herkes sonunda olmaktan korktuğu kişiye dönüşür
başlık "ölüm" tarafından 31.01.2026 21:30 tarihinde açılmıştır.
1.
büyük bir trajedi gibi görünen ancak bütün gerçekliği yüzümüze vuran bir ifade.
herkes bir canavar ya da kötü insan tanımı yapar kafasında. ben böyle birisi olmayacağım der herkes. ancak hep istenmeyen insanlarla karşılaştırır bizi hayat. haya işte, garip denklemleri var şerefsizin.
kötülüğe meydan okurken kötülüğün dilini öğreniriz mesela. çocukken babamıza kızarız bir şeylerden dolayı, ama bir bakmışız aynı davranışı yapıyoruz.
çünkü şunu hiç düşünmedik:"bir insanı, o insanın geçtiği yolları yürümeden ve yaşadıklarını yaşamadan anlayamayız."
biz eleştirdikçe, kaçtıkça yavaş yavaş o kişiye benzeriz. başlarda ufak tavizler veririz. bu sefer hak etti deriz. sert olmazsam ezerler deriz. nahif olursam zayıf sanarlar deriz. çok tanıdık değil mi? evet, maalesef.
tebrikler, olmak istemediğimiz kişi olma yolunda emin adımlarla yürüyoruz.
ama bu sözün asıl derinliği başka yerlerde gizli.
korkulan kişi her zaman dışarıda değildir, bazen içimizde öldürmeye çalıştığımız sarmaşıktır. kaçarız bazen. ama farkında değiliz ki, gölgeler biz kaçarken büyür. büyüdükçe kabul görür ve kabul gören şey gerçek olur. kaçmak yerine o sarmaşığı kabul ederek küçültebiliriz. onu tanırız ve ona göre bir ilaç geliştiririz.
hayır...
asıl mesele korkmak değil. korkmamak hiç değil. asıl mesele o korkunun değişim direksiyonunuza geçmesine izin vermemek.
değişimi korku sürüyorsa varacağın tek yer vardır:"derinlerde ölen ama gömülmeyen en büyük karanlığın."
ve yine hayır...
meselenin özü olgunluk göstermektir. asıl önemli olan sende açılan yarayı başkasına açmamak için elini taşın altına koymaktır.
çünkü hepimiz genlerimiz dışında yaralarımızı aktarırız insanlara, çocuklarımıza...
insan denen canlı kendini aklamak için her şeyi yapabilir, göze alabilir her şeyi. en sevdiği kişinin ruhunu yok edecek kadar göze alabilir her şeyi.
ama kendimizden vazgeçmedikçe kendimizi yenemeyiz.
en son gelinen nokta ise şudur:"olmaktan korktuğun kişiyi olmak kolaydır. çünkü o hazır bir kalıp. zor olan ise yaraları saklayıp kimseye aynı yarayı açmamaktır."
sevgilerle.
herkes bir canavar ya da kötü insan tanımı yapar kafasında. ben böyle birisi olmayacağım der herkes. ancak hep istenmeyen insanlarla karşılaştırır bizi hayat. haya işte, garip denklemleri var şerefsizin.
kötülüğe meydan okurken kötülüğün dilini öğreniriz mesela. çocukken babamıza kızarız bir şeylerden dolayı, ama bir bakmışız aynı davranışı yapıyoruz.
çünkü şunu hiç düşünmedik:"bir insanı, o insanın geçtiği yolları yürümeden ve yaşadıklarını yaşamadan anlayamayız."
biz eleştirdikçe, kaçtıkça yavaş yavaş o kişiye benzeriz. başlarda ufak tavizler veririz. bu sefer hak etti deriz. sert olmazsam ezerler deriz. nahif olursam zayıf sanarlar deriz. çok tanıdık değil mi? evet, maalesef.
tebrikler, olmak istemediğimiz kişi olma yolunda emin adımlarla yürüyoruz.
ama bu sözün asıl derinliği başka yerlerde gizli.
korkulan kişi her zaman dışarıda değildir, bazen içimizde öldürmeye çalıştığımız sarmaşıktır. kaçarız bazen. ama farkında değiliz ki, gölgeler biz kaçarken büyür. büyüdükçe kabul görür ve kabul gören şey gerçek olur. kaçmak yerine o sarmaşığı kabul ederek küçültebiliriz. onu tanırız ve ona göre bir ilaç geliştiririz.
hayır...
asıl mesele korkmak değil. korkmamak hiç değil. asıl mesele o korkunun değişim direksiyonunuza geçmesine izin vermemek.
değişimi korku sürüyorsa varacağın tek yer vardır:"derinlerde ölen ama gömülmeyen en büyük karanlığın."
ve yine hayır...
meselenin özü olgunluk göstermektir. asıl önemli olan sende açılan yarayı başkasına açmamak için elini taşın altına koymaktır.
çünkü hepimiz genlerimiz dışında yaralarımızı aktarırız insanlara, çocuklarımıza...
insan denen canlı kendini aklamak için her şeyi yapabilir, göze alabilir her şeyi. en sevdiği kişinin ruhunu yok edecek kadar göze alabilir her şeyi.
ama kendimizden vazgeçmedikçe kendimizi yenemeyiz.
en son gelinen nokta ise şudur:"olmaktan korktuğun kişiyi olmak kolaydır. çünkü o hazır bir kalıp. zor olan ise yaraları saklayıp kimseye aynı yarayı açmamaktır."
sevgilerle.
devamını gör...
2.
derler ki; ''kimse babasını gömmeden büyümez''.
devamını gör...
3.
korku mu bilmiyorum ama insanlar insanı öyle zorluyor ki sonunda akıl sağlığınızda bile dalgalanmalar yaşıyorsunuz. sonra yürümedikleri yollarla ilgili kestikleri ahkamları dinlerken hep o kınadığınız kötü insan olduğunuzu fark ediyorsunuz. korksanız da korkmasanız da hayat sizi dönüştürüyor.
devamını gör...
4.
bu fikir bana biraz pesimistçe geliyor. sanki hepimiz bir gün o asla onun gibi olmayacağım dediğimiz kişiye dönüşmek zorundaymışız gibi bir kadercilik var bu işte.
ama ben bu fikre tamamen karşıyım. çünkü eğer birinden veya bir karakterden korkuyorsam, aslında ona karşı çoktan bir savunma mekanizması geliştirmişim demektir. farkında olmak benim en büyük silahım. benliğimi sadece geçmişin bir kopyası olarak görmüyorum, her gün yeni kararlar alıyor, yeni bir ben inşa ediyorum. birine benzemek bir zorunluluk değil, bir seçimdir ve ben o seçimi yapmamayı, kendim kalmayı tercih ediyorum.
ama ben bu fikre tamamen karşıyım. çünkü eğer birinden veya bir karakterden korkuyorsam, aslında ona karşı çoktan bir savunma mekanizması geliştirmişim demektir. farkında olmak benim en büyük silahım. benliğimi sadece geçmişin bir kopyası olarak görmüyorum, her gün yeni kararlar alıyor, yeni bir ben inşa ediyorum. birine benzemek bir zorunluluk değil, bir seçimdir ve ben o seçimi yapmamayı, kendim kalmayı tercih ediyorum.
devamını gör...