yazarların gördüğü üzücü rüyalar
başlık "mentaljungler" tarafından 07.08.2024 19:52 tarihinde açılmıştır.
1.
geçen gün uyuyakalmışım öğle saatlerinde. ilk gittiğim haykö konserinde tanıştığım herif geri dönüyordu. aşkımız yarım kalmıştı. çok sevmiştim şerefsizi. uyandıktan sonra bi hayatı sorgulama moduna girdim ama o da geçti gitti.
devamını gör...
2.
bugün gördüğümdür.
iki ordu karşı kaşıyaydık. aramızda bir bağ oluşmuştu (aklıma gelmişken gelibolu savaşında da askerler arasında artık bir bağ oluşmaya başlamıştı). öyle ki artık birbirimizi kardeş gibi seviyorduk.
birbirimize hediyeler veriyor, muhabbetler ediyor, gülüyor eğleniyorduk.
nihayet savaş emri geldi. bizleri aldı bir hüzün.
ben düşman tarafındaki kanka olduğum askere diyorum ki; "gel savaşmayalım. üstlerimize -bugün kimse ölmedi- diyelim. çatlasınlar patlasınlar :). sana ateş etmek istemiyorum, bu çok anlamsız."
o ise üzgün bir şekilde "üzgünüm, savaşmak zorundayız" diyordu.
aramızda dere yatağı gibi bir şey vardı. karşımıza geçtiler bir araya gelip son bir poz verdiler.
telefonumla fotoğraflarını çektim. siyah beyaz bir foto idi. kendi kendime "biraz sonra ya onlardan birini öldüreceğim, ya da ben öleceğim" dedim. "çarşı karışmadan bu fotoğrafı aileme ve arkadaşlarıma göndermeliyim ve -bu fotoğraftaki insanların bir çoğu birazdan ölecekler... ne uğruna?!- yazmalıyım" diyordum.
bir yandan da siper alıyordum ve onların da yerlerine geçmesini bekliyordum. az önce konuştuğum düşman-kankamın olmadığı bir yöne doğru ilerledim. bari kankamı öldürmeyeyim dedim. silahı elime aldım, kurma kolunu çekip güvenliği kapattım. ateş etmiyordum, yerleşmelerini ve "hazırız!" demelerini bekliyordum.
keşke demeseler...
onlar da isteksiz olacaklar ki her şeyi ağırdan alıyorlardı...
böylece bitti rüyam.
iki ordu karşı kaşıyaydık. aramızda bir bağ oluşmuştu (aklıma gelmişken gelibolu savaşında da askerler arasında artık bir bağ oluşmaya başlamıştı). öyle ki artık birbirimizi kardeş gibi seviyorduk.
birbirimize hediyeler veriyor, muhabbetler ediyor, gülüyor eğleniyorduk.
nihayet savaş emri geldi. bizleri aldı bir hüzün.
ben düşman tarafındaki kanka olduğum askere diyorum ki; "gel savaşmayalım. üstlerimize -bugün kimse ölmedi- diyelim. çatlasınlar patlasınlar :). sana ateş etmek istemiyorum, bu çok anlamsız."
o ise üzgün bir şekilde "üzgünüm, savaşmak zorundayız" diyordu.
aramızda dere yatağı gibi bir şey vardı. karşımıza geçtiler bir araya gelip son bir poz verdiler.
telefonumla fotoğraflarını çektim. siyah beyaz bir foto idi. kendi kendime "biraz sonra ya onlardan birini öldüreceğim, ya da ben öleceğim" dedim. "çarşı karışmadan bu fotoğrafı aileme ve arkadaşlarıma göndermeliyim ve -bu fotoğraftaki insanların bir çoğu birazdan ölecekler... ne uğruna?!- yazmalıyım" diyordum.
bir yandan da siper alıyordum ve onların da yerlerine geçmesini bekliyordum. az önce konuştuğum düşman-kankamın olmadığı bir yöne doğru ilerledim. bari kankamı öldürmeyeyim dedim. silahı elime aldım, kurma kolunu çekip güvenliği kapattım. ateş etmiyordum, yerleşmelerini ve "hazırız!" demelerini bekliyordum.
keşke demeseler...
onlar da isteksiz olacaklar ki her şeyi ağırdan alıyorlardı...
böylece bitti rüyam.
devamını gör...
3.
uzun zaman önce gördüğüm ve hâlâ unutamadığım * rüyadır.
bir şeye yetişmeye çalışıyordum. otoyolun ortasında o yetişmeye çalıştığım şeye doğru var gücümle koşuyordum. ama o şey benden daha çok uzaklaşıyordu. en sonunda dayanamayıp dizlerimin üstüne çöküp içime içime ağlamaya başladım. o sırada omzumda bir el hissettim. arkamı döndüm ve onu gördüm. uzun zamandır çok görmek istediğim birinin eliydi. haydi kalk. devam etmen gerek. böyle olmaz. diyordu.
orada uyandım. insan çok üzgün bir şekilde nasıl uyanır ya? hem yetişmeye çalıştığım şeye yetişememek hem de bir daha göremeyeceğimi düşündüğüm kişinin gelip beni motive etmeye çalışması falan...
çok etkilemişti beni.
*
bir şeye yetişmeye çalışıyordum. otoyolun ortasında o yetişmeye çalıştığım şeye doğru var gücümle koşuyordum. ama o şey benden daha çok uzaklaşıyordu. en sonunda dayanamayıp dizlerimin üstüne çöküp içime içime ağlamaya başladım. o sırada omzumda bir el hissettim. arkamı döndüm ve onu gördüm. uzun zamandır çok görmek istediğim birinin eliydi. haydi kalk. devam etmen gerek. böyle olmaz. diyordu.
orada uyandım. insan çok üzgün bir şekilde nasıl uyanır ya? hem yetişmeye çalıştığım şeye yetişememek hem de bir daha göremeyeceğimi düşündüğüm kişinin gelip beni motive etmeye çalışması falan...
çok etkilemişti beni.
*
devamını gör...
4.
tam doyuma ulaşacakken bitenler…
devamını gör...