bakışlarından arzusunu anlamak.
mimiklerinden ruh halini bilmek.
gururunun onun ayakların altında olduğunu hissettirmek.
inat, kıskançlık ve asabiliği ona karşı tamamen duygudan öte mantık içinde yok etmek.
her konuda ona karşı net olmak.
haklı haksızlık eyleminde tamamen tarafsız olayın iç çekirdeğini çıkartıp karşı tarafı kendin ile birlikte mantığını açmak "sakin anlatarak"
güven... güvence..... vermek "sadık olmak"

tanım: bütün bu eylemler, aşkın sendeki kutsal değerini biçer, senin için "seni seviyorum" kelimesi sıradan olmadığını tanımlar.
devamını gör...

#732458 bir üst turda, rakiplerime güzel temennilerde bulunmak isterim.

“cep telefonunuzun touch’ı, touch’lamaya, bilgisayardan girenlere virüsler dadana, bir oyunda 3 kez harf değiştireseniz yine de sesli harfleriniz heç olmaya, yıldızı, k3’leri hep bana açmak zorunda kalasınız, oyunun yarısında teslim olasınız.”

centilmenlik şart!

not: akşamları şaaaaparsanız, daha iyi şaaaaapmış oluruz. ben gündüzleri şaaaaapamıyomda!
devamını gör...

george orwell'in distopik romanı. roman distopiktir ve gelecekte geçmektedir (1940'larda yazılmıştır ve 1984 yılında geçmektedir.) ancak bana kalırsa –bir kaç teknolojik gözlem ve yönlendirme aleti dışında– orwell'in anlattığı sistem, kitabın yazıldığı yıllarda sovyetler'de geçerli olan totaliter sistemin rakip bir kaç totaliter devlet ile tüm dünya sathına yayılmış halidir. yani orwell aslında alegori yolu ile stalinist diktatörlüğü anlatmaktadır. ancak şunu söylemek gerekir ki, eğer orwell bu kitabıyla gelecek insan toplumları ile ilgili bir tahmin yapıyordu ise bu tahmin doğru çıkmamıştır; huxley ve onun "cesur yeni dünya"sı geleceği tahmin etmekte daha başarılı olmuştur. özgürlüğün kısıtlanması diktatöryel yönetimler ile değil, insanların anlamsız bir eğlence ve hedonizme boğulması ile gerçekleşmiştir.
devamını gör...

üni yeni bitmiş, staj yaptığım yerden iş teklifi almışım keyifler yerindeydi. aldığım avansla darbe girişiminden 5 gün önce otostopla önce erikli’ye oradan gökçetepe’ye ordan da gelibolu’ya oradan da çanakkale’ye gitmiştim. darbe günü çanakkale’den çıkıp yine otostopla edremit körfezine gitmek için beni bir emekli polis almıştı. izmir’e gidiyordu. nerde ineceğimi sordu bende bilmiyorum yol nereye ben oraya demiştim akşama doğru 5 gibi akçay’a varmıştım. yorgundum. çadırı kuracak bir yer ararken sahilde bir kır düğünü yapılan bir yerin yanı yanındaki ağaçlık alana çadırımı kurmuştum. ben kurduktan yarım saat sonra bir kaç kişi daha gelip kurdu üstümü değiştirip denize koştum, soğuk suyla duş almıştım. geldiğimde neredeyse 15 çaldır kurulmuştu. bir iki kişi gelip sohbet etmişlerdi ekipmanı eksik olanlara yardımcısı olmuştum. karanlık çökmesiyle birlikte üstümü değiştirip kordon denilen sahil kenarı yere gitmiştim. oturduğum pubda tv yoktu herkesin keyfi yerindeydi bir yaz akşamı mutluğu vardı. saat 11 doğru durduğum yerden çıkıp orada sohbet ettiğim serapla başka bir yere geçmeye karar verdik. kalabalık bir caddeden geçerken o zaman ki başbakan binali yıldırım’ın konuşmasını duyduk serapla. ben inanmadım keyfimize bakalım dedim. o da eşlik etti. 5 dakika geçmemişti ki serap’ın ailesi aradı o telefonu açtı. bizimkiler de arkasından aradı. ya boşverin sıkıntı yok dedim. bakın keyfinize dedim. iyiyim felan dedim. tekrar tekrar aradılar. sokağa çıkma yasağı ilan edilmiş eve gelmelisin dediler. bende temam deyip yarin sabah geleceğim dedim. serap eve gideceğini söyledi ve ayrıldık. herkesi bir telaş sarmıştı. insanların yüzündeki korkuyu gördüm. alkolün etkisi miydi bilmiyorum ama gülüyordum. herkes oturduğu yerden kalkıp bir yere gitmeye çalışıyordu. bende çaldıra geldim. geldiğimde benim çadır dışında iki kişi kurulu çadırlarını topluyordu. orda korktum arka arkaya arayan aile üyelerimin korkusunu hissettim. bende çadırımı ekipmanımı toplayıp sırtıma atıp bir taksi aramaya kordona tekrar indim saat on iki buçuktu. otogara giderkene yol kenarında gördüğüm atm kuyruğu ve insanların tatil beldelerini terk edilişlerini, korkularını unutamıyorum.
o geceyi unutamıyorum. kötü bir geceydi. araba bulamayıp orda tekrar karşılaştığım camp yerindeki çocuklarla bir otobüs tutup balıkesir merkeze ancak geldik. balıkesir e geldiğimizden saat üç civarıydı. sırtımızda bir hayatla otogara yürürken karşılaştığım insan seline, atılan sloganlar beni hayret etmişti. şarjım bitttiği için kimseden haberim yoktu. ertesi gün öğlen eve gelmiştim. ondan sonra üç yıl boyunca hiç istanbul’dan ayrılmadım.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
rüzgarın nefesini ensemde hissediyorum.
devamını gör...

hiç kimsenin her konuda bilgi sahibi olması mümkün değildir. herkesin cahil olduğu konu vardır. bir insanı cahil yapan şey şu bence. bizim bildiğimiz bir konu hakkında bilgisi yok mu? o zaman cahildir.

benim coğrafya ve tarih konusunda doğal bir yeteneksizliğim var. bazen biri çıkıyor, bir anlatıyor, vay arkadaş diyorum. sıfır bilgimin olduğu bir konuda böyle üstün bilgilere sahip olmasını fazlaca etkileyici buluyorum. rahatsız olmuyor ve kendimi ezilmiş hissetmiyorum.

bir ihtimal şunu tartışabiliriz. bazı insanlar neden bilmediği konularda çok biliyor gibi yorum yapıyor ya da bilmediği konuların konuşulduğu ortamlarda neden eziliyor? bunun muhtemel psikolojik bir tanımı yapılabilir .

ancak şunu yine tartışmalıyız. biz de bilmiyorsak neden bilmeyen başkalarını eziyoruz?

bilemüyürüm. tartışmak gerek.
devamını gör...

görme engellilerin okuyup yazması için tasarlanmış alfabe.
devamını gör...

dine saygı dendiğinde herkesten büyük hassasiyet bekleyip kendisi aynı hassasiyeti gösteremeyen saygıdan yoksun insanların yapmış olduğu eylem. böyle şeyler yaşandıkça daha uzun bir süre olduğumuz yerde saymaya devam ederiz gibi görünüyor.
devamını gör...

gelişme ve büyüme potansiyeline sahip, halka açık piyasa değeri 25 milyon tl’nin altında olan şirketlerin borsa istanbul bünyesinde işlem görebileceği pazardır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

günaydınlar efendim
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"efendiler, yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz..." diyen başkomutan. saygı, sevgi ve minnet ile...
devamını gör...

anlatim bozuklugu iceren biyolojik olarak eksiklik.

zira gozlerin hepsi renkli baktiginda; yesili-mavisi daha cok dikkat cekiyor diye kahverengisini ve dahi elasini otekilestirmek cok duzce degil mi ya ahahe.

tamam bende de var renkli de, ekstra skill yuklemiyor ki; renklendirme/piksel degisikligi olmadan senin gordugunu goruyorum, bahar alerjisi ben de oluyorum, hatta inanir misin bozulabildigi* icin gozluk bile kullaniyorum.*

goz gozdur, onemli olan islevi.*
devamını gör...

yazılmamış ama galip derviş de harikadır. aynı zamanda güldürür.
devamını gör...


kadını sen kendin şımartıyorsun.

sadık bir kadın istiyorsun, ama kendin kiminle ve nerede kayboluyorsun.
gerçek bir adamın yeminlerine sadık olduğunu düşünüyorsun kendin sağa ve sola sözler veriyorsun.
kadının ne olursa olsun beklemesi gerektiğini "sadık" olması gerektiği söylüyorsun ama ayrılınca yeni birini buluyorsun.
hareketlerinin güzel olduğunu söylüyorsun ama aramaya vakit bulamıyorsun.
gerçek ve dürüst kdın kalmadığını söylüyorsun ve onları kendin şımartıyorsun. senin nazik, sevecen, şefkatli birine ihtiyacın var, ama ona bir şey olursa, sorunlarıyla kendi başına ilgilenmesine izin veriyorsun. öfke nöbetlerinden nefret ediyorsun ama sakinleşmek istemiyorsun.
kendiniz aynısını veremeyecekken neden bir şeyi talep ediyor ve bekliyorsunuz?

unutma, sadece layık olanlar layık olana gider.
sevgi dolu ve şefkatli olana sadık.


(dimitri nagiyev)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

artık birilerinin yüksek sesle dile getirmesi gereken gerçek. gelişen teknoloji ve iletişim ağlarıyla beraber artık insanlar her türlü şey görüyor. gizli saklı kalmadı. ahlaki yozlaşma ve çökmeyle beraber de artık herkes birbiriyle sevişiyor. bunun sonucunda artık insan oğlu doyumsuzlaşıyor ve yeni şeyler peşinde koşuyor. bu da sapkınlıklara yol açıyor. sadece seks tek başına eskisi gibi zevk vermiyor artık. mahrem de gizli de saklı da kalmadı.
devamını gör...

haftalık puanım (bkz: trabzon'un fethi) ile aynı olunca yaşadığımı yaşıyordur. *
edit: bu tatlı an, diğer tatlı anılar arasındaki yerine hürmetle yolculandı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

halen pek oturmamış görünüyor. oy butonundan para alınmıyor arkadaşlar hoşunuza giden her tanıma bir tık basmak çok da zor olmasa gerek.
devamını gör...

sektörün bir yönü düşerse diğeri yükselir. bu hep böyledir. yani futbolun yasaklanması çözüm değildir. çözüm insanların eğitiminden geçer. dikkat ederseniz futbolu en çok sevenler eğitimsiz insanlarken en çok kazanan ise eğitimli insanlardır.

edit:başlığı açan kaçarsa diye ss aldım
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim