adaletin twitter'da aranması
türkiyenin geldiği nokta.
devamını gör...
sülfürik asit
formülü h₂so₄ olan kuvvetli asit. vitriol yağı olarak da bilinir. renksizdir. su içinde çözünebilir.
kendisiyle temas edilmesi durumunda ciddi yanıklara neden olur. çoğunlukla gübre yapımında kullanılır. bunun dışında atık su veya mineral işleme, yağları rafine etme gibi farklı kullanım alanları da vardır.
kendisiyle temas edilmesi durumunda ciddi yanıklara neden olur. çoğunlukla gübre yapımında kullanılır. bunun dışında atık su veya mineral işleme, yağları rafine etme gibi farklı kullanım alanları da vardır.
devamını gör...
doğru insanı bulmak
kanaatimce doğru insan bulunmaz, doğru insan olunur.
iki insanın birbirini sevmesi sebebiyle sevginin kişileri birbirlerine göre adeta heykel traş edasıyla şekillendirdiğini ve birbirleri için doğru insan haline geldiklerini düşünüyorum
iki insanın birbirini sevmesi sebebiyle sevginin kişileri birbirlerine göre adeta heykel traş edasıyla şekillendirdiğini ve birbirleri için doğru insan haline geldiklerini düşünüyorum
devamını gör...
bazlama
piştiği andaki görüntüsü küre gibi olan soğuduğu anda daire gibi olan çeşitli tostları olabilen, pizzaya taban olabilen, çok çabuk küflenen ankara ilçelerinin lezzeti ile meşhur ekmeğidir.
devamını gör...
gözlerde sevişmek
bir (bkz: ümit yaşar oğuzcan) şiiridir.
seninle yaşanacak bir aşkın öyküsünü
bir giz gibi derinden dün yaşattı gözlerin
sunduğu sevinçlerle o eşsiz bahar günü
yemyeşil bir adaktı, bir murattı gözlerin.
acılar uzaklarda, mutluluklarsa yakın
bir kaç saat içinde kaç yıldı yaşattığın
gözlerime sevgiyle bakarken, bana aşkın
ölümsüz olduğunu hatırlattı gözlerin.
içimde tek sen vardın, düşüncemde yalnız sen
birbirimizden uzak yaşadığımız o
en güzel yıllarımızı elemle düşünürken
hem ağladı sessizce, hem ağlattı gözlerin.
seninle yaşanacak bir aşkın öyküsünü
bir giz gibi derinden dün yaşattı gözlerin
sunduğu sevinçlerle o eşsiz bahar günü
yemyeşil bir adaktı, bir murattı gözlerin.
acılar uzaklarda, mutluluklarsa yakın
bir kaç saat içinde kaç yıldı yaşattığın
gözlerime sevgiyle bakarken, bana aşkın
ölümsüz olduğunu hatırlattı gözlerin.
içimde tek sen vardın, düşüncemde yalnız sen
birbirimizden uzak yaşadığımız o
en güzel yıllarımızı elemle düşünürken
hem ağladı sessizce, hem ağlattı gözlerin.
devamını gör...
sarhoşken yapılan saçmalıklar
sokaktaki dubaları ve kapalı olan manavın meyve sebze kasalarını eve götürmüştük.
devamını gör...
burak
hz. muhammed'in miraç'a çıkarken bindiği binek. bence bir at olabilir. bunun nedeni şu, allah, hz. muhammed'i miraç'a uzay aracıyla çıkaracak değil ya. şahsen burak'ın mucizevi bir at olduğunu düşünmek bana uzay aracı olduğunu düşünmekten daha mantıklı geliyor. fakat rivayetler bu hayvanın at olmadığını gösteriyor. çünkü kaynaklara göre bu hayvan merkepten büyük. eşeğin boyu zaten 79-160 cm arası. hayvanın at olduğunu düşünürsek bu durumda atın merkepten büyük olması gerekir. ama atlar da 1,4-1,8 metre arası. at olması ihtimali az.
burak'ın at olmadığına dair bir diğer kanıt şöyle bir rivayettir:
resulullah tebük ya da hayber savaşından gelmişti. hz. aişe'nin sofrasının önünde bir perde vardı. tam o sırada rüzgar esip hz. aişe'ye ait olan oyuncak bebeklerin üzerinden ilgili perdenin bir ucunu açtı. bunun üzerine hz. muhammed buyurdu:
"bunlar da ne ey aişe?"
hz. aişe dedi: "bunlar oyuncaklarım." o sırada resulullah bebekleri arasında bir de çaputtan yapılmış bir at gördü. ve buyurdu:
"bebekler arasında gördüğüm bu oyuncak da nedir?" hz. aişe dedi: "attır."
resulullah buyurdu: "peki bunun üzerindekiler nedir?" hz. aişe dedi: "kanatlarıdır." hz. muhammed buyurdu: "atın kanatları olur mu?"
hz. aişe dedi: "sen hz. süleyman'ın kanatlı atları olduğunu duymadın mı?"
hz. aişe bu rivayeti anlattıktan sonra dedi: "bunun üzerine resulullah öyle bir güldü ki, azı dişlerini bile gördüm."
--
evet bu rivayette, hz. muhammed'in "atın kanatları olur mu?" diye sormasından, onun "kanatlı bir atın" varoluşunu anormal karşıladığını anlayabiliriz. bu durumda burak'ın bir at olmadığı sonucunu çıkarabiliriz. miraç hicretten 1 yıl ya da 16 ay önce gerçekleştiyse eğer, hicret 622 yılı, 1 yıl öncesi miraç herhalde 621'li yıllarda gerçekleşti.
tebük 630'da falan, hayber ise 629'da gerçekleşti. yani iki olay da muhtemelen miraç'tan sonra gerçekleşti. eğer burak kanatlı bir at olsa, hz. muhammed bu atı görmesine rağmen hz. aişe'nin "kanatlı at" dediğinde şaşırması garip olurdu. demek ki burak kanatlı bir at değil.
burak merkep de değil çünkü rivayete göre burak merkepden büyük. burak bir katır da değil. çünkü rivayete göre katırdan küçük. burak katırdan küçükse, katırın boyu 120 ila 180 cm arası sanırsam. bu durumda burak'ın at olmadığı kanıtlanıyor. çünkü katırlar max 180 cm oluyor atlar da öyle. burak katırdan küçükse muhtemelen attan da küçük.
hayvanın normal dünyevî hayvanlardan biri olmadığı anlaşılıyor. çünkü rivayetler bize bu hayvanın normalden daha hızlı olduğunu, daha hızlı adım attığını söylüyor. demek ki bu hayvan özel bir hayvan. dabbe gibi.
nitekim bu hayvanın, allah'ın yarattığı özel bir hayvan olduğunu düşünmek, hz. muhammed'in uzay aracıyla uzaya çıktığını düşünmekten daha mantıklıdır.
burak'ın at olmadığına dair bir diğer kanıt şöyle bir rivayettir:
resulullah tebük ya da hayber savaşından gelmişti. hz. aişe'nin sofrasının önünde bir perde vardı. tam o sırada rüzgar esip hz. aişe'ye ait olan oyuncak bebeklerin üzerinden ilgili perdenin bir ucunu açtı. bunun üzerine hz. muhammed buyurdu:
"bunlar da ne ey aişe?"
hz. aişe dedi: "bunlar oyuncaklarım." o sırada resulullah bebekleri arasında bir de çaputtan yapılmış bir at gördü. ve buyurdu:
"bebekler arasında gördüğüm bu oyuncak da nedir?" hz. aişe dedi: "attır."
resulullah buyurdu: "peki bunun üzerindekiler nedir?" hz. aişe dedi: "kanatlarıdır." hz. muhammed buyurdu: "atın kanatları olur mu?"
hz. aişe dedi: "sen hz. süleyman'ın kanatlı atları olduğunu duymadın mı?"
hz. aişe bu rivayeti anlattıktan sonra dedi: "bunun üzerine resulullah öyle bir güldü ki, azı dişlerini bile gördüm."
--
evet bu rivayette, hz. muhammed'in "atın kanatları olur mu?" diye sormasından, onun "kanatlı bir atın" varoluşunu anormal karşıladığını anlayabiliriz. bu durumda burak'ın bir at olmadığı sonucunu çıkarabiliriz. miraç hicretten 1 yıl ya da 16 ay önce gerçekleştiyse eğer, hicret 622 yılı, 1 yıl öncesi miraç herhalde 621'li yıllarda gerçekleşti.
tebük 630'da falan, hayber ise 629'da gerçekleşti. yani iki olay da muhtemelen miraç'tan sonra gerçekleşti. eğer burak kanatlı bir at olsa, hz. muhammed bu atı görmesine rağmen hz. aişe'nin "kanatlı at" dediğinde şaşırması garip olurdu. demek ki burak kanatlı bir at değil.
burak merkep de değil çünkü rivayete göre burak merkepden büyük. burak bir katır da değil. çünkü rivayete göre katırdan küçük. burak katırdan küçükse, katırın boyu 120 ila 180 cm arası sanırsam. bu durumda burak'ın at olmadığı kanıtlanıyor. çünkü katırlar max 180 cm oluyor atlar da öyle. burak katırdan küçükse muhtemelen attan da küçük.
hayvanın normal dünyevî hayvanlardan biri olmadığı anlaşılıyor. çünkü rivayetler bize bu hayvanın normalden daha hızlı olduğunu, daha hızlı adım attığını söylüyor. demek ki bu hayvan özel bir hayvan. dabbe gibi.
nitekim bu hayvanın, allah'ın yarattığı özel bir hayvan olduğunu düşünmek, hz. muhammed'in uzay aracıyla uzaya çıktığını düşünmekten daha mantıklıdır.
devamını gör...
normal sözlük için öneriler
şöyle üç beş bişey karalayalım bakalım. umarım dikkate alınır.
- son günlerde instagram usulü beğenme özelliği çalışmıyor. (ekrana vur vur helak oldum yeminle)
- eksi oy yok. bununla ilgili bir düşünceniz var mı? (olsa keşke)(06.03.2022 hala yok)
- mesajlaşma arayüzü çok kasıyor. özellikle de tüm mesajları göster diyince sorun yaşıyorum. (bekle babam bekle)
-mesajlaşma menüsünde arama yapamıyorum. (arayan belasını bulsun yani) (06.03.2022 hala yok)
-bide bazı sohbetleri sabitleyebilsek keşke.(başa tuttursak falan) (06.03.2022 hala yok)
- mesaj silme olayı sohbetin içinden mümkün. whatsapp gibi sohbeti sağa yada sola kaydırarak silme, birden fazla silme gibi özellikleri olsa çok güzel olurdu. (sosyal bir platform için olmazsa olmaz oldu bunlar) (06.03.2022 hala yok)
-sözlük içinde veya başlık içinde yazar arama yok galiba. yani arama bölümüne @son samuray yazıp arayamıyoruz. (gönlümüzün efendisini arayabilelim)
- profil sayfasını yetersiz buluyorum.* (06.03.2022 hala yetersiz)
a-özellikle vitrin (bizi tanımak isteyenlerin okuması için 10 kadar tanım koyabileceğimiz mucize kutumuz) olsa iyi olur.
b-yazarın bilgileri, beğenileri, favorileri karma karışık. biraz derli toplu olsa keşke. (06.03.2022 hala dağınık)
c-yazarın son bir gün, bir hafta, bir ay ve toplam tanımını yan yana görsek keşke. (06.03.2022 hala yok)
d- yazarın girdiği istatistikleri görsek güzel olur.
- gammaz staff yok. gizli bir müessese olan ispikçilik harika bir işleyiş sağlar. ispiklenen entry mod tarafından silinince kimse itiraz etmez. böylece mod/yazar kavgası yarı yarıya azalır. üstelik hiç bir yazar veya mod yıpranmamış olur. itibar suikastleri sona erer.
- sözlüğün genel istatistikleri de az geldi gözüme. şöyle bir el atılsa. şenlense oralar.
- bide yönetimde şeffaflık isteyenleri görüyorum ben çokça. artık şu modlogu yazarlara açsanız ne muhteşem olur. (06.03.2022 hala yok)
arkası gelebilir ama bunu insan okuyacak.
(06.03.2022 arkası gelmedi)
(01.02.2023 arkası gelirse şaşırmayın)*
- son günlerde instagram usulü beğenme özelliği çalışmıyor. (ekrana vur vur helak oldum yeminle)
- eksi oy yok. bununla ilgili bir düşünceniz var mı? (olsa keşke)(06.03.2022 hala yok)
- mesajlaşma arayüzü çok kasıyor. özellikle de tüm mesajları göster diyince sorun yaşıyorum. (bekle babam bekle)
-mesajlaşma menüsünde arama yapamıyorum. (arayan belasını bulsun yani) (06.03.2022 hala yok)
-bide bazı sohbetleri sabitleyebilsek keşke.(başa tuttursak falan) (06.03.2022 hala yok)
- mesaj silme olayı sohbetin içinden mümkün. whatsapp gibi sohbeti sağa yada sola kaydırarak silme, birden fazla silme gibi özellikleri olsa çok güzel olurdu. (sosyal bir platform için olmazsa olmaz oldu bunlar) (06.03.2022 hala yok)
-sözlük içinde veya başlık içinde yazar arama yok galiba. yani arama bölümüne @son samuray yazıp arayamıyoruz. (gönlümüzün efendisini arayabilelim)
- profil sayfasını yetersiz buluyorum.* (06.03.2022 hala yetersiz)
a-özellikle vitrin (bizi tanımak isteyenlerin okuması için 10 kadar tanım koyabileceğimiz mucize kutumuz) olsa iyi olur.
b-yazarın bilgileri, beğenileri, favorileri karma karışık. biraz derli toplu olsa keşke. (06.03.2022 hala dağınık)
c-yazarın son bir gün, bir hafta, bir ay ve toplam tanımını yan yana görsek keşke. (06.03.2022 hala yok)
d- yazarın girdiği istatistikleri görsek güzel olur.
- gammaz staff yok. gizli bir müessese olan ispikçilik harika bir işleyiş sağlar. ispiklenen entry mod tarafından silinince kimse itiraz etmez. böylece mod/yazar kavgası yarı yarıya azalır. üstelik hiç bir yazar veya mod yıpranmamış olur. itibar suikastleri sona erer.
- sözlüğün genel istatistikleri de az geldi gözüme. şöyle bir el atılsa. şenlense oralar.
- bide yönetimde şeffaflık isteyenleri görüyorum ben çokça. artık şu modlogu yazarlara açsanız ne muhteşem olur. (06.03.2022 hala yok)
arkası gelebilir ama bunu insan okuyacak.
(06.03.2022 arkası gelmedi)
(01.02.2023 arkası gelirse şaşırmayın)*
devamını gör...
sonrası kalır
edip cansever'in yok saydığı ikindi üstü kitabında yer alan şiirleri dahil olmak üzere tüm şiirlerinin yer aldığı yky tarafından ilk baskısı 2005 yılında yayımlanan iki ciltlik şiir koleksiyonu. koleksiyon ismini edip cansever'in ben buyum, dersin, arkadaş. sevgilim, ben buyum yüreğim vurgun, dişlerim altın ceketim sol omzumda dizeleri ile biten sonrası kalır şiirinden alır ki o şiirin rüştü asyalı tarafından seslendirilişi kana karışan zehir gibi güzeldir. dergilerde yayımlanıp gölgelerde kalmış, cansever'in reddetmesi ile hiç yazılmamış gibi kenara atılmış ve bilinmemek ile lanetlenmiş pek çok güzel şiiri yer alıyor sonrası kalır koleksiyonunda. gönül isterdi ki ikinci cilt cansever'in ama belli ki sonundayız her şeyin, en sonunda dizeleri ile biten acaba şiiri ile noktalansın ama böyle de güzeldir. cansever'in tragedya v'nin iv. bölümünde stepan insan yalnızlaştıkça konuştuğu dil de değişir demişti o yüzden bu koleksiyon türkçe sanılmasın çünkü unutulmuş bir dil ile yazılmıştır cansever'in tüm şiirleri.
vaktinden önce anlamanın şaşkınlığı mı
vaktinde anlamanın sevinci mi
ya da biraz geç kalmanın
o gereksiz tedirginliği mi
hangisi?
ama belli ki sonundayız her şeyin
en sonunda.
vaktinden önce anlamanın şaşkınlığı mı
vaktinde anlamanın sevinci mi
ya da biraz geç kalmanın
o gereksiz tedirginliği mi
hangisi?
ama belli ki sonundayız her şeyin
en sonunda.
devamını gör...
online listesindeki yuvarlağa bakmanın röntgencilik olması
doğruluğu tartışılmaz über tespitim.
online listesindeki yuvarlağa bakmakla, perde arkasından karşı komşu kızını kesmenin bir farkı yoktur.
saygılar.
online listesindeki yuvarlağa bakmakla, perde arkasından karşı komşu kızını kesmenin bir farkı yoktur.
saygılar.
devamını gör...
olmadığının farkındayım her dakika aklımdasın
dönüp dolaşıp akla takılan şarkının en can alıcı cümlesi.
olmazdık kelimesinin olabilecek en kısa ve en saçma açılımı, yarım kalamayacak kadar içe çökmüş pes etmek hissiyatı, bir hafta sonu hiç görmediğin ve göremeyeceğin evinin duvarına yazılacak iç kanaması, biraz kabulleniş çokça celali isyanı, dünyanın tüm kedilerinin gözündeki bana bakışın, adında saklı cennet bahçesinin en güzel / en ağır / en özlenen kokusu, oltanın ucundaki balığın son çırpınışı, bir adamın asırlardır duymayı beklediği tek ses, içi hep didem madak dolu karalama defteri, vira demir diyen ferhan şensoy sesi, tüm filmlerin bitiş sahneleri, tüm şarkıların saçma olmasını kabullenmek, nerede boğulacağımı bilmeden soluksuz içilen her yudum alkolün iç açılarının toplamı, hiç kimsenin onu andırmadığı rüya ve dualar, bu dünyada cennetinde yanmak.
*
olmazdık kelimesinin olabilecek en kısa ve en saçma açılımı, yarım kalamayacak kadar içe çökmüş pes etmek hissiyatı, bir hafta sonu hiç görmediğin ve göremeyeceğin evinin duvarına yazılacak iç kanaması, biraz kabulleniş çokça celali isyanı, dünyanın tüm kedilerinin gözündeki bana bakışın, adında saklı cennet bahçesinin en güzel / en ağır / en özlenen kokusu, oltanın ucundaki balığın son çırpınışı, bir adamın asırlardır duymayı beklediği tek ses, içi hep didem madak dolu karalama defteri, vira demir diyen ferhan şensoy sesi, tüm filmlerin bitiş sahneleri, tüm şarkıların saçma olmasını kabullenmek, nerede boğulacağımı bilmeden soluksuz içilen her yudum alkolün iç açılarının toplamı, hiç kimsenin onu andırmadığı rüya ve dualar, bu dünyada cennetinde yanmak.
*
devamını gör...
birini tanımanın en iyi yolu
ancak beş parasız ve yalnızken etrafınızdaki insanları sınayıp gerçek dostlarınızı görebilirsiniz, zira iyi günde herkes yanınızdadır.
devamını gör...
killa hakan
ben bu adamdan korkuyorum, görsem yolumu değiştiririm. niye baktın kardeş ümüğünü sıkarım diyebilir çeteyi toplayıp dövebilir. dövdükten sonra bayıltana kadar konuşabilir. ayıltıktan sonra pardon çok sinirliydim yanlışlıkla oldu babacan deyip tokalaşabilir her halükarda oturup çay içerseniz ama bu adamla.
devamını gör...
kadınların ilişkilerini kız arkadaşlarıyla birlikte yaşaması
doğru olmayan önermedir. özellikle ilişkinin başında kadınlar kendilerini fazla kaptırırlar. arkadaşların görevi o kadını objektif düzleme çekerek sonrasında hırpalanmasını minimuma indirmektir. evet, konuşulur ve gerçekçi yorumlar yapılır. yani pigmeye selvi boylu denmez. genellikle de sonunda "mutluysan devam et canım, gittiği yere kadar" denir, olmazsa biz onu toplarız zaten.
devamını gör...
yeraltından notlar alıntıları
ne kadar çok anladıysam, o kadar derinlere battım, sıkıştım kaldım.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
bazı dizi veya filmlerde absürt bazı yan rollerin ekranda görünme süresi başrollerden daha fazladır. bu yan rollere ''rol çalan'' denir.
dijital otomatik modda çekmenin bazı dezavantajları oluyor. sen kelebek çekmeye niyetleniyorsun. rol çalan gelip gözünün içine baka baka başrol oluyor... sonuç ise mükemmel. teşekkürler rol çalan. bana eğlenceli bir fotoğraf verdiğin için:)
<a href="ibb.co/BgHQttq"><... src="
; alt="116804972-10158516705365758-7120725124465240967-n" border="0" /></a>
dijital otomatik modda çekmenin bazı dezavantajları oluyor. sen kelebek çekmeye niyetleniyorsun. rol çalan gelip gözünün içine baka baka başrol oluyor... sonuç ise mükemmel. teşekkürler rol çalan. bana eğlenceli bir fotoğraf verdiğin için:)
<a href="ibb.co/BgHQttq"><... src="
; alt="116804972-10158516705365758-7120725124465240967-n" border="0" /></a>
devamını gör...
7 şubat 2021 takvim gazetesi'nin alışveriş tavsiyeleri
takvim, bir gazete değildir, kağıt israfıdır. elin gavuru şarabın yanında hangi peynir daha iyi gider diye tartışırken biz alışverişi nasıl ucuza getiririz diye tartışıyoruz.
tanım: paspasçılığı ile bilinen sözde gazetenin yaptığı osuruktan teyyare haber.
tanım: paspasçılığı ile bilinen sözde gazetenin yaptığı osuruktan teyyare haber.
devamını gör...
sözlük radyosu
uzun zamandır radyoyu görüyordum ama hiç ilgimi çekmemişti. bugün şuna bi tık tıklayayım dedim. gerçekten tam bizim “kafa”lardan çalıyorlar. yerli, yabancı çok iyi şarkılar. fena değilmiş bir taraftan ben hazır excel tablosuna gömülmüşken, alttan alttan çalsın dedim.
duman (sanırım duman ile radyonun bir anlaşması var), ezginin günlüğü, rock, metal derken araya girmez mi bizim sezen aksu “vazgeçtim” şarkısıyla? bilirsiniz. bir ud melodiyi çalar, melodi sizden sizi. sözleri, yakınınıza düşmüş bir bomba misali, şarapnel parçalarını tüm vücudunuza saplar.
“ah bu koku, bu ten, bu dokunuş,
ah bu delilik......”
radyo bu durmuyor akıyor..! sonra bir türkü. erkan oğur. ben tamam oldum.
dedim “ben en iyisi radyoyu dinlerken, milli içkimiz olan bir kadeh ayran alayım daha iyi gider.” baktım evde ayran yok. yoğurdu damıtarak evde üretmeside uzun sürer. bari mayalı bir drink alayım dedim. baktım evde mayalanıp şişelenmiş bişi yok. şurada bi yerlerde yarım şişe üzüm suyu olacaktı dedim, baktım evde ne üzüm var ne suyu!
kapattım radyoyu. hazırlığımı yapar öyle dinlerim. “no ayran, no radio”
dinlemek isteyenler ana sayfanın tam ortasında “radyo” ya tıklasın, yok bende sayfanın ortasını görme bozukluğu var diyorsanız, linkide verelim. sayfaya girince play tuşuna basın. yoksa sayfa size, siz ona, tren öküze, öküz “şahsıma”.....
frekansagider
duman (sanırım duman ile radyonun bir anlaşması var), ezginin günlüğü, rock, metal derken araya girmez mi bizim sezen aksu “vazgeçtim” şarkısıyla? bilirsiniz. bir ud melodiyi çalar, melodi sizden sizi. sözleri, yakınınıza düşmüş bir bomba misali, şarapnel parçalarını tüm vücudunuza saplar.
“ah bu koku, bu ten, bu dokunuş,
ah bu delilik......”
radyo bu durmuyor akıyor..! sonra bir türkü. erkan oğur. ben tamam oldum.
dedim “ben en iyisi radyoyu dinlerken, milli içkimiz olan bir kadeh ayran alayım daha iyi gider.” baktım evde ayran yok. yoğurdu damıtarak evde üretmeside uzun sürer. bari mayalı bir drink alayım dedim. baktım evde mayalanıp şişelenmiş bişi yok. şurada bi yerlerde yarım şişe üzüm suyu olacaktı dedim, baktım evde ne üzüm var ne suyu!
kapattım radyoyu. hazırlığımı yapar öyle dinlerim. “no ayran, no radio”
dinlemek isteyenler ana sayfanın tam ortasında “radyo” ya tıklasın, yok bende sayfanın ortasını görme bozukluğu var diyorsanız, linkide verelim. sayfaya girince play tuşuna basın. yoksa sayfa size, siz ona, tren öküze, öküz “şahsıma”.....
frekansagider
devamını gör...
üç kelimede türkiye
görmem-duymam-bilmem...
devamını gör...
sait faik abasıyanık
adapazarı doğumlu gezgin-düşünür hikaye yazarı. lise eğitimi için istanbul'a gelen abasıyanık burgazada ve nişantaşı'ında yaşamaktaydı. çağdaş türkiye hikayeciliğine neredeyse tek başına yön verdiği söylenebilir. aylak karakteriyle toplumun alt sınıfına ait bireyler üzerine yaptığı gözlemler, hikayelerine de yansımıştır. her yıl adına hikaye dalında ödül verildiği yazar, en önemli hikayelerini hastalık döneminde yazmıştır. benim için sığınmayı ifade eder; hem hikayeleri hem de sayesinde tanıyıp sevmiş olduğum burgazada benim için sığınılacak birer limandır. şu an müze olarak faaliyet gösteren adadaki evinde sergilenmekte olan pasaportunda "meslek" ibaresinin karşısına "yok" yazdırdığını görmemle birlikte kendisine duyduğum saygı katlanmıştır.
devamını gör...