#netflix dizisi
gerard way tarafından yazılıp, brezilyalı çizer gabriel ba tarafından çizilen çizgi romandan uyarlanmıştır.
reginald hargreeves'ın hiçbir hamilelik belirtisi göstermeksizin doğum yapan 43 kadından doğan süper kahramanlardan 7 tanesini evlat edinmesini konu alır.
reginald hargreeves'ın hiçbir hamilelik belirtisi göstermeksizin doğum yapan 43 kadından doğan süper kahramanlardan 7 tanesini evlat edinmesini konu alır.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "dahavakitvar" tarafından 07.01.2021 23:36 tarihinde açılmıştır.
1.
netflix'in çizgi romandan uyarlama olan, (şimdilik) iki sezon olan bilimkurgu dizisidir. dizide kullanılan müzikler gayet hoştur, özellikle ikinci sezonda geçenler. beğendiğim dizilerden biridir, lakin beklentiyi çok da yüksek tutmamak daha uygundur. oyuncuları arasında game of thrones dizisinde de rol almış olan (bkz: tom hopper) ve geçtiğimiz ayda ''nereye kadar saklayayım?'' diyerek ismini değiştiren eski ellen, yeni (bkz: elliot page) gibi tanıdık isimler de vardır.
devamını gör...
2.
2.sezon ile beraber gelen nostalji hissi ile yerini biraz daha sağlama alan dizi. aidan gallagher, number five rolü ile diziyi tek başına sırtlamış resmen. diziyi saf bir ciddiyetle izlememek lazım. çoğu sahnesi göndermelerle dolu olduğu için ve bu göndermeler tamamlayıcı unsur olduğundan dolayı herkesin sevebileceği bir dizi değil.
--! spoiler !--
ikinci sezonda diego ve luther'ın öga för öga ( isv.göze göz) deyimini isim zannetmeleri ve benzer bir isim bulup yaşlı bir kadını tehdit etmeleri çok iyi sahneydi.*
klaus (bkz: robert sheehan) karakteri ise her sahnesi ile sürükleyen bir karakter olmuş. ölülerle konuşabilen uyuşturucu müptelasının kendi tarikatını kurup bir kesimi peşine takması çok ince bir detaydı. karton bir karakter değil, ruhu var. insansı kırılganlığı ve deliliği her yerinden akıyor, dengesiz bir karakter olduğu için ne yaparsa yapsın karakter gelişimi saçma bir ilerleme kaydetmiyor zaten.
number five karakteri için tek cümle etmeden sadece ağır spoiler içeren bir video bırakıyorum. number five vs temps commission
vanya seni sevmiyorum ve senin için laflar hazırladım fakat bastırılmış bir gücün sonunda dünyayı yıkacağı başından belliydi ama bu senin ağzına vurulası bir karakter olduğun gerçeğini değiştirmez.
--! spoiler !--
--! spoiler !--
ikinci sezonda diego ve luther'ın öga för öga ( isv.göze göz) deyimini isim zannetmeleri ve benzer bir isim bulup yaşlı bir kadını tehdit etmeleri çok iyi sahneydi.*
klaus (bkz: robert sheehan) karakteri ise her sahnesi ile sürükleyen bir karakter olmuş. ölülerle konuşabilen uyuşturucu müptelasının kendi tarikatını kurup bir kesimi peşine takması çok ince bir detaydı. karton bir karakter değil, ruhu var. insansı kırılganlığı ve deliliği her yerinden akıyor, dengesiz bir karakter olduğu için ne yaparsa yapsın karakter gelişimi saçma bir ilerleme kaydetmiyor zaten.
number five karakteri için tek cümle etmeden sadece ağır spoiler içeren bir video bırakıyorum. number five vs temps commission
vanya seni sevmiyorum ve senin için laflar hazırladım fakat bastırılmış bir gücün sonunda dünyayı yıkacağı başından belliydi ama bu senin ağzına vurulası bir karakter olduğun gerçeğini değiştirmez.
--! spoiler !--
devamını gör...
3.
ilk beş bölümü kendinizi zorlayarak izlerseniz gerisi gelecek dizidir. maalesef ilk bölümleri çok sıkıcı. dizide bir bölüm nefret ettiğiniz karakteri diğer bölüm sevebilirsiniz, normaldir, korkmayınız. mezarlık şemsiyelerine yeni bir bakış açısı getirmiş dizidir ayrıca.
şahsi görüşüm olarak klaus dizide kardeşlerine en değer veren kişidir, aynı şekilde onun ekürisi ben'i de dahil edebiliriz. vanya ilk bölümler çok ruhsuz gelmişti ama o kadar ilaca iyi dayandı kız. allison... sevmediğim tek karakter, her hareketi bir falso. luther, babasının kuzusu, her ne kadar son bölümlerde bu algıyı yıkmış olsa da. diego, iyi çocuksun aslında. içinde yumuşla yıkanmış bir kalp var. beş, sonlara doğru sevdirdin kendini kerata.
