#ödüllü filmler
2014 yılında izleyici ile buluşan ve force majeure adıyla da bilinen ruben östlund yönetmenliğinde bir filmdir.
iki çocuklu isveçli bir aile fransız alplerine tatile gider. burada başlarına geleceklerden habersiz yemek yedikleri bir anda çığ düşmeye başlar. fakat baba thomas, ailesi yerine kendini korumayı tercih eder. her ne kadar kurtulmuş olsalar da aile içinde çoktan çatlaklar oluşmuştur.
imdb: 7.2
iki çocuklu isveçli bir aile fransız alplerine tatile gider. burada başlarına geleceklerden habersiz yemek yedikleri bir anda çığ düşmeye başlar. fakat baba thomas, ailesi yerine kendini korumayı tercih eder. her ne kadar kurtulmuş olsalar da aile içinde çoktan çatlaklar oluşmuştur.
imdb: 7.2
*altın küre (2015) - en iyi yabancı film
*bodil ödülleri (2015) - en iyi amerikan dışı film
*eleştirmenlerin seçimi ödülleri (2015) - en iyi yabancı film
*guldbagge ödülleri (2015) - en iyi film / en iyi erkek oyuncu [johannes bah kuhnke]
film toplam 31 ödüle sahiptir.
*bodil ödülleri (2015) - en iyi amerikan dışı film
*eleştirmenlerin seçimi ödülleri (2015) - en iyi yabancı film
*guldbagge ödülleri (2015) - en iyi film / en iyi erkek oyuncu [johannes bah kuhnke]
film toplam 31 ödüle sahiptir.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "bjartur" tarafından 26.08.2021 11:40 tarihinde açılmıştır.
1.
konuyu kısaca anlatmam gerekirse kayak tatiline giden bir aile çığ tehlikesi yaşar. baba ailesini düşünmeden kaçar. aileye bir şey olmaz ama geriye bu durumun bıraktığı güvensizlik ve pişmanlık kalır. güzel film. tavsiye ederim.
devamını gör...
2.
başlığı film olarak açtım çünkü “force majeure” aynı zamanda bir hukuk terimi olarak kullanılıyor. bizdeki “mücbir sebep” gibisinden fransızca terim. benim konum ise film.
film genelde bu isim ile anılsa da isveç’te “tourist” ismi ile de gösterilmiş. fransız-isveç ortaklığı olduğu için daha çok fransızca ismi ile biliniyor. 2014 yılında isveçli yönetmen ruben östlund tarafından yapılıyor. yönetmen bu filmden üç sene sonra da “the square” filmi ile altın palmiye’yi kaptı. film severler kendisini tanıyacaktır. kuzeyli komedisi unsurları taşıyan filmler yapar.
yazının devamı yorum ve haliyle bir miktar spoiler içeriyor.
basit ve sıradanmış gibi görünen konuları filmlerde görmeyi aşırı seviyorum. filmde, anne, baba, kız ve erkek çocuklardan oluşan çekirdek aile var. kayak tatiline gelmişler ve her şey yolunda görünüyor. aslına bakılırsa kabaca bakıldığında her şey yolunda görünüyor. ufak pürüzlerin olduğu dikkatli seyirciye hissettiriliyor fakat asıl olay patlak vermedi henüz.
aile güzel manzaralı otel restoranında yemek yedikleri sırada kontrollü gerçekleştirilen çığ ile karşılaşıyorlar. fakat çığ biraz kontrolden çıkıyor ve yemek yiyen insanların üzerine doğru geliyor. her şeyin kontrol altında olduğunu düşünen, olayı videoya alan baba tehlike karşısında kendi kontrolünü kaybederek tüm aile saadetini sarsacak hareketini gerçekleştiriyor. telefonunu ve eşyalarını kaptığı gibi çoluğu çocuğu, hanımı masada bırakıp topukluyor. tüm ekran bembeyaz oluyor. bir süre sonra sis dağılıyor. insanların üzerine çığ değil ancak onun tozu geliyor. baba tekrar masaya dönüyor. fiziken herkes iyi ancak ruhen artık iyi değiller. artık babaya biçilen “koruyup kollama” rolü sorgulanabilir.
film bu olay üzerinden ilişkilerdeki rolleri masaya yatırıyor. olay üzerine kadın ve adamın tartışmaları, başka insanların tartışmaya müdahil olmaları, o başka insanların ilişkilerine dair ipuçları ve nüanslar çok güzel ve naif! bir şekilde irdeleniyor.
belki bizim başımıza gelse “amma korktun ulan kardan, topukların götüne vurdu” diyerek geçiştireceğimiz olay bu kuzeyli aile içinde dev bir soruna dönüşüyor. dönüşmeli mi yoksa dönüşmemeli mi kısmı ise izleyiciye kalacaktır.
şunu iddia ediyorum. filmi izleyen kadın ve erkekler, karakterler hakkında bambaşka düşünecektir. ilişkilere dair konulara bakış cinsiyetler nezdinde çok başka olabiliyor.
filmin sonu da hafiften seyirciye bırakılıyor. olay net gösteriliyor ama sonu ile ilgili farklı düşünenler olacaktır. o kısım izleyenlere kalsın. iyi hissettiren bir son diyebilirim.
-baba sen sigara içiyor musun?
-evet içiyorum.
film genelde bu isim ile anılsa da isveç’te “tourist” ismi ile de gösterilmiş. fransız-isveç ortaklığı olduğu için daha çok fransızca ismi ile biliniyor. 2014 yılında isveçli yönetmen ruben östlund tarafından yapılıyor. yönetmen bu filmden üç sene sonra da “the square” filmi ile altın palmiye’yi kaptı. film severler kendisini tanıyacaktır. kuzeyli komedisi unsurları taşıyan filmler yapar.
yazının devamı yorum ve haliyle bir miktar spoiler içeriyor.
basit ve sıradanmış gibi görünen konuları filmlerde görmeyi aşırı seviyorum. filmde, anne, baba, kız ve erkek çocuklardan oluşan çekirdek aile var. kayak tatiline gelmişler ve her şey yolunda görünüyor. aslına bakılırsa kabaca bakıldığında her şey yolunda görünüyor. ufak pürüzlerin olduğu dikkatli seyirciye hissettiriliyor fakat asıl olay patlak vermedi henüz.
aile güzel manzaralı otel restoranında yemek yedikleri sırada kontrollü gerçekleştirilen çığ ile karşılaşıyorlar. fakat çığ biraz kontrolden çıkıyor ve yemek yiyen insanların üzerine doğru geliyor. her şeyin kontrol altında olduğunu düşünen, olayı videoya alan baba tehlike karşısında kendi kontrolünü kaybederek tüm aile saadetini sarsacak hareketini gerçekleştiriyor. telefonunu ve eşyalarını kaptığı gibi çoluğu çocuğu, hanımı masada bırakıp topukluyor. tüm ekran bembeyaz oluyor. bir süre sonra sis dağılıyor. insanların üzerine çığ değil ancak onun tozu geliyor. baba tekrar masaya dönüyor. fiziken herkes iyi ancak ruhen artık iyi değiller. artık babaya biçilen “koruyup kollama” rolü sorgulanabilir.
film bu olay üzerinden ilişkilerdeki rolleri masaya yatırıyor. olay üzerine kadın ve adamın tartışmaları, başka insanların tartışmaya müdahil olmaları, o başka insanların ilişkilerine dair ipuçları ve nüanslar çok güzel ve naif! bir şekilde irdeleniyor.
belki bizim başımıza gelse “amma korktun ulan kardan, topukların götüne vurdu” diyerek geçiştireceğimiz olay bu kuzeyli aile içinde dev bir soruna dönüşüyor. dönüşmeli mi yoksa dönüşmemeli mi kısmı ise izleyiciye kalacaktır.
şunu iddia ediyorum. filmi izleyen kadın ve erkekler, karakterler hakkında bambaşka düşünecektir. ilişkilere dair konulara bakış cinsiyetler nezdinde çok başka olabiliyor.
filmin sonu da hafiften seyirciye bırakılıyor. olay net gösteriliyor ama sonu ile ilgili farklı düşünenler olacaktır. o kısım izleyenlere kalsın. iyi hissettiren bir son diyebilirim.
-baba sen sigara içiyor musun?
-evet içiyorum.
devamını gör...
3.
bir ruben östlund filmidir.

filmin senaryosunu da yönetmen ruben östlund yazmıştır. filmin başrollerinde johannes kuhnke ve lisa loven kongsli oynamıştır. film aynı zamanda force majeure ismi ile de anılır. ve bu isim bence turist isminden çok daha uygundur film için.
filmde mutlu mesut bir kayak tatili geçiren bir ailenin bir felaketle karşılaşması anlatılır. tomas ailesi ile birlikte karlı bir yamacın dibindeki restoranda güzel bir kahvaltı yapmayı planlar. o esnada yamaçtan bir çığ kopar ve restorana doğru akmaya başlar. ve tomas o an ne eşini, ne de iki çocuğunu düşünür. sadece hayatta kalma güdüsü ile hareket eder ve arkasına bile bakmadan kaçmaya başlar.
aslında çığ adından daha küçüktür, çıkardığı gürültü cürmünün birkaç katıdır ve tomas tehlikenin geçmesiyle geri döndüğünde artık hiçbir şey bıraktığı gibi değildir.
ben şahsen hem film için seçilen konunun hem de filmin oldukça etkileyici olduğunu düşünüyorum. filmi izlediğimde kendimi ister istemez tomas'ın yerine koydum ve sanırım böyle bir durumda kalsam kendimden nefret ederdim.
uzaktan konuşmak elbette kolaydır ama hiçbir mücbir sebep beni böyle reflekse sevk edemezdi sanırım.

filmin senaryosunu da yönetmen ruben östlund yazmıştır. filmin başrollerinde johannes kuhnke ve lisa loven kongsli oynamıştır. film aynı zamanda force majeure ismi ile de anılır. ve bu isim bence turist isminden çok daha uygundur film için.
filmde mutlu mesut bir kayak tatili geçiren bir ailenin bir felaketle karşılaşması anlatılır. tomas ailesi ile birlikte karlı bir yamacın dibindeki restoranda güzel bir kahvaltı yapmayı planlar. o esnada yamaçtan bir çığ kopar ve restorana doğru akmaya başlar. ve tomas o an ne eşini, ne de iki çocuğunu düşünür. sadece hayatta kalma güdüsü ile hareket eder ve arkasına bile bakmadan kaçmaya başlar.
aslında çığ adından daha küçüktür, çıkardığı gürültü cürmünün birkaç katıdır ve tomas tehlikenin geçmesiyle geri döndüğünde artık hiçbir şey bıraktığı gibi değildir.
ben şahsen hem film için seçilen konunun hem de filmin oldukça etkileyici olduğunu düşünüyorum. filmi izlediğimde kendimi ister istemez tomas'ın yerine koydum ve sanırım böyle bir durumda kalsam kendimden nefret ederdim.
uzaktan konuşmak elbette kolaydır ama hiçbir mücbir sebep beni böyle reflekse sevk edemezdi sanırım.
devamını gör...
4.
2014te çıkmış ruben östlund filmi. hem yönetmiş hem yazmış. bşr çığın ailenin tam ortasına düşüşü anlatılıyor filmde. sözlükte de başlığı bulunan force majeure konseptini ana tema olarak alması nedeniyle bu adı almış film. izleyin. 2020de bir de hollywood versiyonu çıktı onu değil bunu izleyin.
devamını gör...
"turist (film)" ile benzer başlıklar
turist ömer
15
turist
5
