hüznün, acının düşünceye teslim edilmiş olmasına üzülüyorum ama şüphesiz ki bir yasadır bu.”
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

coin almıştım, attık bir kenara bakalım yıllar sonra milyoner olursam beni tanımadınız.
devamını gör...

ikimizde acemi birer aşıktık o zamanlar
sen yollarda eski bir aşka ağlıyordun
bense kendimi usta sanıyordum bu işlerde
ve yağmur gibi akıp giden yıllardan
geriye ne kaldığını bilmiyordum seni tanıyana kadar
ama farkındaydım yinede
ne zaman seninle olsam
tanıdık bir kuş cıvıltısıyla uyanırdım her sabah
şimdiyse kırılgan mektuplar yazıyorum
hangi adrese göndereceğimi bile bilmeden
malumun olsun ben sende ülkemi sevdim
hüzün dolu yağmurlarla taşan boynu bükük nehirleri
ben sende yolları sevdim
dallarına hiçbir kuşun konmaya bile yanaşmadığı ağaçlarla
kaplı yolları
ikimizde acemi birer aşıktık aslında
ne yapacağımızı bilmeden serseri dolaşırdık yollarda*
devamını gör...

bir cümle "nagehan alçı" ile başlıyorsa ve siz sinir olmak için modunuzda değilseniz cümlenin devamını okumayın
devamını gör...

ne bayramı bayrama daha 1 ay var dedik ve bayram geldi çattı. hepinizin* bayramını en içten dileklerimle kutlarım. nice bayramlara!
devamını gör...

çok basit şeyler söyleyip gideceğim, alınmaca gücenmece yok şimdiden söyleyeyim.

''biz bu kuran'ı sana zahmet çekesin, sıkıntıya düşesin, bedbaht olasın diye indirmedik.'' (tâha suresi, 2)
''kuran'dan, kolay geleni okuyun. ondan kolay geleni okuyun.'' (müzzemmil, 20)

hem aklın apaçıklık ilkesine hem de büyük fıkıh ekollerinin içtihat ve yorumlarına dayanarak şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: kur'an'dan kolay geleni okumanın bir anlamı da, ibadetlerde onun orijinal metnini okumada zorlananların, anadillerindeki tercümelerle ibadet edebilecekleridir. buhara halkı namazı arapça değil kadim farsça kılıyordu ve rükuya giderken ''kinita nikinet'' secdeye giderken ''nikunya nikuni'' diyorlardı. mezheplerin içerisinde en esnek sayılan mezhebe dahilsiniz zaten, hanefi mezhebi bu konularda gayet esnek. imam hanife farsça namaz kılmakta bir sorun olmadığını söyleyen mezhep imamı.
ebû hanîfe, ''şayet biri namazına farsça tekbir getirerek başlasa ve namazını da farsça okusa, bu kişi arapça'yı iyi biliyorsa da namazı caizdir'' demiştir.
bu bahsi burada kapattık.

bunları bir kenara bırakıp, türkler'in islam'ı kabul etmesi ile ilgili birkaç şey ekleyelim.
ermeniler, soykırım diyebiliyorlar. rumlar, topraklarımızdan sürüldük, yerimizden edildik diyebiliyorlar. ancak türkler, araplar bizi katletti sonrasında da müslümanlığı dayattı diyemiyorlar. niye? çünkü türk gururludur. türkler'in islamı kabul etmesi şöyle anlatılır hep resmi tarihte; türkler ve çinliler savaşırken araplar yardıma gelmişler, bu esnada -savaş sırasında- iki millet birbirine sempati beslemiş ve türk savaşçılar arap okçuların yanaklarından makas alıp islamiyeti kabul etmişler.*

talkan katliamı'nda 100.000 türk katledilip, 50.000 türk köleleştirilmiştir. halk, müslüman araplarla savaşmadığı halde, kuteybe ve askerleri sırf diğerlerine ibret olsun diye 40.000 kadar türkü kılıçtan geçirmiş, ağaçlara asmıştır. tüm bunlar hep islam adına yapılmıştır. o bölgeden geçen derenin 2 ay boyunca farklı bölgelere kan taşıdığı rivayet edilir. köleler de pazarda, orada, burada alınıp satılmıştır. türk tarihi anlatıyorum dur dinle. bu katliam, islam’ın barış dini olduğunu yeterince kanıtlamış, ayağı kayıp yanlışlıkla arap kılıçlarının üstüne düşen arkadaşlar da olmuş ama dersini iyi alanlar akın akın islamiyet ile şereflenmiştir.
kaah el-aşkari bir şiirinde şöyle diyor; herkesi kılıçtan geçirdiniz. yalnızca ata bile binemeyecek yaşta küçük çocuklar kaldı. binenler de o hırçın atların sırtında sanki bir yük gibiydiler.
islamı nasıl kabul ettiğimiz gerçeği ile yüzleştiysek bu bahsi de burada kapatalım.

dîvânu lugâti't-türk'ü türkçe'ye tercüme eden besim atalay da, giriş kısmında, türklerin islam'a girdiği ilk dönemlerde, aralarında arapça’nın yaygınlaşması için çok büyük baskıların yapıldığına işaret etmektedir. burada verilen bilgiye göre, islam'a büyük hizmetler yapmış olan ofşin adında bir türk, sırf türkçe bir kitap okuduğu için ölüm cezasına çarptırılmıştır.
yüz binlerce türkün öldürüldüğü coğrafyanın diliyle ibadet etmek şimdi daha cazip değil mi?*
devamını gör...

sevgisiz kalp.
devamını gör...

lara yan.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: gençlik)

gerçi biyolojik açıdan bakarsak hâlâ bir 15 yılım var ama yine de şu geç kalmışlık hissi gitmiyor bir türlü. hoş, bütün bunlar hep türkiye'de yaşamaktan kaynaklı.

tanım: zamanında müdahale edilmediği takdirde kaybedilmesi ağır sonuçlara yol açabilecek şeylerdir.
devamını gör...

yalnız duyar kelimesini kullanmayalım duymak isteyip duyamayanlar insanlar da var.
devamını gör...

50 tl'dir. hep 50 tl'lik aldığımdan beni etkilemeyendir.
emeği geçen herkesin alnından öperim.
devamını gör...

yerli otomobilimizin tanıtım töreninde canlı yayında yaşanan garip hadisedir.
otomobil görücüye çıkmış, o sırada canlı yayın yapmak suretiyle otomobili övmekte olan tgrt muhabiri sıra bagaja bakmaya gelince aniden güvenlik görevlisinin hışmına uğruyorburadan.
- bagajı açmayın dedik ya, açmayın işte şu bagajı
- canlı yayın abi canlı
- olsun açma bagajı.
akıllara şu sahneyi getirmiştir (bkz: https://youtu.be/rZxgEkJ63NI)

ayrıca durup dururken şöyle bir şüphe de akıllara sokmuştur (link:
)

hayır şimdi bu arabayı alınca bizde mi açamıycaz bagajı, anlamadık nedir?
devamını gör...

yazmak dünyanın en güzel eylemidir diyerek başlayabilirim. fantastik roman yazarı olmadığım da düşünülürse ki sadece kendi halime duygularımı ifade eden yazılar yazam biri olarak cevaplamak isterim. bazen kendinizi ifade ettiğinizde en yakınınızdaki insan bile anlayamayabiliyor. hislerinizin en güzel ifadesidir bence yazmak. herkesten sizi anlamasını beklemediğiniz gibi yakınlarınız, çevrenizdekiler, eşiniz, dostunuz gibi kavramlarda siz o sözleri söylerken sizi anlamayabilirler efendim. asıl kitabı yazdıran klişe cümleler kurup hayal dünyasını oluşturmak olmadığı gibi insanın o anki ruh halidir. kimseye bişey anlatamazsanız yazarsınız, anlaşılmadığınızı düşünürseniz yazarsınız, sevinirseniz yazarsınız, özlerseniz yazarsınız. bu sizin için yazmanın neyi anlattığına göre değişir. yazdıklarınızı okuyan biri belki ne demek istediğinizi anlar ya da o an sizi hisseder inanın bunu bilmek bile mutlu eder emin olun. o yüzden yazın, paylaşın. kaleminiz kuvvetli olsun efendim
devamını gör...

keşke hiç var olmasaydı dedirtir. var olması bir şeyi değiştirmez çünkü, yok olması da bir şeyi değiştirmeyecektir.
devamını gör...

sempatik, yetenekli türk kadın oyuncu. çok kaliteli işleri var.

(bkz: çok seviyoruz)
(bkz: ailecek izliyoruz efenim)

ayrıca multitap'la birlikte bu şarkıyı dinliyorsan isimli şarkıyı seslendirmiştir. *
devamını gör...

tamam çıkış ne tarafta.. çok bunaltıcı bir cümle.
devamını gör...

hakkında bu kadar az yazılması bir miktar üzdü. zira kendisi iran müziğinin çok önemli bir sesidir. zaten iran ve fars edebiyatı müzik anlamında çok fazla malzeme verir sanatçılara. mohsen namjoo da muhalif tarzıyla geleneksel acem müziğini modern batı müzik tarzlarıyla harmanlıyor. şarkılarındaki muhalif tarzı bazı insanların hoşuna gitmiyor elbette. 2007'de çıkardığı en meşhur albümlerinden biri olan toranj çok fazla olumlu ve olumsuz ses getiriyor. bu albümde kuran'dan ayetler kullandığı için sürgün yiyor ve hâtta ülkede dinlenmesi yasaklanıyor. düşünsenize öyle bir sanatçısınız ki sizden korktukları için sizi yasaklıyorlar. fakat bu yasaklar halkının onu sevmesine engel olamıyor. mohsen namjoo ünü ile zaten ülkelerin sınırlarını ortadan kaldırıyor. tüm insanlara ulaşıyor sesi ile. müzik çevresi kendisine iran'ın bob dylan'ı dese de kendisi bu sıfatı kabul edemiyor :) neden kabul etmediğini kendi cümlelerinden dinlemek için (bkz: https://youtu.be/-GLh-RZ_Jts)
mohsen namjoo'nun sesini uzun yıllar duyabilmek dileği ile... çok yaşa mohsen.
devamını gör...

saniyede 144 kere ekrandaki görüntüyü yenileyen monitörlerdir. hz zaten bildiğiniz üzere hertz'in kısaltması olup bir saniyede bir şeyin kaç kere yapıldığını belirtir.
konu oyun oynamak olunca şunu söyleyebilirim ki 60hz ile 144hz gerçekten çok farklı. normalde 60hz akıcı geliyor ancak 144hz ile bir kez oynayınca oyun o kadar akıcı geliyor ki geri 60hz'e dönmeniz çok zor. akıcılığın yanı sıra responsiveness (hızlı tepki verme) de artıyor. böylelikle yaptığınız hareketler ekrana daha çabuk yansıyor ve bu size rekabetçi oyunlarda bir avantaj sağlıyor. rekabetçi olmayan oyunlarda da avantaj sağlamasa dahi oyunu çok daha zevkli hale getiriyor. şimdi buna küçük bir bakış atalım.

varsayımlar: karelerin ekran kartı tarafından eşit zamanlarda üretildiği (frame pacing'i görmezden geliyorum), 144 fps alabildiğiniz.

bu durumda 60hz bir ekran 16.6msde bir yeni görüntü üretecektir. 144hz bir monitör ise yaklaşık 7msde bir yeni bir görüntü üretecektir. buradan yaklaşık bir 9.5ms fark var. bunun yanında 60hz olan bir ekranın yüksek ihtimalle 5ms tepki süresine ve 144hz olanın da 1ms tepki süresine sahip olacağını varsayarsak o zaman 4ms de buradan ekleniyor ve size 13.5mslik bir fark oluşuyor. peki bu 13.5ms neye yarar? hiçbir şeye. ancak aşırı rekabetçiyseniz bu farkı hissedebilirsiniz ancak aksi durumlarda pek hissetmezsiniz bu kadar kısa bir zaman farkını. yine de bu, 144hz bir monitör kullanınca ekranın çok daha hızlı tepki verdiğini ve çok daha akıcı bir görüntü sunduğunu değiştirmiyor. eğer imkanınız varsa 144hz monitör deneyimlemelisiniz.
devamını gör...

bazen çıkıp bir tane ağzına vurmak istediğim tiptir. bu kişi, her zaman hakkının yendiğini düşünmektedir. ufak veya büyük ayırt etmeden her olayı kendine yorup, acıların çocuğu'nu oynamaktadır.

kimsenin merak etmediği derdini, karşısındakine zorla anlatıp kendi derdine ortak olmasını amaçlayan kişidir ayrıca. asla tavsiye kabul etmez, çünkü en iyi o bilir. ne haddimize zaten.

eyy, sürekli isyan eden çilekeş tip, lütfen görüşmeyelim. seni gördüğüm yerde yolumu değiştirmekten sakınmam.

(bkz: benim derdim bana yeter)
devamını gör...

adaylığımı koydum. seçilirsem yemek sepeti koridorlarında elim g.t.mde gezeceğim. önce teftiş. ilk icratım bu. ver yetkiyi gör etkiyi.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim