türk ya da türk soylu peygamber olmaması
başlık "messelayanni" tarafından 05.05.2022 00:10 tarihinde açılmıştır.
1.
teolojik olarak söylenilene göre bilinen ya da bilinmeyen pek çok kavme ve millete binlerce peygamber gönderilmiştir. hatta aristoteles bile kimilerince peygamber olarak yorumlanmaktadır. semavi dinler açısından bakarsak zebur-hz. davut yahudi'dir; tevrat-hz. musa yahudi'dir. incil-hz isa yahudi'dir ve son olarak kuran-hz. muhammed arap'tır. görüldüğü üzere kutsal kitap döngüsü ağırlıklı olarak yahudi olmak üzere araplar'ı kapsayan bir kültüre sahiptir. bu bağlamda kendisini diğer kültürler gibi kadim olarak tanımlayan türkler'e herhangi bir peygamber uğramamıştır. bu konuda denilebilir ki efendim yüce rab, toplumsal yaşamın ahlaki ve adaletli işleyişi bağlamında bozulmuş ve ihtiyacı olan kavimlere ulaşmıştır. e o zaman kardeşim toplumsal yaşamın ahlaki ve adaletli işleyişi bağlamında ihtiyacı olmayan diğer kavimler bu ihtiyaç sahiplerine neden dahil olmuşlardır?
devamını gör...
2.
nasıl yok? alın buyrun
twitter.com/Setoo_kaibaa?t=...
twitter.com/Setoo_kaibaa?t=...
devamını gör...
3.
semavi dinlerin tamamı sümerler'e dolayısıyla gılgamış destanı'ndaki iyi ve kötü tanımlarına dayanır.
bizi bu döngüde en iyi tanımlayan bir azerbaycan türk' ü olan mirza fethali ahundov'dur.
“araplar kadar güzel masal uyduran,
iranlılar kadar güzel masal anlatan,
türkler kadar masallara inanan başka bir millet yoktur.”
bizi bu döngüde en iyi tanımlayan bir azerbaycan türk' ü olan mirza fethali ahundov'dur.
“araplar kadar güzel masal uyduran,
iranlılar kadar güzel masal anlatan,
türkler kadar masallara inanan başka bir millet yoktur.”
devamını gör...
4.
buna yüzde yüz emin değiliz. ama m.s 6. yüz yılın evvelinde zaten kavramsal olarak türkler diye bilinen bir topluluk yoktu. muhakkak ki sonradan türk olarak adlandırılacak kabile, boy veya aşiretler mevcuttu ama moğollardan hangi mümeyyiz vasıflarıyla ayrılıp, ayrı bir kavim olarak anılmaya başladılar, bu net değil. hasılı ilk türk sözcüğü takriben m.s 550 yıllarında geçiyor. o tarihte de hz. isa'nın öğretileri hak dindi. hz. isa da diğer tüm peygamberler gibi kendi kavmine tebliğ ve hatırlatma ile vazifeli olduğu için, zaten o coğrafyaya mesajının ulaşması zordu. 200 sene sonra da türkler tecricen müslüman olmaya başladı.
dolayısıyla türk bir peygamber belki yoktu ama türklerin arkaik dönemde akrabaları olan moğollar veya diğer kavimlerin içerisinde tek ilahın varlığı ve birliğini tebliğle görevlendirilmiş elçiler olmuş olabilir.
dolayısıyla türk bir peygamber belki yoktu ama türklerin arkaik dönemde akrabaları olan moğollar veya diğer kavimlerin içerisinde tek ilahın varlığı ve birliğini tebliğle görevlendirilmiş elçiler olmuş olabilir.
devamını gör...
5.
peygamberlik yahudi mesleği olduğu içindir. hem yahudi olacaksın hem de koyun çobanı. böylece peygamber olma yolunda çok önemli iki barajı geçmiş olursun. bir sonraki baraj da zengin olmak.böylece sözün daha çok dinlenir, koltuğa oturup "oolum, şey et, bana bak" deyip ahkam kesersen dinlenilmeme ihtimalin yok. bu durumdatanrı da sana (kurada çıkmışsan tabi) peygamberlik verebilir.
not: peygamber olduktan sonra tayinin ıssız bir adaya çıkarsa keyfinden yanına yanaşılmaz. haksız mıyım?
not: peygamber olduktan sonra tayinin ıssız bir adaya çıkarsa keyfinden yanına yanaşılmaz. haksız mıyım?
devamını gör...
6.
olsun reisimiz var biiznillah.
devamını gör...
7.
el atmadığımız bi peygamberlik kalmıştı zaten dediğim durum.
devamını gör...
8.
önce iddialara cevap verip sonra peygamberlik geleneğinin ne olduğunu anlatayım. şimdi iddialara geçelim #3706237
ama m.s 6. yüz yılın evvelinde zaten kavramsal olarak türkler diye bilinen bir topluluk yoktu. muhakkak ki sonradan türk olarak adlandırılacak kabile, boy veya aşiretler mevcuttu ama moğollardan hangi mümeyyiz vasıflarıyla ayrılıp, ayrı bir kavim olarak anılmaya başladılar, bu net değil.
bunun için zaten filoloji diye bir bilim dalı var. ilk türk adını bir millet/ulus adı olarak kullananlar göktürkler kendilerinin türk, türük ve türküt olarak çinlilerin tu-kiu veya tu-kue, tibetlilerin dru-gu veya du-rug-gu olatak bahsettiği bu insanlar aslen devletin/ülkenin (kendi deyimleri ile il/el) pik noktasında kendilerine kök-türk diyordu. buradaki gök mavi anlamına geldiği gibi doğu veya kutsal, ilahi, göksel anlamında da kullanılırdı. iyi de göktürklerden önce herkes ön türk mü idi? o da değildi yine bir türk dili olan fakat bizim hatta kazak, kırgız, uygur gibilerin konuştuğundan da farklı arkaik bir türk lisanı olan ogur/lir türkçesinin çeşitli diyalektleri konuşuluyordu. hiung-nu, hun, avar, tabgaç (t'u-fa, t'o-pa diye çin kayıtlarında geçer) iddia edilen, hazarca muhtemelen (zira sibirya türkçesi konuştukları da düşünülmekte) bulgarca ve çuvaşçanın kesin olduğu bir türk dil grubu. geri kalan türk dünyasının konuştuğu dilden oldukça farklı bizim kullanmadığımız ekler, çekimler, zamirler ve gramere sahip oldukça arkaik bir türkçedir. tek yaşayan örneği de çuvaş.
türklerin moğollar ile ayrılmaları da oldukça eski bir döneme en azından türklerin hiung-nu olarak moğolların ise dong-hu olarak ortaya çıktığını biliyoruz. zaten altay dilleri arasındaki uzaklığın hint-avrupa ve semitik dillerine kıyasla çok daha eski olduğu ve çok daha önce ayrıldığından dolayı olduğunu düşünen bilim adamları da vardır.
o tarihte de hz. isa'nın öğretileri hak dindi. hz. isa da diğer tüm peygamberler gibi kendi kavmine tebliğ ve hatırlatma ile vazifeli olduğu için, zaten o coğrafyaya mesajının ulaşması zordu. 200 sene sonra da türkler tecricen müslüman olmaya başladı.
isa'nın öğretilerini yahudi/ibrani/israiloğlu kavmi haricindekilere yaymayı düşünen ve ona göre revize eden pavlus, yanında da barnabas var. hatta incil'de bu ikisinin topal bir adamı iyileştirip mucize gösterdikleri için birinin zeus diğerinin hermes zannedildiği anlatılır. ki bunlar kanonik incil'den öğrenilenler, daha bir sürü kanon kabul edilmeyen incil hatta ibrahimi gelenekten gelen kitap var enok/hanok kitabı gibi.
peygamberlik geleneği zaten mezopotamya çıkışlıdır, sümerlerdeki ensi ve lugal figürleri bunun öncülü. her ne kadar aralarındaki fark hala tartışma konusu olsa da "lugal" kral anlamına gelirken, "ensi" başta şehir devletini yöneten rahip-kral idi ve tanrı(lar)dan aldığı vekalet ile bu görevi yapıyordu. sonradan lugal'a bağlı bir alt pozisyona düşmüş olabilir. ilk peygamber figürü sümerlerin mari tabletlerinde bahsedilen tanrı(lar) sözcüsü "nabu" denilen kişiler. tahmin edeceğiniz üzere yahudilik ve islamdaki "nebi" sözcüğü de buradan gelme. onun haricinde ilk peygamber motifi yahudiler/ibraniler/israiloğullarına ait. onu da zerdüşt takip ediyor.
yani peygamber motifi zaten diğer dinlerde yok, olanı da ibrahimilik etkisiyle genelde sirayet ediyor. mesela kızılderililerde 17-18.yy da peygamberlik iddiasında bulunanlar var onlar da vahşi batı'da kovboyların bölgeye getirdiği hristiyanlık etkisiyle. yine benzeri bir şekilde büyük moğol imparatorluğunda cengiz han'ın baş şamanlarından teb tengri'nin tengri'den vahiy aldığı ve cengiz/temuçin'e kut verdiğini hatta misika tengri'nin (tanrı'nın mesih'i yani isa) misyonunu cengiz han'ın devam ettireceğini iddia ederek moğollar papa'ya mektuplarında yazarlar. bu da tahmin edeceğiniz üzere 5.yy da göktürk devletinin döneminden beri ötüken-orhun bölgesinde hatrı sayılır bir inananı bulunan nesturi hristiyanlığın etkisidir. yine hristiyanlığa benzer şekilde cengiz han'da soyunu börteçine'ye bağlar ve börteçine çadırda otururken içeri mavi bir ışık hüzmesi iner ve hamile kalır yanı börteçine'de tıpkı meryem gibi evlenmeden çocuk doğurur. o doğan çocuk da cengiz'in atasıdır. yani cengiz de tıpkı isa'nın "lort" soyundan gelmesi gibi tengri'nin soyundan gelir. bu öykü de moğolların gizli tarihi adlı eserde yazıp oğuz kağan (islam öncesi versiyon) ile hristiyanlık karışımından doğmuş bir efsanedir.
ama m.s 6. yüz yılın evvelinde zaten kavramsal olarak türkler diye bilinen bir topluluk yoktu. muhakkak ki sonradan türk olarak adlandırılacak kabile, boy veya aşiretler mevcuttu ama moğollardan hangi mümeyyiz vasıflarıyla ayrılıp, ayrı bir kavim olarak anılmaya başladılar, bu net değil.
bunun için zaten filoloji diye bir bilim dalı var. ilk türk adını bir millet/ulus adı olarak kullananlar göktürkler kendilerinin türk, türük ve türküt olarak çinlilerin tu-kiu veya tu-kue, tibetlilerin dru-gu veya du-rug-gu olatak bahsettiği bu insanlar aslen devletin/ülkenin (kendi deyimleri ile il/el) pik noktasında kendilerine kök-türk diyordu. buradaki gök mavi anlamına geldiği gibi doğu veya kutsal, ilahi, göksel anlamında da kullanılırdı. iyi de göktürklerden önce herkes ön türk mü idi? o da değildi yine bir türk dili olan fakat bizim hatta kazak, kırgız, uygur gibilerin konuştuğundan da farklı arkaik bir türk lisanı olan ogur/lir türkçesinin çeşitli diyalektleri konuşuluyordu. hiung-nu, hun, avar, tabgaç (t'u-fa, t'o-pa diye çin kayıtlarında geçer) iddia edilen, hazarca muhtemelen (zira sibirya türkçesi konuştukları da düşünülmekte) bulgarca ve çuvaşçanın kesin olduğu bir türk dil grubu. geri kalan türk dünyasının konuştuğu dilden oldukça farklı bizim kullanmadığımız ekler, çekimler, zamirler ve gramere sahip oldukça arkaik bir türkçedir. tek yaşayan örneği de çuvaş.
türklerin moğollar ile ayrılmaları da oldukça eski bir döneme en azından türklerin hiung-nu olarak moğolların ise dong-hu olarak ortaya çıktığını biliyoruz. zaten altay dilleri arasındaki uzaklığın hint-avrupa ve semitik dillerine kıyasla çok daha eski olduğu ve çok daha önce ayrıldığından dolayı olduğunu düşünen bilim adamları da vardır.
o tarihte de hz. isa'nın öğretileri hak dindi. hz. isa da diğer tüm peygamberler gibi kendi kavmine tebliğ ve hatırlatma ile vazifeli olduğu için, zaten o coğrafyaya mesajının ulaşması zordu. 200 sene sonra da türkler tecricen müslüman olmaya başladı.
isa'nın öğretilerini yahudi/ibrani/israiloğlu kavmi haricindekilere yaymayı düşünen ve ona göre revize eden pavlus, yanında da barnabas var. hatta incil'de bu ikisinin topal bir adamı iyileştirip mucize gösterdikleri için birinin zeus diğerinin hermes zannedildiği anlatılır. ki bunlar kanonik incil'den öğrenilenler, daha bir sürü kanon kabul edilmeyen incil hatta ibrahimi gelenekten gelen kitap var enok/hanok kitabı gibi.
peygamberlik geleneği zaten mezopotamya çıkışlıdır, sümerlerdeki ensi ve lugal figürleri bunun öncülü. her ne kadar aralarındaki fark hala tartışma konusu olsa da "lugal" kral anlamına gelirken, "ensi" başta şehir devletini yöneten rahip-kral idi ve tanrı(lar)dan aldığı vekalet ile bu görevi yapıyordu. sonradan lugal'a bağlı bir alt pozisyona düşmüş olabilir. ilk peygamber figürü sümerlerin mari tabletlerinde bahsedilen tanrı(lar) sözcüsü "nabu" denilen kişiler. tahmin edeceğiniz üzere yahudilik ve islamdaki "nebi" sözcüğü de buradan gelme. onun haricinde ilk peygamber motifi yahudiler/ibraniler/israiloğullarına ait. onu da zerdüşt takip ediyor.
yani peygamber motifi zaten diğer dinlerde yok, olanı da ibrahimilik etkisiyle genelde sirayet ediyor. mesela kızılderililerde 17-18.yy da peygamberlik iddiasında bulunanlar var onlar da vahşi batı'da kovboyların bölgeye getirdiği hristiyanlık etkisiyle. yine benzeri bir şekilde büyük moğol imparatorluğunda cengiz han'ın baş şamanlarından teb tengri'nin tengri'den vahiy aldığı ve cengiz/temuçin'e kut verdiğini hatta misika tengri'nin (tanrı'nın mesih'i yani isa) misyonunu cengiz han'ın devam ettireceğini iddia ederek moğollar papa'ya mektuplarında yazarlar. bu da tahmin edeceğiniz üzere 5.yy da göktürk devletinin döneminden beri ötüken-orhun bölgesinde hatrı sayılır bir inananı bulunan nesturi hristiyanlığın etkisidir. yine hristiyanlığa benzer şekilde cengiz han'da soyunu börteçine'ye bağlar ve börteçine çadırda otururken içeri mavi bir ışık hüzmesi iner ve hamile kalır yanı börteçine'de tıpkı meryem gibi evlenmeden çocuk doğurur. o doğan çocuk da cengiz'in atasıdır. yani cengiz de tıpkı isa'nın "lort" soyundan gelmesi gibi tengri'nin soyundan gelir. bu öykü de moğolların gizli tarihi adlı eserde yazıp oğuz kağan (islam öncesi versiyon) ile hristiyanlık karışımından doğmuş bir efsanedir.
devamını gör...
"türk ya da türk soylu peygamber olmaması" ile benzer başlıklar
peygamber
39