roman / edebiyat
9 / 10
puan ver

öne çıkanlar | diğer yorumlar

gabriel garcia marquez'in yine insanı içine çeken romanlarından. 1962'de yayımlanmış bu kitabı macondo'ya benzer bir kasabada geçiyor. bu kitaptaki karakterler yine okuyucuları için tanıdık. yüzyıllık yalnızlık'ta da gördüğümüz karakterler var.
şer saati * ismi aslında kitaba sonradan yanlış hatırlamıyorsam yayıncılar tarafından verilmiş bir isim. ilk düşünülen isim this shitty town gibi biraz küfürlü sayılabilecek bir isimmiş. yazar anlatmak için yaşamak isimli anılarını anlattığı kitapta bahsediyordu bundan.
kitap bir cinayetle başlıyor. ne oldu, neden oldu başta hiç anlamıyoruz. daha sonra yavaş yavaş olayların arka planı veriliyor. kitabı okumaya başladığımda biraz suç/gizem türünde olacağını düşünmüştüm ama hiç öyle değil.
kitabın ana konusu kasaba halkıyla ilgili dedikoduları geceleri kağıtlara yazıp insanların kapısına asan birileri olması. bu olayları durdurmak için başkanın baskıcı politikalarina şahit oluyoruz. ki zaten bu başkan şiddet yanlısı biri ve halkı çoktan bıktırmış.
kitap genel olarak elinde güç bulunduran bir kesimin bu gücü nasıl sömürdüğüyle, nasıl yolsuzluk yaptığyla, ne kadar baskıcı davrandığıyla ilgili eleştiriler içeriyor diyebiliriz.
kısa bir kitap olmasına rağmen çok fazla karakter içeriyor bu açıdan biraz kafa karıştırıcı olabilir ama yazarın anlatımı su gibi akıyor.
devamını gör...
an itibari ile okumaya başladığım kitap. nasıl başladım peki gecenin bu saatinde 3 dk önce sahip olmadığım kitabı okumaya? çünkü kindle’ım var sizi teknoloji düşmanı, basılı kitap fetişisti, romantik okurumsular!!!!*


bitince editlerim.


bittirdim geldim editi:

yine marquez, yine sıcak, nem, yağmur, sinek, kokular, ölüm, bunalmışlık, muz, kahve ve iki yüzlülük ve adam kayırma ve despotluk, öfke ve çaresizlik ve yine duyu organlarına hücum eden betimlemeler.
marquez böyle değil mi zaten ve biz marquez’i bu yüzden sevmiyor muyuz?

sesler, kokular, sıcak ve nem öyle güzel tasvir ediliyor ki kitapta; bir ara gerçekten o var olmayan ülkedeki var olmayan kasabada, nehir kenarındaki inek leşini kokluyor gibi oldum ya da evlerinde öğle uykularını uyuyan insanların odalarından taşan nemli uyku kokusu burnuma geldi sık sık…

sürekli silah zoruyla, entrikayla, korkuyla birbirinin yerine geçen ve hepsi kendinden öncekini suçlayıp, kendilerinin mutlak mutluluğu getireceklerini iddia eden hükümetlerden birinde, aynı zamanda polis şefi de olan belediye başkanının iki yüzlülüğü, para gözlülüğü ve cahil halk ve sınıfsal farklılıklar…

marquez sen bir gözlem dahisisin.
yine bir yere bağlanmıyor gibi görünen ama bağlanması da gerekmeyen bir hikaye…
yüzyıllık yalnızlık kitabına minicik bir atıfta bulunması da ayrıca keyifli.
(bkz: albay aureliano buendia)

mükemmel bir kitap değil ve her marquez kitabında olduğu gibi ben sayfa mı atladım acaba hissi oluşturuyor çoğu yerde. ama mutlaka okunması lazım gelen bir eser. ben çok sevdim. ama dediğim gibi mükemmel bir kitap değil.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"şer saati" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim