suç işleme oranları, kadın cinayetleri oranları, şiddet, çocuk yaşta evlendirme oranları vs. 'den kastediliyorsa evet çok zengin bir ülke!
devamını gör...

yaaa şapşaaall*
sen de iyi ki varsın.*
sen iste yeter can dostum güzel insan merdumkaptan. ee tabii sengaripbenmutludünyalargüzeli ‘nin de bizde yeri ayrı.
devamını gör...

sarayda bozuk dr. oetker ürünlerine rastlanmış, reyisss ölene kadar sürünsün bu şerefsiz demiş.
devamını gör...

dostum bana izmir'i anlat
hüznüme biraz imbat kat
eski günlere geri dönelim
dostum bana izmir'i anlat
hüznüme biraz imbat kat
eski günlere geri dönelim
kederlerimi denizlere at
yolum düşer uğrarım sana
kordon'da bir çay ısmarla bana
oturup konuşalım kana kana
istanbul bir yalan
söylenenlere inanma
alsancak'ta o yaralı gençliğim hala beni bekler
sen aklıma düştükçe hala kalbim tekler
içimde sancır istanbul benim darağacım
gidiş o gidiş bir daha da senden
haber bile alamadım
bu şehir süslü boyalı kadın
izmir sen benim anamdın
gel yine kol kanat ger bana
ben koynunda uyumalıyım
yolum düşer uğrarım sana
kordon'da bir çay ısmarla bana
oturup konuşalım kana kana
istanbul bir yalan
söylenenlere inanma
alsancak'ta o yaralı gençliğim hala beni bekler
sen aklıma düştükçe hala kalbim tekler
içimde sancır istanbul benim darağacım
gidiş o gidiş bir daha da senden
haber bile alamadım


buradan
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

aspendos antik kenti

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

benimle yaşamak bence de çok zor,hele bir de ben olduğunuzu düşünün!
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

hollandalı direnişçilerin radyoda adolf hitler'in ölüm haberini duyduğu an.
30 nisan 1945

benzer sevinci bana da yaşat yarabbim, konuyu biliyorsun.
devamını gör...

1-afad gönüllülük sistemi: sertifikalar almanızın yanında biriken puanlar ile mağazadan afad ürünleri (termos, çakı fener seti, defter) alabildiğiniz bir sistem.
buradan

2- btk akademi: yine devlet destekli genellikle yazılım, sosyal medya üzerine kursların olduğu. uzmanların kurs verdiği platform. sadece sınavlı kurslar sertifika vermekte.
buradan

3-bilgeiş: bu platform sayesinde odtü'den ilkyardım sertifikası aldım.
buradan

not: hepsi tamamen ücretsizdir.

alıntıladığım yazı ve detay için: buradan
devamını gör...

her şey, dizi ve film kulübünün, perşembe gecesi izlenecek filmi ''whiplash'' olarak belirlemesi ile başladı!

bu filmi sevmemek için çok nedenim var; birincisi caz sevmem, ikincisi oz dizisindeki, tecavüzcü, nazi, ırkçı adamı sevmem.
o halde; terence fletcher'den bir alıntı ile devam edelim '' iyi iş'' , '' good job''...


öncelikle, filmle ilgili genel bilgilere yer verelim:
2014 yapımı filmin yönetmenliğini, damien chazelle üstlenmiş. oyunculuklarını ise; miles tellerve oz'daki beyaz ip.e vern schillinger'e hayat veren, jonathan kimble simmons üstlenmiş.
film 19 günde çekilmiş.
bir dip not daha verelim: eğitim içerikli filmler kategorisinde, ertem eğilmez'in hababam sınıfı, 28,800 kişinin oylamasıyla, 9,4 puanla birinci sırada yer alırken, whiplash 476.907 kişi tarafından 8,5 lik bir puan alarak ikinci sırada yer alıyor.
bu puanı hak edip etmediği ise tartışmalı.

bundan sonrasın da spoi takıntısı olanlar, takıntılarını da alıp gitsinler lütfen.

''
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel''

bu bir istismar filmi mi? yoksa başarı hikayesi mi?
az önce bitirdiğim bu film, bana bu ikilemi yaşattırıyor.
sevgili arkadaşlar; film amerika'nın en önemli müzik okullarından birinde öğrenci olan, sıradan bir ailesi olan, bu sıradanlığı tarafından asla geniş aile tarafından övülmeyen, andrew neiman ile ''kamçılayarak eğitme'' fikrini benimsemiş ve ikinci charlie parker'ı arayan hocası, terence fletcher arasındaki çekişmeyi anlatıyor.
''çekişme'' demek az kalır, ''psikolojik savaş'' desek daha doğru.

filmin şiddeti aslında isminde yatıyor. whiplash bir jazz şarkısı gibi görünse de, aslında ; bebekleri ileri - geri şiddetli bir biçimde sallayarak, onlarda ''beyin sarsıntısı'' geçirmelerini sağlayan, bir istismar yöntemi.
konudan bağımsız dip not:
1974' de bebek beyinlerindeki caffrey denilen bir doktor bu olaya "kafası
öne ve arkaya sarsılarak silkelenmiş bebek sendromu yani; whiplashshaken infant syndrome adını vermiştir. www.medscape.com/viewarticl...

bu açıdan bakarsak aklımızda deli sorular; bu kırbaçlama mı, istismar mı?

motivasyon, hırs ve temel değerlere sahip gayretli bir öğrenci, ve onun ''en iyi caz müzüsyeni'' olma hayali. bu hayalin hastalıklı bir saplantı olma durumu var bence, nereden anlıyoruz?
ailesi ile yemek yediği sahnede, ---34 yaşında şarhoş ve beş parasız ölüp, insanların yemek masasında benden bahsetmesini; 90 yaşında zengin, ayık ölüp kimse tarafından hatırlanmamaya tercih ederim --- demesinden.
andrew hiç şüphesiz takıntılıdır. tekniğini mükemmelleştirme takıntısı....
ellerini kanatarak baterisini çalmaya devam etmesinden, bu iş belli oluyor zaten.
hocası fletcer, onu ne zaman sınıf önünde küçük düşürse; fiziksel olarak kendine zarar veriyor.
dahası, çalmak onun için o kadar önemlidir ki, konsere yetişmek için arabayı hızlı ve dikkatsiz kullanabilir, trafik kazası yapabilir ve o şekilde bile konserde çalmaya çalışabilir.
film bu takıntıyı bir başarı hikayesi gibi gözümüze sokmaya çalışıyor. ama yemezler.
andrew, öyle bir psikopattır ki; en iyi müzisyenlik hedefine ulaşma yolundaki kız arkadaşını bile büyük bir acımasızlıkla hayatından çıkarır.
''senin bir hedefin bile yok'' diyerek. oysaki önce '' benimle çıkar mısın?'' diye sorarken bile utanan, korkmuş bir çocuktu.
bu onun ruh halinin değişimini gözler önüne seriyor.
andrew'in kız arkadaşı neredeyse filmde görünen tek kadın. ve kız bize ''hırsı olmayan zayıf bir karakter olarak'' takdim ediliyor.
hoca fletcher ise; orkestrasındaki tek kadının ''o sandalyede güzel olduğun için mi, yoksa hakkettiğin için mi oturuyorsun'' diyerek,
bize o kızın yeteneğini sorgulattırıyor.
bu anlamda filmin cinsiyetçi olduğunu söylemek mümkün.
haa unutmadan, fletcher'in eşcinsel bir öğrencisi olduğunu ve onu andrewlw yarıştırdığını ve aşağılamak için lgbt bireyi olmasını kullandığını ekleyelim. filmin homofobik olduğunu da söyleyebiliriz.
sevgili arkadaşlar; jazz müziğin çıkışı aslında köle olan afro amerikalılardır. burada konuya değinilmiş. harlem #510605, harlem rönasansı #510595 .
filmde hem fletcher'in, hemde andrew'in beyaz olmasını, yan rollerde az buçuk siyahilerin neredeyse görünmez olmasını, ten ırkçılığına yormayalım mı şimdi? üstelik film newyork'ta geçiyor. yani en kalabalık siyahi nüfusa sahip yerde. yani harlemde!!!
aaahhh ' filmi daha ne kadar gömebilirim bilemedim. bence bu kadar yeter.


değerli arkadaşlar;
bir konuda çok iyi olmamanız onunla uğraşmayacağınız anlamına gelmiyor. ille de birinci olmak zorunda değilsiniz. unutmayın ikincilikte bir başarıdır. hatta üçüncülükte...
aklıma filenin sultanları geldi bak..
velhasıl kelam, önünüze çıkan engelleri maalesef bazı zamanlar çalışarak geçemezsiniz. film çok çalışırsanız olur anlayışını bize dayatmaya çalışıyor. siz elinizden geleni yapın. elbet çabalarınızdan ötürü takdir göreceksiniz.
edit: filde istanbul markalı ziller görünüyor. buna değinmeyi unuttuk. buradan çıkardığım sonuç zil üretimi konusunda istanbul'un dünyada iyi bir yerde olduğu ...
buraya caz severler için filmden bir müzik bırakalım.
devamını gör...

- çamlıca tepesine görkemli kilise açılışı
- gezicilerin ayakkabılarla kiliseye girmesi rezaleti
devamını gör...

"attığın kazık bana yeterli gelmedi, gel bir daha at." demenin eyleme dökülmüş versiyonudur.

(bkz: mazoşizm)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

son günlerde kızları için türk siyasetini cayır cayır yakan baba.
pablo escobar kızı için 2 milyon $ yaktı sedat peker ise 2 kızı icin akp nin kritik isimlerini...
(bkz: kız babası olmak)
devamını gör...

bazı girilen tanımların saçmalığı.
devamını gör...

istanbul'a giriş ve hazırlık simülasyonu gibi olan otogar. öyle de karışık ve karmaşık.
devamını gör...

“bir daha hangi ana doğurur bizi?”

ahmed arif / suskun

öyle işte.
devamını gör...

kıtlık kanununun ortaya çıkış sebebidir. tüketebilecegimiz kaynaklar kıttır ama ihtiyaçlarımız, isteklerimiz sınırsızdır. zamanında insanlar bu olayı çözmek (sınırlı kaynaklarla sınırsız ihtiyaçları en iyi şekilde karşılayabilmek) için iktisat bilimini geliştirmişler. ulan insanoglu..
devamını gör...

bilmiyorum. ben sormuyorum, o söylemiyor. konuşmayalı çok oldu.
devamını gör...

eleştiri olacak buna tahammül edilmeli ama kötü üsluba çok zor. üslup bir meziyet.. öyle sihirli kullanılsın ki yapılan eleştiriyi karşıdaki kişi kaldırabilsin. bakıyorum kişi haklı fakat olsa ne olacak sihirli anlatım yerine sinirli anlatımı tercih etmiş. amacına ulaşamamış üstüne bir de nefret kazanmış. biri benim göremediğim yeri görsün uyandırsın isterim ama şunu da belirteyim tatlı dille. dil çok sihirli bir şey rezilde ediyor vezirde.*
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim