özellikle 1984 ve hayvan çiftliği’ni okumayanı dövüyorlar sanırım. ondan sonra simyacı, satranç, yabancı, otomatik portakal gibi eserler aklıma geliyor popülerin popüleri olarak. elbette ki buraya daha bir sürü farklı kitap ismi yazılabilir, o da sizlere kalsın.

şahsen ben bu saydıklarımın içinden satranç’ı hala okumadım. bu eksikliğimi de şu an fark ettim doğrusu.* koca koca akademik kitaplar okuduğum halde, katmer kalınlığındaki satranç’ı okumamış olmam cidden komik oldu şimdi. gidip okuyayım da aklımda kalmasın bari…*
devamını gör...
(bkz: kur'an)
devamını gör...
suç ve ceza.
savaş ve barış.
nutuk.
devamını gör...
bazen o kadar popüler oluyor ki seksen milyon okunmaya ulaşıyor kitap hayali bi evrende. kürk mantolu madonna örneğin. okumadım ve kapağını gördükçe kusasım geliyor artık. ilgimi çekmiyor çekemiyor. bir yazar asla bu kadar popüler olmamalı. şöhret herkese beladır ama yazarlara ayrıca yaramaz. beyefendi tabii ki de göremedi böylesi tutulmayı öldü gitti neyse ki ama bilemiyorum ya. tiksindirici buluyorum bu halleri. edebiyat çok kişisel bir zevk. insan zamanla geliştirir okuma biçimini. bazen ağırlaşır bazen hafifler. plaj seviyesine iner ya da göklere çıkar. değişir yani.

hayvan çiftliği'ni de okumadım. 1984'ü de. şeker portakalı'nı da. merak edemiyorum bile. anlamlandıramıyorum bu ilgiyi açıkçası. ama sen de hiç marx okumadın örneğin. rand okumadın. ernst bloch okumadın. nietzsche okumadın. musil okumadın vs vs vs.

boğmayalım birbirimizi ya. binlerce kitap okusan da sadece tanıklık seviyesindesin. hayat okuyarak daha anlamlı evet ama okumayı böylesine yüceltmek, ona ilahi anlamlar yüklemek ve tek doğrunun sadece kağıtlara basılmış ve bi kurguya sıkıştırılmış olduğunu düşünmek çocukça. kitaplar güzeldir ve hepsi bu kadar. devasa bi kütüphanen olabilir ve hepsini okumuş olabilirsin o kütüphanedeki kitapların. tebrikler. peki tanıklık seviyesinden bi adım öteye geçip eylemcinin direkt kendisi olma gücün var mı? bilgin işe yarıyor mu? muhtemelen hayır. biçok insan kitap yüklü eşek. en fazla bu.
devamını gör...
(bkz: homo sapiens)
devamını gör...
(bkz: oblomov)
devamını gör...
(bkz: le petit prince)

not: kürk mantolu tutunamayan spor.
devamını gör...
tutunamayanlar
pek çoğunun yarıda bıraktığına eminim. hayır birde yalandan yorum yapıyorlar
devamını gör...
(bkz: zorro hariç der misin lütfen)

arkadaşım ben o tuğla gibi oblomov'u okudum. etimten et koptu, nefessiz kaldım, uyuşuk günler geceler geçirdim. günler, haftalar, hatta mevsimler birbirini kovaladı falan ama o hımbıl adamın hikayesini okudum, bitirdim.

beni sil.

şimdi bi tanım lazım buraya di mi? yazarların sadece ön kapağını okuduğu kitaplardır. ben hariç tabi. ben arka kapağını da okurum.
devamını gör...
tolstoyevski benim kırmızı çizgim höh.
devamını gör...
okumakta değil asıl anlamak gerek anlamadıktan sonra okusan kaç yazar
devamını gör...
livaneli kitapları ve buna ek olarak genel distopik kategorisine girecek kitaplar. yaşadığımız an fazlasıyla distopik değilmişcesine.
devamını gör...
kuranı kerim
nutuk
devamını gör...
(bkz: kürk mantolu madonna)
devamını gör...
ben 80lerde çocuktum. o zamanlarda beni oyalayacak hiçbir şey yoktu. ben de kendimi kitap okuyarak eğlemeyi seçtim.
ne bulsam okudum. okudukça okumayı sevdim. evdeki kitaplar bitince kütüphaneden ödünç alarak okumaya devam ettim.
o yüzden dünya ve türk klasikleri başta olmak üzere bir çok kitap okudum. alışkanlıktan yeni çıkan ve çok satan kitapları da okudum. o yüzden bahsi geçen herkesin okudum dediği kitapları gerçekten okudum.
8 yaşında küçük prens doğumgünümde hediye geldi.
8-11 yaş arasında çocuk klasikleri ilgi alanımdaydı.
11 yaşında hazırlık sınıfındayken ders kapsamında the tale of two cities ve animal farm okutmuşlardı.
11-17 yaş arası türk klasiklerine sarmıştım. çalıkuşu, gulyabani, ayaşlı ve kiracıları, semaver, sinekli bakkal, yaban gibi.
18 yaşında üç kemal (yaşar, orhan, tahir) ile tanıştım.
19 yaşında bir hocam tutunamayanlar'dan sorumlu tuttu.
21 yaşında kürk mantolu madonna'yı şarkıcı madonna'dan ayırt edebiliyordum.
sonraki 20 sene boyunca da ayşe kulin'den grange'a, dan brown'dan amin maalouf'a kadar çıkan 'bestseller' kitapları mümkün oldukça okumaya devam ettim.
son 5-6 senedir eskisi kadar iyi bir okuyucu değilim. gözüm çabuk yoruluyor öncelikle. yine de üzerinde konuşulan kitapları takip etmeye çalışıyorum.
bu yüzden buraya kendimi ait bulmuyorum. başkaları okumuş gibi davranıyor olabilir ama ben onların çoğunu gerçekten okudum.
devamını gör...
şeker portakalı. okumayan yoktur herhalde.*
devamını gör...
kitapyurdu'na girin. çok satanlar kategorisindeki ilk 10 kitap size gereken cevabı verecektir.
devamını gör...
tutunamayanlar. birçok evde olduğu gibi bizim de evimizin kitaplığında yer alıyor ama o kitap oraya nasıl geldi ve neden sürekli okumayı planlayıp da bir başka bir kitabı tercih ediyorum hiç bilmiyorum.
devamını gör...
lotr
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"herkesin okumuş gibi davrandığı kitaplar" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim