1.
küçük bir el boyutunda mısır veya buğdaydan imal edilen geleneksel bir meksika yemeğidir.
nahuati dilinde taco ; ''yarım'' anlamına gelmektedir.
nahuati dilinde taco ; ''yarım'' anlamına gelmektedir.
devamını gör...
2.
hem sert taco hem de yumuşak taco vardır. yumuşak olanı bizdeki lavaşa benzerken, sert olanı cipsi andırır. içine genellikle etli bir harç, meksika fasulyesi ve çeşitli sebzeler konur. tavuklu da yapılıyor, farklı şekilleri var. yanında veya üzerine sürmek suretiyle guacamole ile yenir.
devamını gör...
3.
tanesi 21 tl.
devamını gör...
4.
(bkz: meksikalı) evet onlara bu tabiri kullanıyorum.
devamını gör...
5.
(bkz: taco zamanı)
devamını gör...
6.
meksika mutfağına özgü bir yemek olup;
"yapımında tortilla, et, peynir ve çeşitli sebzeler kullanılır."

kaynak
"yapımında tortilla, et, peynir ve çeşitli sebzeler kullanılır."

kaynak
devamını gör...
7.
fazla abartılan yiyecek. verilen paraya yazık.
devamını gör...
8.
meksika mutfağının "lavaşı kıvırdım, içine de ne bulduysam koydum" temalı, küçücük boyu ve türlü türlü huyu olan zıpır yiyeceği.
taco, dışardan bakınca çok basit görünür ama aslında tam bir hayat dersidir. içinde et, tavuk, fasulye ya da sebze olabilir; ama asıl mesele dengenin ta kendisidir. tıpkı insan ilişkileri gibi: çok doldurursan dağılır, az koyarsan tat vermez; yemesini de bilmezsen insanı rezil kepaze eder*.
karnı aç bireylerce, hızlı servis ediliyor olması gerekçesiyle hunharca tüketilir. bunun yanında, latin müziği eşliğinde yemek yapmayı romantize eden influencer tarafından da hayat kurtaran bir içerik seçeneğidir. "sağlıklı beslendiğini" de vurgulamak adına içine avokado döşeyip, vicdani mastürbasyon yapar oburluğuna :d.
taco, beraberinde bazı sorunlarla da birlikte servis edilir. örneğin; iç harcın yere dökülmesi ile başlayan varoluşsal sorgulamalar, "ben bunu evde de yaparım kii" dedikten sonra ilk denemede mutfağın malazgirt meydanı'na dönmesi ama hilal taktiğinin de bir işe yaramaması ile birlikte bütün malzemelerin çöp olması, son ısırıkta içindekilerin tamamıyla tabağa dökülmesinden sonra yaşanacak kalp kırıklığı.
kısacası taco, meksika'nin dürüm ile flörtüdür. ne tam sevgilidir, ne eski sevgilidir. kaypak bir zemindir.
bize dürümden aşağısı kesmez hocam, lavaşın adana kebabini sardığı gibi sarılmak isteriz sevdicegimize. rezil kepaze eden taco bize gelmez. namusumuzla dürümümüzden bir ısırık alıp, şalgamımızı yudumlarız.
taco, dışardan bakınca çok basit görünür ama aslında tam bir hayat dersidir. içinde et, tavuk, fasulye ya da sebze olabilir; ama asıl mesele dengenin ta kendisidir. tıpkı insan ilişkileri gibi: çok doldurursan dağılır, az koyarsan tat vermez; yemesini de bilmezsen insanı rezil kepaze eder*.
karnı aç bireylerce, hızlı servis ediliyor olması gerekçesiyle hunharca tüketilir. bunun yanında, latin müziği eşliğinde yemek yapmayı romantize eden influencer tarafından da hayat kurtaran bir içerik seçeneğidir. "sağlıklı beslendiğini" de vurgulamak adına içine avokado döşeyip, vicdani mastürbasyon yapar oburluğuna :d.
taco, beraberinde bazı sorunlarla da birlikte servis edilir. örneğin; iç harcın yere dökülmesi ile başlayan varoluşsal sorgulamalar, "ben bunu evde de yaparım kii" dedikten sonra ilk denemede mutfağın malazgirt meydanı'na dönmesi ama hilal taktiğinin de bir işe yaramaması ile birlikte bütün malzemelerin çöp olması, son ısırıkta içindekilerin tamamıyla tabağa dökülmesinden sonra yaşanacak kalp kırıklığı.
kısacası taco, meksika'nin dürüm ile flörtüdür. ne tam sevgilidir, ne eski sevgilidir. kaypak bir zemindir.
bize dürümden aşağısı kesmez hocam, lavaşın adana kebabini sardığı gibi sarılmak isteriz sevdicegimize. rezil kepaze eden taco bize gelmez. namusumuzla dürümümüzden bir ısırık alıp, şalgamımızı yudumlarız.
devamını gör...