komünizm daha çok sosyalizme benziyor. her ikisinde de üretim faktörlerinin sahibi halktır. en önemli fark, üretimin komünizmde ihtiyaca ve sosyalizmde beceriye göre dağıtılmasıdır.

komünizm, özel şahısların üretime sahip olduğu kapitalizmden çok farklıdır. ancak her ikisi de merkezi bir plan oluşturması yönüyle faşizme benzer. faşizm, bireylerin üretim faktörlerini ellerinde tutmalarına izin verir ve birçok ülke komünizmi savuşturmak için faşizme yönelmiştir.
devamını gör...
dün gördüğüm ve yazmak için boş vakit kovaladığım başlık.
öncelikle en temel fark komünizm, sosyalizm ve faşizm birer ideolojiyken kapitalizmin bir ekonomik model olmasıdır. bu çok önemli mi fark mı? günümüzde pek bir önemi olduğunu düşünmüyorum zira kapitalizm tek başına tüm dünyayı domine ediyor. bunun da en temel sebebi kendi hatalarından ders alabilmesidir. yani tıkandığı an şekil değiştirebilir. mesela orta sınıfı yaratması en büyük örneği. peki ideoloji ve üretim modeli arasındaki fark ne? ideoloji aslında bize bir dünya görüşü sunar, bir ideal toplum belirler ve ona ulaşmak için bir rota çizer mesela marx'ın komünist topluma geçişte çizdiği yol haritası. içine ekonomiyi de alır. üretim modeli ise adı üstünde üretimle ilgilidir. ham madenin kimse ait olduğuna, fiyatı neyin belirlemesi gerektiğine, üretim tarzına göre birbirlerinden ayrılırlar. kapitalizme en uygun ideoloji liberalizmdir ve liberalizmin taban tabana zıttı olan muhafazakar bir ideoloji de kapitalist bir ekonomik modele sahip olabilir.
komünizm, sosyalizm ve faşizme dönersek burada da öncelikle şöyle bir fark var. sosyalizm bir meta-ideolojidir. komünizm/marxizm de onun bir yorumudur. faşizmse bir 20. yy ideolojisidir yani meta ideolojilere bir cevap olarak türemiştir. sosyalizm ve komünizm arasındaki fark oldukça karışık, tam olarak anlayabildiğime hala inanmıyorum. bence en temel olay kimin neyden ne kadar faydalandığı. komünizm insanlara temel ihtiyaçlarının tamamını vermekle yükümlü bir devletten bahseder. bunun temelinde de özel mülkiyete karşı 0 toleransı var. sosyalizmse özel mülkiyete bu kadar karşı değil, bir yeri var toplumda. kimsenin sahip olamayacağı tek şey üretim araçları ama mesela kendi eviniz olabilir. komünizmde tüm temel ihtiyaçlar hiçbir karşılık gözetmeden vatandaşlara devlet tarafından verilirken sosyalizmde üretime ne kadar katıldığınız belirleyici olur. bunun temelinde de bence marx var. marx'a göre insanı biricik yapan şey bir şey üretebilme yetisi. dolayısıyla buna sahip olduğundan otomatik olarak üretime katılacağını varsayar.
son olarak faşizmin farkı ne? temel fark sınıf. faşistler sosyal sınıfsal ayrıma taparlar diyebiliriz. aryanlık üzerinden oluşturdukları ayrımı hem sosyal olarak hem de ekonomik olarak politikalarla desteklerler. dolayısıyla popülist politikalarının kalbinde bu sınıf mücadelesi vardır tabii onu sosyalistler/komünistler gibi üretim araçları üzerinden tanımlamazlar.
devamını gör...
ideolojik olarak birbirinden farklı olsa bile çoğu konuda benzerlik gösteren devlet anlayışlarıdır. farkı hissedenler ise devletlerin en saf biçimde yaşayan halklarıdır.
devamını gör...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
aslında sosyalizm ve komünizm karşısına koyabileceğimiz ideoloji liberalizmdir. yani "özgürlükçülük". kapitalizm ise bunun içinde ekonomik bir plan olarak karşımıza çıkar.

liberalizmin en önemli özellikleri, kendisinden önceki feodal topluma eleştirel olarak "emeğinizi kime satabileceğinize karar verme" özgürlüğü, mülkiyet özgürlüğü ve görünmez el teorisidir.

ancak liberalizm de görünmez el teorisinin işe yaramaması, tekelleşme(kapitalizm) ve sonucu olarak emeğimi satacak yer bulduğuma şükretmem ile sonuçlanıyor.

sosyalizm için #1586217
devamını gör...
faşizmden alalım, faşizm belirli değerler üzerinden(genellikle devlet-millet-vatan-din) toplumu tekleştiren ve tek bir doğruda buluşturan, mütemadiyen bu tek doğru üzerinden kendini üreten nizamdır. faşizm totaliterdir: bu tek doğru'nun(toplumdaki bağlayıcı unsurun) dışında kalanları da buraya çeker, beceremiyorsa da hedef alır ve toplumun dışına atar. faşizmin iktisadi formasyonu korporatizmdir, kısaca toplumdaki tüm mesleklerin ve iş gruplarının birbiriyle bağlantılı hale getirilmesi, tüm bunların uyum içinde olması. böylece toplumu(ve ekonomiyi) tek elden kontrol etmek kolaylaşacaktır.

kapitalizm'den devam: hiç ineğin yoktur. ineğin olmadığı için de sabah 8-akşam 5 bir işe girersin. işten kazandığın parayla bakkaldan süt alırsın. süt ne ara inekten sağıldı, ne ara kartona dolduruldu, ne ara raflara dizildi, inek niye x kişisinin mülkiyetinde vs vs. bunları oturup düşünüp algılayana kadar bir bakmışsın ki diğer gün başlamış, işinin başına geçersin. hoooop başa döndük. tüm bu süreçler beraberinde yabancılaşmayı getirecektir.

sosyalizm, toplumculuktur. yine ineğin yoktur çünkü inekler tüm topluma aittir. ama yine süt almak için sabah 8-akşam 5 çalışman gerekir... toplum tek tek bireylerden oluştuğu için ve bu toplumun inşasında senin bir iraden olmadığı için, toplumu inşa edenler aslında ineklere sahiptir ama ''her şey toplum için'' falan diyerek bunun üstünü örterler. burada da, -kapitalizmde olduğu gibi,- kendini günden güne üreten bir döngü vardır ve sen bu döngünün içinde toplumun nasıl inşa edildiğini, bu inşadan kimlerin nasıl fayda sağladığını falan sorgulayacak kadar imkan bulamazsın. sorgularsan da akibetin iyi olmaz.

komünizmdeyse artık sınırlar kalkmıştır, toplum da en ufak parçasına kadar dağıtılmıştır. artık toplum yerine gönüllü birlikteliklere dayalı kurdukları komünler(müşterekler) vardır... istediğin bir komün'e katılabilir, yahut gönüllü kişileri bulup yeni bir komün kurabilirsin. bir ineğin olup olmayacağı ise tartışma konusudur.
devamını gör...
2 inek hikayesi vardır belki birisiniz yine de yazayım
2 ineğiniz var :
komünizm : sendeki iki ineği de alır, sana süt verir
sosyalizm : sendeki bir ineği alır, ineği olamayan komşuna verir
faşizm : sendeki iki ineği de alır, sana süt satar
kapitalizm : sendeki bir ineği alıp boğasıyla çiftleştirir ve sürü yetiştirir
devamını gör...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
#3825533
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
belki komünizmle sosyalizm arasındaki ve kapitalizmle faşizm arasındaki farklılıklardan konuşulabilir. ancak bu iki kategori birbirine tümüyle karşıt/düşman anlayışlardır. sayılabilir farklarla anlatılamaz. (fark, benzerler arasında aranmalıdır. bir ötekini tümüyle reddedenler arasında fark değil ancak karşıtlık olabilir.)
devamını gör...
(bkz: aynı bokun laciverti)
devamını gör...
en mantıklısı kapitalizm, sadece revize edilmesi gereken noktaları var. (cezaların, vergilerin vs doğru orantılı artması lazım, keza düşük gelirlilerde ise tam tersi vergi indirimi vs yapılarak rekabet ortamı dengelemeli, aksi halde komunizmdeki tekellik baş gösterir, kalite ve standart düşer. bu nedenle sürekli yeni rakipler olmalı piyasada, küçük esnaf ve şirketler ezilmemeli.
devamını gör...
fasizmin sonu küresel savaşlar
kapştalizm sonu küresel yoksulluk
sosyalizm sonu parti diktatörlüğü
komünizmin sonu sınıfsız mutlu bir toplum

bir de anarsizm var ki o rüya gibi. geleceğin insanı için tabi.
devamını gör...
geçenlerde bir görsel atmıştım bazı arkadaşlar itiraz etmiş o zaman bize de sapla butonuna basmak düşer. *

insan doğasını zerre bilmeden laboratuvar ortamında üretilmiş, teoride pırlanta gibi parlayan ama gerçek hayatta sscb de, kübada,venezüela da, korede, çinde ve hatta marsta bile çalışmayacak o meşhur ideolojik mastürbasyon.

herkes eşittir bir masaldır, sosyalizm, kağıt üzerinde sınıfsız bir toplum vaat ederken; pratiğe döküldüğünde karşımıza devasa, hantal ve her şeye burnunu sokan bir devlet aygıtı çıkarır. tam bu noktada faşizm ile yolları, sanki aynı liseden mezun olmuşlar gibi kesişir.

birey ne ola ki?: her iki sistem de "toplumun ali menfaatleri" uğruna bireyi bir dişli çarkına indirger. faşizm bunu "ulus/ırk" yada “ulus/millet” sosuyla servis eder, sosyalizm ise "proletarya/sınıf" sosuyla. sonuç değişmez: sabah kaçta kalkacağından neyi alkışlayacağına kadar devlet karar verir.

kollektif mallık: ikisinde de devlet bir "tanrı-kurum" haline gelir. farklı sesler korodan çıkarılır, aykırı notalar ise genellikle çalışma kamplarında son bulur.

ekonomik sömürü sosyalizmin ekonomik teorisi, aslında olmayan bir pastayı adilce bölüştürmeye çalışırken pastaneyi yakma hikayesidir.

teşvik mekanizmasının g.te gelmesi: kapitalizm, insanın en ilkel ama en güçlü motoru olan "kendini geliştirme ve daha fazlasına sahip olma" güdüsünü (kâr hırsı) üretim için yakıt olarak kullanır. bir kapitalist, daha iyi bir ayakkabı üretir çünkü daha çok satmak ister. sosyalizmde ise "zaten maaşım aynı, neden daha iyi bir cıvata üreteyim ki?" diyen bir işçinin elinde sistem yavaş yavaş paslanır.

fiyat mekanizması nerede lan allahsız gomünisler: kapitalizmde fiyatlar bir sinyaldir; arz ve talep arasındaki dengenin gps’idir. sosyalizmde fiyatlar merkezden belirlendiği için, sistem kör bir dev gibidir. bir bakarsınız ülkede milyonlarca sol ayak ayakkabısı üretilmiş ama kimsenin giyecek sağ ayakkabısı kalmamış.


kapitalizm kusursuz mu? kesinlikle hayır, hatta bazen oldukça vahşi. ancak bir üstünlüğü var: üretim odaklı olması. kapitalist sistem, "önce o kaynağı yaratalım, sonra (belki) paylaşırız" der. sosyalizm ise "kaynağı nasıl paylaştıracağımızı bulalım" derken, eldeki kaynağı da verimsizlik denizinde boğar.

sosyalizm, bir toplumun tamamını tek bir dev şirkete (devlet) dönüştürmeye çalışır. ancak bu şirketin ne ik departmanı düzgün çalışır ne de ar-ge'si.

20 yılda araba almak: sovyetler'de bir araba almak için 10 yıl sıra beklerdiniz. sonunda aldığınız o lada, 1960'ların teknolojisini 1980'lerde size sunardı. neden? çünkü rekabet yoktu. "daha iyisini yapmazsam batarım" korkusunun olmadığı yerde, teknolojik gelişme sadece askeri sanayiye hapsolur.

kore deneyi: aynı genetik yapıya, aynı dile ve aynı tarihe sahip bir halkı ortadan ikiye böldüler. birine "merkezi planlama" (kuzey), diğerine "vahşi piyasa" (güney) verdiler. bugün biri dünyayı kasıp kavuran akıllı telefonlar ve diziler üretiyor, diğeri ise sadece "büyük lider" fotoğrafları ve kıtlık haberleri. bu, ekonomik teorinin en acımasız sağlamasıdır.

kapitalizm, sadece bir ekonomik sistem değil, aynı zamanda bir "verimlilik takıntısı" dır. peki nasıl bu kadar büyüdü?

sanayi devrimi ve artık değerin yeniden yatırımı: kapitalizmin sırrı, kazandığı parayı yemek yerine onu tekrar makinaya yatırmasıdır. sosyalizmde devlet bu parayı "sosyal yardım" veya "bürokrasi" için eritirken, kapitalist yeni bir fabrika açar.

ölçek ekonomisi: kapitalizm "herkesin bir tane olsun" demez, "herkese ucuza milyonlarca satayım" der. bu hırs, üretimi o kadar devasa boyutlara taşır ki, bugün orta sınıf bir insanın sahip olduğu imkanlar, 200 yıl önceki bir kralın hayal bile edemeyeceği seviyeye gelir.

yaratıcı yıkım: sosyalizmde verimsiz bir fabrika "işçiler işsiz kalmasın" diye 50 yıl boyunca devlet zararıyla ayakta tutulur. kapitalizmde ise verimsiz olan batar, yerine yenisi gelir. acımasızdır ama sistemin taze kalmasını sağlar.

birçok kişi bu ikisini zıt kutuplar sansa da, ekonomi yönetiminde birbirlerinin "aynalı görüntüsü" gibidirler.

şirketçilik ve devletçilik: faşizmde (özellikle mussolini italyası ve nazi almanyası) mülkiyet kağıt üzerinde şahıslardadır ama neyi, ne kadar, hangi fiyata üreteceğinize devlet karar verir. sosyalizmde ise mülkiyet zaten direkt devletindir.

sonuç ikisinde de serbest piyasanın "fiyat sinyalleri" susturulur. devlet, ekonomiyi bir ordu gibi yönetmeye çalışır. ancak ekonomi orduya benzemez; ekonomi daha çok bir ormana benzer. kendi dengesini bulması gerekir, aksi takdirde ağaçlar kurur.
devamını gör...
dünyanın en mutlu ülkeleri sıralamasında, en yüksek eğitim kalitesine sahip ülkeleri sıralamasında, en yaşanılabilir şehirlerin olduğu ülkeler sıralamasında hep kapitalist ülkeler yer alır ama küçük bir detaya sahiptirler. bu ülkelerin tamamında eğitim ve sağlık hizmetleri devlet tarafından verilir ve her vatandaşın bu hizmetlere ücretsiz, eşit şekilde erişim hakkı vardır.
yani sosyalizmin bir sistemde bıraktığı iz ne kadar fazlaysa, o ülkedeki bireyler daha sağlıklı, eğitimli ve mutlu oluyorlar. bu açıdan baktığımızda, mevcut dünya düzeninde toplumların ve bireylerin huzuru için karma ekonomik sistem uygun görünmektedir. zira tam kapitalizme geçildiğinde aynı amerika'daki gibi insanlar sağlık ve eğitim masraflarıyla baş edemez hale gelip sırf tedavi olmak için hapse girmeye çalışabilirlerken; tam sosyalizme geçildiğinde hem kapitalist sistemin hedefi/düşmanı oluyor hem de yozlaşmayı kontrol edemiyorlar.
sosyalizm ve devamında komünizm için insanlık henüz yeterince gelişmedi; kapitalizm için ise yeterince bencil ve vahşi. bu nedenle günümüz dünyasında kapitalizm etkin sistem durumundadır. bundan 500 yıl önce de merkantilizm etkindi çünkü o günün şartları için uygun sistem oydu. sol görüşün zamana ihtiyacı var. dinlerin etkisi azaldıkça ve kapitalizmin gerçek yüzü ortaya çıktıkça, sistemi sorgulayan insan sayısı artacaktır ve bşr noktadan sonra kapitalizmin de sonu gelecektir.
devamını gör...
yağni, kapitalizmi kabul ettiğin zaman erduğan'ın güşlü ve büyüyen türkiye ekonomisini de kabullenmiş oluyorsun.
nufusun % 90 oranı her geçen gün dünü arayarak küçüldüğü halde azınlık bir kısmı büyüyor, o büyüyen kısım ortalamaya vurulduğunda git gide küçülen dev kısmı da büyüyor gösteriyor.

rekabet rekabet... marketler küçük esnaf ve sanatkarı bitirdi, bu kez puşeti bile parayla satmaya başladılar. bir genç hayata başlarken artık üretici olamıyor, esnaflık yapamıyor. ee ne yapacak bu genç? kızların gözü zangin erkeklerde. zangin erkek bu kadar ilgiyi görünce duygusallığını yitirip tuttuğunu beceren bir canavara dönüşüyor.

komanizmde " devlet nasıl olsa bana iş verecek, ne yapsam aynı mağaşı alacağım anlayışı" kapitalist ülkelerle rekabeti engeller.

insanlık olarak bu iktisadi modeller arasında pek fark yok, hepsi de istismarcı ve yıkılmaya mahkum. kapitalizm , üretimin ve ticaretin bir avuç insanın tekeline geçmesi demek. zaman içinde devlet içinde devletleşen bu azınlık gurüh, işçisini ve devletini istismar eder. devleti, sermayesini dışarı aktarmakla tehdit eder, vergi vermez. işsiz gençliği görür işçiye para vermez. 3 kişinin yapamadığı işi bir kişiye yaptırmak ister ve hep genç işçi tutar. devleti borca esir eder, vergiler fayize gider. devletin kaynaklarına yok pahasına çöreklenmek ister. makro sermaye mikro sermayeye muhtaçtır ilkesi gereği mikro sermaye tükendiği için makro sermaye işleyemez ve çöker.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"komünizm sosyalizm kapitalizm ve faşizm arasındaki fark" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim