bazen kısa aydınlanmalar veya travmalar sonrası insan ölümü daha iyi idrak ediyor. özellikle ani ölümler sonrasında. ama gürültülü ve dans edilen bir kafede, son otobüs parasını yere düşürmüş bir öğrencinin feryadını kimsenin duymaması gibi, ya da buna tenezzül etmeye çekinmesi gibi ölüm orada, o gürültüler arasında kaybolup gidiyor. şu hayattan tek çıkış bileti ölümken, gidenler gelmiyorken, çaresi yokken hep başka şeyler gündem oluyor. sanırım ölüm düşüncesi yaşamaya engel ve hayat ölümü unutmak için yaptığımız saçmalıklar.
devamını gör...
hacı yağının üzerinde durabilecekken neden ölüm gibi anlamsız şeyler hakkında düşüneyim ki, dedirten gerçektir.
devamını gör...
üzerinde saatlerce günlerce dursan, kendini ve beynini hırpalasan, kendini duvardan duvara çalsan ölüm aynı ölüm! aynı belirsizlik, aynı kesinlik, aynı karanlık! üstünde durup ne yapacağız, sence mantıklı mı?
devamını gör...
ölümün çok da üzerinde durulmasıni gerekli bulmuyorum dostlar. ne kadar düşünürsek düşünelim sonuç aynı. ayrıca bu da doğmak gibi hayatın bir kanunudur. birileri gider birileri gelir. özellikle şu hayatta en sevdiğim insanlardan birini kaybettikten sonra acı gerçekle yüzleşmem sonucunda ölüm de benim için önemini yitirdi. ölen gider, kalanlar devam eder. o yüzden büyük kayıplar yaşasak da birgün o kayıbın ta kendisi olacağımızı bilmek yetiyor bize. daha fazla düşünmenin ne bir anlamı vardır ne de yararı.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"ölümün yeterince üzerinde durulmadığı gerçeği" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim