sokağı izliyorum hepsi bir telaş,bir yerlere yetişme derdinde, zengini,fakiri,orta yaşlısı,genci...
kısacası herkes.
siz napiyosunuz demek geliyor bazen içimden.
insanlar tanrıyı unutalı çok olmuş.
insanların tanrısı paradan ibaret.
herkes kendini şu kısacık ömründe bir kefeye koyuyor ya...en çokta ona gülüyorum.
siz nesiniz? kimsiniz? ne için bu dünyadasiniz?
mezarlıklar kendini vaz geçilmez insanlarla dolu.
bir çınar ağacı sizin gördüğünüz yaşadığınız hayatın üç dört katını yaşıyor.
nedir bu kibir,bu kendini beğenmişlik?
sende toprak olacaksın.
nasıl bu zamana kadar geçen zamanı hissetmediysen, ölüme bir adım kala da vay be diyeceksin.
insanlara iyi davranın, hayvanlara, doğaya.
birgün yok olacaksın.
devamını gör...
bu sabah göğsüme top atıldı gibi hissedip sıçrayarak uyandım, kulaklarım çınlıyordu ve beyaz bir ışık gördüm saniyelik. kendime gelemedim bir süre, öldüm mü yoksa dedim, hatta cesedim yatıyor mu diye geriye yatağımın üzerine doğru baktım. hayır! her şey yolunda ölmemişim ve ne mutlu ki hala sözlükte bir şeyler yazabiliyorum.
devamını gör...
her gece sabaha uyanamayacakmışım gibi hissediyorum bazen sevin, bazen de hüzün doluyor içim
devamını gör...
hissediyorum azizim.
ölüm çok yakın.
sanki her akşam sabaha uyanmayacakmışım gibi bitiyor her şey.
her sabah uyandığımda da akşamın o muhteşem karanlığını göremeyecekmişim gibi hissediyorum.
artık bir adım atarken sonrasını bir daha atamayacakmışım gibi oluyor ya da bir iş yaparken o işin sonunu göremeyeceğim neden uğraşıyorum ki diyorum.

hissediyorum azizim.
ölüm bana aldığım nefes kadar yakın.
ve ben her aldığım nefeste onu veremeyeceğimi düşünürken bu hayatın telâşlarına kapılmak çok anlamsız geliyor.

ne demiş üstat: "yaşamak değil beni bu telaş öldürecek."
ne güzel söylemiş aslında.
beni de yaşamak öldürmüyor hoş yaşıyor muyum onu da bilmiyorum ama beni bu dünyanın telâşı öldürüyor.
devamını gör...
"matematik ağır geliyordu..." okumadım ben mezuniyetim yok. lise 1'deyim. ama çift dikiş lise 1. -gürcan vefat etti." diye haber aldım. o zaman lise 1'deydim. * ölümün "soğuk ve keskin" olduğunu söyledim. ölüm, kaşınan kulak arkanız gibi, çok yakın çok tanıdık...


ölüm risalesi-

damla damla oluşuyor hayat
ölüm kımıl kımıl
duymak kolay
anlatmak değil

her an
farkındayım
az az öldüğümün

bilincindeyim doğan ayın
eriyen karın akan suyun
ve usulusul tükenen zamanın

tekrarlayıp duruyor saat
vakit de mahlûktur
vakit de mahlûktur.

işliyor kalbim
eskiyor saçlarım
ve gözlerimin en ince hücreleri.

okuyorum hayatı
toprağın üstünden çok
altındakilerle var olduğunu.

toprak
ölüme aç
ölüme muhtaç
hayat.

ölüm muhakkak
ve ölüm mutlak
tek kapısıdır ölümsüzlüğün.

ölümle tanıştıktan sonra anladım
sadece bir kimlik belgesi olduğunu yaşamanın.
devamını gör...
bazen uyutmaz beni..

ne olacağı belli değil, ne zaman olacağı belli değil, nasıl olacağı belli değil…

hele böyle doğal afetler, toplu ölümler, izdihamlar, maden kazaları, uçak kazaları, bombalı eylemler böyle bir sürü şey..

ne derler beş sn sonrasına çıkacağımızın kefili var mı?
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"ölüme yakın hissetmek" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim