yazar: mustafa çiftçi
yayım yılı: 2021
kitap; içten ve samimi bir dille kaleme alınmış, kedi metaforlarıyla örülü deneme-öykülerden oluşuyor. yazar, kedilerin mahmur uykusundan yola çıkarak, insanın iç sızısını, çocukluk özlemini, kalfa kalmış ruhların yarım kalmış hayallerini anlatıyor.
yayım yılı: 2021
kitap; içten ve samimi bir dille kaleme alınmış, kedi metaforlarıyla örülü deneme-öykülerden oluşuyor. yazar, kedilerin mahmur uykusundan yola çıkarak, insanın iç sızısını, çocukluk özlemini, kalfa kalmış ruhların yarım kalmış hayallerini anlatıyor.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "insan olun biraz" tarafından 14.06.2025 22:39 tarihinde açılmıştır.
1.
bir mustafa çiftçi kitabıdır.
yazarın daha önce ah mercimeğim, adem'in kekliği ve chopin ve son olarak da ağlaya ağlaya öldük anam bacım isimli öykü kitaplarını okudum ve bu üç kitap hakkında da birer tanım yazdım. bence üç kitap da çok iyiydi. ancak yazarın denemeleri için aynı şeyi söylemem maalesef ki mümkün değil.
tanıl bora'nın bilgiye dayalı değil de edebi olduğunu söylediği bu denemelerin neredeyse hiçbir bana kesinlikle hiçbir şey ifade etmedi.
taşra yaşamından ülkeye bakarak yazılan bu denemelerin elbette edebi bir değeri vardır. ancak yazarın öykülerindeki o samimi dil bu denemelerde en ufak bir varlık gösterememiş.
gönül dağı isimli insanların çok sevdiği ve benim hiç izlemediğim bir dizinin öyküleri ile ilham kaynağı olmuş ve film yarışmalarında jürilik yaptığını söyleyen bir yazarın bazı konularda bu kadar anlamsız şeyler yazması bana çok tuhaf geldi.
özellikle sabahattin ali ve parasite (film)i ile ilgili yazdığı denemeler bana çok rahatsız edici geldi. elbette aynı fikirde olmak zorunda değiliz ama sinir bozucu bir tarafı vardı bu yazıların.
özetle; öykülerini çok sevsem de denemelerinden hiç haz etmedim.
yazarın daha önce ah mercimeğim, adem'in kekliği ve chopin ve son olarak da ağlaya ağlaya öldük anam bacım isimli öykü kitaplarını okudum ve bu üç kitap hakkında da birer tanım yazdım. bence üç kitap da çok iyiydi. ancak yazarın denemeleri için aynı şeyi söylemem maalesef ki mümkün değil.
tanıl bora'nın bilgiye dayalı değil de edebi olduğunu söylediği bu denemelerin neredeyse hiçbir bana kesinlikle hiçbir şey ifade etmedi.
taşra yaşamından ülkeye bakarak yazılan bu denemelerin elbette edebi bir değeri vardır. ancak yazarın öykülerindeki o samimi dil bu denemelerde en ufak bir varlık gösterememiş.
gönül dağı isimli insanların çok sevdiği ve benim hiç izlemediğim bir dizinin öyküleri ile ilham kaynağı olmuş ve film yarışmalarında jürilik yaptığını söyleyen bir yazarın bazı konularda bu kadar anlamsız şeyler yazması bana çok tuhaf geldi.
özellikle sabahattin ali ve parasite (film)i ile ilgili yazdığı denemeler bana çok rahatsız edici geldi. elbette aynı fikirde olmak zorunda değiliz ama sinir bozucu bir tarafı vardı bu yazıların.
özetle; öykülerini çok sevsem de denemelerinden hiç haz etmedim.
devamını gör...
