garip fobiler
ev tamamen karanlıkken evde yürümeye korkuyorum... arkamdan biri kovalıyor gibi ya da köşeyi döndüğüm de üstüme birisi atlayacak gibi. duş alırken de aynı, gözümü kapattığım da arkadan biri saldıracak sanki...*
devamını gör...
janüs
roma panteonundan. yeni başlangıçların tanrısıdır. kapılar ve geçitlerle, her yolculuğun ilk adımıyla anılır, bağlantısı kurulur.
yılın ilk ayı olduğu için ingilizce'de ocak ayının adının(january) janüs'ün onuruna verildiğine inanılır, ancak bununla birlikte ocak ayının adını juno'dan aldığını söyleyen akademisyenler de vardır.
janüs sık sık jüpiter ile birlikte anılır ve roma panteonunda yüksek sıralarda bir tanrı olarak görülür. hemen hemen bütün roma tanrılarının yunan karşılığı olsa da, janüs'ün yunan karşılığının olmaması sıradışıdır. daha erken bir etrüsk tanrısından evrilmiş olması muhtemeldir, ancak rahatlık içinde janüs'ün özellikle romalı olduğunu söylemek mümkündür.
bir çok yorumlamada janüs'ün ters yönlere bakan iki yüzü vardır. bir efsanede, satürn ona geçmişi ve geleceği görebilme gücünü bahşeder, çift yüz bunu temsil eder. roma'nın ilk zamanlarında, şehrin kurucusu romulus ve adamları sabine'in kadınlarını kaçırdılar ve tepki olarak sabine'in adamları roma'ya saldırdılar. bir şehir gardiyanının kızı romalı dostlarına ihanet etti ve sabinelilere geçitleri açtı. capitol tepesine tırmanmaya çalıştıklarında janüs sıcak bir pınarı patlattı ve onları geri çekilmeye zorladı.
roma şehrinde ianus geminus olarak bilinen bir tapınak janüs'ün adına dikilmiş ve mylae savaşı'ndan sonra, m.ö. 260'da kutsanmıştı. savaş dönemlerinde kapıları açık bırakılır ve içeride sunumlar yapılırdı, askeri kararların sonuçlarını tahmin etmek amaçlı kehanetlerle birlikte. kanüs'ün tapınağının kapılarının yalnızca barış zamanlarında kapatıldığı söylenirdi, hatta hristiyan din adamlarının sonradan gelen iddialarına göre ıanus geminusun kapıları ilk olarak isa doğduğu anda kapatılmıştır.
değişiklik ve gelecekten günümüze, günümüzden geleceğe geçişin tanrısı olarak, janüs bir dönem zaman tanrısı olarak görülürdü. bazı bölgelerde tarımsal değişiklik dönemlerinde onurlandırılırdı, özellikle ekme sezonunun başında ve hasat vakitlerinde. ek olarak, hayati olaylarda da janüs'ün çağrıldığı düşünülüyor; cenazeler ve düğünler, genç erkeklerin adamlık yaşına ulaşmaları gibi.
diğer bir deyişle, janüs uzay ve zamanın gardiyanıdır. ovid fasti'de böyle yazmıştır: "alametler başlangıçlardadır, ilk sese kulaklarını döndürüyorsun ve kahin ilk kez gördüğü kuşun toprağına karar veriyor. tanrıların kulakları gibi tapınakların kapıları da açık... ve kelimelerin ağırlığı var."
yılın ilk ayı olduğu için ingilizce'de ocak ayının adının(january) janüs'ün onuruna verildiğine inanılır, ancak bununla birlikte ocak ayının adını juno'dan aldığını söyleyen akademisyenler de vardır.
janüs sık sık jüpiter ile birlikte anılır ve roma panteonunda yüksek sıralarda bir tanrı olarak görülür. hemen hemen bütün roma tanrılarının yunan karşılığı olsa da, janüs'ün yunan karşılığının olmaması sıradışıdır. daha erken bir etrüsk tanrısından evrilmiş olması muhtemeldir, ancak rahatlık içinde janüs'ün özellikle romalı olduğunu söylemek mümkündür.
bir çok yorumlamada janüs'ün ters yönlere bakan iki yüzü vardır. bir efsanede, satürn ona geçmişi ve geleceği görebilme gücünü bahşeder, çift yüz bunu temsil eder. roma'nın ilk zamanlarında, şehrin kurucusu romulus ve adamları sabine'in kadınlarını kaçırdılar ve tepki olarak sabine'in adamları roma'ya saldırdılar. bir şehir gardiyanının kızı romalı dostlarına ihanet etti ve sabinelilere geçitleri açtı. capitol tepesine tırmanmaya çalıştıklarında janüs sıcak bir pınarı patlattı ve onları geri çekilmeye zorladı.
roma şehrinde ianus geminus olarak bilinen bir tapınak janüs'ün adına dikilmiş ve mylae savaşı'ndan sonra, m.ö. 260'da kutsanmıştı. savaş dönemlerinde kapıları açık bırakılır ve içeride sunumlar yapılırdı, askeri kararların sonuçlarını tahmin etmek amaçlı kehanetlerle birlikte. kanüs'ün tapınağının kapılarının yalnızca barış zamanlarında kapatıldığı söylenirdi, hatta hristiyan din adamlarının sonradan gelen iddialarına göre ıanus geminusun kapıları ilk olarak isa doğduğu anda kapatılmıştır.
değişiklik ve gelecekten günümüze, günümüzden geleceğe geçişin tanrısı olarak, janüs bir dönem zaman tanrısı olarak görülürdü. bazı bölgelerde tarımsal değişiklik dönemlerinde onurlandırılırdı, özellikle ekme sezonunun başında ve hasat vakitlerinde. ek olarak, hayati olaylarda da janüs'ün çağrıldığı düşünülüyor; cenazeler ve düğünler, genç erkeklerin adamlık yaşına ulaşmaları gibi.
diğer bir deyişle, janüs uzay ve zamanın gardiyanıdır. ovid fasti'de böyle yazmıştır: "alametler başlangıçlardadır, ilk sese kulaklarını döndürüyorsun ve kahin ilk kez gördüğü kuşun toprağına karar veriyor. tanrıların kulakları gibi tapınakların kapıları da açık... ve kelimelerin ağırlığı var."
devamını gör...
15 yaşındaki kızı kaçırmak için ev basan muhtar
sabahtan beri canımı sıkan kaçıncı haber sayamadim. gerçekten bu kadar mı düştük ya? adam 15 yaşındaki çocuğu kaçırıyor, yetmiyor üzerine bir de araya vali giriyor ve çocuk ailesine teslim edilmesine rağmen bu adam hapse girmiyor. daha sonra bu adam yine bu kizi kaçırmaya çalışıyor ve 3 kişinin yaralanmasina sebep oluyor? koskoca adam 15 yaşındaki kızdan ne istedin? alçak pislik.
devamını gör...
sözlük kulüpleri
#961379
zamanında şöyle bir başlık açmıştım ama kimse sallamadı. ama sözlük yöneticileri ile bu klüp olayına girilmesi mutluluk verici olmuş.
zamanında şöyle bir başlık açmıştım ama kimse sallamadı. ama sözlük yöneticileri ile bu klüp olayına girilmesi mutluluk verici olmuş.
devamını gör...
cacık
benim için budur.
"sözüm meclisten dışarı dostlar.
bugünlerde kendimi hıyar gibi hissediyorum.
hani dilim dilim doğrasalar beni
marmara, ege, karadeniz ve hatta akdeniz cacık olur diyorum."
ruhun şad olsun barış abi.
"sözüm meclisten dışarı dostlar.
bugünlerde kendimi hıyar gibi hissediyorum.
hani dilim dilim doğrasalar beni
marmara, ege, karadeniz ve hatta akdeniz cacık olur diyorum."
ruhun şad olsun barış abi.
devamını gör...
no time to die
8 ekim 2021'de vizyona girecek olan 25. james bond filmi.
bundan sinemaseverler detaylı olarak bahsederler, ben billie eilish tarafından yapılan şarkısına dikkat çekmek için buradayım. şuna:
hep birlikte dinleyelim ve bir dakikalık saygı duruşunda bulunalım.
bundan sinemaseverler detaylı olarak bahsederler, ben billie eilish tarafından yapılan şarkısına dikkat çekmek için buradayım. şuna:
hep birlikte dinleyelim ve bir dakikalık saygı duruşunda bulunalım.
devamını gör...
girift radyo yayını
sözlük radyosunun taze programlarından. hoş gelmişler, gayet güzel başlamışlardır. nice güzel yayınları olsun.*
edit: anemos'tan moiazeis me fotia çalarak kalbimi kazanmışlardır ayrıca.*
ikinci edit: bilakis mutlu olurum, şarkılar hepimizin efendim, gönderin gelsin *
edit: anemos'tan moiazeis me fotia çalarak kalbimi kazanmışlardır ayrıca.*
ikinci edit: bilakis mutlu olurum, şarkılar hepimizin efendim, gönderin gelsin *
devamını gör...
yazarların üzülünce yaptıkları şeyler
internette anlamsızca gezmek falan bir şekilde kendimi oyalamaya çalışıyorum yoksa çok daha kötü oluyor.
devamını gör...
çok mutsuz olmasına rağmen gülebilen insan
ne kadar hüzünlüyse; o kadar çok saka yapar ve güler. bilir ki, esaretten daha beteri savaşmadan teslim olmaktır.
devamını gör...
gut hastalığı
"kralların hastalığı ve hastalıkların kralı" olarak adlandırılır. hipokrat zamanından (mö 5.yy) beri bilinmektedir. ürat (monosodyumürat monohidrat) yada ürik asit kristallerinin birikimi ile ortaya çıkan, akut ve tekrarlayan artrit ataklarıyla karakterize bir klinik tablodur. erkeklerin yaklaşık %0.7, kadınların %0.1’inde gut görülür. en çok 45 yaş üstü erkeklerde ve obezlerde görülür. ataklar çok hızlı olarak gelişir ve ilk atak genellikle gece olur. tüm romatizma türleri içinde en ağrılı olanıdır.

gut hastalığı dört klinik evreden oluşur;
1. asemptomatik hiperürisemi (gut’a göre 10 kat daha yaygın):hastalık değil, sadece bir risk faktörüdür. serum ürat konsantrasyonunun >6.8mg/dl olması ile ürat kristalleri oluşmaya başlar ve bu kristaller organ hasarına katkıda bulunur. bu durum genellikle tedavi gerektirmez ancak; hastanın böbrek fonksiyonlarının yakından izlenmesi gereklidir.
2. akut gut artriti: eklem çevresinde yeterli ürat kristali oluşumu ve bazı travmatik tetikleyicilerin kristalleri eklem arasına salmalarından sonra hasta akut gut atağı şeklinde, genellikle monoartiküler(ayak baş parmağı eklemi ve diğer küçük ayak parmakları, ayak bileği, dirsek ve diz eklemleri) ve düşük dereceli inflamasyon ile gözlenen, kendiliğinden geçip tekrar oluşma eğilimindeki ataklardır.
3. kritik evre: gut ataklarının akut alevlenmeleri arasında geçen süredir, eklemlerde kristaller hala mevcuttur.
4. ilerlemiş gut / kronik tofüslü gut / gut nefropatisi: kontrol edilemeyen hiperüriseminin, kronik artrit ve tofüs ile karakterize uzun dönem komplikasyonlarını içerir. tofüs, vücutta farklı yumuşak dokularda birikir. genellikle bu evre, (tedaviler sebebiyle hastalarda) gözlenmez. ancak; etkili tedavi sağlanamazsa ciddi komplikasyon olan gut nefropatisi gözlenebilir.
gutlu hastaların %10-20’sinde fizik muayenede saptanabilen tofüs gelişmektedir. ilk artrit atağından 10-15 yıl sonra ortaya çıkar. en sık görüldüğü yerler dış kulak, aşil tendonuve olekranon bursaları’dır. saf ürat içerirler. tofüslerin kendileri ağrısız olmasına karşın, eklem içinde ve çevrelerinde bulunmalarından dolayı eklem hareketlerini kısıtlarlar ve artropatiye neden olurlar.

gut hastalığı dört klinik evreden oluşur;
1. asemptomatik hiperürisemi (gut’a göre 10 kat daha yaygın):hastalık değil, sadece bir risk faktörüdür. serum ürat konsantrasyonunun >6.8mg/dl olması ile ürat kristalleri oluşmaya başlar ve bu kristaller organ hasarına katkıda bulunur. bu durum genellikle tedavi gerektirmez ancak; hastanın böbrek fonksiyonlarının yakından izlenmesi gereklidir.
2. akut gut artriti: eklem çevresinde yeterli ürat kristali oluşumu ve bazı travmatik tetikleyicilerin kristalleri eklem arasına salmalarından sonra hasta akut gut atağı şeklinde, genellikle monoartiküler(ayak baş parmağı eklemi ve diğer küçük ayak parmakları, ayak bileği, dirsek ve diz eklemleri) ve düşük dereceli inflamasyon ile gözlenen, kendiliğinden geçip tekrar oluşma eğilimindeki ataklardır.
3. kritik evre: gut ataklarının akut alevlenmeleri arasında geçen süredir, eklemlerde kristaller hala mevcuttur.
4. ilerlemiş gut / kronik tofüslü gut / gut nefropatisi: kontrol edilemeyen hiperüriseminin, kronik artrit ve tofüs ile karakterize uzun dönem komplikasyonlarını içerir. tofüs, vücutta farklı yumuşak dokularda birikir. genellikle bu evre, (tedaviler sebebiyle hastalarda) gözlenmez. ancak; etkili tedavi sağlanamazsa ciddi komplikasyon olan gut nefropatisi gözlenebilir.
gutlu hastaların %10-20’sinde fizik muayenede saptanabilen tofüs gelişmektedir. ilk artrit atağından 10-15 yıl sonra ortaya çıkar. en sık görüldüğü yerler dış kulak, aşil tendonuve olekranon bursaları’dır. saf ürat içerirler. tofüslerin kendileri ağrısız olmasına karşın, eklem içinde ve çevrelerinde bulunmalarından dolayı eklem hareketlerini kısıtlarlar ve artropatiye neden olurlar.
devamını gör...
bursa'da hastalara teyemmüm taşı dağıtılması
bursa yıldırım belediyesi, bursa şehir hastanesi’ndeki servislere teyemmüm taşı (susuz abdest alınması amacıyla kullanılan taş) dağıttı.
yıldırım belediyesi’nin hastanede dağıttığı teyemmüm taşlarının üstünde belediyenin logosu ve “ey insanların rabbi olan allahım! şifa ver, çaresini gönder; sen şafi’sin. senin şifandan başka şifa yok. (rabbim!) hastalık bırakmayacak bir şifa ile şifa ver” hadisi yer aldı. taşın üstünde ayrıca teyemmüm abdestinin farzları da anlatıldı. buradan
hastanın hastalığına bilimsel yaklaşımlar gösterip, tedavi etme seçeneklerinin yanında,
' her an her şey olabilir, sen bize çok güvenme, diğer taraf için birşeyler yapmaktan geri kalma ' demek gibi bir durum.
edit: ne var bunda diyenler olmuş.
bunda şu var.
orası hastane, ilimin bilimin hakim olması gereken bir devlet kurumu.
devlet vatandaşa akla gelecek her yerde, inanç kültürü üzerinden yaklaşmaz.
ben inanmıyorum, veya farklı bir dine mensubum, oradaki düşüncelerim nerelere evrilebilir ,
yurt dışında hastaneye düştün, herkesin tepesinde haç, yanında incil, başucunda papaz,
ne düşünürsün sen ?
ayrıca bu dinde her konuya bir kolaylık getirilmiş, mazeretler gözetilmişken, üzerinde belediye reklam logolu bu uygulamanın, servislere kadar sokulmasından bahsediliyor haberde .
eksileme butonu hayranları,
bunu tekrar gündeme getirmişler,
oysa bunu belirterek 'eksi ' oylarını üstelik sebebini de belirterek vermiş oluyorlar zaten.
yıldırım belediyesi’nin hastanede dağıttığı teyemmüm taşlarının üstünde belediyenin logosu ve “ey insanların rabbi olan allahım! şifa ver, çaresini gönder; sen şafi’sin. senin şifandan başka şifa yok. (rabbim!) hastalık bırakmayacak bir şifa ile şifa ver” hadisi yer aldı. taşın üstünde ayrıca teyemmüm abdestinin farzları da anlatıldı. buradan
hastanın hastalığına bilimsel yaklaşımlar gösterip, tedavi etme seçeneklerinin yanında,
' her an her şey olabilir, sen bize çok güvenme, diğer taraf için birşeyler yapmaktan geri kalma ' demek gibi bir durum.
edit: ne var bunda diyenler olmuş.
bunda şu var.
orası hastane, ilimin bilimin hakim olması gereken bir devlet kurumu.
devlet vatandaşa akla gelecek her yerde, inanç kültürü üzerinden yaklaşmaz.
ben inanmıyorum, veya farklı bir dine mensubum, oradaki düşüncelerim nerelere evrilebilir ,
yurt dışında hastaneye düştün, herkesin tepesinde haç, yanında incil, başucunda papaz,
ne düşünürsün sen ?
ayrıca bu dinde her konuya bir kolaylık getirilmiş, mazeretler gözetilmişken, üzerinde belediye reklam logolu bu uygulamanın, servislere kadar sokulmasından bahsediliyor haberde .
eksileme butonu hayranları,
bunu tekrar gündeme getirmişler,
oysa bunu belirterek 'eksi ' oylarını üstelik sebebini de belirterek vermiş oluyorlar zaten.
devamını gör...
feminizm
avrupa'da sonunun geldiğini, okuduğum makaleler ve girdiğim illegal sitelerden anlayabildiğim, amerika'daki sonunu ise; gerçekten merak ettiğim, fransız ihtilali sonrası gelişen sanayi devrimi endeksli düşünce sistemi ve eylemler bütünüdür.
hemen yazılan makalelerin içeriğinin, çocuk çağından beri kadını ön plana alan sistemleri eleştirmekle işe başlayıp bunu bilimsel temellere dayandırma güdümünde olduğunu belirtmeliyim. uzmanlar; erkek çocukların manevi olarak ezilerek büyütüldüğünün, dolayısıyla da yaşama bir sıfır yenik başlayan erkek çocuklarda, ileriki yaşamlarında ortaya çıkan ve daha büyük boyutlara varan özgüven problemleri, varoluş kaygısı, içe kapanıklık, kendini eksik görme gibi sorunlardan uzun uzun bahsetmektedir. hatta bunları çeşitli verilere de dayandırarak bilimsel tüm etkinliklerini ortaya koyuyorken, nesillerinin de tehlikede olduğunun altını çizmektedirler.
cinsiyet ayrımı göstermeksizin, yani hem kadın hem de erkek uzmanların, yazdıklarından yola çıkarak makalelerde: kendi eğitim sistemleri ve çalışma hayatları eleştirilirken, halkın buna bakış açısının da kendileriyle özdeşik olduğunu anlamanız hiç zor olmamakta.
ki oluşmuş bir kalıpları da var aslında onlarda: oprahsın zaten hadi yürü kızım... işte kadının, bu denli feminist bir yaklaşımla yüreklendirilerek yaşama atılması nedeniyle erkek benliğinin, hoşlandığı kadından, kendini fazlasıyla eksik görme ya da sıradan bir açılamama halinin, aslında hiç de sıradan olmadığı ve nesillerinin tehlikede olduğunu açıklıyor ve buna tarihi seyir içerisinde doğum, evlilik ve erkek bireylerden elde edilen verileri de ekleyerek tek tek kanıtlıyorlar.
açıkçası alanım olması halinde bu makaleleri zevkle çevirip bizim sahte feminist dünyasına duyurmayı çok istiyorum lakin alanım dışı ancak ilgim içi. böyle giderse yeni bir üniversite okumaktan ve klinik psikolog hatta kazanabilmem halinde psikiyatri alanlarına yönelmem ihtimal dahilinde görünüyor...
benim yaşam tecrübelerimden gördüğüm kadarıyla; salt bir feminist etkinlikle çocuk yetiştirmek yahut eğitim vermek yerine -ki kendim de yetiştirilirken bu feminizm etkisine çevremdeki hanımlardan bayağı bi'katkı (!) sağlandı- iyi ve kötü olguların salt iyi ve salt kötü ekseninden sıyırarak öğretilmesi gerektiğini düşünüyorum. örneğin erkek eğitiminde; baskıdan, güçlü görünmenin ağlamak, şiddet, mutfaktan uzak kalmak ve yahut çapkınlık gibi itemlerden uzak kalınarak yapılması ile pekiştirileceğini düşünüyorum. yine kadın eğitiminde hanımlara, güçlü olmanın fiziki, maddi hatta psikolojik bir etmene değil, erkek-kadın paylaşımcı yaklaşımdan ve yardımlaşmadan geçtiği öğretilmeli. hatta her erkeği kötü görmek yerine, insanı insan görüp, cinsiyet ayırmaksınızın yaklaşmakla ne feminizme gerek kalacağı ne de kadın cinayetlerinin ve baskılarının devam edeceği kanaatindeyim. ah bir de eğitimi eğitimcilere bıraksalar her şey çok daha güzel olacak ancak bizde eğitim maliyeden işletmeden ve iktisattan geçmekte.
hemen yazılan makalelerin içeriğinin, çocuk çağından beri kadını ön plana alan sistemleri eleştirmekle işe başlayıp bunu bilimsel temellere dayandırma güdümünde olduğunu belirtmeliyim. uzmanlar; erkek çocukların manevi olarak ezilerek büyütüldüğünün, dolayısıyla da yaşama bir sıfır yenik başlayan erkek çocuklarda, ileriki yaşamlarında ortaya çıkan ve daha büyük boyutlara varan özgüven problemleri, varoluş kaygısı, içe kapanıklık, kendini eksik görme gibi sorunlardan uzun uzun bahsetmektedir. hatta bunları çeşitli verilere de dayandırarak bilimsel tüm etkinliklerini ortaya koyuyorken, nesillerinin de tehlikede olduğunun altını çizmektedirler.
cinsiyet ayrımı göstermeksizin, yani hem kadın hem de erkek uzmanların, yazdıklarından yola çıkarak makalelerde: kendi eğitim sistemleri ve çalışma hayatları eleştirilirken, halkın buna bakış açısının da kendileriyle özdeşik olduğunu anlamanız hiç zor olmamakta.
ki oluşmuş bir kalıpları da var aslında onlarda: oprahsın zaten hadi yürü kızım... işte kadının, bu denli feminist bir yaklaşımla yüreklendirilerek yaşama atılması nedeniyle erkek benliğinin, hoşlandığı kadından, kendini fazlasıyla eksik görme ya da sıradan bir açılamama halinin, aslında hiç de sıradan olmadığı ve nesillerinin tehlikede olduğunu açıklıyor ve buna tarihi seyir içerisinde doğum, evlilik ve erkek bireylerden elde edilen verileri de ekleyerek tek tek kanıtlıyorlar.
açıkçası alanım olması halinde bu makaleleri zevkle çevirip bizim sahte feminist dünyasına duyurmayı çok istiyorum lakin alanım dışı ancak ilgim içi. böyle giderse yeni bir üniversite okumaktan ve klinik psikolog hatta kazanabilmem halinde psikiyatri alanlarına yönelmem ihtimal dahilinde görünüyor...
benim yaşam tecrübelerimden gördüğüm kadarıyla; salt bir feminist etkinlikle çocuk yetiştirmek yahut eğitim vermek yerine -ki kendim de yetiştirilirken bu feminizm etkisine çevremdeki hanımlardan bayağı bi'katkı (!) sağlandı- iyi ve kötü olguların salt iyi ve salt kötü ekseninden sıyırarak öğretilmesi gerektiğini düşünüyorum. örneğin erkek eğitiminde; baskıdan, güçlü görünmenin ağlamak, şiddet, mutfaktan uzak kalmak ve yahut çapkınlık gibi itemlerden uzak kalınarak yapılması ile pekiştirileceğini düşünüyorum. yine kadın eğitiminde hanımlara, güçlü olmanın fiziki, maddi hatta psikolojik bir etmene değil, erkek-kadın paylaşımcı yaklaşımdan ve yardımlaşmadan geçtiği öğretilmeli. hatta her erkeği kötü görmek yerine, insanı insan görüp, cinsiyet ayırmaksınızın yaklaşmakla ne feminizme gerek kalacağı ne de kadın cinayetlerinin ve baskılarının devam edeceği kanaatindeyim. ah bir de eğitimi eğitimcilere bıraksalar her şey çok daha güzel olacak ancak bizde eğitim maliyeden işletmeden ve iktisattan geçmekte.
devamını gör...
madalyasız yazar
pek yakında 1. yılımı kutlayacağım bu sözlüğe kaydını yaptıran ilk yazarlardan biri olarak kıvançla söylüyorum: "buyrun benim."
aaah, ah! bizim zamanımızda yalnızca profil fotoğrafı var idi. kimlik ibraz etmeden, takım elbise giymeden girilmezdi sözlüğe. bir adabı vardı sözlüğe giriş yapmanın.
eskiden mi güzeldi, eskiler mi bilemiyorum... ama bu yarışta ne yazıkki ben yokum. madalyada gözüm yok efenim. yalnızca bu ayki yazar maaşları biraz gecikti diye yazdım.
acilen yoldaş beyefendiyi atm'lere davet ediyorum.
aaah, ah! bizim zamanımızda yalnızca profil fotoğrafı var idi. kimlik ibraz etmeden, takım elbise giymeden girilmezdi sözlüğe. bir adabı vardı sözlüğe giriş yapmanın.
eskiden mi güzeldi, eskiler mi bilemiyorum... ama bu yarışta ne yazıkki ben yokum. madalyada gözüm yok efenim. yalnızca bu ayki yazar maaşları biraz gecikti diye yazdım.
acilen yoldaş beyefendiyi atm'lere davet ediyorum.
devamını gör...
öz güvensiz çocuklar yetiştirmek
çocukları baskı altında tutarsanız veya çok fazla rahat bırakırsanız karşılaşılan durum, gelir ve ailenin eğitim seviyesiylede doğru orantılı olduğunu düşünüyorum
devamını gör...
fakir pastası
halley üstü mum.
devamını gör...




