#ödüllü filmler
2023 abd ve güney kore ortak yapımı olan romantik drama filmidir. eseri celine song hem yazmış hem de yönetmiştir. konusunda; nora ve hae sung çok derin bağları olan çocukluk arkadaşlarıdır fakat nora ailesiyle birlikte güney kore'den taşınmak zorunda kalınca ayrı düşerler. bu olaydan 20 sene sonra ise bir haftalığına da olsa new york'ta onlar için çok önemli bir yeniden bir araya gelebilme fırsatı bulurlar. kader, aşk ve seçimler... acaba birlikte neler yaşayacaklardır?
yönetmen:
celine song
oyuncular:
greta lee
seung ah moon
teo yoo
seung min yim
john magaro
ji hye yoon
celine song
oyuncular:
greta lee
seung ah moon
teo yoo
seung min yim
john magaro
ji hye yoon
*altın fragman ödülleri (2023) - en iyi romantik film
*hollywood eleştirmenleri birliği sezon ortası ödülleri (2023) - en iyi bağımsız film / en iyi kadın oyuncu [greta lee] / en iyi senaryo [celine song]
*hollywood eleştirmenleri birliği sezon ortası ödülleri (2023) - en iyi bağımsız film / en iyi kadın oyuncu [greta lee] / en iyi senaryo [celine song]
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "birgaripanda" tarafından 09.09.2023 17:28 tarihinde açılmıştır.
1.
bir celine song filmidir.

filmin senaryosunu da yönetmen celine song yazmıştır. filmin başrollerinde greta lee, john magaro ve teo yoo oynamıştr. film 96. akademi ödüllerinde en iyi film ve en iyi orijinal senaryo dalında oscar adaylığı kazanmıştır. film ayrıca berlin film festivaline, altın küre'de ve bafta ödüllerinde de adaylık elde etmiştir.
sinemada özellikle son yıllarda görkemli olayların, büyük suçların, akıl almaz cinayetlerin hikayeleri kadar sıradan insanların sıradan hikayeleri de boy göstermeye başladı. elbette ikinci söylediğim nicelik olarak daha az bir pay alıyor. bize benzeyen insanların, bizim de yaşayabileceğimiz öykülerini, sessiz sedasız akan bir filmde izlemek benim için büyüleyici bir deneyim, tabii eğer film iyi çekilmişse. başlığı açan yazar arkadaşım whomping willow her şeyi çok güzel özetlemiş. ama ona katılmadığım bir nokta var. şahsen bu film en azından benim için kesinlikle izlenmeli kategorisinde olan bir film.
filmin baş kahramanlarından biri olan hae sung'un bence kendi kişisel kıyametini diğer karakter nora'nın gidişleri ile yaşaması bence çok dokunaklı idi.
nora'nın eşi arthur'un yatakta yaptığı o düşündürücü konuşma dışında üçlünün bardaki sohbetleri esnasındaki durumu da yaralayıcı idi bence.
beni en çok etkileyen sahneler ise çocukluk arkadaşı hae sung'u on iki yıl sonra internet üzerinden bulan nora'nın sokakta yürüdüğü sahne ile filmin sonundaki yürüyüşü arasındaki tezat idi.
çok etkileyici bir filmdi. oscar ödüllerinde şansı olacağını dşünüyorum.

filmin senaryosunu da yönetmen celine song yazmıştır. filmin başrollerinde greta lee, john magaro ve teo yoo oynamıştr. film 96. akademi ödüllerinde en iyi film ve en iyi orijinal senaryo dalında oscar adaylığı kazanmıştır. film ayrıca berlin film festivaline, altın küre'de ve bafta ödüllerinde de adaylık elde etmiştir.
sinemada özellikle son yıllarda görkemli olayların, büyük suçların, akıl almaz cinayetlerin hikayeleri kadar sıradan insanların sıradan hikayeleri de boy göstermeye başladı. elbette ikinci söylediğim nicelik olarak daha az bir pay alıyor. bize benzeyen insanların, bizim de yaşayabileceğimiz öykülerini, sessiz sedasız akan bir filmde izlemek benim için büyüleyici bir deneyim, tabii eğer film iyi çekilmişse. başlığı açan yazar arkadaşım whomping willow her şeyi çok güzel özetlemiş. ama ona katılmadığım bir nokta var. şahsen bu film en azından benim için kesinlikle izlenmeli kategorisinde olan bir film.
filmin baş kahramanlarından biri olan hae sung'un bence kendi kişisel kıyametini diğer karakter nora'nın gidişleri ile yaşaması bence çok dokunaklı idi.
nora'nın eşi arthur'un yatakta yaptığı o düşündürücü konuşma dışında üçlünün bardaki sohbetleri esnasındaki durumu da yaralayıcı idi bence.
beni en çok etkileyen sahneler ise çocukluk arkadaşı hae sung'u on iki yıl sonra internet üzerinden bulan nora'nın sokakta yürüdüğü sahne ile filmin sonundaki yürüyüşü arasındaki tezat idi.
çok etkileyici bir filmdi. oscar ödüllerinde şansı olacağını dşünüyorum.
devamını gör...
2.
son bes yılda izledigim en iyi film.
spoiler:
kız ve oglan 12 yasındadır. birbirlerinin cocukluk asklarıdır.
oglan: birinci oldum ve sen ikinci oldun diye mi aglıyorsun?
kız: evet.
oglan: hep sen birinci oluyordun. ben aglamıyordum. ilk defa seni gectim ve aglıyorsun. şapşal.
kızın ailesi kanadaya tasınmaya karar verir. kızın gitmeden guzel hatırları olsun diye oglan ve oglanın annesiyle bulusma ayarlar:
-oglanın annesi: neden gidiyorsunuz? neden burayı bırakıyorsunuz?
-kızın annesi: bi şeyleri geride bırakırsın ve yeni şeyler kazanırsın.
ve kız gider. kanada ya tasınırlar. sonra kız okumaya ve yazarlık yapmaya tek basına new york a tasınır.
12 yıl sonra cocuk onu facebooktan bulur. cocuk seul de muhendislikte okumaktadır:
oglan: hala her gün aglıyor musun?
kız: hayır. en basta hep aglıyordum. ama sonra burada kimsenin aglamamı onemsemedigini fark ettim. artık aglamıyorum.
oglan: anlıyorum
zira cocukken kız cok aglardı ve oglan yanında durup onu teselli ederdi.
birkac ay sosyal medyadan konusurlar. ikisi de cok heycanlıdır. kız cocuga new york a gel der. cocuk gelemem der. oglan kıza seul e gel der. kız gelemem der.
bir gun kız 'new york a kök salnaya calısıyorum ve tek yaptıgım seul e ucak bileti baknak' der ve oglanı terk eder. oglan yıkılır.
kız kendi gibi yazar amerikalı bi cocukla tanısır. aynı kitapları okumus, aynı filmleri izlemişlerdir. cok severler birbirlerini. evlenirler
oglan cok uzun sure koreli bir kızla sevgili olur. bir 12 sene daha sonra kızla ayrılınca 3 gunlugune cocukluk askını ziyarete gelir.
kızın eşi: o senin cocukluk askın. bunla yarısamam. kendini kaderine engel olmus kotu kalpli amerikalı koca gibi hşssediyorum.
kız: unuttugun nokta şu: ben seni seviyorum.
koca: korece ogrenmeye calısıyorum. cunku geceleri ruyanda korece sayıklıyorsun. orada giremedigim gizli bir dunyan var gibi.
oglan: kocanı sevmenin bu kadar canımı acıtacagını bilmezdim.
kız: korede kader der ki iki insanı kader birlestirise 8000 katmanlık bagları vardır. su an benim kaderim eşimle. ama o 12 yasındaki iki cocuk da hala burda, gecmişimde, bu yasandı.
oglan: biz gecmis versiyonumuzsak, gelecek versiyonumuz da baskaysa, su anda gelecekteki bir versiyonumuzun gecmişimi? su an biz ne oluyoruz?
-kız: bilmiyorum.
kız oglanı takside ugurladıktan sonra esinin yanına gelir. aglamaya baslar. bu kez onu teselli eden 12 yasındaki coukluk askı degil esidir. her sey yerini bulmustur.
oglan: dusunuyorum da tasınmasaydın? ya da birimizden biri digerinin yanına gelseydi? ayrılmıs mıydık? evlenmis miydik?
kız: ı am where ı am supposed to be now.
-spoier-
spoiler:
kız ve oglan 12 yasındadır. birbirlerinin cocukluk asklarıdır.
oglan: birinci oldum ve sen ikinci oldun diye mi aglıyorsun?
kız: evet.
oglan: hep sen birinci oluyordun. ben aglamıyordum. ilk defa seni gectim ve aglıyorsun. şapşal.
kızın ailesi kanadaya tasınmaya karar verir. kızın gitmeden guzel hatırları olsun diye oglan ve oglanın annesiyle bulusma ayarlar:
-oglanın annesi: neden gidiyorsunuz? neden burayı bırakıyorsunuz?
-kızın annesi: bi şeyleri geride bırakırsın ve yeni şeyler kazanırsın.
ve kız gider. kanada ya tasınırlar. sonra kız okumaya ve yazarlık yapmaya tek basına new york a tasınır.
12 yıl sonra cocuk onu facebooktan bulur. cocuk seul de muhendislikte okumaktadır:
oglan: hala her gün aglıyor musun?
kız: hayır. en basta hep aglıyordum. ama sonra burada kimsenin aglamamı onemsemedigini fark ettim. artık aglamıyorum.
oglan: anlıyorum
zira cocukken kız cok aglardı ve oglan yanında durup onu teselli ederdi.
birkac ay sosyal medyadan konusurlar. ikisi de cok heycanlıdır. kız cocuga new york a gel der. cocuk gelemem der. oglan kıza seul e gel der. kız gelemem der.
bir gun kız 'new york a kök salnaya calısıyorum ve tek yaptıgım seul e ucak bileti baknak' der ve oglanı terk eder. oglan yıkılır.
kız kendi gibi yazar amerikalı bi cocukla tanısır. aynı kitapları okumus, aynı filmleri izlemişlerdir. cok severler birbirlerini. evlenirler
oglan cok uzun sure koreli bir kızla sevgili olur. bir 12 sene daha sonra kızla ayrılınca 3 gunlugune cocukluk askını ziyarete gelir.
kızın eşi: o senin cocukluk askın. bunla yarısamam. kendini kaderine engel olmus kotu kalpli amerikalı koca gibi hşssediyorum.
kız: unuttugun nokta şu: ben seni seviyorum.
koca: korece ogrenmeye calısıyorum. cunku geceleri ruyanda korece sayıklıyorsun. orada giremedigim gizli bir dunyan var gibi.
oglan: kocanı sevmenin bu kadar canımı acıtacagını bilmezdim.
kız: korede kader der ki iki insanı kader birlestirise 8000 katmanlık bagları vardır. su an benim kaderim eşimle. ama o 12 yasındaki iki cocuk da hala burda, gecmişimde, bu yasandı.
oglan: biz gecmis versiyonumuzsak, gelecek versiyonumuz da baskaysa, su anda gelecekteki bir versiyonumuzun gecmişimi? su an biz ne oluyoruz?
-kız: bilmiyorum.
kız oglanı takside ugurladıktan sonra esinin yanına gelir. aglamaya baslar. bu kez onu teselli eden 12 yasındaki coukluk askı degil esidir. her sey yerini bulmustur.
oglan: dusunuyorum da tasınmasaydın? ya da birimizden biri digerinin yanına gelseydi? ayrılmıs mıydık? evlenmis miydik?
kız: ı am where ı am supposed to be now.
-spoier-
devamını gör...