şahsi görüşüm olarak klaus dizide kardeşlerine en değer veren kişidir, aynı şekilde onun ekürisi ben'i de dahil edebiliriz. vanya ilk bölümler çok ruhsuz gelmişti ama o kadar ilaca iyi dayandı kız. allison... sevmediğim tek karakter, her hareketi bir falso. luther, babasının kuzusu, her ne kadar son bölümlerde bu algıyı yıkmış olsa da. diego, iyi çocuksun aslında. içinde yumuşla yıkanmış bir kalp var. beş, sonlara doğru sevdirdin kendini kerata.
devamını gör...
4.
konusunu anlatsam çok uzun sürer es geçiyorum o yüzden. mükemmel bir dizi, ilk bir kaç bölümü yavaş ilerlese de izletiyor. başta sıkılıp bırakmayın derim. oyunculuklar ayrıca olağanüstü. bütün karakterlere ısınıyoruz bir şekilde. number five ve klaus zaten faw. en sevdiğim klaus five sahnesi hastanede geçen, spoi vermemeye çalışıyorum owkjclelx izleyin kısaca...
devamını gör...
5.
çok güzel bir dizi.2 sezonu yayınlandı ve 3.sezon çikacak merakla bekliyorum.özel güçlere sahip kişiler ana karakter.eğer bu tarz şeylerle ilgileniyorsanız hoşunuza gidiyorsa kesinlikle izleyin derim.
devamını gör...
6.
hafif ödüllü bir çizgi roman. dizisini izleyip harcanmış potansiyelini görünce çizgi romanını okuyayım dedim. kesinlikle diziden daha iyi ancak yetersiz bir eser. ilginç bir konusu var ancak o konuya ufaktan değinip başka bir olayla ilgileniliyor hem dizisinde hem de çizgi romanında
devamını gör...
7.
bir konusu olmayan, beyni kapatıp izlemelik dizi. 2. sezon 1 tık tırt. ilk sezon daha iyi. üstteki yazarın da dediği gibi çalan şarkılar gayet iyi.
devamını gör...
8.
tek sezonu tek günde izleten dizidir. karakteri işleyişleri izleyiciyi çok sinir etmeden ve hepsine biraz biraz dokunan tadında bırakılmış bir işleyiş ve her karakteri ( luther bile) izlerken eğlendiren bir yapım. konusu da sarıyor ve seni sıkmıyor. bence fantastik dizi seviyorsanız kesinlikle izlenmelisiniz.
devamını gör...
9.
şubat ayında 3. sezonunun çekimleri başlayan ve aynı zamanda da kadrosunda robert sheehan ve elliot page gibi güzel isimleri barındıran netflix'in en sevdiğim yapımı. aidan gallagher da kesinlikle harika bir iş çıkarıyor.
ilk iki sezonda olduğu gibi gelecek sezonda da tamamen farklı bir atmosferle karşılaşacağız. ilk sezon luther ve vanya'nın, ikinci sezonda diego ve five'ın problemlerini gördük bu sezonda da allison ve klaus'unkileri göreceğiz. sabırsızlıkla bekliyorum. izleyin izlettirin efendim.
ilk iki sezonda olduğu gibi gelecek sezonda da tamamen farklı bir atmosferle karşılaşacağız. ilk sezon luther ve vanya'nın, ikinci sezonda diego ve five'ın problemlerini gördük bu sezonda da allison ve klaus'unkileri göreceğiz. sabırsızlıkla bekliyorum. izleyin izlettirin efendim.
devamını gör...
10.
netfilixe ait bir dizidir. 2 sezondur. çizgiromandan uyarlamadır. daha önce açıp ilk sahnesini izleyince bu ne deyip kapattığım bir dizidir. aldanmamak lazımmış. daha sonra arkadaşımın önerisi üzerine açıp izledim. çok güzel bir dizi.
devamını gör...
11.
final sezonunu dün gün içinde bitirdiğim dizi.
tüm karakterlerin kaybettikleri güçlerinin daha iyi versiyonları ile geri dönüşlerini ve tabii yine dünyayı yaklaşan kıyametten kurtarma çabalarını izliyoruz. hayır spoiler vermedim, çünkü diziyi izleyenler umbrella academy'nin en büyük amacının kıyameti durdurmaya çalışmak olduğunu zaten bilirler*. neyse, bu konunun da son bölümde hepsine dumur yaratacak bir gerçekle açıklığa kavuştuğunu görüyoruz.
epeyce güldüğüm sahneler oldu fakat finali pek tatmin edici bulmadım ben. daha farklı bitebilirdi sanki.
favori karakterim 'klaus', her zamanki gibi komik ve kendi halinde bir çatlak. ilk bölümdeki hâlini görünce, "ne olmuş buna?" diye ufak bir hayal kırıklığı yaşadım açıkçası. bir de biraz silik kalmış bu sefer ama bunu da önceki sezonda çoğunlukla ona yoğunlaşılmasına bağlıyorum.
ikinci favorim, grubun beyni olan 'number five' büyümüş, serpilmiş, genç ve hoş bir adam olmuş. özellikle ilk sezonla karşılaştırınca, "bu velet resmen gözümüzün önünde büyüdü" diye düşündüm*. bu sefer her şeyi sonsuza kadar rayına oturtacak kişi de yine o oluyor.
diğer karakterlere ayrı ayrı değinmeyeceğim. genel olarak bu dizinin her sezonunda iki karakterin hikâyesine yoğunlaşıldığı için bu sezon 'ben' karakterinin hikâyesine ayrılmış. haliyle diğerlerine çok odaklanılmadan, eşit yoğunlukta roller verilmiş.
dizinin müzik seçimlerini oldum olası çok başarılı buluyorum. bu sezon da seçimler fena değildi. baby shark şarkısı dışında tabii ki**
hazır değinmişken, tüm sezonların müziklerinin bulunduğu spotify linkini de sevenleri için hayrına şöyle bırakayım:
open.spotify.com/playlist/5...
o zaman, the final countdown!
tüm karakterlerin kaybettikleri güçlerinin daha iyi versiyonları ile geri dönüşlerini ve tabii yine dünyayı yaklaşan kıyametten kurtarma çabalarını izliyoruz. hayır spoiler vermedim, çünkü diziyi izleyenler umbrella academy'nin en büyük amacının kıyameti durdurmaya çalışmak olduğunu zaten bilirler*. neyse, bu konunun da son bölümde hepsine dumur yaratacak bir gerçekle açıklığa kavuştuğunu görüyoruz.
epeyce güldüğüm sahneler oldu fakat finali pek tatmin edici bulmadım ben. daha farklı bitebilirdi sanki.
favori karakterim 'klaus', her zamanki gibi komik ve kendi halinde bir çatlak. ilk bölümdeki hâlini görünce, "ne olmuş buna?" diye ufak bir hayal kırıklığı yaşadım açıkçası. bir de biraz silik kalmış bu sefer ama bunu da önceki sezonda çoğunlukla ona yoğunlaşılmasına bağlıyorum.
ikinci favorim, grubun beyni olan 'number five' büyümüş, serpilmiş, genç ve hoş bir adam olmuş. özellikle ilk sezonla karşılaştırınca, "bu velet resmen gözümüzün önünde büyüdü" diye düşündüm*. bu sefer her şeyi sonsuza kadar rayına oturtacak kişi de yine o oluyor.
diğer karakterlere ayrı ayrı değinmeyeceğim. genel olarak bu dizinin her sezonunda iki karakterin hikâyesine yoğunlaşıldığı için bu sezon 'ben' karakterinin hikâyesine ayrılmış. haliyle diğerlerine çok odaklanılmadan, eşit yoğunlukta roller verilmiş.
dizinin müzik seçimlerini oldum olası çok başarılı buluyorum. bu sezon da seçimler fena değildi. baby shark şarkısı dışında tabii ki**
hazır değinmişken, tüm sezonların müziklerinin bulunduğu spotify linkini de sevenleri için hayrına şöyle bırakayım:
open.spotify.com/playlist/5...
o zaman, the final countdown!
devamını gör...
12.
iyi bir konu ile başlayan, fazla beklentiye girmeden izlenirse yer yer keyif alınabilecek ama sonra konuda tekrara düşen bir dizi. bu kadar geniş yelpazesi varken karakterleri kısıtlı kalmış. evet izlerken alışıp izliyorsunuz ama daha fazlası da olabilirmiş hissi veriyor.
süper kahraman filmlerinde süper kahramanlar neredeyse kusursuz olur. bunu kırmaya çalışan bazı yönetmenler de bu sefer çok mütevazı falan olabiliyor.
mesela bu dizide luther nasıl bir süper kahraman. ben dizi boyunca pek de bir süper kahramanlık göremedim. sporla kafayı yemiş body buldingci tiplerin gücünde o kadar. bu herifin grubun başı olması herhalde dizinin saykoluğundan.
diziyi klaus karakteri için devam ettirdim sıkıldığım anlarda. çünkü konu olarak maalesef birbirinin aynısı devam filmleri gibi sürekli kıyamet kapıda hadi napıcaza düşülüyor.
izlenir mi izlenir ama aşırı beklentiye girmeden ve izleyecek bir şey bulamadıysanız.
süper kahraman filmlerinde süper kahramanlar neredeyse kusursuz olur. bunu kırmaya çalışan bazı yönetmenler de bu sefer çok mütevazı falan olabiliyor.
mesela bu dizide luther nasıl bir süper kahraman. ben dizi boyunca pek de bir süper kahramanlık göremedim. sporla kafayı yemiş body buldingci tiplerin gücünde o kadar. bu herifin grubun başı olması herhalde dizinin saykoluğundan.
diziyi klaus karakteri için devam ettirdim sıkıldığım anlarda. çünkü konu olarak maalesef birbirinin aynısı devam filmleri gibi sürekli kıyamet kapıda hadi napıcaza düşülüyor.
izlenir mi izlenir ama aşırı beklentiye girmeden ve izleyecek bir şey bulamadıysanız.
devamını gör...
