yıldız tilbe felsefesi
başlık "mathilda the professional" tarafından 28.11.2022 12:35 tarihinde açılmıştır.
1.
ben kalabalığın içinde yalnızım, tek başınayım.
yalnızken de çok kalabalığım.
yalnızken de çok kalabalığım.
devamını gör...
2.
3.
paradoks olsa gerek.
devamını gör...
4.
"hayatıma biri girince ben çıkıyorum "
devamını gör...
5.
tutarlarsa tutarlıyım, tutmazlarsa tutarsızım.
yıldız tilbe
bu felsefe o kişiyi tutarlarsa ' canını, ömrünü, hayatını seve seve her şeyini verdirirken; o kişiyi tutmazlarsa ' kimseye bakmayacak kadar ders verir nitelikte olup insanı 'yürü anca gidersin' kıvamına getiren, eyvallahı olmayan bir anlayışa hakim olmaktır. tamamen tutunmaya yönelik bir felsefe. bizlere derin bir bakış açısı kazandırmaktadır.
azar coşar deli gönül bu gözler ah neler görür. ile farkındalığın altını çizmiştir.
filozof kış güneşi adlı eserinde yine tutunma felsefesine değinmiştir.
yanlış zaman yanlış insan tutunmak imkansız
yıldız tilbe
bu felsefe o kişiyi tutarlarsa ' canını, ömrünü, hayatını seve seve her şeyini verdirirken; o kişiyi tutmazlarsa ' kimseye bakmayacak kadar ders verir nitelikte olup insanı 'yürü anca gidersin' kıvamına getiren, eyvallahı olmayan bir anlayışa hakim olmaktır. tamamen tutunmaya yönelik bir felsefe. bizlere derin bir bakış açısı kazandırmaktadır.
azar coşar deli gönül bu gözler ah neler görür. ile farkındalığın altını çizmiştir.
filozof kış güneşi adlı eserinde yine tutunma felsefesine değinmiştir.
yanlış zaman yanlış insan tutunmak imkansız
devamını gör...
6.
-tutarlarsa tutarlıyım. tutmazlarsa tutarsızım.
yıldız tilbe
ihih.
yıldız tilbe
ihih.
devamını gör...
7.
yürü anca gidersin...
amaaaaan, aneeeey, hey hey hieeeey.
amaaaaan, aneeeey, hey hey hieeeey.
devamını gör...
8.
dışarıdan bakınca onu sadece mikrofonu tuhaf tutuşuyla bile fizik kurallarına kafa tutan biri gibi görebilirsiniz. ama hayır hayır, kesinlikle yanılıyorsunuz. şarkı sözlerini ve o meşhur hareketlerini ciddi ciddi incelediğinizde, karşınızda isyankar bir ruhla "hayat çok garip" düşüncesinin kusursuz bir karışımı çıkıyor.
bu felsefenin temeline indiğimizde karşımıza ilk olarak "vazgeçtim teorisi" çıkıyor. eski filozoflar "değiştiremeyeceğin şeyleri kabullen" diyerek meseleyi çok kuru ve sıkıcı bir mantığa bağlarken, yıldız tilbe’cim ise aynı krizi "vazgeçtim, yana yana" diyerek çok daha işe yarar ve etkili bir boyuta taşıyor. hem de ücretsiz olarak bize hitap eder tarzda.
lakin bu öyle sünepe bir pes ediş değil, acının tam göbeğine inip, orada ateş yakıp ellerini ısıtmaktır. insan yanmayı göze alarak aslında acıyı bir şölene çeviriyor, işler çığırından çıkıyor ama bir yandan da güzelleşiyor. yani öyle böyle hallediliyor.
bu kafanın bedene yansıması ise onun meşhur isyankar dansında gizli. o figürleri sadece ritim kaçırma ya da öylesine sallanma sanıyorsanız çok yanılıyorsunuz, elzem bacınız sizi esefle ve itina ile kınıyor.. vücuttaki hiçbir eklemin diğerine hesap vermediği, omuzların ayrı telden çalıp dizlerin bambaşka bir boyutta süzüldüğü o anlar, bize dayatılan tüm kurallara ve yerçekimine karşı bir başkaldırıdır.*
yıldız’cım o dansı yaparken aslında evrene, "ben müziğin ritmine bile boyun eğmiyorum, sizin sisteminizin kurallarına mı uyacağım?" diye haykırıyor. belki sonuna köpek de eklemiştir ama biz saygımızdan söylemiyoruz.
açıkçası bugünün saçmalıklarıyla, krizlerle ve yorucu ilişkilerle başa çıkmanın en işe yarar yolunun, acının dibini sıyırırken bir anda kalkıp oynamaya başlamak olduğuna inanıyorum. hayatın üstümüze gelişini ancak böyle tiye alabiliriz. bu konuda da yıldız tilbe idoldür bizim için.
sevgiler…
bu felsefenin temeline indiğimizde karşımıza ilk olarak "vazgeçtim teorisi" çıkıyor. eski filozoflar "değiştiremeyeceğin şeyleri kabullen" diyerek meseleyi çok kuru ve sıkıcı bir mantığa bağlarken, yıldız tilbe’cim ise aynı krizi "vazgeçtim, yana yana" diyerek çok daha işe yarar ve etkili bir boyuta taşıyor. hem de ücretsiz olarak bize hitap eder tarzda.
lakin bu öyle sünepe bir pes ediş değil, acının tam göbeğine inip, orada ateş yakıp ellerini ısıtmaktır. insan yanmayı göze alarak aslında acıyı bir şölene çeviriyor, işler çığırından çıkıyor ama bir yandan da güzelleşiyor. yani öyle böyle hallediliyor.
bu kafanın bedene yansıması ise onun meşhur isyankar dansında gizli. o figürleri sadece ritim kaçırma ya da öylesine sallanma sanıyorsanız çok yanılıyorsunuz, elzem bacınız sizi esefle ve itina ile kınıyor.. vücuttaki hiçbir eklemin diğerine hesap vermediği, omuzların ayrı telden çalıp dizlerin bambaşka bir boyutta süzüldüğü o anlar, bize dayatılan tüm kurallara ve yerçekimine karşı bir başkaldırıdır.*
yıldız’cım o dansı yaparken aslında evrene, "ben müziğin ritmine bile boyun eğmiyorum, sizin sisteminizin kurallarına mı uyacağım?" diye haykırıyor. belki sonuna köpek de eklemiştir ama biz saygımızdan söylemiyoruz.
açıkçası bugünün saçmalıklarıyla, krizlerle ve yorucu ilişkilerle başa çıkmanın en işe yarar yolunun, acının dibini sıyırırken bir anda kalkıp oynamaya başlamak olduğuna inanıyorum. hayatın üstümüze gelişini ancak böyle tiye alabiliriz. bu konuda da yıldız tilbe idoldür bizim için.
sevgiler…
devamını gör...
"yıldız tilbe felsefesi" ile benzer başlıklar
yıldız tilbe
114
