türkiye’de eksikliği en çok hissedilen şey
insana ve doğaya verilen değerdir.
devamını gör...
gidelim buralardan
nazan öncel'in göç adlı albümündeki şarkıdır, müzik tarihindeki en hisli şarkılardan biridir,kelebekler filminin bir sahnesine de cuk oturmuştur.
4 buçuk dakikalık kulak ziyafeti
4 buçuk dakikalık kulak ziyafeti
devamını gör...
çocukken ezberlenen en saçma şeyler
komşu ,komşu ?
hu hu , oğlun geldimi ?
geldi geldi .
ne getirdi?
inci ,boncuk .
kime kime?
sana,bana.
başka kime?
sarı ineğe.
sarı inek nerede?
dağa kaçtı.... vs vs
kaç kişi hatırlıyor bu tekerleme yi ?.
edit: değerli yazar blackeyes in haklı uyarısı ile farkına vardığım " sarı inek" olmayacak oradaki "kara kedi " olması lazım, uyarısı için yazar arkadaşa çok teşekkür ediyorum.
hu hu , oğlun geldimi ?
geldi geldi .
ne getirdi?
inci ,boncuk .
kime kime?
sana,bana.
başka kime?
sarı ineğe.
sarı inek nerede?
dağa kaçtı.... vs vs
kaç kişi hatırlıyor bu tekerleme yi ?.
edit: değerli yazar blackeyes in haklı uyarısı ile farkına vardığım " sarı inek" olmayacak oradaki "kara kedi " olması lazım, uyarısı için yazar arkadaşa çok teşekkür ediyorum.
devamını gör...
övmeyi de övülmeyi de sevmemek
övmek benim için sorun değil, özellikle sevdiğim kişilere karşı ama biri beni övünce yerin dibine giriyorum ben. övülmek değer gördüğünü gösteriyor, güzel bir şey tabi ki ama bünye kabul etmiyor. sistemde bir sorun var.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının takipçi sayıları
151 kişi. vay be nerden nereye gelmişiz.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının içini ısıtan şeyler
devamını gör...
kavgada söylenmesi gereken sözler
hep kavgada söylenmemesi gereken sözleri paylaşıyorduk. bir de kavgada söylenmesi gereken sözleri paylaşacağımız bir başlık olsun diye açtığım başlıktır.
(bkz: sen bir elini yüzünü yıkasana kardeş)
(bkz: önce o eli bi indir)
(bkz: bak güzel kardeşim)
gibi sözler bence kavganın büyümemesi açısından söylenmelidir.
(bkz: sen bir elini yüzünü yıkasana kardeş)
(bkz: önce o eli bi indir)
(bkz: bak güzel kardeşim)
gibi sözler bence kavganın büyümemesi açısından söylenmelidir.
devamını gör...
uykusuzkahve
kafa sözlük’te yazı yazmak için ideal bir bileşim var benim için: uykusuzluk ve kahve. birbiriyle döngüsel bir ilişki içinde olan bu ikili sayesinde istediğim gibi yazabiliyorum.
bu ikilinin bir araya gelip sözlüğü daha güzel bir hale getirdiği uykusuzkahve ise samimiyeti ile ve nezaketi ile sözlüğü daha güzel bir yer haline getiriyor sanki.
yazdıklarını okumanın keyfi de bir başka elbette...
var olsun...
bu ikilinin bir araya gelip sözlüğü daha güzel bir hale getirdiği uykusuzkahve ise samimiyeti ile ve nezaketi ile sözlüğü daha güzel bir yer haline getiriyor sanki.
yazdıklarını okumanın keyfi de bir başka elbette...
var olsun...
devamını gör...
kırmızı pazartesi
gabriel garcia marquez tarafından yazılan ince bir kitap.
türk edebiyatımızda yaşar kemal'in yazdığı yılanı öldürseler romanına çok benzemektedir fakat ikisi de özgün ve farklı bakış açısıyla anlatılmıştır.
