gündeminde futbol başlıklarının ilk sıralarda olmasıdır.
devamını gör...

83 milyonluk türkiye cumhuriyeti'ni değil de, sanki çemişgezek'i yönetiyorlar.
onu al, diğerini oturt, olmadı kaldır onu, bir başkasını vs.vs.
bir hükümet düşünün ki, 20 yılda gerçekleştirdiği 'kadrolaşmadan' bile emin olmasın...
yazık bu ülkeye...
devamını gör...

tbmm hükümeti’nin kurtuluş savaşı’nda elde ettiği zaferin ardından itilaf devletleri ve tbmm hükümeti arasında 11 ekim 1922’de mudanya mütarekesi imzalanmıştır. mudanya mütarekesi’nin imzalanmasının ardından itilaf devletleri tbmm hükümeti’ni barış şartlarını görüşmek için lozan’da toplanacak barış konferansına davet etmişlerdir.

lozan müzakereleri’nde itilaf devletleri, tbmm hükümeti’nin osmanlı döneminde yabancı devletlere verilen kapitülasyonların ve diğer imtiyazların kaldırılmasına yönelik talebini kabul etmemiştir. bunun üzerine müzakereler 31 ocak 1923’te yapılan oturumdan sonra kesilmiş ve 4 şubat 1923’te dış işleri bakanı ismet paşa* lozan’ı terk etmiştir.

izmir iktisat kongresi 17 şubat 1923’te, lozan müzakereleri’nin kesildiği bir dönemde, türkiye’nin iktisat politikasını belirleme amacıyla izmir’de toplanmıştır. kongrede siyasi bağımsızlığın teminatı olarak görülen ekonomik bağımsızlığın sağlanması temel amaç olarak kabul edilmiştir. kongrede alınan kararlar türkiye’nin büyük buhran’a kadar sürecek olan iktisat politikasının belirlenmesini sağlamıştır. izmir iktisat kongresi’nde alınan kararların en önemlilerinden bir tanesi özel sektörün önemli yer tuttuğu bir ekonomik modelin uygulanmasına karar verilmesidir. ancak, o dönemde yeterli sermayenin olmaması ve nitelikli insan eksikliği sebebiyle özel sektör istenilen ölçüde başarılı olamamıştır.

lozan müzakereleri’nin kesildiği ve türkiye’nin yeni dönemde sscb’nin yanında mı yoksa batı bloku’nun yanında mı yer alacağı tartışmalarının yapıldığı bir dönemde düzenlenen izmir iktisat kongresi’nde özel teşebbüslere önem verilen liberale yakın bir karma ekonomi politikası uygulanmasına karar verilmesi türkiye’nin tercihini sscb’den yana değil de batı bloku’ndan yana yaptığı mesajının itilaf devletleri’ne verilmesini sağlamıştır.

izmir iktisat kongresi’nde özel teşebbüslerin önemli yer tuttuğu bir ekonomik modelin benimsenmesi oldukça önemlidir. komünist bir ekonomi politikası yerine liberale yakın bir karma ekonomi politikasının benimsenmesi türkiye’de sscb benzeri bir sosyal ve idari yapı kurulacağı hakkındaki iddiaları çürütmüş ve türkiye’nin gelecekte avrupa ülkeleri ile dostane ilişkiler kurmak istediğini göstermiştir.

izmir iktisat kongresi’nde benimsenen ekonomik model vasıtasıyla itilaf devletleri’ne verilen birliktelik mesajının yanı sıra kongrede benimsenen milli iktisat politikaları sonucunda osmanlı dönemi ekonomisinde büyük bir ağırlığı olan rum ve ermenilerin ekonomideki ağırlığının ortadan kaldırılması ve yeni dönemde milli bir ekonominin hayata geçirilmesi için önemli hamleler yapılmıştır.

lozan’da anlaşma sağlanamaması durumunda yeniden savaş çıkma ihtimali üzerine, yeni bir savaşı ve savaşın doğuracağı kamuoyu tepkisini göze alamayan itilaf devletleri, tbmm hükümeti’ni tekrar lozan’a çağırmıştır. karşılıklı verilen tavizler sonucu lozan müzakereleri 23 nisan 1923’te tekrar başlamıştır. izmir iktisat kongresi’nde itilaf devletleri’ne verilen dostane mesajların da yardımıyla 24 temmuz 1923’te lozan barış antlaşması imzalanmıştır. lozan barış antlaşması sonucunda osmanlı döneminde yabancı devletlere verilen kapitülasyonlar tamamen kaldırılmış, türkiye’nin ekonomik bağımsızlığını kazanması yolunda oldukça önemli bir adım atılmıştır.
devamını gör...

gazeteler aracılığıyla yapılan roman yayıncılığı türü. daha önce basılmış veya ilk defa okurun karşısına çıkacak olan romanların bir bölümü her gün gazete sayfasında yayımlanırdı. gazeteyi alan, haberi okumasa bile, her gün o romanı takip ederdi. bu gelenek, türk edebiyatı için önemli eserlerin ve yazarların kazanılmasına yol açmıştır. sonra bu geleneğe devam edilmemiş ve sonlandırılmıştı.
devamını gör...

van gogh ile ilgili şu güzel alıntıyı paylaşmak geçti hatırımdan.

“bugün van gogh, ona yemek vermeyecek restoranların duvarlarını, onu akıl hastanesine kapatacak doktorların muayenehanelerini ve onu hapse tıktıracak avukatların yazıhanelerini süslüyor.”

eduardo galeano
devamını gör...

erkekler de ağlarlar,ağlamalıdırlar. ağlamak zayıflık olarak görülüyor fakat ağlamak zayıflığın değil,insan olduğunun kanıtıdır. ağlamak insani duygular barındırır içinde; hüzün,dert,mutluluk gibi... ve ağlayan erkekler çok da samimidir bence.
devamını gör...

nazar çıkmış nazar.
devamını gör...

crack dosyasını bulup indirirsiniz.
sonra içindeki text dosyasından gerekli metni dos ekranında gerekli yere yapıştırır, ardından interneti kesip etkinleştirirsiniz.
geçmiş olsun...
devamını gör...

hırs ve açgözlülük birinin ekmeğine göz dikmekle sonuçlanabilir, o yüzden kötüdür. azim ise bir şeyleri başarma isteğidir, her insanda olması gerekir.
devamını gör...

aynı şeyin lacivert rengi olan bir şeyin laf atması hayli komik durmuş.
devamını gör...

devamını gör...

türkiye'de bol bulunan lüzumsuz şey. şey kelimesini bilerek kullandım. insanı insan yapan bazı vasıflar olmazsa, karşınızdaki insan olmaktan çıkıp "bir şey"e dönüşüyor, ne olduğunu anlamlandıramadığınız...

insan olmak en başta düzgün bir üslup gerektirir. "o bana dedi önce, o başlattı" gibi bahanelere sığınıp tartışırken ağzını bozan tipleri sevmem. demek ki zaten farkınız yok diye düşünürüm. önemli olan o ne derse desin kendi terbiyeni muhafaza edebilmek. yoksa karşılık olarak sövmek o kadar kolay ki...

tartışma adabını, üslubu biliyor diyelim. bu kez devreye at gözlüğüyle bakıp bakmadığı girer. kendi fikirlerini mutlak doğru kabul eden insanla tartışmaya girilmez. bilimsel bir konuda "doğrusu budur" diye diretebilirsiniz sadece ama onda da bir pay bırakarak. zira bilim geliştikçe bildikleri de her zaman olmasa bile, değişir. fakat tartışılan şey kişisel bir fikirse, bunu dayatamazsınız kimseye.

bir şeyi tartışırken onu kimseye kabul ettirme zorunluluğumuz yok. bu böyle ya da bence böyle der, bırakırsınız. üzerinde düşünmek o kişiye kalmıştır. belki de bir süre sonra "düşündüm de sen haklısın" diyecektir, kim bilir.

son olarak, özellikle dini ve politik tartışmalara dikkatli katılın. karşınızdakini doğruyu düşünmek yerine inandığınız fikirlerden nefret ettirme durumuna getirebilirsiniz.
devamını gör...

ilk defa birisi gülmemi istiyor. ama o da parayla...!
devamını gör...

komutanın: 'herkes geriye çekildiğinde sen kılıcını ve kalkanını yere atıp düşmana doğru koş anlarsın.' demesi gerekir bu sipahiye.
devamını gör...

muhtemelen, bir ankaralı'nın ha ankara ha istanbul diyerekten, yürüme alışkanlığına karşı koyamayıp, istanbul'da ilk günden yapacağı iş ile farklarını anlaması.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bırakın doğal seçilim işini yapsın.
devamını gör...

nickine gurban, sana hayran.
devamını gör...

her tür şarkıyı kendince yorumlayan ve seslendirdiği şarkılara anlam katan çok değerli bir ses.
devamını gör...

rahatlamak ve bazı konularda derinlemesine düşünerek bir karara varmak istendiği zaman yapıldığında gayet güzel sonuçlar doğururken, dozu kaçırıldığında hatta kişinin kendini dünyadan soyutlayarak, kendine özel bir dünya kurmasına kadar giden ve hastalık halini alan durum.
devamını gör...

şibumi isimli kitabı tek kelime ile enfes olan yazar.bir kitabındaki soygun planının gerçek hayatta uygulandığı söylenir.şibumi isimli kitabın sansürsüz versiyonunu bulmak neredeyse imkansızdır.istanbulda falan yaşayan yazar arkadaşlar bir ara sahaflara falan gittiklerinde sorarlarsa çok memnun olurum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim