the blair witch project
az önce bitirdiğim filmdir. korkmadan gerilmeden izliyorsunuz, çerezlik. based on a true story’mi bilmiyorum, başını kaçırdım filmin.
bir arkadaş grubu tutturdu da proje çekeceğim, ille de aksiyon olsun. başrol hanım kızımız blair witch hakkında halka sorular soruyor en başında. bu bana paranormal activity’yi hatırlattı. aha dedim mis gibim, bomba bir film beni bekliyor.
kız ve arkadaşları malzemelerini topladı ve ormana gittiler, onca uyarıya rağmen.
kızın yanındaki arkadaşlar sürekli bir negatif. haklılar tamam. ormandalar, arabalarını bulamıyorlar falan. dialoglar tatmin etmedi, fazla ergence geldi. ertesi gün uyanıyorlar, harita kayıp… o diyor sana vermiştim, bu diyor “…”
bu vatandaşlar yürüyorlar, 15 saat bile yürüyorlar ama dönüp dolaşıp aynı noktaya geliyorlar. aynı derenin kütüklerinden geçerken anlıyorlar bunu da.
ertesi gün yürüyorlar, oturuyorlar, uyuyorlar, birbirleriyle atışıyorlar. bi takım vodoo büyüsü malzemeleri buluyorlar. yine bağrış, çağrış. hala normal. normal olmayan ne biliyor musun?
içecek suları bitmiş. bunlar sigara içiyor. hala kayıplar. hala böğrüyorlar birbirlerine. su yok su. ne bağırıyorsun? boğazın kurumadı mı? içmesene sigara? *
yine uyuyorlar, uyanıyorlar. başrol kızın arkadaşı kayıp, başka bir kütük yığının altında kayıp arkadaşın mı bilinmez, bir parça et var kaybolan şahsın gömleğine sarılmış.
…
sonunu hayatta yazmam. kendin izle.
…
öff yazarken bile içim sıkıldı. tavsiye etmeyeceğim bir film hakkında niye bunca yazdım bende bilmiyorum.
bir arkadaş grubu tutturdu da proje çekeceğim, ille de aksiyon olsun. başrol hanım kızımız blair witch hakkında halka sorular soruyor en başında. bu bana paranormal activity’yi hatırlattı. aha dedim mis gibim, bomba bir film beni bekliyor.
kız ve arkadaşları malzemelerini topladı ve ormana gittiler, onca uyarıya rağmen.
kızın yanındaki arkadaşlar sürekli bir negatif. haklılar tamam. ormandalar, arabalarını bulamıyorlar falan. dialoglar tatmin etmedi, fazla ergence geldi. ertesi gün uyanıyorlar, harita kayıp… o diyor sana vermiştim, bu diyor “…”
bu vatandaşlar yürüyorlar, 15 saat bile yürüyorlar ama dönüp dolaşıp aynı noktaya geliyorlar. aynı derenin kütüklerinden geçerken anlıyorlar bunu da.
ertesi gün yürüyorlar, oturuyorlar, uyuyorlar, birbirleriyle atışıyorlar. bi takım vodoo büyüsü malzemeleri buluyorlar. yine bağrış, çağrış. hala normal. normal olmayan ne biliyor musun?
içecek suları bitmiş. bunlar sigara içiyor. hala kayıplar. hala böğrüyorlar birbirlerine. su yok su. ne bağırıyorsun? boğazın kurumadı mı? içmesene sigara? *
yine uyuyorlar, uyanıyorlar. başrol kızın arkadaşı kayıp, başka bir kütük yığının altında kayıp arkadaşın mı bilinmez, bir parça et var kaybolan şahsın gömleğine sarılmış.
…
sonunu hayatta yazmam. kendin izle.
…
öff yazarken bile içim sıkıldı. tavsiye etmeyeceğim bir film hakkında niye bunca yazdım bende bilmiyorum.
devamını gör...
gökyüzünün beyaz olması
gökyüzü maviden beyaza dönüşmüşse rüzgar habercisi, fırtına öncesi dinginliktir.
devamını gör...
kendime saygım yok davranışları
bayat çay içmek.
devamını gör...
seni sen yapan özelliklerin
ıyilik yapar, ne yapıp edip kötülük bulurum. bu beni ben yapan yegane özelliğim.
devamını gör...
dostoyevski'den alıntılar
"etrafınıza şöyle bir göz gezdiriniz! gerçek hayat denilen şeyin ne olduğunu, nerede olduğunu bilmiyoruz bile! kitaplarımızı, hayallerimizi elimizden alsalar, öylece ortada kalakalacağız."
"ne kadar çok anladıysam, o kadar derinlere battım, sıkıştım kaldım."
-yeraltından notlar-
"böylesine güzel bir gökyüzünün altında,
bu kadar kötü insan nasıl yaşayabiliyor?"
-beyaz geceler-
"ne kadar çok anladıysam, o kadar derinlere battım, sıkıştım kaldım."
-yeraltından notlar-
"böylesine güzel bir gökyüzünün altında,
bu kadar kötü insan nasıl yaşayabiliyor?"
-beyaz geceler-
devamını gör...
sensedim
eski türkçede susamak gibi, sensiz kaldım, sana hasret kaldım, seni özledim anlamına gelen sözcük.
devamını gör...
ananı da al git
11 şubat 2006 tarihinde mustafa kemal öncel adında bir çiftcinin “çiftçinin hali ne olacak, anamız ağladı” demesi üzerine sayın prezidıntımızın ''ananı da al git'' demesi ile vuku bulmuş olan hadise.
çiftçinin başına bela olmuşlar zamanında. kendisi şunları demiştir.
“benim hayatımı mahvettiler. o tartışmanın ardından ve tayyip erdoğan'ın bana hakaretlerinden sonra özür dilettirildim. özür dilettirildiğim halde başıma gelmeyen kalmadı.bir televizyon kanalında canlı yayına bağlandığında ‘onun anasının ellerinden öpüyorum' dediği halde başıma gelmeyen kalmadı, ekmeğimle oynadılar. işçiyi ve tüccarı bahçeme göndermediler.''
''başkasının işlediği bir suçtan mütevellit adli tıplara gönderildim. akıllı mı deli mi diye… düzmece raporlarla siyasi bir karar bağlamında deli raporları verildi, tımarhanelere atıldım. tımarhane sonrasında şizofren teşhisi konularak zorla taburcu ettiler. her mahkeme ayrı ayrı gönderince, hakkımda birkaç defa dava açtılar başkalarının işlediği suçlardan açılan davalar bunlar”
kendisi şöyle yakarmıştır. ''erdoğan her mersin'e geldiğine beni gözaltına alıyorlar. artık bu kadar olamaz. benim erdoğan ile tartıştığım günden önce bir tek sabıkam yoktu. ben müracaat da ettim, ‘benim sicilimi temizleyin' dedim. ancak, yetkililer hala uyuyor.''
çiftçinin başına bela olmuşlar zamanında. kendisi şunları demiştir.
“benim hayatımı mahvettiler. o tartışmanın ardından ve tayyip erdoğan'ın bana hakaretlerinden sonra özür dilettirildim. özür dilettirildiğim halde başıma gelmeyen kalmadı.bir televizyon kanalında canlı yayına bağlandığında ‘onun anasının ellerinden öpüyorum' dediği halde başıma gelmeyen kalmadı, ekmeğimle oynadılar. işçiyi ve tüccarı bahçeme göndermediler.''
''başkasının işlediği bir suçtan mütevellit adli tıplara gönderildim. akıllı mı deli mi diye… düzmece raporlarla siyasi bir karar bağlamında deli raporları verildi, tımarhanelere atıldım. tımarhane sonrasında şizofren teşhisi konularak zorla taburcu ettiler. her mahkeme ayrı ayrı gönderince, hakkımda birkaç defa dava açtılar başkalarının işlediği suçlardan açılan davalar bunlar”
kendisi şöyle yakarmıştır. ''erdoğan her mersin'e geldiğine beni gözaltına alıyorlar. artık bu kadar olamaz. benim erdoğan ile tartıştığım günden önce bir tek sabıkam yoktu. ben müracaat da ettim, ‘benim sicilimi temizleyin' dedim. ancak, yetkililer hala uyuyor.''
devamını gör...
üniversitede yaşanmış en büyük pişmanlık
1.sınıf ilk dönemden mal gibi önüme gelene güvenmek sonra arkamdan vurulup yapayalnız bırakıldım ve dersimi aldım tabii.
devamını gör...
içinde babanızın koştuğu bir anı
bana bisiklet sürmeyi öğretirken peşimden koşardı düşmeyeyim diye.
devamını gör...
bugün kendin için ne yaptın sorusu
yazarların gün içinde kendilerine geçtiği kıyakların yazıldığı başlık.
çay.
dün de çay.
yarın da kısmetse yine çay.
bu ara çaydan gidiyoruz.
canım sıkıldı.
çay.
dün de çay.
yarın da kısmetse yine çay.
bu ara çaydan gidiyoruz.
canım sıkıldı.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en sık yaptığı şeyler
bugünlerde sürekli pasta, börek, çörek yapmak, çay, kahve içmek, dizi izlemek, boş boş internette gezmek, uyumak. ama hiç iki satır okumamak, çalışmamak, spor yapmamak.
kitap okuyanları, ders çalışanları ve spor yapanları kıskanmak.
kitap okuyanları, ders çalışanları ve spor yapanları kıskanmak.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarından aforizmalar
üretelim. boş durmayalım. mutluluk üretelim. bilgi üretelim. sevgi üretelim.
devamını gör...
friedrich nietzsche sözleri
insan dostunu, düşmanından daha zor affediyor.
devamını gör...
türkiye'de siyasilere çok saygı gösterilmesi
bir seviyede olması ile beraber aşırı irite olduğum durum yahu bu adamlara tapan arkadaşlara sesleniyorum? o bindiği lüks araçlar senin paran. toplum sözleşmeni unutmayın (bkz: toplum sözleşmesi)
devamını gör...
kendime saygım var davranışları
kendine değer vermek. her şeyden önemli olduğunun farkında olmak ve en önemlisi kendini sevmek.
devamını gör...
booktuber önerileri
karavandaki adam ayrıca telaffuzları kıskansırmıyor değil hani.
devamını gör...
kolu alçıda gezmek
hiç yaşamadığım ve yaşamak istemediğim bir durumdur.
hayatı kısıtlanır insanın.
hayatı kısıtlanır insanın.
devamını gör...


