1.
ricat, kelime anlamı olarak geri çekilmek demektir. yani sahte ricat, sahte geri çekilme; düşman ordusu ilerlemesini sürdürürken özellikle geri çekilerek düşmanı olabildiğince bilmediği bir araziye sokmak demektir. böylece düşman orada pusuya düşürülür, hilal taktiği ya da turan taktiği olarak bildiğimiz askeri strateji uygulanmış olur.
türk tarihinde bilinen son büyük örneği kurtuluş savaşı sırasında atatürk'ün (ve fevzi paşa'nın) komutasında gerçekleşmiştir.
şöyle ki:
kütahya-eskişehir muharebeleri'nde türk ordusu ağır bir yenilgiye uğramış; ismet paşa karizmayı çizdirmiş, asker kaçakları ve milli mücadele karşıtları dahi kara kara düşünür olmuştu. yunan ordusu zafer sarhoşluğuyla anadolu'nun içlerine kadar ilerlemeye başladı. fakat unuttukları bir şey vardı: gereğinden fazla ilerlemişlerdi. durdurulmadılar. herhangi bir dirençle karşılaşmadılar.

görsel kaynağı: wikipedia
türk ordusu sakarya nehri kıyılarına kadar çekilmişti. yunan ordusu tarafından takip edildiler. düşman artık polatlı önlerine kadar sokulmuştu. öyle ki, dönemin milletvekilleri tarafından meclisin taşınması dahi gündeme geldi. öneri hemen sonrasında atatürk tarafından kati surette reddedildi. çünkü düşman ordusu, sahadan tam anlamıyla bihaberdi. türk ordusunun bu denli geriye çekilmesinin sebebi de buydu. aksi takdirde, düşman güç bela da olsa çok daha uzaklarda durdurulabilirdi. fakat yalnızca durdurulabilirdi. asıl amaç, türk topraklarına kasteden düşman güçlerinin her ne olursa olsun olabildiğince temizlenmesi, zayıf düşürülmesi ve bu yolla şevkinin kırılmasıydı.
hemen arkasından gerçekleşen sakarya meydan muharebesi de bunu kanıtlar niteliktedir. anadolu'ya sokulan yunan ordusu savaştığı sahaya hiçbir şekilde aşina olmamakla birlikte, gelecek olası destek kuvvetlerden de olmuştu. adım adım türk casusları tarafından takip edilmişler, konumları ve lojistik ağları neredeyse kesin şekilde tespit edilmişti. böylece sakarya meydan muharebesi, yüzyıllardır süregelen türk çekilmesini durduracaktır. onu en iyi anlatan cümle ise yine atatürk'ün bizzat kendisi tarafından şöyle kurulacaktır: "hatt-ı müdafaa yoktur, sath-ı müdafaa vardır. o satıh bütün vatandır."
türk tarihinde bilinen son büyük örneği kurtuluş savaşı sırasında atatürk'ün (ve fevzi paşa'nın) komutasında gerçekleşmiştir.
şöyle ki:
kütahya-eskişehir muharebeleri'nde türk ordusu ağır bir yenilgiye uğramış; ismet paşa karizmayı çizdirmiş, asker kaçakları ve milli mücadele karşıtları dahi kara kara düşünür olmuştu. yunan ordusu zafer sarhoşluğuyla anadolu'nun içlerine kadar ilerlemeye başladı. fakat unuttukları bir şey vardı: gereğinden fazla ilerlemişlerdi. durdurulmadılar. herhangi bir dirençle karşılaşmadılar.

görsel kaynağı: wikipedia
türk ordusu sakarya nehri kıyılarına kadar çekilmişti. yunan ordusu tarafından takip edildiler. düşman artık polatlı önlerine kadar sokulmuştu. öyle ki, dönemin milletvekilleri tarafından meclisin taşınması dahi gündeme geldi. öneri hemen sonrasında atatürk tarafından kati surette reddedildi. çünkü düşman ordusu, sahadan tam anlamıyla bihaberdi. türk ordusunun bu denli geriye çekilmesinin sebebi de buydu. aksi takdirde, düşman güç bela da olsa çok daha uzaklarda durdurulabilirdi. fakat yalnızca durdurulabilirdi. asıl amaç, türk topraklarına kasteden düşman güçlerinin her ne olursa olsun olabildiğince temizlenmesi, zayıf düşürülmesi ve bu yolla şevkinin kırılmasıydı.
hemen arkasından gerçekleşen sakarya meydan muharebesi de bunu kanıtlar niteliktedir. anadolu'ya sokulan yunan ordusu savaştığı sahaya hiçbir şekilde aşina olmamakla birlikte, gelecek olası destek kuvvetlerden de olmuştu. adım adım türk casusları tarafından takip edilmişler, konumları ve lojistik ağları neredeyse kesin şekilde tespit edilmişti. böylece sakarya meydan muharebesi, yüzyıllardır süregelen türk çekilmesini durduracaktır. onu en iyi anlatan cümle ise yine atatürk'ün bizzat kendisi tarafından şöyle kurulacaktır: "hatt-ı müdafaa yoktur, sath-ı müdafaa vardır. o satıh bütün vatandır."
devamını gör...
"sahte ricat" ile benzer başlıklar
ricat
3