h. g. wells'in 1895 tarihli zamanın ötesinde eseri. 4. boyut eleştirisiyle başlayıp, sosyal, toplum, ekonomi eleştirisiyle devam eder. mükemmel bir eserdir.
devamını gör...
h.g. wells'in yazmış olduğu harika bir kitap. başlamamla bitirmem bir oldu. oldukça akıcı bir kitap. 'zaman gezgini' , icadı olan zaman makinesiyle 802 701 yılına giderek iki farklı insan türünün olduğu yerdeki anılarını arkadaşlarına anlatıyor. bende çok merak uyandırdı ve bazı şeyleri hayal etmeden duramadım. tavsiye edilir.
devamını gör...
kafa sözlük kitap edebiyat kulübü ile birlikte okuduğumuz ve toplantısını gerçekleştirdiğimiz ilk kitap.

herbert george wells fazlasıyla bilgili ve haddim olmayarak belirteceğim üzere vizyon sahibi biri. 1895'te yazılan bir kitabın 2021 yılında rahatça okunması ve şu an bile ilgi çekici olması yazar hakkında ve kitabı düşündüğümde beğendiğim yönlerden biriydi. h.g. wells'in okuduğum ilk kitabı olmasına rağmen farklı bakış açısı ve bilgisi rahatlıkla geçti zihnime.

kitabın konusuna kısaca değinecek olursam, adından da anlaşılacağı üzere zaman yolcusunun 4. boyut olarak kabul edilen zamanda, geleceğe yani ileriye doğru hareket etmesini konu alıyor. tabii önce arkadaşlarıyla paylaşıyor ''zaman makinesi'' tasarısını fakat kendisine pek inanılmıyor. çünkü kitapta da geçtiği gibi zaman yolcusu ne kadar yetenekli ve zeki de olsa tavırlarından kurnaz olduğu çıkarımı yapılabilecek ve tam olarak kavranamayacak kişilerden. ''ondan daha az yetenekli bir adamı meşhur edecek şeyler onun elinde birer hileydi sanki. her şeyi kolaylıkla yapabilmek bir hatadır.''

zaman yolcusu bu tasarısını gösterdikten bir süre sonra akşam yemeğine davet ediliyor ve geç kalıyor. geldiğinde masanın başındakiler onu görünüş olarak yıkılmış olarak buluyor. ve zaman yolcusu yaşadıklarını anlatmaya başlıyor, bence kitap da aslında burada başlıyor.

yazarın fikirlerini direkt olarak yazıyla aktarması farklı bir deneyimdi. mesaj vermeye çalışmıyordu, direkt iletiyordu o mesajı, hatta açıklıyordu. betimlemeleri de yazıldığı zamana göre gerçekten sağlam ve ileri görüşlü olabilecek nitelikteydi. kitabı okurken zihnimde öyle görüntüler oluştu ki, kitap toplantısında kitapla ilgili paylaşılan gelecekteki insanların (eloiler ve morlocklar) görselleriyle zihnimdeki kesinlikle uyuşmuyordu.

kitabın pek sevmediğim yönü, bazı zamanlarda beni içine fazlasıyla çekerken bazen de odaklanmakta güçlük çekmem oldu.
ve kısa bir kitap olmasına rağmen bir günde hemen okuyup bitirilecek bir kitap gibi gelmedi bana. dolu bir kitaptı.

aslında söylenecek ve değinecek çok şey var fakat tat kaçıran bir bilgi vermek istemiyorum. iyi okumalar.
devamını gör...
başlayalı birkaç gün oldu. normalde kurgu kitaplarını falan hiç sevmem bana çok sürükleyici geldi. sanırım bu kitaptan sonra kurgu dünyasına rahatlıkla dalabilirim
devamını gör...
ingiliz yazar herbert george wells ya da kısaca h. g. wells'in yazdığı ilk novella. 1895 yılında yayınlanmış olup yayınlandığı zaman için oldukça ileri görüşlü fikirler içermektedir. öncelikle ben iş bankası kültür yayınları baskısını celal üster çevirisiyle okudum. her zaman çeviri kitaplarda çevirmenin ve baskının önemli olduğunu düşünen kişilerdenim. ithaki'nin de bir basımı olduğunu biliyorum. belki önemli farklar vardır diye bu bilgiyi buraya koyup devam ediyorum.

viktorya dönemi londrasında geçen/anlatılan hikaye bir bilim insanının evinde verdiği bir toplantıda misafirlerine zaman makinesi icat etmek üzere olduğunu söylemesiyle başlar. bir sonraki buluşmada zaman yolcusu geç gelir ve 802.701 yılına yapmış olduğu macerayı anlatmaya başlar. gezgin gelecekte güzel ve çocuksu eloi'lerle karşılatığını anlatır. eloi'ler görünürde dertsiz tasasız bir yaşam sürmektedirler. ancak gezginin insanlardan evrilmiş bir diğer tür olan morlock'ları keşfetmesiyle fikirleri değişmeye başlar. daha fazlasını yazıp sürpriz bozmak istemiyorum. buradan sonrasını dikkatli okuyun eğer kitabı okumadıysanız.


kitabın temalarının neler olduğuna bakarsak eloi ve morlock'a evrimleşmiş insan ırkı bana sanayi devrimi sonrası aşırı derece çalışan/çalıştırılan işçiler ve zengin sınıfı hatırlattı. morlock'ların emeklerini sömürerek iyi bakılan eloi'ler rahatlıktan ve dertsizlik ve tasasızlıktan dolayı gezginin de belirttiği gibi zeka gerilemesi ve fiziksel güçten düşmeye doğru evrilmişken, karanlıkta güneş görmeden yaşayan morlock'lar ateşten (ışık kaynağı) korkma ve zorlu yaşam koşullarıyla fiziksel güce sahip olma yönünde evrimleşmişlerdi. hatta hikaye ilerledikçe patron-köle ilişkisinin evrimle beraber değişip, avın avcı olmaya başladığını öğreniyoruz. yazarın sosyalist bakış açısının etkilerini bu durumları tasvir ettiği satırlarda bulmak mümkün.

hikayenin sonlarına doğru zamanda daha da ileriye giden gezgin dünyanın ölmeye başladığı, güneşin yaşam veren sıcaklığının azaldığı zamana giderek oldukça güzel ve gerçekçi tasvirler yapıyor.

ancak yazıldığı dönem için oldukça güzel ve yenilikçi fikirleri olan bu kitabı açıkçası ben çok beğenmedim. zamanı için oldukça ileri olsalar da, bu fikirler şu an için bize oldukça normal gelen bilgiler oldular. o yüzden bu kitabı okuma alışkanlığını yeni yeni kazanmaya başlamış, genç arkadaşlar için tavsiye edebilirim. belli bir eğitim seviyesine ulaşmış* kişiler için pek ilgi çekici gelmeyebilir. yine de iyi ki okudum diyeceğim ama muhtemelen bir daha okumayacağım bir kitaptı.

okumama vesile olduğu için kafa sözlük kitap edebiyat kulübü'ne teşekkür ederim.

edit:imla
devamını gör...
yazarın diğer kitaplarını okumama neden olan romanı.

zaman makinesi kavramının ilk bu kitapta bahsedildiğini
söylesem yazarın ne kadar önemli ve bilgili bir şahsiyet olduğu anlaşılacaktır.

eser bilim kurgu türünde. ileri düzeyde uygarlıkların yaşamlarına da değinir.
benim en sevdiğim türden. filmlerde bile bilim kurgunun toplum yaşamıyla iç içe olanı zevkle izlerim.
salt mekanik, robotumsu, teknolojikle donanmış değil de yaşam içinde yer alan benim ilgimi çeker her zaman.

bu nedenle en beğendiğim romanlardan biridir. ve tabii yazarı da sevdiğim yazarlar arasında yer alır.
devamını gör...
kafa sözlük kitap edebiyat kulübüyle beraber incelemesini yaptığımız ilk kitap. kendim de ayrıca bir inceleme yazmak uzun zamandır aklımdaydı aslında fakat şimdiye fırsat bulabildim.

öncelikle kitabı edebi yönden incelemeden önce yazıldığı dönemin tarihsel zeminine bir göz atmak lazım diye düşünüyorum. zira kitaptaki bazı noktaları anlyabilmek için o dönemin tarihsel koşullarını bilmek gerekiyor bence.

kitap sanayi devrimi ingilteresinde yazılmış. sanayi devrimi sömürge faaliyetleriyle elde edilen kaynaklar sayesinde üretimin arttığı, fabrikalaşmanın başladığı, makineleşmenin yaygınlaştığı bir dönem. bu dönemde iki farklı sınıfın öne çıktığını görüyoruz: sömürü faaliyetleri ve yapılan üretimlerle gittikçe zenginleşen burjuva sınıfı. ve burjuva sınıfının açtığı fabrikalarda çalışan işçi sınıfı. burjuvanın sömürü faaliyetleri sadece diğer ülkelerle sınırlı değil bu arada, işçi sınıfının da o dönemlerde yoğun bir sömürüye maruz kaldığını söyleyebiliriz. o dönemde insan hakları, ekonomik haklar, siyasi haklar gibi temel haklardan mahrum kalan işçi sınıfı 20 saate kadar varan acımasız ve sağlıksız iş koşullarında düşük ücretler karşılığında çalıştırılıyordu. üstelik sendikalaşma ve grev hakları da bulunmuyordu. dolayısıyla haklarını savunamayan işçiler karın tokluğuna çalışırken onların iş verenleri olan burjuvalar gittikçe zenginleşiyordu. haliyle bu iki sınıf arasındaki ekonomik ve toplumsal uçurum gittikçe büyüyordu. bu durumu gören wells bu iki sınıfın geleceğine dair ön görülerini bilim kurguyla süsleyerek aktarıyor okura. bunu yaparken darwinin evrim teorisidende etkilendiğini düşünüyorum.

kitapta işçi sınıfının geleceği morlocklar, burjuva sınıfının geleceği eloilar tarafından temsil ediliyor.

morlocklar zorlu yaşam koşulları nedeniyle vahşileşmiş, hayvansallaşmış bir tür iken eloilar çocuk gibi tasvir edilen, zihinsel gelişimlerini tamamlayamamış bir tür.
eloiların böyle olmasının sebebini ise yazar şu şekilde tarif ediyor:

"değişimin, tehlikelerin ve güçlüklerin altından zihinsel çokyönlülükle kalkılması görmezden geldiğimiz bir doğa yasasıdır. çevresiyle tam bir uyum sağlamış hayvan kusursuz bir düzenektir. alışkanlık ve iç güdü işe yaramaz hale gelmedikçe, doğa zekâya hiçbir zaman başvurmaz. değişiimin ve değişim gereksiniminin olmadığı yerde zekâ da olmaz. ancak çok çeşitli gereksinimleri ve tehlikeleri gidermek zorunda kalan hayvanlar zekâdan yararlanırlar."


kitaptaki zaman yolcusu karakteri iki defa zaman yolculuğu yapıyor. ilk gittiğimde bahsettiğim eloi ve morlocklar ile karşılaşıyor. ikincisinde ise çok daha ileri bir tarihe gidiyor ve

insanlığın tamamen ortadan kalktığı bir döneme denk geliyor. öyle bir anlatmış ki o dönemi bir an korku kitabı okuyormuş gibi hissettim


wells edebi olarak çok iyi bir yazar değil aslında. zaten bilim kurgunun yeni yeni yeşerdiği, bilimin yeni yeni gelişmeye başladığı o dönemlerde iyi bir bilim kurgu kitabı beklemek kendisine haksızlık olur diye düşünüyorum. fakat ön görülerinin oldukça kuvvetli olduğunu söyleyebilirim. ayrıca ondan sonra senelerce işlenecek olan zaman makinesi fikrini ortaya atan ilk kişi olması bakımından da vizyonu oldukça geniş birisi bence.

özetle benim okumaktan keyif aldığım bir kitap oldu zaman makinesi. muhteşem bir kitap değil belki fakat dönemine göre iyi yazılmış olduğunu düşünüyorum. okumak isteyenlere de rahat rahat önerebilirim.
devamını gör...

bilim kurgu türünün en önemli eserlerinden biri sayılan "zaman makinesi" h. g. wells’in 1895 yılında kaleme aldığı bir eserdir. eserde isminden de anlaşılacağı gibi zamanda yolculuk yapan ve 802.701 yılına giden ana kahramanımızın yaşadıklarını anlatılır. 802.701 yılına giden kahramanımız, insanlığın artık aşırı geliştiği, savaşların olmadığı, teknolojinin doruk noktasına ulaştığı, refahın ve dünya güzelliklerinin sağlandığı bir dünyaya geldiğini zanneder. ama gerçek bunun tam tersidir. insanlık, yeryüzünde yaşayan, hem fiziksel hem de zihinsel anlamda geri bir insanlık türü olan "eloiler" ve yer altında yaşayan, saldırgan olan ve eloiler’i avlayarak beslenen "morloklar" olmak üzere ikiye bölünmüştür. kitap boyunca kahramanımız bu ilginç gelecekteki tehlikeli maceralarına tanık oluruz. bu kitabı sadece bir bilim kurgu kitabı olarak tanımlamak yanlış olur, zira yer yer sistemsel ve politik eleştirilerle de karşı karşıya kalırız. zira wells bir zamanlar sosyalist idealleri savunmuştur - hatta sosyalist "fabian derneği"nin üyesiydi. bu anlamda da bu tür eleştiriler şaşırtıcı değildir. kitabın yazıldığı dönemdeki kapitalizmin vahşiliği ve işçi-işveren çatışmasının varlığı kitabın bazı yerlerine yansımıştır, zira içinde bulunduğu geleceği anlamaya çalışırken kahramanımız zenginliğin eşitsiz dağılımını eşsiz bir şekilde eleştirir. yazarın hayal gücüne hayran kaldığım bir eser. kesinlikle okunmalı.

sayfa 49
güvendeki enerjinin kaderidir bu; sanata ve erotizme yönelir, ardından de rehavet ve çürüme gelir.
sayfa 84
benim için akşam sakinliğinde her zaman bir beklenti havası vardır.
sayfa 108
zihinsel çok yönlülüğün değişimin, tehlikenin ve dertlerin telafisi olduğu gerçeği gözden kaçırdığımız bir doğa kanunudur. doğa alışkanlık ve içgüdü yararsız hale gelene kadar zekâya başvurmaz. değişimin olmadığı ve değişime ihtiyaç duyulmadığı yerde zekâ yoktur. sadece çeşitli ihtiyaçları karşılamak ve tehlikeleri defetmek zorunda olan hayvanlar zekâdan paylarını alırlar.
devamını gör...

bilim kurgu türünün en önemli eserlerinden biri sayılan "zaman makinesi" h. g. wells’in 1895 yılında kaleme aldığı bir eserdir. eserde isminden de anlaşılacağı gibi zamanda yolculuk yapan ve 802.701 yılına giden ana kahramanımızın yaşadıklarını anlatılır. 802.701 yılına giden kahramanımız, insanlığın artık aşırı geliştiği, savaşların olmadığı, teknolojinin doruk noktasına ulaştığı, refahın ve dünya güzelliklerinin sağlandığı bir dünyaya geldiğini zanneder. ama gerçek bunun tam tersidir. insanlık, yeryüzünde yaşayan, hem fiziksel hem de zihinsel anlamda geri bir insanlık türü olan "eloiler" ve yer altında yaşayan, saldırgan olan ve eloiler’i avlayarak beslenen "morloklar" olmak üzere ikiye bölünmüştür. kitap boyunca kahramanımız bu ilginç gelecekteki tehlikeli maceralarına tanık oluruz. bu kitabı sadece bir bilim kurgu kitabı olarak tanımlamak yanlış olur, zira yer yer sistemsel ve politik eleştirilerle de karşı karşıya kalırız. zira wells bir zamanlar sosyalist idealleri savunmuştur - hatta sosyalist "fabian derneği"nin üyesiydi. bu anlamda da bu tür eleştiriler şaşırtıcı değildir. kitabın yazıldığı dönemdeki kapitalizmin vahşiliği ve işçi-işveren çatışmasının varlığı kitabın bazı yerlerine yansımıştır, zira içinde bulunduğu geleceği anlamaya çalışırken kahramanımız zenginliğin eşitsiz dağılımını eşsiz bir şekilde eleştirir. yazarın hayal gücüne hayran kaldığım bir eser. kesinlikle okunmalı.

sayfa 49
güvendeki enerjinin kaderidir bu; sanata ve erotizme yönelir, ardından de rehavet ve çürüme gelir.
sayfa 84
benim için akşam sakinliğinde her zaman bir beklenti havası vardır.
sayfa 108
zihinsel çok yönlülüğün değişimin, tehlikenin ve dertlerin telafisi olduğu gerçeği gözden kaçırdığımız bir doğa kanunudur. doğa alışkanlık ve içgüdü yararsız hale gelene kadar zekâya başvurmaz. değişimin olmadığı ve değişime ihtiyaç duyulmadığı yerde zekâ yoktur. sadece çeşitli ihtiyaçları karşılamak ve tehlikeleri defetmek zorunda olan hayvanlar zekâdan paylarını alırlar.
devamını gör...
gerçekten zamanına göre yazarının çok iyi bir hayal gücüne sahip olduğuna inandığım kitap.
devamını gör...
bin yıl önce* yani uzun zaman önce h.g. wells'in okuduğum ilk kitabıdır zaman makinesi.
o zaman okurken büyük şaşkınlıklar ve de heyecanlar içinde okusam da şimdi aynı şekilde düşünmüyorum. çünkü her zaman daha iyisi vardır.

ben yine yeni yeniden tabii ki ithaki yayınlarından okudum. bilimkurgu türünün şeker kitabı çeviri bakımından iyi olduğu gibi üslupta da beni şaşırtmıyor ve akıcılığı ile kendini bir çırpıda okutuyor.

içeriğe gelirsek; kısa özeti bir bilim insanının zaman makinesi icat ediyor ve kullandıktan sonraki maceralar anlatılıyor. ben tabii ki uzun olarak anlatacağım*.
sevgili başkahramanımız zaman yolcusu bey; bir akşam yemeğinde doktor, filby, eyalet başkanı ve psikoloğa icat ettiği makine ve kendi zaman yolculuğu ile ilgili düşüncelerini aktarır. çoğu fikir zıt düşse de anlatmaya başlar yolculuğunu. bu yolculuk geleceğe gidiştir*. bu yolculuk onu beklenmedik çevreye, beklenmedik olaylara, beklenmedik canavarlara ve beklenmedik bir sona götürür. ve kitabın tümü bize bu zamanı anlatır.

yine yıllar önce* sevgili kafa sözlük kitap edebiyat kulübü ile değerlendirmesini yaptığımız kitaptır aynı zamanda.

gelelim kendi yorumuma;

kitabı zamanında wowowoow diye okusam da cidden şimdi ona karşı pek de öyle değilim. sıradan bir kitap ama güzel. o zaman sonunu hayal edememiştim mesela. ilginç bir bakış açısı.
eloi ve morlock iki farklı yaratık da bize çok şey çağrıştırıyor. örneğin zengin-fakir çatışması gibi. ayrıca ikisi de çok iyi betimlenmiş. her ne kadar rahat ve zeka gerilemesi yaşasa da eloi'ler bana çok tatlı gelmişti. aynı phineas and ferb meap gibi hayal etmiştim. ama morlock'lardan da tiksindiğim söylenemez.
genel anlamda yaşadığı olaylar ve sondaki kayboluş beni etkilemişti. gelecek çok da uzak değil sonuçta. kim bilir belki de bizde böyle bir dünyaya dönüşürüz*.

genel olarak sevdiğim güzel bir kitaptı, bilimkurgu sevenlerin okumasını tavsiye ederim.
devamını gör...
herbert george wells tarafından yazılmış olan ve 1895 yılında zamanı 4. boyut olarak ele almasıyla bilim insanlarının da takdirini kazanan kitap.

şöyle ki;


kitaptaki zaman yolcusu, bir zaman makinesi icat etmiştir ve arkadaşlarını, onu incelemeleri için davet etmiştir. uzaydaki geometrik boyutlar üzerine konuşmaya başlarlar. burada zaman yolcusu, zamanın da dördüncü boyut olduğundan ve benliğimizin bu boyut içerisinde kesintisiz şekilde hayat boyu sürüklendiğinden bahseder.

ardından icat ettiği zaman makinesinin küçük bir versiyonu üzerinden arkadaşlarını bilgilendirir. 2 kolu bulunan bu model, kollardan biri çekilince ortadan kaybolur. zaman yolcusu, onun geçmişe gittiğini söyler.

sonra arkadaşlarını gerçek makinenin yanına götürür. makineye binerek onu geleceğe götürecek olan kolu ve sonra da durdurucu kolu çeker. 1 saniye süren bu eylemin ardından saate bakar ve saatin 1 saniye öncekine kıyasla birkaç saat daha ileride olduğunu görür. makine gerçekten çalışmaktadır. gelecek kolunu tekrar tekrar çekerek birkaç yüz bin yıl ileriye gider. burada 2'ye ayrılmış insan türü ile birtakım kötü hatıralar yaşadıktan sonra onlardan kaçarak daha da ileriye gider zamanda. bu kez insanların ve hatta tüm memeli neslinin tükendiğini görür.

bundan sonraki adım 30 milyon yıl ileriye gitmektir. artık dünyada bitkilerden başka yaşam izi yoktur. ne olduğu pek de anlaşılamayan tek bir yaratık türü dışında... sonunda yolcumuz arkadaşlarının yanına geri döner. onlarla biraz konuşur, gelecekten getirdiği bir kanıtı onlara gösterir. sonra makineye tekrar binerek gözden kaybolur ve bir daha da geri dönmez.


her ne kadar kitabın ana amacı bilim yapmak olmasa da, içeriği dikkat çekici. büyük ihtimalle yazar, kendisiyle aynı dönemde yaşamış olan matematikçi hermann minkowski'nin, albert einstein'ın çalışmalarına da esin kaynağı olan minkowski uzayı kavramını incelemiş ve bunu romanında kullanmış diye düşünüyorum. eğer o çalışmadan habersiz şekilde kendi fikrini yansıttıysa, bu kişinin bir yazar olması bilim adına büyük bir kayıp olmuş diyebilirim.
devamını gör...
sonu beni hüsrana uğratmıştır. nolur yani milletin makinesine ellemeseniz ne kurcalıyosun kardeşim bilmediğin şeyi? noldu şimdi o adama biliyor musun? yok!
devamını gör...
wells'in bu kurgu kitabından başka yine çok benzer ad ile zaman makineleri* adıyla j.paul nahin kitabı vardır.
kurgu olmayan bu kitap ise bir çok fizik problemini de basit ve yalın dille anlatarak insanların ufkunu açan bir kitaptır.
zamanda yolculuk, bilinen zamanın türleri, sicim teorisi, zaman formülleri ve daha nice bir sürü kaliteli bilgi içerir.
epey zaman önce ihsan oktay anar hazretlerinin okuma tavsiyesi olarak verdiği ve tuğla gibi olmasıyla insanı korkutan ama bir o kadar da nefis ve anlaşılır bir kitaptır.
bugün ofisten geç çıktım, bari günün son entarisini de bu şekilde girmiş olalım.
pc'de bir resmi vardı bulursam yarın editler buraya koyarım.
devamını gör...
zaman ile ilgili algımı değiştirip beni araştırmaya yönelten kitap. zamanın döngüsel olmasını umut ediyordum sanırım içten içe. sonra rasyonel bir bakış açısı ile bakıp zamanın doğrusal doğanın döngüsel oluşunu kabul etmiştim.
kitapta da zaman makinesi ile yolculuk yapan zaman gezginimizin gözüyle yaşama makrofelsefik bir bakış açısıyla bakabiliyoruz. geçmiş ve bugün iç ilçedir ve birbirinden etkilenir. an dediğin şey sen an derken bile geçmişte kalır ve geçmişten etkilenir geleceği ise etkiler.
devamını gör...
bir şey bu okumamda eksik kaldı. yazar hakkında bir sancım yok zaten olamazda gayet başarılı bir yazar ama zaman makinesini okuyunca ne oluyor canım geleceğin ingilteresini keşfetti ama şöyle karnını sağlamca doyurduğu bir an olmadı dedim. yani hızından dolayımı desek olamaz makinesi bi ara marlocklar tarafından kaçırıldı ve 8 gün dedi yolculuk ama şimdiki anda birkaç dakikaydı keşke şöyle uzata uzata anlatsaydın morlock yiyecek kadar vahşi düzende gözü dönmeliydi gezginin doyamadım esere kendim nasıl uzamaz kısacık anlatır diye kıvranıyorum işte. baya keyif aldım şahsen.
devamını gör...
yanına yeteri kadar kibrit almadığı için yamyamlara haddini bildirememiştir.

elinde bir fener, bir cep telefonu ışığı olsa o güzel masum kızı kurtarabilirdi. gitti güzelim yavrucak.
devamını gör...
Bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

"zaman makinesi (kitap)" ile benzer başlıklar

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
radyo & dergi sözlük kütüphanesi online yazarlar kulüpler yazarak kitap kazan yardım başlıkları puan tablosu sıkça sorulan sorular istatistikler iletişim