ne yapacaksa artık. bir çok arkadaşım utana sıkıla işçi, inşaatçı, işsiz vs demişti. utanılacak birşey değildi asla ama çocuk aklı olsa gerek. asıl bit yeniği öğretmenin başından çıkıyor. ne oldu hocam? o işçi, işsiz çocuklarına bir yardımının mı bulundu? hayır.

senin niyetin tamirci çocuğu çıkarda tamir işlerini beleşe ona yaptırırım, kasap çocuğu çıkarda 300 500 gram fazla et koyar. doktor hemşire çocuğu çıkarda sağlık işlerinde onun anasına babasına danışırım. diş doktoru olur inşallah daha ucuza beyazlatirim derdindesin.

ben her zaman ithalat ve ihracat yapan tekstil fabrikası sahibi babam için tekstil işçisi dedim ve bize musallat olmasından kaçındım.
devamını gör...
babam polis olmasına rağmen devlet memuru derdim.

babam; polis olduğumu söyleme bir de onlarla uğraşmayalım demişti. ne demek istediğini çok sonra anladım.
devamını gör...
daha çok küçükken farketmiyor insan belki de ama birçok kişiye ne kadar da travmatik bir soruymuş. babası olmayanı, terkedeni, vefat edeni mi dersin, toplumda imrenilerek bakılan bir mesleğe sahip olamayanı mı. hala soruyorlar mı acaba?
devamını gör...
sormaması gerekir, ya da tüm öğrencilerin içinde sormaması gerekir.
devamını gör...
bazı hocalar sanki ortaklık teklifi verecekmiş gibi en ince ayrıntısını isterlerdi asla kurtulamazdık ne iş yaptığını hangi kulvarlarda bulunduğunu söyletirdi gel de 1. sınıf aklıyla anlat!
devamını gör...
ilkokul çocuğu ne anlar işte övünerek babamın mesleğini söylerdim. sınıftaki çoğunun babası da ya işsizdi ya da düşük standartlı* bir meslek sahibiydi. babamdan ötürü bana imrenmeleri de hoşuma giderdi. hocalar sorsun isterdim hatta.

4 - 5. sınıfta anlayabilmiştim anca ne kadar kötü bir soru olduğunu. babasının mesleğini söylerken çekinenleri fark etmiştim her seferinde babası olmadığını söylemek zorunda kalanları fark etmiştim. işte o zaman çok kızmıştım soran hocalara.
devamını gör...
yakından uzağa ilkesi- dersler esnasında ailenin mesleğine atıf yapmak öğrenci/öğrenciler için daha kalıcı öğrenme sağlar.
okul-aile ilişkisi- konular/olaylar ile ilgili uzman davet etmekte kullanılır. madenler ile ilgili konu anlatıyorsanız annesi/babası/dedesi/ninesi/amcası/teyzesi maden mühendisi birisini derse davet ederseniz öğrenci için motivasyon kaynağı olur, tavsiye edilir.

"ama olmayanlar ne olacak?" sorusuna yönelik de burada öğretmenin becerisi devreye girer. olmayanı da bir şekilde yakalayıp onun sahip olduğu kısmı yüceltir.

burada temel sorun öğretmenin etik ve ahlaklı davranmasıdır. çıkar sağlamak için yapıyorsa eğer net konuşacağım "karaktersizdir."


bir arkadaşım öğrencilerine sorarken bir öğrenci "babam devlet memuru." demiş, bu da merak edip dosyayı okuyunca babanın teşkilattan olduğunu öğrenmişti. bu soruyu sormayı bıraktığı gün olmuştu.
devamını gör...
sanki çok gerekli bir bilgi gibi soruyorlar. babası vefat etmiş veya yanında olmayan çocukları incitmek dışında bir şey değildir. gereksizdir.
devamını gör...
babamın işsiz olduğu bir dönemde yaşamıştım bunu yeni gelen ögretmen ne iş yaptığını değil nerede çalıştığını sormuştu, sehirdeki büyük fabrikalarin adini duyunca gözleri parliyordu resmen babam şu an işsiz diye sınıfın ortasında söylemeye utanınca -ki şimdiki aklım olsa asla utanmazdim- tenefüste ağlayarak itiraf etmiştim yalan söylediğimi eğitim hayatımda tanıştığım onca öğretmen arasında hala bir tek ondan nefret ederim.
devamını gör...
keşke seçebildiğimiz şeyleri sorsalar.
belki daha az yara alırdık.
çok varsıl olsa, zaten o okulda eğitim görmez özel okulda okurdu.
hobilerini, hayallerini, sevdiği renkleri, canlıları, cevabı kimseyi üzmeyecek sorular sormak bu kadar zor mu?
baban ne ? serbest meslek
annen. ev hanımı.
ev' le evlendi türkiyedeki kadınlar.
devamını gör...
bu soruyu bana da soracaklarını bildiği için babam şöyle söylememi tembihlemişti “sizi ilgilendirmiyor babamın ne iş yaptığı çok merak ediyorsanız eve buyrun o anlatır”
devamını gör...
eğitim hayatımın ilk 4 senesinde ki değerli öğretmenim * sormazdı.bilirdi durumu ve kimseye sormazdı.
sonra ki geçtiğimde sorarlardı. işsiz diyemezdim, mesleğini söylerdim ama işsiz diyemezdim.
şimdi geriye dönüp bakıyorum da çocuk aklı diyorum. şimdi olsa haykırırdım.
devamını gör...
meb, bu tür soruları engellemek için, dönem ortasında öğrencilere "öğrenci tanıma formu" adında bir form dağıtıyor ve doldurmalarını istiyor. ancak pek işe yaradığını söyleyemem.

arkadaşlar arasındaki sınıf farklarını ortaya dökmekten başka bir işe yaramayan sorudur. yarası olan çocukları rencide eder, kalbinde hayatı boyunca geçmeyecek yaralar açar. hoca da muhtemelen adamına göre muamele yapmak için sormakta.*
böyle eğitim sistemine, böyle öğretmenler yakışırdı.
devamını gör...
acun ılıcalı ile bir bağlantısı bulunan öğretmendir.
devamını gör...
lise sona kadar sormuşlardı bize. sinir bozucu bir şey 18 yaşındaki öğrencilere de sorulmaz yani babanın işi.
devamını gör...
"eğitimci" kimliği taşıyan bir insana asla yakıştırmadığım bir davranış. işsiz olabilir, maddi olarak alt sınıfta yer alan bir alanda çalışıyor olabilir. insanları neden eziyorsun sen? her şeyden önce babası olmayabilir... insanları neden acıları ile yüzleştiriyorsun?
orta okulda benim zihinsel engelli bir arkadaşım vardı. babası da bedensel engelliydi ayakları tutmuyor tekerlekli sandalye kullanıyordu. bu soru her sorulduğunda, benim canım iki defa yanardı. benim ilk okul zamanımda babam bir dönem işsizdi. zaten eve para girmiyor okula alacak defter kalem parası bile yok o durumda "babam işsiz" diyordum. daha sonra hammallık yapmaya başladı. demircilerde çalıştı. her defasında bu soru bana gelmesin diye dua ederdim utandığım için. ama bir de o engelli arkadaşımı düşünün. bu soruya "babam engelli çalışamıyor" diyordu ve çoğu zaman sesinin kısıldığını fark ederdim. soru sırası diğer arkadaşa geçtiği zaman bu zihinsel engelli arkadaşımın gözleri dolardı. ben diğer arkadaşlarımın babası çalışıyor benim babamın işi yok diye üzülürken, zihinsel engelli arkadaşım "herkesin babasının ayakları var yürüyor benim babam yürüyemiyor" diye üzülürdü. bu olayı bana, zihinsel engelli arkadaşıma ve diğer tüm çocuklara yaşatan hiçbir öğretmene hakkımı helal etmiyorum...
not: o dönem çok küçüktüm hiçbir şeyin farkında değildim utanıyordum ama şimdi sırtında demir taşıyıp beni okutan o adamla gurur duyuyorum.
devamını gör...
sahi ne gereksiz bir şeydi bu ya.
devamını gör...
utana sıkıla inşaat ustası derdim, şimdi sorulmasa bile fırsatını bulduğum anda gururla söylüyorum.
devamını gör...
bir eğitimcinin ne kadar “eğitimsiz” olduğunun kanıtı. sonuçta bunlar daha çocuk birbirlerini ailelerinin mesleği üzerinden bile ayrıştırabilirler veya en kötüsü o çocuğun babası ya da annesi ölmüş olabilir. bu onun için nasıl bir acı farkında mısınız? umarım öğretmenler bu soruyu sormayı bırakır.
devamını gör...
ilkokulu okuduğum okul köy okuluydu. polis, asker, memur ve köyde çalışanların çocukları vardı. hatırladığım kadarıyla uzak köyden gelenler için pansiyonda vardı. bizim öğretmenimiz 1. sınıfta bu soruyu sormuştu. daha sonra babasının meslekleri iyi olanları bir sıraya orta hallileri bir sıraya işsiz ya da daha az gelirlileri bir sıraya oturtmuştu. o zaman anlamamıştım ne olduğunu.
hatta aklımda kalan çok kötü bir şey var. maddi durumu iyi olmayan öğrencilere yardım geliyordu. bizim öğretmen müsveddesi maddi durumu iyi olmayanları tahtaya çıkartıp takı töreni yapar gibi gelen eşyaları arkadaşlarımıza vermişti. onların bakışlarındaki kırgınlığı hiç unutamadım.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"ilkokulda babanın mesleğini soran öğretmen" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim