eğer iyi bir yazar olursanız, siz de bir gün nickaltı aşkınızı görebilirsiniz.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
14 yaşındayken çizdim
devamını gör...

nerede lütfen söyleyin.
devamını gör...

zihni sinir, karikatürist irfan sayar tarafından 1977 yılında gırgır dergisi'nde dünyaya gelen pratik zekalı, meraklı ve mizahi bir bilim insanı karikatür karakteridir. tübitak’ın bile dikkatini çekmeyi başarmış, popüler bilim kitapları arasında albümü yayınlanmıştır. bilim ve teknik dergisi'nin arka sayfasında yaklaşık beş yıl buluşlarını okurlarıyla paylaşmıştır. milli eğitim bakanlığı talim terbiye kurulu teknoloji tasarım dersi hazırlığı yaparken onunla ilişkiye geçmiştir. kolay çözülmesi gereken problemlerin çözülmemesinden dolayı biraz sinirlidir. herkesin yaratıcılığını harekete geçirebileceğini vurgular. 3.000’den fazla buluşu vardır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

jean-christophe grange tarafından yazılan, 2012 yılında ilk baskısı yapılan, polisiye-gerilim türündeki roman. başkomiser olivier passan, japon karısı naoko'yla boşanmanın eşiğindedir. bu arada fransa'nın seine-saint-denis ilinde vahşi cinayetler işlenmektedir. katil, hamile kadınların karınlarını yarıp, çıkardığı fetüsleri yakmaktadır. grange bu kez fransa da başlayan bir hikayeyi japonya da bitirerek tüm okuyucuları yine ustalıkla ters köşe yapmayı başarıyor.
devamını gör...

tüm gece ağlayıp sabah hiçbir şey olmamış gibi makyajını yapıp hayatına kaldığı yerden devam eden yazarınızdır.
devamını gör...

yayınlanmıştır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
haber kaynağı
devamını gör...

opsiyonel bir özellik olması huzur verir diye düşünüyorum.
mesaj alımı gibi kapatılabilse, herkes herkesin nick altına yazamasa, diğer sosyal medyalarda örneği olduğu üzere olamaz mı, diye bir beyin fırtınası yaptım.
devamını gör...

(bkz: birbirini gösteren spiderman)
devamını gör...

yemek yapmak yaparken de birlikte şarap içmek. klişe değil bambaşka bir güzellik.
devamını gör...

ne olursa olsun kapıyı çarpıp gitmemek gerekir. zira eğer geri dönmek isterseniz kapıyı kapalı bulursunuz.

ayrıca günümüzde oldukça zor hatta imkansızdır.

siz her şeyi bıraksanız bile her şey sizi bırakmaz.
devamını gör...

odamda uzanıyorum.
arkada bir şeyler çalıyor.
başlık başlık bakınıyorum. tanım okuyor, ilgimi çekerse tanım yazıyorum.
birazdan karikatür okumaya başlarım. zaten çok geçmedende uyurum. beynimi boşaltıyor ve uykuya rahat geçişimi sağlıyor bu aktivite.

karikatür olmasa hayat çok sıkıcı olabilirdi. müzikte öyle.
bip
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

milli eğitim bakanlığı'nın 100 temel eser listesinde yer alan, falih rıfkı atay' ın anı türündeki kitabıdır.
devamını gör...

sürükleyici bir roman okur gibi. devamı geliyor, bırakamıyorsun.
devamını gör...

devrimdir.

halen çözemediğim noktaları vardır.
devamını gör...

(bkz: ay ben gülerim)
genelde ne güzel ağlıyorum, ne kadar da yakıştı bana durumu oluyor o an tüm konsantrasyonum bozuluyor ve gülmeye başlıyorum.
devamını gör...

biraz yürüyelim.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

haydaaa 3 gün sözlüğe girmedim sevdiğim yazarlar tek tek gitmiş. noluyor abicim? bırakıp gidiyorsunuz tek tek üzüyorsunuz beni.
yolun açık olsun umarım geri dönersin.
devamını gör...

arkadaşımın adı denizdi(e). üst komşusunun kedisinin adı da denizdi. kadın kedisini çağırınca bizim arkadaş camdan kafayı uzatıp heee kediyi çağırıyormuş diyordu :)
devamını gör...

tokyo ghoul, tokyo ghoul a, tokyo ghoul:re ve re 2 olmak üzere 4 sezondan oluşan anime.izlediğim ilk anime olmasından sonra beni manga koleksiyonculuğuna iten ilk mangadır aynı zamanda.elimde 23 veya 24 tane mangası bulunmakta (çeviriler tam tamamlanmadığı için seriyi henüz tamamlamadım).korku, psikoloji, seinen etiketleri adı altında piyasaya sunulan bir manga.kahramanın bakış açısından da belirtildiği gibi bir 'trajedi' konsepti hakim.kısaca insanların ve ghoulların (insan eti ve kahve dışında vücuduna besin alamayan yaşam formu) mücadelesini konu alıyor.konusu özgün ve sade ancak ilk ciltte bile birçok karakteri sokuyor hikayeye çizer.yani tamam, zaten birçok karakter olmasına alışığım mangalarda fakat aniden birçok karakteri olaya dahil etmek okuru sıkacak ya da kafasını karıştıracak cinsten bir hata (aynı hata birçok mangada da mevcut, bu esere özgü değil).mangada bunun dışında bir kusur göremiyorum, çizimler -özellikle yüz ifadeleri, mimikler- harika açığa vurulmuş.mutluluğu ve üzgünlüğü kolayca açığa vurulabilir olarak görüyorum çizim konusunda, fakat deliliği resmetmek bir nevi delilik gerektiriyor sanki.mangakayı bu açıdan çok tapılası bulurum, mükemmel bir yetenek.

animeye gelirsek...gelmesek mi? re ve re 2 sezonlarına lafımı dokundurmayacağım çünkü en azından çizim konusunda iyiydi.animelerle ilgilenenler bilir, mangada 100 şey varsa animede 100 şeyin 10'u ya vardır ya yoktur.demek istediğim, ya o serinin uzunluğunu göze alarak bir anime çıkartın.tamam hadi kısa tuttunuz, ne diye mangaya göre ilerlerken mangadan ayrı bir sezon çıkartıyorsunuz? ilk sezon mangaya göre gidiyor, ikinci sezonda kafalarına göre bir senaryo yapıyorlar, 3.sezonda mangaya geri dönüyorlar fakat o aradaki kopukluğu mangayı okumayan anlayamıyor.2.sezon sonu ile 3.sezon başı arası o kadar bağlantısız ki, kimin kim olduğunu ve neden işlerin bu yönde ilerlediğini çözemeden animeyi bitiriyorsunuz.bu açıdan çok eleştirdiğim bir anime kendisi.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim