komedi / drama
10 / 10
puan ver

öne çıkanlar | diğer yorumlar

vasıf öngören'in 15-16 haziran işçi olayları ve sonrasını tek mekânda (bir fabrikatör ailesinin mutfağı) anlattığı oyunu. oyunu rahmetli başar sabuncu 1988'de sinemaya uyarlayıp filmi çekmişti ki, filmin sağcı türker inanoğlu yapımcılığında çekilmesi de ilginç. ayrıca hem filmde, hem şehir tiyatrolarında 1970'lerde sahnelenen ilk versiyonda hem de pandemi öncesi oynanan son halinde başrol aynıydı: şener şen.




15 haziran 1970'de tüm fabrikalarda greve giden işçiler, disk'i fiilen yasaklayan yeni sendika tasarısını protesto için istanbul'un her yerinde hayatı durdurur, yürüyüşe geçerler. eylemin devam ettiği 16 haziran'da kadıköy'e yönelen yürüyüş korteji, polis ve jandarma saldırısıyla 3 işçi ve bir esnafın ölümüyle kana bulanır (çatışmada bir de polis ölmüştür). böylece solcuların "devrim yakın meşaleleri yakın" diye moral topladığı, hükümetin sıkıyönetim ilanıyla rest çektiği ve fabrikatörlerin de birer birer yurtdışına çıkıp ancak ortalık sakinleşince döndüğü bir ortam oluşur. işte pehlivan lütfü'nün * aşçılık yaptığı köşkün sahipleri de bu furyada yurtdışına çıkmıştır. lütfü usta, evladı gibi sevdiği isimsiz hizmetçi kız*, kızın eğitim enstitüsünde okuyan fakir sözlüsü selim, abisi sendikacı olan şoför ahmet 15-16 haziran günleri atmosferinde seyircilere tanıtılır.

sıkıyönetim ilan edilip ev sahipleri döndükleri zaman, önüne gelene saldıran agresif bir alman kurdu getirirler. bir de, okul masraflarını çıkarmak için çalışması gereken selim'e bir iş bulurlar: muhbirlik edecek, aralarında kendi okul arkadaşlarının da bulunduğu solcuları ihbar ederek para ödülü alacaktır. selim başlangıçta korksa ve öldürdüğü insanlar yüzünden vicdan azabı duysa da zamanla alışacak, tam bir mahalle kabadayısına dönecektir. adı verilmemekle beraber selim'in ülkücü olduğu ima edilir.

12 mart sonrası azgın köpeğin önüne gelene saldırması lütfü ustayı canından bezdirir. zaten şoför ahmet'in abisinin de etkisiyle giderek sınıf bilinci oturmakta, kendini "baldırı çıplaklar"a yakın hissederken yıllardır sıdkı sadakatle bağlı olduğu ev sahibi kerim bey'e ve damadı gibi sevdiği selim'e sinirlenmektedir. derken köpek için hazırladığı kıymaya zehir koyar. "vatansever asil kurt paşa'nın" katillerini sherlock holmes titizliğiyle araştırmaya başlayan selim, en sonunda kendi nişanlısından şüphelenmeye başlar. sonra bir şekilde kızla selim nişanı atarlar. zaten kızın fabrikada çalışan solcu abisi de selim yüzünden ölmüştü galiba (burayı pek hatırlamıyorum).

kız işten ayrılıp abisinin fabrikasında iş bulur. kerim bey yeni köpekler alır, selim artık köşke iyice yerleşir ve arkadaşlarıyla yer içer... lütfü usta tüm bunlardan bıkmıştır. hele hele gazetede, hizmetçi kızın bir yürüyüşte selim'in yakasına yapışmış fotoğrafını görünce artık istifa ederek kendi sınıfına, proleterya arasına dönmeye karar verir. ama ahmet'in abisi "sen orada bize lazımsın, bize köşkten bilgi sızdıracaksın" diye kalmasını istemektedir.

film boyunca anlatıcı olarak aralardaki gelişmeleri seyirciye aktaran lütfü usta finalde başladığı yere döndüğü final sahnesinde seyirciye sorar: "ayrılmak mı zor, kalıp bu mutfakta hizmet etmek mi?"


devamını gör...
15 16 haziran ve 12 mart dönemlerini görünmeyen bir zenginin-ekonomideki görünmez el kavramı gibi- mutfağında zengin kişinin işçileri üzerinden anlatan harika bir oyun film.
devamını gör...
bir başar sabuncu filmidir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
filmin senaryosunu başar sabuncu, vasif öngören'in aynı isimli tiyatro oyunundan uyarlayarak yazmıştır. bu film türk sinemasının değeri en az bilinen başyapıtlarından biridir. dünya sinemasında tek mekanda geçen filmler yere göğe konamazken bu film nedense görmezden gelinmiştir çoğu zaman. ancak tek mekanda ve senaryonun gücüne eklenen oyunculuklarla tam bir şaheserdir.

filmin başrollerinde büyük oyuncu şener şen, her zaman asil bir duruşu olan nilüfer açıkalın, okday korunan, gökhan mete ve osman görgen oynar. bir de köpek sesleri.

15-16 haziran işçi eylemlerinin gerçekleştiği zamanlarda geçer hikaye. lütfü ustanın tek derdi mutfağında çalıştığı kerim beye iyi hizmet etmektir. eylemlere katılan öğrencilere ifrit olur. bir de kerim beyin itlerine. kerim beyin itlerinin havladığı sahnelerden biri bence muhteşemdir.

bu sahnede mutfaktaki yardımcı kızın nişanlısı olan pısırık muhbir vatandaş et çiğnemektedir. işte bu an köpekleşmenin tarihinin en güzel anlatımıdır.

filmde özellikle selim ve lütfü ustanın dönüşümleri muhteşem bir şekilde işlenmiş. kesinlikle izlenmeye değer bir başyapıt.
devamını gör...
başar sabuncu harika yönetimi şener şen'in usta oyunculuğu ile kıymeti az bilinen tek mekan filmlerindendir. hayatı kendi mutfağından ibaret olan lütfü usta’nın dünyada ve türkiyede olan dönüşümünü mutfağında yapmaya çalışması ise enfes bir tat bırakır.
devamını gör...
gözden kaçırdığım için üzüldüğüm harika bir eser.

tek mekan, sayılı oyuncular ve şener şen. nefis.

türk sineması ilerledikçe nasıl geriye gitmiş öyle eskileri izledikçe şaşırıyorum, amacım burada eski mastürbasyonu yapmak değil ama sinema ve televizyonun geriye gittiği çok açık.

film başlar başlamaz şener şen kameraya bakarak başlıyor konuşmaya, bir şey anlatacağını bilerek izliyoruz, bir derdi olduğunu bilerek izliyoruz, genel olarak filmin bir derdi bir duruşu olduğunu çok rahat şekilde anlıyoruz.

meselesi olan bi' film olduğu için denk gelmedi sanırım, eski türk filmlerini kapış kapış televizyonlarda yayınlayanlar üstünden ekmek yiyenler başımız ağrımasın diye bu filmi halının altına süpürmüş. çünkü zengin mutfağı politik ve duruşu olan bir film.

başar sabuncu döneme göre iyi iş çıkarmış ve farklılıklarını ortaya koymuş, filmin temposu giderek yükseliyor ve tek mekan olmasına rağmen hiç sıkmıyor. patronların ve havlayan köpeklerin hiç görünmemesini çok sevdim, filmde bazı karakterlerin gelişimleri çok hızlı ve çok keskin oldu ama o kadar olur diyelim.

zengin mutfağı filmini benim gibi gözden kaçıranlar varsa mutlaka izlesin, youtube aleminde film dolaşıyor meraklısı bi' uğrasın.
devamını gör...
şener şen ve nilüfer açıkalın'ın başrolde olup yönetmen koltuğunda ise başar sabuncu'nun oturduğu 1988 yapımlı 1 saat 17 dakikalık türk filmi olup tiyatro olarak da sahnelenmiştir.

lütfü zengin bir evin mutfağında ahçıdır ve yanında bir de yardımcı kız vardır, kıza onun kendi evladı gibi değerlidir, kız türkoloji okuyan selim ile güç bela nişanlanır ama çocukta bir pısırıklık var gibidir. dışardaki köpekler durmadan havlar bu köpekler ise siyasetçilerin metaforik lanse edilişi olarak düşünülebilir.
adam köpekleri zehirlemek istiyor ama yine köpek (siyasetçi) geleceğini biliyor.
ona yemek verirken ağzı yansın it oğlu itin diyor.
ya zengin olanın (sömürenin) ya da işçi sınıfının (sömürülenin) yanında olunması gerektiğini ama aidiyet duyduğun yerden ekmek paramı verdi vicdan azabı yüzünden ayrılamamayı, sömürülmeye devam edilmeyi sertçe gösteriyor.
olaylar 1970 haziran ayında geçer.
işçi grevleri, adam dövmek, gözaltına almak, konuşan herkesi komünist sanmak ve politik eylemleri olanca sertliğiyle gözler önüne serilir.

köpeklerin sürekli havlamasının siyâsi bir gönderme olduğunu düşünüyorum.


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"zengin mutfağı" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim