drama / suç / gizem
1 / 10
puan ver

öne çıkanlar | diğer yorumlar

bugüne kadar izlediğim filmler arasında en çok abartılan filmin tarantino'nun pulp fiction'ı olduğunu düşünürdüm, ta ki dün akşam bu filmi izleyene kadar... öncelikle, film overrated oğlu overratted. şimdi diyeceksiniz ki, "yahu yapıldığı yıla göre yargıla!" evet efendim, yapıldığı yıla göre yargılıyorum, son 1,5 senedir sadece 1920-60 arası filmleri izliyorum. bu film 1920-60 arası yapılan izlediğim filmler arasında kesinlikle ama kesinlikle en abartılmış olanı!

şimdi filmin neden abartıldığını anlatmadan önce, başka bir interaktif sözlükte okuduklarımdan bahsetmek istiyorum. insanlar dünyanın en iyi filmi, sinematografisinin inanılmaz müthiş olduğundan bahsetmiş, hatta birisi demiş ki, "filmde kamera, sinema tarihinde bir ilki yaşatıyor insana... direkt olarak güneşe odaklanıyor..." ahahahaha...

bakın, sinematografisi berbat oğlu berbat, yani yeni kattığı hiçbir şey olmadığı gibi çekim açıları olsun, bazı sahnelerde kameranın aşırı titremesi olsun *ahahahaha*, siyah beyaz da olsa renk geçişleri olsun, berbat, berbat ulan berbat! bu filmdeki sinematografiye övgü dizen insanların ağızlarını burunlarını kıra kıra dr. mabuse, der spieler izletmek istiyorum, izledikten sonra "abi iyi ki dayak yemişim, bu nedir yahu? hem de 1922 yapım!" derler.

filmin insana kattığı iyi bir kısım elbette ki var, o da şu... birisi ne anlatırsa anlatsın, bunu kendi çıkarına göre süslediğini ve gerçeği öyle anlattığını biliriz... hoş mu? kesinlikle, oyunculukların da kötü bir tarafı yok, hatta bazı kısımlarda iyi...

ama genel olarak vasat bir film bu. baktığın zaman dönemine göre ortalama, sadece o dönemin japon sineması hakkında daha iyi bilgi veriyor bizlere, japon kültürünü tanıtıyor artı yanları bu.

ne senaryosu inanılmaz ilgi çekici, *ki uyarlama olduğunu biliyorum*, ne de gidişatın insanı çeken bir etkisi var.

benim yorumum 10/5. şimdi sırada seven samurai var, o da bunun gibi vasat bir film ise akira kurosawa filmleri moruk yha diyeni 3 yerinden gözümü kırpmadan bıçaklamaya geliyorum.
devamını gör...
akira kurosawa'nın 1950 yapımı dram filmi. görüntü yönetmenliğini de kazuo miyagawa yapmış. ellerine sağlık iki ustanın da harika bir eser ortaya çıkarmışlar. ve tabii akira ustanın diğer tüm filmlerinde olduğu gibi kadrolu oyuncusu yine değişmemiş. takashi shimura'dan bahsediyorum. daha önce bu amcayı ikiru, seven samuray filmlerinde de görmüştüm. belki de benim göremeyip de akira ustanın görebildiği bir cazibesi vardır ne bileyim :) şaka bir yana japon oyuncuların mimiklerini göremediğim için çok da birşey diyemeyeceğim oyunculuklar hakkında. onun dışında konusuna gelirsek; ormanda ölü bulunan bir samuray ve samurayın tecavüze uğrayan karısını konu alıyor. bu olayı aydınlatmaya çalışan da 4 kişi var. ölen samurayın medyum vasıtasıyla çağrılan ruhu, oduncu, samurayın karısı ve arsız mı arsız haydut.
olay anladığım kadarıyla bir mahkeme heyetinin önünde geçiyor. ancak yukarıdaki 4 kişi de olayı çok farklı açılardan anlatıyor. samuray'ın karısı tecavüze uğrayıp sonrasında zevk almasına rağmen bunu kendi meselesi olmaktan çıkarıyor. konuyu kadın hakları açısından ele alıyor. kocasını ve haydutu erkeksi olmak konusunda kışkırtıyor. samurayın ruhu dinlendiğinde efeliğine toz kondurmadığını görüyoruz. haydut ise cinayeti ve tecavüzü en hayvani dürtülerle gerçekleştirdiğini gizlemiyor. oduncu -ki en politik olandır- ise hem olayları görüyor hem de samuraya ait işlemeli hançeri çaldığı için olayları çarpıtarak anlatıyor.
film bize gerçeğin ne olduğunu, gerçeğe bakış açımızı sorgulatıyor. filmin sonunda oduncunun bebeğin beşiğinden birşeyler çalması ve bebeği sahiplenmesi ise kimin doğru ya da yalan söylediğini bırakmamızı, insanlıktan umudumuzu kesmememizi vurguluyor. filmde bol bol güneş ışığı kullanılmış. gerçeklere ayna tutarcasına hem de. ayrıca sanurayın karısının olayı anlatırken "mavi elbiseli" diye tarif ettiği biri vardı. yani siyah-beyaz filmde renklerin ne işi var diye sormadan edemedim. maviyi vurgulanması belki de yönetmenin insanlık adına daha umutlu olduğunu vurguluyordur, bilemem :)
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"rashomon" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim