1.
herkes seni çok seviyor
arkandan falan ağlıyor
adını haykırıyorlar
ne bileyim
ama bunların hiçbirini göremiyor ya insan
çünkü bunların yaşanması için
"ölmen gerek"
ya neden?
arkandan falan ağlıyor
adını haykırıyorlar
ne bileyim
ama bunların hiçbirini göremiyor ya insan
çünkü bunların yaşanması için
"ölmen gerek"
ya neden?
devamını gör...
2.
en çok ağlayanlar da en vefasız olanlar oluyor. cenazede gidip tokatlayasim geliyor.
devamını gör...
3.
e siz de yaşarken sevdirin kendinizi.
arkanızdan ağlatmak yerine yüzünüze güldürün insanları.
adınızı haykırsınlar yine.
arkanızdan ağlatmak yerine yüzünüze güldürün insanları.
adınızı haykırsınlar yine.
devamını gör...
4.
ben babalar ölmez zannederdim, en azından kendi babamın beni kolay kolay bırakmayacağını düşünür, öyle inanmak isterdim.
önce benim biraz daha yaşlanmam gerekirdi ya hani, babam saçlarımın daha da kırlaşmış hallerini görecekti. babamdı çünkü o benim, gitmezdi öyle kolay...
ama bir gün babam hastalandı ve toparlayamadı, peşinden çok koştum, dün evde kırkı vardı, evde kuran okunurken ben yola koyuldum, mezarına dün ilk defa yanımda başka bir aile üyesi yokken gittim.
özür diledim ağlayarak, ona yaşarken sarılamadığım için, toprağına sarılsam ne çare, gözlerimizle severmişiz birbirimizi, susarak bazen, karşısında saygımdan bacak bacak üstüne atmaktan bile rahatsız olurdum, babam bundan rahatsız olacak biri değildi. sevgimiz çoğu baba oğul ilişkisi gibi mesafelerle derindi, karşılıklıydı, çoğu zaman o doyamayacağım gözlerine uzun uzun bile bakamazdım, utanır gözlerimi kaçırırdım gözlerinden, şimdi yanımda olsa, ayaklarını gözyaşlarımla yıkar öper öperim...
öyle bir sarılırdım ki yürekten inlerdim... kokusuna, sesine hasret gideceğim bu dünyadan, ağlamaktan gözlerimin içi yanıyor, sevilenlerin değeri kaybettiğimizde çok daha iyi belli oluyor...
babanız yaşıyorsa lütfen sadece kusurlarıyla değil doğrularıyla da anın onları, haksızlık etmeyin, vicdanlı olun. ve doyasıya sarılın...
benim yerime de sarılın. çünkü kaybettikten sonra sarılamayacaksınız... içinizde kalmasın... sonradan pişman olmayın!
önce benim biraz daha yaşlanmam gerekirdi ya hani, babam saçlarımın daha da kırlaşmış hallerini görecekti. babamdı çünkü o benim, gitmezdi öyle kolay...
ama bir gün babam hastalandı ve toparlayamadı, peşinden çok koştum, dün evde kırkı vardı, evde kuran okunurken ben yola koyuldum, mezarına dün ilk defa yanımda başka bir aile üyesi yokken gittim.
özür diledim ağlayarak, ona yaşarken sarılamadığım için, toprağına sarılsam ne çare, gözlerimizle severmişiz birbirimizi, susarak bazen, karşısında saygımdan bacak bacak üstüne atmaktan bile rahatsız olurdum, babam bundan rahatsız olacak biri değildi. sevgimiz çoğu baba oğul ilişkisi gibi mesafelerle derindi, karşılıklıydı, çoğu zaman o doyamayacağım gözlerine uzun uzun bile bakamazdım, utanır gözlerimi kaçırırdım gözlerinden, şimdi yanımda olsa, ayaklarını gözyaşlarımla yıkar öper öperim...
öyle bir sarılırdım ki yürekten inlerdim... kokusuna, sesine hasret gideceğim bu dünyadan, ağlamaktan gözlerimin içi yanıyor, sevilenlerin değeri kaybettiğimizde çok daha iyi belli oluyor...
babanız yaşıyorsa lütfen sadece kusurlarıyla değil doğrularıyla da anın onları, haksızlık etmeyin, vicdanlı olun. ve doyasıya sarılın...
benim yerime de sarılın. çünkü kaybettikten sonra sarılamayacaksınız... içinizde kalmasın... sonradan pişman olmayın!
devamını gör...
5.
ölünce de değerli olmayacağımı bildiğimden kafa rahatlığı bambaşka seviyede.
ama yine de biraz mantıksal açıklamasını isterseniz, ulaşılamaz olan her zaman daha idealize edilir ve daha yüce görünür. o yüzden kolay kolay ulaşamadığınız insanlara aşık olursunuz mesela.
ben öldüm diyelim, “ah yaşasaydı şöyle böyle”, bir aşırı idealizasyon hali. bugün ölürsem denir ki yaşasa daha hayatı boyunca bir sürü güzel müzik yapardı sahne alırdı vesaire oysa muhtemelen pek de bir şey yapmayacağım.
ama yine de biraz mantıksal açıklamasını isterseniz, ulaşılamaz olan her zaman daha idealize edilir ve daha yüce görünür. o yüzden kolay kolay ulaşamadığınız insanlara aşık olursunuz mesela.
ben öldüm diyelim, “ah yaşasaydı şöyle böyle”, bir aşırı idealizasyon hali. bugün ölürsem denir ki yaşasa daha hayatı boyunca bir sürü güzel müzik yapardı sahne alırdı vesaire oysa muhtemelen pek de bir şey yapmayacağım.
devamını gör...