çağdaş sanat
üretim yöntemlerine ve akımlara göre incelenmesi güç; çevre ve toplum bilincinin ağır bastığı; ağırlıklı olarak feminizm, küreselleşme, çevre, biyomühendislik, teknoloji-insan ilişkisi, aıds ve çok kültürlülük gibi konularla ilgilenen; 1960'lı veya 1970'li yıllardan günümüze kadar süregelen ve bir akım veya üslup benzeri birleştirici özellikleri olmadığından genel bir deyişle 'çağdaş' olarak adlandırılan sanat biçimleri.
devamını gör...
polemikle popüler olmak
saman alevi gibidir, bir anlığına popüler olur ancak ertesi gün unutulur.
aynı şey polemik çıkartmak için salyalarını sağa sola bulaştırıp, cami duvarına işeyenler için de geçerli olup itina ile hadleri bildirildikten sonra kuyruklarını bacaklarının arasına kıstırıp giderler.
bir de son grup vardır ki, üç gram zekasına değil ama çevresindekileri şakşakçılarına güvenip polemik çıkartmaya çalışır, bunlar da önemsenmeyince “ben oynamıyorum yaaa” diyerek sahayı terk eder.
aynı şey polemik çıkartmak için salyalarını sağa sola bulaştırıp, cami duvarına işeyenler için de geçerli olup itina ile hadleri bildirildikten sonra kuyruklarını bacaklarının arasına kıstırıp giderler.
bir de son grup vardır ki, üç gram zekasına değil ama çevresindekileri şakşakçılarına güvenip polemik çıkartmaya çalışır, bunlar da önemsenmeyince “ben oynamıyorum yaaa” diyerek sahayı terk eder.
devamını gör...
kızıl nelson'un artı oylama yapmaktan elinin yorulması
ayrıca ucemak adlı yazar içinde böyle düşünülebilir.
devamını gör...
hayır diyemeyen insan
başkalarını kırmamak adına kendini değersizleştiren insandır. kişi sürekli "evet" dedikçe kırmak istemediği diğerleri tarafından saygı görmez. kişinin neleri sevip sevmediği, nelerden hoşlanıp hoşlanmadığı bilinmez ve de umursanmaz kırmak istemedikleri kişiler tarafından. çünkü kişi onlar için vardır ve daima onları onaylamak zorundadır. bunun dışında bir kimliği yoktur kişinin.
oysa "hayır" diyebilmek; ben de varım, ben bunu istemiyorum, bundan hoşlanmıyorum diyebilmek özgürlüktür.
değer verilen insanlar tarafından bir onay makamı olarak değil "ben" olarak kabullenilmek herkes için çok daha sağlıklıdır.
oysa "hayır" diyebilmek; ben de varım, ben bunu istemiyorum, bundan hoşlanmıyorum diyebilmek özgürlüktür.
değer verilen insanlar tarafından bir onay makamı olarak değil "ben" olarak kabullenilmek herkes için çok daha sağlıklıdır.
devamını gör...
güne bir söz bırak
bugün yaşamın anlamı dediğin şey, yarın bir taş parçasından daha anlamsız olabiliyor. bu kadar ince bekleyişler gerekir mi acaba?
(bkz: leyla erbil)
(bkz: leyla erbil)
devamını gör...
bir insanın yalan söylediğini anlamak
ustalaştığım bir konudur. bütün çevreme teşekkür ederim katkılarından dolayı.
devamını gör...
şu an yapılan iş
geldim eve, çektim pijamalarımı.ağrım olduğu için aldım ufaklığı kucağıma yatırdım. önce durmadı. şarkı denemesine giriştim hemen. yeni şarkı arayışındayım şu sıralar ama çocuk nuh diyor peygamber demiyor. tanju okan' da tanju okan. illa dinleyecek o şarkıyı. ne açtıysam durmadı. son çare açtık yine bizim şarkıyı. ulan diyorum, bütün gün cem karaca posterine bakıp bakıp gülüyorsun. gel ondan bir şarkı bulalım sana. nerdeeee? kucağımda tanju okan dinlerken, cem karaca posterine bakarak uyudu kaldı. he bir de huy edindi şu sıralar saçlarıma bakıp bakıp gülüyor. özellikle kabarık olduğu zamanlar. ulen çocuk şebek ettin bizi. bakışlara bak, sanki para babası, peh!!!
devamını gör...
en hüzünlü kelime
ölüm.
her şey geçiyor, bitiyor, değişiyor. ama ölüm hep aynı kalıyor. verdiği acı, hissettirdiği çaresizlik hiç değişmiyor.
her şey geçiyor, bitiyor, değişiyor. ama ölüm hep aynı kalıyor. verdiği acı, hissettirdiği çaresizlik hiç değişmiyor.
devamını gör...
sinema kulübü
uzun zamandır film izlemeye vakit ayıramıyorum fakat buraya katılırsam şart olur, izlerim. mükemmel bir me time fırsatı.
devamını gör...
yazarların radyodan istek şarkısı
izel- ah yandım.
devamını gör...
sizi gaza getiren motivasyon sözleri
sende bizim kâr ortağımız sin.
asla o kâr dagitilmadı..
asla o kâr dagitilmadı..
devamını gör...
güneş dil teorisi
sanıldığının aksine tüm dillerin türkçeden kaynaklandığının değil, türkçenin en eski dillerden biri olduğunun iddia edildiği teoridir. türkçenin latinceyle, sümerceyle ve dahi birçok dille olan benzerliğinin bir sözcük alışverişi olmadığını, hepsinin ortak bir atadan geldiğini savunur. bu benzerlikler doğrultusunda latince, yunanca, türkçe, arapça ve farsça gibi kök dillerin ortak bir dilden ya da dillerden günümüzdeki hale geldiklerini iddia eder. tüm dillerde birincil kişiyi tanımlayan sözcüğün benzer olması (ben, men, me, mne, moi, mou) iddiayı destekleyen kanıtlardan biridir. (bkz: eleştirel bakışla güneş-dil kuramı ve ilk güneş-dil sözlüğü)
devamını gör...
ekşi sözlük
özet geç diyenler için kısaca: müzik zevkimin oluşmasında ve hayata bakış açımın şekillenmesindeki en büyük etkiye sahip dijital platform.
üniversite yıllarımın adeta kaçıp saklandığım yeriydi. normalde arkadaş ortamında deneyimleyeceğim veya yaşayarak öğreneceğim şeyleri çok kısa bir sürede öğrenmemi sağlayan bir kitaptı adeta benim için.
bir şey araştıracaksam veya farklı görüşlere ihtiyacım varsa google'da hep sonuna ekşi yazarak araştırırdım, hala da bu alışkanlık mevcuttur bende.
uzun bir süre okuyucu olarak takip ettim, izledim sadece sözlüğü. çünkü ben o yazarlar kadar bilgili değildim ve o kadar güzel şeyler yazamazdım. * bu yüzden hesap açıp yazar olmayı asla düşünemedim. ben o zamanlar bilmesem de benim sözlüğü keşfettiğim dönem sözlüğün ekşimeye başladığı dönemdi. ama yine de okunmaya değer çok şey vardı. kazan kaldırmaktır, isyandır bir şeyler diyorlardı ama ben anlamıyordum sadece okuyordum. hesabım olmadığı için de en sevdiğim yazarların adını da ezberledim haliyle.
justinianus, cadi, portakal *, sadelisu, sitki siyril, teo ve adını hatırlayamadığım niceleri.
bu yazıyı yazmadan bir bakayım neler yapıyorlar diye, sevdiğim yazarlardan birinin profilinde merhum yazısını görürüm diye de çok korktum. neyseki ölmemişler hatta hala yazmaya devam ediyorlar.
justinianus'un eşinin ölümünün ardından yazdığı yazıyı farklı yıllarda belki onlarca kez açıp okumuşumdur. acaba ben de böyle sevilecek miyim diye de düşünürdüm hep. sözlüğün en güzel kızı başlığında cadi' nın adını görünce nasıl sevindiğimi hala hatırlarım. bence de sözlüğün en güzel kızıydı.
gel gelelim ergenlik bitti. hemen bir hesap açtım ve çaylaklık serüvenim başladı. dört yıl sonra yazar yapıldım ama yazar olduğum dönem sözlüğün artık iyice bozduğu döneme denk geldiği için yazma hevesim de kalmadı. yine sadece okuyucu olarak devam ettim.
kim ne derse desin ekşi sözlük ekşise de bozsa da hala benim için unutulmazdır. vazgeçemem.
üniversite yıllarımın adeta kaçıp saklandığım yeriydi. normalde arkadaş ortamında deneyimleyeceğim veya yaşayarak öğreneceğim şeyleri çok kısa bir sürede öğrenmemi sağlayan bir kitaptı adeta benim için.
bir şey araştıracaksam veya farklı görüşlere ihtiyacım varsa google'da hep sonuna ekşi yazarak araştırırdım, hala da bu alışkanlık mevcuttur bende.
uzun bir süre okuyucu olarak takip ettim, izledim sadece sözlüğü. çünkü ben o yazarlar kadar bilgili değildim ve o kadar güzel şeyler yazamazdım. * bu yüzden hesap açıp yazar olmayı asla düşünemedim. ben o zamanlar bilmesem de benim sözlüğü keşfettiğim dönem sözlüğün ekşimeye başladığı dönemdi. ama yine de okunmaya değer çok şey vardı. kazan kaldırmaktır, isyandır bir şeyler diyorlardı ama ben anlamıyordum sadece okuyordum. hesabım olmadığı için de en sevdiğim yazarların adını da ezberledim haliyle.
justinianus, cadi, portakal *, sadelisu, sitki siyril, teo ve adını hatırlayamadığım niceleri.
bu yazıyı yazmadan bir bakayım neler yapıyorlar diye, sevdiğim yazarlardan birinin profilinde merhum yazısını görürüm diye de çok korktum. neyseki ölmemişler hatta hala yazmaya devam ediyorlar.
justinianus'un eşinin ölümünün ardından yazdığı yazıyı farklı yıllarda belki onlarca kez açıp okumuşumdur. acaba ben de böyle sevilecek miyim diye de düşünürdüm hep. sözlüğün en güzel kızı başlığında cadi' nın adını görünce nasıl sevindiğimi hala hatırlarım. bence de sözlüğün en güzel kızıydı.
gel gelelim ergenlik bitti. hemen bir hesap açtım ve çaylaklık serüvenim başladı. dört yıl sonra yazar yapıldım ama yazar olduğum dönem sözlüğün artık iyice bozduğu döneme denk geldiği için yazma hevesim de kalmadı. yine sadece okuyucu olarak devam ettim.
kim ne derse desin ekşi sözlük ekşise de bozsa da hala benim için unutulmazdır. vazgeçemem.
devamını gör...
260 kadını mesajla taciz eden kişinin serbest bırakılması
tacizin büyüğü küçüğü, sanalı gerçeği vb. olamaz. hele can sıkıntısından hiç olamaz.
sosyal medyadaki tacizler fazla ciddiye alınmıyor, ancak bunu yapan kişiler tecavüzcü potansiyeli taşıyor. bunun ile ilgili bir piramit vardı hatta, bu onun ilk basamağı. hele bunun yaptığı bir değil iki değil , 260. ikiyüzaltmış. bu normal değil. ilerde olaylar daha da kötüleşecek. çünkü zaten herkes adalet sisteminin olmadığının farkında, onlarda... neyse boş konuşuyorum. siz yumuşak davrandikca bu tacizler tecavüzler asla bitmeyecek.
sosyal medyadaki tacizler fazla ciddiye alınmıyor, ancak bunu yapan kişiler tecavüzcü potansiyeli taşıyor. bunun ile ilgili bir piramit vardı hatta, bu onun ilk basamağı. hele bunun yaptığı bir değil iki değil , 260. ikiyüzaltmış. bu normal değil. ilerde olaylar daha da kötüleşecek. çünkü zaten herkes adalet sisteminin olmadığının farkında, onlarda... neyse boş konuşuyorum. siz yumuşak davrandikca bu tacizler tecavüzler asla bitmeyecek.
devamını gör...
sözlük yazarlarının yaşları
aaa anonimim ben şok şok şok yaş soruyor hadsizzz! tamam kestim, 35 yaşımı bitiriyorum ama tipim hala 30, taliplerimi bekliyorum kafasözlük çay ocağında. saygılar.
devamını gör...
saç kurutma makinesi ile ısınmak
duş sonrası hem saçı ve hem de vücudu ısıtmak, sesinin ninni misali ve huzur verici olması ve ardından da sıcacık yatağa girip uykuya dalmak. allah bundan mahrum etmesin.
(bkz: küçük şeylerle mutlu olmak)
(bkz: küçük şeylerle mutlu olmak)
devamını gör...
portakal hamamı radyo yayını
güzel yayın oluyor bence dinleyin, keyif alırsınız.
devamını gör...
srpski film
kesinlikle izlenmesi gereken filmdir. o kadar da sert değildir hatta sıradandır filmin içindeki olaylar döngüsü. zevkli filmdir eğlencelidir memleketim belgrada gitme isteği uyandırmıştır.
hafif gerilim,biraz drama azıcık ucundan da vahşet gösterilmektedir çünkü benim gibi gözler gerçek hayatta ne vahşetlere tanık olmuştur yazsa müebbet hapsi istenebilir o yüzden film aşırı sıradan ve hergün yaşanan olayları biraz sanatsal açıdan ele almıştır hassas bünyeler disney filmlerine yönelmelidir.
hafif gerilim,biraz drama azıcık ucundan da vahşet gösterilmektedir çünkü benim gibi gözler gerçek hayatta ne vahşetlere tanık olmuştur yazsa müebbet hapsi istenebilir o yüzden film aşırı sıradan ve hergün yaşanan olayları biraz sanatsal açıdan ele almıştır hassas bünyeler disney filmlerine yönelmelidir.
devamını gör...
b12 vitamini
yapısında merkez atom olarak kobalt bulunmasından ve hemoglobine benzemesinden ötürü diğer adı kobalamindir.
suda çözünen ve metabolik süreçlerde kullanılan bir vitamindir.
genellikle hayvansal gıdalardan alınır.
eksikliğinde megaloblastik anemi, unutkanlık, kalp çarpıntısı gibi bir çok sorun görülür.
suda çözünen ve metabolik süreçlerde kullanılan bir vitamindir.
genellikle hayvansal gıdalardan alınır.
eksikliğinde megaloblastik anemi, unutkanlık, kalp çarpıntısı gibi bir çok sorun görülür.
devamını gör...
