1.
bir domuz çobanının oğlu olduğu söylenir. ailesi aşırı fakirdir. çocuğa bir çarık bile alamazlar. çocukken çıplak ayakla dolaşırmış. soğuk bir kış günü, bunun haline üzülen bir kadın, buna kendi çarıklarını verir. çocuk çok sevinir. büyürken bile o çarıkları asla atmaz.
vezir-i azam olduğunda o hırvat kadını buldurur. o çarıkları tekrar geri verir. lakin çarıklar elmas, yakut, zümrüt ve altınlarla doludur. vefa sahibidir.
almış olduğu rüşvetler veya maaşı dolayısıyla edinmiş olduğu yukarıda sayılan malvarlıkları bakımından müsadere uygulanmıştır. yani hepsi devlet hazinesine geçmiştir.
vezir-i azam olduğunda o hırvat kadını buldurur. o çarıkları tekrar geri verir. lakin çarıklar elmas, yakut, zümrüt ve altınlarla doludur. vefa sahibidir.
almış olduğu rüşvetler veya maaşı dolayısıyla edinmiş olduğu yukarıda sayılan malvarlıkları bakımından müsadere uygulanmıştır. yani hepsi devlet hazinesine geçmiştir.
devamını gör...
2.
tarih kitaplarında adı en çok yolsuzluğa karışan ve o dönemin en çok cami yaptıranı olarak kendine yer bulan paşamsı eleman..
devamını gör...
3.
kanuni ile ilgili coolstorybro denilecek her hikayenin ikinci adamı. sanki kanuni 46 yıl bunu mors etmekle uğraşmış.
atatürk'ün ismet paşa ile uydurma diyalogları gibi bunlara da yazmışlar da yazmışlar.
atatürk'ün ismet paşa ile uydurma diyalogları gibi bunlara da yazmışlar da yazmışlar.
devamını gör...
4.
merhum yazar cahit ülkü'nün, masal olmayan masallar üçlemesinin ikinci kitabıdır. bu kitap, sanırım, beklenen satış oranlarına ulaşamadığı için, üçlemenin son kitabı çok uzun yıllar sonra basılmıştır. muhteşem yüzyıl'ın televizyonda yarattığı etki ile, serinin ilk kitabı olan pargalı ibrahim paşa tekrar yüksek rakamlarda basılınca, sanırım serinin geri kalanını amorti etti. neyse. osmanlı bürokrasisi içine, rüşveti sistematik olarak sokan ilk kişi olan rüstem paşa'nın hikayesi, diyebiliriz kabaca. elbette hürrem sultan, kanuni sultan süleyman ve pargalı ibrahim paşa da var hikayede.
inkılap yayınlarında çıkan kitap 375 sayfa ve 13,5x21 cm ebatlarında. bu da arka kapağı:
"rüstem paşa", cahit ülkü'nün masal olmayan masallar adını verdiği üçlemenin ikinci kitabı. birinci kitap, "pargalı ibrahim paşa", adıyla kitaplaştırılmıştı. üçüncü kitap "ii. selim" ise yakında okurlarımızla buluşacak.
bu kitap, saraybosna'nın yoksul bir dağ köyünden dokuz yaşındayken devşirilen hırvat asıllı bir domuz çobanı oğlunun, kanuni'nin damatlığına ve veziriazamlığına yükselişinin romanı.
cahit ülkü, kanuni-hürrem-rüstem üçgeninde yaşanan ve koca bir cihan imparatorluğunun kaderini belirleyen süreci gözler önüne sererken, okurları, batı'nın "muhteşem" diye nitelendirdiği kudretli bir hükümdarın ruhsal yalnızlığına, karısı ve kızı arasında düştüğü acze; hürrem'in, kızını gözünü kırpmadan amaçlarına alet etmesine; aşkı, sanatı ve kültürü hiçe sayan, alabildiğine çirkin, aksi ve sevgisiz bir adam portresi çizen rüstem paşa'nın ruhundaki gizli kıpırtılara tanık ediyor. hem de ironik bir üslupla.
kitapta ayrıca sarayı, sokakları, insanlarıyla 16. yüzyıl istanbul'unu, "altın çağ" diye nitelendirilen bu dönemde çöküşün nasıl başladığını, 1509 büyük depremini, devşirme kurumunun işleyişini ve daha pek çok ayrıntıyı bir belgesel gerçekliğinde, ama bir roman tadında okuyacaksınız.
inkılap yayınlarında çıkan kitap 375 sayfa ve 13,5x21 cm ebatlarında. bu da arka kapağı:
"rüstem paşa", cahit ülkü'nün masal olmayan masallar adını verdiği üçlemenin ikinci kitabı. birinci kitap, "pargalı ibrahim paşa", adıyla kitaplaştırılmıştı. üçüncü kitap "ii. selim" ise yakında okurlarımızla buluşacak.
bu kitap, saraybosna'nın yoksul bir dağ köyünden dokuz yaşındayken devşirilen hırvat asıllı bir domuz çobanı oğlunun, kanuni'nin damatlığına ve veziriazamlığına yükselişinin romanı.
cahit ülkü, kanuni-hürrem-rüstem üçgeninde yaşanan ve koca bir cihan imparatorluğunun kaderini belirleyen süreci gözler önüne sererken, okurları, batı'nın "muhteşem" diye nitelendirdiği kudretli bir hükümdarın ruhsal yalnızlığına, karısı ve kızı arasında düştüğü acze; hürrem'in, kızını gözünü kırpmadan amaçlarına alet etmesine; aşkı, sanatı ve kültürü hiçe sayan, alabildiğine çirkin, aksi ve sevgisiz bir adam portresi çizen rüstem paşa'nın ruhundaki gizli kıpırtılara tanık ediyor. hem de ironik bir üslupla.
kitapta ayrıca sarayı, sokakları, insanlarıyla 16. yüzyıl istanbul'unu, "altın çağ" diye nitelendirilen bu dönemde çöküşün nasıl başladığını, 1509 büyük depremini, devşirme kurumunun işleyişini ve daha pek çok ayrıntıyı bir belgesel gerçekliğinde, ama bir roman tadında okuyacaksınız.
devamını gör...
5.
dönemin en ünlü kapitalistiydi.
başkalarının akıbetini uğramayıp eceliyle ölmüş.
bunda zevcesinin payı vardır tabii ki, bu zevce kanuninin sevgili kızı mihrimahtır.
başkalarının akıbetini uğramayıp eceliyle ölmüş.
bunda zevcesinin payı vardır tabii ki, bu zevce kanuninin sevgili kızı mihrimahtır.
devamını gör...
6.
mahmutpaşanın sahil tarafından girişine cami yaptırması ile vizyonunu ortaya koymuştur. üsttekı yazara katılıyorum.
büyük l harfi düşünün, dik çekerkenkı ilk nokta kapalı çarşı, yan çizerken ilk nokta rüstem paşa cami, yan çizginin son noktası mısır çarşısı.
adam böyle bir yerde ismini tarihe geçirttirmiş.
büyük l harfi düşünün, dik çekerkenkı ilk nokta kapalı çarşı, yan çizerken ilk nokta rüstem paşa cami, yan çizginin son noktası mısır çarşısı.
adam böyle bir yerde ismini tarihe geçirttirmiş.
devamını gör...
7.
çamaşırlarında çıkan bir bit sayesinde mihrimah sultan ile evlenmesine izin verilmiş; ardından da almış yürümüş osmanlı paşası. hikaye şöyle ki;
padişaha damat olması söz konusu olunca rüstem paşa'yı kıskanan rakipleri onun cüzzamlı olduğu dedikodusunu yaymışlardı. bunun üzerine hassa hekimlerinden mehmet halife, bu söylentinin gerçek olup olmadığını araştırmak için paşayı muayene etti. muayene sırasında gömleğinde bir bit bulundu. o günlerdeki tıp bilgisine ve halk inanışına göre bir cüzamlının üzerinde bit barınamaz olduğu kabul edilmekteydi. gömleğindeki bit, cüzzamlı olmadığına delil olarak kabul edilerek evlenmesine izin verildi.
olucak bir kişinin bahtı kavi talii yar.
kehlesi dahi mahallinde anın işe yarar sözü;
rüstem paşa için söylenmiştir. bahtlı adamın üzerinde bit çıksa işine yarar, anlamındadır ve üzerinden bit çıkması üzerine dile getirilmiştir. bu yüzden, tarihçilerin kendisine vermiş oldukları bir diğer isim "kehle-i ikbal" (ikbal biti) rüstem paşa'dır.
padişaha damat olması söz konusu olunca rüstem paşa'yı kıskanan rakipleri onun cüzzamlı olduğu dedikodusunu yaymışlardı. bunun üzerine hassa hekimlerinden mehmet halife, bu söylentinin gerçek olup olmadığını araştırmak için paşayı muayene etti. muayene sırasında gömleğinde bir bit bulundu. o günlerdeki tıp bilgisine ve halk inanışına göre bir cüzamlının üzerinde bit barınamaz olduğu kabul edilmekteydi. gömleğindeki bit, cüzzamlı olmadığına delil olarak kabul edilerek evlenmesine izin verildi.
olucak bir kişinin bahtı kavi talii yar.
kehlesi dahi mahallinde anın işe yarar sözü;
rüstem paşa için söylenmiştir. bahtlı adamın üzerinde bit çıksa işine yarar, anlamındadır ve üzerinden bit çıkması üzerine dile getirilmiştir. bu yüzden, tarihçilerin kendisine vermiş oldukları bir diğer isim "kehle-i ikbal" (ikbal biti) rüstem paşa'dır.
devamını gör...
8.
muhteşem yüzyıl kaynaklarına göre hürrem mihrimahı rüsteme kakalayarak çok fena harcamıştır. şiddete meyleden rüstem paşayı canlandıranın da ozan güven olması ne hoş bir tesadüftür. bitli rüstem kısacası.
devamını gör...