#ödüllü filmler
drama / romantik
puan ver

öne çıkanlar | diğer yorumlar

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

le bonheur (1965)

yönetmen koltuğunda agnes varda bulunan, bugüne kadar izlediğim en iyi görüntülere ev sahipliği yapmış, izlerken heyecanlandığım, mutlu olduğum, yer yer üzüntüden tırnaklarımı kemirdiğim, hayatın içinden olan öyküsüyle izlerken dalıp gitmemi sağlamış, son zamanlarda en hoşuma giden film... gelin konusundan biraz bahsediyim, hayır spoiler vermeyeceğim.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

françois isimli bir ağabeyimiz var, bu ağabeyimizin harika bir eşi ve iki tane, tatlı mı tatlı, minnoş mu minnoş çocukları var. ailesiyle birlikte kıra gidip zaman geçiriyor, mutlu olmak için çabalıyor ve başarıyor da. zaten başlarda bahar ayının son günlerini yaşıyoruz, yazın eli kulağında, havalar ısınmış, kuşların, böceklerin o güzel sesini duyup biz de onlarla birlikte mutlu oluyoruz... lakin, insanoğlu işte, bazen mutlu olabilmek yetmiyor, daha fazlasını istiyor... françois başka bir kadını görüyor, görür görmez aşık oluyor ve hayatında aşık olduğunu düşündüğü iki kadınla birlikte mükemmel olacağını düşüneceği bir zaman dilimine giriyor...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

senaryo olarak hayatın ta kendisi dedim ya size, her kısım fazla gerçek. verilen tepkiler, hissedilen duygular, korkular, heyecanlar... aslında bakarsanız konusu çok sıradan gözükse de agnes bunu gerçekten bambaşka bir yere alıp götürmüş.

ya görüntüler? allahım, yarappim, yarappülalemin... o görüntüler neydi öyle? renkler, sahneler, geçişler, ışıklar... yemin ediyorum bugüne kadar izlediğim en iyi görüntüler bunlar... kayboldum filmi izlerken yahu! dahası da var, müziklerle birlikte film bambaşka bir şeye dönüşmüş, her sene izleyeceğim bir şeye...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


bu filmi henüz izlemedi iseniz lütfen izlemeden ölmeyin derim. ben bu filme aşık oldum.
devamını gör...
çok değişik bir film olduğu gerçek. bir adamın aynı anda iki kadına aşık olmasını ve ikisiyle de mutlu olmaya çalışmasını anlatılıyor. üstelik adam evli. neyse, konusu klişe gibi ama görüntüler için izlenebilir. renkler muhteşem. 1965 yapımı olmasına rağmen iyi görüntüler var.
devamını gör...
muhteşem görüntüleriyle göz boyayan 1965 yapımı agnes varda filmi. göz boyuyor dediğime bakmayın, mutlu olmak için delirenlerin izlemesini tavsiye ederim.
güzel şeylere karşı doyumsuzluğumuzu anlatan bir film. sürekli olarak güzel olana ulaşmak için çırpınıp duruyor, elimizde avucumuzda bize ait ne varsa uğrunda heba ediyor, elde ettiğimizde de daha fazlasını istiyoruz. daha fazlasına ulaşmak için bize ait olan, bizi biz yapan bazı taraflarımızın yok olduğunun farkında mıyız? verdiğimiz kayıpları hatırlıyor muyuz, ya da onları hatırlamaya değer buluyor muyuz? kayba göre cevabı değişecek sorular bunlar ama eğer bir kişiyse kaybettiğimiz, hayatımızın her anında varlığını hissettiğimiz bir kişiyse bu; muhakkak hissedilir, bizim için artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz ve onun yokluğunun yarattığı boşluk doldurulamaz. böyle olmalıdır.
hayattaki en büyük gayesi mutluluğa erişmek olan insanlardan hep korkmuşumdur. filmin başkahramanı françois da tam olarak onlardan biri; mutluluğun daha fazlasına ulaşma arzusuyla sergilenen bencilliğin ve doyumsuzluğun çok iyi yansıtıldığı bir karakter. verdiği kayıp için kendini paralamasını istersin ama hayır; her ne kadar doldurmayacağı, yerlerinin ayrı olduğu ifade edilse de gidenin yerini dolduran başka biri zaten vardır. bu sebeple kısa süren bir durgunluk, yas için yeterli görülür. zaten mutluluk delisi kimselerin anlatıldığı bir evrende, mutsuzluğa dair herhangi bir detayın altı çizilemezdi. yine de insan, suçlu olduğunu bilen ve bundan az da olsa rahatsızlık duyan birini görmeyi arzuluyor. canhıraş bir feryat beklemiyor belki ama yitip gidenin arkasından hiç değilse bir yas tutulsun istiyor, masada toplanıp konuşulan tek konu çocukların ahvali olmasın istiyor.
istiyoruz ya yine de dediğim gibi bunların olması abes olurdu, ne de olsa filmin adı mutluluk. varda, mutluluğu öyle mutlak şekilde sunuyor ki, karakterlerin yas tutması kurduğu düzene haksızlık olurdu. bir parçanın eksilmesi, bütünün neşesini bozmuyor; sadece eksilen parçanın yerine bir yenisi ekleniyor ve cıvıl cıvıl olan hayat, kaldığı yerden tüm güzel renkleriyle akmaya devam ediyor.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim