çevrendeki herkes hayatı için agoslar çekerken, krizler içinde debelenirken sen köşede oturup buzlu kolanı yudumlarsın... dünya yansa umurunda olmaz, sadece insanlara ''ben buraya nasıl geldim?'' bakışı atarsın o kadar...

arkadaş grubun her gün ayrı bir varoluşsal kriz, entrika ve dramanın içinde boğulurken sen fonda sadece mükemmel görünüp gülümsersin. olayın içinde %0 varsındır ama jenerikte adın geçer... uzun uzun cümle kurmaya, kendini birilerine kanıtlamaya üşenirsin. ortama girip tek kelime edersin, ikonik olur, gerisine karışmazsın...

gruptaki lisa rap atarken, rosie ses telleri patlarcasına belting yaparken, jenny sahnede varını yoğunu ortaya koyup kriz geçirirken sen fonda gayet detonesiz, stabil, tertemiz vokali söyler, minikçe gülümser ve işine bakarsın. kasmak yok, detone olmak yok... her şey öylesine tertemiz ki...

5 dakikalık şarkıda sana toplasan 15 saniye part düşer ama şarkının akılda kalan tek yeri orası olur... yani özetle hayat sizi virtüöz olma hırsından arındırır, drama yok, ton kayması yok, sadece kendi frekansında takılan güzel bi enstrümana dönüştürür...

bir bakmışsın blackpink jisoo olmuşsun...
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"hayatın insanı blackpink jisoo'ya dönüştürmesi" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim