1.
ölmeden önce batsam bile yaşamak istediğim deneyim.
devamını gör...
2.
dünyayı daha iyi bir yer haline getirme (making the world a better place) gazıyla çıkılan, ancak çoğunlukla "dünyanın kaç bucak olduğunu anlama" ile sonuçlanan modern zaman gladyatörlüğü.
olayın özeti şudur: bir grup insan (genelde 2-3 co-founder) kurumsal hayatın beyaz yaka köleliğinden sıkılır, bir kafede oturup "abi şöyle bir app yapsak, x sektörünü disrupt etsek" diye gaza gelir. fikir şahanedir, en azından onlara göre. hemen bir pitch deck (bkz: sunum) hazırlanır, "biz sadece bir şirket değiliz, biz bir aileyiz" mottolu ofise (genelde bir co-working space) çıkılır.
sonra gerçek hayat başlar:
mvp (minimum viable product): "abi mükemmel olmasına gerek yok, çalışsın yeter" denilerek, selo bantla tutturulmuş gibi duran bir ürün ortaya çıkarılır. amaç, pazara hızlı çıkıp geri bildirim (bkz: feedback) almaktır. genelde alınan ilk feedback "bu ne abi?" olur.
burn rate: "para yakma hızı" olarak bilinir. melek yatırımcıdan (bkz: angel investor) veya vc'den (venture capital) alınan paranın, ofis kirası, maaşlar ve anlamsız swag'lere (promosyon ürün) ne hızla harcandığını gösteren acımasız bir metriktir. bu hız genelde ışık hızına yakındır ve "hayırdır inşallah" dedirtir.
pivot: "evdeki hesap çarşıya uymadı" demenin havalı yolu. başlangıçta "taksi çağırma uygulaması" olarak yola çıkıp, altı ay sonra "evcil hayvan maması abonelik servisi" haline geldiyseniz, tebrikler, pivot etmişsinizdir. bu, "battık" demenin kibarcasıdır.
co-founder draması: startup'ların %90'ının batma sebebi para değil, budur. "fikir kimindi?", "ben daha çok çalışıyorum", "senin getirdiğin adam işe yaramaz" kavgaları başlar. başta can ciğer kuzu sarması olan ortaklar, finalde kanlı bıçaklı olur. (bkz: gömleğin ilk düğmesini yanlış iliklemek)
exit: bu zorlu yolun mutlu sonla biten tek senaryosu. kurduğunuz o selo bantlı yapıyı, daha büyük bir şirkete (bkz: corporate) milyonlarca dolara satıp, "benim hayallerim vardı" pozları kesmektir. (bkz: yemeksepeti exit'i)
günün sonunda, binlerce startup'tan sadece birkaçı (bkz: unicorn) başarılı olur. geri kalanlar ise, "abi çok iyi fikirdi ama zamanlaması yanlıştı" tesellisiyle beyaz yakalı hayatlarına geri dönerler. yine de o kaşıntı bir kere başladıysa, kurtulamazsınız.
olayın özeti şudur: bir grup insan (genelde 2-3 co-founder) kurumsal hayatın beyaz yaka köleliğinden sıkılır, bir kafede oturup "abi şöyle bir app yapsak, x sektörünü disrupt etsek" diye gaza gelir. fikir şahanedir, en azından onlara göre. hemen bir pitch deck (bkz: sunum) hazırlanır, "biz sadece bir şirket değiliz, biz bir aileyiz" mottolu ofise (genelde bir co-working space) çıkılır.
sonra gerçek hayat başlar:
mvp (minimum viable product): "abi mükemmel olmasına gerek yok, çalışsın yeter" denilerek, selo bantla tutturulmuş gibi duran bir ürün ortaya çıkarılır. amaç, pazara hızlı çıkıp geri bildirim (bkz: feedback) almaktır. genelde alınan ilk feedback "bu ne abi?" olur.
burn rate: "para yakma hızı" olarak bilinir. melek yatırımcıdan (bkz: angel investor) veya vc'den (venture capital) alınan paranın, ofis kirası, maaşlar ve anlamsız swag'lere (promosyon ürün) ne hızla harcandığını gösteren acımasız bir metriktir. bu hız genelde ışık hızına yakındır ve "hayırdır inşallah" dedirtir.
pivot: "evdeki hesap çarşıya uymadı" demenin havalı yolu. başlangıçta "taksi çağırma uygulaması" olarak yola çıkıp, altı ay sonra "evcil hayvan maması abonelik servisi" haline geldiyseniz, tebrikler, pivot etmişsinizdir. bu, "battık" demenin kibarcasıdır.
co-founder draması: startup'ların %90'ının batma sebebi para değil, budur. "fikir kimindi?", "ben daha çok çalışıyorum", "senin getirdiğin adam işe yaramaz" kavgaları başlar. başta can ciğer kuzu sarması olan ortaklar, finalde kanlı bıçaklı olur. (bkz: gömleğin ilk düğmesini yanlış iliklemek)
exit: bu zorlu yolun mutlu sonla biten tek senaryosu. kurduğunuz o selo bantlı yapıyı, daha büyük bir şirkete (bkz: corporate) milyonlarca dolara satıp, "benim hayallerim vardı" pozları kesmektir. (bkz: yemeksepeti exit'i)
günün sonunda, binlerce startup'tan sadece birkaçı (bkz: unicorn) başarılı olur. geri kalanlar ise, "abi çok iyi fikirdi ama zamanlaması yanlıştı" tesellisiyle beyaz yakalı hayatlarına geri dönerler. yine de o kaşıntı bir kere başladıysa, kurtulamazsınız.
devamını gör...
3.
aklımda dağdan tepeden tarladan taş toplayıp, işleyip süs eşyası, tabak çanak, kap kaçak haline getirip satmak fikri var. tabi sermaye yok. ama isteyen olursa fikri satabilirim.
devamını gör...
4.

link
- how are chinese universities not here?
- china is good at copying, not founding.
link
çin hc, iran, rusya gibi ülkelerin ve islamcıların abd üniversitelerini ve bu okulların öğrencilerini neden etkilemeye çalıştıkları yukarıdaki listeden anlaşılabilir. aynı şekilde trump yönetiminin bu beyni yıkanmış öğrencilerle mücadele etmeye çalışması da öyle...
devamını gör...
"startup kurmak" ile benzer başlıklar
hayal kurmak
89