orijinal adı: the chemistry of death
yazar: simon beckett
yıl: 2006
david hunter serisinin birinci kitabıdır. doktor david ailesini kaybetmiştir ve tek başına yaşamaktadır. ancak ormanda gördüğü bir ceset üzerine tıbbi bilgilerini de kullanarak araştırmalara kalkışır.
yazar: simon beckett
yıl: 2006
david hunter serisinin birinci kitabıdır. doktor david ailesini kaybetmiştir ve tek başına yaşamaktadır. ancak ormanda gördüğü bir ceset üzerine tıbbi bilgilerini de kullanarak araştırmalara kalkışır.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "luineairon" tarafından 21.11.2021 20:46 tarihinde açılmıştır.
1.
simon beckett tarafından, 2006 yılında yayımlanan david hunter serisinin ilk kitabıdır.
sağlam bir tıbbi gerilim kitabı olan bu kitapta, gerek adli antropoloji gerekse adli entomoloji alanında pek çok bilgiyle karşı karşıya kalıyorsunuz. klasik dedektif romanlarında, okuru temsil eden ve sürekli dedektife -şaşırarak- bir şeyler soran karakterlerden bu kitapta da vardı hatırladığım kadarıyla*. ama bu sefer muhatabımız bir adli antropolog. doğal olarak aldığımız cevaplar çok daha bilimsel. şuraya bir örnek bırakayım:
''çimenlere yapışmış sarı-beyaz bir maddenin izlerini göstererek: adiposir deniyor. mezar mumu diye de bilinir. vücudun kas proteinleri yıkılırken yağ asitlerinden oluşan sabundur esas olarak. bu madde toprağı yüksek oranda alkalik yapar, o yüzden çimenler ölür. beyaz parçalara bakarsanız gevrekliklerini ve çabuk ufalandıklarını görürsünüz. bu bize çürümenin epey hızlı gerçekleştiğini düşündürür; çünkü yavaş olduğunda adiposir genellikle daha yumuşaktır...''
bu arada verdiğim örnek belki de en basit detaylardan birisiydi. bir kafatasından yaş, cinsiyet gibi bilgilere nasıl ulaşılır. bir kemiğe bakarak cinayet silahının ne olduğunu nasıl anlarız vs. gibi konularda bilgi bombardımanına tutulduğunuz bir kitap.
bir de, daha detaylı örnekleri özellikle hassas mideli arkadaşlar için vermek istemedim. yani sürükleyici mi kitap; evet. okunur mu; evet. ama ''polisiye seviyorum ama otopsi falan aşırı detay sevmiyorum.'' derseniz de bu kitabı tavsiye edemem.
sağlam bir tıbbi gerilim kitabı olan bu kitapta, gerek adli antropoloji gerekse adli entomoloji alanında pek çok bilgiyle karşı karşıya kalıyorsunuz. klasik dedektif romanlarında, okuru temsil eden ve sürekli dedektife -şaşırarak- bir şeyler soran karakterlerden bu kitapta da vardı hatırladığım kadarıyla*. ama bu sefer muhatabımız bir adli antropolog. doğal olarak aldığımız cevaplar çok daha bilimsel. şuraya bir örnek bırakayım:
''çimenlere yapışmış sarı-beyaz bir maddenin izlerini göstererek: adiposir deniyor. mezar mumu diye de bilinir. vücudun kas proteinleri yıkılırken yağ asitlerinden oluşan sabundur esas olarak. bu madde toprağı yüksek oranda alkalik yapar, o yüzden çimenler ölür. beyaz parçalara bakarsanız gevrekliklerini ve çabuk ufalandıklarını görürsünüz. bu bize çürümenin epey hızlı gerçekleştiğini düşündürür; çünkü yavaş olduğunda adiposir genellikle daha yumuşaktır...''
bu arada verdiğim örnek belki de en basit detaylardan birisiydi. bir kafatasından yaş, cinsiyet gibi bilgilere nasıl ulaşılır. bir kemiğe bakarak cinayet silahının ne olduğunu nasıl anlarız vs. gibi konularda bilgi bombardımanına tutulduğunuz bir kitap.
bir de, daha detaylı örnekleri özellikle hassas mideli arkadaşlar için vermek istemedim. yani sürükleyici mi kitap; evet. okunur mu; evet. ama ''polisiye seviyorum ama otopsi falan aşırı detay sevmiyorum.'' derseniz de bu kitabı tavsiye edemem.
devamını gör...
