sıfır takipçisi olan bir yazarı ciddiye almak
kendini ifade etmek, güzel vakit geçirmek yerine sosyal medya kullanır gibi takipçi kovalayan insanın dert edeceği şeydir.
devamını gör...
sometimes you win sometimes you learn
john c. maxwell tarafından yazılan, tam adı "sometimes you win--sometimes you learn: life's greatest lessons are gained from our losses" (bazen kazanırsınız - bazen öğrenirsiniz: hayatın en büyük dersleri kayıplarımızdan elde edilir) olan, center street; reprint edition (isbn: 978-1599953700), 2015.
bu kitapta john maxwell, bir kaybı kazanca dönüştürmek için doğru araçlara sahip olduğunuzda, ister profesyonel ister kişisel olsun, herhangi bir gerilemenin ileriye doğru bir adıma dönüştürülebileceğine dair inancını açıklar. yaklaşık elli yıllık liderlik deneyiminden yola çıkan dr. maxwell, problemler, başarısızlıklar ve kayıplar karşısında başarılı olan öğrencilerin dna'sını oluşturan on bir unsuru inceleyerek kazanmak için bir yol haritası sunar. "zor zamanlarda öğrenmek kolay değildir, bir şeyler ters gittiğinde doğru şeyi yapmak disiplin gerektirir. john maxwell'in sık sık belirttiği gibi, deneyim en iyi öğretmen değil, değerlendirilen deneyimdir" der.
yazar hakkında: 5 milyondan fazla kitap satan 1 numaralı new york times en çok satan yazarı, koçu ve konuşmacısı john c. maxwell, american management association® tarafından iş dünyasında 1 numaralı lider ve dünyanın en etkili liderlik uzmanı oldu. 2014'te business insider and inc. dergisi. örgütleri - the john maxwell company, the john maxwell team ve equıp - dünya çapında 5 milyondan fazla lider yetiştirdi. maxwell, fortune 500 şirketleriyle, ulusların başkanlarıyla ve birçok üst düzey dünya iş liderine danışmanlık yapıyor.
*
bu kitapta john maxwell, bir kaybı kazanca dönüştürmek için doğru araçlara sahip olduğunuzda, ister profesyonel ister kişisel olsun, herhangi bir gerilemenin ileriye doğru bir adıma dönüştürülebileceğine dair inancını açıklar. yaklaşık elli yıllık liderlik deneyiminden yola çıkan dr. maxwell, problemler, başarısızlıklar ve kayıplar karşısında başarılı olan öğrencilerin dna'sını oluşturan on bir unsuru inceleyerek kazanmak için bir yol haritası sunar. "zor zamanlarda öğrenmek kolay değildir, bir şeyler ters gittiğinde doğru şeyi yapmak disiplin gerektirir. john maxwell'in sık sık belirttiği gibi, deneyim en iyi öğretmen değil, değerlendirilen deneyimdir" der.
yazar hakkında: 5 milyondan fazla kitap satan 1 numaralı new york times en çok satan yazarı, koçu ve konuşmacısı john c. maxwell, american management association® tarafından iş dünyasında 1 numaralı lider ve dünyanın en etkili liderlik uzmanı oldu. 2014'te business insider and inc. dergisi. örgütleri - the john maxwell company, the john maxwell team ve equıp - dünya çapında 5 milyondan fazla lider yetiştirdi. maxwell, fortune 500 şirketleriyle, ulusların başkanlarıyla ve birçok üst düzey dünya iş liderine danışmanlık yapıyor.
*
devamını gör...
bir dosta alınabilecek hediyeler
bıçak.
sırtım için lazım olacak.
sırtım için lazım olacak.
devamını gör...
varlık nedir sorunsalı
filozofların ve bilim insanlarının yüzlerce yıldır tartıştığı sorunsaldır.
felsefeye göre varlık, evrende var olan her şeydir.
yine felsefe tarafından varlık, iki başlık altında sınıflandırılır:
1) gerçek varlık
2) düşünsel varlık
felsefeye göre varlık, evrende var olan her şeydir.
yine felsefe tarafından varlık, iki başlık altında sınıflandırılır:
1) gerçek varlık
2) düşünsel varlık
devamını gör...
kemalistlerin yunanistan'a gitmeme sorunsalı
bedeviler neden çöllerine gitmiyor diye yanıtlanabilecek çomar zırvası.
bu ülkeyi büyük önder gazi mustafa kemâl atatürk kurdu ve kurtardı. burası onun ve onun yolundan gidenlerin ülkesi. kimin ülkesinden kimi kovuyorsunuz bedeviler?
bu ülkeyi büyük önder gazi mustafa kemâl atatürk kurdu ve kurtardı. burası onun ve onun yolundan gidenlerin ülkesi. kimin ülkesinden kimi kovuyorsunuz bedeviler?
devamını gör...
dispholidus typus
belgeselde gördüğüm ve çok acayip bulduğum bir sürüngen türü. merak edip araştırdıktan sonra şunlara ulaştım.
boomslang olarak da bilinen dispholidus typus zehirli ağaç yılanları, sahra altı afrika'sına özgü bir tür. kısmen orantısız büyüklükteki gözleri ve erkeklerinde parlak açık yeşil, dişilerinde ise kahverengi deri bulunuyor.
bu yılan ömrünün çoğunu ağaçların üzerinde geçiriyor ve kertenkeleleri, kurbağaları, bukalemunları, fareleri ve kuşları avlayıp onlarla besleniyor. eğer yutamayacağı büyüklükte bir şeyle karşılaşırsa, oradan o kadar hızlı uzaklaşıyor ki, genellikle yutamayacağı o hayvanın, yılanın orada olduğundan haberi bile olmuyor. ayrıca bu tür, yılanlar dünyasının "kedisi" denebilir, çünkü genellikle kuşların korunaklı yuvalarının etrafında dolanıyor ve kış uykusuna yatması gerektiği zaman bu kuşların yuvalarının içine kıvrılıveriyor. son derece utangaç ve saldırgan olmayan bir tür. bu saldırgan olmayan eğilimleri bir yana, bu yılanlardan biri tarafından ısırılmak inanılmaz ama inanılmaz şansız olduğunuz anlamına geliyor.
çünkü zehrinin asıl etkisi pıhtılaşma önleyici yapısında gizli. zehir bir tür hemotoksin yani kırmızı kan hücrelerini öldürüyor, kan pıhtısını azaltıyor ve organlarla dokuların bozulmasına neden oluyor.
hatta kan bulabildiği bir delikten sızmaya çalışıyor. bu delikler arasında damağımızdaki delikler, burun delikleri hatta derimizdeki ufacık kesikler bile yer alıyor. bu yılan tarafından sokulmanız halinde vücudunuzun her yerinden oluk oluk kan akabilir.
yeşil erkek ve dişi kahverengi:
boomslang olarak da bilinen dispholidus typus zehirli ağaç yılanları, sahra altı afrika'sına özgü bir tür. kısmen orantısız büyüklükteki gözleri ve erkeklerinde parlak açık yeşil, dişilerinde ise kahverengi deri bulunuyor.
bu yılan ömrünün çoğunu ağaçların üzerinde geçiriyor ve kertenkeleleri, kurbağaları, bukalemunları, fareleri ve kuşları avlayıp onlarla besleniyor. eğer yutamayacağı büyüklükte bir şeyle karşılaşırsa, oradan o kadar hızlı uzaklaşıyor ki, genellikle yutamayacağı o hayvanın, yılanın orada olduğundan haberi bile olmuyor. ayrıca bu tür, yılanlar dünyasının "kedisi" denebilir, çünkü genellikle kuşların korunaklı yuvalarının etrafında dolanıyor ve kış uykusuna yatması gerektiği zaman bu kuşların yuvalarının içine kıvrılıveriyor. son derece utangaç ve saldırgan olmayan bir tür. bu saldırgan olmayan eğilimleri bir yana, bu yılanlardan biri tarafından ısırılmak inanılmaz ama inanılmaz şansız olduğunuz anlamına geliyor.
çünkü zehrinin asıl etkisi pıhtılaşma önleyici yapısında gizli. zehir bir tür hemotoksin yani kırmızı kan hücrelerini öldürüyor, kan pıhtısını azaltıyor ve organlarla dokuların bozulmasına neden oluyor.
hatta kan bulabildiği bir delikten sızmaya çalışıyor. bu delikler arasında damağımızdaki delikler, burun delikleri hatta derimizdeki ufacık kesikler bile yer alıyor. bu yılan tarafından sokulmanız halinde vücudunuzun her yerinden oluk oluk kan akabilir.
yeşil erkek ve dişi kahverengi:
devamını gör...
sinop cezaevi
karadeniz turunun vazgeçilmez uğrak noktalarından birisidir. üst tanımlarda yazarlarımız bahsetmiş bazı filmlerin ve dizilerin çekildiği yerlerden birisi olmuştur zamanında. bunlar dışında, sanırım kanal 7 ye yayınlanmış, bilinmeyen eşkiya dünyaya hükümdar olmaz filmi ile tatar ramazan dizisi de burada çekilmiştir.
derlermiş ki giren bir daha çıkamazmış buradan, sabahattin ali de boşyere aldırma gönül dememiş zamanında.
bahçesinde hikayesi olan bir dut ağacı vardır. ağaç eski mahkumlardan hüseyin pehlivan tarafından dikilmiştir. ağacın hemen yanında da hikayesi zaten paylaşılmaktadır. hikayesi de kendi kaleminden şu şekildedir:
--- alıntı ---
"dut ağacı bu! dikmek için müdüriyete yazı yazmam lazım. 'maruzat' deriz biz ona. yazı gider müdürün önüne, müdür bana bakar; 'hüseyin pehlivan' yazı yazmış. cezaevinde birçokları 'yazar' derdi bana. öyle çağırırlardı beni. müdür beni çağırıp 'yazı yazmışsın söyle bakalım ne istiyorsun?' dedi. 'sayın müdürüm, ben bir dut ağacı dikmek istiyorum' dedim. 'nereye dikeceksin? neden ? ne yapacaksın dut ağacını ? yani dut ağacı büyüyecek, dut verecek, herkes bunun dutundan yiyecek , sana dua edecek öyle mi?' dedi.
ben de ' bu dut ağacı büyüdüğü zaman 20 sene, 30 sene, 50 sene sonra neyse , kaç yıl sonra olursa olsun, büyüdüğü zaman buraya gelen mahkumlar diyecekler ki ; ' bu dut ağacını diken kişi idamdan kurtulmuş, müebbet cezaya çarptırılmış. müebbet cezayı da bitirmiş çıkmış buradan.' bu şekilde teselli kaynağı olacak onlar için. ben bunu düşünüyorum, daha ümidimi yitirmedim.
ben bir gün çıkacağım buradan, hiç ümidimi yitirmedim' dedim."
--- alıntı ---
mutlu son: teselli ağacını diken hüseyin pehlivan umutlarındaki gibi tahliye olmuştur.
derlermiş ki giren bir daha çıkamazmış buradan, sabahattin ali de boşyere aldırma gönül dememiş zamanında.
bahçesinde hikayesi olan bir dut ağacı vardır. ağaç eski mahkumlardan hüseyin pehlivan tarafından dikilmiştir. ağacın hemen yanında da hikayesi zaten paylaşılmaktadır. hikayesi de kendi kaleminden şu şekildedir:
--- alıntı ---
"dut ağacı bu! dikmek için müdüriyete yazı yazmam lazım. 'maruzat' deriz biz ona. yazı gider müdürün önüne, müdür bana bakar; 'hüseyin pehlivan' yazı yazmış. cezaevinde birçokları 'yazar' derdi bana. öyle çağırırlardı beni. müdür beni çağırıp 'yazı yazmışsın söyle bakalım ne istiyorsun?' dedi. 'sayın müdürüm, ben bir dut ağacı dikmek istiyorum' dedim. 'nereye dikeceksin? neden ? ne yapacaksın dut ağacını ? yani dut ağacı büyüyecek, dut verecek, herkes bunun dutundan yiyecek , sana dua edecek öyle mi?' dedi.
ben de ' bu dut ağacı büyüdüğü zaman 20 sene, 30 sene, 50 sene sonra neyse , kaç yıl sonra olursa olsun, büyüdüğü zaman buraya gelen mahkumlar diyecekler ki ; ' bu dut ağacını diken kişi idamdan kurtulmuş, müebbet cezaya çarptırılmış. müebbet cezayı da bitirmiş çıkmış buradan.' bu şekilde teselli kaynağı olacak onlar için. ben bunu düşünüyorum, daha ümidimi yitirmedim.
ben bir gün çıkacağım buradan, hiç ümidimi yitirmedim' dedim."
--- alıntı ---
mutlu son: teselli ağacını diken hüseyin pehlivan umutlarındaki gibi tahliye olmuştur.
devamını gör...
c++
şu anda öğrenmeye çalıştığım programlama dilidir. ilk programlama dilimdir aynı zamanda, kendisiyle başlamak çok iyi bir karar mı bilmiyorum ama aldığım derste öğretildiği için biraz mecburi olarak seçmiş bulunuyorum.
öğrenenleri için önermek istediğim bir youtube kanalı var. direkt olarak derslerinin oynatma listesi burada. videolar ingilizce ancak çok zor değiller bence, öyle çok iyi derecede bilmenize gerek yok. basitçe, temel olarak anlatıyor. o yüzden öğreniyorsanız muhakkak bir bakın derim.
öğrenenleri için önermek istediğim bir youtube kanalı var. direkt olarak derslerinin oynatma listesi burada. videolar ingilizce ancak çok zor değiller bence, öyle çok iyi derecede bilmenize gerek yok. basitçe, temel olarak anlatıyor. o yüzden öğreniyorsanız muhakkak bir bakın derim.
devamını gör...
günlük tutan insan
doğru günlük yazmayı/tutmayı bilmeyenlerin kötü eleştirmesi biraz üzücü.
birkaç sayfayı kişisel alana dönüştürmek bence güzel bir başarı. hele ki iyi-kötü yaşanılan her şeyi kafada berraklaştırıp yazabilmek.
t: hataları görebilmek, onlardan ders çıkarmak ve iyi anılarla tekrar mutlu olmanın mükemmel bir fırsat olduğunu bilen kişidir.
ekleme: günlüğü baştan sona okumayı değil günün sonunda kendini değerlendirip yazmayı kastettim. aksi zaten saçmalık olur.
birkaç sayfayı kişisel alana dönüştürmek bence güzel bir başarı. hele ki iyi-kötü yaşanılan her şeyi kafada berraklaştırıp yazabilmek.
t: hataları görebilmek, onlardan ders çıkarmak ve iyi anılarla tekrar mutlu olmanın mükemmel bir fırsat olduğunu bilen kişidir.
ekleme: günlüğü baştan sona okumayı değil günün sonunda kendini değerlendirip yazmayı kastettim. aksi zaten saçmalık olur.
devamını gör...
gece sözlükte oluşan elit ortam
zeki insanlar geç uyur önermesini destekler nitelikte bir başlık. beni de aranıza alır mısınız? çünkü uyudum, uyandım.
devamını gör...
mesajlara geç cevap veren insan
biri 3 gün sonra "evet haklısın" yazmış.hangi konuda haklı olduğumu 1 gün falan düşünmüşümdür.
devamını gör...
kitap sayfalarını ayraç niyetine katlayan insan
temiz bir sopayı hak eden insandır.
devamını gör...
banucabirhayat
takdirim taştı içimden, mesajla helal kız yazacaktım, kursağımda kaldı. mesaj alımı kapalı madem, böyle yazayım dedim. olaylara, kasmadan, gerçekçi ve serkeş yaklaşımı hoşuma gidiyor. mız mız olmayan insanları severim. mız mız olmayıp, içimi şişirmediğin için tişikkirler.*
devamını gör...
sözlük radyosu kaçak yayınları
ben bu hikayede, içeceği biten arkadaşı için uslu uslu düzenleme yaparken yakılan çocuğum.
vicdansız bay impoş. alırım öcümü.
öncü edit: keşke bu da tutmasaydı.
t: yayıncının tekinin gece gece insafsızlık deneylerini kafa sözlük'ün gececi yazarları üzerinde yapmak için açtığı yayın.
vicdansız bay impoş. alırım öcümü.
öncü edit: keşke bu da tutmasaydı.
t: yayıncının tekinin gece gece insafsızlık deneylerini kafa sözlük'ün gececi yazarları üzerinde yapmak için açtığı yayın.
devamını gör...
diyelim ki o bunu okuyor
ben sana bağırdım.
sen bana sağırdın.
sen bana sağırdın.
devamını gör...
takıntısı olan aramasın
simsar olma ihtimali yüksek olan kişilerin, verdikleri ilanlara ekledikleri mini not.
arayıp meşgul etmeyi severim böylelerini, alıcı gibi davranır, salak ayağına yatar sonra ben seni arayacağım der kapatırım.
al bakalım şimdi senin mis gibi bir takıntın oldu, yav**k herif.
arayıp meşgul etmeyi severim böylelerini, alıcı gibi davranır, salak ayağına yatar sonra ben seni arayacağım der kapatırım.
al bakalım şimdi senin mis gibi bir takıntın oldu, yav**k herif.
devamını gör...
kaptan mağara adamı
halk kahramanı tabirinin vücut bulmuş, dile gelmiş, gönülleri hoş etmiş hali. nevi şahsına münhasır, müstesna bir yaratık. hepimiz onu ''kaptan mağara adamı geliyor anacığımmmm!'' nidalarıyla hatırlarız. suçluların korkulu rüyasıdır. öyle superman'a, batman'e falan benzemez, zerre kasıntılık bulamazsınız kaptanda. kodu mu oturtur. suçlularla mücadele edeceğim diye kırk dereden su getirmez, direkt değiştirir üstünü ve vınnn... ayrıca onun üzerini değiştiği esnada dünya güzelleşir. rengarenk yıldızlar arş-ı alaya çıkar. yalanı, riyası, oyunu düzenbazlığı yoktur. diğer pelerinliler gibi sinsi değildir. taş gibi halk çocuğudur. fazla düşünmez, çat diye işini yapar. ha bazı zamanlar düşündüğü de olur, o da uzun sürmez. ''unga bunga!'' dedi mi, anlayın ki o iş tamamdır. bakın bu iki kelime çok mühim zira bu iki kelime söylendiği andan itibaren, mevzuya dair her türlü detay düşünülmüş, eylem planı hazırlanmış ve kaptan sonuca çoktan ulaşmıştır. geçmiş ola halk düşmanlarına! captain america bu yüce şahsiyetin ancak getir götürünü yapar. buram buram elitizm kokan o çakma kahramanlara sopasını her daim göstermiştir. sopalı ilahtır bizim kaptan. hem aba altından göstermez sopayı. direkt gözünüze gözünüze sallar. hal böyle olunca da farkı tak diye anlaşılır.
yün yumağıdır evet! ama halk kahramanı olmanın bana göre ilk şartı yün yumağı olmaktır. tıpkı alf'te olduğu gibi bu asli şartı yerine getirmesi onu gözümüzde daha da büyütmektedir. hem o postun altında neler vardır neler? kaptan'ın o postun içinden çıkarmadığı bir şey henüz görmedik. o derece de kirli çıkıdır. bir de gözlüğü için bir kaç laf etmek lazım; clark kent denen çakma kahramanın gözlüğüne bin beş yüz basar. kemik çerçeveli gözlükler her daim daha karizmatiktir.
ha kusurları yok mu? elbette var. halk kahramanı dediğinin kusurları olur zaten. biraz pis ve pasaklıdır ama o devrin şartlarında ben bunu olağan karşılıyorum. hiçbir zaman yumuşak iniş yapamadı ama bence burada da hep sert adamım imajı vermeye çalıştı. bodoslama dalışı bundandır hep. diğer algı oyunlarına asla itibar etmeyiniz. hatta kamikaze olmak en çok kaptan'a yakışırdı lakin çağ farkı yüzünden kaçırdı o şansı.
neyse efendim, kaptan mağara adamı önümüzdeki bölümde wilma ve betty'yi kurtarabilecek mi bakalım?*
şu karizmaya bakar mısınız yahu. bu adam için ne söylesek az gelir.
yün yumağıdır evet! ama halk kahramanı olmanın bana göre ilk şartı yün yumağı olmaktır. tıpkı alf'te olduğu gibi bu asli şartı yerine getirmesi onu gözümüzde daha da büyütmektedir. hem o postun altında neler vardır neler? kaptan'ın o postun içinden çıkarmadığı bir şey henüz görmedik. o derece de kirli çıkıdır. bir de gözlüğü için bir kaç laf etmek lazım; clark kent denen çakma kahramanın gözlüğüne bin beş yüz basar. kemik çerçeveli gözlükler her daim daha karizmatiktir.
ha kusurları yok mu? elbette var. halk kahramanı dediğinin kusurları olur zaten. biraz pis ve pasaklıdır ama o devrin şartlarında ben bunu olağan karşılıyorum. hiçbir zaman yumuşak iniş yapamadı ama bence burada da hep sert adamım imajı vermeye çalıştı. bodoslama dalışı bundandır hep. diğer algı oyunlarına asla itibar etmeyiniz. hatta kamikaze olmak en çok kaptan'a yakışırdı lakin çağ farkı yüzünden kaçırdı o şansı.
neyse efendim, kaptan mağara adamı önümüzdeki bölümde wilma ve betty'yi kurtarabilecek mi bakalım?*
şu karizmaya bakar mısınız yahu. bu adam için ne söylesek az gelir.
devamını gör...
whitney houston
11 şubat 2012'de henüz 48 yaşındayken, bir otel odasında hayata veda etmiştir.
böyle güzel sesli insanlar hiç ölmemeliymiş gibi geliyor bana ve erkenden gidiyorlar ya (hele de alkol, uyuşturucu vs sebeplerden) içim çok acıyor. * *
ı have nothing
böyle güzel sesli insanlar hiç ölmemeliymiş gibi geliyor bana ve erkenden gidiyorlar ya (hele de alkol, uyuşturucu vs sebeplerden) içim çok acıyor. * *
ı have nothing
devamını gör...

