fink

murat menteş'in son romanıdır.
bu romanda anlatılanlar gerçek olmasaydı onları uyduramazdım.
kitabı okudum ve bitirdim. severek okudum ve kitap bittiğinde güzel bir kitabı bitirmiş olmanın mutluluğunu hissettim. murat menteş yine güzel ve hızlı bir okuma imkanı sunmuş. zaten en iyi yaptığı şey akışkan metinler yazmak. bu konuya geleceğiz.
kitap ilginç bir kitap bunun sebebi kitabın baş karakterinin gerçek bir insan olması. bazı insanlar vardır ve yaşadıkları hayat hakkında "anlatsam roman olur" derler. fink böyle bir adamın hikayesini konu ediyor.
göksenin yıldırım 2002 modellik yarışmasında dereceye giremiyor. onun yerine kıvanç tatlıtuğ birinci oluyor. göksenin bey hong kong'a gidiyor ve goku sky adını alıyor. 10 yıl boyunca inanılmaz ve gerçek şeyler yaşıyor. bir imza gününde murat menteş'e gidip anlatıyor ve ortaya bu roman çıkıyor.
kitabın bir diğer ilginç tarafı ise baştan sona seci sanatıyla yazılması. bu bazılarının hoşuna gidebilir benim gitmedi. bir süre sonra okuyucuyu sıktığını düşünüyorum. bence yazarı kısıtlayan bir şey bu durum. kalıpların içinde yazmak zorunda kalıyorsunuz.
gelelim akışkanlık kısmına. murat menteş dublörün dilemması kitabından beri hızlı okunan metinler yazıyor. kötü bir kitap yazsa bile hızlı okunuyor. bunun sebebi cümleleri kısa tutması. cümleler kısaldıkça metin hızlanıyor ve akışkanlık tamamlanıyor. küçük su tanecikleri birikiyor ve şelale oluyor akıyor aşağı. bu yazarın yapmayı başardığı müthiş bir olay.
murat menteş seven herkese hala okumadılarsa şiddetle tavsiye edeceğim bir kitap olmuş. alın okuyun.
kitabın ufak tefek sıkıntıları vardı. bunları spoilerli şekilde dile getireyim. ilk sıkıntı yukarıda bahsettiğim gibi seci sanatıyla yazılması. okuyucuyu bir süre sonra sıkıyor. sıkıldım resmen. bir diğer kısım ise murat menteş'in olayları dramatize edişini çok fazla hissettirmesi. tamam karakterimiz inanılmaz şeyler yaşamış kabul ediyorum ama yazar bazı kısımlarda olayları çok süslemiş. bu göze batıyor. rahatsız oldum. bunlar dışında severek okudum. depresyon ve 2 yıl yattığı kısımlar daha uzun işlense memnun olurdum. sanırım göksenin bey ilaçlar yüzünden pek hatırlamıyordu.
devamını gör...
duygularını belli edemeyen insan
bir japon atasözü der ki;
"bir kişi duygularını belli edemiyor diye onu yargılama, onun yanında zaman geçirdiğin halde bişey hissedemiyorsan kendini yargıla"
bunu uygularsanız zaten doğru yolu bulursunuz dediğim sevilesi insan türleridir.
"bir kişi duygularını belli edemiyor diye onu yargılama, onun yanında zaman geçirdiğin halde bişey hissedemiyorsan kendini yargıla"
bunu uygularsanız zaten doğru yolu bulursunuz dediğim sevilesi insan türleridir.
devamını gör...
şeriat nizamının zuhur edecek olması
allah'ım onları da görüyorsun bizi de ..
aklediniz demişsin kutsal kitabın da..
bunların şerrinden sana sığınırım..
aklediniz demişsin kutsal kitabın da..
bunların şerrinden sana sığınırım..
devamını gör...
amacını gerçekleştirince gelen yoksunluk hissi
amaçların gerçekleştirmek için değil de sadece hayatta kalabilmek için var oldugunu düşündürten durum. o boşluk hissi olmasın diye amacımız var sanki.
devamını gör...
nihilist
nihilistler her şeyi anlamdan ve değerden yoksun tutarlar.
varlığı her şekliyle şüphe ile karşılar ve hatta yok sayarlar. nihilistler'in değer küçültme anlayışı tepkilere yol açmıştır. yaşamı küçümseyen reddeden bir davranışın insanları mutsuzluğa sürükleyeceği inanılıyor. fakat bu kadar sorgulama yapan insan birbirini daha iyi anlayabilir ve yaşamda bu ortak duygularla bağ kurup anlaşabilir.
ben yalnızlığın vücut bulmuş haliyim. bir çok insan yalnız ve bunun acı verici olduğunu düşünüyor. herkes aynı yoldan geçiyor ve kader yalnızlığını paylaşıyor. belki de aynı dili konuşuyorlardır.
insanın temel hedefi kendini bulmaktır. nihilistler için o yükte çok ağırdır.
tabii ki acı çekeceksin görmenin bedeli budur. insan çok çetrefilli bir yoldur o yola ulaşmak zordur. ama genelde ulaşmak değil yolculuk etmeyi sever. (bkz: arzu ettiği şeyi değil arzusunu sever.)nihilistlere göre o yol aşılmalıdır. o yüzden insanları, hayatı sorgulamaktan kaçamazlar. insan ister... ona sunulan hayatı değil ama kendi yarattığı hayatı. bu nokta da nihilist bakış açısı bir çok şeyi inkar eder. sonuç olarak nihilizm de şüphe vardır. şüphe bilinmezliktir. ama bu bilinmezlik karamsarlık ta olabilir umutta. insanı asıl delirten şey bildikleridir.
nihilist düşünceyi benimseyen düşünürlerden bazıları; friedrich nietzsche , jean paul sartre , (bkz: albert camus) , neyzen teyfik.
varlığı her şekliyle şüphe ile karşılar ve hatta yok sayarlar. nihilistler'in değer küçültme anlayışı tepkilere yol açmıştır. yaşamı küçümseyen reddeden bir davranışın insanları mutsuzluğa sürükleyeceği inanılıyor. fakat bu kadar sorgulama yapan insan birbirini daha iyi anlayabilir ve yaşamda bu ortak duygularla bağ kurup anlaşabilir.
ben yalnızlığın vücut bulmuş haliyim. bir çok insan yalnız ve bunun acı verici olduğunu düşünüyor. herkes aynı yoldan geçiyor ve kader yalnızlığını paylaşıyor. belki de aynı dili konuşuyorlardır.
insanın temel hedefi kendini bulmaktır. nihilistler için o yükte çok ağırdır.
tabii ki acı çekeceksin görmenin bedeli budur. insan çok çetrefilli bir yoldur o yola ulaşmak zordur. ama genelde ulaşmak değil yolculuk etmeyi sever. (bkz: arzu ettiği şeyi değil arzusunu sever.)nihilistlere göre o yol aşılmalıdır. o yüzden insanları, hayatı sorgulamaktan kaçamazlar. insan ister... ona sunulan hayatı değil ama kendi yarattığı hayatı. bu nokta da nihilist bakış açısı bir çok şeyi inkar eder. sonuç olarak nihilizm de şüphe vardır. şüphe bilinmezliktir. ama bu bilinmezlik karamsarlık ta olabilir umutta. insanı asıl delirten şey bildikleridir.
nihilist düşünceyi benimseyen düşünürlerden bazıları; friedrich nietzsche , jean paul sartre , (bkz: albert camus) , neyzen teyfik.
devamını gör...
bal yerine reçel yapan arı (yazar)
kendisi bilmese bile, eski bir dost.
beni hatırlarsa acık daha uzun yazarım buralara felan.*
edit : tanıdı valla, hemen aldım kovanına geri koydum, önüne arı her ne yer ise ondan bıraktım, omzunu iki pışpışladım, kaldığımız yerden devam etmek üzere anlaştık, kaleye ilk o geçecek, 5 atış, en fazla gol atan kazanır, yine karıştım ben, gidiyom.
iyi yazar.
beni hatırlarsa acık daha uzun yazarım buralara felan.*
edit : tanıdı valla, hemen aldım kovanına geri koydum, önüne arı her ne yer ise ondan bıraktım, omzunu iki pışpışladım, kaldığımız yerden devam etmek üzere anlaştık, kaleye ilk o geçecek, 5 atış, en fazla gol atan kazanır, yine karıştım ben, gidiyom.
iyi yazar.
devamını gör...
yüksek lisans tezi olarak lisenin tarihçesini yazmak
ulusal tez merkezinde araştırma yaparken rast geldiğim, yüksek öğretimin ne hallere düştüğünü sorgulatan yüksek lisans tezi.
tez yazarı tunahan özmen, danışmanı prof. dr. güngör karauğuz, yer de necmettin erbakan üniversitesi.
yüksek lisans tezinin konusu ise devrek lisesi ve tarihi gelişimi.
gerçekten bu kadar kolay mı? yüksek lisans mezunu olmak, "tahsilimin üstüne ihtisas bile yaptım" demek bu kadar kolay mı? millet yüksek lisans tezlerini yazmak için gecesini gündüzüne katıp kütüphanelerde kafa patlatırken lise tarihçesi anlatıp yüksek lisans yapmak bu kadar kolay mı?
hayır, yarın bir gün bu arkadaş akademisyen olacaksa öğrencilerine şimdiden acıyorum ben. düşünsene, sınıfta şöyle bir diyalog oluyor:
- hocam sizin uzmanlık alanınız neydi?
+ devrek lisesi evladım.
tez bilgilerini burada paylaşıyorum. isteyen ulusal tez merkezinden ya da necmettin erbakan üniversitesi veritabanından araştırabilir.
url: acikerisim.erbakan.edu.tr/x...
ulusal tez merkezi tez numarası: 561762
ek bağlantı: hdl.handle.net/20.500.12452...
tez yazarı tunahan özmen, danışmanı prof. dr. güngör karauğuz, yer de necmettin erbakan üniversitesi.
yüksek lisans tezinin konusu ise devrek lisesi ve tarihi gelişimi.
gerçekten bu kadar kolay mı? yüksek lisans mezunu olmak, "tahsilimin üstüne ihtisas bile yaptım" demek bu kadar kolay mı? millet yüksek lisans tezlerini yazmak için gecesini gündüzüne katıp kütüphanelerde kafa patlatırken lise tarihçesi anlatıp yüksek lisans yapmak bu kadar kolay mı?
hayır, yarın bir gün bu arkadaş akademisyen olacaksa öğrencilerine şimdiden acıyorum ben. düşünsene, sınıfta şöyle bir diyalog oluyor:
- hocam sizin uzmanlık alanınız neydi?
+ devrek lisesi evladım.
tez bilgilerini burada paylaşıyorum. isteyen ulusal tez merkezinden ya da necmettin erbakan üniversitesi veritabanından araştırabilir.
url: acikerisim.erbakan.edu.tr/x...
ulusal tez merkezi tez numarası: 561762
ek bağlantı: hdl.handle.net/20.500.12452...
devamını gör...
hasbinallah ve nimel vekil
sinirlendiğim zamanlarda bir burhan altıntop nidası ile kullandığım arapça sözcük.
türkçe anlamı : 'allah bize yeter, o ne güzel vekildir' demektir.
zaten hasbinallah ve nimel vekil tek seste çıkmıyor ağızdan, bir çaba ve konsantrasyon gerekiyor.
e söylemek için çabalarken zaten odak dağılınca sinirin bir kısmı da geçiyor.
üstüne bir de sevap kazanıyormuşuz, oh mis.
bir taşta kuş katliamı.
türkçe anlamı : 'allah bize yeter, o ne güzel vekildir' demektir.
zaten hasbinallah ve nimel vekil tek seste çıkmıyor ağızdan, bir çaba ve konsantrasyon gerekiyor.
e söylemek için çabalarken zaten odak dağılınca sinirin bir kısmı da geçiyor.
üstüne bir de sevap kazanıyormuşuz, oh mis.
bir taşta kuş katliamı.
devamını gör...
annenizden yadigar huylarınız
1- sürekli gülmek. ama ağız dolusu gülmek... en hüzünlü zamanlarımda bile gülebilmek.
2-mesela birisi beni aramış ya da eve gelmiş kapıdadır, telefona ya da kapıya söylene söylene istemeyerek gider “ayhhh nerden çıktı, ne soracakmış ki üüüfff amannnn hehhh”... görünce ya da telefonu alınca da “ahhh kuzummmmmm, aşkımmmm, canımmmm”, diye söze başlamam ...
3-sürekli mükemmeliyeti aramam..
4-her şeye söylenip hiçbir şey yapmak istememem...
5-taklit yapmayı çok sevmem ve olayları taklitlerle anlatmam,
durun bir dakika ya ben annem olmuşum!
2-mesela birisi beni aramış ya da eve gelmiş kapıdadır, telefona ya da kapıya söylene söylene istemeyerek gider “ayhhh nerden çıktı, ne soracakmış ki üüüfff amannnn hehhh”... görünce ya da telefonu alınca da “ahhh kuzummmmmm, aşkımmmm, canımmmm”, diye söze başlamam ...
3-sürekli mükemmeliyeti aramam..
4-her şeye söylenip hiçbir şey yapmak istememem...
5-taklit yapmayı çok sevmem ve olayları taklitlerle anlatmam,
durun bir dakika ya ben annem olmuşum!
devamını gör...
nazım hikmet ran
paylaşmayı kim daha güzel anlatabildi yarin yanağından gayrı.
"yarin yanağından gayrı,
her yerde,
her şeyde,
hep beraber"
"yarin yanağından gayrı,
her yerde,
her şeyde,
hep beraber"
devamını gör...
sanat kulübü fotoğraf yarışması
bu haftanın kazananı kuro nekoo oldu!

bir fotoğraf bir anı konseptiyle yeni yarışmamız çoktan başladı, 28 kasım pazar günü sona erecek.
yarışmamız tüm kulüplerin üyelerine açık.discord linki

bir fotoğraf bir anı konseptiyle yeni yarışmamız çoktan başladı, 28 kasım pazar günü sona erecek.
yarışmamız tüm kulüplerin üyelerine açık.discord linki
devamını gör...
seni seviyorum ile seviyorum seni arasındaki fark
benim için farkı olmayan söylemdir.
devamını gör...
efsanevi yeşilçam replikleri
hoşça kal düşman beldenin yaman güzeli.
devamını gör...
hastane personeli ile yaşanan sorunlar
devlet ve özel hastane farketmeksizin danışma görevlileri, çalışanlar genelleme yapmıyorum yanlışta anlaşılmasın şimdi sağlık başlı başına zor bir sektör ama yapmayın arkadaşlar,insanlara dişlerinizi sıkırak konuşmayın.çok korkunç görünüyorsunuz hastaneye canımız sıkıldı diye gelmiyoruz.çok ta nefret ediyorsan işinden istifa et belki daha ılımlı bir insan nasiplenir görevine.
devamını gör...
hayatı fazla ciddiye almak
hayatta yapamayacağım hatta yapmayacağım şeydir. her şeyi enine boyuna düşünmekle falan zor geçer bu hayat. eğer bi şeyleri ciddiye almak,önem vermek istiyorsanız bu şey benliğiniz ve size değer veren insanlar olsun çünkü hayat onlarla ve kendinizle geçirdiğiniz zaman kadar güzeldir.
devamını gör...
çin deyince akla gelenler
çin sosyalist partisi
yarasa yemeleri
dondurmaya böcek bulayıp yemeleri
her şeyi yemeleri
daima yemeleri..
yarasa yemeleri
dondurmaya böcek bulayıp yemeleri
her şeyi yemeleri
daima yemeleri..
devamını gör...
alcatraz
alcatrazdan, 14 farklı kaçma girişiminde 36 mahkum kaçmaya çalıştı. 23 kişi yakalandı,6 tanesi vuruldu, 5 kişinin ise boğulduğu varsayılıyor.
al capone, doc barker, george kelly, robert franklin stroud, bonnie ve clyde ikilisinin şoförü floyd hamilton ve alvin karpis gibi isimleri ağırlamış önemli bir yerdi. ve kaçması imkansıza yakındı.
san fransisco'ya 2.4 km mesafede bulunan bu ada, 9 hektardan oluşuyor.
1934 yılında federal hapishane olarak ilan edilen alcatraz'a , disiplini sağlamak amacıyla yeni mahkum getirilmeyip, en ünlü ve kötü şöhretli 196 mahkumun getirilmesi ile hikayemiz başlıyor.
etrafı şiddetli okyanus akıntıları, köpek balıkları ile çevrili adanın, yüksek falezlerinden suya daldığınızda ölmezseniz, okyanus suları sizi kayalar vurur öyle ölürsünüz. haydi diyelim öyle ölmediniz, en yakın kıyıya 2.4 km lik yüzme sonunda köpek balıkları ve yüzme yorgunluğundan boğulmazsanız karaya çıkabilirsiniz.
tabi bunları yapmadan önce, günün 23 saati kaldığınız hücreden çıkmanız ve hapishanenin yüksek dış duvarlarını da aşmanız gerekiyor.
bunun imkansız olduğunu düşünüyoruz. oradan kaçmak gerçekten bir ütopya...
bu sebepten 5 kişinin kayboldoğu varsayılmıştı. john ve clarance angin frank lee morris'te dahil olmak üzere. 1 haziran 1962 'de alcatraz'dan kayboldukları varsayılıyor.
2015'te anne aglin'e gönderilen yılbaşı kartlarına kadar. el yazıları angin kardeşlerle uyuşan bu kartlardan sonra; angin ailesi birde brezilyadan gönderilmiş bir fotoğrafında olduğunu söylüyorlar. bu foto inceleniyor ve kardeşlerin 1975'te brezilyada olabileceği söyleniyordu.
2015 yılında ise, gizliliği kaldırılmış fbi dosyalarında, 1965'te fbi müdürü edgar hoover'ın yazdığı bir rapor dikkat çekiyordu;
''angin kardeşler brezilyada olabilir.''
bugün alcatraz adası ve alcatraz hapishanesi, yılda 750 bin ziyaretçinin gittiği bir müze ve 1982 yılından beri golden gate ulusal dinlence bölgesi’nin bir parçası olarak kullanılmaktadır.
''
''
al capone, doc barker, george kelly, robert franklin stroud, bonnie ve clyde ikilisinin şoförü floyd hamilton ve alvin karpis gibi isimleri ağırlamış önemli bir yerdi. ve kaçması imkansıza yakındı.
san fransisco'ya 2.4 km mesafede bulunan bu ada, 9 hektardan oluşuyor.
1934 yılında federal hapishane olarak ilan edilen alcatraz'a , disiplini sağlamak amacıyla yeni mahkum getirilmeyip, en ünlü ve kötü şöhretli 196 mahkumun getirilmesi ile hikayemiz başlıyor.
etrafı şiddetli okyanus akıntıları, köpek balıkları ile çevrili adanın, yüksek falezlerinden suya daldığınızda ölmezseniz, okyanus suları sizi kayalar vurur öyle ölürsünüz. haydi diyelim öyle ölmediniz, en yakın kıyıya 2.4 km lik yüzme sonunda köpek balıkları ve yüzme yorgunluğundan boğulmazsanız karaya çıkabilirsiniz.
tabi bunları yapmadan önce, günün 23 saati kaldığınız hücreden çıkmanız ve hapishanenin yüksek dış duvarlarını da aşmanız gerekiyor.
bunun imkansız olduğunu düşünüyoruz. oradan kaçmak gerçekten bir ütopya...
bu sebepten 5 kişinin kayboldoğu varsayılmıştı. john ve clarance angin frank lee morris'te dahil olmak üzere. 1 haziran 1962 'de alcatraz'dan kayboldukları varsayılıyor.
2015'te anne aglin'e gönderilen yılbaşı kartlarına kadar. el yazıları angin kardeşlerle uyuşan bu kartlardan sonra; angin ailesi birde brezilyadan gönderilmiş bir fotoğrafında olduğunu söylüyorlar. bu foto inceleniyor ve kardeşlerin 1975'te brezilyada olabileceği söyleniyordu.
2015 yılında ise, gizliliği kaldırılmış fbi dosyalarında, 1965'te fbi müdürü edgar hoover'ın yazdığı bir rapor dikkat çekiyordu;
''angin kardeşler brezilyada olabilir.''
bugün alcatraz adası ve alcatraz hapishanesi, yılda 750 bin ziyaretçinin gittiği bir müze ve 1982 yılından beri golden gate ulusal dinlence bölgesi’nin bir parçası olarak kullanılmaktadır.
''
devamını gör...


