha
devasa dikenli ve pullu bir vücuda, yarasa kanadı benzeri kanatlara sahip olan, ağzından ateş çıkarmasıyla ünlü efsanevi yaratık.
şimdi bir tane olsa da üzerine binip rüzgârla yarışsam... denizlerin, ormanların üzerinden uçsam gece karanlığında ya da bir çölde, yıldızlara bakarak...

görselin kaynağı
şimdi bir tane olsa da üzerine binip rüzgârla yarışsam... denizlerin, ormanların üzerinden uçsam gece karanlığında ya da bir çölde, yıldızlara bakarak...

görselin kaynağı
devamını gör...
oruç tutmayanın başı ağrısın
yaradan ile kul arasında olan bir dini bu kadar dışarıya yansıtmak reklamdan başka bir şey değildir.
devamını gör...
hıdırellez
türk kültürü içinde canlılığını koruyan, bahar bayramı niteliğinde kutlanan mevsimlik bayramımızdır. kışın bitişi yazın başlangıcı olarak kabul edilir bir nevi yılbaşıdır.
hıdırellez günü kuzular kesilir, eğlenceler düzenlenir, sağmal hayvanı olmayan evlere süt dağıtılır, sütten börek veya sütlaç yapılır. ip atanır, salıncakta sallanılır hatta salıncakta sallanırken saçını tarayanların saçlarının uzun olacağına inanılır. kazan kurulur toplu yemek yenir.
hıdırellez gecesi bir gül fidanının dibine dilekler adanır. dileklerin gerçekleşmesi için de buna canı gönülden inanılması gerekir.
hıdırellez günlerinde bir sürü adet ve inanma vardır. ne derece inanılır bilemem ama eskiden epey inanılıp gerçekleştirilirmiş.
virüs münasebetiyle birçok kutlama ya da rituel gerçekleştirilemeyecek olsa da üzülmeyin. niyet önemli. iyi bayramlar.
hıdırellez günü kuzular kesilir, eğlenceler düzenlenir, sağmal hayvanı olmayan evlere süt dağıtılır, sütten börek veya sütlaç yapılır. ip atanır, salıncakta sallanılır hatta salıncakta sallanırken saçını tarayanların saçlarının uzun olacağına inanılır. kazan kurulur toplu yemek yenir.
hıdırellez gecesi bir gül fidanının dibine dilekler adanır. dileklerin gerçekleşmesi için de buna canı gönülden inanılması gerekir.
hıdırellez günlerinde bir sürü adet ve inanma vardır. ne derece inanılır bilemem ama eskiden epey inanılıp gerçekleştirilirmiş.
virüs münasebetiyle birçok kutlama ya da rituel gerçekleştirilemeyecek olsa da üzülmeyin. niyet önemli. iyi bayramlar.
devamını gör...
ırkın hayatımızdaki önemi
ırk ve din üzerinden insan ayrımı yapmak bana çok alçakça geliyor. doğduğun coğrafya rastgele. dinin, dilin, ırkın, rengin rastgele. o ayırdığın, küçümsediğin insanlarin herhangi bir özgür iradesi yok bu konuda, seninde olmadigi gibi. o yüzden bi insanın boyuyla kilosuyla ağzıyla burnuyla alay edip onu küçük düşürmek ne kadar gereksizse insanların özgür iradesiyle seçmediği dini dili ve rengi de tartışma konusu olmamalıdır. evet din degistirebilirsin lakin yetiştirildiğin yer, toplum baskisi, buyudugun aile, arkadas cevren seni en cok din konusunda etkiler. bu nedenle burada özgür iradenin söz konusu olmadığını düşünmekteyim.
özgür iradenin genel olarak olmadığını düşünmekteyim gerçi bu bambaşka bir konu zaten.
özgür iradenin genel olarak olmadığını düşünmekteyim gerçi bu bambaşka bir konu zaten.
devamını gör...
arabası çizildi diye kapıcısını öldüren adam
bu millet gercekten kafayi yedi artik
nasil bir toplum haline geldik?
mal dedigin sey nasi bu kadar kiymetli hale geldi?
insan hayati neden bu kadar degersiz?
insanlar neden bu kadar ofkeli, ilk firsatta birinin canina kast edecek kadar gozu donebiliyor?
nasil bir toplum haline geldik?
mal dedigin sey nasi bu kadar kiymetli hale geldi?
insan hayati neden bu kadar degersiz?
insanlar neden bu kadar ofkeli, ilk firsatta birinin canina kast edecek kadar gozu donebiliyor?
devamını gör...
didem madak
bir füsun'un kızı, bir füsun'un annesidir didem madak. annesizlikte şair, annelikte de emekli olmuştur. kızı füsun doğduktan sonra çok şiir yazamamıştır. annesizliğin yaralarını annelikte mi kapadı bilinmez ama o son şiirini de (bkz: 128 dikişli şiir) yine annesine anlatmıştır, füsun'u füsun'a anlatmıştır:
“füsunun yeşil ela gözleri var
ve pembe plastik fincanı ile kahve getirişi var
ve bana anne deyişi var
benim pembe fincandan pembe kahve içişim var
bu kahveleri seviyorum ahbap
içimi pembe bulutlar kaplıyor
şekerli ve tatlı bir biçimde havalanıyorum”
kızlar annelerinin kaderini yaşarmış ya hani o da öyle yaşadı; annesiz kaldı, bir başkasını da annesiz bıraktı. erken vedasından geriye de üç tane müthiş kitap kaldı.
“füsunun yeşil ela gözleri var
ve pembe plastik fincanı ile kahve getirişi var
ve bana anne deyişi var
benim pembe fincandan pembe kahve içişim var
bu kahveleri seviyorum ahbap
içimi pembe bulutlar kaplıyor
şekerli ve tatlı bir biçimde havalanıyorum”
kızlar annelerinin kaderini yaşarmış ya hani o da öyle yaşadı; annesiz kaldı, bir başkasını da annesiz bıraktı. erken vedasından geriye de üç tane müthiş kitap kaldı.
devamını gör...
yazarlar olarak tuttu tutmadı oynuyoruz
tuttu. kedi vasfında bir dana besliyorum.
alttaki yazar fit
alttaki yazar fit
devamını gör...
varoluşsal sıkıntıyı anlatan en iyi söz
ben, hiçbir şey.
aytuğ akdoğan.
aytuğ akdoğan.
devamını gör...
bim sözlük olsa alınabilecek nickler
devamını gör...
troller yokken sözlüğün çok sıkıcı olması
(bkz: ermolettin fan club)
devamını gör...
imamoğlu'nun melih gökçek'i twitter'dan engellemesi
melih gökçek gibi boş bir insanın tweetlerini okuyup vakit mi kaybetsin adam. çalmıyor ki çalışıyor kendisi. dinozor heykeli ve fışkiye değil hizmet yapıyor.
doğru bir eylemdir.
doğru bir eylemdir.
devamını gör...
doksanlardan kalma kıyafet giymek
90 sonlarından kalan gömlek ve kazaklarım var.yenilere göre onları daha çok giyerim.sapasağlam duruyorlar.
devamını gör...
renkli mahlasın çok pahalı olduğu gerçeği
sadece bir ay kullanmak için o kadar puan vermem. taso toplar gibi rozet toplarım daha keyifli. 14 rozetim var. miss...
devamını gör...
fast food kültürünün neden tuttuğu sorunsalı
yukarıda belirtildiği gibi zahmetsiz ve lezzetli olmasıdır. ayrıca fast food zincirleri size garanti bir lezzet sunar. örneğin bir iş için şehrinizin farklı bir semtindesiniz, açsınız; daha önce hiç yemek yemediğiniz bir yere gidip riske girmek yerine bilindik bir fast food zincirine giderek tadını bildiğiniz bir yiyeceği tercih edebilirsiniz. böylece berbat bir yemek için paranızdan olmazsınız.
devamını gör...
akp'den önceki sağlık sistemi
eskiden hastanede kuyruk beklerdik, şimdi evde randevu günü bekliyoruz. lan 14 gün bekledim diş hekimine gitmek için. ama olsun gılışdar sesekayı batırdı.
devamını gör...
gabardin
yün ya da pamuktan sık dokunmuş oldukça dayanıklı bir kumaş türüdür. sık dokunduğu için su geçirmez özelliği taşır. gabardin kumaş 1888 yılında ünlü modaevi sahibi ve ayrıca trençkotun mucidi thomas burberry tarafından patenti alınmış oldukça sağlam bir kumaştır.
devamını gör...
bakü
azerbaycan'nın başkenti, rüzgarlar şehri olarak bilinir. bir kaç sene önce bu dönemlerde ziyaret etme şansı buldum. ülkeye otobüsle giriş yaptım türk vatandaşlarına sınır kapılarında vize verilmiyor bu sebeple önceden e-vize alınması lazım. şu siteden alın abuk sabuk bir sürü site var bu azerbaycan dışişleri bakanlığının. yaklaşık 1 haftada size bir mail geliyor çıktısını alıp yanınızda taşıyın memurlar görmek istiyor.
şehre otobüsle geldim otogarda kesinlikle taksilere binilmesini önermiyorum adamı deli düdüklüyorlar. otogardan şehir merkezine giden metro ve otobüs durakları bulunmakta, biraz içeride katlı bir kapalı çarşı var oraya girince işaretlerle metroyu bulursunuz. kartları otomatlardan alabiliyorsunuz, tek biniş 50 kepik yapıyor ben sadece metroyu kullandım. uzun süre kalacaksanız hat alıp uber yükleyin telefonunuza gayet uygun ve kullanışlı oluyor.
şehir merkezi 1 belki 2 gününüzü alır, içşehir dedikleri şehrin eski merkezi var büyük ölçüde korunmuş, restore edilmiş durumda. şehrin en turistik mekanı burası kafeler, restoranlar ve hediyelik eşya satan dükkanlar bulunuyor. içşehirde ücretsiz internet var bu arada. bu civarda şirvanşahlar sarayı isimli eski bir saray var çok büyük sayılmaz 1 - 1,5 saatte gezilir. içinde döneme ait silahlar, kıyafetler, yazıtlar ıvır zıvır var bir topkapı beklemeyin. girişide pahalı bence 25 manat gibi birşey aldılar benden. kız kulesinin dışı içinden güzel boşuna masraf etmeyin. buralarda şehrin dışındaki turistik yerleri gezdiren tur paketlerinden alırsanız 2. gün sıkılmazsınız. 80 manata aldım ben pazarlık yapın daha da düşerler.
şehir merkezi avrupaya taş çıkartır, binaların bir kısmı sovyet işgali öncesine aitmiş. ilk petrol bulunduğu zamanlar zengin ailelerin şehir merkezinde yaptırdığı meşhur birkaç binası var ama içlerini gezemedim. turist çekmek için deli yatırım yapılmış. hazar kıyısında bakü bulvarı 3-4 kilometrelik güzel bir yürüyüş yolu var yolun sonunda deniz mall diye sidney opera binasını andıran bir alışveriş merkezi inşaatı var. fevvareler meydanı civarında güzel publar ve restoranlar var. gece burada bar hopping yapılabilir, akşamları neredeyse her mekanda canlı müzik mevcut özellikle caz ve blues seviliyor anladığım. bunun dışında türkçe popta seviliyor hande yener, demet akalın çok geldi kulağıma. ikince uefa final gecesi olduğundan barlar biraz keyifsizdi biraz ingiliz turistler azıtıtıydı baya.
bu turlar genelde aynı önce şehrin 1 saat kadar dışında çöle götürdüler orada 3 kişilik gruplar halinde serçe kılıklı eski ladalarla "off-road" yaparak petrolün topraktan kendiliğinden çıktığı bir bölgeye götürdüler yaklaşık 45 dakika çamur izledikten sonra gobustan milli parkına geçtik. milattan önce 7-8 yüzyıllarda yerleşim merkeziymiş buralar duvarlarda primitif çizimler ve işaretler hakkında bilgi verildi sonrasında yakındaki müzede bölgede çıkan tarihi eserleri gösterdiler. burdan sonra en çok merak ettiğim ateşgah denilen eski zerdüşt tapınağına geçtik. vakti zamanında baya önemli bir merkezmiş ancak turistik açıdan çok iyi sunulamamış bence çok az tarihi eser vardı, rehberimizde çok bilgili değildi. son olarak yanardağa gidiyoruz dediler, lan aktif yanardağ mı var bakü'de dedim evet dediler. topraktan çıkan doğalgaz alev almış 2. dünya savaşı döneminde ona yanardağ diyorlar. orda da bir 45 dakika ateşi izleyip herkesin fotoğraflarını çektirdikten sonra merkeze götürüp saldılar bizi. yol boyunca özellikle şehir dışında yol kenarları büyük panolarla kapatılmış sanırım aliyev bakü merkezi dışında çevreyi görmemizi istemiyor. tek tük aralardan görebildiğim kadarıyla merkez dışında şehirin geri kalanı yıkıtıdan hallice.
şehirde rus ve arap turist yoğun. tarihi bölgeler dışında tek cami görmedim anladığım kadarıyla dindar değiller, ramazanda alkol takıntıları yok. deli gibi vodka-enerji, viski-enerji karışımı hazır kokteylleri içiyorlar. yemekleri genelde kebap et tarzı, etlerini çok lezzetli buldum ama. oradayken hostelde kaldığım için market alışverişi de yapıyordum fiyatlar bize göre pahalı bence zaten ürünlerin çoğu ya bizden ya rusyadan gelmiş.
şehre otobüsle geldim otogarda kesinlikle taksilere binilmesini önermiyorum adamı deli düdüklüyorlar. otogardan şehir merkezine giden metro ve otobüs durakları bulunmakta, biraz içeride katlı bir kapalı çarşı var oraya girince işaretlerle metroyu bulursunuz. kartları otomatlardan alabiliyorsunuz, tek biniş 50 kepik yapıyor ben sadece metroyu kullandım. uzun süre kalacaksanız hat alıp uber yükleyin telefonunuza gayet uygun ve kullanışlı oluyor.
şehir merkezi 1 belki 2 gününüzü alır, içşehir dedikleri şehrin eski merkezi var büyük ölçüde korunmuş, restore edilmiş durumda. şehrin en turistik mekanı burası kafeler, restoranlar ve hediyelik eşya satan dükkanlar bulunuyor. içşehirde ücretsiz internet var bu arada. bu civarda şirvanşahlar sarayı isimli eski bir saray var çok büyük sayılmaz 1 - 1,5 saatte gezilir. içinde döneme ait silahlar, kıyafetler, yazıtlar ıvır zıvır var bir topkapı beklemeyin. girişide pahalı bence 25 manat gibi birşey aldılar benden. kız kulesinin dışı içinden güzel boşuna masraf etmeyin. buralarda şehrin dışındaki turistik yerleri gezdiren tur paketlerinden alırsanız 2. gün sıkılmazsınız. 80 manata aldım ben pazarlık yapın daha da düşerler.
şehir merkezi avrupaya taş çıkartır, binaların bir kısmı sovyet işgali öncesine aitmiş. ilk petrol bulunduğu zamanlar zengin ailelerin şehir merkezinde yaptırdığı meşhur birkaç binası var ama içlerini gezemedim. turist çekmek için deli yatırım yapılmış. hazar kıyısında bakü bulvarı 3-4 kilometrelik güzel bir yürüyüş yolu var yolun sonunda deniz mall diye sidney opera binasını andıran bir alışveriş merkezi inşaatı var. fevvareler meydanı civarında güzel publar ve restoranlar var. gece burada bar hopping yapılabilir, akşamları neredeyse her mekanda canlı müzik mevcut özellikle caz ve blues seviliyor anladığım. bunun dışında türkçe popta seviliyor hande yener, demet akalın çok geldi kulağıma. ikince uefa final gecesi olduğundan barlar biraz keyifsizdi biraz ingiliz turistler azıtıtıydı baya.
bu turlar genelde aynı önce şehrin 1 saat kadar dışında çöle götürdüler orada 3 kişilik gruplar halinde serçe kılıklı eski ladalarla "off-road" yaparak petrolün topraktan kendiliğinden çıktığı bir bölgeye götürdüler yaklaşık 45 dakika çamur izledikten sonra gobustan milli parkına geçtik. milattan önce 7-8 yüzyıllarda yerleşim merkeziymiş buralar duvarlarda primitif çizimler ve işaretler hakkında bilgi verildi sonrasında yakındaki müzede bölgede çıkan tarihi eserleri gösterdiler. burdan sonra en çok merak ettiğim ateşgah denilen eski zerdüşt tapınağına geçtik. vakti zamanında baya önemli bir merkezmiş ancak turistik açıdan çok iyi sunulamamış bence çok az tarihi eser vardı, rehberimizde çok bilgili değildi. son olarak yanardağa gidiyoruz dediler, lan aktif yanardağ mı var bakü'de dedim evet dediler. topraktan çıkan doğalgaz alev almış 2. dünya savaşı döneminde ona yanardağ diyorlar. orda da bir 45 dakika ateşi izleyip herkesin fotoğraflarını çektirdikten sonra merkeze götürüp saldılar bizi. yol boyunca özellikle şehir dışında yol kenarları büyük panolarla kapatılmış sanırım aliyev bakü merkezi dışında çevreyi görmemizi istemiyor. tek tük aralardan görebildiğim kadarıyla merkez dışında şehirin geri kalanı yıkıtıdan hallice.
şehirde rus ve arap turist yoğun. tarihi bölgeler dışında tek cami görmedim anladığım kadarıyla dindar değiller, ramazanda alkol takıntıları yok. deli gibi vodka-enerji, viski-enerji karışımı hazır kokteylleri içiyorlar. yemekleri genelde kebap et tarzı, etlerini çok lezzetli buldum ama. oradayken hostelde kaldığım için market alışverişi de yapıyordum fiyatlar bize göre pahalı bence zaten ürünlerin çoğu ya bizden ya rusyadan gelmiş.
devamını gör...