evet hayat çok kısa ve biz sanki sevdiklerimiz her an yanımızdaymış hiç gitmezlermiş gibi onlarla tartışıyoruz. onlara sarılmak varken, onlara sevdiğimizi söylemek varken biz sadece kavga ediyoruz, küsüyoruz. gerçekten sevdiğimiz insanları iki karış toprağın altında görmediğimizden midir bu kendini bilmezlik. şuan benim yaptığım da aynı. kızıyorum da kendime fazlasıyla. git diyorum bak hayat kısa ne olacağı belli değil ne bu kırgınlık, küskünlük ama yürek söylese de akıl dinlemiyor. ikiye bölünmüş bir vücut gibiyim. bir tarafım söyle kurtul diyor bir tarafım sus da bitsin diyor. hayat gerçekten çok kısa o yüzden sevdiklerinizle iyi geçinin boş yere küsüp, darılmayın belli mi olur bir gün ayrılık tez gelirse geriye acının dayanılmazlığı kalır.
devamını gör...

canım profil fotom.*

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

boş ve uzun bir yolda araç sürmektir.
kar yağarken koşuya çıkmaktır.
kampüs çimlerinde ders beklerken uyuklamaktır.
bazen bir sigara yakmaktır.
devamını gör...

hadsiz kişi.

tek kelime konuşmadığımız yazardan bile küfür yediğimiz oluyor. tartışsak da yesek gam yemeyeceğiz yani...

özel mesajlarda olup bitenlere yönetim karışmaz. yalnız aynı kişi hakkında 1'den fazla şikayet olursa o zaman değerlendirirler. "karışmıyorlarsa neden mesaj atıp anlatayım?" diyebilirsiniz. demeyin. siz yine de şikayetçi olun ki sizden başkalarının şikayeti de olursa, hepsi birlikte değerlendirilsin.
devamını gör...

tipsiz ve troll olması kuvvetle muhtemel olan erkektir. bu yaptığı gereksiz hareketin akabinde arabası ve eviyle övünmeye başlayabilir. karşısındaki dişi kezbanlık seviyesi yüksek biriyse iş görür. ama zeki kadınlar böyle tipleri pek insan hesabına almazlar. köpek hesabına almazlar diyecektim ama köpeklere hakaret olur bu.
devamını gör...

hassas davranıp edinilmiş tecrübelerden olumlu ve güzel olanlarından bahsetmektir.

*

konya mutfağı etli ekmek, höşmerim helvası, fırın kebabı, bamya çorbası, saçarası... gibi çok lezzetli yemeklere sahip olup fiyatlar istanbul'a kıyasla çok uygundur.meram belediye tesislerinde, mutlu etli ekmek ve kebapçı şükrü'de yemenizi tavsiye edebilirim. konya'nın suyu bile bana ayrı tatlı gelmişti, içmeye doyamamıştım.

bisikletseverler için oldukça düz bir yer konya. bisiklet kültürünün de gelişmiş olduğunu düşünüyorum. yalnız benim konya 'da gezerken ciddi bir güzergah bulma problemim oluyor. kesinlikle gideceğim yeri bulamıyorum. alt geçitlere diğer illerden farklı olarak battıçıktı deniyor.

konya 'da bir sürü müze var. bunları ziyaret etmeden dönmek hata olur.

kvmgm.ktb.gov.tr/TR-44116/k...

japon parkı
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


karasal iklim hakim olduğu için inanılmaz soğuk bir yer.özellikle akşama doğru donmaya başlıyorsunuz. akşam vakti de dışarda pek insan gözükmüyor. gündüz de istanbul'da olduğu gibi öyle yürüyüş yapan insanlar pek görmedim.

çok turist ağırlayan, kongrelere ev sahipliği yapan bir yer olduğu için otel rezervasyonlarını önceden yapmak gerekebilir.

obruklar çok ilginç, gidip görmekte fayda olabilir.
devamını gör...

boy. ben kısa olduğum için demiyorum*yani gerçekten kızların kısası makbuldür bence. hem zaten ben kısa değilim ki*, sizler çok uzunsunuz.*
devamını gör...

olmamalı öyle özgürlük. sırf devrimleri islam'a karşı diye mi sevmeyecek bazıları? haydi onu geçtik, kurtuluş savaşı da yalan herhalde. binlerce şehit boşuna verildi yani. yok öyle iş, devrimlerini sevmiyorsa bile bu ülke için gösterdiği çabayı ve savaşı sevmek "zorundadır". evet zorunda. eğer birisi, bu ülkeyi işgalcilerin elinden kurtarıp, türk milletini tekrar yükseltmek için uğraşan adamı azıcık dahi sevmiyorsa onda çok büyük bir sıkıntı vardır.
devamını gör...

klasik okur ve alıntılarla yaşıyorum
devamını gör...

ben kefilim, ciğeriniz kalmayacak, a sayın yazarlar.
sayın imperactus yine alıyor sazı eline. geçen sefer geç saat idi, pek fazla insan etkilenmedi. ama bu sefer önden söylüyorum: mesaj atsam mı, atmasam mı; özledim, arasam mı; evi yakın, bi penceresinden baksam mı, diye muallaktaysanız sizi delip geçer. çünkü bu adam* şarkılarla konuşuyor.
hadi vire!
devamını gör...

buradan
devamını gör...

kullanıcı adını görüp bir anlığına şaşırdığım sözlük yazarı. tomris ve umay isimlerini oldum olası sevmişimdir hatta bir kızım olsa bu isimlerden hangisini verirdim diye düşünmüşlüğüm bile vardır.
devamını gör...

bitmeye yüz tutmuş bir gelenek daha. böyle olması çok üzücü. şu anki hâlinin fotoğrafları telefonunda ve her an bir şey gelebilir başına. gerçi silinse bile umrunda değil. şak şak sürekli her hâlini çekiyorsun ne olacak ki? bir yerde yüz poz. elinin altında nasıl olsa ama değerli değil. eski fotoğraf albümleri öyle mi?

ben bu albümlerin müptelasıyım. hadi aç bakalım modundayım. ahh evdeki benim elimden ne çekti... tekrar tekrar kaplandı. anne ile baba'nın düğün fotoğrafları...
her baktığımda yüz analizi yapıp durum değerlendirmesi yapıyorum. ne hissettiklerini anlamaya çalışıyorum.bir anda moda eleştirmeni oluyorum. bu kim, bu kim? tanıyacak sanki, tam bir delilik!

en sevdiğim tabii ki çocukluk fotoğraflarım.
çünkü insan kendi fotoğraflarına daha dikkatli bakıyor. üstelik kendimle dalga geçmeye bayılıyorum. eşek sıpası, şebek, tipe gel tipe... yaa çok tatlı! aa bu kırmızı rugan papuçlar, püsküllü çantam, hatırlıyorum bunun için küçük çaplı savaş çıkartıp sadece iki gün koluma takmıştım. o fotoğrafta bir zafer var, başım dik vee kocaman bir gülümseme. çisssss...

90' ların çılgın trendleri o an hepsi bellekte bu albümler sayesinde.

tanımadığım insanların fotoğraf albümler'inede bakarım. hepsinin var değişik hikayesi. dıdısının dıdısının dıdısı, onun 3 kuşak hayatı anlatılır...her aile'nin bir iftiharı ve talihsiz hikayesi o an bilen ağız tarafından özet geçilir. niye ilgilendirir ki seni? ama tadı başka işte. okuldan dönerken eve gelene kadar hızlı hızlı yediğin çilekli lolitop şekeri gibi. tadı güzel, şekeri fazla... tatlı...

bir aktarım fotoğraf albümü, bir yaşanmışlık, kültür... kuşak farklılığını ortaya koyacak, yılları birbiriyle yarıştıracak, değişimlere kafa atacak renkli, görseller her biri. hepsinde gülümseme hiçbir acıdan geçmemiş gibi. bazılarında göz kaçırma, o an yaşadığı bir huzursuzluğu yansıtma. onu anlayayıp sorgulamaya gidiyor insan istemsizce. yorgun muydun burada? hopp başlıyor yaşananı anlatmaya.

şu an yazarken bile tuhaf bir gülümseme belirdi yüzümde. son on senenin fotoğrafları bile albüm şeklinde yok elimde. o kadar kötü değil belki şu an. belki ilerisi için çok dikkat çekici. o zaman hemen yenisi eklenmeli şöyle sayfa çevirmeliklerden..
devamını gör...

kara simit olarak da bilinir, çıtır çıtır olması ve koyu rengiyle diğerlerinden ayrılır.
devamını gör...

ıdealist insan mukemmeliyetcidir ve çok üzülür hayat onun istedigi gibi olmaz her zaman hatta hicbir zaman. en küçük işte bile idealistligi belirlediği için defalarca yapıp memnun olmaz. maalesef benim de içinde olduğum durumdur.
devamını gör...

bazen tüm çıplaklığı fazla gelen. sonra bünye kaldırmıyor. katmanlar halinde yüzüne çarpıyor. kaçış yok.
devamını gör...

stockholm sendromunun tam tersi. kaçıran, kaçırdığı kişiye ilgi duymaya başlar.
devamını gör...

ilgi bir ihtiyaçtır. ilgi delisi gibi tanımlamalar yüzünden insanları yalnızlığa itiyoruz. insan insanın ilgisine muhtaçtır.*
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

66. selam olsun hepsine, gözlerinizden öpüyorum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim