1.
elbet bir gün insanlığın aşacağı düşünce. nasıl ki cinsiyetçilik için mücadele ediyoruz, nasıl ki ırkçılık için mücadele ediyoruz; gün gelecek insanlık diğer türlere karşı sergilediği davranışın yanlış olduğunu fark edecek.
hayvanların yaşam hakkı vardır.
hayvanlar sömürülmemelidir.
hayvanlar insanların hizmetine sunulmamıştır.
hayvanlar özgür olmalıdır.
hayvanların yaşam hakkı vardır.
hayvanlar sömürülmemelidir.
hayvanlar insanların hizmetine sunulmamıştır.
hayvanlar özgür olmalıdır.
devamını gör...
2.
köpeği sevip tavuğu yemektir, kediyle beraber uyurken ineğin yavrusuna kelepçe vurmaktır. 2020 olmuş sene, hala nasıl hayvan yiyoruz aklım almıyor.
devamını gör...
3.
ırkçılık ve cinsiyetçiliği yargılayıp rafa kaldırdıktan sonra homo sapiensin -ahlakı oluştururken empati ve merhameti esas almaya devam ederse- düşünsel ve eylemsel anlamda aşması gerekecek olan üçüncü büyük ''hastalıktır''. gerçi et sevdalılarının endişe etmesine gerek yok. bu yargılama sürecine tanık olamayacağız muhtemelen. sadece hayvan olmadığını zanneden, keyif için kendi gibi diğer hayvanları hapsedip sergilemekten çekinmeyen, hayvanların köle emeğinden faydalanan, kendi gibi diğer hayvanları ''et yemek zevki'' için endüstriyel boyutta katleden aptal, acımasız ve egoist bir nesil olarak tarihe geçeceğiz. o kadarcık. kafanıza göre takılın yani sorun yok.
devamını gör...
4.
bak şimdi hazır ideolojik çatışmalar varken türkçülük olarak okuyup gelecekler olacaktır ama türcülük kardeşim bu. ben bu yazıyı kendini hayvansever olarak bilen, düşünen herkes için yazıyorum. sokul bakayım yamacıma.
şimdi bilen bilir arkadaşlar, ben bundan birkaç sene öncesine kadar sabah kavurma, öğlen söğüş, akşamına kokoreç gömüp geceyi paçayla kapatan adamdım. sonra bir sağlık problemim oldu ve bir süre et yemem yasaklandı. ulan dedim bu et yemeyenler nasıl hayatta kalıyor bir bakayım derken o da nesi, veganlıkla tanıştım. 1,5 seneden fazladır veganım. bununla da mutluyum. kendime tam bir hayvansever diyebiliyorum çünkü türcülük yapmıyorum.
peki nedir türcülük? bir türü sevip, onun için kendini paralayacak noktalara gelip, sokaklara çıkıp başka türleri görmezden gelmek, onların haklarını savunmamaktır. örneğin sokak köpekleri savunucularına bakalım. çok haklı bir dava gütmekteler, helal olsun fakat içlerinde çokça navegan olan var. köpek hakkı savunup nasıl ineğin yavrusu için ürettiği sütü içip, nasıl tavuğun doğmamış yavrusunu tüketip, etlerini yiyebiliyorsunuz? bu bana artık iki yüzlülük geliyor. eskiden ben de bunun tillahıydım ama o hâlimden şu an resmen tiksiniyorum.
neyse arkadaşlar, çinliler köpek yiyor diye sokaklara dökülürken kendinizin löp löp et tükettiği aklınızdan çıkmasın e mi?
şimdi bilen bilir arkadaşlar, ben bundan birkaç sene öncesine kadar sabah kavurma, öğlen söğüş, akşamına kokoreç gömüp geceyi paçayla kapatan adamdım. sonra bir sağlık problemim oldu ve bir süre et yemem yasaklandı. ulan dedim bu et yemeyenler nasıl hayatta kalıyor bir bakayım derken o da nesi, veganlıkla tanıştım. 1,5 seneden fazladır veganım. bununla da mutluyum. kendime tam bir hayvansever diyebiliyorum çünkü türcülük yapmıyorum.
peki nedir türcülük? bir türü sevip, onun için kendini paralayacak noktalara gelip, sokaklara çıkıp başka türleri görmezden gelmek, onların haklarını savunmamaktır. örneğin sokak köpekleri savunucularına bakalım. çok haklı bir dava gütmekteler, helal olsun fakat içlerinde çokça navegan olan var. köpek hakkı savunup nasıl ineğin yavrusu için ürettiği sütü içip, nasıl tavuğun doğmamış yavrusunu tüketip, etlerini yiyebiliyorsunuz? bu bana artık iki yüzlülük geliyor. eskiden ben de bunun tillahıydım ama o hâlimden şu an resmen tiksiniyorum.
neyse arkadaşlar, çinliler köpek yiyor diye sokaklara dökülürken kendinizin löp löp et tükettiği aklınızdan çıkmasın e mi?
devamını gör...
5.
tamamen itlik götlük serserilik olsun diye atıyorum bu fotişi.

itliğimi yapdıkdan sonra navegan, etobur ancak ekonomik sebeplerden kuru-pilav takılan biri olarak diyebilirim ki; lizard aganın haklı olduğu noktalar var. ancak katılmadığım noktalar da çok. vegan/türcü/navegan kavgasına bir etobur olarak dahil olmam saçma olacağından hiç bulaşmıyor, itliğimi yapıp kaçıyorum. sadece bir anımı anlatıcam;
üniversitede bir arkadaşım ve epey aktivist, içtiği bira markasının hayvan deneyi yapıp yapmadığına kadar araştıran kız arkadaşı sayesinde vegan tayfayla epey bir haşır neşir olmuştum. onun o zamanlar dediğine göre tuborg hayvan deneyi yapmıyormuş, içilebilirmiş ancak efes öyle değilmiş. şu an efes malt içtiğim için hiç katılamayacam bu tartışmaya. anım da bu kadardı. haydin y'akşamlar bayanlar beğler.

itliğimi yapdıkdan sonra navegan, etobur ancak ekonomik sebeplerden kuru-pilav takılan biri olarak diyebilirim ki; lizard aganın haklı olduğu noktalar var. ancak katılmadığım noktalar da çok. vegan/türcü/navegan kavgasına bir etobur olarak dahil olmam saçma olacağından hiç bulaşmıyor, itliğimi yapıp kaçıyorum. sadece bir anımı anlatıcam;
üniversitede bir arkadaşım ve epey aktivist, içtiği bira markasının hayvan deneyi yapıp yapmadığına kadar araştıran kız arkadaşı sayesinde vegan tayfayla epey bir haşır neşir olmuştum. onun o zamanlar dediğine göre tuborg hayvan deneyi yapmıyormuş, içilebilirmiş ancak efes öyle değilmiş. şu an efes malt içtiğim için hiç katılamayacam bu tartışmaya. anım da bu kadardı. haydin y'akşamlar bayanlar beğler.
devamını gör...
6.
ben omnivorum. et de yerim, ot da yerim. çift vurur, tek sayarım. hiçbirini diğerinden ayırmam.
benim veganlara tek sorum var hep. aşırı uçlarda olanlarına sadece. "siz nasıl et yersiniz, caniler" diyenlerine. normal insanların tercihleriyle ilgili bir derdim yok. herkes özgür sonuçta.
bitkiler konuşamıyor ve/veya gözleri, yüzleri yok diye onların hissetmediğini mi düşünüyorsunuz? yediniz o yeşillikler, o sebzeler, meyveler tepki vermiyor mu sizce. daha az gelişmiş nöral sistemleri var diye onları neden dışlıyorsunuz. hayvanlar kadar onlar da hissediyor. gözle göremediğiniz için, onları doğal ortamından ayırıp, yemek olarak tüketmeyi nasıl normal bir şey olarak görüyorsunuz aklım almıyor. sizin gibi duyarlı kişiler, bitkilere karşı nasıl bu kadar duyarsız olabiliyor, anlayamıyorum. bir şeyin hissettiğinden emin olmanız için, ille de, kaşı, gözü mü olmalı? istediğiniz sorudan başlayabilirsiniz. tşk. kib. bye.
benim veganlara tek sorum var hep. aşırı uçlarda olanlarına sadece. "siz nasıl et yersiniz, caniler" diyenlerine. normal insanların tercihleriyle ilgili bir derdim yok. herkes özgür sonuçta.
bitkiler konuşamıyor ve/veya gözleri, yüzleri yok diye onların hissetmediğini mi düşünüyorsunuz? yediniz o yeşillikler, o sebzeler, meyveler tepki vermiyor mu sizce. daha az gelişmiş nöral sistemleri var diye onları neden dışlıyorsunuz. hayvanlar kadar onlar da hissediyor. gözle göremediğiniz için, onları doğal ortamından ayırıp, yemek olarak tüketmeyi nasıl normal bir şey olarak görüyorsunuz aklım almıyor. sizin gibi duyarlı kişiler, bitkilere karşı nasıl bu kadar duyarsız olabiliyor, anlayamıyorum. bir şeyin hissettiğinden emin olmanız için, ille de, kaşı, gözü mü olmalı? istediğiniz sorudan başlayabilirsiniz. tşk. kib. bye.
devamını gör...