henüz paylaşacak kadar cesur değilim. paylaşan herkesi tebrik ederim.
devamını gör...

longyearbyen norveç' de bulunan küçük bir kasaba. onu ilginç yapan şey orada ölmenin kanunen yasak olması durumu. bu küçük kasaba norveç'in kuzey sahili ile kuzey kutbu arasındaki svalbard takımadalarından birinin üzerinde bulunuyor. böyle bir yasak olmasının en büyük nedeni havanın aşırı soğuk olması. ama asıl nedeni 1917 yılında çıkan bir salgınla birçok insanın hayatını kaybetmesi ve araştırmalar sonucunda bu salgına neden olan virüsün 70 yıl önce toprağa gömülen bir cesetten kaynaklandığı saptanmış. havanın çok soğuk olması ile cesetler deformasyona uğramıyor ve salgın olarak insanların hayatını tehlike atıyor. bu nedenle bu kasabada ölmek yasak. ölüler defnedilmiyor kesinlikle.eğer çok hastalanırsanız norveç'de başka bir kasabaya götürülüyorsunuz ve son günlerinizi orada geçiriyorsunuz ve defnediliyorsunuz.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
*
devamını gör...

tüfek, mikrop ve pudra şekeri.
devamını gör...

eylemsizliktir. oturduğu yerden ahkâm kesenler bir arpa boyu yol alamazlar.
devamını gör...

kendimi kendimce ifade edebildiğim, içimi dökebildiğim ruhumu, zihnimi dinlendirdiğim sözlük.

bir süre kafa iznindeydim. zor günler geçirdim ve hala geçirmeye devam ediyorum. döndüm geldim, olaylar olaylar...

konulara girmeyeceğim. bilmediğim, dahil olmadığım mevzular. zaten mahkeme deyyolaaa aman şahit mahit yazarlar.

yönetimin tutumu bu konularda hoşuma gitti belirtmek isterim. çizgileri durdukları yer olaylara en azından bizlere yansıyan kısmıyla duruşları pek yerinde. olayı çirkinleştirmeden tarafsız kalabilmeleri ve gereğini yerine getirmeleri takdire şayan. selamlar olsun...

arkadaşlar buraları bu kadar ciddiye almayın. evet yazıyoruz, kendimizi ifade ediyoruz, belli başlı arkadaşlıklar kuruyoruz ama bu kadar. yani fikir beyan etmeye korkar olduk. garip bir kesim var ki ağzımızdan çıkan her şeyi kendilerine vazife edip yalanlamaya, eleştirmeye, kendilerince ortaya çıkarmaya ya da dalga geçmeye and içmişler. abicim size ne ya? biz size bir şey dediysek özelinize gelip saldırdıysak sizin fikrinize tü kaka dediysek amenna ama yani ağzımızdan çıkan miniminnak bir söze bile başka biri tanımla cevap veriyor. niye abi niye? ben senin gibi düşünmek zorunda mıyım? senin gibi yaşamak zorunda mıyım? sen tanımını kendi fikrinle giremiyor musun da bana, ona, buna cevaben giriyorsun? biri bir tanım girmiş bakıyorsun başkası ona cevap vermiş. yahu sane ne adam içini dökmüş? bana çok komik geliyor bunlar. hayat burayla ibaret sanki. sürekli açık aramak sürekli anti fikir üretmek üzerine bir dünya kurmuşsunuz kendinize çok ilginç. neyi kanıtlamaya çalışıyorsunuz inanın anlamıyorum?

neyse genel itibariyle çizgisi çok düzgün insanlar var. bilgi edindiğim, güldüğüm, tecrübelerinden yararlandığım, beni alıp başka başka yerlere götüren yazarlar... bazen mesaj kutularını tıklıyorum zaten. keyifle takip ediyor keyifle okuyorum aman sabahlar olmasın. hepinize çok selam mucukluyorum efem.

seviyorum burayı. kendim çalıp kendim oynuyorum. açıkçası en başlarda akışta dolaşıp her türlü tanımı ve yazarı okumayı seviyordum ama son günlerde bu tutumumu değiştirdim yukarıda saydığım nedenlerden dolayı. neyse işte orta yolu bulacağız elbet. selamlar olsun herkese kısa bir aradan sonra yine ben geldim.
sevgiler, saygılar...
devamını gör...

akçam yemeğinde balık olan günlerde markete gidip, roka diye alıp geldiğim ot.(bkz: swh)
devamını gör...

kuzenim. hukuk profesörü oldu, tabii ki beyniyle beraber çoktaan yurtdışına göçtü, hollanda'da kendisi.
devamını gör...

moderatörlüğü hayırlı olsun...
devamını gör...

"hayatı kaçırıyorum" düşüncesi
devamını gör...

benimdir efenim. bu çağın insanı olduğumu düşünmüyorum. çok küçük örnekle açıklayayım;
tik tok şarkılarından haz almıyorum. zeki müren,orhan gencebay,müzeyyen senar dinlerken ruhum arşa çıkıyor. bu çağda şarkılar ruhu arşa çıkarmaya yönelik değilde (bkz: uçkur) u arşa çıkarmaya yönelik.
devamını gör...

gani müjde'nin ustalık eseri, türk absürt komedi sinemasının incisi, vcd'sini hiçbir yerde bulamadığım ama soundtrack kasetine sahip olduğum 1999 yapımı film.

edit: vcd'sini buldum, darısı dvd'ye.

yıllar sonrasından mutlu edit: dvd'sini de buldum.
devamını gör...

ocakta ocagım var
devamını gör...

şu sıralar birçok tanımın tanım kurallarına uymadığını görmem ile birlikte malum sözlükten aldığım* başlıktır.
dileyen örnekleri geliştirerek sözlüğe katkıda bulunabilir.

başlık: aşk

güzeldir (yanlış)

çok severim. (tabi ki yanlış)

hakkında çok şey söylenmesine rağmen gizemine hala koruyan garip duygudur. (doğru tanım)

başlık: yürümek

o ne ya yeniyor mu? ( yanlış tanım)

müzik eşliğinde yapılınca kat edilen mesafeyi ölçmenin zorlaştığı eylem.* (doğru tanım)
devamını gör...

yarım kalmışlık olsa gerek.

şarkılar, kitaplar, sözler, aşklar, hayaller..
devamını gör...

aslı kutlama değil anma olan gündür.

dünyanın her yerinde özgürlük, eşit hak ve aydınlık yarınlar için mücadele etmiş, eden ve bu uğurda can vermiş olan tüm kadınlara saygıyla. .
devamını gör...

tam olarak 25 gündür kafa sözlükte yazıyorum. gülüyoruz eğleniyoruz gerçekten hoş ve güzel bir platform. ama başlıkta belirttiğim gibi böyle bir güruh mevcut sözlükte.

x kişi deyimlerle alakalı bir şey paylaşır, mevcut güruh hemen orada biter: sözlüğe tdk'ya çevirenler bik bik bik.

y kişisi bilgi içerikli bir şey paylaşır, mevcut güruh: pufff bunları okuyacak olsam wikipedia'ya giderim yeaaaa

format belli küfür yok, hani bunu kabul ederek buraya gelmişsiniz zaten, belli bir çoğunluk ona da karşı çıkıyor. neymiş küfür etmek özgürlükmüş.

benim anlamadığım bundan tam olarak nasıl bir zevk aldıkları. hani bu şekilde doyuma falan mı ulaşıyorlar yoksa, belli bir iktidar problemleri var ve acısını burda çeşitli başlıklara saldırarak mı çıkarıyorlar gerçekten anlamak güç.

son söz: lütfen mutlu olmanın başka yollarını arayın. bu şekilde saldırdığınız insanların canını kısa bir süreliğine sıkabilirsiniz, fakat siz bir ömür mutsuz olursunuz. bir ömür mutsuz olarak hayat geçer mi değerli arkadaşlar?

edit: ha birde uzun uzun bir tanım paylaşıp sözlükte ne olması ve ne olmaması gerektiğini gözlem adı altında yazanlar var birde. onlara da buradan "sizene" diyorum. yani size mi kaldı kardeşim?
devamını gör...

(bkz: domestic hıyar) dan çok özür dileyerek söylüyorum ki, yorgunluktan mıdır nedir artık bilinmez "domates hıyar"ı domestic hıyar diye okudum.*
devamını gör...

aynı zamanda bir reklam yüzüdür:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

belâ çiçeği

alsancak garı'na devrildiler
gece garın saati belâ çiçeği
hiçbir şeyin farkında değildiler
kalleş bir titreme aldı erkeği
elleri yırtılmıştı kelepçeliydiler
çantasını karısı taşıyordu

hiç kimse tanımıyordu kimdiler
gece garın saati belâ çiçeği
üçüncü mevki bir vagona bindiler
anlaşıldı erkeğin gideceği
bir şeyden vazgeçmiş gibiydiler
bir türlü karısına bakamıyordu

ayaküstü birer bafra içtiler
gece garın saati belâ çiçeği
şimdiden bir yalnızlık içindeydiler
karanlık gelmişi geleceği
birdenbire sapsarı kesildiler
vagonlar usul usul kımıldıyordu


-atilla ilhan'ın yazmış olduğu şiirde geçen dize. üstteki sevgili yazarın tanımına ek olarak şiiri buraya bırakmak istedim.
devamını gör...

anlamsız, gayriciddi, üstelik hatalarla dolu bir resim. fakat çok severim.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim