1.
hipokondriyazis
hipokondriya
kişinin ciddi bir hastalığa yakalanma konusunda aşırı ve gereksiz endişe duyması durumuna verilen isimdir.
hipokondriya
kişinin ciddi bir hastalığa yakalanma konusunda aşırı ve gereksiz endişe duyması durumuna verilen isimdir.
devamını gör...
2.
hipokondriya hastalık fobisidir
oturduğum bu yer, hospitıl kafisidir.
mesela müjdat gezen. hipokondri sahibidir.
-sanki başım mı ağrıyor ya? beyin kanseri olmayayım!?
işte, bir hipokondriyak böyle evham yapar.
bir araz olmadığı halde, hasta olduğuna inanan/düşünen kişi. hastalık hastası.
fr. hypochondrie. eski yunanca kalıntısı.
oturduğum bu yer, hospitıl kafisidir.
mesela müjdat gezen. hipokondri sahibidir.
-sanki başım mı ağrıyor ya? beyin kanseri olmayayım!?
işte, bir hipokondriyak böyle evham yapar.
bir araz olmadığı halde, hasta olduğuna inanan/düşünen kişi. hastalık hastası.
fr. hypochondrie. eski yunanca kalıntısı.
devamını gör...
3.
şu döngüde yaşarsınız bu hastalıkla:
1-) karnım ağrıyor.
2-) karnımın sol tarafı ağrıyor, o hâlde apandisit ağrısı değil.
3-) apandisit ağrısı değil????
4-) google: karın ağrısı neyin belirtisi?
5-) kolon kanseri mi var bende acaba pankreas kanseri mi? yarın onkolojiye randevu mu alsam? öleceğim sanırım. hayatta kalma oranı ne ki? en iyisi her şeye hazır olmak. acile gitsem iyi olur. vasiyet falan mı yazsam? ağrı kötüleşecek gibi. kim bilir nasıl öleceğim.
gibi gibi gibi gibi örnekler çok ama çok fazla olabilir. bu, hastalık sahibi olduğunu düşünme evhamı kadar hastalık kapma evhamı da olabilir.
toplu taşımaya bindiniz, elinizi yıkamadan bir şeyler yediniz. tebrikler, artık influenza bilmem ne kollarını açtı sizi bekliyor. herkesin su içtiği çeşmeden bir bardak su içtiniz. o da ne? karnınız ağrıyor. dizanteri? parazit? rota virüsü? temizliğinden emin olmadığınız bir tuvaleti kullanmak zorunda kaldınız. hepatit? tifo? durun durun, ya açık yaranız vardıysa ve açık yarası olan birisi de orayı kullandıysa ve aynı yere temas ettiyseniz? hiv? frengi?
bulaş yollarını bilmek de bilmemek de bu hastalıkta eşit derecede can sıkıcı. bu hastalığa sahipseniz dahiliye, kardiyoloji, onkoloji ve acil kapılarını aşındırmayın. psikiyatri polikliniğine en yakın zamanda bir randevu oluşturun. bu illetle yaşamak zorunda değilsiniz. hayatınızı mahvediyor ve artık aynaya baktığınızda sadece ölmesine ramak kalmış gibi gözüken bir silüet görüyorsunuz.
1-) karnım ağrıyor.
2-) karnımın sol tarafı ağrıyor, o hâlde apandisit ağrısı değil.
3-) apandisit ağrısı değil????
4-) google: karın ağrısı neyin belirtisi?
5-) kolon kanseri mi var bende acaba pankreas kanseri mi? yarın onkolojiye randevu mu alsam? öleceğim sanırım. hayatta kalma oranı ne ki? en iyisi her şeye hazır olmak. acile gitsem iyi olur. vasiyet falan mı yazsam? ağrı kötüleşecek gibi. kim bilir nasıl öleceğim.
gibi gibi gibi gibi örnekler çok ama çok fazla olabilir. bu, hastalık sahibi olduğunu düşünme evhamı kadar hastalık kapma evhamı da olabilir.
toplu taşımaya bindiniz, elinizi yıkamadan bir şeyler yediniz. tebrikler, artık influenza bilmem ne kollarını açtı sizi bekliyor. herkesin su içtiği çeşmeden bir bardak su içtiniz. o da ne? karnınız ağrıyor. dizanteri? parazit? rota virüsü? temizliğinden emin olmadığınız bir tuvaleti kullanmak zorunda kaldınız. hepatit? tifo? durun durun, ya açık yaranız vardıysa ve açık yarası olan birisi de orayı kullandıysa ve aynı yere temas ettiyseniz? hiv? frengi?
bulaş yollarını bilmek de bilmemek de bu hastalıkta eşit derecede can sıkıcı. bu hastalığa sahipseniz dahiliye, kardiyoloji, onkoloji ve acil kapılarını aşındırmayın. psikiyatri polikliniğine en yakın zamanda bir randevu oluşturun. bu illetle yaşamak zorunda değilsiniz. hayatınızı mahvediyor ve artık aynaya baktığınızda sadece ölmesine ramak kalmış gibi gözüken bir silüet görüyorsunuz.
devamını gör...
4.
en genel adıyla hastalık hastası olma durumu. kişinin bedensel duyumlarını tehdit olarak algılayıp, hemen hemen her şeyi ölümcül bir hastalıkla eşleştirmesi diyebiliriz.
bu konu üzerine makale yazabilecek düzeye geldim. çünkü ben bir hipokondriyakım. bu durum ailemin de anlattığı üzere benim erken çocukluk dönemlerime dayanıyor. her hasta olduğumda neden bu durumu yaşadığımı sorgularmışım. hasta olmaya anlam veremiyormuşum. çocukluğumda sık hasta olduğum dönemler vardı ve anımsadığım kadarıyla şimdiki kadar yoğun olmasa da anksiyete belirtileri gösteriyordum.
en son terapi aldığım psikologla çalışırken, acaba hasta olmak ve hastaymış gibi hissetmek bir ilgi görme açlığından mı kaynaklanıyor sorgulamasını bile yaptım kendimde. çünkü çocuklar hasta olunca anneleri onlarla daha çok ilgilenir bu genel geçer bir gerçektir. acaba dedim şu yaşımda bile özellikle annemin ilgisine ihtiyaç duyduğum için mi kendimi sürekli hasta hissediyorum. bu konuda henüz net bir kanıya varamadım ama tam olarak ondan kaynaklandığını düşünmüyorum.
dediğim gibi çocukluğumdan beri var olan bu durum, son birkaç yıldır yaşam kalitemi etkileyecek boyutlara ulaştı. özellikle annem kanser teşhisi aldıktan sonra ciddi anlamda tetiklendim ve bu yaşadığım kaygı durumunun yalnızca “sağlık kaygısı” olmadığına kanaat verdim. bahsettiğim kaygı zaman zaman hepimizde olan insani bir kaygı. ancak geçici ve doktora gitmeyle sonuçlandığında tatmin edici oluyor. fakat ben doktora gitsem de asla tatmin olmuyorum.
yaptırdığım tahlillerde yanlışlık olabileceğini, muhakkak bir şeyim olduğunu ve doktorların bunu göremediğini düşünüyorum. o kadar şiddetli boyutlardaki kaygı düzeyim, vücudumdaki herhangi bir ağrıdan kaynaklanıp, kaygı düzeyim arttıkça ağrıyı besleyen bir döngü haline geliyor.
birkaç senedir kafamdan geçen düşünceler; kesin ölümcül bir hastalığım var ve yakında öleceğim minvalinde. sürekli internette araştırmalar yapmaktan tıbbı terminolojiye hakim biri oldum. latincem epey gelişti. rastgele karşıma çıkan haberlerde ise direkt gözüm “kalp krizi belirtileri, ölüm riski, ani bilinç kaybı” gibi kelimeleri seçiyor ve bu haberi tesadüfen görmediğimi düşünüp, bir mesaj olarak algılıyorum.
spesifik bir örnekle susup gideceğim.
hipokondriya durumum özellikle kardiyovasküler üzerinde yoğunlaşmış durumda. son birkaç yıl içerisinde çeşitli sebeplerden ötürü ekg/ eko gibi kalpte belirgin bir sorun varsa ilk etapta fikir verebilecek şeyler çektirdim. keza geçtiğimiz aylarda iki kez cerrahi operasyon geçirdim başka bir sebepten. ancak kimse bana “kalbinizde şu şu sorun var” gibi bir şeyle gelmedi. elbette tatmin olmadım. çünkü sebebini asla anlayamadığım şekilde kalbimde şiddetli ağrılar oluyor ve hatta şu anda da o ağrıdan var. (şunu da sırf kafam dağılsın, odağım değişsin diye yazmaya başladım.) geçirdiğim ameliyatlar için aneztesi gereği yine ekg/ eko çektirdim ve ameliyata mani bir durum olmadı yine. en son geçtiğimiz yaz kalp krizi geçirdiğimden emin bir şekilde acile gittiğimde kan tahlili ve ekg sonucu doktor yanıma gelip “sapasağlamsın, gidebilirsin” demişti. o an “emin misiniz? bir daha bakın muhakkak bir şey var” diyesim geldiyse de susup eve gitmiştim.
birkaç gündür yine yoğun ve şiddetli ağrım var ve bence bunun tek açıklaması muhakkak ve muhakkak bir kardiyovasküler hastalığım olduğu. hatta az evvel yatıp kalp krizi geçirip ölmeyi bekledim. ölmedim. ama belki birazdan ölürüm bilemeyiz.
işte böyle. ne kadar zor ve s**indirik bir durum olduğunu ekstra belirtmeme gerek yok sanırım.
konudan bağımsız; bir arkadaşımın önerisiyle bio enerji uzmanı olduğunu iddia eden bir kadından randevu aldım yarın için. denemediğim bir b*k o kalmıştı çünkü. bakalım bana şifa olabilecek mi. işi zor doğrusu.
neyse. sağlıklı günler diliyorum.
bu konu üzerine makale yazabilecek düzeye geldim. çünkü ben bir hipokondriyakım. bu durum ailemin de anlattığı üzere benim erken çocukluk dönemlerime dayanıyor. her hasta olduğumda neden bu durumu yaşadığımı sorgularmışım. hasta olmaya anlam veremiyormuşum. çocukluğumda sık hasta olduğum dönemler vardı ve anımsadığım kadarıyla şimdiki kadar yoğun olmasa da anksiyete belirtileri gösteriyordum.
en son terapi aldığım psikologla çalışırken, acaba hasta olmak ve hastaymış gibi hissetmek bir ilgi görme açlığından mı kaynaklanıyor sorgulamasını bile yaptım kendimde. çünkü çocuklar hasta olunca anneleri onlarla daha çok ilgilenir bu genel geçer bir gerçektir. acaba dedim şu yaşımda bile özellikle annemin ilgisine ihtiyaç duyduğum için mi kendimi sürekli hasta hissediyorum. bu konuda henüz net bir kanıya varamadım ama tam olarak ondan kaynaklandığını düşünmüyorum.
dediğim gibi çocukluğumdan beri var olan bu durum, son birkaç yıldır yaşam kalitemi etkileyecek boyutlara ulaştı. özellikle annem kanser teşhisi aldıktan sonra ciddi anlamda tetiklendim ve bu yaşadığım kaygı durumunun yalnızca “sağlık kaygısı” olmadığına kanaat verdim. bahsettiğim kaygı zaman zaman hepimizde olan insani bir kaygı. ancak geçici ve doktora gitmeyle sonuçlandığında tatmin edici oluyor. fakat ben doktora gitsem de asla tatmin olmuyorum.
yaptırdığım tahlillerde yanlışlık olabileceğini, muhakkak bir şeyim olduğunu ve doktorların bunu göremediğini düşünüyorum. o kadar şiddetli boyutlardaki kaygı düzeyim, vücudumdaki herhangi bir ağrıdan kaynaklanıp, kaygı düzeyim arttıkça ağrıyı besleyen bir döngü haline geliyor.
birkaç senedir kafamdan geçen düşünceler; kesin ölümcül bir hastalığım var ve yakında öleceğim minvalinde. sürekli internette araştırmalar yapmaktan tıbbı terminolojiye hakim biri oldum. latincem epey gelişti. rastgele karşıma çıkan haberlerde ise direkt gözüm “kalp krizi belirtileri, ölüm riski, ani bilinç kaybı” gibi kelimeleri seçiyor ve bu haberi tesadüfen görmediğimi düşünüp, bir mesaj olarak algılıyorum.
spesifik bir örnekle susup gideceğim.
hipokondriya durumum özellikle kardiyovasküler üzerinde yoğunlaşmış durumda. son birkaç yıl içerisinde çeşitli sebeplerden ötürü ekg/ eko gibi kalpte belirgin bir sorun varsa ilk etapta fikir verebilecek şeyler çektirdim. keza geçtiğimiz aylarda iki kez cerrahi operasyon geçirdim başka bir sebepten. ancak kimse bana “kalbinizde şu şu sorun var” gibi bir şeyle gelmedi. elbette tatmin olmadım. çünkü sebebini asla anlayamadığım şekilde kalbimde şiddetli ağrılar oluyor ve hatta şu anda da o ağrıdan var. (şunu da sırf kafam dağılsın, odağım değişsin diye yazmaya başladım.) geçirdiğim ameliyatlar için aneztesi gereği yine ekg/ eko çektirdim ve ameliyata mani bir durum olmadı yine. en son geçtiğimiz yaz kalp krizi geçirdiğimden emin bir şekilde acile gittiğimde kan tahlili ve ekg sonucu doktor yanıma gelip “sapasağlamsın, gidebilirsin” demişti. o an “emin misiniz? bir daha bakın muhakkak bir şey var” diyesim geldiyse de susup eve gitmiştim.
birkaç gündür yine yoğun ve şiddetli ağrım var ve bence bunun tek açıklaması muhakkak ve muhakkak bir kardiyovasküler hastalığım olduğu. hatta az evvel yatıp kalp krizi geçirip ölmeyi bekledim. ölmedim. ama belki birazdan ölürüm bilemeyiz.
işte böyle. ne kadar zor ve s**indirik bir durum olduğunu ekstra belirtmeme gerek yok sanırım.
konudan bağımsız; bir arkadaşımın önerisiyle bio enerji uzmanı olduğunu iddia eden bir kadından randevu aldım yarın için. denemediğim bir b*k o kalmıştı çünkü. bakalım bana şifa olabilecek mi. işi zor doğrusu.
neyse. sağlıklı günler diliyorum.
devamını gör...
5.
zakkum'un konuyla ilgili güzel bir şarkisı var tavsiye edilir
devamını gör...