''suçu toplum hazırlar, suçlu işler'' bakışıyla yazılmıştır. yazar bize daha kitabın başında, ana karakterin öleceği bilgisini vermiştir. biz bunu bile bile okumaya başlar ve devam ederiz, tıpkı toplumun o kişinin pazartesi günü öldürüleceğini bile bile bu olayın önüne geçmemesi gibi.
gabriel burada kitle psikolojisine, rüyalara (freud, rüyaları bilinçdışı ile ilişkilendirir), toplum baskısına ve namus kavramına vurgu yapar. rüyasında beyaz renkte çiçek gören nasar, beyaz kıyafetler içerisinde öldürülür.
namus demişken, cinayetin sırf namus başlığı altında yargısız infaz yapılarak toplum baskısı ve aynı şekilde vurdumduymazlığı eşliğinde işlendiği tahmin edilebilir. hiçbir sorgulama, kanıt olmadan. zaten öldüren kardeşler sırf baskıdan dolayı bunu her yere duyururlar, nasar'ı öldüreceklerini yani. herkesin yanında anlatmalarına ragmen onlara kimse engel olmaz. belki de her yere duyurmalarının sebebi sinirden değil de birilerinin onları durdurmasını istemeleridir, kim bilir.
türk edebiyatımızda yaşar kemal'in yazdığı yılanı öldürseler romanına çok benzemektedir fakat ikisi de özgün ve farklı bakış açısıyla anlatılmıştır.
''suçu toplum hazırlar, suçlu işler'' bakışıyla yazılmıştır. yazar bize daha kitabın başında, ana karakterin öleceği bilgisini vermiştir. biz bunu bile bile okumaya başlar ve devam ederiz, tıpkı toplumun o kişinin pazartesi günü öldürüleceğini bile bile bu olayın önüne geçmemesi gibi.
gabriel burada kitle psikolojisine, rüyalara (freud, rüyaları bilinçdışı ile ilişkilendirir), toplum baskısına ve namus kavramına vurgu yapar. rüyasında beyaz renkte çiçek gören nasar, beyaz kıyafetler içerisinde öldürülür.
namus demişken, cinayetin sırf namus başlığı altında yargısız infaz yapılarak toplum baskısı ve aynı şekilde vurdumduymazlığı eşliğinde işlendiği tahmin edilebilir. hiçbir sorgulama, kanıt olmadan. zaten öldüren kardeşler sırf baskıdan dolayı bunu her yere duyururlar, nasar'ı öldüreceklerini yani. herkesin yanında anlatmalarına ragmen onlara kimse engel olmaz. belki de her yere duyurmalarının sebebi sinirden değil de birilerinin onları durdurmasını istemeleridir, kim bilir.
devamını gör...
kurban kesemeyen erkek
vandal adetlerle eli kolu bağlı, üzerine bir de tutulan bir hayvana on kişi çöreklenip boğazını kesiyorsunuz altı ucu. gören de açık arazide ton çeken mandayla güreşip boynunu kırdınız sanır. hayatınızdaki en erkeksi an buysa bununla övünmeniz de sorun teşkil etmiyor zaten, yaşayın hayatınızı. bir kısmını yiyin ama onun, sonra 50-60 kilo geziyorsunuz çiroz gibi. acıyorum üzülüyorum görünce.
vegan ya da vejetaryen değilim. sıvılar hariç günlük yaklaşık 1 kilogram hayvani gıda tüketimim var. et, kan, doku, koku, bakış hiçbir şeye hassasiyetim de yok. ama sizin adınıza zaten her gün et kesen insanlar varken "acaba kaynakları daha nasıl tüketebiliriz" deyip böyle işlere yönelmek absürt.
yaşamınızı ya da sevdiklerinizin yaşamını tehdit etmedikçe, kritik beslenme sınırlarını görmedikçe bilinçli olarak hayvan öldürmeyin. ekosisteme biz bencil vasıfsızlardan daha çok katkıları var. hadi sağlıcakla.
vegan ya da vejetaryen değilim. sıvılar hariç günlük yaklaşık 1 kilogram hayvani gıda tüketimim var. et, kan, doku, koku, bakış hiçbir şeye hassasiyetim de yok. ama sizin adınıza zaten her gün et kesen insanlar varken "acaba kaynakları daha nasıl tüketebiliriz" deyip böyle işlere yönelmek absürt.
yaşamınızı ya da sevdiklerinizin yaşamını tehdit etmedikçe, kritik beslenme sınırlarını görmedikçe bilinçli olarak hayvan öldürmeyin. ekosisteme biz bencil vasıfsızlardan daha çok katkıları var. hadi sağlıcakla.
devamını gör...
korkunç ivan oğlunu öldürüyor
rus ressam ilya repin'in 1883-1885 yılları arasında yaptığı meşhur tablo. ilk rus çarı 4. ivan'ın aniden sinir krizi geçirmesiyle birlikte, asasıyla şakağına vurarak öldürdüğü oğlu ivan ivanoviç'i konu alır. ressam, başarılı bir portre sanatçısı olduğundan mütevellit, tabloda oğulun dingin yüzüne karşılık; babanın pişmanlık, vicdan azabı, şaşkınlık ve dehşetle bezenmiş duyguları rahatlıkla görülebilir. günümüzde moskova'da tretyakov galerisi'nde sergilenmektedir.

devamını gör...
remziye hisar
değerli çalışmalarıyla dünya çapında itibar kazanmış, türkiye cumhuriyeti'nin biyokimya alanındaki ilk bilim insanlarından. sorbonne'da yüksek öğrenimini tamamlarken marie curie'nin de öğrencisi olmuş ve kendisini örnek almıştır. en büyük arzusu olan modern kimya bilimini öğrencilere öğretmek üzere akademiye geçmeden önce bir dönem, refik saydam hıfzıssıhha enstitüsü'nde* biyokimya uzmanı olarak çalışmıştır. ayrıca her ikisi de yine çok başarılı olan çocuklarından feza gürsey teorik fizikçi ve matematikçi, deha gürsey ise psikiyatristtir.
devamını gör...
aşık olmak
yemeden içmeden kesilmektir.
devamını gör...
sözlüğe tanım girmeye utanmak
sözlüğe bi şeyler yazarken yaşadığım durumdur çünkü düşüncem gerçekten bu kadar önemli mi diye sorup siliyorum
devamını gör...
john locke
ortama bıçak atarak girmek, en sevdiği aktivitelerden biridir. (bkz: lost)
devamını gör...
bir öz eleştiri yap
fazla umursamaz görünüyorum, halbuki her şeyi o kadar umursuyorumki ...belki bunu farketseler daha az kırarlardı beni .ya gerçekten umursamaz olmalıyım ya da hislerimi belli etmeliyim.
devamını gör...
yalan olduğu bilinen sözler
gerçekten ben daha önce böyle hissetmedim.
devamını gör...
hastası olunan sözler
devamını gör...
yazarların en çok özlemini duyduğu şey
yarını düşünmeden uyuyabilmenin verdiği huzur.
devamını gör...
v for vendetta
2005 yapımı mükemmel bir epik hikaye. yayınlandığı dönemden beri anarşistlerin adeta kahramanı haline gelmiş, kullanılan maske bir sembol olmuştur. adeta bir anti kahraman yaratılmış beyaz perdede ve gerçekten bu anti kahraman sadece sinemada kalmamış bir çok insanın hayatında idol olmuş ve harekete geçmesine yol açmıştır. "bu maskenin altında bir fikir var ve fikirlere kurşun işlemez" sloganı duyulduğunda insanların tüylerini diken diken eden bir slogandır. natalie portman'ı ben leon'dan sonra ilk kez bu filmde izlemiştim. mükemmel ötesi bir oyunculuğu vardı. film 2020 ingiltere'sinde geçiyor. iktidarın halkına zulüm ettiği bir dönemi anlatıyor. adeta bir korku imparatorluğunda yaşayan halk direnmeye ya da kaçmaya başlıyor. anarşist bir grup ve bu grubun başındaki kahramanımız (aslında anti kahraman) v bu kargaşada başı hükümetle belşada olan genç bir kızı (natalie portman) kurtarıyor. ve bu direniş ve kurtarma hikayesi genişleyip büyüyüp bir halk kurtuluş savaşına dönüşüyor. o dönemde izlediğim en iyi filmler arasına hemen girmişti. ve ben dahil bir çok kişiyi gaza getirmişti. hala daha evde v maskem vardır.
devamını gör...