kadın botu koklamak
başlık "türkiye büyükşehir belediyesi" tarafından 24.11.2025 16:52 tarihinde açılmıştır.
1.
ayakla ilgili her fetişin iğrenç olması.
başlık başıma. niye kaçtın yazar? ne ayak?
başlık başıma. niye kaçtın yazar? ne ayak?
devamını gör...
2.
ayak fetişini bir nebze anlarım ancak buna tarantino bile burun kıvırır.
devamını gör...
3.
topuksuz 177 cm sena nick'li hesabın bot olduğunu söylüyorlar (ki ben bilmem, öyle diyorlar yani). onu koklamak gibi mi mesela? *
devamını gör...
4.
ne kadar salak salak sorular bunlar.
devamını gör...
5.
(bkz: montla sıç)
devamını gör...
6.
olm memesi var bu işin.. bilemedin poposu var olmadı bacak , sırt vs... neden ayak veya ayakla ilgili değişik şeyler..
o değil de bunlar hangi uzuvlarını kullanacak onu da bilmiyorlar.. koklamakmış.. pehh
o değil de bunlar hangi uzuvlarını kullanacak onu da bilmiyorlar.. koklamakmış.. pehh
devamını gör...
7.
ortaokul lise dönenim, tam bir ergenlik giriş gelişme sonuç yılları.
alnımdaki ergenliklerin ilk aşkı müjdelemesi gerekirken ben köroğlu kundurada yer yer bally yer yer cila yer yer boya bazen kösele bazen deri bazen vinleks ama bolca da sizin bot dediğiniz, bizim meslekte zenne çizme diye tabir ettiğimiz esasında boğazlı deri içi yünlü yada astarlı kışlık avrat ayakkabısı kokluyordum.
özellikle alayım elime, dayayayım burnuma, oyyyşşşş şunun kokusunu iyice ciğerime çekeyim çeşidi bir fetiş söz konusu değildi, mesleki zorunluluk.
gerçi o dönemler herhangi bir fetiş söz konusu değildi, insanlar insan gibi sevişiyordu, kadınların bakılması ve ilgilenilmesi gereken yerleri dışındaki uzuvları henüz popüler değildi. yani default seleksiyon göt ve meme arkadaşım buydu fetiş, 2004 yılına kadar türkiye cumhuriyeti nde hiçbir kadının ayağı yalanmadı yada donu, botu, atleti koklanmadı.
ayakkabıcıya gelen müşteri kadınlar botlarını ve çizmelerini çıkarmakta zorlanırlardı. özellikle kağıthane bölgesinde kadınlar ortalama 36,5 ayak numarasına ancak tombul ayaklara sahiptirler. başka bir bot yada çizme deneyecekleri zaman ben yardımcı olurdum, bir elimle topuğundan diğer elimle üstünden kavradığım botu müşteri hanımefendinin gözlerine bakarak asla onu sarsmadan veya zorlamadan tereyağı gibi çıkartırdım.
botu çektiğimde ayaktan çıkan botun kokusu anında ortama yayılırdı. beyaz tenli kadınların ayakları rahatsız edici kokmazdı, sarışınlar daha keskin ve kısmen dikkat çekici kokarken, esmer hanımların botları ziyadesiyle kötü kokardı. bu belki bana böyle gelmiştir ancak yüzlerce bot çıkardım ve esmer hanımların ayaklarının daha kötü koktuğundan istatistiksel ve tecrübe olarak son derece eminim.
tabi ki giydikleri çorap, yedikleri içtikleri, yürüdükleri herşey bir çarpan bu konuda ama ayakkabıyla olan ilgisi şu; deri botlar daha natürel kokarken vinleks olanlar ayağı fırınlayarak kokunun sentetik bir hal almasına sebep olur, çöpümsü bir koku.
bu kadar yeter gerisi mesleki sır çünkü, bizim de kundurrat yeminimiz var, 200 yıldır her ayakkabıcı bu yemini eder ve loncaya bağlılık bildirir, yanlış birşey yaparsam kalbime fantazi zenne ayakkabının ince 9 cm topuğunu sokarak infaz edebilirler
alnımdaki ergenliklerin ilk aşkı müjdelemesi gerekirken ben köroğlu kundurada yer yer bally yer yer cila yer yer boya bazen kösele bazen deri bazen vinleks ama bolca da sizin bot dediğiniz, bizim meslekte zenne çizme diye tabir ettiğimiz esasında boğazlı deri içi yünlü yada astarlı kışlık avrat ayakkabısı kokluyordum.
özellikle alayım elime, dayayayım burnuma, oyyyşşşş şunun kokusunu iyice ciğerime çekeyim çeşidi bir fetiş söz konusu değildi, mesleki zorunluluk.
gerçi o dönemler herhangi bir fetiş söz konusu değildi, insanlar insan gibi sevişiyordu, kadınların bakılması ve ilgilenilmesi gereken yerleri dışındaki uzuvları henüz popüler değildi. yani default seleksiyon göt ve meme arkadaşım buydu fetiş, 2004 yılına kadar türkiye cumhuriyeti nde hiçbir kadının ayağı yalanmadı yada donu, botu, atleti koklanmadı.
ayakkabıcıya gelen müşteri kadınlar botlarını ve çizmelerini çıkarmakta zorlanırlardı. özellikle kağıthane bölgesinde kadınlar ortalama 36,5 ayak numarasına ancak tombul ayaklara sahiptirler. başka bir bot yada çizme deneyecekleri zaman ben yardımcı olurdum, bir elimle topuğundan diğer elimle üstünden kavradığım botu müşteri hanımefendinin gözlerine bakarak asla onu sarsmadan veya zorlamadan tereyağı gibi çıkartırdım.
botu çektiğimde ayaktan çıkan botun kokusu anında ortama yayılırdı. beyaz tenli kadınların ayakları rahatsız edici kokmazdı, sarışınlar daha keskin ve kısmen dikkat çekici kokarken, esmer hanımların botları ziyadesiyle kötü kokardı. bu belki bana böyle gelmiştir ancak yüzlerce bot çıkardım ve esmer hanımların ayaklarının daha kötü koktuğundan istatistiksel ve tecrübe olarak son derece eminim.
tabi ki giydikleri çorap, yedikleri içtikleri, yürüdükleri herşey bir çarpan bu konuda ama ayakkabıyla olan ilgisi şu; deri botlar daha natürel kokarken vinleks olanlar ayağı fırınlayarak kokunun sentetik bir hal almasına sebep olur, çöpümsü bir koku.
bu kadar yeter gerisi mesleki sır çünkü, bizim de kundurrat yeminimiz var, 200 yıldır her ayakkabıcı bu yemini eder ve loncaya bağlılık bildirir, yanlış birşey yaparsam kalbime fantazi zenne ayakkabının ince 9 cm topuğunu sokarak infaz edebilirler
devamını gör...
8.
hay ben sizin açacağınız başlığa.
devamını gör...