kadınların kolay kolay unutmaması
bazı durumlarda pisliğin sürekli halının altına süpürülmesi nedeniyle ortaya çıkan durum.
bir sorun yaşarsınız karşı tarafla. konuşmaya, çözmeye çalışırsınız ama nafile! karşı taraf ya konuşmaz ya da "hallederiz", "bakarız" benzeri yuvarlak laflarla o anı geçiştirip atlatır. sorun gerçekte çözülmemiş, sadece ötelenmiştir. aynı sorun yine karşınıza çıkacak demektir bu.
ne olur aynı sorunla tekrar tekrar yüzleşince? "ee sen böyle demiştin ama şimdi böyle yapıyorsun?" denir mesela yahut "bunu bu şekilde yaşamıştık ve çözmek için şöyle konuşmuştuk. şimdi bu ne perhiz bu ne turşu?" diye sorarsınız ve bunun adı "kadın sürekli geçmişi yüzüne vuruyor" olur. oysa mevzu kaçak güreşmekten kaynaklı zorunlu yüzleşmelerle ilgili.
ha kapanmış olması gereken konuyu kapatmayan, ısıtıp ısıtıp öne süren hiç mi yok? var ama herkes aynı değil.
bu arada, hafızam iyidir. hiç sevmem enayi veya aptal yerine konmayı. çat diye söylerim yapanın yüzüne. beğenmeyen oğluna almasın. *
bir sorun yaşarsınız karşı tarafla. konuşmaya, çözmeye çalışırsınız ama nafile! karşı taraf ya konuşmaz ya da "hallederiz", "bakarız" benzeri yuvarlak laflarla o anı geçiştirip atlatır. sorun gerçekte çözülmemiş, sadece ötelenmiştir. aynı sorun yine karşınıza çıkacak demektir bu.
ne olur aynı sorunla tekrar tekrar yüzleşince? "ee sen böyle demiştin ama şimdi böyle yapıyorsun?" denir mesela yahut "bunu bu şekilde yaşamıştık ve çözmek için şöyle konuşmuştuk. şimdi bu ne perhiz bu ne turşu?" diye sorarsınız ve bunun adı "kadın sürekli geçmişi yüzüne vuruyor" olur. oysa mevzu kaçak güreşmekten kaynaklı zorunlu yüzleşmelerle ilgili.
ha kapanmış olması gereken konuyu kapatmayan, ısıtıp ısıtıp öne süren hiç mi yok? var ama herkes aynı değil.
bu arada, hafızam iyidir. hiç sevmem enayi veya aptal yerine konmayı. çat diye söylerim yapanın yüzüne. beğenmeyen oğluna almasın. *
devamını gör...
herkes mahlasına yakışanı yapsın
411 gündür tiyatro sahneleri kapalı. sanatçıya destek verilmedi.
allah rahmet eylesin bizim mahlas öldü.
allah rahmet eylesin bizim mahlas öldü.
devamını gör...
günaydın sözlük
çok neşeli bir şarkı ile günaydın
ahmet kural
murat cemcir
diyor ki;
yumurtanın kulbu yok gözlerimde uyku yok
sür gözüne sürmeyi hiç kimseden farkın yok.
ahmet kural
murat cemcir
diyor ki;
yumurtanın kulbu yok gözlerimde uyku yok
sür gözüne sürmeyi hiç kimseden farkın yok.
devamını gör...
domates
canı çektiği için değil, evde olması gerekenler arasında olduğu için yöneldi ihtiyar adam domates reyonuna, markette kalan az sayıda kişiden biriydi. lambaların o parlak ve aldatıcı ışıklarının altındaki 7 çeşit domatese baktı, baktı. aralarından eski tadını alabileceğini umduğu bir çeşidine doğru yöneldi, eline bir tane alıp kokladı, yerine koydu, çocukluk gibi kokmasını umduğu bir başkasını kokladı. reyondaki tüm domatesler gibi bol renkli, hiç kokusuz ve olağan sıradanlıktaydı elindeki genetik harikası kırmızılık, söylendi. almadı hiçbir şey, yarı dolu sepetini de oracıkta yere bıraktı, dışarı çıktı, o bilmese bile arkasından bakan ve olayı fark eden market görevlisi gülümsedi, "bravo sana ihtiyar" diye mutlu oldu, yerine geri dönerken küçük de olsa bir isyanın tanığı olduğu için mutluydu.
