gümüşhane ilinin kelkit ilçesine bağlı küçük bir beldedir. belediye başkanı milliyetçi hareket partisinden olan belde kadın bir belediye başkanına sahip olmasıyla da önemli bir örnektir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu yenilikçi beldemizle benim tanışmam ise bir geceyarısı yapılan yolculuk esnasında sanki başka yer yokmuş gibi beldede son bir sigara içmek için mola vermemle başladı.

sivas’ta oynanan akhisar belediyespor- galatasaray türkiye kupası finalinden dönerken kupayı kazanmış olmanın verdiği mutlulukla dolu olarak yolculuğa devam ederken ufak bir sigara molası verip bir yandan ciğerimize dolan dumanı temiz hava ile nötrlemek için gördüğümüz bir üst geçidin altında durduk.

üstümüzde kupanın mutluluğu ve yeni forma alarak kazıklanmış ve üstüne üstlük bir de öngörülü bir şekilde formanın arkasına falcao yazdırmış olmanın hüznü ile sigaralarımızı yaktık.

bir süre gecenin kör karanlığında sigara içtikten sonra etrafa göz atmaya karar verdim. altında bulunduğumuz üst geçit belde ile belediye binasını birbirine bağlamak için yapılmıştı sanki sadece.

yavaş yavaş ve korkuyla beldenin içine doğru yürüyünce postapokaliptik bir şehrin ölü sessizliği ile karşılaştım. biraz daha gidince karanlık iyice yoğunlaştı ve aklıma kim olduğunu bilirsin sen gelince hemen geri döndüm.

o gece orda yaşadıklarımız içimizde biraz ürperti bıraksa da ilk fırsatta tekrar ziyaret etmeye karar vererek ordan ayrıldık. ayrılırken kendimizi ucuz bir hollywood filminde oynamış gibi hissettik.

unutmayın what happens in deredolu stays in deredolu.
devamını gör...

türkiye riskli bölge olmasına rağmen saraya düşme ihtimalinin hala hesaplanmamış olmasına şaşırdığım rokettir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

edit; hint okyanusu'na düşmüş. biz dua zincirine devam geride uydular var. swh
devamını gör...

montumun üstüne kim montunu astı ?
devamını gör...

2010 tarihinde gösterime girmiş 130 dakikalık bir micheal meore filmi, daha doğrusu belgeseli.

--- spoilerımsı birşeyler---

belgesel ilk olarak roma imparatorluğunun ihtişamı, ömrü ve çöküşü üzerine kısa bir özet ile başlıyor. ardından ekranda şöyle bir soru beliriyor: ''sonraki medeniyetler bizi nasıl anacak?''

film direkt bir kapitalizm eleştirisi ile giriş yapıyor konuya. kamu kuruluşlarının nasıl özel şirketlerce parsellendiği, sigorta şirketlerinin asıl varlık sebepleri, morgıç (evet morgıç) denen hedenin insanların başına neler açtığını, artık orta sınıf diye bir sınıfın kalmadığını, dünya toplumlarının giderek yalnızca zengin ve fakir sınıfı olmak üzere ikiye ayrılışını, wall street şeytanlarını, artık devletlerin bankaların üzerinde değil bankaların devletler üzerindeki mutlak hakimiyetini, devasa paraların legal mafya olan şirketler arasında nasıl akışının sağlandığı, toplumun nasıl oyuna getirildiği, insanların evlerinden zorla nasıl atıldığını, ronald reagan'ın başkan olmasının ardından yatan sebepleri, citibank'ı, toplumun iradesi ile reddedilen önergenin kongre üyeleri ile yapılan gizli kapaklı bireysel anlaşmalar sonrası nasıl kabul edildiğini, bunun sonucunda devlet hazinesinden wall street'e aktarılan 700 milyon doların bugün nerede olduğuna dair kimsenin bir fikri olmadığını, ultra zengin o 12 ailenin aslında bile isteye sömürdükleri ve ezdikleri halkın iradesinden nasıl korktuklarını, işçi sınıfının çok kalabalık olmasından yakınmalarının tek sebebinin demokratik oy sahibi olmaasını (çünkü zengin ile fakirin oyu eşit, bu nasıl olabilir?), ölü köylü dead peasants insurance adında bir uygulama ile şirket çalışanlarına yaptıkları sigorta ile şirketlerin nasıl devasa paralar kazandıklarını (örneğin genç kadın bir çalışanın ölümünden bankanın kazandığı para 81 milyar dolar -şaka gibi ama evet-), george bush ile wall street'in birbirlerini nasıl beslediğini, amerikan toplumunun obama seçimi kazandığı anda döktüğü mutluluk gözyaşlarını ve daha unuttuğum pek çok detay/kemik noktayı günümüz gerçek örnekleriyle bire bir anlatan bir yapım.

elbette tüm bunlar capitalism'in father'ı abd'de gerçekleşen olaylar. tüm dünyanın öz yansıması.
devamını gör...

bir çeşit sebze köftesi.
nohuttan lezzetsiz bir şey çıkmaz arkadaşlar.
falafel, humus, cips... sayısız şey yapabilirsiniz nohutla. ızgara yağlı bir balığın yatağı olarak kullandınız mı hiç mesela? kullanın. salatada? peki pancarla ne kadar yakıştığının farkında mısınız, mor bir humus almak istemez miydiniz efendim?

yalnız nohutun en güzel hali için bakınız topik.
kurşun atmam ama yerim. çok net!

neyse tarif vereyim. zaten çok basit bir yemek.

1 su bardağı nohut (haşlanmış ya da konserve nohut kullanmayın, kolay olsun diye humusta falan da konserve kullanıyorsunuz, kullanmayın abi, deli misiniz acaba? bu tarifte zaten dokulu bir kıvam arıyoruz, dolayısıyla bir gece önceden ıslatmak kafi, haşlanırsa püre gibi oluyor, un basmak zorunda kalıyorsunuz, tadı bozuluyor)
soğan
sarımsak
kişniş - maydanoz
tuz - karabiber - pulbiber
un
karbonat ya da kabartma tozu (ben limonlu karbonat kullanıyorum, fark yarattığını düşünüyorum açıkçası)

yani şimdi klasik tariflerde her şeyi rondodan geçir en son un ile şekillendir falan derler inanmayan açıp baksın da, ben bir ateşe tapar olarak, soğan sarımsağı önden bi’ kavuruyorum valla allah affetsin. çok az yağda ve yüksek ısıda soğan ve sarımsağı bir harladıktan sonra nohutu yeşilliklerle çekip soğan sarımsağı ekliyorum rondoya. en son da işte baharatlar ve karbonat 1 tatlı kaşığı kadar, un ile şekillendirip derin yağda kızartmaca. gibi gibi şeyler... çok basit ve lezzetli bir şey falafel. sosu da tahin, yoğurt, limon. yani*
devamını gör...

mevt oldu.
devamını gör...

polislerin tavrı da pek rahat. “ismin ne abicim” diyorlar.katliam yapmaya gelmiş birine gösterdikler tavıra bak! “ hayata dönüş” operasyonunda sağ kolunu kaybeden veli saçılık’ın sol koluna kelepçe takmak için canhıraş mücadele edenler diyor bunu.
devamını gör...

davet etmediğin birini de yanında getirmesi...
devamını gör...

annem iki ekmeğe çikolata sürer birbirine kapak yapar öyle koyardı çantama.önümde de mustafa diye, sürekli lacivert hırka giyen, bir çocuk vardı.istisnasiz her gün ben ekmeğimi ayırdığımda arkasını döner o dirsegini ekmeğime yapıştırdı.
ah küçük!
devamını gör...

insanları eleştirmek, kötülemek, hor görmek için hiçbir fırsatı kaçırmıyoruz. bunu yapacağımıza keşke bu gücümüzü onları takdir etmek, motive etmek ve kutlamak için kullansak daha iyi olmaz mı?
devamını gör...

kibarlık değil aslında normal olan davranış, kullanın kullandırtın, çocuklarınıza öğretin.
devamını gör...

almanya'da üstün, saf ırk anlamında bir dönemde uygulanan bir nevi faşizmdir.
devamını gör...

bana aşk ver şarkısı ve klibi efsanedir. yaşını göstermeyen güzel kadınlar familyasındandır aynı zamanda.
devamını gör...

mutsuz değilim.
devamını gör...

yönetmenliğini galder gaztelu-urrutia'nın yaptığı ispanyol gerilim-korku karışımı 2019 yapımı bir filmdir. olaylar; her katında iki kişinin bulunduğu ve çok katlı bir hapishanede yaşanmaktadır. mahkumlar çoğunlukla kendi istekleri doğrultusunda burada kalmak isteyenlerden oluşmaktadır. gelen mahkumlara sevdikleri yemekler sorularak menüye eklenir, yanlarında en sevdikleri bir eşyayı getirmelerine de izin verilir. bu hapishanede bir ay içinde rastgale bir şekilde hem mahkumlar hem de katlar değişmektedir. katların ortasında boşluk olup bu boşluktan günde bir kez yemekler gelir, ama yemekler en üst kattan başlayarak aşağıya doğru iner. tahmin edeceğimiz gibi üst kattakiler istedikleri kadar yemeklerden yiyebiliyorken, aşağıya doğru "arta kalan" yemekler inmektedir. herkes kendine kadar yese bir sorun olmayacaktır fakat insanoğlu bunu düşünebilmekte midir??
....
başrol oyuncumuz goreng (iván massagué), sigarayı bırakmak ve buradan çıkınca sahip olacağı "diploma"nın hevesiyle başvurur ve sistemin nasıl çalıştığı hakkında en ufak fikri yoktur. "aldırma gönül aldırma" moduyla girdiği bu hapishaneden yata yata çıkamayacağını da acı bir şekilde anlayacaktır. oyuncumuz yanına; cervates’in donkişot romanını almıştır. şu garipsediğimiz, ıssız bir adaya düştüğümüzde yanımıza alacağımız şeylere, artık daha ciddi bakmam gerektiğini düşünmekteyim bu filmi izledikten sonra. başrolümüz, ilk uyandığı gün, oda arkadaşından ve sonraki günler kendi de yaşayarak sistemin nasıl çalıştığını öğrenmeye başlar. platformda zaman geçirdikçe ufaktan yusuf yusuflarla bezenmiş “ben olmuşum donkişot” modunda hissettim kendisini.

beyin yakan filmlerden birisidir zannımca. haksızlıklar ya da sınıf ayrımı konusu işlendiği iletilse de herkesin farklı yorumlaar çıkaracağı bir film. filmle ilgili yorumları hem filmi izlemeden önce, hem de izledikten sonra tekrar okudum. öneririm. henüz ikinci kez izleme cesaretinde bulunamadığım filmdir.
devamını gör...

çelişki yok. geri zekalıdır.
devamını gör...

uzaktan kumandalı bir denizaltı aracıdır. abd ticaret bakanlığı kapsamında faaliyet gösteren ulusal okyanus ve atmosfer idaresine bağlı araştırma ekiplerinden birine bağlı olup deniz altı çalışmalarında kullanılmaktadır.
okyanusun derinliklerindeki araştırmalarda kullanıldığı için yüksek basınca dayanıklı olmak zorundadır. öyle ki okyanusun bazı derinliklerinde basınç değeri açık hava basıncının 1000 katına kadar çıkabilmektedir. işin ilginç yanı ise okyanusun bu inanılmaz basınç değerine sahip derinliklerinde yaşamını sürdüren çok sayıda deniz canlısı türünün bulunmasıdır.
devamını gör...

muazzam bir filmdir kendisi. van gogh'un hayatının son dönemlerini konu alır. bu animasyon filminin yapımı için 100'den fazla ressam katkıda bulunmuştur. bu film van gogh'un tablolarından ilham alınmıs ve onun tabloları canlandırılmıstır. tam bir görsel şölendir ve izlerken acıya boğulursunuz..
devamını gör...

latince yapıt anlamına gelen opus sözcüğünün çoğulu olan opera sözcüğü çeşitli müzik ve başka sanat yapıtlarının bir araya gelmesini ifade eder.
devamını gör...

gerçek adı tom marvolo riddle'dır. harry potter kitaplarının türkçe sürümlerindeyse tom marvoldo riddle'dır ("adım lord voldemort" > "tom marvoldo riddle"). kendisi slytherin soyundan gelen saf kan bir anneden ve muggle (büyü dışı) bir babadan dünyaya gelmiştir. annesi babasını aşk büyüsüyle ayarttığından sevgi nedir bilmez bir biçimde büyümüştür. babası tarafından terk edilen ve daha sonra annesi ölen riddle yetimhanede büyüyüp farklılıkları nedeniyle albus dumbledore tarafından keşfedilerek hogwarts'a alınır. slytherin'e seçilen riddle başarılı bir öğrenci olsa da 5. yılında sırlar odası'nın açılması dolayısıyla masum olmasına rağmen hagrid'i suçlar ve okuldan atılmasını sağlar. sonraları hogwarts'tan mezun olan tom, borgin & burkes'te çalışmaya başlar. babasına nefret duyan tom kendine voldemort (fransızcada "ölüm uçuşu" demek) adını takıp ailesinden kalanları bulmaya koyulur. babasını öldürüp dayısının asasını çalarak hortkuluklar için bir arayışa çıkar. evvela profesör armando dippet'a karanlık sanatlara karşı savunma dersi için başvurur ancak reddedilir. bununla birlikte voldemort hortkuluklar için aradığı nesneleri bulmaya koyulur (helga hufflepuff'ın kupası, rowena ravenclaw'un kayıp diademi, marvoldo'nun yüzüğü, kendi güncesi, salazar slytherin'in madalyonu ve yılan nagini). bazılarının okulda olduğu gerekçesiyle yine hogwarts profesörlüğüne başvurur ancak bu kez de albus dumbledore tarafından reddedilir. nitekim altı hortkuluğu da tamamlayan voldemort, karanlık lord olarak anılagelir. dumbledore'un domuz kafası'nda sybill trelawney ile yaptığı görüşmeyi duyan severus snape'in meşhur kehaneti (karanlık lord'u altedecek güce sahip olan geliyor... ona üç kez karşı çıkmış olanlardan, yedinci ay ölürken doğacak... ve karanlık lord bu erkek çocuğu kendi dengi olarak işaretleyecek, ama o, karanlık lord'un bilmediği bir güce sahip olacak... ve ikisinden biri diğerinin elinde ölecek, çünkü diğeri varlığını sürdürürken ikiside yaşayamaz... karanlık lord'u alt edecek güce sahip olan, yedinci ay ölürken doğacak...) lord voldemort'a yetiştirmesiyle voldemort kehanette bahsi geçen kişiyi, yani harry potter'ı bulmaya davranır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim