1.
farsça çiçek anlamına gelen şüküfe
ve yazan/çizen manasındaki nüvis kelimelerinin birleşimidir.
osmanlı’nın çiçek portre ressamı; fırçasıyla baharı kağıda mühürleyen sanatçıdır.
bir çiçeğin sadece şeklini değil, adeta ruhunu kağıda hapseden bir sabır insanıdır. şüküfenüvis, fırçanın ucundaki tek bir kılla çiçeğin taç yaprağındaki o ince damarı çizerken aslında bir nevi tefekkür halindedir. onların dünyasında gül sadece gül değil, ilahi bir güzelliğin yeryüzündeki gölgesidir. bu yüzden çizdikleri çiçeklerin kokusunun kağıttan taştığı söylenir.
18. yüzyılda ali üsküdari gibi isimlerle zirvesini görmüştür. günümüzde bu unvanı hakkıyla taşıyan kaç kişi kalmıştır, orası meçhul.
ali üsküdari'ye ait:

(bkz: ali üsküdari) (bkz: tahrir)
ve yazan/çizen manasındaki nüvis kelimelerinin birleşimidir.
osmanlı’nın çiçek portre ressamı; fırçasıyla baharı kağıda mühürleyen sanatçıdır.
bir çiçeğin sadece şeklini değil, adeta ruhunu kağıda hapseden bir sabır insanıdır. şüküfenüvis, fırçanın ucundaki tek bir kılla çiçeğin taç yaprağındaki o ince damarı çizerken aslında bir nevi tefekkür halindedir. onların dünyasında gül sadece gül değil, ilahi bir güzelliğin yeryüzündeki gölgesidir. bu yüzden çizdikleri çiçeklerin kokusunun kağıttan taştığı söylenir.
18. yüzyılda ali üsküdari gibi isimlerle zirvesini görmüştür. günümüzde bu unvanı hakkıyla taşıyan kaç kişi kalmıştır, orası meçhul.
ali üsküdari'ye ait:

(bkz: ali üsküdari) (bkz: tahrir)
devamını gör...