içten bir gülümseme ve bir de sarılış.
devamını gör...

burak'tı adı. (hala burak ismini duyduğumda içim cız eder.)

4 sene boyunca aşıktım, of ama ne aşk. ne popülerdi ne çalışkan ne de yakışıklı.
ben güzel ama sempatik olandım ; diğer kız güzel ama seksi olandı...tabiki onu seçti.
anlaşamıyorlardı evet. kız aptaldı. ama seksiydi ya işte o yetiyordu.

yıllar sonra 25 yaşlarımızda görüştük. hala kalbim o 17-18 yaşlarında gibiydi; inanılmaz mutluyduk ikimiz de.
saçları kırlaşmıştı, şimdi de o inanılmaz seksi olmuştu.
ama başka insanları seviyorduk; o heyecanı ben liseye gömmüştüm. o ise lise arkadaşlığımızın özlemindeydi.

benim ona aşık olduğumu bilmediğini, hatta ona bakmayacağımı düşündüğünü söyledi.
inandım mı sanırım hayır.
inanmak istedim mi ? deli gibi hem de

tekrar görüşelim mutlaka diye kalktık masadan.
bir kaç kere telefonla görüştük.
kesildi sonra.

büyümüştük artık bir kere; bıcır bıcır bizin yerini hayat koşuşturması almıştı.
eski masumiyetimizden eser kalmamıştı.

görüşmedik bir daha!
yabancılara karıştık....

selam olsun en güzel yıllarıma, o'na.
devamını gör...

ürün kalitesini, içeriğini değiştirmeden fiyatını arttırmanın sonucunda satışlarının artması durumuna denir.
devamını gör...

bu konuda başımdan geçen bir olayı anlatmamda fayda var.

kesinlikle katılmıyorum.

küfür etmeden önce okumanızı tavsiye ederim.

bu tikko pandemiden önce bir toplantıdan çıktım aracıma doğru yürüyorum. 30 metre kadar önümde kadının bir tanesi yan yoldan ana yola çıkacak ama çıkacağı yer bayır. arabayı geri kaçırmadan hızlı bir şekilde yola atlaması gerekiyor. 4-5 metre gerisinde de 30 bin liralık bir arabada genç bir delikanlı var. kadın ise, kırmızı kocaman topuklu, dudaklarına ne bulduysa sürmüş, sarı saçlı "kokoş" tipli birisi.

olay şöyle,
kadın yola hızlıca çıkması gerekirken aracı fazlasıyla geriye kaçırdı ve "normal mesafede" duran genç delikanlıya vurdu. sonrasında kadın arabadan indi, çocuk ta indi. aramızdaki mesafe 10 metre falan kaldı. kadın arabaya baktı, sonra bağırmaya başladı.

"taciz var, sizin gibiler yüzünden kadınlar trafiğe çıkamıyor. gelip arkadan vuruyorsun, taciz ediyorsun. bıktım sizden. adi, köpek, şerefsiz, senin annene yapılsa hoşuna gider mi vs.."

çocuk sessizce kadının ne yapmaya çalıştığını anlamaya çalışıyor. normal takip mesafesinde duruyorsun, kadın "beceriksizliğinden" dolayı geliyor sana çarpıyor. "haklı" olan sen olmana rağmen, orada toplanan insanlar seni linç etmek için üzerine yürüyor. mahkemelik bir durumda ise, kadının beyanı esas..

bu bir saçmalıktır. kadına yapılan şiddet, nasıl şerefsizlikse, kadının da 2 dudağı arasına verilen bu yetki ile birilerine çok rahatlıkla iftira atabiliyor olması o derece şerefsizliktir.

kimse kusura bakmasın. insan olan bunu kabullenemez.
devamını gör...

pembe bir oda, pembe ve sarı saçlı bebekler, pembe kıyafetler. kız çocukları için ne kadar da ilgi çekici değil mi? fakat onlardan daha heyecanlı birileri var; anne-baba.

bir çocuk dünyaya getirdiğiniz zaman o küçük canlıyı bir nevi yaratmışcasına bir tanrılık sergiliyorsunuz; evet kimi anne babaları bu tanıma koyarsam hiç de yanlış olmaz. üzerinde her türlü hakka sahip olduğunu düşünen ebeveyn sayısı ne yazık ki azımsanmayacak boyutlarda. bir çok hareketi yaparken aslında onların direkt olarak psikolojik gelişimlerine müdahale ettiklerinden de habersizler aslında. farkında olmadan cinsiyet ayrımı o "pembe" renk ile başlamış oluyor.

istenilen her şeye koşulsuz sahip olma hakkını tanınıyor; "benim kızım bir prenses!" diyenlerce. sonucunda da böylesi bir sendroma yakalanma riskleri yüksek kız çocukları.

en temel 3 unsuru var bu sendromun:

*yetki verme
*yüksek gurur ve öz- saygı
*hayattan ve insanlardan aşırı yüksek beklentiler

hal böyle olunca da haliyle insanlarla aralarında mesafeler olan bireylerin yetişmesi, iletişim sorunları, özel hayata yansıyan olumsuzluklar, tatminsiz kişilik.

daha çok çocukla zaman geçiren anneyi burada birinci derece sorumlu tutuyorum ben. kadınların akıl almaz güzellik anlayışlarını; bir çocuğun leopar desenli kıyafetinde görmekte neyin nesidir? ya da yüksek topuklu bir çocuk ayakkabısının satışına nasıl izin verilir, keza bunu bir anne-baba nasıl alır? kadın kendisi henüz tam olarak fayda-zarar ayrımı yapamazken çocuğuna ruj sürmeyi nasıl marifet sayar? ... gibi deli sorulara gark olmuş vaziyete geliyor bir anda insan.

erkek ya da kadın ayrımının dışına çıkarak çocuğuna bir birey ve sağlam bir kişilik temeli kazandırmak her ebeveynin birincil göreviyken, ne yazık ki beğenilme güdüsü her ana böyle sirayet ediyor ve çocukların gelişimine de olumsuz katkılar kaçınılmaz oluyor.
devamını gör...

yapılır ama, muhatap olduğunuz kişiye, gruba veya topluma bağlıdır. eğer şakanızdan karşıda ki kişi de hoşlanıyor ise sıkıntı yoktur ama karşınızda ki kişinin kültürüyle veya hassas olduğu bir konuya değinirseniz ya da tabir-i caizse, geniş mezhebli biri değil ise sonuçları kötü olacaktır. kısaca, tamamıyla karşınızda bulunan kişinin durumuna göre değişir.
devamını gör...

adam ülkenin en güçlü trolü yeminlen!*
devamını gör...

okunur diye değil okuyana dokunur diyedir.
bum.
ne güzel dedim.
şaka lan şaka, utangaçlıktandır.
devamını gör...

benimdir zira erkeklerden hoşlanıyorum ayıptır söylemesi.
devamını gör...

favorilerimden biri.
devamını gör...

genel ev temizliği teklifine "yok ya çok yorgunum" diye cevap verdikten 1 saat sonra kendi odasını pırıl pırıl yapan iğrenç ev arkadaşıdır.
devamını gör...

bu ne lan galatasaray kongre salonu gibi herkes yaşlı.
devamını gör...

geleceğe karşı umudu kalmamış yıkık insan türüdür. geleceğe karşı belirli hisleri, hevesleri ve umutları olmayan insanlar daha çok depresyona evrilmeyi seçerler. bir şeylere karşı inancı kalmadığından artık salmıştır. bu tarz insanlar genel olarak geçmişiyle yaşayan ve geçmişinde yaşadığı durumları kabullenip yoluna bakamayan insanlardır. ne demişler; geçmişiyle yaşayanın, geleceği olmaz.
devamını gör...

buyurun benim demek istediğim başlıktır.
devamını gör...

engin hoşgörüsüne sığınarak;

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ahh, ne vuruyonuz ya, nasılsa biri yapacaktı?*
devamını gör...

çilenin fotoğrafı
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"ton mu yesek" isimli über saçma reklamı, sırf şov dünyasına yaptıkları göndermelerden ötürü desteklemiştim.

lakin bu video'yu izledikten sonra aklıma şu dizeler geldi. (bkz: hem dersini bilmiyor hem de şişman herkesten)
devamını gör...

ben onun pati atışına, elimi ,kolumu, bağrımı tırmalayışına, fazladan ıslak mama vermediğim zamanlarda dirseğimi ısırışına kurban olurum demek istediğim başlıktır. mazoşist demeyelim de kedilerle kafayı kırmış diyelim.
edit: sevgili baycerraha katılıyorum, gözünüzü sakının efendim, sıpalar bazen dellenebiliyor. gözlerimiz bize lazım aman allah korusun.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

maalesef çeşitli sosyal mecralarda varlığını sürdürmeye çalışan, aciz, zavallı, omurgasız ve beyinsiz yobazdır.

aradan bunca yıl geçmiş olmasına rağmen maalesef hala atatürk korkusunu iliklerine kadar hissedip, her uyandığı yeni günde acaba bugün atatürk’e karşı ne argüman üretebilirim diye kendi kıt kanaat zeka seviyesiyle bir şeyler yapmaya ve yazmaya çalışır.

oysa ki ortamlarda ta.ak malzemesidir. zekasızlığının, vizyonsuzluğunun, haysiyetsizliğinin makaraya alındığını bilmez.

iki cümleyi denk getirip yazabilirse, kendi omurgasızlığıyla bir kenara geçip vazifesini tamamlamış köpek minnettarlığıyla bir sonraki hareketini düşünerek kemiğini yalamaya devam eder.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim