öyle şunu yapalım, kanun değiştirelimlerle falan bitmez bu. istanbul sözleşmesi de yetmez. hapı atan cuvarayı çeken kanun dinliyor mu..?
her şey eğitimle başlar. bilinçlenip eğiteceğiz. çocuklarımızı eğiteceğiz. biz bu hale bir anda gelmedik. bir anda norveçe dönemeyiz hiç bir konuda. eğitilip eğiteceğiz. tek yolu bence budur.
devamını gör...

"küsmenin ne faydası var, solup gidiyor bahar" demekte olan harika bir adamlar şarkısı.
devamını gör...

kim seçiyorsa seçsin beni bir kere seçsin demek istediğim başlıktır. gözüm açık gidecek bir gün seçin geri kalan 364 gün ne haliniz varsa görün.
devamını gör...

geçmiş olsun. umarım bir an önce toparlarsınız ve yeniden yazmaya başlarsınız. ataol behramoğlu'nun şu dizelerini hatırlatmak isterim size;

çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana


her şeyin gönlünüzce olmasını temenni ederim.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

aramak isteyen arar, yazmak isteyen yazar, görmek isteyen gelir. aslında bu kadar basit.
devamını gör...

mor ve ötesi.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çok değişik çeşitleri olan klasik bir kırtasiye ürünüdür.

benim en beğendiğim ise masaüstü için olan kalemtıraşlardı.
devamını gör...

2016 senesinde çıkmış, 1 saat 56 dakikalık denis villeneuve filmi. 2002 senesinde aynı isimle çıkan kitaptan uyarlanmıştır. filmlerde genelde orta-uzun plan çekimler seven ben için bulunmaz nimet. bunun haricinde gözüme çarpan şey ise kullanılan renklerin doğallığıdır. üzerinde oynama yapılmamış bir film gibi dursa da, her sahnenin başlı başına bir tablo gibi oluşu çok hoş.

film, genel olarak bir anlaşamama üzerine kurulu. ve bize şu soruyu soruyor; hiçbir ortak noktan ve etkileşimin olmayan canlılarla nasıl iletişim kurabilirsin? kulağa ne kadar imkansız gelse de, film içinde bu sorunun cevaplandığını görmek oldukça tatmin edici.

değinmek istediğim bir diğer nokta ise filmin müzikleri. bir diğer girdimde de yazdığım üzere bu soundtrack'ler johann johannsson ve max richter tarafından bestelenmiş. ve yine bence harika ötesiler. gelelim nedenine;


filmde bahsi geçen, zamanın düz bir çizgi olarak ilerlemediği ve aslında bir çember olduğu fikri ve uzaylıların da dillerinin tamamen çemberlerden oluştuğu biliniyor. bu fikirlerin üzerine, soundtrack'lerde kullanılan circle of fifths yani beşli çemberi, bu temaya tam uyuyor. tabi insan bu detayı ilk öğrendiğinde hayranlığı bir kat daha artıyor.
örnek
devamını gör...

yok yok sakin olun öyle geç gelmek falan gibi durumdan bahsetmiyorum.

benim bahsettiğim murathan mungan'ın yalnız bir opera şiirinde bahsettiği geç kalmak türünden, vesikalı yarim filmindeki çok eskiden rastlaşacaktık sözündeki geç kalmak.

yalnız bir opera
devamını gör...

mikemmel olan kadındır.
yükseleni aslan olan ise ütopyadır.
like me.
devamını gör...

duyunca "are you serious" tepkisini verdiğim açıklamadır. ilginçtir.
devamını gör...

iki iplik sistemine dayanılarak yapılan en eski dokuma türlerinden biridir.
kilimin ne anlama geldiğini fatih kısaparmak'tan dinleyelim.



sevdiğine sözü olan bir kilim dokur
kilimin dilinden ancak anlayan okur
sırlarımı verdim sana sevgimi verdim
şu gönlümü kilim yaptım yoluna serdim
ayıptır günahtır diye kilit vurdular dilime
aşkı dokudum kilime anlıyor musun
yetinmedim türkü yaktım gayrı bu canımdan bıktım
hani senin olacaktım dinliyor musun.
kilim kalbin aynasıdır gönlün sesidir
her nakışı bir duygunun ifadesidir
kilim sevgiliye çağrı, aşka davettir
kimi renkler şikayettir kimi hasrettir
ayıptır günahtır diye kilit vurdular dilime
aşkı dokudum kilime anlıyor musun
yetinmedim türkü yaktım gayrı bu canımdan bıktım
hani senin olacaktım dinliyor musun
ben şu gönül tezgahında kilim dokudum
erenlerin dergahında aşkı okudum
töremizde kilim demek ilim demektir
kilim sevdadır özlemdir derttir istektir

ayıptır günahtır diye kilit vurdular dilime
aşkı dokudum kilime anlıyor musun
yetinmedim türkü yaktım gayrı bu canımdan bıktım
hani senin olacaktım dinliyor musun anlıyor musun.

kilim motiflerine gelince
muska motifi kötü olaylardan korumanın;
kartal motifi kudretin;
küpe motifi genç kızın evlilik isteğinin;
göz motifi nazara karşı korunmanın;

bukağı motifi ailenin birliğinin;
el motifi verimliliğin;
parmak motifi kem gözlerden korunmanın;
tarak motifi doğumun;
pıtrak motifi bolluğun;

sandık motifi genç kızların çeyiz sandığının ve hayırlı kısmet bulmanın;
artı motifi tehlikelerden korunmanın;
ejderha motifi bereketin;
bülbül ve güvercin gibi kuş motifleri iyi şansın;
eli belinde motifi dişiliğin ve verimliliğin;
saç bağı motifi evlenme isteğinin;

koçboynuzu motifi güç ve erkekliğin;
suyolu motifi suyun insan hayatındaki öneminin;
akrep motifi akrebin kötülüğünden korunmanın;
yıldız motifi üretkenliğin;
hayat ağacı motifi sonsuzluğun sembolüdür.
devamını gör...

anime kızları arama-kurtarma kulübü kurmak istiyorum.
saklandıkları yerleri bulmamız lazım.

(bkz: anime kızları arama kurtarma kulübü)
devamını gör...

sabah elime ulaştılar, taze taze...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sıfır sayısının aslında olmayan yalnızca ve yalnızca hayal ürünü, fiktif bir sayı olduğunun aslında biraz üstünde düşününce anlaşılabilecek bir gerçek midir? evet öyledir.

sıfır aslında yoktur, elde olmayandır... ''yok'' ya da elde olmayanı bir rakamı, sayı düzeninin içine dahil etmiş olmak ise mantıksızlığın aslında en saf halinden başka bir şey değildir.

yukarıda yazılanlar okuyanlara son derece gülünç, eğlenceli gelebilir ancak asıl gülünç olan, aslında hiç var olmayan, var olmamış ve var olmayacak, düş ürünü bir sayıyla bize ilkokulun ilk günlerinden beri hesap/ölçüm yaptırılması değil midir?

aslında sayıların isimleri ya da okunuşları konusunda temelde bir sıkıntı yok, sıkıntı numaralandırmada.

şu aslında bildiğimiz sayı sistemi:

0-sıfır
1-bir
2-iki
3-üç
4-dört
5-beş
6-altı
7-yedi
8-sekiz
9-dokuz
10-on
11-onbir...
20-yirmi
21-yirmi bir.

eh... madem sıfır sayısı diye bir şey yok sayı sistemi nasıl olmalı peki?

bugünkü rakamsal simgelerle aynen şöyle efendim:(tabi aslında bu sayı sistemine göre rakam simgeleri oluşturmak gerek te, aman... kim uğraşacak şimdi... )

sayı: bugünkü karşılığı:
11... 1
21... 2
31... 3
41... 4
51... 5
61... 6
71... 7
81... 8
91... 9
12... 10
22... 11
32... 12
42... 13
52... 14
62... 15
72... 16
82... 17
92... 18
13... vs 19

tarih içinde insanın her şeyi basitleştirme içgüdüsünden doğan kolaycılığın, millattan sonra sıfır sayısının da devreye girmesiyle sayı sistemi tamamen başka mecralara girmiş, bu nedenle de kimbiir neleri yanlış hesaplanmış, sıfırlı sayı sistemi düşünce yapılarımızı (pozitif ya da negatif olduğuna bakmaksızın) kim bilir nasıl değiştirdi... kim bilir?

neyse, nasılsa kimse bildiğimiz sayı sistemini bir kenara bırakıp ta, bir yukarıdaki sayı sistemini kullanmaya yeltenecek değil fakat, böyle de bir şey olabileceğini hatırlatalım dedik.
devamını gör...

gündüz fırına girmiş kedimi bırakmak isterdim ama halen küsüz. tepsiyi koymak için açtığım fırında senin neyşin var tüylü zırvalak!

fırın henüz yanmıyordu, yansa girmez kendini hep kollar o.
devamını gör...

ben böyleyim, sana özel bişey değil ve
kimse senin gibi hissettirmedi başı çeker.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim