sevilen şarkının en vurucu sözleri
kalbi kendinden de esmer
kandırmacaymış meğer!
kandırmacaymış meğer!
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
heyecanimi kaybettigimi düsünüyorum. ama her alanda. dogru düzgün sevinemiyorum, uzulemiyorum hatta aglayamiyorum bile. onceden en ufak bi seyde bile gözü dolan ve aglak bi insan olarak aglamanin degilde aglayamamanin daha kötü oldugunu anladim şimdilerde. tepki veremiyorum dogru düzgün hicbir seye. bi seyleri dolu dolu dibine kadar hissetmek isterdim. duygularimi ozledim ama nasil geri kazanicam bilmiyorum..
devamını gör...
16 şubat 2021 mhp'yi ziyaret eden uygurların genel merkeze alınmaması
gayet yerinde bir harekettir. gondor ülkü ocakları bir sürü sorunla boğuşurken, rohan ülkü ocakları kaçan yılkıları arama faaliyetlerini sürdürürken, elin uyguru ile kim nasıl uğraşsın?
kaldı ki tanzanya ülkü ocaklarındaki ülküdaşların çok ciddi sıkıntıları var. o konu üzerine eğilmekte büyük önem arz ediyor. zaman ve mesai vermek lazım. alttaki görselde tanzanya ülkü ocaklarının insan ötesi gayretiyle herkese nasıl örnek olduğu da görülmektedir.

ayrıca portakallı pekin ördeği ekolünden gelen, şark pekinçek'in de ifade ettiği gibi uygurlar teröristtir. çini bölmeye çalışmaktadırlar.
devir değişiyor doğal olarak harekette değişiyor.
artık yeni slogan şudur; hira dağı kadar müslüman, tanrı dağı kadar kimsesiz...
kaldı ki tanzanya ülkü ocaklarındaki ülküdaşların çok ciddi sıkıntıları var. o konu üzerine eğilmekte büyük önem arz ediyor. zaman ve mesai vermek lazım. alttaki görselde tanzanya ülkü ocaklarının insan ötesi gayretiyle herkese nasıl örnek olduğu da görülmektedir.

ayrıca portakallı pekin ördeği ekolünden gelen, şark pekinçek'in de ifade ettiği gibi uygurlar teröristtir. çini bölmeye çalışmaktadırlar.
devir değişiyor doğal olarak harekette değişiyor.
artık yeni slogan şudur; hira dağı kadar müslüman, tanrı dağı kadar kimsesiz...
devamını gör...
kısa şiirler
"ve bu yorgun
bu hüzünlü yüreği,
benim değilmiş gibi
hiç kimse görmeden,
şöyle bir yol kenarına
bıraksam..."
bu hüzünlü yüreği,
benim değilmiş gibi
hiç kimse görmeden,
şöyle bir yol kenarına
bıraksam..."
devamını gör...
shaggy
scooby doo'nun ekürisi olan kurgusal karakter.
bol bol yemesi, asla doymaması, garip şaşkınlıkları ve scooby ile yaptığı çılgınlıklarla tanınır.
böyle bir şey.
bol bol yemesi, asla doymaması, garip şaşkınlıkları ve scooby ile yaptığı çılgınlıklarla tanınır.
böyle bir şey.
devamını gör...
karizmatik cevaplar
mehmet akif ersoy'a sormuşlar;
- efendim, siz baytar* mısınız?
o da durur mu, yapıştırmış cevabı;
+ evet, bir yeriniz mi ağrıyordu?
- efendim, siz baytar* mısınız?
o da durur mu, yapıştırmış cevabı;
+ evet, bir yeriniz mi ağrıyordu?
devamını gör...
elektronik araçlara vurarak çalışmaya zorlamak
bazen de işe yarar, tuhaf gelse de. kumandalarda özellikle.
devamını gör...
bir ülkenin gelişmişlik seviyesini gösteren detaylar
kadının yeri.
haberlerde tartışılan konular.
sanata verilen değer.
dizilerinin konuları.
haberlerde tartışılan konular.
sanata verilen değer.
dizilerinin konuları.
devamını gör...
başörtülü biri ile evlenmek
anlatmayayım, durayım diyorum ama yok anlatacağım.*
buradan yeni tanıştığım birisi vardı (evet arkadaşlarım var,neyse)
bir iki gün aralıklı konuştuk sonra tesettürlü olduğumu söyledim yani laf öyle geldi.
"-kusura bakma benim hiç öyle tanıdığım yok,bu yüzden seninle de konuşamam (!) sakın fake açıp tekrar gelme"* dedi.
aklımda kaldı, şaşırdım çünkü hiç böyle birşey yaşamamıştım.
bana bu deneyimi yaşattığın için sağ ol(!) oksijen israfı.*
velhasıl var böyleleri..
buradan yeni tanıştığım birisi vardı (evet arkadaşlarım var,neyse)
bir iki gün aralıklı konuştuk sonra tesettürlü olduğumu söyledim yani laf öyle geldi.
"-kusura bakma benim hiç öyle tanıdığım yok,bu yüzden seninle de konuşamam (!) sakın fake açıp tekrar gelme"* dedi.
aklımda kaldı, şaşırdım çünkü hiç böyle birşey yaşamamıştım.
bana bu deneyimi yaşattığın için sağ ol(!) oksijen israfı.*
velhasıl var böyleleri..
devamını gör...
cengiz özkan
halk müziğine akademik bir bakışla önemli katkılarda bulunan saz sanatçısı.
devamını gör...
nickaltına hiçbir moderatörün tanım girmediği yazar
benimdir. nedenini düşündüm bulamadım. sanırım beni uzaktan seviyorlar.
(bkz: derdini seveyim)
(bkz: derdini seveyim)
devamını gör...
pandemonium
yunanca ''pan''* ve ''demonium''* un birleşiminden meydana gelmiş, tüm şeytanların bulunduğu yer olarak çevrilebilecek kelime.
john martin'in 1825 tarihli eserinin adı aynı zamanda.

john milton'ın 1667'de yazdığı paradise lost şiirinde pandemonium cehennemin başkenti olarak geçiyor, john martin de bu şiirin bir bölümünü resmetmiş. tabloda lavların arasında şeytanın muhtemelen bir isyan başlatmak için ellerini havaya kaldırdığını görüyoruz.
john martin'in eserleri genelde görkemli manzaralardan oluşuyor ama bu tablo özellikle beni korkutuyor: sağ üstteki şimşek detayı, lavların kırmızısı ve şeytanın varlığı gerçekten cehenneme bakıyormuşum izlenimi uyandırıyor.
tablo louvre müzesi'nde sergileniyor.
john martin'in 1825 tarihli eserinin adı aynı zamanda.

john milton'ın 1667'de yazdığı paradise lost şiirinde pandemonium cehennemin başkenti olarak geçiyor, john martin de bu şiirin bir bölümünü resmetmiş. tabloda lavların arasında şeytanın muhtemelen bir isyan başlatmak için ellerini havaya kaldırdığını görüyoruz.
john martin'in eserleri genelde görkemli manzaralardan oluşuyor ama bu tablo özellikle beni korkutuyor: sağ üstteki şimşek detayı, lavların kırmızısı ve şeytanın varlığı gerçekten cehenneme bakıyormuşum izlenimi uyandırıyor.
tablo louvre müzesi'nde sergileniyor.
devamını gör...
virginia woolf
virginia woolf (1882-1941)
ingiltere’de yaşamış bir kadın yazardır. romanlarında kullandığı farklı üslupla gerek dönemine gerekse günümüze damgasını vuran önemli kadın romancılardandır. gece ve gündüz adını taşıyan romanından sonra yöneldiği bilinç akışı tekniği ile roman kahramanlarının duygu, düşünce, his ve dünyayı algılayış biçimleri üzerine yoğunlaşmıştır. dünyevi benlikler ve sonsuz bilinçler gibi farklı kavramları yaratarak romanlarında, düalist bakış açısını sentezlemiştir. felsefe, psikoloji ve feminizm başta olmak üzere farklı disiplinlerden de etkilenerek yarattığı kahramanları başarılı, çok yönlü ve sınıfsal kimliklerdir. yaşamı boyunca edindiği tecrübeler ile gençlik dönemi ve olgunluk dönemine ait eserler vermiştir. önemli romanları: kendine ait bir oda, mrs. dalloway, gece ve gündüz, dalgalar, deniz feneri.
“resmi kaynaklara göre bir yazar, eleştirmen, romancı, feminist olan virginia woolf, aynı andan tüm bu sıfatlara nasıl sahip olabildi? bir konuda bir şeyler yazarken bir gün, araştırma nesnesi olarak onu anabileceğimizi, hayatını merek edebileceğimizi tahmin etmiş miydi? ingiltere’nin belki de en katı düşüncelerinin yeşerdiği bir zamanda kadın olarak ‘güvenli odasında’ otururken, yarattığı eserlerinde kendinden parçaları bularak benliğini anlayabileceğimizi tahmin etmiş miydi? kim bu virginia woolf? bölünmüş, dışlanmış benliklere tanınma fırsatını yaratan bir kâşif mi? yoksa cüretkâr, deli dolu fanteziler yaratmayı amaçlamış ergen bir deha mı? ruh hastası? … belki de öyle. ya da hiçbiri. bildiğim tek şey bir var. bir tane virginia ama binlerce mrs. dalloway, mrs. ve mr. ramsey, orlando, flush… olduğu.”
ingiltere’de yaşamış bir kadın yazardır. romanlarında kullandığı farklı üslupla gerek dönemine gerekse günümüze damgasını vuran önemli kadın romancılardandır. gece ve gündüz adını taşıyan romanından sonra yöneldiği bilinç akışı tekniği ile roman kahramanlarının duygu, düşünce, his ve dünyayı algılayış biçimleri üzerine yoğunlaşmıştır. dünyevi benlikler ve sonsuz bilinçler gibi farklı kavramları yaratarak romanlarında, düalist bakış açısını sentezlemiştir. felsefe, psikoloji ve feminizm başta olmak üzere farklı disiplinlerden de etkilenerek yarattığı kahramanları başarılı, çok yönlü ve sınıfsal kimliklerdir. yaşamı boyunca edindiği tecrübeler ile gençlik dönemi ve olgunluk dönemine ait eserler vermiştir. önemli romanları: kendine ait bir oda, mrs. dalloway, gece ve gündüz, dalgalar, deniz feneri.
“resmi kaynaklara göre bir yazar, eleştirmen, romancı, feminist olan virginia woolf, aynı andan tüm bu sıfatlara nasıl sahip olabildi? bir konuda bir şeyler yazarken bir gün, araştırma nesnesi olarak onu anabileceğimizi, hayatını merek edebileceğimizi tahmin etmiş miydi? ingiltere’nin belki de en katı düşüncelerinin yeşerdiği bir zamanda kadın olarak ‘güvenli odasında’ otururken, yarattığı eserlerinde kendinden parçaları bularak benliğini anlayabileceğimizi tahmin etmiş miydi? kim bu virginia woolf? bölünmüş, dışlanmış benliklere tanınma fırsatını yaratan bir kâşif mi? yoksa cüretkâr, deli dolu fanteziler yaratmayı amaçlamış ergen bir deha mı? ruh hastası? … belki de öyle. ya da hiçbiri. bildiğim tek şey bir var. bir tane virginia ama binlerce mrs. dalloway, mrs. ve mr. ramsey, orlando, flush… olduğu.”
devamını gör...
edebiyatçıların ilginç ölümleri
ona şiirdeki başarısını sağlayan dili yüzünden öldürülen nef'î
devamını gör...
sözlük yazarlarının bugün öğrendikleri
herkesi memnun etmek zorunda değilmişiz.
devamını gör...
eleştiriyi saygı sınırları çerçevesinde yapma gereği
maalesef ülkemizde bunun ortası yok. ya hiç söylemezler söyledilermi de anasını ağlatırlar bişey kalmaz ortada. liselerin litaritüre eleştiri ile alakalı bir ders koymaları gerekiyor.
devamını gör...
diyarbakır’da cezaevi gibi yapılan toki evleri
iki sene önce gittiğimde şok yaşamıştım. içerisi polis kaynıyordu, araçları içeri sokmuyorlardı.
şehri yani merkez neredeyse dümdüz edilmişti.
yeni yeni bu çirkin inşaatlar başlamıştı.
yedi göbek diyarbakırlı aile dostumuzla gezerken kendisi anlatmıştı;
“buralar cıvıl cıvıldı, şimdi ise tek tipleşiyor.”
inşaat terörünün el atmadığı yer kalmadı da, tarihi değeri yüksek olan yerlere özellikle el atılması beni her daim düşündürür.
o günlerin fikir babası ahmet davutoğlu idi, yüksekova’da, cizre’de, nusaybin’de ve sur’da yaşayan yüzbinlerce insan yerinden yurdundan edildi.
bizle bugün suriyelileri kucak açıyor ve acıyoruz da o dönemde yaşanan iç göçlerden ve mağdur olanlardan hiç bahsedilmiyor.
bakınız bu apartmanlar utanç göstergesidir. vizyonsuz ve hayalperest birilerinin adeta ülkenin yapısına yaptığı tasallutu tarih elbette yazacaktır.
şehri yani merkez neredeyse dümdüz edilmişti.
yeni yeni bu çirkin inşaatlar başlamıştı.
yedi göbek diyarbakırlı aile dostumuzla gezerken kendisi anlatmıştı;
“buralar cıvıl cıvıldı, şimdi ise tek tipleşiyor.”
inşaat terörünün el atmadığı yer kalmadı da, tarihi değeri yüksek olan yerlere özellikle el atılması beni her daim düşündürür.
o günlerin fikir babası ahmet davutoğlu idi, yüksekova’da, cizre’de, nusaybin’de ve sur’da yaşayan yüzbinlerce insan yerinden yurdundan edildi.
bizle bugün suriyelileri kucak açıyor ve acıyoruz da o dönemde yaşanan iç göçlerden ve mağdur olanlardan hiç bahsedilmiyor.
bakınız bu apartmanlar utanç göstergesidir. vizyonsuz ve hayalperest birilerinin adeta ülkenin yapısına yaptığı tasallutu tarih elbette yazacaktır.
devamını gör...
favori atmayı bilmeyen yazarlar sürüsü
katıldığım önerme çünküü, katıldığım günden beri milletteki beğeni cimriliğinden söz edip dururum. beğenisini kıskanan veya üşenen insandan fav. beklemek de hülya oluyor.
devamını gör...

