bir deşarj olma yöntemi olan ağlamaya bahane aramaktır. bardağın kırılmasına dahi ağlanabilir insan o raddeye çok kolay geliyor çünkü.
devamını gör...

"ama komik olan şu ki ben de dahil ülkedeki çoğu insan koyu siyaset fanatiği değil, değiliz.
kim iyi hizmet verirse o geçer başa."

(bkz: yersen)
devamını gör...

pandeminin ilk zamanlarında benim de gerçekleştirdiğim eylem. yanlardan ve üstlerden kırıkları al, önler kalsın mentalitesiyle çıktığım bu yolda yanlışlıkla kafamın sol tarafını bildiğiniz oydum. akabinde “amaaaann vur sıfıra saç köklerin sağlıklı olsun” diye düşünüp sıfıra vurdum. hayatımın bir dönemini keltoş geçirdim ama allah’tan kimse çıplak gözle tanık olmadı. hem her şey sağlık içindi...
devamını gör...

telli telli, vira vira, maskeli balo, olmasa mektubun, yeşilmişik, aşk yeniden, yedikule, başka türlü bir şey ... liste uzar gider ama grubun adı zikredilince akla ilk bu şarkılar gelir. bu şarkılar olsun ya da başka şarkılar olsun hepsi birkaç neslin hafızasında iz bırakmış, hayatının önemli anlarına eşlik etmiş ve dinlerken duygulandığı şarkılardır.

çocukluğumuzun, okul zamanlarımızın arka fon müziği olmuşlardır. akıllı telefon ve internetin yaygın olmadığı zamanlarda radyoda çıktığında veya başka bir yerden kulağımıza geldiğinde çok değerli gelirdi. bunca yıllık bir grup olmasına karşın, benim de zamanında seyretme imkanımın olduğu konserlerini genç izleyiciler dolduruyor ve konser performansı çok dinamik geçen gruplardan da biri olmuştur.

1978 yılında kurulmuş ve ankara çıkışlı olan grup, ilk zamanlar protest müzikle kariyerine başlamış. fakat 12 eylül darbesi gerçekleşince, o dönem ilk çıkardıkları buğdayın türküsü albümünün kayıtları yok edilmiş. grup, o zamandan sonra çizgiyi değiştirerek akdeniz tınısına sahip aşk konulu çalışmalara ağırlık vermiştir. grup elemanları kurulduğundan bu yana değişmiş, geçmişten bugüne tek değişmeyen de grubun solisti derya köroğlu olmuştur.
devamını gör...

1920-1984
yarı kızılderili yarı portekizli kanı taşıyan, dünya çapında ünlü brezilyalı yazar. kayığım rosinha (1961) onu üne kavuşturdu. ama onun bütün dünyada tanınmasını kendi hayat hikayesini bir üçlemeyle anlattığı kitap serisinin birincisi olan şeker portakalı sağladı. şeker portakalı'nda yazar, çok sade ve dokunaklı bir dille, kendini, ailesini ve kardeşlerini anlatır bize. ama öyle bir anlatır ki, kitabı okuyan herkes romanın başkahramanı olan zeze'de (yani jose: kendisi) kendisinden bir parça bulur. zeze'nin yaşadıklarını ta yüreğinde hisseder.

'aydın emeç’in çevirisiyle yüz binlerce adet basılan şeker portakalı’nı, ilk defa 1975 yılında aydın emeç kurucusu olduğu e yayınları yayınladı. daha sonra 1983 yılında can yayınları kitabın yazarı olan josé mauro de vasconcelos’un haklarını devralıp şeker portakalı’nı aydın emeç çevirisiyle basmaya devam etti. asıl adı “o meu pé de laranja lima” yani “benim portakal ağacım” olan, diğer dillerde de “benim tatlı portakal ağacım” ya da “benim güzel portakal ağacım” gibi isimleri olan ancak aydın emeç tarafından “şeker portakalı” olarak adlandırılan kitabı, can yayınları 35 yıl boyunca yayınlamayı sürdürdü.

can yayınları, 130 baskı yaptıktan sonra ana dilden çeviri kaygısı gerekçesiyle çevirmeni değiştirmeye karar verdi. aydın emeç’in çevirisinin kullanılmadığı eserde, aydın emeç’in yarattığı özgün adın da kullanılmamasını (fikir ve sanat eserleri kanuna aykırı) talep eden oğlu ali selim emeç, can yayınları’nın kitabı aydın emeç’in yaratıcısı olduğu şeker portakalı adını kullanarak basması ve buna devam etmesi sonucu dava açtı." (24 mayıs 2019 tarihli gazete duvar'dan alıntılanmıştır.)

"şimdi acının ne olduğunu gerçekten biliyordum. ayağını bir cam parçasıyla kesmek ve eczanede dikiş attırmak değildi bu. acı, insanın birlikte ölmesi gereken şeydi. kollarda, başta en ufak güç bırakmayan, yastıkta kafayı bir yandan öbür yana çevirme cesaretini bile yok eden şeydi."

"uzun uzun burnumu çektim.
-önemi yok, onu öldüreceğim!"
=ne diyorsun sen küçük; babanı mı öldüreceksin?"
-evet yapacağım bunu. başladım bile. öldürmek, buck jones'un tabancasını alıp güm diye patlatmak değil! hayır. onu yüreğimde öldüreceğim, artık sevmeyerek... ve bi gün büsbütün ölecek."

''sessizlik içindeydi her yer, ölümün kadifeden ayakları gezinir gibi. ve ben, yaşamaya hükümlüydüm; yaşamaya!''

"- nen var zeze?
= hiç. şarkı söylüyordum.
- şarkı mı söylüyordun?
= evet.
- öyleyse ben sağır olmalıyım.
insanın içinden de şarkı söyleyebildiğini bilmiyor muydu yoksa? bir şey demedim. bilmiyorsa bunu ona öğretmeyecektim."

"-neden benim gibi yapmayı öğrenmiyorsun?"
=sen ne yapıyorsun ki?"
-kimseden hiçbir şey beklemiyorum. böylece hayal kırıklığına da uğramamış oluyorum..."


''destedeki bütün kartları öğrenmiştim. ama valeleri pek sevmiyordum. nedendir bilmem, kralın uşağı gibi bir görünüşleri vardı!''

''hayata uzaktan bakarak ilgisizliğimde yitip gitmiş gibiydim.''

''-xururuca!
=ne var?
-ağlamak kötü bir şey mi?
=ağlamak hiçbir zaman kötü değildir, budala. neden sordun?
-bilmiyorum, bir türlü alışamadım. sanki yüreğim boş bir kafes...''

"uyuyalım. insan uyudu mu her şeyi unutur."
devamını gör...

köfte patates kızartması ve ketçap.
devamını gör...

kübalı marksist-leninist olan devrimcidir. küba devrimini ernesto che guevara olmak üzere birkaç devrimciyle gerçekleştirmiştir olandır. bence şahane bir insan fidel castro. ömrünün son zamanlarında liberalizme kaydığı söylense de bana göre hiçbir zaman iddiadan öteye gidemedi. kendisi che gibi gaddardır, savaşta hiçbir şeyi gözü görmezdi, kodu mu oturtan cinstendi.

çok kez diktatör olarak nitelendirilmiş lakin bir ülkenin bağımsızlığına kavuşması için uğraşan biri nasıl diktatör olsun? bu da son derece saçma bir düşünce bence. kendisi evlilik dışı doğmuştur, ispanyol bir askermiş aslında. ateizmi benimsemiş olan da biriymiş. gençliğinde sağcı askerlere karşı başlatılan birçok ayaklanmalara da katılmış olan yürekli insandır. katolik okullarda eğitim görmüş sonra eğitimine başka yerde devam etmiş.

bugün küba devrimini konuşuyorsak bunun başrolü şüphesiz ki fidel castro’dur. cesaretli ve de dik duruşuyla hiçbir zaman davasından vazgeçmemiştir. atatürk’e olan hayranlığını da bilmeyen yoktur. hatta atatürk’ten için; “hayatımda çok devrim yaptım ama onun yaptığı devrimleri asla yapamadım” gibi söylemde bulunmuş.

hedefi kapitalizmi yok edip sosyalizme geçmek olmuş, ardından komünist toplumu gerçekleştirmek istemiş. amerika’ya boyun eğmeyen sayılı insanlardandır. küba’yı amerika virüsünden de arındırmış olandır. hakkında yazılacak çok şey var ama sadece bunlar aklıma geldi. çoklu organ yetmezliği yüzünden de hayatını kaybetmiştir. ışıklar içinde uyusun.
devamını gör...

bu şahaseri unutulmazlar arasında yerini almıştır.
bu karikatür, bir roman çıkaracak manâ barındırır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tanımları okudum, herkes bir şeyler yazmış.
niçin örnekleri irdelemiyorsunuz.
rahmi koç, güler sabancı ve daha yüzlercesi.
bu adamların hiç birinin (harcamak maksadıyla) paraya ihtiyacı yok.
fakat ömürlerinin son gününe kadar çalışıyorlar.

sizlerin ; çalışmak kavramıyla aranız açılmış.
çalışmak olgusuyla barışın diyorum.

zenginlerin bir farkı var ; istedikleri işi yapıyorlar, istedikleri şekilde çalışıyorlar.
haftanın üç günü işi kırabiliyorlar.
ve geceler çuvala girmedi ya !
gecelere akıyorlar.

şunuda söyleyeyim...
allah ; inşallah kaza, bela, hastalık vermezse ; benimde azımsanmayacak birikimlerim var ve çalışmaya devam ediyorum.
hayat çalışınca, üretince güzel.
devamını gör...

/yağmur yağar akasyalar ıslanır
bulutlar uçuşur gecelerin
ben yağmura deli buluta deli
bir büyük oyun yaşamak dediğin
beni ya sevmeli ya öldürmeli
/

(bkz: gülten akın)
devamını gör...

#1532645 keşke yazdığım şeyi anlayabilecek kapasiteye sahip olsa dediğim yazar tanesi. o aynı zihniyet dediğin kişiye şapur şupur yalar gibi beğeni atacağına yazdığım şeyin onun mantığına göre normal olduğunu kavrayabilsen keşke. cinayet işlemeye meyilli olsam şimdiye burada değil cezaevinde olurdum a..k..
gerçi 21. yy'da hala solu savunan birine de az keşke'li cümle kurmak mümkün değil ama neyse.
buradan rica ediyorum. black rose immortal dışındaki solcular gelip nickaltıma pislemesinler.

nickaltımdaki edite cevaben edit: evet artıladım. ben saklanmam arkasında dururum. aramızdaki fark bu. türkiye cumhuriyetine saldıran asalaklardan beğenileri geri çekip şov yapma be. adam gibi dur hareketinin arkasında. birazcık adamlık ihtiyacın varsa sadakasını vereyim. lakin sonra ula bu gömlek bana niye bol geldi diye sorma ama. ben buyum işte. canım sıkılır aldattıllı trol başlıklar açarım, dalga geçerim ama iş ciddiye binerse ardında durmasını da bilirim.
yılmaz güney hakkındaki beğeniyi geri çekmişsin kıro hayırdır ahahahaha. keşke ekran görüntüsü alıp geri vitesini belgeleseydim. kime bulaştığına dikkat et. öyle bir ayar veririm ki gırtlak kanseri olursun.
devamını gör...

kâğıt herhangi şekilde kıvrışır ya da buruşursa artık yazamam ya da buruşturup top haline getiremem asla, görüntüsüne de tahammül edemem.

silginin arka açılmamış düz kısmıyla silemem. çok saçma ama neden böyle bir takıntım var ben de bilmiyorum.
devamını gör...

dün misafir olduğum evde inci (4) ve giray (3) ile girdiğim diyalogdur.

rastrel: hadi limonatanızı bitirin.

giray: bira istiyorum ben.

rastrel: çocuklar bira içmez. hem acı. hadi limonata...

inci: biz manyak olduğumuz için bira seviyoruz.

o an ne bira var ne de bahsi geçmiş değil. canı bira çeken çocuk mu olur? yeni bir alkolik büyüyor.
devamını gör...

açılımı random access memory olan bilgisayar bileşeni. ram aslında bir bellektir, ancak hard diskten farkı bilgileri geçici olarak saklamasıdır. peki neden ram kullanıyoruz?

ram; birden fazla işi aynı anda ve hızlıca yapabilmemizi, hatta bu işler arasında hızlıca geçiş yapabilmemizi sağlar. bilgisayarımızın veri işleyen ve yazılım komutlarını gerçekleştiren, yani beyni diyebileceğimiz cpu'ya hard disk'ten çok daha yakın konumlandırıldığı için buradaki bilgilere daha kolay ve hızlı erişiriz. bu sebeple ram boyutunuz ne kadar büyük olursa, bilgisayarınız o kadar hızlı çalışır.

örneğin bilgisayarı açıp bir uygulamayı ilk defa çalıştırdığınızda, yüklenmesi biraz uzun zaman alacaktır çünkü bilgiler hard disk'ten ram'e yüklenir. ancak daha sonra tekrar açtığınızda daha hızlı açılır çünkü artık hard diske tekrar ulaşmak gerekmez, ram'de zaten mevcuttur. bilgisayarınızı kapattığınızda ise ram temizlenmiş olur.
devamını gör...

eric lynn wright bilinen adıyla eazy-e amerikalı rap sanatçısı.
bir parçasında (bkz: dr. dre) ile (bkz: snoop dogg) ikilisine baya ağır ithamlarda bulunmuştur.
incelemek için
ayrıca (bkz: gta san andreas) oyunundaki (bkz: ryder) karakterinin ilham kaynağı olduğu bariz bir şekilde görülmektedir.
30 yaşında vefat etmiştir.
devamını gör...

bir kargo, 3 dal sigara, 2 nescafe, bir sürü yazı, bir kitap, satırları ona değmiş bir kitap, bir bileklik, tekkaş frida abla, sezen abla, arı, vapurlar ve dahi hepsi ve her şey..
devamını gör...

ağustos. hatta tam olarak temmuz sonu ile ağustos başındaki sıcaklığın tavan yaptığı o zamanlar.
devamını gör...

böceğe dönüşmüş gregor samsa'yı bulup yemek...

dev bir kediye dönüştüm, yanlış anlaşılmasın.
devamını gör...

1955 yapımı kostümleri ve müzikleri ile dönemini çok güzel yansıtan bir film.

özellikle hikayenin naifliği beni çok etkiledi. filmin adı da filmdeki çok yerinde ve güzel bir tespitten ilham almış. elbette spoiler olacağı için ne olduğunu söyleyemem izleyince anlarsınız.
devamını gör...

profillerde de tanımların bilgi, kitap-film... vb gibi kategorize edilmesi ile okuyanlara kolaylık sağlanması.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim