#ödüllü filmler
1984 yılında izleyici ile buluşan wim wenders yönetmenliğinde bir filmdir.
travis, dört yıldır ailesinden, toplumdan uzakta kendini yollara adamış biridir. kardeşinin onu tekrar yaşadığı yere medeniyete çağırmasıyla hayatının seyri değişecektir. çünkü onu bekleyen bir oğlu vardır. ancak şimdi ki amacı ise evladının annesini bulmak olacaktır ve oğluyla tekrardan yollara düşeceklerdir.
travis, dört yıldır ailesinden, toplumdan uzakta kendini yollara adamış biridir. kardeşinin onu tekrar yaşadığı yere medeniyete çağırmasıyla hayatının seyri değişecektir. çünkü onu bekleyen bir oğlu vardır. ancak şimdi ki amacı ise evladının annesini bulmak olacaktır ve oğluyla tekrardan yollara düşeceklerdir.
*bafta film ödülü (1985) / en iyi yönetmen: wim wenders
*bavyera film ödülü (1985) / en iyi görüntü yönetimi: robby müller
*bodil ödülü (1985) / en iyi avrupa filmi
*cannes film festivali (1984)
*fransız sinema eleştirmenleri sendikası (1985) / en iyi yabancı film
film, toplam 18 ödüle sahiptir.
*bavyera film ödülü (1985) / en iyi görüntü yönetimi: robby müller
*bodil ödülü (1985) / en iyi avrupa filmi
*cannes film festivali (1984)
*fransız sinema eleştirmenleri sendikası (1985) / en iyi yabancı film
film, toplam 18 ödüle sahiptir.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "kafkaesk" tarafından 25.04.2021 04:05 tarihinde açılmıştır.
1.
wim wenders ın yönetmenliğini yaptığı 1984 yapımı dram-yol filmi. eski bir film olması yanıltmasın.muhteşem görüntü yönetmenliği, müzikleri , hikaye anlatımı ve oyuncululuklarıyla enfes bir film.
devamını gör...
2.
yoğun tavsiye üzerine izlediğim fakat üzülerek bildirmeliyim ki derinliğini hissedemediğim film. güzel bir dram filmi olabilir fakat yavaş ve akıcı olmayan bir filmdi. güzel ve izlemesi hoş sahneleri vardı fakat genel olarka filmi benimseyemedim. yine de bu türde filmler izlemeyi sevenler için güzel bir alternatif olabilir. iyi seyirler
devamını gör...
3.
yönetmen koltuğunda wim wenders bulunan, birçok insanın "izlediğim en iyi filmlerden birisi, mutlaka izle..." diyerek beni tuhaf bi beklenti içerisine soktuğu, izledikten sonra ilk kez övülen bir filmin gerçekten güzel, hatta çok ama çok güzel olduğunu düşünmemi sağlamış, beni manzaraları ile bi hayli doyurmuş, bazı sahneler ile güldürmüş, bazı sahneler ile içimi ısıtmış, bazı yerlerde ise gözlerimi dolduracak kadar üzmüş bu filmden bahsetmem gerekiyor size...
karakterimiz travis bir tık kafayı kırmış bir ağabey. bu ağabey yollarda gezen, insanların girmekten çekindiği yollarda dolaşan, oralarda uyuyan, bu şekilde huzur bulan, insanlardan ve insanlıktan kaçan bir adam.
bir gün sevgili travis'in kardeşi çıkar, gelir ve travis'i insanlığa tekrar davet eder. travis de birkaç sene sonra tekrar insan içine çıkmanın heyecanı ile atılır, travis'in minik evladı kardeşi ile kaldığı için içinde tuhaf bir heyecan vardır, zira oğlunu seneler sonra tekrar görecektir travis... film bu şekilde başlar ve bir anda tuhaf bir yol filmine dönüşür, zira bir şeyler yoluna oturmaya başladıkça ortaya farklı bir kayıp daha çıkacaktır: travis'in eski eşi...
bakın bu filmi övdükleri kadar var. hatta ve hatta bu film övüldüğünün daha fazlası... çünkü insanı her duygu açısından doyuran bir film... o renkler o manzaralar, o diyaloglar, gülümsemeler, oyunculuklar, insanı bir anda koltuğuna gömen dram...
filmin müzikleri de öyle yerinde, öyle güzel yerlerde kullanılmış ki kafamda çalıyor. keşke internet paketim olsaydı da uzun uzun dinleseydim diyorum içten içe...
son zamanlarda izlediğim en iyi film olabilir. wim wenders favori yönetmenim oldu artık, şimdi sırada berlin üzerindeki gökyüzü var.
karakterimiz travis bir tık kafayı kırmış bir ağabey. bu ağabey yollarda gezen, insanların girmekten çekindiği yollarda dolaşan, oralarda uyuyan, bu şekilde huzur bulan, insanlardan ve insanlıktan kaçan bir adam.
bir gün sevgili travis'in kardeşi çıkar, gelir ve travis'i insanlığa tekrar davet eder. travis de birkaç sene sonra tekrar insan içine çıkmanın heyecanı ile atılır, travis'in minik evladı kardeşi ile kaldığı için içinde tuhaf bir heyecan vardır, zira oğlunu seneler sonra tekrar görecektir travis... film bu şekilde başlar ve bir anda tuhaf bir yol filmine dönüşür, zira bir şeyler yoluna oturmaya başladıkça ortaya farklı bir kayıp daha çıkacaktır: travis'in eski eşi...
bakın bu filmi övdükleri kadar var. hatta ve hatta bu film övüldüğünün daha fazlası... çünkü insanı her duygu açısından doyuran bir film... o renkler o manzaralar, o diyaloglar, gülümsemeler, oyunculuklar, insanı bir anda koltuğuna gömen dram...
filmin müzikleri de öyle yerinde, öyle güzel yerlerde kullanılmış ki kafamda çalıyor. keşke internet paketim olsaydı da uzun uzun dinleseydim diyorum içten içe...
son zamanlarda izlediğim en iyi film olabilir. wim wenders favori yönetmenim oldu artık, şimdi sırada berlin üzerindeki gökyüzü var.
devamını gör...
4.
izledikten hemen sonra insanı etkisi altına alan bir film. ancak bu etki uzun yıllar sürmüyor. sadece birkaç ay diyelim. filmin işlenişi, merak uyandırması gerçekten güzel. bazı sahnelerdeki ikili konuşmalar hakikaten sanatsal açıdan (edebi ve görsel) çok güçlü. ancak konu biraz basit. sanat filmi sevenlerin kesinlikle izlemesi gerekir diye düşünüyorum.
devamını gör...
