#netflix filmleri
hintli okçu deepika kumari'nin maddi imkansızlıkların yanında erkek egemen zihniyetle de savaşarak olimpiyat oyunlarında ülkesini temsil etme mücadelesini anlatan 2017 yapımı belgeseldir.
*londra bağımsız film festivali - en iyi belgesel film
*new york film ödülleri - en iyi belgesel film
*new york film ödülleri - en iyi belgesel film
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "insan olun biraz" tarafından 04.12.2022 10:17 tarihinde açılmıştır.
1.
bir uraaz bahl belgeselidir.

belgesel hintli bir okçu olan deepika kumari'nin bu sporda kazandığı başarılar aracılığıyla hindistan'daki cinsiyet ayrımcılığına ve genel umursamazlığa karşı verdiği bireysel savaşı anlatmaktadır. ki bu savaş dünyanın en medeni, en ileri, en gelişmiş, en ilkel, en kapalı toplumlarında da başka alanlarda, başka kadınlar tarafından verilmektedir ve görünen o ki o mücadele bir süre daha devam etmek zorunda kalacaktır.
deepika kumari bir yandan olimpiyatlara hazırlanırken bir yandan da kadınların evden çıkmasını bile yasaklamaya çalışan bir kafa yapısıyla uğraşmaktadır. bu saçma düşünce tarzıyla uğraşmak yetmezmiş gibi bir de hindistan'daki saçma bürokratik ortamdan karşısına dikilir bir duvar gibi.
olimpiyat oyunlarına giderken bir mentor da olması gerektiğini söyleyen başarılı sporcuya bu isteği karşılığında üç hükümet görevlisi ve bir aşçı eşlik eder. üstelik bu hükümet görevliler uçakta business uçarken deepika kumari ekonomi sınıfında uçmak zorunda bırakılır. nefretlik bir durum.
büyük bir ustalıkla çekilmiş bir belgesel olmasa da verdiği mesajlar sayesinde izlenmeye değer bir belgeseldir.

belgesel hintli bir okçu olan deepika kumari'nin bu sporda kazandığı başarılar aracılığıyla hindistan'daki cinsiyet ayrımcılığına ve genel umursamazlığa karşı verdiği bireysel savaşı anlatmaktadır. ki bu savaş dünyanın en medeni, en ileri, en gelişmiş, en ilkel, en kapalı toplumlarında da başka alanlarda, başka kadınlar tarafından verilmektedir ve görünen o ki o mücadele bir süre daha devam etmek zorunda kalacaktır.
deepika kumari bir yandan olimpiyatlara hazırlanırken bir yandan da kadınların evden çıkmasını bile yasaklamaya çalışan bir kafa yapısıyla uğraşmaktadır. bu saçma düşünce tarzıyla uğraşmak yetmezmiş gibi bir de hindistan'daki saçma bürokratik ortamdan karşısına dikilir bir duvar gibi.
olimpiyat oyunlarına giderken bir mentor da olması gerektiğini söyleyen başarılı sporcuya bu isteği karşılığında üç hükümet görevlisi ve bir aşçı eşlik eder. üstelik bu hükümet görevliler uçakta business uçarken deepika kumari ekonomi sınıfında uçmak zorunda bırakılır. nefretlik bir durum.
büyük bir ustalıkla çekilmiş bir belgesel olmasa da verdiği mesajlar sayesinde izlenmeye değer bir belgeseldir.
devamını gör...
2.
2026 yapımı netflix filmi.
feminist bir film. dünyayı bayanlar yönetseydi ne olurdu bize bunu anlatıyor. erkekler kariyer olarak yükselmesi zor, cinsel obje olarak görülüyorlar vesaire.
film eğlenceli ama konu olarak feminist kafası saçma.
kadınların görmezden geldiği pek çok nokta var. en feminist kadınlar bile eş olarak seçtiği erkeğin kendinden daha güçlü olmasını ister, kadınların tabiri ile premses erkek istemez. diğer yandan kadın süse püse düşkündür. sen kabul etsen de etmesen de kadın ve erkeğin fıtratı bu. yani filmde anlatılan durum olsa kadınlar, erkeklerden daha fazla memnuniyetsiz olur.
misal bir kadın işi gücü var, evleniyor ama kocası çalışmıyor. kocası yemek, ütü, temizlik yapıyor geri kalan zamanda da paso playstation oynuyor. bu hayata belki erkeklerin %50'si ok der, ama hiçbir kadın çalışmayan kocaya bakmaz.
kadın para, statü, makam sahibi erkekleri kovalarken, erkek ise işveli cilveli kadını kovalar.
mesela başka konuya bakalım. pink tax diye bişey var.
pembe ürünler diğer renklere göre daha pahalı. iyi de ablacım kimse senin kafana silah dayayıp pembe renk al demiyor ki. bu arz talep meselesi. kadınları sırf pembe diye daha fazla ödemeyi göze alıyorsa satıcı da bir güzel kazıklar. sen biyolojiyi inkar ediyorsun, psikolojiyi inkar ediyorsun, sosyolojiyi inkar ediyorsun.
feminist bir film. dünyayı bayanlar yönetseydi ne olurdu bize bunu anlatıyor. erkekler kariyer olarak yükselmesi zor, cinsel obje olarak görülüyorlar vesaire.
film eğlenceli ama konu olarak feminist kafası saçma.
kadınların görmezden geldiği pek çok nokta var. en feminist kadınlar bile eş olarak seçtiği erkeğin kendinden daha güçlü olmasını ister, kadınların tabiri ile premses erkek istemez. diğer yandan kadın süse püse düşkündür. sen kabul etsen de etmesen de kadın ve erkeğin fıtratı bu. yani filmde anlatılan durum olsa kadınlar, erkeklerden daha fazla memnuniyetsiz olur.
misal bir kadın işi gücü var, evleniyor ama kocası çalışmıyor. kocası yemek, ütü, temizlik yapıyor geri kalan zamanda da paso playstation oynuyor. bu hayata belki erkeklerin %50'si ok der, ama hiçbir kadın çalışmayan kocaya bakmaz.
kadın para, statü, makam sahibi erkekleri kovalarken, erkek ise işveli cilveli kadını kovalar.
mesela başka konuya bakalım. pink tax diye bişey var.
pembe ürünler diğer renklere göre daha pahalı. iyi de ablacım kimse senin kafana silah dayayıp pembe renk al demiyor ki. bu arz talep meselesi. kadınları sırf pembe diye daha fazla ödemeyi göze alıyorsa satıcı da bir güzel kazıklar. sen biyolojiyi inkar ediyorsun, psikolojiyi inkar ediyorsun, sosyolojiyi inkar ediyorsun.
devamını gör...
