cidden elitizm olabilecek kadar nadir rastlanan eylemdir. 50 kişilik yolcu otobüsünde şöför fren yaptığında dahi en an 20 kafanın dikeldiğini, bakışlarını ön cama yönlendirdiğini görebilirsiniz. çok uzattım ama bir de otobüste yolda kaza görünce çık çık çık çık korosu var o da muhteşem bak.
devamını gör...

kendimi bilime, geleceğe hibe etmek istiyorum.alın inceleyin.deneyler yapın.*
devamını gör...

genel anlamda çocuksu ve mutlu bir insanım. olayların en olumsuz yanlarını görüp kendini üzen bir tip değilim. depresyona sigarayı bıraktıktan sonra girdim ki bağırsak kaynaklı depresyon denilen bir durumdu. şunu anladım, depresyon bir tür ölüm hali.

saçlarımı taramaya bile halim yoktu. sürekli yatıp ağlıyordum, o güne kadar hiç dikkatimi çekmemiş ya da belki önemsemediğim geçmiş detayları düşünüp büyük mesele haline getiriyordum. sanki o güne kadar hiç mutlu tek bir anım olmamış gibiydi. yaşamanın ve o güne kadar yaşanmış anıların herhangi bir önemi yoktu.

tek iyi yönü kendimi bulmuş olmam oldu. daha empatik bir insan haline geldim. insanlara karşı daha sakin ve anlayışlı davranmaya çalışıyorum çünkü karşımda duran o insanın kendi içinde neler yaşadığını bilmediğimin farkındayım. hayatın sadece benim doğru ve yanlışlarımdan ibaret olmadığını biliyorum. sanıyorum buna olgunlaşmak deniyor, depresyon sayesinde bu seviyeye anca gelebildim.

bir şekilde o süreç boyunca tedavi için tek adım atmamış olmanın pişmanlığını yaşıyorum. çünkü sahiden bu ciddi bir süreç. depresyonda olan arkadaslarin tedavi için kararlı olmaları gerekiyor. bunu tek başına atlatmaya çalışmak sahiden çok yorucu ve gereksiz bir çaba çünkü.
devamını gör...

buyur canım.
devamını gör...

faruk nafiz çamlıbel'in türk klasikleri arasına girmiş şiiri.
devamını gör...

bunlardan biri de benim. ara vermeye çalıştım ama olmuyor. mıknatıs gibi burası.
devamını gör...

her şeyin başlangıcına ve sonuna gidebilen, bulunduğumuz boyuta ait olmadığından müdahale edemediğimiz bir fenomen olması nedeniyle ara ara düşündüğüm niteliktir. her şeyi çözebilen tek şey zamandır, her kötü şeye sebep olan tek şey olduğu gibi. tek değişken kendisi olduğu için ivmesi bile olmayan, sabit hızla düzgün doğrusal hareket yapan, bu yüzden grafiğini çizsek bile hiperbolik parabolik sigmoidal bir patern bile çizemeyeceğimiz, sadece lineer bir şekilde gördüğümüz ama buna rağmen anlamlandırabildiğimiz en kuvvetli şeydir.
devamını gör...

izlenilmemesi kayıp olan al pacino karizmasının parladığı efsane film.
devamını gör...

benim gibi doğallıktan yana saf tutmuş erkeklerin mottosu.

tüysüz tavuk gibi dolaşmakta ne ki? tamam dağ kaçkını, kaptan mağara adamı gibi gezmeyelim ortalıkta fakat tavuk g.tüne dönmenin de pek manası yok.

ayrıca kıllı erkek bakımsız olur pis olur gibi kalıplara da gelmeyelim lütfen. bunlar hep protein çocukları yüzünden.

hem döşü kıllı erkek merhametli olur diyen söz vardır.
devamını gör...

beni tanıyan herkes bilir ki içli köfte için kurşun atar kurşun yerim.
neyse efendim bir gün yapayım dedim aman allahım o kadar sert oldu ki al türk silahlı kuvvetleri'ne top tüfek diye ver.
o günden sonra daha da denemedim annem yapar ben yerim.
kurşun meselesi hâlâ geçerli o ayrı.
devamını gör...

tam konserde bağıra bağıra eşlik etmelik şarkıdır. yeri ayrıdır bende. hangi ruh haliyle dinlerseniz o ruh haline ayak uyduran da bir şarkıdır. ayni zamanda vera grubunun karşının hikayesi albümünün de son şarkısıdır.

o kadar güzeldi ki
harap olursunuz
fısıldadı mahur o boşluğa
aynaya baktı bi sigara yaktı
derdini kuşlar telefona yazdı


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ruhuma kemoterapi uygulamak, ruhumdaki ödemi almak, ruhuma anjiyo yapmak. ruh kanseriyle mücadele ediyorum ve en iyi tedavi yöntemi olarak da zırvalamayı, kendini ifade etmeyi, içini dökmeyi bulduk doktorumla yaptığımız istişareler sonunda.

2011'de, psikolojiyle ilgili olan bir büyüğüm bana dedi ki, yaz. sana iyi geleceğini düşünüyorum. bir süre sonra, internette bir şeyleri araştırırken tesadüfen uludağ sözlük'ü keşfettim. orda da yazıyordu aradığım şeyle ilgili bir şey. birkaç gün oraya baktım ve sonunda üye oldum. 18 gün sonunda da yazarlık onaylanınca serüven başladı. ilk başlarda bir şey anlamadım doğrusu. zamanla hoşuma gitti sözlük yazarlığı. yazarken de yüzümde bir tebessüm oluşuyordu nedensiz...yazdım yazdım yazdım, yazdıkça yazmak geldi içimden. sınırsız bir şekilde saçmalama özgürlüğüm vardı ve bu benim için bir ilkti. bazen gönder deyince sesli güldüm. yazdıklarım beğenilince sevindim çocuk gibi.

kimse için yazmadım, kimseyi kızdırmak yahut mutlu etmek için yazmadım, birileriyle sohbet etmek için yazmadım; sadece ve sadece kendim için yazdım. kendimi ifade edemediğim zamanlarda sıkıntı yaşadığımda, yazmaya başlar başlamaz iyi hissettim. her bir harf, oluşturduğum her bir cümle tutunmama yardımcı oldu. hiçbir zaman da bilerek ve isteyerek birilerini incitmedim. bir gün yazmayı, kendimi ifade etmeyi bıraktığımda rahatlamış olarak gideceğim.

au revoir.
devamını gör...

birilerine fena rahatsızlık veren sözleşme. daha önce de varla yok arasındaydı ama en azından var diyebiliyorduk.
devamını gör...

ormanların yok olması için iklim değişikliğine ihtiyacı yok çünkü insanlar ve hükümet bu konuda oldukça becerikli. amazon ormanlarında büyükbaş hayvancılık ve hayvan yemi için alan açmak adına pek çok kasıtlı yangın çıkarıldığı ayyuka çıktı zaten. bölgenin biyolojik çeşitliliğini ve dünya için önemini yok sayan ciddi bir ormansızlaştırma politikası var. henüz dün facebook'tan amazon ormanının yakılmış bir kısmı satışa çıkarıldı, üstelik bu sadece görebildiğimiz tarafı.

sadece ormanın yok olmasıyla sınırlı bir durum olarak kalmayacaktır. oksijen kaynağı canlıların yerini tarımsal kirlilik ve hayvancılık sektörünün yarattığı hava kirliliği alınca bu kaybın bedelleri katlanarak artar.
devamını gör...

çok değil 40 50 sene öncesinin fotoğraflarına bakıldığında kendini gösteren olay. tabii şimdikilerin giydiği köpek parçalamışçasına yırtık kotlar yok. kiloş elbiseler var. boyuna çizgili, karpuz kol, kare veyahut bebe yaka. yakası fırfırlı, dantelli. ne kadar da kadınları zarif, hanımefendi gösteriyormuş.
devamını gör...

özellikle beyaz yakalı 30 yaşlarında yalnız yaşayan paralı japon erkekleri hedefleyen gatebox isimli bir firmanın dünyamıza dahil ettiği kavram.

efenim kavonazda yaşayan hologram bir anime kızı size günaydın, iyi geceler diliyor, siz işteyken telefonunuza "özledim aşqım çabuk gel" minvalinde mesaj atıyor, anladığım kadarıyla ışıkları açıp kapıyor falan.

tanıtım için şöyle bir videoları var:

video

hayır arkadaş gerçek sevgilim bana "bil bakalım bugün ne diye" sorsa, ilişkiye başlamanın üçüncü ayı olduğu aklıma kabotaj bayramından sonra 352. sırada falan gelebilir. hem o kadar (yaklaşık 20 bin tl) para ver üzerine ilişkinin üçüncü ayını unuttum diye trip ye. yemin ederim patlatırım o kazanozu!

manyaklara bak. çinliler bunun yarı fiyatına sixpacklı sex robotu yapıyor be!
devamını gör...

mayası bozuk, sütü bozuk, kanı bozuk deyimlerini karşılayan söylem.

edit: sevgili meja’ ın tanımıyla “tiyneti bozuk” olarak girdiğim başlığı doğru yazılımı olan “ tıyneti bozuk” olarak düzeltilmesini istedim. doğru bilinen bir yanlışımızı da düzeltmiş oldu sevgili meja. teşekkürler.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel giulio monteverde - the angel of the night (1885)
devamını gör...

olmaz diye bir şey yok, ama olmamalı diye bir şey var. gönül bu sağa sola kayar, ama peşinden koşmamalı konudan maksimum mesafeye uzaklaşmak gerekir.
biraz bocalatır belki ama bir noktada aklınız başınıza gelir, aklınızı tekrar bulunduğunuz şerit içine alabilirsiniz.
kimseye bu kötülüğü etmeyin, yazıktır günahtır.
devamını gör...

film kısaca güzel. burada birçok kişi hemfikirdir. ama tanımlamakta zorlandığım eksik bir şey var filmde. iyi filmlerde şöyle bir an vardır bilirsiniz; film bir yere kadar yükselir yükselir yükselir ve olaylar koptuğunda heh şimdi hikaye başlıyor dersiniz. iyi filmler, süreyi de çok iyi kullanarak bunu yaparlar. yüzüklerin efendisi serisi böyledir mesela. kalp ritmi gibidir filmde yaşanan olaylar. yükselir düşer tekrar yükselir ve seyirciyi sürekli canlı tutar.

dune için bunu söylemek zor işte. yani anlatılan hikaye çok düz bir çizgide gidiyor. o yükselme bir türlü yaşanmıyor.

yine de bize sunulan evren ilgi çekici. izlerken o evrenin varlığından hiç şüphe etmiyorsunuz. oyunculuklar iyi. kullanılan metaforlar gayet yerinde. devam filmlerinde umarım daha güzel şeyler izletirler.

not: kitaplarını hiç okumadım. müsait bir zamanda okuyup filmi bunun üstüne tekrar izleyeceğim. kitapları okuyanların genel kanısı bu kitapların filme uyarlamasının ne kadar zor olduğu yönünde. bu da cesaret isteyen bir iş olduğunu gösteriyor. sırf bu yüzden emeği geçenlere helal olsun diyorum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim