1987 yılında batı almanya'da çekilen ölülere ilgi duyan robert ve kız arkadaşını konu alan film. döneminde yasaklanmasına rağmen kült filmler listesinde yer alır.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "godard" tarafından 04.08.2021 14:44 tarihinde açılmıştır.
1.
jorg buttgereit hem almanya’da, hem de dünyada bu filmden sonra yavaş yavaş kült statüsüne ulaşmış bir yönetmen olmuştur. nekromantik, buttgereit’in ilk filmidir ve devam filmi de neromantik 2'dir. 2. film pek birinci filmin tadını vermese de yönetmenin ve ilk filmin hatrına izlenir.
bundan sonra yazılanlar ciddi bir şekilde spoiler içerir.
filmin oedipal düzleme kurulduğu, freudyen okumaya açık olduğu belliydi fakat başından sonuna kadar devamlılığı olan bu alt metnin çıkarımını yapmak bir iki saat düşünce ve tekrar tekrar sardırarak izlemenin ardından parladı. derinlemesine psikanalitik çözümleme yapacak kadar ‘birikimim’ olduğunu düşünmesem de film hakkında böyle bir yorumun olmaması beni bir şeyler yazmaya sürükledi. belki de buradan ilerleyerek nekromantik, daha yetkin bir çözümlemeye taşınabilir.
başlangıç: filmi izlemeden okuyanların seyir zevkini kaçırabilir.
ön not: bütün yazı boyunca biriken imgeler yazının sonunda birleşecektir.
film, vajina ile açılır. (kadının işemesi) ardından bir çiftin kaza yaptığını görürüz. joe’nun sokak temizleme acentesi burada hayatımıza girer. daha sonra acentede çalışan kişilerin yaptığı iş hakkında bilgi sahibi oluruz.
…
esas oğlan robert’in evine girip, birkaç genel görüntü ile ön bilgi ediniriz. robert’in sevgilisi küvette tabiri caizse kan banyosu yaparken, televizyonda ‘fobi’ler üzerine bir konuşma yapılıyordur. tv’de konuşan dr. laskowski şunları söyler: “ örümcekler, görünüşlerinden dolayı -ki aslında çok yararlı hayvanlardır- (burada robert’in sevgilisi betty, küvette ayağa kalkar ve bu sözler ile çırılçıplak bir kadın üst üste biner!) pek çok insanda fobiye neden olur. bu fobiler patalojik korkunun şeklini alır. (kamera salondaki robert’e doğru kaymaya başlar) bu insanlar bazen iyileştirilebilirler; şok terapisi ve ya duyarsızlaştırma ile.. bir vaka hatırlıyorum; hastanın eline bir örümcek koymuştum ve fobisi hemen iyileşmişti. daha sonra bu hayvanlarla çok yakın ilişkiler kurdu, tarantulalar beslemeye başladı. (robert’in durumuna dair ilk ipucu) bu gösteriyor ki; bu tip bir terapi, benzer nefretlerin (!) tedavisinde de kullanılabilir. örneğin; kir kokusu, dışkı ya da cesetler (!) …
şimdi de bir alıntıyı dinleyelim;
“abraham’a (1922) göre örümcek, rüyâda annenin sembolüdür; şöyle ki örümcek korkusu, anne ile cinsî münasebet korkusu ve kadın tenâsül aleti karşısında duyulan ürküntü olarak ifade edilir.”
psikanaliz açısından anne ile cinsel ilişki korkusu ve onun cinsel organına tekabül eden örümceğin burada kullanılması elbette tesadüf değildir.
(filmin ilerleyen dakikalarında buraya tekrar atıfta bulunacağız.)
doktor, bunun tam olarak kanıtlanamadığını, yalnızca bir başlangıç olduğunu söylerken kamera zoom yapar ve robert’in gözlerine yaklaşır. bu sırada dissolve efektiyle, robert’in gözleri ve bir tavşan görüntüsü üst üste bindirilir, görüntü tavşanda netleşir ve devam eder. (robert’in flashbacki) bahçıvan pantolonlu bir adam, kafasını iki kere okşadığı (!) tavşanı alır ve boğazını deşer. bu adam robert’in babasıdır ve bu olay da robert’in ilk korkusudur.
daha sonrasında ise adamın tavşanın karnını deşmesi ve robert’in evindeki kadavranın karnını deşmesi çapraz kurgu ile gösterilir ve bu bizi koşullar. adam tavşanın iç organlarını çıkarır; robert de kadavranın.. burada aklımıza doktorun söyledikleri geliyor: “bu insanlar bazen iyileştirilebilirler; şok terapisi ve ya duyarsızlaştırma ile.. bir vaka hatırlıyorum; hastanın eline bir örümcek koymuştum ve fobisi hemen iyileşmişti. daha sonra bu hayvanlarla çok yakın ilişkiler kurdu.” robert’in burada korkusunun üzerine giderek onu duyarsızlaştırdığı görüyoruz. filmin ilerleyen dakikalarında da onlarla cinsel ilişkiye girerek yakın ilişkiler kurduğunu! buna mukabil, örümcek korkusunu yenen hastanın evinde tarantula beslemesi gibi, ceset korkusunu yenen robert de evinde ceset besliyor diyebiliriz.
…
bütün halinde bir erkek cesedi çıkaran joe’nun elemanları , onu morga taşırlar. robert ise cesedi alıp evine götürür. bu da sevgilisine sürpriz niteliğindedir. olağan üstü bir sevişme sahnesi ve onu destekleyen müthiş bir müzik ile adeta bir dans gösterisi izliyoruzdur. filmin çok büyük bir aşk filmi olduğunun kanıtı bu sahne diyebilirim.
bu arada robert, cesedin sol gözünü sevişirken yerinden söker. ilerleyen sahnelerde ise bu gözün kanaması aralıklarla gösterilir. şimdi en baştaki kazaya dönersek eğer; kaza yapan çiftten erkek olanın kasa sırasında sol gözünün çıktığını hatırlayacağız. (bunlar aklımızda kalsın)
…
işler karışır. robert çalıştığı yerden kovulur. sevgilisi ile tartışmalar başlar. betty, robert’i terk eder (cesedi de alarak) ve robert psikolojik bir bunalıma sürüklenir.
..
robert küvette, vücudunun tamamı suda olacak şekilde durmaktadır. bu görüntüyü de anne rahmine dönüş isteği olarak açıklayabilriz. robert’i sinemaya bir dehşet filmine gider. bu ona oldukça sıkıcı gelmektedir. filmdeki beyaz elbiseli kovalanan kadın da robert için anne motifi diyebiliriz. (beyaz elbisenin bunda rolü büyük)
eve gelen robert birkaç hap alır ve uykuya dalar. rüyasında beyaz elbiseli bir kadın, yani annesi yanına doğru elinde siyah bir kutuyla yaklaşır. anne, siyah kutudan çıkan kesik başı robert’e verir. bu robert’in babasının başının temsilidir. kelle, siyah kutuda sorunların temsili iken, anne beyazlara bürünmüş, saf ve temiz olarak durmaktadır.
aralarında birbirlerine atarak dolaştırdıkları kesik baş ile ikili, olabildiğince mutlu bir tablo çiziyordur. fakat robert’in uyku haline geldiğimizde acı çektiğini görürüz. rüyada bu kadar mutluyken, uyku halinde çekilen bu acının sebebi,baba ile hesabın görülmemiş olmasındandır. bu arada rüyada, robert’in tek gözü yoktur. tıpkı ceset ve filmin başında ölen adam gibi. bunu oedipus efsanesiyle bağdaştırmak mümkün. annesiyle ilişkiye girdiğini öğrenince gözlerini oyan oedipus gibi, filmde de olmayan tek göz, farkında olunmayan, bilinçaltı oedipusa tekabül ediyor olabilir.
robert’in mutlu olan rüyasının reel hayatta kâbus gibi görünmesinin ardından kadraja tekrar beyaz elbiseli bir kadın girer. beyaz elbiseli anne içeren rüyanın ardından ekrana gelen beyaz elbiseli fahişe, tesadüf olmasa gerek. sonrasında robert fahişe ile anlaşır ve onu mezarlığa becermeye götürür. yalnız, sıradan bir mezarda değil, annesinin mezarının üzerinde. bunu ise robert’in “şu mezar” diyerek yön vermesinden anlayabiliriz. sıradan değil spesifik bir mezardır bu. ve kadının bir önceki rüya sahnesindeki ‘anne’ ile aynı tarz beyaz elbise giymesini de katabiliriz. robert, temsili annesini , annesinin mezarında becerecektir. fakat fahişe canlıyken erekte olamayan robert, onu önce öldürür daha sonra becerir.
sabah olunca, ölü fahişenin başının mezar taşının üzerinde olduğunu görürürüz. hemen yanı başında ise bir gonca gül vardır. gonca gül de fahişenin anne temsili olduğunu kesinleştirir. (tıpkı citizen kane filmindeki gibi.. orada da ‘rosebud’ üzerinden bir anneye dönüş, onun yerini doldurma hikayesi anlatılır ve erken yaşta anneyle birlikte kaybedilen, anneyi temsil eden kayağın adı olan ‘rosebud’ gonca gül demektir)
robert’in sorunun çözülmesine bir adım kalmıştır. onu da tamamlayan, robert’i fahişe cesediyle basan bahçıvan pantolonlu adamdır. tahmin edeceğimiz üzere bu adam, en başta gördüğümüz (flasback) bahçıvan pantolonlu robert’in babasının imagosudur. bir başka deyişle robert, annesiyle geçirdiği cinsel deneyimin ardından babasına yakalanmıştır. bu ön görüyü tamamlayan olay da robert’in kürekle vurarak adamın kafasını vücudundan ayırmasıdır. tıpkı rüyadaki babasının kellesi gibi!
başsız ceset yerde can çekişirken arkada bir mezar taşı görürüz. orada “ewıger frıede” yazmaktadır. ‘hiçbir şey, hiçbir sahnede öylesine değildir’ anlayışından yola çıkarak bu kelimeleri google’a yazdığımızda, kant’ın “zum ewigen frıeden” isimi (mezar taşında sadece ‘n’ harfleri eksik) eserine rastlıyoruz. bunun da dilimize çevrildiğinde ‘ebedi barış’ anlamına geldiğini görüyoruz. bunu da cinsel ilişkiye girilen anne ve öldürülen baba ile ailede ‘barış’ın sağlanması şeklinde açıklayabiliriz.
…
robert’i elinde bir kırkayak ile görürüz. burada filmin en başındaki doktorun söylediklerini tekrar hatırlamamız gerekir: “ bir vaka hatırlıyorum; hastanın eline bir örümcek koymuştum ve fobisi hemen iyileşmişti.” robert’in elindeki tırtıl, bu örümceğin ‘yerine koyma’sıdır; anlam bakımından bir fark yoktur. sonuç olarak dolaylı yönden anneyi temsil eden bu tırtıl, robert’in annesiyle barıştığının, korkusunu yendiğinin kanıtıdır. robert artık özgürdür, tıpkı o sahnede gösterilen uçan kuşlar gibi…
(burada araya giren bir sahnede robert, isa’yı çarmıha germektedir. baba ve oğul inancının bir temsili olarak babasını cezalandırır, kendi günahlarının kaynağı olan babasından ve onun günahlarından arınır)
rüyadaki mutluluğun kaynağı gerçek hayatta da gerçekleştirilmiştir artık. robert, rüyasındaki gibi mutludur ve bu mutluluk, rüyasındaki sevinç gösterilerinin benzeriyle tekrar edilir. ben de burada robert’in mutluluğuna ortak olmadım değil…
ve sinema tarihinin en iyi sonları arasına girebilecek muhteşem bir final. robert kendini bıçaklarken bir yandan da erekte olup orgazm olmuştur. bıçak darbeleri ve boşalma görüntüleri art arda verilir. bir yandan da babasının tavşanı kesme sahnesi tersi şekilde okutulmaktadır. robert kendini bıçakladıkça, tavşan hayata dönmektedir.
belki de en başta tavşan ölmeseydi robert de yaşayacaktı;
tavşanın yaşaması içinse robert’in ölmesi gerekiyordu…
yani robert'ın nekrofili olmasının temel sebebi ; çok sevdiği tavşanının babası tarafından gözlerinin önünde öldürülmesi ve derisinin yüzülmesidir.
bundan sonra yazılanlar ciddi bir şekilde spoiler içerir.
filmin oedipal düzleme kurulduğu, freudyen okumaya açık olduğu belliydi fakat başından sonuna kadar devamlılığı olan bu alt metnin çıkarımını yapmak bir iki saat düşünce ve tekrar tekrar sardırarak izlemenin ardından parladı. derinlemesine psikanalitik çözümleme yapacak kadar ‘birikimim’ olduğunu düşünmesem de film hakkında böyle bir yorumun olmaması beni bir şeyler yazmaya sürükledi. belki de buradan ilerleyerek nekromantik, daha yetkin bir çözümlemeye taşınabilir.
başlangıç: filmi izlemeden okuyanların seyir zevkini kaçırabilir.
ön not: bütün yazı boyunca biriken imgeler yazının sonunda birleşecektir.
film, vajina ile açılır. (kadının işemesi) ardından bir çiftin kaza yaptığını görürüz. joe’nun sokak temizleme acentesi burada hayatımıza girer. daha sonra acentede çalışan kişilerin yaptığı iş hakkında bilgi sahibi oluruz.
…
esas oğlan robert’in evine girip, birkaç genel görüntü ile ön bilgi ediniriz. robert’in sevgilisi küvette tabiri caizse kan banyosu yaparken, televizyonda ‘fobi’ler üzerine bir konuşma yapılıyordur. tv’de konuşan dr. laskowski şunları söyler: “ örümcekler, görünüşlerinden dolayı -ki aslında çok yararlı hayvanlardır- (burada robert’in sevgilisi betty, küvette ayağa kalkar ve bu sözler ile çırılçıplak bir kadın üst üste biner!) pek çok insanda fobiye neden olur. bu fobiler patalojik korkunun şeklini alır. (kamera salondaki robert’e doğru kaymaya başlar) bu insanlar bazen iyileştirilebilirler; şok terapisi ve ya duyarsızlaştırma ile.. bir vaka hatırlıyorum; hastanın eline bir örümcek koymuştum ve fobisi hemen iyileşmişti. daha sonra bu hayvanlarla çok yakın ilişkiler kurdu, tarantulalar beslemeye başladı. (robert’in durumuna dair ilk ipucu) bu gösteriyor ki; bu tip bir terapi, benzer nefretlerin (!) tedavisinde de kullanılabilir. örneğin; kir kokusu, dışkı ya da cesetler (!) …
şimdi de bir alıntıyı dinleyelim;
“abraham’a (1922) göre örümcek, rüyâda annenin sembolüdür; şöyle ki örümcek korkusu, anne ile cinsî münasebet korkusu ve kadın tenâsül aleti karşısında duyulan ürküntü olarak ifade edilir.”
psikanaliz açısından anne ile cinsel ilişki korkusu ve onun cinsel organına tekabül eden örümceğin burada kullanılması elbette tesadüf değildir.
(filmin ilerleyen dakikalarında buraya tekrar atıfta bulunacağız.)
doktor, bunun tam olarak kanıtlanamadığını, yalnızca bir başlangıç olduğunu söylerken kamera zoom yapar ve robert’in gözlerine yaklaşır. bu sırada dissolve efektiyle, robert’in gözleri ve bir tavşan görüntüsü üst üste bindirilir, görüntü tavşanda netleşir ve devam eder. (robert’in flashbacki) bahçıvan pantolonlu bir adam, kafasını iki kere okşadığı (!) tavşanı alır ve boğazını deşer. bu adam robert’in babasıdır ve bu olay da robert’in ilk korkusudur.
daha sonrasında ise adamın tavşanın karnını deşmesi ve robert’in evindeki kadavranın karnını deşmesi çapraz kurgu ile gösterilir ve bu bizi koşullar. adam tavşanın iç organlarını çıkarır; robert de kadavranın.. burada aklımıza doktorun söyledikleri geliyor: “bu insanlar bazen iyileştirilebilirler; şok terapisi ve ya duyarsızlaştırma ile.. bir vaka hatırlıyorum; hastanın eline bir örümcek koymuştum ve fobisi hemen iyileşmişti. daha sonra bu hayvanlarla çok yakın ilişkiler kurdu.” robert’in burada korkusunun üzerine giderek onu duyarsızlaştırdığı görüyoruz. filmin ilerleyen dakikalarında da onlarla cinsel ilişkiye girerek yakın ilişkiler kurduğunu! buna mukabil, örümcek korkusunu yenen hastanın evinde tarantula beslemesi gibi, ceset korkusunu yenen robert de evinde ceset besliyor diyebiliriz.
…
bütün halinde bir erkek cesedi çıkaran joe’nun elemanları , onu morga taşırlar. robert ise cesedi alıp evine götürür. bu da sevgilisine sürpriz niteliğindedir. olağan üstü bir sevişme sahnesi ve onu destekleyen müthiş bir müzik ile adeta bir dans gösterisi izliyoruzdur. filmin çok büyük bir aşk filmi olduğunun kanıtı bu sahne diyebilirim.
bu arada robert, cesedin sol gözünü sevişirken yerinden söker. ilerleyen sahnelerde ise bu gözün kanaması aralıklarla gösterilir. şimdi en baştaki kazaya dönersek eğer; kaza yapan çiftten erkek olanın kasa sırasında sol gözünün çıktığını hatırlayacağız. (bunlar aklımızda kalsın)
…
işler karışır. robert çalıştığı yerden kovulur. sevgilisi ile tartışmalar başlar. betty, robert’i terk eder (cesedi de alarak) ve robert psikolojik bir bunalıma sürüklenir.
..
robert küvette, vücudunun tamamı suda olacak şekilde durmaktadır. bu görüntüyü de anne rahmine dönüş isteği olarak açıklayabilriz. robert’i sinemaya bir dehşet filmine gider. bu ona oldukça sıkıcı gelmektedir. filmdeki beyaz elbiseli kovalanan kadın da robert için anne motifi diyebiliriz. (beyaz elbisenin bunda rolü büyük)
eve gelen robert birkaç hap alır ve uykuya dalar. rüyasında beyaz elbiseli bir kadın, yani annesi yanına doğru elinde siyah bir kutuyla yaklaşır. anne, siyah kutudan çıkan kesik başı robert’e verir. bu robert’in babasının başının temsilidir. kelle, siyah kutuda sorunların temsili iken, anne beyazlara bürünmüş, saf ve temiz olarak durmaktadır.
aralarında birbirlerine atarak dolaştırdıkları kesik baş ile ikili, olabildiğince mutlu bir tablo çiziyordur. fakat robert’in uyku haline geldiğimizde acı çektiğini görürüz. rüyada bu kadar mutluyken, uyku halinde çekilen bu acının sebebi,baba ile hesabın görülmemiş olmasındandır. bu arada rüyada, robert’in tek gözü yoktur. tıpkı ceset ve filmin başında ölen adam gibi. bunu oedipus efsanesiyle bağdaştırmak mümkün. annesiyle ilişkiye girdiğini öğrenince gözlerini oyan oedipus gibi, filmde de olmayan tek göz, farkında olunmayan, bilinçaltı oedipusa tekabül ediyor olabilir.
robert’in mutlu olan rüyasının reel hayatta kâbus gibi görünmesinin ardından kadraja tekrar beyaz elbiseli bir kadın girer. beyaz elbiseli anne içeren rüyanın ardından ekrana gelen beyaz elbiseli fahişe, tesadüf olmasa gerek. sonrasında robert fahişe ile anlaşır ve onu mezarlığa becermeye götürür. yalnız, sıradan bir mezarda değil, annesinin mezarının üzerinde. bunu ise robert’in “şu mezar” diyerek yön vermesinden anlayabiliriz. sıradan değil spesifik bir mezardır bu. ve kadının bir önceki rüya sahnesindeki ‘anne’ ile aynı tarz beyaz elbise giymesini de katabiliriz. robert, temsili annesini , annesinin mezarında becerecektir. fakat fahişe canlıyken erekte olamayan robert, onu önce öldürür daha sonra becerir.
sabah olunca, ölü fahişenin başının mezar taşının üzerinde olduğunu görürürüz. hemen yanı başında ise bir gonca gül vardır. gonca gül de fahişenin anne temsili olduğunu kesinleştirir. (tıpkı citizen kane filmindeki gibi.. orada da ‘rosebud’ üzerinden bir anneye dönüş, onun yerini doldurma hikayesi anlatılır ve erken yaşta anneyle birlikte kaybedilen, anneyi temsil eden kayağın adı olan ‘rosebud’ gonca gül demektir)
robert’in sorunun çözülmesine bir adım kalmıştır. onu da tamamlayan, robert’i fahişe cesediyle basan bahçıvan pantolonlu adamdır. tahmin edeceğimiz üzere bu adam, en başta gördüğümüz (flasback) bahçıvan pantolonlu robert’in babasının imagosudur. bir başka deyişle robert, annesiyle geçirdiği cinsel deneyimin ardından babasına yakalanmıştır. bu ön görüyü tamamlayan olay da robert’in kürekle vurarak adamın kafasını vücudundan ayırmasıdır. tıpkı rüyadaki babasının kellesi gibi!
başsız ceset yerde can çekişirken arkada bir mezar taşı görürüz. orada “ewıger frıede” yazmaktadır. ‘hiçbir şey, hiçbir sahnede öylesine değildir’ anlayışından yola çıkarak bu kelimeleri google’a yazdığımızda, kant’ın “zum ewigen frıeden” isimi (mezar taşında sadece ‘n’ harfleri eksik) eserine rastlıyoruz. bunun da dilimize çevrildiğinde ‘ebedi barış’ anlamına geldiğini görüyoruz. bunu da cinsel ilişkiye girilen anne ve öldürülen baba ile ailede ‘barış’ın sağlanması şeklinde açıklayabiliriz.
…
robert’i elinde bir kırkayak ile görürüz. burada filmin en başındaki doktorun söylediklerini tekrar hatırlamamız gerekir: “ bir vaka hatırlıyorum; hastanın eline bir örümcek koymuştum ve fobisi hemen iyileşmişti.” robert’in elindeki tırtıl, bu örümceğin ‘yerine koyma’sıdır; anlam bakımından bir fark yoktur. sonuç olarak dolaylı yönden anneyi temsil eden bu tırtıl, robert’in annesiyle barıştığının, korkusunu yendiğinin kanıtıdır. robert artık özgürdür, tıpkı o sahnede gösterilen uçan kuşlar gibi…
(burada araya giren bir sahnede robert, isa’yı çarmıha germektedir. baba ve oğul inancının bir temsili olarak babasını cezalandırır, kendi günahlarının kaynağı olan babasından ve onun günahlarından arınır)
rüyadaki mutluluğun kaynağı gerçek hayatta da gerçekleştirilmiştir artık. robert, rüyasındaki gibi mutludur ve bu mutluluk, rüyasındaki sevinç gösterilerinin benzeriyle tekrar edilir. ben de burada robert’in mutluluğuna ortak olmadım değil…
ve sinema tarihinin en iyi sonları arasına girebilecek muhteşem bir final. robert kendini bıçaklarken bir yandan da erekte olup orgazm olmuştur. bıçak darbeleri ve boşalma görüntüleri art arda verilir. bir yandan da babasının tavşanı kesme sahnesi tersi şekilde okutulmaktadır. robert kendini bıçakladıkça, tavşan hayata dönmektedir.
belki de en başta tavşan ölmeseydi robert de yaşayacaktı;
tavşanın yaşaması içinse robert’in ölmesi gerekiyordu…
yani robert'ın nekrofili olmasının temel sebebi ; çok sevdiği tavşanının babası tarafından gözlerinin önünde öldürülmesi ve derisinin yüzülmesidir.
devamını gör...
