1.
ailelerin ocağına incir ağacı diken bir oyuncak araba markası. araba modellerinin fiyatları minimum 10 tl den başlıyor ve yüzlerce çesidi var. gözümün nuru canım evladım koleksiyonunu yapıyor. bir de oyun setleri var ve bu meretlerin fiyatları ise ortalama 150-200 tl den başlıyor. oyuncak mağazalarına girdiğimizde oğlumuz depar atarak hot wheels reyonuna koşarken bizde babasıyla birlikte tarlası yanmış emmi oturuşuyla yere çöküyoruz.
devamını gör...
2.
çocuklarınız her şeyi anlayacak olgunluktadır. onları tv, tablet başında reklamlara maruz bırakırsanız rafta görünce satın almanız için yaygara çıkartırlar. ama çocuklarınıza bunlarla oynadıktan sonra ne yapacaklarını sorun, bunu gerçekten satın almalı mıyız, neden buna ihtiyaç duyuyorsun, gerçekten seviyor musun yoksa sevdiğini mi sanıyorsun gibi gibi..
bide çocuklar çok kapsamlı düşünemez. bu sorularla kafasını karıştırıp en sonunda ona iki seçenek sunmanız gerekir.
-kerimsu bak ya şimdi hot wheels araba alırız ya da birlikte hamburger menü yiyebiliriz. sen karar ver?
eğer çocugunuzu bencil biri yapmadıysanız daha kapsayıcı olan seçeneği seçecek. eğer çocugunuzu kendinizden uzaklaştırmışsanız ve sizinle vakit geçirmekten keyif almıyorsa bencilce kararlar verecek.
bu sistem gerçekten çocugunuzu tanımaya ve onun karakterini çözmeye yarıyor.
bide çocuklar çok kapsamlı düşünemez. bu sorularla kafasını karıştırıp en sonunda ona iki seçenek sunmanız gerekir.
-kerimsu bak ya şimdi hot wheels araba alırız ya da birlikte hamburger menü yiyebiliriz. sen karar ver?
eğer çocugunuzu bencil biri yapmadıysanız daha kapsayıcı olan seçeneği seçecek. eğer çocugunuzu kendinizden uzaklaştırmışsanız ve sizinle vakit geçirmekten keyif almıyorsa bencilce kararlar verecek.
bu sistem gerçekten çocugunuzu tanımaya ve onun karakterini çözmeye yarıyor.
devamını gör...
3.
yaş için bir kriteri olmayan, daha çok olgun insanların peşinden koştukları ve müptelası oldukları oyuncak. nerelerden, ne imkanlarla, nelerin peşinden koşulduğunun canlı şahidiyim. uygun bir şeylere hayır demem.
devamını gör...
4.
fena çok fena! aslında bizim ufaklık açısından değil, tamamen benden mütevellit bu durum. serde koleksiyonculuk var. yani dayanamıyorsunuz, topluyorsunuz zaten, çocuğa niye musallat edersin ki bu huyu. ama bazen faydası da olmuyor değil. eski magic kartlarım çok fena değerlenmiş. eski desteler var bende, bazıları bulunmuyormuş filan, ilginç rakamlar dönüyor ortalıkta. keseye faydası yok. tek faydası zihinsel anlamda oluyor. ''benim kartlar da değerlenmiş yahu!'' deyip gerine gerine evi turluyorum. satamıyorum ki, lanet bir şekilde aramızda bağ oluşuyor. hepsinin anısı var. * tabi böyle durumlarda bana sorulan ilk soru şu oluyor; manyak mısın? evet, isabetli bir teşhis, teşekkür ederim. neyse mevzu yine çetrefilli bir hale gelecek. burada durayım. konuya döneyim.
ben bu arkadaşları önce tek tek almaya başladım, bizim küçük tosbağaya. maksat hediye olsun, kerata keyiflensin. sonra günlük rutine dönüştü. ''baba hat viyils almış'' nidaları ile başlayan süreç, sonrasında bizimkinin bunları tek tek, güzelce otoparkına yerleştirmesiyle sonuçlanmaya başladı. arkasından her arabayı farklı rutinlerde park etmeye başladık. bir de kuralcı kerata! birinin yeri değişince kıyamet kopuyor. 2,5 yaşındaki çocuğa hafıza-i beşer nisyan ile maluldür evladım diyemiyorsunuz. sonra hoplatmalar, zıplatmalar, rampalardan uçurmalar derken farklı bir sürece girdik. baktım ki, ben de en az bizimki kadar keyif alıyorum; arabalar uçtukça çığlık atıyor bizimki, alkış kıyamet gırla. bende patlatıyorum kahkahayı. bildiğiniz oyun ortağı olduk. uzaktan kumandalı arabaların falan pabucu dama atıldı. varsa yoksa hat viyils. birlikte dışarı çıktığımızda ilk işimiz, bizde olmayan arabalardan almak oluyor. birlikte seçiyoruz. ama öyle toplu alımlar yapmıyoruz. muhakkak bir seçenek koyuyorum önüne, kerata nasıl başarıyorsa başarıyor, hep benim beğendiğimi seçiyor, onu alıp çıkıyoruz. nokta atışı yapıyor resmen. böyle giderse eşim kuvvetle muhtemel isyan bayrağını göndere çekecek. yarıya kadar çekti zaten. işin saygı duruşu kısmındayız. önümüzdeki süreç uzun ve meşakkatli, bayağı bir eksiğimiz var ve biz muhakkak onları tamamlamalıyız. * o miktarda bir minyatür araba kalabalığı takdir edersiniz ki eşimin gözüne ziyadesiyle batmaya başladı. * ciddi bir tehlike altındayız ama korktuğumuzu belli etmiyoruz. cesaretle ve inatla araba almaya devam ediyoruz.
aslında savunma argümanım hazır; ''çocuğun genetiğinde var koleksiyonculuk, benim bu konuda hiçbir suçum yok!'' deyip işin içinden sıyrılacağım. yani planlarım bu yönde. fakat bu plan tutmayabilir, karşı argüman bombardımanına maruz kalıp, dinozorların neden yok olduğu mevzusunu tartışırken bulabilirim kendimi. (bkz: kadınların tartışmalarda mantıklı argümanlar sunmaması/@ateist kaplumbağa) ona şurada değinmiştim. *
sonuç olarak, bu hat viyils işi bizim beka meselemiz haline geldi. ya var olacağız! ya haritadan silineceğiz! o yüzden şanlı direnişimizi devam ettirmeyi düşünüyoruz. figürler, oyun kartları, masa oyunları, kitaplar, dergiler, plaklar derken başımıza bir de bu illet çıktı. vallahi düşman başına. biz yandık siz yanmayın diye yazıyorum bunları. durduramıyoruz içimizde akan coşkun seli. umarım arabaların başına bir şey gelmez. küçük tosbağa ile çok emek verdik biz bu işe. resmen baş koyduk. tosbağa hanımın gazabından çok korkuyoruz, çok... *
hat viyils tanrıları bizi korusun ve kollasın...
ben bu arkadaşları önce tek tek almaya başladım, bizim küçük tosbağaya. maksat hediye olsun, kerata keyiflensin. sonra günlük rutine dönüştü. ''baba hat viyils almış'' nidaları ile başlayan süreç, sonrasında bizimkinin bunları tek tek, güzelce otoparkına yerleştirmesiyle sonuçlanmaya başladı. arkasından her arabayı farklı rutinlerde park etmeye başladık. bir de kuralcı kerata! birinin yeri değişince kıyamet kopuyor. 2,5 yaşındaki çocuğa hafıza-i beşer nisyan ile maluldür evladım diyemiyorsunuz. sonra hoplatmalar, zıplatmalar, rampalardan uçurmalar derken farklı bir sürece girdik. baktım ki, ben de en az bizimki kadar keyif alıyorum; arabalar uçtukça çığlık atıyor bizimki, alkış kıyamet gırla. bende patlatıyorum kahkahayı. bildiğiniz oyun ortağı olduk. uzaktan kumandalı arabaların falan pabucu dama atıldı. varsa yoksa hat viyils. birlikte dışarı çıktığımızda ilk işimiz, bizde olmayan arabalardan almak oluyor. birlikte seçiyoruz. ama öyle toplu alımlar yapmıyoruz. muhakkak bir seçenek koyuyorum önüne, kerata nasıl başarıyorsa başarıyor, hep benim beğendiğimi seçiyor, onu alıp çıkıyoruz. nokta atışı yapıyor resmen. böyle giderse eşim kuvvetle muhtemel isyan bayrağını göndere çekecek. yarıya kadar çekti zaten. işin saygı duruşu kısmındayız. önümüzdeki süreç uzun ve meşakkatli, bayağı bir eksiğimiz var ve biz muhakkak onları tamamlamalıyız. * o miktarda bir minyatür araba kalabalığı takdir edersiniz ki eşimin gözüne ziyadesiyle batmaya başladı. * ciddi bir tehlike altındayız ama korktuğumuzu belli etmiyoruz. cesaretle ve inatla araba almaya devam ediyoruz.
aslında savunma argümanım hazır; ''çocuğun genetiğinde var koleksiyonculuk, benim bu konuda hiçbir suçum yok!'' deyip işin içinden sıyrılacağım. yani planlarım bu yönde. fakat bu plan tutmayabilir, karşı argüman bombardımanına maruz kalıp, dinozorların neden yok olduğu mevzusunu tartışırken bulabilirim kendimi. (bkz: kadınların tartışmalarda mantıklı argümanlar sunmaması/@ateist kaplumbağa) ona şurada değinmiştim. *
sonuç olarak, bu hat viyils işi bizim beka meselemiz haline geldi. ya var olacağız! ya haritadan silineceğiz! o yüzden şanlı direnişimizi devam ettirmeyi düşünüyoruz. figürler, oyun kartları, masa oyunları, kitaplar, dergiler, plaklar derken başımıza bir de bu illet çıktı. vallahi düşman başına. biz yandık siz yanmayın diye yazıyorum bunları. durduramıyoruz içimizde akan coşkun seli. umarım arabaların başına bir şey gelmez. küçük tosbağa ile çok emek verdik biz bu işe. resmen baş koyduk. tosbağa hanımın gazabından çok korkuyoruz, çok... *
hat viyils tanrıları bizi korusun ve kollasın...
devamını gör...
5.
