telefonla sinek öldürürken yanlışlıkla tanım beğenmek
sivrisinek kolumun uzerinde gezerken bir yandan başlıkta geziyordum. tam ısıracakken telefonu vurmamla tanımı beğenmem bir oldu.
(bkz: abi yat istersen geç oldu)
(bkz: abi yat istersen geç oldu)
devamını gör...
karizmatik oyun kahramanları
devamını gör...
yaşar kemal
yalnızlık
kuş uçmaz, kervan geçmez bir yerdesin.
su olsan kimse içmez,
yol olsan kimse geçmez,
elin adamı ne anlar senden?
çıkarsın bir dağ başına,
bir ağaç bulursun tellersin
pullarsın gelin eylersin.
bir de bulutları görürsün,
bir de bulutları görürsün,
bir de bulutları görürsün.
köpürmüş gelen bulutları.
başka ne gelir elden?
çın çın ötüyor yüreğimin kökünde
şu dünyanın ıssızlığı.
tanrı kimsenin başına vermesin
böyle bir yalnızlığı!
dizelerinin sahibi çok sevdiğim yazardır.
kuş uçmaz, kervan geçmez bir yerdesin.
su olsan kimse içmez,
yol olsan kimse geçmez,
elin adamı ne anlar senden?
çıkarsın bir dağ başına,
bir ağaç bulursun tellersin
pullarsın gelin eylersin.
bir de bulutları görürsün,
bir de bulutları görürsün,
bir de bulutları görürsün.
köpürmüş gelen bulutları.
başka ne gelir elden?
çın çın ötüyor yüreğimin kökünde
şu dünyanın ıssızlığı.
tanrı kimsenin başına vermesin
böyle bir yalnızlığı!
dizelerinin sahibi çok sevdiğim yazardır.
devamını gör...
müslüman yazarlara sorular
bundan kırk sene önce ankara üniversitesi ilahiyat fakültesinde okudum.
birinci sınıf bitince kendi memleketime geldim.
inanılmazdı...
benden bilgi almak için bir köşeye çağıran pek çok insanlar tanıdım.
ve hemen hemen hepsi sex ve cinsellikle ilgili konularda sorular sormuşlardı.
yuhbeeeee olmuştum.
biz din ve islam öğretmek için okuyorduk.
milletin aklında ise karpuz kabuğu vardı.
birinci sınıf bitince kendi memleketime geldim.
inanılmazdı...
benden bilgi almak için bir köşeye çağıran pek çok insanlar tanıdım.
ve hemen hemen hepsi sex ve cinsellikle ilgili konularda sorular sormuşlardı.
yuhbeeeee olmuştum.
biz din ve islam öğretmek için okuyorduk.
milletin aklında ise karpuz kabuğu vardı.
devamını gör...
yazarların mezun olduğu liseler
(bkz: izmir karataş lisesi)
bozuk bir psikolojinin son kırıntılarını ve kalan son beyin hücrelerinizi de kaybetmeyi göze alıyorsanız gidin.
ytd.
bozuk bir psikolojinin son kırıntılarını ve kalan son beyin hücrelerinizi de kaybetmeyi göze alıyorsanız gidin.
ytd.
devamını gör...
ingiltere'de benzin yok benzin
"kraliçe elizabeth yokluktan faytonla geziyor. bizim 7474747474747474 milyon euroluk atom bombasına dayanıklı mercedes maybach'imiz var. itibardan tasarruf olmaz." şeklinde devam etmesini umup hayal kırıklığına uğradığım açıklama.
seyirciler olarak performans düşüklüğü gözlemlemekteyiz. kapanış yakın gibi.
seyirciler olarak performans düşüklüğü gözlemlemekteyiz. kapanış yakın gibi.
devamını gör...
kitleler psikolojisi
nicolo makyavelli der ki; "insan yığınları büyük hırsıza bakmaz özlemi odur. insan yığınları yalancıya kızmaz. kendiside yalancıdır da ondan. insan yığınları yoksula kızar. aptallığından der." yığın, toplum demek değildir. "yığın" otoriteye itaat ederek hareket eder. toplum ise bireylerden oluşur. sorgular ve örgutlenir. kitlenize bakın anlarsınız .yığın mıdır? toplum mudur? bu durumun bireyden toplumsal zekaya yansımasına baktığımızda ise bir birey hangi coğrafya da, nasıl bir aile, toplum, eğitim sistemi, sosyal çevre yapısı içerisinde doğar ve büyür ise dinî inancı, siyasi fikirleri hayata dair birçok fikir ve görüşleri ona göre şekil alır. ilerleyen zamanla birlikte birey bu öğrendiği bilgi ve fikirleri kendi düşünceleri ile özdeşleştirerek aşılması daha da zor dogmatik tabular hâline getirir. işin asıl trajikomik olan yanı ise bireyin kendi öz ve nesnel gerçek fikirlerinden ziyade önüne sunulan birçok farklı ideolojileri ve kalıplaşmış fikirleri artık kendi fikirleri zannetmesi ve bunu normalleştirerek hayatına devam etmesi...
devamını gör...
geceye bir hayat dersi bırak
üzülme! bir şey olmuyorsa ya daha iyisi olacağı için ya da gerçekten de olmaması gerektiği için olmuyordur.
devamını gör...
sabah üç gibi sokakta yürüyen gizemli şahıslar
alternatif 1: "romantik bir arkadaştır. sevdiceğini kontrol etmeye gidiyordur, kafasına bir şeyleri takıp sabaha kadar oturmasın diye " *
alternatif 2: "çok sevdiği bir arkadaşından kendisine şöyle bir mesaj gelmiş olabilir - bu gece hiç uykum tek başıma sıkılıyorum evde konuşacak kimse de yok pfff- "
alternatif 3: "şeytan çıkarmak için eve çağrılan koca yürekli alternatif ilim adamıdır."
alternatifler çok ama diğer yazar arkadaşlara saygısızlık olmasın diye bu kadarı yeterli dediğim başlıktır.
alternatif 2: "çok sevdiği bir arkadaşından kendisine şöyle bir mesaj gelmiş olabilir - bu gece hiç uykum tek başıma sıkılıyorum evde konuşacak kimse de yok pfff- "
alternatif 3: "şeytan çıkarmak için eve çağrılan koca yürekli alternatif ilim adamıdır."
alternatifler çok ama diğer yazar arkadaşlara saygısızlık olmasın diye bu kadarı yeterli dediğim başlıktır.
devamını gör...
sözlük yazarlarının dönüm noktam dedikleri anlar
en umutsuz olduğum zamanda en yakın arkadaşıma kalbimi açmam ama onun beni anlamadığını ve yargıladığını fark ettiğim andı. en güvendiğim insanın bile beni anlamaması iş başa düştü deyip kendimle ateşkes imzalamamı sağlamıştı. acı ama kimse sizin kendinizi sevmeniz gerektiği kadar sizi sevemez.
devamını gör...
vücudunuzun sizi ele vermesi
depresyonda olduğumu reddederken diş hekimimin dişlerimdeki zedelenmelerin psikolojik olduğunu söylediği zaman bedenimin benimle konuştuğunu anlamıştım. bedeninizi dinleyin arkadaşlar, sizinle konuşuyor bir sıkıntı olduğunda.
devamını gör...
asal sayılar
şifreleme biliminde önemli yeri olan sayılardır. 300 basamaklı asal sayılarla inşa edilen "cisim" adı verilen cebirsel yapılarla oluşturulan güçlü şifreleme sistemleri bulunmaktadır. burada sistemin asal sayı ile inşa edilen cisim ile kurulması mühimdir, ne kadar büyük sayı alırsanız sistem o kadar güvenlidir.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
kuşlar, yuvalarında rahat değil.
artık onlar için en büyük aydınlık güneş değil.
kediler artık köpeklerden korkmuyor.
insanlar kadar korkunç değil.
ağaçlar kesilmenin acısını unuttu
yanmak kadar acı değil.
artık onlar için en büyük aydınlık güneş değil.
kediler artık köpeklerden korkmuyor.
insanlar kadar korkunç değil.
ağaçlar kesilmenin acısını unuttu
yanmak kadar acı değil.
devamını gör...
birçok konuda eksik olunduğunu fark etmek
insan zaten ben tamamım dediği zaman gaflete düşüp kendi gelişimini kendi bitirmiş demektir.
devamını gör...
yapılan 1 nisan şakaları
ilkokulda bir arkadaşımızın kulağının dibinde aynı anda 2 balon patlattık.sonuç bizim için şaka onun için hüsran oldu.kız korkudan 1 ders boyunca ağladı ve kulağını tuttu haliylen.şaka yapmaya çok meraklıydık o yaşlarda ama üzülmüştük te tabi sonrasında bu bize ders oldu,daha az korkutucu şakalar yapmaya da devam ettik..
devamını gör...
konuşurken en çok kullanılan kelime
"aslinda" yada "esasen" olabilir. gerci ben evde tıkılı kalmaktan kokten konusmayi unuttum, sahi o nasil bir seydi?
devamını gör...
efsun
2021 ekim’de, daha yepisyeni, taze taze, sıcacık yayımlanmış olan (bkz: selahattin demirtaş) kitabıdır.
açıkçası şunu söylemeliyim, bu kitabı okuduktan sonra, selahattin demirtaş politikayla ilgilenmese idi şayet, çok iyi bir edebiyatçı olabilirmiş diye düşünüyorum. yahut edebiyatı iyi olduğu için politikacı olmuştur belki, mümkün… *
öncelikle kitap öykü kitabı. kitap bölümleri, kitaptaki karakterlerin, kitap içerisindeki olayları kendi ağızlarından anlatmaları/yorumlamaları üzerinden ilerliyor…
selahattin demirtaş kitabı yazarken çok zorlamamış, kasmamış. tüy gibi hafif bir hikaye. tüy gibi hafif derken, fazla sarmal bir hikaye. tuhaf rastlantılar, değişik kurgular barındırıyor. yani içerik değil, akıcılık açısından çok hafif bir kitap demek istiyorum. böyle biranın yanına açtığınız tuzlu fıstık hiç dokunulmamış gibi durur uzun süre ama bir anda zönkk diye biter de nasıl bittiğini anlayamazsınız ya; işte öyle akıp gidiyor.
bir iki detay vermek istiyorum fakat hikayenin en baştan çok belli olacağını düşündüğüm için durduk yere spoiler küfrü yemeyi göze almamak en doğrusuymuş gibime geliyor.
mesela kitap içerisinde bir şarkı var, daha önce dinlememiştim hiç. bu kitaptan öğrenip merakla dinledim ve hemen ‘ege meyhane’ isimli spotify listeme ekledim. *
feyruz – ana la habibi şuradan tıklayarak ulaşabilir ve belki dinledikten sonra siz de benim gibi sevebilirsiniz.
hikaye güzel, kurgu güzel, kullanılan dil sade, azıcık mizahla tatlandırılmış falan enfes bir kitap. 2-3 saatlik bir okuma ile rahatlıkla bitirebileceğinizi söyleyebilirim…
birkaç ağır okumayı yaptıysanız bu aralar, bu kitabı dondurmalı irmik helvası tadında ayaküstü okuyabilirsiniz. bence bir şansı gerçekten hak edecek kadar iyi kitap…
açıkçası şunu söylemeliyim, bu kitabı okuduktan sonra, selahattin demirtaş politikayla ilgilenmese idi şayet, çok iyi bir edebiyatçı olabilirmiş diye düşünüyorum. yahut edebiyatı iyi olduğu için politikacı olmuştur belki, mümkün… *
öncelikle kitap öykü kitabı. kitap bölümleri, kitaptaki karakterlerin, kitap içerisindeki olayları kendi ağızlarından anlatmaları/yorumlamaları üzerinden ilerliyor…
selahattin demirtaş kitabı yazarken çok zorlamamış, kasmamış. tüy gibi hafif bir hikaye. tüy gibi hafif derken, fazla sarmal bir hikaye. tuhaf rastlantılar, değişik kurgular barındırıyor. yani içerik değil, akıcılık açısından çok hafif bir kitap demek istiyorum. böyle biranın yanına açtığınız tuzlu fıstık hiç dokunulmamış gibi durur uzun süre ama bir anda zönkk diye biter de nasıl bittiğini anlayamazsınız ya; işte öyle akıp gidiyor.
bir iki detay vermek istiyorum fakat hikayenin en baştan çok belli olacağını düşündüğüm için durduk yere spoiler küfrü yemeyi göze almamak en doğrusuymuş gibime geliyor.
mesela kitap içerisinde bir şarkı var, daha önce dinlememiştim hiç. bu kitaptan öğrenip merakla dinledim ve hemen ‘ege meyhane’ isimli spotify listeme ekledim. *
feyruz – ana la habibi şuradan tıklayarak ulaşabilir ve belki dinledikten sonra siz de benim gibi sevebilirsiniz.
hikaye güzel, kurgu güzel, kullanılan dil sade, azıcık mizahla tatlandırılmış falan enfes bir kitap. 2-3 saatlik bir okuma ile rahatlıkla bitirebileceğinizi söyleyebilirim…
birkaç ağır okumayı yaptıysanız bu aralar, bu kitabı dondurmalı irmik helvası tadında ayaküstü okuyabilirsiniz. bence bir şansı gerçekten hak edecek kadar iyi kitap…
devamını gör...
skaftafell buz mağarası
sadece kışın, soğuk hava buzları sertleştirdiğinde girilmesi güvenlidir. içerde sürekli sürekli bir çatırdama sesi duyulur. bunun sebebi mağaranın yıkılmak üzere olması değil sürekli mağaranın da buzulla beraber hareket halinde olmasıdır. buzul bir milimetre bile hareket etse büyük sesler duyulabilir.
bu buz mağaraları büyülü ülke izlanda'nın sanki bu dünya'ya ait olmadığının izlenimini verir.
buzda hava bulunmaması, mavi dışında tüm ışığı emmesine neden oluyor. bu muhteşem görüntülerin sırrı da bu işte.
bu buz mağaraları büyülü ülke izlanda'nın sanki bu dünya'ya ait olmadığının izlenimini verir.
buzda hava bulunmaması, mavi dışında tüm ışığı emmesine neden oluyor. bu muhteşem görüntülerin sırrı da bu işte.
devamını gör...
sözlük yazarlarının aldığı en güzel hediye
doğum günüm için gittiğimiz mekanda bi’ arkadaşım şarkı söylemişti birden sahneye çıkıp. benim unutamadığım bir hediyedir bu. belki alınmadı ama hediye edildi sonuçta.
devamını gör...
turuncu
duygusal bağ kurduğum renk. kıymetlim.
hayatımda turuncu seven tek bir adam tanıdım. ya hayır öyle kalıplaşmış, erkeksi şeyleri seven, klişe adamlar da girmedi hayatıma ama denk gelmedi sanırım bir şekilde turuncu seven biri. yoksa biri futbol oynamakla ilgilenir, maç hiç izlemez, benim maç izlediğim akşamlarda biramı, çerezimi falan getirirdi. bir diğerine rupaul aşkımı borçluyum. böyle şeyler. ama turuncu seven biriyle romantik ilişki kurmadım hiç. yani.
- en sevdiğin renk ne?
- turuncu.
- hmm.
- n'oldu be? sen sen sevmez misin?
- yoo güzel, pozitif bir renk tabi, ama ne bileyim, turuncu bir şeyim yok hiç galiba. nötrüm.
- anladım.
benim sık kullandığım birçok şahsi eşyam turuncudur. evimi ve evimdeki eşyaların büyük kısmını domine eden, bu konuda ciddi hassasiyetleri olan biriyle uzun süre aynı evi paylaşmamış olsaydım kullandığım buzdolabı, televizyon sehpası falan da turuncu olurdu muhtemelen. evleri ayırıp eşyaların bazılarını getirdiğim yalnız yaşadığım eve bakıyorum da o evden buraya tek bir turuncu obje gelmiş. o objeyi de onsuz çıktığım bir tatilden almış, kırılmasın diye valize koymamış, yaklaşık 4 saatlik uçak yolculuğunda elimde taşımıştım. yanımda o olsa muhtemelen başka rengini alırdık. canım turuncu bisiklet objem. iyi ki benimsin.
sonra... sonra hayatıma bir turuncu sever girdi. turuncu bir evren yarattık kendimize. ikimizden başka kimsenin girmediği bir evren. içinde yaşadıklarımızı anlatacak değilim. sadece şunu söyleyeceğim, turuncu hiç bu kadar güzel gelmemişti. bana bile. ona mı? bilmiyorum. bizim turuncu evrenimizdeki gökcisimlerini keşfetmek onu tatmin etti mi? bilmiyorum.
turuncu çizgilerimiz var ama. dışarıdan siyah gibi görünüyorlar. onu biliyorum. mükemmel değiller. biz de değildik.
saygıyla, aşkla, akılla!
hayatımda turuncu seven tek bir adam tanıdım. ya hayır öyle kalıplaşmış, erkeksi şeyleri seven, klişe adamlar da girmedi hayatıma ama denk gelmedi sanırım bir şekilde turuncu seven biri. yoksa biri futbol oynamakla ilgilenir, maç hiç izlemez, benim maç izlediğim akşamlarda biramı, çerezimi falan getirirdi. bir diğerine rupaul aşkımı borçluyum. böyle şeyler. ama turuncu seven biriyle romantik ilişki kurmadım hiç. yani.
- en sevdiğin renk ne?
- turuncu.
- hmm.
- n'oldu be? sen sen sevmez misin?
- yoo güzel, pozitif bir renk tabi, ama ne bileyim, turuncu bir şeyim yok hiç galiba. nötrüm.
- anladım.
benim sık kullandığım birçok şahsi eşyam turuncudur. evimi ve evimdeki eşyaların büyük kısmını domine eden, bu konuda ciddi hassasiyetleri olan biriyle uzun süre aynı evi paylaşmamış olsaydım kullandığım buzdolabı, televizyon sehpası falan da turuncu olurdu muhtemelen. evleri ayırıp eşyaların bazılarını getirdiğim yalnız yaşadığım eve bakıyorum da o evden buraya tek bir turuncu obje gelmiş. o objeyi de onsuz çıktığım bir tatilden almış, kırılmasın diye valize koymamış, yaklaşık 4 saatlik uçak yolculuğunda elimde taşımıştım. yanımda o olsa muhtemelen başka rengini alırdık. canım turuncu bisiklet objem. iyi ki benimsin.
sonra... sonra hayatıma bir turuncu sever girdi. turuncu bir evren yarattık kendimize. ikimizden başka kimsenin girmediği bir evren. içinde yaşadıklarımızı anlatacak değilim. sadece şunu söyleyeceğim, turuncu hiç bu kadar güzel gelmemişti. bana bile. ona mı? bilmiyorum. bizim turuncu evrenimizdeki gökcisimlerini keşfetmek onu tatmin etti mi? bilmiyorum.
turuncu çizgilerimiz var ama. dışarıdan siyah gibi görünüyorlar. onu biliyorum. mükemmel değiller. biz de değildik.
saygıyla, aşkla, akılla!
devamını gör...