sevdiği halde vazgeçen insan
karşı taraf onu sevmiyorsa ne yapsın yani vazgeçmek dışında ne yapabilir ki.
devamını gör...
ölmeden önce yapılacaklar listesi
yapılamayacaklar listesidir.
bir ölmeden önce yapılacaklar listesi kaç para biliyor musun sen??
bir ölmeden önce yapılacaklar listesi kaç para biliyor musun sen??
devamını gör...
norveç deyince akla gelenler
black metal tabi aga sonra da kuzey ışıkları. ve o ülkenin fantastik güzelliği. aşırı derecede muhteşem bir ülke. türkiye’den ileride gitmeye kalksam muhakkak gideceğim ülke norveç olur. o black metal konserlerine gitmek en büyük hayalim yemin olsun ki.
devamını gör...
sevgili aranıyor duyuruları
(bkz: bunlar ne saçma başlıklar)
devamını gör...
noviembre
ispanyol yönetmen achero manas'ın bir sinema filmi çekerek sinemacılığı, kurguculuğu yerine dibine soktuğu 2003 yapımı ters köşe filmi. istisnasız izleyen herkesi based on a true story olup olmadığı ile ilgili kuşkuya düşürmüş, bu konuda ürkütmüş, oturduğu koltuğa çivilemiş bir filmdir. görmeyenin görmesi elzemdir.
hayatımda hiçbir filmin based on a true story olmasından bu denli korkmamıştım. yönetmenin filmin sonundaki a mi padre* notu filmin bir an için de olsa alfredo'nun kızı anita tarafından yıllar sonra çekilmiş olduğunu düşündürse de hemen sonra asıl mevzuyu kavrıyorsunuz. yani film bittikten sonra filmi izliyor, idrak ediyorsunuz esasında. kurgu şahane demeyeceğim, çünkü senelerdir birçok filmin kurgusu için bu sıfatı kullandım. bu başka bir şey. belgesel-film dediğiniz şeyde anlatıcılar günümüzde yaşar. bu filmde gelecekte olmalarının sebebi -benim anladığım, ki zaten bu filmin kaygısı herkese farklı bir şey düşündürmek- film denilen olgunun yapaylığı, kurgusal oluşu bu yüzden de eleştirilmek zorunda olduğu. bir yönetmen düşünün ki bir film çekerek, kurguculuğun sınırlarını zorlayarak sinema sanatını yani yaptığı işi yerin dibine soksun! yönetmen alfredo'nun kızı değil, ama bu film yine de gerçek bir yaşam öyküsü sayılabilir. bana göre alfredo'nun kızı doğduktan sonra manifesto'ya ihanet etmek zorunda kalması, kendini satması ve arkadaşlarına bir nevi ihanet etmesi filmimizin yönetmeninin yaşam öyküsünden kesitler. oturup, kasıp araştırabilirim ama benim için önem arz etmiyor açıkçası. ben filmden alacağımı aldım. sondaki babam için notu alfredo'nun tiyatro hocasına yaptığı rol gibi yönetmenimizin bize oynadığı bir oyundan ibaret.
hayatımda hiçbir filmin based on a true story olmasından bu denli korkmamıştım. yönetmenin filmin sonundaki a mi padre* notu filmin bir an için de olsa alfredo'nun kızı anita tarafından yıllar sonra çekilmiş olduğunu düşündürse de hemen sonra asıl mevzuyu kavrıyorsunuz. yani film bittikten sonra filmi izliyor, idrak ediyorsunuz esasında. kurgu şahane demeyeceğim, çünkü senelerdir birçok filmin kurgusu için bu sıfatı kullandım. bu başka bir şey. belgesel-film dediğiniz şeyde anlatıcılar günümüzde yaşar. bu filmde gelecekte olmalarının sebebi -benim anladığım, ki zaten bu filmin kaygısı herkese farklı bir şey düşündürmek- film denilen olgunun yapaylığı, kurgusal oluşu bu yüzden de eleştirilmek zorunda olduğu. bir yönetmen düşünün ki bir film çekerek, kurguculuğun sınırlarını zorlayarak sinema sanatını yani yaptığı işi yerin dibine soksun! yönetmen alfredo'nun kızı değil, ama bu film yine de gerçek bir yaşam öyküsü sayılabilir. bana göre alfredo'nun kızı doğduktan sonra manifesto'ya ihanet etmek zorunda kalması, kendini satması ve arkadaşlarına bir nevi ihanet etmesi filmimizin yönetmeninin yaşam öyküsünden kesitler. oturup, kasıp araştırabilirim ama benim için önem arz etmiyor açıkçası. ben filmden alacağımı aldım. sondaki babam için notu alfredo'nun tiyatro hocasına yaptığı rol gibi yönetmenimizin bize oynadığı bir oyundan ibaret.
devamını gör...
güne anlamlı bir atasözü bırak
bir çin atasözü derki:
6 kez düş 7 kez kalk.
6 kez düş 7 kez kalk.
devamını gör...
yazılacak kitabın ilk cümlesi
uçurumun kenarında gerçekliğe atlamak için bekliyordu.
devamını gör...
diyelim o bunu okuyordaki o olmak
olmuşum bir kere. çok sinirliyim. köpürmek ne kelime kuduruyorum. damarlarımdaki kanlar boncuk boncuk oldular fokurduyorlar sanki. öyle bir sinir ki. içsel birde. yanımda minik insanlarım var diye dışarı aktaramadığım, tutmak zorunda olduğum bir öfke var.
yıllarımı heba etmiş ve yüzyüzeyken veya yazışırken provoke eden kişi, beni her gördüğünde onca yağtığını unutup, barışalım diyen şahıs ekşiye üye olduğunu ve “bizim” * hakkımızda yazdığını itiraf etmişti. tabii ki de mahlas söylemedi. sordum ne yazdın? beni nasıl öldürmeye çalıştığın seferleri anlattın mı? hayır dedi, güzel anılarımızı yazdım.
üç gram beyninle teknolojiye bulaşmanı da, yazarlığı denemenin ve küçümseyişinin bende oluşturduğu mide bulantısını da, seni de, kasacağın romantizmi de ayrı ayrı sudokulayım. keşke ölsen.
yıllarımı heba etmiş ve yüzyüzeyken veya yazışırken provoke eden kişi, beni her gördüğünde onca yağtığını unutup, barışalım diyen şahıs ekşiye üye olduğunu ve “bizim” * hakkımızda yazdığını itiraf etmişti. tabii ki de mahlas söylemedi. sordum ne yazdın? beni nasıl öldürmeye çalıştığın seferleri anlattın mı? hayır dedi, güzel anılarımızı yazdım.
üç gram beyninle teknolojiye bulaşmanı da, yazarlığı denemenin ve küçümseyişinin bende oluşturduğu mide bulantısını da, seni de, kasacağın romantizmi de ayrı ayrı sudokulayım. keşke ölsen.
devamını gör...
normal sözlük hunidaşlar kulübü
kusura bakmayın ama benim bu kulübe başkan olmam lazım. *
devamını gör...
gizli kalması gereken bazı şeyler
kesinlikle gerçekleşmemiş planlar özellikle kısa vadeli olanlar.
devamını gör...
her insanı biri kandırmalı
bu galiba özdemir asaf’ın ‘yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim, incinirsin’ diyerek katılmadığı bir önerme olurdu. bizi olgunlaştıracaksa olabilir belki ama aynı zamanda incitecektir de. zaten incinmeden olgunlaşmanın da bir yolu var mıdır zannetmiyorum. velhasılı günün sonunda kandırılmanın yarattığı incinme durumu, onun bize verdiği hazdan çok daha büyük sonuçlar doğurmayacaksa biraz yağmur kimseyi incitmez diyorum.
devamını gör...
şirazesi kaymak
dengeyi, düzeni, kurulu nizamı kaybetme hâli için söylenen bir deyimdir. şirâze, burada kitap cildini tutturan bez şerit anlamında ya da yağlı güreşçilerin kispetlerinin paça bölgesini ifade sadedinde gerçek anlamıyla değil fakat denge ve düzen mânâlarıyla kullanılmış.
''bulmasın şirâze-i cem'iyyet-i eczâ-yı sipihr
târ u mâr olsun benim hâl-i perişânım gibi.'' beytinde de leskofçalı gâlib, gökyüzünü oluşturan parçaları bir arada tutan düzen ve dengenin kendi perişan hâlinde olduğu gibi yıkılmasını, yok olmasını istemekle, ''şirâzesi kaymak'' deyiminde verilmek istenilen anlamı kast etmektedir.
''bulmasın şirâze-i cem'iyyet-i eczâ-yı sipihr
târ u mâr olsun benim hâl-i perişânım gibi.'' beytinde de leskofçalı gâlib, gökyüzünü oluşturan parçaları bir arada tutan düzen ve dengenin kendi perişan hâlinde olduğu gibi yıkılmasını, yok olmasını istemekle, ''şirâzesi kaymak'' deyiminde verilmek istenilen anlamı kast etmektedir.
devamını gör...
değersizlik hissi
aşamadığım. ne yaparsam yapayım sıyrılamıyorum, canım yanıyor artık. nispeten akıllı birisiyim de oysa, halledemedim şu durumu bir şekilde.
devamını gör...
emir can iğrek
nalan şarkısı ile hayranı olduğum şarkıcı.
adım nalan olsa diye hayıflanmadım değil.
adım nalan olsa diye hayıflanmadım değil.
devamını gör...
insan
kendi varlığına çok fazla anlam ve amaç yükleyen sıradan varlık. saçmalama işte, bir anlamı olsa 6 milyar tane olmazdı.
devamını gör...
orhan hakalmaz
öyle işinde gücünde üniversite hocası falan değildir. 15 temmuz öncesine kadar, dindar* bir tip olduğundan tüm dinci radyo ve tv kanallarının ve tüm trt kanallarının gözbebeği olmuş, deveyi hamuduyla götürmüştür. beyefendi, kibar görüntüsünün altında son derece iyi kontrol ettiği kindar* bir öfke vardı. buna ek olarak kendisinden başka saygıdeğer akademisyen müzisyen yokmuş gibi davranıldığı için alçakgönüllüğü de zorlamaydı. sanırım kanal 7'de yine bir türkü programı yaparken konuk olarak çağırdığı neşet ertaş'ın, onun programına katılmayı reddetmesi üzerine program esnasında dişlerini sıka sıka kibar cümlelerle son derece çirkin mesajlar vermişti. neşet ertaş'ın programa katılmama sebebi ise çok netti. bir cümle ile programın olduğu kanalın dünya görüşüne uymadığını bu yüzden de üzülerek katılamayacağını söylemişti.
şimdilerde bu kadar değerli bir müzisyeni neden hiç göremiyoruz dinleyemiyoruz acaba diye düşünüyor insan. onun yerine tüm ulusal kanallarda ve trt'de sıkça görmek ve duymak zorunda kaldığımız gülben ergen var artık. demek ki değerleri ve işlevleri eşit.
şimdilerde bu kadar değerli bir müzisyeni neden hiç göremiyoruz dinleyemiyoruz acaba diye düşünüyor insan. onun yerine tüm ulusal kanallarda ve trt'de sıkça görmek ve duymak zorunda kaldığımız gülben ergen var artık. demek ki değerleri ve işlevleri eşit.
devamını gör...
mars'ta tek başına yaşarken kapı çalması
hayırdır inşallah kim bu saatte diyebilen bir insan olmazdı herhalde. olursa da bir türk olurdu. diğerlerinin çok afedersiniz ödü b.kuna karışırdı zaten.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının benzetildiği ünlüler
japon balığı.
devamını gör...
şeriat
"ve herkim allah'ın indirdiği hükümler(şeriat) ile hükmetmez ise kafirlerin ta kendisidir" (maide 44)
her kim olursa olsun, ben şeriat'ı reddediyorum ve çağdaş demokrasi(!)'yi seçiyorum derse, bu kişi de kafirdir, çünkü kuranın şeriat ayetlerini reddedip, demokrasi'yi seçer.
her kim olursa olsun, ben şeriat'ı reddediyorum ve çağdaş demokrasi(!)'yi seçiyorum derse, bu kişi de kafirdir, çünkü kuranın şeriat ayetlerini reddedip, demokrasi'yi seçer.
devamını gör...
maladaptive daydreaming
kişiyi bir süre sonra dış dünyadan koparan psikolojik rahatsızlıktır. ayrıca günlük hayat işlerini oldukça aksatır. gördüğü, işittiği en alakasız detaylar bile hayal için tetikleyici olabilir, genellikle müzik bunlardan en tetikleyici olandır.
ilk başta bu güzel bunla yaşamak istiyorum diye düşünebilirsiniz fakat bu rahatsızlığın yıllar boyu sürebileceğini unutmayın gittikçe daha çok vaktinizi almaya başlayacak. bu yüzden kesinlikle profesyonel yardım gerektiren, asla küçümsenmemesi gereken bir rahatsızlıktır.
( kendimden biliyorum)
ilk başta bu güzel bunla yaşamak istiyorum diye düşünebilirsiniz fakat bu rahatsızlığın yıllar boyu sürebileceğini unutmayın gittikçe daha çok vaktinizi almaya başlayacak. bu yüzden kesinlikle profesyonel yardım gerektiren, asla küçümsenmemesi gereken bir rahatsızlıktır.
( kendimden biliyorum)
devamını gör...