w.a.s.p. grubunun 1992 yılında piyasaya sürdüğü muhteşem konsept albümü. aslında bu albüm w.a.s.p.'ın değil, blackie lawless'ın şaheseridir desek daha doğru olur. blackie lawless şaheseri dememizin nedeni de tüm söz ve bestelerin ona ait olmasının yanında, albümdeki davul hariç tüm enstrümanları da kendisi çalmıştır.

(bkz: konsept albüm)

hikaye, ailesi tarafından dışlanan ve toplumda kabul görmeyen ezik bir karakter olan jonathon'ın rockstar oluşunu konu eder. yaşama nedeni olan abisinin ölümü sonrası evden kaçan jonathon, ilk gitarını bir mağazadan çalar ve en tepeye çıkmak için ruhunu satar.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

devamını gör...
w.a.s.p.'ın 1992 tarihli, jonathan steel'in yükselişini ve çöküşünü anlatan konsept albümü. ama albümü yalnızca "şöhretin karanlık yüzü" diye tanımlamak biraz eksik kalıyor. çünkü blackie lawless'ın yıllar sonra kendisinin de söylediği gibi, hikâyenin merkezinde aslında şöhret değil, sevgi var.

jonathan çocukluğundan beri ailesinin sevgisini arıyor. kendisini değersiz hissediyor ve sonunda evden kaçıp rock yıldızı oluyor. para geliyor, şöhret geliyor, milyonlarca insan onu alkışlıyor. fakat bütün bunların arasında hala çocukken alamadığı o sevgiyi bekliyor. ve albümün trajedisi tam burada başlıyor: dünyanın idolü oluyor ama hala babasının oğlu olamıyor. "the crimson idol" ismi de bu yüzden güzel. crimson; kan kırmızısı, idol ise put. dışarıdan bakınca ihtişam, içeriden bakınca yara.

albüm boyunca jonathan'ın hikayesini anlatırken aslında şöhretin insanı nasıl kendi yarattığı karaktere dönüştürdüğünü de anlatıyor. sahneye çıktığında milyonlarca göz ona bakıyor fakat o gözlerin hiçbirinde aradığı şeyi bulamıyor. blackie'nin "idol worship" meselesine özellikle kafa yorduğu da biliniyor; ona göre sanatçıyla seyirci arasındaki hayranlık, tapınma noktasına geldiğinde yıkıcı bir şeye dönüşebiliyor.

albümün en vurucu tarafı da burada: jonathan aslında hayalini gerçekleştirdiğinde kaybetmeye başlıyor. çünkü bütün hayatını "bir gün herkes beni sevecek" düşüncesi üzerine kurmuş. herkes seviyor da... istediği insanlar sevmiyor. dolayısıyla the crimson idol, bir rock yıldızının hikayesinden ziyade, insanın çocukken alamadığı sevgiyi büyüdüğünde başka şeylerle telafi etmeye çalışmasının hikayesi.

para ile.
şöhret ile.
başarı ile.
alkış ile.
milyonlarca yabancının sevgisiyle.

ama bazı yaraların fiyatı yok. ve albümün bütün o gürültüsü, gitarları, sahne ışıkları ve milyonların alkışının altında aslında tek bir soru yankılanıyor: "where is the love to shelter me?" belki de the crimson idol'ı bu kadar ağır yapan şey bu.

çünkü bazen insan dünyayı fethetmek istemiyor. sadece eve döndüğünde birinin onu gerçekten beklemesini istiyor...
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"the crimson idol" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim