platon abimizin son eseri desek yalan olmaz.

şöyle ki, bu abimiz sabah ne içtiğini bilmediğimiz böyle çarşı pazara dolaşırken abidik gubudik sorular soran ama ne hikmetse meşhur sahne gerçekleşene kadar kimsenin ağzını burnunu kırmadığı sokrates'in peşinde gezer durur. sokrates'in ağzından devlet isimli meşhur eserini kaleme alır ki zaten burada yazılanların ne kadarı sokrates'in, ne kadarı değil, bir malumatımız yok. neyse, platon abi herhalde bunun vicdanını mı yaşadı veya yaş kemale erince farklı düşüncelere mi meyletti, bilemiyoruz, lakin şu bir gerçek ki toyken yazdığı devlet eseri ile yaş kemale erince yazdığı yasalar isimli eseri arasında farklılıklar mevcut.

gel gelelim, lafı kısa keseyim, bu tip eserlerin her birinde olduğu gibi bir başlangıç noktası muallaklığı var. yani, şöyle izah edeyim kıymetli sözlüktaşlar, atinalılar, demek istediğim, bir grup arkadaş kola çekirdek yaparken, ya hadi erdemli devlet kuralım mı diyor, ne yani, bu etki nereden başlıyor, kim uyduruyor, neden herkes işinde gücünde yaşarken çarşı pazar abidik gubudik bir sorular soran adamın peşine takılıp ki bugüne kadar bu eserlerin hiç bir şekilde eylemde yer almadığını bildiğimizden şunu diyebiliriz üç beş kişi hariç kimse ne sokrates'i, ne platon'u umursamamış. yani karl marx bile bişiler zırvalamış bak adamlar ondan etkilenmiş sscb'yi kurmuş, küba'sı, ne bileyim, saymakla bitmez... yani en azından demişler bu zırvalarla en fazla olacak olan devlet aha da bu, sen ne yaptın, hiç...

başlangıç noktası diyoruz, evet, şöyle... misal, selçuklular. yani adamlar kendi halinde aile iken, kendi işlerinde güçlerinde iken, yaşanan sıkıntılar sebebiyle yeni diyarlar peşine koşuyorlar ve gerçekten o devirde kurulabilecek en fiyakalı imparatorluğu kuruyorlar. e şimdi bu adamları harekete geçiren bir şey var, bir eylem var ve netice ortada. platonabimiz yani hiç kusura bakmasın bu konuda kendisine ben de kırgınım lakin abi oturup o kadar yazı yazacağına bir parti kur, çık bir miting düzenle, varlıklı ve soylu bir ailedensin iki üç bişi sıkıştır çocukların cebine beni övün de, ne bileyim hiç olmadı dök üstüne benzini yak kendini, bak sokrates baldıranı içti meşhur oldu, insanlar heyecan arıyor, aksiyon arıyor, sen ise hiç... en fazla gitmişsin bir ada ülkesine yani oradaki kralla bile papaz olmuş gelmişsin hâlâ erdemli devlet, erdemli devlet... ya el kadar adayı idare edememişsin, gel de her tip insanın yaşadığı, 90 milyon nüfuslu, her bir yanı bela dolu türkiye'de dene bakalım bunları...

şimdi, platon abi tamam her şey iyi güzel de pat diye yasa koyucu çıkıyor karşımıza. kim abi bu adam? yani şöyle izah edeyim, köyüme gittim, herkes işinde gücünde iken birisi kalkıp "erdemli devlet kurmalıyııızzz!" mı diyor yani bak orayı yazmamışsın. neyse, yani diyelim bir şekilde yönetim el değiştirdi, erdemli insanların eline geçti ve icraatlara başladın, güzel, peki abi bu erdemli insanların mayası ne zaman tutacak? aklımda deli sorular.

aha da kitap bu.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"yasalar" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim