1.
david le breton tarafından yazılan ve insanın kendisini yaralamasını inceleyen psikolojik ve antropolojik kitap.
okurken dikkatimi çeken ve farklı bakış açıları kazandıran çok fazla nokta olduğunu söylemeliyim.
insanın kendisini yaralamasının aslında ne derece basite indirgenmemesi gerektiğini, altında yatan çok farklı anlamlar olduğunu daha yeni yeni anlıyorum.
normalde de basite indirgediğim bir durum değildi tabii ama artık empati yapabileceğimi düşünüyorum bazı noktalarda.
özellikle kitapta bahsedilen insanların sıklıkla 'var olma ve kendisini kanıtlama çabası' ya da 'kontrolü elde etme çabası' ile bu tarz girişimlere bulunuyor olmalarını çok iyi anladığımı düşünüyorum.
her ne kadar bu durumdan şu an utansam da zamanında ben de aynı davranışlarda bulunmuştum ve sebeplerimiz aslında fazlasıyla benzer.
benimkisi de kendimi gerçeklikten uzaklaştırma ve kendimi sakinleştirme yöntemim gibi bir şey idi.
kitapta bahsedilen ve ilgimi çeken bir başka konu ise kadınlarda bu kendini yaralama durumunun erkeklere nazaran çok daha fazla görüldüğünden bahsediyor olması.
'bedene zarar verme olgularının kadınlarda erkeklere göre kesinlikle daha fazla görülmesi kadınlarda acının içselleştiğini, erkeklerde ise daha çok dış dünyaya karşı bir saldırı biçimi aldığını gösterir. kadın sıkıntıları kabullenir, erkekse güç kullanarak dünyaya yansıtır.'
bu durum ise erkeğin toplumdaki güçlü olması gerektiği algısından kaynaklanıyor ve kitapta bundan da bahsediliyor.
bir diğer ilgimi çeken konu ise kendini yaralama girişiminde bulunan insanların aslında intihar etmek değil, yaşamak istediklerini kendilerine kanıtlama çabaları oldu.
kitapta ise bu durum kısaca şu şekilde anlatılıyor.
'kesikler, çizikler, yaralar, yanıklar, darbeler, çürükler, deri altında sokulan objeler kendini yok etme ya da ölme isteğinin işaretleri değildir. intihar girişimleri değil, yaşama girişimleridir, feda edilebilecek olanı feda ederek , yani yaşamaya devam edebilmek için kendinden bir parça vermeye razı olarak bedene anlam yüklemenin son biçimidir.'
zamanında kendimin de yaşadığı sıkıntılar hakkında bu kadar detaylı bir kitap okumak fazlasıyla hoşuma gitti açıkçası.
acı yoluyla varlığını hissetme konusuna aşırı derecede güzel değinildiğini düşünüyorum.
okurken dikkatimi çeken ve farklı bakış açıları kazandıran çok fazla nokta olduğunu söylemeliyim.
insanın kendisini yaralamasının aslında ne derece basite indirgenmemesi gerektiğini, altında yatan çok farklı anlamlar olduğunu daha yeni yeni anlıyorum.
normalde de basite indirgediğim bir durum değildi tabii ama artık empati yapabileceğimi düşünüyorum bazı noktalarda.
özellikle kitapta bahsedilen insanların sıklıkla 'var olma ve kendisini kanıtlama çabası' ya da 'kontrolü elde etme çabası' ile bu tarz girişimlere bulunuyor olmalarını çok iyi anladığımı düşünüyorum.
her ne kadar bu durumdan şu an utansam da zamanında ben de aynı davranışlarda bulunmuştum ve sebeplerimiz aslında fazlasıyla benzer.
benimkisi de kendimi gerçeklikten uzaklaştırma ve kendimi sakinleştirme yöntemim gibi bir şey idi.
kitapta bahsedilen ve ilgimi çeken bir başka konu ise kadınlarda bu kendini yaralama durumunun erkeklere nazaran çok daha fazla görüldüğünden bahsediyor olması.
'bedene zarar verme olgularının kadınlarda erkeklere göre kesinlikle daha fazla görülmesi kadınlarda acının içselleştiğini, erkeklerde ise daha çok dış dünyaya karşı bir saldırı biçimi aldığını gösterir. kadın sıkıntıları kabullenir, erkekse güç kullanarak dünyaya yansıtır.'
bu durum ise erkeğin toplumdaki güçlü olması gerektiği algısından kaynaklanıyor ve kitapta bundan da bahsediliyor.
bir diğer ilgimi çeken konu ise kendini yaralama girişiminde bulunan insanların aslında intihar etmek değil, yaşamak istediklerini kendilerine kanıtlama çabaları oldu.
kitapta ise bu durum kısaca şu şekilde anlatılıyor.
'kesikler, çizikler, yaralar, yanıklar, darbeler, çürükler, deri altında sokulan objeler kendini yok etme ya da ölme isteğinin işaretleri değildir. intihar girişimleri değil, yaşama girişimleridir, feda edilebilecek olanı feda ederek , yani yaşamaya devam edebilmek için kendinden bir parça vermeye razı olarak bedene anlam yüklemenin son biçimidir.'
zamanında kendimin de yaşadığı sıkıntılar hakkında bu kadar detaylı bir kitap okumak fazlasıyla hoşuma gitti açıkçası.
acı yoluyla varlığını hissetme konusuna aşırı derecede güzel değinildiğini düşünüyorum.
devamını gör...
"ten ve iz" ile benzer başlıklar
ten uyumu
65