zaman tüneli
yalnızlık belirtileri
boğazda yanma hissi, nefes darlığı, yüksek ateş, şiddetli öksürük, burun-göz akıntısı ve aşırı halsizliktir.
devamını gör...
yazarların kendi yazdığı enfes sözler
donu delik olanın ruhu pektir.
şimdi yazdım. olmuş mu?
şimdi yazdım. olmuş mu?
devamını gör...
rüya görmek
kendisiyle mücadele halinde olduğum uyku evresinde gördüklerim. hayatımı zorlaştırıyor ama artık biraz daha olayı çözmeye başladım. aşırı çalıştığım için günde 5-6 saat uyuyor ve dinlenmiş uyanabilmek için derin uyumaya çabalıyorum. aşağıda yazdıklarım günde 10 saat uyusam da her daim yaşadığım durumlardır.
hayatımı ne açıdan mı zorlaştırıyor? o kadar gerçekçi görüyorum ki rüyalarımı bazen gerçek hayatta bir kahveciye gidip arkadaşımı bekleyebiliyorum. hele önemli bir mevzuyu konuştuysam rüyamda, karşımdaki kişiyle tartışıyordum eskiden. zamanla rüya gördüğümü fark etmemle kendimden şüpheye düşmem ve konuşma şeklimi değiştirerek rüya da mı gerçekte mi konuştuğumuzu anlamaya çalışmak ayrı bir çile gözümde. yine de eskiye nazaran rüya gördüğümü çoğunlukla fark ediyorum.
özlediğim kişileri sık sık görüp duygusal olarak alt üst olabiliyorum. uyandığımda birden gerçek hayatın içine düşüp kahrolabiliyorum.
aynı rüyayı defalarca görüp hele ki kabussa uykumda bile huzur bulmadığım zamanlar oluyor.
gideceğim bir yere gitmek için uyandığımı gördüğüm rüya içinde rüyalar... geç kaldım diye uyanıp hazırlanırken bu gerçek hissettirmiyor diyip aynı rüyada 6 kere uyandığımı biliyorum. gerçekten uyandığımda uyanıp uyanamadığımı anlamak 1 saatimi almıştı. acaba hala uyuyor olabilir miyim? düşüncesinden kurtulup gerçekliği algılamam benim için zor olmuştu.
devamı gelen rüyalardan yakamı kurtaramıyor oluşum. bu bir rüyadan uyanıp sonrasında tekrar uykuya dalınca yaşanılan versiyonu değil. sabah uyandım, uyanık bir şekilde 15-18 saat geçtikten sonra tekrar uyuduğumda dün gece gördüğüm rüya kaldığı yerden devam ediyor. sebep ne? derdin ne?
rüyalarımda gördüklerimin bazen gerçekleşmesi. bu bambaşka bir boyut. mistik şeylere inanmayan ben için farklı bir deneyim. gördüğüm rüyanın devamını bildiğimden uzun bir süre korku yaratmıştır bünyemde. muhtemelen beynim olacak senaryoyu tahmin ediyor.
uyumayı bir zulüm olarak görmüyorum ama biraz daha rahat edebilmeyi isterdim. gerçek hayat zaten yeterince dolu geçiyor geceleri bari beyin boş olsun. gördüklerimden anime, film, dizi, roman çıkar. yapımcılar bulun beni *
hayatımı ne açıdan mı zorlaştırıyor? o kadar gerçekçi görüyorum ki rüyalarımı bazen gerçek hayatta bir kahveciye gidip arkadaşımı bekleyebiliyorum. hele önemli bir mevzuyu konuştuysam rüyamda, karşımdaki kişiyle tartışıyordum eskiden. zamanla rüya gördüğümü fark etmemle kendimden şüpheye düşmem ve konuşma şeklimi değiştirerek rüya da mı gerçekte mi konuştuğumuzu anlamaya çalışmak ayrı bir çile gözümde. yine de eskiye nazaran rüya gördüğümü çoğunlukla fark ediyorum.
özlediğim kişileri sık sık görüp duygusal olarak alt üst olabiliyorum. uyandığımda birden gerçek hayatın içine düşüp kahrolabiliyorum.
aynı rüyayı defalarca görüp hele ki kabussa uykumda bile huzur bulmadığım zamanlar oluyor.
gideceğim bir yere gitmek için uyandığımı gördüğüm rüya içinde rüyalar... geç kaldım diye uyanıp hazırlanırken bu gerçek hissettirmiyor diyip aynı rüyada 6 kere uyandığımı biliyorum. gerçekten uyandığımda uyanıp uyanamadığımı anlamak 1 saatimi almıştı. acaba hala uyuyor olabilir miyim? düşüncesinden kurtulup gerçekliği algılamam benim için zor olmuştu.
devamı gelen rüyalardan yakamı kurtaramıyor oluşum. bu bir rüyadan uyanıp sonrasında tekrar uykuya dalınca yaşanılan versiyonu değil. sabah uyandım, uyanık bir şekilde 15-18 saat geçtikten sonra tekrar uyuduğumda dün gece gördüğüm rüya kaldığı yerden devam ediyor. sebep ne? derdin ne?
rüyalarımda gördüklerimin bazen gerçekleşmesi. bu bambaşka bir boyut. mistik şeylere inanmayan ben için farklı bir deneyim. gördüğüm rüyanın devamını bildiğimden uzun bir süre korku yaratmıştır bünyemde. muhtemelen beynim olacak senaryoyu tahmin ediyor.
uyumayı bir zulüm olarak görmüyorum ama biraz daha rahat edebilmeyi isterdim. gerçek hayat zaten yeterince dolu geçiyor geceleri bari beyin boş olsun. gördüklerimden anime, film, dizi, roman çıkar. yapımcılar bulun beni *
devamını gör...
sözlük yazarlarının yaşları
paralel evrende kleopatra’nın ölmesine 10 yıl kaldı.
bakalım biz feneri nerde ne zaman söndüreceğiz?
bakalım biz feneri nerde ne zaman söndüreceğiz?
devamını gör...
yazarların kendi yazdığı enfes sözler
+ birine solarsam bir daha çiçek açmam ...
devamını gör...
aşk ısırığı
dalga konusudur.
insan gibi sevişin lan.
insan gibi sevişin lan.
devamını gör...
istanbul
bu aralar yine terk etme perilerimin geldiği şehir.
en son geçen yıl kiralık ev ararken çöküp ağlayarak terk etme kararı almıştım. bir de geçen pazar o insan seline maruz kalınca ciddi ciddi “çekilmez” dedim kendi kendime.
sahiden güzel bir afrika şehrinden ev alıp senenin 3-4 ayını oralarda geçiresim var. allah kalbimden geçenleri biliyor hadi bakalım…
gerçekten insanın hak ettiği koşullarda yaşaması çok zor artık burada.
en son geçen yıl kiralık ev ararken çöküp ağlayarak terk etme kararı almıştım. bir de geçen pazar o insan seline maruz kalınca ciddi ciddi “çekilmez” dedim kendi kendime.
sahiden güzel bir afrika şehrinden ev alıp senenin 3-4 ayını oralarda geçiresim var. allah kalbimden geçenleri biliyor hadi bakalım…
gerçekten insanın hak ettiği koşullarda yaşaması çok zor artık burada.
devamını gör...
normal sözlük'ü özlemek
ancak ve ancak araya yeterli zaman girince gerçekleşen eylem.
canının sıkılması da olabilir.
bilemedim.
canının sıkılması da olabilir.
bilemedim.
devamını gör...
toplumumuzdaki karşıt görüşlere tahammülsüzlüğün nedenleri
internet - sosyal medya - basın yayın;
yazılan üç ana başlık, karşıt görüşteki tahammülsüzlüğü büyütüp besliyor. hepimiz her gün, zorunlu olarak ekranlara bakmak zorundayız, bazı insanlar iki saat bakar, bazıları beş dakika bakabilir, diğerleri ise tam 12 saat çalışma hayatı ile birlikte, bilgisayar telefon arasında gidip gelir. bilinen en tepkili yerler ise sosyal medyadır. kişisel cep telefonundan, karşıt olduğu siyasi partiye ve ya politik adamlara bir güzel küfür edip, rahatlayıp gününe devam eder, bu süreç hiç bir zaman bitmez. bizler yer yer zaman zaman sakinleşip tekrardan sinirlenip yazılanlara tepki göstermeden duramıyoruz.
gördüklerimiz, okuduklarımız ve yaşadıklarımız artık fazla gelmeye başlıyor insanlar aşırı derecede mutsuz ve saldırgan. bu durum kendim içinde geçerli, eğer ki birisi normal sözlükte yazdıklarımı farklı anlamış ve bana üstü kapalı saldırıyorsa bende sinirleniyorum ve tahammül edemiyorum. normal hayatımda ekransız, telefon ve bilgisayarsız tanıdığım ve karşılaştığım insanlar benim görüşlerime ve ya yapmış olduğum heykelleri görüp, yazılarımı okuduklarında bir tepki ile karşılaşmıyorum, kimse suratıma küfür etmiyor, en fazla karşılıklı konuşmalarda anlamamış oluyor ve anlamadığında üzülüyorum.
normal sözlük olmadan; normal hayatınızda herkes oldukça karşıt görüşlere tahammül edebiliyor. oturup bir güzel dedesini, amcasını, dayısını, arkadaşını, kardeşini dinleyebiliyor. babam dışında kimsenin şu zamana kadar ben kavga ettiğini, küfür ettiğini görmedim.
herkesin bir sosyal çevresi, ailesi, arkadaşları vardır. kimisinin anası babası doğuştan sol partilidir, bir diğerinin anası babası doğuştan sağ partilidir. aynı kişinin arkadaşları kızıl anarşist, bir diğer arkadaşı aşırı sağcı milliyetçi, bir diğerinin dayısı akp partiye oy veren birisi, iş arkadaşı patronu ve yine hepsi hükümet destekli çalışıp kamu personeli ise hiç bir şekilde tartışmaya girmeden sessiz kalabilir ve örnekler çoğalabilir.
yazılan üç ana başlık, karşıt görüşteki tahammülsüzlüğü büyütüp besliyor. hepimiz her gün, zorunlu olarak ekranlara bakmak zorundayız, bazı insanlar iki saat bakar, bazıları beş dakika bakabilir, diğerleri ise tam 12 saat çalışma hayatı ile birlikte, bilgisayar telefon arasında gidip gelir. bilinen en tepkili yerler ise sosyal medyadır. kişisel cep telefonundan, karşıt olduğu siyasi partiye ve ya politik adamlara bir güzel küfür edip, rahatlayıp gününe devam eder, bu süreç hiç bir zaman bitmez. bizler yer yer zaman zaman sakinleşip tekrardan sinirlenip yazılanlara tepki göstermeden duramıyoruz.
gördüklerimiz, okuduklarımız ve yaşadıklarımız artık fazla gelmeye başlıyor insanlar aşırı derecede mutsuz ve saldırgan. bu durum kendim içinde geçerli, eğer ki birisi normal sözlükte yazdıklarımı farklı anlamış ve bana üstü kapalı saldırıyorsa bende sinirleniyorum ve tahammül edemiyorum. normal hayatımda ekransız, telefon ve bilgisayarsız tanıdığım ve karşılaştığım insanlar benim görüşlerime ve ya yapmış olduğum heykelleri görüp, yazılarımı okuduklarında bir tepki ile karşılaşmıyorum, kimse suratıma küfür etmiyor, en fazla karşılıklı konuşmalarda anlamamış oluyor ve anlamadığında üzülüyorum.
normal sözlük olmadan; normal hayatınızda herkes oldukça karşıt görüşlere tahammül edebiliyor. oturup bir güzel dedesini, amcasını, dayısını, arkadaşını, kardeşini dinleyebiliyor. babam dışında kimsenin şu zamana kadar ben kavga ettiğini, küfür ettiğini görmedim.
herkesin bir sosyal çevresi, ailesi, arkadaşları vardır. kimisinin anası babası doğuştan sol partilidir, bir diğerinin anası babası doğuştan sağ partilidir. aynı kişinin arkadaşları kızıl anarşist, bir diğer arkadaşı aşırı sağcı milliyetçi, bir diğerinin dayısı akp partiye oy veren birisi, iş arkadaşı patronu ve yine hepsi hükümet destekli çalışıp kamu personeli ise hiç bir şekilde tartışmaya girmeden sessiz kalabilir ve örnekler çoğalabilir.
devamını gör...
yalnızlık belirtileri
iyi geceler mesajı gelsede uyusam ...
devamını gör...
çaresi bulunamayan şeyler
sevgisizlik.
devamını gör...
aylarca sözlüğe girmeyip başlık yardırmak
değişik ve bir o kadar hoş deneyim. birikmiş demek ki bir şeyler. yoksa aynı şeyleri yazıp yazıp duruyordum.
devamını gör...
ihtiyaç duyulduğunda bulunamayan şeyler
toka. çorap
her zaman göz önünde bulunan şeyler.
her zaman göz önünde bulunan şeyler.
devamını gör...
deli deliyi imam ölüyü sever
bir başka versiyonu;
(bkz: deli deliyi imam ölüyü nerede olsa bulur)
(bkz: deli deliyi imam ölüyü nerede olsa bulur)
devamını gör...
olabildiğince izole yaşamak
tüm sosyal medya hesaplarımı kapatıp sözlük açtım , bakalım neler olacak ..
devamını gör...
ofiste deliyi oynamak
ohooo siz işi bilmiyorsunuz.
ben bu tribe girip patrondan " hadi sen bir tatile çık, bir kafayı dağıt " almıştım. *
ben bu tribe girip patrondan " hadi sen bir tatile çık, bir kafayı dağıt " almıştım. *
devamını gör...
kırk yaşından sonra yeni bir şey öğrenmek
çaba, azim ve sabır gerektirir. salmak yok.
kendi kendime yeni bir çizim programı öğreniyorum. bir ayda anasını ağlatmayana zugra demesinler. z kuşağı bekle beni. biliyorum diye ortalıkta geziyorlar. daha bugün bir saat video izledikten sonra şu güzel yapılıyormuş dedim bir tanesine. aaaaa ben onu bilmiyorum ki dedi. çakallar.
kendi kendime yeni bir çizim programı öğreniyorum. bir ayda anasını ağlatmayana zugra demesinler. z kuşağı bekle beni. biliyorum diye ortalıkta geziyorlar. daha bugün bir saat video izledikten sonra şu güzel yapılıyormuş dedim bir tanesine. aaaaa ben onu bilmiyorum ki dedi. çakallar.
devamını gör...
ofiste deliyi oynamak
ortaklarıma kıyamam ki.
stajyerime “prensesim” diyorum ulan. en fazla halleri gelmiş ev hanımı gibi terör estiriyorum arada.*
stajyerime “prensesim” diyorum ulan. en fazla halleri gelmiş ev hanımı gibi terör estiriyorum arada.*
devamını gör...
ofiste deliyi oynamak
bir çeşit işten kaytarma ya da insanlarla daha az konuşmak için yaratılmış yöntem.
deniyorum bunu bu sefer.
mesela birden masadan kalkıp, eh saat iki oldu benim heyheylerim geldi deyip, balkona çıkıp bir saat girmiyorum içeriye. bakanlara da pis pis geri bakıyorum.
deniyorum bunu bu sefer.
mesela birden masadan kalkıp, eh saat iki oldu benim heyheylerim geldi deyip, balkona çıkıp bir saat girmiyorum içeriye. bakanlara da pis pis geri bakıyorum.
devamını gör...
iki çeşit insan vardır
yanlış cümle.
iki çeşit insan yoktur. çok çeşit insan vardır ve bir komşumuzun lafı vardı. allaım senin çeşit çeşit kullarını s.k.ym diye.
iki çeşit insan yoktur. çok çeşit insan vardır ve bir komşumuzun lafı vardı. allaım senin çeşit çeşit kullarını s.k.ym diye.
devamını gör...