büyük resmi görememek
biraz daha uzaktan bakar mısınız?
devamını gör...
şiir yazabilmenin gücü
sonsuzdur. çoğu insanın yapamadığı bir şeyi yapmak - yazmak müthiştir. hayatta başka pencereler açar. ama öncesinde de cam çerçeve iner. şiir doğana kadar yâni. sonrası gökkuşağı...
devamını gör...
çocuklarla girilen komik diyaloglar
ben : bayram bitti, doğum günü bitti.anneanneden para almak yok. verirse teşekkür edip iade edeceksiniz.
oğlum: ama almayınca üzülüyor.
ben: olsun, kötü alisacaksiniz böyle. hem paraya ihtiyacınız yok ki,ne isterseniz alıyoruz.o da biraz üzülür ama sonra alışır.
oğlum: yaşlı hasta kör bir kadını üzerek günaha girmemizi mi istiyorsun ? bu yaştan sonra alışamaz yeni şeylere.
oğlum: ama almayınca üzülüyor.
ben: olsun, kötü alisacaksiniz böyle. hem paraya ihtiyacınız yok ki,ne isterseniz alıyoruz.o da biraz üzülür ama sonra alışır.
oğlum: yaşlı hasta kör bir kadını üzerek günaha girmemizi mi istiyorsun ? bu yaştan sonra alışamaz yeni şeylere.
devamını gör...
meyveleri kabuğuyla yemek
sağlıklı bulmadığım durumdur. vitamini kabuğundan ziyade, meyvenin kendisindedir. mesela elmayı soyarak yemek daha hoş ve faydalıdır. hem elmanın kabuğu ile güzel bir kış çayı kaynatabilirsiniz.
devamını gör...
the last judgement
papa paul, michelangelo’nun eserlerini hem anlıyor hem de destekliyordu ama papa’nın çevresindeki birçok insan, son yargı tasvirini açıkça eleştiriyordu.
bu tasvirin korkunç olduğunu ve havariler ve meleklerin düzgün anlatılmadığını, zira havarilerin bu dünyaya ait hiçbir zaaflarının görünmediğini ve meleklerin de cennet’in güzelliklerini taşımadıklarını savunuyorlardı. hatta olayı bir boyut ileri taşıdılar. coşkunluk içerisindeki varlıkların cinsel organlarının ve uzuvlarının genelevde bile bu kadar rahatlıkla birbirinin gözlerinin içine bakarak sergilenmeyeceğini söylüyorlardı.
1555’te papalığa geçen ve son yargı tasvirine bakan papa iv.paul, michelangelo ağabeyimizde freski uygun hale getirmesini istemiş. michelangelo ağabeyimiz cevabı da, “papa’ya bunun küçük bir mesele olduğunu ve bu tasvirin kolaylıkla uygun hale getirebileceğini söyleyin; ona dünyayı uygun bir yer haline getirmesini söyleyin, böylece resim sanatı da buna uyacaktır.” olmuş…
yine de michelangelo ağabeyimizin ölümünden kısa bir süre sonra peştamallar ve başka bez parçaları eklenerek, bazı durumlarda da kasıtlı olarak resme kalıcı ararlar verilerek, freski uygun hale getirmiş vatikan.

michelangelo’nun şeytanları, işkence ettikleri sırada sadece renkleriyle ve pençeleriyle insanlardan farklı görünürler. bu görüntüdeki en mükemmel şey, lanetli kişinin kaderine boyun eğmişi görünmesidir; ilk defa lanetlendiklerinin ve karşı koyamayacaklarının farkına varıyorlar. bu ifade cehenneme doğru çekilirken yüzünü saklayan ve korkudan felç olmuş durumda olan adamda verilen ayrıntıda mükemmel bir biçimde anlatılmıştır.

michelangelo eseri tam olarak bitirmeden insanlara göstermeye niyeti yoktur, ama işler yolunda gitmez ve resmin yapılışı sırasında bir ara yapı iskeleti alçaltıldığında ayin sorumlusu biagio de cesena, göz ucuyla freski görmüş ve korkunç olduğunu düşündüğü çıplak figürleri papa’ya şikayet etmiştir… işler karışır, cesena, papa’ya michelangelo’ya figürleri değiştirtme konusunda baskılar yapar ama papa’dan aldığı cevap cehennemin yetki alanında olmadığı ve bu yüzden bunu istemeyeceği olduğunda, cesena küplere biner, ama onu asıl kızdıran şey bambaşka olacaktır…
michelangelo, cesena’yı daha da beter halde getirmiş için onu cehennem prensi minos olarak tasvir eder son yargı’da, bu da freskin sağ alt köşesinde beline yılan dolanmış bir şekilde gösterilmektedir. aklıma her gelişinde gülüyorum bu olaya ıdsıofjsddoıfjsd

mezarlarından kalkıp yargı için çağrılan bu ölü çift, yukarı çekilmek için bir tespihe tutunmaktadırlar. bu resim kiliseyi terk edip tespihi bırakan protestanlık inancının sapkınlığı yerine, kilisenin doğru öğretilerine bağlı kalmayı temsil ediyor olabilir. bu resim hem son yargı anını, hem de kiliseyi ve o dönemde reform sırasında aldığı darbelerle karşılık vermeye çalışan kötü, yozlaşmış yöntemlerini resmeden freskin verdiği mesaj için bir ipucudur.

gelelim dananın kuyruğunun koptuğu yere… michelangelo, kendisini genç isa’nın altında ve orta kısmın sağında bir bulutun üzerinde duran aziz bartholomew olarak resmetmiştir. bütün havariler şehitliklerini simgeleyen bir nesne tutmaktadırlar, michelangelo belki de sanatı uğruna harcadığı çabalar için acı bir şaka olarak kendi yüzülmüş derisini tutmaktadır.
bu güzel eseri üç boyutlu görmek için sizi şuaya alalım:
www.vatican.va/various/capp...
bu tasvirin korkunç olduğunu ve havariler ve meleklerin düzgün anlatılmadığını, zira havarilerin bu dünyaya ait hiçbir zaaflarının görünmediğini ve meleklerin de cennet’in güzelliklerini taşımadıklarını savunuyorlardı. hatta olayı bir boyut ileri taşıdılar. coşkunluk içerisindeki varlıkların cinsel organlarının ve uzuvlarının genelevde bile bu kadar rahatlıkla birbirinin gözlerinin içine bakarak sergilenmeyeceğini söylüyorlardı.
1555’te papalığa geçen ve son yargı tasvirine bakan papa iv.paul, michelangelo ağabeyimizde freski uygun hale getirmesini istemiş. michelangelo ağabeyimiz cevabı da, “papa’ya bunun küçük bir mesele olduğunu ve bu tasvirin kolaylıkla uygun hale getirebileceğini söyleyin; ona dünyayı uygun bir yer haline getirmesini söyleyin, böylece resim sanatı da buna uyacaktır.” olmuş…
yine de michelangelo ağabeyimizin ölümünden kısa bir süre sonra peştamallar ve başka bez parçaları eklenerek, bazı durumlarda da kasıtlı olarak resme kalıcı ararlar verilerek, freski uygun hale getirmiş vatikan.

michelangelo’nun şeytanları, işkence ettikleri sırada sadece renkleriyle ve pençeleriyle insanlardan farklı görünürler. bu görüntüdeki en mükemmel şey, lanetli kişinin kaderine boyun eğmişi görünmesidir; ilk defa lanetlendiklerinin ve karşı koyamayacaklarının farkına varıyorlar. bu ifade cehenneme doğru çekilirken yüzünü saklayan ve korkudan felç olmuş durumda olan adamda verilen ayrıntıda mükemmel bir biçimde anlatılmıştır.

michelangelo eseri tam olarak bitirmeden insanlara göstermeye niyeti yoktur, ama işler yolunda gitmez ve resmin yapılışı sırasında bir ara yapı iskeleti alçaltıldığında ayin sorumlusu biagio de cesena, göz ucuyla freski görmüş ve korkunç olduğunu düşündüğü çıplak figürleri papa’ya şikayet etmiştir… işler karışır, cesena, papa’ya michelangelo’ya figürleri değiştirtme konusunda baskılar yapar ama papa’dan aldığı cevap cehennemin yetki alanında olmadığı ve bu yüzden bunu istemeyeceği olduğunda, cesena küplere biner, ama onu asıl kızdıran şey bambaşka olacaktır…
michelangelo, cesena’yı daha da beter halde getirmiş için onu cehennem prensi minos olarak tasvir eder son yargı’da, bu da freskin sağ alt köşesinde beline yılan dolanmış bir şekilde gösterilmektedir. aklıma her gelişinde gülüyorum bu olaya ıdsıofjsddoıfjsd

mezarlarından kalkıp yargı için çağrılan bu ölü çift, yukarı çekilmek için bir tespihe tutunmaktadırlar. bu resim kiliseyi terk edip tespihi bırakan protestanlık inancının sapkınlığı yerine, kilisenin doğru öğretilerine bağlı kalmayı temsil ediyor olabilir. bu resim hem son yargı anını, hem de kiliseyi ve o dönemde reform sırasında aldığı darbelerle karşılık vermeye çalışan kötü, yozlaşmış yöntemlerini resmeden freskin verdiği mesaj için bir ipucudur.

gelelim dananın kuyruğunun koptuğu yere… michelangelo, kendisini genç isa’nın altında ve orta kısmın sağında bir bulutun üzerinde duran aziz bartholomew olarak resmetmiştir. bütün havariler şehitliklerini simgeleyen bir nesne tutmaktadırlar, michelangelo belki de sanatı uğruna harcadığı çabalar için acı bir şaka olarak kendi yüzülmüş derisini tutmaktadır.
bu güzel eseri üç boyutlu görmek için sizi şuaya alalım:
www.vatican.va/various/capp...
devamını gör...
normal sözlük t-shirtleri
güne gülümseyerek başlamama sebep olan gelişme. karma puan çılgınlığı iyice artacak, planlarım tıkır tıkır işliyor. sözlük sayesinde zengin olacağım.
yönetimden karma puan çılgınlığını arttıracak yeni adımlar bekliyoruz. büyük buhran geliyor. yaşasın vahşi kapitalizm!
yönetimden karma puan çılgınlığını arttıracak yeni adımlar bekliyoruz. büyük buhran geliyor. yaşasın vahşi kapitalizm!
devamını gör...
haz duyulan küçük sapıklıklar
soğuk duvar çıplak ayak dayamak. muhteşem bir his değil mi ama.
devamını gör...
40 yaş üstü normal sözlük yazarlarına şarkı gönder
devamını gör...
güvercin curnatası
(bkz: cemal süreya)'nın çeşitli dergi, gazete ve radyolarda yaptığı konuşmalarının bir araya getirildiği kitaptır.
devamını gör...
sortiee
pek sevilesi, konuşulası yazardır. konuşmasanız da okuyun efendim. yerde bir kağıt parçası bulmuşsunuz da üstünde karalanmış yazılar var gibi okuyun. denk gelmiş ama çok aramışsınız gibi okuyun. okuduktan sonra da etkileşirseniz tadından yenmez olur.
ayrıca bugün doğum günüdür. şımartmadan usulca kutlamış olayım :) ya da neyse... şımarsın varsın. iyi kiiiiiii doğmuş*.
ayrıca bugün doğum günüdür. şımartmadan usulca kutlamış olayım :) ya da neyse... şımarsın varsın. iyi kiiiiiii doğmuş*.
devamını gör...
dar boğaz
zorluklar, sıkıntılar içinde geçirilen ve sonunda rahatlığa kavuşulması beklenen durum ve dönem.
devamını gör...
normal sözlük’te radikal islamcı patlaması
sözlük kullanıcılarının önemli bir bölümünü anadolu'nun cahil ve yobaz halkının 14-15 yaşlarındaki çocukları oluşturduğundan normal olandır. bunların islamcı olmayanları da sabahtan akşama kadar karı-kız-meme üçgeninde başlık açıyor.
devamını gör...
haydi sarhoşlar koşun
içkiyi içip şişesini bu adamlara mı sokuyorsunuz? niye bu kadar feveran ediyorlar?
alkolden değil de şişeden şikayetleri var sanki.
alkolden değil de şişeden şikayetleri var sanki.
devamını gör...
çocukken yapılan salaklıklar
ilkokuldayım... o zamanlarda herkesin annesi pazar günleri çoluğu çocuğu banyoya sokar bir güzel çitiler, ertesi gün de okula gönderir. yazılı olmayan kuraldır bu. günlerden yine böyle bir gün. klasik ritüelimizi tamamlamışız kolumdan hiç çıkarmadığım saatimi de takmışım banyodan sonra ve işlem tamam. yattım gitti.
neyse ben uyandım bir baktım saat yedi. giyindim kuşandım, annem de kalktı beni yolcu etti falan her şey normal. sokağa çıktım ama fırın kapalı. hayırdır neden kapalı diyorum içimden tabii. neyse yola devam. ileriden bir sarhoş geliyor şarkı söyleye söyleye. neler oluyor ya diyorum her yer kapalı, karanlık. peşime polis düştü sonra. beni yakalamasın mı?
polis: nereye gidiyorsun evladım?
ben: okulaaaaa
polis: ne okulu saat daha gecenin biri!
arkamı bir döndüm annem sabahlıklarla fırlamış kadıncağız. beni yolladıktan sonra farkediyor ki saat bir.
meğer ben saatimi ters takmışım. saat bir ama ters takınca yedi oluyor tabii.
neyse ben uyandım bir baktım saat yedi. giyindim kuşandım, annem de kalktı beni yolcu etti falan her şey normal. sokağa çıktım ama fırın kapalı. hayırdır neden kapalı diyorum içimden tabii. neyse yola devam. ileriden bir sarhoş geliyor şarkı söyleye söyleye. neler oluyor ya diyorum her yer kapalı, karanlık. peşime polis düştü sonra. beni yakalamasın mı?
polis: nereye gidiyorsun evladım?
ben: okulaaaaa
polis: ne okulu saat daha gecenin biri!
arkamı bir döndüm annem sabahlıklarla fırlamış kadıncağız. beni yolladıktan sonra farkediyor ki saat bir.
meğer ben saatimi ters takmışım. saat bir ama ters takınca yedi oluyor tabii.
devamını gör...
yazacak tanım bulamayınca yapılabilecekler
yazmayı bırakıp okuyabilirsiniz. şahsım bunu yapmakta. bazen insan gerçekten yazmak istemeyebiliyor bu durumda size kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. ben bu şekilde çok iyi, sizin tabirinizle "kaliteli" yazarlar tanıdım. ve daha önce yazmıştım tekrar yazayım; öncesinde sözlük tecrübesi olmayan yazarlar, nasıl yazacağınızı öğrenmek için okumanız gerekir. mutlaka bol bol okuyun. bu iyi bir yazar olabilmeniz için tek kriter, dediğim başlıktır.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
bunaldım artık. her şey, herkes çok kalabalık. kalabalıklar, kalabalıkların gülüşleri, kalabalıkların sesleri beni yorar hep. evim dışında her yerde, her an yorgunum. ondandır bu insanların yadırgadığı, fersiz bakışlarım. gitgide suyun yüzeyine yükselen fanus balıklarından farkım yok. dışarıdaki çoğu insan da o balığın sorumluluğunu üstlenen küçük çocuk gibi, ölmüş müyüm yoksa uyuyor muyum anlayamıyor. ben de anlayamıyorum gerçi. garip, ileride bu yorgunluk hissiyatı geçer umarım.
devamını gör...
fatma şahin'in rte'yi başöğretmen ilan etmesi
allah olmak istiyosa toplanak allah diyek??!!!
devamını gör...
cu chi tünelleri
üstün teknolojiye sahip amerikanın, vietnamda o kadar zorlanmıştı ki,
şurada agent orange kullanımını #1105642
şurada ise napalm bombası kullanımını yazmıştık #1105681
aslında abd'yi zorlayan şeylerden biri cu chi'dir efem.
1940 yılında fransızlara karşı bağımsızlık mücadelesi veren vietnam, her zaman savaşa hazırlıklı oldu ve 1940 yıllardan 1960 yılına kadar cu chi denilen yer altı tünellerini kazdı.
bu tüneller, iri yarı avrupa'lı yada abd'li askerlerin giremeyeceği, ancak minyon vietnamlıların sığabileceği tünellerden oluşuyordu. ho chi minh şehri altındaki bu tüneller 250 km uzunluğunda idi.
vietnam, ağaçlık ormanlık, zehirli örümcek, yılan akrep vs.. nin bolcana bulunduğu ağaçlık bir yer. haliyle bu tünellerde bunlardan bolca bulunmaktaydı.
abd'askerleri buraya inmeye korkuyorlardı, zira tünelin ucu kapkaranlıktı.
aralarında, kadın ve çocukların bulunduğu binlerce vietnamlı burada yaşadı. burada yedi, içti, hatta okullarına gitti.
sadece ektikleri şeyleri kontrol etmek için yer üstüne çıkan vietnamlılar, bazen de düşman kuvvetlerine ani ataklar yapabiliyordu.
en sonunda amerikalılar, tünelleri bomba ile patlatmayı denedi.
bu hamle tamamen olmasada kısmen başarılı sonuçlar doğurdu.
içerisinde hastane, okul, kiler, yatakhane, mutfak, havalandırma delikleri, toplantıları olan bu tüneller şu an içinse turistleri çekmek için kullanılmaktadır.
''
''
''
''
şurada agent orange kullanımını #1105642
şurada ise napalm bombası kullanımını yazmıştık #1105681
aslında abd'yi zorlayan şeylerden biri cu chi'dir efem.
1940 yılında fransızlara karşı bağımsızlık mücadelesi veren vietnam, her zaman savaşa hazırlıklı oldu ve 1940 yıllardan 1960 yılına kadar cu chi denilen yer altı tünellerini kazdı.
bu tüneller, iri yarı avrupa'lı yada abd'li askerlerin giremeyeceği, ancak minyon vietnamlıların sığabileceği tünellerden oluşuyordu. ho chi minh şehri altındaki bu tüneller 250 km uzunluğunda idi.
vietnam, ağaçlık ormanlık, zehirli örümcek, yılan akrep vs.. nin bolcana bulunduğu ağaçlık bir yer. haliyle bu tünellerde bunlardan bolca bulunmaktaydı.
abd'askerleri buraya inmeye korkuyorlardı, zira tünelin ucu kapkaranlıktı.
aralarında, kadın ve çocukların bulunduğu binlerce vietnamlı burada yaşadı. burada yedi, içti, hatta okullarına gitti.
sadece ektikleri şeyleri kontrol etmek için yer üstüne çıkan vietnamlılar, bazen de düşman kuvvetlerine ani ataklar yapabiliyordu.
en sonunda amerikalılar, tünelleri bomba ile patlatmayı denedi.
bu hamle tamamen olmasada kısmen başarılı sonuçlar doğurdu.
içerisinde hastane, okul, kiler, yatakhane, mutfak, havalandırma delikleri, toplantıları olan bu tüneller şu an içinse turistleri çekmek için kullanılmaktadır.
''
''''
''
devamını gör...
fahrenheit 451
ray bradbury'nin los angeles itfaiye şefini arayıp "kitap kağıdı kaç derecede tutuşup yanar?"sorusuna "451 fahrenheit"cevabını alması üzerine bu adı verdiği mükemmel eser.
devamını gör...
insana kendini zengin hissettiren şeyler
18 yıllık chivas içmek. hele güzel bir viski kadehinde içiyorsam kendimi mehmet karahanlı gibi hissediyorum bir an.
devamını gör...