şekerli leblebi
leblebinin bir türü.
dışı beyaz şekerle kaplanmış olup, nadiren de olsa canımın çektiğidir.
dışı beyaz şekerle kaplanmış olup, nadiren de olsa canımın çektiğidir.
devamını gör...
idi amin
1971- 1979 yılları arasında devlet başkanlığı yapmış,ugandalı asker ve bilinen ünvanıyla (!)diktatördür.
1925 yılında uganda’da doğdu. afrika kraliyet birliği’ne katılarak,birmanya seferinde ,mau mau ayaklanmasında (kenya) görev yaptı. tarihin bana göre en tüyler ürpertici diktatörünün kariyeri askerliğiyle başlamış oldu.
kendisi aynı zamanda boksör ve rugby oyuncusuydu. kendisi 1,94 cm boyuyla iri yarı ve cüsseli bir adamdı.
1962’de uganda ‘sözde’ bağımsızlığına kavuşunca , o dönemki başkan milton obote ile yakınlık kurdu. bu yakınlık ona hava kuvvetleri komutanlığı getirse de , sonradan aralarının açılmasıyla görevden alındı. bu görevi esnasında, sikah kaçakçılığı yaptığı ve güney sudan’da isyancılara silah sattığı konusunda rivayetler bulunmaktadır. nitekim, bu zenginlik onu tatmin etmek yerine, hırsını körüklemekten başka bir işe yaramadı. her zaman gözü yükseklerdeydi; hırslıydı ve amaçlarının önünde engel onun için önemsizdi. 1971 yılında, obote’nin singapur’da olduğu sırada bunu fırsat bilip askeri darbe düzenledi. böylece hem devlet başkanı hem de silahlı kuvvetlerin komutanı oldu.
darbe dediysem tesadüfi darbe. siyaset bazen komik sahnelere neden olabiliyor. şimdi bu obote, idi amin’den huylanıyor. onu tehdit olarak görmesinden mütevellit bir plan yapıyor. kendisi yurt dışına çıkacak,ona yakın askerler de idi amin’i tutuklayacaktı. bunu haber alan idi amin, kendisine sadık olan askerlerce karşı saldırı yaparak düşmanlarını öldürdü. hazır öldürmüşken, bir de koltukta boşluk varken de kendini lider ilan etti. böylece şans eseri darbe yapmış oldu.
kendisi göreve hızlı başladı. önce milliyetçilik duygusuyla hareket ederek , ülkedeki asyalıları ülkeden sınır dışı etti. bundan en çok etkilenen de ugandalı hintliler oldu. aslında amacı, onları ülkeden kovarak, onların malvarlıklarını ugandalılar’a dağıtmaktı( sınırdışı edilirken sadece bir valiz alma hakları vardı). ama bu böyle olmadı tabi. onların kalan tüm malvarlıkları yandaşları tarafından tamamen talan edildi. fakir yine fakir kalırken, zengin daha da zenginleşti( durun ya bu bana bir yerden tanıdık geldi). tabi ticaret neyim anlamayan bu insanlar, ticareti olumsuz etkiledi ve büyük bir ekonomik çöküş yaşandı( bu da tanıdık geldi). ha hintlilerden kaçamayanlara neler oldu derseniz, onbinlercesi öldürülüp, yerli halkın ifadesine göre, victorya gölü’ne atılmış. o kadar çok kişi ölmüş ki, orada yaşayan balıklar, yıllarca o cesetleri yiyerek besilenmişler. şunu da belirteyim ki, yerli halk o gölden çıkan balıkları tüketmiyormuş.
ben müslümanım, ne işim var israil ile diyerek, israille tüm ilişkilerini kopardı ve filistin ve libya’nın yanında yer aldı. ayrıca 1976’da kendisini ömür boyu devlet başkanı ilan ettiğini de söylemeden edemeyeceğim.
kendisinin ünlü sözünü de araya serpiştireyim:
‘ifade özgürlüğü var ama ifade ettikten sonra olacakları garanti edemem’.
kendisi ile ilgili en tüyler ürpertici iddia ise bir hizmetçisi tarafından dile getirilmişti:
‘’idi amin'in sarayındaki buzdolaplarında insan kafaları bulunuyordu ve eski eşlerinden birinin paramparça cesedi bir araçta görülmüştü. ‘’
asıl onu çöküşe sürükleyen olay, filistin kurtuluş örgütü tarafından, çoğunluğu yahudi yolcusu olan tel aviv-fransa uçağını nın kaçırılması olayı oldu. uçak önce libya’ya ordan da uganda havalimanı’na inmişti. uçakta 248’i yolcu 260 kişi bulunmaktaydı. idi amin, eylemcilerin kendi ülkesinin havalimanına inmesine göz yummuş ve bu da tüm dünyada tepkilere neden olmuştu. pazarlıklar devam ederken, israil seçme askerlerden oluşan bir birliği uganda’ya gizlice gönderdi. bu birlik, tüm eylemcileri öldürdü, bununla kalmayıp 45 kadar ugandalı askeri öldürüp, 11 uganda savaş uçağını da imha etti. böyle bir saldırıdan rehinelerden sadece 3 kişinin ölmesi, bu saldırının başarısını ifade etmektedir. israil birliğinin başında kim mi vardı? benjamin netenyahu’nun ağabeyi, kendisi de bu çatışma esnasında ölmüştür. bu saldırının başarısı, idi amin’in tüm dünyada karizmasını ciddi şekilde çizdirmesine yol açmıştır.
kendisi akodli ve lango kabilelerinin yok edilmesi emrini verip , 300-500 bin kadar insanın ölümünden sorumlu olduğu iddia edilmektedir.
kısa devlet başkanlığı kariyeri(!) , 1978 yılında, uganda gerillalarının saldırıları sonucu, 1979’da başkente varmaları sonucu sona ermiştir. sonrada hayatını geçireceği suudi arabistan’a kaçmış ve orda da ölmüştür.
ölümünden sonra ülkemizde verilen ilan:

kaynakça: www.indyturk.com/node/37382...
tr.m.wikipedia.org/wiki/Idi...
1925 yılında uganda’da doğdu. afrika kraliyet birliği’ne katılarak,birmanya seferinde ,mau mau ayaklanmasında (kenya) görev yaptı. tarihin bana göre en tüyler ürpertici diktatörünün kariyeri askerliğiyle başlamış oldu.
kendisi aynı zamanda boksör ve rugby oyuncusuydu. kendisi 1,94 cm boyuyla iri yarı ve cüsseli bir adamdı.
1962’de uganda ‘sözde’ bağımsızlığına kavuşunca , o dönemki başkan milton obote ile yakınlık kurdu. bu yakınlık ona hava kuvvetleri komutanlığı getirse de , sonradan aralarının açılmasıyla görevden alındı. bu görevi esnasında, sikah kaçakçılığı yaptığı ve güney sudan’da isyancılara silah sattığı konusunda rivayetler bulunmaktadır. nitekim, bu zenginlik onu tatmin etmek yerine, hırsını körüklemekten başka bir işe yaramadı. her zaman gözü yükseklerdeydi; hırslıydı ve amaçlarının önünde engel onun için önemsizdi. 1971 yılında, obote’nin singapur’da olduğu sırada bunu fırsat bilip askeri darbe düzenledi. böylece hem devlet başkanı hem de silahlı kuvvetlerin komutanı oldu.
darbe dediysem tesadüfi darbe. siyaset bazen komik sahnelere neden olabiliyor. şimdi bu obote, idi amin’den huylanıyor. onu tehdit olarak görmesinden mütevellit bir plan yapıyor. kendisi yurt dışına çıkacak,ona yakın askerler de idi amin’i tutuklayacaktı. bunu haber alan idi amin, kendisine sadık olan askerlerce karşı saldırı yaparak düşmanlarını öldürdü. hazır öldürmüşken, bir de koltukta boşluk varken de kendini lider ilan etti. böylece şans eseri darbe yapmış oldu.
kendisi göreve hızlı başladı. önce milliyetçilik duygusuyla hareket ederek , ülkedeki asyalıları ülkeden sınır dışı etti. bundan en çok etkilenen de ugandalı hintliler oldu. aslında amacı, onları ülkeden kovarak, onların malvarlıklarını ugandalılar’a dağıtmaktı( sınırdışı edilirken sadece bir valiz alma hakları vardı). ama bu böyle olmadı tabi. onların kalan tüm malvarlıkları yandaşları tarafından tamamen talan edildi. fakir yine fakir kalırken, zengin daha da zenginleşti( durun ya bu bana bir yerden tanıdık geldi). tabi ticaret neyim anlamayan bu insanlar, ticareti olumsuz etkiledi ve büyük bir ekonomik çöküş yaşandı( bu da tanıdık geldi). ha hintlilerden kaçamayanlara neler oldu derseniz, onbinlercesi öldürülüp, yerli halkın ifadesine göre, victorya gölü’ne atılmış. o kadar çok kişi ölmüş ki, orada yaşayan balıklar, yıllarca o cesetleri yiyerek besilenmişler. şunu da belirteyim ki, yerli halk o gölden çıkan balıkları tüketmiyormuş.
ben müslümanım, ne işim var israil ile diyerek, israille tüm ilişkilerini kopardı ve filistin ve libya’nın yanında yer aldı. ayrıca 1976’da kendisini ömür boyu devlet başkanı ilan ettiğini de söylemeden edemeyeceğim.
kendisinin ünlü sözünü de araya serpiştireyim:
‘ifade özgürlüğü var ama ifade ettikten sonra olacakları garanti edemem’.
kendisi ile ilgili en tüyler ürpertici iddia ise bir hizmetçisi tarafından dile getirilmişti:
‘’idi amin'in sarayındaki buzdolaplarında insan kafaları bulunuyordu ve eski eşlerinden birinin paramparça cesedi bir araçta görülmüştü. ‘’
asıl onu çöküşe sürükleyen olay, filistin kurtuluş örgütü tarafından, çoğunluğu yahudi yolcusu olan tel aviv-fransa uçağını nın kaçırılması olayı oldu. uçak önce libya’ya ordan da uganda havalimanı’na inmişti. uçakta 248’i yolcu 260 kişi bulunmaktaydı. idi amin, eylemcilerin kendi ülkesinin havalimanına inmesine göz yummuş ve bu da tüm dünyada tepkilere neden olmuştu. pazarlıklar devam ederken, israil seçme askerlerden oluşan bir birliği uganda’ya gizlice gönderdi. bu birlik, tüm eylemcileri öldürdü, bununla kalmayıp 45 kadar ugandalı askeri öldürüp, 11 uganda savaş uçağını da imha etti. böyle bir saldırıdan rehinelerden sadece 3 kişinin ölmesi, bu saldırının başarısını ifade etmektedir. israil birliğinin başında kim mi vardı? benjamin netenyahu’nun ağabeyi, kendisi de bu çatışma esnasında ölmüştür. bu saldırının başarısı, idi amin’in tüm dünyada karizmasını ciddi şekilde çizdirmesine yol açmıştır.
kendisi akodli ve lango kabilelerinin yok edilmesi emrini verip , 300-500 bin kadar insanın ölümünden sorumlu olduğu iddia edilmektedir.
kısa devlet başkanlığı kariyeri(!) , 1978 yılında, uganda gerillalarının saldırıları sonucu, 1979’da başkente varmaları sonucu sona ermiştir. sonrada hayatını geçireceği suudi arabistan’a kaçmış ve orda da ölmüştür.
ölümünden sonra ülkemizde verilen ilan:

kaynakça: www.indyturk.com/node/37382...
tr.m.wikipedia.org/wiki/Idi...
devamını gör...
ben ölürsem kocam ne yapar diyerek kendine kuma bulan kadın
of of ...!
devamını gör...
bruksizm
dişlerin özellikle geceleri istemsizce sıkılması, birbirine sürtülmesi(gıcırdatma) olayıdır. kişi sabah kalktığında baş ve çene ağrılarıyla uyanabilir.
stres ya da nefes almada zorluktan dolayı kaynaklanma ihtimali yüksektir. bruksizme kesin olarak neyin sebep olduğu bilinmediğinden fiziksel, psikolojik ve genetik faktörlerin bir kombinasyonundan kaynaklandığı düşünülmektedir.
benim de kendisinden muzdarip olduğum bir durum ve tedavi edilmezse ya da önlem alınmazsa büyük sorunlara yol açabilir.
tedavi yöntemleri arasında:
-stresten kaynaklanıyorsa meditasyon,
-masajlar,
-botox,
-gece plağı,
en bilinenler arasındadır.
stres ya da nefes almada zorluktan dolayı kaynaklanma ihtimali yüksektir. bruksizme kesin olarak neyin sebep olduğu bilinmediğinden fiziksel, psikolojik ve genetik faktörlerin bir kombinasyonundan kaynaklandığı düşünülmektedir.
benim de kendisinden muzdarip olduğum bir durum ve tedavi edilmezse ya da önlem alınmazsa büyük sorunlara yol açabilir.
tedavi yöntemleri arasında:
-stresten kaynaklanıyorsa meditasyon,
-masajlar,
-botox,
-gece plağı,
en bilinenler arasındadır.
devamını gör...
rahatsız vs mastor
şimdi kıyas yapabilmemiz için bu iki yazarın bir şekilde bazı özelliklerinin efendim;
güldürü düzeylerinin, tarzlarının, beğeni oranlarının, takipçi sayılarının yahut nick altı sayılarının bir şekilde birbirine yakın olması lazım diye düşünüyorum ki
kıyası kabil olsun.
şimdi derseniz ki yine de kıyaslayın:
rahatsız daha ziyade tweet görselleri ile kendini ifade ediyor ve evet nokta atışı hepsi. hak ettiği ilgiyi de görüyor, akışı şenlendiriyor ve bizi güldürüyor.
mastor'da böyle bir kendini ifade ediş yok.
sözlük içi başlıklar her iki yazarımızın da itibar ettiği bir kategori.
görebildiğim kadarıyla rahatsız'ın başlıkları daha bir alıp başını gidiyor hem oy sayısı hem de tanım sayısı bakımından.
ama bana soracak olursanız bu sözlük içi muhabbetin genel olarak dozunun aşıldığını düşünüyorum her ne kadar sözlük ahalisi itibar etse de. her şey tadında güzel. mesela şu dm fingirdeşme en tadı kaçan muhabbetlerden biri.
gelelim bir başka ortak konuya. her iki yazarda da arabesk bir damar var. açıkçası benim hoşuma gidiyor. neden bilmiyorum.*
evet bu mastor abimizi öne çıkaran bazı şeyler var onu özel kılan.
şu yemekli başlıklar nedir allah aşkına abicim.
kastın mı var bize. her gün yiyip içiyorsun içimiz gidiyor vallahi. en son tablacı salatası paylaştın, canımız kebap çekti. neyse bizim yerimize de ye. afiyet olsun çok. *
bir de cacık tarifi yapmıştın. tövbeler tövbesi.
devam lütfen mezeli yemekli başlıklara.
edebi ve romantik yönü de bana göre kuvvetli bir yazarımız her ne kadar çok öne çıkartmasa da profilinden ve paylaştığı şiirlerden anlıyoruz bu durumu.
bir de böyle arada nükteli sitemli kısa cümleli tanımlar yapıyor. onları biraz uzatsa biraz içini dökse fena olmayacak ama. bakalım belki daha uzun iç döküşler görürüz.
gelelim bu yazarın mizahi olduğu ama benim pek de hoşuma gitmeyen tanımlarına. yani seveni var elbette ama ben yine dozunu aştığını düşünüyorum.
hani şu ponçik şekilde yazdığı, bir çocuk var ya yanakları tombul heh işte o tanımlar.
aklıma takılan konular bunlardı her iki yazar bakımından.
başlık muhtemelen mizah üzerine açılmış.
hangisi daha komik derseniz ben rahatsız'ı daha önde görüyorum.
tanıma girerken rahatsız her türlü alır bu versus'u havalarında başladım.
ama halt etmişim ne gerek vardı böyle havalara girmeye.
her iki yazarımız da sözlükte yazmaya bizi acıktırmaya ve güldürmeye devam etsinler.
oğlum sabah sabah bi ton laf ettim senin yüzünden, parmaklarım uyuştu lannn!*
alacağın olsun başlık sahibi.
güldürü düzeylerinin, tarzlarının, beğeni oranlarının, takipçi sayılarının yahut nick altı sayılarının bir şekilde birbirine yakın olması lazım diye düşünüyorum ki
kıyası kabil olsun.
şimdi derseniz ki yine de kıyaslayın:
rahatsız daha ziyade tweet görselleri ile kendini ifade ediyor ve evet nokta atışı hepsi. hak ettiği ilgiyi de görüyor, akışı şenlendiriyor ve bizi güldürüyor.
mastor'da böyle bir kendini ifade ediş yok.
sözlük içi başlıklar her iki yazarımızın da itibar ettiği bir kategori.
görebildiğim kadarıyla rahatsız'ın başlıkları daha bir alıp başını gidiyor hem oy sayısı hem de tanım sayısı bakımından.
ama bana soracak olursanız bu sözlük içi muhabbetin genel olarak dozunun aşıldığını düşünüyorum her ne kadar sözlük ahalisi itibar etse de. her şey tadında güzel. mesela şu dm fingirdeşme en tadı kaçan muhabbetlerden biri.
gelelim bir başka ortak konuya. her iki yazarda da arabesk bir damar var. açıkçası benim hoşuma gidiyor. neden bilmiyorum.*
evet bu mastor abimizi öne çıkaran bazı şeyler var onu özel kılan.
şu yemekli başlıklar nedir allah aşkına abicim.
kastın mı var bize. her gün yiyip içiyorsun içimiz gidiyor vallahi. en son tablacı salatası paylaştın, canımız kebap çekti. neyse bizim yerimize de ye. afiyet olsun çok. *
bir de cacık tarifi yapmıştın. tövbeler tövbesi.
devam lütfen mezeli yemekli başlıklara.
edebi ve romantik yönü de bana göre kuvvetli bir yazarımız her ne kadar çok öne çıkartmasa da profilinden ve paylaştığı şiirlerden anlıyoruz bu durumu.
bir de böyle arada nükteli sitemli kısa cümleli tanımlar yapıyor. onları biraz uzatsa biraz içini dökse fena olmayacak ama. bakalım belki daha uzun iç döküşler görürüz.
gelelim bu yazarın mizahi olduğu ama benim pek de hoşuma gitmeyen tanımlarına. yani seveni var elbette ama ben yine dozunu aştığını düşünüyorum.
hani şu ponçik şekilde yazdığı, bir çocuk var ya yanakları tombul heh işte o tanımlar.
aklıma takılan konular bunlardı her iki yazar bakımından.
başlık muhtemelen mizah üzerine açılmış.
hangisi daha komik derseniz ben rahatsız'ı daha önde görüyorum.
tanıma girerken rahatsız her türlü alır bu versus'u havalarında başladım.
ama halt etmişim ne gerek vardı böyle havalara girmeye.
her iki yazarımız da sözlükte yazmaya bizi acıktırmaya ve güldürmeye devam etsinler.
oğlum sabah sabah bi ton laf ettim senin yüzünden, parmaklarım uyuştu lannn!*
alacağın olsun başlık sahibi.
devamını gör...
her daim yanında şiir okuyan sevgili
bu, benim eşimdi. tanıştığımız ilk zamanlarda; mesajlaşırken, telefonda konuşurken, yolda yürürken zaman mekan fark etmezsizin sürekli şiir okuyordu. 'x şairin şu şiirini bilir misin' dedikten sonra hemen şiir okumaya başlıyor ve ben kendimi maksimum 3 saniye tutabildikten sonra kahkaha atmaya başlıyordum. o kadar çok güldüm ki adamı şiirden soğuttum.
devamını gör...
türkler'in doğada mangal yapmayı eğlenmek zannetmesi
hiç bir şeyi beğenmeme timi ile ekşitmeyin buraları efendiler!
mangal kırmızı çizgimdir....
mangal kırmızı çizgimdir....
devamını gör...
heyecanlanınca yapılan hareketler
fena bir çarpıntı olur. baş parmağımı diğer parmak uçlarında gezdirerek atmaya çalışırım.
devamını gör...
duyulunca mutlu eden sözler
iyi ki varsın.
iyi ki tanımışım seni.
(bunların yapmacık olmayanları)
iyi ki tanımışım seni.
(bunların yapmacık olmayanları)
devamını gör...
iticilikte çığır açan sözcükler
sen söyle.
resmen anlatırken kolaya kaçmak.
ya anlatma ya da bir zahmet biraz düşün öyle konuş. hem dinleyip hem söyleyemem.
resmen anlatırken kolaya kaçmak.
ya anlatma ya da bir zahmet biraz düşün öyle konuş. hem dinleyip hem söyleyemem.
devamını gör...
an itibarıyla üzerindeki tişörtte yazanlar
“failed result of bene gesserit breeding program”
devamını gör...
anlamı güzel kelimeler
abis: deniz veya okyanuslarda güneş ışığının ulaşamadığı en derin nokta. (türkçe)
komorebi: ağaçların ve yaprakların arasından süzülen parlak güneş ışığı (japonca)
sillage: kokunun izi, herhangi biri ortamdan ayrıldıktan sonra ardında bıraktığı koku. (fransızca)
komorebi: ağaçların ve yaprakların arasından süzülen parlak güneş ışığı (japonca)
sillage: kokunun izi, herhangi biri ortamdan ayrıldıktan sonra ardında bıraktığı koku. (fransızca)
devamını gör...
sanat kulübü fotoğraf yarışması
bu haftanın kazananı kuro nekoo oldu!

bir fotoğraf bir anı konseptiyle yeni yarışmamız çoktan başladı, 28 kasım pazar günü sona erecek.
yarışmamız tüm kulüplerin üyelerine açık.discord linki

bir fotoğraf bir anı konseptiyle yeni yarışmamız çoktan başladı, 28 kasım pazar günü sona erecek.
yarışmamız tüm kulüplerin üyelerine açık.discord linki
devamını gör...
deniz benim değil kürdistan’ın kızıdır
her şeyden önce bir insan öldü yaa nasıl bu kadar umarsız olunabiliyor. söylenecek çok sey var ama duymak istemeyen birilerine kelimeler bir anlam oluşturmaz. ki burasi da değmez zannimca kelimeler sarf etmeye...
devamını gör...
stroop etkisi
stroop etkisi algıda meydana gelen gecikmeyi ifade eder. örneğin mavi renkte yazılmış kırmızı yazısını anında okuyabilirken, bu yazının rengini algılayabilmek ve söylemek biraz daha uzun sürecektir. çünkü beynimize giden görsel sinyallerde yazının rengi ve yazının anlamı birbirine uymamaktadır. bu uyumsuzluk beynimizin karar vermesini yavaşlatır.
devamını gör...
erkek adam ev işi yapar mı sorunsalı
ev işi yapıyorum. malum hayat müşterek.
bebek bezi de degiştiyorum. çok eğlenceli bir etkinlik tavsiye ederim.
sakal bıyık hala yerinde. hele bizim ufaklığın bir babacım deyişi var yeme de yanında yat.
çocuk anneciğim demediğine göre yırttık sanırım.
erkek adamım diye göğsümü gere gere dolaşayım bari.
bebek bezi de degiştiyorum. çok eğlenceli bir etkinlik tavsiye ederim.
sakal bıyık hala yerinde. hele bizim ufaklığın bir babacım deyişi var yeme de yanında yat.
çocuk anneciğim demediğine göre yırttık sanırım.
erkek adamım diye göğsümü gere gere dolaşayım bari.
devamını gör...
her başarılı kadının arkasında bir erkek var mıdır meselesi
en hiperaktif kadın yazarım. ardımda kimse yok. kimsenin yardımıyla gelmedim buralara...
devamını gör...
nicki f harfiyle başlayan yazarların kaliteli olmaları
formanci
yakıştı mı?
t: asılsız bir ön görü. destekleyen herhangi bir örnek yok.
yakıştı mı?
t: asılsız bir ön görü. destekleyen herhangi bir örnek yok.
devamını gör...
13 mayıs 2021 normal sözlük bayramlaşması
devamını gör...
