hani halk arasında " bir şeyi 40 kere söylersen olur " gibi bir inanç var ya. işte bu manifesting bunun biraz daha geniş kapsamlı hali.
tabiki tanımlamak için yazılacak cok şey vardır ama kısaca şöyle yazayım.

istediğiniz, dilediğiniz bir şeyi, insanı veya kendiniz için olan bir gelişmeyi tezahür sanatıyla, kavuşma ihtimalinizi artırıyorsunuz.

hayallerinizi, hedeflerinizi, isteklerinizi ‘gerçekten’ hayatınıza ilk yapmanız gereken sizi geride tutan sınırlayıcı inançlarınızı terk etmeniz. sınırlayıcı inançlar, kafanızın etrafında dönüp hedeflerinize ulaşamayacağınızı söyleyen düşüncelerdir ve hayallerinizi manifest etmenizi engelleyebilir.
ne istediğiniz konusunda net olun.

tezahür etme, farkındalığın önemini vurgulayan bir hedef belirleme şeklidir. hedefinizi belirleyin ve odaklanın. iyi niyet ve temiz bir kalp ile dilediğiniz, hedeflendiğiniz, gönlünüzden geçeni kendinize yaklaştırıyorsunuz.

yani kısaca güzel dilekleriniz, hedefleriniz için kendiniz de çaba gösterebilirsiniz.

en güzel dilekleriniz gerçek olsun..
devamını gör...
çokça zıtlık içeren dostumun ilgi alanı. bir de değişik bir döneme (ilkbahar bayramına) denk getirmişti.
zihnini boşaltıp dileklerini yazıyorsun. sonra birkaç defa(sayıyı unuttum) tekrarlıyorsun. altına sayı ekletmiş miydi hatırlamıyorum. neyse işte kağıdı gömdük. ama içten bir şekilde içeriği hep söylemek zorundasınız. gerçekleşmiş gibi yazdık bir de. atıyorum "iş ortağı yeni bir yeri muğla'da açmaya karar verdi ve sorumlu olarak beni seçti. orada kendime harika 2+1 daire buldum. enerjisi yüksek ve ferah bir yerdi." gibi gibi.
bir de bu gerçekten oldu sonra. nasıl oldu anlamadım ama oldu. ama o ortağın boşanma süreci başladı ve iş ertelendi. yani bazen olmasını istemekle birlikte sürekliliğini de dilememiz gerekiyormuş ben bundan bunu anladım. :))
inandım ve inanmadım olduğu için de böyle ortaya olmuşla olmamış gibi gelmişte olabilir.

kendisi pozitif, ben negatif. (o yüzden bunu bana da yaptırdı.) tabi düşünce ve ruh hali olarak sadece benle sınırlı.
kendi kısa ve balık etli, ben zayıf ve uzun.
çok sosyal, benim sosyalliğim ise genel olarak ondan ibaret.
astroloji ve numerolojiye bayılıyor ben ise paranormal ve gizemli olayları araştırmaya.
kendi random ve çıkartma sever ben emoji sadece.
mavi ve yeşil seviyor ben ise siyah ve bordo.
içecekleri şekerli, benimkiler şekersiz.
komedi, romantik, aksiyon severken ben korku, fantastik, bilim kurgu...
çok zıttız ama allah nazardan sakınsın gayet iyi anlaşıyoruz. sebebi de saygı duyma ve kendi alanlarımızla sınırlı kalmama. en önemlisi; akıllı ve karakterli oluşu.
dedikodu yapmayan, çokça eski sevgili çekiştirmeyen veya konusunu açmayan, alışveriş hakkında konuşmayan, tek odağı erkek olmayan vs. birine denk geldim. ve dedim ki "bu kız benim bf'm olmalı." ve oldu. :) ilgi alanlarımız çoğu zaman birbirinden farklı olduğu için birbirimize katabiliyoruz. bu katma olayı da benim için çok önemliydi. ve ikimizde öğrenmeye açız.
bariz noktalarda buluşunca binlerce zıtlık olsun yine benim için "en iyi" kendi. olduğu hâliyle ve kusurlarıyla gözüme güzel. kötü bir şeyin onda kötü durma veya gösterme şansı yok.
manifest için çok uğraştı. benim için de çok çabaladı. böyle bir dost olur kendileri. <3 benim onun hayatında aktiflik gösterdiğim yer; sağlık ve spor.
kitap grubu kurmuştum onda denk geldik ve iyi ki. bir de kaynaşınca çok benzer olaylar yaşamışız kötü olarak. belki bu da etki sağladı bilmiyorum ama hayatıma aldığım son insan oldu. dükkanı kapatırken yetişmişti. şans gerçekten...
bencil, çıkarcı ve gösterişçi dilekler haricinde tüm dileklerin/isteklerin gerçekleşmesi dileğiyle.
devamını gör...
türkçe karşılığı "tezahür etme/ettirme" olan ingilizce kelime. gençler, özellikle ergen kızlar arasında "manifestliyorum." ya da "manifest yapıyorum." şeklinde kullanıldığına sıkça şahit oluyorum ama açıkçası, halihazırda gerçek olup olmadığından bağımsız olarak gençlerin sırf bu kelimeyi kullanmak için bu konularla ilgilendiğini düşünüyorum. yoksa, bu kelime tezahür etme/ettirme olarak türkçeleştirilip yaygın olarak kullanılır hale gelseydi, gençler arasında bu kadar popüler olmazdı bence. çünkü ağzını yaya yaya "manifestliyorummm." demek varken, "tezahür ettiriyorum." demek ne kadar da banal, değil mi?*(bkz: bye bye türkçe)
devamını gör...
bazı içi boşaltılmış kavramlar gibi bu kavramın da içi boşaltıldı. 777, alıp kabul edip dolandırıp, bi yerlerine sokanlar var.*
popüler kültürün oyuncağı oldu güzelim manifesting.
bir tezahür sanatı, benim de kolaylıkla yapabildiğim bir sanat hem de. (korkuyla istediğim şeyler hariç)

bir şeyi istersek onun gerekliliğine şartlarına da uyum sağlamalıyız. zihnen, ruhen ve tabii bedenen.
devamını gör...
her türlü kalıba girdi milletimiz de bir oturup dua edemedi. neden? çünkü ilkel bir yöntem. daha modern, daha çağdaş şeyler gerek diye diye kukla oldu çıktı. sadece allaha kulluk yapacaktı insan geri kalan her şeyin efendisi olacaktı. böyle şeylerle her şeye/herkese kul oldu. üzücü.
devamını gör...
dün kuzenim ile konuşurken babamlar ticarete vs. atılmama müsaade etmiyor hep maaş sigorta muhabbeti dönüyor .ben en dibi görüp yükselmek istiyorum dedi . bugün trafik kazası geçirmiş maddi hasarı yüksek, manifest diyince de sen be kral .
devamını gör...
manifestlemek. yani 1 seyi cok dilemek, sayi falan soylemek. 777 aldim verdim gibisinden.

batil 1 inanc. bunlara inananlari da burclara inananlari da cevrenizden silin bence.
devamını gör...
yedi yüz yetmiş yedi değilmiş, yedi yedi yediymiş. bilginiz olsun arkadaşlar. geçenlerde 07li iki arkadaş söyledi:) sonra niye benim manifestediklerim gelmiyo diyo ağlamayın
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim