1.
zap suyu köprüsü, hakkari'deki zap suyu üzerindeki devrimci gençlik köprüsü'nün halk arasındaki diğer bir adıdır.
devamını gör...
2.
istanbul'a yapılması planlanan boğaziçi köprüsü, proje halindeyken başta abdi ipekçi olmak üzere sol kesimden aydınların desteği alınarak hakkari'ye ödtü'lü gençler tarafından yapılan bir köprüdür. deniz gezmiş bu köprünün proje ve imarında yer almasa da bazı kişilerce deniz gezmiş köprüsü olarak da adlandırılır.
devamını gör...
3.
köprünün geçmişi 1969’a uzanıyor. 1969’un ilk aylarında kamuoyunun en büyük tartışma konularından biri istanbul boğazı’na yapılmak istenen köprü olur. türkiye’nin genç devrimcileri de doğuda elleriyle bir köprü inşa etmeye karar verir. köprü için seçilen coğrafya, suyun 15 köye geçit vermediği bir nokta olur: zap suyu. bu fikri onlara 3 nisan 1968 tarihli milliyet’te yayımlanan şu haber verir: “istanbul’da milyar harcanarak boğaz köprüsü yapılırken, hakkari’de insanlar zap suyu’nu telle geçiyor.”
itü, güzel sanatlar akademisi, tıp fakültesi ve ortadoğu teknik üniversitesi öğrencileri emeklerini ortaya koymak için harekete geçer ancak köprünün inşası için daha fazlası gerekir. abdi ipekçi yönetimindeki milliyet devreye girer ve bir kampanya açar.
isteyen para yardımıyla katılacaktır bu kampanyaya, isteyen de her türlü ayni yardımla. devrime gönül vermiş bütün üniversiteliler seferber olur. kimileri sokaklarda rozet satar, kimileri film setlerini ziyaret edip oyunculardan bağış toplar. kimi akademisyenler de arkasındadır projenin, mimarlar odası da teknik desteğini esirgemez.
ilk büyük bağışın sahibi şaşırtıcı bir isim olur: gazinocular kralı fahrettin aslan 3 bin lira verir.
nakit olarak 128 bin lira ve bir dolu ayni yardım toplanır. yaz boyunca çalışır öğrenciler. açılış halaylarla yapılır, ilk araç sevinç çığlıkları arasında geçer köprüden. 1962’den bu yana zap suyu’na köprü için devlete başvuran köylüler karşı kıyıya kavuşur. köprünün adı hazırdır: “devrimci gençlik köprüsü”.
ancak devletimiz bu köprüye kinlenir ve bu kinini bir yere yazar. 1999 yılında köprü "faili meşhur" bir şekilde bombalanarak yıkılır. gerekçe "pkk da geçiyor" şeklindedir. büyük tepki toplayan bu bombalamadan sonra köprünün yeniden inşası için kampanyalar düzenlenir. cezmi ersöz öncülüğünde yapılan bu kampanya sonucu kesk, devrimci öğrenciler ve diğer devrimci kuruluşların katkısıyla köprü yeniden ve daha iyi bir şekilde inşa edilir. (2011)
devamını gör...
4.
bırakım marksist-leninist iktidarı ülkemizde mehmet ali aybar düşüncesinin ılımlı sosyalizmi iktidar olsa idi en fazla 20 sene bu ülke şimdi fransa-almanya ile yarışırdı , ama bu dediğim dönemine ait 1970 öncesi içindir insanların önemli bir kısmı üreten , çıkar faydası olmayan insanlardı şimdi allameyi cihan gelse bir halt olmaz.
şunu da ekleyeyim 1. boğaz< köprüsünün bu ülkeye verdiği zararı tahmin bile edemesiniz ,çorlu'dan çıkın sakarya'ya kadar d-100 üzerinde ve etrafında ki imar durumu size olayı anlatır . dünyada 4 şehrin arasında tek bir boşluk bulamazsınız .
maalesef büyük burjuvazi çok zengin olsun diye ülkenin sonunu getirdiler.
40 bin köyümüz vardı bunlar üretime ve modern yerleşime dönüştürülmedi, 1923-1946 arası yapılan ekonomik politikada olduğu gibi taşra kentleri ve kasabalarına fabrika ,işlik yapılmadı .,hayvancılık ilkel biçimde devam etti,tarım aracıların ithalat hırsına mağlup oldu sonuç bir kilo et 900-1000 lira .
antep ve konya sanayileri yok oldu ,sivas,niğde,konya,hatay urfa vb. gibi kentler köye dönüştü ,akdeniz bahçeciliği yok oldu ,pancar tarımı bitti
binlerce3 yıl buğday ambarı olmuş anadolu buğdaysız kaldı ,yem-ot tarımı yine ithalatçıların avantası için yok edildi.
yaz yaz bitmez.
ve sona gelindi.
et döner tam porsiyon +içecek ,1068 lira .
şunu da ekleyeyim 1. boğaz< köprüsünün bu ülkeye verdiği zararı tahmin bile edemesiniz ,çorlu'dan çıkın sakarya'ya kadar d-100 üzerinde ve etrafında ki imar durumu size olayı anlatır . dünyada 4 şehrin arasında tek bir boşluk bulamazsınız .
maalesef büyük burjuvazi çok zengin olsun diye ülkenin sonunu getirdiler.
40 bin köyümüz vardı bunlar üretime ve modern yerleşime dönüştürülmedi, 1923-1946 arası yapılan ekonomik politikada olduğu gibi taşra kentleri ve kasabalarına fabrika ,işlik yapılmadı .,hayvancılık ilkel biçimde devam etti,tarım aracıların ithalat hırsına mağlup oldu sonuç bir kilo et 900-1000 lira .
antep ve konya sanayileri yok oldu ,sivas,niğde,konya,hatay urfa vb. gibi kentler köye dönüştü ,akdeniz bahçeciliği yok oldu ,pancar tarımı bitti
binlerce3 yıl buğday ambarı olmuş anadolu buğdaysız kaldı ,yem-ot tarımı yine ithalatçıların avantası için yok edildi.
yaz yaz bitmez.
ve sona gelindi.
et döner tam porsiyon +içecek ,1068 lira .
devamını gör...