yazarların gördüğü tuhaf rüyalar
başlık "fearofartemisia" tarafından 23.08.2025 19:42 tarihinde açılmıştır.
1.
pandemideyken uzun adamı görmüştüm bizi arabayla afganistana götürmüştü ve bir köşede gülerek dondurma yiyordu ve biz orada kalacaktık çünkü benzin az kalmış ve tek kişi gidebilecek kadarmış.
bir de bir keresinde sosis köpek görmüştüm ama kafası aslandı.
bir de bir keresinde sosis köpek görmüştüm ama kafası aslandı.
devamını gör...
2.
ya geçen gece abimi rüyamda uyuşturucu kullanırken görmüştüm.
abi dedim bu ne hal?
tövbe estağfurullah ya.
abi dedim bu ne hal?
tövbe estağfurullah ya.
devamını gör...
3.
kötü rüyaları anlatmayo sevmem ama iki gün önce salyaları akarak bana saldıran birkaç köpekle ilgili bir rüya gördüm. rüyada nasıl korktuysam artık uyanmak istiyorum diye minik bir sitemle uyandım.
devamını gör...
4.
dun rüyamda iki kisi sevisirken onlari basiyodum sonrasında hemen sıvıssam da maalesef o anlarını bozuyodum. ne demek hic bilmiyorum. bugun de birilerinden kacıyodum kacarken o kadar pis ve cöplük icinde yerlerden gectim ki sonra bi dag kasabasi gibi bi yere geldim ama cok güzeldi müstakil evler bir sürü yesil alan cennetti. ama bunları dusunurken hızlı hızlı kosuyodum. ruyada peşlenmekten nefret ediyorum. bi ara da her gün aynı rüyanın devamını goruyodum. genelde asansörde kalmak ve lisede olmak dısında rüyalarım böyle oluyor
devamını gör...
5.
çok sayko bir rüya gördüm ve neredeyse tüm detaylarını hatırlıyorum:
benden sperm, rüyamdaki eşimden yumurta alıp taşıyıcı annenin rahmine yerleştirmişler ama bize taşıyıcı anneyi hiç göstermemişler.
doğumhane kapısında bekliyorum. hem heyecan, hem stres. nihayet hemşire geliyor, kucağıma çocuğu veriyor. daha bakar bakmaz beynimde şimşekler çakmaya başlıyor, çocuk ne bana ne rüyamdaki kadına benziyor: "bir dakika ya, bu çocukta hint dizilerinden aşina olduğum bir aura var." diyorum kendi kendime.
ben tabii şoka giriyorum. "olmaz! bu çocuk benim olamaz, karışıklık olmuş!" diyorum.
ama görevliler gayet sakin:
"hayır efendim, karışıklık yok. bu sizin çocuğunuz."
ben hâlâ itirazlardayım. "ulan dna’mı bollywood’a fason üretim yapsın diye mi verdiniz yoksa?" derken doğumhanenin kapısı açılıyor. kadın yavaş yavaş yaklaşıyor. ilk başta yüzü gölgeli, ama her adımda daha da belirginleşiyor. ve o da ne… kadın hintli!
o an beynim kısa devre yapıyor. "demek her şey planlıymış. sperm bizden, yumurta bizden, ama rahim hindistan’dan ithal." resmen genetik paketim "made in türkiye, assembled in ındia" moduna geçmiş. dehşete düşmüş bir şekilde olduğum yere çöküp kalıyorum. sonra çocuk yattığı yerden doğrulup sağa sola bakınmaya başlayınca rüyada olduğumu anlayıp zorla uyandırmaya çalıştım kendimi.
deloday alerji hapı içmiştim, onun etkisiyle oldu herhalde. bollywood sinematik evrenine geçiş yaptım direkt.
benden sperm, rüyamdaki eşimden yumurta alıp taşıyıcı annenin rahmine yerleştirmişler ama bize taşıyıcı anneyi hiç göstermemişler.
doğumhane kapısında bekliyorum. hem heyecan, hem stres. nihayet hemşire geliyor, kucağıma çocuğu veriyor. daha bakar bakmaz beynimde şimşekler çakmaya başlıyor, çocuk ne bana ne rüyamdaki kadına benziyor: "bir dakika ya, bu çocukta hint dizilerinden aşina olduğum bir aura var." diyorum kendi kendime.
ben tabii şoka giriyorum. "olmaz! bu çocuk benim olamaz, karışıklık olmuş!" diyorum.
ama görevliler gayet sakin:
"hayır efendim, karışıklık yok. bu sizin çocuğunuz."
ben hâlâ itirazlardayım. "ulan dna’mı bollywood’a fason üretim yapsın diye mi verdiniz yoksa?" derken doğumhanenin kapısı açılıyor. kadın yavaş yavaş yaklaşıyor. ilk başta yüzü gölgeli, ama her adımda daha da belirginleşiyor. ve o da ne… kadın hintli!
o an beynim kısa devre yapıyor. "demek her şey planlıymış. sperm bizden, yumurta bizden, ama rahim hindistan’dan ithal." resmen genetik paketim "made in türkiye, assembled in ındia" moduna geçmiş. dehşete düşmüş bir şekilde olduğum yere çöküp kalıyorum. sonra çocuk yattığı yerden doğrulup sağa sola bakınmaya başlayınca rüyada olduğumu anlayıp zorla uyandırmaya çalıştım kendimi.
deloday alerji hapı içmiştim, onun etkisiyle oldu herhalde. bollywood sinematik evrenine geçiş yaptım direkt.
devamını gör...
6.
az önce gördüm uzun bir rüyaydı detayları gecip etli kısımlarına geçiyorum direkt:
bir benzinlik marketinde arkadaşımlayım. çok güzel ve albenili bir dondurma tesisi var ama sırası uzun. girip bekliyorum ve dondurmacıyı iziliyorum. sıkıcı ama dondurma çok lezzetli gözüküyor. sırada john cena falan da var. 3-4 doları eksik kalıyor sıra ilerlersin diye ben ödüyorum. 3 dk sonra geliyor cebindeki son bozuklukları çıkarmış zorla bana vermeye çalışıyor. 'istemiyorum, s**tir git' diyorum yüzüne. zorla o parayla bir açık hat alıp cebime sıkıştırıyor. tersliyorum ve geri gidiyor. daha sonra bir zenci gelip o açık hattı çalmaya çalışıyor cebimden son anda farkedip zorla alıyorum elinden .
biz yakın bir dostumla sıradayken tobey maguire geliyor o da sıraya giriyor.sonra bu sefer bir beyaz çocuk markette çok şirret bir suratlı pespembe giyinmiş bir kadının şemsiyenin çalmaya çalıştığını farkediyorum. onun da elinden zorla alıp kadına geri iade ediyorum. örümcek adam abi bana kahraman olmak isteyip istemediğimi soruyor. 's**imde değil' diyorum, 'insanlar bana ne isim vermiş umursamıyorum, içimden geleni yaptım' diyorum. bana müslüman olup olmadığımı soruyor. 'emin değilim' diyorum, 'öyleysem bile kötü bir müslümanım'. bu sefer bana 'peki teröristleri şeriatla cezalandırmaya ne dersin?' diye soruyor. diyorum ki: 'eğer bir teröristi yakalarsan, istediğin gibi cezalandırabilirsin'. tam o sırada dondurmacının telefonu çalıyor ve arkadaşım ben çok sıkıldım kesicem bu telefonun kablosunu diyor ve de kesiyor.
meğerse o telefon on bir eylül olaylarındaki bir uçaktanmış. herkes bize bakıyor. kitleniyorum. arkadaşım deist o bir terörist olamaz demek geliyor içimden bunu diyemeden uyanıyorum.
bir benzinlik marketinde arkadaşımlayım. çok güzel ve albenili bir dondurma tesisi var ama sırası uzun. girip bekliyorum ve dondurmacıyı iziliyorum. sıkıcı ama dondurma çok lezzetli gözüküyor. sırada john cena falan da var. 3-4 doları eksik kalıyor sıra ilerlersin diye ben ödüyorum. 3 dk sonra geliyor cebindeki son bozuklukları çıkarmış zorla bana vermeye çalışıyor. 'istemiyorum, s**tir git' diyorum yüzüne. zorla o parayla bir açık hat alıp cebime sıkıştırıyor. tersliyorum ve geri gidiyor. daha sonra bir zenci gelip o açık hattı çalmaya çalışıyor cebimden son anda farkedip zorla alıyorum elinden .
biz yakın bir dostumla sıradayken tobey maguire geliyor o da sıraya giriyor.sonra bu sefer bir beyaz çocuk markette çok şirret bir suratlı pespembe giyinmiş bir kadının şemsiyenin çalmaya çalıştığını farkediyorum. onun da elinden zorla alıp kadına geri iade ediyorum. örümcek adam abi bana kahraman olmak isteyip istemediğimi soruyor. 's**imde değil' diyorum, 'insanlar bana ne isim vermiş umursamıyorum, içimden geleni yaptım' diyorum. bana müslüman olup olmadığımı soruyor. 'emin değilim' diyorum, 'öyleysem bile kötü bir müslümanım'. bu sefer bana 'peki teröristleri şeriatla cezalandırmaya ne dersin?' diye soruyor. diyorum ki: 'eğer bir teröristi yakalarsan, istediğin gibi cezalandırabilirsin'. tam o sırada dondurmacının telefonu çalıyor ve arkadaşım ben çok sıkıldım kesicem bu telefonun kablosunu diyor ve de kesiyor.
meğerse o telefon on bir eylül olaylarındaki bir uçaktanmış. herkes bize bakıyor. kitleniyorum. arkadaşım deist o bir terörist olamaz demek geliyor içimden bunu diyemeden uyanıyorum.
devamını gör...
7.
hic rüye görmüyorum desem kim inanir.
devamını gör...