mevcut sistemin insanın çok yönlülüğüne düşman olması
başlık "foxp2" tarafından 16.11.2025 19:54 tarihinde açılmıştır.
1.
gizli bir dusmanin pencesinde kivranan insanlik icin dikkate alinmasi gereken bir durum.
gecmisteki insanlar, ilgi alanlari ve icraatleri mercek altina yatirildiginda, gunumuzdekilerin aciziyeti hizli bir bicimde ortaya cikar. bunun temel nedeni, klasik egitim sisteminin insani bir yone kanalize etmesi olsa da universite okuyunca sinif atlayacagini dusunen bir guruh turemis ve bunlarin sozde 'egitim sevdasi' hakikati golgelemistir.
egitim sisteminin ve onun hizmet ettigi endustriyel dunyanin vaatlerine kanan genclik, kendini her gun ayni isi yaparken bulabilme ve bir nevi robotlasma hali tehlikesiyle karsi karsiyadir. tek isle mesgul olan beyin, zamanla esnekligini yitirir ve tam anlamiyla islev goremez hale gelir. toplumsal uyusma ve curume de tam olarak bu noktada baslar.
gecmisteki insanlar, ilgi alanlari ve icraatleri mercek altina yatirildiginda, gunumuzdekilerin aciziyeti hizli bir bicimde ortaya cikar. bunun temel nedeni, klasik egitim sisteminin insani bir yone kanalize etmesi olsa da universite okuyunca sinif atlayacagini dusunen bir guruh turemis ve bunlarin sozde 'egitim sevdasi' hakikati golgelemistir.
egitim sisteminin ve onun hizmet ettigi endustriyel dunyanin vaatlerine kanan genclik, kendini her gun ayni isi yaparken bulabilme ve bir nevi robotlasma hali tehlikesiyle karsi karsiyadir. tek isle mesgul olan beyin, zamanla esnekligini yitirir ve tam anlamiyla islev goremez hale gelir. toplumsal uyusma ve curume de tam olarak bu noktada baslar.
devamını gör...
2.
uzmanlığa başlarken bir ustamız demişti:''uzmanlık, aynı yere sürekli bakmakla oluşan bir körlüktür''.
öyle olmamak için çaba göstermemiz gereğini vurguluyordu elbet.
sonuç: biz kör olduk.
öyle olmamak için çaba göstermemiz gereğini vurguluyordu elbet.
sonuç: biz kör olduk.
devamını gör...
3.
sadece tek bir konunun uzmanı olanın itaat etmesi daha kolaydır zira.
bizleri "her şeyden anlamak zorunda değilsin" palavrası ile büyüttüler. buna karşın sistemin icat ettiği kurumsal iş yerlerinde "tek konu uzmanı" makbul görülürken toplum nezdinde hiçbir zaman kabul görmedi bu durum. çünkü toplum kodları her şeyden yeterli düzeyde anlamaya kodlu hâlâ.
neyse çok şey söylenir de uğraşamayız şimdi.
bizleri "her şeyden anlamak zorunda değilsin" palavrası ile büyüttüler. buna karşın sistemin icat ettiği kurumsal iş yerlerinde "tek konu uzmanı" makbul görülürken toplum nezdinde hiçbir zaman kabul görmedi bu durum. çünkü toplum kodları her şeyden yeterli düzeyde anlamaya kodlu hâlâ.
neyse çok şey söylenir de uğraşamayız şimdi.
devamını gör...
4.
şimdi bu çok yönlülüğü iki biçimde ele alabiliriz ve almalıyız.
ilk olarak emek piyasasındaki konumuzun; yani uzmanlaşma. özellikle neoliberalizmde aşırı uçlarda bir uzmanlaşma söz konusudur ki; bu tam olarak kapitalizmin istediği ve işlerliği için gerek koşul olan iş bölümünün ilerlemiş halidir diyebiliriz. son derece dar ve spesifik bir alanda ileri düzeyde uzmanlaşmış hale gelen kişiler emek piyasası için sisteme daha kolay entegre edilebilir, kontrol edilebilir, kullanışlı ve seçeneksiz hale gelir. bilgi birikimini belli bir alanda inşa eden herhangi bir çalışan için iş bulma alanları da olabildiğince daralacaktır. ama kapitalizmin prensibi de çalışanı belli bir alanda uzmanlaşmaya, esasen o alanda hapsetmeye yöneliktir. sadece dar bir alanda uzmansanız bu hem çalıştığınız yerde verimliliği artırır, hem de sizin yerinize birinin geçebilmesini kolaylaştırarak vazgeçilir olmanızı kolaylaştırır. aynı sebeplerle emek piyasasında seçeneksiz de olursunuz. her şekilde kapitalizm için win-win bir durum görüldüğü gibi.
staj yaptığım avukatlık ofisi antep'in en büyüğüydü, şirket gibi çalışıyordu. benim staj yaptığım birimde sadece anadolu sigorta'nın dosyalarına bakıyorduk. avukatlığa devam etmedim, ama etseydim sadece sigorta hukukuna hapsolmuş olarak başlamak çok büyük bir dezavantaj olacaktı mesleğim açısından. benim için ufak bir tecrübe, özel sektörde çalışan arkadaşlar daha fazla deneyime sahiptir bu konuda.
ikinci olarak dünyayı algılayış biçiminizdeki çok yönlülük. burada da daha çok ideolojik aygıtlar devreye giriyor. sizi sadece belli noktalara bakmaya yönelten, eleştirmenizi, sorgulamanızı engelleyen aygıtlar daha çok devletin elinde zor kullanmayan ama yönlendirme kuvveti olan güçlerdir. eğitim sistemi en bariz örnek, bunun yanında kültürel hayatınızı şekillendirecek her şey bu başlığa alınabilir. kontrol altında tutulmak istenen aile kurumundan din kurumuna, sanat veya spor aktivitelerine kadar her şey. hukuk da yine bu minvalde sayılabilir. bunlar öyle görünmez şekilde çalışır ki bir zaman sonra belli şeyleri destekleyip belli şeyleri eleştirmeye başlarsınız ve bunları kendi özgür iradenizle yaptığınızı zannedersiniz. insanın dünyayı farklı pencerelerden izlemeye çalışması sistem tarafından olabildiğince törpülenir ki, kontrol edilebilen birer sistem parçacığı haline gelebilsinler. olabildiğince tek yönlü bir varlığın politik özne olabilirliği son derece düşüktür çünkü. politikten kasıt günlük siyasetteki konumlanışı değildir sadece, içerisinde birer aparat haline geldiği sistemin ne yaptığını algılayabilmesi ve buna karşı koyabilmesi politikten kastettiğim. basit ama çarpıcı örnek sanırım çok çalışırsa bir gün kendisinin de zengin olabileceğini, bütün meselenin öz disiplinine ve kişisel gelişimine önem verip çok çalışmak olduğunu düşünen, sistemle ilgili eleştirileri romantik ve hayalci bulan özellikle beyaz yaka olup emeğinin sömürüldüğünün farkında olmayan kimseler olabilir.
mevcut sistem diye eleştirilen sistem, ekonomi-politik boyutu göz ardı edilerek sadece kültürel yönüyle ele alınan bir modernizmse elbette yapılacak eleştiri de sistemin teşhisi gibi eksik kalacaktır. eğer öyleyse, buradaki tek yönlülük de yukarıdaki eleştiriye pek tabii dahil edilebilir.
ilk olarak emek piyasasındaki konumuzun; yani uzmanlaşma. özellikle neoliberalizmde aşırı uçlarda bir uzmanlaşma söz konusudur ki; bu tam olarak kapitalizmin istediği ve işlerliği için gerek koşul olan iş bölümünün ilerlemiş halidir diyebiliriz. son derece dar ve spesifik bir alanda ileri düzeyde uzmanlaşmış hale gelen kişiler emek piyasası için sisteme daha kolay entegre edilebilir, kontrol edilebilir, kullanışlı ve seçeneksiz hale gelir. bilgi birikimini belli bir alanda inşa eden herhangi bir çalışan için iş bulma alanları da olabildiğince daralacaktır. ama kapitalizmin prensibi de çalışanı belli bir alanda uzmanlaşmaya, esasen o alanda hapsetmeye yöneliktir. sadece dar bir alanda uzmansanız bu hem çalıştığınız yerde verimliliği artırır, hem de sizin yerinize birinin geçebilmesini kolaylaştırarak vazgeçilir olmanızı kolaylaştırır. aynı sebeplerle emek piyasasında seçeneksiz de olursunuz. her şekilde kapitalizm için win-win bir durum görüldüğü gibi.
staj yaptığım avukatlık ofisi antep'in en büyüğüydü, şirket gibi çalışıyordu. benim staj yaptığım birimde sadece anadolu sigorta'nın dosyalarına bakıyorduk. avukatlığa devam etmedim, ama etseydim sadece sigorta hukukuna hapsolmuş olarak başlamak çok büyük bir dezavantaj olacaktı mesleğim açısından. benim için ufak bir tecrübe, özel sektörde çalışan arkadaşlar daha fazla deneyime sahiptir bu konuda.
ikinci olarak dünyayı algılayış biçiminizdeki çok yönlülük. burada da daha çok ideolojik aygıtlar devreye giriyor. sizi sadece belli noktalara bakmaya yönelten, eleştirmenizi, sorgulamanızı engelleyen aygıtlar daha çok devletin elinde zor kullanmayan ama yönlendirme kuvveti olan güçlerdir. eğitim sistemi en bariz örnek, bunun yanında kültürel hayatınızı şekillendirecek her şey bu başlığa alınabilir. kontrol altında tutulmak istenen aile kurumundan din kurumuna, sanat veya spor aktivitelerine kadar her şey. hukuk da yine bu minvalde sayılabilir. bunlar öyle görünmez şekilde çalışır ki bir zaman sonra belli şeyleri destekleyip belli şeyleri eleştirmeye başlarsınız ve bunları kendi özgür iradenizle yaptığınızı zannedersiniz. insanın dünyayı farklı pencerelerden izlemeye çalışması sistem tarafından olabildiğince törpülenir ki, kontrol edilebilen birer sistem parçacığı haline gelebilsinler. olabildiğince tek yönlü bir varlığın politik özne olabilirliği son derece düşüktür çünkü. politikten kasıt günlük siyasetteki konumlanışı değildir sadece, içerisinde birer aparat haline geldiği sistemin ne yaptığını algılayabilmesi ve buna karşı koyabilmesi politikten kastettiğim. basit ama çarpıcı örnek sanırım çok çalışırsa bir gün kendisinin de zengin olabileceğini, bütün meselenin öz disiplinine ve kişisel gelişimine önem verip çok çalışmak olduğunu düşünen, sistemle ilgili eleştirileri romantik ve hayalci bulan özellikle beyaz yaka olup emeğinin sömürüldüğünün farkında olmayan kimseler olabilir.
mevcut sistem diye eleştirilen sistem, ekonomi-politik boyutu göz ardı edilerek sadece kültürel yönüyle ele alınan bir modernizmse elbette yapılacak eleştiri de sistemin teşhisi gibi eksik kalacaktır. eğer öyleyse, buradaki tek yönlülük de yukarıdaki eleştiriye pek tabii dahil edilebilir.
devamını gör...