stockholm sendromu
bunu günlük yaşamda sık sık görüyoruz aslında.güçlü,baskıcı,kibirli,egoist,tehditkar insanlara bir bakıyorsun yanlarında onlara değer veren insanlar var.seviliyorlar baş tacı ediliyorlar aklın almıyor.dünya gerçekten ters bir yer.
devamını gör...
yoldaş sizi takip etmeye başladı
bağa da gelen bildirim. biraz ürktüm açıkçası. bu gece tedbirli olmak adına balkonda değil odada yatacağım. belli olmaz ben ürkek adamım aga.
devamını gör...
z kuşağının siyasi tercihinin ak parti olması
bu anket palavra. hangi genç onlar böyle destek veriyor. anket başakşehir de mi yapıldı.
devamını gör...
hayattan zevk alıyorum aktiviteleri
gece sakin bir yerde gökyüzünü izlerken müzik dinlemek
devamını gör...
insan bir kez aşık olur
bir nevi daha önceden kırılmış kalplerin çekinerek de olsa birbirinde iyileşme çabasıdır yeniden birisini sevmek.
çünkü insan ne zaman bir daha kimseyi bu kadar sevemem derse,
aynı yerinden, yeniden düşer aşka...
çünkü insan ne zaman bir daha kimseyi bu kadar sevemem derse,
aynı yerinden, yeniden düşer aşka...
devamını gör...
yaş ilerledikçe azalan şeyler
heyecan.
devamını gör...
tanrı'nın dua kabul oranını çok düşük tutması
popomuz kalkmasın diye. tanrı erkekti, öyle değil mi ? erkeklerin genel tavrıdır.
cinsiyetçi bir tanım ama kesinlikle feminizm değil! gerçek feminizm bu değil!
cinsiyetçi bir tanım ama kesinlikle feminizm değil! gerçek feminizm bu değil!
devamını gör...
şarkıcı kalben'in takipçisine verdiği yanıt
gayet naifçe hakkını verdiği bir cevap olmuş. kadında kadife gibi ses var kilosundan sanane alüminyum! yeminle alüminyum stoklarım tükendi neyse ki sipariş geçtim gelecek. *
devamını gör...
57. alay
mustafa kemal atatürk'ün çanakkale'ye geçmeden önce tekirdağ'da oluşturduğu alayın ismidir. çanakkale savaşı'nda da nüfusuna göre en fazla şehit veren illerimizden biri de tekirdağ olmuştur.
devamını gör...
bulantı
hayatım her bakımdan önemsiz mutluluklara yöneliyordu. kimi zaman ne idüğü belirsiz işaretler gönderiyordu, kimi zaman da sonuçsuz bir vızıltıdan başka bir şey duyulmuyordu.
bulantı; kaygı, yabancılaşma, özgürlüğün acı verici tarafı, varlığını kabullememe, saçmalığın sancısı, kendinden ve insanlardan tiksinme duygu'sudur. jean paul sartre yaşadığı ve kahraman'a ilettiği bu sancıyı, kusma hissini ağzına acı tat gelecek kadar duyumsuyor. ayna karşısına geçip yanaklarını sıkıyor, kendini cimcikliyor. insanlar'ın gelişigüzel yaşayışlarından alay ediyor, varlıklarını sorgulamamalarına anlam veremiyor. hem kendi varlığından hem insanların varlığından utanıyor. oldukça sarsıcı...
varoluşçu felsefe'nin temellerini atan bu roman varlık özden önce gelir ifadesiyle hayat bulur.
roman'ın kahramanı antoine roquentin, yazdığı roman'ın karakteri ile varlığını bulmaya çalışıyor. elini, ayağını hareket ettirmenin bile mesele olduğu bir girdab'ın içinde, neden traş oluyor? bu bile anlamsız onun için. dünya'nın absürtlüğü bulantı'ya sebebiyet veriyor. onun için her sey rastgele. var dan her şey nedensiz ortaya çıkar, zavallılığı yüzünden varoluşu sürdürür ve rastgele ölür.
kaygı, korku, saçma duygularını derinlerde hissedebileceğiniz, sizi sorgulamaya itecek bir kitap. müthiş bir psikolojik tasvir var. okurken bir beklentiye girmeyeceksiniz. nasıl biteceği ile ilgili hiç düşünmeden okudum ben, sadece sayfaları geçtim. yazar'ın gözlem yeteneğine ve yansıtma gücüne hayran kaldım. sürekli not aldım. her sayfa'da bir cümle muhakkak dikkat çekici, etkileyici. ben bulandım.
antoine, hayatımla ilgili olarak bilmediğim her şey'i kitaplardan öğrendim dedi. ben de bu kitap için aynısını söyleyebilirim.
direnerek, direnerek yaşayanlara gelsin...
bulantı; kaygı, yabancılaşma, özgürlüğün acı verici tarafı, varlığını kabullememe, saçmalığın sancısı, kendinden ve insanlardan tiksinme duygu'sudur. jean paul sartre yaşadığı ve kahraman'a ilettiği bu sancıyı, kusma hissini ağzına acı tat gelecek kadar duyumsuyor. ayna karşısına geçip yanaklarını sıkıyor, kendini cimcikliyor. insanlar'ın gelişigüzel yaşayışlarından alay ediyor, varlıklarını sorgulamamalarına anlam veremiyor. hem kendi varlığından hem insanların varlığından utanıyor. oldukça sarsıcı...
varoluşçu felsefe'nin temellerini atan bu roman varlık özden önce gelir ifadesiyle hayat bulur.
roman'ın kahramanı antoine roquentin, yazdığı roman'ın karakteri ile varlığını bulmaya çalışıyor. elini, ayağını hareket ettirmenin bile mesele olduğu bir girdab'ın içinde, neden traş oluyor? bu bile anlamsız onun için. dünya'nın absürtlüğü bulantı'ya sebebiyet veriyor. onun için her sey rastgele. var dan her şey nedensiz ortaya çıkar, zavallılığı yüzünden varoluşu sürdürür ve rastgele ölür.
kaygı, korku, saçma duygularını derinlerde hissedebileceğiniz, sizi sorgulamaya itecek bir kitap. müthiş bir psikolojik tasvir var. okurken bir beklentiye girmeyeceksiniz. nasıl biteceği ile ilgili hiç düşünmeden okudum ben, sadece sayfaları geçtim. yazar'ın gözlem yeteneğine ve yansıtma gücüne hayran kaldım. sürekli not aldım. her sayfa'da bir cümle muhakkak dikkat çekici, etkileyici. ben bulandım.
antoine, hayatımla ilgili olarak bilmediğim her şey'i kitaplardan öğrendim dedi. ben de bu kitap için aynısını söyleyebilirim.
direnerek, direnerek yaşayanlara gelsin...
devamını gör...
golf topu kaktüsü
"mammillaria herrerae" olarak da bilinen ve sadece meksika'nın queretaro dağlarında yetişen bir bitki. golf topuna olan benzerliğinden dolayı bu ismi almış. küçük pembe çiçekler açmasıyla bilinen bu bitki aynı zamanda nesli tükenme karşı karşıya olan türler arasında yer alıyor. neslinin tükenmesine sebep olan canlı ise tabiki "insan".
devamını gör...
zenginin horozu bile yumurtlar
kısır bir işten dahi parası sayesinde verim alabilen zengin insanları anlatan atasözü.
devamını gör...
kadınların en çok söylediği yalanlar
en bilinenlerinden bir kaçı:
5 dakikaya hazırım, hemen çıkıyoruz. *
başım ağrıyor. *
sen ilksin, sende önce hayatımda kimse olmadı. *
ilk kez seninle böyle hissediyorum, daha önce hiç böyle hissetmedim. *
telefonum şarjda idi, duymadım. *
5 dakikaya hazırım, hemen çıkıyoruz. *
başım ağrıyor. *
sen ilksin, sende önce hayatımda kimse olmadı. *
ilk kez seninle böyle hissediyorum, daha önce hiç böyle hissetmedim. *
telefonum şarjda idi, duymadım. *
devamını gör...
adı yüzünden dışlanan insan
ortaokulda iken görev yapan bir öğretmenin ismi durali . ama isminden dolayı stop ali diye lakap taktılar. hatta nöbetçi öğretmenken, yaramazlık yapan iki öğrenci kapıyı hafifçe aralayıp stop ali, stop ali !! diye hafiften seslenmişti, kendisi de bunu duyunca öğrencileri fena benzetmişti.
devamını gör...
yazarların şu an dinledikleri şarkı
devamını gör...
eyluling
kendisi diğer moderatörlerimiz kadar tatlı, samimi, kibar birisi. ayrıca yazarlarımıza yardım etmeyi ve görevini yapmayı çok seviyor. kendisini çok seviyor ve sayıyorum. iyi ki kafa sözlüğün moderatörlerinden ve yazarlarından birisi. sözlükte ilk bulunduğum zamanlar çok şey bilmiyordum, kendisi sayesinde nasıl tanım girileceğini vb. öğrendim. buradan kendisine sevgilerimi ve saygılarımı gönderiyorum. ayrıca yazdığı tanımları okumak çok büyük bir keyif veriyor insana.
devamını gör...
yalnız çok yalnız yapayalnız biri olmak
çevremizdeki kişi sayısıyla, varlığı veya yokluğuyla ilgili değildir. kalabalıklar içinde yalnız kalmayı anlatır. bir stadyum dolusu insan önündesindir sanki, ama kimsen yok gibidir.
şarkısı da vardır hatta.
tam da kesmeşeker'in metin kurt yalnızlığı'nda anlattığı gibidir. savunduğun değerlerle başbaşasındır, yalnızsındır.
inandığın her şeyi attığın kalbinde,
inanmadığın her şey yedek kulübende...
"metin kurt gibi yalnızız ceza sahasında."
metin kurt yalnızlığı
kaynak
şarkısı da vardır hatta.
tam da kesmeşeker'in metin kurt yalnızlığı'nda anlattığı gibidir. savunduğun değerlerle başbaşasındır, yalnızsındır.
inandığın her şeyi attığın kalbinde,
inanmadığın her şey yedek kulübende...
"metin kurt gibi yalnızız ceza sahasında."
metin kurt yalnızlığı
kaynak
devamını gör...
yazarlar olarak tuttu tutmadı oynuyoruz
tuttu.
30'lu yaşlardasın.
30'lu yaşlardasın.
devamını gör...