devamını gör...
ursula k. le guin
“özgürlük ağır bir yüktür, ruhun yüklenmesi gereken büyük ve garip bir sorumluluk. kolay değildir. verilen bir armağan değil, yapılan bir seçimdir; bu seçim de zor bir seçim olabilir.”
devamını gör...
sözlük yazarlarının ölüme bakış açısı
yeni ve farklı bir deneyimdir.
acısız ve sonuncu olduğu sürece...
acısız ve sonuncu olduğu sürece...
devamını gör...
artık oylama yapmayı istemek
sözlükteki herkesi davet ettiğim eylem. biz denedik adam öldürmüyorlar.
oy bizim hakkımız, söke söke alırız.*
oy bizim hakkımız, söke söke alırız.*
devamını gör...
yalnızlığın en çok dokunduğu an
hasta olunduğunda yanında naz yapacak kimse olmadığı zaman. el mecbur kalkıp çorbanızı kendiniz yapıyorsunuz.
devamını gör...
sensei
üstad, master anlamlarına gelen japonca bir kelime. uzak doğu savaş sanatlarında bir dojoda o sanatı en az on beş sene gibi uzun yıllar icra etmiş ve artık öğreticilik yapmaya başlamış insanlara denir. örneğin ninja kamplumbağalardaki splinter usta aslında bir sensei'dir. buna ek olarak bizdeki ''hocam'' tabiri gibi japonya'da doktorlara, öğretmenlere, akademisyenlere vs. beyin gücü gerektiren meslek erbablarına karşı da bir saygı ifadesi olarak kullanılır.
devamını gör...
şiir yazarken dinlenen müzikler
ben yedi guzel adam fon muziklerini dinlerdim hep
devamını gör...
müslüman zengin olmalıdır
allaha inanmak için paraya gerek yok
allahın bize inanması için de bizim müslüman olmamıza gerek yok.
allahın bize inanması için de bizim müslüman olmamıza gerek yok.
devamını gör...
ben herkesten farklıyım hissi
çocukluktan gelen bir histir bu. her çocuk farklı olduğunu düşünür. inanın, hep sorarız ya, hayatın amacı nedir diye. her çocuk bir kahraman olmak ister. biri belki astronot, biri öğretmen, biri doktor, biri bilim insanı, vb gibi mesleklerle birinin/birilerinin kahramanı olmak ister. herkesten farklı olduğuna, özel olduğuna ve hayata bir misyonla geldiğine inanır.
büyüyünce işler değişir tabi. hayalden gerçekliğe geçil yapar. ha , bu arada hayallerini gerçekleştiren var mıdır? vardır elbet. ama ne kadar hayallerini gerçekleştirse de, etrafına baktığında , aslında o kadar da farklı olmadığını farkeder. kendine özgü sandığı özellikleri, başkasında da görmeye başlar ki bu farkındalıktır.
ben ne zaman mı anladım? internetin yoğunlaşmasıyla. özellikle komik gelecek ama, bir ara ekşi sözlük’e dadanmıştım. yazmıyordum ama okuyordum sürekli. orada yaşanan olayları, yazarların hislerini ,kendime özgü sandığım bir çok şeyin aslında çok normal hatta sıradan olduğunu farkettim.
aslında hepimiz çok farklı değiliz ama yine de kendimize özgüyüz.
büyüyünce işler değişir tabi. hayalden gerçekliğe geçil yapar. ha , bu arada hayallerini gerçekleştiren var mıdır? vardır elbet. ama ne kadar hayallerini gerçekleştirse de, etrafına baktığında , aslında o kadar da farklı olmadığını farkeder. kendine özgü sandığı özellikleri, başkasında da görmeye başlar ki bu farkındalıktır.
ben ne zaman mı anladım? internetin yoğunlaşmasıyla. özellikle komik gelecek ama, bir ara ekşi sözlük’e dadanmıştım. yazmıyordum ama okuyordum sürekli. orada yaşanan olayları, yazarların hislerini ,kendime özgü sandığım bir çok şeyin aslında çok normal hatta sıradan olduğunu farkettim.
aslında hepimiz çok farklı değiliz ama yine de kendimize özgüyüz.
devamını gör...
navigasyona rağmen kaybolmak
bazen çıkmaz sokakları, yol çalışmalarını öngöremeyince başımıza gelen durum. bide sağı sol diye göstermesi var ki sorma gitsin. orda yol bile yok duvara mı girelim navii?!?
duvar demişken aklıma geldi:
birisi navi yönlendirmesiyle yayalar için bulunan köprü altına girmiş ve arabası sıkışmıştı. tamam yol arıyosun, telefona bakıyosun, konsantre gidik ama arada bi önüne bak. iki duvar arasında kapılar bile açılmayacak şekilde sıkışmıştı. trajikomik.
duvar demişken aklıma geldi:
birisi navi yönlendirmesiyle yayalar için bulunan köprü altına girmiş ve arabası sıkışmıştı. tamam yol arıyosun, telefona bakıyosun, konsantre gidik ama arada bi önüne bak. iki duvar arasında kapılar bile açılmayacak şekilde sıkışmıştı. trajikomik.
devamını gör...
sözlüğün azalarak bitmesi
virüsün azalarak bitmesiyle insanların kendisini dışarıya atması aylardır görmediği dostlarını ailesini görmesi için sanal alemden uzak kalması ile paralel giden azalmadır ama bitmesi söz konusu olmayacaktır. zabaha kadar burdayıhh
devamını gör...
koloni çöküş sendromu
tarımda kullanılan (bkz: neonikotinoid) gibi zehirli böcek ilaçları ve pestisitler arıların toplu ölümlerine sebep oluyor. bu ölümler yüzünden arıların ayrıldıktan sonra kovanlarına geri dönmemesi ve arı kolonisinin eksik kalmasının yol açtığı duruma verilen isim.
devamını gör...
sözlükte okurken yoran tanımlar
bazılarını okurken yoran tanımlardır.
bazısı uzun okumayı seviyor. bazısı kısa okumayı seviyor. bazısı uzun veya kısa fark etmez işlevi önemli diyor. bazısı hiç okumuyor.
bazısı uzun okumayı seviyor. bazısı kısa okumayı seviyor. bazısı uzun veya kısa fark etmez işlevi önemli diyor. bazısı hiç okumuyor.
devamını gör...
yengeç dönencesi
23° 27' kuzey enlemidir. ayrıca 21 haziran'da güneş ışınlarının dik açıyla geldiği enlemdir.
kuzey yarımküre'de güneş ışınlarının dik açıyla gelebildiği en son noktadır.
yengeç dönencesi dünya üzerinde 17* ülkenin üzerinden geçmektedir.
kuzey yarımküre'de güneş ışınlarının dik açıyla gelebildiği en son noktadır.
yengeç dönencesi dünya üzerinde 17* ülkenin üzerinden geçmektedir.
devamını gör...
yoldaş bizi pavyona götür
(bkz: yoldaş benjamin franklin'in çevrimiçi yazarlara tantuni ısmarlaması) olayi gerceklestikten sonra atacagimiz slogan.
mart geldi geciyor; haydi yoldas haydii, tam zamani tam zamani simdiii.*
mart geldi geciyor; haydi yoldas haydii, tam zamani tam zamani simdiii.*
devamını gör...
timsah yavrusu
anne timsah, yumurtadan çıkan yavrularını ağzıyla suya kadar taşır. doğuştan iyi birer yüzücü olan yavrular da suya girer girmez böcek, balık, kurbağa iribaşlarını yemeye başlarlar. ancak ince derili ve küçük olduklarından etraftaki uzun gagalı kuşlar ve etobur canlılar için oldukça lezzetli bir avdırlar. o yüzden anneleri fazla yanlarından ayırmaz.
devamını gör...
