1.
daha yeni keşfettiğim ve yeni keşfettiğim için de çok şey kaçırdığımı düşündüğüm 2002'de kurulan psychedelic rock grubu.
ben our days mind the tyme albümleri ile tanıdım kendilerini ve albümdeki tüm parçalara ayrı ayrı bayıldım.
bu albümdeki en sevdiğim üç parçayı bırakmam yeterli olacaktır gibi.
coffin love
enjoy a paranoia
the ecstacy once told
gelelim bir diğer müthişli albümleri olan a purple journey into the mod machine'ye.
direkt full albümü bırakıyorum çünkü özellikle uzun metrobüs yolculuklarında sakin olmaya çalışırken direkt 45dk'lık versiyonunu açıp dinliyorum.
benim için tam anlamıyla bir yol şarkısı, hatta dediğim gibi beylikdüzü'nden söğütlü'ye gitme albümü.
ben our days mind the tyme albümleri ile tanıdım kendilerini ve albümdeki tüm parçalara ayrı ayrı bayıldım.
bu albümdeki en sevdiğim üç parçayı bırakmam yeterli olacaktır gibi.
coffin love
enjoy a paranoia
the ecstacy once told
gelelim bir diğer müthişli albümleri olan a purple journey into the mod machine'ye.
direkt full albümü bırakıyorum çünkü özellikle uzun metrobüs yolculuklarında sakin olmaya çalışırken direkt 45dk'lık versiyonunu açıp dinliyorum.
benim için tam anlamıyla bir yol şarkısı, hatta dediğim gibi beylikdüzü'nden söğütlü'ye gitme albümü.
devamını gör...
2.
grubun tişörtünü giyen bi kız gördüm kafede. hemen hafızamı zorladım. var olum bende, var bişeyler bununla ilgili. biraz beynim ısındı jöle kıvamına gelince bıraktım. ya hak dedim masasına yanaştım. grup ilk kaydını analog mikser yerine 87 model tost makinasının yanık devrelerini kullanarak almış, bas gitarın alt referanslarında böğrüne oturan bağrı yanıklık buradan geliyor dedim. efendim dedi biraz korkmuş ama şaşkın ve eblek bi ifadeyle. valla cümleyi baştan kuramam artık dinleseydin dedim. yok yok duydum da bu kadar saçma bişey beklemiyordum dedi. bu saçmalığın hakkı olan tepkiden azını görmeyi de ben beklemiyordum iyi oldu dedim.
erken dönem kayıtların kaşar kokusu seni yanıltmasın cimcime dedim, yılların turne menajeri gibi girdiğim rolden kart zampara olarak çıktım. kızcağız ben dinleyiciyim diyebildi. keyif verici maddeden içeri girmeme şakası yapacak gibi duruyordu ama keyfini kaçıran benmişim gibi bi hava oluştu. yılmadım. makinanın direnç değeriyle grubun duygusal kırılmaları arasında bağlam kurdum. başlarda gözünde gördüğüm vertigom bedenimi ele geçirdi bakışı yerini etik esnemeye bıraktı. ha şöyle dedim neredeyse evlendik.
son darbeyi vurdum. 2004 berlin base canlı kaydı var bende, hem de lineer notes dahil dedim. kayıtta sadece şarkıları değil kendi hatalarını dinleme fırsatı da buluyorsun öyle derin dedim. abi bende bunların karşılığı yok dedi.
suyundan bir yudum daha aldı ve net bir ifadeyle “ben bu grupla hiç ilgilenmiyorum, vintage havası hoşuma gittiği için tişörtünü giyiyorum” dedi. daha davulcunun ritim kaçırmamak için uyguladığı teknikten bahsedecektim.
anlatma biçimini sevdim sadece dedi. ne anlattığının önemi yok dedi. basit ve yanlış bir eşleşmeyiz, bana kattığın gurme saçmalıklarla dolu antropolojik gözlem için teşekkürler dedi ve gitti.
festivalim başlamadan bitti. hava dolu bi poşetmişim, taşıması kolay ama anlamı yok.
erken dönem kayıtların kaşar kokusu seni yanıltmasın cimcime dedim, yılların turne menajeri gibi girdiğim rolden kart zampara olarak çıktım. kızcağız ben dinleyiciyim diyebildi. keyif verici maddeden içeri girmeme şakası yapacak gibi duruyordu ama keyfini kaçıran benmişim gibi bi hava oluştu. yılmadım. makinanın direnç değeriyle grubun duygusal kırılmaları arasında bağlam kurdum. başlarda gözünde gördüğüm vertigom bedenimi ele geçirdi bakışı yerini etik esnemeye bıraktı. ha şöyle dedim neredeyse evlendik.
son darbeyi vurdum. 2004 berlin base canlı kaydı var bende, hem de lineer notes dahil dedim. kayıtta sadece şarkıları değil kendi hatalarını dinleme fırsatı da buluyorsun öyle derin dedim. abi bende bunların karşılığı yok dedi.
suyundan bir yudum daha aldı ve net bir ifadeyle “ben bu grupla hiç ilgilenmiyorum, vintage havası hoşuma gittiği için tişörtünü giyiyorum” dedi. daha davulcunun ritim kaçırmamak için uyguladığı teknikten bahsedecektim.
anlatma biçimini sevdim sadece dedi. ne anlattığının önemi yok dedi. basit ve yanlış bir eşleşmeyiz, bana kattığın gurme saçmalıklarla dolu antropolojik gözlem için teşekkürler dedi ve gitti.
festivalim başlamadan bitti. hava dolu bi poşetmişim, taşıması kolay ama anlamı yok.
devamını gör...