sars-cov-2
günümüzde tanımlanmış bir sürü varyantı bulunan covid-19 etkeni virüs.
fda (food and drug agency, amerika) tarafından en önemli kabul edilen 4 varyant suş şu şekilde:


bu da varyantların zamana bağlı olarak nasıl değiştiğini gösteren grafik

görüldüğü üzre delta varyantı şu an mevcut viral yükün tek başına 80%'den fazlasını oluşturuyor. bu varyantlar dışında eta, iota, kappa gibi daha farklı fakat az görülen varyantlar da tanımlanmış durumda. şuradan. bu kadar az görülen varyantlar için henüz paniklememiş durumdayız, fakat b.1617.3 varyantı da az görülmesine rağmen fda tarafından incelemeye alınmış durumda. delta dalgası bitince yeni popüler varyantımız bu arkadaş olabilir. henüz isimlendirilmemiş, fakat bu isimlendirilmeyeceği anlamına gelmiyor. voi (virus of interest) durumundan voc (virus of concern) durumuna geçebilir. o yüzden dikkat edin, aşınızı olun.
#maske #mesafe #hijyen
buyucu ile sağlık101 dersimizin sonu.
fda (food and drug agency, amerika) tarafından en önemli kabul edilen 4 varyant suş şu şekilde:


bu da varyantların zamana bağlı olarak nasıl değiştiğini gösteren grafik

görüldüğü üzre delta varyantı şu an mevcut viral yükün tek başına 80%'den fazlasını oluşturuyor. bu varyantlar dışında eta, iota, kappa gibi daha farklı fakat az görülen varyantlar da tanımlanmış durumda. şuradan. bu kadar az görülen varyantlar için henüz paniklememiş durumdayız, fakat b.1617.3 varyantı da az görülmesine rağmen fda tarafından incelemeye alınmış durumda. delta dalgası bitince yeni popüler varyantımız bu arkadaş olabilir. henüz isimlendirilmemiş, fakat bu isimlendirilmeyeceği anlamına gelmiyor. voi (virus of interest) durumundan voc (virus of concern) durumuna geçebilir. o yüzden dikkat edin, aşınızı olun.
#maske #mesafe #hijyen
buyucu ile sağlık101 dersimizin sonu.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
terapi gibi sese sahip yazar "marikaki"
devamını gör...
akp’nin 128 milyar dolar ile ilgili propoganda videosu
mide rahatsızlığı olanın izlemesini tavsiye etmediğim bir vıcık vıcık utanmazlık arlanmazlık ve yüzsüzlük videosu.
youtube linki aşağıda bir eksi vermek de tepkisizlikten iyidir.
atalardan;
“ar damarı çatlamış”
“suratına tükürdüm yarabbi şükür dedi”
“zeytinyağı gibi üste çıktı”
“yavuz hırsız ev sahibini bastırır”
benim favorim “ hırsız içerden olunca kapı kilit tutmaz oğul “
seç beğen al...
buradan
buradan
sıralı yalanlar videosu
youtube linki aşağıda bir eksi vermek de tepkisizlikten iyidir.
atalardan;
“ar damarı çatlamış”
“suratına tükürdüm yarabbi şükür dedi”
“zeytinyağı gibi üste çıktı”
“yavuz hırsız ev sahibini bastırır”
benim favorim “ hırsız içerden olunca kapı kilit tutmaz oğul “
seç beğen al...
buradan
buradan
sıralı yalanlar videosu
devamını gör...
soğansız bibersiz domatessiz ve yumurtasız menemen
(bkz: komiklikler şakalar)
devamını gör...
6 ocak 2021 trump'ın mitingi sonrası abd’de çıkan olaylar
bu adamın seçmen kitlesi amerika'nın en kalın kafalı, faşist ve sıkıntılı topluluğu. çoğunun kafa yapısı orta çağ'da yaşayan bir insanla aynı. ortada doğru düzgün bir kanıt olmadan yaygara çıkarma derdindeler başka bir şey değil. oyuncağı elinden alınmış çocuklar gibi mızmızlanıyorlar, isyanın bütün ruhunu kirletti adamlar bir günde. bu yangının külleri başka ülkelere de sıçrayacak gibi görünüyor ama şimdilik bir şey söylemek için erken. trump gider ayak kendini çok saçma bir durumun içine soktu, halkı galeyana getirmek dışında bir işe yaramayacak bu durum muhtemelen. iyi gözlemlemek gerek olanları, zamanı gelince bir benzerini türkiye'de yapacak bir kesim var.
devamını gör...
izmir denince akla gelenler
çekirdeğe çiğdem
simide gevrek demeleri
herhangi bir yerde otururken yanınıza sokulan ve korkmayan kediler
oluk oluk medeniyet
aşırı güzel bir şehir olduğu gerçeği.
simide gevrek demeleri
herhangi bir yerde otururken yanınıza sokulan ve korkmayan kediler
oluk oluk medeniyet
aşırı güzel bir şehir olduğu gerçeği.
devamını gör...
insanı en sakin anında bile sinir eden şeyler
hadsizlik.
devamını gör...
ver bana düşlerimi
yaşar kurt'un 2011 yılı yapımı güneş kokusu albümünde yer alan şarkıdır. şarkının ismi çok manidar tam günümüze ithafen söylenecek bir serzeniştir.
ver bana düşlerimi¿*
ver bana düşlerimi¿*
devamını gör...
türklerin öğrenemediği şeyler
yöneticilerin gelip geçici olduğu, devletin değil milletin kutsal olduğu çünkü devleti oluşturan şeyin millet olduğudur. devleti çok büyük görürüz. bunları öğrenmemiz gerekir.
devamını gör...
yanlış telaffuz etmekten hoşlanılan kelimeler
tiskinmek.
devamını gör...
geceye acı ama gerçek bir cümle bırak
öküzün dünyası, sürdüğü tarla kadardır.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
toplum baskısı yüzünden içimde kalan şeyleri yaşamak için bir gün evden kaçacağım. ama alt sokaktaki babanneme
devamını gör...
değişik kelimeler ve anlamları
nermdil: yüreği yumuşak, merhametli.
sen böyle nermdilken, ben seni nasıl sevmem. *
sen böyle nermdilken, ben seni nasıl sevmem. *
devamını gör...
14 şubat için antik öyküler
normalde mitolojiden pek anlayan bir adam değilim ama benim bile ilgimi çekti hikayeler. güzel seçim olmuş, emeği geçenlerin ellerine sağlık. çalan şarkılar da oldukça hoş.
devamını gör...
friedrich nietzsche
hayat hikayesini dinlemek için; dinle - izle
yeryüzünde var olan bütün dinlerin ve politik görüşlerin insanoğlunun özgür gelişmesini engellediğine ve hepsinin yıkılması gerektiğine inanan bir insan…
nietzsche 1844’te saksonya’da bir taşra papazının en büyük oğlu olarak dünyaya geldi. gerek annesi, gerekte babası uzun protestan geçmişleri olan ailelerden geliyorlardı ve evlerinde sessiz, sakin, bilgili ve sıkıcı bir hava esiyordu. friedrich, gençliğinde çok zekiydi. evin ve okulun otoritesine sıkı sıkıya bağlıydı.
annesi, friedrich daha 5 yaşındayken dul kalmıştı ve sonradan olan kız kardeşleriyle birlikte komşu şehir olan naumburg’a yerleştiler. ailenin tek erkek üyesi friedrich ve burada kadınların arasında yani annesi, büyükannesi, teyzesi ve kız kardeşleri ile birlikte yaşamaya başladı.
1851 yılında weber enstitüsü’nde, eğitimine başladı. annesinin ona piyano hediye etmesiyle ilk müzik derslerini aldı. 10 yaşında ilk kompozisyon denemelerine başlayan friedrich orta öğrenimi sürecinde birkaç deneme, çok sayıda şiir ve kompozisyon kaleme aldı.
12 yaşına geldiğinde sonradan kendisinin açıkladığı üzere “olanca göz kamaştırıcılığı içinde tanrı’yı” gördü. on üç yaşında, yani 1857’de ilk otobiyografisini yazan nietzsche’nin, kafasını kötülük olgusu kurcalıyordu. “hiç bir adalete sığmayan, dünyadaki sayısız çatışma ve derin acı iyi bir tanrıya nasıl mal edilebilirdi? çocuğun küçük yaşta kaygı ile tanık olduğu, özellikle bedensel acı ve işkencelerin kaynağı neydi?” bu kuşkular nietzsche'nin bilincinde gelişecek, dört yıl sonra, 1861 yılında yazdığı ilk şiirin esin kaynağı olacaktı.
hayatını ailesinden de etkilenerek dine evrilten nietzsche, 20 yaşında bonn üniversitesinde ilahiyat eğitimi almaya başladı. fakat bu eğitim kısa sürdü ve 1 yıl sonra dillerin yapısını, tarihsel gelişimini ve birbirleri ile ilişkilerini inceleyen bilim dalı olan filoloji’de karar kıldı. bu okulda çok sıkı bir şekilde eski yunanca ve latince öğrendi. evdeki rahat ve konforlu hayattan, okulun soğuk demir yataklarına geçiş onu epey üzmüştü. fakat düşünce tarzı bundan aldığı kuvvetle daha da güçlendi. kişiliğinin ve başarısızlığın bilincine bu sayede varmıştı.
ancak bir yandan da inancını sorgulamaya devam ediyordu. nietzsche’nin keskin zekası, içinde yaşadığı dünyanın çelişkilerini görmezlikten gelmesine engeldi. bu dönemde kadınlar tarafından çevrelenmiş geçmişi ve atacağı adımlar ve yapacakları yine ailesi tarafından planlanmış geleceği ile ilgili düşünmeye başladı. huzursuzdu, bilinçsiz bir isyan dürtüsü kişiliğine etki etmeye ve onu değiştirmeye başladı.
herkesin giremediği özel öğrenci birliklerine girdi, arkadaşlarıyla içki içmeye başladı ve öğrenciler arasında yapılan eskrim düellolarına katıldı. kaçınılmaz olarak bir düelloda yara aldı. burnunun üstündeki küçük dikiş izi o günlerden kalmaydı.
bu dönemde nietzsche’nin yaşadığı iki önemli olay hayatını sonsuza kadar değiştirecekti. birincisi gittiği bir genelevde kaptığı frengi virüsüydü. o dönem frenginin tedavisi mümkün değildi ve gittiği doktor bu hastalığı ondan gizlemeye karar verdi. aslında o dönem bu uygulama sıkça yapılan bir şeydi. ikinci olay ise gittiği bir sahaf dükkânında bulduğu kitaptı. arthur schopenhauer’in istem ve tasarım olarak dünya adlı kitaptı bu. yazarın karamsarlığı onu derinden etkilemişti ve nietzsche bu tarihten sonra yazar hakkında derin araştırmalar yapmıştı.
niçe için bir diğer önemli hadise ise 8 kasım 1868 yılında vilhelm richard wagner ile tanışmasıydı. nietzsche müzisyen olan wagner’e hayranlık derecesinde ilgi duyuyordu. her ikisinin ortak özelliği hem beethoven’a hem de schopenhauer’e olan ortak hayranlıklarıydı. wagner nietzsche’nin babasıyla hemen hemen aynı yaştaydı. babasız büyüyen nietzsche için baba figürü oluyordu ve o dönem wagner’den epey etkilenmişti.
öğrenimini tamamlayan nietzsche, çok genç yaşta yani daha 24’ündeyken isviçre’nin basel üniversitesinde filoloji profesörü oldu.
basel’de nietzsche’nin bilinen değerlere karşı isyanı açığa vuruldu ve kitaplarının ilk üçünü yazdı. aynı zamanda gittikçe artan ruhsal yalnızlığının bilincine vardı. fikirlerini anlayanlar pek azdı ve bunlar da istekli görünmüyorlardı. dostluğa pek düşkün olduğu halde uzun süreli pek az dostluk kurdu. gerçekte dostluk kuracak kendi çapında zeki insan bulamıyordu. basel’de hem filoloji hem de felsefe dersleri veren niçe üniversitede epey saygınlık kazanmıştı.
hem dostoyevski hem de tolstoy gibi savaş ortamını gören yazarlar kervanına katılacağı tarih 1870 yılıydı. gönüllü olarak prusya savaşında sağlık hizmetleri birliğine er olarak katılmıştı. nietzsche’nin o dönem içinde yanan vatanseverlik alevi ancak savaşa katıldığında sönecekti ve nitekim öyle oldu. kitabını tamamlama duygusunun bile önüne geçen vatanseverliğiyle ilgili sonraları şunları söyleyecekti: “karşımızda devlet var. başlangıcı insana utanç verici. çünkü devlet insanların çoğu için korumak bilmeyen bir acı kuyusu, ikide bir buhranlara salarak onları tüketen bir alev. ne var ki, çağırmaya görsün, ruhlarımız kendilerini unutuyor; kanlı çağrısına yığınlar koşa koşa gidiyor, kahraman oluyorlar.”
cepheye giderken, frankfurt’ta, oldukça gösterişli biçimde resmi geçit yapan bir süvari birliği görmüştü. bütün felsefesini yaratacak hayalin ve görüntünün o an doğduğunu söylemiş ve bunu şu sözlerle ifade etmişti: “en güçlü ve en yüksek yaşama isteminin sefil bir var oluş mücadelesinde değil, savaş isteminde, güç isteminde, yenmek isteminde olduğunu duydum ilk defa.” bu düşünce, onun “güç istenci” kitabının tohumu olacaktı ve oluşumundaki militarist kaynağı hiçbir zaman inkar etmeyecekti.
savaş ortamında karşılaştığı acı gerçekler karşısında dehşete düşen nietzsche halihazırda kaptığı frengi virüsünden sonra çürümüş cesetler ve yaralanan askerlere yardımcı olmaya çalıştığı bu dönemde dizanteri ve difteri virüslerine de merhaba demişti. böylece sağlığı giderek bozulan nietzsche cepheden vazgeçmek zorunda kaldı.
tekrar üniversiteye dönen yazar hem denemelerine hem de kitaplarına ağırlık verdi. 1972-1978 yılları arasında toplam 6 eserini yayınlamayı başarmıştı.
1879’da uzun yıllardır sürmekte olan sağlık problemleri iyice arttı. zira çocukluğundan bu yana miyop olan filozofun bu sorunu geçici körlüğe neden oluyordu. migren ve şiddetli mide ağrılarıyla birlikte sağlığı iyice bozulduğu için üniversitedeki görevinden istifa etmek zorunda kaldı.
üniversiteden istifa ettikten sonra birçok ülkeyi gezme fırsatı yakaladı ve o dönemden 1888 yılına kadar her sene yeni denemeler ve kitaplar yayınlamaya devam etti.
1882 yılında yazdığı şen bilim kitabı yayınlandıktan sonra ünlü yazar lou salome ile tanıştı. thuringia’da birlikte bir yaz geçiren ikiliye nietzsche’nin kız kardeşi elizabeth de eşlik etti. salome, nietzsche’yi bir partnerden çok öğretmen gibi görüyordu. ancak filozof salome’e aşık oldu ve onun peşinden koşmaya devam etti. salome, nietzsche’nin evlenme teklifini reddettikten sonra ilişkileri sona erdi. kardeşi elizabeth’in annesiyle birlikte sürekli olarak salome hakkında tartışmaları, tekrarlayan hastalık nöbetleri ve onu canından bezdiren intihar düşüncesi ile oldukça bunalan nietzsche, en büyük eserlerinden biri olan böyle buyurdu zerdüşt kitabının ilk bölümünü 10 günde yazacağı rapolla’ya kaçtı.
schopenhauer’e olan felsefi bağlılığını yitirdikten ve hayatını etkileyen, baba gibi gördüğü wagner ile olan ilişkisini tamamen koparması o dönem yazmaya devam ettiği böyle buyurdu zerdüşt kitabını da etkilemiş oldu. yazım tarzını değiştirmesi o dönem okuyucular tarafından fark edildi ve eserleri daha az satmaya başladı. bu dönemde yayıncısıyla sorunlar yaşamaya başlayan nietzsche’nin böyle buyurdu zerdüşt kitabının dördüncü bölümü ancak 40 kopya basıldı. bu kopyalar da sadece yakın çevresine dağıtıldı.
yaşadığı sağlık sorunlarından dolayı eskisi kadar iyi üretemiyor ve çalışmaları üzerinde uzun süreler düşünme fırsatı yakalayamıyordu. işte tam o dönemde yani 1887 yılında dostoyevski’nin kitapları eline geçmiş ve yazarı benimsemişti. bu dönemden 1889 yılına kadar kendi çabalarıyla 5 kitap daha yayınlamayı başarmıştı.
bundan sonraki yıllarda olumlu düşünce tarzını geliştirdikçe var olan nietzsche ile var olmasını istediği nietzsche arasındaki uçurum giderek daha fazla açıldı. fikirlerindeki şiddetle dost olarak yanına aldığı kadının eline bakan adam arasındaki zıtlık duygulandırıcıydı. bilinen ölçülerden kendini kurtarmak bir yana hayatında annesinin ve kız kardeşinin etkisinden bile kendisini kurtaramıyordu. kitaplarında salık verdiği gibi yüreğindeki acıma duygusunu öldürmek şöyle dursun, son derece duyarlı, içten hıristiyanlar karşısında anlaşılmamaktan korkan biri olup çıkmıştı. karşılaştığı gerçekler yüzünden yüreği beyniyle devamlı savaş halinde bir adam olup çıkmıştı.
3 ocak 1889 yılında beklenen çöküntü gelip çattı. daha önceki aylarda akıl deneyinde aksama olduğunu gösteren belirtiler ortaya çıkmıştı. çapraşık şiddet duygularını dile getiren mektuplar yazıyordu. bunlardan birinde genç kayser’i öldürmek niyetinden söz ediyor, diğerinde çarmıha gerilmiş adam diye imza atıyordu.
derken bir gün sokakta bir at arabasının sahibinin atına çok kötü davrandığını gördü. koşup hayvanın boynuna sarıldı, acıyla öpmeye başladı hayvanı. sonra hıçkıra hıçkıra ağladı. birden kendini kaybedip yere yuvarlandı.
dostoyevski’nin suç ve ceza kitabında, eserin kahramanı raskolnikov’un da gözleri önünde bir at kırbaçlanıyordu. bu durum nietzsche’nin biyografi yazarlarının gözlerinden kaçmadı. zira nietzsche dostoyevski’i çok seviyor ve onun için şöyle diyordu: “kendisinden bir şeyler öğrendiğim tek psikolog.”
her ne olursa olsun o an da bayılışı ve çöküşü tam oldu. bir daha aklını tam olarak kullanamadı, kitap yazamadı. hasta yatağında annesi ve kız kardeşi tarafından bakıma muhtaç bir şekilde son yıllarını geçirdi.
1900 yılında ise hayatını yalnız başına geçiren, birçok esere imza atan, herman hesse, michel foucault, albert camus, carl gustav jung gibi isimlere ilham kaynağı olmuş büyük filozof nietzsche, zaatüreden hayatını kaybetti. yıllarca hıristiyanlığa hizmet etmiş atalarının yanına gömüldü. kim bilir belki de onların yanında kendisini daha mutlu hissetmiştir.
yeryüzünde var olan bütün dinlerin ve politik görüşlerin insanoğlunun özgür gelişmesini engellediğine ve hepsinin yıkılması gerektiğine inanan bir insan…
nietzsche 1844’te saksonya’da bir taşra papazının en büyük oğlu olarak dünyaya geldi. gerek annesi, gerekte babası uzun protestan geçmişleri olan ailelerden geliyorlardı ve evlerinde sessiz, sakin, bilgili ve sıkıcı bir hava esiyordu. friedrich, gençliğinde çok zekiydi. evin ve okulun otoritesine sıkı sıkıya bağlıydı.
annesi, friedrich daha 5 yaşındayken dul kalmıştı ve sonradan olan kız kardeşleriyle birlikte komşu şehir olan naumburg’a yerleştiler. ailenin tek erkek üyesi friedrich ve burada kadınların arasında yani annesi, büyükannesi, teyzesi ve kız kardeşleri ile birlikte yaşamaya başladı.
1851 yılında weber enstitüsü’nde, eğitimine başladı. annesinin ona piyano hediye etmesiyle ilk müzik derslerini aldı. 10 yaşında ilk kompozisyon denemelerine başlayan friedrich orta öğrenimi sürecinde birkaç deneme, çok sayıda şiir ve kompozisyon kaleme aldı.
12 yaşına geldiğinde sonradan kendisinin açıkladığı üzere “olanca göz kamaştırıcılığı içinde tanrı’yı” gördü. on üç yaşında, yani 1857’de ilk otobiyografisini yazan nietzsche’nin, kafasını kötülük olgusu kurcalıyordu. “hiç bir adalete sığmayan, dünyadaki sayısız çatışma ve derin acı iyi bir tanrıya nasıl mal edilebilirdi? çocuğun küçük yaşta kaygı ile tanık olduğu, özellikle bedensel acı ve işkencelerin kaynağı neydi?” bu kuşkular nietzsche'nin bilincinde gelişecek, dört yıl sonra, 1861 yılında yazdığı ilk şiirin esin kaynağı olacaktı.
hayatını ailesinden de etkilenerek dine evrilten nietzsche, 20 yaşında bonn üniversitesinde ilahiyat eğitimi almaya başladı. fakat bu eğitim kısa sürdü ve 1 yıl sonra dillerin yapısını, tarihsel gelişimini ve birbirleri ile ilişkilerini inceleyen bilim dalı olan filoloji’de karar kıldı. bu okulda çok sıkı bir şekilde eski yunanca ve latince öğrendi. evdeki rahat ve konforlu hayattan, okulun soğuk demir yataklarına geçiş onu epey üzmüştü. fakat düşünce tarzı bundan aldığı kuvvetle daha da güçlendi. kişiliğinin ve başarısızlığın bilincine bu sayede varmıştı.
ancak bir yandan da inancını sorgulamaya devam ediyordu. nietzsche’nin keskin zekası, içinde yaşadığı dünyanın çelişkilerini görmezlikten gelmesine engeldi. bu dönemde kadınlar tarafından çevrelenmiş geçmişi ve atacağı adımlar ve yapacakları yine ailesi tarafından planlanmış geleceği ile ilgili düşünmeye başladı. huzursuzdu, bilinçsiz bir isyan dürtüsü kişiliğine etki etmeye ve onu değiştirmeye başladı.
herkesin giremediği özel öğrenci birliklerine girdi, arkadaşlarıyla içki içmeye başladı ve öğrenciler arasında yapılan eskrim düellolarına katıldı. kaçınılmaz olarak bir düelloda yara aldı. burnunun üstündeki küçük dikiş izi o günlerden kalmaydı.
bu dönemde nietzsche’nin yaşadığı iki önemli olay hayatını sonsuza kadar değiştirecekti. birincisi gittiği bir genelevde kaptığı frengi virüsüydü. o dönem frenginin tedavisi mümkün değildi ve gittiği doktor bu hastalığı ondan gizlemeye karar verdi. aslında o dönem bu uygulama sıkça yapılan bir şeydi. ikinci olay ise gittiği bir sahaf dükkânında bulduğu kitaptı. arthur schopenhauer’in istem ve tasarım olarak dünya adlı kitaptı bu. yazarın karamsarlığı onu derinden etkilemişti ve nietzsche bu tarihten sonra yazar hakkında derin araştırmalar yapmıştı.
niçe için bir diğer önemli hadise ise 8 kasım 1868 yılında vilhelm richard wagner ile tanışmasıydı. nietzsche müzisyen olan wagner’e hayranlık derecesinde ilgi duyuyordu. her ikisinin ortak özelliği hem beethoven’a hem de schopenhauer’e olan ortak hayranlıklarıydı. wagner nietzsche’nin babasıyla hemen hemen aynı yaştaydı. babasız büyüyen nietzsche için baba figürü oluyordu ve o dönem wagner’den epey etkilenmişti.
öğrenimini tamamlayan nietzsche, çok genç yaşta yani daha 24’ündeyken isviçre’nin basel üniversitesinde filoloji profesörü oldu.
basel’de nietzsche’nin bilinen değerlere karşı isyanı açığa vuruldu ve kitaplarının ilk üçünü yazdı. aynı zamanda gittikçe artan ruhsal yalnızlığının bilincine vardı. fikirlerini anlayanlar pek azdı ve bunlar da istekli görünmüyorlardı. dostluğa pek düşkün olduğu halde uzun süreli pek az dostluk kurdu. gerçekte dostluk kuracak kendi çapında zeki insan bulamıyordu. basel’de hem filoloji hem de felsefe dersleri veren niçe üniversitede epey saygınlık kazanmıştı.
hem dostoyevski hem de tolstoy gibi savaş ortamını gören yazarlar kervanına katılacağı tarih 1870 yılıydı. gönüllü olarak prusya savaşında sağlık hizmetleri birliğine er olarak katılmıştı. nietzsche’nin o dönem içinde yanan vatanseverlik alevi ancak savaşa katıldığında sönecekti ve nitekim öyle oldu. kitabını tamamlama duygusunun bile önüne geçen vatanseverliğiyle ilgili sonraları şunları söyleyecekti: “karşımızda devlet var. başlangıcı insana utanç verici. çünkü devlet insanların çoğu için korumak bilmeyen bir acı kuyusu, ikide bir buhranlara salarak onları tüketen bir alev. ne var ki, çağırmaya görsün, ruhlarımız kendilerini unutuyor; kanlı çağrısına yığınlar koşa koşa gidiyor, kahraman oluyorlar.”
cepheye giderken, frankfurt’ta, oldukça gösterişli biçimde resmi geçit yapan bir süvari birliği görmüştü. bütün felsefesini yaratacak hayalin ve görüntünün o an doğduğunu söylemiş ve bunu şu sözlerle ifade etmişti: “en güçlü ve en yüksek yaşama isteminin sefil bir var oluş mücadelesinde değil, savaş isteminde, güç isteminde, yenmek isteminde olduğunu duydum ilk defa.” bu düşünce, onun “güç istenci” kitabının tohumu olacaktı ve oluşumundaki militarist kaynağı hiçbir zaman inkar etmeyecekti.
savaş ortamında karşılaştığı acı gerçekler karşısında dehşete düşen nietzsche halihazırda kaptığı frengi virüsünden sonra çürümüş cesetler ve yaralanan askerlere yardımcı olmaya çalıştığı bu dönemde dizanteri ve difteri virüslerine de merhaba demişti. böylece sağlığı giderek bozulan nietzsche cepheden vazgeçmek zorunda kaldı.
tekrar üniversiteye dönen yazar hem denemelerine hem de kitaplarına ağırlık verdi. 1972-1978 yılları arasında toplam 6 eserini yayınlamayı başarmıştı.
1879’da uzun yıllardır sürmekte olan sağlık problemleri iyice arttı. zira çocukluğundan bu yana miyop olan filozofun bu sorunu geçici körlüğe neden oluyordu. migren ve şiddetli mide ağrılarıyla birlikte sağlığı iyice bozulduğu için üniversitedeki görevinden istifa etmek zorunda kaldı.
üniversiteden istifa ettikten sonra birçok ülkeyi gezme fırsatı yakaladı ve o dönemden 1888 yılına kadar her sene yeni denemeler ve kitaplar yayınlamaya devam etti.
1882 yılında yazdığı şen bilim kitabı yayınlandıktan sonra ünlü yazar lou salome ile tanıştı. thuringia’da birlikte bir yaz geçiren ikiliye nietzsche’nin kız kardeşi elizabeth de eşlik etti. salome, nietzsche’yi bir partnerden çok öğretmen gibi görüyordu. ancak filozof salome’e aşık oldu ve onun peşinden koşmaya devam etti. salome, nietzsche’nin evlenme teklifini reddettikten sonra ilişkileri sona erdi. kardeşi elizabeth’in annesiyle birlikte sürekli olarak salome hakkında tartışmaları, tekrarlayan hastalık nöbetleri ve onu canından bezdiren intihar düşüncesi ile oldukça bunalan nietzsche, en büyük eserlerinden biri olan böyle buyurdu zerdüşt kitabının ilk bölümünü 10 günde yazacağı rapolla’ya kaçtı.
schopenhauer’e olan felsefi bağlılığını yitirdikten ve hayatını etkileyen, baba gibi gördüğü wagner ile olan ilişkisini tamamen koparması o dönem yazmaya devam ettiği böyle buyurdu zerdüşt kitabını da etkilemiş oldu. yazım tarzını değiştirmesi o dönem okuyucular tarafından fark edildi ve eserleri daha az satmaya başladı. bu dönemde yayıncısıyla sorunlar yaşamaya başlayan nietzsche’nin böyle buyurdu zerdüşt kitabının dördüncü bölümü ancak 40 kopya basıldı. bu kopyalar da sadece yakın çevresine dağıtıldı.
yaşadığı sağlık sorunlarından dolayı eskisi kadar iyi üretemiyor ve çalışmaları üzerinde uzun süreler düşünme fırsatı yakalayamıyordu. işte tam o dönemde yani 1887 yılında dostoyevski’nin kitapları eline geçmiş ve yazarı benimsemişti. bu dönemden 1889 yılına kadar kendi çabalarıyla 5 kitap daha yayınlamayı başarmıştı.
bundan sonraki yıllarda olumlu düşünce tarzını geliştirdikçe var olan nietzsche ile var olmasını istediği nietzsche arasındaki uçurum giderek daha fazla açıldı. fikirlerindeki şiddetle dost olarak yanına aldığı kadının eline bakan adam arasındaki zıtlık duygulandırıcıydı. bilinen ölçülerden kendini kurtarmak bir yana hayatında annesinin ve kız kardeşinin etkisinden bile kendisini kurtaramıyordu. kitaplarında salık verdiği gibi yüreğindeki acıma duygusunu öldürmek şöyle dursun, son derece duyarlı, içten hıristiyanlar karşısında anlaşılmamaktan korkan biri olup çıkmıştı. karşılaştığı gerçekler yüzünden yüreği beyniyle devamlı savaş halinde bir adam olup çıkmıştı.
3 ocak 1889 yılında beklenen çöküntü gelip çattı. daha önceki aylarda akıl deneyinde aksama olduğunu gösteren belirtiler ortaya çıkmıştı. çapraşık şiddet duygularını dile getiren mektuplar yazıyordu. bunlardan birinde genç kayser’i öldürmek niyetinden söz ediyor, diğerinde çarmıha gerilmiş adam diye imza atıyordu.
derken bir gün sokakta bir at arabasının sahibinin atına çok kötü davrandığını gördü. koşup hayvanın boynuna sarıldı, acıyla öpmeye başladı hayvanı. sonra hıçkıra hıçkıra ağladı. birden kendini kaybedip yere yuvarlandı.
dostoyevski’nin suç ve ceza kitabında, eserin kahramanı raskolnikov’un da gözleri önünde bir at kırbaçlanıyordu. bu durum nietzsche’nin biyografi yazarlarının gözlerinden kaçmadı. zira nietzsche dostoyevski’i çok seviyor ve onun için şöyle diyordu: “kendisinden bir şeyler öğrendiğim tek psikolog.”
her ne olursa olsun o an da bayılışı ve çöküşü tam oldu. bir daha aklını tam olarak kullanamadı, kitap yazamadı. hasta yatağında annesi ve kız kardeşi tarafından bakıma muhtaç bir şekilde son yıllarını geçirdi.
1900 yılında ise hayatını yalnız başına geçiren, birçok esere imza atan, herman hesse, michel foucault, albert camus, carl gustav jung gibi isimlere ilham kaynağı olmuş büyük filozof nietzsche, zaatüreden hayatını kaybetti. yıllarca hıristiyanlığa hizmet etmiş atalarının yanına gömüldü. kim bilir belki de onların yanında kendisini daha mutlu hissetmiştir.
devamını gör...
samsung vs iphone
samsung'un hayatımdaki tek yararı iphone'un gerçekten muazzam bir marka olması farkındalığını kazandırmasıdır.
devamını gör...
uykusuzluk sorunu üzerine tavsiyeler
birkaç tavsiye verebileceğim başlıktır. eğer uygularsanız faydanıza olur, ben denedim, onaylıyorum*.
1) uyumadan en az 2 saat önce sıvı alımını kesin.
2) uyumadan en az 4 saat önce yemek yemeyi bırakın.
3) uyumadan 30 dakika önce uyku egzersizleri yapın (internette bulabilirsiniz videolu olarak ve görsel olarak).
4) saat 17.00'dan sonra çay, kahve gibi kafeinli içecekler içmeyin.
5) doğru pozisyonda uyuyun (uzmanlar sağ omuz üstü pozisyonunu ve sırt üstü pozisyonunu tercih etmenizi öneriyorlar.).
1) uyumadan en az 2 saat önce sıvı alımını kesin.
2) uyumadan en az 4 saat önce yemek yemeyi bırakın.
3) uyumadan 30 dakika önce uyku egzersizleri yapın (internette bulabilirsiniz videolu olarak ve görsel olarak).
4) saat 17.00'dan sonra çay, kahve gibi kafeinli içecekler içmeyin.
5) doğru pozisyonda uyuyun (uzmanlar sağ omuz üstü pozisyonunu ve sırt üstü pozisyonunu tercih etmenizi öneriyorlar.).
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
...
sus, kimseler duymasın.
duymasın, ölürüm ha.
aymışam yarı gece,
seni bulmuşam sonra.
seni, kaburgamın altın parçası.
seni, dişlerinde elma kokusu.
bir daha hangi ana doğurur bizi?
(bkz: ahmed arif-suskun)
sus, kimseler duymasın.
duymasın, ölürüm ha.
aymışam yarı gece,
seni bulmuşam sonra.
seni, kaburgamın altın parçası.
seni, dişlerinde elma kokusu.
bir daha hangi ana doğurur bizi?
(bkz: ahmed arif-suskun)
devamını gör...
neslişah
son osmanlı sultanını neslişah 'ın hayatını anlatan murat bardakçı tarafından yazılan kitap.
neslişah, 4 şubat 1921 yılında sarayda doğmuştur. hanedan defterine adı yazılan son sultanıdır.
adına altın basılmıştır.
neslişah, son padişah sultan vahiddin ile son halife abdülmecid efendi'nin torunu, sabiha sultan ile şehzade ömer faruk efendi'nin büyük kızıdır.
mısır'ın son hıdivi ikinci abbas hilmi paşa'nın oğlu ve son kral naibi prens abdülmünim ile evlenmiştir.
bu evlilik babasının zoruyla olan bir evlilik olmuştur. bu evlilik olmasın diye neslişah günlerce ağlamıştır.
saraylı olmanın gereği sonunda evliliği kabul etmiştir. çünkü o her zaman mantıklı bir bir kadındır.
başta direndiği bu evlilik sandığı gibi çıkmamış, zamanla eşini sevmiştir.
bu evlilikten, prens abbas hilmi ile prenses ikbal moneim saviç'in dünyaya gelmiştir.
neslişah kitapta, çocukluğunda ve gençliğinde ona öğretilen saray adetlerini anlatır.
nasıl konuşması gerektiği, nasıl durması gerektiğini anlatır.
ortalıkta ağlayamayacağını ve yüksek sesle gülemeyeceğini anlatır.
saraylı olmanın, olanları kabullenmek ve eldekiyle huzur bulmak olduğunu anlatır.
kitap 2011 yılında çıkar. neslişah 2012 yılında ölür.
osmanlıya ilgi duyanların, kadın bakışına ilgi duyanların hoşuna gidebilecek bir biyografi.
neslişah, 4 şubat 1921 yılında sarayda doğmuştur. hanedan defterine adı yazılan son sultanıdır.
adına altın basılmıştır.
neslişah, son padişah sultan vahiddin ile son halife abdülmecid efendi'nin torunu, sabiha sultan ile şehzade ömer faruk efendi'nin büyük kızıdır.
mısır'ın son hıdivi ikinci abbas hilmi paşa'nın oğlu ve son kral naibi prens abdülmünim ile evlenmiştir.
bu evlilik babasının zoruyla olan bir evlilik olmuştur. bu evlilik olmasın diye neslişah günlerce ağlamıştır.
saraylı olmanın gereği sonunda evliliği kabul etmiştir. çünkü o her zaman mantıklı bir bir kadındır.
başta direndiği bu evlilik sandığı gibi çıkmamış, zamanla eşini sevmiştir.
bu evlilikten, prens abbas hilmi ile prenses ikbal moneim saviç'in dünyaya gelmiştir.
neslişah kitapta, çocukluğunda ve gençliğinde ona öğretilen saray adetlerini anlatır.
nasıl konuşması gerektiği, nasıl durması gerektiğini anlatır.
ortalıkta ağlayamayacağını ve yüksek sesle gülemeyeceğini anlatır.
saraylı olmanın, olanları kabullenmek ve eldekiyle huzur bulmak olduğunu anlatır.
kitap 2011 yılında çıkar. neslişah 2012 yılında ölür.
osmanlıya ilgi duyanların, kadın bakışına ilgi duyanların hoşuna gidebilecek bir biyografi.
devamını gör...
