1.
farsça kökenli bir kelimedir. "korkusuz", "pervasız", "hiçbir şeyden çekinmeyen" anlamına gelir.
ama bu öyle cahil cesareti gibi bir korkusuzluk değil. hayattan yiyeceği tüm tekmeleri yemiş, kanamış, düşmüş ama yerden kalkarken "başka neyin var?" diyebilen birinin eyvallahsızlığı da diyebiliriz. kaybetmekten korkmamak değil, zaten kaybedecek bir şeyi kalmadığı için zincirlerini kırmaktır biraz da.
işte ados'un o içime işleyen naperva albümü de tam olarak bu hissin notalara dökülmüş, vücut bulmuş hali.
kulaklıklarımı takıp bu albümü her açtığımda, bastırdığım tarafımın nihayet dile geldiğini hissediyorum. ados'un o çatallı, doğrudan ciğerden ve sokaktan gelen vokali benim söyleyemediklerimi yüzüme haykırıyor gibi. albümün baştan sona gri, melankolik ama bir o kadar da isyankar atmosferi, tam anlamıyla "nâpervâ" olmanın ağırlığını taşıyor.
altyapılardaki o dramatik yaylılar, ağır ve karanlık ritimler, ados'un sözleriyle birleşince sıradan bir rap albümü olmaktan çıkıp benim için bir manifesto haline geliyor. kamber, sepya, kalk, ismini aldığı naperva.. her parça ayrı dövüyor beni.
ne zaman içimde bir şeyler kırılsa, ne zaman insanlara ve bu düzene karşı bir yılgınlık hissetsem, dönüp dolaşıp geldiğim yer yine bu albüm oluyor.
dinlemek isterseniz bazıları,
bir parça yaşamak isteği en zorlu düşüm müydü?
kalk, durmak hatadır bu diyarlarda
herkesin izahı vardır bir yoktur şanssızın
kendime mahcubum, bir tek kendime yetmedim
durduramıyorum kendimi zapdetmeye yetmiyor hiç bir metanet
bir (bkz: elzem (yazar)) ukdesiydi.
ama bu öyle cahil cesareti gibi bir korkusuzluk değil. hayattan yiyeceği tüm tekmeleri yemiş, kanamış, düşmüş ama yerden kalkarken "başka neyin var?" diyebilen birinin eyvallahsızlığı da diyebiliriz. kaybetmekten korkmamak değil, zaten kaybedecek bir şeyi kalmadığı için zincirlerini kırmaktır biraz da.
işte ados'un o içime işleyen naperva albümü de tam olarak bu hissin notalara dökülmüş, vücut bulmuş hali.
kulaklıklarımı takıp bu albümü her açtığımda, bastırdığım tarafımın nihayet dile geldiğini hissediyorum. ados'un o çatallı, doğrudan ciğerden ve sokaktan gelen vokali benim söyleyemediklerimi yüzüme haykırıyor gibi. albümün baştan sona gri, melankolik ama bir o kadar da isyankar atmosferi, tam anlamıyla "nâpervâ" olmanın ağırlığını taşıyor.
altyapılardaki o dramatik yaylılar, ağır ve karanlık ritimler, ados'un sözleriyle birleşince sıradan bir rap albümü olmaktan çıkıp benim için bir manifesto haline geliyor. kamber, sepya, kalk, ismini aldığı naperva.. her parça ayrı dövüyor beni.
ne zaman içimde bir şeyler kırılsa, ne zaman insanlara ve bu düzene karşı bir yılgınlık hissetsem, dönüp dolaşıp geldiğim yer yine bu albüm oluyor.
dinlemek isterseniz bazıları,
bir parça yaşamak isteği en zorlu düşüm müydü?
kalk, durmak hatadır bu diyarlarda
herkesin izahı vardır bir yoktur şanssızın
kendime mahcubum, bir tek kendime yetmedim
durduramıyorum kendimi zapdetmeye yetmiyor hiç bir metanet
bir (bkz: elzem (yazar)) ukdesiydi.
devamını gör...