kilo almak
kilo vermekten daha zor olduğunu şişmanlar bilmez.
devamını gör...
hıçkıra hıçkıra ağlamak
hıçkıra hıçkıra ağlamaktan daha hazini hıçkıramadan ağlamaktır. anlamazsınız nasıl olduğunu ama gözyaşınız akar, nasıl bu kadar çok aktığına şaşarsınız. böyle bir ağlama anımda dikkat ettim yıllar önce, bir göz damlası çene hizama varmadan 4. evet dördüncü göz damlası göz pınarımdan ayrılmıştı. öyle bir zamanda neden bunu saydığım hakkında hiç bir fikrim yok. zaten o zamanlar herhangi bir şey hakkında da fikrim yoktu, tek bildiğim ağlamaktı. sanıyorum ki en hızlı ağlama sınırım bu, bu konuda bir rekor deneme çalışmam olmadı.
edit: bu arada istanbul ağlamak için şahane bir şehir, metrobüste ağladım, avmde ağladım, kadıköyde bir bankta oturup ağladım da bir çingene çiçekçi genç kadından başka kimse dokunmadı bana. tabii tavsiye etmiyorum ağlamayın ama durum böyle, yani 5-6 sene önce böyleydi artık ağlamıyorum test edemedim.
edit: bu arada istanbul ağlamak için şahane bir şehir, metrobüste ağladım, avmde ağladım, kadıköyde bir bankta oturup ağladım da bir çingene çiçekçi genç kadından başka kimse dokunmadı bana. tabii tavsiye etmiyorum ağlamayın ama durum böyle, yani 5-6 sene önce böyleydi artık ağlamıyorum test edemedim.
devamını gör...
violent pornography
system of a down'ın 2005'de çıkarttığı mezmerize albümünden bir şarkıdır.
sözleri;
everybody, everybody, everybody livin' now
everybody, everybody, everybody fucks
everybody, everybody, everybody livin' now
everybody, everybody, everybody sucks
everybody, everybody, everybody livin' now
everybody, everybody, everybody cries
everybody, everybody, everybody livin' now
everybody, everybody, everybody dies
ıt's a non-stop disco
bet you it's nabisco
bet you didn't know, woo-oo
non-stop disco
bet you it's nabisco
bet you didn't know, woo-oo
non-stop disco
bet you didn't know
bet you didn't know
non-stop disco
bet you didn't know
bet you didn't know
bet you didn't know
everybody, everybody, everybody livin' now
everybody, everybody, everybody fucks
everybody, everybody, everybody livin' now
everybody, everybody, everybody sucks
everybody, everybody, everybody livin' now
everybody, everybody, everybody dies
everybody, everybody, everybody livin' now
everybody, everybody, everybody cries
ıt's a non-stop disco
bet you it's nabisco
bet you didn't know, woo-oo
non-stop disco
bet you it's nabisco, woo-oo
bet you didn't know
non-stop disco
bet you didn't know
bet you didn't know
non-stop disco
bet you didn't know
bet you didn't know
bet you didn't know
ıt's a violent pornography
choking chicks and sodomy
the kind of shit you get on your tv
ıt's a violent pornography
choking chicks and sodomy
the kind of shit you get on your tv
everybody, everybody, everybody livin' now
everybody, everybody, everybody sucks
everybody, everybody, everybody livin' now
everybody, everybody, everybody fucks
everybody, everybody, everybody livin' now
everybody, everybody, everybody dies
everybody, everybody, everybody livin' now
everybody, everybody, everybody cries
ıt's a non-stop disco
bet you it's nabisco
bet you didn't know, woo-oo
non-stop disco
bet you it's nabisco, woo-oo
bet you didn't know
non-stop disco
bet you didn't know
bet you didn't know
non-stop disco
bet you didn't know
bet you didn't know
bet you didn't know
ıt's a violent pornography
choking chicks and sodomy
the kind of shit you get on your tv
ıt's a violent pornography
choking chicks and sodomy
the kind of shit that's on your tv
ıt's a violent pornography
choking chicks and sodomy
the kind of shit that's on your tv
ıt's on the tv (fuck)
turn off your tv
can you say, "brainwashing?"
brainwashing
ıt's a non-stop disco
sözleri;
everybody, everybody, everybody livin' now
everybody, everybody, everybody fucks
everybody, everybody, everybody livin' now
everybody, everybody, everybody sucks
everybody, everybody, everybody livin' now
everybody, everybody, everybody cries
everybody, everybody, everybody livin' now
everybody, everybody, everybody dies
ıt's a non-stop disco
bet you it's nabisco
bet you didn't know, woo-oo
non-stop disco
bet you it's nabisco
bet you didn't know, woo-oo
non-stop disco
bet you didn't know
bet you didn't know
non-stop disco
bet you didn't know
bet you didn't know
bet you didn't know
everybody, everybody, everybody livin' now
everybody, everybody, everybody fucks
everybody, everybody, everybody livin' now
everybody, everybody, everybody sucks
everybody, everybody, everybody livin' now
everybody, everybody, everybody dies
everybody, everybody, everybody livin' now
everybody, everybody, everybody cries
ıt's a non-stop disco
bet you it's nabisco
bet you didn't know, woo-oo
non-stop disco
bet you it's nabisco, woo-oo
bet you didn't know
non-stop disco
bet you didn't know
bet you didn't know
non-stop disco
bet you didn't know
bet you didn't know
bet you didn't know
ıt's a violent pornography
choking chicks and sodomy
the kind of shit you get on your tv
ıt's a violent pornography
choking chicks and sodomy
the kind of shit you get on your tv
everybody, everybody, everybody livin' now
everybody, everybody, everybody sucks
everybody, everybody, everybody livin' now
everybody, everybody, everybody fucks
everybody, everybody, everybody livin' now
everybody, everybody, everybody dies
everybody, everybody, everybody livin' now
everybody, everybody, everybody cries
ıt's a non-stop disco
bet you it's nabisco
bet you didn't know, woo-oo
non-stop disco
bet you it's nabisco, woo-oo
bet you didn't know
non-stop disco
bet you didn't know
bet you didn't know
non-stop disco
bet you didn't know
bet you didn't know
bet you didn't know
ıt's a violent pornography
choking chicks and sodomy
the kind of shit you get on your tv
ıt's a violent pornography
choking chicks and sodomy
the kind of shit that's on your tv
ıt's a violent pornography
choking chicks and sodomy
the kind of shit that's on your tv
ıt's on the tv (fuck)
turn off your tv
can you say, "brainwashing?"
brainwashing
ıt's a non-stop disco
devamını gör...
madonna delle arpie

madonna delle arpie tablosu, andrea del sarto tarafından 1517 yılında tamamlanmıştır. tabloda bakire meryem ile çocuğunun etrafındaki melekler ve azizler tasvir edilmiştir. eser şu an floransa'daki uffizi müzesinde sergilenmektedir.
ayrıca; sabahattin ali, kürk mantolu madonna romanında bu tablodan esinlenmiş ve bu tabloya sık sık değinmiştir.
"... büyük salonun kapıya yakın bir duvarının önünde birden bire durdum. o andaki hislerimi, bilhassa aradan bu kadar zaman geçtikten sonra anlatmama imkan yok. yalnız orada, kürk mantolu bir kadın portresinin önünde, mıhlanmış gibi durduğumu hatırlıyorum. resimleri seyredip geçenler vücutlarıyla beni sağa sola itiyorlar fakat ben olduğum yerden ayrılamıyordum. bu portrede ne vardı?.. bunu izah edemeyeceğimi biliyorum; yalnız o zamana kadar hiçbir kadında görmediğim garip, biraz vahşi biraz mağrur ve çok kuvvetli bir ifade vardı. bu çehreyi veya benzerini hiçbir yerde, hiçbir zaman görmediğimi ilk andan itibaren bilmeme rağmen onunla aramızda bir tanışıklık varmış gibi bir hisse kapıldım. bu soluk yüz, bu siyah kaşlar ve onların altındaki siyah gözler ; bu koyu kumral saçlar ve asıl, masumluk ile iradeyi, sonsuz bir melal ile kuvvetli bir şahsiyeti birleştiren bu ifade bana asla yabancı olamazdı. ben bu kadını yedi yaşımdan beri okuduğum kitaplardan, beş yaşımdan beri kurduğum hayal dünyalarından tanıyordum. onda halit ziya'nın nihal'inden, vecihi bey'in mehcure'sinden, şövalye buridan'ın sevgilisinden ve tarih kitaplarında okuduğum kleopatra'dan, hatta mevlit dinlerken tasavvur ettiğim, muhammed'in annesi amine hatun'dan birer parça vardı. o benim hayalimdeki bütün kadınların bir terkibi, bir imtizacıydı..."
devamını gör...
kızım sen kafanda kurmuşsun zaten
+ seni bizim evde, bizim yatağımızda, başka bir kadınla beraber gördüm.
- ve seni aldattığımı düşündün öyle mi?
- ve seni aldattığımı düşündün öyle mi?
devamını gör...
ilk maaşla alınan şeyler
euro almıştım, gerçekten hayatımda yaptığım en iyi şeymiş.
devamını gör...
fabl
en önemli temsilcisi (bkz: la fontaine) isimli fransız yazardır. çocuklara yönelik olduğu düşünülür ama büyüklerin de okuması gerekir. hem düşündüren hem de güldüren hikayelerdir. hayvan diyalogları kullanılır. bir örnek olarak (bkz: karga ile tilki hikayesi) verilebilir.
devamını gör...
genç oyuncuya ormanda tecavüz eden kuryeye 22 yıl hapis cezası verilmesi
kısas gelmediği sürece hiçbir şey düzelmeyecektir.
devamını gör...
sinema tarihinin en iyi oyunculuk performansları
(bkz: split (film)) - (bkz: james mcavoy) filmde çoklu kişilik bozukluğu olan ana karakteri kevin wendell crumb'ı canladırmıştır.
filmin ana karakteri kevin’ın 23 farklı kişiliği olduğunu öğrensek de, son sahnede eklenen the beast ile bunun 24’e tamamlandığını söylemek mümkün. beyazperdede ise bahsi geçen 24 karakterin yalnızca 8 tanesinin james mcavoy tarafından canlandırıldığını görürüz. bu 24 farklı karakteri sıralayacak olursak;
barry, jade, orwell, kevin, heinrich, norma, goddard, dennis, hedwig, bernice, patricia, polly, luke, rakel, felida, ansel, jalin, kat, b.t., samuel, mary reynolds, mr. pritchard ve 24. kişilik olarak tanımlayabileceğimiz the beast. jenerikte sıralanan 8 farklı kişilik ise, dennis, patricia, hedwig, the beast, kevin wendell crumb, barry, orwell ve jade olarak karşımıza çıkar. kaynak:buradan
filmin ana karakteri kevin’ın 23 farklı kişiliği olduğunu öğrensek de, son sahnede eklenen the beast ile bunun 24’e tamamlandığını söylemek mümkün. beyazperdede ise bahsi geçen 24 karakterin yalnızca 8 tanesinin james mcavoy tarafından canlandırıldığını görürüz. bu 24 farklı karakteri sıralayacak olursak;
barry, jade, orwell, kevin, heinrich, norma, goddard, dennis, hedwig, bernice, patricia, polly, luke, rakel, felida, ansel, jalin, kat, b.t., samuel, mary reynolds, mr. pritchard ve 24. kişilik olarak tanımlayabileceğimiz the beast. jenerikte sıralanan 8 farklı kişilik ise, dennis, patricia, hedwig, the beast, kevin wendell crumb, barry, orwell ve jade olarak karşımıza çıkar. kaynak:buradan
devamını gör...
hiç aldatılmamış olmak
hiç aldatılmamış kimse yoktur, aldatıldığından habersiz kimse vardır.
devamını gör...
düğün fotoğrafçılığı
geçmişte bir adet düğün kıyafetleri ile anı olarak çekilen fotoğraftan başlayarak düğünlerde fotoğraf çekmesi ile yaygınlaşmış, günümüzde dış mekan çekimler, hikaye, kurgusal çekimler ve stüdyo çekimlerini de kapsayan bir fotoğrafçılık dalıdır. ticari amaçla ürün elde etmek amacıyla yapılan bu fotoğrafçılık türünde püf noktalar, yaratıcılık ( hikaye, konsept ve çekim), mekan zenginliği ve güçlü sunumlar ile başarıyı yakalamak kalıcı olarak sektörde var olmak için gerekli argümanlardır. özellikle dış mekan çekimlerinde çiftleri rahatlatmak, gerginliğin karelere yansımasını engellemek, aynı anda 3 ekipman ile ( geniş açı, zoom, tak gez lens ile donatılmış) farklı açılardan bol kareler elde etmek, kendine has mekanlara sahip olarak herkesten farklı mekansal kareler üretmek, teknoloji yanında albenisi olan lüks araba vb. detaylar kullanmak, son ürünleri çarpıcı olarak hazırlayarak ışıklı odanın tüm zenginliklerini kullanmak önemli detaylardır. her kamerayı eline alanın fotoğraftan para kazanmak amacıyla girdiği veya girmeye çalıştığı bu sektörde son kullanıcı için bazı ürünler hayal kırıklığı olabilmektedir. öncelikle bu sektöre girmeden birilerinin yanında zanaatkar olarak çalışmak en doğru yollardan biridir. yurtışında olan ülkemize de geleceği şüphesiz bir üst seviyesi ile balayı fotoğrafçılığı dır.
devamını gör...
mutfakta sinir eden durumlar
mutfağa iki kişiden fazla birinin girmesi. büyükşehir evlerinin mutfağının küçük olması. tezgahın dar olması. tam işin bittiği sırada pis duran ocak ve o ocağın ertesi gün tekrardan kirlenmesi. ihtiyaç duyulan bir kabın çalışır vaziyetteki bulaşık makinesinin içinde olması.
devamını gör...
3 gün önce evlenip 3 aylık hamile olmak
kimseyi ilgilendirmeyen durum. tıp da zaten buna anlam vermeye çalışmaz. ahlak bekçiliğinden daha önemli işleri vardır zira.
devamını gör...
arabaşı
eski türkler'de obaş, bubaş, arabaş diye zaman dilimleri vardır. arabaş da geceyarısına yakın zaman diliminde içildiği için ve içine kaygan hamur atılıp kaşıklanmak suretiyle içilen tavuk suyu çorbası bu ismi almıştır. sanıldığı gibi araptan gelme değildir.
devamını gör...
bir şehri tanımanın en iyi yolu
ramazanda dışarda sigara içmek. denenip test edilmiştir.
devamını gör...
sayı ve rakam farkı
tdk sözlüğüne göre sayı "sayma, ölçme, tartma vb. işlerin sonunda bulunan birimlerin kaç olduğunu bildiren söz, adet" ifadesi ile açıklanıyor. rakam için ise şu şekilde tanım yapılmış : "sayıları göstermek için kullanılan işaretlerden her biri". aslında, sayı sözcüğü bir çokluğu anlatıyor. rakamların tek hane veya bir arada kullanılmasıyla oluşmuş sonuçlardır. örnek verirsek 4 bir rakamdır, ama 24 olunca bu rakam değil, sayı olur. çok daha basit ifade edersek, harf ile sözcük arasındaki farklılığa benzer. rakamın karşılığı harf, sayının karşılığı da sözcüktür.
bu tanımlara uygun şekilde yaklaşarak tanımları doğru anlamda kullanmak icap ediyor. özellikle pandemi süresi boyunca sağlık bakanlığı tarafından açıklanan sayısal tabloda vaka sayısı ve can kaybı gibi günlük bilgileri açıklayanların sayı sözcüğü yerine rakam sözcüğünü kullandıklarını işittik. tabi ki bu bilinçli değil sehven yapılıyor.
yani "bugün açıklanan sayılara göre" diye açıklama yapmak gerekirken " bugün açıklanan rakamlara göre" diye yapılıyor. bazı sunum ve konuşma yapanlar, hatta gazeteciler bile bu hatayı sıklıkla tekrar ediyorlar. gündelik olarak da konuşmalarda yapılan bu hata bilgi eksikliğinden kaynaklı , yani kasıtlı yapılan bir yanlış değil.
bu tanımlara uygun şekilde yaklaşarak tanımları doğru anlamda kullanmak icap ediyor. özellikle pandemi süresi boyunca sağlık bakanlığı tarafından açıklanan sayısal tabloda vaka sayısı ve can kaybı gibi günlük bilgileri açıklayanların sayı sözcüğü yerine rakam sözcüğünü kullandıklarını işittik. tabi ki bu bilinçli değil sehven yapılıyor.
yani "bugün açıklanan sayılara göre" diye açıklama yapmak gerekirken " bugün açıklanan rakamlara göre" diye yapılıyor. bazı sunum ve konuşma yapanlar, hatta gazeteciler bile bu hatayı sıklıkla tekrar ediyorlar. gündelik olarak da konuşmalarda yapılan bu hata bilgi eksikliğinden kaynaklı , yani kasıtlı yapılan bir yanlış değil.
devamını gör...
tomris umay
takip ettiğim, tanımlarını beğendiğim ama hiç diyalog kurmadığımı fark ettiğim yazar.
neden bilmiyorum şuan düşünüyorum vahhali cevap yok. hiç utanmamışım da bir selam vermezken. ara ara beğenirim favlarım, ara ara beğenir favlar sanırım bizim selamlaşmamız bu olmuş.
mottomuz bu zannımca. *

efendim kalitesinden ödün vermeyen. sağlam, severek takip ettiğim yazarlardan.
saygılar, sevgiler, selamlar sayın yazar. *
neden bilmiyorum şuan düşünüyorum vahhali cevap yok. hiç utanmamışım da bir selam vermezken. ara ara beğenirim favlarım, ara ara beğenir favlar sanırım bizim selamlaşmamız bu olmuş.
mottomuz bu zannımca. *

efendim kalitesinden ödün vermeyen. sağlam, severek takip ettiğim yazarlardan.
saygılar, sevgiler, selamlar sayın yazar. *
devamını gör...
sarı duvar kağıdı
charlotte perkins gilman’ın romanıdır.
bir gün sanırım istanbul’da bir gecelik bir misafirliğimiz olmuştu bir akrabamızın evinde. o zaman ilkokul öğrencisi olma ihtimalim yüksek. günlük sohbetlerden sonra gece yatma vakti geldiğinde kardeşimle aynı odada bizim için hazırlanan yataklara uzandık. benden üç yaş küçük olan kardeşim hemen uykuya daldı. benim de niyetim oydu aslında ama duvardan bana bakan bir çift gözü gördüğümde ne uyku kaldı bende ne de mantıklı düşünme gücü. belirli aralıklarla göz kırpan bir canavar olduğuna hiç kuşkum yoktu ama anlamadığım şey neden ısrarla beni izlediğiydi. gözlerimi sımsıkı kapatıp orda hiçbir şey olmadığına kendimi ikna etmeye çalıştım ama içten içe beni oradan izleyen canavarın varlığından emindim. sabaha kadar bakıştık canavarla, o bana saldırmak için doğru anı bir türlü bulamadım, bense kaçmak için bir fırsat yakalayamadım. sabah ezan okunmaya başladığında canavar yavaş yavaş kaybolmuştu bile. bu durumu canavarın allah korkusu olduğuna yormuş olmam kuvvetle muhtemeldir.
sabah herkes uyandığında anneme gece yaşadığım muhteşem macerayı anlattığımda, annem kendince mantıklı bir açıklama yaptı bana. parlayanın aslında elektrik düğmesi olduğunu ve benim canavarın göz kırpması sandığım şeyin aslında kendi göz kırpışım olduğunu tane tane anlattı. tabii ki ikna olmuş gibi davrandım. hayat boyunca asla bu tür açıklamalarla kandırılacak bir çocuk olmadım. annem canavarın varlığını kendince çürütmüş olsa da, ben hala o gece canavarla savaşımın gerçek olduğuna eminim.
sarı duvar kağıdı hikayesi de benim yukarıda anlattığım hikayeye çok benziyor. sadece çok daha ustaca anlatılmış hali.
ayrıca depresyon konusunda mücadele ederken neler yapmamız gerektiğine dair önemli yöntemler de anlatıyor. ben bu konuda psikologlar ve psikiyatrlara güven duyulmaması gerektiğini düşünüyorum. yazar da benimle aynı fikirde görünüyor.
korkularınızı yenmeye değil onlarla uzlaşmaya çalışıyorsanız bu kitabı okuyun.
bir gün sanırım istanbul’da bir gecelik bir misafirliğimiz olmuştu bir akrabamızın evinde. o zaman ilkokul öğrencisi olma ihtimalim yüksek. günlük sohbetlerden sonra gece yatma vakti geldiğinde kardeşimle aynı odada bizim için hazırlanan yataklara uzandık. benden üç yaş küçük olan kardeşim hemen uykuya daldı. benim de niyetim oydu aslında ama duvardan bana bakan bir çift gözü gördüğümde ne uyku kaldı bende ne de mantıklı düşünme gücü. belirli aralıklarla göz kırpan bir canavar olduğuna hiç kuşkum yoktu ama anlamadığım şey neden ısrarla beni izlediğiydi. gözlerimi sımsıkı kapatıp orda hiçbir şey olmadığına kendimi ikna etmeye çalıştım ama içten içe beni oradan izleyen canavarın varlığından emindim. sabaha kadar bakıştık canavarla, o bana saldırmak için doğru anı bir türlü bulamadım, bense kaçmak için bir fırsat yakalayamadım. sabah ezan okunmaya başladığında canavar yavaş yavaş kaybolmuştu bile. bu durumu canavarın allah korkusu olduğuna yormuş olmam kuvvetle muhtemeldir.
sabah herkes uyandığında anneme gece yaşadığım muhteşem macerayı anlattığımda, annem kendince mantıklı bir açıklama yaptı bana. parlayanın aslında elektrik düğmesi olduğunu ve benim canavarın göz kırpması sandığım şeyin aslında kendi göz kırpışım olduğunu tane tane anlattı. tabii ki ikna olmuş gibi davrandım. hayat boyunca asla bu tür açıklamalarla kandırılacak bir çocuk olmadım. annem canavarın varlığını kendince çürütmüş olsa da, ben hala o gece canavarla savaşımın gerçek olduğuna eminim.
sarı duvar kağıdı hikayesi de benim yukarıda anlattığım hikayeye çok benziyor. sadece çok daha ustaca anlatılmış hali.
ayrıca depresyon konusunda mücadele ederken neler yapmamız gerektiğine dair önemli yöntemler de anlatıyor. ben bu konuda psikologlar ve psikiyatrlara güven duyulmaması gerektiğini düşünüyorum. yazar da benimle aynı fikirde görünüyor.
korkularınızı yenmeye değil onlarla uzlaşmaya çalışıyorsanız bu kitabı okuyun.
devamını gör...
bir başlığa tanım girmek ve konunun kapanması
doğru tespit.
bazen dakikalarca uğraşıp açtığım başlık, açıldığı gibi kalıyor. ilgi çekmiyor demek ki.
bazen dakikalarca uğraşıp açtığım başlık, açıldığı gibi kalıyor. ilgi çekmiyor demek ki.
devamını gör...
