yılmaz erdoğan'ın elektrik akımına kapılması
başlık "sekülerlesen çılgın hafız" tarafından 20.05.2021 14:26 tarihinde açılmıştır.
1.
kaçak elektrik alırken çarpılacak hali yok, durumu ciddi değildir umarım.
devamını gör...
2.
şahsen sevmem ama allah çocuğuna bağışlasın
edit: neden sevmediğimi soranlara vedat yenerer cevap versin!
28.07.2006
vedat yenerer
her filminde, her şiirinde tsk'ya dokundurmadan rahat etmeyen yılmaz erdoğan bu kez duvara tosladı. "mektup" adı altında yazdığı uzun yazıda resmen çocuk katili bölücü teröristlerle mehmetçiği bir kefeye koydu. hürriyet tam sayfa ve cnn kürt her saat başı bu bölücü yazıyı tekrar tekrar verdiler. erdoğan yazısında güneydoğu'da kimsenin kimseye ateş etmemesi gerektiğini belirterek şöyle devam ediyor: "kimse ateş etmesin kimseye. hiçbir gerekçeyle. hatta kendini savunmak için bile... çünkü savunmaya başlayana kadar masumsun ve masum güzel bir kelime, masum kal..."
yani, hain terörist çoluk çocuk öldürecek, köy basacak, vatan evladı mehmetçik ne dürüst vatandaşı ne de kendisini savunmayacak. pes doğrusu!..
devam ediyor. "yazgı birini kışlaya birini dağlara götürmüş. "mırın" denir kürtçe'de "ölüm"dür türkçe'de. vah vah vah!.. neredeyse kardeş katili teröristler için ağlamamızı istiyor!.. erdoğan pislik terörist ile vatan borcu için gönüllü olarak askere giden ana kuzusu askerimizin aynı kaderi paylaştığını hangi cesaretle söyleyebiliyor.
bakın erdoğan, kendi aşiretindeki köleliği daha kaldıramadan yazısında daha neler yumurtluyor: "ve türkçe, güzel kelimeleriyle her şeyi iyileştirebilir. kürtçe'yi bu cendereden çıkarabilir. alır bu mezopotamyalı kardeşini, önce yaralarını iyileştirir. onu özgürleştirir.."
devletine isyan et. dağlara çık, 30 yıl önüne geleni öldürürken "gerilla" de. hesabı sorulup çocuk katillerinin dağlara leşleri bir bir serilince utanmadan "yazgı, kader mahkumu" deyiver. aynı ermeniler gibi. fransız üniforması giyip yüzyıllarca birlikte yaşadıkları insanlara arkadan ateş açtılar. hesapları tutmayıp boylarının ölçüsünü alınca "biz masum insanlarız. türkler bizi katletti vs..." demeleri gibi... her hain layık olduğu cezayı er geç alır. yılmaz erdoğan tiyatrosunda her fırsatta kendi çocukluğundan söz ederken, "hakkari'de askerler kurşun atar, biz de onları ellerimizle yakalamaya çalışarak oyun oynardık…" şeklinde anılar anlatır ve açık açık tsk ile kafa bulur. onursuzlar da bunu yılışık yılışık alkışlar. yılmaz erdoğan ne "kalleş dost" ne de "mert düşman" olabilmeyi becerebilmiştir. ciwan haco konseri için toplanan kalabalığa "kürtçülük" nutku atarken, "güvercin" kanadına yazdığı mektuplarda "timsah gözyaşı" döküyor. ama "iç ülkeden iç ülkeye" diye şiirinde kastettiği kürdistan'dan hiç söz etmiyor bu mektubunda.
yazdığı mektup bizim mütareke medyası tarafından bin bir türlü duygu sömürüsü ile servis edilmeye çalışılsa da artık mızrak çuvala sığmıyor.
tam da tsk'nın sınır ötesi operasyon hazırlığı yaptığı şu sırada mı depreşti yılmaz erdoğan' ın yüreğindeki "barış" sevgisi. yılmaz erdoğan'a doğu, güneydoğu ve irak'ı ondan çok daha iyi bilen bir gazeteci olarak soruyorum:
türk kürt kardeşliğine ve ateşkese bu kadar önem veriyorsan, yıllarca pkk'nın yayın organı, terör yanlısı ve aşırı kürt milliyetçisi, özgür gündem'de ve pkk saflarında faaliyet gösteren kardeşin mustafa erdoğan'a neden bugüne kadar engel olamadın? yoksa sen de mi aynı saflardaydın da haberimiz yoktu? çok değil, 1997'de kardeşin meşhur değilken, pkk'nın "kalemiz" dediği, kuzey irak'taki zap kampında 5 türk askeri rehin tutulurken kardeşin de orada yatıp kalkardı. büyük gazete ve televizyonların diyarbakır muhabirleri (isimleri şimdilik bende saklı) ile bölücü özgür gündem'in ankara temsilcisi ve muhabiri olarak kamplara gider gelirdi. o zaman kan akmıyor muydu? o zaman kardeş değil miydik. kardeşin yerel kıyafetlerle, "gazeteci" adı altında gözlerimizin önünde terörist kamplarında fink atarken, özellikle kamp komutanı azılı terörist rıza altun'un dizinin dibinden ayrılmıyordu. rehin mehmetçikler adına onun da senin de ne yaptığını ben göz tanığı olarak gördüm? delikanlıysan çık "bunları bilmiyorum" de!.. kardeşin internetteki özgeçmişine bu çalıştığı terörist gazetesini ve o yılları koymamış, sorsana acaba neden? belki hatırlarsın, sen de vardın. kürt milliyetçisi kardeşin, şarkıcı gülben'le tüm medyanın önünde göstere göstere meydan okurcasına kürtçe şarkı eşliğinde dünya evine girmişti. kimsenin gözünden kaçmıyor? şimdi kalkmış sanki türkiye bir ülkeyle savaşıyormuş gibi laf ebeliği yapıp, teröristle tertemiz mehmetçiği bir görüp milleti "barış"a mı davet ediyorsun? abi kardeş dünyanın terörist dediği pkk'ya halkın huzurunda siz de "terörist" deyip, çoluk çocuk masum insanları öldürmemeleri, okul, sağlık ocağı ile yol makinelerini yakmamaları için önce onlara mektup yazmanız gerekmez mi?
sevgili okurlar keşke türlü kelime oyunlarına hiç başvurmadan, delikanlıca çıkıp ben "kürtçüyüm" diyebilseydi daha dürüst davranmış olurdu. tabi böyle bir kaygısı varsa.
siyasal kürtçülerin başvurdukları en büyük yöntem budur. ağızlarını açtıklarında bol bol kardeşlik, eşitlik, barış ve sevgiden söz ederler. ancak hava kararınca gündüz birlikte çay içtikleri komşularına kurşun yağdırmaktan geri kalmazlar.
mertlik, delikanlılık, barış, çocukların geçtiği yollara mayın döşeyerek olmaz! akrabalarına ve kardeşine önce bunu da hatırlat yılmaz !..
edit: neden sevmediğimi soranlara vedat yenerer cevap versin!
28.07.2006
vedat yenerer
her filminde, her şiirinde tsk'ya dokundurmadan rahat etmeyen yılmaz erdoğan bu kez duvara tosladı. "mektup" adı altında yazdığı uzun yazıda resmen çocuk katili bölücü teröristlerle mehmetçiği bir kefeye koydu. hürriyet tam sayfa ve cnn kürt her saat başı bu bölücü yazıyı tekrar tekrar verdiler. erdoğan yazısında güneydoğu'da kimsenin kimseye ateş etmemesi gerektiğini belirterek şöyle devam ediyor: "kimse ateş etmesin kimseye. hiçbir gerekçeyle. hatta kendini savunmak için bile... çünkü savunmaya başlayana kadar masumsun ve masum güzel bir kelime, masum kal..."
yani, hain terörist çoluk çocuk öldürecek, köy basacak, vatan evladı mehmetçik ne dürüst vatandaşı ne de kendisini savunmayacak. pes doğrusu!..
devam ediyor. "yazgı birini kışlaya birini dağlara götürmüş. "mırın" denir kürtçe'de "ölüm"dür türkçe'de. vah vah vah!.. neredeyse kardeş katili teröristler için ağlamamızı istiyor!.. erdoğan pislik terörist ile vatan borcu için gönüllü olarak askere giden ana kuzusu askerimizin aynı kaderi paylaştığını hangi cesaretle söyleyebiliyor.
bakın erdoğan, kendi aşiretindeki köleliği daha kaldıramadan yazısında daha neler yumurtluyor: "ve türkçe, güzel kelimeleriyle her şeyi iyileştirebilir. kürtçe'yi bu cendereden çıkarabilir. alır bu mezopotamyalı kardeşini, önce yaralarını iyileştirir. onu özgürleştirir.."
devletine isyan et. dağlara çık, 30 yıl önüne geleni öldürürken "gerilla" de. hesabı sorulup çocuk katillerinin dağlara leşleri bir bir serilince utanmadan "yazgı, kader mahkumu" deyiver. aynı ermeniler gibi. fransız üniforması giyip yüzyıllarca birlikte yaşadıkları insanlara arkadan ateş açtılar. hesapları tutmayıp boylarının ölçüsünü alınca "biz masum insanlarız. türkler bizi katletti vs..." demeleri gibi... her hain layık olduğu cezayı er geç alır. yılmaz erdoğan tiyatrosunda her fırsatta kendi çocukluğundan söz ederken, "hakkari'de askerler kurşun atar, biz de onları ellerimizle yakalamaya çalışarak oyun oynardık…" şeklinde anılar anlatır ve açık açık tsk ile kafa bulur. onursuzlar da bunu yılışık yılışık alkışlar. yılmaz erdoğan ne "kalleş dost" ne de "mert düşman" olabilmeyi becerebilmiştir. ciwan haco konseri için toplanan kalabalığa "kürtçülük" nutku atarken, "güvercin" kanadına yazdığı mektuplarda "timsah gözyaşı" döküyor. ama "iç ülkeden iç ülkeye" diye şiirinde kastettiği kürdistan'dan hiç söz etmiyor bu mektubunda.
yazdığı mektup bizim mütareke medyası tarafından bin bir türlü duygu sömürüsü ile servis edilmeye çalışılsa da artık mızrak çuvala sığmıyor.
tam da tsk'nın sınır ötesi operasyon hazırlığı yaptığı şu sırada mı depreşti yılmaz erdoğan' ın yüreğindeki "barış" sevgisi. yılmaz erdoğan'a doğu, güneydoğu ve irak'ı ondan çok daha iyi bilen bir gazeteci olarak soruyorum:
türk kürt kardeşliğine ve ateşkese bu kadar önem veriyorsan, yıllarca pkk'nın yayın organı, terör yanlısı ve aşırı kürt milliyetçisi, özgür gündem'de ve pkk saflarında faaliyet gösteren kardeşin mustafa erdoğan'a neden bugüne kadar engel olamadın? yoksa sen de mi aynı saflardaydın da haberimiz yoktu? çok değil, 1997'de kardeşin meşhur değilken, pkk'nın "kalemiz" dediği, kuzey irak'taki zap kampında 5 türk askeri rehin tutulurken kardeşin de orada yatıp kalkardı. büyük gazete ve televizyonların diyarbakır muhabirleri (isimleri şimdilik bende saklı) ile bölücü özgür gündem'in ankara temsilcisi ve muhabiri olarak kamplara gider gelirdi. o zaman kan akmıyor muydu? o zaman kardeş değil miydik. kardeşin yerel kıyafetlerle, "gazeteci" adı altında gözlerimizin önünde terörist kamplarında fink atarken, özellikle kamp komutanı azılı terörist rıza altun'un dizinin dibinden ayrılmıyordu. rehin mehmetçikler adına onun da senin de ne yaptığını ben göz tanığı olarak gördüm? delikanlıysan çık "bunları bilmiyorum" de!.. kardeşin internetteki özgeçmişine bu çalıştığı terörist gazetesini ve o yılları koymamış, sorsana acaba neden? belki hatırlarsın, sen de vardın. kürt milliyetçisi kardeşin, şarkıcı gülben'le tüm medyanın önünde göstere göstere meydan okurcasına kürtçe şarkı eşliğinde dünya evine girmişti. kimsenin gözünden kaçmıyor? şimdi kalkmış sanki türkiye bir ülkeyle savaşıyormuş gibi laf ebeliği yapıp, teröristle tertemiz mehmetçiği bir görüp milleti "barış"a mı davet ediyorsun? abi kardeş dünyanın terörist dediği pkk'ya halkın huzurunda siz de "terörist" deyip, çoluk çocuk masum insanları öldürmemeleri, okul, sağlık ocağı ile yol makinelerini yakmamaları için önce onlara mektup yazmanız gerekmez mi?
sevgili okurlar keşke türlü kelime oyunlarına hiç başvurmadan, delikanlıca çıkıp ben "kürtçüyüm" diyebilseydi daha dürüst davranmış olurdu. tabi böyle bir kaygısı varsa.
siyasal kürtçülerin başvurdukları en büyük yöntem budur. ağızlarını açtıklarında bol bol kardeşlik, eşitlik, barış ve sevgiden söz ederler. ancak hava kararınca gündüz birlikte çay içtikleri komşularına kurşun yağdırmaktan geri kalmazlar.
mertlik, delikanlılık, barış, çocukların geçtiği yollara mayın döşeyerek olmaz! akrabalarına ve kardeşine önce bunu da hatırlat yılmaz !..
devamını gör...
3.
#947796 yazıyorsunuz ama yazmak için. iyi dileklerde bulunmak istiyorsanız neden sevmediğinizi belirtiyorsunuz, sevmediğiniz adam hakkında neden yazıyorsunuz ya da neden bu başlıktasınız? bazı yazılar kotayı doldurmak için yazılmış gibi oluyor amaçsız.
devamını gör...
4.
mükremin abinin ciddi birşeyi yoktur inşallah.
devamını gör...
5.
ölse zerre kadar umurumda olmaz.
birisi sebebini de söyleyin demiş başka bir arkadaşa.
buyur ben söyleyeyim.
tayyip erdoğan iktidarına yalakalık yapmış,
tayyip erdoğan’ın ayağına gitmiş,
tayyip erdoğan’la zenginleşmiş,
yaptığı her işi tayyip erdoğan’ın seveceği şekilde yapmaya çalışmış,
etliye sütlüye karışmamış olmakla da övünmüş,
ben sanatçıyım diye ortalıkta dolaşmış olan her kim varsa öldükleri zaman zerre kadar üzülmem.
ajda pekkan da ölse üzülmem.
orhan gencebay da ölse üzülmem.
yılmaz erdoğan da ölse üzülmem.
kısacası saraya soytarılık yapmış herhangi birinin ölümüne üzülmem.
onlar yesin, içsin eğlensin.
onlar gezip dolaşsın
sonra da öldükleri zaman biz üzülelim.
birisi sebebini de söyleyin demiş başka bir arkadaşa.
buyur ben söyleyeyim.
tayyip erdoğan iktidarına yalakalık yapmış,
tayyip erdoğan’ın ayağına gitmiş,
tayyip erdoğan’la zenginleşmiş,
yaptığı her işi tayyip erdoğan’ın seveceği şekilde yapmaya çalışmış,
etliye sütlüye karışmamış olmakla da övünmüş,
ben sanatçıyım diye ortalıkta dolaşmış olan her kim varsa öldükleri zaman zerre kadar üzülmem.
ajda pekkan da ölse üzülmem.
orhan gencebay da ölse üzülmem.
yılmaz erdoğan da ölse üzülmem.
kısacası saraya soytarılık yapmış herhangi birinin ölümüne üzülmem.
onlar yesin, içsin eğlensin.
onlar gezip dolaşsın
sonra da öldükleri zaman biz üzülelim.
devamını gör...
6.
devamını gör...
7.
ulan çiftlik evinden bu haberi kim yaydı? hay böyle çağa.
devamını gör...
8.
gerçekse geçmiş olsun diyelim. ama o denli değişti ve başkalaştı ki, hırpalanan imajına bir destek pr'ı, veya tv dizisinden sözettirmeye yönelik bir magazinel kurgu, dolaylı reklam olmasına da hiç şaşırmam. yapar, yapılmasına ses çıkarmaz.. yeni bir kitle tabanı arayışında olması doğal. yeni sürüm 2.yılmaz erdoğan, ya da 'kürt mantolu maradona' (malum pek sever böyle göndermeli sözcük oyunlarını bjk.lı arkadaş.).. huzurlarınızda...! bayiilerde ısrarla arayınız..
devamını gör...